Theses supervised by Prof. Dr. Erzan Erzurumluoğlu

18 theses · Çankaya University

Master'sOpen AccessTR

Destekten yoksun kalma tazminatı

Bu çalışmada destekten yoksun kalma tazminatı incelenmiştir. Tezde destekten yoksun kalma tazminatının tanımı, destekten yoksun kalma tazminatının genel özellikleri, destekten yoksun kalma tazminatının oluşma koşulları, destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, istenecek tazminatın somutlaştırılması, söz konusu tazminattan yapılacak indirimler ve bu tazminat davasında usul hükümleri ele alınmış ve araştırılmıştır. Bu çalışma yapılırken doktrindeki tartışmalar ile yargı uygulaması paralel bir şekilde ele alınmış ve yargı uygulamasında hak kayıplarına sebebiyet veren hususlara dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Bu anlamda farklı çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Destekten yoksun kalma tazminat, sorumluluk hukuku, usul kuralları.

Borçlar hukukuDestekten yoksun kalma tazminatıTazminat+1
Halis Yaşar
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat sözleşmesinde yüklenicinin sorumluluğu

Ülkemiz ekonomisinde, büyük önemi olan İnşaat sözleşmesi TBK'da düzenlenen eser sözleşmesinin özel bir türü ve uygulamada en çok karşılaşılan bir sözleşmedir. İnşaat sözleşmesine ilişkin TBK m. 470 - 486 arasında düzenlenen eser sözleşmesi ile ilgili özel hükümlerin yanı sıra TBK. nun ilgili genel hükümleri de uygulanacaktır. İnşaat sözleşmesinde, sözleşmenin tarafları olan yüklenici ve işsahibinin yerine getirmesi gereken sorumlulukları vardır. Uygulamada sık karşılaşılan uyuşmazlıklar daha çok yüklenicinin sorumluluklarından kaynaklandığından kaleme aldığım bu tezimde yüklenicinin sorumluluğuna değinmeye çalıştım. Tezimde yüklenicinin sorumluluğunu inşaatın tesliminden önce ve tesliminden sonra olmak üzere uygulanacak hükümleri iki ayrı başlık altında detaylı bir şekilde ele almaya çalıştım. Anahtar Kelimeler: İnşaat Sözleşmesi, yüklenici, işsahibi, inşaatı teslim öncesi, inşaatı teslim sonrası, sorumluluk.

Borçlar hukukuHukuki sorumlulukMüteahhitler+6
Ahmet Sivri
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Alacağın temlikinin hüküm ve sonuçları

Alacağın temliki kurumu, Borçlar Kanunu'nun Birinci Kısmı'nı oluşturan ?Genel Hükümler? kısmı içerisinde hükme bağlanmış; alacaklı, borçlu ve üçüncü kişi arasında meydana gelen bir müessesedir. Farklı amaçlara dayanarak uygulanabilen alacağın temlikinin; alacaklıya, amacını gerçekleştirebilmesi için büyük bir imkân sağlaması ve bu niteliği nedeniyle uygulamada çok sık kullanılan bir kurum olması, bu çalışmanın hazırlanmasının başlıca nedeni olmuştur. Bir borç ilişkisinde, ilişkinin tarafları, alacaklı ve borçludur. Bu ilişkinin pasif tarafını borçlu; aktif tarafını ise alacaklı oluşturmaktadır. Alacağın temlikin de ise bu taraflara bir de üçüncü kişi dâhil olmakta; aktif olan alacaklı taraf değişmektedir.Çalışmamız giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Konuya giriş yapıldıktan sonra birinci bölümde, konunun zeminini oluşturan alacağın temliki kavramının tanımı yapılmış, türleri, şartları saptanmış; temlik etme vaadi, temlik edilemeyen alacaklar ve alacağın temlikine ilişkin saklı tutulan hükümler üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, alacağın temliki kurumunun, benzer diğer kurumlarla olan ilişkisi ve bu kurumlarla arasındaki farklar inceleme konusu yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, ana konuya girilerek, alacağın temliki işleminin aslî ve talî sonuçları üzerinde durulduktan sonra, alacağın temlikinin, ilgili taraflar açısından doğurduğu hüküm ve sonuçlar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise, çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar, özet halinde sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Temlik, Üçlü Borç İlişkisi.

Alacağın temlikiBorçlarBorçlar Kanunu+3
Duygu Diren
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Noterin noterlik hizmetinden doğan hukuki sorumluluğu

Tezin Konusu `Noterin Noterlik Hizmetinden Doğan HukukiSorumluluğu'dur.Noterlik mesleği, hukuki güvenliği sağlamak ve anlaşmazlıkları önlemekiçin işlemlere resmiyet kazandıran, hukuk devletinin vazgeçilmez bir kurumudur.Noterlikler toplumsal, ekonomik ve ticari hayatın olmazsa olmazkurumlarından biridir. Bu nedenle, noterlik kurumunun tarihi gelişimi, noterlikmesleği, noterliklerde yapılan iş ve işlemler, noterlerin yetki ve sorumlulukları venoterliklerde yapılan işlemler nedeniyle meydana gelebilecek zararlardan dolayınoterlerin sorumluluklarının bilinmesi zorunluluğu vardır.Sorumluluk genel anlamda Borçlar Kanunu m. 41-60 arasındadüzenlenmiştir. Bu maddeler hem haksız bir eylemden kaynaklanan sorumluluğuhem de hukuka uygun eylemler sonucu meydana gelen zarar ile kusursuzsorumluluk esasına dayanan durumlardan doğan zarar ile ilgili sorumluluğudüzenlemiştir.vNoterlerin bir kamu hizmeti görmeleri nedeniyle kendilerine yüklenensorumluluk oldukça ağırdır. Bu, noterlik kurumunun işlevinden, noterliklerdeyapılacak işlemlerin eksik ya da yanlış yapılması halinde çok büyük zararlardoğması tehlikesinden ve noterlik işlemlerinin her zaman doğru ve sağlamyapılacağı yolunda noterlik kurumuna duyulan güvenden kaynaklanmaktadır.Bu nedenle Kanun Koyucu, Borçlar Kanunundaki sorumluluk ile ilgiligenel düzenlemelerin yanı sıra Noterlik Kanunu ile ayrı bir düzenleme yaparak,Borçlar Kanunundaki sorumluluktan çok daha ağır bir sorumluluk getirmiştir.Noterlik Kanunu m. 162/I fıkrasında noterlerin kendi eylemlerinden veyardımcılarının eylemlerinden sorumlu tutulabilmeleri için kusur şart kılınmamış,kurtuluş kanıtı sunma hakkı da tanınmamıştır. Bu nedenle buradaki sorumlulukağırlaştırılmış bir kusursuz sorumluluk halidir.Bu tez çalışmasında Borçlar Kanunu ve Noterlik Kanunu anlamındasorumluluk incelenmiş, noterin görevleri ile noterin hukuki sorumluluğununkapsamı, niteliği, hangi şartlar altında sorumluluğunun doğacağı yargı kararlarıışığı altında incelenmeye çalışılmıştırAnahtar Kelimeler: Hukuki Sorumluluk, Noterlik İşlemleri

Ali Sedat Uluğ
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Eser sözleşmesinde işin kabulü ve yüklenicinin sorumlulukları

Bu çalışmada Eser Sözleşmesinde İşin Kabulü ve Yüklenicinin Sorumlulukları konusu ele alınmıştır. Konu beş ana bölüm başlığı altında incelenmiştir. Birinci bölümde Eser Sözleşmesinin tanımına, hukuki niteliğine, unsurlarına ve diğer benzer sözleşmelerden farklarına değinilmiştir. İkinci bölümde yüklenicinin sözleşmeden doğan borçları, üçüncü bölümde yüklenicinin ayıptan doğan borçları ele alınmıştır. Dördüncü bölüm yüklenicinin ayıptan sorumluluk borcunun sona ermesi ana başlığı altında incelenmiş olup son bölüm olan beşinci bölümde ise, 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu'na göre Eser Sözleşmesi uyuşmazlıklarına uygulanacak zamanaşımı sürelerine yer verilmiştir.

Ayıplı ifaAyıplı malHukuki sorumluluk+4
Ebru Yücesoy
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Medeni Hukukumuzda taşınmazların açık arttırma suretiyle satımı

Açık arttırma prosedürü günümüzde oldukça hızlı bir şekilde gelişmektedir.Aynı zamanda internet aracılığıyla da açık arttırmalar gerçekleştirilmektedir.Açık arttırmalar sözleşme özgürlüğü çerçevesinde gerçekleşebileceği gibi zorla da gerçekleşebilirler.İkincisi sadece satım sözleşmesi olmaktan öte bir devlet işlemidir.Ben bu çalışmamda açık arttırma hukukunu tüm yönleriyle ele almaya çalıştım.Özellillikle bir açık arttırmanın batıl olduğu durum üzerinde durdum.Bunun dışında bir açık arttırmanın sonucunda mülkiyetin geçiş anını irdeledim ki mülkiyetin geçiş anı ihtiyari açık arttırma ile cebri arttırma arasında ince bir fark arzetmektedir.

Açık artırma yöntemiGayrimenkul satışıGayrimenkuller+2
Mustafa Emir Üstündağ
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kefalet sözleşmesinde kefilin sorumluluğunun kapsamı ve kefalet sözleşmesinin benzer hukuki ilişkilerden farkları

Bu çalışma kefalet sözleşmesinde kefilin sorumluluğunun kapsamı ve kefalet sözleşmesinin benzer hukuki ilişkilerden farkları hakkındadır. Bu bağlamda öncelikle kefilin sorumluluğunun kapsamı Borçlar Kanunu'nun konuyla ilgili 490. ve 484. hükümlerinin ışığı altında incelenmiş ardından kefalet sözleşmesinin benzer hukuki ilişkilerden farkları ele alınmıştır.

Hukuki sorumlulukKefalet sözleşmesiKefil+1
Gözde Doğan
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Eser sözleşmesinde götürü bedel ve sonuçları

Türk Borçlar Kanununda düzenlenen eser sözleşmesi teorik açıdan birçok yazarın dikkatini çeken ve üzerinde çok sayıda çalışmanın yapıldığı aynı zamanda da uygulamada yer bulan bir konudur. Eser sözleşmesinin en karakteristik unsuru ise iş sahibinin bedel ödeme borcudur. Türk Borçlar Kanununun düzenleniş biçimine göre eser sözleşmesinde en dikkat çeken bedel türü de götürü bedeldir. Eser sözleşmesinde götürü bedelin özellikleri, çeşitleri ve sonuçları bu tez çalışmasında ayrıntılı şekilde ele alınmıştır. Türk Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun başta olmak üzere birçok kanunun konuyla ilgili hükümlerinden yararlanılmıştır. Konunun daha iyi anlaşılması amacıyla Yargıtay kararlarına başvurulmuştur. Bunun yanında eser sözleşmesinde götürü bedel konusuyla alakalı eski ve yeni kitaplar, makale ve her türlü yazıdan, doktrinde egemen olan görüşlerden faydalanılmıştır. Eser sözleşmesinde götürü bedel konusu üzerine teori ve uygulama açısından faydalı bir tez çalışması olması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk Borçlar Kanunu, eser sözleşmesi, eser sözleşmesinde götürü bedel, sözleşmenin uyarlanması

Götürü ücretTürk borçlar hukukuİstisna sözleşmesi
Damla Mamük
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hekimin özen yükümlülüğü

Sağlık Hukuku ve Tıp Etiği kavramlarının günümüzde gittikçe önem kazanmasıyla birlikte hekimlerin tedaviden kaynaklanan sorumlulukları, hasta hakları ile hekimlerin yükümlülüklerinin başında gelen özen yükümlülüğü anlatılmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler: Tedavi sözleşmesi, malpraktis, haksız fiil

Doktor-hasta ilişkileriDoktorlarHaksız fiil+5
Ece Sindel
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden hak kazanan üçüncü kişinin hukuki durumu

Çalışmamızın konusu, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden hak kazanan üçüncü kişilerin hukuki durumudur. Çalışmamız üç bölüm altında incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde, üçüncü kişinin kazanımının dayanağını oluşturan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi incelenmiştir. Bu incelemeye dayanılarak, üçüncü kişinin hak kazanım biçimleri tespit edilmiş ve bunların sonuçları değerlendirilmiştir.İkinci bölümde, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin sona ermesi durumunun üçüncü kişiler bakımından sonuçları incelenmiştir. İlk olarak, uygulamada sıklıkla görülen yüklenicinin temerrüdü nedeniyle sözleşmenin sona ermesinin sonuçları ve üçüncü kişinin kazanım biçimi de göz önüne alınarak, üçüncükişinin kazanımı sorunu üzerinde durulmuş; ikinci olarak ise ifa imkansızlığının üçüncü kişinin kazanımına etkileri değerlendirilmiştir.Üçüncü bölümde ise, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin şekil koşuluna ve geçersizliğine değinildikten sonra, şekil eksikliği nedeniyle geçersiz sözleşmenin geçerli bir sözleşme gibi sonuç doğurması durumu incelenmiş ve söz konusu durumların üçüncü kişi bakımından sonuçları belirlenmiştir.

Arsa payı karşılığı inşaat işleriSözleşmeden dönmeSözleşmeler+3
Gürkan Coşkun
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Eser sözleşmesinde ayıplı ifa nedeniyle iş sahibi ve yüklenicinin karşılıklı sorumlulukları

Günümüz ticari hayatının en önemli hukuksal düzenlemelerinden olan Eser Sözleşmesi (İstisna Akdi), iş sahibi ile yüklenici (müteahhit) arasındaki ilişkileri düzenlemektedir. İş sahibine teslim ederin çeşitli nedenlerden dolayı ayıplı olması, Eser Sözleşmesi kapsamında ele alınan önemli bir konu başlığıdır. Bu tez çalışmasının esas konusu, Eser Sözleşmesi kapsamında, iş sahibi ve yüklenici ayıplı ifa nedeniyle karşılıklı sorumluluklarıdır. İş sahibi ve yüklenicinin karşılıklı sorumlulukları, kapsamlı bir literatür taraması, yargı kararları ve doktrindeki görüş ayrılıkları bağlamında incelenmektedir.

Ayıplı ifaHukuki sorumlulukMüteahhitler+3
Ayşe Hatipoğlu Ünsal
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Taşınmazlar üzerinde mülkiyeti devir amacı güden işlemlerde muvazaa

Hukuksal işlemlerin en önemli unsurlarından olan irade ve açıklamasının bir birine uygunluğu, işlemin geçerliliğini doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda irade ve açıklamasının bir birine uygunluğu, işlemin geçerli bir biçimde kurulmasında varlığı zorunlu olan bir koşuldur. İşte muvazaada irade ve açıklama arasında irade sahibi ve karşı tarafça bilerek meydana getirilen bir uygunsuzluk durumu söz konusudur. Muvazaanın konusunu oluşturan hukuksal işlem hüküm ve sonuçlarını doğurmamaktadır. Bu durum özellikle taşınmaz mülkiyetinin devri amacı güden işlemlerde özellik göstermektedir. Taşınmaz mülkiyetinin devri amacı güden görünürdeki işlem tarafların gerçek iradelerine uymaması, gizli işlem de resmi şekle aykırı olması nedeniyle geçersizdir.

Erhan Çavuşoğlu
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil hava araçlarının verdiği zararlardan doğan sorumluluk (Taşıyanın ve işletenin sorumluluğu)

Hava Özel Hukuku, hava araçları ile yapılan taşımacılık dolayısı ile kişiler arasında doğan hukuki ilişkileri düzenleyen hükümlerin incelendiği hukuk dalıdır.Hava özel hukuku kuralları, uluslararası hukuk kuralları ve iç hukuk kurallarından oluşmaktadır.Uluslararası hukuk kuralları olarak; Akdi alanda 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu ile başlayan, Varşova/La Haye sistemi hükümlerini; Akit dışı alanda ise 1952 tarihli Roma Konvansiyonu hükümlerini söyleyebiliriz.?ç hukuk kurallarının başında da 14.10.1983 tarihinde kabul edilen 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu hükümleri gelmektedir.Hava hukukunun en önemli meseleleri olarak, hava taşıma sözleşmesinden doğan, taşıyanın sorumluluğu(Sözleşmesel Sorumluluk) ile hava aracı işleteninin diğer kişi ve mallara verdiği zararlardan doğan sorumluluğunu(Haksız Fiil Sorumluluğu) belirtebiliriz.Bu çalışmada Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun taşıyanın ve ?şletenin sorumluluklarına ilişkin hükümlerini inceledim. Bu hükümler Kanun'un Dördüncü kısmında iki Bölüm halinde 120 ? 140'ıncı maddeleri arasında düzenlenmiştir.Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun Dördüncü Kısmı'nın Birinci Bölümü'nde 120 ? 132 maddeler arasında taşıyanın taşıma sözleşmesinden doğan sorumluluğu; ?kinci Bölümü'nde 133 ? 140'ıncı maddeler arasında ise uçaklar tarafından üçüncü kişilere verilen zararlar bakımından işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümler düzenlenmiştir.Bu inceleme; 1929 yılında başlayan ve en son olarak ta 1999 yılında imzalanan Montreal sözleşmesi de dâhil olmak üzere Varşova/La Haye sisteminden ve üçüncü kişilere verilen zararların düzenlendiği 1952 tarihli Roma Konvansiyonundan da bahsedilmek suretiyle yapılmıştır. Ancak konudan daha önce hava aracı kavramından bahsedilmiş; Hava aracının tanımı, hukuki mahiyeti, tabiiyeti ve mülkiyeti gibi hususlar anlatılmıştır.

Ahmet Kutlu
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm ve gelişimi, sosyal boyutu, kentsel dönüşümden doğan hukuki sorunlar

Sanayileşme sonrasında yaşanan hızlı iç göç sonucunda kentlerde çarpık yapılaşma ve çöküntü alanları meydana gelmiştir. Çöküntü alanlarının dönüştürülmesi ve yeniden kazanımı kentsel dönüşüm ile mümkündür. Bu çalışmada, kentsel dönüşüm tanımlanmakla birlikte, sosyal ve hukuki boyutları da incelenmiştir. İnceleme dâhilinde kentsel dönüşüm yapılan alanlarda yaşayan kişiler ve dönüşümü gerçekleştiren belediyelerle iletişime geçilerek saha çalışması yapılmıştır. Özellikle 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi" kanunu incelenmiş ve eksikliklerinin tespit edilmesine de odaklanılmıştır. Kentsel dönüşüm uygulaması yapanların bu çalışmadan faydalanması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Eski Binalar, Kentsel Dönüşüm, Sosyal ve Hukuki Boyut.

HukukHukuka uygunlukKentsel dönüşüm+2
Murat Saraç
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Borçlunun etki alanındaki imkânsızlık nedeniyle sözleşmelerin ifa edilememesi

Çalışmamızın konusu sözleşmelerin borçlunun etki alanındaki imkânsızlık nedeniyle yerine getirilememesidir. Çalışmamız üç bölüm altında incelenmiştir. Birinci bölümde, Borçlar Hukuku'nun en temel konularından biri olan ifa ve ifa engelleri kavramına yer verilmiştir. İfa engellerinin anlaşılabilmesi için öncelikle ifanın ne olduğu değerlendirilmelidir. Bu nedenle de ilk olarak ifa, Roma Hukuku'ndan bu yana sözleşme, borç ilişkisi ve ifa kavramı ile ifanın unsurları incelenmiştir. Sonrasında ise genel hatlarıyla ifa engellerine değinilmiştir. Hukukumuzda ifa engelleri ana başlığı altında toplanmış olan her konu ayrı bir incelemenin başrol oyuncusu olmuştur. Konular birbirinden ayrı gözükse de Borçlar Hukukuna göre kurulmuş olan bir sözleşmede amaçlanan sonucun elde edilememesi, diğer bir ifade ile ifanın yerine getirilememesi durumunun, ayrıca imkânsızlık kavramının tam ve doğru anlaşılabilmesi için tüm ifa engellerinin de değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda da ilk bölümün devamında ifa engellerinden alacaklı temerrüdü, borçlu temerrüdü, sözleşmenin müspet ihlali, sözleşme öncesi davranış yükümüne aykırılıktan ötürü sorumluluk ve işlem temelinin çökmesi konuları incelenmiş, söz konusu ifa engellerinin unsurları, genel hatları ile sözleşmeye etkileri ve imkânsızlık kavramıyla olan ilişkisi değerlendirilmiştir. İkinci bölümde imkânsızlık konusu incelenmiştir. Bölüm içerisinde imkânsızlık kavramının gelişimi, imkânsızlık sebepleri ile imkânsızlık türleri hakkın bilgi verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, kavram ile ilgili bazı özel durumlara, örneğin edimin türü, seçimlik borçlardaki durumu, kavramın para borcu açısından ne ifade ettiği incelenmiştir. Ayrıca, sürekli borç ilişkilerinde ve mutlak ve kesin vadeli işlemlerde imkânsızlık kavramını değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise çalışmanın ana konusu olan borçlunun etki alanındaki imkânsızlık kavramı incelenmiştir. Bölümde borçlunun sorumlu olduğu veya sorumlu olmadığı imkânsızlık kavramlarına ayrı ayrı değinilmiş ve her iki durumun borçlunun üstlenmiş olduğu yükümlülüklere ve sözleşmeye olan ektisi incelenmiş ve sonuçları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İfa Engelleri, İmkânsızlık, Başlangıçtaki İmkânsızlık, Kusurlu İmkânsızlık, Kusursuz Sonraki İmkânsızlık

Borç sözleşmeleriBorçlar hukukuBorçlu+6
Başak Akın
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Borçlar Kanunu açısından taksitle satış sözleşmeleri

Günümüz dünyasında, taksitli satış sözleşmelerinin büyük önemi vardır. Küreselleşen ekonominin dayattığı tüketim ekonomisi sonucunda, hukuken ve ekonomik olarak zayıf konumda bulunan yurttaşların korunabilmesi için yapılan yasal düzenlemelerden biri de TBK m. 253 -263 arasında düzenlenen taksitli satış sözleşmesidir. Taksitle satış sözleşmesinde, alıcı ile satıcının rızaen anlaşmasının kabulü için; satım parasının birden fazla vadelerde bölüm bölüm ödenmesinin kararlaştırılmış olması, satım konusunun taşınır şey veya haklar olması, satılanın alıcıya hiç olmazsa taksitlerin bir kısmının ödenmesinden önce teslim edilmiş olması gerekmektedir. Taksitle satış sözleşmelerinde, satıcının malı alıcıya teslim etmesine rağmen, alıcı satım bedelini kısım kısım ödeme borcu altına girmektedir. Aynı ekonomik amaçla yapılan işlemlere de uygulanan taksitle satış sözleşmesi, iki tarafa borç yüklemektedir.Alıcı, peşin satış bedelinin en az onda birini en geç teslim anında peşin olarak, satış bedelinin geri kalan kısmını da sözleşmenin kurulmasını izleyen üç yıl içinde ödemekle yükümlüdür. Bakanlar Kurulu, satılanın türüne göre peşinat miktarı ile yasal ödeme sürelerini yarıya kadar indirebileceği gibi, iki katına kadar çıkartabilir. Kanunda belirlenen asgari peşinatı tamamen almaksızın, satılanı alıcıya devreden satıcı, peşinatın ödenmeyen kısmı üzerinde istem hakkını kaybeder. Peşinattan vazgeçilmesi karşılığında, satış bedelinde yapılacak artırma hükümsüzdür.vTBK'nin taksitle satım sözleşmelerine ilişkin hükümleri emredici nitelik taşıdığından, bu hükümlerin etrafı dolanmak suretiyle yapılan işlemler hakkında da taksitle satış sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanacaktır. Yazılı şekil şartı aranılan taksitle satış sözleşmesinde, yasal temsilcinin taksitle satış sözleşmesine yazılı ve en geç sözleşmenin kurulması anında rıza verebileceği öngörülmüştür. Ayrıca sözleşmenin kurulması ile hüküm doğurması anı ile hüküm ve sonuçlarını doğurma anının birbirinden ayrıldığı, alıcıya sözleşme ilişkin irade beyanını geri alma hakkının tanındığı, cezai şart kararlaştırılabileceği benimsenmiştir.Satıcının asgari peşinatı tamamen almadan, taksitle satış sözleşmesine konu malı alıcıya devretmesi halinde, satıcı peşinatın ödenmeyen kısmı üzerindeki talep hakkını kaybedecektir. Alıcı peşinatı ödemede temerrüte düşerse satıcı, sadece peşinatı isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Buna karşılık, alıcının taksit ödeme borcunu ödemede temerrüde düşmesi halinde, kalan tüm satış bedelini talep edebilmesi ve sözleşmeden dönmesi için; hakların sözleşmede saklı tutulması ve alıcının kararlaştırılan satış bedelinin en az onda birini oluşturan ve birbirini izleyen en az iki taksiti veya en az dörtte birini oluşturan bir taksiti ya da en son taksiti ödemede temerrüte düşmüş olması şartları gerekmektedir. Ancak, satıcının dönme dolayısıyla isteyebileceği miktar , ödenmiş taksitler tutarına eşit veya daha fazla ise satıcı sözleşmeden dönemez. Satıcının dönme hakkını kullanabilmesi veya satış bedelinin geri kalanını isteyebilmesi için alıcıya en az onbeş günlük bir süre tanıması gerekir.Anahtar Kelimeler : Taksitle Satış Sözleşmesi, satıcı, alıcı, emredici kanun hükmü, yazılı şekil, geri alma hakkı, temerrüt, mülkiyeti muhafaza sözleşmesi.

Borçlar KanunuBorçlar hukukuSatış sözleşmeleri+3
Remzi Demir
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde temerrüt

Bu çalışma, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde ilişkin öğretideki eserlerden ve Yargıtay kararlarından büyük ölçüde yararlanarak yüksek titizlikle hazırlanmaya özen gösterilmiştir.Temerrüt, öğreti ve uygulamada oldukça geniş ve kapsamlı bir konu olduğundan, bu çalışmada, alacaklı ve borçlunun temerrüdü tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde incelenmiştir.Sözleşmeden doğan bir borcun ifa edilmemesi (kusursuz imkânsızlık hariç) veya gereği gibi ifa edilmemesi ya da eksik ifa edilmesi sözleşmeye ve aynı zamanda borca aykırı bir davranıştır. Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri sözleşmeden doğan borcunu sözleşmede kararlaştırılmış şekilde ifa etmezse temerrüde düşmüş olur. Alacaklının temerrüdüne uygulamada pek sık rastlanmasa da, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçluya tanınmış olan haklardan biri de borç konusunun veya satış bedelinin tevdi edilmesi suretiyle borçtan kurtulabilme olanağıdır. Buna karşılık tezde borçlunun temerrüdü daha geniş ve kapsamlı bir şekilde ele alınmaya çalışılmıştır. Borcun muaccel olması, alacaklının ihtar çekmesi borçlunun temerrüde düşürülmesi için varanan genel koşullardır. Alacaklının borçluya ihtar çekmesine müteakip karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ayrıca borçluya borcunu ifa edebilmesi için mehil (süre) verilmesi, borçlunun temerrüde düşürülmesi için aranan özel koşuldur.Borçluya süre verilmesine rağmen borcunu ifa etmemesi durumunda alacaklıya tanınan seçimlik haklar, sürenin bitiminde aynen ifa ve geciken ifadan dolayıuğranılan zararların, aynen ifadan vazgeçip sözleşmeyi ileriye yönelik feshederek bundan dolayı uğramış olduğu müspet zararların ve son olarak da sürenin bitiminde aynen ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararlarının tazmin edilmesini talep etmesidir.Tezde tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde temerrütle ilgili ele alınan en önemli husus, bu sözleşmelerde, alacaklının ediminin karşı edime olan menfaati gözetilerek ve bu sözleşmelerin yapısal özelliğini teşkil eden karşılıklılık ilişkisi çerçevesinde sona erip ermeyeceğidir. Ayrıca, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerin yapısal özelliğini teşkil eden edimler arasındaki karşılıklılık ilişkisi nedeniyle, borçluya borcunu ifa edebilmesi için verilen sürenin bitiminde alacaklıya kendi edimini de ifa etme yükümü getirilip getirilmemesi, alacaklının karşı edime olan menfaatinin değerlendirilmesini ve bu sözleşmelerdeki edimler arasındaki bağlılığın sebebinin araştırılmasını gerektirmektedir.Çalışmada Rusya Federal Mahkemesi?nin kararlarından faydalanarak ihtar ve kusura ilişkin hükümler de incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Temerrüt, İhtar, Mehil, Tevdi, İfa, Muaccel

BorçlarBorçlar hukukuSözleşmeler+2
Muxtar Satdarov
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Elektrik sözleşmelerinin hukuki niteliği ve Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası'nda işlem görmesi

Özellikle 1980'li yıllardan sonra dünyada enerji alanında büyük oranda serbestleştirme ve özelleştirme çabaları başlatılmış olup elektrik enerjisi de bu dönüşümden nasibini almıştır. Liberal piyasaların gerektirdiği rekabet ortamının elektrik piyasalarında tahsis edilmesiyle sistem verimliliğinin artışının sonucu olarak, rekabetçi ortamda belirlenen fiyatlar insan merkezli yapıda belirlenen fiyatlara nispeten daha düşük olmakta, ancak belirsizlikler neticesinde büyük dalgalanmalar görülebilmektedir. Görülen bu fiyat dalgalanmaları neticesinde elektrik üreticileri, tüketicileri ve tüccarları gibi elektrik piyasası katılımcıları önemli riskler yüklenmektedir. Elektrik vadeli sözleşmeleri, bu katılımcıların rekabetçi elektrik piyasalarında risklerden korunmalarına ya da riskleri yönetmelerine imkân tanımaktadır. Birçok mal ve hizmet için 100 yılı aşkın bir süredir yaygın bir şekilde kullanılan vadeli işlemler, elektrik sektöründe 1990'lı yıllardan itibaren kullanılmaya başlanmasına rağmen kısa süre içerisinde büyük bir gelişme kaydederek piyasa katılımcılarının tercih ettikleri bir risk yönetimi aracı olmuştur.Bu çalışmada, gerek elektrik enerjisinin üretimden tüketiciye sunulmasında oluşan hukuki durum, gerekse de elektrik sözleşmelerinin vadeli işlem sözleşmesi olarak işlem gördüğünde oluşan hukuki durum irdelenmiş ve hem ülkemiz hem de elektrik sektörü için yeni olan bu konuda, ilgilisi için önemli bir kaynak oluşturulmaya çalışılmıştır.

ElektrikElektrik sektörüRisk yönetimi+2
Yasemin Zengin
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Other supervisors