Theses supervised by Prof. Dr. Mustafa Özer

16 theses · Anadolu University, Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Kamu borçlanmasında piyasa yapıcılığı sistemi ve Türkiye uygulaması

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin, en temel ekonomik sorunlarından biri kamu açıklarının finansmanıdır. Bu konuda ülkelerin başvurabileceği başlıca iki yöntem mevcuttur. Bunlar iç borçlanma ya da dış borçlanmayla kamu açıklarının kapatılmasıdır. Türkiye ekonomisinin 2012 yılı verileri göz önüne alındığında; kamu iç borcunun 408.3 milyar TL, kamu dış borcunun ise, 154.6 milyar TL olduğu görülür. Özellikle Türkiye gibi iç borç stoku dış borç stokundan büyük oranlarda fazla olan ülkelerde, kamu borç yöneticilerine büyük görev düşmektedir. Borç yöneticilerinin amacı, bütçe açıklarının finansmanı için gerekli olan miktarı, mümkün olan en düşük maliyet ve en az riskle finanse etmektir. Kamu borçlarının finansmanında, borç yöneticilerini risk ve maliyet minimizasyonuna kavuşturacak en kabul görmüş yöntem ise piyasa yapıcılığı sistemidir. Çalışmamızın amacı; piyasa yapıcılığı sisteminin genel çerçevesinin, kamu borç yönetiminde ki öneminin ve 2000 yılından bu yana devam eden Türkiye uygulamasının; hem aracı kurumlar hem de Hazine Müsteşarlığı açısından analiz edilmesidir. Üç bölümden oluşan çalışmamızın ilk bölümünde sistem tüm yönleriyle ele alınmış ve seçilmiş çeşitli ülke örnekleriyle konu pekiştirilmiştir. İkinci bölümde sistemin Türkiye uygulaması incelenmiş, 2000-2013 yılları arasındaki gelişimi analiz edilmiş ve son hali değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise sistemin Türkiye uygulaması, sistemle bağlantılı verilerden yola çıkılarak değerlendirilmiş, Türk bankacılık sistemi ve kamu borç yönetiminin finansmanı konularında başarısı irdelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Piyasa yapıcılığı sistemi, Kamu borç yönetimi

Aysu Moroğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

OECD ve G-20 ülkelerinde sermaye hareketleriyle seçilmiş iktisadi değişkenler arasındaki ilişkilerin panel veri analizi

Bu tezin amacı, sermaye hareketlerinin, OECD ve G-20 ülklerinde ekonomik büyüme ve Reel Effektif Döviz Kuru (REER) üzeindeki etkilerini incelemektir. Birinci bölümde farklı sermaye hareketleri ödemeler dengesi temel alınarak tanımlanmış ve sermaye hareketlerinin nedenleri ve ekonomik etkileri açıklanmıştır. İkinci bölümde, OECD ülkeleri ve OECD'nin kilit ortağı olan ülkelerde 2002-2014 yılları arasında, doğrudan yabancı yatırımlar, portföy yatırımları ve işçi dövizi girişlerinin REER üzerindeki etkileri rassal etkiler modeli ile incelenmiştir. OECD ve kilit ortak ülkeler gelişmiş ve gelişme yolunda olan ülkeler olmak üzere iki grubu ayrıldığında sermaye girişlerinin REER üzerinde herhangi anlamlı bir etkisi olmazken gelişme yolunda olan ülkelerde sermaye girişlerinin REER'in değerini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Üçüncü bölümde G-20 ülkelerinde 1985-2014 yılları arasında beşer yıllık gözlemlerle net sermaye akımlarının (NKF) kişi başına düşen GSYİH'daki yıllık büyüme oranı üzerindeki etkileri Neo-klasik ve içsel büyüme modelleri çerçevesinde kişi başına düşen GSYİH (doğal logaritma), kamu harcamalarının GSYİH'daki payı, gayri safi yurtiçi yatırımların GSYİH'daki payı, dışa açıklık, ortalama okullaşma oranı ve finansal gelişmişliğin bir göstergesi olarak özel kredilerin GSYİH'daki payı, kukla değişken olarak 2008 küresel krizi ve finansal gelişmişlik düzeyinin NKF'lerin ekonomiler üzerindeki etkilerini gösteren etkileşimli değişken de modele dahil edilerek GMM tahmincisi ile incelenmiştir. Analizde G-20 ülkelerinin ekonomik büyüklük ve ekonomik yapıları açısından farklı oldukları dikkate alınarak farklı gruplandırmalar yapıldığında G-7 ülkeleri ve G-20 içerisinde cari fazla veren ülkelerde NKF'nin ekonomik büyümeyi negatif; G-7 dışında kalan G-20 ülkeleri ve cari açık veren G-20 ülkelerinde ise ekonomik büyümeyi pozitif etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar, sermaye hareketlerini esas alarak büyümeye çalışan ülkeler için önemli çıkarımlar içermektedir. Anahtar Sözcükler: Sermaye Hareketleri, Reel Döviz Kuru, Net Sermaye Akımı,Panel Veri Analizi, GMM Tahmincisi

Döviz kuruEkonomik büyümeG-20 ülkeleri+4
Havva Nesrin Tiryaki
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de turizmin seçilmiş makroiktisadi değişkenlerle ilişkilerinin ekonometrik analizi

Türkiye'de turizm talebi ile uluslararası ticaret, diğer sektörlere ait faaliyet gelirleri ile istihdam ve enflasyon arasındaki ilişkilerin analiz edildiği bu tez üç makaleden oluşmaktadır. Birinci makalede uluslararası turizm talebi ve uluslararası ticaret arasındaki ilişkiler, Balcılar, Arslantürk ve Özdemir (2010) tarafından geliştirilen Zamanla Değişen Nedensellik yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. İkinci makale uluslararası turizm talebinin diğer sektör faaliyet gelirleri üzerindeki uzun dönem etkileri, Maki (2012) çok kırılmalı eşbütünleşme testi yardımıyla belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü makale ise toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel ve sektörel istihdam ile bölgesel enflasyon üzerindeki etkileri Swamy (1970) tarafından geliştirilen Rassal Katsayılar Regresyonu ile tahmin edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, uluslararası ticaret ile uluslararası turizm talebi arasında zamanla değişen nedensel ilişkiler vardır. Uluslararası turizm talebi, diğer sektör faaliyet gelirleri üzerinde uzun dönemde, çok yüksek olmayan etkiler yaratmaktadır. Toplam, yabancı ve yerli turist geceleme sayılarının bölgesel istihdam ve enflasyon üzerinde, bölgeden bölgeye değişen anlamlı etkileri vardır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de turizm talebini etkilemeye dönük turizm politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve daha etkin politikaların yaşama geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Turizm Talebi, Zamanla Değişen Nedensellik,Maki Çok Kırılmalı Eşbütünleşme Testi, Swamy Rassal Katsayılar Regresyonu

EkonometriEkonometrik analizEşbütünleşme+6
Mustafa Kırca
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de eğitim harcanmalarının ekonomik büyüme üzerine etkileri

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için eğitim, ekonomik büyümenin gerçekleşmesini sağlayan önemli bir değişkendir. İktisat literatüründe, eğitim yoluyla beşeri sermayeye yapılan yatırımların, uzun dönemde pek çok ülkenin ekonomik büyümesinde pozitif etkisi gözlenmiştir.Bu çalışmada, Türkiye'de 1990-2001 yılları arasındaki dönemde, il bazında veriler kullanarak, eğitim harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi incelenmiştir. Türkiye geneli yanında, oluşturulan dört grupta (kişi başına düşen GSYİH ortalaması altındaki ve üstündeki iller, Marmara ve Güneydoğu Anadolu) yapılan toplam, ilköğretim ve ortaöğretim harcamalarıyla bölgelerin ekonomik büyümesi arsındaki ilişki panel veri yöntemiyle analiz edilmiştir.Yapılan ekonometrik tahminler, Türkiye geneli ve diğer bütün bölgelerde toplam, ilköğretim ve ortaöğretim harcamaları katsayıları, daha önceden yapılmış olan ekonomik çalışmalarda da belirtilmiş olduğu gibi, pozitif ve istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur. Kişi başına GSYİH ortalamasının altında kalan iller ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ortaöğretim harcamaları, Marmara Bölgesi'nde ise ilköğretim harcamalarının ekonomik büyümeye etkisi daha yüksek çıkmıştır. Özetlenecek olursa, Türkiye'de eğitim alan bireylerin, verimlik artışı yoluyla ekonomik büyümeye katkılarının pozitif yönde olduğu gözlenmiştir.

Ekonomik büyümeEğitim harcamalarıPanel yöntemi+2
Abdullah Naci Doğrul
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye turizm endüstrisinde talep oynaklıklarının çok değişkenli GRACH (MGARCH) modelleri ile analizi

Turizm; ödemeler dengesine, milli gelire ve istihdama sağladığı katkılarla ekonomik büyümeye destek olan ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için büyük önem taşıyan bir endüstridir. Turizm talebi de turizm endüstrisinin öncelikle ele alınması gereken unsurlarından birisidir. Turizm talebi ekonomik, finansal ve siyasi olumsuzluklarla birlikte, salgın hastalıklar, doğal afetler, terör gibi dış etkenlere son derece duyarlıdır. Bu nedenle turizm endüstrisine yönelik politika ve stratejilerin doğru bir biçimde belirlenebilmesi için, talepteki bu tür değişimlerin, bir başka ifadeyle oynaklıkların (volatilite) araştırılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye'ye yönelik dış turizm talebindeki oynaklıkların belirlenmesi amaçlanmıştır. 1985: 01?2010: 10 dönemi için Türkiye'ye en çok turist gönderen ilk 4 ülkenin turist sayılarının logaritmik birinci farkları MGARCH modelleri ile analiz edilmiştir. Almanya, Fransa, Hollanda ve İngiltere olarak seçilen değişkenler için köşegen VECH, köşegen BEKK ve CCC olmak üzere üç farklı MGARCH parametrizasyonu kullanılmış; en yüksek log-olabilirlik değerini ve en düşük AIC, SIC ve HQ değerlerini veren CCC-MGARCH (1,1) modeline ilişkin sonuçlar ileri analizler için kullanılmıştır. Model sonuçları, seçilen ülkeler arasında karşılıklı etkileşimin varlığını ortaya koymuştur. Bu sonuç, en önemli turist pazarları arasındaki bağımlılık ilişkisini vurgulaması açısından önemlidir. Analize dâhil edilen tüm ülkeler, kendi geçmiş dönem oynaklıklarından belirli ölçülerde etkilenmektedir. Bir ülkenin talebinde oynaklığın artması, diğer ülkeler için de oynaklıkların artmasına neden olmaktadır. Seçilen ülkelerin kendi geçmiş dönem şoklarından daha büyük oranda, diğer ülkelerden etkilenmeleri, karşılıklı bağımlılık ilişkisini güçlendirmektedir.

EndüstriGARCH modelTalep+5
İnci Oya Coşkun
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Turizm endüstrisinde ücret, verimlilik, enflasyon ve istihdam ilişkilerinin panel veri analizi

Tez çalışmasında Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye'nin turizm endüstrisinde ücret, verimlilik, enflasyon ve istihdam arasındaki dinamik ve nedensel ilişkiler makro iktisadi teoriler kapsamında incelenmektedir. Bu doğrultuda çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, mevcut literatür çerçevesinde değişkenler arası ilişkiler değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, Avrupa Birliği ülkelerinin GSYH'sinde turizm endüstrisinin payının en yüksek olduğu ilk 9 ülke ve Türkiye'nin konaklama ve ulaştırma sektörlerinde ücret, verimlilik, enflasyon ve istihdam arasındaki ilişkiler, 2010-2022 dönemine ait yıllık veriler kapsamında heterojen dinamik panel veri yöntemleri ile analiz edilmiştir. Konaklama sektörü için oluşturulan 4 farklı model ve ulaştırma sektörü için oluşturulan 3 farklı model, ilgili teorilere dayandırılarak PMG tahmincisi ve panel Granger nedensellik testleri ile incelenmiştir. Ampirik bulgular konaklama sektöründe; ücret ve verimlilikten istihdama tek yönlü, verimlilikten ücrete tek yönlü, enflasyondan verimliliğe tek yönlü, istihdamdan enflasyona tek yönlü ve ücret-enflasyon arasında çift yönlü nedensellik ilişkisinin bulunduğunu; ulaştırma sektöründe ise verimlilik ve enflasyondan ücrete tek yönlü, enflasyon-verimlilik arasında ise çift yönlü nedensellik ilişkisinin bulunduğunu göstermektedir. Tez çalışması, değişkenler arası ilişkilerin konaklama ve ulaştırma sektörlerinde incelenmesi ile yeni bir bakış açısı sağlayarak mevcut literatüre önemli bir katkı sunmaktadır.

Sezi Aydın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Gelı̇şmı̇ş ve gelı̇şmekte olan ülkelerde ı̇şgücü pı̇yasası dı̇namı̇klerı̇

ABSTRACT The primary goal of this study is to analyze labor market dynamics in both developed and developing countries using a search and matching model. To estimate the duration dependence parameter and matching function for both types of countries, we employed panel data and OLS techniques. For developed countries, the duration dependence results show that the coefficient for unemployment duration is negative and statistically significant. Additionally, the matching function results indicate that the job vacancy rate coefficient is positive but not statistically significant, while the unemployment rate coefficient is negative and highly significant. The matching function outcomes suggest that in Turkey and China, unemployment coefficients are negative and not statistically significant. However, job vacancies positively influence matches and are statistically significant. In Chile, the unemployment coefficient is positive and statistically significant. Although the job vacancy rate also has a positive effect, this effect was not statistically confirmed. For Costa Rica, the unemployment coefficient is positive but not significant, while the job vacancy rate coefficient is positive and statistically significant. In Korea, both the unemployment and job vacancy rate coefficients are positive and statistically significant. These findings enhance understanding of the resilience and transitions of the labor market before, during, and after the COVID-19 pandemic. They offer valuable insights for policymakers on designing labor market recovery strategies that address vacancies, unemployment durations, and employment transitions. Keywords: Search and matching theory, Job finding rate, Labor market flows, Covid-19 crisis, Developed and developing countries.

Sardar Naeem Hakımzaı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerinde dijital para potansiyel rölü

Bu araştırma, kurumsal kalitenin Avrasya Ekonomik Birliği'ndeki (AEB) merkez bankaları tarafından dijital para birimlerinin (CBDC'ler) benimsenmesi ve kullanımı üzerindeki potansiyel rolünü ve etkisini analiz etmektedir. Finansal sistemlerin hızla dijitalleşmesi ve AEB alanında entegrasyonun güçlenmesi koşullarında, kurumsal faktörlerin rolünü anlamak CBDC'nin başarılı bir şekilde uygulanması için kilit öneme sahiptir. Çalışmanın amacı, kurumsal kalite ile dijital para birimlerinin EAB ülkelerinde uygulanma olasılığı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Kurumsal kalite, hukukun üstünlüğü, hükümetin etkinliği, yolsuzluğun kontrolü ve hesap verebilirlik düzeyi gibi unsurları içerir. Bu amaca ulaşmak için, Kazakistan, Rusya, Kırgızistan, Belarus ve Ermenistan gibi birlik üye ülkelerinde CBDC'nin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik mevcut girişimlerin karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Kurumsal ortamdaki farklılıklara ve bunların dijital para birimlerinin uygulama hızı ve biçimleri üzerindeki etkisine özel önem verilmiştir. Araştırmanın metodolojik temeli, kurumsal ve makroekonomik faktörlere bağlı olarak CBDC'nin uygulanma olasılığını değerlendirmek için lojistik ve probit regresyonlarının kullanılmasını içermektedir. Kontrol değişkenleri olarak enflasyon seviyesi, finansal erişilebilirlik derecesi, geniş bant bağlantı hacmi ve genç nüfusun oranı ele alınmaktadır. Analiz, 2010'dan 2022'ye kadar olan dönemi kapsamaktadır, bu da kurumsal ve ekonomik ortamdaki değişikliklerin dinamiklerini dikkate almayı mümkün kılmaktadır. Araştırma sonuçları, kurumların yüksek kalitesinin CBDC'nin uygulanma olasılığı ile pozitif korelasyon gösterdiğini doğrulamaktadır.

Zhanylkhan Kenzhebayeva
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel rekabetin belirleyicilerinin panel veri analizi

Ülkeler, karşılaştıkları yoğun küresel rekabet ortamında hayatta kalabilmek ve pazar paylarını koruyabilmek amacıyla yeni ürünler ve süreçler geliştirmeye yoğun çaba sarf ederler. Büyüklüğü ve sektörü ne olursa olsun firmaların endüstri yapılarındaki değişimler, yeni bilgi edinimi, ürünlerin kısalan yaşam süreleri gibi çeşitli nedenlerle sürekli olarak inovasyon yapmak zorunda kalmaktadırlar. Küresel rekabet şartları ülkeleri inovasyon konusunda zorlamaktadır. Bu durum ülkelerin inovasyon ve Ar-Ge çalışmalarını önemsemelerine yol açmaktadır. Bu çalışma, küresel rekabet gücünün artırılmasında en önemli iki faktör olan inovasyon ve Ar-Ge harcamalarının etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ülkeler için en önemli amaç sürdürülebilir büyüme ve refah artışı olduğu düşünüldüğünde bu konu oldukça önem kazanmaktadır. Bu çalışmada öncelikle inovasyon ve Ar-Ge faaliyetlerine dair kavramlara yer verilmiştir. Sonrasında ise küresel rekabetle ilişkileri değerlendirilmiş ve rekabet gücünü konu alan yaklaşımlar açıklanmıştır. Çalışmanın ampirik bölümünde; 6 seçilmiş Asya ülkesi için Panel ARDL yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca analize ek olarak, Dumitrescu-Hurlin nedensellik testi ile ülkelerin değişkenlerle arasındaki nedensellik ilişkileri incelenmiştir. Analizde; Küresel Rekabet Endeksindeki ülke sıralamaları, marka sayısı, ülke skorları ve yüksek teknolojili ürün ihracatı değişken olarak kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular; uzun dönemde bütün değişkenlerin ülke rekabet skoru üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkiye sahip olduğudur. Kısa dönemde uyum hızı haricinde anlamlı bir etkiye rastlanmamıştır. Yapılan nedensellik araştırması sonucunda; markanın ülke skoruna tek yönlü neden olduğu, yüksek teknolojili ürün ihracatının ise ülke skoruyla arasında iki yönlü nedensellik ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Ülkelerin skorları ile küresel rekabet indeksindeki yeri arasında ise bir nedensellik ilişkisi tespit edilmemiştir.

ARGEPanel ARDLRekabet+1
Kadriye Yezdan Akyurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Para politikasının Türkiye'de seçilmiş makroiktisadi değişkenler üzerindeki etkilerinin zaman serisi analizi

In this study, it is aimed to detect the relationship and the causality between monetary policy and the macroeconomic indicators that keep the pulse of the economic life in Turkey. The independent variable of the analysis was determined as the policy rate. Housing, producer, consumer, stock, motor vehicles and oil prices; retail sales, exchange rate, credit expansion, industrial production, long-term government bonds, money supply and compound leading indicators are also the dependent variables. ARDL limit and Toda- Yamamoto causality tests were used in the empirical analysis. In the results of the bound test; In the long run, a significant relationship was found between producer, consumer and motor vehicle prices, retail sales, exchange rate, private sector credit expansion, long- term bonds, money supply and leading indicators with monetary policy. While the policy rate has a significant relationship with house prices only in the short run; it has not a significant relationship with M2, M3, consumer and producer-based motor vehicles prices, credit extension, retail sales in the short run. The causality test results has detected the bi-directional causality between policy rate and M2, M3, consumer-based motor vehicles and producer prices, credit expansion and exchange rate; uni-directional causality from policy rate to M1, consumer prices, house and producer-based motor vehicles prices, retail sales, long-term bonds and leading indicators. Any relationship was found between industrial production, stocks and oil prices and the policy rate.

Hanife Kadıoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de enerji tüketimi ve seçilmiş makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkiler: ARDL sınır testi analizi

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye örneği için 1960-2015 dönemine ilişkin yıllık verileri kullanarak, enerji tüketimi ile seçilmiş makroekonomik değişkenler olan ekonomik büyüme, istihdam, enflasyon, ihracat ve ithalat değişkenleri arasındaki olası kısa ve uzun dönem ilişkilerinin araştırılmasıdır. Söz konusu değişkenlerin durağanlık özelliklerinin belirlenmesi için uygulanan Zivot-Andrews birim kök test sonuçları ilgili değişkenlerin farklı derecelerde bütünleşik olduklarını ortaya koymuştur. Bu nedenle çalışmaya konu olan değişkenler arasındaki uzun dönem ilişkilerin araştırılması amacı ile eşbütünleşmeye ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. Sınır testi sonuçları, ekonomik büyüme, istihdam, enflasyon, ihracat ve ithalat değişkenlerinin, enerji kullanımının uzun dönemde belirleyicileri olduğunu göstermiştir. Dahası, enerji kullanımı, istihdam, enflasyon, ihracat ve ithalat değişkenlerinin uzun dönemde ekonomik büyümenin belirleyici değişkenleri oldukları tespit edilmiştir. Granger nedensellik testi sonuçları, kısa dönemde, enflasyondan ekonomik büyümeye, ihracattan ekonomik büyümeye, ithalattan enflasyona ve istihdamdan enerji kullanımına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, enerji ve ekonomik büyüme, enerji ve enflasyon, enerji ve ihracat ile enerji ve ithalat değişkenleri arasında, kısa dönemde, Granger anlamında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi saptanmıştır. Granger nedensellik testi sonuçları, uzun dönemde enerji kullanımı ve ekonomik büyüme arasında uzun dönemde bir geribildirim ilişkisi bulunduğunu göstermektedir. Uygulama sonuçları, politika yapıcıların, Türkiye için enerji tüketimini azaltmak amacı ile tasarlanan yeni enerji politikaları geliştirirken, enerji tasarrufu politikalarının ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini göz önünde bulundurmaları gerektiğini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Enerji, Ekonomik Büyüme, Eşbütünleşme, ARDL Sınır Testi, Granger Nedensellik Testi.

ARDL Sınır TestiEkonomik büyümeEnerji+6
Özgür Özaydın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Afrika eğilimleri, zorlukları ve beklentileri; Doğrudan yabancı yatırımların, işçi dövizi gelirleri ve ithalatın ekonomik büyüme üzerindeki etkileri, kurumların büyümedeki rolü

The study is a compilation of three linked articles focused on Africa. The first paper 'Africa's economy; trends, challenges and Prospects' sought to achieve the following objectives; To identify the leading economies in Africa and the dynamics of their economies that are boosting growth, to identify the challenges of Africa's development, and to identify prospects and opportunities in Africa. It was shown in this study that economic growth and capital formation exhibited similar trend movement and direction. Nigeria, South Africa and Egypt were considered as top three largest economies in Africa in terms of GDP size. These economies had a strong contributing sector like Service Sector, Agriculture Sector and Mining Sector. The study identified Corruption, Poor Infrastructure, Political Instability, Capital flight and Tax evasion as the major challenges of Africa's development. Energy, Agriculture, and Infrastructure sectors in Africa were identified as having great prospects and potentials to enhance growth in Africa. Also, the second paper 'A panel analysis of the impact of Foreign Direct Investments, imports and foreign remittances on the African economy; an ARDL approach' used a data of 30 African countries from the period of 2000 to 2015. The following were the specific objectives of this study: To examine the long run and short run effects of FDI, imports and remittances on GDP growth in Africa, to examine the existence exist a long run co-integration among economic growth, FDI, remittances, and imports, and to examine the causal relationships that exist between economic growth, FDI, remittances, and imports. A panel ARDL (2, 2, 2, 2) was selected to as the best fit model with the least AIC. One important finding was the presence of a long run cointegration that existed between economic growth, FDI, imports, and foreign remittances. Also, in the long run, FDI and imports had a positive impact on economic growth levels in Africa. Remittances, however, had a significant but negative effect on economic growth. The study also found a unidirectional causality flowing from growth to FDI, imports to growth, FDI to imports, and remittances to imports. The third article 'The role of institutions in the economic growth of SSA' examined the role institutions play on economic growth in SSA. Using a sample of 36 SSA countries with data from 1996-2015, the study considered the effect of institutions on SSA as a whole and among LICs, LMICs, Upper Middle and High-income countries in SSA. The study applied the Difference GMM and found the following: institutions to be relevant in explaining economic growth in SSA and among LICs, economic institutions and political stability were necessary to foster growth. Also, Legal institutions, regulatory quality and corruption control have significant impacts on growth among LMICs. Interactions between institutions in some cases are needed for economic growth across the different income brackets. For Upper Middle and High-income countries, interactions between government effectiveness and rule of law are necessary for growth.

AfricaForeign direct investmentsForeign exchange+5
Charles Mensah
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Güneydoğu Asya ülkelerinde ekonomik büyümenin belirleyicileri: Bayesci ortalama model yaklaşımı

Southeast Asia is a region with the recognized outstanding growth. The Association of Southeast Asian Nations (ASEAN) which ranks the sixth largest economy of the world is a key success. The rapid economic growth motivates researchers to study the reason behind that growth. This study is done to determine the robust determinants and investigate the driving forces of the economic growth in Southeast Asian countries. Determinants are estimated by applying Bayesian Model Averaging approach through Bayesian Multiple Linear Regression. We used panel data of ten countries during 1975-2014 for the regression. The data illustrates the insight of growth trend for every country into increasing and declining trends. We, then, do the estimation and get the results for different three groups, the whole region, upward (CLMV), and downward (ASEAN founder) growth trends. The results suggest that foreign direct investment inflows are the main economic drivers of the whole region. This is because of the rich labor characteristics and the continuous improvement of total factor productivity. These, therefore, seem to convince the international investors investing in this region especially in production side. The growth determinants of the less developing countries or increasing growth trend group are increase in human capital and increase the rate of saving, While the declining growth trend group is total factor productivity.

Association of Southeast Asian NationsASEAN countriesBayes approach+4
Supattra Maraya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

ECOWAS ülkelerine gravite modelinin uygulanması

This thesis examined the theoretical foundations of the gravitational equation, its specifications and different econometric approaches for its estimation. We adopt Anderson and Van Wincoop (2003) specification to see the effects of GDP, distance and population variables on the trade flow of ECOWAS countries. After substitution of the multilateral resistance effect by unilateral individual effects or remoteness indices, and the zero trade flows by bilateral effects, we show that the PPML method and the Heckman selection procedure remain the most efficient because they give us unbiased estimators and relatively high explanatory power. However, from the point of view of estimation by cointegration techniques, the results are similar to PPML estimation and the Heckman selection procedure and are both consistent with the theory. They only differ in predicting the level of development of ECOWAS countries. By using the Heckman estimation method to take into effects of qualitative variables such as the common border, common language and sharing a monetary union, we found that they may play a role in increasing the volume of trade in ECOWAS countries, while transport cost reduce it. Keywords: Gravity model, Panel data methods, Cointegration, ECOWAS, Zero trade flow, PPML method, Heckman selection procedure

Economic Community of West African StatesGravity modelsCointegration+2
Amadou Ndongo Thiam
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İçsel büyüme teorileri çerçevesinde ar-ge harcamalarının dış ticaret ve büyüme üzerine etkileri

1980'lerin ortalarından itibaren Solow modelinin test edilmesi sonucunda elde edilen bulgular, modelin ülkeler arasındaki gelişme farklarının zaman içerisinde kapanacağı öngörüsünü desteklememiştir. Diğer bir deyişle, 1980'lerin sonlarına kadar yapılan ampirik analizlerde, yoksul ülkelerin zengin ülkelere yakınsamadığının görülmesi üzerine Neo-Klasik modelin temel varsayımı olan teknolojinin dışsal ve ülkeler arasında sabit olduğu varsayımına ilişkin şüpheler yoğunlaşmaya başlamıştır. Bunun sonucunda Neo-Klasik yaklaşımın benimsediği sermayenin azalan getirisi varsayımını elimine eden çeşitli büyüme modelleri ortaya atılmaya başlanmıştır. İçsel büyüme teorilerinin öncü çalışmaları olarak genel kabul gören Romer (1986) ve Lucas (1988) modelleri teknolojinin içsel olduğu varsayımından hareketle, ülkeler arası gelişme farklılıklarının nedenleri hakkında Neo-Klasik büyüme modeliyle karşılaştırıldığında daha tatmin edici bir açıklama getirmişlerdir. Yeni içsel büyüme teorileri, ülkelerin beşeri sermaye ve teknolojiye yatırım yapmadıkları sürece gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ülkeler arasındaki farkın ortadan kalkmayacağı gibi daha da açılabileceğini ileri sürmektedirler.Bu yeni büyüme teorilerinde, uzun dönemli sürdürülebilir büyüme oranlarını sağlayacak teknolojik gelişme fiziksel ve beşeri sermaye yatırımları, yaparak öğrenme ve Ar-Ge yatırımları kanalıyla olmaktadır. Romer (1990), Grossman-Helpman (1991) ve Aghion-Howitt (1998) tarafından geliştirilen Ar-Ge tabanlı modeller eksik rekabeti büyüme modellerine dahil etmişlerdir. Bu modeller üç sektör içermektedir. Nihai ürün sektörü, ara malı sektörü ve Ar-Ge sektörüdür. Ar-Ge sektörü beşeri sermaye kullanarak yeni tasarımlar üretir. Yaratılan bu yeni tasarımlar ara malı sektörüne satılır. Ara malı sektörü bu yeni tasarımların patentlerini alarak yeni ürünlerin ve ara mallarının tek üreticisi durumuna geçer. Bir sonraki aşamada ara malı sektörü niteliği yükselmiş veya çeşitlenmiş bu ara mallarını nihai ürün sektörüne satar. Ar-Ge sektörü bu modellerde anahtar sektör olmaktadır.Bu çalışmada, Ar-Ge sektörünü temsil etmek üzere Ar-Ge harcamalarının GSYİH içerisindeki payı, Ar-Ge sektöründe istihdam edilen araştırmacı sayısı ve paten sayıları kullanılarak Ar-Ge faaliyetlerinin büyüme ve dış ticaret üzerindeki etkisi OECD ülkeleri açısından panel veri tekniği ile incelenmektedir. Analiz sonucunda açıklayıcı değişkenlerin GSYİH ve ihracat üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki yaptığı bulguları elde edilmiştir.

Necati Çiftçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal iktisat bağlamında ülkeler arası büyüme farklılıklarının panel veri analizi

Bireylerin etkileşimleri sonucu oluşan kurumların, ekonominin performansı üzerine olan etkisi, Adam Smith'den beri kabul edilmektedir. Kurumsal bakış açısı öncü ve yeni kurumsal iktisat akımlarını kapsamaktadır. Aralarındaki farklılığa rağmen, her iki ekol de kurumların ekonomide önemli olduğu savını desteklemektedirler. Ancak kurumların sayısal olarak temsiline ilişkin sorunlar nedeniyle kurumsal yapı ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki son çeyrek yüzyılda ampirik olarak incelenebilmiştir. Ampirik çalışmalarda çoğunlukla Solow modeli veya doğrusal modeller tercih edilmiştir.Solow modeli ve türevleri kurumsal yapıyı doğrudan modelin teorik çerçevesine dahil etmemektedir. Bu nedenle çalışmamızda kurumları büyümenin temel unsurlarından biri olarak ele alan Aghion-Howitt modeli kullanılmıştır. Bu model çerçevesinde, ülkeler arasındaki büyüme farklılıkları üzerinde kurumların etkisi analiz edilmiştir. Bu amaçla 1970-2005 dönemi arasında 96 ülkeden oluşan panel veri seti kullanılmıştır. Kurumsal yapı, politik ve sivil haklar ile ekonomik özgürlükler endeksleri ile ifade edilmiştir.Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, ülkeler arası büyüme farklılıklarını açıklamada kurumsal yapının önemli olduğu görülmektedir. Eğer ülke teknoloji sınırına yakın ise, kurumsal yapıyı ifade eden endekslerdeki iyileşme, ekonominin büyüme hızını daha da arttırmaktadır. Ülke teknoloji sınırından uzakta ise, kurumsal yapının gelişmesi ekonominin büyüme hızını düşürmektedir. Dolayısıyla teknoloji sınırından uzaktaki ülkelerin, önceliği teknoloji düzeylerini yükseltmeye vermeleri ve daha sonra kurumsal yapıyı geliştirmeye yönelik reformları yapmaları daha uygun görülmektedir.

BüyümeEkonomiEkonomi politikaları+4
Selim Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Other supervisors