Theses supervised by Prof. Dr. Adnan Gümüş
11 theses · Çukurova University
Hemşeri derneklerinin sosyo-kültürel uyuma etkisi
Bu çalışmada hemşeri derneklerinin üye profili ve hemşeri derneklerinin, üyelerinin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşama uyarlanmalarına etkileri analiz edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini, Adana şehir merkezinde faaliyet gösteren 26 hemşeri derneğinden 109 kişi oluşturmaktadır.Dernekle ilişkili bilgi toplama amacıyla dernek gözlem formu, üyelerle ilgili değişkenleri ölçmek için 50 soru altında 169 maddeden oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel frekans dağılımı ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Çalışma, mevcut bilgi ve gözlemler eşliğinde hemşeri derneklerinin özelliklerinin aktarılmasıyla başlamaktadır. Daha sonra tarama (görüşme) üzerinden elde edilen veriler eşliğinde üyelerin profilleri betimlenmekte ve hemşeri derneklerinin üyelerinin uyarlanma süreçlerine etkileri tartışılmaktadır.Analizler sonucunda hemşeri derneklerinin üyelerinin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşama uyarlanmalarına önemli derecede etki ettikleri görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Hemşeri (Hemşehri), Hemşeri Derneği, Sosyal Uyum ve Uyarlanma, Ekonomik Uyum ve Uyarlanma, Kültürel Uyum ve Uyarlanma, Siyasal Uyarlanma, Kimliksel Özdeşim ve Uyarlanma
Gidenlerin geriye kalanlara etkisi gürün örneklemi
Bu araştırmada Gürün (Sivas) örnekleminin dışa verdiği göçün, ilçenin sosyo-kültürel yapısına ve yaşantısına olan etkileri analiz edilmeye çalışılmıştır. Gürün' ün dışa verdiği göçün, ilçenin ve kalanların ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal yapısına ve uyarlanmalarına nasıl bir etkisi olduğu tartışılmıştır.Araştırma tarama tipinde olup, temel veri kaynağı, mevcut istatistiksel veriler ve araştırma esnasında geliştirilen görüşme formu doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçlarından oluşmaktadır. Veri kaynağını, araştırmacı tarafından hazırlanan 39 soruluk görüşme formunun uygulandığı, Gürün'de ikamet etmekte olan, yarısı erkek, yarısı kadın ve farklı yaş gruplarından toplam 150 hane üyesi oluşturmaktadır.Araştırma sonucunda Gürün'den dışarıya yapılan göçten, öncelikli olarak ilçenin ekonomik yapısının etkilendiği görülmektedir. İlçenin mevcut ekonomisi göçlerle birlikte daha da gerilemiştir. Geçim kaynakları değişmiş, ilçe dışına yapılan nitelikli göçler artmıştır. Kültürel anlamda ise, ilçedeki eski gelenekler devam etmekle birlikte, gençlerin büyük kısmı tarafından uygulanmamaktadır. İlçedeki siyasal eğilimler değişiklik göstermektedir fakat bu durumu sadece göçle açıklamak yeterli olmasa da, göçün etkili olduğu söylenebilir. Gürün'ün yoğun göç verdiği yıllara paralel olarak, siyasal eğilimler de, göçten sonra değişiklik göstermiştir. İlçenin eğitim düzeyi düşmüştür. Verilen göçler ilçenin daha fazla gerilemesine neden olmuştur.
Öğretmenler: Mevcut konumları, algı ve beklentileri üzerinden sınıfsal bir çözümleme Adana örneği
Bu çalışmada öğretmenlerin hem mevcut konumları, algı ve beklentileri üzerinden sınıfsal konumları çözümlenmeye çalışılmış hem de yabancılaşma düzeylerinin derecesi analiz edilmeye çalışılmıştır.Bu çalışmanın örneklemini, Adana şehir merkezinde faaliyet gösteren dershane, özel okul ve devlet okullarında çalışan kadrolu, sözleşmeli, ücretli öğretmenler ve idarecilerden oluşan 311 denek oluşturmaktadır.Öğretmenlerle ilgili bilgi toplamak amacıyla 54 soru altında 175 maddeden oluşan anket formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel frekans dağılımı ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Bu tezin genel sonuçları olarak öğretmenlerin iktisadi olarak birbirlerine yakın olduğu, tercih ve eğilimler olarak da büyük oranda benzeştiği söylenebilir. Çalışma tarzları ve gelir tarzları açısından emekçi, yaptıkları işin niteliği ve eğilimleri açısından küçük burjuva oldukları ileri sürülebilir.Yine öğretmenlerin kendine, öğrenciye ve mesleğine yabancılaştığı da görülmektedir. Ancak beklenilenin tersi mevcut konumları ile algı ve beklentilerinin öğretmenlerin yabancılaşma düzeyi üzerinde anlamlı bir farklılaşma yaratmadığı görülmektedir.
Kuru tarımdan sulu tarıma geçişin kadının dönüşümüne etkisi: Koyunluca ve Parapara köylerinin sınıfsal perspektiften karşılaştırmalı incelemesi
"Kuru Tarımdan Sulu Tarıma Geçişin Kadının Dönüşümüne Etkisi: Koyunluca ve Parapara Köylerinin Sınıfsal Perspektiften Karşılaştırmalı İncelemesi" başlığını taşıyan bu tez çalışması ile Güneydoğu Anadolu Projesinin uygulama alanı olarak en geniş yer bulduğu Harran yöresinde, kadınların sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durumlarındaki dönüşümlerin incelenmesi esas alınmaktadır. Bu alanda somut anlamda bir gelişmenin varlığı, kadınların kazanımları ve kadınların mevcut durumlarının gelişmesinin önündeki engellerin neler olduğu irdelenmiştir. Tezin kuramsal ve kavramsal kısmında toplumsal cinsiyet, kalkınmanın ana kavramları, Türkiye'deki kırsal kalkınma evreleri ile kalkınma sürecinde Güneydoğu'ya yönelik politikalar ve kadının konumlanışı, ikinci olarak farklı bilimsel alanların özellikle de patriarşik ve sınıfsal perspektiften Kadın Kuramları tartışılmaktadır. Kadının tabakalaşma sistemi içindeki yeri asgari üç düzeyde ele alınmaktadır: • Kadının bio-seksüel ayrışma ve konumlanışı, • Kültür-değerler sisteminde (patriarşal) var olan ayrışmalar ile • Sınıfsal açıdan konumlanışı olarak irdelenmiştir. Bu üç durumun çoğu zaman iç içe geçtiği de görülmektedir. Araştırmanın uygulamalı kısmında a) iki köyün genel konum ve tarihi, aşiret ilişkileri, sosyo-ekonomik ve kültürel geçmişi, b) kalkınma süreci, tarım ve sulamanın gelişimi, c) mevcut veriler dâhilinde kadınların konumu, rolleri, toplumsal cinsiyeti, sosyo-ekonomik durumu, kalkınmadaki konumu, sorun ve kazanımları irdelenmiş olup sınıfsal perspektiften ve karşılaştırmalı olarak betimlemesi yapılarak açıklama ve yorumlamalara yer verilmektedir. Araştırmada ayrıca yöreye özgü olan ağalık ve geleneksel söylem ile mülkiyet biçimlerine/sınıfsal ayrışmanın kadının dönüşümüne olan ilişkisine/engellerine, toplumsal cinsiyet bağlamında değinilmiştir. Elde edilen bulgularla kadınların kalkınmada aktif bireyler olarak rol alamamalarının önünde yarıfeodal-geleneksel yapı, mülkiyet ilişkileri ile önemli ölçüde bunlardan beslenen ataerkilliğin engel olduğu sonucu çıkmaktadır. Anahtar kelimeler: Kadının dönüşümü, kırsal kalkınma, GAP, sınıf, toplumsal cinsiyet
Lise sosyoloji ders kitaplarında iktidarlara göre ideolojik kurgular (1950-2012 arası karşılaştırmalı bir çözümleme)
Bu araştırmada 1950-2012 arası yedi dönem halinde (1950-1960, 1960-1971, 1971-1980 1980-1989, 1989-1997, 1997-2002, 2012-2013) MGK kararları-bildirileri, iktidar partilerinin tüzükleri ve hükümet programlarındaki önceliklerinin (ideolojik duruşlarının) neler olduğu ve bunların sosyoloji ders kitaplarına yansıma düzeyleri incelenmiş; böylece iktidarlara göre ders kitaplarındaki içeriğin/söylemin farklılaşıp farklılaşmadığı ve dönemler arası nasıl bir ortaklık veya farklılaşma olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda dünyadaki gelişmelerin (İki Kutuplu Dünya, Yeşil Kuşak Projesi, AB vs.) Türkiye'deki iktidarları, iktidarların söylemlerini etkilediği; iktidarların da kendi ideolojik yönelimlerini ders kitaplarına yansıttığı görülmüştür. Ders kitaplarının, Atatürkçülük, milliyetçilik, muhafazakârlık, laiklik, ötekileştirici (etnik/dinsel/ideolojik/mezhepsel) ve militarist söylemleri büyük oranda benzeşirken özellikle din, İslam, kadın ve Osmanlı konularının farklı dönemlerde farklı tarzda aktarıldığı görülmektedir. En çok benzerlik darbe dönemlerinde (1960-1971-1980-1997 arasında) iken en çok farklılaşma 1950-60 ve 2002 sonrası dönemlerde (ilgili ders kitaplarında) görülmektedir. Daha genel bir çıkarım ise siyasi iktidarların makro gelişmelere ve kendi ideolojilerine uygun şekilde toplumu yeniden üretmek için ders kitaplarını araçsallaştırdığıdır.
Kadınlarda eğitim, çalışma durumu, sosyal medya kullanımı, evlilik eğilimi, boşanma eğilimi arasındaki karşılıklı ilişkiler
Bu çalışmanın amacı; kadınların eğitim, çalışma durumu ve sosyal medya kullanımı ile evlilik ve boşanma eğilimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu tez çalışmasında, Adana'nın merkez ilçelerinde ve Kozan'da yaşayan 18-45 yaş arasında beş farklı eğitim ve meslek grubundan 120 kadının aile kökenleri, eğitim seviyeleri, çalışma durumları ve sosyal medya kullanımlarına göre evlenme ve boşanma eğilimleri irdelenmiştir. Katılımcıların otoriter ve dini tutumları ile anne- babalarının eğitim ve gelir durumlarının evlilik ve boşanma eğilimlerine olan etkisi de araştırılmıştır. Tezin kuramsal ve kavramsal kısmında toplumsal cinsiyet, cinsiyet kültürü, evlilik, aile, boşanma ve sosyal medya kavramları ile Adana ili ve Türkiye'deki evlilik ve boşanma istatistikleri sunulmuştur. Araştırma bulgurlarına göre kadınların eğitim ve çalışma durumlarına, doğduklarında yaşadıkları yere, dini-otoriter eğilimlere, sosyal medya kullanımlarına, anne-babalarının eğitim ve gelirlerine göre evlilik ve boşanma eğilim oranları değişebilmektedir. Kadınların eğitim seviyesi ve çalışma durumu yükseldikçe evlilik eğilimi düşmemektedir fakat boşanma eğilimi kısmen artmaktadır. Sosyal medya hesabı olanların olmayanlara göre evlilik eğilimi daha düşük, boşanma eğilimi daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Kadınların eğitim ve çalışma durumları ne kadar üst seviyede olsa da sosyoekonomik ve kültürel koşullar da evlenme ve boşanma eğilimlerinde önemlidir.
Din ve okul başarısı - PİSA verileri kapsamında uluslararası bir karşılaştırma
Bu tezde makro veriler üzerinden ülkelerdeki yaygın din (mezhep) ve din eğitimi durumları ile Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınav başarıları arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Çalışmada öncelikle 2000 ile 2015 yılında PISA sınavına giren ülkelerin puan ortalamaları analiz edilmiştir. Sırasıyla PISA 2000 ile 2015 yılına ait ülkelerin ekonomik göstergeleriyle birlikte PISA fen okuryazarlığının, matematik okuryazarlığının, okuduğunu anlama puan ortalamalarının etkileri regresyon yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca PISA 2000 ve PISA 2015 sınavına giren ülkelerin nüfus göstergeleri, insani gelişmişlik endeksleri, eğitim indeksleri, öğrenci sayıları, öğrenci kayıt oranları, zorunlu ve seçmeli din derslerinin PISA sınavına etkileri regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. 2000 yılından 2015 yılına kadar PISA sınavına katılan ülkelerin din durumlarına göre eğitimlerinin nasıl bir farklılaşma izlediği nicel araştırma yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Yine bu tezde PISA verilerinden yola çıkarak dinin eğitim üzerindeki etkisi farklı değişkenler çerçevesinde ortaya konulmuştur. Analizlerden ortaya çıkan regresyon katsayıları ile farklı yıllardaki PISA sonuçlarına ilişkin bulgular rapor edilip tablolaştırılmıştır. Bu tablolardan elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Çalışma sonucu göstermiştir ki yıllar içerisinde dinin eğitim üzerindeki etkisi azalmakla beraber baskın olduğu ülkelerde başarı büyük oranda düşmüştür. İnsani gelişmişlik ve ekonomik düzeyin yüksek olması ise PISA başarılarını pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Herhangi bir sınav türünde başarılı olmanın diğer sınav türünde başarılı olmayı sağladığı analizler sonucunda tespit edilmiştir. Ayrıca ülkelerin demografik göstergelerinin PISA sınavı üzerinde herhangi bir etki yaratmadığı çalışmamız sonucuna ortaya çıkmıştır.
Lefebvre'in dönüşüm modelinde toplumsal farkındalık ve kısıtlılık ölçütleri ve geçerlilik düzeyleri
Bu çalışma; toplumların oluşumu, farklılaşması ve dönüşmesi süreçlerini açıklamak üzere bir model olup olamayacağı tartışmasını ele almaktadır. Bu kapsamda alan okumalarından yola çıkarak toplumsal dönüşüm modelinin belirlenmesi ve açıklayıcılığının sınanması amaçlanmıştır. Bunun için öncelikle nitel analiz ile teorik modelin ana kategorileri çıkarılmakta, bu kategorilerin somut ölçülebilir göstergeleri belirlenmekte ve ülkelere dair makro verilere dayalı olarak modelin açıklayıcılık gücü ortaya koyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Toplum, toplumsal dönüşüm, toplumsal farklılaşma
Kürt, Arap ve Süryani kadınların üç farklı ilde üç kuşak boyu konumlarının ve kadına yönelik tutumlarının dönüşümü
Bu araştırma farklı etnik/anadili gruplarında ve farklı yerleşim yerlerinde bulunan yükseköğrenimli genç kuşaktan kadınların, onların annelerinin ve anneannelerinin konumlarının ve kadına yönelik tutumlarının belirlenmesi ile aralarındaki farklılaşma ve dönüşüme dairdir. Bu kapsamda Adana, Şanlıurfa ve Mardin‟de Kürt, Arap ve Süryani yükseköğrenimli genç kuşak ve onların anneleri ve anneanneleri olmak üzere 141 kadınla görüşülmüş, yükseköğrenimli kuşakla diğer iki kuşak arası, anadili grupları arası ve kentler arası farklılaşma durumu analiz edilmiştir. Anadili veya kentsel farklılaşmalar daha sınırlı düzeyde olup yükseköğrenimli genç kuşak kendi iki büyük kuşağından anlamlı derecede farklılaşmaktadır. Kadınların konumları ve tutumlarının değişimindeki farklılaşmanın temel nedeni eğitim durumları arasındaki farklılık olmakla birlikte kuşaklara, etnisiteye (anadili, din, mezhep, aşiret grubuna) ve illere (kentlere) göre de bazı anlamlı farklılaşmalar bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Cinsiyet, Patriarşi, Sınıf, Statü, Zümre/Nüfuz Grupları, Kuşak, Anadili, Toplumsal Değişme
Uyuşturucu suçunun rasyonelliğinin hane ekonomisi bazında suça karışmamışlarla karşılaştırmalı analizi- Adana ili örneği
Bu doktora tezinde, uyuşturucu suçlarına (TCK 188 ve 191 mad. ve 2313 sayılı kanunda uyuşturucu ve uyarıcı madde suçları) karışmış kişiler ile suça karışmamış kişilerin hane bazında sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel, sosyo-demografik özelliklerinin ve adli süreçlerde yaşadıklarının araştırılması ve karşılaştırmalı analizi ile uyuşturucu suçlarının rasyonalitesinin olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmada; uyuşturucu suçlarının adli mali izlerinin hesaplanabilir olup olmadığı, suçun amaç-araç ilişkisine dayalı öznel-nesnel rasyonalitesi, exchange (değiş-tokuş) rasyonalitesi, görülenin yanı sıra görülmeyen arka plandaki uyuşturucu suçunun ruhu diyebileceğimiz irrasyonel durumu irdelenmektedir. Araştırma evrenini Adana İli Adliyesi'nde uyuşturucu suçuna karışan ve karışmayan kişi ve haneler oluşturmaktadır. Çalışmada, uyuşturucu suçu dava dosyalarından (106 kişi) bilgi toplanmış, suça karışmamış (36) ve karışmış (10 kişi) hane (her hanede bir kişi) üyeleri ve bire bir suça karışmış kişiler (14) ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırma, genel çerçeve olarak belge, mevcut istatistik ve gerçekleştirilen görüşmelere dayalı görgül nicel karşılaştırmalı bir araştırmadır. Veri analizinde Jamovi 2.3.21 programı aracılığı ile basit ve çapraz tablolardan başlayarak bağımsızlık, fark ve varyans analizi istatistiksel tekniklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre; uyuşturucu suçuna karışan kişilerin kısa sürede maddi zenginlik, para, tüketim, yüksek kazanç, refah olmak üzere, aynı zamanda saygınlık ve güç/nüfuz edinme gibi beklentilerinin suça motivasyondaki başlangıç "amaç"larını oluşturduğu ve bu amaçları gerçekleştirmek için uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretini bir "araç" olarak kullandığı görülmektedir. Uyuşturucu ticareti; uyuşturucunun sahipleri/ büyük işletmecileri bakımından rasyoneldir, orta düzey aracılar da karlı sayılabilir, alt düzeydeki dağıtıcı ve son satıcılar bakımından ise kardan çok kayıplar söz konusudur. Sınıfsal farklılaşmalar ve toplumsal güç dengesizlikleri uyuşturucu ticaretinin ve mübadele ilişkisinin arka yapısını oluşturmaktadır.
Deprem sürecinde otizmli çocukların yaşadığı hane içi iletişim güçlükleri
Bu araştırmada OSB'li çocukların deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası hane içindeki iletişim durumları ve iletişim güçlükleri kıyaslamalı olarak incelenmiştir. Bu kapsamda 69 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, Adana'da 6 Şubat 2023 Depremini yaşayan otizmli çocuğa sahip ailelerin otizmli çocuğa birincil dereceden ilgilen 19 anne 1 yaşam koçu olmak üzere 20 katılımcı ile görüşülmüştür. Betimsel analizler ve bazı fark ve varyans analizleri yapılmış, bunun için Jamovi programından yararlanılmıştır. Adana'da deprem öncesine kıyasla deprem sonrasında ilgilenen kişi ve yaşadıkları hane aynı kalmakla birlikte OSB'li çocukların iletişiminde anne ve baba ağırlığı artmış; çocuklar sözel iletişimden işaret ve bedensel gibi sözel olmayan yöntemlere yönelmiş; ifade edememe, ağlama ve endişe tepkileri artmış; uyku düzenleri, iletişim biçimleri, oyun ve ödev rutinlerinde sınırlı değişiklikler görülmüştür. Bu sonuçlar OSB'li çocukların iletişimleri üzerinde aile içi etkileşimin, rutinlerin korunmasının ve çevresel faktörlerin etkisini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Otizm Spektrum Bozukluğu, İletişim, İletişim Güçlükleri, Afet, Deprem