Theses supervised by Prof. Dr. Nihal Gelecek

10 theses · Dokuz Eylül University

DoctorateOpen AccessTR

Karaciğer sirozu olan hastalarda denge ve dengeye etki eden faktörler

Amaç: Karaciğer sirozu hastalarında denge, alt ekstremite kas kuvveti, kognitif fonksiyon, otonomik disfonksiyon, yorgunluk ve uyku parametrelerinin belirlenmesi, düşme ile ilişkilerinin araştırılması, sonuçların sağlıklılarla karşılaştırılmasıdır. Yöntem: Çalışmaya 24 sirozlu ile 24 sağlıklı alındı. Statik ve dinamik denge bilgisayarlı denge sistemiyle değerlendirildi. Düşme riski Düşme Etki Ölçeği (DEÖ), Süreli Kalk-Yürü Testi (SKYT) ve 5 Tekrarlı Otur-Kalk Testi (OKT) ile belirlendi. Kognitif fonksiyon, alt ekstremite kas kuvveti, otonomik disfonksiyon, yorgunluk, uykululuk hali sırasıyla Stroop Testi, dinamometre, ortostatik hipotansiyon ölçümü, Yorgunluk Şiddeti Skalası, Epworth Uyku Skalası ile değerlendirildi. Bulgular: Çalışma grubunda kontrol grubuna göre gözler kapalı sağ ve sol tek ayak üzerinde duruştaki salınım hızları, Kararlılık Sınırları Testi?nde reaksiyon zamanı, DEÖ skoru, yorgunluk düzeyi ve uyku skoru, SKYT ve 5 Tekrarlı OKT tamamlama süreleri, Stroop testi görevlerinin tamamlama süreleri yüksek bulundu (p<0,05). Çalışma grubunda KST?de hareket hızı, ulaşılan son nokta, son noktaya olan uzaklık, hareketin kontrolü; Ritmik Ağırlık Aktarma Testi?nde öne?arkaya ağırlık aktarma hızı, OKT?de yükselme indeksi, her iki alt ekstremite QF ve TA kuvveti daha düşüktü (p<0,05). Çalışma grubunda statik ve dinamik denge testleri ile düşme riski, alt ekstremite kas kuvveti, kognitif disfonksiyon ve uyku hali arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki belirlendi (p<0,05). Sonuç: Sirozlularda statik ve dinamik dengede, alt ekstremite kas kuvvetinde, kognitif fonksiyonda olumsuz etkilenme; düşme korkusu, yorgunluk ve uykululuk hali görülebilmektedir. Sonuçlarımız sirozlu hastalarda denge bozuklukları, alt ekstremite kas kuvveti kaybı, kognitif disfonksiyon ve uykululuk halinin düşme riskini arttırabileceği görüşünü desteklemektedir. Düşme riskinin azaltılmasında etkin stratejilerin belirlenmesi ve egzersiz yaklaşımlarının seçilmesi sağlık harcamalarını azaltarak hastaların yaşam kalitesini arttıracaktır.

BacakBilişsel işlevlerDenge+4
Meriç Şenduran
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2013
10
DoctorateOpen AccessTR

Ankilozan spondilit'li hastalarda Tai Chi Chuan formunda planlanan egzersiz programının kassal uygunluk, denge ve fonksiyonel durum üzerine etkisi

Amaç: Ankilozan Spondilit hastalarında Tai Chi Chuan formunda planlanan egzersiz programının göğüs ekspansiyonu, kassal uygunluk, denge, fonksiyonel durum ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini araştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya dahil edilen 30 hasta basit rastgele örnekleme yöntemiyle iki gruba ayrıldı. Grup I (n=15) hastalara Tai Chi egzersizleri gözetimli ve grup egzersizi olarak; Grup II hastalara (n=15) standart egzersizler ev programı olarak verildi. Egzersizler haftada iki gün toplam 12 hafta olacak şekilde ilerletildi. Hastalara göğüs ekspansiyonu, alt ekstremite ve gövde kassal esneklik, abdominal ve alt ekstremite kas enduransı ve denge değerlendirmeleri yapıldı. Değerlendirmede ayrıca BASMI, BASFI, BASDAI, ASQoL, IPAQ-kısa form ve özyeterlilik anketleri kullanıldı. Değerlendirmeler başlangıçta ve 12 hafta sonra yapıldı. Bulgular: Egzersiz öncesi grupların demografik özellikleri ve diğer değerlendirilen değişken sonuçları karşılaştırıldığında iki grup arasında fark yoktu ve gruplar homojendi (p>0.05). Egzersiz sonrası Grup I hastalarının ağrı ve sabah sertliği şiddetinin azaldığı, göğüs ekspansiyonu, kassal esneklik ve enduransının arttığı, BASMI, BASFI, BASDAI ve yaşam kalitesi ve öz yeterlilik anketi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı değişiklikler olduğu belirlendi (p<0.05), Ev programı ile takip edilen Grup II hastalarının fiziksel aktivite düzeyi dışında diğer değerlendirme sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görüldü (p>0.05). Sonuç: Ankilozan Spondilit tanısı alan hastalarda, Tai Chi egzersizlerinin, fizyoterapist eşliğinde, grup olarak ve haftada 2 gün düzenli yapıldığında, ağrı ve sabah sertliği, spinal mobilite, denge, fonksiyonel ve aktivite düzeyi ile yaşam kalitesi gibi bulgularda olumlu değişikliklere neden olduğu belirlendi. O nedenle, Tai Chi egzersizlerinin bu hastalarda, hastalığa bağlı bulguların denetiminde diğer egzersiz programlarına alternatif bir egzersiz tipi olarak kullanılabileceği görüşüne varıldı. Anahtar Sözcükler: Ankilozan Spondilit, Egzersiz, Tai Chi Chuan, Spinal mobilite, Yaşam kalitesi.

DengeEgzersizFizik tedavi+6
Özge Çakır
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Geriatrik olgularda yürüyüş parametrelerinin düşme ve denge ile ilişkisi

Amaç: Çalışma yaşlı bireylerin yürüyüş özelliklerinin belirlenmesi ve yürüyüş özelliklerinin düşme ve dengeyle ilişkisinin araştırılması amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışmaya 65 yaş üzeri 105 olgu dahil edildi. Olguların son 6 aydaki düşme sayıları kaydedildi. Yürüyüş özelliklerinden yürüme hızı (4 m yürüme testi), adım uzunluğu ve kadans değerlendirmeleri yapıldı. Dinamik denge (Kararlılık Sınırları İndeksi-KSİ) ve statik denge (Postural Stabilite-PS ve Duyusal Etkileşim Denge Testi-DEDT) değerlendirmeleri için Biosway Taşınabilir Denge Sistemi kullanıldı. Alt ekstremite kas kuvvet değerlendirmesi (Kuadriseps Femoris ve Tibialis Anterior kasları) taşınabilir dinamometre ile yapıldı. Bulgular: Olguların ortalama yürüme hızı 1,23m/sn, adım uzunluğu 0,55m ve kadans 107,9adım/dk olarak belirlendi. Katılımcılar düşme öyküsü olan ve olmayan olarak iki gruba ayrıldığında yürüme hızı ve kadans açısından gruplar arası fark yoktu (p>0,05), adım uzunluğu açısından ise düşme öyküsü olmayan grup lehine daha fazlaydı ve aralarında anlamlı fark vardı (p<0,05). Olguların kas kuvvetleri ile değerlendirilen yürüyüş özellikleri arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). Denge değerlenmdirmelerinden ise PS ile yürüme hızı arasında, KSİ ile adım uzunluğu arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon bulundu (p<0,05). Ayrıca DEDT ile kadans arasında da istatistiksel olarak anlamlı ilişki vardı (p<0,05). Sonuç: Sonuçlarımız yaşlı bireylerde yürüyüş özellikleri ile düşme öyküsü, statik ve dinamik denge parametreleri arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Yürüyüş özelliklerinin farklı nöromusküler bileşenlerinin olması nedeniyle yapılacak yeni çalışmalarda denge, kas kuvveti, düşme ve yürüyüş özelliklerinin bütüncül olarak ele alınması gerekliliği sonucuna varıldı. Anahtar sözcükler: Yürüyüş Özellikleri, Düşme, Denge, Kas Kuvveti

Postural dengeİnsan yürüyüşü
Ümit Yeşil
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

15 yaş ve üstü voleybolcularda ısınma egzersizlerine eklenen nöral mobilizasyon tekniğinin vertikal sıçrama, çeviklik ve reaksiyon zamanına akut etkileri

Amaç: Çalışma, genç voleybolcularda dinamik ısınma egzersiz programına ek olarak uygulanan alt ekstremite nöral mobilizasyon tekniğinin, voleybolcularda performans göstergesi olarak kabul edilen reaksiyon zamanı, çeviklik ve vertikal sıçrama değerleri üzerine olan akut etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışmaya yaş ortalaması 16.50 1.19 yıl olan toplam 40 voleybolcu (23 erkek, 17 kadın) dâhil edildi. Sporcular basit rastgele örnekleme yöntemi ile dinamik ısınma grubu (Grup 1; n=20) ve nöral mobilizasyon grubu (Grup 2; n=20) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Grup 1 olgulara dinamik ısınma egzersizleri, Grup 2 olgulara ise dinamik ısınma egzersizlerine ek bilateral alt ekstremite nöral mobilizasyon ( Siyatik sinir, Femoral sinir, Tibial sinir ve Peroneal sinir) uygulaması yapıldı. Sporcuların reaksiyon zamanı, çeviklik ve vertikal sıçrama ölçümleri başlangıçta ve uygulamalardan sonra 5 dk içinde yapıldı. Bulgular: Başlangıçta her iki grubun demografik özelliklerinin ve ölçülen performans test sonuçlarının benzer olduğu ve gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlendi (p>0.05). Uygulamadan sonra yapılan ölçümlerde ise her iki grupta da reaksiyon zamanı ve çeviklik değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı değişiklik olmazken (p>0.05) vertikal sıçrama değerlerinin ilk ölçüme göre arttığı görüldü (p<0.05). Ayrıca vertikal sıçrama değerindeki artışın Grup 2'de daha yüksek ve aradaki farkın anlamlı olduğu bulundu ( p< 0.048). Sonuç: Sonuçlarımız, voleybolcularda dinamik ısınma programına eklenen alt ekstremite nöral mobilizasyonun, çeviklik ve reaksiyon zamanını değiştirmediğini, ancak vertikal sıçramayı arttırmada rutin ısınma programından daha etkili olabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte nöral mobilizasyonun performans göstergelerinde etkili olup olmadığı ile ilgili daha kesin sonuçlar için sporcularda yapılacak ileriki çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Nöral mobilizasyon, ısınma, vertikal sıçrama, voleybol

Alt ekstremiteDikey sıçramaHız+6
Ali Suluova
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Diz osteoartritli hastalarda kapalı kinetik zincir egzersizleri ve açık kinetik zincir egzersizlerinin karşılaştırılması

Amaç: Diz Osteoartiti (OA), hastalarda sebep olduğu ağrı, fonksiyonel düzeyde yetersizlik ve yaşam kalitesindeki azalma nedeniyle önemli bir sağlık sorunudur. Çalışmanın amacı diz OA'lı hastalarda gözetimli uygulanan açık ve kapalı kinetik zincir egzersizlerinden oluşan eğitimlerin ağrı şiddeti, izokinetik kas kuvveti, fonksiyonel düzey ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini belirlemektir. Yöntem: Çalışmaya diz OA (evre I ve II) tanısı alan toplam 60 hasta dahil edildi. Hastalar, basit rastgele örnekleme yöntemi ile Grup I [(Açık kinetik zincir (AKZE)], Grup II [Kapalı kinetik zincir (KKZE)] ve Grup III (Kontrol Grubu) olacak şekilde üç gruba ayrıldı. Hastaların yaş ortalaması AKZE, KKZE ve Kontrol Grubu olarak sırasıyla 53,05±10,88, 54,40±7,92 ve 56,10±12,73 yıl olarak bulundu. Hastaların gruplarına uygun olacak şekilde AKZE ve KKZE'lerden oluşan programlar haftada 3 gün ve 6 hafta fizyoterapist gözetiminde uygulandı. Sonraki 6 hafta ev programı olarak düzenlendi ve hastalar kontrollere çağrılarak 3 aylık program tamamlandı. Kontrol grubuna standart kombine egzersiz programı oluşturuldu ve broşür olarak verildi. Tüm hastaların başlangıç ağrı şiddeti (VAS), kas kuvveti, fonksiyonel durum (WOMAC) ve yaşam kalitesi (SF-36) değerlendirmeleri yapıldı. Altıncı hafta ve 3. ayda aynı değerlendirmeler tekrar edildi. Bulgular: Başlangıçta demografik özellikler ve değerlendirilen parametreler açısından gruplar homojendi (p>0.05). Hem AKZE hem de KKZE grubunda tedavi öncesine göre 6.hafta ve 12. hafta değerlendirmelerinde ağrı şiddetinde azalma, izotonik kas kuvvetlerinde artma, WOMAC skorunun tüm parametrelerinde ve SF-36'nın sadece fiziksel fonksiyon ve ağrı parametrelerinde anlamlı değişiklikler elde edildi (p<0.05). Kontrol grubunda ise hiçbir parametrede anlamlı değişiklik görülmedi (p>0.05). AKZE ile KKZE grupları birbiri ile karşılaştırıldığında 6. hafta ve 12. hafta değerlendirme sonuçlarının benzer olduğu ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı görüldü (p>0.05). Sonuç: Sonuçlarımız, evre I ve evre II diz OA'lı hastaların tedavisinde, planlı ve gözetimli uygulanan AKZE veya KKZE'lerinden oluşan programların ağrı şiddetinin azaltılmasında, izokinetik kas kuvvetinin ve fonksiyonelliğin arttırılmasında benzer etkiye sahip olduğunu göstermiştir.

EgzersizEgzersiz tedavisiFizik tedavi+6
Anıl Özüdoğru
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lumbal disk hernili hastalarda hastalığın evresi ve seviyesinin denge üzerine etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, LDH tanısı alan hastalarda disk hernisinin evresi (bulging ve protrüzyon) ve seviyesinin (L4-5 ve L5-S1) hastaların ağrı şiddeti, özürlülük düzeyleri ve denge üzerine etkilerini araştırmaktı. Yöntem: Lumbal disk hernisi tanısı alan toplam 119 (kadın:64, erkek:55) hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların ağrı şiddeti (görsel analog skala), özürlülük düzeyi (Ostwestry Özürlülük İndeksi (OÖİ)) ve Biodex Denge Sistemi kullanılarak denge ile ilişkili özellikleri (Postüral stabilite, Kararlılık Sınırları İndeksleri (KSİ) ve Duyusal Etkileşim Denge testi (DEDT)) değerlendirildi. Bulgular: L4-5 seviyesinde bulging ve protrüzyon evresindeki hastaların denge performansları karşılaştırıldığında, protrüzyon evresindeki hastaların sadece sağ ön yön indekslerinde istatiksel olarak anlamlı fark vardı (p<0.05). Bulging ve protrüzyon evresindeki hastaların OÖİ skorlarında arasında ise fark yoktu (p>0.05). İki farklı seviyedeki bulging tanısı alan hastalar birbiri ile karşılaştırıldığında seviyeye göre hiçbir özellikte istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı (p>0.05). Diğer taraftan protrüzyon evresindeki hastaların karşılaştırılmasında ise hastaların yaş ortalamasının, toplam stabilite indeksi ile medial-lateral stabilite indekslerinin ve gözler açık yumuşak zemin test indeksi hariç diğer tüm DEDT indekslerinin L4-5 seviyesindeki hastalarda istatistiksel olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p<0.05). Ayrıca L4-5 seviyesindeki protrüzyon tanılı hastaların KSİ skorları da (test zamanı, ön, sağ ön, sol arka yönler); L5-S1 seviyesindeki hasta skorlarına göre daha düşüktü. OÖİ skorları yine hastalık seviyesindeki farklıktan etkilenmedi (p>0.05). Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, özürlülük düzeyi ve denge performansının hastalık seviyesinden bağımsız olarak bulging ve protrüzyonlu hastalarda benzer olduğunu göstermiştir. Sonuçlarımız LDH'sinde hastalık seviyelerine göre özellikle protrüzyonlu hastalarda dengedeki etkilenimin daha fazla olduğunu desteklese de bu durumun daha çok artmış yaşa bağlı olduğu düşünülmektedir.

AğrıAğrıDenge+7
Alp Tunca Yapıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesan erkek basketbol oyuncularında core stabilizasyon egzersizlerinin öğretilmesine yönelik eğitim programının etkilerinin incelenmesi

Bu çalışma adölesan basketbolcularda tek seans ve 6 seans verilen "abdominal drawing- in manevrası (ADIM)" egzersizini öğretmeye yönelik eğitimlerin Transversus Abdominus kasının etkin kasılmasına etkisi ile bu eğitimlerin omuz kuşağı kas kuvveti, eklem pozisyon duyusu, oturmada sağlık topu fırlatma, kavrama kuvveti ve skapular endurans üzerine etkilerini belirlemektir. Çalışmaya düşük TrA kas aktivasyonuna sahip 13-18 yaş arasında 28 adölesan erkek basketbolcu dahil edildi. Olgular basit rastgele örnekleme yöntemiyle kontrol grubu (n=14) ve çalışma grubu (n=14) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Olguların eğitimler öncesinde TrA kas stabilitesi, omuz kuşağı kas kuvveti, skapular endurans, omuz patlayıcı gücü, kavrama kuvveti ve omuz ekleminin eklem pozisyon duyusu değerlendirmeleri yapıldı. Kontrol grubuna tek seans, çalışma grubuna 6 seans ADIM egzersizini öğretme eğitimi verildi. Değerlendirmeler 1. ve 6. haftadan sonra tekrarlandı. Çalışmanın başlangıcında gruplar boy uzunluğu dışında demografik özellikler ve değerlendirilen parametreler açısından homojendi (p>0,05). Çalışma grubunda TrA kas stabilite testinde hem 2. hem de 3. değerlendirmede olumlu yönde değişiklik görülürken (p<0,05), kontrol grubunda değişiklik yoktu (p>0,05). Kavrama kuvveti, skapular endurans ve eklem pozisyon duyusu başlangıç değerlerine göre 2. ve 3. ölçümlerde çalışma grubunda anlamlı değişiklik gösterirken, kontrol grubunda da kavrama kuvveti ve eklem pozisyon duyusunda değişiklik vardı (p<0,05). Grupların ölçümler arası farkları karşılaştırıldığında ise, çalışma grubu lehine kavrama kuvvetinde, oturmada sağlık topu fırlatma testinde, skapular endurans ve eklem pozisyon duyusundaki değişikliklerin daha yüksek olduğu görüldü (p<0,05). Çalışmamızın sonuçları adölesan basketbolcularda tek seanslık ADIM eğitiminin TrA kasını etkin kasmada yetersiz, 6 seanslık eğitimin ise yeterli olabileceğini gösterdi. Ayrıca TrA kasının etkin kasılmasının skapular enduransı, kavrama kuvvetini ve omuz eklem pozisyon duyusunu arttırabileceği de gösterdi.

Abdominal kaslarBasketbolBasketbolcular+6
Önder Bakır
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Diz osteoartritli hastalarda statik ve PNF hamstring germe egzersizlerinin etkilerinin karşılaştırılması

Amaç: Diz osteoartritli (OA) hastalarda statik ve PNF hamstring germe egzersizlerinin ağrı, hamstring esnekliği, fonksiyonel durum ve dinamik denge üzerine etkilerini belirlemek ve karşılaştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya 40-75 yaş arası, evre 2 ve 3 diz OA'lı toplam 36 hasta dahil edildi. Hastalar basit rastgele örnekleme yöntemi ile statik (SHG) (n=18) ve PNF hamstring germe (PNF-HG) (n=18) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Standart fizyoterapi programına (sıcak paket + düz ultrason + TENS) ek olarak SHG veya PNF-HG (tut-gevşe tekniği) egzersizleri, 4 hafta süresince toplam 15 seans olacak şekilde uygulandı. Hastaların tedavi öncesi ağrı şiddeti (Görsel Ağrı Skalası (GAS)), hamstring esnekliği (Aktif Diz Ekstansiyon Testi (ADET)), fonksiyonel durum (WOMAC Osteoartrit İndeksi) ve dinamik denge (Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT)) değerlendirmeleri yapıldı. Değerlendirmeler tedavi sonrası 4. hafta ve 3.ayda tekrarlandı. Bulgular: SHG grubunda tedavi öncesi, 4. hafta ve 3. ay ölçümleri karşılaştırıldığında ağrı şiddeti, ADET, WOMAC ve ZKYT'de meydana gelen değişimlerin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi (p<0,05). Benzer şekilde PNF-HG grubunda, ZKYT dışında, değerlendirilen tüm parametrelerdeki değişiklikler istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,05). Grupların ölçümler arası farkları (Δ) karşılaştırıldığında, SHG grubunda tedavi öncesi - 4.hafta arasında ağrı şiddetindeki azalmanın daha fazla olduğu, PNF-HG grubunda ise tedavi öncesi - 3.ay arasında WOMAC toplam skorundaki artışın daha fazla olduğu belirlendi (p<0,05). Sonuç: Çalışma sonuçlarımız diz OA'lı hastaların egzersiz programlarına planlı ve progresyonu olan statik veya PNF hamstring germe egzersizlerinin eklenmesinin ağrı şiddeti, hamstring esnekliği ve fonksiyonel durumun iyileştirilmesinde etkili olabileceğini; etkilerin germe tipine göre birbirine üstünlüğü olmadığını gösterdi. Anahtar Kelimeler: diz osteoartriti, statik germe, PNF germe

DizDiz eklemiEgzersiz+6
İlke Kara
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Total diz protezi uygulamalarında erken dönemde verilen açık ve kapalı kinetik zincir egzersizlerinin ağrı, ödem, eklem hareket açıklığı ve fonksiyonellik üzerine etkileri

Amaç: Çalışma bilateral total diz protezi (TDP) sonrası post-akut rehabilitasyon döneminde uygulanan açık kinetik zincir egzersiz (AKZE) ve kapalı kinetik zincir egzersiz (KKZE) programlarının ağrı, ödem, eklem hareket açıklığı ve fonksiyonellik üzerine etkilerini karşılaştırmak amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışmaya yaş ortalaması 65,22 (51-79) yıl olan bilateral total diz protezli 36 hasta (72 diz) dahil edildi. Hastalar randomize edilerek AKZE grubu (n=18) ve KKZE grubu (n=18) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Postoperatif ilk 3 günde hastanede tüm hastalara standart fizyoterapi programı uygulandı, aynı ev programı verilerek taburcu edildi. Post-operetaif 2. hafta kontrole gelen hastalardan bir gruba AKZE ve diğerine KKZE'lerinden oluşan program uygulanmaya başlandı. Egzersizler her hafta ilerletilecek şekilde ve haftada 3 gün toplam 6 hafta yaptırıldı. Hastaların ağrı şiddeti (Vizüel Analog Skala), ödem (çevre ölçümü), diz eklemi aktif ve pasif eklem hareket ölçümleri (universal gonyometre) egzersiz öncesi, 2 ve 6 hafta sonra yapıldı. Fonksiyonel durum (WOMAC) değerlendirmesi ise 6. hafta sonunda yapıldı. Bulgular: Başlangıçta her iki gruptaki hastaların antropometrik özellikleri ağrı şiddeti ve eklem hareket açıklıkları benzerdi (p>0.05). Egzersiz eğitimi sonrası, eğitim öncesine göre ağrı şiddeti, ödem, eklem hareketlerinde her iki grupta da klinik olarak olumlu gelişmeler elde edildi (p<0.05). AKZE grubunda ağrı şiddeti 1. ölçüm ile 3. ölçüm arasında istatistiksel olarak anlamlı derecede azalırken (p<0.05), KKZE grubunda anlamlı bir azalma olmadı (p>0.05). Diğer taraftan her iki grubun grup içi değişimleri arasındaki farklar karşılaştırıldığında ödem dışında, ağrı şiddeti ve eklem hareket açıklıklarındaki artışlar benzerdi ve 6. hafta yapılan WOMAC sonuçları arasında da istatistiksel olarak anlamlı farklar yoktu (p>0.05). Sonuç: Bilateral TDP'li hastalarda KKZE programı AKZE ile karşılaştırıldığında ağrı ve ödemin azaltılmasında veya eklem hareketlerinin ve fonksiyonel aktivitelerin arttırılmasında ek bir kazanım sağlamadı. Ancak sonuçlarımız, KKZE'nin hastalarda erken dönem post-akut rehabilitasyon programlarına eklenebileceğini gösterdi.

AğrıDizDiz eklemi+7
Elif Kıraç Can
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı bireylerde farklı izotonik kuadriseps egzersiz eğitimlerinin kas kuvveti, kalınlığı ve denge üzerine etkisi

Amaç: Çalışmamız, aynı bireyin dominant ve dominant olmayan ekstremitelerinde 8 haftalık ilerleyici dirençli, Kuadriseps kasına özel oluşturulmuş konsantrik ve eksentrik egzersiz eğitimlerinin; kas kuvveti, kasın kalınlığı, tek ayak dinamik denge ve sıçrama üzerine etkilerini belirlemek ve etkiler arası farkları karşılaştırmak amacıyla yapıldı. Yöntem: Çalışmaya yaş ortalaması 21,05±2,01 yıl olan toplam 20 genç birey (40 alt ekstremite) dahil edildi. Katılımcıların sağ ve sol alt ekstremiteleri basit rastgele örnekleme yöntemi ile Konsantrik Egzersiz Grubu (KEG) (n=20 alt ekstremite) ve Eksentrik Egzersiz Grubu (EEG) (n=20 alt ekstremite) olarak iki gruba ayrıldı. Katılımcıların bir alt ekstremite Kuadriseps kasına dirençli konsantrik egzersiz eğitimi uygulanırken, diğerine dirençli eksentrik egzersiz eğitimi farklı iki pozisyonda uygulandı. Orta şiddetli egzersizler haftada 3 gün toplam 8 hafta boyunca gözetimli olarak yaptırıldı. Katılımcıların kas kuvveti (Hand-held dinamometre ve 1-MT), kas kalınlığı (Ultrason görüntüleme) ve tek ayak dinamik denge (Biodex) ve sıçrama mesafesi (tek bacak öne sıçrama testi) ölçüldü. Değerlendirmeler egzersiz eğitiminden bir hafta önce ve eğitimden bir hafta sonra yapıldı. Bulgular: Hem KEG hem de EEG'de ilk değerlendirmeyle karşılaştırıldığında 8 haftalık eğitim sonunda, kas kuvveti ve kas kalınlığında artış meydana geldi, denge ve sıçrama performansları arttı (p<0.05). Uygulanan yöntemlerin birbirine üstünlüğü karşılaştırıldığında ise yalnızca EEG'nin vastus intermedius dinlenim kas kalınlığını artırmada KEG'ye göre daha etkili olduğu görüldü, bunun dışında herhangi bir anlanmlı fark bulunmadı (p>0.05). Sonuç: Kişisel özelliklere bağlı egzersiz eğitimlerindeki farklılıkları elimine ettiğimiz çalışmada, sonuçlarımız konsantrik ve eksentrik egzersizlerin kas kuvveti, kas kalınlığı, tek ayak denge ve sıçrama üzerine etkilerinin benzer olduğunu ancak vastus intermediusta hipertrofi için eksentrik egzersizlerin tercih edilebileceğini gösterdi. Anahtar Sözcükler: eksentrik eğitim, konsantrik eğitim, kas kuvveti, hipertrofi, denge, öne sıçrama

DengeEgzersiz tedavisiFizik tedavi+3
Emrullah Alkan
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
10

Other supervisors