Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Türkan Aksu

13 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Okullarda iş sağlığı ve güvenliğinin uygulanması ve yeterliliği hakkında yönetici görüşleri

Eğitimin temel sistemini okullar oluşturmaktadır. Eğitim sisteminin etkili olmasını sağlayan okul iyi yönetiliyor olmalıdır. Okulların iyi yönetilebilmesi için öğretim işlemi iyi planlanmalı, sorunlar etkili olarak çözülebilmeli, eşgüdümlü bir çalışma sağlanarak okul güvenli ve sağlıklı bir hale getirilmelidir. Okul yöneticileri sorumlulukları gereği birçok konuda bilgi sahibi olmalıdır. Bilgi sahibi olmalarını gerektiren konulardan biri olan İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) ise hayati bir öneme sahiptir. Okulun fiziksel uygunluğunu da sağlamaya çalışan okul müdürlerinin hesap verilebilirliği sebebiyle sorumluluğu artmaktadır. Kısacası okulların yönetimi okul müdürleri tarafından yapılmaktadır. İş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlama ve mevcut durumun iyileştirilmesi konusunda işveren ve çalışanların görev ve yetkilerini düzenleyen 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığı bir genelge (2014/16) yayınlamış ve bu kanunu merkez ve taşra birimlerine uyarlamaya çalışmıştır. Okullarda bu kanunu uygulayacak ve takibini yapacak kişi ise okul müdürüdür. Bu genelgeye göre, okul müdürleri iş yeri olarak görülen okullarda işveren konumundadır ve işveren sıfatı ile okul müdürü kendisine yardımcı olması amacıyla bir müdür yardımcısı görevlendirmektedir. Okul iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları, okul personeli, öğretmen ve öğrenci için tehlike oluşabilecek tüm riskleri önceden öngörerek ortadan kaldırmayı, okulun fiziksel yapısını, malzeme ve teçhizatın kullanımını kapsayan çok geniş bir alandır. Okullarda İSG sadece okul personeli, öğrenci ve ziyaretçilerin güvenliğini sağlamakla kalmaz, okulun çevresi ve çevrede bulunan diğer insanların da sağlığı ve güvenliğini dikkate alır, önlemler alınması için gerekli çalışmalar yürütülür. Bu çalışma; okullarda iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ve bu uygulamaların yeterliliklerine ilişkin yönetici görüşlerini ortaya koymaktadır. Antalya ili Kepez ilçesinde görev yapmakta olan beş okul müdürü ve yedi müdür yardımcısı çalışma grubunu oluşturmaktadır. Katılımcıların görüşleri, ses kayıt cihazı kayıtlarıyla ve yarı yapılandırılmış görüşme formlarına notlar alınarak elde edilmiştir. Veriler analiz edilirken anlatılan düşüncenin tespit edilmesi amacıyla tematik kodlama yapılmıştır. Çözümleme ile katılımcıların fikirleri özetlenmiştir. Derlenen görüşler, araştırmanın bulgular ve yorumlar kısmını oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular ışığında sonuç ve öneriler kısmı oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre yöneticilerin bir kısmı kendilerine İSG konusunda hiç eğitim verilmemesinden, İSG eğitimi alan yöneticilerin ise verilen eğitimin istenilen seviyede olmadığından bahsetmişlerdir. Ayrıca, yöneticilerin İSG uygulamalarını hayata geçirmek için gereken bütçenin bakanlık tarafından ayrılmamış olması, personel yetersizliği ve denetimlerin amaca hizmet etmiyor olması gibi konulardan dolayı İSG uygulamalarını yetersiz buldukları tespit edilmiştir.

Emine Çelik
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim proje okulu uygulamasında öğretmenlerin iş doyumları

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim proje okulu öğretmenlerinin iş doyumlarını ortaya koymaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Verileri toplamak üzere Antalya'nın Döşemealtı, Konyaaltı, Kepez, Muratpaşa ve Aksu ilçelerinde bulunan proje okullarında görev yapan 14 öğretmen ile görüşülmüştür. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama tekniği olarak yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Nitel veri analizi olarak betimsel ve içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuç ve tartışma kısmında ise analitik genelleme yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler proje okullarında sınıf yönetiminde genel olarak sorun yaşamamaktadır. Bu durum öğrencilerin sınavla seçilmiş olması, eğitim seviyesi ve sosyo ekonomik anlamda iyi aile yapılarında yetişmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Öğretmenlerin çoğu proje yapmada istekli değildir. Velilerin proje yapılmasına önyargı ile yaklaşması, proje okullarının fiziksel durumunun yetersizliği, projelerin yeterince maddi desteklenmeme durumu, proje üretmede özgün fikir bulma güçlüğü, öğretmenlerin zaman yönetimini dengeleyememesi, ödüllendirmelerin yetersiz oluşu öğretmenlerin proje yapmalarını olumsuz etkilemekte ve iş doyumlarını düşürmektedir. Proje okullarında öğretmenlerin iş yükü artış göstermiştir. Ancak bu durum öğretmenlerin iş doyumlarını olumlu etkilemiştir. Çünkü öğretmenler kendilerini dikkatle dinleyen öğrencilere ders anlatmaktan doyum sağlamaktadır. Okul kadrosunun belirlenmesinde okul müdürlerine yetki verilme durumu öğretmenlerin iş doyumunu düşüren bir faktördür. Proje okullarının çalışma süresinin 8 yıl ile sınırlı olma durumu çoğu öğretmenin iş doyumunu olumsuz etkilemektedir. Proje okulunda yoğun tempo ile çalışmanın karşılığını yeteri kadar alamamak öğretmenlerin iş doyumlarını düşüren diğer bir faktör olmuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerin yarısı proje okullarındaki sosyal etkinlikleri yeterli görmemektedir. Bu da öğretmenlerin iş doyumlarını azaltan diğer bir unsurdur. Çalışma arkadaşları ile olan iletişimlerinin iyi olduğunu belirten ve bu durumun iş doyumlarını olumlu etkilediğini ifade öğretmenler çoğunluktadır. Proje okulların fiziksel durumlarının iyileştirilmesi, öğretmen ve öğretmen adaylarının proje tabanlı eğitim almaları, proje yapan öğretmenlerin ödüllendirilmesi, atamaların objektif kriterlere göre yapılması, görev sürelerinin yeniden düzenlenmesi ve bu okulların sosyal ve beşeri ilişkileri de geliştiren örnek okullar olmasına özen gösterilmesi bu okullarda görev yapan öğretmenlerin iş doyumlarını yükseltecektir.

Proje okullarÖğretmenlerİş doyumu
Seda Koray
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel anaokulu yöneticilerinin iş-aile yaşam çatışması, duygusal zeka, iş doyumu ve işe adanmışlığının incelenmesi

Bu araştırmada, özel anaokulu yöneticilerinde iş-aile yaşam çatışması, duygusal zeka, iş doyumu ve işe adanmışlık arasındaki ilişkilerin ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Karma yöntem desenlerinden açıklayıcı sıralı desene göre tasarlanan araştırmada katılımcı seçim alt deseni kullanılmış, öncelikle nicel veriler toplanmış ardından da nicel sonuçların geniş kapsamlı nitel veriyle desteklenmesi sağlanmıştır. Araştırma bir karma yöntem araştırması olduğu için karma araştırmanın temel felsefesi olan hem realizm hem de idealizm felsefesini bir araya getiren pragmatizm şemsiyesi altında, nicel kısmı işlevsel paradigma, nitel kısmı ise yorumlayıcı paradigma ile yürütülmüştür. Nicel olan ilk aşamada, ilişkisel tarama araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Türkiye'deki 5 297 özel anaokulunda görev yapan yöneticiler oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel aşamasının örneklemini seçkisiz örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme kullanılarak belirlenen Türkiye'de görev yapan 385 yöneticinin temsil edeceği hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel aşamasının verileri iş-aile yaşam çatışması, duygusal zeka, iş doyum ve işe adanmışlık ölçekleri ile toplanmıştır. Nicel aşama verileri; SPSS 23 ve AMOS 18 paket programları kullanılarak betimsel istatistikler ve anlam çıkarıcı istatistikler ile çözümlenmiştir. Çalışmanın nitel olan ikinci aşamasında ise "açıklayıcı bütüncül çoklu durum çalışması deseni" kullanılmıştır. Bu aşamanın çalışma grubunu, nicel kısım örneklemi içerisinde yer alan yöneticilerinden nitel araştırmalarla özdeşleşmiş olan gönüllülük esasına dayalı amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme alma yöntemiyle seçilen 12 özel okul öncesi eğitim yöneticisi oluşturmuştur. Araştırmanın nitel aşamasında yarı yapılandırılmış açık uçlu sorular yöneltilerek yapılan yüz yüze veya çevrimiçi derinlemesine görüşmelerden elde edilen verilerin, MAXQDA 2020 paket programı kullanılarak tema, betimsel ve içerik analizleri yapılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre incelenen değişkenler arasında pozitif yönlü en güçlü ilişkinin (r=.541) iş doyumu ve işe adanmışlık arasında olduğu görülmüştür. İş-aile yaşam çatışmasının duygusal zekanın alt boyutlarından biri olan iyimserlik ve ruh halinin düzenlenmesi (RHD), iş doyumu ve işe adanmışlık ile negatif yönlü ilişkisinin olduğu saptanmıştır. Bu ilişkiler içerisinde en zayıf ilişkinin iş-aile yaşam çatışması ile iyimserlik ve RHD arasında olduğu görülmüştür. Yöneticilerin yüksek işe adanmışlık ve iş doyum düzeyine sahip olmalarının iş performanslarına olumlu katkı sağlayacağı, bu durumun da eğitim örgütlerinin önemli bir kazanımı olacağı ve niteliğini artıracağı varsayımıyla bağımlı değişken olarak ele alınıp iş-aile yaşam çatışmasının ve duygusal zekanın yordayıcılık etkisi incelenmiştir. Elde edilen modelde iş-aile yaşam çatışmasının işe adanmışlığı yordamada iş doyumunun tam aracı (mediator) değişken olarak işlev gördüğü ve iyimserlik ve RHD ise iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumunu yordamasında düzenleyici (moderator) değişken olarak işlev gördüğü bulunmuştur. Araştırmanın nitel bulgularına göre yöneticiler yoğunlukla iş doyumu, özellikle işe duygusal bağlılık, ekonomik faktörler ve kariyer ile gelişme arasındaki ilişkiyi ifade etmişlerdir. Yöneticilerin iş doyumu ve işe adanmışlık arasında pozitif bir ilişki olduğunu düşündükleri ve bu durumun ekonomik faktörler ve kariyer ile gelişme arasındaki ilişkide önemli rol oynadığı görüşünde oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, özel anaokulu yöneticileri, iş-aile yaşam çatışması, duygusal zeka, iş doyumu, işe adanmışlık

Özlem Eroğlu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerden yeni tepki: Sessiz istifa

Bu çalışma, ortaöğretim kurumlarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerinin sessiz istifa olgusuna ilişkin görüşlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma nitel araştırma yöntemine göre hazırlanmıştır. Bu araştırmada araştırmacılar tarafından hazırlanan sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Çalışma grubu Antalya ili Kepez ilçesindeki farklı türdeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan 4 okul müdürü, 4 okul müdür yardımcısı ve 10 öğretmen olmak üzere toplam 18 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Katılımcıların, öğretmenlerin sessiz istifa tepkisi verme nedenlerine ilişkin görüşleri incelendiğinde katılımcıların çoğu, "maddi ve manevi tatminsizlik" ve "hak ettiği değeri görmediğini düşünmesi" olarak cevaplarken bazılarının da "okul idaresinin liyakatsiz olduğunu düşünmek" ve "çalışma ortamındaki huzursuzluk" olarak cevapladığı görülmüştür. Katılımcıların, sessiz istifa tepkisi veren öğretmenlerin kişisel özelliklerine ilişkin görüşleri incelendiğinde katılımcıların çoğu bu öğretmenlerin "azimli olmayan, eleştirici, çekingen, tartışmaktan kaçınan" kişiler olduklarını; bazı katılımcılar da sessiz istifanın kişilikle ilgisi olmadığını belirttikleri görülmüştür. Katılımcıların, sessiz istifa tepkisi veren öğretmenlerin bu durumunun olumlu sonuçlarını nasıl değerlendirdiklerine ilişkin görüşleri incelendiğinde %39'u sessiz istifanın öğretmende psikolojik rahatlama sağladığını belirtirken; %33'ü sessiz istifanın öğretmene olumlu bir etkisi olmadığını düşündüğü ortaya çıkmıştır. Katılımcıların, sessiz istifa tepkisi veren öğretmenlerin bu durumunun olumsuz sonuçlarını nasıl değerlendirdiklerine ilişkin görüşleri incelendiğinde ise %44,4'ü sessiz istifanın öğretmeni mutsuz edeceğini, %33,3'ü performans düşüklüğüne neden olacağını belirtirken bazılarının da "mesleki gelişimi durur, okul iklimi olumsuz etkilenir" şeklinde cevapladığı görülmüştür. Katılımcılara sessiz istifa tepkisi verip vermedikleri sorulmuş ve okul müdürlerinin 1/4'ü, müdür yardımcılarının 3/4'ü, öğretmenlerin 1/2'si, tüm katılımcıların %50'si sessiz istifa tepkisi verdiklerini belirtmişlerdir. Bu araştırmada okul yöneticileri ve öğretmenlerin sessiz istifa kavramına ilişkin görüşleri ortaya konulmuştur. Sessiz istifanın öğretmenler arasında yaygın bir tepki olduğu göz ardı edilemez. Sessiz istifanın öğretmene olumlu ve olumsuz etkileri mevcutken kurumlara olumsuz etkileri vardır. Yöneticiler etkili iletişim yollarını kullanarak ve adaletli davranarak sessiz istifanın önüne geçebilirler

Yasemin Tanır
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını sürecinde öğretmenlerin iş tatmini ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın temel amacı Covid-19 salgın sürecinde öğretmenlerin iş tatmini ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki olası anlamlı ilişkinin belirlenmesidir. Çalışmaya 181 kadın, 121 erkek olmak üzerecovid-19 salgın sürecinde uzaktan eğitimde görev almış toplam302 öğretmengönüllüolarakkatılmıştır.Araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu ile demografik değişkenler ile ilgili bilgiler toplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerine ilişkin algılarını ve iş tatmini düzeylerine ilişkin algılarını ölçmek için; Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması, güvenirlilik ve geçerlilik çalışması Ergin (1992) tarafından, yapılan "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ile birlikte 1967 yılında, Dawis, Weiss, England, Lofquist tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması, geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları Baycan (1985) tarafından yapılan kısa form "Minnesota İş Tatmin Ölçeği" kullanılmıştır. Kullanılan ölçeklerin güvenirliğini ölçmek için Cronbach's Alpha güvenirlik katsayısı hesaplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde verilerin normal dağılım gösterdiğinin tespitinden sonra tükenmişlik ve iş tatmini arasındaki ilişkiyi tespit etmek için Pearson Korelasyon Analizi testi yapılmıştır. İş tatmini ve tükenmişlik ile ikili gruplarda bağımsız grup t-testi, çoklu gruplarda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Verilerin elde edilmesinde Google form, analizinde Microsoft Excel ve SPSS 23 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada değişkenler arası istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde, iş tatmini iletükenmişlikarasındanegatifyöndeanlamlıbirilişkiolduğu tespitedilmiştir. Yapılan analizler sonucunda öğretmenlerin duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma alt boyutlarında orta düzeyde, kişisel başarı alt boyutunda ise yüksek düzeyde tükenmişlik yaşadıkları, genel tükenmişlik ortalamasında ise öğretmenlerin orta düzeyde (bazen düzeyinde) tükenmişlik yaşadıkları tespit edilmiştir. Duyarsızlaşma alt boyutunda kadın ve erkek öğretmenler arasında anlamlı fark tespit edilmiştir. Öğretmenlerin iş tatmini test sonuçlarına göre, içsel tatmin alt boyutu ile duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunurken içsel tatmin ile kişisel başarı hissi alt düzeyi arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Yine öğretmenlerin dışsal tatmin alt boyutu ile duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunurken dışsal tatmin ile kişisel başarı hissi alt düzeyi arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Araştırmaya katılan öğretmenlerin genel iş tatmini algı düzeyleri ortalamasına göre öğretmenlerin iş tatmini orta düzeyde tespit edilmiştir.

COVID 19PandemilerTükenmişlik+1
Ferhat Ay
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Covid-19 pandemi sürecinde ilköğretim kurumu yöneticilerinin yaşadığı güçlükler

Bu araştırmanın amacı devlet ilkokul ve ortaokullarında görev yapan yöneticilerin Covid-19 pandemisi süresince yaşadığı güçlükleri belirlemektir. Nitel araştırma modellerinden durum çalışması olarak tasarlanan bu çalışmada, veri toplamak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu ile Antalya ili Korkuteli ilçesindeki 10 okul müdürü ve 4 müdür yardımcısı ile görüşmeler yapılmıştır. Çalışma grubundaki yöneticiler kolay ulaşılabilir örneklem ile seçilmiştir. Veriler betimsel analiz ve içerik analizi kullanılarak incelenmiştir. Görüşme kayıtları incelenerek kodlar belirlenmiştir. Benzer kodlar uygun tema başlıkları altında gruplandırılmıştır. İlkokul ve ortaokul yöneticileri; yönetimsel bağlamda finansal zorluklar, iş yükünün artması, karar verme ve planlama zorluğu, denetim zorluğu ve iletişimle ilgili güçlükler, eğitim öğretim bağlamında derse katılımda düşüş, dijital içerik yetersizliği, olumsuz öğrenci davranışları, öğrenmede gerileme, motivasyon kaybı, ölçme değerlendirme ve yetersiz rehberlik hizmetleriyle ilgili güçlükler, sağlık ve hijyen bağlamında Covid-19'a yakalanma, fiziksel aktivite eksikliği, sosyal mesafeyi koruma zorluğu, temizlik ve hijyen, psikolojik sorunlarla ilgili güçlükler, teknoloji bağlamında ise teknolojiye erişememe, teknolojik bilgi yetersizliği, teknik alt yapı sorunları, siber güvenlikle ilgili güçler yaşadıklarını belirtmişlerdir.

COVID 19Eğitim sorunlarıEğitim yönetimi+6
Osman Ulusoy
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında örgütsel çeviklik ve örgütsel sinizm arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışma, ortaöğretim kurumlarında örgütsel çeviklik ile örgütsel sinizm davranışları arasındaki ilişkiyi betimlemeyi amaçlamaktadır. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evreni Antalya ili merkez ilçelerinde görev yapmakta olan 10525 öğretmen ve okul yöneticisinden oluşmaktadır. Çalışmanın örneklemini nicel araştırma örnekleme yöntemlerinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilen 701 gönüllü katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Sharifi ve Zhang'in (1999) geliştirdiği, Akkaya ve Tabak (2018) tarafından uyarlanan örgütsel çeviklik ölçeği ve Brandes'in (1997) geliştirdiği, Kalağan'ın (2009) Türkçeye uyarladığı örgütsel sinizm ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler; t testi, anova, korelasyon ve regresyon yapılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin, öğretmenlere göre çeviklik düzeyi daha yüksek olarak tespit edilmiştir. 45 yaş ve üstü öğretmen ve okul yöneticilerinin çeviklik düzeyleri 36-45 yaş arası öğretmen ve okul yöneticilerine göre daha düşük olarak bulunmuştur. Araştırmanın örgütsel çeviklik ile örgütsel sinizm davranışları arasında orta düzeyde ve negatif bir ilişki saptanmıştır. Yine araştırmanın bulgularına göre hem uygulayıcılara hem de araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Çeviklik, Örgütsel Sinizm, Ortaöğretim.

Branş öğretmenleriOkul yöneticileriOrtaöğretim kurumları+6
Emrullah Zorlu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerindeki koordinatör müdür yardımcılarının iş yüklerine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev alan koordinatör müdür yardımcılarının iş yüklerine ilişkin görüşlerini ve bu iş yükünün hem okul ve hem de okul- dışı yaşamlarına etkilerini ortaya koymaktır. Bu konuya ilişkin Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev alan müdür yardımcılarının görüşleri incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda gönüllük esasına bağlı olarak Antalya ilinin üç merkez ilçesinde (Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez), Meslek liselerinde görev almış 17 koordinatör müdür yardımcılarının görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmaya katılan koordinatör müdür yardımcılarının 7'sinin kadın 12'sinin erkek olmak üzere çoğunluğu lisans mezunu olduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda gönüllü olarak araştırmaya katılan koordinatör müdür yardımcılarına 8 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Bu görüşme formlarından elde edilen veriler, içerik ile betimsel analiz teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; koordinatör müdür yardımcılarının mesai saatleri dâhilinde sorumlu oldukları iş ve işlemler hem zaman bakımından hem de iş gücü bakımından fazla yorucu olduğu belirlenmiştir. Yoğunluğun sebebine neden olan ve koordinatör müdür yardımcılarının mesleklerini icra ederken yaşadığı güçlükler saptanmış olup, araştırmada detaylı bir şekilde verilmiştir. Bu güçlerden bazıları şu şekildedir; SGK'dan gelen idari para cezaları, bir ay içinde tamamlanması gereken evrak işleri, öğrencilerin staj gördüğü işletmelerdeki iş ve işlemlerdir. Bu güçlüklerin yarattığı sonuç ise koordinatör müdür yardımcılarının mesai saatleri dışına çıkarak ya da yaz tatili boyunca diğer müdür yardımcılarından daha yoğun tempoda çalışmalarına sebep olduğu saptanmıştır. Bütün bu bulgular sonucunda koordinatör müdür yardımcılarının sosyal ve iş-okul hayatlarını olumsuz yönde etkilediğine dair bulgular elde edilmiştir.

Okul yönetimi
Esin Tekbaş
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Maguindanao'daki silahlı çatışmanın ilköğretim okullarında öğrenci akademik performansına etkisi

Silahlı çatışma, dünyanın bir kısmının karşı karşıya olduğu ciddi bir sorundur. İnsanların çektiği acıların, yoksulluğun, insani gelişme ve ekonomik istikrarın geri planda kalmasının temel nedenidir. Unicef (2011) raporuna göre, 2011 yılında ilköğretim çağındaki 57 milyon çocuğun okula gitmediği tahmin edilmiştir. Bu çocukların 13 milyondan fazlası silahlı çatışmalardan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen ülkelerdedir (Unicef, 2015). Öğretmenler, çocuklar ve eğitim performansı her zaman silahlı çatışmanın ön saflarında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, genel olarak silahlı çatışmalar sırasında öğrencilerin eğitimlerinin ne derecede etkilendiğini ortaya koymaktır. Bu amaçla, silahlı çatışmalar nedeniyle ailelerin yer değiştirmesinin, okul altyapısının yıkılmasının, geçim kaynaklarının tahrip edilmesinin, öğretmenlerin görevlerini yapabilme durumlarının öğrencilerin akademik performanslarını ne ölçüde etkilediğini değerlendirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemine uygun bütüncül çoklu durum şeklinde tasarlanmıştır. Çalışma, Filipinler'in Maguindanao bölgesindeki beş ilköğretim okulundan beş okul müdürü ve on öğretmen ile yapılmıştır. Veriler, dokuz sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formuyla ses cihazına kaydedilmesi yoluyla toplanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, silahlı çatışma hem yerel hem de ulusal düzeyde etkilidir. Genelde insanların yaşam durumunu etkiler. Öğrencilerin eğitimini ise, ailelerin yerinden olması, mülklerin imha edilmesi, ailelerin geçim kaynaklarının kesilmesi ve öğretmen faaliyetlerinin engellenmesi gibi nedenlerle kısıtlanmakta yada öğretimin tamamen ortadan kalkması şeklinde ortaya çıkmaktadır. Müdürler ve öğretmenler, silahlı çatışmanın öğrencilerin okulu bırakması, okula devamsızlık ve düşük akademik performansla sonuçlandığını belirtmişlerdir. Katılımcılar, silahlı çatışmanın okul mülklerini ve ders araçlarını tahrip etmesi nedeniyle öğretmen faaliyetlerini etkilediğini ve bunun da öğrencinin performansına etkisi olduğunu söylemişlerdir. Sonuç olarak, öğrencilerin eğitimi ve öğretmenlerin faaliyetleri silahlı çatışma süresince kesintiye uğramış ve öğrenciler devamsızlık, okulu bırakma, ruh hali bozukluğu ve düşük performans gösterme durumlarını sergilemişlerdir. İyi öğrenim kalitesi, öğrencilerin gelişim performansı ve okul işleyişi bu tür sorunlardan etkilenir. Okul idaresi ve öğretmenler, silahlı çatışmanın öğrencilerin performansları ve eğitimin gelişimi üzerindeki etkilerini iyi yönetmelidir.

Akademik başarıEğitimFilipinler-Mindanao+3
Baıd Bulıngkıg Samama
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın okul yöneticilerinin iş-aile ve aile-iş çatışmalarına ilişkin algıları

Geçmişten günümüze süregelen süreçte kadınların iş yaşamına dahil oldukları ve sayıca erkeklere oranla çok az olsalar da yönetim kadrolarında yer almaya başladıkları görülmektedir. Yönetim kadrosunda yer alan kadınların işlerinde ve ailelerinde yaşadıkları destekleyici ve engelleyici durumların neler olduğu ve bu durumların iş ve aileye etkisi ile ilgili pek çok makale ve tez bulunmaktadır. Nitel desende düzenlenen bu çalışmanın amacı devlet okullarındaki ve özel okullardaki iş ile aile yaşamı arasındaki dengeyi sağlayamayan kadın yöneticilerin yaşadığı iş-aile çatışması ve bu durumla başa çıkma yollarının neler olduğu araştırılmıştır. Dört ilkokul, dört ortaokul ve dört lise olmak üzere on iki özel okulda aynı şekilde dört ilkokul, dört ortaokul ve dört lise olmak üzere on iki devlet okulunda çalışan kadın müdür ve müdür yardımcıları toplamda 24 yönetici katkıda bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda hem devlet okullarında hem de özel okullarda çalışan kadın yöneticilerin çalışma saatlerini düzensiz ve uzun buldukları görülmüştür. Yine her iki sektördeki kadın yöneticiler ailelerinin işlerini olumsuz etkilemesine izin vermediklerini ancak işlerinin aileleri üzerinde olumsuz etkisi olabildiğini ifade etmişlerdir. İş aile çatışmasıyla başa çıkamayan kadın yöneticilerin yöneticilikten ayrılma eğiliminde olduğu görülmüştür.

Eğitim yönetimiKadın yöneticilerOkul yöneticileri+4
Hanife Özel
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim yönetimi ve denetimi yüksek lisans mezunu okul yöneticilerinin yönetsel etkililik düzeyleri

Bu araştırmanın amacı; Eğitim Yönetimi ve Denetimi yüksek lisans mezunu okul yöneticilerinin teknik özellikleri, insan ilişkileri ve kavramsal becerilerinin yönetsel etkililiğine olan etkisini, öğretmen algıları ile analiz etmektir. Yöneticilerin etkililik düzeylerini belirlenerek, eğitim yönetimi ve denetimi alanında aldıkları lisansüstü eğitimin yararı yorumlanacak ve öneriler verilecektir. Okul yöneticilerinin yönetsel etkililiği üç alt boyutta ele alınmıştır. Bu alt boyutlar; teknik beceriler, insan ilişkileri ve kavramsal beceriler olarak sınıflandırılmıştır. Araştırma Antalya ili Merkez ilçelerindeki resmî temel ve ortaöğretim okullarında görev yapmakta olan toplam 250 öğretmenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Richard L. Andrews tarafından geliştirilen ve 1994 yılında Aksu tarafından Türkçeye uyarlanan "Okul Müdürlerinin Etkililiği" anketi kullanılmıştır. Anketin güvenirlik çalışmalarında iç tutarlık anlamında güvenirlik düzeyleri ve madde-test korelasyonları test edilmiştir. Standardize edilmiş Cronbach's Alpha katsayılarının ve madde-toplam puan korelasyonlarının, gerek anketin bütününde gerekse alt boyutlar düzeyinde, mükemmele yakın ve oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Anketin geçerlik çalışmalarında, yapı geçerliğine yönelik olarak doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Elde edilen çıktılar kurulan DFA modelinde, veri-model uyumunun yüksek düzeyde ve manidar olduğunu göstermiştir. Verilerin analizinde parametrik olmayan istatistiki teknikler kullanılmıştır. Bu kapsamda her bir araştırma problemine yönelik hipotezler oluşturulmuş, bu hipotezler 'Mann-Whitney U testi', 'Kruskall-Wallis H testi' ve 'Tamhane çoklu karşılaştırma testi' ile test edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen bulgular göstermektedir ki; erkek müdürlerin, 16 yıldan fazla yöneticilik yapan müdürlerin ve aynı okulda 6 ile 10 yıl arasında yöneticilik yapan müdürlerin yönetsel etkililik düzeyleri diğer müdürlere göre anlamlı şekilde farklılaşmaktadır.

Eğitim denetimiEğitim yönetimiOkul yöneticileri+4
Selma Kulaksız
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumları yöneticilerinin okul merkezli yönetime ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, merkezi sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında görev yapan yöneticilerin okul merkezli yönetim ile ilgili görüşlerini ortaya koymaktır. Bu çalışma nitel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında kişisel bilgi formu, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve ses kayıt cihazı kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Veri analizi için NVİVO 10 programından yararlanılmıştır. Veri toplamı tekniklerinden bireysel yüz yüze görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Antalya'nın Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez ve Döşemealtı ilçelerinde sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında görev yapan 10 yönetici oluşturmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına göre, yöneticilerin okul merkezli yönetimin merkezi yönetimden farkına ilişkin üzerinde durdukları konu inisiyatif alma olmuştur. Yöneticilerin okul merkezli yönetim algılarına bakıldığında okulun merkezde olması konusu öne çıkmıştır. Okulun kendi bütçesini hazırlamasının, okulun gereksinimlerini karşılama konusunda okula bir fırsat sağlayacağı düşünülmektedir. Öğretim programı ve ders kitaplarının hazırlanması sürecinde uzman desteğine ihtiyaç duyulacağı ön görülmüştür. Okulun kendi personelini işe alması noktasında ise henüz yeterli alt yapının olmadığı algısı vardır. Planlama ve programlamaların okulun ve öğrencinin ihtiyaçları çerçevesinde yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Okul merkezli yönetimde çalışan verimliliği, okula aidiyet ve öğrenciye uygunluk açısından olumlu olarak görüldüğü; siyasi ve yandaş baskısı açısından olumsuz olarak görüldüğü tespit edilmiştir. Eğitim-öğretimle ilgili alınan kararlarda odak noktası okulun ve öğrencinin başarısını artırmak olmalıdır. Bu süreçte yeni fikirlere açık olmak da önemli bir konudur. Yönetici görüşleri doğrultusunda, personel istihdamında liyakata dikkat edilmeli, alınan kararlarda paydaşların fikirlerine yer verilmelidir. Anahtar Kelimeler: Eğitim yönetimi, Okul merkezli yönetim, Merkezi sınav, Ortaöğretim kurumları.

Eğitim yönetimiOkul merkezli yönetimOkul yöneticileri+5
Sercan Sarıoğlu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda yabancı uyruklu öğrencilerle ilgili karşılaşılan sorunlar

Bu araştırmanın amacı, Antalya ili Konyaaltı ilçesi ilkokullarında öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerle ilgili karşılaşılan sorunları ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen ve yönetici görüşleri doğrultusunda ortaya koymaktır. Nitel bir araştırma olan çalışmadaki veriler, Antalya ili Konyaaltı ilçesi merkezinde bulunan beş ilkokulda toplam yirmi dört sınıf öğretmeni ve yedi yönetici ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma verileri, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda yabancı uyruklu öğrencilerle ilgili Öğretmen ve yöneticilerin karşılaştıkları sorunlar; dil sorunu, kültür sorunu, İlgi sorunu, davranış sorunları ve denklik sorunu olarak beş alt tema altında toplanmıştır. Araştırmada yabancı uyruklu öğrencilerin ders işleme sürecine etkileri ise; dikkat dağınıklığı ,vakit kaybı ve iletişim problemleri olarak üç alt tema altında toplanmıştır. Araştırmada karşılaşılan sorunlara yönelik yapılanlar başlığı altında ise; veli işbirliği, sosyal aktiviteler ve dil kursları olarak üç alt tema altında aktarılmıştır. Diğer temalarda da öğretmen ve yöneticilerin yukarıda belirtilen sorunlara yönelik buldukları çözümler ve sorunlara yönelik çözüm önerileri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Dil, Yabancı, Eğitim Sorunları, Yabancı Uyruklu Öğrenci

AntalyaEğitimEğitim sorunları+4
Halil İçöz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Other supervisors