Theses supervised by Prof. Dr. Doğan Uysal

12 theses · Manisa Celal Bayar University, Dokuz Eylül University

Master'sOpen AccessTR

Ekonomik büyüme, enerji tüketimi ve karbondioksit emisyonu arasındaki nedensellik ilişkisi: Türkiye örneği

Bu tezde, Türkiye'de 1990-2019 yılları arasındaki verileri kullanılarak, ekonomik büyüme, karbondioksit emisyonu ve enerji tüketimi arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmiştir. Bu çalışmada literatürdekilerden farklı olarak, kullanılan veri setindeki enerji tüketimi, kişi başına petrol tüketimi (TEP) olarak alınmış ve ekonometrik analizler uygulanmıştır. Verilerin uygulanacak test sonuçlarında hataya sebep olmaması için ilk olarak durağanlığının kontrolü için ADF ve PP birim kök testleri uygulanmıştır. Karbondioksit emisyonu, ekonomik büyüme ve enerji tüketimi kavramları arasında bir nedenselliğin olup olmadığını Gragner Nedensellik Testi uygulanarak analiz edilmiştir. Çalışmada kullanılan yıllık veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ve World Bank sitelerinden alınmış ve E-Views 10 programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ise Türkiye'de sadece enerji tüketiminden karbondioksit emisyonuna tek yönlü bir ilişki bulunuştur.

EkonomiEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Enes Eylik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Bütçe açığı ve borç sürdürülebilirliği: Türkiye ve seçilmiş ülke uygulamaları

Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bütçe açığı önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda mali sürdürülebilirlik önemlidir. Mali sürdürülebilirliğin olması hükümetlerin uygulamış oldukları maliye politikaları ile yakından ilişkilidir. Faiz dışı bütçe dengesi, kamu kesimi borç stoku değişkenleri mali sürdürülebilirlik açısından önemlidir. Bütçe açıklarının Türkiye ekonomisi özelinde sürdürülebilirliğinin ölçülmesi ve seçilmiş ülke ekonomisi ile mukayese edilerek neden ve sonuçlarının tartışılması önem arz etmektedir.

Erhan Usta
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gelir dağılımının yapısı ve yoksullukla mücadele yöntemleri (1980- 2017 dönemi)

Gelir eşitsizliği ve yoksulluk, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çözüm bekleyen önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Türkiye'de gelir dağılımı konusu, her zaman gündemde olan ve tartışma konusu yapılan bir alan olmuştur. Bir ülkede gelirin dağılımı, o ülkenin gelişmişlik düzeyi, toplumun sosyal ve idari yapısı hakkında bir fikir verebilmektedir. Sosyal devletin önemli görevlerinin başında gelirin adil dağılımını sağlanması gelmektedir. Yoksulluk olgusu insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. En genel ifadeyle yoksulluk, insanların ihtiyaçlarını karşılama konusundaki yetersiz kalmalarıdır. Bu yetersizlik aslında kişinin yetersizliğinden değil küresel kaynakların adil dağılmamasından kaynaklanmaktadır. Diğer bir ifade ile gelir dağılımının eşitsizliğinden kaynaklanmaktadır. Yoksulluk temelde bireylerin değil ülkenin hatta bunun da üzerinde küresel bir sorundur. Bu nedenle devletler kamusal kaynaklarla ya da sivil toplum örgütleriyle yoksulluğun giderilmesine ilişkin politikalar ve uygulamalar geliştirmektedirler. Bu çalışmada Türkiye'de gelir dağılımının yapısı ve yoksullukla mücadele yöntemleri 1980-2017 yılları arasında ele alınmıştır. Çalışma sonucunda yeterli olmamakla birlikte ülkemizde yoksullukla mücadele için farklı politika ve uygulamaların yapıldığı görülmektedir. Araştırma sonucunda mikrokredi desteklerinin kapsamının, miktarının ve geri ödeme sürelerinin genişletilmesi, bölgeler arası gelir dağılımı adaletsizliklerinin giderilmesine yönelik politika ve uygulamalara ağırlık verilmesi düşünülmektedir.

Ekonomi politikalarıGelir dağılımıGelir dağılımı politikaları+4
Hatice Ekşi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyanın üniversite öğrencilerinin tüketim davranışları üzerine etkisi: Manisa Celal Bayar Üniversitesi İİBF örneği

Tüketici davranışları, iktisat bilim dalında, sosyal yıllarda her yönü ile ele alınmaktadır. Bilişsel faktörler, çevresel faktörler, duygusal faktörler, tüketici davranışının belirlenmesinde etkili konumlar sahip olmaktadır. Belirsizlik ve risk altında karar vermek tüketici davranışlarında rasyonelliği etkilemektedir. Satın alma öncesi ve satın alma sonrası tüketici davranışlarında önemli bir faktör olarak sosyal medyayı ele almaktayız. Sosyal medya, teknolojinin gelişip, internetin daha hızlı erişime açılmasıyla birlikte hayatımıza girmiştir. Sosyal medya uygulamaları, insanları birbirine yaklaştıran, dünyanın herhangi bir noktasından bir olayı yakalayıp, anlık paylaşıma açılmasını sağlayan geniş bir iletişim ağının parçaları olmaktadır. Tüketim ve E-ticaret konusunda, sosyal medya uygulamalarının yer edinmesinin, en önemli sebepleri, herkesin erişebileceği nitelikte olmalarıdır. Neredeyse her ünlü markanın ve bunun yanında da butik firmaların bir sosyal medya sayfası bulunmaktadır. Bu sayede, ürünlerini tanıtma, reklamını yapma ve pazarlama stratejisi geliştirmede hızlı ve ilgi çekici bir yöntem olarak bu çevrim içi platformları kullanmaktadır. Sosyal medya tüketiciler için aynı zamanda, geniş ürün ağını, bulunduğu konumdan tanıma imkanı sağlamaktadır. Mağazaları tek tek gezmek, satın danışmanından bilgi almak yerine, bulunduğu konumdan sosyal medya aracılığı ile ürününün özelliklerini görme, doğrudan marka ile iletişime geçme ve bilgi alma açısından daha cazip hale gelmiştir. Ayrıca tüketici davranışlarında, bilgi almada, karar vermede, tecrübe paylaşımında etkili bir konuma sahip olmuştur. Online ticaret ağının bir parçası haline gelen sosyal medya küçük işletmelere de ev sahipliği yapmaktadır. Farklı alanlarda yeni ticaret ve ürün ağlarını desteklemektedir. Tüketici için doğrudan iletişim ile güvenilir bilgi alma, online satın alımda önemli bir konumdadır. Bu sebeple tüketici davranışlarının belirlenmesinde satın alım öncesinde olduğu kadar satın alma sonrasında da, tüketicinin hissedeceği tatmin duygusu veya olumsuz bir tecrübeyi aktarma, diğer kullanıcılar ile paylaşma niteliği taşıdığı için, önem arz etmektedir. Bu bağlamda, Manisa ilinde, Celal Bayar Üniversitesi'nde yapılan çalışmayla, üniversite öğrencilerinin tüketici davranışlarında sosyal medyanın etkisini ortaya koyabilmek, hem sosyo-kültürel açıdan hem de ekonomik aksaklıklar ile eksiklerini belirleyerek tavsiye sunabilme sebebi ile bir alan araştırması yapılmıştır.

Celal Bayar ÜniversitesiDavranışsal ekonomiElektronik ticaret+7
Betül Sağdıç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Endüstri 4.0 kapsamında inovasyon ve teknolojik gelişmelerin seçilmiş OECD ülkelerinin ekonomik büyümeleri üzerine etkisi: Panel veri analizi

Tarihsel süreç içinde farklı dönemlerde endüstri devrimleri gerçekleşmiştir. Endüstri devrimi kendi kendine oluşan bir süreç değildir. Geçmiş yüzyıllardan beri insanların ihtiyaçları doğrultusunda keşfedilen hemen her şey bir önceki keşfin başarılmasıyla ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada öncelikle birinci, ikinci ve üçüncü endüstri devrimleri ve bu devrimlerin toplumsal etkileri incelendikten sonra endüstri 4.0'a giriş yapılmıştır. Endüstri 4.0'ın önemi ve doğuşunda etkili olan nedenler veya faktörler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiştir. İkinci bölümde ise endüstri 4.0'ın oluşmasını sağlayan kavramlar, teknolojik inovasyon konusunun önemi ve inovasyonlu teknolojik gelişmeyi ifade eden değişkenler OECD ülkeleri açısından incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, OECD ülkeleri arasında yer alan ve ekonomik etkinliği göz önünde bulundurularak ABD, Almanya, Fransa, Japonya, Kore, İngiltere ve Türkiye'nin dahil edildiği analiz çalışması yapılmıştır. Çalışmada, GSYİH büyüme oranı, arge harcamaları, arge ile ilgilenen araştırmacıların sayısı, bilgi ve iletişim teknolojisi ürünleri ihracatı, patent başvuruları sayısı, bilimsel ve teknik dergi makaleleri sayısı, yüksek teknoloji ihracatı verilerinden yararlanılarak 2000-2017 yıllarını kapsayan Panel Veri Analizi yapılmıştır. Ülke özelinde çıkan sonuçlara göre inovasyon göstergesi olarak ele alınan patent başvurusu, ABD'de büyümeyi, Almanya'da büyüme ve yüksek teknoloji ihracatını pozitif etkilemektedir. İnovasyon göstergelerinden bir diğeri bilimsel ve teknolojik dergi makale sayısı ABD, İngiltere, Japonya ve Kore'de büyümeyi, ABD, Almanya, Fransa, Kore ve Türkiye'de yüksek teknoloji ihracatını pozitif etkilemektedir. İnovasyon göstergelerinden bir diğeri arge de çalışan araştırmacıların sayısının Fransa, Japonya ve Kore'de yüksek teknoloji ihracatı, Türkiye'de büyüme üzerine pozitif etkisi çıkmıştır. Teknolojik gelişmelerin ekonomik etkinliğini gösteren yüksek teknoloji ihracatının ise büyüme üzerine doğrudan etkisi çıkmamakla birlikte ülke analizinde sadece ABD'de ekonomik büyümeyi pozitif etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEndüstri 4.0+4
Emel Ersun Aydemir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Moğolistan'ın ekonomik yapısının analizi(2000-2012)

Ekonomi, milli gelir, toplam milli hasıla veya kişi başına düşen ürün miktarı olarak belirlenebilmektedir ve ekonomi bir ülke için olmazsa olmaz unsurlardandır. Aynı zamanda bir ülkenin ekonomik durumunun betimlenmesi için ülke sektörlerinin analizi yapılmalıdır.Moğolistan ekonomisinde etkili olan sektörlerden örnek olarak tarım sektörünü gösterebiliriz. Ülke, coğrafi ve iklim şartları uygun olmamasına rağmen iyileştirme stratejisiyle tarım sektöründe önemli başarı kazanmaktadır. Ayrıca Moğolistan kültürünün temel unsurlarından biri olan göçebe hayvancılık ülke ekonomisinde hayvancılığı kökenli bir sektör olarak karşımıza çıkarmaktadır. Yeraltı kaynaklarıyla zengin olan Moğolistan yetersiz araç ve gereçler ihtiyacını yabancı yatırımlarla ve/veya finansal destekle güçlendirme politikası izleyerek sanayi sektöründe önemli adımlar atmaya başlamış gelişmekte olan bir ülkedir.Bu tez çalışmasında 2000 ile 2012 yıllar arasındaki Moğolistan?ın Genel Ekonomik durumu ele alınmıştır. Çalışmada mevcut sektörlerin ülke ekonomisindeki olumlu ve yahut olumsuz etkileri incelenmiş ve olumsuz etkiler karşısında Moğolistan Hükümet?inin tutumları ve ekonomiyi iyileştirmede ne tür politikalar izlediği açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Milli gelir, Milli Hasıla, Tarım, Göçebe Hayvancılık, Moğolistan Ekonomisi

EkonomiEkonomik yapıMoğolistan
Munkhtuya Khaltar
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal istikrarsızlığın ekonomik büyüme üzerindeki etkisi: yükselen piyasa ekonomileri örneği

Bu çalışmanın amacı, finansal istikrarsızlığın ekonomik büyüme üzerindeki etkisini incelenmektir. Finansal istikrarsızlığın ekonomik büyümeyi olumsuz etkilediği hipotezinden hareketle, öncelikle finansal istikrarsızlığın tanımı yapılmış, ardından kavramsal çerçevenin daha iyi açıklanabilmesi için finansal istikrarsızlığın nedenleri üzerinde durulmuştur. Bu çalışmanın iktisat yazınında yer alan finansal istikrarsızlık ve ekonomik büyüme ilişkisinin incelendiği sınırlı sayıda çalışmaya katkı yapması beklenmektedir. Finansal istikrarsızlık ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin test edilmesi amacıyla panel veri analizinden yararlanılan ekonometrik bir model oluşturulmuştur. Ampirik modelde finansal istikrarsızlık endeksinden yararlanılmıştır. Finansal sistemin istikrarının analizine ilişkin bu yaklaşım çerçevesinde, finansal sistemdeki risk ve kırılganlık durumu saptanmaktadır. Finansal sistemin mevcut sağlamlığı ve istikrarının analizinde kullanılan temel göstergeler, finansal sistemin işleyişine yönelik finansal ve makroekonomik değişkenlerden oluşmaktadır. Finansal istikrarsızlık ve ekonomik büyüme ilişkisi yükselen piyasa ekonomileri kapsamında ele alınmaktadır. Bunun nedeni; finansal kırılganlığı yüksek bir ekonomik sistem içerisinde, sistemik etkiler barındırabilecek hale gelmiş potansiyel şokların ortaya çıkma riskinin daha yüksek olmasıdır. Herhangi bir şok karşısında yeterince güçlü olmayan finansal sistemler, olumsuz etkileri yalıtabilecek niteliklere sahip olmadığından negatif büyüme rakamları ile sonuçlanan finansal krizler ortaya çıkmaktadır. Durağan olmayan dinamik panel veri analizinin kullanıldığı çalışmada, değişkenlerin öncelikle heterojen olup olmadıkları incelenmiş ardından değişkenlere ilişkin yatay kesit bağımlılığı araştırılmıştır. İkinci nesil panel birim kök testlerinden yararlanılan bu modelde, uzun dönem regresyon katsayısı tahminlenmiş ve finansal istikrarsızlık ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin yönünün belirlenmesi amacıyla panel nedensellik analizinden yararlanılmıştır. Elde edilen ampirik bulgular, finansal istikrarsızlığın ekonomik büyümeyi olumsuz etkilediği hipotezini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Finansal İstikrarsızlık, Ekonomik Büyüme, Yükselen Piyasa Ekonomileri, Finansal İstikrarsızlık Endeksi, Panel Veri Analizi, Panel Nedensellik Analizi.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiFinansal istikrar+3
Filiz Erataş Sönmez
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik sektöründe sürdürülebilir performans ölçümü için AHP ve TOPSİS yöntemlerinin kullanılması: Lojistik firmaları üzerine bir uygulama

Sanayi devrimi ile başlayıp II. Dünya Savaş'ından sonra hız kazanan makineleşme süreci; kentselleşme ve sanayileşme sürecini de hızlandırmıştır. Ancak geçen yıllarda birçok sorun kendisini belli etmeye başlamıştır. Kontrolsüz nüfus artışı, planlı uygulamayan kentleşme süreci, doğaya kaldırabileceğinden fazla miktarda salınımı yapılan CO2 (sera gazı) doğanın dengesini bozmuş ve çeşitli sorunlar baş göstermiştir. Bu sorunların arasında sürdürülebilir kalkınma kavramı ortaya çıkmış ve insanoğlunun doğaya yaptığı tahribatı ve gelecek nesillerin kaynaklarını yok etmeden kalkınmanın mümkün olabileceğini göstermiştir. Lojistik küreselleşme sürecinde lokomotif görevi gören önemli bir sektör haline gelmiştir. Ancak lojistik faaliyetlerinin de daha sürdürülebilir hale getirilmesi gereklidir. Bu çalışmanın amacı özellikle Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik firmalarına sürdürülebilirlik raporlama sisteminde yol göstermektedir. Çalışmanın ilk bölümünde lojistik kavramı, lojistik faaliyetleri ve Türkiye'deki lojistik faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Lojistik kavramının gelişimi ve literatürde yapılan tanımlardan sonra lojistik firmalarının da yapmakta olduğu faaliyetler anlatılmıştır. Son kısımda ise Türkiye'nin lojistik faaliyetleri lojistik altyapısı ve Lojistik Performans İndeksinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde sürdürülebilir kalkınma kavramı, kavramın gelişmesi için yapılmış zirve ve toplantılar, sürdürülebilirliğin ölçülmesi için kullanılan yöntemler ve sürdürülebilirlik faaliyetlerinin raporlanması için kullanılan göstergelere değinilmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın uygulama kısmını oluşturan yöntemlerin teorik altyapısı verilmiştir. Dördüncü bölüm uygulama kısmı olup AHP ve TOPSİS yöntemine göre elde edilen veriler burada yorumlanacaktır. Beşinci bölüm sonuç ve öneriler kısmı olup Türkiye'deki lojistik firmaların sürdürülebilirlik raporu hazırlaması için yapması gerekenler, çalışmanın kısıtları ve ileriki dönemde yapılabilecek çalışmalar ile tez sona ermektedir. Anahtar Kelimeler: Lojistik Yönetimi, Sürdürülebilirlik, Performans Ölçümü,Çok Kriterli Karar Verme, AHP, TOPSİS

Analitik hiyerarşi süreciLojistikLojistik sektörü+4
Ebru Sürücü
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal ve ticari bankacılık açısından katılım bankalarının etkinliğinin ölçülmesi: Türkiye örneği

ÖZET KURUMSAL VE TİCARİ BANKACILIK AÇISINDAN KATILIM BANKALARININ ETKİNLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİ : TÜRKİYE ÖRNEĞİ Fon arz ve talep edenleri buluşturan finansal sistem, bu etkileşimin devamlılığını sağlama hususunda dinamik bir yapıya sahiptir. Türkiye'de 2005 yılında katılım bankalarına dönüştürülen faizsiz finans kurumları, konvansiyonel bankalar ile eşit haklara sahip olarak sektörde pay almaya başlamıştır. Bu tez çalışması, Türkiye'de faizsiz finans kurumlarının kuruluş aşamalarını göstermeyi, bankaların genel müdürlük ve şube segmentasyonu hususunda bilgi vermeyi, 2011 den 2015 yılına kadar olan dönemde Türkiye'de Kurumsal ve Ticari Bankacılık alanında katılım bankalarında yaşanan gelişmeleri ölçmeyi amaçlamaktadır. Tez üç bölümden oluşmakta olup, ilk bölümde faizsiz finans sisteminin argümanları, sistemin ortaya çıkışı, Dünya'daki ve Türkiye'deki gelişimi hususu anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Türkiye'de firmaların segmentasyonu hususunda detaylı bilgilere yer verilmiş olup, KOBİ, Kurumsal ve Ticari firmaların belirlenme kriterleri anlatılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde katılım bankalarının Kurumsal ve Ticari Bankacılık alanında 2011-2015 yılları arasında bilançolarında yaşanan gelişmeler literatur tarama ve veri toplama yöntemi ile ölçülmeye çalışılmıştır. İncelenen 2011-2015 yılları arasında Kurumsal ve Ticari Krediler alanında katılım bankacılığının payı yıldan yıla azalmaktadır. Sektöre giriş yapan kamu katılım bankalarının bu durumu tersine çevrilebileceği öngörüsü ile beraber, Katılım Bankalarının kurumsal ve ticari krediler alanında payını arttırıp, aktif rakamını büyüterek bankacılık sektöründe payını arttırmayı hedeflemektedir. Kriz döneminde katılım bankalarının kendi iç dinamikleri ile ayakta kalması konvansiyel bankalara göre farklılık göstermesi, kurumsal ve ticari krediler alanında uzun dönemde büyük kazanımlar elde edeceği beklentisini güçlendirmektedir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal ve Ticari Bankacılık, Katılım Bankacılığı, Segmentasyon

BankacılıkBankacılık sektörüBankalar+5
Şerif Coşan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bor madeninin Türkiye ekonomisi açısından yeri ve önemi: Ampirik bir değerlendirme (1980-2014)

Doğal kaynaklar üretimin gerçekleşmesi için gerekli olan dört temel faktörden biridir. Günümüzde ülkelerin geliştirdiği teknolojik ilerleme ile birlikte doğal kaynakların işlevselliği de paralel olarak artış göstermektedir. İlerleyen teknoloji ile birlikte yeraltından çıkarılması zor olan bor madeni, bir çok üretim alanında aranılan bir kaynak haline gelmiştir. Bor madeninin, işlenerek sadece yüksek teknoloji gerektiren alanlarda değil, günlük hayatta da yerini alması, Türkiye ve dünya ekonomisi için önem taşımaktadır. Bu çalışmada, kullanım alanları gittikçe artmakta olan bor ürünlerinde, dünya bor rezervlerinin üçte ikisi gibi önemli bir bölümüne sahip olan Türkiye'nin dünya bor madeni piyasasındaki yeri ve önemi araştırılmıştır. Bu nedenle Türkiye ve dünyada bor madeni ürünleri araştırılmış, kullanım alanları karşılaştırılmış ve girdi olarak kullanıldığı ürünler ortaya konulmuştur. Yapılan çalışma sırasında belirlenen dönem içinde, bor madeni ve ürünlerinin yıllara göre gelişimi ele alınarak incelenmiştir. Bu sırada dünya piyasasında Türkiye'nin yeri tablo ve şekillerle karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Son olarak Türkiye'de bor madeni ekonomisi SWOT analizi yapılarak güçlü-zayıf yönleri ile fırsatlar-tehditler maddeler halinde belirlenerek açıklamaları yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bor madeni ekonomisi, Türkiye ekonomisi, Bor rezervleri, Bor üretimi.

BorTürk ekonomisi
Aliye Yüksel
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de konut piyasalarının konut arzı ve talebi açısından analizi: 1980-2016 dönemi

2008 Küresel krizi ABD'de ortaya çıkmıştır. Bu dönemde bankalar düşük gelirli ve kötü kredi geçmişine sahip bireylere yüksek riskli ipotekli konut kredileri sağlamışlardır. Bu kredilerin ödenememesi sonucu Küresel kriz ortaya çıkmıştır. Kriz Avrupa'yı etkilediği gibi Türkiye'yi de olumsuz etkilemiştir. Krizin konut sektörünü de olumsuz etkilemesinden dolayı konut sektörü üzerinde çalışmaların artmasına sebep olmuştur. Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de 1980-2016 yılları arası konut talebini ve arzını belirleyen unsurlar üzerine çalışılmıştır. Değişkenler test edilmiş ve ileriye dönük önerilerde bulunulmuştur. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konut ile ilgili kavramsal çerçeve genel olarak tanımlanmıştır. Daha sonra Türkiye'de konut sektörünün ekonomi üzerindeki etkisine ayrıntılı olarak değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Türkiye'de konut talebi ve arzını etkileyen unsurlar güncel veriler ile yorumlanmıştır. Sonra planlı dönem boyunca sektör için yapılan politikalara yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise tezde kullanılacak yöntemler tespit edilmiştir. Yöntemler için teorik tanımlamalar yapılmıştır. Teorik tanımlamalardan sonra ise çalışma zaman serisi olduğu için durağanlığı test etmek için Birim kök testi (ADF) uygulanmıştır. Daha sonra önerilerde bulunmak için Vektör Otoregresif Model (VAR) kurulmuştur. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisini ortaya koymak için Block Dışsallık Wald Testi serilere uygulanmıştır. Daha sonra Varyans Ayrıştırma (VDC) ve Etki Tepki analizleri aracılığıyla elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda VAR analizi ile elde edilen bulgular değerlendirilmiştir. Bulgulara göre, konut talebini belirleyen en etkili değişkenin kentleşme oranı, konut arzı için ise üretici fiyat endeksi olduğu sonuçlarına varılmıştır. Konut arz ve talep piyasaları için yapılan Block Dışsallık Wald testine göre iki piyasada da tek yönlü nedensellik ilişkisi olduğu görülmüştür.

Ekonometrik analizEkonomik etkiKonut+6
Hasan Yükrük
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde çok uluslu şirketlerin ev sahibi ülke açısından analizi

Küreselleşme süreci ve yaşanan teknolojik gelişmeler çok uluslu şirketlerin gelişmekte olan ülkelere doğru yatırım yapma fırsatını ortaya çıkarmıştır. Gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerin sahip olduğu yetersiz sermaye, teknoloji ve iş gücü eksikliği bu ülkelerin ekonomik kalkınmalarını sağlayabilmeleri için doğrudan yabancı yatırımları ülkelerine çekmek için politikalar uygulamalarına sebep olmuştur. Çok uluslu şirketler ve uluslararası pazarlara açılma seçenekleri olan doğrudan yabancı yatırımların belirleyicileri de ev sahibi ülkenin sahip olduğu ekonomik ve politik durum ile belirlenmektedir. Ayrıca ev sahibi ülkelere yapılan doğrudan yabancı yatırımlar ülke ekonomisinde olumlu ve olumsuz etkilere neden olmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde küreselleşme, çok uluslu şirketler ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları kavramsal olarak tanımlama yapılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise ve doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının belirleyicileri açıklanmaya çalışılmış ve çok uluslu şirketlerin ev sahibi ülke ekonomisine etkileri incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise çok uluslu şirketlerin ev sahibi ülke ekonomisi üzerindeki etkileri Türkiye Ekonomi' si örnek alınarak SWOT analizi ile açıklanmaya çalışılmıştır.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıKüreselleşmeSWOT analizi+2
Ekrem Semih Işık
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors