Theses supervised by Prof. Dr. H. Yakup Öztuna
16 theses · Dokuz Eylül University
Sanal ortamda üç boyutlu sergileme tasarımı ve bir uygulama çalışması
Grafik tasarımcıların çözümler geliştirdiği "Sergileme Tasarımı" alanında, sayısallaşma teknolojilerinin kullanımının artması ile birlikte, farklı yaklaşımlar geliştirilebileceği ve yeni teknolojilerin bu alanda da kullanılabileceği üzerine yapılan bu araştırma ve ortaya konulan bu tez; sanal ortamda kullanılan üç boyutlu oyun motorlarını kullanarak sergileme tasarımı konusuna yeni bir bakış açısı sunmayı hedeflemiştir. Yapılan literatür incelemesi ile birlikte, oyun üretimi konusunda kullanılan teknolojiler araştırılmıştır. Sayısal ortamdaki üç boyut teknolojisinin sergileme tasarımı alanında tasarımcıya sunabileceği yeni olanaklar irdelenmiştir. Sanal gezi, panoramik fotoğraflama ve üç boyut illüzyonu veren diğer üretim teknikler de tezin araştırmasına dahil edilmekle birlikte, bu tekniklerle ulaşılabilecek sonuçlar bu tezin araştırma kapsamının dışında bırakıldı. Üç boyutlu modelleme yazılımlarının daha kolay kullanılabilen modelleme araçları sunması veya tasarımcıların çok daha kolay modelleme yapabilecekleri yeni üç boyutlu tasarım yazılımlarının piyasaya çıkması ile birlikte, sanal ortamda üç boyutlu sergileme tasarımının çok daha hızlı bir şekilde gelişeceği ortadadır. Böylelikle sanal ortamda çok daha etkin, kullanıcı ile daha fazla etkileşime giren ve hedef kitle açısından çok daha ilgi çekici çözümlerin üretilmesi mümkün olacaktır.
1980'lerden günümüze Türkiye'de sosyal sorumluluk projeleri ve afişlere yansıması
Sosyal Sorumluluk kavramı; yaşadığımız topluma karşı birebir sorumluluğumuz olduğunu ve herkesin topluma katkılarının olabileceğini, öncelikle kendisinin kavraması anlamına gelmektedir. Sosyal Sorumluluk, 1980 öncesinde çok fazla üzerinde durulmayan fakat 90'larla birlikte adını sıkça duymaya başladığımız bir kavramdır. Reklam ajanslarının kurulmaya başladığı ve bireysellikten ekip çalışmasına doğru geçildiği yıllarda, toplumsal konular, grafik tasarımın ilgi alanına girmeye başlamıştır. Bu sebeple, grafik tasarımın en etkin iletişim biçimlerinden olan afişler, sosyal sorumluluk projelerinin vazgeçilmez anlatım şekli olmuştur.1980 Türkiye'sinin sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı incelenmiş ve grafik tasarımın bu süreçteki gelişimine araştırmanın birinci bölümünde değinilmiştir. 12 Eylül darbesinin, Özal döneminin, dünyadaki değişimlerin etkileri incelenerek, yaşanan kültürel bölünme anlatılmıştır. Artan rekabet ortamıyla beraber, reklamın ve reklam ajanslarının önem kazanması da ele alınmıştır. Teknolojideki gelişmeler, bilgisayarın tasarım dünyasına girmesi ve postmodernizmin etkileri incelenmiştir.Sosyal sorumluluk kavramıyla, şirketlerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının sosyal sorumluluk projelerine yaklaşımları, ikinci bölümde anlatılmıştır. Sosyal sorumluluk projelerinde etkin faaliyette bulunan kurum ve kuruluşlar hakkında bilgiler verilmiştir. Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) tanımı ve faydaları üzerinde durulurken, sponsorluk kavramına da değinilmiştir. Popülerleşmenin kitleler için yaratılmış hali olan kitle kültürünün (Mass Culture), medyanın etkisiyle güçlenerek toplumsal hayatı etkilemesinden bahsedilmiştir. Bunların yanında, kurumların markalarını güçlendirmek adına KSS projelerine verdikleri önem üzerinde durularak, bazı markaların projelerine yer verilmiştir.Araştırmanın ağırlık kazandığı üçüncü bölüme gelindiğinde, sosyal sorumluluk projeleri, topluma ulaştırılma şekilleri ve bunların özellikle afişlere yansıması vurgulanmıştır. Sosyokültürel, politik ve çevre konulu afiş tasarımı anlatılmış, Türkiye'den ve dünyadan tasarımcıların örnek çalışmalarıyla da görsel olarak desteklenmiştir. Bunun yanı sıra, oluşturulan tasarımlarla da sosyal sorumluluğun ve sürdürülebilirliğin önemli olduğu konusu irdelenmiştir. Yine bu bölümde, sosyal sorumluluk projelerinin oluşmasında ya da desteklenmesinde şirketler, dernekler ve vakıfların, farklı roller üstlenerek, fayda sağlama yollarına gitmeleri anlatılmaktadır. Bu amaçla hizmet veren şirketlerden Turkcell'in ?Kardelenler Kampanyası?, derneklerden, WWF-Doğal Hayatı Koruma Derneği'nin çeşitli kampanyaları, vakıf olarak da, TEMA Vakfı'nın ?Geleceğimiz Erimesin? ve ?El Koyun? kampanyaları, tasarım örnekleriyle birlikte verilmiştir. Ayrıca, sosyal sorumluluk projelerine destek vermek adına bir ilk yaratılarak oluşturulan, dünyanın her yerinden tasarımcıların katılımıyla oluşan ve çok ses getiren, GOOD 50x70 yarışmasından da söz edilerek, tasarım örnekleri eklenmiştir.Sosyal sorumluluk projeleriyle örnek afiş tasarımları araştırmanın son bölümünde oluşturulmuştur. Konunun çok kapsamlı olmasından dolayı, çalışmalar araştırmanın içeriğiyle ilintilidir. Şöyle ki; afiş tasarımları, konular temel alınarak değil, araştırmada ele alınan şirketler, dernekler ve vakıflar adı altında, kurumlara/kuruluşlara ait olacak şekilde oluşturulmuştur.Genel olarak afiş, taşıdığı toplumsal sorumluluk ile grafik tasarımın görsel anlamlandırma ve biçimlendirme dili olarak etkin bir görev üstlenmiş, sosyal sorumluluk projelerinin ifade biçimi olmuştur.
1980 sonrasında grafik tasarımda enstalasyonun yeri ve önemi
1980 sonrasında Grafik tasarımda Enstalasyonun Yeri ve Önemi' adlı bu araştırmada, grafik tasarım ile çağdaş bir anlatım biçimi olan enstalasyon arasındaki bağ incelenmiştir. Sosyo-politik ve kültürel faktörlerin etkisiyle enstalasyonu oluşturan koşullar irdelenmiş ve giderek yersizleşen sanat yapıtının kendisine yer bulma arayışı, sanat hareketleri ve öncü sanatçılarıyla birlikte araştırılmıştır.Nesne ve zaman olgusu ile birlikteliğinde, enstalasyonun deneyimlendiği `mekân' sorunsalı (mekânın tarihi geçmişi, coğrafi konumu ile yerleştirme çalışması arasındaki etkileşimler) tasarımcı ve sanatçıların yerleştirme çalışmaları ışığı altında araştırmanın ikinci bölümünde incelenmeye çalışılmıştır.Son bölümde, postmodernist açılımların grafik tasarım ve enstalasyondaki yansımaları, özellikle 1980 sonrası grafik tasarım ile enstalasyon'un kesiştiği noktalar üzerinden araştırılmıştır. Bu bağlamda farklı sergileme mekânlarında, deneysel yaklaşımla üretilen, toplumu bilinçlendirmeyi amaçlayan, grafik tasarımcıların yerleştirme çalışmalarına yer verilmiştir. Tez kapsamında yapılan bu araştırmanın sonucunda, grafik ağırlıklı enstalasyonların iyi ve duyarlı örneklerinin gündelik hayatın içine yayılmasıyla, kent hayatını zenginleştiği görülmektedir. Böylelikle yeni algıma biçimleriyle toplumsal bilincin yükseldiği söylenebilir.
Polonya afiş ekolünün kişisellik bağlamında incelenmesi
Polonya devleti, jeopolitik konumu itibariyle tarihi boyunca önemli işgal dönemleri geçirmiştir. Bunların en yıkıcı olanını da İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgali altında yaşamıştır. Tarihindeki bu yaralar, Polonya'da ekonomik ve politik anlamda sürekliliğin ve istikrarın oluşmasında engel teşkil etmiştir. Böylesine ağır işgal dönemleri yaşamış olan bir ulusun günümüzde hala varlığını sürdürebilmesinin sebebi olarak, ulus kimliğine ve kültürel mirasına bağlılığı gösterilebilir. Kültürel anlamda varolma arzusu, ulusal kimliğe ve geleneklere bağlı, özgün bir sanatsal tarz arayışını beraberinde getirmiştir. Polonya'lı sanatçı ve tasarımcılar her daim çağdaş olanı kendi gelenekleri ile harmanlayarak yakalamak ve yarattıkları eserlerde kendilerine özgü olanı ortaya koymak amacında olmuşlardır.Polonya Afiş Ekolü de, böylesine bir anlayış doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Ekol, alabildiğine kişisel ancak aynı zamanda resimsel anlamda geleneksele yakın bir grafik dile sahiptir. Polonya afişini biricik kılan şey baskıcı rejim altında yeşermiş oldukça kişisel ve kavramsal olan üsluba sahip olmasıdır. Bu özgün üslup özellikle 1960 ve 1970'lere damgasını vurmuş, açılan afiş müzesi ve düzenlenen afiş bienali ile Polonya, dünyada afiş kültürünün yayıcısı ve koruyucusu haline gelmiştir.1980'de Polonya'nın Gdansk şehrindeki tersanelerde birkaç muhalif işçinin öncülüğünde kurulan rejim karşıtı Dayanışma hareketinin 1989 yılında iktidara geçmesi ile Komünist rejim yıkılmıştır. Polonya'da siyasal yapının değişmesine bağlı olarak afiş üretimini sağlayan kurumların kapanmasıyla afiş ekolünün Polonya Afiş Ekolü'nün de sonu gelmiştir. Bugün Polonya afişi değerli bir kolleksiyon nesnesi olarak internet üzerinden satış yoluyla kendine bir pazar bulmuştur.
Çocuk bakım ürünleri ambalaj tasarımlarının yapısal çözümlemesi
Ambalajlar günlük yaşantının o kadar içerisindedir ki çoğu zaman satın alma aşaması ve kullanım alanlarındaki önemi fark edilmemektedir. Günümüzde her sektör için aktif bir satış aracı haline gelmiş olan ambalaj tasarımlarının ilk örnekleri arasında sabun ve kozmetik ürünlerin ambalajları yer almaktadır. Süreç içerisinde ise, kozmetik sektörü gerek ürün çeşitliliği gerekse hedef kitle açısından hızla genişlemiştir. Son dönemde, hedef kitleye yeni eklenen bir grup da çocuklar olmuştur. Çocuk grubunun merkezi olan ve `tween' olarak adlandırılan 8-12 yaş arası çocuklar için birçok ürünün geliştirilmesi ve ürünlerin pazara girmesi aşamasında üretici ve tasarımcıların gerekli donanıma sahip olmamaları sonucunda, hedef kitle kendisine özel tasarlanmış ürün bulmakta zorlanmaktadır¬. Bu durumu aşmak için tasarım ve pazarlama alanlarının kültürler içerisind¬e sürekli olarak yenilenen kodları etkin kullanarak tüketici davranışını algılaması gerekmektedir. Hedef kitle ile etkili iletişim kurabilmek yalnızca tasarım öğelerinin bir araya getirilmesiyle değil, kavramsal alt yapıya sahip olunmasını da gerektirmektedir. Bu bağlamda, varolan tasarımları çözümleme ve etkin tasarımlar gerçekleştirmek üzere göstergebilimsel yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, içerisinde yer alınan göstergeler dünyasını saptama, deşifre etme ve yeniden kodlama imkanı vermektedir. Çalışma tüketici üzerinden değil; `metin'lere odaklanarak kültür ve iletişime doğrudan uygulanmaktadır. Bu açıdan yöntem kültürel farkındalık, kategori içindeki iletişimin analizi, tüketicinin belirtmediklerinin algılanması açısından önemlidir. Burada genel iletişim teorilerinin aksine göstergeler üzerinden anlamın üretim ve iletimi ön plandadır. Pazarlama iletişimi önemini korurken analiz için yöntem, tasarım öğeleri-ambalaj-tüketici ilişkilerine uygulanmaktadır. Sonuç olarak; ortak bir dil oluşturarak çocuklara yönelik kozmetik ürün ambalaj tasarımları geliştirilmesi aşamasında yapısal çözümlemenin gerekliliği sunulmuştur.
Modern mitoloji üretiminde fantastik Franco-Belge BD (çizgi roman)
Günümüzde Francophone coğrafyanın dışında da etkisini sürdüren `Franco Belge BD' (çizgi roman) ve onun başlıca üretim motivasyonlarından `fantastik'in işbirliği; daima gündemde kalan iki başlığı birleştirmenin ötesinde, modern mitoloji üretiminde üstlendiği rol açısından da önemlidir.Bugün kendi başına bir sanat disiplini haline gelen, kendi eğitim kurumlarına ve etkinliklerine sahip olan `çizgi roman'ın ve onun içerisindeki `Franco Belge BD'nin ayrıntılı biçimde ele alınması; `Fantastik Franco Belge BD'nin temel özelliklerinin belirlenmesi; toplumdışı kimliği ve alternatif çizgi roman üretimindeki yerinin anlaşılmasına, güncel konumunun belirlenmesine yarar sağlamıştır.Franco Belge çizgi romanın fantastikle olan ilişkisinden yola çıkarak; Fantastik Franco Belge BD'nin popüler örneklerinde `güncellenen içerik ve biçimin, fantastik göstergelerin' izini sürmek ise; bu işbirliğinin ürettiği ve modern mitolojiyi besler görünen temsillerin değerlendirilmesine olanak vermektedir.¬¬¬Söz konusu veriler ışığında Fantastik Franco Belge BD'nin popüler mitoloji üretiminde üstlendiği rolün, içerik ve biçim açısından ele alınarak tartışılıp saptanması, güncel üretim açısından da önemli ipuçları içerir.`Fantastik' ve diğer çizgi romanlardan farklı bir yol haritası izleyen `Franco Belge BD' işbirliğinin; `modern mitoloji üretimindeki yerini' belirlemeye çalışmak; Güzel Sanatlar Fakülteleri'nin Grafik Bölümleri'nde; çizgi romana, çizgi roman yapımına ve tüm bu üretimi etkileyen fantastiğe duyulan ilgi dikkate alındığında, konuya ilişkin bilimsel bir kaynak ve ayrıntılı bir literatür çalışması ortaya koymak amacını gütmektedir.
1960 sonrası Türk grafik tasarımında ulusal üslup sorunsalı
1960 sonrası Türk grafik tasarımında ulusal üslup sorununu araştıran bu çalışmada, sözü geçen tarihten günümüze grafik tasarımcılık ve grafik tasarım eğitimciliği yapmış ve yapmakta olan kişilerin ulusal üslup konusuna yaklaşımları saptanmaya çalışılmıştır.İlk iki ana bölümde, ulusçuluğun tanımları ile başlanıp, ulusçuluğun önce konu ve kavram, sonra üslup olarak dünya grafik tasarımındaki yansımalarından bahsedilmiş; daha sonra her iki tür ulusçuluğun Türk grafik tasarımı üzerindeki etkileri incelenmeye çalışılmıştır. 1960 sonrasına yoğunlaşan son bölüm, iki alt başlıkta toplanarak birinci başlık altında Türk grafik tasarımında ulusal üslup üzerine etki eden faktörler saptanmaya çalışılmış; ikinci alt başlıkta ise kendileri ile görüşülen ve hala üretimlerine ya da eğitimciliklerine devam eden grafik tasarımcıların konu ile ilgili görüşlerine yer verilmiştir.İlk iki bölüm ve son bölümün ilk yarısı, ağırlıklı olarak kaynak taramalarından derlenmiş, son bölümün ikinci yarısı ise yüz yüze ya da e posta yolu ile yapılan görüşmelerle oluşturulmuştur; bu görüşmeler ekler bölümünde verilmiştir.Yapılan araştırma sonucunda, kendileri ile görüşülen Türk grafik tasarımcılarının ve tasarım eğitimcilerinin, ulusal bir üslubun gerekliliği ya da böyle bir üslubun kurgulanabilirliği yönündeki çaba ve isteklerinin böyle bir üslubu oluşturmak için yeterli olmadığı anlaşılmış ve bunun nedenleri incelenmeye çalışılmıştır.
1980'lerden günümüze grafik tasarımda yapıbozumculuk (deconstructivism)
?1980'lerden Günümüze Grafik Tasarımda Yapıbozumculuk (Deconstructivism)? tez başlığı ana sorunsalı `nı temel almış bu araştırmada, tasarımın tarihsel sürecinde teori ile buluşma noktalarından biri olan Yapıbozumcu grafik tasarımın dününe ve bugününe ilişkin saptamalar yapılmaya çalışılmıştır.Bu çalışmanın ilk bölümünde, Yapıbozum ve öncesinde dilbilim ve felsefe kaynaklı kuramsal çözümlemeler araştırılarak izlenen yolda Derrida ve öncesine ilişkin gerekli veriler elde edilmiştir. Bu veriler vasıtası ile Yapıbozumcu düşüncenin tasarım öncesi göstermiş olduğu gelişim araştırılmıştır.Sonraki bölümlerde ise, dil temelli Yapıbozumcu sürecin grafik tasarımdaki öncüllerini yakalayabilmek için Modernizm ve Modernist akımlar noktasından yola çıkarak araştırmaya yön vermek uygun görülmüş ve beraberinde benzerliklerden yararlanılarak Postmodernist süreçte grafik tasarımda ortaya çıkan yeni söylemler ve Yapıbozuma değinilmiştir. Bu bölümlere ilişkin elde edilen bulgular, Modernist akımların o ya da bu şekilde Postmodernist ve buna bağlı Yapıbozumcu süreci gelecekte yapılandırma adına gerekli donanımları içlerinde barındırdıkları yönündedir.Bu yapılandırmaya bağlı olarak, Postmodernist ve Yapıbozumcu sürecin grafik tasarımı için elde edilen verilerinin toplamı, Postmodernist grafik tasarımın Modernist grafik tasarımdan kendini ayırdığı durumlarda bile ondan beslendiği yönünde olduğudur. Tarihsel süreçte kendine özgü organik yapısı gereği bireysellik ve kimlik anlamında özgür ifade biçimlerini kullanarak, tasarımcının çözüm isteyen problemler karşısında radikal tavırlar geliştirmesini sağlamıştır.
Masa oyunlarında görsel-içerik ilişkisi ve uygulama çalışması
Bu tezde, Türkiye'de daha ziyade "Aile oyunları" olarak bilinen masa oyunları ve bu oyunları oluşturan unsurların birbirleriyle olan ilişkileri, kültürel ve tarihsel açıdan ele alınmıştır. Tarih öncesi dönemlerde ortaya çıkan masa oyunlarının evrimsel gelişimi incelenmiş ve farklı kültürlerle nasıl bir etkileşime girdikleri irdelenmiştir.Günümüz dünyasında, sadece vakit geçirmeye ve eğlenmeye yarayan araçlar olarak görülen masa oyunlarının, tarih boyunca, kültürel, sosyal ve dini işlevler yüklendikleri gösterilmiş; bu işlevlerin, oyunları oluşturan görsel elemanları nasıl etkilediği incelenmiştir. Tarihsel süreçte değerlendirilen masa oyunlarının, baskı tekniklerindeki ve bilişim teknolojilerindeki gelişmelerden, yapısal ve görsel olarak nasıl etkilendikleri irdelenmiştir.Tezin amacı, tarih öncesinden günümüze kadar gerçekleşen; oynama eylemine yaklaşımdaki değişimlerin ve bu oyunların etkileşime girdikleri kültürel değerlerin, masa oyunlarındaki görsel ve yapısal yansımalarını incelemektir.
Grafik tasarımda yeni bir alan: Bilgilendirme tasarımı ve bir uygulama
Bilgi, tarih boyunca onu elinde tutanlara güç vermiştir. Bir zamanlar yalnızca seçkinlerin sahip olduğu kısıtlı ve erişilmez bir olguyken, günümüzde teknolojik gelişmelerle bütün kitlelere kolaylıkla ulaşmaktadır. Ancak her geçen gün kendini katlayarak artan bilgi yoğunluğu, bir tür bombardıman etkisi yaratarak; insanları gereksinim duydukları bilgiyi seçme konusunda zorlamaya başlamıştır.Bu noktada kitleleri gereksinim duydukları bilgiye daha hızlı ve daha verimli biçimlerde ulaştırabilmek için ham verileri hedef kitlenin algılayabileceği hale dönüştürmeyi amaçlayan bir tasarım dalı devreye girmektedir: Bilgilendirme tasarımı.?Grafik Tasarımda Yeni Bir Alan: Bilgilendirme Tasarımı ve Bir Uygulama? adlı tez çalışması, dünya üzerinde yeni yeni seslendirilen, ülkemizdeyse neredeyse hiç bilinmeyen bu yeni tasarım dalını ayrıntılı bir perspektiften incelemiştir. İlk olarak bilgilendirme tasarımının çeşitli tanımlamalarının ardından; kapsamlı bir araştırma ve açıklamalı örneklerle bilgilendirme tasarımının tarihsel gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. Bilgilendirme tasarımı diğer tasarım dallarına göre konumlandırılmış; ortak ve ayrı noktalar analiz edilmiştir. Bilgilendirme tasarımı ve grafik tasarım arasındaki ilişki örneklerle açıklanmıştır. Bilgilendirme tasarımının uygulama alanları da tez kapsamında detaylı bir biçimde incelenmiştir. Bu alandaki önemli projelere, günümüzde ulaştığı noktaya ve belli başlı tasarımcılara işaret edilmiştir.Tezin uygulama projesi ayağını Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nin yönlendirme ve işaretleme tasarımı oluşturmuştur. Dünyadaki belli başlı hastanelerde yapılan birebir incelemelerin ardından, tüm bilgilendirme tasarımı projelerine uyarlanabilecek bir uygulama süreci önerisinde bulunulmuştur.
Bir kültürel direniş aracı olarak Japon çizgi romanı (Manga)'nın incelenmesi
Manga, Japon sanatçılar tarafından üretilen grafik romanlara ve bu çalışmalardan türeyen kültürel oluşuma verilen addır. Manga kültürü sonsuz ve engindir; Animasyonlar, kostümlü oyunlar, aksesuarlar, sinema filmleri ve özgün yaşam tarzı bu kültürel bedenin nüvelerinden birkaçıdır. Manga, çağdaş Japon kültürünün en dikkate değer kurumlarından biridir. Kökenleri, binlerce yıllık geleneksel Japon grafik sanatlarıyla, Yirminci Yüzyıl boyunca Japon toplumunun yaşadığı zorlu sosyal ve politik çalkantılarda yatmaktadır. Manga, şu anki itibarına, Japon ulusunun yaşadığı reformlar ve çetin sınavlarla eş güdümlü olarak kavuşmuştur. Şu an için Manga, Japonya'nın sahip olduğu en kudretli yumuşak güçlerden biridir. Yumuşak güç, bir ülkenin askeri, politik ve ekonomik caydırıcılığı ve kapasitesi olan ?katı? gücün tam tersidir. Sanat, edebiyat, gelenekler, moda ve din gibi, uluslar arası bir aktörün kültürel değerlerinin, küresel düzeyde prestiji ve manipülasyon kapasitesini tanımlamak için bu terim kullanılır. Yeter düzeyde bir yumuşak gücü geliştirebilmek için, başarılı bir süpergücün kullandığı temaların neler olduğunu, bu temleri nasıl geliştirdiğini ve bunları diğer yabancı kültürlerle nasıl doğru paylaşabildiğini anlamak çok önemlidir. Japon Mangası, başarılı bir yumuşak gücün vasıflarını ve kendi toplumunun lehine, dünyayı dönüştürme iradesini incelemek için çok önemli bir örnektir.
Basın ilanlarında kadın imgesi ve cinsellik
Üç bölümden oluşan bu araştırma tezinde, `kadın imgesi ve cinsellik' kavramları, görsel iletişimin en etkili ortamlarından biri olan `basın ilanı' çerçevesinde eleştirel bir bakış açısıyla incelenerek, örnek görseller ile çalışma desteklenmektedir. Görsel dünyanın bitmez/tükenmez bir kaynak olarak kullandığı kadın imgesinin ve cinselliğin, basın ilanlarındaki temsilinin doğru bir açılımla anlatılabilmesi için, öncelikle `imge' kavramını açıklamak gerekmektedir.Bu amaçla araştırmanın birinci bölümünde; görmek ve imge arasındaki ilişki, imgelerin anlamı ve basın ilanlarında en çok kullanılan görsel öge olması nedeniyle fotoğrafik imge anlatılmaktadır. İkinci bölümde; kitle ve tüketim kültürü bağlamında, yirminci yüzyılda kadınların temsil biçimleri ve bu tarihsel süreç boyunca basın ilanlarında kadın imgesi ve cinselliğinin nasıl yer aldığı anlatılmaktadır.Araştırmanın son bölümünde ise, basın ilanlarında kadın cinselliğinin kullanımı `toplumsal cinsiyet' kavramı ile ilişkilendirilerek, cinsiyet rollerinin, bedenin, güzellik ve cinselliğin reklamlara nasıl yansıdığı, güncel basın ilanı örnekleriyle irdelenmekte; reklamcılığın sömürmeye devam ettiği kadın imgesinin, modern yaşamın en büyük sorunlarından biri olan `cinsiyetçilik'ten kurtulup kurtulamayacağı sorgulanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kadın, İmge, Cinsellik, Basın İlanı, Tüketim
Hızlı tüketim ürünlerinin ambalaj tasarımlarında çağrışımsal öğrenme ile renk kararları
Ambalaj tasarımının satışa etkisi ve ikna gücü, profesyoneller tarafından tartışmasız kabul edilmektedir. Ancak, sürekli değişen pazar koşulları, genişleyen tüketici profilleri, farklılaşan yaşam standartları, her alanı olduğu gibi ambalaj tasarımını da etkileyerek üreticilerin tasarımdan beklentilerini ve tasarımın sorumluluklarını devamlı olarak artırmaktadır. Bu durum, tasarımı oluşturan öğelerin sorgulanmasını ve daha etkili kullanılmaları için araştırmalar yapılmasını gerektirmiştir. Bu süreçte renk, ? ambalaj tasarımının amaçlarına etkisi açısından ? ilgi odağı haline dönüşmüştür.Rengin ambalaj tasarımı içindeki yeri, özel bir tasarım problemidir; dolayısıyla renk, tasarımcılar için genel bir uzmanlık alanıdır. Bu nedenden ötürü, ?Hızlı Tüketim Ürünlerinin Ambalaj Tasarımlarında Çağrışımsal Öğrenme ile Renk Kararları? adlı araştırma, hızlı tüketim ürünü ambalajlarında rengin etkisini analiz etmeyi ve renk üzerinden tüketici ile kurulan iletişim yapılarını belirleyen tasarım kararlarının incelenmesini amaçlamıştır. Araştırmanın kavramsal çerçevesi, rengin etkisini belirleyen şartlandırıcılardan biri olarak kabul edilen ?çağrışımsal öğrenme? yöntemi ile sınırlandırılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde; hızlı tüketim ürünlerine yönelik kararların belirleyicisi olan ?tüketici, ürün, ambalaj ve marka? kavramları, araştırma için gerekli altyapıyı kurmak adına açıklanmıştır. Görsel iletişim tasarımı kapsamında ambalaj tasarımının işlevleri incelenmiştir. İkinci bölümde; bir görsel iletişim aracı olan rengin tanımı, teorileri ve etkileri, tarihsel ve bilimsel bir süreçte ele alınmıştır. Ayrıca, tezin araştırma yöntemi olarak belirlenen çağrışımsal öğrenme ile renk ilişkisi sorgulanmıştır. Çağrışımlarla anlam bulan rengin, görsel iletişim tasarımı açısından nasıl çözümlendiği, göstergebilim ışığında değerlendirilmiştir. Üçüncü ve son bölüm ise; tezin araştırma aşamasını oluşturmaktadır. Bu safhada, ilk iki bölümde aktarılmış bilgilerin ışığında, hem yurtiçi hem de yurtdışından konuyla ilgili tasarım örnekleri analiz edilmiştir.
Bir iletişim biçimi olarak askeri müzelerin iç mekân sergilemelerinde grafik tasarımın işlevi
Grafik tasarım, kavram olarak tam karşılığını bulduğu ilk dönemlerden itibaren içeriğini sürekli genişleterek bu günkü kapsamına ulaşmıştır. Ancak sürekli artmaya devam ederek günümüze kadar gelen bu kapsam artışı sona ermemiş ve her geçen gün grafik tasarım disiplinine yeni içerikler eklenmiştir. Son dönemde yeni isimlerle, farklı yeni başka alanlara bölünerek bir anlamda yükü hafifletilse bile ortaya çıkan birçok uygulama alanı da yine bir alışkanlık biçiminde grafik tasarım içinde sınıflandırılmıştır.Teknolojik gelişmeler ve çağın gerekleri ile ortaya çıkan yeni iletişim kanalları ve son dönemde kullanılır olan her türlü medyada da, grafik tasarımın konusu içinde kalan, bir ya da birden fazla uygulama alanı bulunabilmektedir.Bazen tasarımcılar öyle konularla karşılaşabilmektedirler ki, o alana egemen grafik üretimler gerçekleştirebilmeleri için, konuya ilişkin bilgiyi alabilmeleri, yorumlayabilmeleri ve özümseyebilmeleri gerekir. Zamanla yarışılan tasarım süreçlerinde bu durum her zaman söz konusu olamayabilmektedir. Ancak bir anlamda zamanın şartları; tasarımcının günümüzde uzmanlaşmış olduğu konularda tasarım üretir hale gelmesini gereklilik haline sokmuştur.Bu çalışma, tasarımcının üretimlerini gerçekleştirirken konuya dair uzmanlığın zorunlu olduğu alanlarından biri sayılan, sosyal bilgilendirme işlevini varlık nedeni diye nitelendirebileceğimiz müzelerle ilgilidir. Grafik tasarımcı, müzeye özel tasarımlar üretecekse, kamuya açık bir hizmet birimi olan müzenin genel yapısını, çalışma alanlarını ve her şeyden önce genel sistematiğini bilmek durumundadır. Çalışma konusu olan müzenin ana özelliklerine dayalı olan ziyaretçi profili, tasarımcının hedef kitlesine denk düşer. Müzenin türü ve alanı da, tasarımcının uzmanlığı ile ilintili olarak yaratım süreci içerisinde önemli yer tutar.Son dönemlerde; müze sergilemeleri gerçekleştiren profesyonel müze tasarım ekiplerinde, grafik tasarım disiplininden gelen tasarımcıların bulunması gerektiği fikri tartışılmayan ortak bir yargıya dönüşmüştür. Bu açıdan bakıldığında ülkemizde mevcut ya da yeni yapılandırılacak müzelerde, konuya dair formasyon taşıması beklenen, grafik tasarım alanına ilişkin önemli sayıda tasarımcı gereksinimi bulunmaktadır.Özgün araştırmalarla geliştirilmeye çalışılan bu tez araştırması, ülkemizde ilgili konuda pratik uygulamalar yapması beklenen tasarımcılara, Askeri Müze özelinde, müzelerde grafik tasarım konusunda bir bakış açısı, yeni deneyimler ve öneriler sunabilirse amacına ulaşmış sayılacaktır.
1940 sonrası Amerikan baskı resminde protest tavır
`1940 sonrası Amerikan baskı resminde protest tavır' tez başlığını taşıyan bu araştırmada, baskı resmin başlangıcından günümüze tarihsel gelişiminde, toplumsal olayların, dönemin baskı resimlerine, protest yansımalarının saptamaları yapılmaya çalışılmıştır.Endüstri devrimi öncesi ve sonrasında dünya genelinde baskıresmin gelişim süreci ve protest örnekleri kısaca çalışmanın ilk bölümünde incelenmiştir. Dünya savaşları dönemlerinden itibaren, yaşanılan sıkıntı ve arayışların, evrensel boyutta, özellikle baskının rönesansı kabul edilen 1940 sonrasında, ekonomik güç ve beyin göçü ile sanatın önemli merkezlerinden biri haline gelmiş, pek çok farklı ırktan, kültürden insanın bir arada yaşadığı Amerika Birleşik Devletleri ölçeğinde irdelenmesine çalışılmıştır. Bu anlamda pek çok sanatçının bir arada devlet desteği ile propaganda amacı unutulmadan özgürce baskı resim ürettiği Federal Sanat Projesi'nin ve göçmen sanatçıların buluşma noktası haline gelen, neredeyse deneysel bir merkez niteliği taşıyan Stanley William Hayter'in New York'ta kurduğu Atölye 17'nin baskı sanatlarına getirdiği yenilikler ve sanatçıların yenilikçi ve protest işleri üzerinde durulmuştur.Amerika'da sosyo-ekonomik ve kültürel sürecin gelişimi incelenmiş, II. Dünya Savaşı sonrası değişen politik, ekonomik dengelerin, toplumların sosyal yapısında ve dünyaya bakış açılarında ortaya koyduğu farklılıklar ikinci bölümde araştırılmıştır.Bilginin, düşüncenin çoğaltılıp, paylaşılmasında kullanımıyla, demokratik bir karakter taşıyan baskı resim sanatının, gelişen teknoloji sayesinde hemen her çeşit malzeme ve yüzeye uygulanabilirliğiyle kamusal alanlarda kullanımının protest örnekleri de bu bölümde araştırılmıştır. Bu bölümlere ilişkin elde edilen bulgular, sanatın,özellikle baskı resim aracılığıyla, gündelik hayatın hemen her alanına girerek, kültürel yayılımın, zenginliğin artmasında, sanatçıların dönemlerinin düşünce yapısını etkileyebilecek, yön gösterebilecek toplumsal mesajlarını, geniş kitlelere aktarmalarında çok önemli bir rol üstlendiği araştırma sonunda saptanmıştır.
Grafik tasarım ile Efemera ilişkisi ve Sait Maden belgeliği örneği
"Grafik Tasarım ile Efemera İlişkisi ve Sait Maden Belgeliği Örneği" başlıklı tez çalışması, grafik tasarım ürünlerinin arşiv, koleksiyon malzemesi içerisinde 'efemera' başlığıyla yer alış şekillerini incelemektedir. Efemera belgelerinin 'üstveri'si oluşturulurken ya da efemeraların restorasyon süreçlerinde profesyonel bir grafik tasarımcının veya grafik tasarım tarihçisinin katkısının neler olabileceğini incelemekte, üstlenebileceği roller tartışılmaktadır. Araştırmanın "tanımlar ve konumlandırmalar" üzerine kurulu birinci bölümünde; efemera ile ilişkisine değinebilmek için 'grafik' teriminin ve grafik tasarım disiplininin 'kökenbilim' ve 'terimbilim' açısından tanımları yapılmıştır. 'Grafik ürün' olgusu, disiplinin kendi içerisinden ve disiplinlerarası etkileşim üzerinden açıklanmıştır. Grafik tasarım disiplininin değişen ve gelişen konumlandırmaları ile grafik ürünün uzamsal dönüşümü ve dönemsel evreleri ele alınmıştır. Araştırmanın "kavramsal çerçevesi" olan ikinci bölümünde efemera kavramına odaklanılmıştır. Efemeranın tanımı, Türkiye'deki tarihsel süreci, sınıflandırılması, erişimi ve belge/kaynak değeri, efemeranın grafik verileri anlatılmıştır. Bu bağlamda efemera alanının öncüleri ve grafik tasarım sahnesinin ustalarıyla röportajlar yapılmış ve efemera ile grafik tasarım ilişkisi ilgili disiplinler açısından irdelenmiştir. Tezin "uygulama aşaması" olan son bölümde ise; grafik tasarımcı ve grafik tasarım tarihçisi Sait Maden Belgeliği'nde yer alan efemera belgelerinin arşiv prensiplerine göre tanımlamaları yapılmıştır. Seçkisi yapılan efemera belgelerinin grafik verileri üzerinden ait olduğu döneminin üslup, tipografik stil ve biçim okumaları gerçekleştirilmiş, üstveri oluşturmaya katkı sağlamak için grafik tasarım penceresinden değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Efemera, Grafik Ürün, Grafik Tasarım Tarihi, Arşiv, Koleksiyon