Theses supervised by Prof. Dr. Ersan Çiftci
14 theses · İnönü University, Malatya Turgut Özal University
Türkiye ile Türkmenistan müzik eğitiminde kullanılan okul şarkılarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu çalışmada; Türkiye ile Türkmenistan'da ilköğretim müzik eğitiminde kullanılan okul şarkıları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı, her iki ülkenin okul şarkılarının müziksel boyutlar açısından benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Araştırma, betimsel tarama modeli kapsamında belgesel, makale ve kitaplar incelenmiş; kaynak tarama yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışmada toplamda 10 adet müzik kitabı incelenmiştir. Veriler, her iki ülkenin 1., 2., 3., 4. ve 5. sınıf müzik ders kitaplarından toplanmıştır. Analizde, yalnızca sözlü, tamamlanmış ve başlıklı okul şarkıları yer almıştır. Çalışmada her iki ülkenin müzik ders kitaplarında bulunan okul şarkılarının Tonal/ makamsal yapı, ezgisel türleri, ritimsel yapı ve konusal yapıları gibi başlıklar altında inceleme yapılmıştır. Bulgular kısmında Türkiye'deki müzik kitaplarının repertuvarında ritim çeşitliliğinin fazla olduğu görülmüştür. Türkmenistan'da ise makamsal temelli şarkıların oranı daha yüksek bulunmuştur. Türkiye'deki okul şarkılarının çoğu majör dizilere dayanırken, Türkmenistan'da makamsal şarkıların ön planda olduğu tespit edilmiştir. Her iki ülkede de konusal olarak doğa, vatan sevgisi ve toplumsal değerleri işleyen şarkılar ortak tema olarak gözlemlenmiştir. Ritimsel yapıları açısından Türkiye ve Türkmenistan okul şarkılarında 2/4'lük ve 4/4'lük ölçüleri yaygın kullanmasının yanı sıra, Türkmenistan 6/8'lik ölçülere de sıklıkla ağırlık vermiştir. Ezgi yapısında Türkiye şarkıları genelde bir oktav ses aralığında bestelenmiştir. Türkmenistan şarkıları ise daha dar veya pentatonik dizilere dayalıdır. Araştırmada çocuk şarkılarının eğitsel işlevleri vurgulanmıştır. İki ülkede de okul şarkılarının dil gelişimi, sosyal değerler ve kültürel aktarıma katkısı olduğu belirtilmiştir. Türkiye müzik eğitiminde okul şarkıları genelde eğlence, sosyal etkinlikler, değerler eğitimi ve grup çalışmasına yöneliktir. Türkmenistan'da ise ulusal kimlik, vatanseverlik ve kültürel miras aktarımı daha baskın amaçtır. Araştırma sonucunda, iki ülkenin müzik eğitimi sistemlerinde repertuvar ve yöntem farkları olsa da okul şarkılarının pedagojik işlevlerinin benzer olduğu belirlenmiştir. Çalışmada literatür eksikliği vurgulanmış ve Türkmenistan müzik eğitiminin sistematik özellikleri ve gelişimi üzerine daha fazla araştırma yapılması önerilmiştir. Ayrıca Türkmenistan'ın müzik eğitimindeki en önemli eksikliklerden biri, eğitim kademeleri açısından müzik eğitiminin yaygın olarak yürütülmemesi olup; bu nedenle, Türkiye müzik eğitim sistemini örnek model alarak kendi Millî Eğitim sisteminde gerekli revizyonları yapması önerilmiştir. Türkiye'de makamsal eserlerin oranının artırılması önerilmiştir. Bu çalışma, müzik eğitimi literatürüne katkı sunarak, gelecekte yapılacak karşılaştırmalı çalışmalar için temel bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.
Z kuşağı yaş gruplarının müzik tüketimi ve şiddet eğilimi ilişkisi açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Z kuşağı bireylerinin müzik tüketim alışkanlıkları ile şiddet eğilimi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla, çalışma Z kuşağı yaş gruplarından ulaşılabilen yaklaşık 785 katılımcıdan veri toplanmıştır. Veri toplamaya yönelik olarak, katılımcılara müzik tüketim alışkanlıklarına ve çeşitli demografik değişkenlere göre araştırmacı tarafından geliştirilen "Müzik Tüketim Alışkanlıkları Belirleme Formu" ve şiddet eğilim düzeylerini ölçmeye yönelik Özlem Haskan Avcı ve İbrahim Yıldırım tarafından geliştirilen 20 maddelik "Şiddet Eğilim Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmada aynı zamanda korelasyonel (ilişkisel) yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Malatya ilinde bulunan Ortaöğretim ve Yüksek Öğretim kurumlarında öğrenim gören ve ulaşılabilen sayıda katılımcı oluşturmaktadır. Bulgular kısmında erkek katılımcılar ve 2006–2010 doğumlu bireylerde şiddet eğiliminin daha yüksek olduğu görülmüştür. Rap ve arabesk gibi agresif müzik türlerini yüksek sesle dinleyenlerin şiddet eğilimleri yüksektir. Müzik eğitimi müfredatlarında etik içerik analizi yapılması, öğrencilere dinledikleri müziğin içerik ve mesajlarını sorgulama becerisi kazandırılması ve müzik eğitiminin erken yaşlarda başlatılarak sürekli hale getirilmesi önerilmektedir.
Sanal ve akustik çalgı eşlikli şarkı öğretimi uygulamalarının müziksel işitme ve şarkı söyleme becerilerine etkisi
İlk ve ortaöğretim kademelerinde verilen müzik eğitimi içerisinde, genel müzik eğitimi bilgileri başta olmak üzere farklı türlerde sözlü müzik eserleri yoğun olarak öğretilmektedir. Bu sözlü eserler içerisinde okul şarkısı olarak adlandırılan ve müzik eğitiminde kullanılabilecek şarkılar (Eğitim müziği besteleri, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği eserleri, ulusal ve uluslararası popüler şarkılar, vb.) yer almaktadır. Bu çalışmada, "Sanal ve Akustik Çalgı Eşlikli (SAÇE) Şarkı Öğretimi" uygulanarak deneysel süreç sonunda öğrencilerin müziksel işitme ve şarkı söyleme becerilerinin gelişimi incelenmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel yöntemlerden oluşan karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu, uzman görüşleri alınarak hazırlanmış olan Sanal ve Akustik Çalgı Eşlikli Şarkı Öğretimi Uygulamalarının, 7. sınıf öğrencilerinin müziksel işitme ve şarkı söyleme becerilerine etkisinin incelendiği tek gruplu öntest-sontest deneysel desen oluşturmuştur. Nitel boyutunu ise; bağımsız değişkenin etkilerini ölçmek amacıyla uzman görüşleri alınarak hazırlanmış olan yarı yapılandırılmış ve açık uçlu sorulardan elde edilen görüşmelerin uygulandığı durum çalışması deseni oluşturmaktadır. Öğrencilerin, Sanal ve Akustik Çalgı Eşlikli Şarkı Öğretimi sürecine ilişkin algılarını tespit etmek amacı ile uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formlarının analizinde "içerik analizi" kullanılmıştır. Nicel boyutta deney grubu öğrencilerinin (N=14) hazır bulunuşluk seviyelerini belirlemek için öntest olarak "Müziksel İşitme Becerisi Değerlendirme Formu" ve "Şarkı Söyleme Becerisi Değerlendirme Formu" uygulanmıştır. Deneysel süreçte kullanılan şarkılar, MEB 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı 7. Sınıf Müzik Dersi Müfredatı'nda yer alan repertuar içerisinden "Okul şarkısı", "Türk Sanat Müziği", "Türk Halk Müziği" ve "Popüler Müzik" türleri arasından uzman görüşü alınarak belirlenmiştir. Seçilmiş olan 12 şarkının öğretimi, uzman görüşü alınarak hazırlanmış olan öğretim programı doğrultusunda 10 hafta boyunca müzik dersi dışında belirlenen toplu çalışma saatlerinde haftada 1 saat olacak şekilde ve derslerin video kayıtları alınarak araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Uygulama sürecinden sonra, sontest olarak öğrencilere tekrar "Müziksel İşitme Becerisi Değerlendirme Formu" ve "Şarkı Söyleme Becerisi Değerlendirme Formu" uygulanmış ve testlerin sonuçları öğrenci videoları izletilerek alan uzmanları tarafından değerlendirilmiştir. Ayrıca araştırmanın nitel verilerini elde etmek üzere, SAÇE Şarkı Öğretimi Uygulamaları ile eğitim alan öğrencilerin öğrenim sürecine ilişkin algıları yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, deney grubunun müziksel işitme ve şarkı söyleme becerileri öntest puanlarının düşük bir düzeyde olduğu, SAÇE Şarkı Öğretimi Uygulamaları sonrasında yapılan sontest puanlarında müziksel işitme becerilerinin yükselerek ortalama bir seviyeye, şarkı söyleme becerilerinin ise yüksek bir seviyeye ulaştığı tespit edilmiştir. Deneysel uygulama sonrasında öğrencilerle yapılan görüşmelerde, SAÇE Şarkı Öğretimi Uygulamalarının; müziği kendilerine sevdirdiği, öğretici, eğlenceli ve faydalı olduğu, müziksel işitme ve şarkı söyleme becerilerini geliştirdiği, müzik dersleri haricinde ders dışı öğretim materyali ve ders dışı etkinliklerde kullanılabilir bir uygulama olduğu öğrenciler tarafından ifade edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Müzik Eğitimi, Sanal ve Akustik Çalgılar, Müziksel İşitme, Şarkı Öğretimi, Okul Şarkıları.
Müzik öğretmenlerinin iş doyumu ve mesleki tutum düzeyleri ile öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumlarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu araştırmada; müzik öğretmenlerinin iş doyum ve mesleğe yönelik tutum düzeyleri ile öğrencilerin müzik dersine yönelik tutum düzeyleri devlet – özel okul bağlamında incelenmiştir. Ayrıca müzik öğretmenleriyle görüşmeler yapılarak hem devlet hem de özel okullarda müzik eğitimi sürecinde yaşanan sorunlar ve bu sorunların müzik öğretmenlerinin iş doyum ve tutum düzeylerini nasıl etkilediği tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma için; müzik öğretmenlerine yönelik olarak "Minnesota İş Doyum ölçeği", araştırmacı tarafından hazırlanmış olan "Müzik Öğretmenliği Mesleği Tutum Ölçeği" ve "Müzik Öğretmenliği Mesleği İçin Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" uygulanmıştır. Öğrencilere yönelik olarak yine araştırmacı tarafından oluşturulan Müzik Dersi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Müzik öğretmenlerine anket ve ölçeklerin uygulanması amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Gelişmişlik İndeksinden (SEGE – 2017) her coğrafi bölgeden üç farklı gelişmişlik düzeyinde toplam 21 il seçilmiştir. Öğrencilerin müzik dersine yönelik tutumlarının tespit edilmesi için yine SEGE – 2017'ye göre hazırlanmış örneklem içinden 2'nci düzeyde gelişmiş 7 il belirlenmiştir. Nitel verilerin elde edilmesi amacıyla 29 müzik öğretmeninden çalışma grubu oluşturulmuştur. Devlet ve özel okullardan toplam 819 müzik öğretmenine ve 8'inci sınıflardan toplam 619 öğrenciye ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verilere t-testi ve Tek Yönlü ANOVA testi uygulanırken, devlet – özel okul karşılaştırmalarında İki Yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. İş doyum ve tutum arasında ve öğrenci tutumu – öğretmen iş doyum ve tutum arasındaki ilişkinin belirlenmesi içinse Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel verilere ise içerik analizi yapılarak temalar oluşturulmuş ve kodlanmıştır. Kodlanan veriler alt temalar altında gruplandırılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; devlet okullarında görev yapan müzik öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin özel okullarda görev yapan müzik öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinden anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Mesleğe yönelik tutuma bakıldığında ise; meslek gelişimi ve ilgi boyutunun özel okullarda, mesleğe verilen önem boyutunun ise devlet okullarında görev yapan müzik öğretmenleri lehine farklılaştığı tespit edilmiştir. Cinsiyetin iş doyumunda ve tutumda anlamlı bir fark yaratmamasına rağmen, özel okullarda görevli kadın müzik öğretmenlerinin meslek gelişimi ve ilgi düzeylerinin daha anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Meslekte kıdemli müzik öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin, genç müzik öğretmenlerinin tutum düzeylerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Hizmet içi eğitim faaliyetlerine katılan müzik öğretmenlerinin iş doyum ve tutum düzeylerinde anlamlı bir fark yarattığı, özellikle özel okullarda görevli müzik öğretmenlerinin meslek gelişimine yönelik faaliyetlere yönelik tutumlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin müzik dersine yönelik tutum düzeylerinin okul türüne göre farklılaşmadığı ama kız öğrencilerin müzik dersine yönelik tutum düzeylerinin anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Nitel boyutta elde edilen bulgulara göre; müzik öğretmenlerinin mezun oldukları lisans programını kısmen yeterli buldukları, hizmet öncesi beklentilerinin yüksek olduğu ama mesleğe başladıklarında hayal kırıklığı yaşadıkları, maddi anlamda mesleğin tatmin etmediği ama verilen bu cevabın nicel verilerde elde edilen cevapla çeliştiği görülmüştür. Devlet okullarında görevli müzik öğretmenlerinin iş doyum düzeylerinin meslekten maddi karşılık alındığı için yüksek olduğu, özel okullardaki müzik öğretmenlerinin ise materyal ve fiziki ortamdan ötürü iş doyumlarının yüksek olduğuna yönelik yanıtlar alınmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ve bulgulara bağlı sonuçlar neticesinde; tutuma yönelik araştırmaların ve ölçeklerin öğretmen adaylarına yönelik hazırlandığı tespitinden yola çıkılarak görev başındaki öğretmenlerin tutum düzeylerini tespit edebilecek ölçeklerin hazırlanmasının ve araştırmaların yapılmasının faydalı olacağı düşünülmüştür. Müzik eğitimi alanına yönelik hizmet içi eğitim faaliyetlerinin müzik öğretmenlerinin iş doyumlarını ve mesleğe yönelik tutum düzeylerini yükselttiği görülmüş ve MEB'in özellikle alana yönelik hizmet içi eğitim faaliyetlerine ağırlık vermesi gerektiği önerilmiştir.
İşbirlikli öğrenme yönteminin okul öncesi öğretmen adaylarının müzik derslerindeki öz-yeterlik, başarı ve müzik okuryazarlığına etkisi
İşbirlikli öğrenme yöntemi, yalın bir anlatımla az sayıda öğrencinin birbirlerine destek olarak çalışmasıdır. İşbirlikli öğrenme, uzun yıllardır çalışılan, öğrencilerin akademik başarısının yanı sıra tutum ve davranışları üzerindeki olumlu etkileri de pek çok kez kanıtlanmış bir öğretim yöntemidir. Dünya genelinde, bu yöntemin çeşitli alanlarda ortaya çıkardığı olumlu etkiler gözlemlendiği gibi, müzik eğitiminde de başarı, tutum ve sosyal beceri gibi farklı değişkenler üzerinde olumlu sonuçlar doğurduğu, yapılan pekçok araştırma ile ortaya konmuştur. Gerek mesleki müzik eğitimi sürecinde, gerekse genel müzik eğitimi sürecinde işbirlikli öğrenme yöntemi ile ilgili birçok çalışma yapılmış ve sonuçlar genellikle olumlu olmuştur. Ancak, ilgili alan yazın incelendiğinde, okul öncesi öğretmen adaylarının müzik eğitimleri sürecinde, işbirlikli öğrenme yöntemi uygulamaları ile ilgili bir çalışmanın yapılmadığı görülmüş ve bu durum araştırılmaya değer görülerek, öncelikle okul öncesi öğretmen adaylarının müzik eğitimlerinde işbirlikli öğrenme yönteminin kullanılması ile ilgili bir çalışmanın yapılmasının anlamlı olacağı düşünülmüştür. Bu araştırmada, yöntem olarak kontrol gruplu ön-test son-test modeli uygulanmıştır. Araştırma toplam 62 kişilik bir çalışma grubu ile yapılmış olup her iki grup 31 kişiden oluşmaktadır. Çevrimiçi yapılan 10 haftalık ders sürecinde, deney grubunda işbirlikli öğrenme yöntemlerinden takım-oyun-turnuva tekniği ile müzik dersi yürütülürken, kontrol grubu geleneksel öğretim yöntemleri ile müzik dersini işlemişlerdir. Süreç sonunda, işbirlikli öğrenme yöntemi ile okul öncesi öğretmen adaylarının almakta oldukları müzik eğitimi derslerindeki öz-yeterlikleri, başarıları ve müzik okuryazarlıklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda karma yöntem deseni kullanılarak veriler nicel ve nitel olarak toplanmıştır. Nicel veriler müzik okuryazarlığı ölçeği, müzik dersi başarı testi ve müzik dersi öz-yeterlik ölçeklerinden elde edilmiş olup, nitel veriler okul öncesi öğretmen adaylarının müzik derslerinde kullanılan işbirlikli öğrenme yöntemi ile ilgili görüşlerinin alındığı görüşme formlarından elde edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, işbirlikli öğrenme yöntemi ile müzik dersi alan deney grubu öğrencilerinin müzik dersi başarıları ve müzik öz-yeterlik algıları kontrol grubuna göre anlamlı fark göstermekle beraber, müzik okuryazarlığı değişkeni üzerinde anlamlı fark saptanmamıştır. Öte yandan her iki grubun grup içi ön-test ve son-test bulgularına göre anlamlı düzeyde gelişme gösterdiği bulunmuştur. Deneysel süreç sonunda, deney grubuna uygulanan yarı yapılandırılmış görüşme formundan ulaşılan verilere göre de, işbirlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin müzik dersi başarılarına, müzik okuryazarlıklarına ve müzik öz-yeterlik algılarına birçok farklı kategoride olumlu etkileri tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: İşbirlikli Öğrenme, Müzik Dersi, Öz-yeterlik, Başarı, Müzik Okur Yazarlığı, Okul Öncesi Öğretmenliği
Türkiye'de müzik öğretmenlerine verilen hizmet içi eğitimin çeşitli değişkenler açısından analizi ve ihtiyaçlarının belirlenmesi
Bu araştırma; Türkiye'de 2006 - 2021 yıllarını kapsayan dönemde MEB'in müzik öğretmenleri için düzenlediği HİE programlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, HİE programları çerçevesinde müzik öğretmenlerinin alan ile ilgili olan HİE ihtiyaçlarını tespit etme bakımından, nicel ve nitel olgularla yeterli olup olmadığı değerlendirilmiştir. Bunlara ek olarak araştırmada; ülkemizdeki devlet okulları, özel okullar, güzel sanatlar liseleri (GSL) ve bilim sanat merkezlerindeki (BİLSEM) müzik alan öğretmenlerinin HİE'lerle ilgili ihtiyaçlarının yoğunlaştığı hususların (alanlar- konular) ne düzeyde olduğunu, ilgili ihtiyaçların müzik öğretmenlerinin kendi kişisel özelliklerine göre göstermiş olduğu farklılıkları saptamak ve var olan duruma göre çözüm önerileri sunulması amaçlanmıştır. Araştırma farklı bölümlere ayrılmış olup, birinci bölüm, 2006 - 2021 yılları arasındaki 16 yıllık süreçte, MEB'in müzik öğretmenleri için düzenlediği HİE programlarının niceliğini belirlemek amacına yöneliktir. Bu amaca paralel olarak, doküman analizi ile birlikte hizmet içi eğitim programlarının sayısal açıdan müzik öğretmenlerinin ihtiyaçlarına ne derecede ağırlık verildiği ve HİE sayılarının nicel verilerine dayanarak betimlenmesi ile gerçekleştirilmiştir. İkinci bölüm, Türkiye'de MEB'e bağlı olan devlet okulları, özel okullar, güzel sanatlar liseleri (GSL) ve bilim sanat merkezlerindeki (BİLSEM) müzik öğretmenlerinin HİE ihtiyaçlarının yoğunlaştığı alan ve konuların ne derecede olduğunu ortaya çıkararak, öğretmenlerin demografik özelliklerine göre ne tür farklılıklar gösterdiğini tespit etmek amacına yöneliktir. Üçüncü bölüm ise; HİE'lerin gerçekleştirildiği 2006 – 2021yılları arasındaki 16 yıllık süreçte HİE faaliyetlerinde öğretim elemanı olarak görev yapmış olan müzik eğitimcilerinin, HİE faaliyetlerinin niteliği ile ilgili görüşlerinin incelenmesine yöneliktir. Bu bölümde müzik eğitimcileri ile yapılmış olan görüşmeler betimlenerek aktarılmıştır. Araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak; süreç – sonuç çerçevesi içinde doküman analizi yapılmış, müzik öğretmenlerinin HİE'lerle ilgili olan ihtiyaçlarını belirleyebilmek için "Anket Formu" uygulanmış ve HİE'lerde görev yapmış olan öğretim elemanlarının görüşlerini alabilmek için de "Görüşme Formu" kullanılmıştır. Müzik öğretmenlerine uygulanmış olan ankette, tabakalı örneklem yöntemi kullanılarak Türkiye'deki yedi coğrafi bölgenin farklı gelişmişlik düzeylerine sahip olan 21 ilde yer alan devlet okulları, özel okullar, GSL ve BİLSEM'lerde görev yapan 877 müzik öğretmenine uygulanmıştır. Nicel veriler frekans (f), yüzde (%) ve aritmetik ortalama (Χ) ile gösterilmiş olup, diğer ölçümler için Anova ve t –testi kullanılmış ve demografik özelliklerden kaynaklanan farklılıkların tespiti için de Scheffe Testi uygulanmıştır. Veri setinin istatistiksel olarak anlamlılığını belirlemek için ise .05 anlamlılık düzeyi seçilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular, kendi içlerinde yorumlandıktan sonra birbirleriyle de ilişkilendirilerek yeni bir boyut kazandırılmıştır. Bu bulgular genel anlamda müzik öğretmenlerine yönelik olarak düzenlenen HİE'lerin nicelik bakımından yetersiz, nitelik açısından ise orta düzeyde yeterli olduğunu göstermiştir. Müzik öğretmenlerinin alan ve alan eğitimi, meslek bilgisi, genel kültür, müzik öğretim yöntem ve teknikleri ve Türk müzik kültürü ile ilgili konularda belirtmiş oldukları HİE ihtiyaçları orta düzeyde yoğunlaşmış ve müzik öğretmenlerinin öğrenim durumları, HİE katılım durumları, kıdem yılı ve HİE'lere katılım değişkenlerine ilişkin farklılıklar olduğu sonucu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına paralel olarak; planlanma, kapsam, içerik ve konular yönünden güncellenmesi, HİE'lerin müzik öğretmenlerinin hem kişisel hem de mesleki alandaki donanımlarının geliştirilebilmesi ve kalıcılığının sağlanabilmesi için sayısal olarak çoğaltılması ve müzik öğretmenlerinin meslek yaşantıları boyunca etkin ve tutarlı bir biçimde kullanabilecekleri eğitimlerin düzenlenmesi önerilmiştir.
Oyun ve dans içerikli müzik eğitimi etkinliklerinin 9-10 yaş grubu çocukların özsaygı düzeylerine etkisi
Müzik eğitiminin çocuğun gelişimindeki etkisi düşünüldüğünde, oyun ve dans içerikli müzik eğitimi etkinliklerinin 9-10 yaş grubu çocukların özsaygı düzeyine etkisinin olup olmadığını araştırmak, bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemin temel alındığı bu araştırmada gömülü desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu; araştırmacı tarafından uzman görüşleri alınarak hazırlanmış olan müzik eğitimi programının, 9-10 yaş grubu özsaygı düzeyleri düşük olan çocukların özsaygı düzeylerine etkisinin incelendiği öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen, nitel boyutunu ise durum çalışması deseni oluşturmaktadır. Malatya ilindeki özel bir ilkokulda 3. ve 4. sınıfta okumakta olan 9-10 yaş grubu toplam 96 çocuğa Coopersmith Özsaygı Ölçeği uygulanarak özsaygı düzeyleri düşük, aynı zamanda puanları birbirine yakın olan 30 çocuk seçilerek, seçkisiz atama yöntemi ile deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Deney grubundaki çocuklara 10 hafta boyunca haftada iki ders saati, araştırmacı tarafından uzman görüşler alınarak çağdaş öğretim yöntemleriyle aktif öğrenmeye dayalı olarak geliştirilmiş, oyun ve dans içerikli müzik eğitimi etkinliklerinin yer aldığı müzik eğitimi programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki deneklere ise bir uygulama yapılmamıştır. 10 haftalık programının uygulanmasının sonunda sontest olarak deney ve kontrol grubundaki öğrencilere Coopersmith Özsaygı Ölçeği tekrar uygulanmıştır. Nitel veriler ise, deneysel süreçten sonra sadece deney grubundaki çocukların ebeveynleri ve sınıf öğretmenleriyle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. İstatistiksel çözümlemelerde, analiz öncesinde verilerin normallik koşulu Shapiro-Wilk testi ile sınanmış ve deney ve kontrol grubunun özsaygı düzeylerine ilişkin öntest ve sontest verilerinin normal dağıldığı görülmüştür. Bu sonuç doğrultusunda araştırmada parametrik istatistik tekniklerinin uygulanması uygun görülmüştür. Oyun ve dans içerikli müzik eğitimi etkinliklerinin çocukların özsaygı düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olup olmadığını sınamak amacıyla tekrarlı ölçümler için iki yönlü ANOVA testi yapılmıştır. Elde edilen puanların çizgi, dağılım grafikleri oluşturulmuş ve bu grafikler üzerinden de karşılaştırmalar yapılmıştır. Elde edilen nitel veriler ise içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel sontest sonuçlarına göre, oyun ve dans içerikli müzik eğitimi etkinliklerinin deney grubundaki çocukların toplam, genel ve akademik özsaygı boyutlarında anlamlı düzeyde olumlu etkilerinin olduğu, sosyal ve ev-aile özsaygısı boyutlarında ise anlamlı düzeyde bir değişiklik görülmediği saptanmıştır. Kontrol grubundaki öğrencilerin ise toplam, genel, akademik, sosyal ve ev-aile özsaygı puanlarının düşük oranda düşmüş olduğu görülmüştür. Elde edilen nitel verilerdeki ebeveyn görüşlerinin büyük bir oranı, oyun ve dans içerikli müzik eğitimi etkinliklerinin çocuklarının davranışları üzerinde birçok yönden olumlu gelişme sağladığı, genel, akademik, sosyal ve ev- aile özsaygısı düzeylerinde artış görüldüğü yönündedir. Öğretmen görüşlerinin ise büyük bir oranı oyun ve dans içerikli müzik eğitimi etkinliklerinin çocuklarının davranışları üzerinde birçok yönden olumlu gelişme sağladığı, genel, akademik, sosyal özsaygısı düzeylerinde artış görüldüğü fakat ev- aile özsaygısı düzeyinde ise herhangi bir değişim görmedikleri yönündedir. Anahtar Sözcükler: Oyun, Dans, Müzik Eğitimi, Özsaygı
Okul öncesi öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi (Gaziantep ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarını belirlemektir. Çalışmada okul öncesinde görev yapan öğretmenlerin müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının hangi konulara ne derece yoğunlaştığını ve bu ihtiyaçlarının öğretmenlerin kişisel özelliklerine göre ne tür farklılıklar gösterdiğini belirlemek ve ayrıca mevcut duruma göre çözüm önerileri ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma betimsel bir araştırma olup, tarama modelindedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış olup, açık uçlu soruya verilen cevaplara içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Gaziantep Şahinbey merkez ilçesinde okul öncesi eğitim veren okullarda görev yapan 662 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; bu okullardan tesadüfî örnekleme yöntemi ile belirlenmiş görev yapan 312 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplamak amacı ile kullanılan ankette; "Kişisel Bilgiler" ile ilgili 7 soru, müzik dersine ilişkin "Öğretim Programı", "Müzik Öğretim Yöntem ve Teknikleri", "Eğitim Müziği Dağarı", "Bireysel ve Toplu Etkinliklere" göre sınıflandırılmış 46 kapalı uçlu soru, 1 açık uçlu soru olmak üzere toplam 54 soru sorulmuştur. Program uygulaması ve öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik kapalı uçlu 46 soru için "hiç (1), çok az (2), kısmen (3), büyük ölçüde (4), tamamen (5)" şeklinde cevapların yer aldığı "Beşli Likert" tipi derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için, SPSS 22.0 paket programı kullanılmış; verilerin analizinde; Frekans (f), Yüzde (%), Mann Whitney U, Kruskall Vallis anlamlılık testlerinden faydalanılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre Milli Eğitim Bakanlığı HİE Dairesi Başkanlığı yıllık HİE faaliyetleri programının incelenmesi neticesinde son 10 yıl içerisinde yapılan, müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitimlerde okul öncesi öğretmenlerine yönelik 2011-2012 ve 2016 yıllarında birer HİE düzenlendiği, 2017 yılında 2 hizmet içi eğitim seminerinin planlandığı fakat iptal edildiği tespit edilmiştir. Anketten elde edilen verilere göre; araştırmaya katılan okul öncesi öğretmenlerinden müzik dersine ilişkin HİE' e katılmayanların sayısı katılanlara oranla oldukça fazla olduğu sonucu çıkarılmıştır. Katılımcıların müzik dersine ilişkin bir ya da birden çok HİE' e katılmak istemektedirler. Buna ek olarak, mesleki kıdemi 6-10 yıl olan öğretmenlerin HİE ihtiyacı, diğer kıdem yıllarından anlamlı olarak, daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan araştırmada görülmüştür ki okul öncesi öğretmenlerinin önemli bir bölümü müzik dersine ilişkin hizmet içi eğitime ihtiyaç duymaktadır. Anahtar Sözcükler: Okul öncesi, Hizmet içi eğitim, Müzik dersi hizmet içi eğitimi, Okul öncesi öğretmen hizmet içi eğitimi
Keman eğitiminde kullanılan Türk müziği repertuvarına dayalı metot ve kitapların incelenmesi
Bu çalışmada, Türkiye'de keman eğitiminde kullanılan Türk müziği repertuvarına dayalı metot ve albüm kitaplarının içerik bakımından, çeşitli başlıklar altında incelenmesi amaçlanmıştır. Tarama modelindeki betimsel araştırmada; konuya ilişkin metot ve kitaplarda yer alan dizi, etüt ve eserler, müziksel öğeler bakımından analiz edilmiştir. Bu kapsamda araştırmanın verileri doküman analizi yöntemi ile elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini ilgili literatürde yer alan, kitap basımı formunda yayımlanmış olan ve ulaşılabilen 27 adet keman metodu ve albüm kitabı oluşturmaktadır. Araştırmadaki verilerin analizi sürecinde veri toplama aracı olarak bir analiz formu oluşturulmuştur. Metotlar ve albüm kitaplarında yer alan eserler bu analiz formuna göre çeşitli kriterler göz önüne alınarak türlerine göre gruplandırılmıştır. Elde edilen bulgular, frekans ve yüzdeler belirlenerek tablo ve grafiklerle sunulmuştur. Araştırma sonucunda; Türk Keman Literatüründe Türk Müziği repertuvarına dayalı metot ve albüm kitaplarının nicel olarak az sayıda olduğu ve bu alanda yeni çalışmalara ihtiyaç olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Keman Eğitimi, Keman Metotları, Türk Müziği, Türk Müziği Keman Metotları.
Müzik öğretmenlerinin okullarında müzik etkinliği oluşturmada karşılaştıkları problemlerin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu çalışmada, müzik öğretmenlerinin görev yaptıkları kurumlarda, müzik etkinliği oluşturmada karşılaştıkları problemlerin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi amaçlanmıştır Araştırmada bu kapsamda, Milli Eğitim Bakanlığı'nda görevli müzik öğretmenlerinin belirli gün ve haftalarda okullarında etkinlik hazırlarken idare, öğretmen, veli ve öğrencilerin tutum ve davranışlarının belirlenmesi ve bu hazırlık safhasında müzik öğretmenlerinin ne gibi zorluklar ile karşı karşıya kaldıklarının tespiti yapılmıştır. Araştırma betimsel bir araştırma olup, tarama modelindedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış olup, açık uçlu soruya verilen cevaplara içerik analizi yapılmıştır. Veri toplamak amacı ile kullanılan ankette; kişisel bilgiler ile ilgili 7 soru, "Müzik öğretmenlerinin müzik etkinliği hazırlamada karşılaştıkları okul idaresi kaynaklı problemler", "öğrencilerin müzik etkinliklerine katılım durumları", "araç gereç ve fiziksel mekan problemleri", "müzik öğretmenlerinin müzik etkinliği hazırlamada karşılaştıkları öğrenci velisi kaynaklı problemler", "müzik öğretmenlerinin müzik etkinliği hazırlamada karşılaştıkları diğer problemler" başlıklarına göre sınıflandırılmış 29 kapalı uçlu soru ve konuya ilişkin öğretmen görüşlerini almaya yönelik 1 açık uçlu soru olmak üzere toplam 30 soru sorulmuştur. Öğretmen görüşlerini belirlemeye yönelik kapalı uçlu 29 soru için "hiç (1), kısmen (2), orta düzeyde (3), büyük ölçüde (4), tamamen (5)" şeklinde cevapların yer aldığı "Beşli Likert" tipi derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; müzik ders saatlerinin ortaokul ve lise kademelerinde yetersiz olması, provalar için müzik öğretmenlerinin süre sıkıntısı çekmesi, müzik dersliği ve enstrüman donanımının yetersiz olması ve ayrıca okul yönetimlerinin gerekli kolaylığı yeterince sağlamaması vb. sorunlar müzik öğretmenlerinin okullarında müzik etkinliği oluşturmada karşılaştıkları temel sorunlar olarak tespit edilmiştir.
Başlangıç seviyesi keman eğitiminde kullanılan keman metotlarının incelenmesi
Bu çalışma, Türkiye'de başlangıç seviyesi keman eğitiminde kullanılan keman metotlarının içerik bakımından çeşitli başlıklar altında incelenmesini amaçlamıştır. Keman literatürüne katkı sağlamak amacıyla yazılan bu tez, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan elde edilmiş verilerle incelenmiştir. Tarama modelindeki bu çalışma betimsel bir yöntem izlenerek kaleme alınmıştır. Araştırmanın verileri ise doküman analizi yöntemi ile bilimsel ve akademik bir yazıya dökülmüştür. Araştırmanın örneklemi ulaşılabilen 29 keman metodu ile sınırlandırılmıştır. Araştırma verilerinin analizi ise tablolar oluşturmak suretiyle kitaplardaki verilerin çeşitli kategorilere göre tablolara aktarılmasıyla gerçekleştirilmiştir ve müzikal analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda çalışmanın örneklemini oluşturan 29 adet başlangıç seviyesi keman eğitimi kitabının 23'ünün kolay seviyede olduğu, 5'inin orta seviyede olduğu ve 1'inin ise zor seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca incelenen kitapların 6'sının 4-14 yaş aralığına, 14'ünün 15-64 yaş aralığına ve 2'sinin ise 4-6 yaş aralığına uygun eğitim içeriği bulundurduğu ve 4-14 yaş aralığı ile 15-64 yaş aralığına aynı anda hitap eden 7 adet kitabın mevcut olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Keman Eğitimi, Başlangıç Keman Metodu, müzikal analiz.
Çok seslendirilmiş türk müziği ve klasik batı müziği eser, etüt ve dizilerine dayalı çalışmaların orkestra ders tutumu ve başarısına etkisi
Bu araştırmanın amacı; Çok Seslendirilmiş Türk Müziği (ÇSTM) ve Klasik Batı Müziği (KBM) eserleri, etütleri ve dizilerine yönelik oluşturulan eğitim programının orkestra ders başarısı ve orkestra dersine yönelik tutum üzerinde ne düzeyde etkiye sahip olduğunu tespit etmektir. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasını oluşturan nicel kısımda yarı deneysel araştırma modellerinden ön test-son test deseni kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasını oluşturan nitel kısımda durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu İnönü Üniversitesi müzik öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 20 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunda orkestra ders başarısını belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Orkestra ve Oda Müziği Dersi Başarı Düzeyi Belirleme Formu ile öğrenci tutumlarını incelemek amacıyla ve Öztopalan ve Uçal Canakay (2016) tarafından geliştirilen Orkestra Dersine Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda Türk müziği ve Klasik Batı Müziği eserleri, etütleri ve dizilerine yönelik oluşturulan eğitim programına yönelik öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde puanlayıcılar arası uyum geçerliği testi ve eşleştirilmiş örneklem t-testi yapılmıştır. Ayrıca nitel kısımda elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda Çok Seslendirilmiş Türk Müziği ve Klasik Batı Müziği eserlerine yönelik oluşturulan eğitim programının orkestra dersine yönelik ders başarısını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca Çok Seslendirilmiş Türk Müziğine yönelik oluşturulan eğitim programın orkestra başarısına daha fazla katkı sağladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, Çok Seslendirilmiş Türk Müziği eserlerine yönelik oluşturulan eğitim programının öğrencilerin orkestra dersine yönelik tutumlarını istatistiksel olarak anlamlı şekilde etkilediği belirlenmiştir. Öte yandan, Klasik Batı Müziği eserlerine yönelik oluşturulan eğitim programının öğrencilerin orkestra dersine yönelik tutumlarını anlamlı şekilde etkilemediği görülmüştür. Araştırmanın nitel analizleri sonucunda, Çok Seslendirilmiş Türk Müziği eserlerine yönelik oluşturulan eğitim programına katılan öğrenciler, orkestra ders başarılarının arttığını, öncesinde olumsuz olarak yaşadıkları belirtilerin olumlu yönde değiştiğini ifade etmişlerdir. Orkestra ders başarılarındaki artışın nedenlerinin öğrencilerin Türk müziğini çok sevmelerine, çalarken keyif almalarına, kulak aşinalığının olmasına, dizi, etüt, eser sıralaması ile çalışmalarına, dikkatli ve titiz bir şekilde çalışmalarına dayandığı söylenebilir.
Mesleki müzik eğitiminde geleneksel Türk halk müziği eserlerinin uluslararası sanat müziği terimleriyle seslendirilmesi
Bu çalışmada, Geleneksel Türk halk müziğinin temelini oluşturan sözlü ve sözsüz eserlerin, dünya genelinde yaygın şekilde kullanılan uluslararası sanat müziği terimleriyle yeniden notaya alınarak seslendirilmesi ve bu sayede mesleki müzik eğitimi verilen eğitim kurumlarında kullanılabilirliği konusunda yararlı verilerin elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma; problemin kapsamına uygun olarak "Betimsel Araştırma Modeli" ve deneysel bölümde ise "kontrol grupsuz ön test son test" modelindedir. Araştırmanın çalışma grubu Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuvarında lisans eğitimi gören 20 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubundaki öğrencilere video destekli olarak hazırlanan 6 haftalık Türk halk müziği eserlerine yönelik nüans çalışma programı uygulanmıştır. Program öncesi ve sonrasında çalışma grubu öğrencilerinin bireysel ve toplu olarak eserleri seslendirmeleri istenmiştir ve yapılan seslendirmeler video ve ses kayıt cihazları ile kayıt altına alınarak arşivlenmiştir. Kırık hava türü için "Çaya İndim Taşı Yok", oyun havası türü için "Halay (Erzincan Halayı)" ve uzun hava türü için "Aşağıki Mehlenin Allı Gelini" isimli eserler belirlenmiştir. Verilerin toplanmasında araştırmacının kaydettiği ön test-son test videoları kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin elde edilmesi ve bulgulara ulaşılması sürecinde ön test-son test derecelendirme formları kullanılmıştır. Uzman görüşüne sunulan derecelendirme formları ile araştırmanın nicel verileri elde edilmiştir ve bilgisayar istatistik paket programı aracılığıyla istatistiksel analizler yapılmıştır. Nitel aşamada ise; çalışma grubundaki bireylere uygulanan, uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmış ve formlardan elde edilen veriler nitel analiz yöntemlerinden betimsel analizle çözümlenmiştir. Elde edilen verilerin ve bulguların analizleri sonucunda "Kırık Hava", "Oyun Havası" ve "Uzun Hava" türlerinin tamamında ön test-son test puanları arasında anlamlı düzeyde olumlu farklılıklar gözlemlenmiştir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerle yapılan görüşmelerden elde edilen verilere göre; eserlerin uluslararası sanat müziği terimleriyle seslendirilmesi uygulamasının katılımcı bireyler üzerinde genel olarak olumlu bir etki bıraktığı bulgusuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de klasik gitar eğitiminde kullanılan metotların incelenmesi
Bu araştırmada, Türkiye'de klasik gitar eğitiminde kullanılan 15 ulusal ve uluslararası metot, doküman analizi yöntemiyle sistematik olarak incelenmiştir. Amaç, metotların içerik yapılarını analiz ederek eğitmenlere materyal seçimi ve öğretim planı oluşturma süreçlerinde rehberlik etmektir. Araştırmada nitel desenlerden doküman analizi kullanılmıştır. Metotlar; içerik yapısı, egzersiz-etüt kurgusu, eser türleri, ritmik yapılar, tel kullanım ağırlıkları, vuruş teknikleri ve ton ilişkileri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bulgular, metotların "basitten zora" doğru kademeli bir öğrenme sürecini benimsediğini ve teknik gelişimi "egzersiz-etüt" odağında kurguladığını göstermektedir. Başlangıçta melodik yapı tiz teller üzerine kurulurken, bas teller ileri seviyelerde devreye girmektedir. Ritmik olarak basit zamanlı ölçüler (4/4, 2/4, 3/4) baskındır; majör tonlar ise minör tonlara göre çok daha yoğun kullanılmaktadır. Sonuç olarak; geleneksel metotların teknik gereksinimleri sistematik bir silsileyle sunduğu, güncel kaynakların ise "öğrenerek yapma" ilkesini öne çıkardığı görülmüştür. Bu araştırma, klasik gitar eğitimindeki mevcut materyal yapısını ortaya koyması ve eğitimcilere güncel bir referans kaynağı sunması bakımından önem taşımaktadır