Theses supervised by Prof. Dr. Filiz Nurhan Ölmez
11 theses · Kırşehir Ahi Evran University
Yahyalı halıcılığının günümüzdeki durumu
Yahyalıda halıcılık faaliyetlerinin başlangıcının tam tarihi bilinmese de 19.yy öncesine dayandığı tahmin edilmektedir. Yahyalı halıları kendine has desenleriyle Türk halı sanatı içinde önemli bir yere sahiptir. Yahyalı halılarının Türk halı sanatı içinde belli bir konuma sahip olmasına rağmen herhangi bir güncel çalışma yapılmamış olması açısından bu çalışma önemlidir. Bu araştırmada, Yahyalı halılarının günümüzdeki durumunu belirlemek, teknik özellikleri açısından incelemek, desen ve motiflerini belgelemek amaçlanmıştır. Ayrıca dokumacıların demografik özellikleri, ekonomik durumları, sağlık durumları ve kullanılan araç gereçler belirlenmiştir. Yahyalı halılarının desen çizimlerinin ayrıntılı olarak yapılması ve bir kataloga dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, yörede ulaşılabilen günümüz Yahyalı halıları tek tek incelenmiş, fotoğraf ve çizimlerle desteklenmiştir. Yahyalı halılarının desen isimlerine göre birçok çeşidi bulunmaktadır. Bunlar; dabazlı, kandilli mihraplı, kirazlı, karpuzlu, üç göbekli, kavacık gibi çeşitlerdir. Yörede geçmişte her evde dokumanın yapıldığı fakat günümüzde yok denecek kadar az tezgâh kaldığı tespit edilmiştir. Halı üretiminin durma noktasına geldiği, unutulmaya yüz tuttuğu belirlenmiştir. Yöre halıcılığının tekrar canlanması için bir Avrupa birliği projesinin yapıldığı ve atölye kurulduğu gözlenmiştir. Yahyalılı kadınların bu atölyede halı dokumaya başladığı, 2018 yılında atölyenin İşkur'a devredildiği öğrenilmiştir. Haftanın beş günü çalışan atölye 2019 Şubat ayından itibaren protokolün yenilenmemesi nedeniyle kapanmış, böylece halıcılığa değin tek faaliyet de sona ermiştir. Tarihi, desenleri ve çeşitleri ile önemli olan Yahyalı halılarının eski canlı günlerine geri dönmesi için devlet destekli ve sürdürülebilir projelerin uygulanması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Yahyalı, Dokuma, Halı, Tezgâh
Münhani motifi ve dokuma tasarımında kullanılması üzerine deneysel bir çalışma
Münhani motifi eğrilerden oluşan tezhip ve süsleme sanatlarında kullanılan bir motiftir. Genellikle tezhip sanatı içerisinde yer alan Rumi motifi ile beraber kullanılmıştır. Ayrıca zaman içerisinde farklı formlara girerek kendine has bir tavır oluşturmuş ve bu motif cami süslemelerinde sıkça yer almaktadır. Daha çok kavisli ve geometrik yapıya sahip olan münhani, Selçuklu sanatında da çokça kullanılmıştır. Münhani birbirini tekrar eden çizgilerden meydana gelmiş ve kendine özgü bir boyama tekniğine sahiptir. Bu tezde münhani motifi dokuma tasarımında denenmiş ve farklı teknikler üzerinde uygulaması yapılmıştır. Çalışmada iki adet münhani motifi tasarımı yapılmış ve oluşturulan kompozisyon köşegöbek deseni olacak şekilde tasarlanmıştır. Tasarımı yapılan münhani motifleri halı, kilim, cicim, sumak, karışık teknik, bukle hav, mekikli dokuma, baskı, kalemişi ve keçe gibi farklı teknikler kullanılarak dokuma tasarımında gösterilmiştir. Tasarlanan bu münhani motiflerinin en iyi hangi dokuma tasarımında daha iyi durduğu, kullanılan hangi tekniğin daha iyi sonuç verdiği gösterilmek istenen bu çalışmanın sonunda en iyi sonuç dijital baskı da elde edilirken, en zor ve en uygun olmayan tasarım ise tüm düz dokuma tekniklerinin bir arada kullanıldığı karışık teknik olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Münhani, Motif, Dokuma teknikleri.
Alanya ipekli el sanatlarına yön verenler
İpekböceği yetiştiriciliği ile elde edilen kozalar ipek üretiminin temel kaynağını oluşturmaktadır. Çeşitli aşamalardan geçen kozalar, ipek ipliği olarak işlenmiş ve birçok işlevsel ipekli ürünün ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yüzyıllardır devam eden ipekböcekçiliği, ipek üretiminde kültürel bir birikimle estetik zeminin birleştiği bir çatı haline gelmiştir. Anadolu topraklarında da ipeğin üretimi temelde ticari bir uğraş olarak şekillense de geçen zaman dilimi içerisinde geleneksel bir kültür kimliği şeklini almıştır. Özellikle Alanya bölgesinde 18. yüzyılın sonlarıyla birlikte başlayan bu uğraş alanı, usta-çırak ilişkisiyle genişlemiş adeta yöre ile özdeşleşen bir faaliyet haline gelmiştir. Alanya, yapılan girişimlerle kısa sürede ipek üretiminin merkezi olmuştur. Günlük kullanılan giysilerden, süs eşyalarına, ev tekstillerinden, aksesuarlara kadar sosyal yaşamın her alanında ihtiyaçları karşılamak için birçok işlevsel ürün ortaya çıkmıştır. Modernleşme süreciyle başlayıp günümüzde de devam etmekte olan kırdan kente göç olgusu, birçok geleneksel bağlamı yok ettiği gibi ipekböceği yetiştiriciliğini ve ipekli el sanatlarını da olumsuz etkilemiştir. Günümüzde unutulmaya yüz tutan bu geleneksel öğretinin, sanatsal bir uğraş olarak gelecek nesillere aktarılması oldukça önemlidir. Bu doğrultuda hazırlanmış olan çalışmanın temel amacı, Alanya bölgesinde ipekli el sanatlarını temsil eden önderler üzerinden ipekli el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak olarak belirlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak katılımcılarla görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Bu verilere ek olarak sahadan çekilen görsel kayıtlar ve katılımcıların kendilerine ait eser envanterleri derlenmiştir. Araştırmanın evreni Alanya İlçesi olup, örneklem sayısı 5 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılar, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası, Alanya Halk Eğitim Merkezi, Alanya Belediyesi, Alanya İlçe Tarım Müdürlüğü gibi kurumlardan derlenen bilgiler doğrultusunda kota örneklem yöntemiyle Nurten Gümüş, Rauf Sadullahoğlu, Refika Toklu, Seyfettin Çelik ve Yusuf Çelik olarak belirlenmiştir. Bulgularda temel olarak ipekli el sanatları bağlamında, katılımcıların yaşamları, mesleki deneyimleri, karşılaştıkları sorunlar ve Alanya ipekli el sanatlarına katkılarının neler olduğu aktarılmıştır. Katılımcıların karşılaştıkları sorunlardan hareketle ipekli el sanatlarının Alanya evreninde gelecek kuşaklara aktarılması ve daha popüler hale gelmesi noktasında değerlendirmeler yapılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Alanya, İpek, İpekli Dokuma, İpekli El Sanatları, İpek Böcekçiliği
Naht sanatının günümüzdeki temsilcileri ve çeşitli uygulamalar
Naht sanatı, genel olarak hat yazısının kıl testere kullanarak ahşap, metal ya da sedef malzeme üzerine uygulanmasıdır. Naht sanatı, oygu ya da kıl testere işi olarak da adlandırılmaktadır. Geçmişte meydana gelen sel ve yangınlar ahşap malzeme üzerine uygulanan naht sanatına ait eserlerin zarar görmesine ya da yok olmasına neden olmuştur. Geleneksel sanatlarımızdan hat, tezhip, minyatür, ebru gibi sanatlar günümüzde yaygın bir şekilde öğretilerek birçok eser ortaya koyulmaktadır ancak naht sanatının bu sanat dallarına göre unutulmaya yüz tutmuş bir sanat olduğu gözlemlenmektedir. Bu çalışma ile naht sanatının bütün incelikleri ile tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını, naht sanatını akademik ve sanatsal olarak gerçekleştiren ve resim, grafik, hat, tezhip, minyatür gibi birçok sanat dalını bünyelerinde barındıran Prof. Dr. Mehmet Zeki KUŞOĞLU ve icazetli öğrencisi görsel sanatlar öğretmeni Mesut DİKEL oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılar ile görüşmeler yapılmış, süreç içerisinde sanatsal incelikleri gözlemlenmiş ve elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Ayrıca Mesut DİKEL hoca ile naht sanatı meşk edilmiş, Mesut DİKEL hocanın hüsn-i hat alanındaki tasarımlarından oluşan vav kreasyonu araştırmacı tarafından ilk defa ahşap oygu olarak gerçekleştirilmiş ve sanal sergi olarak sunulmuştur. Ayrıca dünyadaki sanal İslam sanatları müzeleri gezilerek bu müzelerde sergilenen naht sanatı ile ilgili örneklere, sanatçıların yaşam öykülerine, mesleki deneyimlerine ve öne çıkan eserlerine yer verilmiştir. Naht sanatının ön plana çıkarılması ve gelecek nesiller tarafından tanınır hale gelmesi adına değerlendirme ve önerilerde bulunulmuştur.
Tasarımda çeşitlenme yöntemlerinin grafen iplik içeren örme kumaş yüzeylerine uyarlanması
Tasarım oluşturma süreci ilk olarak bir araştırma süreciyle ile başlayıp, ürünün ortaya çıkma aşamasında gerçekleşebilecek tüm yaratıcı süreçleri içerisinde barındırmasıyla devam eder. Bu yüzden yaratıcılık, tüm üretim alanlarında olduğu gibi, tekstil ve örme kumaş tasarımında da ürünün diğerlerinden ayırt edilmesini sağlar. Böylelikle kullanıcıların daha fazla ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayan vazgeçilmez bir unsur olur. Tekstil alanında örme kumaşların üretimi yıllara göre gittikçe artmaktadır. Örme kumaşların; iyi bir elastikiyete sahip olmaları, hava geçirgenliğinin iyi olması, hafif, yumuşak, hacimli ve dökümlü bir yüzeye sahip olması gibi özellikleri bu kumaşları daha çok tercih edilir hale getirmiştir. Fakat bunun yanı sıra gelişen teknoloji ile inovatif ürünlerin ortaya çıkması da örme kumaş tasarımında çeşitliliğin artmasına ve daha fazla üretilmesine olanak sağlamıştır. Özellikle son zamanlarda birçok alanda etkinliği olan grafen, örme kumaş tasarımında inovatif ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ürünün çeşitli alanlarda kullanımı olduğu gibi tasarım alanında da yaratıcılıktan faydalanılarak kullanmak mümkündür. Bu nedenle yapılan tasarımlarda öne çıkan yöntemlerin çeşitlilik göstermesi gerekmektedir. Bu tez çalışması kapsamında ilk olarak örme kumaş tasarımı için gerekli araştırmalar yapılmış ve bu araştırma sonucu grafen ipliğin iletkenlik özelliği üzerinde durulmuştur. Çalışmada grafen ipliğin örme kumaş üzerine etkisini ortaya çıkarmak için tasarım çeşitlenme yöntemlerine başvurulmuştur. Bu yöntemler altın oran tasarımı, biomimikri tasarım, fraktal geometrik tasarım ve algoritmik tasarım olmak üzere dört ana gruba ayrılmaktadır. Çalışmanın sonucunda dört yönteme ait temalar belirlenmiş ve her yöntemden üçer adet olmak üzere toplam on iki adet tasarım yapılmıştır. Tasarımlar simülasyonlarla canlandırılmış ve biri ürün haline getirilerek bir örme kumaş firmasının kataloğu arasında yer almıştır.
Geleneksel cepkenlerin biçimsel ve işlevsel özellikleriyle yeni tasarımlar
Türk kültüründe, geleneksel giysiler, en önemli kültür değerlerinden biridir. Başta korunma ve örtünme ihtiyacından doğmuş olan giyim kuşam, zamanla fonksiyonel özellik kazanarak toplumların kültürel hazineleri haline dönüşmüştür. Geleneksel giysiler, her bölgede benzer özellikler taşımakla birlikte; toplumların ekonomik durumlarına, ahlaki ve değer yargılarına, sosyal normlarına, eğitim durumlarına, sanatsal ve estetik anlayışlarına göre şekillenmektedir. Bu bakımdan toplumları tanımanın en iyi yollarından birisi, o toplumun giyim kuşam kültürünü araştırmak ve incelemektir. Türk giyim kuşam kültüründe önemli bir yere sahip olan giysi parçalarından biri de cepkenlerdir. Cepken, kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysidir. Tarihteki örnekleri, gömlek üstüne giyilmiş, giyenin yaşına, sosyal statüsüne, mesleğine göre altında uzun paçalı çakşır, diz çakşırı, potur, şalvar, hatta kara bez donla birlikte kullanılmıştır. Yakası düz kesim, önü düz veya çapraz, eteği kısa ancak bele kadar inen ve kolları uzun el üstüne kadar düşen bir özellik göstermiştir. Bölgelere ve kullanıldıkları yerlere göre model, kumaş, kalıp ve süsleme gibi biçimsel özelliklerinin, sembolik ve kültürel ifadeleri, giyim amacı gibi işlevsel özelliklerinin değişiklik gösterdiği gözlenmiştir. Günümüz şartlarında çok az bölgede kullanılan bu zengin kültür mirasını gelecek nesillere aktarabilmek için akademik çalışmaların yapılması ve belgelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma kapsamında, kültürümüzün bir parçası olan geleneksel cepkenler incelenmiştir. Türkiye'nin hemen her bölgesinde giyilen bu dış giyim elemanı, biçimsel ve işlevsel özellikleri bakımından yörelere göre benzerlikler ve farklılıklar göstermektedir. Çalışmanın amacı, geleneksel giysilere yönelik farkındalık oluşturmak, geleneksel giyim elemanları yok olmadan, unutulmadan yeni tasarımlarda yaşatılmasını sağlamak ve böylece sürdürülebilirliği açısından bir örnek oluşturmaktır. Çalışmadaki ikincil amaç ise, geleneksel giysilerin önemli bir parçası olan cepkenlerden yola çıkılarak, çalışma kapsamında yeni tasarlanan giysilerle günümüz moda anlayışına katkıda bulunmaktır. Bu amaçlarla öncelikle cepkenler yörelere göre ele alınarak ayırt edici özellikleri anlatılmış, özgün cepken ve giysi tasarımları yapılmış ve uygulamaya aktarılmıştır. Bu amaçlarla öncelikle cepkenler yörelere göre ele alınarak ayırt edici özellikleri anlatılmıştır. Bölgelere göre geleneksel cepkenlerden yola çıkılarak özgün cepken tasarımları yapılmış ve uygulamaya aktarılmıştır. Yöresel cepkenlerin rehberliğinde, kumaş, süsleme, biçim, dikiş ve yeni işlevsel özellikler gözetilerek 16 farklı tasarım uygulanmış, açılan bir kişisel sergi ve mini defile ile sanatseverlerin beğenisine sunulmuştur.
Hediyelik ve turistik ürün geliştirme kapsamında inovatif bez bebek tasarımları
Geleneksel giysi kültürümüzü gelecek nesillere aktarmanın ve tanıtmanın en iyi yollarından biri bez bebeklerdir. Küreselleşen dünyada, turizm sektöründeki değişiklikler, hediyelik ve turistik eşya üretimine de yansımıştır. Bu değişikliklere uyum sağlamak için kültürel değerleri muhafaza ederek, yozlaştırmadan pazarlamak en önemli unsurdur. Günümüze kadar bez bebeklerin hem oyuncak hem de koleksiyon ögesi olarak kullanıldığı gözlenmiştir. Bez bebeklerin kız çocuklarının oyuncağı olmasının dışında, turistik hediyelik eşya olarak pazarlanıp yöre ekonomisine, bölgelerin tanıtımına ve turizmine katkı sağlaması, farklı dolgu malzemeleri kullanılarak başka alternatif kullanım alanlarına da vurgu yapılması önemlidir. Doğal malzemelerle üretilmiş, sağlıklı, çevreci, turistlerin ilgisini çekebilecek inovatif bez bebeklerin talep göreceği tahmin edilmektedir. Bu çalışmanın amacı hediyelik ve turistik eşya olarak kullanılmak üzere inovatif bez bebekler tasarlayarak uygulamaktır. Bu çalışmanın hedefleri, Nevşehir yöresel giysi kültürünü yansıtan, yöre tanıtımına katkı sağlayan bez bebekler yapmak, unutulmaya yüz tutmuş kitre bebek sanatına dikkat çekmek, bez bebek tasarımlarında farklı dolgu malzemelerinin kullanılabilirliğini ortaya koymak ve artık materyallerden tasarımlar yaparak geri dönüşüme bez bebekler aracılığıyla yeni bir pencere açmaktır. Çalışma kapsamında öncelikle kalıpları hazırlanan bebeklerin beden iskeletleri hazırlanmıştır. Tasarlanan bebekler farklı boyutlarda uygulanmıştır. Uygulama aşamasında tasarımda belirlenen ölçülerde ve belirlenen malzemelerle bebekler, kiraz çekirdeği, lavanta, pamuk, mısır kabuğu gibi dolgu malzemeleriyle doldurulmuştur.
Tarımdan sanata agronomik ağaç baskı
Ahşap kalıplara boya verilmek suretiyle boyalı kalıp ile kumaş üzerine baskı uygulanarak yapılan desenleme işlemi ahşap baskı olarak ifade edilmektedir. Ahşap baskı sanatı, kullanılan malzemelerin tamamen doğal olması ve kendine has uygulama tekniği ile tarihsel dönem içerisinde her zaman ilgi görmüş, bilinen en eski desenleme yöntemidir. Günümüzde, teknoloji ve malzemelerinin yaygın olarak kullanılması, tasarım ve uygulamaların değişim ve yenilenme ihtiyacının gerekliliğini ortaya çıkarmış, sanatçılara da tasarımlarında farklı disiplinlerden faydalanarak eserler üretmelerinin yolunu açmıştır. Bu disiplinlerden birisi de agronomidir. Agronomi ve sanat farklı disiplinler olarak düşünülse de el sanatı ürünlerin hammaddesini oluşturan tekstil malzemelerinden, baskı kalıplarına, renklendirmede kullanılan doğal bitkisel boyalardan bitkisel motiflere kadar disiplinler arası ilişki görülmektedir. Bu çalışmada, ahşap baskı sanatı, uygulama tekniği, uygulama alanları ve kaynaklarının, alan yazın taraması ve diğer sanatsal üretimlerin incelenmesi ile irdelenmesi; belirli bir konsept çerçevesinde ahşap baskı kalıbı tasarımı ve oyulan ahşap baskı kalıpları ile giysilere ve donatılara uygulaması yapılmıştır. Çalışmada ahşap baskı sanatının tarihçesinde önemli yer tutan ve tarihsel dönem içerisinde bu sanatın her aşamasına şahitlik eden Tokat İli ve çevresinde yetişen on beş adet tarımsal ürünün konsept olarak seçilmesi ve bu bağlamda yorumlanması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın geleneksel el sanatları sanatçılarına farklı bir bakış açısı kazandırarak, ürettikleri ürünlerin dokusunu bozmadan, aslına uygun şekilde yeni tasarımlarla, ürünler ortaya çıkarmalarına ve çalışmanın konsepti içerisinde yer alan tarımsal betilerin, Tokat ve Tokat yöresinde yetiştirilen tarımsal ürünlerin öne çıkarılarak tanıtılmasına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Bu amaç ve hedefler doğrultusunda geleneksel yöntemlerle ahşap baskı kalıpları oyularak, ev tekstili, yazma, şal, kadın giysi ve donatıları gibi tekstil ürünleri üzerine baskı uygulaması işlemi gerçekleştirilmiş ve ortaya çıkan uygulamalar görselleri ile sunulmuştur. On beş adet özgün ahşap baskı kalıbı ve bu kalıplar kullanılarak süslenen ev tekstilleri, giysiler ve giysi donatılarından oluşan bir kişisel sergi düzenlenmiştir. Hazırlanan çevrimiçi sergi ile geniş kitlelere ulaşması sağlanan tasarımlara olumlu geri dönüşler olmuştur. Anahtar Kelimeler: Ahşap baskı, Tahta baskı, Yazmacılık, Agronomi, Geleneksel sanatlar
Kırşehir ili Mucur ilçesi halk kültüründe yer alan geleneksel eşya
Halk kültüründe geleneksel eşyaların önemli bir yeri vardır. Geleneksel eşyalar, halk bilgisinin geleneksel öğretilerinin somut örnekleridir. Bir toplumun tarihsel süreçte, geçmişte ve yakın zamanda kullandığı geleneksel eşyalar, toplumsal bellekte yer ederek, kültürünün aynası olmaktadır. Halk bilimsel ve halk kültürüne yönelik çalışmalarla, kişinin yaşamı boyunca kullanmış olduğu gereçlere dayanılarak, yani kişinin özünden yola çıkılarak, bütün bir toplumu tanıyabilmek mümkündür. Hızla gelişen teknoloji ve değişen yaşam koşullarının koşutunda, günümüzde bu alanda kaydedilen en önemli sorun, geleneksel eşyalara sahip çıkılmaması sonucu yok olmalarıdır. Geleneksel eşyaları, resmi veya özel, derlem bütünlüğünde saklayan ve koruyan bireysel derlemciler vardır. Bu derlemcilerin geleneksel eşyaları gelecek kuşaklara aktarma çabalarının yanı sıra, bağışçılar sayesinde de günümüzde müzelere kazandırılmış parçalara rastlamak mümkündür. Aynı zamanda, geleneksel eşyalar, fiziksel olarak yok olsalar bile, o eşyayı kullanmış veya kullanıldığına tanıklık etmiş kişilerin belleğinde ya da eski fotoğraflarda yaşayabilmektedirler. Mucur yöresi özelinde, böyle bir örnekleme, emekli öğretmen Muzaffer Yıldırım'ın, kişisel çabalarıyla topladığı derleminde rastlanılmıştır. Tarım, hayvancılık, ev eşyaları gibi alanlara özgü, yörede eskiden üretilmiş ve kullanılmış, böylece Mucur halk kültüründeki yerini almış birçok eşya derlemin kapsamındadır. Bu tezin amacı, Muzaffer Yıldırım derleminde bulunan, Kırşehir ili Mucur ilçesi halk kültüründeki geleneksel eşyaların tespitini yapmak ve kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel kültürde yer alan araçların korunmaya alınmasına katkıda bulunmaktır. Ana amaç doğrultusunda, bu eşyaların yapıldığı malzeme ve yapım tekniğini, yöreye özgü adlandırmalarını, kullanım alanlarını, varsa bilinen hikayelerini derlemek, eşyaları fotoğraflarla belgelemek hedeflenmiştir. Muzaffer Yıldırım derleminde yer alan geleneksel kullanım eşyaları on bir bölümde sınıflandırılıp, listelenerek incelemeye alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Halk Kültürü, Halk Bilimi, Geleneksel Eşya, Mucur.
Sanat ve zanaat akımı bağlamında tuval üzerine nakış uygulamaları
Nakış sanatı geçmişten günümüze kadar gelen en eski sanatlardan birisidir. Antik çağdan bu güne kadar gelen ve bulunduğu toplumun kültürel yapısını taşıyan bir sanat dalıdır. "Kadın İşi" olarak nitelendirilen ve cinsiyetçi bir yaklaşımla uzun yıllar boyunca varlığını sürdürmüştür. William Morris bu cinsiyetçi yaklaşımı değiştirmek amacıyla nakış sanatını tekstil ürünlerinde kullanarak yeni bir boyut kazandırmıştır. Morris sanayinin seri üretim ürünlerin ucuz ve değersizliğini vurgulayarak, el sanatları benzersizliğini ve kalitesini savunmuştur. Bu tez çalışmasının amacı, 19. Yüzyılda İngiltere'de başlayan Sanayi Devrimi sonucunda değer kaybeden nakış sanatı, John Ruskin ve William Morris'in kurduğu Arts and Crafts akımının nakış sanatını yeniden canlandırmak ve gün yüzüne çıkartarak Arts and Crafts akımının etkilerini tespit etmektir. Arts and Crafts akımından etkilenen birçok sanat akımı ve sanatçılar bulunmaktadır. Sanat ürünlerine yeni yorumlar eklenerek sanata ilgi artırılmıştır. Giyim, ev dekorasyon ürünleri, mobilya tasarımları, aksesuar, seramik sanatında, duvar panolarında gibi birçok alan da nakış sanatının yansımaları görülmektedir. Modern sanatın ilk aşaması olarak kabul edilmektedir. Arts and Crafts akımı bağlamında tuval üzerine nakış uygulamaları metodundan yola çıkılarak özgün tasarımlar tuval üzerine aktarılmıştır. Uygulama çalışmalarında yer alan motif ve desenler ile sınırlandırılmıştır. Bu sınırlılıklar baz alınarak nakış işlemeciliğinin teorik alt yapısı incelenerek, Arts and Crafts akımı etkisinden yola çıkılarak tuval üzerine nakış işlemeleri uygulanmıştır.
Malatya Battalgazi Ulu Camii süslemeleri ve özgün tasarımlar
Taş süslemeciliği, Anadolu Selçuklu Dönemi ve Erken Dönem Osmanlı mimarisinde görülen en önemli kültürel süsleme unsurlarından biri olmuş ve yüzyıllar boyunca önemini korumuştur. Türklerin Anadolu'ya gelişleriyle kullanmaya başladıkları bir yapı malzemesi olan taş, farklı kullanım alanları için inşa edilmiş tüm mimari yapılarda süsleme unsuru olarak da tercih edilmiştir. Bu tercihin ortaya çıkmasındaki en önemli faktör taşın Anadolu'nun jeolojik alt yapısına ilişkili olarak en çok bulunan doğal malzeme olmasıdır. Bu çalışmanın konusu Anadolu Selçuklu sanat tarihinde görülen en önemli kültürel eserlerden biri olan Malatya Battalgazi Ulu Camii'nin süslemeleridir. Malatya Battalgazi Ulu Camii'nin kitabesinden edinilen bilgilere göre; Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında Mansur bin Yakub'un emriyle 1224 yılında yapılmıştır. Caminin duvar süslemelerinde kullanılan çiniler ilginç resim üsluplarıyla Anadolu Selçuklu sanat üslubunu yansıtan en zengin örneklerden oluşmaktadır. Günümüzde caminin tezyinatında bulunan çoğu desenler ulaşılabilir durumdadır. Taş yüzeyi üzerinde görülen Selçuklu sanatının geometrik üsluplu süslemeleri, düzgün yıldız çokgenler ve çizim kuralları, duvar yüzeylerindeki turkuaz renkler ve desen uyumu, simetri ile oluşturulmuş bordürler, tuğla ve taş işçiliğindeki ustalığın sanata dönüşümü sanatsal açıdan doruk noktasındadır. Bu çalışmada Malatya Battalgazi Ulu Camii süslemelerinin bezeme üslubunun, malzeme ve teknik özellikleri açısından ayrıntılı olarak incelenmesi, tezhip sanatına uygun olan desenlerin seçilip geometrik ve tezyini açıdan analizinin yapılması ve analiz çalışmaları sonucunda çıkarılan desen eskizlerinin, tezhip sanatı ile özgün tasarımların üretilmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda bu alanda çalışan, araştırmacılara, tasarımcılara sanatçılara ve konuyla ilgili araştırmalara kaynak oluşturması ve alan yazına katkı sağlaması hedeflenmiştir. Bu amaçla çalışma, alan yazın taraması ve alan araştırması merkezli olmak üzere iki yöntemde yürütülmüştür. Malatya ili Battalgazi ilçesi sınırları içerisinde bulunan Battalgazi Ulu Camii süslemelerinin, tezyinat programında yer alan süslemelerin ve hangi kompozisyonlar kullanılarak oluşturulduğu araştırılmış ve bu çeşitliliğe sahip süslemelerin farklı disiplinlerde kullanmanın mümkün olduğu görülmüştür. Alan yazın taraması sonuncunda caminin süslemeleri üzerine çeşitli çalışmaların yapılmış olduğu belirlenmiştir. Ancak bu çalışma caminin süslemelerinin tezhip sanatının ve tezyinat özelliklerinin ele alınarak süslemelerin yeniden yorumlanması açısından özgündür. Tarihinin ortak mirası olan cami süslemelerinin tezyinî açıdan incelenmesi ve motif analizlerinin yapılması oldukça önemlidir. Dolayısıyla, bu tür tarihi eserlerin sadece mimari açıdan değil süsleme özelliklerinin de farklı yönlerden incelenmesi, değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma ayrıca, yapılacak koruma ve onarım uygulamalarına rehberlik etme potansiyeli taşıması açısından da oldukça önem taşımaktadır.