Theses supervised by Prof. Dr. Aynur Bozkurt Bostancı
20 theses · Uşak University
Okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarının örgütsel sinerji üzerindeki rolü
Araştırmada, okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarının örgütsel sinerji üzerindeki rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde desenlemiştir. Araştırmanın evrenini 2023 – 2024 eğitim öğretim yılında İstanbul ilindeki Eyüpsultan, Fatih, Gaziosmanpaşa, Bayrampaşa ve Beyoğlu ilçelerindeki devlet ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenler, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılabilen 330 ortaöğretim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Paylaşılan Liderlik Algısı Ölçeği" ve "Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği" ile toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, öğretmenlerin okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarına ve okullardaki örgütsel sinerjiye ilişkin algıları yüksek bulunmuştur. Okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarına ilişkin öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve aynı okulda çalışma süresi değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye ilişkin algı düzeyleri ise, kıdem değişkenine göre farklılaşmaktadır. Okullardaki paylaşılan liderlik uygulamaları ile öğretmenlerin örgütsel sinerji algıları arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Okullardaki paylaşılan liderlik uygulamaları, örgütsel sinerjinin anlamlı bir yordayıcısıdır. Öğretmenlerin okullarda paylaşılan liderlik uygulamalarına yönelik görevlerin ortak tamamlanması, çalışanlar arasında merkezi olmayan etkileşim ve duygusal destek algılarının, örgütsel sinerjiyi algılarını yordadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Paylaşılan liderlik, örgütsel sinerji, takım çalışması, örgütsel bütünleşme, karşılıklı beceri geliştirme
Okul yöneticilerinin kültürel liderlikleri ile öğretmenlerin akademik iyimserliği arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri ile öğretmenlerin akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modeline göre tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Uşak ilinde devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluştururken, örneklemi olarak kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 373 öğretmen belirlenmiştir. Veriler, "Kültürel Liderlik Ölçeği" ve "Okul Akademik İyimserlik Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, öğretmenlerin yöneticilerin kültürel liderlik düzeyleri algısı, kültürün oluşturulması, kültürün benimsenmesi ve kültürün yönetilmesi boyutlarında yüksek seviyededir. Öğretmenlerin okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri algıları arasında, cinsiyet, kıdem, aynı okulda çalışma süresi ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre farklılık bulunmamaktadır. Öğretmen algıları çalışılan okul düzeyi ve eğitim durumu değişkenlerine göre ise farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin akademik iyimserliklerinin öz yeterlilik boyutunda çok yüksek, güven boyutunda ve akademik vurgu boyutunda orta düzeyde tespit edilmiştir. Öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeyleri cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi, kıdem, eğitim durumu ve aynı okulda çalışma sürelerine göre farklılık göstermektedir. Okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkeni ise öğretmenlerin akademik iyimserlikleri üzerinde etkili olmamıştır. Yine araştırmada, okul yöneticilerinin kültürel liderlikleri ile öğretmenlerin akademik iyimserlikleri arasında anlamlı, pozitif yönlü orta düzeyde ilişkilere rastlanmıştır. Ayrıca araştırma, okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeylerinin, öğretmenlerin akademik iyimserliklerini anlamlı bir şekilde yordadığını ortaya koymuştur. Okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri arttıkça, öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeylerinin artacağı düşünülmektedir.
Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği ile öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği ile öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmeleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir. Araştırma evrenini, Burdur Merkez, Bucak, Gölhisar, Çavdır, Karamanlı ilçelerinde 2023-2024 eğitim-öğretim yılında ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki devlet okullarında görev yapan 3825 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini, kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla belirlenen 602 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Ekinci ve Karakuş (2011) tarafından geliştirilen "Okul Müdürlerinin Sosyal Sermaye Liderliği Davranışları Ölçeği" ve Karaca Çakınberk, Derin ve Demirel (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği davranışlarını çok yüksek düzeyde gösterdikleri görülmüştür. Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği düzeylerine yönelik öğretmenlerin algıları, cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi, kıdem, eğitim durumu ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmamaktadır. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel özdeşleşme düzeyleri ise "orta" düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmeleri; cinsiyetlerine, çalıştığı okul düzeyine, eğitim durumuna göre farklılaşmazken, kıdem ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği ile öğretmenlerin örgütsel özdeşlemeleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde ilişkilere rastlanmıştır. Yine araştırmada, okul yöneticilerinin sosyal sermaye liderliği davranışları, öğretmenlerin örgütsel özdeşleşmelerini yordadığı tespit edilmiştir.
Okul yöneticilerinin kültürel liderliğinin okullardaki örgütsel sinerji üzerindeki rolü
Bu araştırma, okul yöneticilerinin kültürel liderliğinin okullardaki örgütsel sinerji üzerindeki rolünü ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. İlişkisel tarama modeline göre tasarlanan araştırmanın evrenini 2024-2025 eğitim öğretim yılında Uşak'ta devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise, kolay ulaşılabilir örnekleme ile ulaşılabilen 365 öğretmendir. Araştırmada veriler, "Kültürel Liderlik Ölçeği" ve "Öğretmenler İçin Örgütsel Sinerji Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeylerine yönelik öğretmen algıları yüksektir. Öğretmen algıları görev yapılan okul düzeyi ve çalışılan okuldaki öğretmen sayısına göre farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin algıları cinsiyetlerine, kıdemlerine mezuniyet durumlarına ve aynı okulda görev yapma değişkenlerine göre ise farklılaşmamaktadır. Yine araştırmada, öğretmenlerin örgütsel sinerji algılarının yüksek olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel sinerji algıları kıdem, çalışılan okul düzeyi ve okuldaki öğretmen sayısına göre farklılaşmaktadır. Cinsiyet, mezuniyet durumu ve aynı okulda çalışma süresi değişkenleri ise, öğretmenlerin örgütsel sinerji algılarında farklılık oluşturmamıştır. Araştırmada, öğretmenlerin okul yöneticilerinin kültürel liderliklerine ilişkin algıları ile örgütsel sinerji algıları arasında anlamlı, pozitif yönlü, orta düzeyde ilişkiler belirlenmiştir. Araştırmaya göre okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri öğretmenlerin örgütsel sinerji algılarını yordamaktadır. Okul yöneticilerinin kültürel liderlik düzeyleri arttıkça, öğretmenlerin örgütsel sinerji algı düzeylerinin arttığı görülmektedir. Bu bağlamda, okul yöneticilerinin kültürel liderlik becerilerinin geliştirilmesine yönelik hizmet içi eğitim programlarının artırılması ve bu yönde uygulamalı çalışmaların desteklenmesi, okullardaki örgütsel sinerjiyi güçlendirecek önemli bir adım olacaktır.
Okullarda örgütsel şeffaflığın öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerindeki rolü
Bu araştırma, okullarda örgütsel şeffaflık düzeyinin öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerindeki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan araştırmanın evrenini 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili devlet okullarında görev yapan öğretmenler, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 351 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Okul Şeffaflık Ölçeği" ve "Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Hiyerarşik Regresyon Analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin örgütsel şeffaflık algılarının genel olarak yüksek düzeyde, hesap verebilirlik boyutunun ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyetlerine, görev yaptıkları okul düzeyine, okuldaki öğretmen sayısına ve aynı okulda çalışma süresine göre şeffaflık algılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Buna karşılık kıdem yılı ve mezuniyet durumu değişkenlerine göre öğretmenlerin örgütsel şeffaflık algılarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları da genel olarak yüksek düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışları genel düzeyde mesleki kıdemlerine göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. Bununla birlikte, cinsiyet değişkeni yalnızca "vicdanlılık" alt boyutunda, çalışılan okul düzeyi ise yalnızca "sivil erdem" alt boyutunda anlamlı bir fark oluşturmuştur. Diğer yandan, öğretmenlerin mezuniyet durumu, çalıştıkları okuldaki öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenleri açısından örgütsel vatandaşlık davranış düzeyleri arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Araştırma sonuçları, örgütsel şeffaflık ile örgütsel vatandaşlık davranışları arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçları da bilgi akışı ve hesap verebilirlik boyutlarının öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık davranışlarını anlamlı bir şekilde yordadığını, buna karşılık kararlara katılım boyutunun örgütsel vatandaşlık davranışları üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkisinin bulunmadığını ortaya koymuştur. Bu sonuçlar, örgütsel şeffaflık algısının öğretmenlerin vatandaşlık davranışları üzerinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret etmektedir. Özellikle bilgi akışı ve hesap verebilirlik süreçlerinde sağlanacak şeffaflığın, öğretmenlerin gönüllü katkılarını artırarak, okullarda daha katılımcı ve etkin bir örgütsel yapı oluşmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Bu doğrultuda, okul yöneticilerinin düzenli bilgi paylaşımını ve hesap verebilirlik uygulamalarını kurumsal bir politika olarak benimsemeleri önerilmektedir.
Okullardaki örgütsel şeffaflığın okul mutluluğu üzerindeki rolü
Bu araştırma, örgütsel şeffaflığın öğretmenlerin okul mutluluğu üzerindeki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. İlişkisel tarama modeli ile desenlenen çalışma, 2023–2024 eğitim-öğretim yılında Uşak ilinde görev yapmakta olan devlet okulu öğretmenlerini kapsamaktadır. Araştırmanın örneklemini, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olan 416 öğretmen oluşturmaktadır. Veriler, Okul Şeffaflık Ölçeği ve Okul Örgütsel Mutluluk Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlara bakıldığında; öğretmenlerin örgütsel şeffaflık algıları genelde, karar süreçlerine katılım ve hesap verebilirlik boyutlarında yüksek düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel şeffaflık düzeyine yönelik algılarının bilgi akışı botunda ise çok yüksektir. Cinsiyet, görev yapılan okul kademesi, mesleki kıdem, aynı okulda çalışma süresi, mezuniyet durumu ve okul öğretmen sayısına göre şeffaflık algıları arasında fark saptanmamıştır. Araştırmanın okul mutluluğu değişkenine yönelik öğretmen algıları genelde yüksektir. Bununla birlikte okul mutluluğu alt boyutlarına yönelik algıları ise; ekonomik koşullar boyutunda ise orta düzeyde, yönetim süreçleri ve adanmışlık boyutunda yüksek, mesleki tutum ve iletişim boyutlarında ise çok yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin okul mutluluğu algıları cinsiyet, kıdem, mezuniyet durumu ve okulda çalışma süresine göre farklılık göstermezken; okul kademesi ve öğretmen sayısı değişkenleri açısından anlamlı farklılık göstermiştir. Çalışmanın en önemli sonuçlarından biri, öğretmenlerin örgütsel şeffaflık algıları ile okul mutluluğu algıları arasında anlamlı ve yüksek düzeyde pozitif bir ilişki bulunmasıdır. Ayrıca, örgütsel şeffaflık, okul mutluluğunun anlamlı bir yordayıcısıdır. Örgütsel şeffaflığı artırmaya yönelik okuldaki karar süreçlerine öğretmenlerin daha fazla katılımı sağlanabilir ve okul paydaşlarına belirli zamanlarda hesap verebilirlik yönetsel sunumları gerçekleştirilebilir.
Okullardaki örgütsel sinerjinin öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerindeki rolü
Bu çalışma okullardaki örgütsel sinerjinin öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerindeki rolünü belirlemek için yapılmıştır. Bu temel amaç doğrultusunda araştırmada "Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerji düzeyine yönelik algılarının psikolojik sermaye düzeyleri üzerindeki rolü nedir?" sorusuna cevap aranmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2021–2022 öğretim yılında Kütahya ili, Şaphane, Simavve Gediz ilçelerinde yer alan tüm okullarda görev yapan 2987öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 429 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Akpolat ve Levent (2018) tarafından geliştirilen "Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği" ve Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca verilerin istatistiksel analizi için Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Çoklu Regresyon Analizi ve Pearson Momentler Çarpımı Kolerasyonu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerjiye yönelik algı düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye yönelik algılarının cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi ve okulda çalışan öğretmen sayısına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği; kıdem, mezuniyet, aynı okulda çalışma süresine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bir diğer değişkeni olan öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri ise yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi ve mezuniyet durumuna göre farklılaşırken bunların kıdem, aynı okulda çalışma süresi, okulda çalışan öğretmen sayısına göre farklılık göstermemektedir. Yine araştırmada öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerji düzeyine yönelik algıları ile psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde, anlamlı pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişkiye rastlanmıştır. Son olarak yapılan araştırmaya göre, öğretmenlerin okullarda örgütsel sinerjiye yönelik etkileşim ve takdir etme, strateji, güncelleme ve güçlenme boyutları algılarının öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı; bütünleştirme boyutuna yönelik algılarının ise yordamadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sinerji, Pozitif Psikoloji, Psikolojik Sermaye, Eğitim Örgütleri
Okullardaki örgütsel sinerjinin öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerindeki rolü
Bu çalışma okullardaki örgütsel sinerjinin öğretmenlerin psikolojik sermayeleri üzerindeki rolünü belirlemek için yapılmıştır. Bu temel amaç doğrultusunda araştırmada "Öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerji düzeyine yönelik algılarının psikolojik sermaye düzeyleri üzerindeki rolü nedir?" sorusuna cevap aranmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini 2021–2022 öğretim yılında Kütahya ili, Şaphane, Simavve Gediz ilçelerinde yer alan tüm okullarda görev yapan 2987öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilen 429 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Akpolat ve Levent (2018) tarafından geliştirilen "Öğretmenlere Yönelik Örgütsel Sinerji Ölçeği" ve Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca verilerin istatistiksel analizi için Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Çoklu Regresyon Analizi ve Pearson Momentler Çarpımı Kolerasyonu kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerjiye yönelik algı düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye yönelik algılarının cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi ve okulda çalışan öğretmen sayısına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği; kıdem, mezuniyet, aynı okulda çalışma süresine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bir diğer değişkeni olan öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri ise yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi ve mezuniyet durumuna göre farklılaşırken bunların kıdem, aynı okulda çalışma süresi, okulda çalışan öğretmen sayısına göre farklılık göstermemektedir. Yine araştırmada öğretmenlerin okullardaki örgütsel sinerji düzeyine yönelik algıları ile psikolojik sermaye düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde, anlamlı pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişkiye rastlanmıştır. Son olarak yapılan araştırmaya göre, öğretmenlerin okullarda örgütsel sinerjiye yönelik etkileşim ve takdir etme, strateji, güncelleme ve güçlenme boyutları algılarının öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı; bütünleştirme boyutuna yönelik algılarının ise yordamadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Sinerji, Pozitif Psikoloji, Psikolojik Sermaye, Eğitim Örgütleri
Okullardaki örgütsel sinerji düzeyi ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırma öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki örgütsel sinerji düzeyi ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Uşak ilinde okullarda görev yapan 2798 öğretmen, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yolu ile ulaşılabilen 310 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Örgütsel Sinerji" ve "Öğretmen Liderlik" ölçekleri kullanılarak toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Öğretmenlerin okul içindeki örgütsel sinerji düzeyine ilişkin algıları yüksektir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye yönelik algıları, okul düzeyine göre farklılaşmaktadır. Lise öğretmenlerinin örgütsel sinerjiye yönelik algıları, ilkokul ve ortaokul düzeyinde görev yapan öğretmenlere göre daha düşüktür. Yine ön lisans ve lisans eğitimine sahip öğretmenlerinin örgütsel sinerjiye yönelik algıları, yüksek lisans eğitimi almış öğretmenlere göre daha yüksektir. Öğretmenlerin okul içindeki örgütsel sinerjiye yönelik algıları diğer değişkenleri açısından ise farklılaşmamaktadır. Yine araştırmaya göre öğretmenlerin okuldaki liderlik rolü algılarının yüksektir. Öğretmenlerin liderlik rolüne yönelik algıları cinsiyet, kıdem yılı, mezuniyet durumu, görev yaptıkları okullardaki öğretmen sayısı ve aynı okulda yaklaşık çalışma süresi, değişkenlerine göre farklılaşmamaktadır. Okul düzeyine göre ise, lise öğretmenlerinin liderlik rolüne yönelik algıları ilkokul düzeyinde görev yapan öğretmenlere göre daha düşüktür. Araştırmada öğretmenlerin okul içerisindeki örgütsel sinerji algıları ile liderlik düzeyleri arasından anlamlı, pozitif yönde ve yüksek düzeyden ilişkiler bulunmakta ve okul içindeki örgütsel sinerji algıları liderlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Okullardaki sinerji düzeyinin artması için öğretmenlerin takım çalışmasına teşvik edilmesi, ortak etkileşimleri için etkinlikler düzenlenmesi önerilebilir.
Okullardaki örgütsel sinerji düzeyi ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırma öğretmenlerin görev yaptıkları okullardaki örgütsel sinerji düzeyi ile öğretmen liderliği arasındaki ilişkiyi belirlemek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Uşak ilinde okullarda görev yapan 2798 öğretmen, örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yolu ile ulaşılabilen 310 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Örgütsel Sinerji" ve "Öğretmen Liderlik" ölçekleri kullanılarak toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; Öğretmenlerin okul içindeki örgütsel sinerji düzeyine ilişkin algıları yüksektir. Öğretmenlerin örgütsel sinerjiye yönelik algıları, okul düzeyine göre farklılaşmaktadır. Lise öğretmenlerinin örgütsel sinerjiye yönelik algıları, ilkokul ve ortaokul düzeyinde görev yapan öğretmenlere göre daha düşüktür. Yine ön lisans ve lisans eğitimine sahip öğretmenlerinin örgütsel sinerjiye yönelik algıları, yüksek lisans eğitimi almış öğretmenlere göre daha yüksektir. Öğretmenlerin okul içindeki örgütsel sinerjiye yönelik algıları diğer değişkenleri açısından ise farklılaşmamaktadır. Yine araştırmaya göre öğretmenlerin okuldaki liderlik rolü algılarının yüksektir. Öğretmenlerin liderlik rolüne yönelik algıları cinsiyet, kıdem yılı, mezuniyet durumu, görev yaptıkları okullardaki öğretmen sayısı ve aynı okulda yaklaşık çalışma süresi, değişkenlerine göre farklılaşmamaktadır. Okul düzeyine göre ise, lise öğretmenlerinin liderlik rolüne yönelik algıları ilkokul düzeyinde görev yapan öğretmenlere göre daha düşüktür. Araştırmada öğretmenlerin okul içerisindeki örgütsel sinerji algıları ile liderlik düzeyleri arasından anlamlı, pozitif yönde ve yüksek düzeyden ilişkiler bulunmakta ve okul içindeki örgütsel sinerji algıları liderlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Okullardaki sinerji düzeyinin artması için öğretmenlerin takım çalışmasına teşvik edilmesi, ortak etkileşimleri için etkinlikler düzenlenmesi önerilebilir.
Okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile öğretmenlerin işe tutkunlukları arasındaki ilişki
Bu çalışma, kamuya bağlı eğitim kurumlarında görev yapan okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile bu kurumlarda görev yapan öğretmenlerin işe tutkunlukları arasındaki ilişkinin demografik veriler (cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi, kıdem, mezuniyet durumu, okulda bulunan öğretmen sayısı ve aynı okulda yaklaşık çalışma süresi) özelinde incelenmesi amacıyla yapılmaktadır. Bu temel amaç doğrultusunda " Okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile öğretmenlerin işe tutkunlukları arasında anlamlı bir ilişki var mıdır? " sorusuna yanıt aranacaktır. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, 2020–2021 öğretim yılında Uşak ili ve ilçelerindeki kamuya bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2798 öğretmen oluşturmaktadır. Basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen araştırma örneklemini ise, 350 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Gencer (2018) tarafından geliştirilen 5'li likert tipi, 41 maddelik ve üç boyutlu "Güç Merkezi Oluşturma Oyunları Ölçeği" ve Turgut, T (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan 6'lı likert tipi, 17 maddelik ve yine üç boyutlu "Çalışmaya Tutkunluk Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için Aritmetik Ortalama, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Örneklemler t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerine yönelik algı düzeylerinin; sponsorluk taktiğinde orta, ittifak kurma taktiğinde orta, imparatorluk kurma taktiğinde orta, bütçeleme taktiğinde orta, uzmanlık taktiğinde orta ve patronluk taktiğinde düşük olduğu saptanmıştır. Araştırma verilerine göre, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerine yönelik görüşleri, cinsiyet, okul düzeyi ve kıdem yılı bağımsız değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamakta iken; mezuniyet durumu, okuldaki öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi bağımsız değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin, araştırmanın diğer değişkeni olan işe tutkunluğa yönelik dinçlik ve yoğunlaşma alt boyutlarına ilişkin algı düzeylerinin yüksek, adanmışlık alt boyutuna ilişkin algı düzeyi ise oldukça yüksek olarak tespit edilmiştir. Araştırma genelinde işe tutkunluk düzeyine yönelik öğretmen algı düzeyinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. İşe tutkunluk ve bazı alt boyutlarına yönelik öğretmen görüşlerinin ise, görev yapılan okul düzeyi bağımsız değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Cinsiyet, kıdem yılı, mezuniyet durumu, okulda bulunan öğretmen sayısı ve aynı okulda yaklaşık çalışma süresi bağımsız değişkenlerinde ise herhangi bir farklılaşmaya rastlanmamıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile öğretmenlerin işe tutkunlukları arasındaki ilişkiler incelendiğinde, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerinin; sponsorluk, ittifak kurma, imparatorluk kurma, bütçeleme, uzmanlık, patronluk, tümü ile öğretmenlerin işe tutkunluk düzeyleri arasında anlamlı, negatif yönlü, orta düzey bir ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerinden patronluk taktiğinin, öğretmenlerin işe tutkunluk düzeylerini anlamlı ve negatif yönde yordadığı görülmüştür.
Okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile öğretmenlerin işe tutkunlukları arasındaki ilişki
Bu çalışma, kamuya bağlı eğitim kurumlarında görev yapan okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile bu kurumlarda görev yapan öğretmenlerin işe tutkunlukları arasındaki ilişkinin demografik veriler (cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi, kıdem, mezuniyet durumu, okulda bulunan öğretmen sayısı ve aynı okulda yaklaşık çalışma süresi) özelinde incelenmesi amacıyla yapılmaktadır. Bu temel amaç doğrultusunda " Okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile öğretmenlerin işe tutkunlukları arasında anlamlı bir ilişki var mıdır? " sorusuna yanıt aranacaktır. İlişkisel tarama modelinde gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, 2020–2021 öğretim yılında Uşak ili ve ilçelerindeki kamuya bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2798 öğretmen oluşturmaktadır. Basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen araştırma örneklemini ise, 350 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Gencer (2018) tarafından geliştirilen 5'li likert tipi, 41 maddelik ve üç boyutlu "Güç Merkezi Oluşturma Oyunları Ölçeği" ve Turgut, T (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan 6'lı likert tipi, 17 maddelik ve yine üç boyutlu "Çalışmaya Tutkunluk Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için Aritmetik Ortalama, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Bağımsız Örneklemler t-Testi, Pearson Momentler Çarpımı Katsayısı ve Çoklu Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerine yönelik algı düzeylerinin; sponsorluk taktiğinde orta, ittifak kurma taktiğinde orta, imparatorluk kurma taktiğinde orta, bütçeleme taktiğinde orta, uzmanlık taktiğinde orta ve patronluk taktiğinde düşük olduğu saptanmıştır. Araştırma verilerine göre, öğretmenlerin, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerine yönelik görüşleri, cinsiyet, okul düzeyi ve kıdem yılı bağımsız değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmamakta iken; mezuniyet durumu, okuldaki öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi bağımsız değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin, araştırmanın diğer değişkeni olan işe tutkunluğa yönelik dinçlik ve yoğunlaşma alt boyutlarına ilişkin algı düzeylerinin yüksek, adanmışlık alt boyutuna ilişkin algı düzeyi ise oldukça yüksek olarak tespit edilmiştir. Araştırma genelinde işe tutkunluk düzeyine yönelik öğretmen algı düzeyinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. İşe tutkunluk ve bazı alt boyutlarına yönelik öğretmen görüşlerinin ise, görev yapılan okul düzeyi bağımsız değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Cinsiyet, kıdem yılı, mezuniyet durumu, okulda bulunan öğretmen sayısı ve aynı okulda yaklaşık çalışma süresi bağımsız değişkenlerinde ise herhangi bir farklılaşmaya rastlanmamıştır. Araştırmada okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktikleri ile öğretmenlerin işe tutkunlukları arasındaki ilişkiler incelendiğinde, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerinin; sponsorluk, ittifak kurma, imparatorluk kurma, bütçeleme, uzmanlık, patronluk, tümü ile öğretmenlerin işe tutkunluk düzeyleri arasında anlamlı, negatif yönlü, orta düzey bir ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak, okul yöneticilerinin güç merkezi oluşturma taktiklerinden patronluk taktiğinin, öğretmenlerin işe tutkunluk düzeylerini anlamlı ve negatif yönde yordadığı görülmüştür.
Öğretmenlerin psikolojik sermayelerinin işe tutkunluklarındaki rolü
Araştırmada, öğretmenlerin psikolojik sermayelerinin işe tutkunluklarındaki rolünün belirlenmesi amaçlamıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, Uşak ilinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında görev yapan 2900 öğretmen, örneklemi ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 314 öğretmen oluşmaktadır. Araştırma verileri "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ve "Çalışmaya Tutkunluk Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri çok yüksek ve işe tutkunluk düzeyleri ise yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye ve işe tutkunluk düzeyleri cinsiyet, öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmazken, kıdem yılı ve mezuniyet durumu değişkenine göre farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin kıdem yılı arttıkça ve öğrenim durumu yükseldikçe psikolojik sermayeleri ve işe tutkunluk düzeyleri yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin psikolojik ve sermaye düzeyleri okul düzeyine göre farklılaşmazken, işe tutkunluk düzeyleri farklılaşmaktadır. İlkokul öğretmenlerinin işe tutkunluk düzeyi, ortaokul ve lise öğretmenlerine göre daha yüksektir. Araştırmada öğretmenlerin okul içerisindeki psikolojik sermaye ve işe tutkunluk algıları arasında anlamlı, pozitif yönlü, orta düzeyde bir ilişki vardır. Bununla birlikte öğretmenlerin psikolojik sermayelerine yönelik iyimserlik, güven ve umut algıları işe tutkunluklarını yordarken; öz yeterlilik, dışadönüklük ve psikolojik dayanıklılık algıları yordamamaktadır. Anahtar kelimeler: Pozitif psikoloji, çalışmaya yoğunlaşma, çalışmaya tutkunluk.
Öğretmenlerin psikolojik sermayelerinin işe tutkunluklarındaki rolü
Araştırmada, öğretmenlerin psikolojik sermayelerinin işe tutkunluklarındaki rolünün belirlenmesi amaçlamıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, Uşak ilinde 2022-2023 eğitim öğretim yılında görev yapan 2900 öğretmen, örneklemi ise kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 314 öğretmen oluşmaktadır. Araştırma verileri "Psikolojik Sermaye Ölçeği" ve "Çalışmaya Tutkunluk Ölçeği" ile toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin psikolojik sermaye düzeyleri çok yüksek ve işe tutkunluk düzeyleri ise yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sermaye ve işe tutkunluk düzeyleri cinsiyet, öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre farklılaşmazken, kıdem yılı ve mezuniyet durumu değişkenine göre farklılaşmaktadır. Öğretmenlerin kıdem yılı arttıkça ve öğrenim durumu yükseldikçe psikolojik sermayeleri ve işe tutkunluk düzeyleri yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin psikolojik ve sermaye düzeyleri okul düzeyine göre farklılaşmazken, işe tutkunluk düzeyleri farklılaşmaktadır. İlkokul öğretmenlerinin işe tutkunluk düzeyi, ortaokul ve lise öğretmenlerine göre daha yüksektir. Araştırmada öğretmenlerin okul içerisindeki psikolojik sermaye ve işe tutkunluk algıları arasında anlamlı, pozitif yönlü, orta düzeyde bir ilişki vardır. Bununla birlikte öğretmenlerin psikolojik sermayelerine yönelik iyimserlik, güven ve umut algıları işe tutkunluklarını yordarken; öz yeterlilik, dışadönüklük ve psikolojik dayanıklılık algıları yordamamaktadır. Anahtar kelimeler: Pozitif psikoloji, çalışmaya yoğunlaşma, çalışmaya tutkunluk.
Öğretmenlerin iş yaşam dengesi algılarının psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerindeki rolü
Bu araştırma, öğretmenlerin iş yaşam dengesi algılarının psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri üzerindeki rolünün incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmada "İş Yaşam Dengesi Ölçeği ve "Psikolojik Sözleşmeye Uyma Düzeyi Ölçeği" ile veriler toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Uşak il merkezindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki kamu okullarda görev yapan 2900 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılabilen 418 öğretmenden araştırma verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin iş yaşam dengesine ilişkin algılarının iş yaşam uyumu, kendine zaman ayırma ve yaşamın işten ibaret olması boyutlarında "yüksek", yaşamı ihmal etme boyutunda ise "orta" düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerinin tüm boyutlarda ve toplamda yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin iş yaşam dengesi algıları ile psikolojik sözleşme uyum düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve düşük düzeyde ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin iş yaşam dengesi algılarının psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerini yordadığı saptanmıştır. Öğretmenlerin iş yaşam dengelerini daha iyi sağlayabilecekleri koşulların yaratılmasının, psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerine olumlu yansıyacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Yaşam uyumu, Psikolojik Sözleşme, Örgütsel Sadakat
Öğretmenlerin iş yaşam dengesi algılarının psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerindeki rolü
Bu araştırma, öğretmenlerin iş yaşam dengesi algılarının psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri üzerindeki rolünün incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmada "İş Yaşam Dengesi Ölçeği ve "Psikolojik Sözleşmeye Uyma Düzeyi Ölçeği" ile veriler toplanmıştır. Araştırmanın evrenini Uşak il merkezindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki kamu okullarda görev yapan 2900 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılabilen 418 öğretmenden araştırma verileri toplanmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin iş yaşam dengesine ilişkin algılarının iş yaşam uyumu, kendine zaman ayırma ve yaşamın işten ibaret olması boyutlarında "yüksek", yaşamı ihmal etme boyutunda ise "orta" düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerinin tüm boyutlarda ve toplamda yüksek olduğu saptanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin iş yaşam dengesi algıları ile psikolojik sözleşme uyum düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve düşük düzeyde ilişkilerin olduğu belirlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin iş yaşam dengesi algılarının psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerini yordadığı saptanmıştır. Öğretmenlerin iş yaşam dengelerini daha iyi sağlayabilecekleri koşulların yaratılmasının, psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerine olumlu yansıyacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İş Yaşam uyumu, Psikolojik Sözleşme, Örgütsel Sadakat
Okul müdürlerinin koçluk davranışları ile okulların akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin koçluk davranışları ile okulların akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2021–2022 Eğitim-Öğretim yılında Manisa ilinin Salihli ilçesinde kamu okullarında görev yapan 2487 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılan 497 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Okul Müdürlerinin Koçluk Davranışları Ölçeği" ve "Okul Akademik İyimserlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışlarına yönelik algı düzeylerinin yüksek olduğu görülmektedir. Araştırmada okul müdürlerinin koçluk davranışlarını göstermelerine yönelik öğretmen algılarının, cinsiyet ve görev yapılan okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği; ancak kıdem, mezuniyet durumu, aynı okulda çalışma süresi ve görev yapılan okul düzeyi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın diğer değişkenine ilişkin sonuçlardan da öğretmenlerin okul akademik iyimserliğin öz yeterlik boyutuna yönelik algı düzeylerinin çok yüksek, güven ve akademik vurgu boyutuna yönelik algı düzeylerinin orta, akademik iyimserliğin genelinde ise yüksek düzeyde olduğu anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeylerinin cinsiyet, kıdem, görev yapılan okuldaki öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermediği, görev yapılan okul düzeyi ve mezuniyet durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışı gösterme düzeylerine yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde, öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışlarından durum saptama ve geliştirme davranışlarına yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlik düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki var iken, iletişim davranışları boyutuna yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlikleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Genel olarak öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışı göstermelerine yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlik düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki bulunmaktadır. Son olarak yapılan araştırmaya göre okullarda öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışlarından durum saptama davranışı boyutuna yönelik algılarının okulların akademik iyimserlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı, iletişim ve geliştirme davranışlarına yönelik algılarının ise yordamadığı görülmüştür.
Okul müdürlerinin koçluk davranışları ile okulların akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin koçluk davranışları ile okulların akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. İlişkisel tarama modelindeki araştırmanın evrenini 2021–2022 Eğitim-Öğretim yılında Manisa ilinin Salihli ilçesinde kamu okullarında görev yapan 2487 öğretmen, araştırmanın örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla ulaşılan 497 ilkokul, ortaokul ve lise öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Okul Müdürlerinin Koçluk Davranışları Ölçeği" ve "Okul Akademik İyimserlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışlarına yönelik algı düzeylerinin yüksek olduğu görülmektedir. Araştırmada okul müdürlerinin koçluk davranışlarını göstermelerine yönelik öğretmen algılarının, cinsiyet ve görev yapılan okuldaki öğretmen sayısı değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği; ancak kıdem, mezuniyet durumu, aynı okulda çalışma süresi ve görev yapılan okul düzeyi değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın diğer değişkenine ilişkin sonuçlardan da öğretmenlerin okul akademik iyimserliğin öz yeterlik boyutuna yönelik algı düzeylerinin çok yüksek, güven ve akademik vurgu boyutuna yönelik algı düzeylerinin orta, akademik iyimserliğin genelinde ise yüksek düzeyde olduğu anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin akademik iyimserlik düzeylerinin cinsiyet, kıdem, görev yapılan okuldaki öğretmen sayısı ve aynı okulda çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermediği, görev yapılan okul düzeyi ve mezuniyet durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışı gösterme düzeylerine yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlikleri arasındaki ilişkiler incelendiğinde, öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışlarından durum saptama ve geliştirme davranışlarına yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlik düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki var iken, iletişim davranışları boyutuna yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlikleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve düşük düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Genel olarak öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışı göstermelerine yönelik algıları ile okulların akademik iyimserlik düzeyleri arasında anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki bulunmaktadır. Son olarak yapılan araştırmaya göre okullarda öğretmenlerin okul müdürlerinin koçluk davranışlarından durum saptama davranışı boyutuna yönelik algılarının okulların akademik iyimserlik düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı, iletişim ve geliştirme davranışlarına yönelik algılarının ise yordamadığı görülmüştür.
Okul içi politik taktikler ile öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri arasındaki ilişki
Bu çalışma, kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin okul içinde uygulanan politik taktiklere ait algıları ile çalıştıkları okullara yönelik oluşturdukları psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda "Okul içinde kullanılan politik taktikler ile öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır? " sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, 2021–2022 eğitim öğretim yılında Uşak merkezindeki devlete bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2798 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Politik Taktikler Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Psikolojik Sözleşmeye Uyma Düzeyi Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizi Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Çoklu Regresyon Analizi teknikleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, okul içinde politik taktiklerin kullanılma düzeyi düşüktür. Okul içerisinde bazı politik taktiklerin görülme düzeyine ilişkin öğretmen algıları okul düzeyi, kıdem, okuldaki öğretmen sayısına göre farklılaşırken, mezuniyet durumu, cinsiyet ve aynı okulda çalışan süresine göre farklılaşma gözlenmemektedir. Öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri okul düzeyi, kıdem ve mezuniyet durumlarına göre farklılaşırken, cinsiyet, aynı okulda çalışma suresine ve öğretmen sayısına göre farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin okul içerisinde politik taktiklerin görülmesine ilişkin algıları ile psikolojik sözleşme düzeyleri arasında anlamlı negatif yönlü orta düzeyde ilişkiler bulunmaktadır. Okul içerisinde görülen çevre oluşturma, koalisyon oluşturma ve mecburiyeti artırma politik taktiklerinin görülmesine yönelik öğretmen algıları, psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerini düşürmektedir. Okul yöneticileri tarafından okuldaki politik taktiklerin olumsuz etkilerinin sınırlandırılması için okul uygulamalarına yönelik yönetsel şeffaflık sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Politik Taktik, Politik Oyun, Psikolojik Sözleşme
Okul içi politik taktikler ile öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri arasındaki ilişki
Bu çalışma, kamu okullarında görev yapan öğretmenlerin okul içinde uygulanan politik taktiklere ait algıları ile çalıştıkları okullara yönelik oluşturdukları psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda "Okul içinde kullanılan politik taktikler ile öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır? " sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, 2021–2022 eğitim öğretim yılında Uşak merkezindeki devlete bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2798 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise kolay ulaşılabilir örnekleme yoluyla seçilen 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Politik Taktikler Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Psikolojik Sözleşmeye Uyma Düzeyi Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizi Bağımsız Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Momentler Çarpımı Korelasyonu ve Çoklu Regresyon Analizi teknikleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, okul içinde politik taktiklerin kullanılma düzeyi düşüktür. Okul içerisinde bazı politik taktiklerin görülme düzeyine ilişkin öğretmen algıları okul düzeyi, kıdem, okuldaki öğretmen sayısına göre farklılaşırken, mezuniyet durumu, cinsiyet ve aynı okulda çalışan süresine göre farklılaşma gözlenmemektedir. Öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri yüksektir. Öğretmenlerin psikolojik sözleşmeye uyma düzeyleri okul düzeyi, kıdem ve mezuniyet durumlarına göre farklılaşırken, cinsiyet, aynı okulda çalışma suresine ve öğretmen sayısına göre farklılaşmamaktadır. Öğretmenlerin okul içerisinde politik taktiklerin görülmesine ilişkin algıları ile psikolojik sözleşme düzeyleri arasında anlamlı negatif yönlü orta düzeyde ilişkiler bulunmaktadır. Okul içerisinde görülen çevre oluşturma, koalisyon oluşturma ve mecburiyeti artırma politik taktiklerinin görülmesine yönelik öğretmen algıları, psikolojik sözleşmeye uyma düzeylerini düşürmektedir. Okul yöneticileri tarafından okuldaki politik taktiklerin olumsuz etkilerinin sınırlandırılması için okul uygulamalarına yönelik yönetsel şeffaflık sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Politik Taktik, Politik Oyun, Psikolojik Sözleşme