Theses supervised by Prof. Dr. Erhan Akın

38 theses · Siirt University, Selçuk University, Fırat University

Master'sOpen AccessTR

Türkiye Diyanet Vakfı tarafınca yayımlanan çocuk kitaplarının çocuk edebiyatı ilkelerine göre incelenmesi

Çocuk ve edebiyat kelimesinin yan yana müstakil bir edebiyat olarak kullanılması uzun yılları bulmuştur. Çocuk edebiyatının yaygınlık kazanması ile eserler tür ve konu açısından çeşitlilik kazanmıştır. Bu çalışmada çocuk edebiyatı alanında yayımları olan Türkiye Diyanet Vakfı'nın "Kardeş Şehirler" isimli 12 kitaptan oluşan eserleri incelenmiştir. Eserlerin çocuk edebiyatındaki yeri ve önemi ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacı, Türkiye Diyanet Vakfı tarafınca yayımlanan "Kardeş Şehirler" serisi kitaplarının çocuk edebiyatı ilkelerinden olan iç yapı ve dış yapı unsurlarına uygun olup olmadığını belirlemektir. Bu çalışmanın diğer bir amacı ise çocuk edebiyatı alanında yayımlanmış bu eserlerin dinî, ahlaki ve manevi yönden incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinin doküman incelemesi tekniği ile bilgiler toplanmış, içerik analizi yöntemiyle de analiz edilmiştir. Çalışmanın kuramsal çerçevesinde, çocuk ve çocuk edebiyatı hakkında genel bilgilere, Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarının genel politikasına, Çocuk Edebiyatı ve din olgusunun ilişkisine yer verilmiştir. Bulgular kısmında TDV tarafınca yayımlanan "Kardeş Şehirler" serisi kitaplarının iç yapı ve dış yapı özellikleri bakımından incelenmesi yapılmıştır. Çalışmanın sonuç kısmında ise serideki eserlerin genel olarak çocuk edebiyatı ilkelerine uygun olduğuna ve bu sebeple bu eserlerin anne- babalara, eğitimcilere ve akademisyenlere kaynak oluşturabileceği tespitine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Diyanet Vakfı, çocuk edebiyatı, Kardeş Şehirler,

Çocuk edebiyatı
İbrahim Ethem Göztok
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Masalların bireylerin sorun çözümüne katkısı üzerine kuramsal bir çalışma

Bu çalışmada, Milli Eğitim Bakanlığı'nın İlköğretim öğrencileri için önerdiği "Anadolu Masalları (1-2)" kitabındaki masalların bireylerin sorun çözümüne katkısı kuramsal açıdan ele alınmıştır. Çalışma kapsamında, İlköğretim programlarında sıkça karşılaşılan sorunlar göz önüne alınarak belirlenen on beş Anadolu Masalı incelenmiş olup tesbit edilen sorunlar, dört ana başlık altında değerlendirilmiştir. Çalışma da Anadolu Masallarında hangi sorunlar olduğu ve bu sorunların çözümünde nasıl bir yol izlenebileceği kuramsal açıdan ele alınmıştır. Çalışma da bireylerin hangi sorunlarla karşılaştığı ve sorunları çözümlemede kullandıkları yöntemler incelenmiştir. Veri analizinde doküman inceleme yöntemi ve betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Belirlenen masallar özetlenerek ayrıntılı bir şekilde içerik analizi yapılmış, bireylerin sıkça karşılaştığı sorunlar tespit edilmiştir. Daha sonra sorunların bulunduğu alanlar alıntılanarak belirlenen dört madde çereçevesinde masallar yorumlanıp sorunların analizi yapılmıştır. Her bir masalda bulunan sorunlar ve sorunların çözümü sonucunda kazanılan değerler tablolaştırılmıştır. İncelenen Anadolu Masallarında, bireyin hayat boyunca sıklıkla karşılaştığı ve çözümlemek zorunda kaldığı sorunlara yer verildiği görülmüştür. Masallarda kıskançlık, kurnazlık, kötülük, ihanet, cimrilik gibi temel sorunların sıkça yer aldığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, masalların bireylerin sorun çözme becerilerini geliştirmekte faydalı olduğu ve bu nedenle eğitim öğretimde masallardan faydalanmanın sorunların çözümünde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışma sonucunda Anadolu Masallarının öğrencilerin sorun çözme yeteneklerini güçlendirmede eğitici bir araç olarak kullanılabileceği düşüncesine ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Masal, Sorun, Anadolu Masalları, Masal Anlatıcılığı

EdebiyatEdebiyat eğitimiMasallar+1
Zeynep Arslan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Judith Malika Liberman masallarının değerler eğitimi açısından incelenmesi

Bu çalışmada son dönem masal anlatıcılarından ve yazarlarından Judith Malika Liberman'ın masallarının değerler eğitimi açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Judith Malika Liberman'ın üç masal kitabı ve dört resimli masalı araştırmanın kapsamını oluşturmaktadır. Bu kapsamda "Masal Terapi", "Bir Masal İyi Gelir", "Masallarla Yola Çık", "Önce Hayal", "Yola Çık", "Taş Çorbası" ve "Mutluluk Bir Kıvılcım" masalları analiz edilmiştir. Araştırmanın asıl amacı, araştırmaya konu alan masallarda Milli Eğitim Bakanlığının 2019'da Türkçe Dersi Öğretim Programında belirlediği on kök değerin (adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik ve yardımseverlik) hangilerine yer verildiği ve ne sıklıkla işlendiğini tespit etmektir. Resimli masal kitapları ilkokul; masal kitapları da ortaokul ve lise seviyesindeki çocuklara uygundur. Araştırmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Masallardaki değerler tespit edilerek elde edilen veriler not edilmiştir. Değerler tanımlanarak incelenen eserlerdeki iletiler sayfa numaralarıyla her değere ait tabloya yansıtılmıştır. 10 kök değer içerisinde en fazla öz denetim ve sevgi değerinin işlendiği görülmüştür. Saygı değeriyle ilgili tutumlara diğer değerlere oranla daha az rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Judith Malika Liberman, Masal, Değer, Değerler Eğitimi

Vildan Yaşar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bibliyoterapi yönteminin öğrencilerin Türkçe dersinde empatik eğilim ve ders başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı; Türkçe dersinde kullanılan bibliyoterapi yönteminin öğrencilerin empatik eğilim ve ders başarısına etkilerini araştırmaktır. Çalışma 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Siirt Merkez'de Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir devlet okulunda öğrenim gören 6. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın araştırma kısmında 20 kişiden oluşan 6. sınıf öğrencileri ile çalışma grubu oluşturulmuştur. Araştırmada ön test, son test analizleri uygulanarak deneysel bir çalışma oluşturulmuştur. Çalışmada Bryant (1982) tarafından geliştirilen ''Çocuk ve Ergenler İçin Empati Ölçeği Türkiye Formu'' ve ''Ka-Si Empatik Eğilim Ölçeği Ergen Formu'' tercih edilmiştir. 21 maddeden oluşan "Çocuk ve Ergenler İçin Empati Ölçeği Türkiye Formu" çocukların kolaylıkla yanıtlayabilmeleri açısından ikili likert tipli evet- hayır cevap formu şeklindedir. "Ka-Si Empatik Eğilim Ölçeği" ise 17 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen verilerin analizi için istatistiksel paket programları kullanılmış.Araştırma sonucunda bibliyoterapi yönteminin uygulandığı deney grubu ile kontrol grubu arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark elde edilmiştir. Bu öğrecilerin çalışma sonucunda empatik becerilerinin ortaya çıktığı saptanmıştır. Çalışmada araştırılan demografik özelliklerden cinsiyet, anne-baba eğitim durumları gibi özellikler bakımından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmazken evde kütüphane olup olmaması gibi özelliğin Türkçe dersi başarısına etkisi açısından çalışma yapılan deney grubu üzerinde anlamlı farklılığa varıldığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Empati, Empatik Eğilim, Bibliyoterapi.

Elif Beştaş
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tahir Alangu'nun "Kediler Padişahı" adlı kitabının çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi

Bu araştırmada, Tahir Alangu'nun "Kediler Padişahı" adlı eserinin çocuk edebiyatının temel ilkeleri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. "Kediler Padişahı" adlı kitaptaki toplam yedi masal, nitel araştırma türlerinden olan doküman analizi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Eserdeki masallar, dış yapı özellikleri ve iç yapı özelliklerinin alt başlıkları altında incelenmiştir. Kitabın dış yapı özellikleri incelenirken boyutlar, kâğıdın malzemesi, kapak ve cilt seçimi, sayfa düzeni, harf kullanımı, yazım kuralları, noktalama işaretleri ve resim öğeleri gibi unsurlar göz önünde bulundurulmuştur. İç yapı özellikleri özellikleri incelenirken de konu, tema, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti, çevre ve eğitsel ilkeler gibi ögeler ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre Tahir Alangu'nun "Kediler Padişahı" adlı masal kitabının hem dış yapı hem de iç yapı özellikleri bakımından çocuk okurlara büyük ölçüde uygun olduğu görülmüştür. Bazı masalların eğitsel yönden sakıncalı olabilecek şiddet içerikli ögeleri barındırdığı ve eserin birkaç görselinde çocukta endişe ve korku yaşamasına sebep olacak unsurların yer aldığı da tespit edilmiştir.

Yağmur Kudak
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

"Aslı" hikâye serisindeki söz varlığının "Diller için Avrupa ortak başvuru metni" çerçevesinde incelenmesi

Tarih boyunca toplumlar isteyerek ya da istemeyerek birbirleri ile sürekli bir etkileşim içerisine girmişlerdir. Bu etkileşim neticesinde toplumlar, birbirleriyle kültür ve medeniyet alışverişinde bulunmuşlardır. Etkileşim sonucu oluşan kültür ve medeniyet dil aracılığıyla sonraki nesillere aktarılmıştır. Bir toplumun dilini, kültürünü öğrenme ve öğretme çabasının altında farklı sebepler olabilir. Savaş ve göçler belki de bu sebepler arasında en çok ön plana çıkan unsurlardır. Milletler çeşitli gerekçelerle savaşmış ve bu savaşlar neticesinde toplumsal göçlerin ortaya çıkmasına sebep olmuşlardır. Yakın tarihte meydana gelen Suriye iç savaşı buna örnek olarak verilebilir. İç savaş neticesinde 2010 yılından bu yana binlerce Suriye uyruklu mülteci Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelere sığınmak zorunda kalmıştır. Türkiye bu beklenmedik büyük göç hareketine hazırlıksız yakalanmış olsa da toplumsal entegrasyonun sağlanması için sahada birçok çalışma yürütmeye başlamıştır. En başta barınma ve temel yaşam ihtiyaçları giderilen mültecilerin dil sorununa bir çözüm olarak AB desteği ile PİKTES projesi geliştirilmiştir. Proje kapsamında Suriye uyruklu çocuklara örgün eğitim sistemi içerisinde Türkçe dil öğretimi hizmeti verilmiş, dil öğretiminin istenen düzeyde gerçekleşmesi için de MEB bünyesinde çeşitli elektronik ve basılı materyaller hazırlanmıştır. Bu materyallerden bir tanesi de A1-A2 düzey, 6-12 yaş arası çocuklar için hazırlanan "Aslı" hikâye serisidir. "Aslı" hikâye serisi, bütünlük oluşturacak şekilde seri mantığına göre hazırlanmıştır. Bu bakımdan hikâyeler önceki ve sonraki metinlerle bağlantılı olup birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Her metnin sonunda okuma öncesine, okuma sırasına ve okuma sonrasına hitap eden çeşitli etkinliklere de yer verilmiştir. Böylece öğrenicilerin kitap ile etkileşim kurmasına ve dil öğrenme süreçlerine etkin bir şekilde katılmaları sağlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı "Aslı" hikâye serisinin kelime sıklığı ve söz varlığını ortaya çıkarmak, D-AOBM çerçevesinde incelemek, sahada yapılan benzer çalışmalarla karşılaştırarak seri hakkında bir fikir ortaya koymaktır. Bu kapsamda "Aslı" hikâye serisi Millî Eğitim Bakanlığının resmî PİKTES internet sitesinde elektronik olarak temin edilmiş ve araştırmanın amacına uygun olduğu varsayılan nitel araştırma yönteminin veri toplama tekniklerinden doküman analizi tekniği kullanılarak kelime sıklığı ile söz varlığı unsurları toplanmıştır. Söz varlığı unsurlarını oluşturan deyim, atasözü, ikileme, kalıp sözler ile kelime sıklığı tabloları CİBAKAYA 2.1 uygulaması yardımıyla hazırlanmıştır. Tablolar neticesinde metinlerde atasözü kullanılmadığı, ikilemelerin ise az kullanıldığı tespit edilmiştir. Genel anlamda ise hikâye serisinin okuma becerisi başta olmak üzere dört temel dil becerisini desteklemek maksadıyla hazırlandığı ve sahada yapılan benzer çalışmalarla paralellik gösterdiği, D-AOBM'de yer alan dil referanslarını destekler nitelikte olduğu görülmüştür.

Dil eğitimi
Murat Oğuz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programları ortak metninde yer alan yirmi değer açısından Çetin Öner'in eserlerinin incelenmesi

Değerler eğitimi insanın bireysel ve toplumsal yaşamını destekleyip güçlendirmeyi amaçlayan bir süreçtir. Bireyde ahlak ve etik bilincini geliştirerek yaşam boyu sürecek olumlu davranışlara temel oluşturur. Bu nedenle değerler eğitimi hem ailede hem de okulda titizlikle verilmesi gereken bir eğitimdir. Bu gereklilik doğrultusunda yapılan bu çalışma ile Çetin Öner'in eserlerinin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Ortak Metninde yer alan yirmi değer açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Alan yazın incelendiğinde yeni programı baz alarak yapılan çalışmaların kısıtlı olduğu görülmektedir. Ayrıca Çetin Öner'in eserlerinin modelde yer alan değerler açısından incelenmemiş olması da alandaki boşluğu bu çalışma ile doldurmayı hedeflemektedir. Çalışmanın kavramsal çerçevesinde öncelikle değer kavramı, değerin önemi ve işlevi, özellikleri, sınıflandırılması, değerler eğitimi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde değerler eğitimine yer verilmiştir. Ardından ikinci bölümde çocuk edebiyatının tanımı ve kapsamı, değerler eğitimi açısından önemi ve Çetin Öner' e yer verilmiştir. Devamında Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde yer alan yirmi değer açısından Çetin Öner' in eserleri incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yöntemi kullanılarak eserlerde yer alan davranışların TYMM (Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli) Öğretim Programları Ortak Metninde yer alan erdem-değer-eylem tablosundaki tutum ve davranışlarla örtüşme düzeyi incelenmiştir. Çalışma sonucunda Çetin Öner' in eserlerinde özellikle sevgi değerinin ön plana çıktığı, doğa ve hayvan sevgisine hemen hemen her eserinde yer verdiği görülmüştür. Ancak vatanseverlik, temizlik, mahremiyet değerlerinin ise oldukça yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Bu açıdan Öner' in incelenen eserlerinin Türkiye Yıldız Maarif Modeli Öğretim Programları Ortak Metninde yer alan değerler ile uyumlu olduğu ancak bazı değerlerin eğitimde yetersiz kalacağı bu nedenle değerler eğitimi sürecinde başka yazarlar ve eserlerden yararlanılmasının yararlı olacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Berivan Özhan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşar Kemal ve Ö. Zülfü Livaneli'nin çocuk edebiyatı eserlerinde adalet ve özgürlük değerleri: Bir karşılaştırma

Bu araştırmada Yaşar Kemal'in "Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca" ve Zülfü Livaneli'nin "Son Ada'nın Çocukları" adlı çocuk eserlerinde adalet ve özgürlük değerlerinin nasıl temsil edildiğini karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çocuk edebiyatının, değerlerin çocuklara sezdirilmesinde ve toplumsal bilinç oluşturulmasından hareketle farklı anlatım şekillerine sahip iki distopik romanın bu değerleri hangi anlatı teknikleri, karakter davranışları, olay örgüleri ve sembolik öğeler aracılığıyla sunduğu ortaya konmuştur. Çalışma, nitel araştırma yaklaşımıyla yürütülmüş; veri toplamada doküman incelemesi, analizde betimsel analiz kullanılmıştır. Eserler baştan sona okunarak adalet ve özgürlükle ilişkili bölümler fişlenmiş, temalar altında sınıflandırılmıştır. Değerlerin anlam katmanlarını belirlemede Rokeach, Nelson, Spranger ve Schwartz'ın değer sınıflandırmaları kuramsal çerçeve olarak kullanılmış; ayrıca bulgular, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde yer alan adalet, özgürlük, yardımseverlik, merhamet, sorumluluk, dürüstlük, vatanseverlik gibi temel değerlerle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, iki eserin değer eğitiminde hem ortak hem de birbirini tamamlayan yönlere sahip olduğunu göstermektedir. Yaşar Kemal'in eserinde adalet ve özgürlük değerleri, güçlü - zayıf ilişkisinin belirgin olduğu alegorik bir yapı içinde toplumsal düzeyde ele alınmakta; "Filler Sultanı" karakteri aracılığıyla otoritenin adaleti nasıl araçsallaştırabileceği çarpıcı biçimde ortaya konulmaktadır. Buna karşılık karıncaların kolektif mücadelesi haksızlık ve zulmün ancak dayanışma, vicdan ve ortak sorumluluk duygusuyla aşılabileceğini göstermekte; böylece adalet ve özgürlük değerlerinin toplumsal bilinç, birliktelik ve ortak iradeyle mümkün hâle geldiği vurgulanmaktadır. Zülfü Livaneli'nin eserinde ise değerlerin bireysel farkındalık, vicdan ve hak savunusu üzerinden işlendiği; çocuk karakterlerin otorite karşısında doğruyu savunma cesaretiyle adalet ve özgürlük kavramlarını içselleştirdikleri tespit edilmiştir. Livaneli, özgürlüğü "eyleme geçen vicdan" olarak tanımlamakta ve kötülük karşısında sessiz kalmanın da bir ahlaki sorumluluk olduğunu vurgulamaktadır. Dolayısıyla eserler, çocuklara adalet ve özgürlük değerlerini farklı eğitsel yaklaşımlar aracılığıyla kazandırmakta; Yaşar Kemal'in anlatısı toplumsal dayanışma ve ortak adalet bilincini öne çıkarırken, Zülfü Livaneli'nin eseri bireysel özgürlük, empati, düşünsel olgunluk ve demokratik farkındalığı desteklemektedir. Araştırma, çocuk edebiyatında değer aktarımının hem estetik hem pedagojik açıdan güçlü bir işleve sahip olduğunu; iki yazarın eserlerinin adalet ve özgürlük değerlerini çocuklara farklı fakat tamamlayıcı nitelikte sunduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Yaşar KEMAL, Zülfü LİVANELİ, çocuk edebiyatı, değerler, adalet, özgürlük, karşılaştırma.

Halil Fidan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Behiç Ak'ın çocuk romanlarında çocuk psikolojisi

Behiç Ak, Türkiye'de çocuk edebiyatının önde gelen isimlerinden biridir ve eserlerinde çocuk karakterlerin duygusal, bilişsel, sosyal ve psikolojik gelişimlerine dair unsurları başarıyla yansıtmaktadır. Bu tez, Behiç Ak'ın çocuk romanlarında çocuk psikolojisinin ele alınış biçimlerini incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Ancak alan yazını incelendiğinde, Behiç Ak'ın eserlerinin çocuk psikolojisi açısından detaylı bir şekilde ele alındığına dair akademik bir çalışmaya rastlanmamaktadır. Bu araştırma, bu boşluğu doldurmayı ve Behiç Ak'ın eserlerini çocuk psikolojisi bağlamında incelemeyi hedeflemektedir. Tezde öncelikle "çocuk" kavramı ve çocuk gelişimi hakkında teorik bir çerçeve sunulmuştur. Çocukların gelişimsel süreçlerinin bilişsel, duygusal ve sosyal boyutları detaylandırılarak çocuk psikolojisi ile çocuk edebiyatı arasındaki ilişki açıklığa kavuşturulmuştur. Daha sonra, Behiç Ak'ın çocuk romanlarında yer alan karakterlerin bu gelişimsel süreçlerle nasıl örtüştüğü ve karakterlerin psikolojik analizleri yapılmıştır. Bu tez, çocuk edebiyatının çocukların psikolojik gelişimleri üzerindeki etkilerini vurgulamakta ve Behiç Ak'ın çocuk romanlarının çocuk psikolojisi açısından önemini ortaya koymaktadır. Bu araştırma, hem çocuk edebiyatı hem de çocuk psikolojisi alanındaki araştırmalara katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Behiç Ak'ın çocuk romanları, çocuk karakterlerin psikolojik yapıları, sosyal ilişkileri ve toplumsal sorunlarla başa çıkma biçimleri üzerinden değerlendirilmiştir. Çalışmada kullanılan temel teorik yaklaşımlar, çocukların bilişsel ve duygusal gelişimlerini ele alan genel psikolojik kuramlardan yararlanarak oluşturulmuştur. Behiç Ak'ın çocuk romanlarının çocukların psikolojik gelişimine olumlu katkılar sunduğu ve çocuklara rehberlik edebilecek nitelikte olduğu sonucuna varılmıştır.

Nergiz Vural
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Moleküler koordinat sisteminde STO'lar üzerinden iki-merkezli Coulomb integrallerinin I ve Q yardımcı fonksiyonları kullanılarak hesaplanması

Bu çalışmada atomlarının çekirdekleri aynı çizgi üzerinde yerleşmemiş moleküllerin elektronik yapı hesaplamalarında gerekli olan Slater-tipi atom orbitalleri üzerinden iki-merkezli Moleküler Coulomb integralleri, literatürde eliptik koordinatlar yöntemi kullanılarak elde edilen I ve Q yardımcı fonksiyonlarından yararlanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamalar bir kişisel bilgisayar ile Fortran programa dili kullanılarak kuadratif duyarlılıkta gerçekleştirmiştir. Söz konusu integrallerin bilgisayar programlarında kullanılacak analitik ifadelerini elde etmek için öncelikle integral içindeki Coulomb operatörünün sağındaki ve solundaki STO çarpımları, kompleks küresel harmoniklerin çiftlenim bağıntıları kullanılarak lineerleştirilmiştir. Bu lineerleştirme işleminde ortaya çıkan Gaunt katsayılarının hesaplanması için Guseinov ve ark.nın her kuantum sayı takımı için ayrı ayrı hesaplama yapabilen analitik ifadeleri kullanılmıştır. Bu durumda ortaya çıkan lined-up olmayan koordinat sistemindeki iki-merkezli Coulomb integralleri, Guseinov ve ark.nın dönme katsayıları kullanılarak lined-up koordinat sistemindeki iki-merkezli Coulomb integralleri cinsinden ifade edilmiştir. Bu Coulomb integrallerinin analitik çözümlerinin elde edilmesi için ise eliptik koordinatlar yöntemi kullanılmıştır. Bu şekilde elde edilen analitik ifadenin bilgisayar programıyla hesaplanabilmesi için yalnızca STO'ların kuantum sayıları ile perdeleme parametreleri ve molekül atomlarının çekirdeklerinin küresel koordinatlarının bilinmesi yeterlidir. Söz konusu analitik ifade kullanılarak çok sayıda kuantum sayı takımı, perdeleme sabiti ve farklı çekirdek konumları için hem lined-up hem de lined-up olmayan koordinat sistemlerindeki STO'lar üzerinden iki-merkezli Coulomb integrallerinin sonuçları çizelgeler halinde verilmiştir. Bu çizelgelerden görüldüğü gibi kuadratif duyarlılıkta hesaplamalar yapan Bağcı ve Hoggan ile yine kuadratif duyarlıklıkta hesaplamalar yapan bizim çalışmamızda elde edilen lined-up koordinat sistemindeki Coulomb integralleri sonuçları tam bir uyum içindedir. Diğer çalışmalardan Jones'un sonuçları da tam uyum içindedir ancak Jones'un sonuçlarının duyarlılığı oldukça düşüktür. Guseinov öncülüğündeki çalışmalarda da duyarlılık oldukça düşüktür ve bu duyarlılıkta dahi sonuçlar literatürle tam olarak uyuşmamaktadır. Tezimizin ana konusu olan Lined-up olmayan koordinat sitemindeki iki-merkezli Coulomb integralleri için literatürde yalnızca Guseinov öncülüğünde yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlar bulunmaktadır. Bu çalışmalarda da Guseinov ve ark., lined-up koordinat sistemindeki integralleri hesaplamak için kullandıkları STO'ları bir merkezden başka merkeze taşıma yöntemini kullanmışlardır. Lined-up olmayan koordinat sistemindeki iki-merkezli Coulomb integralleri için Guseinov öncülüğündeki çalışmalarda elde edilen sonuçlarla bizim çalışmamızdaki sonuçları karşılaştırdığımızda yüzde bir ile yüz trilyonda bir arasındaki duyarlılıklarda bir uyum elde edilmiştir. Yüzde birlik bir duyarlılık oldukça düşük bir duyarlılıktır. Ancak burada literatürde karşılaştıracak başka sonuç olmadığı için söz konusu duyarlılığa hangi çalışmanın sonuçlarının sahip olduğu ilk bakışta söylenemez. Bununla birlikte Guseinov öncülüğündeki lined-up koordinat sistemindeki STO'lar üzerinden iki-merkezli Coulomb integralleri hesaplamalarında elde edilen sonuçların duyarlılığının literatürle karşılaştırıldığında oldukça düşük olması bizim çalışmamızda elde edilen sonuçların ise literatürle tam bir uyum içinde olması nedeniyle lined-up olmayan koordinat sistemindeki iki-merkezli Coulomb integralleri için bizim çalışmamızda elde edilen sonuçların çok daha duyarlı olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Coulomb integralleri, elektron-itme integralleri, moleküler integraller, Slater-tipi atom orbitalleri

Arif Aykın
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Gerçek zamanlı arıza teşhisinin sanal duyarga ve sayısal ikiz yöntemleri ile gerçekleştirilmesi

Bu tez çalışmasında, asenkron motorların arıza teşhis süreçlerini iyileştirmek amacıyla yenilikçi yaklaşımlar geliştirilmiş ve bu kapsamda sanal duyargalar, sayısal ikiz, vekil öğrenme ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi modern teknolojiler entegre bir yapıda ele alınmıştır. Çalışma, özellikle fiziksel akım sinyallerinden fiziksel titreşim sinyallerinin modellenmesi ve bu sayede sanal titreşim sensörü oluşturulması ile öne çıkmaktadır. Teorik ve deneysel çalışmalar bir arada yürütülerek, proaktif ve kestirimci bakım süreçlerine yönelik kapsamlı bir çözüm sunulmuştur. Teorik çalışmalar kapsamında, hazır veri setleri üzerinde makine öğrenmesi, tekil derin öğrenme (RNN, GRU, LSTM), topluluk öğrenmesi ile sanal sensör modeli ve vekil öğrenme yaklaşımları (RBF, Kriging) kullanılarak arıza teşhisine yönelik modeller geliştirilmiştir. Sanal titreşim sensörleri, ham fiziksel akım verilerinden (Ia, Ib, Ic) ham titreşim sinyallerinin (Vib_acpi) modellenmesiyle oluşturulmuştur. Diğer tüm sınıflandırma yaklaşımları için, verilerden anlamlı özellikler çıkarmak amacıyla Fourier Dönüşümü (FFT), Pencereleme (Windowing) ve Bant Gücü Analizi gibi teknikler uygulanarak klasik yöntemlerle veri işleme süreci gerçekleştirilmiştir. Bu aşamada sanal titreşim sensörleri, %97.86 doğruluk oranıyla en iyi sonucu sunarken, RBF vekil modeli %92.78 doğruluk ve %93.33 kesinlik oranları ile dikkat çekmiştir. Topluluk öğrenmesi ile sanal sensör modeli %91.11 doğrulukla farklı modellerin güçlü yönlerini bir araya getirerek etkili bir performans göstermiştir. Tekil derin öğrenme modelleri ise %88.89 doğruluk oranıyla sekans tabanlı verilerin analizi için sağlam bir çözüm sunduklarını kanıtlamıştır. Laboratuvar ortamındaki deneysel çalışmalarda, gerçek zamanlı veri toplama sistemiyle asenkron motorun üç fazlı akım (Ia, Ib, Ic) ve üç eksenli titreşim (X, Y, Z) sinyalleri toplanmıştır. Bu veriler, teorik çalışmalarda eğitilen tüm modellerin performanslarının test edilmesi amacıyla kullanılmıştır. Deneysel çalışmalarda, sanal titreşim sensörleri %96.35 doğruluk oranı ile güçlü bir performans sergilerken, topluluk öğrenmesi ile sanal sensör modeli %92.06 doğruluk ve %92.08 kesinlik oranlarıyla başarılı sonuçlar elde etmiştir. RBF vekil modeli ise deneysel çalışmalarda %97.78 doğruluk oranı ile en iyi sonucu sunmuştur. Bununla birlikte çalışmalarda, dijital ikiz oluşturulmuş ve artırılmış gerçeklik (AR) ile görselleştirme sağlanmıştır. Dijital ikiz, sensör verileriyle sürekli güncellenmiş ve kullanıcıların motor arızalarını görsel olarak izlemesine olanak tanımıştır. AR sistemi, bakım süreçlerini hızlandırarak arıza bölgelerini anlık görselleştirme ile tespit etmeyi mümkün kılmıştır. Bu sistem, kullanıcıların arızaları hızlı ve doğru bir şekilde teşhis etmesine, böylece plansız duruş sürelerini azaltmasına katkı sağlamıştır. Bu tez çalışması, fiziksel akım sinyallerinden fiziksel titreşim sinyallerinin modellenmesi ve sanal titreşim sensörünün oluşturulmasıyla asenkron motor arıza teşhisi için hızlı, düşük maliyetli, proaktif ve kullanıcı dostu bir sistem sunmaktadır. Bu sistem, endüstriyel bakım süreçlerinde doğruluk, kesinlik ve maliyet verimliliği açısından önemli bir çözüm sağlamaktadır.

Üç fazlı asenkron motorlar
Özgür Aydın
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Konfeksiyon dikiş makinesi operatör verilerinden elde edilen zaman serileri üzerine SAX ve DTW yöntemlerinin uygulama analizi

Zaman serileri analizi ve tekstil sektöründeki bu analizin uygulamaları üzerine odaklanılmıştır. İki temel yöntem olan PAA ve SAX ile başlayarak, süreklilik arz eden zaman serilerini sembolik bir ifadeye dönüştürme süreci ele alınmıştır. SAX yöntemi, sembolik temsilin oluşturulması, pencereleme ve istatistiksel özetleme adımlarıyla zaman serilerini daha etkili bir şekilde analiz etmeyi sağlar. Bu yöntemin avantajı arasında, desen vurgulama gürültü azaltma bulunmaktadır. Zaman serilerinin esnek eşleştirilmesini sağlayarak zaman ötelenmelerini ve hız farklılıkları gibi problemleri ele almak için DTW yöntemi incelenmiştir. Bu yöntem, özellikle hızı değişebilen iki zamansal dizinin benzerliğini ölçmek için etkilidir. Zaman serileri analizi, endüstriyel süreçlerin anlaşılması ve iyileştirilmesi için güçlü bir araçtır. Tekstil sektöründeki bu uygulamalar, verimlilik ve kalite açısından önemli avantajlar sağlamaktadır.

Elif Kızıl
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Derin öğrenme algoritmaları ile ince iğne aspirasyon sitolojisi örneklerinden tiroid papiller karsinomun bölütlenmesi

Tiroid papiller karsinomu (PTK), endokrin sistem tümörleri arasında en sık karşılaşılan malignite olup dünya genelinde tiroid kanserlerinin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Erken teşhis ve doğru tanı, hastalığın tedavi başarısını doğrudan etkileyen en kritik unsurlardandır. Özellikle sitolojik örneklerden elde edilen görüntülerin yorumlanmasında uzman yorumu kadar hızlı ve güvenilir karar destek sistemlerinin de önemi giderek artmaktadır. Son yıllarda dijital patolojideki ilerlemeler ve yapay zekâ tabanlı algoritmaların gelişimiyle birlikte, tıbbi görüntülerde otomatik analiz uygulamaları ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda hazırlanan bu tez çalışmasında, İİA (ince iğne aspirasyon) sitoloji görüntülerinden elde edilen PTK örneklerinin segmentasyonu hedeflenmiştir. Araştırmada kullanılan veri seti, çalışmanın yürütücüsü tarafından oluşturulmuş ve patoloji uzmanı ile biyomühendis desteğiyle detaylı şekilde etiketlenmiştir. Görseller, 2448x1920 çözünürlüğe sahip olup iyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) olarak ayrılmıştır. Segmentasyon işlemi yalnızca malign vakalar üzerinde gerçekleştirilmiş, böylece hedef bölgenin belirgin olarak sınırlarının çizilmesi amaçlanmıştır. Derin öğrenme tabanlı segmentasyon için YOLO mimarisine dayanan YOLOv8-seg ve yeni nesil YOLOv11-seg modelleri tercih edilmiş, her iki model de ayrı ayrı eğitilerek mAP50 ve mAP50-95 gibi performans metrikleriyle değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre YOLOv11-seg modeli, %97.8 mAP50ve %70.1 mAP050-95 değerleriyle daha başarılı bir segmentasyon performansı göstermiştir. Bu çalışma, dijital patoloji alanında yapay zekâ destekli tanı sistemlerinin kullanımına katkı sağlayacak, özgün ve uygulanabilir bir yöntem ortaya koymaktadır.

Gökhan Gündoğdu
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Patent ticarileşmesinde Türkiye için çalışabilen bir model

Fikri mülkiyet hakları, günümüzde toplumların en değerli hazinelerini barındıran haklardır. Zenginliğin ölçüsünün bilgiye dönüştüğü günümüzde, sanatsal ve bilimsel birikim arşivi niteliğinde olan bu haklar, hakkın konusu olan değerlerin etkili bir şekilde korunmasını sağlar. Patent hakkı, insanlığın bilimsel ve teknolojik birikiminin izlenebildiği, gelecek kuşaklara aktarıldığı patent sistemlerinin işleyişinin bağlı olduğu haktır. Ülkeler yeni buluşlar için patent hakkı olanağı tanıyarak hem buluş faaliyetlerini hem de buluşların açıklanmasını özendirirler. Böylece buluş döngüsünün de hızlanması sağlanır. Günümüzde şirketlerin değeri, fiziki varlıklardan çok sahip oldukları sınai ve fikri sermayeyle ölçülmektedir. Bu nedenle bir şirketin değeri sahip olduğu patentlerle daha çok artmaktadır. Patent ticarileşmesi ile patentin değeri daha çok artmaktadır. Bu çalışmada patent ticarileşmesinde yer alan patent değerleme, patent lisans sözleşmeleri, ticarileşmeyi sağlayan arayüzler ile ilgili Türkiye'de yapılan çalışmalarda literatür taraması yaparak belirlenen sorun ve çözüm önerilerini bir araya getirerek Türkiye'de patent ticarileşmesi için bir yol haritası belirlemektir. Bölgesel olarak yapılan patent olgunluk ölçümünün BRL Ölçeğinde değerlendirilmesi ise Türkiye'de patent ticarileşmesi için çalışılabilen bir model olarak geliştirilebilir.

İfakat Senanur Aşan
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sabit mıknatıslı senkron relüktans motorlarda makine öğrenmesi tabanlı arıza teşhisi

Sabit Mıknatıslı Senkron Relüktans Motorlar, yüksek verimlilik ve moment yoğunluğu, düşük bakım gereksinimi nedeniyle endüstriyel makineler, elektrikli araçlar, fan ve pompa uygulamaları olmak üzere çeşitli kullanım alanlarına sahiptir. SMSRM'lerde meydana gelebilecek arızalar motorun düzgün çalışmasını engeller ve verimliliğin düşmesine sebep olur. Bu durum sistemde kullanılan enerji kaynaklarının daha fazla yüklenmesi ve maliyetlerin artması anlamına gelir. Bu nedenle sistemde oluşabilecek arızaların önceden tespit edilmesi oldukça önemlidir. Bu tez çalışmasında, SMSRM'de farklı çalışma ve arıza tipleri için gerçek ölçüm sonuçları paylaşımlı veri tabanlarından kullanılarak makine öğrenmesi tabanlı yapay zekâ algoritmaları ile sınıflandırma yapılmıştır. Bunun için stator iki sargı arası kısa devre arızası oluşturulmuştur. Motora ait normal çalışma ve iki farklı büyüklükte kısa devre arızası sonucu meydana gelen akım ve titreşim verileri kullanılmıştır. Elde edilen bu veriler makine öğrenmesi algoritmaları olan ICA ve XGBoost, derin öğrenme algoritmaları olan LSTM, TDL ve CNN modelleri üzerinde eğitilmiştir. Bu tez çalışmasında kullanılan titreşim ve akım verileri ile ICA analizi yapılmış ve üst üste binen sinyallerin bu yöntemle ayrılabildiği saptanmıştır. XGBoost, LSTM, TDL ve CNN algoritmalarının değerlendirilmesi için doğruluk ve F skorları kullanılmıştır. Titreşim verilerinin sınıflandırılmasında LSTM modeli ile doğruluk oranı %92,02, XGBoost için 92,31, TDL için %98.54 ve CNN için de %99.34 olarak gerçekleşmiştir. F skoru değeri ise ortalama her algoritma için 0.90 üzerinde sonuç vermiştir. Akım verileri kullanılarak yapılan analiz sonuçlarında ise doğruluk oranları LSTM ve XGBoost modelleri için %89.88 iken, TDL için %98.24, CNN için %99.09 olarak gerçekleşmiştir. F skoru ise akım verileri kullanılarak eğitilen modeller için 0.90 üzerinde çıkmıştır.

Ayşe Bayrak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

RPA ile pazaryeri siparişlerinde otomatik faturalandırma süreci

Robotik Süreç Otomasyonu (RPA), dijital sistemlerle insan benzeri etkileşimler yoluyla tekrarlanan görevleri otomatize eden bir teknoloji olup, bu çalışma RPA'nın e-ticaretteki, özellikle de Türkiye'nin önde gelen pazaryeri platformlarında sipariş faturalandırması süreçlerine uygulanışını incelemektedir. Trendyol, Hepsiburada ve N11 gibi platformlarda manuel faturalandırmanın operasyonel zorluklar ve hata oranlarını artırdığı tespit edilmiş ve bu sürecin RPA ile otomatize edilerek nasıl iyileştirilebileceği araştırılmıştır. Çalışmada pazaryeri entegrasyonlarının yapısına, sipariş ve müşteri bilgilerinin işleniş biçimine, ve RPA kullanılarak otomatik fatura oluşturma süreçlerine dair detaylı bir iş akışı modeli geliştirilmiştir. Bu modelin, küçükten büyüğe işletmeler için uygulanabilir bir çözüm sunduğu ve RPA'nın iş süreçlerine etkisinin çeşitli senaryolar altında analiz edildiği belirtilmiştir. Simülasyonlar ve gerçek zamanlı uygulamalarla, RPA'nın iş süreçlerinde doğruluk ve hızı artırdığı, manuel hataları ve zaman kaybını azalttığı gösterilmiştir. Araştırma sonuçları, pazaryeri faturalandırma süreçlerinde dijital dönüşümü destekleyecek ve şirketlerin rekabet gücünü artıracak stratejik öneriler sunmaktadır. Tezde kullanılmak u ̈ zere siparişlerin veri setinin elde edilmesi, Enko Teknoloji AS'den yardım alınmış tır. O ̈ nerilen yo ̈ ntemlerin literatu ̈ r ile detaylı olarak karş ılaş tırılması yapılmış tır ve elde edilen sonuç lar incelendig ̆ inde, o ̈ nerdig ̆ imiz yo ̈ ntemlerin oldukç a baş arılı ve etkin oldug ̆ u saptanmış tır.

Hediye Bıyık
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Implementation of quality control system using magnetic image sensor

This research depicts an overview and special technique for the recognition, detection and measuring the quality of magnetic on materials. It is based on the Hall Effect principle of and signal converter. The board is small but it gives good results in addition to ease of use, less cost and low power. The magnetic field emitted from the material to be checked is converted to a visual spectrum. This means that magnetic fields can now be seen in real-time, the magnetic sensors used on the tile are some of the most highly sensitive. Hall effect sensors and the matrix layout were simulated in the MATLAB Simulink and the results were put in the thesis. Visualizing things that are very difficult to normally seen. Because there is so much around that just cannot easily perceive, and how much more interesting bits of science we would be able to get done if only could easily see them as naturally as seeing things like color. Magnetic field detection in an object into a two-dimensional image will make that cool and very interesting especially with low cost, power and easy to use, unlike some costly sensors. In the thesis, the results of the matrix array of sensors are obtained then the performance is discussed.

Ahmed Saeed Mohammed
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Design and sorting of an object identification on machine vision by using line scan camera

This research represents designing a system to identify objects on a conveyor belt using machine vision. In the present study, a machine vision based on one line scan sorting was developed, the purpose being to sort objects based on various stages of maturity. Many different methods are available for object identification. But it design a system that separates and counting them. Different objects placed on the conveyor belt moves along, and a camera placed above the belt takes real-time video and feeds it to the MATLAB software for processing the object to compare with the basic template object. The vision camera understands an object based on its physical attributes, such as shape and size, to effectively control the hardware, which will be used in this work. Besides, the number of objects of a particular section that cross the conveyor to demonstrate the identification of moving objects is counted and displayed. For identifying a good object, the wavelength data is used, while determining how to match the geometric patterns and identify the dimensions, and edge detection is applied. The ability to count specific attributes of objects is tested in different test paths. The sorting of objects using machine vision was performed using an algorithm of pattern matching. A pattern image template was built and stored in a computer's memory. The vision application investigates the image and transfers it to the classifier if the received image matches the model image or not matches. In the conclusion part of the thesis, the results are discussed over the experimental data.

Zeravan Mosa Mosa Mosa
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Virtual reality as a tool for electrical machines assembling and testing

Academics, on a regular basis, confront equipment shortages that are present in the industry today. Furthermore, since many students find the abstract concepts and complicated ideas about mechanical and electrical engineering challenging, they often struggle with understanding topics linked to those fields. While several studies have demonstrated the capability of virtual reality in various settings, such as growth, healthcare, the military, and school education, virtual reality has yet to be implemented effectively in those arenas. In the very near future, we will all be using Virtual Reality (AR) technology to improve our sense of perception and therefore our overall quality of life. Thanks to virtual reality, we will be able to support areas such as schooling, upkeep, construction, and reconnaissance. This study explores how interactive training tools are being used to educate electrical engineering students in the real world. 3D models of authentic devices are exposed and accessible to end-users who can communicate with and control them. When operating with a real computer, the users have the possibility to assemble and disassemble the machines, test them under extreme conditions, and compare structural variations between them. With 3D devices fully operational, users can analyze the effect of supply conditions on the business from any aspect. The users have a possibility to compare structural differences between devices, assemble and disassemble the machines and test them under extreme conditions, all of which would not be possible while working with a real device.

Salım Mahdı Mohammed Mohammed
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Elektrik makinesi için sanal gerçeklik

Virtual Reality (VR) is computer-generated environments or realities that are designed to simulate a person's physical presence in a specific environment that is designed to feel real. It is the way to find, feel and contact with the past, the present and what is to come. It is the vehicle to make our own reality, our own altered reality. It could go from making a computer game to taking a virtual tour of the universe, from wandering through our own fantasy house to finding a walk on a strange planet. With computer-generated reality, we can meet the most frightening and boring circumstances by playing safe and with a learning point of view. The VR application the user will be able to perform various investigations of the working principles of a permanent magnet synchronous motor. In the background of the VR environment a proper mathematical model will be defined that will simulate the operating principles and performance characteristics of the investigated motor. The 3D models that are going to be designed will be based on authentic devices, according to their technical documentation. The different 3D parts for various electric motors are going to be placed on a shelf. The user will have a task to assemble a certain type of electric motor based on its selection done at the beginning of the exercise. Mechanical maintenance preparation requires significant investment. Must be legitimate public information personnel before playing out any support on apparent devices and must have an appropriate maintenance and security setting applicable to the specific device support is performed on. Two organizations and scientific institutions face preparing limits when ordering maintenance for replacers or workers. Virtual Reality situations deal with the issue of access, cost, support, firm plan, and well-being. Virtual reality situations using Game-Engine phases (for this mode, Unity), Computer-Aided-Design display and C# programming to execute what is needed in a VR reality head where a student is perfectly suited to speak with environmental factors through kidnapping, contact, holding, dropping, tossing and more through existing virtual reality controllers.

Augmented realityVirtual reality
Nechırvan Salman Ibrahım Ibrahım
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çok katlı ve tam otomatik otopark yapısı için D* lite algoritması ile yol planlama

Tez kapsamında, tam otomatik otoparklarda çoklu ve eş zamanlı park etme ve geri alma taleplerinin dinamik olarak yönetilebilmesi için geliştirilen bir yazılım iskeleti sunulmaktadır. Sezgisel arama özelliğine sahip D* Lite, A* ve UCS algoritmaları duruma uygun olarak tek bir çatı altında birleştirilmiştir. Tasarlanan otopark alanı, dörtgen şeklindeki bir dizi park hücresinin yanı sıra asansör, yükleme alanı, giriş, çıkış ve geçiş yolları oluşturmak üzere ayrılmış olan boş hücrelerden oluşmaktadır. Otopark depolama topolojisindeki tüm park hücreleri hareketli taşıyıcılardadır. Ayrılmış boş hücrelerin dışında herhangi bir sürüş şeridi bulunmamaktadır. Ayrıca simülasyonda geçici geçiş yolları oluşturacak boş hücreler hariç tüm katın dolu olduğu varsayılmaktadır. Boş hücre sayısının hem depolama kapasitesini maksimize edecek hem de park etme taleplerine gerçek zamanlı cevap verecek şekilde belirlenmesi gerekir. Tezde ayrıca mevcut otopark düzeninde, en uygun ve en kısa yola mümkün olan en yakın yolu takip ederek işlemin tamamlanmasını kolaylaştıracak depolama stratejileri önerilmektedir. Simülasyon sonuçları, bu tezde sunulan otomatik park sisteminin uygulanabilir ve pratik olduğunu göstermektedir. Talep başına hareket sayısı üzerinden ölçülen gerçek yol uzunluğu, hesaplanan en kısa yol uzunluğuna yakın bir değerdedir. Bu da sistemin her istek için neredeyse en uygun yolu sağladığı anlamına gelmektedir. Sistem, gerçek zamanlı olarak yol planlaması yapmakta ve ortamda onlarca eş zamanlı depolama ve geri alma isteğine hızlı bir şekilde yanıt verebilmektedir. Yapılan simülasyonlar, tam otomatik otoparklar için geliştirilen algoritmanın gerçek yaşam senaryoları altında yönetilebilir bilgi işlem kaynakları ile gerçek zamanlı onlarca eş zamanlı park etme ve geri alma taleplerini karşılayabildiği gösterilmiştir.

Hatice Demirci
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Thingspeak IOT platformunu kullanan kompresörün öngörülü bakimi

Frequenting air-compressors are used in the industrial and engineering industries to provide compressed air for a variety of productive applications. Air- Compressors are relied up-on to be ready and available when needed, and any temporary suspension or interruption will have an impact on the production processes that rely on compressed air. According to any maintenance engineer's reports, equipment's such as bearings, valve blades, V-belts, and piston rings contribute to a higher-level of failure in a reciprocating air-compressor. Researchers are making efforts to create an appropriate equipment, which would be greatly appreciated by the industry, for diagnosing the defect and recommending a corrective measure. A research was conducted in this area, with vibration data gathered from an experimental-setup using a supervised learning methodology. Statistical aspects of the same were retrieved for various-combinations of fault situations and examined using different algorithms in order to determine the optimal one that will identify the fault with more-accuracy and in the shortest amount of time. Any instrument or machine that needs to be monitored and inspected on a regular basis to ensure its long life and proper maintenance. Machine condition monitoring in the time and frequency domain is unquestionably required to ensure reliability. Condition monitoring is a method of observing a machine's condition parameter (vibration, temperature and etc.), with the explicit objective of detecting a substantial change that could indicate the onset of a malfunction It's an important part of compressor predictive maintenance and lowering compressor downtime. in other hand matlab simulation is very necessary in today's world manufacturing and technology for usable application for simulating any electronic and mechanical design in order to obtain numerical results through the computer, as well as to ensure the validity of the results before starting to design the system in the real world, in this research a Simulink model has been used in our system and simulation results has been displayed. In today's world, the Internet of Things (IoT) is the most effective approach and technology for continuously monitoring the state of any machine. Through the Wi-Fi module ESP8266, vibrations and temperature in compressors, as well as changes in signals, will be communicated to the cloud. These signals are in order in the temporal domain. The Fast Fourier transform is used to examine and convert the time domain sequence into the frequency domain.

Shıvan J.m.tahır Mohammed Tahır
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçek zamanlı ray takibi için otonom İHA algoritmalarının geliştirilmesi ve gürbüz derin öğrenme tabanlı kusur tespiti

Son yıllarda, demiryolu taşımacılığının kullanımı yüksek hızlı trenlerin de gelişimiyle önemli ölçüde artmıştır. Demiryolu ulaşımına olan bu talep sonucunda, dünyada ve ülkemizde demiryolu uzunluğu büyük ölçüde artırmaktadır. Bu nedenle, demiryolu bakımına olan talep de hızla artmış ve acil hale gelmiştir. Demiryolu bakımı için denetleme, demiryolu bileşenlerindeki kusurları aramak ve doğrulamak için önemli bir görevdir. Demiryolu bileşenlerinde meydana gelebilecek kusurlar, ulaşım güvenliğini önemli ölçüde etkiler. Hâlihazırda kullanılan denetim yöntemleri, temaslı ölçüm tekniklerine ve insan algılamasına bağlıdır. Bu nedenle geleneksel denetim, yavaş, öznel ve verimsizdir. Bu dezavantajların ve sınırlamaların üstesinden gelmek için bu çalışmada, otonom İHA (İnsansız Hava Aracı) bilgisayarlı görme tabanlı yeni bir yöntem önerilmiştir. Demiryolu kusurlarının tespiti için İnsansız Hava Araçlarının kullanılması, geleneksel tekniklerden daha düşük denetim süreleri sunan uygun maliyetli bir yaklaşımdır. Son yıllarda, İHA'lar, işlem gücündeki gelişmeler ve sensörlerin ve bileşenlerinin küçülmesi hem askeri hem de sivil uygulamalar için ilgiyi artırmaktadır. Özellikle uçuş sürelerinin artması İHA'ların arıza tespit alanında kullanılabilecek seviyede olduğunu göstermektedir. Tezde, demiryolunun İHA tarafından otonom olarak takibi için algoritmalar geliştirilip İHA tarafından elde edilen görüntüler üzerinde derin öğrenme tabanlı kusur tespiti yapılmıştır.

Demir yollarıDerin öğrenmeKusur tespiti+1
Emre Güçlü
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A high-performance convolutional neural network for steel defects detection

Ensuring defect-free products is a critical consideration in the hot-rolled steel strips and steel terminal manufacturing industry and cannot be over-emphasized, which underpins the purpose of the study presented herein which is focused on developing an algorithm for the detection of defects for two (2) different classes of steel products. The study is divided into two (2) parts, part one being based on transfer learning is aimed at detecting defects on hot rolled steel strip surfaces, while part two aims to achieve defect detection on steel terminals using an optimized YOLO v3 algorithm. Problem statement one of the studies proposes a transfer learning-based method for detecting defects on hot-rolled steel strip surfaces. The method proposed in this study utilizes Deep Convolutional Neural Network (DCNN) using VGG-19 as a pre-trained model, with data augmentation to mitigate the effect of limited training data and also data-class imbalance. Experimental tests indicate that the method proposed herein using the VGG-19 pre-trained model has an excellent performance, with training and validation accuracies of 93.11% and 97.22%, respectively, which is more accurate than the KNN, ANN, and Faster RCNN model. Problem statement two of the study proposes an optimized YOLO v3 algorithm to detect three (3) most common classes of defects on steel terminals. The optimized YOLO v3 network proposed in the thesis was trained using steel terminal image datasets acquired in real-time from Hatko Electronics' production factory in Istanbul, and delivered a good performance in the region of 97.19% AP50, at 0.50 IOU Threshold, which is a higher than the mAP (mean Average Precision) results (57.9% AP50 @0.50) from the original YOLO v3 network, and higher than the mAP score of Faster-RCNN that is about 55.7% AP50, and, 50.4% AP50 for SSD513 (Single-shot Detector) network.

Computer visionDetectorsFlaw detection+1
Stephen Ikechukwu Oko-egwu
Fırat University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00

Other supervisors