Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Sebe

11 theses · Çukurova University

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servise solunum sıkıntısı ile başvuran olgularda yüksek akımlı oksijen tedavisinin etkinliğinin araştırılması

Amaç: Bu çalışmada solunum sıkıntısı ile erişkin acil servise başvuran hastalarda yüksek akımlı nazal kanül oksijen (YANKO) tedavisi uygulanan hastaların tedavi öncesi, tedavi süreci ve sonrasında yaşamsal bulgularındaki ve kangazı değerlerindeki değişimler dikkate alınarak tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışma 01 Temmuz 2017 ve 01 Şubat 2019 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp ABD'na solunum sıkıntısı ile başvuran, standart oksijen tedavisi ile, oksijen saturasyonu ≥ 93'e yükselmeyen, 18 yaş üstü 65 hastaya YANKO tedavisi verilerek yapılmıştır. Hastalarımızın acil servise geliş, YANKO tedavisinin 1. saat ve 4. saat vital bulguları ve kangazı parametreleri, biyokimyasal parametreler (BUN, Kreatinin, AST, ALT), acil serviste aldıkları tanılar, tedavi basamaklarındaki oksijen saturasyon değerleri, mekanik ventilator desteği gereksinimleri ve hastaların sonlanım durumları hasta veri kayıt formuna kaydedildi. Bulgular: Çalışmamıza 65 hasta dahil edildi. Hastaların 36'sı (% 55,4) erkek, 29'u (% 44,6) kadındı. Hastaların özgeçmişlerinde 25 hastanın KOAH, 20 hastanın İCAH tanısı mevcuttu. Tüm hastalara YANKO tedavisi uygulandı. YANKO tedavisi alan 25 hasta Pnömoni, 20 hasta KOAH atak, 11 hasta Dekompanse kalp yetmezliği tanısı almıştır. Çalışmadaki 65 hastadan 4.saatte elde edilen kangazı parametreleri (pH, PCO2, PO2, CHCO3) ile özgeçmişlerindeki hastalıklar arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık gözlendi (p<0,05). Elde edilen bu sonuca göre İnterstisyel Akciğer Hastalığı grubunda yer alan hastaların kangazı parametrelerinin, diğer hasta gruplarına göre normal düzeylere geldiği belirlendi. Hastaların PCO2 1.saatteki ve 4.saatteki değerinde KOAH'lı hastaların, İnterstisyel Akciğer Hastalığı ve diğer hasta gruplarından daha fazla asidozda oldukları belirlendi (p<0,05). YANKO tedavisi alan 65 hastanın acil servise geliş ve 4.saatte bakılan kan gazında PO2 değeri karşılaştırmasında geliş kangazına ağır hipoksemik olan 35 hasta (% 53,8) sayısı 4.saatte 12 hastaya (% 18,4) gerilediği gözlenmiştir. Sonuç: Acil serviste akut solunum sıkıntılı hastalarda YANKO tedavisinin tüm hasta gruplarında PO2 değerlerini arttırdığı ve Mekanik Ventilatör desteği ihtiyacını azalttığı görüldü. YANKO tedavisini İntersitisyel Akciğer Hastalığı tanısı olan hastalarda Ph, PCO2, PO2 ve CHCO3 gibi kangazı parametrelerinde diğer hasta gruplarına oranla daha belirgin iyileşme olduğu gözlendi. Anahtar Kelimeler: Acil servis, Solunum sıkıntısı, Yüksek akımlı oksijen tedavisi.

Acil servis-hastaneAcil tıpOksijen solutma tedavisi+2
Yusuf Akgün
Çukurova University
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kardiyovasküler ilaç zehirlenmelerinde prospektif analiz

Amaç: Bu çalışmanın amacı; kardiyovasküler ilaç zehirlenmesi ile gelen hastaların prospektif olarak incelenerek literatüre tanı, tedavi ve sonuçlarla ilgili verileri kazandırmaktadır. Materyal ve Metod: Çalışmamıza 2017 – 2020 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp ABD'a ; kazara ya da özkıyım amacı ile kardiyovasküler ilaçlarla zehirlenmeyle merkezimize başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden 18 yaş üstü ardışık 25 hasta kabul edilmiştir. Normal klinik süreci ile ilgili harici herhangi bir laboratuar parametresi çalışılmamış olup, herhangi farklı bir ilaç uygulanmamıştır.. Çalışmamıza Hastaların demoğrafik özelliklerinin yanı sıra, aldıkları ilaçlar ve dozu ayrıntılı olarak sorgulanarak kaydedildi. Hastaların acil tedavisi ve yatışı sırasında şok veya bradikardi gibi hayati bulguların gelişme zamanı, zehirlenmenin tedavisi, kullanılan antidotlar, ekstrakorporeal metotların tipi ve yapılan invaziv girişimler ayrıntılı bir şekilde kaydedildi. Elde edilen verilerin istatistiksel değerlendirmeleri için SPSS v.23,0 programı kullanıldı. Çalışmaya alınan hastaların sonlanım şekli raporlandı. Bulgular: Çalışmaya acil servise kardiyovasküler ilaç zehirlenmesiyle başvuran 25 hasta dahil edilmiştir. Hastaların 8 (% 32,0)'i erkek, 17 (% 68,0)'si kadındı.. Hastaların hastaneye geliş vitallerinde % 56,0 (n:14)'sında hipotansiyon, %16,0 (n:4)'sında bradikardi saptandı. Kardiyovasküler ilaç zehirlenmesiyle acil servise başvuran hastalardan; % 52,0 (n: 13)'sine Kalsiyum, % 36,0 (n: 9)'sına Glukagon, % 32,0 (n: 8)'sine Lipit, % 12,0 (n: 3)'sine Atropin, % 20,0 (n: 5)'sine pozitif inotrop, % 4,0 (n: 1)'üne Entübasyon ve % 4,0 (n: 1)'üne Pacemakerların kullanıldığı tespit edilirken, hastalara Hemodiyaliz, Hemofiltrasyon, Plazmaferez ve İntraaortik balon pompasının kullanılmadığı saptandı. Sonuçlar: Kardiyak etkileri olan ilaçları alarak acil servise başvuran zehirlenme hastalarında vakit kaybetmeden zehirlenmenin tipini şeklini belirleyerek, gerekli antidot tedavi ve ekstrakorporeal metodları uygulamak sağkalım oranlarını arttırabilir. Bu ilaçların yüksek oranda bradikardi ve kardiyojenik şok yaptığı ve tedavilerle bu hastaların mortalitesiz ve morbiditesiz taburcu olabileceği düşünülmüştür. Hastaların % 56,0 (n: 14)'sının tedavi sonucunda taburcu oldukları, % 44,0 (n: 11)'ünün kendi istekleriyle hastaneden ayrıldıkları, ölüm vakasının ise olmadığı saptanmıştır. Kalsiyum kanal blokeri alan hastaların beta blokeri alan hastalara oranla daha çok kardiyojenik şoka, beta bloker alanlarda ise kalsiyum kanal blokeri alanlara göre daha çok bradikardi yaptığı görülmüştür. Kalsiyum kanal blokeri alan hastaların ilaç kan düzeylerinde yükseklikle klinik bulguların bağlantılı olduğu, beta bloker alan hastalarda ise ilaç düzeyi yüksekliğiyle hastanın kliniği arasında bağlantı olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kardiyovasküler ilaç zehirlenmeleri, Beta bloker, Zehirlenme, Kalsiyum kanal blokeri, Zehirlenme, Acil.

Acil servis-hastaneAdrenerjik beta agonistleriKalsiyum kanal blokerleri+4
Mustafa Oğuz Tuğcan
Çukurova University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servise gelen svo tanısı alan hastalarda; Ck-mb, troponin-t, b12 vitamini, homosistein ve folik asit düzeyleri ile mortalite ve morbidite arasındaki ilişki

Amaç: Serebrovasküler olay acil servise sık başvuru nedenlerinden biri olup iskemik ya da hemorajik nedenlerle gelişebilen nörolojik defisitle ya da mortalite ile sonuçlanabilen bir hastalıktır. Bu çalışmada acil servise başvuran iskemik inmeli hastalarda, CK-MB, Troponin T, Folik Asit, B12 Vitamini ve Homosistein düzeylerinin morbidite ve mortalite üzerine ilişkilerini saptanması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif ve kesitsel klinik çalışmaya Kasım 2018 - Ağustos 2019 tarihleri arasında acil servise başvuran, iskemik inme tanısı alan 57 hasta dahil edildi. Çalışmaya katılmayı kabul eden hasta ve/veya hasta yakınlarından, sözlü ve yazılı onam alındı. Hastaların sosyodemografik ve özgeçmiş bilgileri, klinik ve vital bulguları, elektrokardiyogram, beyin tomografisi, Kreatin Kinaz Miyokardiyal İzoenzimi(CK-MB), Troponin, Homosistein, Folik Asit ve Vitamin B12 dahil rutin kan biyokimyası, hemogram düzeyleri değerlendirildi. İstatistiksel analizler SPSS versiyon 17.0 programı ile yapıldı. Bulgular: Çalışmamıza 30 erkek (% 52,63) ve 27 kadın (% 47,37) olmak üzere toplam 57 hasta alındı. Hastaların yaş ortalaması 67,07±13,08 yıldı. 0-90 gün prognozu incelendiğinde şikâyeti kalmayan 17 hasta (% 29,82), şikâyeti azalan 20 hasta (% 35,09), şikâyeti aynı kalan 9 hasta (% 15,79) ve şikâyeti artan 2 hasta (%3,51) vardı. 9 hasta ise (% 15,79) ex oldu. Bu 9 hastanın 5'i 0-30 gün arasında, 4'ü 30-90 gün arasında ex oldu. 0-30 gün arası ex olan hastalar ile diğer hastalar arasında CK-MB, Troponin, Homosistein, Folik Asit ve Vitamin B12 değerleri karşılaştırıldı ve anlamlı ilişki olmadığı görüldü. 30-90 gün arası ex olan hastalar ile diğer hastalar arasında CK-MB, Troponin, homosistein, Folik Asit ve B12 değerleri karşılaştırıldı ve anlamlı ilişki olmadığı görüldü. 0-30 gün arası ex olan hastalar ile sağ hastalar arasında CK-MB, Troponin, Homosistein, Folik Asit ve B12 değerleri karşılaştırıldı ve anlamlı ilişki olmadığı görüldü. Şikayet durumuna göre CK-MB, Troponin, homosistein, Folik Asit ve B12 değerleri karşılaştırıldı ve anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: Serebrovasküler hastalıklar mortalite ve sekelle sonuçlanabilen hastalıklar arasında yer almaktadır. Erken tanı ve tedavinin yanı sıra prognostik faktörler de giderek önem kazanmaktadır. Bizim çalışmamızda prognoz ve mortalite açısından CK-MB, Troponin, Homosistein, Folik Asit ve B12 paremetreleri incelenmiş olup anlamlı sonuçlar elde edilemedi. Bu konu hakkında daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Sözcükler: CK-MB, Folik Asit, Homosistein, Serebrovasküler olay, Vitamin B12

Folik asitHomosisteinKreatin kinaz+3
Burak Koyutürk
Çukurova University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

65 yaş ve üzeri karın ağrısı şikayeti ile acil servise başvuran hastaların prospektif değerlendirilmesi

Amaç: Çalışmamız travmaya bağlı olmayan karın ağrısı yakınması ile acil servise (AS)başvuran 65 yaş ve üzeri hastaların ağrıya neden olan tanılarını; yaşlı (65-74 yaş) ve ileri yaşlı (75 yaş ve üzeri) hastalarda, erkek ve kadın hastalarda, cerrahi ve dahili tanı alan hastalarda; tanı farklılıklarını, yatış oranlarını, geliş semptomlarının yatış üzerine etkisini, cerrahi tanı alma sıklığını, konsültasyon istenme oranlarını, vital bulgu anormalliklerinin sıklığını, ek hastalıkların tanılara olan etkilerini karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Materyal-metod: Çalışmaya acil servisimize başvuran 65 yaş ve üzeri travmaya bağlı olmayan karın ağrısı şikayeti ile başvuran 150 hasta dahil edildi. Hastaların yaş grupları, cinsiyet ve dahili ya da cerrahi ön tanıları ile karın ağrısına eşlik eden şikayetler, vital bulgular, muayene bulguları, yandaş hastalıklar, istenen konsültasyonlar, tanılar, sonuçlar ve yattığı birimler karşılaştırıldı ve aralarındaki korelasyon incelendi. Bulgu: Çalışmaya dahil edilen hastaların % 50,7'si kadın, % 49,3'ü erkek iken % 45,3'ü 65-74 yaş arasında, % 54,7'si 75 yaş ve üzerinde idi. Hastaların genel yaş ortalamaları 77,21 (65-98) yıldı. Hastaların % 78.6'sında karın ağrısının nedeni olarak dahili bir hastalık tanısı saptandı ve en sık konulan ön tanılar sıklık sırasına göre sırasıyla safra kesesi ve yolları hastalıkları, nonspesifik karın ağrısı (NSKA), idrar yolu enfeksiyonu (İYE), ileus, akut gastroenterit (AGE) ve pankreatit idi. Karın ağrısına eşlik eden en sık semptom bulantı, kusma olup; iştahsızlık ve gaz gaita çıkaramama cerrahi nedenlere bağlı karın ağrısı olanlarda daha fazla gözlendi (p<0,05). Hastalardan dahili bilimler tanısı konulanların bulantı, kusma, ishal, dizüri ve kabızlık bulgularının oranları, cerrahi bilimler tanısı konulan hastaların oranlarından daha yüksek bulundu (p<0,05). 65-74 yaş grubundaki hastaların ateş bulguları, 75 yaş ve üzerinde olanların oranından daha yüksek bulundu (p<0,05). Her iki yaş grubunda da karın ağrısına eşlik eden en sık kronik hastalık Hipertansiyon (HT) iken, kadınlarda HT erkeklere göre daha sık gözlendi (p<0,05). Erkek hastalarda astım-kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve malignite ek hastalık varlığı oranı, kadın hastaların oranlarına göre yüksek bulundu (p<0,05). Çalışmamıza dahil edilen hastaların % 50'sine ilgili bölümlerden konsültasyon istenirken en sık genel cerrahi ve dahiliye bölümlerinden konsültasyon istendiği görüldü. Cerrahi tanı alan hastaların konsültasyon istenme oranları daha yüksek saptandı (p<0,05). Hastaların % 36'sı hastaneye yatırılırken hastaların en fazla yatırıldığı birim genel cerrahi yoğun bakım (% 18) idi. Yatış durumu açısından cerrahi bilimler tanısı konulan hastaların yoğun bakıma yatma oranları, dahili bilimler tanısı konulan hastaların oranlarına göre yüksek bulundu (p<0,05). Sonuç: Yaşlı hastalarda klinik semptomlar silik ve atipik prezentasyonlar sık olduğundan karın ağrısı ile gelen hastaları acil patolojik durumlardan ayırt edebilmek için hekimlerin, yaşla birlikte olan fizyolojik değişiklikleri bilmesi gerektiğini ve yaşlı hastaları daha dikkatli değerlendirmeleri gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Acil servis, Geriatrik hasta, Karın ağrısı

Acil servis-hastaneAcil tıpGeriatri+4
Mehmet Işık
Çukurova University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servise başvuran ölümcül zehirlenmelerin 10 yıllık retrospektif analizi

Acil Servise Başvuran Ölümcül Zehirlenmelerin 10 Yıllık Retrospektif Analizi Amaç: Zehirlenme vakaları günümüzde sıklıkla mortalite ve morbiditeye sebebiyet verebilen önemli toplumsal bir sorundur. Zehirlenme vakalarında çoğunlukla antidot uygulanması ve semptomatik tedavi ile sağkalım ve sağaltım sağlanabilse de, günümüzde genç sağlıklı bireylerin ölümüne kadar gidebilen sağlık sorunlarına yol açabildiği için hala önemini korumaktadır. Acil servisler zehirlenme hastalarının tanısının konduğu tedavisinin yapıldığı, hastaların şifa ile veya morbidite, mortaliteyle sonuçlanabildiği kliniklerdir. Bizim bu çalışmadaki, amacımız mortal seyreden zehirlenme hastalarının retrospektif olarak incelenerek, literatüre tanı, tedavi, sonuçlarla ilgili analiz verileri kazandırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma retrospektif olarak planlanıp Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu onayı ile Balcalı Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı'nda 2009-2019 yılları arasında Erişkin Acil Tıp Servisine başvuran, 18 yaşından büyük, oral, intravenöz, inhalasyon veya cilt emilimi yoluyla kazara, zorla veya intihar amaçlı toksik madde veya ilaçlara maruz kalan ve morbidite veya mortalite ile sonuçlanan 59 hastayla gerçekleştirildi. Çalışmaya dahil edilen vakaların verileri hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden ve hasta dosyalarından geriye dönük araştırıldı ve elde edilen veriler daha önceden oluşturulan veri toplama formuna kayıt edildi. Araştırma verileri "IBM SPSS 22 for Windows (SPSS Inc, Chicago, IL" aracığıyla bilgisayar ortamına yüklendi ve analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 59 hasta alındı. Tüm hastaların yaş ortalaması 45,12±15,83 yıl ve hastaların % 72,9'u (n=43) erkekti. Çalışmaya dahil edilen hastaların % 45,8'i özkıyım amacıyla zehirlenme şeklindeydi. Olguların % 86,4'ünün toksik madde veya ilaca sadece oral yolla maruziyeti vardı. Çalışmaya dahil edilen hastaların % 49,2'si zehirlenme sonrası ilk 6 saatte hastaneye başvurmuştu. Ölümcül seyreden zehirlenmelerde özkıyım amacıyla olan zehirlenme hastalarında kaza nedeniyle olan zehirlenme hastalarına göre istatiksel anlamlı derecede yaş ortalamasının daha düşük olduğu bulundu (p=0,006). Ölümcül seyreden zehirlenmelerde, özkıyım amacıyla ilaç veya madde alan hasta grubunun kaza ile zehirlenen hasta grubuyla karşılaştırıldığında istatiksel anlamlı fark oluşturacak düzeyde özgeçmişlerinde de özkıyım girişimlerinin olduğu saptandı (p=0,040). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda özkıyım amacıyla zehirlenmenin gençlerde, kaza nedeniyle zehirlenmenin ise yaşlılarda daha fazla görüldüğü saptandı. Özkıyım amacıyla toksik madde veya ilaç alan hastaların özgeçmişlerinde de benzer girişimlerinin mevcut olduğu görüldü. Özkıyım amacıyla toksik madde veya ilaç alan hastaların daha güçlü ve daha toksik ilaçlar almalarından dolayı geliş vital bulguları anstabildi. Sebebi her ne olursa olsun zehirlenme hastalarının büyük çoğunluğunun ilk 6 saat içinde hastaneye başvurularının olduğu görüldü. Yapılacak daha kapsamlı ve çok merkezli çalışmalar ile zehirlenmelerde mortalite ve mortaliteye etki eden faktörlerle ilgili daha net veriler elde edilebilir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, zehirlenme, ölümcül zehirlenme, geriye dönük, ölüm, kalıcı hasar

Acil servis-hastaneRetrospektif çalışmalarZehirlenmeler+1
Özge Bakışkan Tombul
Çukurova University
2020
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servise başvuran metil alkol zehirlenmelerinin 5 yıllık retrospektif analizi

Amaç: Çalışmamız kapsamında, son 5 yıl içerisinde kliniğimize başvuran metil alkol zehirlenmesi vakalarını analiz etmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hastanemiz bilgi yönetim sistemini ve arşiv dosyalarını kullanarak son 5 sene içerisinde kliniğimize başvuran vakaların özgeçmişlerini, vital bulgularını, klinik özelliklerini ve laboratuvar bulgularını kaydettik. Bulgular: Çalışma kapsamında 72 vakanın bilgileri değerlendirilmiştir. Metil alkol zehirlenmesinden etkilenen vakaların büyük çoğunluğunu erkek cinsiyettekiler oluşturmaktadır. Ortalama yaş 51 civarında tespit edilmiştir. Vakaların 13'ü psikotrop ilaç kullanmakta idi. 4 vakanın hipertansiyon ve 4 vakanın diyabetes mellitüs tanısı mevcut idi. Vakanın özgeçmiş bilgileri ile prognozu açısından anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Dış merkezden sevk edilen vakalara göre direkt olarak kliniğimize başvuran hastaların ölüm oranları anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Hayatını kaybeden vakaların daha hipotansif olduğu ve satürasyonlarının daha düşük olduğu gözlenmiştir. Sıvı replasman tedavisi dışında en çok uygulanan tedavi yöntemi hemodiyaliz olup; hemodiyaliz ve folik asit tedavisi uygulanan vakalarda ölüm oranının daha az olduğu görülmüştür. 48 vakada göz bulgusu mevcudiyeti tespit edilmiştir ve göz bulgusu mevcudiyeti ile laboratuvar bulguları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Sonuç: Metanol zehirlenme vakalarında hızlı tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Vakanın vital bulguları, laboratuvar bulguları ve uygulanan tedavi yöntemleri prognoz açısından özellikle önemli görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Acil Servis, Alkol, Metanol, Toksik, Zehirlenme

Acil servis-hastaneAcil tıpAlkoller+4
Kübra Şendur
Çukurova University
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servise başvuran COVİD 19 tanılı hastaların retrospektif analizi

Giriş ve Amaç: Yeni koronavirüs SARS-COV-2, 2019 Aralık ayında Çin'in Hubei eyaletinin Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve daha önce benzeri görülmemiş solunum yolu hastalığına neden olan bir ajan olarak tanımlandı. Covid-19 kliniğinde başlıca nefes darlığı, ateş, öksürük, halsizlik, tat-koku kaybı, kas ağrısı görülmektedir. Türkiye'de ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde bildirilmiştir. Bu tarihten itibaren özellikle acil servisler başta olmak üzere Covid-19 şüphesiyle hastalar hastanelere başvurmaya başlamıştır. Çalışmamızın amacı, acil servise başvuran hastaların geriye dönük analizini yapmak ve bu verileri hastaların sonlanım durumlarını (eve taburculuk, servis yatışı, yoğun bakım yatışı, entübasyon, acil serviste exitus, mortalite) ve acil servise getiren başvuru şikayetlerini analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma retrospektif kesitsel veri analizi yöntemiyle planlandı. 15.03.2020 ile 01.06.2022 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi acil servise başvuran, hastane otomasyon sisteminden Covid 19 ön tanısı girilmiş olan 2400 hasta incelendi. Başvuru sırasında COVİD-19 RT-PCR sonucunun pozitifliği kesinleşmiş olan 999 hasta çalışmaya dahil edildi. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 25.0 paket programı kullanıldı. Kategorik ölçümler sayı ve yüzde olarak, sürekli ölçümlerse ortalama ve standart sapma olarak özetlendi. Gruplar arasında sürekli ölçümlerin karşılaştırılmasında dağılımlar Shapiro-Wilk testi ile kontrol edildi. Gruplar arasında sürekli ölçümlerin karşılaştırılmasında bağımsız örneklem T testi kullanıldı. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında ise Ki kare ve Fisher exact testi kullanıldı. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0,05 olarak alındı. Bulgular: Çalışmamıza toplam 999 COVID-19 hastası dahil edildi. Hastaların %50,5'i (n=504) erkek cinsiyette ve %49,5'i (n=495) ise kadın cinsiyette ve ortalama yaş 51,1±17,1 yıl idi. Yaş gruplarının dağılımına bakıldığında sırasıyla en sık 50-59 yaş (n=204; %20,4), 40-49 yaş (n=189; %18,9) ve 60-69 yaş (n=162; %16,2) aralığındaki hastaların başvurduğu görüldü. En sık başvurunun 2020 yılında yapıldığı saptandı. Aylara göre en sık başvuruların Aralık 2020 (n=314; %31,4) ve Kasım-2020 (n=219; %21,9) ve aylarında yapıldığı görüldü. Acil servise başvuru şikayetleri değerlendirildiğinde ise en sık görülen şikayetlerin sırasıyla öksürük, nefes darlığı, ateş ve halsizlik olduğu görüldü. COVID-19 hastaları arasında mortalite oranı %4,7 (n=47) olarak saptandı. Acil servis başvurusu sonucunda hastaların %0,5'inin (n=5) Acil serviste hayatını kaybettiği görüldü. Hastaların %75,1'inin (n=750) acil servisten direkt taburcu edildiği ve %24,4'ünün (n=244) ise ilgili birimlere yatırıldığı görüldü. Hastaların %14,6'sının (n=146) servislere ve %9,8'inin (n=98) ise yoğun bakımlara yatırıldığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızda acil servise başvuran hastaların büyük kısmının acil servisten taburcu olduğunu; erkek cinsiyet, ileri yaş ve nefes darlığı semptomu olması yatış oranlarını ve mortaliteyi arttırdığını saptadık. Anahtar Kelimeler: Covid-19, PCR, Yaşlı, Mortalite

Acil servis-hastaneCOVID 19Korona virüs enfeksiyonları+3
Seda İpek Okuducu
Çukurova University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Son 5 yılda acil servise başvuran intoksikasyon olgularında demografik özelliklerinin ve acilde kalış sürelerinin geriye dönük istatistiksel değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmada son 5 yılda Çukurova Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı'na zehirlenme ile başvuran vakaların geriye dönük demografik özelliklerini hastaların acil servisten taburculuk sürelerini belirlemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif kesitsel bir çalışma olarak planlandı. Çalışmaya Çukurova Üniversitesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'nun izni ile başlandı. Çalışmamız kapsamında Çukurova Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı'na 2017-2022 yılları arasında başvuran zehirlenme vakaları dahil edildi. Toplam 3231 hastanın verileri toplandı. Hastanın yaş, cinsiyet, başvuru tarihi, sonuç, toplam maliyet ve muayene süreleri retrospektif olarak incelendi. Vakalar hasta acil servis kartları ve yatış dosyaları incelenerek analiz edildi. Zehirlenme ile ilişkili olabilecek ICD-10 tanıları Mergen sisteminden tarandı. Hasta verileri veri toplama föyüne kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda toplam 3231 hastanın verileri derlendi. Tüm hastaların %61,9'u kadın cinsiyette ve ortalama yaş 34,1±12,7 yıl idi. En sık başvuru yapılan aylar sırasıyla %9,7 ile mayıs ve %9,6 ile temmuz ayları idi. Başvuruların en fazla olduğu yıl 2019 yılı olarak saptandı. Başvuruların pik yaptığı saat %8 başvuru ile akşam 21:00 idi. En az başvuru ise %0,8 ile sabah 07:00 olarak saptandı. Hastaların %51,5'i yeşil alan ve %48,5'i ise sarı alan başvurusu idi. Hastaların %50,3'ü acil servisten taburcu oldu ve %47,8'i servislere ve %1,6'sı ise yoğun bakımlara yatırıldı. Ortalama başvuru sonuç süresi 685,3±4693 dakika olarak saptandı. Hastaların ortalama maliyetleri ise 770,6±3964 TL olarak tespit edildi. Hastaların en sık yatırıldığı servis %46 ile acil tıp servisi idi. Yoğun bakımlardan ise hastaların en sık %1 ile çocuk hastalıkları yoğun bakıma yattığı tespit edildi. Hastaların ilk başvuruları sırasında kullanılan ICD-10 kodlarının tamamı Tablo 11'de gösterildi. En sık eklenen tanı %84,7 ile "X44 - ilaçlar, haplar ve biyolojik maddelere maruz kalma ve kazayla zehirlenme diğer ve tanımlanmamış" tanısı idi. Sonuç: İntoksikasyon vakalarının demografik dağılımının genç yetişkinler arasında yüksek olması, genç nüfusun bu tür risklere daha fazla maruz kaldığını göstermektedir. Ayrıca intoksikasyon yönetimi multidisipliner bir yaklaşım gerektiğinden bu konuda diğer branşların da farkındalık seviyelerinin artırılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, Demografik, İntoksikasyon, Yatış süreleri

Acil servis-hastaneAcil tıpDemografi+3
Gizem Şimşek
Çukurova University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servise başvuran iş kazalarının geriye dönük 5 yıllık istatistiksel değerlendirilmesi

ÖZET ACİL SERVİSE BAŞVURAN İŞ KAZALARININ GERİYE DÖNÜK 5 YILLIK İSTATİSTİKSEL DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç/Gerekçe: Bu çalışmada Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı'na iş kazaları nedeniyle başvuran hastaların; demografik özelliklerini ve yaralanma şeklini, iş kazası sonucunda acilde sonlanım durumunu açığa çıkarmayı amaçladık. Gereç/Yöntem: Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi erişkin acil servisine Ocak 2019 – Aralık 2023 tarihleri arasında iş kazası nedeniyle başvuran, kazanın işi yaparken ya da işe ulaşımı esnasında oluştuğunu belirten kaza öyküsü olan, hastane otomasyon sisteminde iş kazası olarak adli kaydı olan, dosya bilgilerine ulaşabildiğimiz, 18 yaş üstü hastalar dahil edilecektir. Hastaların demografik özelliklerine ilişkin veriler hastanenin kullanmakta olduğu ''Mergen Enlil Hbys sistemi'' üzerinden incelenecektir. Çalışma retrospektif olarak yapılacaktır. Olguların; başvuru sebebi (yüksekten düşme gözde yabancı cisim, elektrik çarpması, ağır cisim altında kalma, kesici-delici alet yaralanması, sıkışma & parçalanma tarzı yaralanma, kafaya sert cisim düşmesi, trafik kazası, toksik maddeye maruziyet, amputasyon, çarpma tarzı yaralanma) ve acil serviste sonlanım durumu (taburcu, yatış, sevk, exitus, izinsiz terk) kayıt altına alınacaktır. Çalışmanın primer sonlanımı acil servise iş kazası ile başvuran hastaların acil servisteki sonlanım durumlarının tespitidir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 1377 hastanın % 89,25 (n=1229)'i erkek, % 10,75 (n=148)'i kadındı. Yaş ortalaması 35,5±10,9'dır (min=18, maks=71). Yaş gruplarına göre en fazla olgu 35-44 yaş aralığında olduğu tespit edilmiş olup, hastaların %29,9'unun (n=412) olduğu görülmektedir. Hastalardan % 79,4 (n=1094)'ünün taburcu edildiği gözlenirken, % 18,7 (n=257)'inin servise, % 1,9 (n=26)'unun ise yoğun bakıma yatırıldığı, exitus olmadığı tespit edildi. Yatışı yapılan hastalardan 257 (% 90,8)'sinin servise, 26 (% 9,2)'sının ise yoğun bakıma yatışının yapıldığı tespit edildi. Servise yatırılan hastalarda en sık ortopedi ve travmatolojisi servisi tespit edilmiş olup, hastaların %71,6'sının (n=184) olduğu görülmektedir. Yoğun bakıma yatırılan hastalarda en sık beyin cerrahi yoğun bakımı tespit edilmiş olup, hastaların %38,5'inin (n=10) olduğu görülmektedir. Hastaların hastanede kalış süresi ortalaması 6,64±37,5 saattir (min=0,02, maks=1058,88). Acile başvuru şikayetlerine göre en fazla olgu kesici delici alet nedeniyle başvurmuş olup, hastaların %42'sinin (n=588) olduğu görülmektedir. Erkek hastalarda, kadın hastalara göre servise yatırılma oranlarının yüksek (p=0,002); taburcu edilme oranlarının ise anlamlı derecede düşük olduğu gözlendi (p=0,001). Erkek hastaların, kadın hastalara göre toksik madde inhalasyonu oranlarının ise düşük olması istatistiksel açıdan anlamlı bulundu (p=0,001). Hastaların yaş ortalamaları hastaneye yatışı yapılan hastalarda daha yüksek bulundu (p=0,031). Sonuç: İş kazaları en sık genç erkeklerde ve ekstremite yaralanması şeklinde görülmektedir. Acil servise başvuran iş kazalarının önemli bir kısmının ayaktan tedavi edilerek taburcu edilmesi, hayatı tehdit eden yaralanmaların az olması; çalışmamızın verileri ışığında iş kazalarının gerçek sebeplerinin tespit edilerek, iş yerinde alınabilecek önlemlerle bu kazaların önüne geçilebileceğini düşündürmektedir. Anahtar sözcükler: Acil, İş gücü kaybı, İş kazaları

Burcu Ataoğlu Kılıç
Çukurova University
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servis kritik bakım alanına başvuran geriatrik hastaların geriye dönük 3 yıllık demografik ve klinik özelliklerinin istatistiksel değerlendirilmesi

Amaç: Çalışmamızda son üç yılda Çukurova Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı Acil Servis Kırmızı alanına başvuran yaşlı hastaların demografik özelliklerinin (yaş ve cinsiyet), başvuru şikayetlerinin, ICD-10 tanı kodlarının, tedavi sonuçlarının (yatış, taburculuk, yattığı bölüm) ve tedavi sürecinde hastaneye ortalama maliyetlerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif ve kesitsel olarak planlandı. Çalışmamızda Kasım 2019 - Aralık 2022 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Acil Tıp Anabilim Dalı Acil Servise başvuran geriatrik hastaların verileri derlendi. Bu tarihler arasında acil servise başvuran 65 yaş üstü toplam 1793 hastanın verisine ulaşıldı. Hastaların demografik özeliklerin (yaş-cinsiyet), triyaj kategorileri, geliş tipleri, başvuru tarihleri, hastaneye başvuru şikayetleri, ICD-10 tanı kodları, tedavi sonrası sonuçları (yatış-taburculuk-yattığı bölüm), tedavi sürecinde hastaneye ortalama maliyetleri; acil servis kartları, yatış dosyaları ve hastane bilgi yönetim sistemi üzerinden tarandı ve kaydedildi. Bulgular: Çalışmada değerlendirilen 1793 hastanın %51,4'ü erkek ve %48,6'sı kadındı. Ortalama yaşları 76,9±8,2 yıl olarak tespit edildi. Hastaların yaş gruplarına göre dağılımı şu şekildedir: %44,4'ü 65-74 yaş aralığında, %36,6'sı 75-84 yaş aralığında, %16,8'i 85-94 yaş aralığında ve %2,1'i 95 yaş ve üstünde. Başvurular yıllara göre dağılımı incelendiğinde; %7,1'i 2019, %41,6'sı 2020, %17,5'i 2021 ve %33,8'i ise 2022 yılında gerçekleşti. Acil servise başvuran hastaların %95,6'sı yeşil, %3,7'si sarı ve %0,7'si kırmızı alandaydı. Hastaların %95'i acil durumda başvururken, %3,6'sı adli vaka ve %1,3'ü trafik kazasıydı. Başvuran hastaların %1'i acil servis başvurusu sırasında hayatını kaybetti, %26'sı servislere yatırıldı, %15,6'sı yoğun bakımlara, %57,3'ü ise taburcu edildi. Ortalama hastane maliyeti 4102,9±12697,4 TL olarak saptandı. Hastalar 65-84 yaş arası ve 85 yaş üstü olmak üzere iki gruba ayrıldı; 85 yaş ve üstü grubun kadın oranı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p=0,001). Triyaj kategorisi, geliş tipi ve sonuç açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). Ortanca maliyet 65-84 yaş grubunda 749,1 TL iken, 85 yaş ve üstünde 994,8 TL olarak belirlendi; bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,002). Hastaların %58,3'üne yatış yapılmadı. En sık yatış yapılan servisler sırasıyla acil servis (%9,5), COVID-19 servisi (%2,5) ve göğüs hastalıkları servisi (%1,9) olarak saptandı. Yoğun bakımlarda en sık yatışlar koroner yoğun bakım (%6,6), nöroloji yoğun bakım (%3,3) ve dahiliye yoğun bakım (%3,1) servislerinde gerçekleşti. Başvuru şikayetlerinin dağılımı Tablo 10'da gösterildi; en sık karşılaşılan şikayetler nefes darlığı (%32,7), bilinç değişikliği (%13) ve göğüs ağrısı (%8,5) olarak belirlendi. En sık konulan tanılar ise W83 (%13,4), W84 (%7,5), R07.3 (%6,9), G93.9 (%6,5) ve R51 (%5,1) olarak tespit edildi. Sonuç: Bulgular, yaşlı hastaların daha uzun süre acil serviste kaldığını ve kronik hastalıkların tedavi seçenekleri üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar, acil servislerin yaşlı hastalara daha iyi hizmet verebilmesi için klinik uygulamaları ve politika geliştirmeyi desteklemekte ve ulusal takip sistemlerinin kurulmasının önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Acil Servis, Geriatri, Kırmızı alan, Triyaj

Onur Can Gölbaşı
Çukurova University
2024
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Acil servise başvuran HIV pozitif hastaların retrospektif analizi

Amaç: Çalışmamızda 2020 Ocak ayından 2024 Aralık ayına kadar acil servise başvuran HIV ile enfekte hastaların demografik ve klinik özelliklerini inceleyerek; başvuran hasta profilleri, sık karşılaşılan şikayetler ve tanılar, acil serviste kalış süreleri, taburculuk ve yatış durumlarının belirlenmesi, acil serviste çalışan hekimlere mevcut hasta profilleri, hastaların sık başvuru şikayetleri ve konulan tanılarla ilgili klinik bir öngörü oluşturmayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Retrospektif kesitsel bir çalışma olup Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Acil Servisi'nde gerçekleştirildi. 2020 Ocak ayından 2024 Aralık ayına kadar acil servise başvuran 18 yaşından büyük HIV ile enfekte tüm hastalar dahil edildi. Hastaların demografik ve klinik özellikleri karşılaştırılarak SPSS 27.0 (Released 2020) istatistik paket programı ile analiz edildi. Bulgular: 2020-2024 tarihleri arasında acil servise başvuran HIV ile nefekte 18 yaştan büyük 252 hastanın 456 başvurusu çalışmaya dahil edildi. Olguların 224'ünün (%88.9) erkek cinsiyette olduğu görüldü. yaş ortalaması ise 41.6 ±12.9 olarak saptandı. 5 yıllık süreç içerisindeki 456 başvuru incelendiğinde acil servise 5 kezden daha az başvuruda bulunanların oranı %89.9 idi. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji polikliniği başvuruları incelendiğinde 162 (%64.2) hastanın 10 kezden daha fazla başvurduğu görülmektedir. Acil servis başvuru sayısı ile enfeksiyon polikliniği başvuru sayısı arasında Spearman korelasyon katsayısı anlamlı bulunmamıştır (rho = 0.050, p = 0.430). Çalışmamıza dahil edilen HIV ile enfekte bireylerde 115 (%45.6) kişinin kronik hastalığı olmadığı görülmüş olup, en sık görülen kronik hastalık, endokrinolojik hastalıklar (n:25, %9.9) olarak saptanmıştır. Olguların başvuru sırasında antiretroviral tedavi kullanım oranı %71 (n:179) olarak görülmüştür. olguların 50 (%11) tanesi kırmızı alan, 219 (%48) tanesi sarı alan, 187 (%41) tanesi yeşil alanda (%41) tedavi almıştır. Hastalar en sık (%18.9) solunum sistemi semptomları (öksürük, nefes darlığı, burun akıntısı, boğaz ağrısı, kanlı balgam) ile acil servise başvurmuştur. Acilde en sık enfeksiyöz hastalıklar (n:224, %49.1) ve solunum yolu hastalıkları (n:112, %24.6) tanıları konulduğu görüldü. Hastalar minimum 10 dakikada maksimum 119 saat acil serviste takip edilmiş olup ortalama kalış süreleri 398±771 dakika idi. hastaların büyük çoğunluğunun (%72.4) yatış ihtiyacı olmadığı ve taburcu edildiği, 98'inde (%21.5) servis yatış ihtiyacı, 9'unda (%6.4) yoğun bakım yatış ihtiyacı olduğu tesbit edilmiştir. Başvurularda 16 (%3.5) hastanın exitus kabul edildiği bu hastalardan sadece 1'inin acil serviste ex olduğu saptandı. Hastaların antivretroviral ilaç kullanımı ve servis yatış oranları karşılaştırıldığında antiretroviral tedavi altındaki 336 başvurunun 62'si (%18.5) servis yatışı gerektirirken, tedavi altında olmayan 120 başvurunun 36'sında (%30) servis yatış ihtiyacı olduğu görüldü. İstatistik sonuçlarımıza (x2 testi, p:0.008 ) göre hastaların antiretroviral tedavi kullanımının yatış ihtiyacını azalttığı saptandı. Yoğun bakım yatışı olan hastalarda acil serviste medyan kalış süresi 360 dakika (min: 3, maks: 5760), servis yatışı yapılan hastalarda 186 dakika (min: 1, maks: 7196) olarak bulundu. Kruskal–Wallis testi sonucunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (χ²=5.75, sd=2, p=0.056). Sonuç: HIV ile yaşayan bireylerde acil servis başvuruları çoğunlukla orta acil düzeyde olup, tedavi uyumsuzluğu ve komorbidite yükü acil başvuru riskini artırmaktadır. Antiretroviral tedaviye düzenli devam eden bireylerde hastaneye yatış ve yoğun bakım gereksinimi anlamlı biçimde azalmaktadır. Bu sonuçlar, HIV bakım zincirinde tedavi sürekliliğinin sağlanmasının ve acil servislerin HIV yönetiminde erken müdahale ve yeniden temas noktası olarak değerlendirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar kelimeler: Acil servis, Triaj, HIV, AIDS, Antiretroviral tedavi

Nisanur Yardımcı
Çukurova University
2025
00

Other supervisors