Theses supervised by Prof. Dr. Coşkun Bayrak
16 theses · Anadolu University, Fırat University
Boş zaman eğitiminin benlik saygısı ve öznel iyi oluş üzerine etkisi
ÖZET Bu araştırmanın temel amacı üniversite öğrencilerinin boş zaman eğitim düzeylerini belirlenmesi, boş zaman eğitimi ile öznel iyi oluş ve benlik saygısı arasındaki ilişkilerin araştırılmasıdır. Araştırmanın çalışma grupları, pilot çalışma için Anadolu Üniversitesi'nde örgün eğitim gören 711 öğrenciden, asıl uygulama için Anadolu Üniversitesi'nde örgün eğitim gören 1104 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın temel amacı çerçevesinde birbirini izleyen iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Pilot çalışma olarak ele alınan Çalışma I'de, "Boş Zaman Eğitimi Ölçeği (BZEÖ)"nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ölçek geliştirme süreci, madde havuzu oluşturmaya yönelik odak grup çalışması, BZEÖ faktör yapısının belirlenmesi ve ölçme modelinin test edilmesi, geçerlik ve güvenirlik testlerinden oluşmuştur. Ölçek geliştirme sürecini izleyen Çalışma II'de (nihai uygulama) ise, pilot çalışma sonucunda elde edilen BZEÖ faktör yapısının, benzer ve daha büyük bir örneklemde sınanması ve boş zaman eğitimi, öznel iyi oluş ve benlik saygısı değişkenleri arasındaki ilişkilere yönelik yapısal modelin test edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma I kapsamında psikometrik niteliklerine ilişkin deneysel kanıtlar ortaya konularak 36 madde ve 7 faktörden oluşan Boş Zaman Eğitim Ölçeği geliştirilmiştir. Bu 7 faktör, farkındalık, içsel motivasyon, dışsal motivasyon, sosyal etkileşim becerileri, can sıkıntısı, zaman yönetimi ve problem çözme olarak isimlendirilmiştir. Çalışma II kapsamında yapılan nihai uygulama analiz sonuçlarına göre, BZEÖ'nin Türk popülasyonunda yer alan üniversite öğrencileri için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu ortaya çıkmıştır. Önerilen hipotetik modele ilişkin analiz sonuçlarına göre, temel yapısal modelin iyi düzeyde doğrulandığı, boş zaman eğitiminin benlik saygısı ve öznel iyi oluş üzerinde pozitif yönlü etkisinin olduğu, benlik saygısının da ve öznel iyi oluş üzerinde pozitif etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: boş zaman eğitimi, öznel iyi oluş, benlik saygısı.
Üniversite öğrencilerinin spora dayalı fiziksel aktivitelere katılımları ve yaşam kalitelerinin akademik başarı ve sosyalleşme üzerine etkisi (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi örneği)
Bu çalışmanın amacı; Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde 2. ve daha üst sınıflarda öğrenim gören öğrencilerin spora dayalı fiziksel aktivitelere katılımları ve yaşam kalitelerinin akademik başarı ve sosyalleşme üzerine etkilerinin değerlendirilmesidir. Araştırmaya 2013-2014 eğitim-öğretim yılında 2. ve daha üst sınıflarda farklı programlarda öğrenim gören 1057 gönüllü öğrenci katılmıştır. Katılımcıların spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım düzeylerinin belirlenmesi için Cooper fiziksel aktivite ölçeği, yaşam kalitelerini belirlemek için WHOQOL BREF ölçeği, akademik başarılarını belirlemek için genel not ortalamaları, sosyalleşme durumlarını belirlemek için ise spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 18.0 ve LISREL 8.80 paket programlarından yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ilk aşamada kayıp değerler, uç değerler ve verilerin normal dağılımı belirlenmiştir. Demografik özellikler (cinsiyet, yaş, aylık harcama miktarı, barınma biçimi, eğitim görülen alanlar ve sınıf) için frekans ve yüzde tablolarından, güvenirlik testlerinden (Cronbach Alpha), yaşam kalitesi ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme ölçeklerinin geçerliliğini tespit etmek için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizlerinden yararlanılmıştır. Demografik özelliklere göre spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım düzeyi, yaşam kalitesi, akademik başarı düzeyi ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme değişkenleri arasındaki farklılığı belirlemek için t testinden, ki-kare bağımsızlık testinden, tek yönlü varyans analizinden (ANOVA), çoklu karşılaştırma testlerinden (Tukey HSD ve Tamhane T2), araştırma modelinde yer alan spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım, yaşam kalitesi ve alt boyutları, akademik başarı, spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme ve alt boyutları arasındaki ilişki düzeyini belirlemek için korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım ile yaşam kalitesi arasında (0.57), spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım ile akademik başarı arasında (0.43), spora dayalı fiziksel aktivitelere katılım ile sosyalleşme arasında (0.31), yaşam kalitesi ve akademik başarı arasında (0.31), yaşam kalitesi ve spora dayalı fiziksel aktiviteyle sosyalleşme arasında (0.44) düzeyinde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki (p<0.01) olduğu tespit edilmiştir.
Rotasyon uygulamalarının değerlendirilmesi: Eskişehir ili örneği
Bu araştırma ile, okul müdürlerinin rotasyonunun müdürlerin ve öğretmenlerin motivasyonunu ve okul kültürünü nasıl etkilediğinin ortaya koyulması ve Türkiye için yeni bir uygulama olması dolayısıyla, uygulamadaki aksaklıkların, müdürlerin ve öğretmenlerin bu uygulamaya dönük genel görüşlerinin ve uygulamanın iyileştirilmesine ilişkin önerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Olgubilim modelinde desenlenen araştırmada nitel araştırma yöntemine dayalı bireysel görüşme ve odak grup görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Örnekleme tekniği olarak amaçlı örnekleme yöntemlerinden, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi tekniği kullanılmıştır. Araştırma 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne (MEM) bağlı merkez ilçede 11 resmi ilk ve ortaöğretim okullarında görev yapan toplam 11 okul müdürü ve bu okullardan dokuzunda çalışan 42 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri olgubilime dayalı içerik analizi yoluyla çözümlenmiş, araştırmanın alt amaçları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara dayalı olarak ulaşılan sonuçlar alt amaçlara yanıt verecek şekilde örgütlenmiş, gelecekte yapılacak araştırmalara ve uygulayıcılara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Okul müdürlerinin tamamına yakını rotasyonu olumlu gördüğünü, uygulamaya karşı olmadıklarını söylemiş, sadece 2 okul müdürü rotasyonun aidiyet duygusuna aykırı bir uygulama olduğunu belirtmiştir. Müdürler genel olarak, rotasyondaki ölçütlerle ilgili olarak olumsuz görüş aktarmışlardır. Etkililik ve verimlilik açısından öneride bulunan müdürlere göre, rotasyon ilkesel bir uygulama olmalı, puanlama son 5 yıl üzerinden yapılmalı, puanlama ölçütleri daha orantılı olmalı, puanlamada performansı ölçecek ölçütler olmalı, atamada takdir yetkisi olmalı, merkeze gelebilmek daha kolay olmalı, liyakate ve kariyere dikkat edilmeli, rotasyon şehir içinde oluşturulacak bölgeler arası atama şeklinde yapılmalı, performansa dayalı atama yapılmalıdır. Müdürlerden 3'ü rotasyon süresi olarak 5 yılı uygun bulmakta, 5 müdür ise 8 yıl olmasını önermektedir. En az 6 yıl, en az 10 yıl, 7-8 yıl, 7 yıl ve 8-9 yıl olmalıdır gibi görüşler de bulunmaktadır. Rotasyonun müdür motivasyonu açısından daha etkili olması için okul müdürlerine göre, rotasyon sürekli olmalı, gönüllülük esasına dayalı yapılmalı ve performansa dayalı atama olmalıdır. Rotasyonun okul kültürü açısından daha etkili olması için okul müdürlerine göre, rotasyon 10 yılda bir olmalı, öğretmen görüşü alınarak ve okuldaki bütün personele uygulanmalı, müdür seçilme ölçütleri değiştirilmeli, branşa uygun ve emsal okula atama yapılmalı, müdürün profesyonel bir müdür ve bir lider olması sağlanmalıdır. Etkililik ve verimlilik açısından öneride bulunan öğretmenlere göre, rotasyondaki puanlamada başka ölçütler de dikkate alınmalı, müdür seçilme ölçütleri değiştirilmeli, müdürler eğitim almalı, müdür yönetim ekibiyle birlikte rotasyona tabi olmalı, 'rotasyon uygulansın mı uygulanmasın mı?', diye görüş alınmalı, atama okul türü ve çevresi dikkate alınarak, yaz döneminde ve performansa göre yapılmalıdır. 16 öğretmen rotasyon süresi olarak 5 yılı uygun bulmakta, 8 öğretmen 10 yıl olması gerektiğini ve 9 öğretmen ise sürenin esnetilebilir olması gerektiğini söylemiştir. 8 yıl, 8-10 yıl, 7 yıl, 5-10 yıl, 4-5 yıl, 4 yıl, 6-7 yıl, 5-7 yıl arasında olmalıdır gibi görüşler de bulunmaktadır. Rotasyonun öğretmen motivasyonu açısından daha etkili olması için öğretmenlere göre, müdürler sendikaya üye olmamalı ve müdürlerin profesyonel olmaları sağlanmalıdır. Rotasyonun okul kültürü açısından daha etkili olması için öğretmenlere göre, atama okul türüne ve kültürüne uygun yapılmalı, müdürlerin okul kültürüyle ilgili performansı belirlenmeli ve müdürlere eğitim ve destek verilmelidir. Anahtar Sözcükler: Rotasyon, motivasyon, okul kültürü, okul müdürleri
İlkokullardaki öğretmen görüşlerine göre okul kültürü ile yöneticilerin çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi
Okul yöneticisinin kullandığı çatışma yönetimi stili ile okul kültürü arasında bir ilişki olup olmadığını, varsa bu ilişkinin yönünü ve düzeyini belirlemek bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Bu temel amacın yanı sıra öğretmenlerin cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, mesleki kıdem, çalıştıkları okuldaki görev yapma süresi ve branş gibi kişisel özellikleri ile okul kültürüne ve okul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerine ilişkin görüşleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olup olmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini Eskişehir ili merkez ilçeleri Tepebaşı ve Odunpazarı İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı resmi ilkokullarda görev yapan 1519 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma sonuçlarının evrene genellenebilirliğini arttırmak için örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Gönderilen veri toplama araçlarının 831'inden kullanılabilir veri elde edilmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ve 3 bölümden oluşan bir veri toplama aracı kullanılmıştır. Veri toplama aracının ilk bölümü, araştırmanın alt amaçlarına yönelik olarak öğretmenlerin kişisel bilgilerini belirlemek için hazırlanmış sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümü "Okul Kültürü Ölçeği"nden, üçüncü bölümü ise "İlkokul Yöneticilerinin Çatışma Yönetimi Stilleri Ölçeği"nden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analizi uygulanmıştır. Analizlerden önce uygulanan istatistiksel tekniklerin varsayımlarının karşılanmasına dikkat edilmiştir. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını belirlemek için Tukey çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesi sonucunda elde edilen sonuçlardan bazıları şunlardır: Araştırmaya katılan öğretmenler; yöneticilerinin demokratik/uzlaşmacı stili otoriter/ilgisiz stilden daha fazla kullandıkları yönünde görüş bildirmişlerdir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerine yönelik görüşlerinin yaşlarına, öğrenim durumlarına, kıdemlerine, çalıştıkları okuldaki görev sürelerine ve branşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği ancak cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin okul kültürüne ilişkin görüşlerinin veri toplama aracının tamamı ve tüm boyutları açısından güçlü fakat geliştirilmesi gereken bir kültüre işaret ettiği belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, okul kültürüne yönelik görüşlerinde yaşlarına, öğrenim durumlarına ve kıdemlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamış; cinsiyetlerine, çalıştıkları okuldaki görev sürelerine ve branşlarına göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul kültürü ölçeğinin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanlar ile ilkokul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerinden otoriter/ilgisiz stil arasında olumsuz yönde düşük veya orta düzeylerde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin okul kültürü ölçeğinin tamamından ve alt boyutlarından aldıkları puanlar ile ilkokul yöneticilerinin çatışma yönetimi stillerinden demokratik/uzlaşmacı stil arasında olumlu yönde orta ve yüksek düzeylerde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir.
A decision support system and task analyses for management of female urinary incontinence
Stress Urinary Incontinence (SUI) or Urinary incontinence is the unexpected loss and leakage of urine. It's happens when physical and bodily activity or motion, for instance , coughing, sneezing, running or heavy rising which puts stress and pressure on bladder. The main reason of this leakage is that the sphincter muscles are in disorder and disable to control the bladder correctly and it's to open briefly. In this thesis explained and performed the variety of treatments about stress urinary incontinence first with non-surgical treatment and identified steps for surgical treatment such as: Colposuspension, Urethral Slings, Injection therapy Macroplastique and explain all steps in pre-surgery, surgery, and post-surgery procedure. As a result already explained what's the popular and common surgery which is now available and compare the rates of success and frailer between each of the surgery procedure. So as to better investigate the nursing judgments identified with modifications in urinary disposal, built up a choice emotionally supportive network utilizing FCM with the demonstrative characterization of NANDA-I. Based on the NANDA-I version 2018-2020 which shared the definition characteristics for each type of urinary incontinence and Fuzzy Cognitive Map algorithm, created a web-application as a decision support system in order to let the physician and specialist nurses from clinics and hospitals diagnosis and examine patient problems and make them an expert in diagnosis and detecting which type of incontinence they have and choose the right treatment. The decision support systems created exhibited a decent execution analyzed to different kinds of master and expert frameworks for differential finding of adjustments in urinary removal. Already I persuaded importance of putting resources in this type of visualization, from the hypothetical perspectives and with the application of health. Notwithstanding the great outcomes, the FCM ought to be improved to distinguish the analyses of desire urinary incontinence and all out urinary incontinence.
Bilgi ölçüm sistemi
Bu bilgi çağında ve bilginin her alanındaki büyük ilerlemelerde, teknoloji günlük insan yaşamının önemli bir parçası haline gelmiştir. Gelecekteki somurtkanımız için en önemli alanlardan biri Bilgi ve İletişim Teknolojisidir (ICT). Ancak, mevcut sistemler öğrencinin seviyesini doğru bir şekilde ölçmek için yeterli değildir. Bu sistem sadece dersler ve sınavlar vermekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin seviyeleri de çok doğru bir şekilde hesaplanıyor ve değerlendiriliyor. Üzerinde paylaşılabilecek tartışmalardan yararlanmanın yanı sıra, ister öğrencilerin kendileri arasında, hem de konuları yayınlayabilecekleri ya da öğretmen ve öğrenciler arasında, tartışma ve etkileşim için konu koyabileceği konular. Bunun dışında kullanımı kolaydır ve gereksiz komplikasyonlar ve artışlar yoktur. Bu sistemde olduğu gibi, akademik yıllarda her öğrencinin faaliyetlerini ve yeteneklerini mükemmel bir şekilde izleyebilir. Bu çalışmada, son derece hassas bir derecelendirme sistemine ulaşma hedefinin ötesine geçmeye çalışıyoruz. Önerilen sistem şu araçlar kullanılarak tasarlanmış ve uygulanmıştır: (MySQL, HTML, CSS, PHP, JavaScript, JQuery, Ajax ve Bootstrap). Seçilen kurumların öğrencileri ve personeli uygulamaya katılmıştır. Sonuçlar öğrenci ölçümü kullanılarak elde edilmiş ve değerlendirilmiştir.
Basketbol oyuncularının görüşlerine göre antrenörlerin karizmatik liderlik özelliklerinin takım bütünlüğüne etkisi
Bu çalışmanın amacı, 2010?2011 sezonunda Türkiye Basketbol Federasyonuna bağlı liglerde görev yapan antrenörlerin oyuncuları tarafından algılanan karizmatik liderlik özelliklerinin, takımın bütünlüğüne etkisinin değerlendirilmesidir. Beko Basketbol Ligi, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (TKBL), Türkiye Basketbol 2. Ligi (TB2L), Türkiye Kadınlar Basketbol 2. Ligi (TKB2L), Erkekler Basketbol Bölgesel Liginde (EBBL) mücadele eden 52 takım ve 553 sporcu çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında kullanılmak üzere Karizmatik Liderlik ve Grup Bütünlüğü Ölçekleri kullanılmıştır. Çalışma amaçları doğrultusunda geliştirilen Karizmatik Liderlik Ölçeği 8 faktör ve 35 maddeden oluşmaktadır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda Grup Bütünlüğü Ölçeği'nin 3 faktöründen yararlanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 18.0 ve LISREL 8.80 paket programlarından faydalanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde sporcuların demografik özelliklerine ait frekans tablolarından, güvenilirlik testlerinden (Cronbach Alpha), korelasyon analizinden, t- testinden, tek yönlü varyans analizinden, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizinden yararlanılmıştır.Elde edilen bulgular doğrultusunda Değer İçin Risk Alma (DEGER) ile Etkileyicilik (ETKI) arasındaki ilişki, Motive Edici İletişim (MOT. İ.) aracılık etkisi ile sağlandığı görülmektedir. Sıradışı Görünüş (SDG) ile Grubun Görev Çekiciliği (GGC) ve Grubun Sosyal Bütünlüğü (GSB) arasındaki ilişki Antipatik Algı (ANTI) aracılık etkisi ile sağlandığı tespit edilmiştir. Antipatik Algı (ANTI) ile Grubun Görev Çekiciliği (GGC) ve Grubun Sosyal Bütünlüğü (GSB) arasında ise negatif bir ilişki bulunmuştur. Kişiselleştirilmiş İlgi (İLGİ) ile Grubun Görevde Bütünleşmesi (GGB), Grubun Sosyal Bütünlüğü (GSB) ve Grubun Görev Çekiciliği (GGC) arasındaki ilişki, Güven (GUVEN) aracılık etkisi ile sağlanabileceği belirtilmektedir. Kişilik alt boyutunun (Kişilik), Güven (GUVEN) ile negatif bir ilişkisi olduğu görülmektedir. Çalışmadan elde edilen bulguların başta basketbol olmak üzere diğer takım sporlarında görev yapan antrenörlerin, takımlarında iyi bir iklim yaratmalarına ve takımlarındaki bütünlüğü sağlamalarına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Karizma, Karizmatik Liderlik, Karizmatik Liderlik Teorileri, Grup Bütünlüğü, Yapısal Eşitlik Modellemesi.
Beden eğitimi dersi kapsamındaki fiziksel etkinlik oyunlarının ilköğretim öğrencilerinin karakter gelişimleri üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, Beden Eğitimi dersi kapsamındaki fiziksel etkinlik oyunlarının ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin karakter gelişimleri üzerine etkisinin olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada deneme modeli olan ?öntest-sontest kontrol gruplu model? kullanılmıştır. İlköğretim dördüncü sınıf düzeyinde uygulanan bu araştırma, bir deney grubu, bir de kontrol grubu olmak üzere toplam 60 öğrenciden oluşan iki grup üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada deney grubu olarak belirlenen gruba Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenmiş Beden Eğitimi dersi kapsamındaki konulara ek olarak karakter gelişimine yönelik belirlenmiş fiziksel etkinlik oyunları uygulanmıştır. Kontrol grubu olarak belirlenen grupta ise Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenmiş Beden Eğitimi ders programı uygulanmıştır. Araştırmada her iki gruba araştırmacı tarafından Martin J. Lee, Jean Whitehead ve Nick Balchin (2000) tarafından geliştirilen ve Frogozo (2006) tarafından modifiye edilen ?Youth Sports Value Questionnaire? (Genç Sporcular Değer Anketi-YSVQ) öğretimden önce öntest, öğretimden sonra da sontest olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin istatistik analizleri için SPSS programı kullanılmıştır. Verilerin bilgisayarla çözümlenmesinde ?aritmetik ortalama?, ?standart sapma?, ?t-testi? ve ?ANOVA?dan yararlanılmıştır. Araştırma sonunda, Beden Eğitimi dersi kapsamındaki konulara ek olarak karakter gelişimine yönelik belirlenmiş fiziksel etkinlik oyunlarının deney grubundaki öğrencilerin karakter gelişimleri üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Sadece Beden Eğitimi dersini alan kontrol grubundaki öğrencilerin öntest ve sontest puan ortalamaları arasında bir artış gözlenmesine karşın bu artışın sontest lehine bir fark yaratmadığı görülmüştür. Beden Eğitimi dersi kapsamındaki konulara ek olarak karakter gelişimine yönelik belirlenmiş fiziksel etkinlik oyunlarının yürütülmekte olan Beden Eğitimi ders programına göre öğrencilerin karakter gelişimleri üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Beden Eğitimi dersi kapsamındaki konulara ek olarak karakter gelişimine yönelik belirlenmiş fiziksel etkinlik oyunlarının deney grubundaki öğrencilerin dürüstlük, yardımseverlik, sorumluluk ve vatandaşlık karakter bileşenleri üzerinde etkili olduğu buna karşın adil olma ve saygı karakter bileşenleri üzerinde etkili olmadığı görülmüştür. Sadece Beden Eğitimi dersine katılan kontrol grubundaki öğrencilerin adil olma, saygı, yardımseverlik, sorumluluk ve vatandaşlık karakter bileşeni düzeyleri üzerinde bir fark yaratmadığı buna karşın dürüstlük karakter bileşeni düzeyi üzerinde ise bir fark yarattığı görülmüştür. Beden Eğitimi dersi kapsamındaki konulara ek olarak karakter gelişimine yönelik belirlenmiş fiziksel etkinlik oyunlarının yürütülmekte olan Beden Eğitimi ders programına göre öğrencilerin dürüstlük, adil olma, saygı, yardımseverlik, sorumluluk ve vatandaşlık karakter bileşeni düzeyleri üzerinde bir fark yaratmadığı görülmüştür.
Bilgi uçurma ile örgütsel güç oyunları arasındaki ilişki
Araştırmanın temel amacı, bilgi uçurma ile örgütsel güç oyunları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırma evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin Antakya ilçesindeki resmî ilkokullarda görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Bilgi Uçurma Ölçeği", "Örgütsel Güç Oyunu Algı Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson Momentler Çarpımı korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin bilgi uçurmayı içsel, gizli ve destekçi bilgi uçurma boyutlarında yüksek; dışsal bilgi uçurma boyutunda orta düzeyde buldukları saptanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin bilgi uçurmaya yönelik görüşlerinde cinsiyet ve öğrenim durumu değişkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamış; medeni durum, branş, yaş ve kıdem değişkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Örgütsel güç oyunlarında en yüksek ortalamanın ittifak kurma oyunu boyutunda, en düşük ortalamanın Genç Türkler oyunu boyutunda olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin örgütsel güç oyunlarına yönelik görüşlerinde branş değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı; cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, yaş ve kıdem değişkenleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunduğu belirlenmiştir. Bilgi uçurma ile örgütsel güç oyunları arasında istatistiksel olarak pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişkiye rastlanmıştır. Etik dışı olayların önlenmesi için okullarda bilgi uçurmayı teşvik edecek politikaların oluşturulması ve güç oyunları kaynaklı oluşabilecek çatışmaların öngörülebilmesi için hizmet içi eğitimlerde güç oyunlarına yer verilmesi önerilmektedir.
Öğretmenlerin mesleki gelişiminde dinamik yaklaşımın uygulanması: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı, dinamik mesleki gelişim yaklaşımı temel alınarak öğretmenlerin sınıf içi öğretimlerinin iyileştirilmesidir. Araştırmada eylem araştırması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Artvin ve İzmir illerindeki ortaokul ve liselerin öğrenci, öğretmen ve yöneticilerinden elde edilmiştir. Veriler; görüşme formları, öğrenci gözlem formu, öğretmen mesleki gelişimi öğrenci değerlendirmesi formu, geçerlik formu ve araştırmacı gözlem formu ile toplanmıştır. Nicel veriler açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, nitel veriler ise tümevarıma dayalı içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin mesleki gelişimlerinde engellerle karşılaştıkları, mevcut mesleki gelişim etkinliklerinin öğretmenlerin ihtiyaçları gözetilmeden, plansız ve salt bilgi aktarımıyla yapıldıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin öğrenci değerlendirmeleri üzerinde yansıtıcı düşünerek hazırladıkları eylem planlarını uyguladıklarında mesleki gelişimlerinin sağlanabileceği de belirlenmiştir. Öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin ihtiyaçlara göre sağlanması, ihtiyaçların belirlenmesi için öğrencilerin gözlemlerinden yararlanılması, gelişim etkinliklerinin salt bilgi aktarımı yapılarak sadece kurama dayandırılmaması, etkinliklerin öğretmenlerin sınıf içerisindeki uygulamalarına cevap verecek ve öğretmen sorunlarını çözecek şekilde planlanmaları, öğretmen mesleki gelişimi uzaktan öğrenmeyle sağlanırken öğretmenlerin etkin katılımını sağlayacak uzaktan eğitim yöntem ve tekniklerine başvurulması, okul yöneticilerinin öğretmen mesleki gelişimine katkı sağlayabilmeleri için eğitilmeleri ve öğretmenlerin sınıfta yöneticiler tarafından gözlemlenmelerinin sınırlandırılması önerilmiştir.
Planlı değişim sürecinin okulların geliştirilmesinde kullanılması
Bu araştırmada, planlı değişimin genel bir modeline dayalı olarak; modelin girişim, teşhis, planlama ve uygulama, değerlendirme ve kurumsallaştırma aşamalarının okulların geliştirilmesinde nasıl uygulanabileceği; uygulamalar sırasında ortaya çıkabilecek sorunlar ve bunların nasıl üstesinden gelinebileceğine yönelik bulgular sunulmuştur. Nitel araştırma desenlerinden biri olan eylem araştırması kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın uygulaması, 2006-2007 öğretim yılı bahar döneminde, Eskişehir'deki özel ilköğretim okullarından birinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın verileri, bilimsel kaynaklar, odak grup görüşmeleri, araştırmacı notları, yarı yapılandırılmış görüşmeler, toplantı tutanakları, araştırmanın gerçekleştirildiği okulun dokümanları ve araştırmacının geliştirdiği ?Performans Değerlendirme Sisteminin Değiştirilmesi Konusundaki Düşünceler? anketi yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın nitel verileri, betimsel analiz ve tümevarım analizi; nicel verileri ise ?SPSS 15.0 for Windows? paket programı kullanılarak elde edilen frekans ve yüzdeler kullanılarak analiz edilmiştir.Verilerin geçerliği ve güvenirliğinin sağlanması için araştırmacı çalışma ortamında araştırma süreci boyunca haftada en az iki gün zaman geçirmiş ve okulda geçirdiği zaman boyunca her türlü gözlem yapabilme olanağı bulmuştur. Yapılan gözlemler ve diğer araştırmalar sonucu ulaşılan yargıların, benzeri süreçleri tanıyan meslektaşlar ve uzmanlarla tartışılarak test edilmesi sağlanmıştır. Verilerin sağlamasını yapabilmek amacıyla, birden fazla veri kaynağı ve farklı veri toplama yöntemleri kullanılması yoluna gidilmiştir. Toplanan her türlü verinin analizinde hakem desteği sağlanmıştır. Araştırma boyunca kullanılan tüm veri kaynakları, süreç boyunca danışılan uzmanların görüşleri doğrultusunda seçilip yönlendirilerek yapısal destek sağlamlaştırılmıştır. Bunların yanında, okulun tüm süreçleriyle ilgili olarak betimsel veriler toplanmaya çalışılmış ve okulun kimliğini açık edebilecek veriler dışındaki betimlemelerin tümü okuyucuya sunulmuştur. Verilerin araştırmacının her türlü önyargısından bağımsız olabilmesini sağlamak amacıyla, araştırmacı, süreç boyunca oluşturduğu varsayım ve önyargılarını düzenli olarak günlüğüne not ederek bunları izleme olanağı bulmuştur.Araştırmadan elde edilen bulgulara dayanarak, okul geliştirme amacıyla planlı değişim gerçekleştirmeye karar veren bir okul yöneticisinin, bu çabaya varsa okulun üst yönetiminin tam desteğini alarak başlaması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Modelin girişim aşamasında, örgüt geliştirme uzmanı rehberliğinde, okulun süreçlerine yönelik incelemelerde bulunulmalıdır. Teşhis aşamasında ise, örgüt geliştirme uzmanı, bu süreçler hakkında kendi incelemelerini sürdürür. İncelemeler sonunda okulun sorun alanları olarak belirlenen durumlar planlı değişim gerçekleştirmeyi gerektiriyorsa, değişimin planlanma ve uygulama aşamasına geçilir. Uygulama aşamasında okul çalışanlarının değişime göstereceği direnç, bireylerin sürece katılımlarının sağlanması, yapılacak toplantı ve tartışmalar yoluyla kesintisiz iletişimin sağlanması ve değişime yönelik verilecek eğitim etkinlikleri yoluyla yönetilebilir. Uygulama sürecinde bireylerin ve okulun değişimden sağlayacağı yarar, net olarak ortaya konmalıdır. Değerlendirme aşamasında toplanılan veriler, süreçte yapılması gerekli değişikliklerin belirlenmesinde kullanılmalıdır. Gerçekleştirilen değişimin kurumsallaştırılması amacıyla kurulacak ödüllendirme sistemi, modelin planlama aşamasında belirlenerek uygulama başında çalışanlara duyurulmalıdır. Bu araştırmada, üzerinde çalışılan okulun performans değerlendirme sisteminde gerçekleştirilen değişim sonucu uygulanmaya başlanan çoklu değerlendirme modeline yönelik yapılan değerlendirmelere göre ise, öğretmenlerin genel olarak modele ilişkin olumlu düşüncelere sahip oldukları görülmüştür. Performans değerlendirme sistemlerinde gerçekleştirilen değişimin, bazı öğretmenlerin iş güvenliklerine yönelik tehdit algılamalarına yol açabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, öğretmenlerin performans dönütlerinden sağlayacakları yararlara odaklanmalarını sağlayacak süreçlerin özenle oluşturulması sağlanmalıdır.
Üniversite spor kulüpleri sporcularının,örgütsel bağlılıkları üzerine bir araştırma
Bu çalısma, sporcuların örgütsel baglılıklarını incelemeye yöneliktir. Ayrıca buçalısmada, bazı demografik özelliklerin, sporcuların duygusal, devam ve normatifbaglılıkları düzeyleri üzerindeki etkiler sınanmıstır. Arastırma 2007-2008sezonunda Anadolu Üniversitesi Gençlik ve Spor Kulübünde Müsabakalara katılanA takım sporcuları ile sınırlıdır.Arastırmada veri toplamak amacıyla anket teknigi kullanılmıstır. Arastırmadakullanılan anket iki bölümden olusmaktadır. Anket 218 sporcuya dagıtılmıs 165anket arastırmaya dahil edilmistir. Veri toplama aracı, arastırma evreninde yer alansporculara antrenörlerin yardımı ile 2007-2008 sezonunun 24 Aralık 2007 4 Ocak2008 tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi Gençlik ve Spor Kulübü sporcularınauygulanmıstır. Anket uygulaması sonucu elde edilen verilerin çözümünde, anketinbirinci bölümü için yüzde ve frekans yöntemi kullanılmıstır. Sporcuların örgütselbaglılık düzeylerinin belirlenmesinde ?aritmetik ortalama ve standart sapma?teknigi uygulanmıstır. kili küme karsılastırmaları için testinden yararlanılmıs;ikiden fazla kümelerin karsılastırılmasında F sınamasına yer verilmistir.Karsılastırmalardaki farklılıgın kaynagının bulunması amacıyla Tukey HSDtesti?nden yararlanılmıstır.Arastırmanın sonucunda, sporcuların en yüksek düzeyde duygusal baglılıklarınınoldugu daha sonra da sırasıyla normatif baglılık ve devam baglılıgı oldugubulunmustur. Ayrıca bu arastırmada, bayan sporcuların devam baglılıklarının erkeksporculara göre daha fazla oldugu ortaya çıkmıstır. Sporcuların egitim durumlarınagöre yapılan degerlendirmede, sporcuların egitim durumlarında istatistikselbakımdan anlamlı farklar oldugu belirlenmistir. Sporcuların meslekleri ve haftalıkolarak spor kulübüne ayırdıkları zaman ile duygusal, devam ve normatif baglılıkdüzeyleri arasındaki iliski incelendiginde; sporcuların meslekleri ve haftalık olarakspor kulübüne ayırdıkları zaman ile duygusal, devam ve normatif baglılık düzeyleriarasında istatistiksel bakımdan anlamlı fark bulunmustur. Arastırma, sporcularınörgütsel baglılık düzeylerini belirlemeye yönelik literatürde herhangi birarastırmaya rastlanmaması arastırmayı önemli kılmaktadır.Anahtar Kelimeler; Örgütsel Baglılık, Spor, Spor Kulübü, Üniversite SporKulüpleri.
Futbolda farklı vuruş tekniklerinde kassal aktivasyonların ve top hızı-izokinetik kuvvet ilişkisinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada, profesyonel ve amatör futbolcuların 6 farklı vuruş tekniği sırasında,rectus femoris (RF), vastus lateralis (VL), vastus medialis (VM), biceps femoris(BF) ve gastrocnemius (GAS) kas gruplarında oluşabilecek kassal aktivasyonfarklılıklarının ve farklı vuruş teknikleri sonucu oluşan top hızı ile izokinetikkuvvet parametreleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya17 amatör (yaş: 23.2±2.9yıl, antrenman yaşı: 12.4±2.6yıl) ve 14 profesyonel (yaş:22.5±2.8yıl, antrenman yaşı: 12.8±2.9yıl) olmak üzere toplam 31 erkek futbolcugönüllü katılmıştır. Araştırmada, elektromiyografi (EMG) sistemi kullanılarak altıfarklı vuruş tekniğinin uygulanışı sırasındaki topa vuruş bacağına ait kassalaktivasyon ölçümleri yapılmıştır. 15m uzaklıktan hedef kaleye doğrugerçekleştirilen isabetli vuruşlara ait top hızları radar yardımıyla tespit edilmiştir.İzokinetik (konsantrik/konsantrik) testler her iki dizde 60, 180, 240 ve 300°sn-1açısal hızlarda 3 tekrar submaksimal ve 5 tekrar maksimal şekilde yapılmıştır.Amatör ve profesyonel futbolcularda altı farklı vuruş tekniğinin uygulanışısırasında ortaya çıkan kassal aktivasyon farklılıklarının analizi için çift taraflıStudent-t testi kullanılmıştır. Amatör ve profesyonel sporculara ait izokinetikkuvvet değerlerinin ve altı farklı vuruş tekniğinde ortaya çıkan top hızlarınınkarşılaştırılması için t-testi kullanılmıştır. İzokinetik kuvvet parametreleriyle altıfarklı vuruş tekniğinde ortaya çıkan top hızı değerlerinin ilişkisini açıklamak içinPearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan kassal aktivasyondeğerlendirmelerine göre VM, VL ve GAS kaslarında, iç, iç üst, iç üst falsolu, üst,dış üst ve dış üst vuruşun uygulanışı sırasında profesyonel ve amatör sporculararasında istatistiksel olarak anlamlı fark (p<0.05) belirlenmiştir. Her ne kadarizokinetik ekstansiyon ve fleksiyon zirve tork değerleri arasında istatistiksel biranlamlılık ortaya çıkmasa da, 60, 180 ve 240°.sn-1açısal hızlarına aitfleksiyon/ekstansiyon zirve tork oranları açısından her iki grup arasındaistatistiksel olarak anlamlı bir fark (p<0.05) oluşmuş ve profesyonel sporculardaha yüksek flek/eks zirve tork oranına ulaşmışlardır. Top hızları da, iç, iç üstfalsolu, üst, dış ve dış üst falsolu vuruşlar açısında istatistiksel anlamlı bir farklılık(p<0.05) göstermiş ve profesyonel futbolcular amatörlere oranla daha yüksek tophızlarına ulaşmıştır. İzokinetik dinamometrede 60 ve 300°sn-1açısal hızda oluşanzirve tork değerleri ile iç üst falsolu, üst, dış üst ve dış üst falsolu vuruşta oluşantop hızları arasında istatistiksel olarak pozitif bir ilişki (p<0.05) amatörfutbolcularda bulunmuşken, profesyonel futbolcularda herhangi bir korelasyonoluşmamıştır. Sonuç olarak, her iki bacağa ait diz izokinetik kuvvet değerleriprofesyonel futbolcularda top hızını tanımlayıcı bir faktör değilken, amatörfutbolcularda bacak kuvveti top hızını etkilemektedir. Kassal aktivasyonstratejilerine göre, profesyonel futbolcular yüksek agonist düşük antagonistaktivasyon göstermektedir. Bu araştırma sonuçlarına göre, farklı vuruşlara aitkassal aktivasyon değerlendirmeleri hareket analizi sistemiyle desteklenerekayrıntılı çalışmalara ihtiyaç olduğu belirlenmiştir.
Uyum sürecinde Türkiye eğitim politikalarının Avrupa Birliği eğitim politikaları doğrultusunda değerlendirilmesi
DOKTORA TEZ ÖZÜ UYUM SÜRECİNDE TÜRKİYE EĞİTİM POLİTİKALARININ AVRUPA BİRLİĞİ EĞİTİM POLİTİKALARI DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ Çetin TERZİ Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ağustos 2005 Danışman: Prof. Dr. Coşkun BAYRAK Bu araştırma ile AB eğitim politikaları doğrultusunda Türkiye eğitim politikalarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye ve AB eğitim politikaları eğitim sisteminin örgütlenmesi ve yönetimi, okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim ve öğretmen eğitimi başlıkları altında karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Karşılaştırma türü tarama modelinde desenlenen araştırmada, verilerin toplanmasında doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan bilgilerin çözümlenmesi betimsel analiz tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda AB eğitim politikaları ve Türkiye eğitim politikaları arasında ilişkilendirme ve karşılaştırmalar yapılarak, Türk Eğitim Sistemi'nde AB'ne uyum sürecinde gerçekleştirilmesi gereken politika düzeyindeki düzenlemelere ilişkin sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, Türkiye eğitim politikalarının AB eğitim politikaları ile eğitim sisteminin örgütlenmesi ve yönetilmesi boyutunda örgütlenme ve yönetim anlayışı, yaşamboyu eğitim ve eğitim sisteminin amaçları açısından farklılık taşıdığı saptanmıştır. Okulöncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim kademesinde Türkiye eğitim politikalarının nicel sorunlara yoğunlaştığı, eğitimde Avrupa boyutunun geliştirilmesineyönelik politikaların bulunmadığı belirlenmiştir. Yükseköğretim kademesinde, ECTS, akreditasyon, öğrenci ve öğretim elemanı değişimi, kalitenin geliştirilmesi boyutlarında Avrupa Birliği eğitim politikaları ile tutarlılık sağlandığı saptanmıştır. Öğretmen eğitimi politikaları açısından, Türkiye eğitim politikalarının mevcut nitel ve nicel gereksinimlere karşılamaya yönelik olduğu, öğretmen eğitimine ilişkin düzenlemelerin AB'nin bilgi toplumu, iletişim teknolojileri, heterojen eğitim sistemleri politikaları doğrultusunda gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde yürütülen EYTEPE yüksek lisans programının e-öğrenme açısından değerlendirilmesi ve ekonomik analizi
İİ YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ANADOLU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜNDE YÜRÜTÜLEN EYTEPE YÜKSEK LİSANS PROGRAMININ e-ÖĞRENME AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ VE EKONOMİK ANALİZİ Eren KESİM Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Şubat 2004 Danışman: Prof. Dr. Coşkun BAYRAK Bu araştırmada öğretmenlerin ve yöneticilerin Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi alanında e-öğrenme yöntemi kullanılarak yüksek lisans yapmalarına olanak sağlayan "EYTEPE e-öğrenme platformu" oluşturulmuştur. Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde e-öğrenme yöntemi kullanılarak yürütülmesi planlanan Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi tezsiz yüksek lisans programında, e- öğrenme yönteminin teknik alt yapı maliyeti, eğitim gören öğrencilerin birim maliyeti, e-öğrenme ve örgün eğitimin kredi başına maliyeti, e-öğrenme ve örgün eğitimin zaman karşılaştırması, e-öğrenme yöntemi için yapılacak eğitim yatırımının karlılığı, ve e- öğrenme yönteminin uygulama koşullarının nasıl sağlanabileceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde yürütülen EYTEPE tezsiz yüksek lisans programının e-öğrenme açısından değerlendirilmesi ve ekonomik analizini içeren bu araştırmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evrenini 2003-2004 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsündeki EYTEPE tezsiz yüksek lisans programına kayıtlı 25 öğrenciİİİl oluşturmaktadır. Bu araştırmada örneklem alınma yoluna gidilmeyip, evren çalışma evreni olarak kabul edilmiştir. EYTEPE elektronik öğrenme modelinin ekonomik analizi yapılırken enflasyon oranı ve risksiz faiz oranı değişkenleri kullanılmış, 04.11.2003 tarihinde ihale edilen 9 aylık hazine bonosunun yıllık bileşik faizi olan %29.90 değeri risksiz faiz oranı olarak analizde kullanılmıştır. EYTEPE tezsiz yüksek lisans programının web tabanlı uygulama modelinin bir eğitim yatırımı olarak ekonomik analizinde, gelirler ile değişken giderlerinin hesaplanmasında Türk Lirası'nın 5 yıllık bugünkü değer iskonto oranı faktörleri, %29.90 iskonto oranına göre bulunarak analizde kullanılmıştır. Yapılan ekonomik analiz sonucunda araştırmadan elde edilen bulgulara göre, e- öğrenme yönteminin örgün eğitim yöntemine göre öğrenci başına birim maliyeti düşük olduğu, örgün eğitim yöntemine göre kredi başına maliyet üstünlüğü sağladığı, İkinci yıldan itibaren sabit giderlerin olmamasından dolayı toplam gelirler toplam giderlerden fazla olduğu için e-öğrenme yöntemi için yapılacak eğitim yatırımının karlı bir yatırım olduğu, e-öğrenme yönteminin örgün eğitim yöntemine göre zaman üstünlüğünün olduğu sonuçlarına varılmıştır.
Sınıfta motivasyon-İki öğretmenin sınıf içinde motivasyon değişkenlerini dikkate alma davranışlarının betimlenmesi
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU SINIFTA MOTİVASYON (İki Öğretmenin Sınıf İçinde Motivasyon Değişkenlerini Dikkate Alma Davranışlarının Betimlenmesi) Müyesser CEYLAN Eğitim Bilimleri (Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi) Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Mart 2003 Danışman: Prof. Dr. Coşkun BAYRAK Bu araştırma ile ilköğretim ikinci kademedeki öğrencilerin öğrenmeye yönelik motivasyonlarını etkileyen öğretmen rolleri, sınıfın örgütlenmesi, sınıfın etkileşim düzeni ve sınıf iklimi gibi değişkenlerin öğretmenler tarafından sınıf içinde ne derece dikkate alındığının belirlenmesi amaçlanmıştır Bu araştırma nitel araştırma yönteminden gözlem tekniğine göre desenlenmiştir. Veriler, 2001-2002 eğitim-öğretim yılı Bahar Döneminde Eskişehir il merkezine bağlı bir İlköğretim Okulunda görev yapan Türkçe ve İngilizce öğretmenlerinin sınıf içinde gözlenmesiyle toplanmış ve gözleme dayalı betimsel yönteme göre çözümlenmiştir. Betimsel yöntemin katılmışız gözlem tekniği uygulanmıştır. Veriler, odyoteyp, saha notları, görüşmeler ve araştırmacı tarafından hazırlanan gözlem kontrol formu ile toplanmıştır. Toplanan veriler, etkileşim analizine dayalı çözümlenmiş ve betimsel istatistik teknikleri ile desteklenerek, Türkçe ve İngilizce öğretmenlerinin sınıf içinde sergiledikleri davranışlarının sayısallaştırılması yoluna gidilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre İngilizce öğretmeninin öğrencileri azarlama, küfür etme ve alay etme gibi olumsuz davranışlar sergilediği ve dolayısıyla olumsuz sınıf iklimi yarattığı, rehberlik ve danışmanlık, bilgi kaynağı, yöntem ve teknik veIll düzen sağlayıcılık gibi öğretmen rollerini Türkçe öğretmenine göre daha az sıklıkta yerine getirdiği saptanmıştır. Sınıfın örgütlenmesinde İngilizce öğretmeninin davranışlarının, Türkçe öğretmenine göre daha az sayıda olduğu saptanmıştır. Türkçe öğretmeninin olumlu bir sınıf iklimi yarattığı ancak öğretmen rollerini ve sınıfın örgütlenmesi değişkenlerini ileri düzeyde dikkate almadığı belirlenmiştir. Her iki öğretmeninin de motivasyon yaklaşım ve modellerine ilişkin bilgilerinin yetersiz olduğundan dolayı, motivasyon değişkenlerini etkili bir şekilde dikkate almadıkları sonucuna varılmıştır.