Theses supervised by Prof. Dr. Ayşegül Kubilay

12 theses · Isparta University of Applied Sciences

Master'sOpen AccessTR

Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss Walbaum, 1792)'nda infeksiyöz pankreatik nekrosiz virüs (IPNV)'ünün araştırılması

Bu tez çalışmasında; Muğla İli Seydikemer İlçesi Eşen çayı üzerinde bulunan 3 adet gökkuşağı alabalığı işletmesinden alınan örneklerde eş zamanlı ters transkriptaz polimeraz zincir reaksiyonu (Real Time Reverse transcription polymerase chain reaction) (rRT-PCR) yöntemi IPNV varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda işletmelerden Mart-Nisan 2023 tarihleri arasında 0,5-120 g ağırlığındaki 120 (30 adet rRT-PCR, 30 histopatoloji, 30 bakteriyolojik inceleme, 30 parazitolojik inceleme için) maribund gökkuşağı alabalığı seçilmiştir. Enfekte balıklarda rRT-PCR için steril antibiyotikli (10000 IU/ml penisilin+10 mg/ml streptomisin) Phosphate-buffered saline (PBS) içine 10 gr ve altı ağırlığa sahip balıklar bütün olarak alınmış, 20 gr üstü olan balıkların pankreas, böbrek, dalak ve karaciğerleri alınmıştır. Histopatolojik inceleme için küçük balıkların karnı kesilerek, büyük balıkların karaciğer, pankreas, bağırsak ve solungaçları %10 formalin solüsyonu içerisine alınarak tespit edilmiştir. Maribund balıklarda klinik ve otopsi bulguları; asites, renkte koyulaşma, ekzoftalmus, deride lezyonlar, gözde kanama, kasta erime, solungaçlarda anemi, iç organlarda peteşiyal kanamalar, böbrekte erime, sarı eksudat, karaciğerde hemoraji, dalakta büyüme olarak gözlemlenmiştir. Yapılan rRT-PCR çalışması sonucunda 3 işletmenin her birinde 0,5-120 gr ağırlığındaki örneklenen bireylerde prevalansın %100 olduğu saptanmıştır. Histopatolojik çalışmada; pankreas, karaciğer, mide, bağırsak ve solungaçlarda patolojik değişiklikler gözlemlenirken özellikle pankreasın asinar hücrelerinde yoğun nekroz odakları ve karaciğerde inklüzyon cisimcikleri gözlenmiştir.

Şeydanur Kan
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyetsel çörek otu (Nigella sativa L.,1758)'nun Helix aspersa maxima (MULLER 1774)'nın büyüme, histoloji, bakteriyel yük, oksidatif stres ve biyokimyasal paramatreler ile hastalığa direnç etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, çörek otu (Nigella sativa L., 1758)'nun farklı oranlarına (%0.5, %1 ve %2) bağlı olarak hazırlanan yem rasyonlarının Helix aspersa maxima (MULLER 1774)'unun beslenmesinde kullanılabilirliği ve sindirim sistemlerinde bakteriyolojik yük, histolojik, antioksidan aktiviteleri ve biyokimyasal etkisi araştırılmıştır. Araştırmada ortalama ağırlığı 15 g±0.01 olan 600 adet H. aspersa maxima'ya çörek otundan %0.5, %1 ve %2 oranlarında katılan yem ile 30 gün boyunca besleme denemesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda, en düşük ağırlık kontrol grubunda gözlenirken, en yüksek ağırlık artışı çörek otu %0.5 ve %1 grubunda gözlenmiştir (p<0.05). Deneme sonunda kasta ve sindirim sisteminde toplam mezofilik aerobik bakteri (TMAB) sayısı incelenmiş çörek otu %0.5 oranınında beslenen gruplarda kasta 1.621 log/g iken bağırsakta çörek otu %0.5 oranında beslenen gruplarda 1.773 log/g tespit edilmiştir. Çörek otu ile beslenen gruplarda histolojik olarak kas, bağırsak ve hepatopankreas dokularında inceleme yapılmış, kontrol grubunda hücreler normal iken, farklı çörek otu içeren dietlerle beslenenlerin organlarında doz artışına paralel olarak histopatolojik bulgular görülmüştür. H. aspersa maxima'nın hepatopankreasında süperoksit dismutaz (SOD), katalaz (CAT) ve malondialdehit (MDA) düzeylerine bakılarak süperoksid dismutaz (SOD) ve malondialdehit (MDA) düzeylerinde kontrol grubuna kıyasla artış, katalaz (CAT) düzeyinde azalma tespit edildi. Deneme sonunda biyokimyasal analizler için hepatopankreasta alanin transaminaz (ALT), gama glutamil transferaz (GGT), alkalen fosfataz (ALP), albumin (ALB), laktat dehidrogenaz (LDH) ve glikoz düzeyleri incelenmiş ve çörek otu ilave edilen H.aspersa maxima'nın kontrol grubuna oranla olumlu etki yaptığı tespit edildi. Mevcut bulgular ışığında çörek otu içeren yemlerle beslenmesi incelendiğinde %1 oranına kadar verilebileceği düşünülmektedir.

Gülden Yazar
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Isparta bölgesi'nde gökkuşağı alabalıkları (Oncorhynchus mykiss)'nda viral hastalıkların tespiti üzerinde bir araştırma

Bu tez çalışmasında; Isparta ilinde Aksu ilçesi, Çandır ve Çukurköy'ünde bulunan gökkuşağı alabalığı işletmelerinden alınan yavru gökkuşağı alabalıkları dokularında moleküler yöntem ile infeksiyöz pankreatik nekrozis (IPN), viral hemorajik septisemi (VHS) ve infeksiyöz hematopoietik nekrozis (IHN) virüslerinin varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Bu bölgelerde bulunan üç işletmeden hasta balık örnekleri alınmıştır. Alınan balık örneklerinin dokularından homojenizatlar hazırlanmıştır. Hazırlanan homojenizatlar real-time revers-transkriptaz polimeraz zincir reaksiyonu (rtRT-PCR) metodu ile araştırılması yapılan bu viral ajanlar yönünden incelenmiş ve histopatolojik çalışmaları yürütülmüştür. Isparta bölgesindeki işletmelerden alınan hasta gökkuşağı alabalıklarında rtRT-PCR metodu ile IPNV tespit edilirken, VHSV ve IHNV tespit edilmemiştir. Örneklemenin yapıldığı işletmelerde mortalite oranının %90 olduğu görülmüştür. Hasta balıkların iç ve dış bakısında dönme hareketi, renkte koyulaşma, ekzoftalmus, karında şişlik, solgun karaciğer, iç organlarda peteşiyal kanamalar, sarı eksudat, midede şeffaf sıvı gözlenmiştir. Hasta balıkların histopatolojik incelemesinde enfekte balıkların pankreas hücrelerinde belirgin nekrozlar, karaciğer ve kalpte nekroz ve infiltrasyonlar gözlenmiştir.

Gökkuşağı alabalığı
Ali Özdamar
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeme ilave edilen yeşil ceviz kabuğu ekstraktı ile biyosentezlenmiş gümüş nanopartiküllerin gökkuşağı alabalığı (oncorhynchus mykiss, walbaum, 1792) sağlığı üzerine etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmada; yeşil ceviz kabuğu (YCK) ekstraktı kullanılarak biyosentez yoluyla elde edilen gümüş nanopartiküllerin (AgNP) gökkuşağı alabalıklarında büyüme, histoloji, immün sistemine ve antoksidan aktivite ile Aeromonas sobria' ya karşı hastalık direnci üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ortalama 10g ağırlığındaki balıklar 30 gün boyunca 0 µg/Kg (Kontrol), 10 µg/Kg ve 15 µg/Kg oranlarında yeşil ceviz kabuğu ekstraktı ilaveli, 10 µg/Kg ve 15 µg/Kg oranlarında yeşil sentezlenmiş AgNP ilaveli yemlerle beslenmiştir. Besleme denemesinden sonra 10 µg/Kg AgNP ile beslenen grupta büyüme indeksleri istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur. İmmünolojik parametrelerde, tüm gruplarda serum toplam protein seviyelerinde istatistiksel bir fark görülmemiştir. Serum lizozim aktivitesi kontrolden yüksek ancak, ekstrakt ve AgNP grupları arasında istatistiksel olarak fark tespit edilmemiştir. IgM seviyeleri 10 µg/Kg AgNP ile beslenen grupta en yüksek seviyede çıkmıştır. Karaciğer dokularından yapılan antioksidan aktivite seviyelerinde; 10 µg/Kg AgNP grubundaki balıklarda, diğer tüm gruplara kıyasla önemli ölçüde daha yüksek CAT ve MDA seviyeleri gözlemlenmiştir. Karaciğer ve böbrek histolojisinde tüm gruplarda herhangi bir doku hasarı tespit edilmemiştir. Gen ekspresyonunda β-aktin referans gen, IL-1b, TNF-a, TGF-b ve IL-10 hedef gen olarak kullanılmıştır. Tüm genlerin gruplar arasında ekspresyon düzeyleri incelendiğinde 10 µg /kg AgNP grubunun diğer gruplardan daha yüksek ekspresyon düzeyi ile immünite açısından önemli olduğu görülmüştür. Deneme sonunda A. sobria LD60 dozu 108 kob/ml 0.1 ml intraperitoneal olarak uygulanmış ve 10 µg/kg AgNP ile beslenen balıkların hayatta kalma oran %83 olarak gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, 10 µg/Kg AgNP dozunun alabalık yetiştiriciliğinde balık sağlığını iyileştirmek ve hastalıklardan korunmada kullanılma potansiyeli olduğu düşünülmektedir.

Pınar Yıldırım
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Balık patojeni staphylococcus warneri, aeromonas sobria, aeromonas hydrophila suşlarının biyofilm oluşturma yeteneklerinin elektron mikroskobi tekniği ile incelenmesi

Bu çalışmada, balık patojeni S. warneri, A. sobria, A. hydrophila suşlarının biyofilm oluşturma yetenekleri elektron mikroskobi ile incelenmiştir. Hasta balıklardan izole edilen S. warneri, A. sobria, A. hydrophila suşlarının biyofilm varlığı elektron mikroskobi ile gözlenmiştir. Biyofilm üreten suşların cam, ahşap, çelik ve fiberglas üzerindeki biyofilm oluşumları SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) ile de tespit edilmiştir. Ayrıca suşların biyofilm oluşum ve zamana bağlı olarak göstermiş olduğu gelişimleri 24. saatte ki inkübasyon periyodunda incelenmiştir. Adezyon testinde plaklarda oluşan bir saatlik tutunma incelendiğinde tüm patojen bakterilerin adezyon oluşturduğu bulunmuştur. Adezyon gücü A. hydrophila'da diğer patojenlere nispeten çok daha güçlü olduğu saptanmıştır. Mikroplaklarla yapılan biyofilm testinde tüm bakteriyel balık patojenleri biyofilm oluşturduğu görülmüştür. Mikroplak yönteminde en güçlü biyofilm oluşumu A. hydrophila'da bulunmuştur. A. sobria, S. warneri ve A. hydrophila suşları Congo Red Agarda kuru kristalize siyah koloni üreterek biyofilm (slime) üretimi pozitif bulunmuştur. Sonuç olarak; S. warneri, A. sobria, A. hydrophila nin değişik materyallerin yüzeylerinde biyofilm oluşturması SEM elektron mikroskobu ilede tespit edilmiştir.

Burcu Karaoğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Balık patojeni staphylococcus warneri, aeromonas sobria, aeromonas hydrophila suşlarının biyofilm oluşturma yeteneklerinin elektron mikroskobi tekniği ile incelenmesi

Bu çalışmada, balık patojeni S. warneri, A. sobria, A. hydrophila suşlarının biyofilm oluşturma yetenekleri elektron mikroskobi ile incelenmiştir. Hasta balıklardan izole edilen S. warneri, A. sobria, A. hydrophila suşlarının biyofilm varlığı elektron mikroskobi ile gözlenmiştir. Biyofilm üreten suşların cam, ahşap, çelik ve fiberglas üzerindeki biyofilm oluşumları SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) ile de tespit edilmiştir. Ayrıca suşların biyofilm oluşum ve zamana bağlı olarak göstermiş olduğu gelişimleri 24. saatte ki inkübasyon periyodunda incelenmiştir. Adezyon testinde plaklarda oluşan bir saatlik tutunma incelendiğinde tüm patojen bakterilerin adezyon oluşturduğu bulunmuştur. Adezyon gücü A. hydrophila'da diğer patojenlere nispeten çok daha güçlü olduğu saptanmıştır. Mikroplaklarla yapılan biyofilm testinde tüm bakteriyel balık patojenleri biyofilm oluşturduğu görülmüştür. Mikroplak yönteminde en güçlü biyofilm oluşumu A. hydrophila'da bulunmuştur. A. sobria, S. warneri ve A. hydrophila suşları Congo Red Agarda kuru kristalize siyah koloni üreterek biyofilm (slime) üretimi pozitif bulunmuştur. Sonuç olarak; S. warneri, A. sobria, A. hydrophila nin değişik materyallerin yüzeylerinde biyofilm oluşturması SEM elektron mikroskobu ilede tespit edilmiştir.

Burcu Karaoğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Balık patojeni staphylococcus warneri, aeromonas sobria, aeromonas hydrophila suşlarının biyofilm oluşturma yeteneklerinin elektron mikroskobi tekniği ile incelenmesi

Bu çalışmada, balık patojeni S. warneri, A. sobria, A. hydrophila suşlarının biyofilm oluşturma yetenekleri elektron mikroskobi ile incelenmiştir. Hasta balıklardan izole edilen S. warneri, A. sobria, A. hydrophila suşlarının biyofilm varlığı elektron mikroskobi ile gözlenmiştir. Biyofilm üreten suşların cam, ahşap, çelik ve fiberglas üzerindeki biyofilm oluşumları SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) ile de tespit edilmiştir. Ayrıca suşların biyofilm oluşum ve zamana bağlı olarak göstermiş olduğu gelişimleri 24. saatte ki inkübasyon periyodunda incelenmiştir. Adezyon testinde plaklarda oluşan bir saatlik tutunma incelendiğinde tüm patojen bakterilerin adezyon oluşturduğu bulunmuştur. Adezyon gücü A. hydrophila'da diğer patojenlere nispeten çok daha güçlü olduğu saptanmıştır. Mikroplaklarla yapılan biyofilm testinde tüm bakteriyel balık patojenleri biyofilm oluşturduğu görülmüştür. Mikroplak yönteminde en güçlü biyofilm oluşumu A. hydrophila'da bulunmuştur. A. sobria, S. warneri ve A. hydrophila suşları Congo Red Agarda kuru kristalize siyah koloni üreterek biyofilm (slime) üretimi pozitif bulunmuştur. Sonuç olarak; S. warneri, A. sobria, A. hydrophila nin değişik materyallerin yüzeylerinde biyofilm oluşturması SEM elektron mikroskobu ilede tespit edilmiştir.

Burcu Karaoğlu
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eşen Çayı kültür gökkuşağı alabalıklarından (Oncorhynchus mykiss, walbaum) Lactococcus garvieae izolasyonu, identifikasyonu ve antibakteriyel duyarlılığının tespiti

Lactococcus garvieae, farklı coğrafik bölgelerde tatlı ve deniz balığı türlerinde yaygın olarak bildirilen en önemli patojen türlerinden biridir. Bu çalışma da; Eşen çayında faaliyet gösteren gökkuşağı alabalığı işletmelerinden Lactococcus garvieae balık patojeni izole edilmesi, fenotipik ve genotipik yöntemler kullanılarak identifiye edilmesi ve antibakteriyel duyarlılıklarının ticari antibiyotik diskleri kullanılarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Eşen Çayı bölgesindeki 3 ayrı işletmeden izole edilen 16 suş geleneksel mikrobiyolojik, API 20 STREP testleri ve moleküler yöntemlerle identifiye edilmiştir. Suşlarının antibakteriyel duyarlılıklarının belirlenmesi amacıyla Muller Hinton Agar üzerinde toplam 32 farklı antibiyotik diski kullanılmıştır. Suşların; ampisilin, trimetoprim / sülfometoksazol, eritromisin, lincomisin, enrofloksasin, gentamisin, oksolinik asit, siprofloksasin, kanamisin, kolistin, ofloksasin, streptomisin, klindamisin, oksitetrasiklin, sefoperazon, flumekuin, tilosin, seftriakson, spektinomisin, norfloksasin, sefalotin, oksasilin, apramisine karşı dirençli, vankomisin, tetrasiklin, nitrofurantoin, kloramfenikol, doksisiklin, penisilin, efuroksim, pristinamisin, amoksilin'e duyarlı olduğu görülmüştür. Antibiyotik grupları arasında örneğin; sülfanomidlere, makrolitlere, aminoglikozidlere %100 dirençli, kinolonlardan nitrofurantoin dışındaki antibiyotiklere dirençli, β-lactam grubundan; penisilin, sefuroksim, amoksilin dışındaki antibiyotiklere dirençli, tetrasiklinlerden; oksitetrasikline dirençli, diğer grubundan kolistine dirençli bulunurken amfenikollere karşı tüm suşlar duyarlı bulunmuştur. Çalışma sonuçları gökkuşağı alabalığı işletmelerinde, bakteriyel patojenlerin ve antimikrobiyal direncin yayılımını önlemek için biyogüvenlik önlemlerin alınması gerektiğini, mikrobiyolojik izlemelerin yapılmasının son derece önemli olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca su ürünleri yetiştiriciliğinde balık hastalıklarına karşı antibiyogram sonuçlarına göre tedaviye başlanması gerektiğini ve antibiyotiklerin kontrollü kullanımının önemini bir kez daha vurgulamıştır.

Sabahat Selmin Çetinkaya
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eşen Çayı kültür gökkuşağı alabalıklarından (Oncorhynchus mykiss, walbaum) Lactococcus garvieae izolasyonu, identifikasyonu ve antibakteriyel duyarlılığının tespiti

Lactococcus garvieae, farklı coğrafik bölgelerde tatlı ve deniz balığı türlerinde yaygın olarak bildirilen en önemli patojen türlerinden biridir. Bu çalışma da; Eşen çayında faaliyet gösteren gökkuşağı alabalığı işletmelerinden Lactococcus garvieae balık patojeni izole edilmesi, fenotipik ve genotipik yöntemler kullanılarak identifiye edilmesi ve antibakteriyel duyarlılıklarının ticari antibiyotik diskleri kullanılarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Eşen Çayı bölgesindeki 3 ayrı işletmeden izole edilen 16 suş geleneksel mikrobiyolojik, API 20 STREP testleri ve moleküler yöntemlerle identifiye edilmiştir. Suşlarının antibakteriyel duyarlılıklarının belirlenmesi amacıyla Muller Hinton Agar üzerinde toplam 32 farklı antibiyotik diski kullanılmıştır. Suşların; ampisilin, trimetoprim / sülfometoksazol, eritromisin, lincomisin, enrofloksasin, gentamisin, oksolinik asit, siprofloksasin, kanamisin, kolistin, ofloksasin, streptomisin, klindamisin, oksitetrasiklin, sefoperazon, flumekuin, tilosin, seftriakson, spektinomisin, norfloksasin, sefalotin, oksasilin, apramisine karşı dirençli, vankomisin, tetrasiklin, nitrofurantoin, kloramfenikol, doksisiklin, penisilin, efuroksim, pristinamisin, amoksilin'e duyarlı olduğu görülmüştür. Antibiyotik grupları arasında örneğin; sülfanomidlere, makrolitlere, aminoglikozidlere %100 dirençli, kinolonlardan nitrofurantoin dışındaki antibiyotiklere dirençli, β-lactam grubundan; penisilin, sefuroksim, amoksilin dışındaki antibiyotiklere dirençli, tetrasiklinlerden; oksitetrasikline dirençli, diğer grubundan kolistine dirençli bulunurken amfenikollere karşı tüm suşlar duyarlı bulunmuştur. Çalışma sonuçları gökkuşağı alabalığı işletmelerinde, bakteriyel patojenlerin ve antimikrobiyal direncin yayılımını önlemek için biyogüvenlik önlemlerin alınması gerektiğini, mikrobiyolojik izlemelerin yapılmasının son derece önemli olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca su ürünleri yetiştiriciliğinde balık hastalıklarına karşı antibiyogram sonuçlarına göre tedaviye başlanması gerektiğini ve antibiyotiklerin kontrollü kullanımının önemini bir kez daha vurgulamıştır.

Sabahat Selmin Çetinkaya
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Eşen Çayı kültür gökkuşağı alabalıklarından (Oncorhynchus mykiss, walbaum) Lactococcus garvieae izolasyonu, identifikasyonu ve antibakteriyel duyarlılığının tespiti

Lactococcus garvieae, farklı coğrafik bölgelerde tatlı ve deniz balığı türlerinde yaygın olarak bildirilen en önemli patojen türlerinden biridir. Bu çalışma da; Eşen çayında faaliyet gösteren gökkuşağı alabalığı işletmelerinden Lactococcus garvieae balık patojeni izole edilmesi, fenotipik ve genotipik yöntemler kullanılarak identifiye edilmesi ve antibakteriyel duyarlılıklarının ticari antibiyotik diskleri kullanılarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Eşen Çayı bölgesindeki 3 ayrı işletmeden izole edilen 16 suş geleneksel mikrobiyolojik, API 20 STREP testleri ve moleküler yöntemlerle identifiye edilmiştir. Suşlarının antibakteriyel duyarlılıklarının belirlenmesi amacıyla Muller Hinton Agar üzerinde toplam 32 farklı antibiyotik diski kullanılmıştır. Suşların; ampisilin, trimetoprim / sülfometoksazol, eritromisin, lincomisin, enrofloksasin, gentamisin, oksolinik asit, siprofloksasin, kanamisin, kolistin, ofloksasin, streptomisin, klindamisin, oksitetrasiklin, sefoperazon, flumekuin, tilosin, seftriakson, spektinomisin, norfloksasin, sefalotin, oksasilin, apramisine karşı dirençli, vankomisin, tetrasiklin, nitrofurantoin, kloramfenikol, doksisiklin, penisilin, efuroksim, pristinamisin, amoksilin'e duyarlı olduğu görülmüştür. Antibiyotik grupları arasında örneğin; sülfanomidlere, makrolitlere, aminoglikozidlere %100 dirençli, kinolonlardan nitrofurantoin dışındaki antibiyotiklere dirençli, β-lactam grubundan; penisilin, sefuroksim, amoksilin dışındaki antibiyotiklere dirençli, tetrasiklinlerden; oksitetrasikline dirençli, diğer grubundan kolistine dirençli bulunurken amfenikollere karşı tüm suşlar duyarlı bulunmuştur. Çalışma sonuçları gökkuşağı alabalığı işletmelerinde, bakteriyel patojenlerin ve antimikrobiyal direncin yayılımını önlemek için biyogüvenlik önlemlerin alınması gerektiğini, mikrobiyolojik izlemelerin yapılmasının son derece önemli olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca su ürünleri yetiştiriciliğinde balık hastalıklarına karşı antibiyogram sonuçlarına göre tedaviye başlanması gerektiğini ve antibiyotiklerin kontrollü kullanımının önemini bir kez daha vurgulamıştır.

Sabahat Selmin Çetinkaya
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı bakteriyel balık patojenlerinde biyofilm oluşumuna farklı maddelerin in vitro etkisinin tespiti

Bu çalışmada, bakteriyel balık patojenlerinden Staphylococcus warneri, Aeromonas sobria, Yersinia ruckeri, Flavobacterium psychrophilum, Vibrio anguillarum'da adezyon oluşumu ve biyofilm oluşumu incelenmiştir. Ayrıca bu suşlar ile lizozim, malik asit, sarımsak yağı, kekik yağıyla biyofilm inhibisyon testleri ve ahşap, metal, fiberglas, cam gibi farklı materyallerde biyofilm oluşumları araştırılmıştır. Adezyon testinde plaklarda oluşan bir saatlik tutunma incelendiğinde negatif kontrolde 0,036 iken V. anguillarum'da 0,044, A. sobria'da 0,056, S. warneri'de 0,040, Y. ruckeri'de 0,050, F. psychrophilum'da 0,059 absorbans değerleriyle adezyon oluşturduğu bulunmuştur. Adezyon gücü F. psychrophilum'da diğer patojenlere oranla çok daha güçlü olduğu saptanmıştır. Adezyon testinde absorbans değerlerine göre yüzeye yapışma gücü sırayla F. psychrophilum, A. sobria, Y. ruckeri, V. anguillarum, S. warneri olarak belirlenmiştir. Biyofilm tespiti için kullanılan tüp yönteminde F. psychrophilum'da (++), A. sobria'da (++), S. warneri'de (+), Y. ruckeri'de (-), V. anguillarum'da (-) olarak tespit edilmiştir. Tüp testinde tüpün iç yüzeyinde oluşan film tabakasının kalınlığına göre sırayla F. psychrophilum, A. sobria, S. warneri, Y. ruckeri, V. anguillarum olarak belirlenmiştir. En güçlü biyofilm oluşumu F. psychrophilum ve A. sobria'da görülmüştür. Mikroplaklarla yapılan biyofilm testinde plaklarda oluşan biyofilm negatif kontrolde 0,048, S. warneri'de 0,121, A. sobria'da 0,158, Y. ruckeri'de 0,071, F. psychrophilum'da 0,172, V. anguillarum'da 0,212 absorbans değeri tespit edilmiştir. Mikroplak testinde biyofilm oluşumu sırayla V. anguillarum, F. psychrophilum, A. sobria, S. warneri, Y. ruckeri olarak belirlenmiştir. Mikroplak yönteminde en güçlü biyofilm oluşumu V. anguillarum'da bulunmuştur. Kongo red agar testinde biyofilm (slime) oluşturan bakterilerin koloni morfolojisinin renk değiştirmesine göre biyofilm oluşumu sırayla V. anguillarum, A. sobria, S. warneri, F. psychrophilum, Y. ruckeri olarak belirlenmiştir. Kongo red agarda kuru kristalize siyah koloni üreterek en güçlü biyofilm oluşumu V. anguillarum, A. sobria, S. warneri'de bulunmuştur. Pembe renkli koloni üreten F. psychrophilum ve Y. ruckeri bakterileri ise bu teste biyofilm oluşumu göstermemiştir. Mikroplak testindeki biyofilm oluşumu pozitif kontrol olarak değerlendirildiğinde lizozim, malik asit, sarımsak yağı, kekik yağı maddelerinin in vitro antibiyofilm etkisi araştırıldığında bu maddelerin çok etkili bir biyofilm inhibisiyon maddesi olduğu tespit edilmiştir. Ahşap, metal, fiberglas, cam gibi malzemlerde biyofilm oluşumu ile yapılan testlerde patojenlerin tamamının yetiştiricilik tesislerinde birçok alanda kullanılan bu materyallerde biyofilm oluşturduğu kanıtlanmıştır. Genel olarak cam, fiberglas, çelik ve ahşap yüzeylerde biyofilm oluşum gücü sırayla S. warneri, A. sobria, V. anguillarum, F. psychrophilum, Y. ruckeri olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak; S. warneri, A. sobria, V. anguillarum, F. psychrophilum, Y. ruckeri'nin farklı materyallerin yüzeylerinde biyofilm oluşturdukları ve lizozim, malik asit, sarımsak yağı, kekik yağı maddelerinin antibiyofilm maddesi oldukları tespit edilmiştir.

BakterilerBalıklarBiyofilm sistemleri+3
Fethi Filik
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı bakteriyel balık patojenlerinde biyofilm oluşumuna farklı maddelerin in vitro etkisinin tespiti

Bu çalışmada, bakteriyel balık patojenlerinden Staphylococcus warneri, Aeromonas sobria, Yersinia ruckeri, Flavobacterium psychrophilum, Vibrio anguillarum'da adezyon oluşumu ve biyofilm oluşumu incelenmiştir. Ayrıca bu suşlar ile lizozim, malik asit, sarımsak yağı, kekik yağıyla biyofilm inhibisyon testleri ve ahşap, metal, fiberglas, cam gibi farklı materyallerde biyofilm oluşumları araştırılmıştır. Adezyon testinde plaklarda oluşan bir saatlik tutunma incelendiğinde negatif kontrolde 0,036 iken V. anguillarum'da 0,044, A. sobria'da 0,056, S. warneri'de 0,040, Y. ruckeri'de 0,050, F. psychrophilum'da 0,059 absorbans değerleriyle adezyon oluşturduğu bulunmuştur. Adezyon gücü F. psychrophilum'da diğer patojenlere oranla çok daha güçlü olduğu saptanmıştır. Adezyon testinde absorbans değerlerine göre yüzeye yapışma gücü sırayla F. psychrophilum, A. sobria, Y. ruckeri, V. anguillarum, S. warneri olarak belirlenmiştir. Biyofilm tespiti için kullanılan tüp yönteminde F. psychrophilum'da (++), A. sobria'da (++), S. warneri'de (+), Y. ruckeri'de (-), V. anguillarum'da (-) olarak tespit edilmiştir. Tüp testinde tüpün iç yüzeyinde oluşan film tabakasının kalınlığına göre sırayla F. psychrophilum, A. sobria, S. warneri, Y. ruckeri, V. anguillarum olarak belirlenmiştir. En güçlü biyofilm oluşumu F. psychrophilum ve A. sobria'da görülmüştür. Mikroplaklarla yapılan biyofilm testinde plaklarda oluşan biyofilm negatif kontrolde 0,048, S. warneri'de 0,121, A. sobria'da 0,158, Y. ruckeri'de 0,071, F. psychrophilum'da 0,172, V. anguillarum'da 0,212 absorbans değeri tespit edilmiştir. Mikroplak testinde biyofilm oluşumu sırayla V. anguillarum, F. psychrophilum, A. sobria, S. warneri, Y. ruckeri olarak belirlenmiştir. Mikroplak yönteminde en güçlü biyofilm oluşumu V. anguillarum'da bulunmuştur. Kongo red agar testinde biyofilm (slime) oluşturan bakterilerin koloni morfolojisinin renk değiştirmesine göre biyofilm oluşumu sırayla V. anguillarum, A. sobria, S. warneri, F. psychrophilum, Y. ruckeri olarak belirlenmiştir. Kongo red agarda kuru kristalize siyah koloni üreterek en güçlü biyofilm oluşumu V. anguillarum, A. sobria, S. warneri'de bulunmuştur. Pembe renkli koloni üreten F. psychrophilum ve Y. ruckeri bakterileri ise bu teste biyofilm oluşumu göstermemiştir. Mikroplak testindeki biyofilm oluşumu pozitif kontrol olarak değerlendirildiğinde lizozim, malik asit, sarımsak yağı, kekik yağı maddelerinin in vitro antibiyofilm etkisi araştırıldığında bu maddelerin çok etkili bir biyofilm inhibisiyon maddesi olduğu tespit edilmiştir. Ahşap, metal, fiberglas, cam gibi malzemlerde biyofilm oluşumu ile yapılan testlerde patojenlerin tamamının yetiştiricilik tesislerinde birçok alanda kullanılan bu materyallerde biyofilm oluşturduğu kanıtlanmıştır. Genel olarak cam, fiberglas, çelik ve ahşap yüzeylerde biyofilm oluşum gücü sırayla S. warneri, A. sobria, V. anguillarum, F. psychrophilum, Y. ruckeri olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak; S. warneri, A. sobria, V. anguillarum, F. psychrophilum, Y. ruckeri'nin farklı materyallerin yüzeylerinde biyofilm oluşturdukları ve lizozim, malik asit, sarımsak yağı, kekik yağı maddelerinin antibiyofilm maddesi oldukları tespit edilmiştir.

BakterilerBalıklarBiyofilm sistemleri+3
Fethi Filik
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00

Other supervisors