Theses supervised by Prof. Dr. İbrahim Arslanoğlu

10 theses · Gazi University

DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihsel gelişimi ve bugünkü durumu

Bu çalışmada yarım yüzyılı kapsayan Türkiye ve AB siyasi ilişkilerinin kapsamlı analiziyle, geçmişte AB ile olan siyasi ilişkilerin Türkiye açısından ne türden sonuçlar doğurduğu ortaya konmaya çalışılmaktadır. Böylece bu araştırmanın en temel hedefi, Türkiye ve AB ilişkilerinin güzergâha bağlı tarihsel açıklamasını yapabilmektir. Tarihsel sosyolojik yaklaşım temelinde gerçekleştirilen bu araştırma, benzerlerinden farklı olarak AB-Türkiye ilişkilerini kesintisiz bir süreç olarak ele almakta, sırasıyla AET öncesi, AET dönemi ve AB dönemi ilişkiler ekseninde analiz etmektedir. Araştırmada verilerin toplanması ve diplomatik süreçlerin yorumlanmasında temel hukuki belgelerin ve AB kurumlarının yayınladıkları raporların incelemesi yoluna gidilmiştir. Araştırmanın sorusuna cevap bulmak amacıyla Ankara Antlaşması, Katma Protokol, AB Zirve Kararları, Avrupa Parlamentosu Kararları, Düzenli Türkiye İlerleme Raporları, Katılım Ortaklığı Belgesi, Müzakere Çerçeve Belgesi gibi temel hukuki belgeler incelenmiştir. Ayrıca konuyla ilgili yayımlanan yerli ve yabancı kaynaklar ile AB konusunda uzmanlaşan gazetecilerin köşe yazıları ve gazete haberleri de kanıt olarak kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, 1959 yılında AET?ye ilk üyelik başvurusundan günümüze uzanan tarihsel kesitte hem AB'nin kendi içinde hem de uluslararası sistemdeki büyük değişikliklere rağmen, Türkiye'nin ekonomik kalkınma ve Batılılaşma yoluyla AB'ye tam üyelik gayesinin hiç değişmediği ve süreklilik gösterdiği görülmektedir. 2005 yılında başlatılan katılım müzakereleri ile gelinen son noktada ise öne sürülen engellerin tarihsel süreç içerisinde kökleştiği; din, kültür, kimlik, nüfus, demokrasi, insan hakları, etnik sorunlar, kalkınmışlık düzeyi ve Kıbrıs sorunu gibi tartışmalı konuların yakın tarihte Türkiye'yi daha da zorlu bir sürece soktuğu görülmüştür. Son tahlilde, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinine olumlu ve olumsuz olarak bakan siyasi görüşler çerçevesinde içinde bulunulan durum değerlendirilerek, AB elitlerinin ve hükümetler arası pazarlıkların büyük ölçüde derinleştirdiği tartışmaların sonucunda Türkiye'nin alternatif güzergâhlarda yoluna devam edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Avrupa BirliğiSiyaset sosyolojisiSiyasi ilişkiler+4
Türkan Fırıncı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Cahit Tanyol'un sosyolojiye katkıları

Türk sosyoloji tarihi kitaplarında yer alan sosyologların arasında ismi duyulmakla beraber, üzerinde fazla inceleme yapılmamış sosyologlarımızdan biri olan Cahit Tanyol (1914-??) ile ilgili hazırlanan bu tez, onun sosyoloji bilimine olan katkılarını ortaya koymak amacı ile yazılmıştır. Tanyol, Türk sosyoloji tarihi açısından önemli olduğu gibi, yapmış olduğu tarihsel karşılaştırmalarla eserlerinde tarihsel veriler de kullanmaktadır. İncelemelerini yaparken kullanmış olduğu yöntemi, ?tarihsel olaylara sosyolojinin bakış açısı ile bakmak? şeklinde özetleyebiliriz. Bu tezde Cahit Tanyol'un toplumsal sorunlara bakış açısı, bu sorunları nasıl çözmeye çalıştığı üzerinde durulmuş ve bu noktada Tanyol'un sosyolojiye katkıları belirlenmeye çalışılmıştır.Sosyolojinin yanında edebiyat ve felsefe alanlarında da çalışmalar yapan Tanyol'un birçok kitabı olmakla beraber, birçok dergide yayınlanmış makalesi ve gazetelerde yayımlanmış bine yakın yazısı bulunmaktadır. Bu çalışmada Tanyol'un edebiyat eserleri, şiirleri ve felsefe kitabı konunun dışında tutulmuştur. ?Sosyolojik Açıdan Din, Ahlak, Laiklik ve Politika Üzerine Diyaloglar? isimli eseri temel alınarak; din, ahlak, laiklik, politika, irtica-şeriat vb. kavramları açıklanmıştır. Ayrıca bu çalışma Cahit Tanyol'un Türk sosyoloji tarihindeki yerini öğrenmek isteyenlere bir kaynak niteliği taşıyabilir.Cahit Tanyol'un topluma bakışı, yazmış olduğu eserler, tarihe sosyoloji ile bakışı, toplumsal konuları incelerken yapmış olduğu tarihsel karşılaştırmalar önemli tespitler içermektedir. Tanyol, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu, ekonomik, siyasal, toplumsal sorunları ele alırken bilimsel bir tavır sergilemektedir. Birçok eserinde yakın tarihten bahseden Tanyol, sosyolojik açıklamalar yapmaktadır. Bu çalışmada da günümüz dünyasında yaşanan toplumsal sorunlara hiç değilse farklı bir bakış açısı sunmak amaçlanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Türk Müslümanlığı, İslamiyet, laiklik, şeriat, irtica faaliyetleri, din, ahlak, eğitim, hukuk, dil, kültür, uygarlık, milliyetçilik, örf-adetler, gelenekler, töre, sanat, politika, Türkler ile Kürtler, türban, köy monografileri, toplum, birey, aydın din adamı, laik tavır, doğu-batı ayrımı, Alevilik, Sünnilik, Kemalizm, Türkçülük.

Sosyal yapıSosyolojik analizTanyol, Cahit
Nebile Eroğul
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Amerikan kolejleri ve bu kolejlerin Türk toplum yapısına sosyo-kültürel etkileri

Bu araştırma, Türkiye'de faaliyet gösteren Amerikan kolejlerinin ortaya çıkış gerekçelerini, eğitim-öğretim faaliyetlerinin genel özellikleri ile Amerikan kolejlerinin Türk toplum yapısına sosyo-kültürel etkilerini tespit etmeyi amaçlamaktadır.Alan araştırması modeline dayalı olarak gerçekleştirilen araştırma kapsamında, verilerin toplanmasında belgelerden yararlanma ya da doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın problemine çözüm bulmak amacıyla American Board of Commissioner for Foreign Mission Arşivi, American Board Heyeti Arşivi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve MEB Talim Terbiye Kurulu Arşivinde bulunan belgelerden faydalanılmıştır. Ayrıca konuyla ilgili yerli ve yabancı kaynaklar ile Amerikan okullarını kuran ya da bu okullarda faaliyet göstermiş olan kişilerin yayınlanmış araştırma ve anıları da araştırma kapsamında kullanılmıştır.Belgelerden ve dokümanlardan toplanan veriler değerlendirilmiş ve araştırmanın amaçları doğrultusunda çözümlenmiş ve anlamlandırılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkiye'deki Amerikan kolejlerinin neredeyse tamamının Amerikan Board tarafından kurulmuş ve idare edilmiş olduğu ve bu kolejlerin öğrenci profillerinin özellikle Cumhuriyet öncesi dönemde bulunduğu bölgeye göre genellikle Rumlardan ya da Ermenilerden oluştuğu görülmüştür. Bu kolejlerin öğretim programlarında Osmanlı Devleti bünyesinde yaşayan gayrimüslimlerin dillerinin öğretimine de büyük önem verilmiş ve bunlara ait milli bir literatür oluşturmaya çalışılmış; bu çalışmalar, Amerikalı misyonerlerin basın yayın faaliyetleriyle desteklenmiştir. Öte yandan Amerikalı misyonerler ve bunların kurmuş oldukları kolejlerin çalışmaları, Türk toplumunda çeşitli maddi ve manevi kültürel unsurların da değişiminde etkili olmuştur.Anahtar Kelimeler: Amerikan Kolejleri, Amerikalı Misyonerler, Din Eğitimi, Dil Eğitimi, Basın Yayın Faaliyetleri, Kültürel Değişim.

Amerikan kollejleriAmerikan misyoner okullarıDil eğitimi+6
Baykal Biçer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Durkheim sosyolojisi ve Durkheım'ın sosyolojik düşünceye katkıları

Bu araştırmada, Durkheim sosyolojisi ve Durkheim'ın sosyolojik düşünceye katkıları çeşitli yönleriyle incelenmiştir.Birinci bölümde, problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, yöntemi belirtilmiştir.İkinci bölümde, Durkheim'ın hayatı, Durkheim'ın yapıtları, Durkheim'ı etkileyen düşünce akımları ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde Durkheim'ı etkileyen A. Comte'nin pozitivist sosyolojisi ve sosyolojik düşünceye katkıları üzerinde de durulmuştur.Üçüncü bölümde, Durkheim sosyolojisinin genel özellikleri ana başlığı altında, Durkheim'a göre sosyolojinin konu ve yöntemi, Durkheim'ın toplumsal işbölümü anlayışı ve bu alt başlık altında mekanik ve organik dayanışma konuları, ayrıca Durkheim'ın intihar anlayışı ve türleri, Durkheim'ın din teorisi ve Durkheim'ın din teorisinde ulaştığı sonuçlar, Durkheim'ın bilgi kuramı ve bilgi sosyolojisi konuları ele alınmıştır. Araştırmanın bu bölümünde son olarak Durkheim'ın sosyolojik düşünceye katkıları üzerinde durulmuştur.Araştırma sonunda Durkheim sosyolojisi ve Durkheim'ın sosyolojik düşünceye katkıları ile ilgili bazı sonuçlara ulaşılmış, bu sonuçlar tartışılmış ve bazı öneriler geliştirilmiştir.

Durkheim, EmileSosyoloji
Hasan Turhan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Necati Öner'in mantık bilimine katkıları

Bu araştırma Necati Öner'in mantık bilimine yaptığı katkıları incelemek üzere hazırlanmış ve ortaya koyduğu kavramlara değinilerek mantık anlayışı derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma, bu amaçlar doğrultusunda Öner'in mantık anlayışını bir bütün olarak ele almıştır.Birinci bölümde; araştırmanın amacı, önemi, yöntemi ve konuyla ilgili diğer çalışmalar ele alınmıştır.İkinci bölümde; Necati Öner'in yaşamı ayrıntılı biçimde incelenmiş, eserleri, ilmi şahsiyeti, felsefi-mantıki çizgisinin temellerini oluşturan düşünsel ilgileri kapsamlı olarak açıklanmıştır.Üçüncü bölümde; Öner'in doktora tezi ''Tanzimattan Sonra Türkiye'de İlim ve Mantık Anlayışı'' doğrultusunda Türkiye'de mantığın tarihsel süreç içindeki seyri ele alınmıştır. Mantık üzerine tanımlar, belli dönemlerde görüşleriyle etkin olan düşünürlerden örnekler verilmiş ve İslam dünyasındaki mantık, Osmanlı medreselerindeki mantık, Tanzimat öncesi ve Tanzimat sonrası mantık anlayışları derinlemesine incelenmiştir.Araştırmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Öner'in doçentlik tezi ?Fransız Sosyoloji Okuluna Göre Mantığın Menşei Problemi? temelinde Öner'in Fransız Sosyoloji Okulu'nu eleştirisi ve mantığın kaynağı problemi üzerinde durulmuştur. Sınıflama, zihniyet, ilkel düşünce, iştirak, kategori ele alınan başlıca konulardır. Temel zihniyetlere üçüncü bir zihniyet olarak eklenen eleştirel zihniyet kavramı, Öner'in ikinci dereceden zihniyetlere neden tutum adını verdiği incelenen diğer konulardır.Dördüncü bölüm ise Öner'in mantık anlayışında oldukça önemli bir yere sahip olan aklın ilkelerini içermektedir. ?Mantığın Ana İlkeleri? başlığı altında Öner'in profesörlük tezi ?Mantığın Ana İlkeleri ve Bu İlkelerin Varlıkla Olan İlişkileri? ele alınacaktır.Araştırmanın sonunda ise Öner'in mantık anlayışı ile ilgili genel bilgilere ulaşılmış; bu bilgiler tartışılmış ve yorumlanmıştır.Anahtar Sözcükler: Eleştirel zihniyet, Tutum, Akıl ilkeleri, Zihniyet.

MantıkÖner, Necati
Neşe Kilsedar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimde öğretim ilke, yöntem ve teknikler açısından mantık öğretimi

Bu araştırmada Türkiye'de ortaöğretimde öğretim ilke, yöntem ve teknikler açısından mantık öğretimi çeşitli yönleriyle incelenmiştir.Birinci bölümde problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, yöntemi belirtilmiştir.İkinci bölümde mantığın bir bilim olarak kuruluşu ve tarihçesi, mantığın diğer bilimlerle ilişkisi, mantığın tanımı, konusu ele alınmıştır. Ayrıca mantığın ve mantık öğretiminin önemi, mantık-dil-düşünce ilişkisi üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde Türk Eğitim Sisteminde mantık öğretiminin genel görünümü ele alındıktan sonra 1924'ten günümüze mantığın öğretim programlarında yer alış durumu ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde Cumhuriyetten günümüze kadar olan ders programlarının amaçları, içerikleri, üniteleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Halen uygulanmakta olan mantık dersi öğretim programı program geliştirme açısından ele alınmıştır.Dördüncü bölümde mantık öğretiminde planlamanın nasıl yapılabileceği ve mantık ders kitapları seçimi üzerinde durulmuştur.Beşinci bölümde öğretim ilke, yöntem ve teknikler açısından ortaöğretimde mantık öğretiminde kullanılabilecek öğretim stratejileri, öğrenme modelleri, öğretme yöntemleri, teknikleri incelenmiştir. Ayrıca mantık öğretiminde araç-gereç kullanımı üzerinde durulmuştur.Altıncı bölümde mantık öğretiminde ölçme ve değerlendirme, ölçme araçlarının özellikleri, mantık öğretiminde bilişsel ve duyuşsal davranışların ölçülmesi, mantık öğretiminde kullanılabilecek ölçme teknikleri, değerlendirme ve not verme ele alınmıştır.Araştırma sonunda Türkiye'de mantık öğretimi ile ilgili bazı sonuçlara ulaşılmış, bu sonuçlar tartışılmış ve bazı öneriler geliştirilmiştir.

Ekrem Ziya Duman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Max Weber'in sosyoloji bilimine katkıları

Bu araştırma Max Weber'in sosyoloji bilimine yaptığı katkıları incelemek üzere hazırlanmış ve araştırma bu yönüyle Weber sosyolojisini bir bütün olarak ele almıştır.Birinci bölümde; araştırmanın amacı, önemi, yöntemi ve konuyla ilgili diğer çalışmalar ele alınmıştır.İkinci bölümde Max Weber'in yaşamı ayrıntılı biçimde incelenmiş, yetişmiş olduğu entelektüel ortam, eserleri, sosyolojik çizgisinin temellerini oluşturan düşünsel ve siyasal ilgileri kapsamlı olarak açıklanmıştır.Üçüncü bölüm, Weber'in sosyolojik terminolojisinden oluşmaktadır. Bu bölümde Weber'in sosyoloji bilimine kazandırmış olduğu kavramlar tek tek açıklanmıştır. Bu kavramlar Weberyen çizgide ele alınmış olup; kavramlardan bazılarına kuramsal çerçevede tekrar değinilmiştir.Dördüncü bölüm araştırmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu bölümde Weber'i diğer sosyologlardan farklı kılan kuramları yer almaktadır. Bu kuramlardan bilim kuramı öncelikle rasyonaliteyle ilişkilendirilmiş; daha sonra da Weber'in ?Meslek Olarak Bilim? adlı konuşması çerçevesinde ele alınmıştır. Bunun yanı sıra sosyal ve kültürel bilimlerin yöntemleri olan ?anlama? ve ?açıklama?ya değinilmiş; tüm bilimlerin ortak bir özelliği olan ?değer yargılarından arınma ilkesi?nden söz edilmiştir. Bir diğer kuramı olan ideal tipler ise, davranış sınıflamaları bağlamında ele alınmış; son olarak da Weber'in siyaset anlayışı dahilinde bürokrasi teorisi ve ?Meslek Olarak Siyaset? adlı konuşması incelenmiştir.Beşinci bölüm ise Weber sosyolojisinde oldukça önemli bir yere sahip olan din sosyolojisini içermektedir. Din sosyolojisi kapsamında Weber'in Protestanlık-kapitalizm ilişkisine yönelik incelemelerine yer verilmiş; daha sonra Weber'in İslamiyet ile ilgili düşünceleri ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.Altıncı bölümde ise, Türkiye'deki Weberyen teoriler çerçevesinde Sabri F. Ülgener ile Ziya Gökalp'e Weber ile benzerlik gösteren noktaları çerçevesinde değinilmiştir.Araştırmanın sonunda ise Weber sosyolojisi ile ilgili genel bilgilere ulaşılmış; bu bilgiler tartışılmış ve yorumlanmıştır.Anahtar Sözcükler: Rasyonalizasyon, Sosyal eylem, İdeal tipler, Bürokrasi

Fatma Hürrem Sünney
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ziya Gökalp'in eğitim anlayışı

Auguste Comte Fransa'yı içinde bulunduğu bunalımdan kurtarmak için nasıl Sosyoloji'yi kurdu ise Gökalp'te, doğu ve batı düşüncelerini harmanlayarak memleketi içinde bulunduğu bunalımdan kurtarmak istemiştir.Bu araştırmada amacımız Ziya Gökalp'in eğitim ile ilgili düşüncelerini ortaya koymaktır. Bu anlamda; Gökalp'in eğitime verdiği önemin ve görüşlerinin daha iyi anlaşılabilmesi için, düşüncesinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan hars ve medeniyet yanında çağdaşlaşma, dil, din, iktisat, aile, ahlak ile ilgili görüşleri eğitim bağlamında incelenmiştir. Bunların yanında milli eğitim, örgün ve yaygın eğitim, sosyalleşme, ilk-orta ve yüksek öğretim kademelerinin mevcut durumu ve bunların çözümüne yönelik düşünceleri yer almaktadır. Eğitim sosyal bir hadise olduğu kadar, toplumda yer alan her kurumla etkisi kaçınılmazdır. Zira terbiye dediği eğitimi fertlerin `milli kültüre uyumu' şeklinde tanımlarken, burada her kuruma birtakım görevler düşmektedir. Eğitimin amacı öncelikle fertlerin milli kültürü benimsetmesi, daha sonra ise çağdaş değerlerle bunları harmanlayabilmesidir.Düşünceleriyle döneme damgasını vurmayı başaran Gökalp'in düşünceleri gerek o dönemde gerekse öldükten sonra hayata geçirilmeye devam etmiştir. Tevhid-i Tedrisattan, medeni kanun, kızların eğitimi, din eğitimi ve laikliğe kadar etkilerini hayatımızda görmek mümkündür. Ziya Gökalp'in eğitim anlayışının konu alındığı bu araştırmayı inceleyenler, eğitimin bir toplumda ne kadar önemli bir kurum olduğunu, onun yaşadığı dönemin genel atmosferini, yine o dönemdeki eğitim durumunu ve bu konuda yapılan tartışmalarını da bulabileceklerdir.Anahtar Kelimeler: Milli Eğitim, Sosyalleşme, Kültür ve Toplum

Selim Uçak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de ortaöğretimde felsefe öğretiminin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı Türkiye'de ortaöğretimde felsefe öğretimi uygulama ve etkinliklerinin durumunu tespit ederek değerlendirmek ve gereksinimleri belirlemektir. Araştırmanın modeli, sosyolojik bir yöntem olan alan araştırması kapsamında tarama modelidir. Araştırmada yöntem çeşitlemesinden faydalanılarak, nicel ve nitel veriler toplanmıştır.Araştırmanın uygulaması iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada 68 öğretmen ve 73 öğrenci ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise 500 öğretmen ve 1500 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğretmen ve öğrenci için görüşme formu ile öğretmen ve öğrenci için felsefe öğretimi değerlendirme anketi uygulanmıştır. Görüşmelerden elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Anket ile elde edilen verilerin çözümlenmesinde ise Mann Whitney U, Kruskal Wallis, varyans analizi (anova) ve ilişkisiz t-testi, yüzde, frekans ve ortalamalardan yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler araştırmanın temel ve alt problemleri doğrultusunda çözümlenmiş, elde edilen bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır.Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır;Öğretmenler felsefe öğretimi programının öğretmene rehberlik etme konusunda yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenler felsefe öğretiminin hedef ve davranışlarının gerçekleştirilebilirliği ile ilgili olumsuz görüşe sahiptirler. Öğretim programının güncel olmadığı, bilgi yükünün çok fazla olduğu ve sorgulama boyutunun yetersiz kaldığı düşünülmektedir. Ayrıca öğretmenler ünitelerin işleniş sırası ile ilgili sıkıntılara dikkat çekmişlerdir. Öğretmenler ülkemiz düşünce tarihindeki önemli kişi ve görüşlere yer verilmesi gerektiğini belirtmişler ve ders araç gerecinin yetersizliği ile kitapların nitelik ve nicelik yönünden eksik olduğunu dile getirmişlerdir. Öğretmen görüşlerine göre felsefe öğretiminde en sık kullanılan sınav teknikleri; klasik yazılı yoklama ve testtir. Öğretmenlerin cinsiyetlerine, görev yaptıkları okul türüne, mezun oldukları kuruma, mesleki kıdemlerine, görev yaptıklari ilin gelişmişlik düzeyine ve almış oldukları hizmet içi eğitime göre görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Buna karşılık ders dışı etkinlik düzenleme durumlarına göre görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca öğretmenler üniversite seçme sınavının felsefe öğretimi üzerinde olumsuz bir etkisinin olduğunu belirtmişlerdir.Öğrenciler felsefe dersinin kendi ilgi ve ihtiyaçlarının göz önünde bulundurularak hazırlanmadığını belirtmelerine rağmen felsefenin bir gereklilik olduğunu vurgulamışlardır. Öğrenciler felsefe öğretiminin içerik bakımından yetersiz olduğunu ve güncel olmadığını belirtmişlerdir. Felsefe ile ilgili bir meslek seçmeyi düşünmediklerini belirtmişler ve derslerin aktif öğrenme yöntemleriyle ele alınması gerektiğini ifade etmişlerdir. Öğrenciler felsefe öğretiminin kendi düşünme becerilerine katkı sağladığını düşünmektedirler. Dersin içeriğinde Türk düşünürlerin bulunması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler derslerin en sık düz anlatım yoluyla işlendiğini belitmişler bunun yanında test tipi sınavlara daha çok ilgi gösterdiklerini ifade etmişlerdir. Ders kitaplarını yetersiz bulmuşlar ve kitapların üniversite seçme sınavı ile ilişkili hale getirilmesi gerektiğine dikkat çekmişlerdir. Öğrencilerin cinsiyetlerine ve öğrenim gördükleri ilin gelişmişlik düzeyine göre görüşlerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak öğrenim gördükleri okul türü ile alanlarına göre görüşleri arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrenciler felsefe dersi ile üniversite seçme sınavı bağlamında ilgilendiklerini belirtmişlerdir.

Mehmet Ali Dombaycı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Haldun'da sosyolojik düşünce

bn Haldun'un Kitab'ul İber adlı eserine önsöz olarak yazdığı Mukaddimeadlı eseri; insan, toplum ve toplumsal faaliyetlere ilişkin konuları içermektedir. İbnHaldun, kurduğu ?Umran İlmi? ile insanın toplumsal yaşam ve örgütlenmesindençıkan her türlü toplumsal olay ve kurumları incelemektedir.İbn Haldun, tarihi zahirû (yüzeysel) ve batınû (iç bünyeye inebilen) olarak ikiaçıdan ele almış ve batınû tarihçiliğin önemini anlatmıştır. Batınû tarihçiliğintemelinde sosyal olayların nedenleri üzerinde açıklayıcı bir tavır alış bulunmaktadır.İbn Haldun'a göre tarihin gerçek amacı olayların kuru ve yalın bir anlatımı değil;insanın toplumsal durumunun anlaşılmasıdır.İbn Haldun'un, toplum teorisinde maddi unsurlara büyük yer verdiğigörülmektedir. Bedevi ve hadari olarak toplumu ikiye ayırır ve bu ayrımı da iktisadiunsurlarla açıklar. Ona göre toplumların yapısındaki farklılık üretim biçimlerinin,geçim yollarının farklılığından kaynaklanır.İbn Haldun toplum teorisini insanların sosyal varlıklar oldukları ve böylecetoplumsal yaşamın zorunlu olduğu varsayımı üzerine inşa etmiştir. Aynı zamandatoplumsal yaşamda; insanları, birbirlerinin saldırılarından koruyacak bir otoriteye, birhükümdara gerek vardır.İbn Haldun'da asabiyet kavramı; sosyal bir grup bağlılığını ifade eden birkavramdır. Sürekli düşman ve doğal çevrenin tehdidi altında bulunan insanlarınmanevi bir birliktelik halidir. Kolektif bir davranış biçimi olarak asabiyet devletkurma amacını taşır. İbn Haldun'da devlet, bir kurum olarak medeni toplumdagörülmektedir. Yerleşik toplumda toplumsal düzeni sağlamak için asabiyetyetmemekte; merkezi bir baskı aracı olarak siyasal iktidar ortaya çıkmaktadır. Devletkurmak da sosyal hayatın bir gereğidir.

Mehtap Soylu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00

Other supervisors