Theses supervised by Prof. Dr. Cafer Kayadelen
16 theses · Osmaniye Korkut Ata University
Geosentetik donatılı zeminlerin üç eksenli dayanımının incelenmesi
Bu çalışmada öncelikli olarak zemin iyileştirme yöntemleri ile ilgili genel bir bilgi verilmiş, temel özellikler olarak geogridlerle benzer işleve sahip olan mikrogrid malzeme; geogridlerin üç eksenli basınç deneyi numune boyutlarına giremeyeceği düşünülerek üç eksenli basınç deneyine tabi tutulmuştur. Bu anlamda sahadan sondaj yoluyla örselenmemiş olarak getirilen ince daneli zeminin mikrogrid katkısıyla artış gösterecek olan mukavemet parametreleri incelenmiştir. Ayrıca mukavemet parametreleri, deviatör gerilme, birim deformasyon grafikleriyle ifade edilen tepe noktaları üzerinden, mikrogrid katkılı zemin, donatısız zemin ile karşılaştırılmıştır. Bu amaçla üç eksenli basınç dayanımı çalışması için 50*100 mm boyutlarında numuneler hazırlanmış, bu numuneler donatı konfigürasyonu olarak donatısız, tek, çift ve üç donatılı şekilde incelenmiş, yine bu numunelere 50, 100, 150, 200 kPa şeklinde hücre basıncı uygulanmıştır. Deneylerde biri 2 mm. gözenekli diğeri 4 mm. gözenekli olacak şekilde iki tip donatı kullanılmıştır. Buradaki amaç gözenek açıklığının, zemin mukavemetine olan etkisini belirlemek, donatısız, tek ve daha fazla dizilimdeki donatı konfigürasyonlarının birbirlerine göre olan dayanım farklarını grafik ve çizelgelerle açıklamak ve geogrid donatının tasarım parametreleri hakkında öncül bilgiye sahip olabilmenin önünü açmaktır.
Üniform kum zemine yerleştirilmiş geogridin çekme direncinin deneysel olarak incelenmesi
Geosentetikler, son yıllarda geoteknik yapıların stabilitesinin arttırılmasına yönelik olarak birçok projede tercih edilmektedir. Geogridlerin çekme direnci ve arayüz sürtünme direnci bazı geoteknik uygulamalar için çok önemli tasarım parametreleridir. Bu çalışmada, basit kesme kutusu deney düzeneği küçük bir modifiye yapılarak kum zemine gömülmüş geogrid malzemenin çekme direnci deneysel olarak incelenmiştir. Böylelikle farklı sıkılık derecesi ve dane boyutlarına sahip kum zemin üzerinde bir dizi deneyler yapılmıştır. Deneylerde üniform kum zemin arasına yerleştirilmiş olan geogrid çekmeye maruz bırakılmıştır. Kullanılan geogrid malzeme 0,85 mm kalınlığa ve 1,00 cm göz aralığına sahiptir. Deneysel çalışma sonunda, çekme direnci davranışının zeminin klasik yük-deplasman davranışına benzerlik gösterdiği gözlenmiştir. Klasik olarak, belirli bir deformasyon değerine kadar deformasyon arttıkça çekme yükü de artmaktadır ancak belirli bir çekme yükü değerinden sonra deformasyon arttıkça çekme yükü de azalmıştır. Genel olarak rölatif sıkılık değeri büyüdükçe çekme direncinin de arttığı görülmüştür. Zemin daneciklerinin geogrid boşlukları ile birbirine kenetlenmesinden dolayı geogrid ve zemin arasında oluşan yüzey sürtünmesinin de zeminin içsel sürtünmesinden daha büyük olduğu gözlenmiştir.
Palmiye ağacı budama atığının (PTPW) karayolu taban zeminin güçlendirilmesinde geotekstile alternatif olarak kullanımının tekrarlı yükler altında incelenmesi
Bu çalışmada, karayolları tasarımında kullanılan taban zemini üzerine çeşitli deneyler yapılmıştır, hem bir atık malzemenin geri dönüşümünü sağlayarak hem de döngüsel trafik yükleri altında kum taban zeminin tekerlek izi performansını iyileştirerek çevre için iki yönlü fayda sağlamaya odaklanmaktadır. Bu bağlamda, ticari olarak üretilen geotekstil ve palmiye ağacı budama atığının (PTPW) zemin iyileştirme ajanları olarak performansını karşılaştırmak için bir dizi laboratuvar deneyi yapılmıştır. Çalışmanın deneysel sonuçları, kalıcı (plastik), toplam ve elastik deformasyon, tekerlek izi derinliği azalması (RDR), trafik fayda oranı (TBR), elastik deformasyon yüzdesi özelinde değerlendirilmiştir. Deneysel sonuçlara göre, geotekstil ve PTPW ile güçlendirilmiş kum taban zemini, güçlendirilmemiş duruma kıyasla kalıcı ve elastik deformasyonlar açısından iyi performans göstermiştir. Ayrıca, en tatmin edici performansın geotekstil veya PTPW'nin hem 50 mm hem de 100 mm'lik bir gömme derinliğine yerleştirilmesi durumunda elde edildiği de anlaşılmıştır. Bu durumda, geotekstil ve PTPW takviyeli taban zeminlerin TBR değerleri 20 mm kalıcı deformasyonda neredeyse aynıdır. Ayrıca sonuçlar RDR'ye göre değerlendirildiğinde, 5000 yük döngüsü sonunda geotekstil ve PTPW donatılarının tekerlek izi derinliği sırasıyla %49,31 ve %37,15 oranında azaldığı görülmektedir.
Sonlu elemanlar analiz yöntemi ile trafik yükleri altındaki yol setinin davranışının incelenmesi
Bu tez, yol setlerinin trafik yükleri altındaki deformasyon davranışını anlamak ve mühendislik tasarımına yönelik bilgi sağlamak amacıyla yapılan kapsamlı bir analizi temsil etmektedir. Çalışmada, yol setinin trafik yükleri altındaki deformasyon davranışı Plaxis sonlu elemanlar analiz yöntemi kullanarak incelenmiştir. Giriş bölümünde konu genel hatlarıyla açıklanmış ve tezin amacı vurgulanmıştır. İkinci bölümde, yol altyapısı mühendisliği ve geosentetiklerle zemin iyileştirme literatüründeki önemli çalışmalar gözden geçirilmiş ve trafik yüklerinin yol seti üzerindeki etkileri vurgulanmıştır. Araştırmanın materyal ve yöntem bölümünde geosentetiklerin sınıflandırılması, geosentetiklerin özellikleri ve kullanım alanları, geosentetiklerin önemli diğer özellikleri ele alınmıştır. Geogridlerle zemin iyileştirmesi konusu detaylandırılmış, yol tasarımı süreci ve ilgili yönetmeliklere alt başlıklar halinde yer verilmiştir. Plaxis sonlu elemanlar analizi yönteminin temel ilkeleri açıklanmış, analiz senaryoları belirlenmiş ve veri toplama yöntemleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Analizde kullanılan parametrelerin seçimi ve modelleme süreci ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın araştırma ve bulgular kısmında farklı trafik yükü senaryoları altında geogrid donatısız ve yine farklı trafik yükü senaryoları altında geogrid donatılı yol seti tasarımlarının analiz çıktıları ele alınır. Elde edilen sonuçlar, trafik yükleri altında meydana gelen deformasyonların ve gerilmelerinin büyüklüklerini, dağılımlarını ve etki sürelerini belirlemek amacıyla detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları toplam, kalıcı ve elastik deformasyon, Trafik Fayda Oranı (TBR) ve Tekerlek İzi Azalma Oranı (RDR) açısından değerlendirilmiştir. Sonuçlar ve tartışma bölümünde, analiz sonuçlarının literatürle karşılaştırılması yapılmış ve elde edilen bulguların mühendislik uygulamalarına olan potansiyel etkileri tartışılmıştır. Çalışmanın sınırlamaları ve gelecek çalışmalara yönelik öneriler de bu bölümde ele alınmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre geogrid donatılı yol seti, donatısız duruma kıyasla daha iyi performans göstermiştir.
Geosentetik donatılı zeminlerin üç eksenli dayanımının incelenmesi
Bu çalışmada öncelikli olarak zemin iyileştirme yöntemleri ile ilgili genel bir bilgi verilmiş, temel özellikler olarak geogridlerle benzer işleve sahip olan mikrogrid malzeme; geogridlerin üç eksenli basınç deneyi numune boyutlarına giremeyeceği düşünülerek üç eksenli basınç deneyine tabi tutulmuştur. Bu anlamda sahadan sondaj yoluyla örselenmemiş olarak getirilen ince daneli zeminin mikrogrid katkısıyla artış gösterecek olan mukavemet parametreleri incelenmiştir. Ayrıca mukavemet parametreleri, deviatör gerilme, birim deformasyon grafikleriyle ifade edilen tepe noktaları üzerinden, mikrogrid katkılı zemin, donatısız zemin ile karşılaştırılmıştır. Bu amaçla üç eksenli basınç dayanımı çalışması için 50*100 mm boyutlarında numuneler hazırlanmış, bu numuneler donatı konfigürasyonu olarak donatısız, tek, çift ve üç donatılı şekilde incelenmiş, yine bu numunelere 50, 100, 150, 200 kPa şeklinde hücre basıncı uygulanmıştır. Deneylerde biri 2 mm. gözenekli diğeri 4 mm. gözenekli olacak şekilde iki tip donatı kullanılmıştır. Buradaki amaç gözenek açıklığının, zemin mukavemetine olan etkisini belirlemek, donatısız, tek ve daha fazla dizilimdeki donatı konfigürasyonlarının birbirlerine göre olan dayanım farklarını grafik ve çizelgelerle açıklamak ve geogrid donatının tasarım parametreleri hakkında öncül bilgiye sahip olabilmenin önünü açmaktır.
Geosentetik donatılı zeminlerin üç eksenli dayanımının incelenmesi
Bu çalışmada öncelikli olarak zemin iyileştirme yöntemleri ile ilgili genel bir bilgi verilmiş, temel özellikler olarak geogridlerle benzer işleve sahip olan mikrogrid malzeme; geogridlerin üç eksenli basınç deneyi numune boyutlarına giremeyeceği düşünülerek üç eksenli basınç deneyine tabi tutulmuştur. Bu anlamda sahadan sondaj yoluyla örselenmemiş olarak getirilen ince daneli zeminin mikrogrid katkısıyla artış gösterecek olan mukavemet parametreleri incelenmiştir. Ayrıca mukavemet parametreleri, deviatör gerilme, birim deformasyon grafikleriyle ifade edilen tepe noktaları üzerinden, mikrogrid katkılı zemin, donatısız zemin ile karşılaştırılmıştır. Bu amaçla üç eksenli basınç dayanımı çalışması için 50*100 mm boyutlarında numuneler hazırlanmış, bu numuneler donatı konfigürasyonu olarak donatısız, tek, çift ve üç donatılı şekilde incelenmiş, yine bu numunelere 50, 100, 150, 200 kPa şeklinde hücre basıncı uygulanmıştır. Deneylerde biri 2 mm. gözenekli diğeri 4 mm. gözenekli olacak şekilde iki tip donatı kullanılmıştır. Buradaki amaç gözenek açıklığının, zemin mukavemetine olan etkisini belirlemek, donatısız, tek ve daha fazla dizilimdeki donatı konfigürasyonlarının birbirlerine göre olan dayanım farklarını grafik ve çizelgelerle açıklamak ve geogrid donatının tasarım parametreleri hakkında öncül bilgiye sahip olabilmenin önünü açmaktır.
Kaya düşmelerine karşı kullanılan toprak dolgu setlerin nümerik incelenmesi
Bu çalışmada, kaya düşmelerine karşı kullanılan toprak dolgu setlerin davranışı bilgisayar ortamında, üç boyutlu analiz yapabilen ve sonlu elemanlar yöntemini kullanan ANSYS paket programı yardımıyla incelenmiştir. Öncelikle literatürde mevcut deneysel bir çalışma ANSYS programında modellenip doğrulanmış ve sonrasında parametrik çalışılmıştır. Analizlerde ilk olarak düşen kaya bloğun hızı, kütlesi, geometrisi ve çarpma yüksekliği değiştirilerek toprak dolgu set üzerinde meydana gelen maksimum deformasyonlardaki değişim incelenmiştir. Daha sonra toprak dolgu setin imalatında kullanılan zeminin içsel sürtünme açısı ve birim hacim ağırlığının değişimi ile set üzerinde meydana gelen maksimum deformasyonlardaki değişim araştırılmıştır. Düşen kaya bloğun kütlesinin, hızının ve çarpma yüksekliğinin artmasıyla set üzerinde meydana gelen maksimum deformasyonların arttığı görülmüştür. Farklı parametreler kullanılarak elde edilen analiz sonuçları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve gerekli açıklamalar önerilerle birlikte yapılmıştır.
Üniform kum zemine yerleştirilmiş geogridin çekme direncinin deneysel olarak incelenmesi
Geosentetikler, son yıllarda geoteknik yapıların stabilitesinin arttırılmasına yönelik olarak birçok projede tercih edilmektedir. Geogridlerin çekme direnci ve arayüz sürtünme direnci bazı geoteknik uygulamalar için çok önemli tasarım parametreleridir. Bu çalışmada, basit kesme kutusu deney düzeneği küçük bir modifiye yapılarak kum zemine gömülmüş geogrid malzemenin çekme direnci deneysel olarak incelenmiştir. Böylelikle farklı sıkılık derecesi ve dane boyutlarına sahip kum zemin üzerinde bir dizi deneyler yapılmıştır. Deneylerde üniform kum zemin arasına yerleştirilmiş olan geogrid çekmeye maruz bırakılmıştır. Kullanılan geogrid malzeme 0,85 mm kalınlığa ve 1,00 cm göz aralığına sahiptir. Deneysel çalışma sonunda, çekme direnci davranışının zeminin klasik yük-deplasman davranışına benzerlik gösterdiği gözlenmiştir. Klasik olarak, belirli bir deformasyon değerine kadar deformasyon arttıkça çekme yükü de artmaktadır ancak belirli bir çekme yükü değerinden sonra deformasyon arttıkça çekme yükü de azalmıştır. Genel olarak rölatif sıkılık değeri büyüdükçe çekme direncinin de arttığı görülmüştür. Zemin daneciklerinin geogrid boşlukları ile birbirine kenetlenmesinden dolayı geogrid ve zemin arasında oluşan yüzey sürtünmesinin de zeminin içsel sürtünmesinden daha büyük olduğu gözlenmiştir.
Geocell kullanılarak oluşturulan dayanma duvarlarının deneysel ve nümerik olarak incelenmesi
Bu tez çalışması kapsamında geocell kullanımı ile farklı konfigürasyonlarda ve açılarda, 90 cm yüksekliğinde dayanma duvarları oluşturularak model deneyler gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, duvarların arkasında, kum zemine oturan, farklı çaplardaki dairesel temeller farklı uzaklıklarda konumlandırılmış ve monotonik olarak yüklenmiştir. Temele uygulanan bu düşey yükleme sonucunda, 4 farklı tipte imal edilen duvarlar üzerinde meydana gelen yatay ötelenmeler irdelenmiştir. Duvar üzerinde en alt, orta ve en üste yerleştirilen deplasman ölçerler yardımıyla farklı noktalardaki ötelenmeler incelenerek karşılaştırmalar yapılmıştır. Örneğin, aynı şartlar altında, oluşturulan kademeli duvarlarda düz olanlara kıyasla daha az ötelenme görülmüştür. Aynı şekilde 750'lik açı ile oluşturulan kademeli duvarlarda 900'lik duvarlara göre daha az ötelenme olduğu görülmüştür. Buna ek olarak deneyler sonlu elemanlar yöntemi kullanan PLAXİS programı ile iki boyutlu olarak modellenmiş ve nümerik analizler yapılmıştır. Deney sonuçlarının nümerik analiz sonuçları ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca duvar üzerindeki ötelenmeler istatistiksel yöntemler olan MLR veM5T ile tahmin edilmiştir. M5T yönteminin MLR yöntemine kıyasla daha iyi tahmin sonuçları verdiği ve bu yöntemin tahmin değerlerinin deney sonuçları ile oldukça uyumlu çıktığı bulunmuştur.
Geocell kullanılarak oluşturulan dayanma duvarlarının deneysel ve nümerik olarak incelenmesi
Bu tez çalışması kapsamında geocell kullanımı ile farklı konfigürasyonlarda ve açılarda, 90 cm yüksekliğinde dayanma duvarları oluşturularak model deneyler gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, duvarların arkasında, kum zemine oturan, farklı çaplardaki dairesel temeller farklı uzaklıklarda konumlandırılmış ve monotonik olarak yüklenmiştir. Temele uygulanan bu düşey yükleme sonucunda, 4 farklı tipte imal edilen duvarlar üzerinde meydana gelen yatay ötelenmeler irdelenmiştir. Duvar üzerinde en alt, orta ve en üste yerleştirilen deplasman ölçerler yardımıyla farklı noktalardaki ötelenmeler incelenerek karşılaştırmalar yapılmıştır. Örneğin, aynı şartlar altında, oluşturulan kademeli duvarlarda düz olanlara kıyasla daha az ötelenme görülmüştür. Aynı şekilde 750'lik açı ile oluşturulan kademeli duvarlarda 900'lik duvarlara göre daha az ötelenme olduğu görülmüştür. Buna ek olarak deneyler sonlu elemanlar yöntemi kullanan PLAXİS programı ile iki boyutlu olarak modellenmiş ve nümerik analizler yapılmıştır. Deney sonuçlarının nümerik analiz sonuçları ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca duvar üzerindeki ötelenmeler istatistiksel yöntemler olan MLR veM5T ile tahmin edilmiştir. M5T yönteminin MLR yöntemine kıyasla daha iyi tahmin sonuçları verdiği ve bu yöntemin tahmin değerlerinin deney sonuçları ile oldukça uyumlu çıktığı bulunmuştur.
Geocell kullanılarak oluşturulan dayanma duvarlarının deneysel ve nümerik olarak incelenmesi
Bu tez çalışması kapsamında geocell kullanımı ile farklı konfigürasyonlarda ve açılarda, 90 cm yüksekliğinde dayanma duvarları oluşturularak model deneyler gerçekleştirilmiştir. Deneylerde, duvarların arkasında, kum zemine oturan, farklı çaplardaki dairesel temeller farklı uzaklıklarda konumlandırılmış ve monotonik olarak yüklenmiştir. Temele uygulanan bu düşey yükleme sonucunda, 4 farklı tipte imal edilen duvarlar üzerinde meydana gelen yatay ötelenmeler irdelenmiştir. Duvar üzerinde en alt, orta ve en üste yerleştirilen deplasman ölçerler yardımıyla farklı noktalardaki ötelenmeler incelenerek karşılaştırmalar yapılmıştır. Örneğin, aynı şartlar altında, oluşturulan kademeli duvarlarda düz olanlara kıyasla daha az ötelenme görülmüştür. Aynı şekilde 750'lik açı ile oluşturulan kademeli duvarlarda 900'lik duvarlara göre daha az ötelenme olduğu görülmüştür. Buna ek olarak deneyler sonlu elemanlar yöntemi kullanan PLAXİS programı ile iki boyutlu olarak modellenmiş ve nümerik analizler yapılmıştır. Deney sonuçlarının nümerik analiz sonuçları ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca duvar üzerindeki ötelenmeler istatistiksel yöntemler olan MLR veM5T ile tahmin edilmiştir. M5T yönteminin MLR yöntemine kıyasla daha iyi tahmin sonuçları verdiği ve bu yöntemin tahmin değerlerinin deney sonuçları ile oldukça uyumlu çıktığı bulunmuştur.
Deniz kumu ile doldurulmuş iki geocell arasındaki sürtünme davranışının incelenmesi
Bu çalışmada İskenderun Körfezi'nden elde ettiğimiz deniz kumu üzerinde laboratuvar deneyleri yapılarak zemin özellikleri belirlenmiştir. Zemin özellikleri, kötü derecelenmiş deniz kumu (SP) ve kötü derecelenmiş çakıl (GP) olarak sınıflandırılmıştır. Bu tez kapsamında imal ettirilen kesme kutusu (116mm*116mm*60mm) kullanılarak yapılan deneylerin sonuçları karşılaştırılmıştır. Geocell ve deniz zemini arasındaki etkileşimi anlamak için bir dizi deney yapılmıştır. 1 mm'den 11 mm'ye kadar parçacık boyutuna ve farklı tane dağılımlarına sahip deniz zeminleri, üç farklı normal gerilmenin altında (43 kPa, 86 kPa ve 172 kPa) kullanılmıştır. Ayrıca, geocell ile iki zemin tabakası arasındaki arayüz özellikleri üzerinde farklı sıkılıkların (%30, %50 ve %70) etkisi araştırılmıştır. Zeminler kuru ve doygun olarak da incelenmiştir. Sonuçlar, geocell'in varlığı nedeniyle arayüzün kesme mukavemeti özelliklerinin iyileştirildiğini gösterdi. Geocell ve zemin arasındaki etkileşim, artan gerilmelere ve artan sıkılık değerlerine göre kesme mukavemetinin arttığını göstermiştir.
Deniz kumu ile doldurulmuş iki geocell arasındaki sürtünme davranışının incelenmesi
Bu çalışmada İskenderun Körfezi'nden elde ettiğimiz deniz kumu üzerinde laboratuvar deneyleri yapılarak zemin özellikleri belirlenmiştir. Zemin özellikleri, kötü derecelenmiş deniz kumu (SP) ve kötü derecelenmiş çakıl (GP) olarak sınıflandırılmıştır. Bu tez kapsamında imal ettirilen kesme kutusu (116mm*116mm*60mm) kullanılarak yapılan deneylerin sonuçları karşılaştırılmıştır. Geocell ve deniz zemini arasındaki etkileşimi anlamak için bir dizi deney yapılmıştır. 1 mm'den 11 mm'ye kadar parçacık boyutuna ve farklı tane dağılımlarına sahip deniz zeminleri, üç farklı normal gerilmenin altında (43 kPa, 86 kPa ve 172 kPa) kullanılmıştır. Ayrıca, geocell ile iki zemin tabakası arasındaki arayüz özellikleri üzerinde farklı sıkılıkların (%30, %50 ve %70) etkisi araştırılmıştır. Zeminler kuru ve doygun olarak da incelenmiştir. Sonuçlar, geocell'in varlığı nedeniyle arayüzün kesme mukavemeti özelliklerinin iyileştirildiğini gösterdi. Geocell ve zemin arasındaki etkileşim, artan gerilmelere ve artan sıkılık değerlerine göre kesme mukavemetinin arttığını göstermiştir.
Deniz kumu ile doldurulmuş iki geocell arasındaki sürtünme davranışının incelenmesi
Bu çalışmada İskenderun Körfezi'nden elde ettiğimiz deniz kumu üzerinde laboratuvar deneyleri yapılarak zemin özellikleri belirlenmiştir. Zemin özellikleri, kötü derecelenmiş deniz kumu (SP) ve kötü derecelenmiş çakıl (GP) olarak sınıflandırılmıştır. Bu tez kapsamında imal ettirilen kesme kutusu (116mm*116mm*60mm) kullanılarak yapılan deneylerin sonuçları karşılaştırılmıştır. Geocell ve deniz zemini arasındaki etkileşimi anlamak için bir dizi deney yapılmıştır. 1 mm'den 11 mm'ye kadar parçacık boyutuna ve farklı tane dağılımlarına sahip deniz zeminleri, üç farklı normal gerilmenin altında (43 kPa, 86 kPa ve 172 kPa) kullanılmıştır. Ayrıca, geocell ile iki zemin tabakası arasındaki arayüz özellikleri üzerinde farklı sıkılıkların (%30, %50 ve %70) etkisi araştırılmıştır. Zeminler kuru ve doygun olarak da incelenmiştir. Sonuçlar, geocell'in varlığı nedeniyle arayüzün kesme mukavemeti özelliklerinin iyileştirildiğini gösterdi. Geocell ve zemin arasındaki etkileşim, artan gerilmelere ve artan sıkılık değerlerine göre kesme mukavemetinin arttığını göstermiştir.
Palmiye ağacı budama atığı ve geotekstil ile güçlendirilmiş kum zeminin model deneyler ile incelenmesi ve karşılaştırılması
Bu çalışmada yol alt zemininin iyileştirilmesi için geotekstil yerine Palmiye Ağacı Budama Atıklarının (PABA) kullanılabilirliği araştırılmıştır. Burada amaç geotekstil yerine kullanılabilecek doğal, geri dönüştürebilir ve çevre dostu bir alternatif çözüm sunmaktır. Yol alt zemini olarak kum kullanılmış ve farklı rölatif sıkılıklarda, farklı katmanlarda ve farklı sayılarda hem geotekstil hem PABA için Taşıma Kapasitesi İyileştirme Faktörünü (BCIF) hesaplamak ve kıyaslamak amacıyla 14 adet statik plaka yükleme testleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan deneyler sonucunda PABA'nın takviye malzemesi olarak kullanılmasıyla alt zemin performansında büyük bir artış gözlemlenmiştir. Ayrıca PABA ile güçlendirilen zeminlerden, geotekstil ile güçlendirilen zeminlere göre daha yüksek taşıma kapasitesi elde edilmiştir. Takviye derinliği arttıkça taşıma kapasitesi azalmış, takviye sayısı arttıkça artmıştır. Ayrıca kumun bağıl yoğunluğunun alt zeminin taşıma kapasitesini önemli ölçüde etkilediği gözlemlenmiştir. En yüksek BCIF değeri %80 sıkılıkta hazırlanan alt zeminde iki kat PABA takviyesi kullanıldığında elde edilmiştir.
Palmiye ağacı budama atığı ve geotekstil ile güçlendirilmiş kum zeminin model deneyler ile incelenmesi ve karşılaştırılması
Bu çalışmada yol alt zemininin iyileştirilmesi için geotekstil yerine Palmiye Ağacı Budama Atıklarının (PABA) kullanılabilirliği araştırılmıştır. Burada amaç geotekstil yerine kullanılabilecek doğal, geri dönüştürebilir ve çevre dostu bir alternatif çözüm sunmaktır. Yol alt zemini olarak kum kullanılmış ve farklı rölatif sıkılıklarda, farklı katmanlarda ve farklı sayılarda hem geotekstil hem PABA için Taşıma Kapasitesi İyileştirme Faktörünü (BCIF) hesaplamak ve kıyaslamak amacıyla 14 adet statik plaka yükleme testleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan deneyler sonucunda PABA'nın takviye malzemesi olarak kullanılmasıyla alt zemin performansında büyük bir artış gözlemlenmiştir. Ayrıca PABA ile güçlendirilen zeminlerden, geotekstil ile güçlendirilen zeminlere göre daha yüksek taşıma kapasitesi elde edilmiştir. Takviye derinliği arttıkça taşıma kapasitesi azalmış, takviye sayısı arttıkça artmıştır. Ayrıca kumun bağıl yoğunluğunun alt zeminin taşıma kapasitesini önemli ölçüde etkilediği gözlemlenmiştir. En yüksek BCIF değeri %80 sıkılıkta hazırlanan alt zeminde iki kat PABA takviyesi kullanıldığında elde edilmiştir.