Theses supervised by Prof. Dr. Ali Güler

15 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University

Master'sOpen AccessTR

Osman şahin eserlerindeki karakterlerin eğitici boyutları

Bu araştırmada Osman Şahin eserlerindeki karakterlerin eğitici boyutlarının tespiti amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında öncelikle Osman Şahin eserlerindeki karakterlerin analizleri yapılmıştır. Karakterlerin fiziksel ve ruhsal portreleri çizilerek karakter analizleri yapılırken; karakterler ana karakter ve yardımcı karakterler olmak üzere ayrı ayrı belirlenmiştir. Belirlenenler doğrultusunda Osman Şahin eserlerinin özünde gizlenmiş eğitici boyutlar tespit edilmiştir.Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmayı içeren yöntemi gereğince elde edilen veriler, yazarın ele alınan tüm yapıtları, sanat anlayışı, felsefesi ve eğitim enstitüsü mezunu öğretmen kimliği de dikkate alınarak yorumlanmıştır. Aynı zamanda bu yorumların tutarlılığı gerekli literatür taramasıyla da karşılaştırılarak geçerliği ve güvenirliği kıyaslanmıştır. Yapılan kıyaslama sonucunda araştırma sürecinde belirlenen tespitlerle literatürde taranan kaynakların belirlemiş olduğu tespitler arasında araştırmanın amacını olumsuz etkileyebilecek türden belirgin bir farklılığa rastlanılmadığı gibi benzer tespitlerin uyum gösterdiği görülmüştür. Bu bakımdan araştırma süresince tek tek analiz edilen karakter tahlillerinin eğitici boyutlarının değerlendirilmesinde de program geliştirme sürecinin eğitim durumları öğesi düşünülerek eğitim ile ilgili gerekli literatür taraması yapılmak suretiyle bilimselliğe aykırı düşmemek amaçlanmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde; bu ön bilgiler dikkate alınarak sunulmuş olan probleme dair Problem durumu; belirginleştirilmiş Problem; araştırmanın amacı ve açıklanması istenilen alt problemler, araştırmanın önemi, sayıltı, sınırlılıklar, İkinci bölümünde; araştırmayla ilgili kuramsal bir çerçeve, ilgili literatüre ve Anadolu yazarı Osman Şahin'in öz geçmişine, üçüncü bölümünde; yöntem, evren ve örnekleme, veri toplama ve yorumlanmasına, dördüncü bölümünde; bulguları oluşturan eserlerin karakter analizleri ve eğitici boyutlarının tespitine beşinci ve son bölümündeyse tartışma, sonuç ve önerilere yer verilmiştir.

BiyografiEdebi eserlerEğitim+6
Derya Açık
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Milli eğitim şuralarında tarih öğretimi

Bu araştırmada; Türk Milli Eğitim Şuralarına genel bir bakış, eğitim şuralarının amaç ve görevleri, nasıl organize olduğu konularında genel bir bilgi verilmiştir. 1. Milli Eğitim Şurasından başlayarak en son yapılan 17. Milli eğitim Şurasına kadar Tarih öğretiminin, hangi Şura kararlarında yer aldığı, Şura kararlarında Tarih öğretimi anlayışının hükümetin gündemine ve politikasına nasıl yansıdığı, Tarih öğretimi ile ilgili alınan kararların uygulamaya nasıl aktarıldığı ve küreselleşme sürecinde olan dünyada tarih bilincinin nasıl oluşturulabileceği hakkında bilgiler sunulmuştur.Dokümanter olarak yapılan bu çalışmada elde olan belgelerin Tarih öğretimi ile ilgili kararları irdelenmiştir. Denilebilir ki Tarih öğretiminin en çok gündeme getirildiği Şura II. Milli Eğitim Şurasıdır. Bunun yanı sıra V. , XI. , XII. XV. Ve XVII. Şurada da Tarih öğretimine yer verilmiştir. Onu izleyen dönemlerde Tarh öğretimi Şura gündeminde yeterince yer almamıştır.Sonuç olarak; Milli Eğitim Şuraları danışma kurulu niteliğindedir. Alınan kararlar Tebliğler Dergisinde yayınlandıktan sonra uygulanabilmektedir. Yapılan her Şura yapıldığı dönemin eğitim ve kültür biçimini yansıtmaktadır. Şura kararlarının tümüyle uygulanabilirliği demokratik sisteme geçişle zorlaşmıştır. Bu sorunların bağlamında Tarih öğretimi ve Tarih derslerinin en iyi şekilde öğretimi eğitim politikalarının önemli bir konusu olmalıdır.

Milli Eğitim Şurası
Tuğba Ayaz
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Hayat bilgisi öğretim programındaki duyuşsal yoğunluklu kazanımların değerlendirilmesi

Bu araştırma, İlköğretim I. Kademe Hayat Bilgisi Öğretim Programı'nda ifade edilen duyuşsal yoğunluklu kazanımlara ulaşılma düzeyinin belirlenerek ilköğretim programlarının geliştirilme sürecine ve duyuşsal alan kazanımlarıyla ilgili literatüre katkı sağlamak amacıyla yapılmıştır.Hayat Bilgisi Öğretim Programı'ndaki kazanımlara dayalı olarak araştırmada kullanılmak üzere ?Farklı Özelliklere Saygılı Olma?, ?Arkadaş Seçiminde Değerler?, ?İletişim Becerileri?, ?Duygular?, ?Oyunla Sosyal Uyum?, ?Okula Bakış?, ?Kaynakların Verimli Kullanımı?, ?Ekip Çalışması?, ?Yeniliğe Açıklık?, ?Beden İmgesi?, ?Çevresini Temiz Tutma ve Korumada Sorumluluk Bilinci? isimli ölçekler geliştirilmiştir.Araştırmanın evrenini, Bolu merkez ilçesinde bulunan tüm ilköğretim okullarındaki 3. sınıf, örneklemini ise evreni temsil edebilme özelliği göz önünde bulundurularak çeşitliği sağlamak için çevre şartları farklı olan ilköğretim okulundaki 309 3. sınıf ilköğretim öğrencisi oluşturmaktadır. 3. sınıf ilköğretim öğrencileri ile iki eğitim-öğretim yılı çalışılmıştır. Araştırmada geliştirilen ölçekler aynı öğrencilere 2. ve 3. sınıf öğrenimlerinin sonunda iki kez uygulanmış ve toplanan veriler SPSS 12.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin kazanımlara ulaşma düzeylerinin belirlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma ve ikili karşılaştırmalarda bağımlı ve bağımsız gruplar t testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda;1.Genel olarak öğrencilerin 2. sınıf öğrenimine göre 3. sınıf öğrenimi lehine duyuşsal kazanımlara ulaşma düzeylerinin yükselmiş olduğu, dolayısıyla Hayat Bilgisi Öğretim Programı'nın duyuşsal yoğunluklu kazanımların gerçekleşmesinde etkili olduğu,2.Duygu kontrolü, eleştiriye açık olma, konuşma becerileri, beden imgesi ve çevresini temiz tutma duyarlılığı kazanımlarına ulaşılma düzeyinde 2. ve 3. sınıf öğreniminde anlamlı fark olmadığı,3.Genel olarak ana sınıfı öğrenimi alan ve almayan öğrencilerin 3. sınıf öğrenimleri lehine anlamlı fark olduğu, dolayısıyla hem ana sınıfı öğrenimi alan hem de almayan öğrencilerin duyuşsal kazanımları edinmelerinde Hayat Bilgisi Öğretim Programı'nın etkili olduğu,4.Genel olarak duyuşsal kazanımlara ulaşma düzeylerinde ana sınıfı öğrenimi alan öğrenciler lehine anlamlı fark olduğu,5.Ana sınıfı öğrenimi alan ve almayan öğrencilerin 2. ve 3. sınıf öğrenimlerinde duygu kontrolü, konuşma becerileri, eleştiriye açık olma, beden imgesi, çevresini temiz tutma duyarlılığı kazanımlarına ulaşma düzeylerinde 2. ve 3. sınıf öğreniminde anlamlı fark olmadığı,6.Genel olarak kız ve erkek öğrencilerin 3. sınıf öğrenimleri lehine anlamlı fark olduğu dolayısıyla hem kız hem de erkek öğrencilerin duyuşsal kazanımları edinmelerinde Hayat Bilgisi Öğretim Programı'nın etkili olduğu,7.Genel olarak duyuşsal kazanımlara ulaşma düzeyinde kız öğrenciler lehine anlamlı fark olduğu,8.Kız ve erkek öğrencilerin 2. ve 3. sınıf öğrenimlerinde duygu kontrolü, konuşma becerileri, eleştiriye açık olma, beden imgesi ve çevresini temiz tutma duyarlılığı kazanımlarına ulaşma düzeylerinde anlamlı fark olmadığı, sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Hayat Bilgisi Öğretim Programı, Duyuşsal Yoğunluklu Kazanım.

Ahlaki değerlerBenlik gelişimiDers programları+7
Selma Kaya
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de üstün yetenekliler eğitimi tarihi süreci

Bu çalışmanın amacı 1960- 2009 yılları arasında Türkiye'de Üstün yetenekliler eğitimi veren resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının tarihsel süreç içinde amaçlarını, öğrenci ve öğretmen seçimini, üstün yeteneklilere dönük okulların yasal dayanaklarını, üstün yeteneklilere dönük ekonomik yardımları ve üstün yetenekliler eğitimi veren okulların programlarını incelemektir. Araştırma yöntemi olarak tarihi araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tarihi araştırma yöntemi,olayların geçtiği tarihi olabildiğince doğru anlamaya ve bunun niçin olduğunu açıklamaya çalışır?(Büyüköztürk ve diğerleri,2008: 17)Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre;1.Araştırmada üstün yetenekliler eğitimi veren okulların üstün yetenekli öğrencilerinin bireysel yeteneklerinin farkında olarak kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını ve üstün oldukları alanlarda en üst eğitimi almalarını amaçladıkları görülmüştür.2.Araştırmada üstün yetenekliler eğitimi veren okulların öğrencilere uygulanan zeka testleri ve yapılan birtakım test sınavlarına göre öğrenci seçtikleri görülmüştür. Fen Liselerinde zeka testi uygulanmayıp yapılan ilköğretim sonu sınavlarına göre öğrenci alındığı gözlenmiştir.3.Araştırmada üstün yetenekliler eğitimi veren okullardan Fen Liseleri ile Bilim ve Sanat Merkezleri'nin bu okullarda görev yapacak öğretmen seçiminde çeşitli kriterlerin uygulandığı görülmektedir.4.Üstün yetenekliler eğitimi veren okulların başta Anayasa olmak üzere çeşitli yasa, yönetmelik ve yönergelere göre eğitim- öğretime devam ettikleri görülmüştür.5.Araştırmada üstün yetenekli öğrencilere dönük ekonomik faaliyetlerin Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak günümüze kadar ulaştığı görülmüştür. Devlet Parasız Yatılılık, Tübitak Bursları yanında üstün yetenekli öğrencilerin devlet tarafından desteklenmesini öngören birtakım düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.6.1960'lı yıllarda Ankara Rehberlik Araştırma Merkezi'nin önderliğinde Ergenekon İlköğretim okulu başta olmak üzere yapılan çalışmalar ile 1964 yılında kurulan Ankara Fen Lisesinde üstün yetenekliler eğitimi anlamında oldukça kapsamlı bir programın uygulamaya konduğu görülmüştür. Ancak günümüzde İstanbul'da eğitime devam eden Ford- Otosan Beyazıt İlköğretim Okulu'nun Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanmış bir üstün yetenekliler eğitimi programı bulunmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenek, Zeka, Üstün Yetenekliler Eğitimi

EğitimEğitim programlarıTürkiye+5
Rıdvan Karabulut
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Milli eğitim şura kararlarında Türkçe öğretim sorunu

Bu arastırmada; Türk Milli Egitim Suralarına genel bir bakıs, egitim Suralarının amaç ve görevleri, organizasyon biçimi konularında genel bir bilgi verilmistir.Birinci Milli Egitim Surasından baslayarak,On besinci Milli Egitim Surasına kadar Türkçe ögretiminin,hangi Sura kararlarında yer aldıgı, Sura kararlarındaki Türkçe ögretimi anlayısının,hükümet gündemine nasıl yansıdıgı, Türkçe ögretimi ile ilgili Sura kararlarının uygulamaya nasıl aktarıldıgı ve küresellesme sürecinde dil kirliliginin nasıl önlenebilecegi hakkında bilgiler sunulmustur. Dokümanter olarak incelen bu çalısmada eldeki belgelerin Türkçe ögretimi ile ilgili kararları incelenmistir. Denilebilir ki Anadil olarak Türkçe'nin en çok gündeme getirildigi Suralar ilk dördü olmustur .Onu izleyen dönemlerde Türkçe ögretiminin Suraların gündeminde yeterince yer almadıgı görülmüstür. Sonuç olarak; Milli Egitim Suraları danısma kurullarıdır.Alınan kararların, Tebligler dergisinde yer aldıktan sonra uygulamaya aktarılabilmesi mümkün olmaktadır.Her Sura dönemin egitim ve kültür biçimini yansıtmaktadır.Demokratik sisteme geçisle birlikte Sura kararlarının tümüyle uygulana bildigini söylemek zordur.ste bu sorunlar baglamında Türk Dili ve Türkçe derslerinin saglıklı ögretimi, Egitim politikalarının önemli bir konusu olmalıdır.

EğitimProgram
Mürvet Alemdar
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe İngilizce programının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma; İlköğretim I. Kademe İngilizce Programının Öğretmen Görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Bu amaçla, Bolu İli ve İlçelerindeki bazı İlköğretim Okullarında İngilizce derslerine giren 50 öğretmen random (tesadüfi) ile seçilmiştir.Programın uygulanabilirliğini incelemek amacı ile, öğretmenlere 40 sorudan oluşan bir anket dağıtılmıştır.Anket; bir programda olması gereken kazanım, içerik, eğitim durumları ve değerlendirme bölümlerini kapsamaktadır.Öğretmenlere programın kazanımları ile ilgili 14, içeriği ile ilgili 16, eğitim durumları ile ilgili 6 ve değerlendirmesi ile ilgili de 4 soru sorulmuştur.Öğretmenlerden beş'li likert (5'ten 1'e) ile hazırlanmış ankete cevap vermeleri istenmiştir.Anket sonuçları, öncelikle frekanslar ve yüzdeliklere bakılarak genel anlamıyla yorumlanmıştır.Daha sonra, öğretmenlerin cinsiyetleri, mesleki kıdemleri ve mezuniyetleri göz önünde bulundurulmuştur. Chi-Square tekniği kullanılarak, bu gruplar arasında programa ilişkin herhangi bir anlamlı farklılık olup olmadığı incelenmiştir.Araştırmanın sonunda; ankete katılan öğretmenlerin programın uygulanabilirliği hakkında genel anlamıyla olumlu görüşlere sahip oldukları anlaşılmıştır.Cinsiyet, mesleki kıdem ve mezuniyet durumlarının sonuçlarından ise; sadece bazı öğelerde anlamlı farklılıklar ortaya çıktığı saptanmıştır.Kazanımlar ile ilgili olan 53. 61. ve 82. tablolarda cinsiyet, kıdem ve mezuniyet açısından gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.İçerik ile ilgili olan 119. ve 131. tablolarda kıdem ve mezuniyet açısından gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.Eğitim Durumları ile ilgili olan 141. ve 153. tablolarda cinsiyet ve mezuniyet açısından gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.Değerlendirme ile ilgili olan 158. 159. ve 165. tablolarda ise kıdem ve mezuniyet açısından gruplar arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: İngilizce Programı, İlköğretim, Öğretmen Görüşleri, Değerlendirme.

Eğitim programlarıİlköğretimİngilizce
Öznur Erbilen Sak
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim dokuzuncu sınıf öğrencilerinin matematik korkusu

Bu araştırmanın amacı, orta öğretim dokuzuncu sınıflarda matematikkorkusunun nedenlerinin neler olduğunu ortaya koyarak önerilerde bulunmaktır.Araştırmanın evreni, 2007-08 öğretim yılında Bolu ili Merkez ilçesindebulunan orta öğretim dokuzuncu sınıf öğrencileridir. Araştırmada örneklem olarakbu liselerden random yoluyla iki tanesi seçilmiştir.Örneklem olarak şeçilen okullarda toplam 240 dokuzuncu sınıf öğrencisibulunmaktadır.V erilerin toplanmasında araştırmacı tarafından uzman denetiminde biranket hazırlanmıştır. Anketin geçerlilik ve güvenirliği için uzmanların görüşlerinebaşvurulmuştur. Anketin güvenirliği ölçmek için ?Cronbach Alpha? uygulanmış veanketin güvenirlik katsayısı ? =0,92 olarak bulunmuştur.Ankette, önce anketin yönergesine daha sonra öğrencilerin kişiselbilgilerine ve son olarak da öğrencilerin matematik korku düzeylerini belirlemeyeyönelik 30 maddeye yer verilmiştir.Ankette beşli dereceleme ölçeği kullanılmış verilerin analizinde yüzde,aritmetik ortalama, standart sapma, ?t? testi, tek boyutlu varyans analizi ve tekboyutlu varyans analizinde anlamlı farkların olduğu durumlarda Scheffle testihesaplamalarından yararlanılmıştır.Bu araştırmada öğrencilerin görüşleri de alınarak aşağıdaki sonuçlaraulaşılmıştır.1. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda matematik korkusunundüzeyine ilişkin olarak öğrencilerin algılarının orta düzeydeolduğu bulunmuştur.2. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda görülen matematik korkusunailişkin olarak kızlar ile erkeklerin algıları arasında anlamlı birfark bulunmamıştır.3. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda görülen matematik korkusunailişkin olarak öğrencilerin okul türü ile matematik korkularıarasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Genel lise öğrencilerininmatematik korkularının daha yüksek olduğu bulunmuştur.4. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda öğrencilerin matematik korkudüzeylerinin anne eğitim durumuna göre farklılık göstermediğibulunmuştur.5. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda öğrencilerin matematik korkudüzeylerinin baba eğitim durumuna göre anlamlı farklılıkgösterdiği bulunmuştur. Babası ilköğretim mezunu olanöğrencilerin matematik korkusunun, babası üniversite mezunuolan öğrencilerden daha yüksek olduğu bulunmuştur.6. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda öğrencilerin matematik korkudüzeylerinin anne mesleğine göre anlamlı bir fark oluşturmadığıbulunmuştur.7. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda öğrencilerin matematikkorkusunun baba mesleğine göre anlamlı bir fark oluşturmadığıbulunmuştur.8. Orta öğretim dokuzuncu sınıflarda öğrencilerin anne-babalarınıntoplam gelir düzeyine göre matematik korkuları arasında anlamlıbir fark bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Matematik, Korku, Matematik Korkusu, Orta Öğretim

KorkuMatematikOrtaöğretim öğrencileri
Pelin Davarcıoğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Seviye Belirleme Sınavları'nın eğitimde ortaya çıkardığı açmazlar

Geçmiş yıllarda sadece ilköğretim okullarının 8. sınıfında yapılan Orta Öğretim Kurumları Sınavı (OKS) aşamalı olarak yerini Seviye Belirleme Sınavları'na bırakmıştır. Seviye Belirleme Sınavları 2007-2008 Eğitim-öğretim yılından itibaren 6. 7. ve 8. sınıflarda her yıl olmak üzere uygulanmaya başlanmıştır. Sadece sekizinci sınıfta uygulandığı yıllarda dahi birçok eleştirilere maruz kalan Orta Öğretim Kurumları Sınavı'nın yerine Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) 3 yıl üst üste uygulanmasının Türk Eğitim Sistemi'nin içinde bulunan öğrenci, öğretmen, aile gibi insani faktörler üzerinde bazı olumsuz etkileri olabileceğinden hareketle bu çalışma gerçekleştirilmiştir. 2'si özel okul olmak üzere 5 ilköğretim okulunu kapsayan bu çalışma, 2009 yılında SBS'ye giren 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri, bu öğrencilerin velileri ve öğretmenlerinden alınan görüşlere dayanarak yapılmıştır. Görüşler araştırmacı tarafından geçerlik ve güvenirlik çalışması yapıldıktan sonra geliştirilen öğrenci, öğretmen ve veli anketleri ile alınmıştır. Veriler SPSS programına aktarılmış, ikili gruplar için ?t? testi ve ikiden fazla gruba sahip bağımsız değişkenler için tek yönlü varyans analizi ile değişkenler arasında görüş farklılıklarının bulunup bulunmadığına bakılmıştır. Görüş farklılıklarının bulunduğu bulgularda ise ?Tukey? çoklu karşılaştırma testi kullanılarak farklıkların kaynağı belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre Seviye Belirleme Sınavları'nın öğrenciler, öğretmenler ve veliler üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda SBS, öğrencileri psikolojik olarak etkilediği gibi sosyal yaşantılarını kısıtlamaktadır. Öğretmenler branşlarına göre kategorize edilmekte ve psikolojik olarak olumsuz etkilenmektedir. Velileri psikolojik olarak olumsuz etkilemenin yanı sıra aile yaşantısının sınava göre düzenlenmesine neden olarak, ailelerin yaşam tarzını değiştirmektedir. Toplumda gelecek korkusunu içinde barındıran bir sınav kültürünü oluşturmakta ve geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızda bir korku kültürü meydana getirmektedir. Ulaşılan sonuçlara göre, bu araştırmada eğitim politikalarını belirleyenlere, öğretmenlere, öğrencilere, ailelere, Türk milletine ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Eğitim politikalarıSeviye Belirleme SınavıSosyal etki+3
Kerim Karabacak
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi fen programları üzerine karşılaştırılmalı bir inceleme

Fen bilimleri eğitiminin kalitesini artırmada öğretim programları oldukça önemlidir. Bu gerekçeden yola çıkarak geçmişten günümüze kadar ülkemizde geliştirilen ilköğretim fen programları üzerine karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır. Bu ana amaç çerçevesinde 1931, 1938, 1949, 1951, 1962, 1970, 1977, 2000 ve 2004 ortaokul programları incelenmiştir. Araştırma betimsel bir çalışmadır.Araştırmada kullanılan kaynakların ve belgelerin güvenilir olduğu varsayılmıştır. Araştırmanın evrenini, geçmişten günümüze fen program ile ilgili tüm basılı kaynaklar, örneklemini ise 1931, 1938, 1949, 1951, 1962, 1970, 1977, 2000 ve en son uygulanan program oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen bulgular özetle aşağıda verilmiştir. Araştırma sonunda; 1938 Programı haricinde 1931,1949, 1951, 1962, 1970, 1977, 2000 ve 2004 Programlarında Fen ve Teknoloji dersinin genel hedeflerinin bulunduğu gözlenmiştir. Programlarda hedef saptamada uyulması gerekli ilkelere tam uyulmadığı; içeriğin program değerlendirme ilkelerine uygun olarak düzenlenmediği saptanmıştır. Eğitim durumları öğesinin programlarda hiç yer almadığı, fakat eğitim durumları içerisinde yer alan öğrenme-öğretme yöntem ve teknikleri ile araç-gereçlerin programlarda kısmen yer aldığı, sınama durumları içinde her konunun sonunda ölçme ve değerlendirmenin yer almadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Eğitim Programı, Program Öğeleri, Fen ve Teknoloji

Eğitim programlarıFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+4
Serap Uslu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Kişilik, bilişüstü ve akademik başarının yapısal eşitlik modellemesi ve başarıdaki öğrenme stili farklılıkları

Bu araştırmada öğrencilerin kişilik, bilişüstü ve akademik başarılarının yapısal eşitlik modellemesi ve başarıdaki öğrenme stili farklılıkları araştırılmıştır. Kişilik, bilişüstü ve akademik başarı arasındaki ilişkileri belirlemek için "yapısal eşitlik modellemesi" yöntemi kullanılırken başarıdaki öğrenme stili farklılıklarını test etmek için ?tek yönlü varyans analizi? kullanılmıştır. Araştırmada yapısal eşitlik çalışmalarında, ölçme modelinden kaynaklanabilecek hataların önceden tespit edilerek ayıklanması için iki aşamalı yaklaşım kullanılmıştır. Birinci aşamada, üst düzey doğrulayıcı faktör analizi ile geçerliliği test edilmiş bir ölçme modeli oluşturulmuştur. İkinci aşamada ise, ölçme modelinde yer alan "örtük değişkenler" arasındaki yapısal ilişkiler test edilerek bir yapısal model ortaya konmuştur. Araştırmaya 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesine devam etmekte olan 1207 öğrenci katılmıştır.Araştırmada öğrencilerin bilişüstünü ölçmek için Schraw ve Dennison (1994) tarafından geliştirilen ve Akın, Abacı ve Çetin (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan, Bilişötesi Farkındalık Envanteri; öğrencilerin kişilik özelliklerini ölçmek için Bacanlı, İlhan ve Aslan (2007) tarafından geliştirilen Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi; öğrenme stillerini ölçmek için ise David A. Kolb (1985) tarafından geliştirilen ve Aşkar ve Akkoyunlu (1993) tarafından Türkçeye uyarlanan, ?Kolb Öğrenme Stilleri Envanteri? kullanılmıştır.Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır:Kişiliğin duygusal dengesizlik ve yumuşak başlılık boyutlarının bilişüstü ile negatif yönlü anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu; deneyime açıklık ve sorumluluk faktörlerinin bilişüstü ile pozitif yönlü anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu; dışadönüklüğün ise bilişüstü ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı bulunmuştur.Bilişüstü ile akademik başarı arasında ise olumlu yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Buna göre, öğrencilerin bilişüstü düzeyleri arttıkça akademik başarıları da artmakta, bilişüstü düzeyi azaldıkça akademik başarıları da düşmektedir.Araştırmada kullanılan yapısal eşitlik modeline göre, kişiliğin dışadönüklük dışındaki faktörleri, öğrencilerin sahip olduğu bilişüstü düzeyini etkilemekte, bilişüstü ise akademik başarıyı etkilemektedir. Kişilik ile akademik başarı arasındaki ilişki bilişüstü aracılığı ile kurulmaktadır.Araştırmada, öğrencilerin öğrenme stillerine göre başarılarının farklılaştığı, bu farkın ise ayrıştıran öğrenme stilinin başarı ortalamasının değiştiren öğrenme stilinden daha büyük olmasından kaynaklandığı görülmüştür.

Aday öğretmenlerAkademik başarıBilişüstü farkındalık+6
Ahmet Sapancı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Program teorisinin düşünsel temelleri: Felsefe, sosyoloji ve ideoloji kuramları açısından

Bu araştırmada program teorisinin, eğitim felsefesi, sosyolojisi ve ideoloji kuramları açısından düşünsel ve ideolojik temellerinin belirlenmesini amaçlanmıştır. Araştırma soruları bağlamında, araştırma literatür taramasına dayalı olarak yürütülen kuramsal bir çalışmadır. Araştırma sorularının öngördüğü, program teorisinin eğitim felsefesi ve sosyolojisi kuramları açısından düşünsel ve ideolojik temellerine ilişkin bulgular iki aşamada belirlenmiştir. İlk aşamada eğitim felsefesi ve sosyolojisi kuramlarından her birinin; epistemoloji, etik, estetik, eğitime ilişkin düşünsel temelleri geliştirilen kavramsal kategorilere göre incelenmiş, ideoloji kuramlarının temel argümanları açısından irdelenerek düşünsel ve ideolojik temelleri belirlenmiştir. İkinci aşamada, program teorisi alanındaki bilimsel-teknik ve bilimsel teknik olmayan yaklaşımların genel çerçevede sunumuna bağlı olarak eğitim felsefesi, sosyolojisi ve ideoloji kuramlarına yönelik ortaya konulan düşünsel ve ideolojik temelleri irdelenmiştir. Program teorisinin ortaya konulan bu düşünsel ve ideolojik temellerinden hareketle bir program teorisi sunumuna gidilmiştir.Anahtar kelimeler: kuram/teori, felsefe kuramları, sosyoloji kuramları, ideoloji kuramları, program teorisi, program yaklaşımları, program modelleri

Eğitim felsefesiEğitim programlarıEğitim sosyolojisi+6
Alaettin İşeri
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

6-7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki temaların, metinlerdeki anahtar kelime ve kelime gruplarıyla ilişkisi

Ders kitapları bir dersin hedeflerine ulaşmasında en önemli materyal konumundadır. Ana dil öğretiminde ise ders kitaplarının öğrencilerin kelime hazinesini geliştirmesi ve söz varlığını iyi bir şekilde yansıtması beklenir. Kitapların bu yönden yeterliliği sıkça tartışılmakla beraber ders kitaplarına getirilen eleştiriler değişik biçimde karşımıza çıkmaktadır.Bu çalışmada Türkçe ders kitaplarında yer alan temaların içerisindeki metinlerde kullanılan anahtar kelimelerin temalarla ne derece ilgili olduğu saptanmaya çalışılmıştır. ?2006 Türkçe Öğretim Programına göre hazırlanan ve 6-7 ve 8.sınıfta Türkçe ders kitabı olarak okutulan MEB yayınları Türkçe kitaplarında yer alan metinlerde kullanılan anahtar kelime ve kelime gruplarının hepsi metinlerin yer aldığı temaya uygun mudur?? sorusu çalışmanın problem cümlesini oluşturmaktadır.Araştırmada Milli Eğitim Bakanlığının yayımladığı ilköğretim 6. sınıf (2009 basımlı), 7. sınıf(2009 basımlı) ve 8. sınıf (2009 basımlı) Türkçe ders kitapları esas alınmıştır.Araştırmada model olarak nitel araştırma yaklaşımıyla durum belirleme amacına yönelik doküman inceleme yöntemi ve tarama tekniği kullanılmıştır.Araştırma sonucunda Milli Eğitim Bakanlığının yukarıda belirtilen tarihlerde yayımladığı Türkçe ders kitaplarında yer alan temalardaki metinlerde kullanılan anahtar kelimelerin temalarla ilişkisi ortaya konmuştur. Anahtar kelimelerin içerisinde temalarla doğrudan ilişkili kelimelerin olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretim Programı, Ders Kitabı, Tema, Metin

Anahtar kelimeDers kitaplarıKelime grupları+7
Birsen Danacı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi yabancı dil öğretmeni yetiştiren kurumların programlarının karşılaştırılması

Bu araştırmada Cumhuriyet?in ilanından itibaren yabancı dil öğretmeni yetiştirme politikaları incelenmiş ve yabancı dil öğretmeni yetiştiren kurumların programları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmayı yapabilmek için günümüze değin öğretmen yetiştiren kurumların programları incelenmiştir. Bu araştırmada öncelikle Cumhuriyet?ten itibaren var olan yabancı dil öğretmeni yetiştirme politikaları tarihsel bir süreç içerisinde incelenmiş daha sonra ise yabancı dil öğretmeni yetiştiren kurumların programları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma ve incelemelerle alan, meslek ve genel kültür derslerinden aynı, benzer ve farklı olan dersleri bulunarak programlardaki ders değişiklikleri ortaya konmuştur. Aynı zamanda her bir program bu özellikler açısından birbirleriyle karşılaştırılmış ve geçmişten günümüze değin yabancı dil öğretmeni yetiştiren kurumlardaki derslerin alan, meslek ve genel kültür derslerinin programdaki yoğunluğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır: Geçmişten günümüze değin izlenen yabancı dil öğretmeni yetiştirme politikaları incelendiğinde bu politikaların birbirini desteklemeyen ve tutarsız olduğu; yabancı dil öğretmeni yetiştirmede nitelikten ziyade niceliğin öne çıktığı tespit edilmiştir. AB ile yürütülen üyelik müzakereleri sonucu 1997 yılından sonra yabancı dil öğretmeni yetiştirme ve yabancı dil öğretimi politikalarının çok dilliliğe doğru yöneldiği; nitelik olarak daha donanık olarak yetiştirildikleri bulunmuştur. Uygulanan programlardaki ders gruplarına bakıldığında ise alan, mesleki ve genel kültür dersleri olduğu görülmektedir. Alan derslerinin özellikle her programda benzer dersler olduğu; bazılarının adlarının değişmesine rağmen içeriksel olarak benzer oldukları bulunmuştur. Meslek dersleri grubunda yer alan derslerin birçoğunun birbirine benzer dersler olduğu ve bir sonraki programda dersin isimlerinin değişmesiyle ya da dersin başka derslerle birleştirilerek ya da bölünerek yer aldıkları bulunmuştur. Genel kültür dersleri açısından ise bu grup derslerinden diğer öğretmenlik bölümleriyle beraber verilenlerin neredeyse bütün programlarda değişerek yer aldığı; o bölüme özel genel kültür derslerinin ise birçok kez farklı oldukları bulunmuştur Uygulanan programlardaki alan, meslek ve genel kültür dersleri sayı ve haftalık ders saati açısından incelendiğinde 1933 yılından itibaren alan, meslek ve genel kültür ders grupları arasında ders sayıları bakımından bir benzerliğin olduğu bulunmuştur. Bu durum 1983 yılı programına kadar devam etmekte olup, daha sonra ise alan derslerinin yoğunluğunun azaltıldığı ve meslek ve genel kültür derslerinin yoğunluğunun arttırılarak neredeyse aynı düzeye getirildiği bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Öğretmeni, Öğretmen Yetiştirme, Program Değerlendirme, Eğitim Tarihi ve Politikaları

Eğitim kurumlarıEğitim politikalarıEğitim politikaları+7
Hüseyin Evcim
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Değerler eğitiminde korku kültürünün etkisi

Ülkelerin kültür ve yaşamlarında önemli yer tutan değerlerin kurum ve birey düzeyinde benimsenmesi ve yeni nesillere aktarılarak yaşatılmasında eğitim sisteminin rolü büyüktür. Çocuk ve gençlere değerlerin okullarda öğretilmesi sağlıklı bir toplumun oluşturulması açısından son derece önemlidir. Tüm dünyada sıklıkla yaşanan sosyal huzur ve güven iklimini bozan ve toplum vicdanını rahatsız eden olaylar, değerler eğitiminin önemini gün yüzüne çıkarmış, değerler eğitimini bir program çerçevesinde hazırlanarak uygulanmasının yolunu açmıştır. İnsanların davranışlarını yönlendiren güç olmaları nedeniyle değerler ve korkular birbiri ile etkileşim içerisindedir. Bu araştırmada korku kültürünün Değerler Eğitimi üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla Değerler Eğitimi ve Korku Kültürü arasındaki ilişki mevcut kaynaklar kapsamında saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmanın problem cümlesini? Değerler Eğitimi?nde korku kültürünün etkisi nedir?? sorusu oluşturmaktadır. Araştırmada uygulanmakta olan Değerler Eğitimi programları ile etkinlikleri incelenmiş, literatür taraması yöntemi kullanılarak dokümanter nitelikte alan araştırması yapılmıştır. Kaynaklardan elde edilen veriler kapsamında araştırmanın problem ve alt problemleri irdelenmiştir. Araştırma sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı?na bağlı zorunlu eğitim seviyesindeki tüm okullarda uygulanan Değerler Eğitimi programının etkililiğinde korku kültürünün etkisi ortaya konulmuş, korku kültürünün Değerler Eğitimi uygulamalarına doğrudan, olumsuz ve yıpratıcı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Değer, Eğitim, Değerler Eğitimi, Korku, Korku Kültürü

DeğerlerDeğerler eğitimiKorku+1
Aslıhan Esra Çakıroğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Şuralarında ilköğretim

Bu araştırmada eğitim hakkındaki sorunların tartışıldığı, çözüm yollarının arandığı, önemli kararların alındığı Milli Eğitim Şûraları incelenmiştir. Milli Eğitim Şuralarında İlköğretime yönelik olarak I. Milli Eğitim Şurası, II. Milli Eğitim Şurası, III. Milli Eğitim Şurası, IV. Milli Eğitim Şurası, V. Milli Eğitim Şurası, VI. Milli Eğitim Şurası, VII. Milli Eğitim Şurası, VIII. Milli Eğitim Şurası, IX. Milli Eğitim Şurası, , X. Milli Eğitim Şurası, XI. Milli Eğitim Şurası, XII. Milli Eğitim Şurası, XIII. Milli Eğitim Şurası, XIV. Milli Eğitim Şurası, XV. Milli Eğitim Şurası, XVI. Milli Eğitim Şurası, XVII. Milli Eğitim Şurası ve XVIII. Milli Eğitim Şurası incelenmiştir. Geçmişten günümüze kadar yapılan tüm şuralar incelenmiş ve bu çalışmada ilköğretimi konu alan şuralar detaylı olarak incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamında ilköğretimin, hangi şura kararlarında yer aldığı, şura kararlarındaki ilköğretim anlayışının hükümet gündemine nasıl yansıdığı, ilköğretim ile ilgili şura kararlarının uygulamaya nasıl aktarıldığı hakkında bilgiler sunulmuştur. Dokümanter olarak incelen bu çalışmada IV., V., VII. , IX., XI., XII., XV., XVI., XVII., XVIII. Milli Eğitim Şuralarında ilköğretim ile ilgili kararlara yer verildiği tespit edilmiştir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. 1. Bölüm?de araştırmanın ?Girişi?, 2. Bölüm?de ?Araştırmanın Yöntemi?, 3. Bölüm?de Kuramsal Çerçeve ve İlgili Literatür, 4. Bölüm?de ?Bulgular ve Yorumlar? ortaya konmuştur. 5. Bölüm?de ise ?Sonuçlar ve Öneriler? yer almaktadır. Araştırmada, kaynaklar ağırlıklı olarak Millî Eğitim Bakanlığı?nın yayınlarından kullanılmış, bunun yanı sıra eğitimle ilgili temel kaynaklardan da faydalanılmıştır. Bu araştırmada konu edilen şûralar için yapılacak değerlendirme şöyledir: Şûra kararlarının Türkiye?nin eğitim sorunlarını çözmede yeterli olacağı ve eğitimde toplumun beklentilerini karşılayacağı, ancak; kararlar uygulamaya aktarılamadığı ya da zamanında aktarılamadığı için bu çalışmalardan beklenen düzeyde verim alınamadığıdır. Bu araştırma sonuçları ile eğitime verilen önem bir kez daha gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, eğitimdeki iniş-çıkışların, geçmişten günümüze eğitim alanında nelerin değiştiğini ya da değişen bir şeylerin olup olmadığının daha iyi anlaşılması yönünden ve en önemlisi ilerisi için yapılması gerekenleri belirlemek açısından büyük önem taşımaktadır. Bu araştırma ile ulaşılmak istenen sonuç; şûraların Türkiye?nin ilköğretime yönelik sorunlarının çözümünde ve eğitim sisteminin sağlıklı işleyişi ve iyileştirilmesinde önemli kararlar almış olduğu; fakat bu kararların yaşama geçirilmesi durumunda eğitimde yaşanılan sorunların büyük ölçüde çözüleceği ve eğitimin, dolayısıyla toplumun çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmada önemli bir aşama kaydedileceğini vurgulamaktır. Elde edilen bulgular ışığında, araştırma problemine ilişkin olarak, Millî Eğitim Şûraları?nda ilköğretimin daha etkin yer alması bakımından, şûraların; yaptırım gücünün sağlanması, yönetmelikçe belirlenen tarihlerde yapılması, gündemlerinin öğretmen, öğrenci, veli, üniversite öğretim elemanları ve akademisyenlerin de katılımı ile belirlenmesi, üye ve katılımcı sayıları açısından çok daha fazla kişi ile çok daha iyi temsil edilmesi ve sadece ilköğretim konulu bir şûranın yapılması önerileri getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Şura, Millî Eğitim Şûraları, İlköğretim, Eğitim

EğitimEğitim politikalarıEğitim sorunları+4
Ömür Dağ
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2013
00

Other supervisors