Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Haluk Yüksel

16 theses · Anadolu University

Master'sOpen AccessTR

Huzurevinde kalan yaşlı bireylerin iletişim ihtiyaçlarının karşılanmasında huzurevi çalışanlarının rolü: Eskişehir'de bir huzurevi örneği

Yaşlanma, gelişme, büyüme ya da eskime; doğada canlı olmanın kaçınılmaz birer sonuçlarıdır. İnsanoğlu varoluşunun ilk zamanlarından beri ölümsüzlüğün peşinde koşmuş, henüz başarılı olamasa da denemeye devam etmiştir. İnsanın ölümsüzlük fikrine sanatta ve bilimde bu denli yer vermesi, sonsuzluk fikrine olan düşkünlüğünün en açık göstergesidir. Halbuki dünya, evrensel bir kanun olan ve her şeyin gerilediğini savunan entropi ile işlemektedir. Yaşlılık da farklı boyutlarıyla birtakım gerilemelerin yaşandığı, insan hayatının kaçınılmaz bir dönemidir. Ancak bireyin hayatına birtakım sınırlıklar getiren bu dönem, sosyal bir varlık olmanın neden olduğu kimi ihtiyaçları da azaltmamaktadır. Bu ihtiyaçların biri de insanoğlunun iletişim ihtiyacıdır. Yaşlanmayla beraber sosyal çevrenin daralması, bireyin iletişim ihtiyacını karşılamasını zorlaştırabilmektedir. Özellikle kurumlarda kalan yaşlı bireylerin iletişimsel faaliyetlerde bulunabileceği kişiler daha sınırlı olmaktadır. Bu nedenle, bu tezde huzurevinde kalan yaşlı bireylerin iletişim ihtiyaçlarının karşılanmasında kurum çalışanlarının rolünü belirleyebilmek için nitel bir çalışma yürütülmüştür. Çalışma kapsamında Eskişehir'de Tepebaşı Belediyesi'ne bağlı bir huzurevinde 12 katılımcıdan oluşan bir çalışma grubu ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve elde edilen bulgular betimsel analiz yoluyla düzenlenmiş ve yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda; kurumda kalan katılımcıların temel ihtiyaçları karşılanırken, iletişim kurma ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığı ve bu durumun kurum çalışanlarının iletişimsel kabiliyetlerinin eksik olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Yaşlı, İletişim, Huzurevi

HuzurevleriSosyal hizmet kurumlarıTemel ihtiyaçlar+7
Buğçe Kamer Baybaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rol yapma oyunları ve Türkiye'de rol yapma oyunları altkültürü

Bu çalışmanın ana amacı Türkiye'deki Rol Yapma Oyunları altkültürünün özelliklerini araştırmaktır.Çalışmanın ilk bölümünde oyun, oyunun özellikleri ve oyun türleri ele alınmaktadır. Rol Yapma Oyunlarının özellikleri, tarihi ve Türkiye'de Rol Yapma Oyunlarının tarihi ve şu anki durumu ortaya konmuştur. İkinci bölümde Rol Yapma Oyunları bir altkültür olarak ele alınmaktadır. Bu amaçla farklı altkültür tanımlarına yer verilmiş ve RYO grubu bir altkültür olarak tartışılmıştır.Son bölümde Türkiye'deki Rol Yapma Oyunları Grubunun özellikleri ortaya konmaktadır. Elde edilen veriler ile grubun demografik, sosyal ve altkültürel özellikleri yorumlanmaktadır.

AltkültürOyunlarRol yapma oyunları
Latif Koşu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşar Üniversitesi kurumsal imajının üniversitenin farklı paydaş grupları tarafından algılanışı

Bir örgütü hatırlatan tutum, davranış ve inançların tümü olarak tanımlanan kurumsal imaj kavramı, endüstri devrimi ve beraberinde iletişim ve bilgi teknolojilerinin gelişmesi ile ortaya çıkan rekabet ortamı sonucu önem kazanmıştır. Özellikle 1990'lı yıllarda, halkla ilişkiler çalışmalarının hız kazanması ile kurumsal imaj çalışmaları gündeme gelerek, alan yazında tartışılan bir konu olmuştur. Kurumsal imaj, iç ve dış paydaşlar üzerinde inandırıcılık ve güven yaratmak ile bu güveni sürdürmek gibi önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Kurumsal imaj, bu işlevi sayesinde kurumlara rekabet gücü katarak, devamlılıklarını korumalarına yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda, bir eğitim kurumu olarak üniversitelerin olumlu bir imaja sahip olması gerektiği ileri sürülmektedir. Bu doktora tezinin genel amacı Yaşar Üniversitesi kurumsal imajının, üniversitenin iç ve dış paydaşları tarafından nasıl algılandığını ortaya çıkarmaktır. Araştırma tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında öncelikle alan yazın taraması yapılarak kavramsal çerçeve ortaya konulmuş, ardından araştırmanın amacına uygun iki ölçek uygulanmıştır. Araştırma sonucunda Yaşar Üniversitesi'nin kurumsal imajının genel anlamda tüm paydaş gruplar tarafından olumlu yönde değerlendirildiği ortaya çıkmıştır. Ancak iç ve dış paydaşların kendi aralarında ve bunların alt grupları arasında kurumsal imaj değerlendirmeleri açısından bazı farklılıklar olduğu görülmüştür.

Kurum imajıÜniversitelerİmaj
Dilek Melike Taner Uluçay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
10
DoctorateOpen AccessTR

Engellilerde sosyalleşme ve iletişim bağlamında ibadet alanlarının ulaşılabilirliği: Hacı Hasan Camii modeli örneği

Bu araştırmanın genel amacı Türkiye?de genel nüfusun %12?sini oluşturan yaşlı ve engellilerin ibadet alanlarına ulaşmada, dini hayata katılmalarında, sosyalleşmelerinde, günlük yaşamda iletişim kurabilmelerinde ve hayatın içinde yer almalarında en büyük sorun olan ulaşılabilirlik konusuna en çok kullanılan günlük mekanlardan cami üzerinden bir model önerisi sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda; Eskişehir Odunpazarı İlçesi tarihi Odunpazarı bölgesı içinde yer alan Hacı Hasan Camii seçilmiştir. Hacı Hasan Camii Selçuklular döneminde 13.yy?da mescit olarak inşa edilmiş, Matrakçı Nasuh?un kayıtlarında adı geçen 16 ibadet yerinden biridir. 19.yy?da camiye dönüştürülmüştür. Vakıflar Kütahya Bölge Müdürlüğüne bağlıdır. Eskişehir Anıtlar ve Kültür Varlıkları Kurulunca anıt eser olarak tescil edilmiştir. Ülkemizde ulaşılabilirliğin sağlanması ile ilgili yasal mevzuat tamamlanmış fakat henüz beklenen gelişme ortaya çıkmamıştır. Avrupa ülkelerinde ibadet mekanlarının fiziksel standartlara uygunluğu zorunlu olmamasına rağmen bu konuda önemli gelişmeler sağlanmıştır. Yaşlı, engelli ve hastaların dini yaşantılarını kolaylaştıracak her türlü çalışma da en temel hakların başında gelmektedir. Ancak camilerin ulaşılabilirliği konusunda bilinen bir çalışma bulunamamıştır. Tarihi bir yapının yenileme projeleri çerçevesinde dokusunun bozulmadan ulaşılabilir hale getirilebilmesi, bu konuda ortaya atılan mazeretleri de geçersiz kılmaktadır. Model çalışması, bütün engel gruplarına hitap etmesi, dünyada bir ilk olması ve uygulama önerileriyle gelecekte yapılacak çalışmalara da yol gösterecektir. Anahtar kelimeler: Engelli, iletişim, ulaşılabilirlik, sosyalleşme, engelli hakkı, model.

CamilerDin sosyolojisiDini hayat+7
Nebi Kılıçarslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Hayran kültürü ekseninde sosyal medya üzerinden şekillenen tüketim ve kimlik inşası süreci

Teknolojik gelişmeler ve sosyal medya platformlarının çeşitlenmesiyle birçok alanda değişim-dönüşüm yaşanmış, kavramlar yeniden tanımlanmıştır. Araştırmalarda bu değişim dikkate alınmaya başlanmıştır. Hayran kültürü, tüketim ve kimlik inşası da bu değişimden etkilenmiştir. Sosyal medya ağlarının oluşturduğu ünlüler hayran kültürüne dahil olmuştur. Bir birey, takipçi sayısı, ürettiği içerik vb. durumlarla sosyal medya ünlüsü haline gelmiştir. Bu kişilere duyulan hayranlık kişinin tüketim davranışı ve kimlik inşası sürecinde de rol oynamaya başlamıştır. Bu araştırmada takipçilerini içerik ve yaşam stiliyle etkilemesi üzere tanımlanan influencerlara duyulan hayranlık, bu hayranlığın tüketim ve kimlik inşası süreçlerindeki rolü incelenmektedir. Popüler kültürle değişen, ihtiyacın ötesinde hazcı bir hal alan tüketim, sosyal medya ve ünlüleriyle teşvik edici olmuştur. Aynı şekilde kimlik postmodern dönemin etkileriyle ve dijitalleşmeyle sabit bir halden değiştirilebilen akışkan bir hale geçmiştir. Influencerlar bireylerin bu kimlik süreçlerinde rol oynayarak ilham ve örnek olmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş, iki aşamalı yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. İlk aşamada influencerlarla, kendilerine duyulan hayranlık, hayranlarına dair düşünceleri, tüketim ve kimlik inşası sürecindeki rolleri üzerine görüşülmüş ve elde edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. İkinci aşamada bu influencerların hayranı olan gönüllü katılımcılarla görüşülmüştür. Görüşmelerde hayranların, influencerlara karşı düşünceleri ve hayranlıkları, tüketim ve kimlik inşa sürecine nasıl bir katılım sağladıkları hakkında elde edilen veriler içerik analiziyle analiz edilmiştir. Hayran kültürü kavramı ekseninde hayranların tüketim davranışına yönlendiği, kimlik inşa sürecinde bu influencerları örnek aldıkları sonucuna varılmıştır.

Gülüzar Sönmez
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çevirimiçi ortamlarda siber zorbalık karşısında verilen tepkilerin incelenmesi

İnternet ve bilgi iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması iletişim kurma ve sosyalleşme biçimlerini değiştirmiştir. Çevrimiçi ortamlar ve dijital platformların kullanımının artmasıyla birlikte, siber zorbalık toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Siber zorbalık hem ulusal hem de uluslararası bir sorun olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırma üniversite öğrencilerinin siber zorbalık karşısında verdiği davranışsal ve duygusal tepkileri değişkenlere göre incelemek amacıyla yapılmıştır. Tarama modeli kullanılarak 2022-2023 Bahar dönemi ve 2023-2024 Güz döneminde eğitim öğretim yılında Eskişehir ilindeki Anadolu Üniversitesi öğrenim gören 497 öğrenci ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Siber Zorbalık Karşısında Verilen Tepkiler Ölçeği" kullanılmıştır. Veri analizinde normallik dağılımı dikkate alınarak Man Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda siber zorbalık karşısında verilen tepkilerin alt boyutları ile cinsiyet ve fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği fakat yaş ve günlük internet kullanım süresi değişkeninde anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Cinsiyet değişkenine göre erkeklerin intikam puanı, kadınların ise önlem, kaçınma ve içselleştirme puanları yüksek olduğu saptanmıştır. Fakülte değişkenine göre Eğitim Bilimleri Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesinin diğer fakültelere göre içselleştirme puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır.

Zorbalık
Hilal Aslankurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet ortamında pazarlama amacıyla sunulan kişiselleştirilmiş iletilere yönelik tüketici algıları

Pazarlama kavramı, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. Geçmişten günümüze insanların ilgisini çekmek amacıyla pazarlama stratejileri sürekli gelişmektedir. Dijitalleşmeyle beraber pazarlama alanı dijitalleşmeyle başlamış ve bunun sonucunda dijital pazarlama kavramı ortaya çıkmıştır. 20. yüzyıldan itibaren hızla gelişen teknoloji ve buna bağlı olarak gelişen internet tabanlı iletişim teknolojileri, dijital pazarlama yapılmasına olanak sağlamaktadır. Dijital pazarlama stratejilerinden birisi olarak, kişiselleştirilmiş reklamların gelişmesi reklamcılık açısından önemli bir gelişme olmuştur. Kişiye özel olarak yapılan reklamlar tüketiciye ulaşmayı daha kolay ve hedefli bir hale getirmiştir. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de dijital pazarlama yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Tüketicilerin kişiselleştirilmiş reklamları nasıl algıladığı, kararlarına etkisinin olup olmadığı ve kişisel bilgilerinin mahremiyeti gibi sorulara cevap bulmak için 21 üniversite öğrencisi ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında öğrencilerin görüşleri alınmış ve yorumlanmıştır.

Elektronik ticaretKişiselleştirmePazarlama+6
Onur Aslankurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal medyada dini iletişimin medyatikleşmesi

Sanal ve gerçek ortamlar arasındaki sınırın her gün daha fazla silikleştiği günümüzde sosyal medya kişilerin iletişim ihtiyacını karşılayan en önemli ortam haline gelmektedir. Sosyal medya bireyin haber alma ihtiyacının ötesine geçmekte ve onun hayat tercihlerini etkilemektedir. Medyayı bir kültürlenme biçimi olarak ele alan medyatikleşme kavramı, sosyal medyanın özellikle kültür üzerindeki etkilerini açıklamaya yardımcı olabilecek bir kavramdır. Sosyal medyanın sağladığı yeni kamusal alanda ürettiği içeriklerin daha fazla kişiye ulaşması için içerik üreticiler bu ortamın diline uygun içerikler hazırlamaktadır. Bu ise medyatikleşme terimiyle açıklandığı üzere her türlü içeriğin medya dolayımından geçerek alıcıya ulaşmasını beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada mevcut durum dinî iletişim bağlamında değerlendirilmiş, dinî iletişimin medyatikleşen boyutları ve bunu sağladığı fırsatlar ile yol açacağı tehditler ele alınmıştır. Çalışma kapsamında yaşları 19 ile 28 arasında değişen 27 üniversite öğrencisi ile sosyal medyada dinî içerikler üreten 5 içerik üretici ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular betimsel analiz yöntemiyle incelenmiş, farklı temalar altında sınıflandırılan bulgular alan yazında daha önce yapılan çalışmaların bulgularıyla kıyaslamıştır. Elde edilen bulgulara göre dinî iletişimin mecrası geleneksel ortamlardan sosyal medyaya doğru değişmektedir. Bununla birlikte geleneksel din dili de değişmektedir fakat bu dil kimi zaman geleneksel dilin farklı bir yorumuna dönüşmekte, kimi zaman ise medyatikleşmektedir. Çalışmada sosyal medyadaki din dilinin nasıl olması gerektiği konusunda hem içerik üreticilerden hem de kullanıcılardan elde edilen görüşler doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

DinDin diliDini iletişim+3
İsmail Kaplan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yöneticilerde duygusal zekâ düzeyinin astların iş yapış becerilerine ve çalışan bağlılığına etkisi

Örgütlerin kullandığı yönetim yaklaşımları sanayi devrimi ve takip eden yüzyıllar içerisinde değişen ihtiyaçlar ile gelişmekte ve evrilmektedir. Çağımızda ise şirketler sadece IQ bazlı klasik yönetim anlayışından farklı arayışlar içerisindedir. Yüksek rekabetin olduğu sürekli değişen ve gelişen sistemlerde örgütlerin de buna uyum sağlaması gerekmektedir. Bunu sağlayabilecek ve örgütsel bağlılığı artıracak yönetim kapasitesi için duygusal zekanın önemi önemli çalışma konularındandır. Duygusal zekanın yönetim becerilerine etkileri birçok çalışmaya konu olmuştur. Peki, gerçekten çalışanların performansını yükseltmede duygusal zekası yüksek yöneticilerin rolü var mıdır? Duygusal zekası yüksek bir yönetici çalışan bağlılığını arttırır mı? Çalışanların yeteneklerini ortaya çıkarmada duygusal zekası yüksek yöneticilerin rolü var mıdır? Bu ve benzeri sorulara ışık tutmak için kurumsal bir işletmede çalışanlar ile nitel yöntem kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve çıkan veriler yorumlanmıştır.

BağlılıkDuygusal zekaLiderlik+6
Gizem Deniz Ertaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Profesyonel koçluk uygulamalarında sözlü iletişim becerileri bir iletişim yaklaşımı ve diyalog tekniği önerisi

Bu çalışma, profesyonel koçluk uygulamalarında, sözlü iletişim becerilerinin yerinin incelenmesini kapsamakla birlikte, bu çalışmada koçluk uygulamaları ve iletişim becerileri arasında bir bağ olduğu ileri sürülmektedir. Bu noktadan hareketle, koçluk süreci ve iletişim becerileri arasındaki ilişki ortaya koyulacaktır. Çalışmanın alanyazın bölümünde öncelikle koçluk kavramı tanımlamış, ortaya çıkış süreci, amaçları ve içeriği ortaya koyulmuş, profesyonel koçluk modelleri, türleri ve koçlukta kullanılan diyalog teknikleri açıklanmıştır. Bu bölüm, aynı zamanda koçluk, mentörlük ve danışmanlık gibi kavramların net olarak açıklanmasını da içermektedir. Bu kavramların netleştirilmesinin ardından, koçluk içinde iletişim, sözsüz, sözel ve sözlü olarak açıklanmış, koçluk içinde iletişim becerileri ayrıntılandırılmış, sözlü iletişim becerileri ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Hemen her koçluk modelinde kullanılan, profesyonel koçluğun dayandığı temel iletişim becerileri olarak varsayılan, etkili soru sorma, yeniden çerçeveleme, yansıma, kavramlarına yer verilmiştir. Çalışmanın araştırma bölümünde; iletişim, koçluk, işletme alanlarında uzman ve bilgili öğretim üyeleri, profesyonel koçluk eğitimi almış, profesyonel koçluk hizmeti almış, profesyonel koçluk yapan yöneticiler, profesyonel koçlar, farklı alanlarda yöneticilik yapmış aynı zamanda insan kaynakları yöneticiliği de yapan ve yapmış üst düzey yöneticilerle görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmelerde, araştırma çerçevesinde sorulan yarı yapılandırılmış soruların kullanıldığı betimsel veri analizi yöntemine göre analiz edilmiş ve iletişim becerileri ve sözlü iletişim becerileri açısından değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Çalışmanın son bölümünde; ortaya çıkan sonuçlardan hareketle, koçluk süreci için bir iletişim yaklaşımı diyalog tekniği önerilmiş, bu yaklaşımın ve tekniğin öğeleri açıklanmıştır. Çalışma, profesyonel koçluk ve sözlü iletişim becerilerinin ilişkisini ortaya koymaktadır.

DiyalogDiyalojik iletişimKoçluk+3
Sanem Bengü Uygunkan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal işletmelerde X,Y kuşak farklılıkları ve örgütsel bağlılığa etkisi

X, Y kuşakları ve örgüt içinde kuşakların birlikte çalışma dinamikleri, son dönemlerde sıkça gündeme gelen bir konudur. Bir kurumsal işletmede birlikte çalışması gereken, ortak hedefler doğrultusunda çalışan birbirinden farklı kuşaklara mensup kişiler farklı beklentiler ile çalışmakta, iş yaşamındaki davranış ve iş yapış biçimleri birbirine göre farklılık göstermektedir. Tüm bu farklılıklar kapsamında işletmenin başarılı sonuçlar elde etmesi ve uzun soluklu bir şekilde rakipleriyle rekabet edebilmesi için kuşakların birlikte çalışabilmesi gerektiği son zamanda tartışılan önemli konulardandır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kurumlar kuşaklar arası iletişim konularında çalışmalarını sürdürmektedir. Peki, gerçekten kuşakların beklentileri birbirinden farklı mıdır? Hangi kuşak hangi beklenti altında geleceğini planlamak istemektedir? Hangi kuşak hangi yolla örgütsel bağlılığı sağlamaktadır? Bu ve benzeri sorulara cevap almak için hazırlanan bu çalışmada toplamda 98 kişi ile nicel yöntem ile Likert ölçeği kullanılarak kuşakların örgütten ve birbirlerinden beklentileri araştırılmıştır ve çıkan veriler yorumlanmıştır.

KuşaklarX kuşağıY kuşağı+2
Gizem Deniz Ertaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ulus markalamada bir kültürel iletişim ortamı olarak moda: Kavramsal bir model önerisi

Bu çalışmada, ulus markalamada modanın bir kültürel iletişim aracı olarak kullanılabileceği savlanmaktadır. Bu amaçla, durum tespiti ve strateji geliştirimine yönelik üç aşamalı, döngüsel bir kavramsal model oluşturulmuştur. Çalışmada öncelikle markalama ve ulus markalama kavramları tanıtılmış; ardından, bilgi toplumunda yaratıcı ekonomilerin rol ve önemi ele alınmıştır. Kültürel, sosyal ve iletişimsel bir alan olarak moda tanımlanıp örneklenmiştir. Çalışmanın geri kalanı kavramsal modelin geliştirimine ve açıklanmasına ayrılmıştır. Modelin ilk aşaması moda sistemini tanımlamak ve modada ulusal kimliği belirlemek olan iki kategoriden oluşmaktadır. İkinci aşama moda endüstrisine odaklanmakta ve moda endüstrisini sorunlar ve stratejiler olmak üzere iki ana kategoride analiz etmektedir. Son aşama olan temsil aşaması önceki aşamaların ana kategorilerinin, alt kategorilerinin ve öğelerinin geçerliliğini ortaya koyan ve ileriye yönelik stratejiler gelişmeye odaklanan aşamadır. Bu aşamada iki örnek olay çalışması sunulmuştur. Bu araştırmanın nitel verileri Brezilya moda endüstrisinden toplandığından, göstergebilimsel bir yaklaşım kullanan ilk örnek olay çalışması uluslararasılaşmış bir Brezilyalı moda markasının 2012-2016 yılları arasında Sao Paulo Moda Haftası'nda sunduğu koleksiyonların analizine ayrılmıştır. İkinci örnek olay çalışması doğrudan Sao Paulo Moda Haftası'nı, moda uzmanlarının görüşlerinden yola çıkarak analiz etmektedir. Sonuç olarak, bu çalışma önerdiği modeli gelişmekte olan moda endüstrilerinin gündemine bu endüstrilerin yaratıcılıklarını analitik bir biçimde canlandırmanın ve küresel düzlemde ülkelerini olumlu bir biçimde temsil etmelerinin aracı olarak yerleştirmeyi amaçlamaktadır.

Kurumsal iletişimKültürlerarası iletişimModa+3
Şakir Özüdoğru
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin internet gözetimine yönelik farkındalığı

Gözetim, tarih boyunca birey davranışlarına yönelik gözlem ve analizin yapılmasında büyük rol oynayan bir kavram olmuştur. Gözetim kavramı, içinde barındırdığı tarafları ile bir iktidar meselesi olmaktadır. Gözetleyenin özne, gözetlenenin nesne konumu bireysel ve toplumsal sorunları da beraberinde getirmektedir. Mahremiyet ve güvenlik ihlali, kontrol ve manipüle edilme, yönlendirilme gözetimin birey ve toplum nezdinde tartışıldığı konulardır. Günümüzde internet, gelişen teknolojilerin varlığında birey yaşamının içinde oldukça etkili bir konumdadır. Değişen toplumsal yapıların varlığında internet, bireylerin kendilerini temsil ettiği bir alan olmaktadır. İletişim süreçlerinin etkileşimli bir yapıda olduğu bu alan, gözetimi dijital bir niteliğe büründürmektedir. İnternetin teknolojik altyapısı, birey gözetimini daha etkin bir şekilde yapılmasını sağlamaktadır. Evrensel bir niteliğe sahip internet, üniversite öğrencileri tarafından da yoğunca kullanıldığı bir alana işaret etmektedir. Peki, üniversite öğrencilerinin internet ortamındaki gözetime yönelik farkındalığı nedir? Üniversite öğrencilerinin internet gözetimine yönelik algısı tartışılan konuların cevaplandırılması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada, lisans ve lisansüstü programlarda öğrenim gören 15 üniversite öğrencisi ile internet gözetimine yönelik yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmelerde alınan görüşler yorumlanmıştır.

GözetimGözetim toplumuSanal ortamlar+7
Zafercan Bekir Çapar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenci ve çalışanların kurumsal imaj ve itibar konusundaki görüşleri: Anadolu Üniversitesi yabancı diller yüksek okulu örneği

Kurumsal imaj, örgütü hatırlatan tutum, davranış ve inançların tümü olarak tanımlanmaktadır. Kurumsal görünüm, kurumsal iletişim ve kurumsal davranışın toplamında ifadesini bulan kurumsal imaj, iç ve dış hedef kitleler üzerinde inandırıcılık ve güven yaratmak ile bu güveni sürdürmek gibi önemli bir işlevi yerine getirmektedir Kurumsal itibar, kurum içi ve kurum dışı hedef kitlelerin kurum hakkındaki tüm algılamalarıdır. Buna göre olumlu itibar elde etmek için kurumların, hedef kitle olarak tanımladıkları kesimlerle iyi ilişkiler kurup, bu ilişkileri sürdürmeleri gerekmektedir. Kurumların hedef kitleleriyle iyi ilişkiler kurabilmesi, ancak kurumların uyguladıkları iletişim yönetimi çalışmalarının etkin olmasıyla olanaklıdır. Özellikle son yıllarda kar amacı güden ya da gütmeyen bütün kuruluşların yöneticilerinin, olumlu bir kurumsal imaj ve itibara sahip olma yoluyla toplumda "iyi" ve "yararlı" bir kuruluş olarak algılanmaya verdikleri önemin artması, bu alanda yapılan akademik çalışmaların sayısında da önemli bir artışa sebep olmuştur. Bu noktada, Türkiye'de kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan ve paydaşlarına nitelikli hizmet vermeyi hedef edinmiş Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nun kurumsal itibarının ortaya konmasına yönelik bir akademik çalışmanın gerçekleştirilmesi oldukça önemli ve yararlı bir çaba olarak ortaya çıkmaktadır. Bu araştırmanın genel amacı, Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nun ilgili hedef kitleleri tarafından nasıl algılandığını ve kurumsal itibarının nasıl olduğunu belirlemektir. Bu araştırma, Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nun kurumsal itibarının ve imajının kurum personeli ve öğrencileri tarafından nasıl algılandığını, onların görüşlerine dayalı olarak ortaya koymayı amaçladığı için tarama modelinde yürütülmüştür. Bunu yaparken hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kurumsal Kimlik, Kurumsal İmaj, Kurumsal İtibar

Anadolu ÜniversitesiKurum imajıKurumsal iletişim+6
Dilek Turan Eroğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Somali'li gençlerin sosyal medyadaki çevrimiçi kimlikleri: Mogadişu gençliği üzerinde yapılan bir çalışma

Social media has increasingly become a significant part of many Somali young people's lives. Researches on social media and other new media in Somalia is very limited. This study however aims to examine Somali young people's use of SNSs and their identity expression. The study is conducted through qualitative interviews with twenty Somali young people living in the capital city of Mogadishu. The participants range in age from 18- 25 years old. The results show that Facebook, Instagram, Snapchat, and Twitter are the most used by young people. The predominant motivations for using these platforms include seeking information, sharing ideas and thoughts, communication, meeting new people and entertainment. The findings also reveal that young people experience different identity expression on social media based on their audience. Young people selectively self-present on Facebook while Instagram and Snapchat are more open, comfortable and free to express their identity. Furthermore, the study explains Somali young people's online identity management. Overall, the results may provide some insights into understanding Somali youth's online identity on social media. Finally, this study contributes to address a gap of knowledge in social media usage and online identity expression of Somali youth in Mogadishu. Keywords: Social media, Social network sites, Identity, Facebook, Instagram, Snapchat, Somali, Young people

FacebookYoungsVisual identity+7
Nasro Abdi Osman
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Aldatmaya yönelik objektif ve sübjektif işaretler: Türkiye'ye özgü işaretlerin tespiti ve kültürlerarası karşılaştırma

İnsanlar tarih boyunca karşılarındaki kişilerin sözlü ve yazılı ifadelerinin doğru ya da yalan olma durumlarını saptamayı amaçlamışlardır. Buna yönelik olarak bazı sözlü ya da sözsüz işaretler zaman içerisinde belirlenmiştir. Söz konusu işaretlere yönelik inançların bazıları yapılan araştırmalarla bilimsel olarak desteklenmiş ve nesnel inançlar olarak kabul edilmiş, desteklenmeyenler de öznel inançlar olarak ortaya çıkmıştır. Araştırmada Türk toplumunda yalan saptama ile mesleklerinin gereği olarak uğraşan profesyoneller ile genel toplum yapısının bu konudaki inançlarının sorgulanması amaçlanmıştır. Bu amaçla önce yalan ve doğruluk saptamayla meslekleri gereği ilgilenen yedi ayrı profesyonel ile yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesi sonucunda kolluk personeli nesnel inançlar bakımından daha başarılı olmakla beraber, öznel inanç sayısı da yüksek bulunmuştur. Buradan elde edilen veriler ışığında hazırlanan nicel ölçme aracı sosyal medya üzerinden paylaşılarak çevrimiçi yanıtlanmıştır ve araştırmaya 2029 kişi katılmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile çözümlenmiş ve Jandarma-Askeri Personel kategorisindeki katılımcıların nesnel inanç bilgisi ile adalet mensupları, polisler, öğrenciler ve çalışmayanlar arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Sorulan açık uçlu soruların değerlendirilmesinde de yalancıların anlattıkları ile sık sık ters düştükleri, konuştukları kişi ile yakınlık kurmaya çalıştıkları ve bakışlarını kaçırdıkları inançlarına sahip oldukları anlaşılmıştır. Yapılan karşılaştırmada alınan sonuçların uluslararası alanyazınla uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AldatmaKültürlerarası farklılıklarYalan+1
Emrah Akçay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Other supervisors