Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Ayhan

28 theses · Akdeniz University

DoctorateOpen AccessTR

Hegemonya ve ideoloji ekseninde Türkiye'deki milliyetçi temalı banka reklamları üzerine bir inceleme

Uluslar, modern ulus-devletlerin meşruiyet kaynağı; milliyetçilik ise bu kaynağın tek ve mutlak siyasi değer olarak kabul edilmesi üzerine odaklanan siyasi bir ideoloji olarak ortaya çıkmışlardır. Milliyetçilik, ulus-devletler için sürekliliği ve meşruiyeti sağlama; bireyler için ise bir ulusla özdeşleşme yolu ile ulusal bir kimlik, aidiyet, bağlılık, güven gibi ihtiyaç, istek ve ideallerin karşılanması işlevini karşılamaktadır. Bir ideoloji olarak milliyetçilik, aynı zamanda egemen sınıfların hegemonyasının yaratılması ve sürekliliği için daima yeniden kurulmalı ve bunun için de yönetilen sınıfların rızası sağlanmalıdır. Böylece yönetilen sınıflar yani uluslar, milliyetçi ideoloji aracılığı ile hâkim sınıfların çıkarlarını kendi rızaları ile beslemektedir. Althusser'in 'ideolojik aygıtları' ile Gramsci'nin 'aydınlar' kavramları ise bu rızanın üretilmesinde temel bir görev üstlenmektedir. Bu kavramlar bugün, ortaya atıldıkları dönemden -hem içerik hem de biçimsel olarak- çok daha gelişkin bir düzeyde varlık göstermektedirler. Özellikle medya ürünleri ve daha da özelde kapitalist ideolojinin en güçlü söylemi olan reklamlar, hegemonyanın kurulması amacıyla ideolojilerin yayılmasına aracılık etmektedir. Milliyetçi ideolojinin reklamlarda kullanımı, hedef kitle nezdinde anlamlı ve manevi bir noktaya temas etmesi bakımından ticari işletmeler açısından avantajlı bir stratejidir. Sermayenin yönetilmesi bakımından kapitalist sistemin başat unsuru olan bankacılık sektörünün reklamlarında ticari amaçla kullanılan milliyetçi temalar da tam olarak bu hedefe hizmet etmektedir. Bu anlamda bu çalışmada reklamların bu bakış açısıyla incelenmesi, hegemonyanın kuruluşuna ve işleyişine ışık tutmayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Gramsci'nin hegemonyaya, Althusser'in ideolojiye getirdikleri bakışları açıları ekseninde, Barthes'in göstergebilimsel çözümleme ve Wodak'ın eleştirel söylem çözümlemesi yöntemleri ile Türkiye'deki milliyetçi temaya sahip banka reklamları analiz edilmiş; kapitalist ideolojiye yönelik bir eleştiri ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda, milliyetçi temalı reklamların, çeşitli retorik araçlar vasıtasıyla, devletin konjonktürel ihtiyaçları bağlamında bir toplum biçimlendirmesi sağladığı ortaya konmuştur.

Gülis Kurtuluş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Stratejik halkla ilişkiler rol tipolojilerinin örgütsel iletişim doyumu bağlamında incelenmesi

Halkla ilişkiler uygulayıcılarının rolleri, halkla ilişkiler mesleğinde; örgütsel iletişim doyumu da iş hayatında çalışanlar için anahtar rol oynamaktadır. Bu araştırmada Türkiye'deki halkla ilişkiler uygulayıcılarının stratejik rolleri ve uygulayıcıların iletişim doyumları arasındaki ilişki, kuruluşta ve halkla ilişkiler ajansında çalışan halkla ilişkiler uygulayıcılarının karşılaştırmalı analiziyle incelenmektedir. Araştırmanın rollerle ilgili kuramsal temelini, Steyn ve Green (2006)'in rol tipolojilerindeki stratejik roller ile Downs ve Hazen (1971)'ın İletişim Doyumu Boyutları oluşturmaktadır. Bu araştırmada Türkiye'deki ulusal ya da yerel kuruluşlarda ve halkla ilişkiler ajanslarında çalışan halkla ilişkiler uygulayıcılarının stratejik rollerini ortaya koyarak bu stratejik roller ile örgütsel iletişim doyumu arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmaktadır. Nitel araştırma çoklu durum çalışması deseninde tasarlanan bu araştırmada, basit ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilen beşer kişiden oluşan iki odak grubu ve sekiz kişi ile mülakat yapılmıştır. Odak grup araştırması ve mülakatlar sonucunda Türkiye'de halkla ilişkiler uygulayıcılarının halkla ilişkiler stratejisti, halkla ilişkiler eğitmeni, halkla ilişkiler yöneticisi ve halkla ilişkiler teknisyeni stratejik rollerini gerçekleştirdiği görülmüştür. Bu bağlamda uygulayıcıların stratejik yönetim gerçekleştirdiği ve stratejik yönetime önem verdiği saptanmıştır. Kuruluş ve ajans halkla ilişkiler uygulayıcılarının, stratejik iletişim anlayışına uygun olarak paydaşlarla ilişki inşası, simetrik gündem yönetimi (bazen simetrik bazen asimetrik uygulanmıştır) yaptıkları, ancak "ortam taraması, paydaşların belirlenmesi, paydaş segmentasyonu"nu yapmadığı görülmüştür. Uygulayıcılar ve kuruluşlar hedefleri ile toplumun değerleri arasında denge kurmak için toplumsal değerlere önem vermekte, sosyal sorumluluk ve sponsorluk çalışmaları yapmaktadır. Halkla ilişkiler uygulayıcıları örgütsel iletişim doyumunun bütün boyutlarından üst seviyede doyum sağlamaktadır. Halkla ilişkiler rol tipolojilerinin stratejik rolleri ve örgütsel iletişim doyumu arasında pozitif ve güçlü bir ilişki olduğu saptanmıştır. Halkla ilişkiler uygulayıcılarının örgütsel iletişim doyumunun yüksek olmasının stratejik rollere olumlu katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Stratejik halkla ilişkiler, rol, stratejist, eğitmen, yönetici, teknisyen, örgütsel iletişim doyumu, örgütsel iletişim doyumu boyutları, mülakat, odak grup.

Sevilay Kılınçarslan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişimi etkileyen faktörlerin sosyal medya üzerinden analizi: Etimoloji Youtube kanalı üzerine bir durum çalışması

21. Yüzyıl ile daha da hız kazanan dijitalleşme, McLuhan'ın belirttiği gibi mevcut ve yeni iletişim ortamlarını bütünleştirerek evreni küresel bir köy haline getirmektedir. Böylece yeni iletişim ortamlarının eğitim, iş, sağlık, politika ve turizm gibi her alandan etkilenerek dönüştüğü söylenebilir. Bu dönüşüm kültürlerarası iletişim bağlamında yürütülecek araştırmaları önemli hale getirmektedir. Ancak literatürdeki çalışmalar incelendiğinde nicel yöntemlerle yürütülmüş olmakla birlikte, aynı zamanda buz dağının görünmeyen tarafını gösterebilen nitel bir yaklaşım ile anlamlandırmaya yönelik kültürlerarası iletişimi etkileyenlerle ilgili çalışmaların da eksik kaldığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, YouTube kullanıcı yorumları üzerinden kültürlerarası duyarlılık ve farkındalığın, kültürlerarası iletişimi nasıl etkilediğini anlamak ve tanımlamaktır. Bu nedenle, çalışma kapsamında YouTube video anlatıları ve kullanıcı yorumları olan hedef kitleler tercih edilmiştir. Hermeneutik ilgi ve yorumlayıcı paradigmadan yararlanılarak oldukça yapılandırılmış olarak nitel araştırma içinde örnek olay hikayesi durum çalışması deseninde yürütülen araştırma için Türkiye'de bulunan yerleşik yabancıların özel röportajlarını gerçekleştiren Etimoloji YouTube kanalı tercih edilmiştir. Bu doğrultuda 2 temel ve bunlara dayanan alt araştırma soruları oluşturulmuştur. Araştırma soruları çerçevesinde çalışmada; amaçlı örnekleme içinde bulunan tipik durum örneklemesi tercih edilerek en çok izlenen, beğenilen ve yorum yapılan 14 en tipik video seçilmiştir. 19.186 kullanıcı yorumları içerisinden olumsuz yorumlar olarak görülen 9.863 YouTube kullanıcı yorumları dahil edilme kriteri içerisinde tutularak araştırmanın çalışma gurubunu oluşturmaktadır. Türkiye'de yerleşmiş olan yabancıların iletişim süreçlerindeki kültürlerarası iletişimi engelleyici faktörler üzerinde sosyal medya ve sosyal ağ ilişkilerinin rolü literatürden faydalanılarak disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirilerek kodlama modeli oluşturulmuştur. Youtube video röportajları ve yorumları bilişsel, duyuşsal ve dilsel bileşenlerin kullanımını oluşturan bu araştırma modeli temel alınarak MAXQDA Nitel Veri Analizi programı yardımıyla kodlanarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularından kullanıcı yorumlarının kültürlerarası duyarlılığı düşüren duyuşsal süreç etkisi temalarının yoğunluğu etrafında şekillenerek en fazla Zenofobi teması ile yabancı düşmanlığını tetikleyen ifadelerin var olduğu görülmektedir.

HermeneutikKitle iletişim araçlarıKitle iletişimi+7
Eren Keser
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgüt kültürünün kurumsal sürdürülebilirlik üzerindeki etkisi: Bireysel ve sosyal sorumluluk, örgütsel iletişim doyumu ve dijital vatandaşlık rollerinin incelenmesi

Sürdürülebilirliğin kültürel boyutunun incelenmeden tam olarak anlaşılamayacağı ve sürdürülebilirlik dönüşümünün çeşitli kültürel değişimleri zorunlu kıldığı düşüncesi, yeni ortaya çıkan bir görüş değildir. Sürdürülebilirliğin kurumun tamamı tarafından benimsenmesi ve iş süreçlerine entegre edilmesini sağlayan temel kavram ise kurum kültürüdür. Günümüzde kurumsal sürdürülebilirliği artırarak bilinirlik, prestij ve rekabet avantajı elde etmek isteyen üniversitelerin, kurum kültürüne ve uygulamalarına daha fazla önem vermeleri gerektiği savunulmaktadır. Topluma karşı nitelikli insan gücünü yetiştirme sorumluluğunu üstlenen üniversitelerin başarısı ve sürdürülebilirliği, akademik ve idari personelin performansına bağlıdır. Üniversiteler birer hizmet kuruluşu olarak, tüm iş ve süreçlerini örgüt kültürü temelinde iletişim üzerinden yürütmektedir. Örgütsel iletişimi ve bireysel ve sosyal sorumluluğu şekillendiren ve örgüt içindeki işleyişi düzenleyen en önemli unsur ise örgüt kültürüdür. Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı örgüt kültürünün kurumsal sürdürülebilirlik üzerindeki etkisinde örgütsel iletişim doyumunun, bireysel ve sosyal sorumluluğun aracılık ve dijital vatandaşlığın düzenleyicilik rollerinin belirlenmesidir. Bu çalışmada beş temel ölçek ve alt boyutları ile birlikte temsil edilmiştir. Çalışmanın örneklemi olan bir kamu üniversitesinin 529 akademik ve idari personeline kolayda örnekleme yoluyla ulaşılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için SPSS (Statistical Package for Social Science) for Windows 27.0 ve SAS Version 9.4 programları kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre örgüt kültürünün kurumsal sürdürülebilirlik üzerinde anlamlı ve önemli bir etkisi olduğu saptanmıştır. Bu etkileşimde örgütsel iletişim doyumunun anlamlı ve çok güçlü aracılık etkisinin yanı sıra bireysel ve sosyal sorumluluğun düşük düzeyde ve anlamlı aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca söz konusu bu etkileşimde dijital vatandaşlığı pozitif yönlü ve anlamlı düzenleyicilik rolü olduğu bulunmuştur. Demografik değişkenlere ait bulgular ise araştırma yöntemi bölümünde detaylı olarak verilmiştir. Anahtar Kavramlar: Örgüt Kültürü, Kurumsal Sürdürülebilirlik, Örgütsel İletişim Doyumu, Bireysel ve Sosyal Sorumluluk, Dijital Vatandaşlık

Ayşe Himmetoğlu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık turizmi üzerine halkla ilişkiler odaklı bir inceleme: Dijital hasta yorumları analizi

Bu tez, Türkiye'deki sağlık turizmini halkla ilişkiler perspektifinden inceleyerek yabancı hastaların dijital deneyimlerini yapay zekâ destekli analizlerle değerlendirmektedir. Araştırmada, yalnızca Trustpilot platformunda paylaşılan 4.363 hasta yorumu metin madenciliği, duygu analizi ve konu modelleme yöntemleriyle incelenmiştir. Bulgular, memnuniyetin genellikle tedavi kalitesi, doktor ilgisi ve fiyat-performans dengesiyle ilişkili olduğunu; memnuniyetsizliklerin ise iletişim, takip süreçleri ve güven sorunlarından kaynaklandığını göstermektedir. Çalışma, dijital hasta geri bildirimlerini halkla ilişkiler uygulamalarıyla ilişkilendirerek çevrimiçi itibar yönetimi açısından özgün bir yaklaşım sunmaktadır. Türkiye'nin sağlık turizmi sektöründe dijital iletişim stratejilerinin geliştirilmesine yönelik veriye dayalı önerilerde bulunulmuştur. Bu yönüyle tez, hem akademik literatüre hem de uygulayıcı kurumlara stratejik katkı sağlamaktadır.

Halkla ilişkilerHasta memnuniyetiMedikal turizm+2
Binnaz Sultan Güzelova
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Diplomaside dijital iletişim aracı olarak twitter kullanımı (Filistin Dışişleri Bakanlığı ile İsrail Dışişleri Bakanlığı resmi hesaplarının karşılaştırmalı analizi)

Teknolojik gelişmenin devreye girmesi, hayatın tüm faaliyet ve gereksinimleriyle bütünleşmesiyle birlikte diğer yaşam faaliyetleri gibi diplomatik faaliyet de sosyal medya ve modern teknolojik araçlarla bütünleşmeye başlamıştır. Bu dönüşümün belki de en önemli sonuçlarından biri dijital diplomasi adı verilen yeni bir terimin ortaya çıkmasıdır. Hayatımızda dijital diplomasi, çatışan ülkeler arasında elektronik saldırıların gerçekleştirildiği bir silah haline gelmiştir. Bununla da kalmayıp, ülkelerin uluslararası konulardaki konumlarının ve görüşlerinin anlaşılabileceği bir platform haline gelmiştir. Herhangi bir ülkenin, bir konuda kamuoyunu harekete geçirmek ve aynı zamanda desteğini kazanmak için kullanabileceği yer ve nokta olmuştur. Bu araştırma genel olarak, ülkeler tarafından en çok kullanılan uygulamalardan biri olan Twitter uygulamasının iletişim ve diplomasi sürecindeki önemini incelemektedir. Araştırma, özellikle Filistin Dışişleri Bakanlığı ve İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın diplomatik faaliyetlerini yönetirken Twitter'ı nasıl kullandıklarına odaklanmıştır. Bu çalışmada hem Filistin Dışişleri Bakanlığı hem de İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından 1/1/2023-1/2/2023 tarihleri arasında atılan tüm tweetler analiz edilmiştir. Bu çalışmanın amaçlarına ulaşmak için veriler dokuz kategoriden oluşan bir şifreleme anahtarı kullanılarak toplanmış ve analiz edilmiş, ardından veriler SPSS programına girilmiş ve akademik olarak kullanılabilecek sayısal sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, hem Filistin Dışişleri Bakanlığı'nın hem de İsrail Dışişleri Bakanlığı'nın Twitter'ı iletişim ve diplomasi sürecinde etkin bir şekilde kullandığını göstermiştir. Buna ek olarak, her iki bakanlık da uluslararası toplum önünde daha iyi görünmek için ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarından, her iki bakanlığın da kendi aralarında sadece askeri bir savaş değil; bir elektronik savaş içinde yaşadığı ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler : Diplomasi, Dijital Diplomasi, Siyasi İletişim, Twitter.

Fatma N M Hıjjawı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital itibar inşasında, dijital ayak izi ve netiket; Y ve Z kuşak karşılaştırmalı analizi

Dünyadaki teknolojik devrimle birlikte gelen internet, bireyleri, iletişimi, ilişkileri ve sosyal yaşamı değiştirdiği gibi, dijital iletişim araçlarıyla birleşimiyle de hem özel hem de kamusal alanlarda sıklıkla kullanılmaktadır. Yeni neslin karakter oluşumuna etkisinin yanı sıra, geçmişle bugün arasında önemli kırılma ve kopuşları da beraberinde getirmiştir. Teknolojik devrim bu önemli noktalara dijitalleşmeyle eklemlenme ve gündelik hayatı şekillendirmeye başlamıştır. Bu şekilleniş, geleneksel sosyal ortamı dijital ortamlara taşımış, bireylerin dijital kimlik, imaj ve itibarlarını dijitale dönüştürmüştür. Hızla dönüşen bu bileşenlerin gelenekselden dijitale sağlıklı entegresi için dijital ayak izi ve netiquette kavramlarının bilinirliği ve dijital yaşantıda kullanımı gibi dinamiklerin gerekliliğini doğurmuştur. Farklı kaynaklardan faydalanan bu çalışmanın amacı; Y ve Z kuşaklarının dijitalleşen ortamlarda, dijital itibarlarını inşa ederken dijital ayak izi ve netiquette kavramlarının ne kadar farkında olduklarını ve dijital hayatlarında ne kadar kullandıklarını karşılaştırmalı olarak analiz etmektir. Literatür incelendiğinde bu konunun ulusal ve uluslararası alanda incelenmediği görülmüştür. Dijital ayak izi, Dijital ayak izi yaşantısı ve Netiquette farkındalığı ve yaşanmışlığının Y ve Z kuşaklarına göre farklılık gösterip göstermediği bu araştırmanın temel sorusudur. Bu doğrultuda, çalışmada öncelikle literatür taraması yapılmıştır. Ardından Türkiye genelinde nicel bir alan araştırması gerçekleştirilmiş, uygunluk örneklemi kullanılarak Y ve Z kuşaklarından 755 katılımcı araştırmaya dâhil edilmeye uygun görülmüştür. Araştırma bulgularına göre kuşakların sosyal medya alışkanlıklarında yüksek düzeyde farklılık görülmezken, dijital ayak izi farkındalığı, dijital ayak izi yaşantısı ve netiket farkındalığı bakımından y ve z kuşakları arasında anlamlı farklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Karşılaştırmalı analizKuşaklarNetiket+7
Büşra Sevilen
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fijital pazarlamada tüketici algıları: Pazarlama ve reklamcılık bölümü öğrencileri örneği

Özellikle yeni medya unsurlarının giderek yaygınlaşmasıyla beraber dijital medya pazarının hem harcama hem de kitle boyutuyla büyük bir hızla büyüdüğü görülmektedir. Sosyal medya ile birlikte dijital pazarlama ve reklamcılık faaliyetleri için 2022 yılı sonu itibariyle ABD'nin 80,67 milyar dolar, Çin'in ise 80,55 milyar dolar harcama yapacağı tahmin edilmektedir (Statista, 2022). Bu harcamaların büyüklüğü, diğer ülkelerin katılımı ve farklı dijital ortamlarda yapılan pazarlama harcamalarıyla birlikte düşünüldüğünde daha net görülecektir. Bunun yanında yapılan pazarlama harcamaları yalnızca dijital ortama yönelik değil aynı zamanda fiziksel ortama yönelik de gerçekleşmektedir. Basılı gazetelerde, billboardlarda, otobüs duraklarında, mağazalarda vb. alanlarda verilen reklamlar bu duruma örnek gösterilebilir. Geleneksel pazarlama tekniği olan fiziksel pazarlamanın ve yeni medya kullanımındaki rakamlarla birlikte yükselen dijital pazarlamanın birlikte kullanılması ise fijital pazarlama kavramını ortaya çıkarmıştır. Yeni bir pazarlama tekniği olarak görülebilecek fijital pazarlama özellikle covid-19 salgını sürecinde önemli bir başlık olarak ön plana çıkmıştır. Bu araştırmada pazarlama alanına hizmet eden medya ve iletişim programı öğrencilerinin fijital pazarlamaya yönelik algılarının tespit edilmesi amaçlanmıştır..

Fijital pazarlamaPazarlamaTüketici algısı+3
Mehmet Ali Birdane
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyalojik perspektiften kamusal halkla ilişkiler: Olgunlaşma enstitüleri üzerine bir araştırma

Dünya genelinde ekonomik, siyasal ve sosyokültürel alanlarda yaşanan yoğun entegrasyon, birbirine bağımlılığın artması ve teknolojik ilerlemeler, hayatın tüm alanlarında olduğu gibi örgütlerin hedef kitlesiyle kurduğu iletişim şekli üzerinde de köklü değişikliklere sebep olmuştur. Değişen koşullarla birlikte geleneksel yönetim anlayışı yerini iradenin toplumun tüm katmanlarınca paylaşıldığı yönetişim anlayışına bırakmıştır. Bu yeni süreçle birlikte, kamu kurumlarının hedef kitleleriyle karşılıklı iyi niyet, güven ve anlayışı sağlamaya yönelik stratejik iletişim yönetimini uygulamaları çok daha önemli hale gelmiştir. Nitekim, hedef kitlesiyle diyaloğa dayalı ilişkiler geliştirip, kamusunun beklenti ve ihtiyaçlarını belirleyip karşılayamayan kurumlar olumlu bir imaj sergileyememekte, dolayısıyla hedef kitlesinin desteğini alamamaktadır. Tarih boyunca paydaşın desteğini almak için yönetilen tarafından uygulanan farklı teknik ve yöntemler de artık yerini internet temelli uygulamalara bırakmıştır. Günümüz koşullarında internet tabanlı bir iletişim ortamı; hedef kitlenin beklenti ve ihtiyaçlarının belirlenmesi, hedef kitlelerle olumlu ilişkiler kurulması ve diyalog kurulması konusunda yardımcı olacak halkla ilişkiler disiplinlerinin uygulanmasını sağlamaktadır. Bu tezde, kamuoyu desteği sağlamak için halkla ilişkiler çalışmalarına gereksinim duyan Olgunlaşma Enstitülerinin iletişim süreçleri değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında olgunlaşma enstitülerinin web sayfaları, sosyal medya mecraları ve karşılıklılık ilkesi gereği yönetici ve kursiyer görüşleri diyalojik iletişim kuramı ekseninde analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Diyarbakır ve Erzurum illerinin genel olarak geleneksel motiflere daha çok bağlı kaldığı, diğer illerin ise geleneği yaşatma adına geleneği belirli ölçütler çerçevesinde modernize ederek topluma sundukları görülmektedir. Diğer yandan Antalya ve Erzurum illerinin diyalojik halkla ilişkiler bağlamında diğer illere oranla daha başarılı olduğu bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Diyalojik İletişim, Halkla İlişkiler, Diyalog, Kamusal Halkla İlişkiler

Fatma Yiğit Açıkgöz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya ve algı yönetimi kapsamında manipülasyon, dezenformasyon ve propaganda: 'X' de fikir öncüleri adına açılan sahte hesaplar ve operasyonel hesaplar üzerine inceleme

İnternet teknolojisinin gelişmesi ile beraber köklü değişiklikler meydana gelmiştir; fakat asıl değişim ve dönüşüm Web 2.0 etkileşimli internet ile başlamıştır. Sosyal ağların oluşumuna zemin hazırlayan Web 2.0 teknolojisi, bireylerin haber alma ve iletişim kurma yöntemlerini değiştirmiştir. Sosyal medyanın sunmuş olduğu imkanlar, bireylerin sosyal medyayı cazip bir araç olarak görmesini sağlamıştır. Bununla birlikte kullanıcı sayısı artan sosyal medyanın popülaritesi de artmış ve görünür olmak isteyen her birey, kurum veya kuruluş sosyal platformlarda bulunma ihtiyacı duymuştur. Sosyal medya platformları; hükümetler, politikacılar, devlet adamları ya da gazeteciler tarafından kullanılmaktayken; bireylerin kendi fikir ve görüşlerini dayatmak için fikir öncüleri adına hesap açarak paylaşımlar yapması da kaçınılmazdır. Sahte hesaplar için sosyal medyanın ucuz, hızlı, kolay kullanımı ve sınırlamaya karşı esnek olması bu alanın istismarını kolaylaştırmıştır. Bununla birlikte terör örgütleri ile ilişkili olan ve sosyal medya yapılanmasında kendilerini; İslamcı, Türkçü, Kemalist, Sosyalist, Ülkücü" kılığına girerek gizleyen operasyonel hesaplar da Twitter üzerinden yerli ve milli hesapların perdelenip FETÖ, PKK yanlısı ve muhalif hesapların ön plana çıkartılarak kamuoyu manipüle etmektedir. Bu çalışma, fikir öncüleri adına açılan sahte hesaplar ile operasyonel hesapların, sosyal medya platformlarında biri olan X'te; manipülasyon, dezenformasyon, misenformasyon ve propaganda uygulamaları nitel araştırma yöntemlerinden eleştirel söylem analizi yöntemini kullanarak ortaya çıkarılmakta ve bu sahte hesapların sosyal medya algı yönetimi tekniklerini açıklanmaktadır. Bulgular incelendiğinde; operasyonel ve sahte hesapların algı yönetim süreçlerini etkili bir şekilde kullandığı ve bu hesapların sosyal medyayı; itibarsızlaştırmak, kışkırtmak, korku ve infial yaratmak gibi amaçlar için kullandığı görülmektedir. Anahtar kelimeler: Sosyal medya, Algı yönetimi, Dezenformasyon, Manipülasyon, Propaganda, Fikir öncüleri.

Tuğba Ünlücan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme ekseninde kitle iletişim araçları ve toplumsal olaylara etkisi

Gelişen teknolojiyle birlikte küreselleşme sürecinde çağ atlayan kitle iletişim araçları dünya üzerinde kuşatıcı bir etkiye sahip olmuştur. Tek merkezden yapılan yayınlar ve üretilen içerikler dünyanın herhangi bir yerindeki alıcıya rahatlıkla ulaştırılabilmektedir. Bu da büyük kitlelerle aynı anda iletişim kurulabilmesini sağlamaktadır. Küreselleşen dünyada ortak bir bilinç üretme ve kültürel değerlerin tek tipleşmesini sağlama etkisine erişen iletişim araçları, toplumu yönlendirme ve yönetme imkânı sunmaktadır. Kitle iletişim araçları vasıtasıyla üretilen bilgi tüketici kitlenin kullanımına sunulmakta, nihai tüketicinin büyük bir bilgi bombardımanı altında kalması sağlanmaktadır. Bu durum bireyleri kısa zamanda karşılaştığı binlerce bilgi arasından en doğruyu seçmek gibi neredeyse imkânsız bir alanın içinde kaybolmaya itmekte, birey giderek yalnızlaşmakta ve savunmasızlaşmaktadır. Böylelikle bireyler, belli odaklar tarafından kurgusallaştırılan, hipergerçeklik ve tüketim metası haline getirilen bilgi ile çeşitli ideolojilerin hedefi haline gelmektedir. Bu durum kitle iletişim araçlarının bir müdahale aracına dönüştürülmesini olanaklı kılmaktadır. İletişimin dijitalleşmesi, iletişim araçlarının etkileşim alanını, etkinliğini ve yönünü çok boyutlu olarak değiştirmiştir. Sosyal ağlar geleneksel kitle iletişim araçlarında var olan yayınsal sürecin bürokrasisinden bağımsız, doğrudan haber veren ve içerik üreten kaynaklara dönüşmüştür. Bu teknik imkanlar sosyal medyayı toplumsal hareketlere etki eden faktörler arasında üst sıralara yükseltmiş, etkili bir silah olarak kullanımının önünü açmıştır. Çıkış noktası İstanbul-Taksim olsa da Gezi Parkı Eylemleri, bir muhalefet ve yıkım hareketine dönüşerek kısa sürede ülke çapına yayılmış ve hatta küresel bir boyuta ulaşarak bir toplumsal hareket statüsü kazanmıştır. Gezi olaylarında sanatçılar, siyasetçiler, gazeteciler, meslek odaları, sendikalar, taraftar grupları gibi birçok yapı aktif olarak yer almıştır. Bu çalışmada Gezi Parkı Eylemlerinin başlangıcından bitişine kadar yaşanan olayların nesnel olarak ele alınmasına gayret edilmiştir. Gezi Parkı Eylemleri dikkatlice incelenerek, örgütlenme şekilleri, bunları etkileyen siyasi, ekonomik ve sosyal faktörler, amaç, eylem yöntemleri, katılımcı profili, etkileşim şekilleri, kullanılan çeşitli yol ve yöntemler açıklanmaya gayret edilmiştir. Teknolojinin toplumsal hareketlerde ne kadar etkili olduğu anlaşılmaya çalışılmış, eylemci profilleri ve sokakları savaş alanına çeviren yapı arasında nasıl bir geçiş yaşandığı, olayların bu noktaya nasıl geldiği analiz edilmeye çalışılmıştır.

Gezi ParkıKitle iletişim araçlarıKitle iletişimi+4
Alper Yılmaz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Küresel bağlamda ideolojilerin yeniden üretilmesinde çizgi filmlerin rolü: Family Guy, South Park ve Spongebob üzerine incelemeler

Toplumsallaşma süreci içerisinde, çocuğun kişiliğinin oluşumunda çizgi filmlerin rolü önemlidir. Çocuğun sosyal gelişimi, aile içindeki ortamda televizyondan izleyip öğrendikleriyle belirleyici olmaktadır. Bu da çocuğun küçük yaşlarına renkli dünya ile seslenen çizgi filmler yoluyla gerçekleşir. İzlenilen çizgi filmler çoğu kez çocuğun farkında olmayarak bilinçaltına birtakım mesajlar gönderir. Bu subliminal mesajların içeriklerinin ne olduğu, nelere işaret ettiği, anlamlarının nasıl yapılandırıldığı, televizyon ve yeni medya dönüşümünde içeriğin ilişkisinin ne olduğu ve tüm bunların açığa çıkarılması bu araştırma kapsamında ele alınmıştır. Nitekim televizyon ve yeni medyanın öğretici gücüne ve yaratılan sanal gerçeklik karşısında algıya en açık varlık çocuklardır. Televizyon ve yeni medyanın eğitici ve öğretici olma özelliği medya gerçekliği ile yapılandırıldığında algı yönetiminin belirli amaçlarla gerçekleştirildiği bilinmektedir. Dünya pazarındaki güçlü ülkeler, kendi gerçekliklerini kurgulayıp yayarak medya yoluyla kendi seslerini duyurma olanağı bulmaktadır. Postkolonyal çalışmalarda yer alan kültürel emperyalizm adı altında ekonomipolitik ve sosyokültürel değerlerin çizgi filmler üzerinden çocuklara sunumundaki ortak birtakım görsel ve işitsel kodların ekranlardaki temsillerini saptamak bu çalışmada amaçlanmıştır. Buradan hareketle, ABD yapımı 3 çizgi filmde (Family Guy, South Park ve SpongeBob SquarePants) göstergebilimsel çözümleme yöntemi ışığında anlam dizgeleri ve mit yapıları içerik analizine paralel biçimde sahne sahne açıklanarak çoklu okuma modelinden karşıt okumalar yapıldığında bulgular elde edilmiştir. Araştırmanın probleminden hareketle de çizgi filmler içerisindeki anlam inşaları ortaya çıkarılarak çocukların bilinçaltına ne tür mesajlar verildiği bu çalışmanın sonucuna yansıtılmış önemli bir vurgudur. Çizgi filmlerin içerisinde yer alan unsurlar değerlendirilirken de Gerbner'ın "mutlu şiddet" ve "kültürel göstergeler" üzerine yaptığı incelemeler göz önünde bulundurulmuş ve elde edilen bulgularda kültürel değerlerin arka planında ideolojik yeniden üretimi desteklediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çizgi Film, Göstergeler, Subliminal Mesaj, İdeolojik Yeniden Üretim.

BilinçaltıEşikaltı sunumGizli mesaj+5
Murat Birol
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kazakistan'da Latin alfabesine geçiş sürecinde kamusal iletişim politikası ve halkla ilişkiler

Kazakistan'da alfabe meselesi çok uzun zamandır tartışılan ve gündemde olan bir konudur. Kamuda Kazak aydınları ve siyasetçiler arasında yıllardır süren çeşitli görüşler ve tartışmalar neticesinde, 2017 yılında uzun bir sürece dayanan ve kademeli olarak yapılması planlanan Latin alfabesine geçiş kararına imza atılmıştır. Bu karar doğrultusunda Kazakistan yeni Kazak alfabesine 2025 yılında tamamen geçmiş olacaktır.Bu araştırmada Kazakistan'ın Latin alfabesine geçiş sürecinde yapılan kamu çalışmaları ve halkla ilişkiler uygulamalarına yönelik uygulamalar irdelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın temel amacı Latin alfabesine geçiş sürecinde halkla ilişkiler kavramının rolünü belirlemektir. Ayrıca çalışmada Kazak devletinin alfabeyi değiştirme kararını almasına neden olan siyasi dilbilimsel sebeplerden,bu konuyla ilgili çeşitli görüşlerden ve Kazakistan'da halkla ilişkiler kavramının gelişiminden söz edilmektedir. Bir devletin temeli, her şeyden önce dil, din ve siyasetten oluşmaktadır. Dolayısıyla Kazakistan Cumhuriyeti'nin alfabeyi değiştirme kararı, devlet tarihinde yer alan en önemli adımlarından biridir. Modern bilim ve teknoloji diline daha yakın olmayı amaçlayan bu Latin alfabesine geçişin topluma etkisi, geçişe ilgili devletin topluma yönelik eylem programları ve yürütme çalışmaları,izlenilen kamusal politikaların incelenmesi tezin temelini oluşturmaktadır.

Halkla ilişkilerKazakistanLatin harfleri+2
Ulzhan Koıshymanova
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Instagram reklamlarının Z kuşağının satın alma davranışına etkileri

Bu çalışma, Instagram reklamlarının Z kuşağının satın alma davranışına etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Üç kısımdan oluşan çalışmanın birinci bölümünde sosyal medya mecraları, Instagram ve reklam kavramları ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. İkinci bölümünde ise belirli bir zaman aralığında dünyaya gelen ve karakteristik özellikleri bakımından gruplandırılan kuşaklar ve satın alma kavramları incelenmiştir. Son bölümde nicel analiz yönteminden yararlanılarak çalışmanın yöntemi ve bulguları ortaya konmaktadır. Yüz yüze anket tekniğiyle Antalya merkez ilçelerinde yer alan beş farklı lise türünde ve Akdeniz Üniversitesinde öğrenim görmekte olan Instagram kullanıcısı 540 öğrenciye ulaşılmış olup bu verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 uygulamasından faydalanılmıştır. Anket formu "Instagram'da Satın Alma Öncesi Tüketici Davranışı, Instagram'da Satın Alma Sonrası Tüketici Davranışı, Instagram Reklamlarına Olan İlgi" olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın amacını ortaya koymak için oluşturulan 13 araştırma sorusuna istatistiksel analizlerle cevap aranmıştır. İkili parametreler arasındaki karşılaştırmalarda bağımsız örneklem t-testi, üç veya daha fazla kategorili değişkenler arasındaki farklılıkları bulabilmek amacıyla ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Bağımlı nicel değişkenler arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmak için pearson korelasyonu analizi, nitel değişkenler arasındaki ilişkiyi bulmak için ise ki-kare analizi (2) yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Instagram reklamlarının Z kuşağının satın alma davranışlarını etkilediği görülmüş olup araştırmanın genel amacı doğrulanmıştır. Z kuşağının en çok takip ettiği sosyal medya platformunun Instagram olduğu görülmektedir. Kadınların erkeklere oranla satın alma öncesinde Instagram'dan daha fazla yararlandıkları ve Instagram reklamlarına olan ilgilerinin daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre satın alma öncesi ve sonrası Instagram'dan daha fazla yararlandıkları ve reklamlarla daha çok ilgilendikleri ortaya konmuştur. Instagram reklamlarına olan ilgi ile gelir düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı, Instagram reklamlarına olan ilginin satın alma öncesi ve sonrası tüketici davranışlarını olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Z kuşağının öğrenim gördüğü okulun Instagram reklamlarına olan ilgiye ve Instagram'da satın alma öncesi ve sonrası tüketici davranışlarına etki ettiği ortaya çıkmıştır.

ReklamlarSatınalmaSatınalma davranışı+5
Bengül Irmak Aydın
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanımı, sosyal medya kullanım motivasyonları, yaşam doyumu ve boş zaman doyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi: Akdeniz Üniversitesi örneği

Geçmişten günümüzde hızlı bir şekilde gelişen ve değişen teknolojinin etkisiyle iletişim araçları da izleyiciyi pasif unsur olarak öngören tek yönlü ve doğrusal geleneksel yaklaşımlardan izleyiciyi merkeze alan ve aktif olarak öngören çok yönlü modern yaklaşımlara doğru evrilmiştir. Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı bağlamında bireyin kendi medya içeriğini oluşturabilmesine, aynı anda çok yönlü olarak çok kişiyle iletişim kurabilmesine ve kendi sosyal çevre ve iletişim ağını oluşturabilmesine imkân sağlayan sosyal medya bireye küresel bir alan yaratmaktadır. Üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanımını, kullanım alışkanlıkları, kullanım motivasyonlarını, boş zaman doyumlarını, yaşam doyumlarını ve bu değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlayan bu nicel verilere dayalı araştırma genel ve ilişkisel tarama modelinde kurgulanmıştır. Araştırma evreni, Akdeniz Üniversitesi 2019-2020 eğitim-öğretim yılında fakültelerde öğrenim gören öğrenciler olarak belirlenmiştir. Akdeniz Üniversitesi'ne bağlı fakültelerde öğrenim gören öğrencilerin sayısı Akdeniz Üniversitesi Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığı'ndan alınmıştır. Araştırmada Akdeniz Üniversitesi'ne bağlı fakültelerde öğrenim gören öğrencileri temsil eden öğrenciler (α=582) evrenden kolayda örnekleme alma yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada öğrencilerin sosyal medya kullanımı, sosyal medya kullanım motivasyonu, boş zaman doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkileri incelenmiştir. Yapılan çalışmada sosyal medya kullanım motivasyonu ile boş zaman doyumu arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu, bununla birlikte yaşam doyumu arasında anlamlı bir ilişki olmadığı saptanmıştır. Bulgular ve sonuç değerlendirme başlığı altında, tüm değişkenler ile ilgili yapılan analizlerin sonucunda elde edilen verilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya Kullanımı, Sosyal Medya Kullanım Motivasyonları, Boş Zaman Doyumu, Yaşam Doyumu

Boş zamanSerbest zaman doyumuSosyal medya+2
Ayşe Himmetoğlu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital göçmenlerin çevrimiçi reklam okuryazarlığına ilişkin bir araştırma

Reklamlar, geçmişten günümüze, her yaştan insanın hayatında bir yer edinmiştir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte geleneksel medya reklamlarına ek olarak dijital medya reklamcılığı da günümüzde önemli bir konumda yer almaktadır. Bu gelişimle birlikte medyanın koşulları değişmiş, yeni ve farklı mecralar ortaya çıkmıştır. Reklam, değişen medya koşullarına ve farklı mecralara rağmen tüketicilere aynı hedef doğrultusunda ulaşmaya ve çalışmalarını yürütmeye devam eden bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketici konumunda olan bireylerin reklam karşısındaki bilinçli ya da bilinçsiz davranışları reklam okuryazarlığının önemini belirgin kılmıştır. Her bireyin reklam okuryazarlığı bilincine sahip olması büyük bir önem taşımaktadır. Dijital dünyadaki kuşakların reklam okuryazarlığı kavramına yaş itibariyle farklı bakış açılarına sahip olmalarından dolayı dijital yerli ve dijital göçmen olarak konumlandırılmışlardır.

Elektronik medyaMedyaReklam okuryazarlığı+4
Hatice Dinlemek
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yetişkinlerin dijital reklam okuryazarlığına yönelik bir model önerisi

Dijital göçmen olarak nitelendirilen ebeveynlerin hem kendi yaşamlarında hem de çocuklarını yönlendirme niyetiyle gerçekleştirdikleri arabuluculuk deneyimlerinde faydalanacakları dijital reklam okuryazarlığı becerilerini elde etmelerine destek olacak dijital tabanlı bir eğitim modelinin tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesini amaçlayan bu doktora tez çalışması, eylem araştırması deseni çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda 2020-2021 eğitim-öğretim döneminde Antalya'daki ortaokullarda öğrenim görüp araştırmaya katılım gösteren çocukların ve ebeveynlerinin dijital reklam okuryazarlığı yeterliliklerini eğitim modelinin uygulanması öncesinde ve sonrasında tespit etmek ve modelin etkinliğini değerlendirmek bakımından nitel ve nicel araştırma tekniklerinden faydalanılmıştır. Katılımcılardan nitel teknikler yoluyla elde edilen veriler MAXQDA 2020, nicel teknikler yoluyla elde edilen veriler ise IBM SPSS 26.0 paket programları yardımıyla çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel ve nitel verilerinin çözümlenmesinden elde edilen bulgular, birer yetişkin olan ebeveynler için önerilen dijital tabanlı dijital reklam okuryazarlığı eğitim modelinin dijital reklam okuryazarlığı becerilerinin kazandırılmasında etkin olduğunu göstermiştir. Bu doktora tez çalışmasının ulaştığı sonuç doğrultusunda araştırmacılara, eğitimcilere ve yasa koyuculara yönelik öneriler sunulmuştur.

Reklam okuryazarlığıReklamlarSayısal reklamcılık+4
Hediye Aydoğan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası bir halkla ilişkiler uygulaması olarak Türkiye'nin kamu diplomasisi sürecinde etnospor kullanımı: "Dünya Etnospor Konfederasyonu" vaka analizi

Dünyanın sürekli değişen jeopolitik resmi bağlamında, ulusal çıkarları gerçekleştirmek için etkili bir araç olarak olumlu bir devlet imajı oluşturma konusu giderek daha önemli hale geliyor. Modern çağda, en gelişmiş ülkeler bile ulusal çıkarlarını yalnızca askeri-politik ve ekonomik güçlerini konumlandırarak veya kullanarak gerçekleştiremezler. Devletlerin ulusal çıkarlarını desteklemenin ve dünya arenasında etki alanını genişletmenin yeni yolları daha önemli hale geliyor. Kamu diplomasisi, bu hedeflere ulaşmak için etkili bir araç olarak hareket eder. Son yıllarda, kamu diplomasisine olan ilgi yalnızca bilimsel kavramlar çerçevesinde değil, aynı zamanda siyasi figürler, politikacılar, gazeteciler ve halk arasında da artmıştır. Bugün, küresel lider konumunda olduklarını iddia eden ülkeler, kamu diplomasisi araçlarına özel önem veriyorlar. Son on yılda Türkiye'nin kamu diplomasisinde ve yumuşak gücünde bir artış görülmektedir. Ülke, yabancı toplumlarla etkileşime daha fazla önem vermeye başladı. Özellikle Türkiye Orta Asya ile işbirliğinin geliştirilmesine büyük önem vermektedir. Çalışmada kamu diplomasisi kavramı, kamu diplomasisinde yeni dönem, kamu diplomasisinin temel yaklaşımları, farklı disiplinler bağlamında kamu diplomasisinin açıklanması, kamu diplomasisi çeşitleri ve aktörleri incelenmiştir. Ayrıca çalışmada spor diplomasisine de önem verilmiştir. Spor diplomasisinin kavramsal çerçevesi, araçları ve kavramın iki yarısı açıklanmıştır. Bununla birlikte Türkiye'nin Orta Asya ülkeleri ile olan ilişkisine, bölgedeki her ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarına analizi yapılımıştır. Dünya Etnospor Konfederasyonu'nun tanıtımı ve Orta Asya ülkelerinde ne gibi faaliyetler yürüttüğü incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise yapılan araştırmada kullanılan yöntemler sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda Dünya Etnospor Konfederasyonu'nun spor diplomasisi uygulamaları ve etnospor politikaları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca Türkiye'nin etkili bir spor diplomasisi yürütüp yürütemediği üzerinde durularak, sonuçlar doğrultusunda oluşturulan bazı görüş ve önerilere yer verilmiştir.

DiplomasiDünya Etnospor KonfederasyonuEtnospor+4
Gulsara Akimkanova
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tunus-Türkiye ilişkilerinde bir uluslararası halkla ilişkiler uygulaması olarak kamu diplomasisi (TİKA Tunus örneği)

Bu çalışmanın amacı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tunus'taki kamu diplomasisini, Tunus-Türkiye ilişkilerinde uluslararası bir halkla ilişkiler uygulaması olarak (örneğin TİKA Tunus) kamu diplomasisi çerçevesinde incelemektir. Bu bağlamda, çalışmada kamu diplomasisinin kavramsal çerçevesi ve ilgili alanları incelenmiş, Türkiye ve Tunus'ta kamu diplomasisinin aktörleri tartışılmıştır. Çalışmada, TİKA'nın Tunus'taki faaliyetlerini ve iki ülke arasındaki kamu diplomatik ilişkileri ve aralarındaki ilişkinin sağlamlaştırılmasına ve güçlendirilmesine katkılarını incelemiştir. Tunus'un ihtiyaçları doğrultusunda eğitim, sağlık ve ekonomik kalkınma alanlarında TIKA faaliyetleri, Türkiye'nin kültür ve dış yardım, diplomatik, akademik değişim ve kültürel gibi çeşitli alanlarda tanıtım faaliyetleri yürütmektedir. Çalışma, Tikka'nın Tunus'taki faaliyetlerini ve iki ülke arasındaki genel diplomatik ilişkileri ve aralarındaki ilişkinin sağlamlaştırılmasına ve güçlendirilmesine katkılarını inceledi. Tikka, Tunus'un ihtiyaçları doğrultusunda eğitim, sağlık ve ekonomik kalkınma, kültürel ve dış yardım, diplomatik ve akademik değişim ve kültür gibi çeşitli alanlarda tanıtım faaliyetleri yürütmektedir. Katılımcılardan elde edilen sonuçlara göre, katılımcıların bilgi düzeyleri, sosyal ve mesleki grupları açısından bir fark olmadığı görülmüştür. TIKA, organizasyonun tüm topluluk grupları tarafından aynı şekilde tanındığını, çünkü p değerinin 0.05'ten büyük olduğunu göstermektedir. Araştırma sırasında yapılan analizler sayesinde Tunusluların TIKA etkinliklerine katıldıkları ve bu etkinliklere katılarak ekipman bağışlarından yararlananların çoğunun TIKA'dan çok memnun oldukları gözlemlenmiştir. TIKA'nın yardım eli verme çabaları, TIKA etkinliklerinin kalbinde yer alan önemli konulardan olduğunu kanıtlamaktadır. Bu nedenle katılımcılar, organizasyon için memnuniyetlerini ifade etmektedir. TIKA'nın Tunus'taki aktif rolü ve iki ülke arasındaki ulusalararası ilişkilerin istikrarındaki etkinliği, TIKA faaliyetlerinin tanımlanmasından önce ve sonra Tunus'un Türkiye'ye bakışını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Tunus ile Türkiye arasındaki uluslararası ilişkilerin güçlendirilmesi ve korunması çerçevesinde yürütülen çalışmaların etkinliğine ek olarak, eski zamanlardan beri iki ülkeyi birbirine bağlayan tarihi ve politik mirası güçlendirmektedir. Bu çalışma, TIKA gibi sivil toplum kuruluşların devletler arasındaki diplomatik ilişkilerin itibarını, imajını ve istikrarını korumada ne kadar etkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kamu Diplomasisi, Uluslararası halkla ilişkiler, TİKA, Halkla İlişkiler, Türkiye, Tunus

Halkla ilişkilerKamu diplomasisiTunus+4
Hajer Gharbı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında sivil toplum ve yeni medya: Kadın odaklı sivil toplum kuruluşlarının yeni medya kullanımı

Amaç - Bu çalışmanın amacı Türkiye'de kadın odaklı sivil toplum kuruluşlarının yeni/sosyal medya kullanım düzeylerini ortaya koymaktır. Ayrıca kadın sivil toplum kuruluşlarının kullandığı yeni/sosyal medyanın diyalojik kapasitelerinin belirlenerek yeni medyayı etkileşim oluşturma ve diyalog kurmada ne derece etkin kullandığını belirlemektir. Geniş perspektifte ise geçmişten günümüze kadın hakları/sorunları için verilen mücadelenin sivil toplum kuruluşları özelinde 21. yüzyıl koşulları ve ulaşılan teknik imkânları (teknoloji) ile nasıl bir boyuta taşındığını ortaya koymaktır. Tasarım / metodoloji – Araştırma iki boyuttan ve iki kısımdan oluşmaktadır. Araştırmada sivil toplum kuruluşlarının yeni medya kullanımı iki ayrı boyutta ele alınmıştır. İlki sivil toplum kuruluşlarının yeni medya kullanım düzeyi, ikincisi de yeni medya kullanımlarının diyalojik boyutudur. Araştırmanın ilk kısmında yeni medya kullanım düzeyi ve yeni medya kullanımının diyalojik boyutu içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiş, ikinci kısmında da sivil toplum kuruluşlarının iletişim sorumluları ile yeni medya kullanım düzeylerine ve yeni medya kullanımının diyalojik boyutuna ilişkin yapılan görüşmeler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir Önem/özgünlük - Kadın sivil toplum kuruluşlarının yeni medyada nasıl yer aldığını belirlemek, mücadele verilen alanda seslerini duyurmanın ve hedef kitlesine ulaşmanın yenilikçi yollarını anlamayı ve kendilerini geliştirmeyi artıracaktadır. Bu bakımdan bu çalışma kadın odaklı sivil toplum kuruluşları ve yeni medya ilişkisini ele alacak kapsamlı bir analiz olarak literatüre katkı sağlamasının yanında iletişim, kadın çalışmaları ve sivil toplum alanında disiplinlerarası çalışma yapacak araştırmacılara temel oluşturması bakımından önemlidir. Ayrıca özellikle kadın sivil toplum kuruluşlarına yön gösterecek bir kaynak olması bakımından önem arz etmektedir. Bulgular/sonuç - Çalışma kapsamında yapılan değerlendirmede yeni medya kullanım düzeyleri farklılık gösteren sivil toplum kuruluşlarının yeni medyada diyalog imkânını değerlendiremedikleri ve yeni medyayı daha çok bilgilendirme amacıyla tek yönlü olarak kullandıkları görülmüştür.

Diyalojik iletişimKadınlarSivil toplum+3
Gülsüm Erkan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta Doğu'daki kadınlara yönelik nefret söylemlerinin desteklenmesinde sosyal medyanın rolü

Kadınlar, internetin olağanüstü olanaklarından yararlanmış olsalar da, çevrimiçi nefret söylemi tehdidi altındalar. Bu nedenle ve uluslararası yasalar toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklediğinden, bu çalışmanın temel amacı, Arapça dilinde, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan'daki Twitter kullanıcılar arasında 5 özel kelimeyi analiz ve takip ederek (evde kalmış, evlenmemış, yeriniz mutfakta, sen bir kızsın, aklı noksandır) sosyal medyanın nefret söylemini yaymak ve kışkıtmaktaki rölü ne olduğunu anlamaktır. Nitel içerik analizi ve söylem analizi yöntemi kullanılmıştır. Aynı zamanda, kadınların bu konudaki deneyimlerini öğrenmek için hedeflenen alanlarda çevrimiçi bir anket de yapılmıştır. Analizin bulgularına göre incelenen üç ülkede kadınlara yönelik önemli miktarda nefret söylemi mevcuttur. Twitter, kullanıcıların çeşitli şekillerde iletişim kurmasına olanak tanımaktadır. Veri araştırması, insanların iletişim kurmak için çeşitli tweetleme yöntemleri kullandığını ortaya koymuştur. Nitekim, kullanıcılar fırsattan yararlanıp ve nefret söylemini yaymanın ek ve/veya alternatif bir yolu olarak bu çalışmada kullanılan anahtar kelimelerle ilgili fotoğraflar (görseller) yayınlarak kullanıcıların bu sosyal medya platformunda geniş çapta nefret söylemi paylaşmasına olanak sağlanmıştır. "Evde Kalmış" kelimesiyle ilgili tweetler incelenirken, bu kelimenin sosyal medyada görüşlerini paylaşan kadınları susturmak için kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Tweetler, "Evlenmemiş" olarak tanımladıkları kadının, çörak toprak gibi istenmeyen ve vadesi geçmiş bir insan olduğunu ve bundan hiçbir fayda sağlamadığını ortaya çıkmıştır. Analiz, kadınların yapabileceği tek şey mutfakta çalışmak olduğu için tweeter'lardan "Yeriniz Mutfakta" kelimesinin kullanılmasıyla birlikte, olumsuz terimlerin önemli bir şekilde kullanıldığını göstermiştir ve kadınların görüşlerini ifade etme veya haklarını talep etme haklarının olmadığını ifade ermiştir. Tweetler "Sen Bir Kızsın" incelendikten sonra, bu kelimenin kadınları küçümsemek için kullanıldığı ve cinsiyetlerinden dolayı bazı sosyal eylemlere veya etkinliklere katılmamaları gerektiği belirlendi. Yapılan incelemede, "aklı noksandır" ifadesinin kadınlara iftira atan ve aşağılayan bir sıfatı ifade etmek için kullanıldığı, bu kelimenin kadınları küçümseme, alay etme bağlamında kullanıldığına dikkat çekilmiştir. Bu kelimeyi, kadınları hayatı rasyonel bir şekilde yönetememek ve meseleleri değerlendirirken tamamen duygusal olmakla suçlamak için kullanmanın yanı sıra, erkeklere göre aptallık veya düşük IQ ile karakterize edilirler. Anket sonuçlarına göre, ankete katılanların %66,4'ü, büyük olasılıkla cinsiyetleri nedeniyle çevrimiçi nefret söyleminin hedefi olduklarını doğrulamıştır. Diğer bir sonuç ise, insanların %89,2'sinin çevrimiçi nefret söylemi ile karşılaşmış olması olmuştur. Kadınlara yönelik nefret söylemleri erkeklerin yaklaşık %31,3'ü ve her iki cinsiyette %41,4'ü tarafından gelmiştir. Nefret söylemine en çok maruz kalan yaş grubu 18 ila 25 yaş arasında olmuştur. Ayrıca anket, katılımcıların nefret söylemi gönderilerine verdikleri yanıtları ayırarak, %44,4'ünün gönderiyi sosyal medya sitelerine bildirdiğini ve %65,6'sının platformlardan yanıt almadığını tespit etmiştir. Çalışma, üç ana öneri kategorisi ortaya çıkarmıştır: biri uluslararası sivil toplum kuruşlaırı için, ikincisi sosyal medya platformları için ve üçüncüsü nefret söylemi mağdurları için. Nefret söylemi uluslararası insan hakları grupları ve sosyal medya platformları tarafından net bir şekilde tanımlanmalı ve yasaklanmalıdır. Ayrıca nefret söylemini yasaklayan açık kuralları vardır. Sosyal medya platformları, nefret söylemi gönderilerini belirlemek ve kullanıcının her türlü nefret söylemiyle ilgili şikayetlerine profesyonel bir şekilde yanıt vermek için iyi eğitimli personel alarak bu tür mesajların kaldırılmasında daha aktif ve etkili olmalıdır. Ayrıca nefret konuşmalarında en sık kullanıldığı iddia edilen anahtar kelimelerin seçilmesinde yapay zeka kullanılmalıdır. Buna ek olarak, nefret söylemiyle ilgili suçların kurbanları ve tanıkları bunları bildirmeye teşvik edilmelidir. Kadınların maruz kaldıkları istismar hakkında konuşmaya devam etmeleri ve fırsat buldukça İnternet kadın düşmanıları ifşa etmeleri kritik öneme sahiptir.

KadınlarMısırNefret söylemi+5
Mohammad Nayef Turkı Shatnawı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel markaların Türkiye'deki küyerel nitelikli reklamlarında kullandıkları kültürel unsurlar üzerine bir inceleme

Küreselleşmenin başta ticari, politik ve kültürel alanları etkilemesi ile dünya küreselleşmenin öncesine nazaran oldukça farklı bir yapıya kavuşmuştur. Küresel ticaret, ulaşım ve enformasyon araçlarının gelişimi sayesinde kolaylaşmış ve yayılım sağlamıştır. Bu durum ise küresel şirketlere yeri ve zamanı olmayan bir hareket özgürlüğü ile tüm dünyada faaliyet gösterme imkanı tanımıştır. Özgün kültürel yapılara sahip olan ülkeler, çok uluslu şirketlerin kültürlerine eklemledikleri ürünler/hizmetler ve alışkanlıklarla bir takım değişim ve dönüşümler geçirmişlerdir. Bu değişimler yerel kültürlerin, tek bir türdeş kültüre evirilmesi eleştirilerini beraberinde getirse de çok kültürlü dünya yapısında, yerel kültürler geçerliliğini ve güçlülüğünü günümüzde muhafaza etmeye devam etmektedir. Küreselleşmenin bir diğer etkisi ise markalar ve müşteriler arasındaki ilişki üzerine olmuştur. Küreselleşmenin getirileri ile birlikte bilinçlenen tüketiciler, aralarında işlevsel açıdan farkların oldukça azaldığı ürünlere/hizmetlere karşı daha seçici olmuşlardır. Bu bağlamda markaların tüketicilerine sunması gereken duygusal faydalar öne çıkmaktadır. Kısacası markalar müşterilerine karşı daha anlayışlı, yakın ve sıcak bir yaklaşım izlemek zorundadırlar. Bu sebeple markalara ait reklam mesajları da daha öznel ve yakınlık kuran mesajlar olmalıdır. Kültürel farklılıkların önem taşıdığı tüketim konusunda, reklamlar da kültürel yapıya uygun tasarlanmalıdır. Bu bakımdan küyerel reklamlar, çok uluslu markaların farklı kültürlerde de anlamlı mesajlar iletilebilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada ise, çok uluslu markaların, Türkiye'de yayınladıkları küyerel reklamlarında kullandıkları, Türkiye kültürüne özgü unsurların ne şekilde ve nasıl kullanıldığının göstergebilimsel yöntemle çözümlemesi yapılmıştır. İncelenen küyerel nitelikli reklamlarda, Türkiye kültürüne ait sıcaklık, mizah, aile bağları, emeğe verilen değer, milliyetçi duygular, gelenekler ve ritüeller gibi kültürel unsurların kullanıldığı gözlemlenmiştir.

KültürKüreselleşmeKüreyerelleşme+2
Gülis Kurtuluş
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim uygulamaları: Antalya Kepez Belediyesi ve Muratpaşa Belediyesi karşılaştırmalı örneği

Demokrasinin gereklerinden biri olan yerel yönetimlerde, halkın güvenini kazanmak halka ulaşmakla ve ulaşılabilir olmakla mümkündür. Yerel yönetim denilince akla gelen belediyelerin halkla ilişkiler ilkelerini yerine getirmesi; şeffaf, dürüst ve hesap verebilir olması gerekmektedir. Vatandaş ile yönetim arasında köprü görevi de gören belediyelerin, kurumsal iletişimin amaçlarından olan; örgüt ile dış çevre arasındaki bilgi alışverişini sağlayabilmesi son derece önem taşımaktadır. Bu çalışmada, iki farklı siyasi parti tarafından yönetilmekte olan belediyelerde (Antalya Kepez Belediyesi ve Antalya Muratpaşa Belediyesi) yürütülen halkla ilişkiler çalışmalarına yönelik halkın memnuniyetini, ilçe belediye başkanları ve belediye çalışanları ile ilgili vatandaşın düşünceleri ve ilçe belediye başkanlarının halk ile ne denli etkileşim halinde oldukları belirlenmek istenmiştir. Araştırmaya konu olan iki belediyenin, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim uygulamalarına yönelik karşılaştırmalı analizi yapılmış ve bulgular değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, Yerel Yönetimler, Kurumsal İletişim, Antalya Muratpaşa Belediyesi, Antalya Kepez Belediyesi.

Antalya-KepezAntalya-MuratpaşaBelediyeler+4
Burçe Kaya Balkıç
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Politik katılım bağlamında üniversite öğrencilerinin 2019 Yerel Seçimleri'ne bakış açısının tespiti: İstanbul ili örneği

İnsan hayatının vazgeçilmezi olan iletişim, ilerleyen teknolojiyle birlikte değişime uğramıştır. Eskiden televizyon, gazete gibi kitle iletişim araçları hayatın vazgeçilmeziyken günümüzde internet önemli bir kitle iletişim aracı haline gelmiştir. İnternetin yaşantımıza girmesiyle birlikte internetin en etkin kullanıldığı sosyal medya platformları da hayatımızda önemli hale gelmiştir. Siyasetçiler özellikle seçim dönemlerinde seçmenlere ulaşabilmek için farklı yollar arayarak seçmenlerin kendilerine oy vermelerini sağlamak amacıyla televizyona reklam vermek, afiş asma gibi yöntemlerle çeşitli seçim kampanyaları yapmaktayken günümüzde sosyal medya platformları sayesinde seçmenlere daha kolay bir şekilde ulaşabilmektedirler. Sosyal medya platformlarında etkileşim iki yönlü olduğundan seçmenlerde kendi görüş ve önerilerini siyasetçilere aktarabilmektedirler. Özellikle gençlere ulaşmak isteyen siyasetçiler sosyal medya platformlarını aktif bir şekilde kullanmaktadırlar. Politik katılım bağlamında Türkiye'deki üniversite öğrencilerinin 2019 yerel seçimlerine bakış açısının tespiti çerçevesinde çalışma üç bölümde incelenmiştir. Birinci bölümünde; siyasal iletişim ve seçim kampanyalarına bakış, ikinci bölümünde; politik katılım ve seçmen kanaatlerinin belirlenmesi ele alınmıştır. Son olarak üçüncü bölümünde de ise araştırmanın amacı, hipotezleri, araştırmanın örneklemi, önemi, sınırlılıkları, veri toplama aracı ile bilgiler verilmiştir. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuç kısmında ise erkek katılımcıların kadınlara göre politikayla daha ilgili oldukları ve siyasetle ilgilenmeyen katılımcıların önem düzeyi puanının, sadece oy veren, oy verme dışında siyaset izleyen ve konuşan katılımcıların önem düzey puanınından düşük olması istatistiksel olarak anlamlı olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: İletişim, Siyasal İletişim, Politik Katılım, Gençlik, Sosyal Medya, 2019 Genel Seçimleri

Kitle iletişimiPropaganda araçlarıSiyasal iletişim+7
Halil İbrahim Başlı
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors