Theses supervised by Prof. Dr. Ercan Taşkın
18 theses · Kütahya Dumlupınar University
Geri dönüşüm yoluyla atıkların sosyo-ekonomi ve çevresel katkıların incelenmesi: Eskişehir il örneği
Küreselleşme, hızlı ve kontrolsüz artan dünya nüfusu ile birlikte insanların ihtiyaçlarının artması, işletmeleri daha fazla kaynak tüketmeye zorlamıştır. Artan kaynak tüketimi ile birlikte, doğal denge bozulmakta ve çevreye verilen zarar artmaktadır. İste bu noktada geri dönüşümün önemi ortaya çıkmaktadır. Atıklarının çevreye zarar verecek şekilde alıcı ortama bırakılmasının önlenmesi için atık yönetim sistemlerinin geliştirilmesi ayrıca ambalaj atıklarının tekrar kullanımı, geri dönüşümü ve geri kazanımı yoluna gidilmelidir. Bu sistemin işleyişi kaynakta ambalaj atıklarının evsel atıklardan ayrı biriktirilmesi ile başlamaktadır. Bu çalışmada, ambalaj atıklarının tekrar kullanımı, geri dönüşümü ve geri kazanımı ele alınmış, Eskişehir'de yapılan geri dönüşüm çalışmaları sunulmuştur. Yapılan çalışmada Eskişehir ilinin geri dönüşüm uygulamasındaki yeri ve çalışmaları ele alınarak 30 büyükşehir belediyesi ile karşılaştırılmış ve ülkemizin geri dönüşüm haritası ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Bunun neticesinde geri dönüşümün ülke ekonomisine katkısı ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Geri Dönüşüm, Atık Stratejileri, Katı Atık, Ambalaj atığı, Büyükşehir Belediyesi, T.C. Çevre Şehircilik Bakanlığı, Yenilenebilir Enerji, Büyükşehir Ana Faaliyet Raporları.
Mobil bankacılık uygulamalarını kullanmaya yönelik tutumların teknoloji kabul ve planlı davranış teorisiyle incelenmesi
Günümüzde, akıllı telefon ve tabletlerin kullanımının artması, bu mobil araçlara çeşitli uygulamaların indirilebilmesi, uygulamaların kolay kullanımıyla birlikte kullanıcılara yer ve zaman farketmeksizin birçok hizmetin ulaştırılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Bankacılık sektörü de bu mobilitenin farkına varmış ve müşterilerine hizmetlerini mobil uygulamalar üzerinden sunmaya başlamıştır. Bu nedenle müşterilerin bu uygulamaları kullanma davranışının incelenmesi önemlidir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, bireylerin mobil bankacılık uygulamalarını kullanmaya yönelik tutum ve kullanma niyetleri üzerinde etkili olan değişkenlerin teknoloji kabul modeli ve planlı davranış teorisi çerçevesinde oluşturulan bütünleşik modelle incelemektir. Yapısal modelin örneklem (Türkiye ve İngiltere) grubuna göre farklılaşıp farklışmadığının değerlendirilmesi için çok gruplu yol analizi kullanılmıştır. Çok gruplu yol analizi sonucu elde edilen sonuçlar öne sürülen araştırma modelinin ülke grupları açısından farklılaştığını göstermektedir. Araştırmanın genel modelinde mobil bankacılığa yönelik tutumun açıklanma oranı Türkiye örneklemine göre biraz daha fazla iken, İngiltere örneklemine göre daha azdır. Benzer şekilde genel modelde yer alan mobil bankacılığı kullanma niyetinin de mobil bankacılığı kullanmaya yönelik tutum, öznel norm ve algılanan davranışsal kontrol değişkenleri tarafından açıklanma oranı İngiltere'ye göre daha az iken, Türkiye'ye göre daha yüksektir.
Fuar organizasyonlarının şehir markası üzerine etkileri: Kütahya İhtisas Fuarı önerisi
Dünyada ve Türkiye'de Fuar Organizasyonları ticari faaliyetlerin yapılmaya başladığı yüz yıllar öncesine kadar uzanmaktadır. Ekonomik ve ticari faaliyetlerin, teknolojik gelişmelerle daha ileri taşınmasıyla şehirleşme bugünkü halini almıştır. Türkiye'de ve dünyada fuar organizasyonlarının büyük bir çoğunluğu şehir markası kavramı üzerinden şekillenmektedir. Şehir markası unsurlarını taşıyan şehirlerde yapılan fuarların, fuarın yapıldığı ülkeye ve fuara konu olan sektöre büyük katkıları gözlenmiştir. Türkiye'de ve dünyada yapılan ihtisas fuarlarının özellikleri değerlendirildiğinde, bir kente olan katkının ihtisas fuarının kendisi olmaktan çok şehir markasının kendisi olduğu görülmektedir. Şehir markası kavramı ve ihtisas fuarları arasındaki ilişki, şehir markası unsurları arasında da değerlendirildiğinde fuar ve şehir markası ilişkisinin şehir markası üzerinde konumlandığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kütahya'da gerçekleşebilecek ihtisas fuarına dair yapılan bu çalışma, Kütahya ili evreninde ihtisas fuarı alanında ilgili bir öneri sunabilmek için yapılmış nitel bir çalışmadır. Amacı, ihtisas fuarı alanıyla sektörel bağlantısı olan kişi ya da kişilerin içerisinde bulundukları çevre ve bu çevreden elde ettikleri tecrübeyi nasıl algıladıklarını ve yorumladıklarını analiz etmektir. Nitel araştırma yönteminin genel tarama modelinde yapılandırılmıştır. Veri toplama yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak araştırmanın verileri elde edilmiş, veriler içerik analizi yardımıyla çözümlenerek temalar altında yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda; şehir markası kavramı ve unsurlarının Kütahya özelinde ihtisas fuarına yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fuar, Fuar Organizasyonları, Şehir Markası, İhtisas Fuarı
E-ticarette tüketici hakları farkındalık düzeyi üzerine araştırma: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi
Günümüzde internet, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaşması nedeniyle birçok şirketler alım-satım, pazarlama, tanıtım ve promosyon gibi işlemlerini sanal ortama taşımaya başlamıştır. Uluslararası piyasalarda üstün konumda bulunan ülke ve firmalar dijital teknolojiyi en yoğun olarak kullanan kesimler olarak dikkat çekmektedir. Toplumların günlük yaşamının her alanında bilgisayar ve internet kullanımı oransal olarak arttıkça ve sanal ortamda bilgilerin, yazılı ve sayısal metinlerin işlenmesi, iletilmesi ve depolanması ile ilgili gelişmeler kaydedildikçe, ekonomik kalkınma ve ulusal refahın sağlanmasında elektronik ticaret stratejik bir önem kazanmaktadır. Sanayi ve teknolojideki ilerlemelerin hızlı ve büyük hamlelerle gerçekleşmesi; firmaları, her geçen gün pazara farklı kalitelerde, fiyatlarda, standartlarda, niteliklerde ürünler sunmalarını sağlamıştır. Tüm bu gelişmeler, insanoğlunun ihtiyaçlarının giderilmesini kolaylaştırdığı gibi toplumsal hayatı, ihtiyaçları ve bunlarla birlikte sorunların da farklı boyutlara ve kapsamlara ulaşmasına neden olmuştur. Dolayısıyla insanların, piyasaya arz edilen mal ve hizmetlerdeki kalite, fiyat, sağlık, güvenlik, garanti, teknik servis gibi birtakım mağduriyetleri de artmıştır. İşte bu sorunlar tüketicinin korunması gerekliliğini ve tüketici haklarının ne derece önemli olduğunu ortaya koymuştur.
Küresel savunma sanayisinde Türkiye
Tarih boyunca temel bir ihtiyaç olarak değerlendirilen savunma ihtiyacı, geçmiş dönemlerde kişisel olarak karşılanırken, günümüz dönemde devletler tarafından karşılanmaktadır. Devletler savunma ihtiyacını karşılayabilmek için yüksek miktarda savunma harcamaları gerçekleştirmektedir. Savunma alanındaki ihtiyaçlarını karşılayabilme ve ulusal savunma sanayisini oluşturabilmeleri için sektöre gerekli yatırım ve desteği sağlamaları gerekmektedir. Savunma sanayi alanına gerekli yatırım ve desteği sağlayamayan ama savunma gücüne sahip olmak isteyen devletler, ihracat potansiyeline sahip ülkelerden çeşitli silah ve sistemler ithal ederek savunma alanında güçlerini artırma yoluna gitmektedir. Bu durum küresel savunma ticaretinin boyutunu artırmaktadır. Türkiye'nin savunma sanayisini tarihsel bir süreç içerisinde inceleyip, dönemler içerisindeki uygulamalarının ve uluslararası etkileşimin olumlu ve olumsuz yönlerinin saptanması bakımından öneme sahip olan bu çalışmada, 2021 yılında küresel savunma piyasasının %83,3 payına sahip 6 ülkenin savunma sanayi uygulamaları ve sektör analizi yapılarak, SIPRI' den edinilen 2006-2021 savunma harcama verilerinde yaşanan değişimlerin ülkelerin ihracat ve ithalat rakamları üzerindeki ilişkisi incelenmiş, bu incelemeler sonucu savunma harcamalarındaki değişimlerin ülkelerin sosyoekonomik göstergeleri (GSYİH, Enflasyon, İşsizlik) üzerindeki etkisine bakılmıştır. Yüksek pazar payına sahip ülkeler ile Türkiye'nin verileri karşılaştırılıp, Türkiye'nin küresel savunma pazarındaki payına artırmaya yönelik önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın yürütülmesinde, nitel araştırma modellerinden durum (olay) çalışmasının bütüncül çoklu durum deseninin kullanılması uygun görülmüştür.
Makro pazarlama açısından ulus marka değerinin rekabet gücünü arttırmadaki rolü
Günümüzde rekabet olgusu artık işletme düzeyinin de üzerine çıkmış ve ülkeler arası makro bir boyuta geçiş yapmıştır. Artık ülkelerde sahip oldukları küresel rekabet gücü, marka değerleri ve ekonomik kalkınma düzeyleri gibi kriterlerin göz önünde bulundurulduğu sıralamalarda en üst sıralarda yer almak için makro pazarlama stratejilerinin yoğun olarak kullanıldığı bir yarış içerisindedir. Ülkeler üst sıralamalarda yer almak için belirtilen kriterler içerisinde yer alan alt başlıklara yönelik olarak bir strateji geliştirmekte ve zayıf yönlerini güçlendirme amacı içerisinde yer almaktadır. Bu konu içerisinde ele alınan bir konuda bu belirtilen ulus marka değeri, küresel rekabet edilebilirlik gücü ve ekonomik kalkınma faaliyetlerinin birbirlerini etkilediği düşüncesidir. Bu düşünceye göre genel olarak ulus marka değeri ya da bunun alt değişkenlerinde gerçekleşen bir artışın küresel rekabet edilebilirlik gücüne ve ekonomik kalkınma seviyesine artı yönde etki etmesi beklenir. Bu düşünceden hareketle bu araştırmanın amacı makro pazarlama çerçevesinde ulus marka değeri ile küresel rekabet endeksi ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi analiz etmektir.
Rekabet gücünün arttırılmasında termal turizmin yeri ve önemi: Kütahya Yoncalı örneği
Kullanılan üretim teknolojilerinin yenilenmesi ile artan üretim kapasiteleri söz konusu olmuştur. Dünya pazarlarının küreselleşme eğilimi sonucu, üretilen ürünleri pazarlamak bir yönden olumlu etkiler doğururken diğer yönden bazı sorunlarla karşılaşılmasına yol açmıştır. Bu sorunların en büyüğü, aynı ürünü ya da ikame ürünü üreten ve pazarlayan rakiplerle mücadele etmektir. Bu rakiplerle rekabet etme zorunluluğu, rekabet gücüne büyük önem verilmesine ve rakiplere karşı üstünlük kurma çabalarına neden olmuştur. Bu çabalar sonucu rekabet edebilme yeteneği olarak bilinen rekabet gücü kavramı ortaya çıkmıştır. Rekabet gücünün arttırılması çabaları, günümüzde oldukça yoğunlaşmıştır. Rekabet gücünün önem kazandığı turizm ve sağlık bilimleri literatüründe büyük bir gelişim söz konusudur. Bu gelişmelere bağlı olarak termal turizm ön plana çıkmıştır. Termal turizm; sağlığı korumak, hastalıkları iyileştirmek ve termal olanaklardan yararlanmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, rekabet gücünün arttırılmasında termal turizmin yeri ve önemi üzerinde durulacaktır. Çalışma, Kütahya Yoncalı örneği üzerinden incelenecektir.
E-ticaret kullanıcılarına ait e-mağaza imajı algısının e-sadakat üzerine etkisi
Bilgi insanoğlunun başlangıcından bu yana insanlık için en kıymetli kaynaklardan birisi olmuştur. Günümüzde bilginin öneminin fazlaca anlatılmasının en önemli sebeplerinden bir tanesi bilginin meydana getirdiği etkinin kapsamı genişlemiş olmasıdır. Sanayi toplumunda bilgi kaynağının yansıması buharlı makineler, mekanik el aletleri üzerinde görülmüştü. Bu kaynaklardan bilginin etkisiyle meydana gelen tepki de sınırlı olmuştu. İnsanoğlu bilgi ile ilk defa telgraf hattını (https://tr.wikipedia.org/wiki/Telgraf) ortaya koyduğunda telgraf hattının oluşturduğu tepki daha büyük oldu çünkü artık bilginin paylaşım sınırları değişmişti. Telgraf hattından sonra ortaya çıkan telefon hattı (https://tr.wikipedia.org/wiki/Telefon) ile meydana gelen tepki ise daha da büyük oldu çünkü hem bilginin paylaşım sınırları değişmiş hem de paylaşım alanı daha fazla genişlemişti. Sonrasında ortaya çıkan teknolojik gelişmeler ve internetin ortaya çıkmasıyla meydana gelen tepki öncekilerden çok daha büyük oldu. Çünkü paylaşımın hem sınırları çok genişledi hem de paylaşılan kitle çok büyüdü. Ancak bilginin kıymetinin hiç değişmediği, sadece paylaşımındaki teknolojik gelişmelere bağlı gelişen büyüklüğün değiştiği görülmüştür. Bilginin meydana getirdiği etkilerden bir tanesi de e-ticaret alanında yaşanmaktadır. Son zamanlarda bilişim teknolojilerinin hızlı bir şekilde gelişmesi, bu gelişimin bilgisayar ve akıllı telefon gibi cihazların hayatımızın hemen hemen her safhasında yer almasına sebep olması ve internetin de bu cihazlar ile uyum içinde çalışmasını büyük bir pazar olarak gören elektronik ticaret (e-ticaret) firmaları bu alanda çok büyük yatırımlar yapmış ve yapmaktadır. Geleneksel ticaretle uğraşan firmaların hem fiziki mağazaları hem de e-ticaret portalları üzerinden sanal olarak ticaret işlemini yaptıkları e-mağazaların açıldığına şahit olunmaktadır. Bu çalışmada, internet üzerinden e-mağazaları kullanarak alışveriş yapan tüketicilerin bu mağazalara karşı tutumlarını belirlemek amacıyla e-mağaza imajını ve e-sadakat düzeylerini içeren iki faklı ölçek üzerinden e-mağaza imajının, e-sadakat üzerine etkisi incelenecektir. Birinci aşamada kavram ve kavramlara bağlı ana unsurların anlaşılabilmesi için keşfedici bir araştırma yürütülmüş. İkinci aşamada ise nedensel karşılaştırmalı araştırma kullanılarak Oh ve diğerlerinin (2008) geliştirmiş oldukları ölçekten ve bu ölçeği kullanan Aktürk'ün (2013) çalışmasından yararlanılarak e-mağaza imajı ölçeği oluşturulmuştur. Aynı şekilde E-sadakat düzeyini ölçmek için kullanılan ölçekte Zeithaml, Berry ve Parasuraman'ın (1996) geliştirmiş oldukları ölçekten ve bu ölçeği kullanan Aktürk'ün (2013) çalışmasından yararlanılarak oluşturulmuştur. Veriler anket formu ile yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Sonuçlar göstermektedir ki e-mağaza imajının, e-sadakat düzeyi üzerine e-ticareti kullanan müşteriler için anlamlı bir etkiye sahiptir.
Şehir markalaşmasında sosyal medyanın rolü: TR33 bölgesinde bir uygulama
Şehirlerin marka şehir olma sürecinde doğal olarak şehirler tanınırlığını daha fazla artırmak zorundadır. Özellikle turizm sektöründe şehirlerin gücünü ortaya çıkarmak için internet ortamı ve sosyal medya araçları yoğun bir şekilde kullanılmaktadır ve internet alanında oluşturulan kentlerin sosyal medya hesapları şehrin tanıtımına faydası bulunmakta ve turizm hareketlerini kolaylaştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, marka, markalaşma, internet, sosyal medya kavramları ışığında, şehir markalaşma sürecine internet ve sosyal medya araçlarının rollerini ortaya çıkarmaktır. Kentler, daha da fazla ziyaretçiyi ve kârlı yatırımı çekme ve daha da kalifiye iş gücünü barındırma ve sahip olduğu değerleri koruma, geliştirme motivasyonuyla kurum markaları gibi yönetilebilmektedir. Bu sebeple kent markasının yönetim sürecinin bir parçası olan kent tanıtımında medyanın rolü göz ardı edilemez. Teknolojideki gelişmeler, internet kullanım oranındaki hızlı artış ve daha fazla insanın her geçen gün çevrimiçi platformlarda aktif olması nedeniyle kent markaları da sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Marka, Sosyal Medya, Tr33 Bölgesi, İçerik Analizi, Şehir Markası
Sosyal ticarete yönelik tutumun satın alma niyetine etkisi
Sosyal ticaret, e-ticaretin bir alt dalı olarak, çevrimiçi alışveriş sürecinde tüketicilerin sosyal medya platformlarından yararlanarak etkileşimde bulunmalarını sağlayan bir ticaret modeli olarak tanımlanmaktadır. Bu model, alışveriş deneyimini yalnızca ürün veya hizmet satın almanın ötesine taşıyarak, sosyal ağlardaki yorumlar, incelemeler ve paylaşımlar gibi unsurlar aracılığıyla güven inşa etmeye odaklanmaktadır. Bu araştırma, sosyal ticaret platformları üzerinden alışveriş yapan bireylerin satın alma niyetine yönelik faktörlerin etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada satıcı belirsizliği, ürün belirsizliği ve kullanıcı tarafından oluşturulan içerik (UGC) desteği gibi değişkenler ile satın alma niyeti arasındaki ilişkiler ve bu ilişkilerde sosyal ticarete yönelik tutumun aracılık yoluyla dolaylı etkisi analiz edilmiştir. Ayrıca, sosyal ticarete yönelik tutumun satın alma niyeti üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Veriler anket yoluyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Anket Google Form ortamında hazırlanmış ve kolayda örnekleme yöntemiyle yaklaşık 5.000 kişiye WhatsApp aracılığıyla gönderilmiş ve toplamda 457 katılımcıdan elde edilen yanıtlar, AMOS 24 yazılımı kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar, satıcı ve ürün belirsizlikleri ile UGC desteğinin satın alma niyetini pozitif yönde etkilediğini ortaya koymuştur. Ayrıca, satıcı belirsizliği ve UGC desteğinin satın alma niyeti üzerindeki etkisinde sosyal ticarete yönelik tutumun dolaylı aracılık rolü bulunduğu ve sosyal ticarete yönelik tutumun doğrudan satın alma niyeti üzerinde de olumlu etkisi olduğu saptanmıştır.
Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajı üzerindeki etkileri : Kütahya Dumlupınar Üniversitesi öğrenci toplulukları üzerine bir uygulama
Günümüzde işletmeler için toplum ve çevre son derece önemli paydaşlar haline gelmişlerdir. Çevrenin sürdürülebilir bir süreç içinde olması ve toplumunda sağlam temeller üzerinde yükselmesi işletmelere dolaylı yoldan pek çok fayda sağlamaktadır. Çevre ve toplum sayesinde fayda sağlayan işletmeler bu ilişkinin sürdürülebilir olması için kaynaklarının bir kısmını bu paydaşlarına aktarmak durumundadır. İşletmeler çevre ve topluma yönelik kaynak aktarımını kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri ile yürütebilmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri ile çevre ve toplumun ihtiyaçları planlı ve sistematik bir şekilde karşılanmaktadır. Bu çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajı üzerindeki etkisi üzerinde durulmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajını nasıl etkilediğinin ortaya konulması çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın önemi ise bu alandaki literatüre katkı sağlamak, kurumsal sosyal sorumluluğun marka imajını nasıl etkilediğini açıklamak ve markalaşma yolunda pek çok rakipleri bulunan üniversitelerin markalaşma yolculuklarında farklı bir bakış açısının kazanmasına destek sağlamaktır. Anket yöntemi kullanılan çalışmada 5'li likert tipi ölçek ile katılımcılara 35 soru yöneltilmiştir. Toplanılan 405 anketten 21 adet anket kullanıma elverişsiz olduğu için geçersiz kabul edilmiştir.
Pazar kurdu takipçilerinin yaşam tarzlarına göre hedonik tüketim davranışları üzerine bir araştırma
Günümüzde birçok işletme birbiri ile rekabet etmektedir. Bununla birlikte tüketicilerde çok fazla ürün seçeneğine, reklamına ve bilgisine maruz kalmaktadır. Tüketiciler bu kadar bilgi ile baş edememekte ya da bilgiyi almakta zorluk çekmektedir. Burada devreye Pazar kurtları giriyor. Pazar kurtları referans grupları içinde yer alan, nerede ne satılır, nereden ne alınır, en iyi ürün nerededir gibi geniş pazar bilgisi olan, bu bilgilerini diğer tüketiciler ile paylaşan gerek ürün gerekse ürün kullanım bilgisini paylaşan kişilerdir. Pazar kurtları verdikleri bu bilgiler ile tüketici gruplarına hem enerji hem zaman tasarrufu sağlamış olurlar. Bu çalışmada Pazar kurdu takipçilerinin yaşam tarzları incelenerek hangi yaşam tarzındaki tüketicilerin hedonik tüketim gerçekleştirdiğini ortaya koymak amaçlanmıştır.
GSM sektörü hizmet kalitesinin müşteri memnuniyetine etkisinin servqual analiz yöntemi ile ölçülmesi: İstanbul il örneği
Günümüz şartların da satış faaliyetlerinin her geçen gün zorlaşması ve tüketicilerin daha bilinçli hala gelmesiyle birlikte, işletmeler açısından ürün, fiyat, kalite gibi rekabet koşullarının yanına hizmette kalite ve müşteri memnuniyeti de eklenmiştir. Tüketicilerin satın alma sırasında kriter olarak değerlendirdikleri etmenlerden biri de memnuniyet olgusu olmuş ve işleri bu konuda daha fazla vakit ve efor harcamaya sevk etmiştir. Yaptığımız çalışma Türkiye de ki GSM sektöründe faaliyet gösteren operatörlerin hizmet kalitesinin müşteri memnuniyetine olan etkisini araştırmaya yöneliktir. Operatörlerin fiziki koşullarından personel davranışlarına kadar, tüketici sorunlarına duyarlılıklarına kadar çeşitli konular kullanıcılara sorulmuş ve hizmet kalitesi ile memnuniyet arasında bağlantının bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi, Müşteri Memnuniyeti, Servqual Analiz
Sürdürülebilir inovasyon ve ihracat performansı: Birleşik Krallık ve Türkiye Cumhuriyeti'ndeki ihracatçı imalat işletmeleri üzerinde bir uygulama
Araştırma kapsamında Ekonomik, Çevresel ve Toplumsal Sürdürülebilir Süreç İnovasyonunun her birisinin bağımsız olarak Birleşik Krallık (BK) ve Türkiye Cumhuryeti (TC) bölgelerinde bulunan ihracatçı imalat işletmelerinin Finansal, Stratejik ve Memnuniyet Odaklı İhracat Performansını nasıl etkilediği araştırma konusu edilmiştir. Söz konusu ilişkilerin keşfedilebilmesi adına Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) oluşturulmuştur. Araştırmanın evreni, BK ve TR'de bulunan ihracatçı imalat işletmelerinin tamamı olarak belirlenmiş ve araştırmanın örneklemi ise 318 adet BK'tan ve 358 adet de TR'den olmak üzere toplam 676 ihracatçı imalat firması şeklinde gerçekleşmiştir. Araştırmanın analizleri ise IBM SPSS Versiyon 25 ve IBM SPSS AMOS Versiyon 22 paket programları kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın YEM analizi öncesinde elde edilen verilerin günevilir bulunmasından sonra yapılan normallik analizleri ile de verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Daha sonrasında ise farklı testlere tabi tutulan araştırma verilerinin geçerlilik özelliği de taşıdığı tespit edilmiştir. Son olarak ise, yapılan YEM analizleri ile de model uyumlu bulunmuş ve ilgili analizler sonucunda araştırmanın konusu olan her iki bölgede de (detaylarda Sürdürülebilir Süreç İnovasyonu ve İhracat Performansı alt boyutları ve analiz edilen bölgeler özelinde bazı farklılıklar olduğu tespit edilmiş olması ile beraber) genel itibariyle ihracatçı imalat işletmelerinin sahip olduğu sürdürülebilir süreç inovasyonu faaliyetleri ile onların ihracat performansları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Küresel salgınların uluslararası ticarete etkileri ve küresel iş birliğinin önemi
Dünya, halen 1930'lardaki Büyük Buhran'dan bu yana yaşadığı en ciddi kriz olan 2007-2009 krizinin olumsuz etkilerini azaltma çabasındayken, küresel sorunların uzun bir gelecek için ele alınması gerektiği anlaşılmıştır. Küresel krizler, küresel salgınlar ve küresel tedarik zincirinin güvenliği gibi küresel sorunlar, küresel iş birliğini gerektirmektedir. Geçmişteki ekonomik krizlerin regülasyon ve deregülasyon dengesinin optimum düzeyde kurulamamış olmasından, bununla birlikte devlet ve uluslararası kuruluşlar gibi düzenleyici kuruluşların uygun adımları olması gereken zamanda atamamış olmasından kaynaklandığı genel olarak kabul edilmektedir. Bu tespitler ve uzun vadeli çözüm arayışı, ana akım ekonomi düzeninin mevcut yapısının ve uygulanışının küresel sorunların çözümüne elverişliliğinin ve sunduğu küresel iş birliği aygıtlarının sorgulanmasını gerektirmiştir. Böylece, küresel salgınların uluslararası ticarete etkilerini azaltmak için ne tür bir küresel iş birliğinin, hangi koşullarda yürürlükte olması gerektiği araştırılmıştır. Çalışma, sağlıklı ve adil işleyen bir uluslararası ticaretin işleyişi ile sağlıklı bir ekonomik ortamın oluşturulmasını, yaşam standartlarının ve refahın artırılmasını kolaylaştırabilecek olası çözümlere yoğunlaşmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular göz önünde bulundurulduğunda, bu çözümlerin uygulanabilmesi için gereken küresel iş birliğinin hayata geçirilmesinin, mevcut küresel ekonomi yaklaşımının çok köklü reformlardan geçirilmesine veya tüm uluslararası aktörlerin üzerinde uzlaşabileceği yeni bir uluslararası finansal mimarinin oluşturulmasına bağlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Ticaret, Refah, Küresel Salgınlar, Neoliberalizm, Yeni Uluslararası Finansal Mimari
Geleneksel pazarlamadan nöropazarlamaya geçişin teorik bir analizi
Endüstri devrimi ile ortaya çıkan teknolojik gelişmeler, mal ve hizmetlerin üretiminde büyük bir artış sağlamıştır. Üretimde sağlanan kitlesel ölçekli gelişmeler, ürünlerin pazarlanması sorununu beraberinde getirmiştir. Üretilen mal ve hizmetlerin satışında yaşanan sorunların klasik pazarlama yöntemleri ile aşılamaması, işletmeleri yeni pazarlama araştırmalarına yöneltmiştir. Pazarlamada bilimsel yöntemlerin kullanılmaya başlanması, pazarlamanın konusu, yöntemi ve kapsamının belirlenmesi doğrultusunda yeni çalışmalara zemin hazırlamıştır.1950'lerin başında General Electric gibi Amerikan şirketleri tarafından benimsenen "işletme yönetimi" kavramı, işletme felsefesinin önemli unsurlarından birisi haline gelmiştir.1990'lı yıllardan başlayarak ortaya çıkan "Nöropazarlama" yaklaşımı diğer pazarlama yaklaşımlarından çok farklı yapısıyla ön plana çıkmıştır. Esas olarak beynin karar verme fonksiyonunun bir sonucu olarak, beynin satın alma kararını aldığı noktada ortaya çıkan etki-tepki mekanizmasıyla gerçekleştirilen uygulamalar bütünüdür. Beynin satın alma anında gerçekleşen reaksiyonun; nerokorteks, limbik sistem, eski beyin gibi kısımların, EEG ve fMRI gibi yüksek teknoloji ve pahalı araçlarla ölçülerek, işletme politikalarının oluşturulmasında etkin bir rol oynamaktadır. Çalışmada, nöropazarlama kavramı ve nöropazarlamada etik kavramı, Türkiye'de nöropazarlamayı uygulayan işletmeler ile değerlendirilmiştir. Daha önceki yapılan çalışmalardan elde edilen ve nöropazarlama ve nöropazarlamada etik konusu ile ilişkin kavramların belirlenmesi için içerik analizi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Nöropazarlama, Nöropazarlamada Etik, Nitel Araştırma, İçerik Analizi
Türkiye ilaç sanayi ar-ge yatırımlarının ilaç ihracatına etkisinin incelenmesi
İnsan sağlığı insanlığın varoluşundan günümüze yaşam kalitesini en yakından ilgilendiren bir konu olmuştur. İnsanların sağlık düzenini bozan hastalıklar geçmişten günümüze bitkisel, kimyasal veya psikolojik olarak faklı şekilde yaklaşımlar ile iyileştirmek istenmiş ve bu yönde araştırmalar yapılmış ve çokça gelişme kaydedilmiştir denilebilir. Hastalıkların değişiklik göstererek insan sağlığına olumsuz etkileri sonucu yaşam kalitesi hafif, orta veya ciddi bir şekilde etkilenmiş ve daha kötüsü ölümle sonuçlanan hastalıklar da yaşanmıştır ve halen yaşanmaktadır. İnsan sağlığına olumlu katkı sağlamak ve insan hayatının yaşam kalitesini artırmak için ilaçlar üretilmeye başlanmış ve sanayileşmenin ilerlemesiyle birlikte ilaç üretimi de sanayileşerek dünyadaki yerini almıştır. Geçmişten günümüze yaşanan hastalıkların tedavisine yönelik en etkin sonuçları bulmak adına araştırma faaliyetleri yürütülmekte ve hatta yeni çıkan hastalıklarında insan sağlığına olan etkisinin en az'a indirilmesi adına yeni veya geliştirilmiş ilaçlar üretilmektedir. Bu süreci yakından takip eden ilaç firmalarının Ar-Ge (Araştırma Geliştirme) departmanlarının varlığı ve Ar-Ge yatırımlarının devamlılığı ilaç sektörü ve insan sağlığı için büyük önem taşımaktadır. Günümüzde ilaç sanayide ham madde üretimi, etken madde üretimi veya ilaç üretimi konusunda çok iyi tesisleri olan ilaç firmaları olduğu gibi ilaç sanayi de geri kalmış veya ekonomik avantaj açısından ilaç ithal eden ülkelerin olduğu bir gerçektir denilebilir. Türkiye ilaç sanayi, ilaç üretimi konusunda dünya standartlarında üretim yapan teolojiyi ve yeniliği yakından takip ederek ilaç sanayine uyarlayan ve Ar-Ge faaliyetlerini sürekli hale getirerek büyüyen bir yapıya sahiptir diyebiliriz. "Türkiye ilaç ihracatı konusunda dünyada 29. sırada yer almaktadır" (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, İlaç Sektörü Raporu 2020). vi İlaç ihracatı aynı zaman da ülke ekonomisine katkı sağlayan önemli bir sektördür ve bu nedenle Ar-Ge çalışmaları da büyük önem taşımaktadır. Ar-Ge faaliyetleri ve bununla beraber gelişen ilaç üretimleri, ilaç ihracatının artmasına neden olabilecek önemli bir konu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu makalede Ar-Ge yatırımlarının ilaç ihracatına etkisinin incelenmesi konusunda bilgiler ve hipotezler sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: İlaç Ar-Ge, İlaç İhracatı, İlaç Sanayi, İlaç Üretim
Bursa ilinin tarımsal ürün açısından rekabet analizi
Bu çalışma, Bursa ilinin tarımsal ürünlerdeki rekabet avantajlarını, Porter'ın Elmas Modeli ve SWOT analizi gibi yöntemler aracılığıyla ayrıntılı olarak incelemektedir. Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan Bursa, elverişli iklimi, verimli toprakları ve stratejik coğrafi konumu sayesinde zengin bir tarım mirasına sahiptir. Çalışmada kestane, üzüm, şeftali ve zeytin gibi başlıca tarımsal ürünler, üretim verileri, ihracat potansiyeli ve ekonomik etkileri açısından değerlendirilmiştir. Analizler, Bursa'nın yüksek kaliteli ürünleri, köklü geleneksel uygulamaları ve tarımsal ürünlerine olan uluslararası talep gibi güçlü yönlere sahip olduğunu göstermektedir. Ancak, mevsimsel sınırlamalar, yüksek üretim maliyetleri ve iklim değişikliği riskleri, sektörün sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Çalışma, Bursa'nın tarımsal rekabetçiliğini artırmak için üretim tekniklerini modernize etmenin, tedarik zincirlerini güçlendirmenin ve marka değerini artırmanın önemine dikkat çekmektedir Bu araştırma, Bursa'nın tarımsal ve ekonomik gelişimini sürdürmek ve geliştirmek isteyen politika yapıcılar ve paydaşlar için stratejik bilgiler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Bursa, Faktör, Rekabet, Tarım