Theses supervised by Prof. Dr. Akın Yeşilkaya

10 theses · Akdeniz University

DoctorateOpen AccessTR

Resistin uyarımı ile vasküler düz kas hücrelerinin proliferasyonu yolağında PLC ve PKC'nin rolü

Kardiyovasküler hastalıklar dünya çapındaki ölümlerin en büyük nedenidir ve kardiyovasküler hastalıkların nedenleri çeşitlilik göstermesine rağmen, en sık görülen nedeni aterogenez ve sonrasında gelişen trombozdur. Endoteliyal disfonksiyon, vasküler düz kas hücrelerinin proliferasyonu ve migrasyonu ile karakterize patolojik bir süreç olan ateroskleroz, aterojenik lipoproteinlerin arter intimasında birikmesiyle gelişir. Obezite ve diyabet, kardiyovasküler hastalıklar için iki önemli risk faktörüdür. Obezite üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda keşfedilen adipokinlerin tanımlanmasından beri adipoz doku endokrin bir organ olarak kabul edilmektedir. Son dönemlerde tespit edilen resistin proteininin endoteliyal disfonksiyon, vasküler disfonksiyon, kardiyak hipertrofi ve vasküler düz kas hücrelerinin migrasyonunu ve proliferasyonunu arttırmak suretiyle ateroskleroz gibi çeşitli patofizyolojik süreçlerde rol aldığı ortaya koyulmuştur Resistinin vasküler düz kas hücrelerinde migrasyona ve proliferasyona hangi sinyal yolaklarını kullanarak yol açtığının anlaşılması, anjiyogenezisi ve bunu takip eden patofizyolojik durumları önlemede önemli bir avantaj sağlayabilir. Bu çalışmada, resistin ile inkübasyon sonrasında vasküler düz kas hücrelerinde, PLC ve PKC izoenzimlerinin aktivasyonu sonucu oluşan NADPH oksidaz kaynaklı süperoksit anyonu miktarı, p44/42 MAPK ve p38 MAPK fosforilasyonunun proliferasyon yolağındaki etkileri araştırıldı. Elde ettiğimiz verilere göre, resistin ile uyarım sonrasında vasküler düz kas hücrelerinin proliferasyonu yolağında, PKC izoenzimlerinin fosforilasyonunun ve diğer alt yolakların aktivasyonunun PLC'nin aktivasyonuna bağlı olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, PLC'nin aktivasyonu sonrasında fosforile olan PKC izoenzimlerinin, p44/42 MAPK fosforilasyonu ve NADPH oksidaz enzim kompleksi üzerinden oluşan ROS aracılığıyla proliferasyonun gerçekleşmesinde önemli bir rolü olduğu düşünülebilir. Anahtar Kelimeler: Resistin, Vasküler düz kas hücresi, PLC, PKC, p44/42 MAPK, ROS

FosfolipazlarHücrelerKas-düz+5
Fatih Uzuner
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Spontan hipertansif ve normotansif rat aortası vasküler düz kas hücrelerinden yapılan primer hücre kültüründe Ang II uyarımının NAD(P)H Oksidaz enzim kompleksi üzerinden süperoksit anyonu üretimine etkisi ve bu metabolik yolda Src'nin rolü

Süperoksit anyonunun hipertansiyonun gelişiminde önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Anjiyotensin II (Ang II), hipertansiyon, aterosikleroz ve diyabette görülen vasküler hasarın karakteristik özellikleri olan değişen vasküler tonüs, endoteliyal disfonksiyonu, yapısal yeniden yapılanma ve vasküler inflamasyonun oluşmasına katılır. Ang II uyarımı, G protein bağımlı membran reseptörleri olan Ang II reseptörü 1 (AT1R) ve Ang II reseptörü 2 (AT2R) üzerinden gerçekleşir. Ang II reseptörü 1 (AT1R)'in fizyolojik rolü AT2R'ne göre daha önemlidir. Vasküler hücrelerde en iyi tanımlanan sistem, hipertansiyonun düzenleyicisi gibi düşünülen, Ang II-uyarımlı NAD(P)H oksidaz ilişkili süperoksit anyonu oluşumudurBu çalışmamızda, vasküler düz kas hücreleri (VDKH) spontan hipertansif (SHR) ve normotansif wistar kyoto (WKY) ratların torasik aortalarından elde edilmiştir. Vasküler düz kas hücreleri, AT1R-ilişkili NAD(P)H oksidaz aktivasyonu üzerinden Src fosforilasyonu ve süperoksit anyonu oluşumunun belirlenmesi için Ang II ile uyarıldı ve/veya Losartan (AT1 reseptör blokörü), difenil iodonium (DPI; NAD(P)H oksidaz inhibitörü), PP1 (Src inhibitörü) ve GF109203X (PKC inhibitörü) ile inkübe edildi. Src fosforilasyunu western blot metoduyla, süperoksit anyonu oluşumu sitokrom C redüksiyon yöntemi ile ölçüldü.Src fosforilasyonu, Ang II uyarımı sonrasında hem SHR hem de WKY gruplarında kontrole göre artış gösterdi. Diğer taraftan, DPI dışındaki bütün inhibitör uygulamaları Src fosforilasyonunu her iki grupta da azalttı. Ang II-uyarımlı hücrelerde, her iki grupta da, süperoksit anyonu oluşumunda artış olduğu belirlendi. Ancak süperoksit anyonu oluşumunun SHR grubunda, WKY grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu gözlemlendi. Ang II uyarımına rağmen, tüm inhibitor uygulamalarında her iki grupta da oluşan süperoksit anyonu miktarlarında azalma tespit edildiSonuçlarımıza göre, Src ve PKC fosforilasyonunun NAD(P)H oksidaz aktivasyonundan önce meydana geldiğini söyleyebiliriz. Ang II uyarımlı NAD(P)H oksidaz aktivasyonunun Src üzerinden gerçekleştiği çalışmamızda gösterilmiştir ve bu mekanizma antihipertansif ilaçların geliştirilmesinde önemli olabilir.

Fatih Uzuner
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Vasküler düz kas hücrelerinde ras transfeksiyonu sonrasında anjiyotensin II uyarımında interferon-gama ile oluşturulan apoptoziste akt'nin rolü

Angiotensin II'nin (Ang II) hem apoptotik hem de anti-apoptotik sinyal mekanizmaları üzerinde etkili olduğu yapılan çalışmalar ile gösterilmiştir. Vasküler düz kas hücrelerinde (VDKH) anti-apoptotik etkilerini Akt/protein kinaz B (PKB) üzerinden gösterdiği de bilinmektedir. Bununla birlikte, aktive olmuş fosforile Akt'nin hücre içinde aktivasyonunu sağladığı birçok alt sinyalizasyon yolları arasında IKK (NF-KapaB ? hücre yaşamsallığı), p70S6K (protein sentezi) gibi yolların yanı sıra, mitokondriyal proteinlerden Bad, Bcl?2 gibi aktivatörler üzerinden apoptozisi tetiklediği de gösterilmiştir.Literatürdeki çalışmalarda gözlemlediğimiz bu ikilem ve çelişki; Akt'nin hem hücre yaşamsallığında hem de apoptoziste rolünün olması, bu molekülün onkojenik şartlarda da hücreyi apoptozise götüren bir hedef molekül olabileceğini göstermektedir. Çalışmamızda, VDKH'lerinde, Ang II uyarımına bağlı olarak Akt fosforilasyonuna hangi ulaklar üzerinden erişildiği ve özellikle apoptozis için bir kavşak proteini olduğunu gösterebilmek amacıyla, primer VDKH kültüründe Akt fosforilasyon düzeylerini, aynı hücre kültüründe interferon-gama uyarımlı apoptotik şartlarda da gözlenmiştir. Bununla birlikte, Ras miktarının fazla olduğu VDKH'lerinde interferon-gama ile apoptotik sinyalizasyon yollarının aktive olduğu durumlarda Akt fosforilasyon düzeyleri kıyaslanmıştır. Ras'ın fazlasıyla yoğun olduğu ve normal hücrelerde olası Akt fosforilasyonunun etkilediği aşağı efektör molekülleri ile etkileşimini gözlemleyebilmek amacıyla Bad ve Bcl?XL immünpresipitasyonları ve kaspas III ölçümleri ile apoptotik sinyallerin ne derecede etkilendiği gösterilmiştir.Sonuç olarak özellikle apoptozis sinyal yolağı üzerinde Akt/PKB önemli bir kavşak molekül olarak gözlemlenmiştir. Bununla birlikte Ras miktarının arttığı VDKH'lerinde azalmış Akt/PKB fosforilasyonu ve Bad/Bcl-XL kompleks oluşum düzeyleri, bize Ras miktarının arttığı şartlarda Akt/PKB anti-apoptotik sinyal yolu üzerinde, özellikle Bad/Bcl-XL kompleks oluşumunun miktarının azalması, indüklediğimiz apoptotik ortama katkı yapması beklenirken, apoptotik sinyallerin artışı gözlenmemiştir.

Anjiyotensin IIApoptozisRas
Alper Tokay
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Rat aortik primer vasküler düz kas hücre kültüründe yüksek glukozlu ortamda anjiyotensin ıı uyarımı ile oluşan hücre proliferasyonu üzerine resveratrolün etkileri

Diabetes mellitus, kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili olan, pankreasın insülin salgısının veya etkisinin yetersizliği ile oluşan endokrin metabolik bir hastalıktır. Hipergliseminin uyardığı aşırı hücre proliferasyonu, diyabetik hastalıkların patogenezinde önemli bir rol oynar. Ang II ve yüksek glukoz, vasküler düz kas hücrelerinde proliferasyonu uyaran en önemli etmenlerdendirResveratrol, hücre proliferasyonunu inhibe edici etkisi olduğu düşünülen ve kardiyovasküler hastalıklarda koruyucu olan polifenolik bir bileşiktir.Bu çalışmada rat vasküler düz kas hücrelerinde, yüksek glukozlu ortamda, Ang II uyarımı ile artan hücre proliferasyonu üzerine resveratrolün etkileri ile bu proliferasyona aracılık ettiğini düşündüğümüz ERK1/2, Akt ve STAT3 protein fosforilasyonlarının inhibisyonu araştırılmıştır.Sonuçlarımızda resveratrolün normal ve yüksek glukozlu ortamda Ang II uyarımlı vasküler düz kas hücre proliferasyonunu inhibe ettiği saptanmıştır. Resveratrol özellikle yüksek glukozlu ortamda hücre proliferasyonuna aracılık eden Akt ve STAT3 protein fosforilasyonlarını da inhibe etmektedir. Bulgularımızda resveratrolün Ang II uyarımlı ERK1/2 fosforilasyonu üzerine inhibisyon etkisi saptanmamıştır. Resveratrolün, Akt ve STAT3 protein fosforilasyonunu inhibe etmesinden dolayı, vasküler düz kas hücrelerinde yüksek glukozlu ortamda Ang II uyarımı ile artan hücre hücre proliferasyonunu baskılamada etkili olduğunu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Resveratrol, Anjiyotensin II, Vasküler Düz Kas Hücreleri

Anjiyotensin IIAortHücre kültürü+3
Arzu Çetin
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Vasküler düz kas hücrelerinde ang II ve EGF uyarımı sonucu P42/P44 mapk yolunun aktivasyonunda AT1R ve EGFT transaktivasyon ilişkisinin incelenmesi

Ang II uyarımlı sinyal iletim mekanizmaları ve vasküler patolojilerdeki rolü yıllardır araştırılagelmektedir. Ang II, vasküler düz kas hücrelerinde mitojenik aktivite, proliferasyon, hiperplazi ve inflamatuvar bileşenlerin üretimini artırmak ve migrasyonu uyarmak gibi etkilerle, hipertansiyon ve aterosklerozun da aralarında bulunduğu kardiyovasküler hastalıkların gelişimine katkı sağlar. Ang II ve benzer şekilde EGF ligandının VDKH?nde hücre büyümesi, apoptozis, inflamasyon ve migrasyon ile sonuçlanabilen ERK1/2 yolağı gibi sinyal yolaklarını uyardığı bilinmektedir. Mevcut çalışma Ang II uyarımlı EGFR transaktivasyonu olayı ve AT1R ile EGFR arasındaki olası mekanizmaları aydınlatmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmamızda Ang II yada EGF uyarımlı ERK1/2 ve EGFR-Tyr1068 fosforilasyonları farklı inhibitörler kullanılarak VDKH?nde incelendi. Deney sonuçlarının analiz edilmesiyle VDKH?ndeAng II veya EGF uyarımıERK1/2 ve EGFR fosforilasyonunu uyarmaktadır.Ang II uyarımlı ERK1/2 fosforilasyonu bir EGFR alt yolak olayıdır. Ang II, AT1R üzerinden EGFR?ı transaktive ederek ERK1/2 aktivasyonuna yol açar. EGFR transaktivasyonu Ang II?nin neden olduğu ERK1/2 fosforilasyonu için vazgeçilmezdir. Ang II uyarımlı EGFR transaktivasyonu HB-EGF salınması ile gerçekleşir. Ang II, MMP aktivitesini artırarak ERK1/2 aktivasyonuna neden olurken EGF aynı etkiyi göstermez. Sonuç olarak, yapmış olduğumuz çalışmadan elde edilen veriler ışığında Ang II?nin VDKH?nde EGFR transaktivasyonuna neden olduğu ve bu transaktivasyon olayı neticesinde ERK1/2 yolağının uyarıldığı belirlenmiştir. Yakın gelecekte Ang II?nin kardiyovasküler hastalıklardaki patofizyolojik etkilerini önlemek için EGFR inhibitör(ler)inin klinik olarak kullanılması bu alanda yapılacak olan daha ileri araştırmalar sonucu söz konusu olabilir.

Anjiyotensin IIErbB reseptörleriHücreler+2
Mustafa Kırça
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2013
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Rat aortası vasküler düz kas hücrelerinden yapılan primer hücre kültüründe ang II'nin nad(P)h oksidaz enzim kompleksi üzerinden süperoksit anyonu üretimine etkisi

Kardiyovasküler hastalıklar ve renal hastalıklar damar duvarında ortak etkileri ve patofizyolojik süreçleri paylaşırlar. Bu etkilerde ortak nokta artmış oksidatif strestir. Anjiotensin II, ROS ve NOX oksidatif stres ve bu patofizyolojik süreçlerde hücre içi ve hücreler arası sinyalizasyonun mediyatörleri olarak davranırlar. Çalışmamızda, rat aortasından izole edilen VDKH, primer kültürü yapıldıktan sonra Ang II uyarımı yapılarak NADPH varlığında sitokrom c redüksiyonu yöntemi ve rezasurin yöntemi ile süperoksit anyonu miktarlarının tayinleri yapıldı. Kültüre edilen düz kas hücrelerinin immünohistokimyasal teknikle düz kas hücreleri olduğu gösterildi. Ang II uyarımında süre, konsantrasyon ve süperoksit anyonu kaynağı olan farklı enzim ve sistem inhibitörleriyle inhibisyon deneyleri yapıldı. Yapılan deneyler sonucunda VDKH?de Ang II uyarımının ardından süperoksit anyonları 30. dk?dan itibaren tespit edildi ve 1. saatte maksimum (Bazal seviyelere göre yaklaşık 4-6 kat) değere ulaştıktan sonra 24 saat boyunca bu seviyeler süreklilik gösterdi. Ang II 100 nM konsantrasyonda VDKH süperoksit anyonları miktarlarını belirgin şekilde arttırdı. Ang II ile 100 nM konsantrasyonda, 1 saat süreyle yapılan uyarımın ardından elde edilen süperoksit anyonu miktarlarını AT1 reseptör inhibitörü Losartan bazal hücre içi seviyelere, NOX inhibitörü DPI bazal hücre içi seviyelere yakın bir değere kadar, ksantin oksidaz enzimi oksipürinol ise bazal hücre içi seviyelere kadar olmamasına karşın anlamlı miktarda inhibe etti. Süperoksit anyonu kaynağı olabilecek diğer enzim ve sistem inhibitörleriyle etkili inhibisyonlar elde edilemedi. Tüm deneyler hem rezasurin hem de sitokrom c redüksiyonu yöntemleriyle gösterildi ve her iki yöntemde de benzer sonuçlara ulaşıldı

Osman Ferhat Akçit
Akdeniz University
2005
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kültüre edilmiş rat aortik düz kas hücrelerinde anjiyotensin ıı uyarımı ile nad(P)h sinyal yolu üzerinden p38 mitojen aktiveli protein kinaz (MAPK)fosforilasyonunun gösterilmesi

Renin-anjiotensin sisteminin aktif bir komponenti olan Anjiyotensin II (Ang II), hipertansiyon, aterosiklerozis, kardiovasküler sistem hastalıkları ve kan basıncının kontrolünde önemli bir rol oynar. Ang IInin vasküler düz kas hücrelerinde AT1 reseptörleri üzerinden G proteinine bağlı reseptörler aracılığıyla farklı sinyal iletim yollarını uyararak p38 Mitojen aktive edici kinaz (MAPK)ları aktif hale geçirir. Ang II ile uyarım sonrasında hemen işleyen sinyal iletiminde G proteinleri aracılığıyla Ras aktive olur. Ras, NAD(P)H oksidaz sinyal iletim yolu üzerinden p38 MAPKı aktive edebilir. Bu çalışmamızda ratların aortasından izole edilen vasküler düz kas hücreleri kültür ortamında üretildikten sonra Ang II ile uyarılarak p38 MAPK fosforilasyonunda Ras ve NAD(P)H oksidazın etkisi araştırılmıştır. Rat aortasından izole edilen vasküler düz kas hücrelerinin saflığı immünohistokimyasal teknik kullanılarak -aktin varlığı ile gösterilmiştir. Ang II uyarımı ile p38 MAPK fosforilasyonu western blot yöntemi ile, araştırmak istenilen her bir metabolik yol için uygun inhibitörler kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak vasküler düz kas hücre kültürlerinde, Ang II uyarımı Ang II?nin AT1 reseptörü üzerinden p38 MAPK aktivasyonunu hızlı bir şekilde arttırmıştır. Ang II indüklü p38 MAPK aktivasyonu Ras inhibitörü olan FTS ile tamamen baskılanmıştır. Ang II uyarımlı MAPK aktivasyonu üzerine NAD(P)H oksidaz inhibitörü olan DPI da p38 MAPK aktivasyonu inhibe etmiştir.

Serkan Çağlar
Akdeniz University
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Küçük iletkenlikli mekanosensitif iyon kanalı (MscS)'nın antibakteriyel ilaç hedefi olarak yapısal değişimlerinin incelenmesi

Amaç: Escherichia coli (E. coli) bakterilerindeki küçük iletkenlikli mekanosensitif (MS) iyon kanalı (EcMscS), çözünen maddeleri serbest bırakmak ve artan sitoplazmik basıncı azaltmak için porlarını açarak lipid çift tabakada artan gerilime yanıt veren heptamerik integral membran proteinidir. Bu nedenle MS iyon kanallarının antibakteriyel ilaç hedefi olarak bir potansiyele sahip olduğu düşünülmektedir. Fakat EcMscS'den geçen solütlerin hücreye erişim mekanizması henüz tam anlamıyla bilinmemektedir. Doktora tez projesinde amacımız, antibakteriyel ilaç hedefi olarak EcMscS'nin yapısal değişimlerini belirlemek ve kanal geçiş mekanizmalarının biyokimyasal, yapısal biyoloji ve in-silico teknikler kullanılarak multidisipliner bir yaklaşımla açıklamaktır. Yöntem: MscS iyon kanalı bulunan ve bulunmayan E. coli suşlarında viyomisinin hücre canlılığına etkileri konsantrasyon bağımlı olarak karşılaştırıldı. Nanodisk rekonstitüsyonu ile elde edilen McsS:MSP1E3D1:(16:1), Kriyo Elektron Mikroskobu (KriyoEM) tekniği ile çözdürüldü. MD simülasyon teknikleri ile viyomisinin EcMscS'den hücre içine geçişi modellendi ve elde edilen MD simülasyon bulguları KriyoEM sonuçları ile kıyaslandı. Bulgular: MscS içeren hücrelerde konsantrasyona bağlı olarak viyomisinin hücre canlılığını azalttığı belirlendi. KriyoEM tekniği ile EcMscS:MSP1E3D1:(16:1) (1:10:500)'nin 3.4 Å çözünürlükte kapalı konformasyona sahip yapısı elde edildi. Aynı lipid türü (DYPC 16:1) kullanılarak 100 ns MD simülasyon boyunca kanalın kapalı formunu koruyabildiği gözlemlendi. Viyomisinin EcMscS'ye bağlanma bölgeleri tespit edildi. Sonuç: Viyomisinin MscS içeren E.coli suşunda hücre canlılığını etkilediği ve kanaldan geçebilecek bir potansiyele sahip olabileceği gözlemlendi. KriyoEM ve MD deneyleri sonucunda EcMscS'nin kapalı konformasyonunda PC:16 lipid türünün etkili olabileceği düşünüldü. MscS'nin üç boyutlu konformasyonel yapısı ve bu yapıdaki lipid türlerinin işlevleri hakkındaki bilgimiz arttıkça MscS'nin antibakteriyel ilaç hedefi olma potansiyeli de artacaktır. Anahtar Kelimeler: MscS, Viyomisin, Hücre canlılığı, KriyoEM, MD simülasyon

BakterilerBenzetimBiyokimya+6
Segün Doğru Yaşar
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüksek yağlı diyet ve streptozotosin ile indüklenmiş diabetik sıçan karaciğer dokusunda eikosapentaenoik asit ile muamele sonrası adiponektin sinyalizasyonu

Konu ve amaç: Type 2 diabetes mellitus (T2DM) insülin sekresyonu veya aktivitesinden kaynaklı hiperglisemi ile karakterize metabolik bir hastalıktır. n-3 poliunsature yağ asitleri (PUFAs), özellikle eikosapentaenoik asid (EPA, 20:5n-3)'in diyabetik hayvan modellerinde insülin duyarlılığını arttırdığı belirtilmesine rağmen, altında yatan moleküler mekanizma net değildir. Bu çalışma, etil-ester EPA'nin karaciğerde adiponektin reseptörlerinin ekspresyonunu arttırarak T2DM oluşum riskini azalttığı hipotezini savunmaktadır. Yöntem: Bu çalışmamızda, normal diyet (ND), yüksek yağlı beslenme (HFD) ve HFD/STZ-indüklü Tip 2 Diabetes Mellitus (T2DM) gruplarında EPA'nın anti-diyabetik etkisinin adiponektin reseptörleri (T-cadherin, AdipoR1) üzerindeki etkisi değerlendirildi. Bulgular: EPA takviyesinin, ND ve T2DM gruplarında AdipoR1 mRNA seviyesini arttırdığı gözlendi. Buna ek olarak, EPA ile tedavi sonrasında HFD ile beslenmiş ratların karaciğerinde T-cadherin protein seviyesinin arttığı gözlendi. Sonuç: Bu sonuçlar, EPA'nın, T2DM'de AdipoR1 ekspresyonunu artırarak, insülin duyarlığını geliştirebileceğini ve T2DM riskini düşürebileceğini göstermektedir. Anti-diyabetik etkilerine ek olarak, EPA aynı zamanda HFD ile beslenmiş ratlarda T-cadherin protein ekspresyonunu arttırarak HFD ile ilişkili bozuklukları ortadan kaldırabilir.

AdiponektinDiabetes mellitusDiabetes mellitus-tip 2+7
Zeynep Avcil
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Primer vasküler düz kas hücrelerinde hipergliseminin ve anjiyotensin II'nin metilglioksal ve glioksalaz 1 üzerine etkisi

Amaç: Ang II'nin, glikoliz yan ürünü olarak ortaya çıkan ve diyabetlilerde artmış düzeyleri gözlenen toksik metabolit metilglioksal (MGO) düzeyini artırabileceği ve MGO detoksifikasyonunu sağlayan Glioksalaz 1 (Glo1) enzimi ekspresyonunu baskılayabileceği öne sürülmüştür. Bu amaçla çalışmamızda vasküler düz kas hücreleri VDKH)'nde Ang II'nin düşük ve yüksek glukoz ortamında Glo1 aktivitesi ve ekspresyonu, GSH derişimi, MGO seviyesi, NF-κB p65 birimi ekspresyonu ve S536 fosforilasyonu ile birlikte Nrf2 ekspresyonu üzerine olan etkisi incelenmiştir. Ayrıca Ang II uyarımlı NF-κB, p38 ve ERK1/2 MAPK aktivasyonlarının Glo1 ekspresyon ve aktivitesine etkisi de incelenmiştir. Yöntem: Sıçan aortasından izole edilen ve primer kültüre edilen VDKH kullanıldı. Ang II uygulanan (100 nM) hücreler düşük ve yüksek glukoz ortamında 48 saat inkübe edildikten sonra hücre lizatları elde edilerek bu lizatlarda ölçümler yapılmıştır. Bulgular: Ang II'nin VDKH'nde düşük ve yüksek glukoz ortamında Glo1 aktivite ve ekspresyonunu baskılayarak MGO düzeyini artırdığı, telmisartan ve irbesartan uygulanmasının Ang II'nin etkilerini ortadan kaldırdığı belirlenmiştir. Ang II uyarımlı Glo1 ekspresyonundaki azalmada p38 MAPK ve NF-κB'nin rol aldığı saptandı. Yüksek glukozun MGO miktarını artırdığı, Glo1 ekspresyonunu p38 MAPK ve NF-κB aktivasyonu ile azalttığı belirlendi. Ayrıca düşük glukoz ortamında Ang II'nin ve tek başına yüksek glukozun Nrf2 konsantrasyonunu artırdığı ve bu artışta p38 ve ERK1/2 MAPK aktivasyonunun rol aldığı ortaya konmuştur. Sonuç: Düşük glukoz ortamında Ang, II Nrf2 seviyesini artırabilirse de p38 MAPK ve NF-κB aktivasyonu üzerinden Glo1 ekspresyonunu baskılayarak MGO miktarını artırabilir. MGO'nun hipertansiyon gelişimiyle alakalı RAS aktivasyonu yaptığı gösterilmiştir. Bu çalışma, RAS efektör peptidi Ang II'nin MGO konsantrasyonunu artırarak hiperglisemiye benzer bir etki ortaya çıkarabileceğini önermektedir. Anahtar Kelimeler: vdkh, ang II, glo1, mgo, nrf2

Anjiyotensin IIDiabet komplikasyonlarıDiabetes mellitus+6
Mustafa Kırça
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2019
00

Other supervisors