Theses supervised by Prof. Dr. Oya Kalıpsız

16 theses · Yıldız Technical University

Master'sOpen AccessTR

Yazılım kalitesinde insan faktörü

Yazılım kalitesi, halen belirsiz ve farklı kişilere farklı anlamlar ifade eden bir kavramdır. Geliştiricinin bakış açısıyla kalite, maliyet ve gecikmenin doğru tahminine, daha kolay teste, daha iyi bakıma giden yoldur. Literatürde, yazılım kalitesini değerlendirebilmek amacıyla yazılım kalite faktörleri için bazı ölçütler önerilmiştir. Fakat bu çalışmalar özellikle geliştirme ortamı tarafında yapılan, yani bilgisayar tarafında yapılan iyileştirme ve ölçüm çalışmalarından oluşmaktadır. Proje paydaşları ile yazılım kalitesi arasındaki ilişkisi üzerinde daha az araştırma yapılmıştır. Yazılım Mühendisliği Enstitüsü, yazılım organizasyonlarının başarısını yükseltmek amacıyla People Capability Maturity Model (P-CMM)'i geliştirmiştir. Bu model organizasyonlardaki işgücünün yönetimi ve gelişimini hedeflemektedir. Standish Group'un 2012 yılı için yayımladığı CHAOS raporuna göre gerçekleştirilen yazılım projelerinin %61'i başarısızlıkla sonuçlanmıştır (%43'ü zaman, bütçe veya isterler açısından başarısız, %18'i bitirilemeyen projeler). Yazılım projelerinin başarısını etkileyen faktörler incelendiğinde, insan ve insanı etkileyen özelliklerin proje başarısı ve kalitesine etkisi açıkça görülmektedir. Yazılım proje süreçlerinde birçok araç ve birçok standart ve model (ISO 9000 ve CMMI® vb.) kullanılmaktadır. Fakat çoğu zaman bu standart, model ve araçları kullanacak olan insan ve teknik olmayan konular göz ardı edilmektedir. Bu faktörler projelerin başarısını en çok etkileyen faktörler olduğu yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Bu tezde, insan temelli faktörlerin yazılım kalitesine olan etkileri değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yazılım kalitesi ile insan faktörleri, kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla 4 bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Anketten elde edilen veriler statiksel analizler ile değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular ise yorumlanmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.

Bilgisayar yazılımlarıÜrün kalitesi
Mustafa Sarı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarım kalıpları kullanarak çerçeve geliştirme

Mühendislik çalışmalarının temel amaçlarından biri olan kaliteli ürünü hızlı bir şekilde oluşturma ve süreçlerdeki değişikliklere göre güncelleyebilme işi, yazılım mühendisliği kapsamında da ele alınmaktadır. Belirli bir alandaki yazılım ürünlerine temel oluşturan yazılım çerçeveleri kullanımı, kaliteli programların hızlı bir şekilde oluşturulmasına ve bakımının yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak belirli bir alandaki pek çok uygulamaya temel oluşturma görevine sahip çerçevelerin, doğası gereği tekrar kullanılabilir, bakımı yapılabilir ve uygulamalar özelinde genişletilebilir olması gerekir. Bu özelliklere sahip bir çerçeve tasarlamak zor bir iştir. Çerçeve geliştirme sürecinde tasarım kalıpları kullanımı, süreci kolaylaştıracaktır ve bahsedilen özelliklere sahip bir tasarıma ulaşmamıza yardımcı olacaktır. Bu çalışmada üniversitelerin finans birimleri için geliştirilecek yazılımlara temel oluşturacak bir çerçevenin, tasarım kalıpları kullanılarak geliştirilmesi incelenmiştir. Geliştirilen çerçevede uygulanan tasarım kalıplarının amaçları ve tasarımın tekrar kullanılabilirlik, modülerlik, kullanılabilirlik ve bakım yapılabilirlik özelliklerini nasıl etkilediği anlatılmıştır. Geliştirilen ve incelenen çerçeveden yola çıkarak çerçeve ve tasarım kalıpları kullanımının kaliteli yazılım ürünleri oluşturmada önemli bir role sahip olduğu anlatılmak istenmektedir. Anahtar kelimeler: Yazılım çerçeveleri, çerçeve geliştirme, tasarım kalıpları, çerçeve kalite özellikleri

Rıza Horasan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe belgelerin anlam tabanlı yöntemlerle madenciliği

Bilgisayar sistemlerinin ilk uygulama alanları veri toplama ve raporlama üzerinedir. Veri saklama kapasitelerinin ve bu verileri işleyecek bilgisayar işlemci gücünün artması ile daha fazla veriyi saklama ve inceleme imkanı doğmuştur. (Fayyad vd, 1996a). Böylece daha önce verilerden elde edilemeyen ilişkilerin, desenlerin ortaya çıkarılması mümkün hale gelmiştir. Geleneksel sorgulama yöntemlerinden farklı olan bu yöntemler veri madenciliği adı altında toplanmıştır.Veri madenciliği, verilerin içerisindeki desenlerin, ilişkilerin, değişimlerin, düzensizliklerin, kuralların ve istatistiksel olarak önemli olan yapıların yarı otomatik olarak keşfedilmesidir (Hand vd., 2001). Belge bazlı veri yığınları içinden doğru belgelerin bulunması, belgelerin birbirleri arasındaki ilişkilerin sorgulaması işlemleri için veri madenciliği alanındaki teknikler birebir uygulanabilir değildir. Bu nedenle belge madenciliği yapmak için farklı yöntemler geliştirilmiş ve bu alan metin madenciliği, belge madenciliği, yarı yapısal veri madenciliği gibi isimler altında toplanmıştır. Belge madenciliği çalışmalarında amaç belge içeriğinin, bir insan tarafından okunmuşçasına bilgisayar ortamında belirlenmesini içerir. Bu durumda belgelerin hangi dilde yazıldığı önem kazanmaktadır. Bu yönü itibariyle doğal dil işleme alanı ile belge madenciliği arasında sıkı bir ilişki doğmuştur. Hem belge madenciliği hem de doğal dil işleme çalışmaları uzun yıllardan beri İngilizce başta olmak üzere farklı diller üzerinde yapılmıştır. Türkçe doğal dil işleme çalışmalarının somut sonuçları yeni yeni elde edilmekte ve henüz net olarak araştırmacılar arasında paylaşılmış değildir. Bu nedenle doğal dil işleme tekniklerini içinde taşıyan bir Türkçe belge madenciliği çalışması yapmak, özellikle bu tez çalışmasının temellerinin atıldığı 2004 yılı içinde pek anlamlı ve mümkün olmamıştır. Bu tez çalışması Türkçe belgeler üzerinde belge madenciliği yapmak amacıyla, Gizli Anlambilimsel Dizinleme (GAD) yöntemini kullanmakta ve kelimelere uygulanan n-gram yaklaşımını bu yöntemle birleştirmektedir. Belge madenciliği çalışmalarının uluslararası çapta değerlendirilebilmesi için, her belge madenciliği yöntemi ile kullanılabilecek standart belge kümeleri geliştirilmiştir. Bu konuda Türkçe yapılan çalışmalar olmakla birlikte, standart kabul edilmiş bir derlem ya da belge kümesi henüz bulunmamaktadır. Türkçe belge madenciliği için ortaya attığımız yöntemi test edebilmek için 2000 yılından bu yada yayınlanan iş dünyası dergilerinden elde edilen makalelerden bir belge kümesi oluşturulmuş ve bu küme üzerinde sorgulama ve demetleme teknikleri kullanılarak testler yapılmıştır. Sorgulama testlerinde geleneksel GAD yöntemi, önerdiğimiz n-gram destekli GAD yönteminden geri kalmıştır. Benzer şekilde n-gram destekli GAD ile yapılan demetleme işlemi, geleneksel GAD yöntemini geride bırakmıştır. Önerdiğimiz yöntem, Türkçe belgelerin madenciliği için kullanılmıştır. Bu amaçla bir Türkçe belge kümesi oluşturulmuştur. Ancak bu belge kümesi, uluslararası standart belge kümeleri gibi Türkçe için kabul edilmiş bir standart değildir. Bu nedenle elde edilen neticelerin değerlendirilmesinde, belge kümesinin yanlılığı gibi bir sebebe dayalı subjektiflikler olduğu iddia edilebilir. Bunu ortadan kaldırmak için aynı yöntem uluslararası kabul görmüş standart İngilizce Reuters21578 belge kümesine uygulanmıştır. Türkçe belge kümesinde elde edilen sonuçlara paralel olarak Reuters21578 belge kümesi üzerinde yapılan sorgulama ve demetleme işlemleri başarılı neticeler vermiştir. Anahtar Kelimeler : Veri Madenciliği, Belge İşleme, Bilgi Çıkarımı, Bilgi Erişim, Bilgi Arama

Veri madenciliği
Ahmet Güven
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Yazılım projeleri ölçüm sonuçları veri tabanının oluşturulması ve yeni yazılım projelerinin maliyet tahmininde kullanimi

Bilgisayar yazılımlarında maliyet tahmini son zamanlarda oldukça önem kazanmıştır. Yazılım geliştirme maliyeti her geçen gün artmaktadır. Yazılım maliyet tahmini hem devletler, hem de organizasyonlar için çok önemli bir problemdir. Planlanan zaman ve bütçeyi aşan çok sayıda proje mevcuttur. Bunun temelinde baştan bütçe ve zaman tahminini doğru yapamamaktan kaynaklanan başarısızlıklar yatmaktadır. Yazılım geliştirme giderek pahallılaşmakta ve bilgi sistem bütçelerinin içinde büyük bir maliyet faktörü olmaktadır. Yazılım geliştirme maliyetleri ölçüm ve kestirim metodolojilerinin yokluğundan dolayı sık sık kontrol dışına çıkmaktadır. Geçen on yıl içinde, bazı araştırmacılar maliyet tahminleme konusunda çalışmışlardır ancak sonuçlar tatmin edici olmaktan uzaktır. Bu çalışmada yeni bir yazılım ölçüt kümesi oluşturma, oluşturulan yazılım ölçüt kümesi için veri toplama ve bu veri kümesi ile bir yapay sinir ağı kullanılarak yazılım maliyet tahmini modeli geliştirme gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, yapay sinir ağı temelli yazılım maliyet tahminleme uygulama sonuçları, başarısızlık nedenleri incelenmiş ve bir yapay sinir ağıyla yeni hazırladığımız ölçüt kümesini kullanarak bir model oluşturulmuştur. Yazılım maliyet tahminleme çalışmalarında ölçüt kümesi seçiminin hayati bir rolü vardır. Özellikle yapay sinir ağı bazlı çalışmalarda ölçüt kümesinin seçiminin önemi göz ardı edildiği görülmüştür. Çalışma sonucu oluşturulan model ile elde edilen sonuçlar, geleneksel ölçütler kullanarak yapılan önceki çalışma sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmayı yapabilmek için iki tip veri kullanılmıştır. Birinci kısım önceki çalışmalarda genellikle kullanılan yapıcı maliyet modeli verileri (COCOMO : Constructive Cost Model) ve ikinci kısım olarak yeni oluşturulan ölçüt kümesine uygun olarak Türkiye'de bulunan uluslararası bir firmadan toplanan veriler kullanılmıştır. Yazılım maliyet tahminleme çalışmalarında olan bir diğer zorluk veri toplamanın zaman ve dikkat gerektirdiği gerçeğidir. Üstelik reel sektörde rekabet açısından dezavantaj oluşturma olasılığı nedeniyle, birçok kurum bu konuda topladığı verileri eğitim amaçlı da olsa kullandırmayı uygun görmemektedirler. Literaturde yaptığımız incelemede yapay sinir ağı kullanarak yapılan maliyet tahminleme yöntemleri çalışmalarında genellikle MLP kullanıldığı saptanmıştır. Bu tez çalışmasında Yapay sinir ağı kullanılarak yapılan yazılım maliyet tahmini modeli oluşturmak için MLP (Multi Layer Perseptron) ve bu alanda kullanılmayan Elman yapay sinir ağı modeli uygulanmıştır. Kıyaslamayı sağlayabilmek için MLP ve Elman modellerinin ikisinde kullanımında COCOMO 81 ve yeni oluşturulan ölçüt kümesi YEEM (Yıldız Effort Estimation Metrics) kullanılmıştır. Hatasız karşılaştırabilmek için veri kümelerinde eşit sayıda örnek ile test edilmiştir. Daha iyi araştırma adına yeni oluşturulan veri kümesi için daha büyük bir küme ile de çalışmalar yapılmıştır. Ölçüt kümelerinin karakteristiği ve veri miktarı bu çalışmanın incelediği konulardan biridir. YEEM ölçüt kümesi yapay sinir ağı topolojisini oluşturmakta kullanılmıştır. YEEM için toplanan veriler ile MLP ve Elman yapay sinir ağları kullanılarak ağ eğitilmiş ve test edilmiştir. Toplanan verilerin daha bütünsel kullanımı için çapraz onaylama metodu kullanılmıştır. Toplanan verinin sınırlı sayıda olması nedeniyle %5,%10 ve %15'lik çapraz onaylama teknikleri uygulanmıştır. Doğru ve nitelikli bir ölçüt kümesi kullanıldığı sürece yapay sinir ağları yazılım maliyet tahminleme çalışmalarında başarıyla kullanılabileceği görülmüştür.

Maliyet tahminiYazılım mühendisliği
Murat Ayyıldız
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Telsiz duyarga ağlarında etkin kod yayılımı

Teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde, boyutları çok küçük, algılama, işleme ve haberleşme yeteneklerine sahip aygıtların, bir arada işbirliği içinde çalışarak, fiziksel dünyayı gözleme imkânı sunacak şekilde bir ağ oluşturmaları mümkün olmuştur. ?Duyarga ağları? diye isimlendirilen bu ağlar, günümüzde bilgisayar dünyasının en hızlı gelişen ve en çok araştırma yapılan alanlarından biri haline gelmiştir. Bu ağların gelecekte, bugünkü kişisel bilgisayarlardan daha çok hayatımızın içine gireceği tahmin edilmektedir.Duyarga ağları, hedef ortama yerleştirildikten sonra, aygıtlara fiziksel olarak erişim pek çok durumda imkânsızdır. Bu yüzden, ağ üzerinde çalışan uygulamanın değiştirilmesi ihtiyacı doğarsa, bu işlem uzaktan yapılmalıdır. Duyarga ağlarının uzaktan programlanması anlamına gelen ?kod yayma? konusunda çok az çalışma yapılmıştır ve bu alan gelişmeye çok açıktır.Bu tezde, duyarga ağları için etkin bir kod yayımı algoritması geliştirilmiştir. Duyarga ağlarının programlanması için bugüne kadar geliştirilmiş olan bütün algoritmalar, sürekli çalışan mekanizmalara sahiptir. Yeni bir program yüklenmemiş kararlı durumda bulunan bir ağda bile, düğümler belirli aralıklarla çevrelerine, üzerlerindeki programın versiyonu hakkında mesajlar yaymaktadır. Bu, duyarga ağlarında sınırlı ve değerli olan enerjinin ve bant genişliğinin boşuna harcanması anlamına gelmektedir.Süreklilik sorununun çözümü için, bütün düğümlerin güncellenmesinden sonra, kod yayımını durduracak bir mekanizma geliştirilmiştir. Algoritmanın temeli, kod yayımından önce, programlanacak düğümler arasında, sezgisel bir ağaç topolojisi oluşturmaya dayanmaktadır. Yavru düğümlerinin hepsinin güncellendiğini gören düğümler, kod yayma işlemine son vermektedir. Böylece ağacın en altındaki düğümler de güncellenince, kod yayımı tamamen durmaktadır.Geliştirilen kod yayma algoritmasının en önemli özelliklerinden biri, topoloji-duyarlı bir algoritma olmasıdır. Verimi artırmak için, önce en uygun ağ yapısı belirlenmekte ve kod yayma işlemi bu yapı üzerinde çalışmaktadır. Bu yaklaşımın verimi artırdığı ve ağa gönderilebilecek program sayısını iyileştirdiği, matematiksel olarak ispatlanmıştır. En uygun ağ yapısının belirlenmesinde gerekli olan parametreler, bu matematiksel analizden elde edilmiştir.Ağaç altyapısının, ağ kopmalarına karşı dayanıklı olmak üzere tasarlanmış, yayın tabanlı ve sürekli olan algoritmalara göre, sistemin toplam performansını geliştirdiği gösterilmiştir. Değişik algoritmalarla karşılaştırmalı sonuçlar alınabilmesi için, simülasyonlar yapılmıştır. Bu simülasyon sonuçları, yaklaşımın, var olan sürekli algoritmalara göre, enerji ve güncelleme maliyeti açısından daha iyi bir performans yakaladığını göstermiştir; aynı zamanda, başarı oranları ve ağ kopmaları dayanıklılığı açısından da karşılaştırılabilir sonuçlar elde edilmiştir.

Mustafa Bülent Mutluoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet üzerinde çalışan bir doğal dil uygulaması: Soru cevaplama sistemi

ÖZET Bilgiye erişimin en yaygın ve en kolay yollarından biri Internet, Internet'teki bilgiye erişimin en kolay yolu ise arama motorlarıdır. Ancak arama motorlarından istenilen bilgiye erişmek için önce uygun anahtar kelimeler seçmeli, daha sonra sonuç sayfasını yada sonuç sayfalarındaki bağlantılardaki sayfaları incelenmelidir. Tüm bu işlemler kullanıcı tarafından yapılmak zorundadır. Oysa kullanıcıların belirli tipteki sorulan için tüm bu işlemleri otomatik hale dönüştürmek mümkündür ve İngilizce için birçok sistem geliştirilmiştir. Kullanıcısından sorusunu doğal dillerde kabul edebilen ve kullanıcısına cevabı bulması için sayfa adresleri listesi yerine cevabın kendisini verebilen sistemlere soru cevaplama sistemleri denmektedir. Bu çalışmada; Türkçe için doğal dille çalışan bir soru cevaplama sistemi gerçekleştirilmiştir. Sistem öncelikle kullanıcısının doğal dille sorduğu sorusunu arama motoru sorgusuna çevirmekte ve arama motorunun sonuç sayfasından yada bağlantılarındaki sayfalardan olası cevap cümlelerini seçmektedir. Olası cevap cümlelerini çeşitli kriterlere göre puanlandırıp en yüksek puanı alan ilk beş cümle kullanıcıya iletilmektedir. Sistem 524 adet soruyla değerlendirilmiş ve arama motorunun sonuç sayfası kullanıldığında soruların yaklaşık %43' üne, sonuç sayfasının bağlantılarındaki sayfalar kullanıldığında %60'ına ilk beş cümle içinde doğru cevap verebilmiştir. Anahtar kelimeler: Doğal Dil İşleme, Soru cevaplama sistemleri. vııı

Mehmet Fatih Amasyalı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Renk özelliği ile görüntü kütüphanelerinde içerik tabanlı sorgulama sistemi

ÖZET Bilgiye erişim yıllardır bilgi sistemlerinde incelenen ve araştırılan bir alandır. Son yıllarda özellikle İnternet' in hızla gelişmesi, bilgilerin sunumunu sadece metin tabanlı gösterimden çıkararak görüntü, video, ses gibi çoklu ortam imkanları ile zenginleştirmiştir. Bu yüzden bilgilerin sadece metin tabanlı arama yöntemleri ile taranması yetersiz kalabilmektedir. Çoklu ortamı oluşturan, sadece metin ile temsil edilemeyecek karmaşık veri tipleri için, içerik tabanlı erişim bir gerekliliktir. Günümüzde, veritabanlannda istenen görüntülere metin tabanlı, diğer bir deyişle anahtar kelimeler kullanarak erişim hâlâ yaygın olarak kullamlmaktadır. Bu sistemlerde görüntünün konusu, içeriğinde bulunan nesneler gibi özellikleri temsil eden anahtar kelimeler her bir görüntü için sistemde tutulmaktadır. Kullanıcı istediği özellikleri anahtar kelimeler ile sisteme verdiğinde, bu kelimelerle temsil edilen görüntüleri sonuç olarak elde edebilir. Ancak bir görüntüyü ifade etmek için uygun kelimeleri seçmek, görüntünün insandan insana değişen algısal farklılığından dolayı kolay bir iş değildir. Bu çalışmada görüntülerin renk özelliğine dayalı içerik tabanlı görüntü sorgulama sistemi tamtılacaktır. Geliştirilen sistemde, görüntü veritabanında bulunan tüm resimler RGB, HSV ve CLE. XYZ renk uzaylarında Median-Cut ve K-Means algoritmaları kullanılarak değişik renk seviyelerine kuantalanmıştır. Elde edilen belirli sayıda renk ile görüntüler temsil edilmiş, kuantalanmış renklerin görüntüdeki kullanım oranlan ve görüntü üzerindeki konumlan da renk özelliğine eklenmiştir. Ardından renk özellikleri kullamlarak iki aşamalı, hızlı bir eşleme algoritması ile sorgu sonuçlan elde edilmiştir. Sonuçların sorgu görüntüsüne olan benzerliği de, benzeşen renk özellikleri bazında oransal olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak geliştirilen sistem ile görüntü kütüphanelerinde renk özellikleri kullamlarak hızlı ve duyarlı sorgulamalar gerçekleştirilmiştir. Anahtar kelimeler: İçerik Tabanlı Görüntü Erişimi, Renk Özelliği, Renk Uzayları, Kuantalama, Eşleme ıx

Göksel Biricik
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Eliptik eğri şifreleme kullanarak güvenli soket katmanı protkolünün gerçeklenmesi ve performansının değerlendirilmesi

iletişim çok basit anlamda sohbet etmekten, en mahrem bilgilerin aktarılmasına kadar oldukçafarklılık gösterebilmektedir. Internet gibi kolayca erişilebilen bir ortamda verileringüvenliğinin sağlanması bir sorun olarak ortaya çıkmakta, sağlanan güvenliğin maliyeti iseperformans kaybı olmaktadır. Güvenli Soket Katmanı, internet üzerinden aktarılan verileringüvenliğinin sağlanması için en yaygın kullanılan protokoldür. Hizmet verdiği üst katmanprotokolünden bağımsız olarak işlemesi nedeniyle her platformda kullanılabilmekte vedolayısı ile yaygın kullanım alanı bulabilmektedir. Güvenli Soket Katmanı'nın sağladığıgüvenliğin maliyeti, performans kaybı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar,güvenli soket katmanının sunucu performansında %85e varan kayıplara neden olabildiğinigöstermiştir.Güvenli Soket Katmanında performans kaybının en temel nedeni, Tokalaşma Protokolüişleyişi sırasında açık anahtar şifreleme algoritmalarının getirdiği ek yük olarakgözükmektedir. Mevcut olarak güvenli soket katmanında en yaygın kullanılan açık anahtarşifreleme algoritması RSA algoritmasıdır. RSA algoritmasının sağladığı güvenliği dahayüksek performans ile sağlayan bir şifreleme Güvenli Soket Katmanı performansında belirginbir artış sağlayabilecektir.Her türlü dış müdahaleye açık işlemekte olan duyarga ağları da güvenli iletişime ihtiyaçduyulan ortamların başında gelmektedir. Duyarga ağlarında güvenlik, uygulamalar tarafındangerçekleştirileceği varsayılarak açık bırakılmıştır. Özellikle farklı amaçlara hizmet edencihazların oluşturduğu ağlarda güvenliğin uygulama tarafından gerçekleştirilmesibeklenemez. Duyarga ağ cihazlarının sınırlı kapasiteleri de klasik şifreleme algoritmalarınınduyarga ağlarında kullanılmasına olanak vermemektedir. Bu durumda aktarılan verilerinşifrelemesi için simetrik şifreleme, gerektiğinde şifreleme anahtarlarının değiştirilmesi için deaçık anahtar şifreleme yöntemlerinin kullanılması seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır. Buamaçla anahtar değişimi için eliptik eğri şifreleme algoritmalarının nasıl kullanılabileceğiirdelenmiştir.Whitfield Diffie ve Martin Hellman tarafından 1976 yılında açık anahtar şifrelemetekniklerinin ortaya atılmasından bu yana çok sayıda açık anahtar şifreleme yöntemiönerilmiştir. Belirli bir matematiksel problemin çözümündeki zorluğa dayananan bütün buyöntemler içerisinde eliptik eğri ayrık logaritma problemine dayanan yöntemlerin geçmişi çokdaha kısadır. Eliptik eğriler üzerinde 19. yüzyıldan beri çalışıla gelmiş olmasına rağmen,şifreleme amacıyla kullanımı 1985 yılından daha önce değildir.Eliptik eğri şifreleme algoritmaları temelde, yaygın olarak kullanılan klasik şifrelemealgoritmalarının, tamsayı alanlarından eliptik eğrilere taşınması temeline dayanmaktadır veeliptik eğri şifreleme algoritmalarının dayandığı matematiksel problem olan eliptik eğri ayrıklogaritma probleminin çözüm karmaşıklığı, klasik şifreleme algoritmalarının dayandığımatematiksel problemler olan ayrık logaritma problemi ve tamsayı çarpanlarına ayırmaprobleminin karmaşıklığından çok daha yüksektir. Bu durumda, eliptik eğri şifreleme, çokdaha kısa anahtarlarla, klasik şifreleme algoritmalarının sağladığı güvenliğe eşdeğer güvenliksağlayabilmektedir.Bu tez çalışmasında, sağladığı güvenliğin diğer açık anahtar şifreleme yöntemlerinden dahayüksek olduğu kanıtlanmış olan eliptik eğri şifreleme kullanarak; Güvenli Soket Katmanıvasıtasıyla daha yüksek performansla güvenli iletişim sağlanabileceği ve duyarga ağlarındasimetrik şifreleme anahtarlarını dağıtmanın mümkün olduğu gösterilmiştir.

Ömer Özgür Bozkurt
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Veri madenciliği ile yazılım mühendisliği dersi projelerinin iyileştirilmesi

Yazılımın hayatımızdaki artan önemi ve ülke ekonomisine etkileri, yazılım mühendisliğine olan ilgiyi hem akademik çevrelerde hem de endüstriyel platformlarda artırmıştır. Yazılım uygulamalarının geliştirilmesi son derece pahalı, hataya yatkın ve yoğun çalışma gerektirmektedir. Yazılım projelerinde başarısızlıkların nedeni; planlı bütçenin veya zamanın aşılması, müşteri isteklerinin karşılanamaması, projelerin iptali, düşük güvenilirlik ve kalite sorunları nedeniyle hizmet dışı bırakılmasıdır. Yazılım projelerindeki bu başarısızlıklardan dolayı, endüstri ihtiyaçlarını yeterince karşılayamayan mezunların yetiştirildiğini iddia etmektedir. Bu da akademi ile yazılım endüstrisi arasında boşluk yaratmaktadır. Tez kapsamında amacımız, yazılım mühendisliği ders projelerinin iyileştirilmesidir. Bunun için, Yıldız Teknik Üniversitesi, Sistem Analizi ve Tasarımı dersinden 86 öğrenci, Yazılım Mühendisliği dersinden 70 öğrenci ve Namık Kemal Üniversitesi, Çevik Yazılım Geliştirme dersinden 33 öğrenci yani toplamda 189 öğrenciye ders projeleri ile ilgili anket yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; öğrenciler projelerde dokümantasyon, ekip içi uyum ve süre kısıtlılığı gibi sosyal yeteneklerde yetersizdirler. Ayrıca veri madenciliğinde sıkça kullanılan yöntemlerden biri olan sınıflandırma yöntemi kullanılarak anket sorularını sınıflandırmada en başarılı algoritma belirlenmiştir. En başarılı sınıflandırma algoritması belirlenirken Doğruluk, Kappa, Ortalama Mutlak Hata, ve Kök Hata Kareler Ortalaması sonuçları göz önüne alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; anket sorularını sınıflandırmada en başarılı algoritma C4.5 algoritmasıdır. Bunun yanında, anket soruları arasındaki beklenmeyen ilişkileri bulmak, gizli bilgileri açığa çıkarmak için, veri madenciliğinde birliktelik kuralı çıkarım algoritmalarından biri olan Apriori algoritması kullanılmıştır.

Bilgisayar yazılımları
Pınar Cihan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım projelerinde risk faktörleri ve farklı kestirim yaklaşımları ile risk değerlendirme modelleri çıkarımı

Risk yönetiminin önemi son yıllarda daha çok öne çıkmıştır. Başarısız giden projeler ve süreçlere bakıldığında risk yönetiminin iyi bir şekilde ele alınmadığı gözlemlenmektedir. Bu nedenle risk yönetimi, risk analizi ve risk önleme alanları şirketlerde önemli bir yere gelmiştir. Bu çalışmada da hata veri setleri üzerinde faktör kararı verilerek gereksiz risk faktörlerinin projelerden çıkarılması sağlanmıştır. Faktörlerde kendi içinde sıralanarak hangi alt alanın en çok risk taşıdığı ortaya konulmuştur. Faktör kararından sonra bilgisayar mühendisliği kestirim yaklaşımları kullanılarak sınıflandırmalar yapılmış ve modeller oluşturulmuştur. Bu modellerin birbirleriyle karşılaştırılmasına yer verilmiştir.

Ahmet Unudulmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım kalitesinde insan faktörü

Yazılım kalitesi, halen belirsiz ve farklı kişilere farklı anlamlar ifade eden bir kavramdır. Geliştiricinin bakış açısıyla kalite, maliyet ve gecikmenin doğru tahminine, daha kolay teste, daha iyi bakıma giden yoldur. Literatürde, yazılım kalitesini değerlendirebilmek amacıyla yazılım kalite faktörleri için bazı ölçütler önerilmiştir. Fakat bu çalışmalar özellikle geliştirme ortamı tarafında yapılan, yani bilgisayar tarafında yapılan iyileştirme ve ölçüm çalışmalarından oluşmaktadır. Proje paydaşları ile yazılım kalitesi arasındaki ilişkisi üzerinde daha az araştırma yapılmıştır. Yazılım Mühendisliği Enstitüsü, yazılım organizasyonlarının başarısını yükseltmek amacıyla People Capability Maturity Model (P-CMM)'i geliştirmiştir. Bu model organizasyonlardaki işgücünün yönetimi ve gelişimini hedeflemektedir. Standish Group'un 2012 yılı için yayımladığı CHAOS raporuna göre gerçekleştirilen yazılım projelerinin %61'i başarısızlıkla sonuçlanmıştır (%43'ü zaman, bütçe veya isterler açısından başarısız, %18'i bitirilemeyen projeler). Yazılım projelerinin başarısını etkileyen faktörler incelendiğinde, insan ve insanı etkileyen özelliklerin proje başarısı ve kalitesine etkisi açıkça görülmektedir. Yazılım proje süreçlerinde birçok araç ve birçok standart ve model (ISO 9000 ve CMMI® vb.) kullanılmaktadır. Fakat çoğu zaman bu standart, model ve araçları kullanacak olan insan ve teknik olmayan konular göz ardı edilmektedir. Bu faktörler projelerin başarısını en çok etkileyen faktörler olduğu yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Bu tezde, insan temelli faktörlerin yazılım kalitesine olan etkileri değerlendirilmiştir. Bu kapsamda yazılım kalitesi ile insan faktörleri, kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla 4 bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Anketten elde edilen veriler statiksel analizler ile değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular ise yorumlanmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.

Bilgisayar yazılımlarıÜrün kalitesi
Mustafa Sarı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

E-devlet web sitelerinin kullanılabilirlik yönünden standartlara ve rehberlere göre değerlendirilmesi

Kamu kurumları sağladıkları hizmetleri bilgi ve iletişim teknolojileri ile vatandaşa sunarak etkinliğini artırmakta, tasarruf sağlamakta ve hizmet kalitesini artırmayı amaçlamaktadırlar. Kamu kurumlarının e-devlet hizmetlerinin amacına ulaşmasında, hizmetlerin vatandaşlar tarafından kullanılabilir olması önemli bir ölçüttür. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki e-devlet web sitelerinin, önemli bir kalite faktörü olan kullanılabilirlik açısından kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesine yönelik bir mekanizmanın geliştirilmesini sağlamaktır. Bu amaçla web sitelerinin kullanılabilirliği için hazırlanmış ulusal ve uluslararası rehberler analiz edilerek e-devlet web sitelerinin çeşitli kategoriler altında kullanılabilirliğinin değerlendirilmesini sağlayacak bir kullanılabilirlik değerlendirme kural seti hazırlanmıştır. Hazırlanan kural seti doğrultusunda web sitelerinin değerlendirilmesini sağlayacak bir Kullanılabilirlik Değerlendirme Aracı geliştirilmiştir. Geliştirilen araçla 6 e-devlet web sitesi 3 farklı kullanıcı tarafından değerlendirilmiş ve sonuçlar analiz edilmiştir.

Samet Arsoy
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

E-devlet web sitelerinin kullanılabilirlik yönünden standartlara ve rehberlere göre değerlendirilmesi

Kamu kurumları sağladıkları hizmetleri bilgi ve iletişim teknolojileri ile vatandaşa sunarak etkinliğini artırmakta, tasarruf sağlamakta ve hizmet kalitesini artırmayı amaçlamaktadırlar. Kamu kurumlarının e-devlet hizmetlerinin amacına ulaşmasında, hizmetlerin vatandaşlar tarafından kullanılabilir olması önemli bir ölçüttür. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki e-devlet web sitelerinin, önemli bir kalite faktörü olan kullanılabilirlik açısından kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesine yönelik bir mekanizmanın geliştirilmesini sağlamaktır. Bu amaçla web sitelerinin kullanılabilirliği için hazırlanmış ulusal ve uluslararası rehberler analiz edilerek e-devlet web sitelerinin çeşitli kategoriler altında kullanılabilirliğinin değerlendirilmesini sağlayacak bir kullanılabilirlik değerlendirme kural seti hazırlanmıştır. Hazırlanan kural seti doğrultusunda web sitelerinin değerlendirilmesini sağlayacak bir Kullanılabilirlik Değerlendirme Aracı geliştirilmiştir. Geliştirilen araçla 6 e-devlet web sitesi 3 farklı kullanıcı tarafından değerlendirilmiş ve sonuçlar analiz edilmiştir.

Samet Arsoy
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım hata kestirim yaklaşımları

Geliştirilen yazılımların bazı hatalar içermesi doğaldır. Önemli olan bu hataların tespit edilebilmesidir. Hataların tespitinde testler önemli bir yer tutmaktadır ancak her zaman bu yeterli değildir. Bu nedenle yazılım hatalarının ve kusurlarının tespit edilebilmesi için etkin yöntemlere ihtiyaç vardır. Yazılım hatalarının, yazılım geliştirme faaliyetlerinin erken safhalarında tespit edilmesinin daha az masraflı olduğu bilinmektedir. Araştırmalara göre, yazılımın teslimi sonrası bir hatanın bulunması ve düzeltilmesi, hatanın yazılımın gereksinim ve tasarım safhalarında bulunmasına kıyasla 100 kat daha masraflıdır. Yazılımdaki hataların ortalama %80'i, yazılım parçalarının (modüllerin) %20'sinde toplanmakta ve yazılımın %50'lik kısmında ise hiç hata bulunmamaktadır. Bu olguya dayanarak, koddaki hatalı olabilecek yerler kodun özellikleri incelenerek tespit edilebilirse hataların daha erken bulunması ve müdahale edilmesi mümkün olacaktır. Bu şekilde, hata eğilimli yazılım parçalarının tespit edilmesiyle test çabaları buralarda yoğunlaştırılabilecek ve eldeki kaynakların hataların bulunma ihtimali yüksek yerlere yönlendirilmesi ile hata tespitinde başarı ihtimali artacak ve hatanın erken tespiti ile büyük kazanç sağlamak mümkün olacaktır. Hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti ve hata kestirim faaliyetleri olarak adlandırılan bu çalışmalar bu amaca hizmet ederek, yazılımdaki hataların erken safhada tespitini amaçlamaktadır. Hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti yönünde çok çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımlar hem yöntem hem de başarım açısından farklılıklar göstermektedirler. Tez çalışmasında, belli başlı hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti yöntemlerinin incelenmesi ve hata kestirimi için bir etkin bir model geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamızda lojistik regresyon analizi tabanlı bir yaklaşım benimsenmiş ve kaynak kod metrikleri üzerine yoğunlaşılmıştır. Ortaya konulan model çeşitli halka açık veri setleri üzerinde ve Provus Bilişim Sistemleri A.Ş. bünyesinde geliştirilen yazılımlarda sınanmış ve sonuçlar paylaşılmıştır.

Hata tahminiKusurLojistik regresyon analizi+4
Özkan Sarı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım hata kestirim yaklaşımları

Geliştirilen yazılımların bazı hatalar içermesi doğaldır. Önemli olan bu hataların tespit edilebilmesidir. Hataların tespitinde testler önemli bir yer tutmaktadır ancak her zaman bu yeterli değildir. Bu nedenle yazılım hatalarının ve kusurlarının tespit edilebilmesi için etkin yöntemlere ihtiyaç vardır. Yazılım hatalarının, yazılım geliştirme faaliyetlerinin erken safhalarında tespit edilmesinin daha az masraflı olduğu bilinmektedir. Araştırmalara göre, yazılımın teslimi sonrası bir hatanın bulunması ve düzeltilmesi, hatanın yazılımın gereksinim ve tasarım safhalarında bulunmasına kıyasla 100 kat daha masraflıdır. Yazılımdaki hataların ortalama %80'i, yazılım parçalarının (modüllerin) %20'sinde toplanmakta ve yazılımın %50'lik kısmında ise hiç hata bulunmamaktadır. Bu olguya dayanarak, koddaki hatalı olabilecek yerler kodun özellikleri incelenerek tespit edilebilirse hataların daha erken bulunması ve müdahale edilmesi mümkün olacaktır. Bu şekilde, hata eğilimli yazılım parçalarının tespit edilmesiyle test çabaları buralarda yoğunlaştırılabilecek ve eldeki kaynakların hataların bulunma ihtimali yüksek yerlere yönlendirilmesi ile hata tespitinde başarı ihtimali artacak ve hatanın erken tespiti ile büyük kazanç sağlamak mümkün olacaktır. Hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti ve hata kestirim faaliyetleri olarak adlandırılan bu çalışmalar bu amaca hizmet ederek, yazılımdaki hataların erken safhada tespitini amaçlamaktadır. Hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti yönünde çok çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımlar hem yöntem hem de başarım açısından farklılıklar göstermektedirler. Tez çalışmasında, belli başlı hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti yöntemlerinin incelenmesi ve hata kestirimi için bir etkin bir model geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamızda lojistik regresyon analizi tabanlı bir yaklaşım benimsenmiş ve kaynak kod metrikleri üzerine yoğunlaşılmıştır. Ortaya konulan model çeşitli halka açık veri setleri üzerinde ve Provus Bilişim Sistemleri A.Ş. bünyesinde geliştirilen yazılımlarda sınanmış ve sonuçlar paylaşılmıştır.

Hata tahminiKusurLojistik regresyon analizi+4
Özkan Sarı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yazılım hata kestirim yaklaşımları

Geliştirilen yazılımların bazı hatalar içermesi doğaldır. Önemli olan bu hataların tespit edilebilmesidir. Hataların tespitinde testler önemli bir yer tutmaktadır ancak her zaman bu yeterli değildir. Bu nedenle yazılım hatalarının ve kusurlarının tespit edilebilmesi için etkin yöntemlere ihtiyaç vardır. Yazılım hatalarının, yazılım geliştirme faaliyetlerinin erken safhalarında tespit edilmesinin daha az masraflı olduğu bilinmektedir. Araştırmalara göre, yazılımın teslimi sonrası bir hatanın bulunması ve düzeltilmesi, hatanın yazılımın gereksinim ve tasarım safhalarında bulunmasına kıyasla 100 kat daha masraflıdır. Yazılımdaki hataların ortalama %80'i, yazılım parçalarının (modüllerin) %20'sinde toplanmakta ve yazılımın %50'lik kısmında ise hiç hata bulunmamaktadır. Bu olguya dayanarak, koddaki hatalı olabilecek yerler kodun özellikleri incelenerek tespit edilebilirse hataların daha erken bulunması ve müdahale edilmesi mümkün olacaktır. Bu şekilde, hata eğilimli yazılım parçalarının tespit edilmesiyle test çabaları buralarda yoğunlaştırılabilecek ve eldeki kaynakların hataların bulunma ihtimali yüksek yerlere yönlendirilmesi ile hata tespitinde başarı ihtimali artacak ve hatanın erken tespiti ile büyük kazanç sağlamak mümkün olacaktır. Hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti ve hata kestirim faaliyetleri olarak adlandırılan bu çalışmalar bu amaca hizmet ederek, yazılımdaki hataların erken safhada tespitini amaçlamaktadır. Hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti yönünde çok çeşitli yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımlar hem yöntem hem de başarım açısından farklılıklar göstermektedirler. Tez çalışmasında, belli başlı hata eğilimli yazılım parçalarının tespiti yöntemlerinin incelenmesi ve hata kestirimi için bir etkin bir model geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamızda lojistik regresyon analizi tabanlı bir yaklaşım benimsenmiş ve kaynak kod metrikleri üzerine yoğunlaşılmıştır. Ortaya konulan model çeşitli halka açık veri setleri üzerinde ve Provus Bilişim Sistemleri A.Ş. bünyesinde geliştirilen yazılımlarda sınanmış ve sonuçlar paylaşılmıştır.

Hata tahminiKusurLojistik regresyon analizi+4
Özkan Sarı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00

Other supervisors