Theses supervised by Prof. Dr. Abdullah Özkan
11 theses · İstanbul University
Gençlerin hedonik tüketim alışkanlıklarına sosyal medyanın etkisi: Üniversite gençliği üzerine karşılaştırmalı bir araştırma
Teknolojik gelişmelerin üretim süreçlerini hızlandırması öncelikle tüketimi hızlandırmış, beraberinde küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin etkisi ile insanların tüketim tercihleri çeşitlenmiş ve amaçları değişmiştir. Bu değişimin önemli aktörlerinden sosyal medya, insanlar arasındaki etkileşimin en yoğun olduğu mecralardan biri olarak satın alma davranışları ve tüketim üzerinde etkili olmaktadır. Tüketici tercihlerinde sosyal medya ve sosyal medya fenomenlerinin rolü bilimsel araştırmalara konu olmaktadır. Bu araştırmalar oldukça geniş ve karmaşık bir yapıda olan tüketim ve sosyal medya konularını belirli açılardan ele almaktadır. Bu çalışma gençlerin tüketim davranışlarında Instagram ve Instagram fenomenlerinin rolünü bir arada değerlendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla çalışmada gençlerin Instagram'daki hedonik tüketim davranışları ve Instagram fenomenlerine bağlı hedonik tüketim davranışları arasındaki farklılıklar ve benzerlikler belirlenmeye çalışılmış ve karşılaştırmalı bir analiz yapılmıştır. Çalışmada tüketim türlerinden hedonik tüketim davranışlarının Instagram ve Instagram fenomenlerine bağlı boyutları üniversite gençliği örneğinde incelenmiştir. Çalışmada hedonik tüketim ve sosyal medya ile ilgili alan yazın taraması yapılarak geçerliliği ve güvenirliği alanda bilimsel olarak onaylanmış ölçeklerdeki ifadeler araştırma konusu ve araştırma evreni özelliklerine uyarlanarak "Gençlerin Instagram'daki Hedonik Tüketim Davranışları" ve "Gençlerin Instagram Fenomenlerine Bağlı Hedonik Tüketim Davranışları" ölçme araçları geliştirilmiştir. Ölçme araçlarındaki ifadelerle ilgili pilot çalışma yapılmış ve anket formuna son şekli verilmiştir. Gençlerin Instagram'daki hedonik tüketim davranışlarını belirlemeye yönelik ölçme aracı beş alt boyut ve 19 ifadeden oluşmaktadır. Gençlerin Instagram fenomenlerine bağlı hedonik tüketim davranışlarını belirlemeye yönelik ölçme aracı ise iki alt boyut ve 11 ifadeden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular değerlendirildiğinde Instagram ve Instagram fenomenlerinin, gençlerin hedonik tüketim davranışları üzerinde yönlendirici rolü olduğunu göstermiştir. Bir sosyal medya platformu olarak Instagram'ın etkileşim gücünün hedonik nedenlerle tüketimi teşvik ettiği görülmüştür. Sonuç olarak çalışma, Instagram'ın ve Instagram fenomenlerinin, alışveriş fikri ve satın alma eylemine yönelik gençlerin hedonik tüketim tercihlerinde etkili bir sosyal medya aracı olarak önemini vurgulamaktadır.
Reklamlarda hikâye anlatımının marka tercihinde rolü
İnsanlık tarihi boyunca iletişimde önemli bir yeri olan hikâye anlatıcılığının, markalar tarafından kurum değerlerini iletmek, iç ve dış hedef kitleleri ile bağ kurmak, sadakat ve güven oluşturmak için gün geçtikçe daha fazla kullanıldığı görülmektedir. Karmaşık iletileri sadeleştirerek tüketiciye ulaştırmayı kolaylaştıran bu anlatı formatı, günümüz teknoloji ve görsellik çağında marka hikâyelerini, kişiliklerini ve vaatlerini hedef kitleyle paylaşmada, pazarlama iletişimini gerçekleştirmede kullanılan oldukça güçlü bir araca dönüşmüştür. Hikâye anlatımı bu noktada tüketiciyle markayı bağlayıcı olarak öne çıkmaktadır. Böylece markaların hikâye anlatımı yoluyla insansılaştırılması ve tüketiciyle daha duygusal, derin ve uzun vadeli ilişkiler kurması hedeflenmektedir. Bu çalışmada tarihsel süreç boyunca hayatımızda var olan hikâye anlatıcılığının reklamlarda kullanımına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır. Bu hedefle, hikâye anlatımının yoğun olarak kullandığı özel günlerden 8 Mart 2022 "Anneler Günü" seçilerek, Campaign Türkiye'de yayımlanan 2022 anneler günü reklamları arasından küçük ev aleti üretimi yapan üç markanın reklamları seçilmiştir. Araştırma kapsamında, İstanbul Üniversitesi bünyesinde eğitim gören ve anneler gününde annesine hediye alan, lisans düzeyindeki farklı birimlerden seçilmiş 20 öğrenci ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Reklam, hikâye ve marka kavramlarına dair açıklamalara yer verilmesinin ardından marka tercihinde reklamlarda kullanılan hikâyelerin rolüne yönelik gerçekleştirilen araştırmaya ilişkin bulgular ve sonuçlar sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Reklam, Hikâye, Hikâye Anlatıcılığı, Marka, Marka Tercihi, Tüketici Davranışı
Halkla ilişkiler perspektifinden üniversitelerin yeni medya kullanımının incelenmesi
İnternet teknolojileriyle birlikte iletişim araçlarında yeni bir döneme geçilmesi, işletmelerin halkla ilişkiler faaliyetlerini etkilediği gibi üniversitelerin toplumla olan ilişkilerini de etkilemiştir. Yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapma amacı güden üniversiteler, aynı zamanda yürüttükleri çalışmaları toplumla paylaşmayı hedefler. Bu doğrultuda geleneksel mecralara başvururken, internet teknolojilerinin sağladığı imkânlar da kullanılmaktadır. Üniversiteler, toplumdaki çeşitli sorunları saptama, araştırma yapma, çağdaş yaşam standartlarını takip etme, geliştirme ve toplam yararına kullanma gibi amaçlar taşır. Bu amaçlar doğrultusunda seminer, konferans, makale, duyuru gibi faaliyetleri toplumla paylaşmaktadır. Bu paylaşımların, internet teknolojilerinin etkisiyle yeni medya üzerinden aktarılması söz konusudur. Günümüzde bireyler tüm bu paylaşımları takip edebilme, anında öğrenebilme ve hatta ilgili birimlere direkt ulaşabilme imkânına yeni medya sayesinde kavuşmuştur. Geleneksel medyanın aksine bu yeni mecra, iletişimin hızlı, iki yönlü ve etkileşimli olmasını mümkün kılar. Zaman ve mekândan bağımsızdır. Sağlanan bu imkânlar çerçevesinde, günümüz kurumların hedef kitleleriyle karşılıklı ve kesintisiz iletişim kurması beklenmektedir. Bu araştırmada İstanbul'daki 13 Devlet Üniversitesi'nin Twitter'da en çok ve en az takipçi sayısına sahip 4 Devlet Üniversitesi'nin resmi Twitter hesapları ve paylaşımları içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Bu incelemeye tabi tutulan üniversiteler; Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Türk-Alman Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa'dır. En çok takipçi sayısına sahip Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nin Twitter'daki içerik paylaşımlarının özenli, sık ve sürekli olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmada yer alan Türk-Alman Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa'nın ise ilgili mecrada etkin ve daimi bir iletişim kurmadıkları saptanmıştır. İletişim yoğunluğunun takipçi sayısıyla doğru orantılı olduğu buradaki çıkarımlar arasındadır. Bununla beraber kurumların bilgilendirme amacı güden içerikler hazırladıkları ve hafta içi, mesai saatlerinde paylaşımı tercih ettikleri söylenebilir. Halkla ilişkiler perspektifinden bakıldığında kamuoyu bilgilendirme modelini uyguladıkları net bir şekilde görülmektedir. Çalışma sonucunda elde edilen bu veriler ışığında; üniversitelerin Twitter kanalında nelere dikkate etmesi gerektiği, nasıl iletişim sağlayabileceği ve ne tür içerikler oluşturması gerektiği gibi detaylar saptanmıştır. Bundan sonra yapılacak çalışmalarda yol gösterme noktasında referans alınarak çalışmanın genişletilmesi de söz konusudur.
Mobil oyunlarda hikaye anlatımının oyun deneyimine etkisi
21. yüzyılın getirdiği dijitalleşme ve hız ile kullanıcıların oyun alışkanlıkları da evrim geçirmiş, bilgisayar ve konsollara ek olarak akıllı telefonlar ve tabletler de birer oyun platformuna dönüşmüştür. Günümüz itibariyle dijital oyunlar 3 farklı ana platform üzerinde sınıflandırılabilir. Bunlar, kişisel bilgisayar (PC), oyun konsolu (PS4, XBOX, Nintendo) ve mobil oyunlardır. Son yıllarda akıllı telefon kullanımının yaygınlaşması ve mobilde geçirilen sürenin artması ile kişilerin diğer oyun platformlarına olan ilgisi azalmıştır. Bununla birlikte mobil oyuncuların yaş aralığı genişlemiş ve bu oyunlar günden güne çeşitlenmiştir. Artık, oyunların bir boş zaman aktivitesinden çok daha fazlası olduğu bilinmekte ve uzmanlarca kabul edilmektedir. Hikâye anlatımı (storytelling), son yıllarda pazarlamadan kimlik yaratımına pek çok alanda aktif şekilde kullanılmaktadır. Dijitalleşen dünya ile hikâye anlatımı da bu dönüşüme ayak uydurarak dijitalleşmiştir. Hikâye anlatımının dijital oyunlar ile birleştirilmesi sonucu, oyuncuyu sanki yeni bir dünyaya çekiliyormuş hissi ile saran ve etkileşim ile hikâyenin içine dâhil eden anlatı içeren oyunlar ortaya çıkmıştır. Bu "hikâye tabanlı oyunlar" bir oyundan fazlasını sunar, içerdiği anlatı ile oyun anlayışını değiştirir ve oyuncuya sıra dışı bir deneyim vaat eder. Özellikle mobil oyunlardaki bu yükseliş ve hikâye anlatımı birleştirildiğinde, ortaya mobil oyuncular tarafından sıklıkla tercih edilen zengin anlatı barındıran mobil oyunlar çıkmıştır. Anlatı içeren oyunların sunuyor oldukları deneyimin, içinde hikâye barındırmayan oyunların sunmuş olduğu oyun deneyiminden nasıl farklılaştığı konusunda literatürde az sayıda çalışma bulunduğu görülmüştür. Son yıllarda hikâye tabanlı mobil oyunlarda gözle görülür bir artış yaşansa da bu oyunları ele alan akademik çalışma sayısının da yetersiz olduğu göze çarpmaktadır. Üstelik, mobil oyunlardaki hikâye anlatımının oyun deneyimine olan etkisi konusunda literatürde hiçbir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, mobil oyunlarda hikâye anlatımının oyun deneyimini nasıl etkilediği ele alınmıştır. Hikâye anlatan mobil oyunların kullanıcıya yaşattığı oyun esnası ve oyun sonrası deneyimlerinin, anlatı barındırmayan mobil oyunlardan hangi açılardan farklılaştığı ve bu farklılığa neyin sebep olduğu incelenmiştir. Bu bağlamda, mobil oyun, hikâye anlatımı ve oyun deneyimi kavramları özelinde literatür taraması gerçekleştirilerek geçmiş çalışmalar irdelenmiştir. Ardından, oyunda ele alınan oyun deneyimi anketi üzerinden oyun deneyim unsurları incelenmiştir. Mobil oyunlarda hikâye anlatımının oyun deneyimine etkisini örneklemek amacıyla, Dijital Oyun Tasarımı bölümü öğrencisi 32 katılımcı ile bir deney gerçekleştirilmiştir. Biri hikâye barındıran, diğeri barındırmayan iki farklı oyun deneyimleyen katılımcılar, ardından bu deneyimlerin ölçümlenmesi amacıyla Oyun Deneyimi Anketi'ni (Game Experience Questionnaire / GEQ) doldurmuşlardır. Tamamlanan anketlerle elde edilen veriler Bağımlı Örneklem T Testi kullanılarak karşılaştırıldığında, iki deneyim arasında anlamlı bir fark olduğu ortaya konulmuştur. İki oyunun deneyim anketleri tablolar ve grafikler aracılığıyla analiz edilerek, oyundaki hikâye elementlerinin oyun sırasında ve sonrasındaki deneyim unsurlarına olan etkisi yorumlanmıştır. Bu çalışmanın temel çıktısı, anlatı barındıran oyunlarda yer alan anlatı unsurlarının oyun deneyimine olan etkisinin ortaya konulmasıdır. Ayrıca bu çalışmayla, anlatının oyun deneyimi unsurları özelinde incelenmesiyle oyunların bireylere sağlamış oldukları deneyimin hem akademisyenler hem de oyun geliştiricileri açısından daha net anlaşılmasını sağlamak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: dijital oyun, mobil oyun, hikâye anlatımı, anlatı, oyun deneyimi, oyun deneyimi anketi.
İnsani diplomasi aracı olarak sosyal medyanın kullanımı: Türk Kızılay örneği
1990 sonrası uluslararası sistemin yapısının değişmesi ve küreselleşmenin tüm boyutlarıyla artan etkisi, yeni dünya düzeninin çok merkezli ve çok aktörlü bir yapıya dönüşmesini sağlamıştır. Bu düzende, uluslararası karar alma süreçlerine devlet dışı aktörlerin de müdahil olabilmesi, yeni iletişim teknolojileriyle halkların enformasyona erişim kolaylığı ve uluslararası kamuoyunun görece bilinçlenmesi; devletlerin ikna kapasitesinin artırılmasını zorunlu kılmıştır. Devletlerin sistemdeki değişen rolü, uluslararası alandaki meşruiyetlerinin korunması ya da artırılması amacıyla diplomasinin de rolünü değiştirmiştir. Cezbetme ya da ikna etmenin hayati bir öneme sahip olduğu günümüzde, aktörler stratejik iletişim faaliyetlerinde kullanabilecekleri yumuşak güç kaynaklarına yönelmiştir. Bu bakımdan yeni düzendeki aktörler; kültür, sanat, eğitim, sağlık gibi kendilerini güçlü kabul ettikleri yumuşak güç kaynaklarını belirledikleri amaç ve hedeflere göre uluslararası kamuoyunu ve yabancı halkları ikna etmeye yönelik kamu diplomasisi faaliyetlerinde kullanmaktadır. Günümüzde devletler, faaliyetlerinin birçoğunda "insan odaklı" olma vurgusu yapmaktadır. İzleyicileri ikna etmenin çok önemli olduğu bu küresel düzende, devletlerin savaş, çatışma, terörizm, yoksulluk gibi insanlar üzerinde doğrudan etkisi olan gerçekliklere karşı duyarlılığının artması, insani diplomasinin iletişim ve uluslararası ilişkiler disiplinlerinde ön plana çıkmasını sağlamıştır. Bu çalışmada uluslararası sistemdeki değişime eşlik eden yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramlarının çerçevesi çizilmiş, Türk dış politikası ile TİKA, AFAD ve Kızılay'ın insani yardım faaliyetleri arasındaki bağ derinlemesine görüşme yöntemiyle niteliksel olarak incelenmiş, insani krizlere çözüm bulma amacındaki insani diplomasi faaliyetlerinin sosyal medyadaki uygulamaları ise "Türk Kızılay International" örnekleminde analiz edilmiştir.
Görsel iletişim tasarımı uygulamalarının marka değerine katkısının incelenmesi
Günümüzde teknolojinin sunduğu imkânlar ve rekabetçi piyasa koşulları insanların çok fazla mesaja ve içeriğe maruz kalmasına sebep olmuştur. Durum böyle olduğunda da insanlara doğru mesaj iletmek, tercih edilen marka ve ya ürün olmak giderek güçleşmektedir. Rekabet ortamının giderek büyüdüğü günümüz dünyasında artık pazarlama uzmanları ve şirketler yalnızca klasik pazarlama faaliyetlerinde bulunmamaktadırlar. Yaşadığımız bu ortamda başarılı bir marka olmak ve ön plana çıkmak için disiplinler arası bir bakış açısıyla yenilikçi faaliyetlerde bulunmak zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışma, başarılı bir marka olmak için görsel iletişim tasarımı uygulamalarından grafik tasarım dalının önemine odaklanmaktadır. Çalışma kapsamında günümüzün en değerli şirketlerinden biri olan Apple, örneklem olarak seçilmiştir. Apple ürünlerinden bilgisayar modelleri üzerinde durularak; ürün tasarımları, mağaza dizaynı, reklam kampanyaları, reklam görselleri ve tüm bu tasarımlarda kullanılan ortak dil incelenmiştir. Apple'ın başarısının bir parçası olan tasarım güçlerinin kullanımı vurgulanmıştır. Tasarımın ve oluşturduğu algının önemini ortaya koymak amacıyla grafik tasarım uygulamalarının süreçleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışma kapsamında nitel bir araştırma yöntemi olan olgubilim kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini oluşturan dokümanlar, tipik durum örneklem tekniğine dayanarak seçilmiştir. Örneklemi oluşturan dokümanlar ise doküman analizi tekniği kapsamında incelenmiştir. Bir markanın başarıya ulaşmasında ve marka değeri yaratarak dünya çapında büyümesinde görselliğin ve grafik tasarımın katkısı ortaya konmuştur.
Uluslararası siyasal iletişim faaliyetlerinin ülkelerin imaj ve algıları üzerindeki etkisi: Türkiye bursları ile İstanbul'da öğrenim gören öğrenciler üzerine bir inceleme
Siyasetin ve iletişimin bilimsellik kazanmasıyla birlikte kavramsallaşan siyasal iletişim; demokrasi pratiklerinin yaygınlaşması, dünya savaşlarının getirdiği yıkım ve küreselleşmenin etkileriyle birlikte ülkelerin yabancı kamularla iletişime geçmelerinin önemini vurgulayan kamu diplomasisi ile uluslararası bir boyut kazanmıştır. Böylece, uluslararası siyasal iletişim kavramı ortaya çıkmıştır. Uluslararası siyasal iletişim internet teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte, özellikle 2000'li yıllardan itibaren, uluslararası halkla ilişkiler, ülke imajı ve ülke markası kavramlarıyla birlikte anılmaya başlamıştır. Bütün bunların neticesinde eğitim, yatırım, turizm gibi alanlar önem kazanmaya başlamıştır. Bu tezin literatür taraması ile ilgili bölümlerinde yumuşak güç ve kamu diplomasisi kavramlarının halkla ilişkiler ve uluslararası eğitim ile ilişkisi tanımlanmakta, siyaset ve siyasal iletişim kavramları tanımlanarak uluslararası siyasal iletişim ve uluslararası halkla ilişkiler ile ilişkisi açıklanmaktadır. Buna ek olarak, marka kavramı ile birlikte ülke markası kavramı ele alınmakta ve ülke imajı yönetimi ile ilişkisi açığa çıkarılmaktadır. Ayrıca, ülke imajı ve ülke kişiliği ölçüm literatürü ortaya konmaktadır. Bu tezin problemi eğitim ile ülke imajı arasındaki ilişkinin varlığını ortaya koymaktır. Bu tez çalışmasında Alexander Buhmann'ın 4 Boyutlu Ülke İmajı Ölçeği Türkçe'ye uyarlanmıştır. Türkiye Bursları ile İstanbul Üniversitesi'ne eğitime gelen 244 öğrenci üzerinden 4 Boyutlu Ülke İmajı Ölçeği ve Murat Aktan tarafından Türkçe'ye uyarlanan Alain d'Astous ve Lilia Boujbel'in Ülke Kişiliği Ölçeği'nin bulunduğu anket uygulaması yapılmıştır. Bu uygulamanın sonucunda, SPSS programı kullanılarak betimsel istatistik analizi, korelasyon analizi, t-test ve tek faktörlü varyans analizleri (ANOVA) yapılmıştır. Sonuç olarak, eğitim ile ülke imajı arasında bir ilişkinin var olduğu ve uluslararası eğitimin önemli bir uluslararası siyasal iletişim faaliyeti olduğu ortaya konmaktadır.
Sosyal medya kullanan gençlerin mahremiyet algısının incelenmesi
İnsan hayatına giren her yenilik, beraberinde toplumsal anlamda büyük değişimlere de neden olmuştur. Mahremiyet kavramı da bu anlamda değişim ve dönüşüme uğramıştır. Kavram, zaman içinde kısmi değişime uğrasa da; teknolojik gelişmeler ile büyük bir dönüşüm yaşamıştır. Kendi kurallarını dayatan teknoloji ve sosyal ağlar, daha fazla görünür olma arzusunu, daha fazla beğeni almayı, paylaşarak var olmayı tetiklemiştir. Toplumun alışkanlıkları, davranışları, tepkileri de gelişimle paralel olarak değişmiştir. Tarım toplumu, sanayi toplumu derken teknolojik gelişmeler, iletişim teknolojilerinin hızına yetişmesi imkânsız dönüşümleri de tüm bireyleri, ağ içerisinde yaşayan, akıllı telefonlarla bütünleşmiş, sanal ile gerçek arasındaki dünya arasında bütünlük içinde yaşayan bir duruma getirmiştir. Kendi düzenini kuran, kurallarını koyan yeni medya teknolojileri, toplumu da sil baştan kurgulamış, ona dönüşümler yaşatmıştır. Elindeki akıllı telefonla, sosyal ağlarda birçok alana hükmettiğini düşünen insan, aslında kurulan düzenin bir nesnesine dönüşmüştür. Sosyal ağların insan egosuna doğrudan hitap eden, paylaşım duygusunu tetikleyen araçlar olması, mahremiyet anlayışını fazlasıyla değiştiren bir konuma gelmiştir. Kişilerin gönüllü olarak mahrem alanını açması, özellikle gençlerde mahremiyet algısına dair farklı bir pencere açmıştır. Tüm bu süreçlere en hızlı adapte olan ve en fazla etkilenen gruptur gençler. Bu çalışma kapsamında da, sosyal medya kullanan gençlerin mahremiyet algısı incelenmiş, 15 sorudan oluşan ve farklı gruplara yapılan online anket çalışması üzerinden bulgulara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mahremiyet, Teknoloji, Sosyal Medya, Yeni Medya, Gençlik
2017 anayasa referandumunda kullanılan siyasal reklamların incelenmesi
Demokrasinin hâkim olduğu ülkelerde mevcut bulunan siyasi partiler ve adaylar, talip oldukları idari yönetimi, meşruiyet dairesi içerisinde elde etmek için siyasal iletişim politikalarını, stratejilerini ve araçlarını etkin şekilde kullanmaları büyük ehemmiyet taşımaktadır. Bu düzlemde siyasal reklamcılık, seçmenlerin iknası ve istenilen eylemler ile davranışlara sevkinde en etkili yöntemlerin başında gelmektedir. Bu minvalde, çalışma içerisinde siyasal reklamcılıkla ilgili pek çok konu detaylı bir şekilde irdelenmiştir. Bu çalışmada, 16 Nisan 2017 tarihli anayasa maddelerinin değişikliğine yönelik gerçekleşen referandumda (halkoylaması), siyasal kampanya kapsamında aktif olarak yer alan hem ''evet'' hem de ''hayır'' tarafındaki siyasi parti ve diğer bileşenlerin (STK'lar, vakıflar, dernekler, şahıslar ile sivil platformlar ve oluşumlar) baskı sayısı bakımında ilk üç sırada bulunan gazetelere (Hürriyet, Sabah ve Sözcü) vermiş oldukları siyasal reklamlar içerik analizi yöntemiyle ayrıntılı bir biçimde ele alınmıştır. Ele alınan gazete siyasal reklamları, içerik analizi dahilinde kontrol, biçimsel ve içeriksel değişkenler merkezli analiz edilerek reklamların profili çıkartılmıştır. Değerlendirilen bulgular ve elde edilen analizler sonucunun özünde, her iki kampanya tarafının öncülüğünü yürüten siyasi partiler birbirinden farklı stratejiler yürütmüştür. AK Parti'nin başını çektiği ''evet'' kampanyasının siyasal reklamları biçimsel ve içeriksel sunum açısından oldukça profesyonel, planlı ve sistemli hazırlanmışken, ''hayır'' kampanyasına ait siyasal reklamlar ise biraz daha sönük ve etkisiz kalmıştır. Kampanya taraflarının stratejik farklılığının kritik bir tezahürü ise halkoylamasında ''hayır'' kampanyasının yürütücüsü olan CHP'nin kurumsal olarak siyasal reklam yayınlatmamış olmasıdır. Yine de hem ''evet'' hem de ''hayır'' kampanyası reklamlarının belli başlı biçimsel ve içeriksel kategoriler de ayrıştığı, bazı durumlarda da benzeştiği tespit edilmiştir.
Çin'in ülke markasının oluşumunda kamu diplomasisinin rolü
Uluslararası camiada ülke markası bir ülkenin dünyaya açılmasındaki önemli vasıtadır. Ülkenin uluslar arasındaki yerini, söz hakkını arttırmaktadır. İyi olan ülke markası bir ülkenin rekabet içindeki durumunu yararına çevirebilmektedir. Kötü olan ülke markası bir ülkeyi kenar ülke durumuna düşürmekte hatta devrimlere dek yol açabilmektedir. Dolayısıyla ülkeler ülke markası için sürekli çaba göstermektedirler. Bunun için de kamu diplomasisi çok önemli rol almaktadır. Çin de kendi ülke markasını oluşturma, iyileştirme için kamu diplomasisinden ibaret bu vasıtaya başvurmaktadır. Bunun rolünü araştırma Çin'in uluslar arasındaki yerinin ne durumda olduğu ve nereye doğru gittiğini öğrenmemizde çok önemli değer arz etmektedir. Çin kamu diplomasisinin ülke markasını oluşturmasındaki rolü tez konusu olarak ele alınarak kamu diplomasisi ve ülke markasının ilişkisi analiz edilmiştir ve şu anki Çin'in kamu diplomasisi kullanarak ülke markasını oluşturma faaliyeti araştırılmış ve bu cereyandaki kamu diplomasisinin rolü, artısı, eksiği, işlevi tek tek analize edilmiştir. Böylece Çin kamu diplomasisinin Çin ülke markasını oluşturmasındaki rolü ortaya konulmuştur. Bu doğrutuda Çin'in dış politika kamu diplomasisi döneminin iki farkılı dönem ayrı ayrı incelenmiştir. Bu düzlemde araştırmanın konusuna ve sorusuna katkı sağlayacak dört hipotez belirlenmiştir. Bu hipotezlerin sınanmasında eldeki mevcut kaynakların tarama ve ilişkisel yöntemle analizi gerçekleştilmiştir. Bununla birlikle veriler örneklemler dahilinde olay incelemesiyle tahlil edilmiştir ve yorumlanmıştır.
Bir kamu diplomasisi aracı olarak kültür; Türkiye'nin kültürel diplomasi potansiyelinin incelenmesi
Toplumların, siyasal sistemlerin ve iletişim kanallarının değişen yapısı, ulusların savaş dışı bir yöntem olarak uyguladığı diplomasi kavramının da değişmesine ve yeni araçlar edinmesine yol açmıştır. Ülkeler arasındaki ilişkileri şekillendiren diplomasi, dünyada meydana gelen gelişmeler neticesinde yüzyıllar içinde farklılaşmış ve günümüzde ülkeler arasında yaygın bir diplomasi anlayışı olan kamu diplomasisi kavramını meydana getirmiştir. Uluslararası ilişkilerin anahtar kavramı olan gücün mahiyetinin değişimi ile yumuşak güç kavramı temelinde şekillenen kamu diplomasisi, farklı ülke kamuoyları ile kurulan ilişki neticesinde, cezbetme ve ikna yoluyla, kamu diplomasisi uygulayan ülkeye dair olumlu bir algı oluşturulması sürecini ifade etmektedir. Cezbetmeye ve iknaya dayalı bu yeni diplomasi anlayışı, bu süreci gerçekleştirirken bir takım araçlar kullanmaktadır. Bu araçlardan en önemlisi de kültürdür. Yumuşak gücün önemli kaynaklarından olan kültürün diplomaside kullanımı, toplumlar arası yakınlığı ve kültürel etkileşim yoluyla kalıcı ilişkilerin oluşmasını sağlamaktadır. Türkiye, bu alanda söz sahibi olmak ve kültürel diplomasi uygulamak için Yunus Emre Enstitüsü'nü kurmuştur. Bu çalışmada, bir kamu diplomasisi aracı olan kültürel diplomasi ekseninde, Türkiye'nin başat kültürel diplomasi uygulayıcısı kabul edilen Yunus Emre Enstitüsü'nün gerçekleştirdiği kültür sanat faaliyetleri içerik analizi yöntemiyle incelenmiş; bulgular doğrultusunda Türkiye'nin kültürel diplomasi çalışmaları, literatürle ve Türkiye'nin kültürel diplomasi politikalarıyla bağlantılı olarak bir değerlendirmeye tabi tutulmuş ve Türkiye'nin kültürel diplomasi potansiyeli ile ilgili çeşitli tavsiyerlerde bulunulmuştur.