Theses supervised by Prof. Dr. Sadegül Akbaba Altun

10 theses · Başkent University

DoctorateOpen AccessTR

Akademik örgütlerde çatışmanın çok boyutlu yapısı: Eğitim fakültelerinde yaşanan çatışmaların kaynakları, etkileri ve yönetimi

Bu çalışma, Ankara'da yer alan bir devlet ve bir vakıf üniversitesinin eğitim fakültelerinde görev yapan bölüm başkanlarının örgütsel çatışma algılarını, deneyimlerini ve bu çatışmaları yönetme biçimlerini incelemektedir. Nitel araştırma desenlerinden gömülü çoklu durum çalışması olarak örüntülenen araştırma, bireysel, grup içi ve gruplar arası çatışmaların hangi düzeylerde ve nedenlerle ortaya çıktığını, bu çatışmalara karşı hangi yönetim stratejilerinin benimsendiğini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Veriler, amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen iki üniversitenin eğitim fakültelerinin bölüm başkanları, öğretim üyeleri ve araştırma görevlileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmış; alan notları ve doküman incelemeleriyle desteklenmiştir. Temellendirilmiş kuram ve yönlendirilmiş içerik analizi ile veriler analiz edilmiştir. Bulgular, çatışmaların işlevsel ya da işlevsiz hale gelmesinin, büyük ölçüde yöneticilerin benimsediği tutumlara bağlı olduğunu göstermektedir. Bazı bölüm başkanları yapılandırıcı ve duygusal dayanıklılığa dayalı stratejiler sergilerken, bazıları süreci yönetmede yetersiz kalmış ve bu da örgütsel bağlılık ve tatmin üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Araştırma, Türkiye'de bölüm başkanlarının çatışma algılarını merkeze alan çalışmaların sınırlı sayıda olması bakımından literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmakta ve üniversite yönetiminde orta düzey akademik liderliğin çatışma süreçlerindeki kritik rolüne dikkat çekmektedir. Devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki farklı bağlamsal dinamikleri karşılaştırarak örgütsel kültürün ve yönetişim yapılarının çatışma dinamiklerine etkisini anlamaya katkı sağlamaktadır.

Yükseköğretim kurumları
Aliye Hale Bingöl
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mali eğitim sisteminde temel ve orta öğretimde denetim süreci

Bu araştırmanın amacı, Mali'de Kayes, Koulikoro, bölgeleri ile Bamako Büyükşehirde denetim hizmetlerinde yer alan aktörlerinin, yönetici ve öğretmenlerin görüşlerini inceleyerek, Mali eğitim sistemindeki temel ve orta öğretimin mevcut denetim sisteminin işleyişi üzerine ışık tutmaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve durum çalışma deseni seçilmiştir. Araştırmada amaçlı örnekleme kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma gurubunu, Mali'de Kayes, Koulikoro illerinde ve Bamako büyük şehir belediyesinde görev yapan 30 denetmen, temel eğitim ve ortaöğretim okullarında 5 öğretmen ve 5 Okul müdürü olmak üzere toplam 40 kişi oluşturmaktadır. Veri toplamak için görüşme, gözlem ve doküman analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, verilerin analizi için betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bakıldığında denetim hizmetlerinin resmi rolleri, okul ve okuldaki çalışanları değerlendirmek ve denetlemek, okul ve eğitim bakanlığa bağlı kurumlar arasında iletişim sağlamak ve okuldaki çalışanlara desteklemek olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılara göre, bu rolleri kaynaklarının yetersizliğinden dolayı yerlerine tamamıyla getirmediği ifade edilmiştir. Denetmenler deneyim ve yetenek kriterlere bakarak Milli Eğitim Bakanının emriyle atandığı görülmüştür. Ama çoğu katılımcılarına göre denetmenlerin sınavla işe alınması gerek olduğu görülmüştür. Denetmenlerin kontrol edilmediğini ancak denetmenlerin kontrol edilmesi gerektiğini ifade edilmiştir. Temel eğitim denetmenleri işe başlamadan önce denetim ile ilgili hiç eğitim almadıkları ifade edilmiştir. Ortaöğretim denetmenlerinin ise işe başlamadan kısa bir dönemde görevlerle ilgili eğitimler aldıkları belirtilmiştir. Denetmenlerin hizmet öncesi eğitim almaları için kurumların açılması gerektiği ve kurumlar olmadıkça işe başlamadan önce belli ve yeterli bir zamanda işiyle ilgili eğitimleri almaları gerektiği söylenmiştir. Hizmet içi eğitimleri, denetimle ilgili eğitimlerin, denetmen disipline üzerine, öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu eğitimler üzerine, öğretmenlik ile ilgili yenimeler üzerine, komşu ya da başka ülkelerde de konferanslara katılması ve Milli Eğitim Sistemi üzerine odaklanılması istenmiştir. Kaynakların yetersizliği özellikle ortaöğretim hizmetlerinde insan kaynağı yetersizliği, denetmenlerin hizmet önce ve hizmet iç eğitimi yetersizliği, yönetim sorunu ve okul denetiminde etkisizliği olmak üzere denetim hizmetlerinde sorunları olduğu belirtilmiştir. Katılımcılara göre okul denetimi ideal sistemi için, gerekli kaynakların sunulması, kurumlar arası işbirliğini düzen olması, denetim personelinim iyi yönetilmesi, okul ve okuldaki çalışanların denetimi düzgün olması gerek olduğu belirtilmiştir. Son olarak, mevcut denetim sistemi, denetim hizmetlerinin adının değiştirilmesi, denetim hizmetlerin çoğaltılması ve denetim demokratikleşme dışında pratikte hiç değişiklik olmadığı görülmüştür. Denetim hizmetlerine ayrılan kaynakların yetersizliği ve bazı teftiş hizmeti okullarının uzaklığı karşısında; "yerleşik danışman" girişimini ve "CA de maitres" projesini geliştirmeli ve desteklemelidir. Denetim personelini kontrol etmek ve gerekli araçları sağladıktan sonra performanslarını talep etmek için bir mekanizma oluşturmalıdır. Anahtar Kelimeler: Eğitim denetimi, denetim süreci, denetmenlerin rolleri, denetim hizmetleri, Mali Eğitim Sistemi.

DenetimDenetçilerEğitim denetimi+4
Sory Mamadou Sıssoko
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul yöneticilerinin çatışma yönetimi stratejilerinin uyguladıkları liderlik stilleri ile ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, ilgili alan yazın incelendiğinde her iki değişkenin birlikte ele alındığı çalışmaların az olması durumuna istinaden çatışmanın nedenleri, çatışma yönetiminde mesleki kıdem, cinsiyet ve yaş değişkenlerinin etkililiği, çatışmanın nasıl yönetildiği, çatışmayı yönetmede kullanılan stratejilerin neler olduğu, liderlik stillerinin bu bağlamlarda çatışma yönetimine katkısının neler olduğu ve hangi liderlik stilinin hangi çatışma yönetimi stratejisi ile birlikte ya da ayrı kullanıldığını belirlemektir. Araştırma, Ankara ili Çankaya ilçesindeki Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bulunan devlet ilkokullarında görev yapmakta olan okul yöneticileri ve onlara uygulanan ölçeklerle sınırlıdır. Araştırmada okul yöneticilerinin çatışma yönetimi stratejilerinin uyguladıkları liderlik stili ile ilişkisini etkileyen durumların tespit edilebilmesi için nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler araştırmada kullanılan ölçekler ile elde edilmiştir. Araştırmanın örneklem sayısı Ankara ilinin Çankaya ilçesinde bulunan 68 devlet ilkokulunda görev yapmakta olan 128 okul yöneticisinden oluşmaktadır. Bu araştırmada verileri toplamak üzere Rahim'in Örgütsel Çatışma Ölçeği' nin günümüze ve dilimize uyarlanmış versiyonu olan Özgan (2006) ve Gümüşeli (2004) tarafından geliştirilen Çatışma Yönetimi Stratejileri Ölçeği ve Bass (1985) ve Avolio (1990) tarafından geliştiren, günümüze ve dilimize Akdoğan (2002) tarafından uyarlanan Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 25.0 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ankara ilinin Çankaya ilçesindeki devlet ilkokullarında yöneticilik yapan okul yöneticilerinden elde edilen bulgular kapsamında geleneksel yönetim ve liderlik biçimlerinin benimsendiği, inisiyatif ve risk almaktan kaçınıldığı söylenebilmekte ve bu çıkarım özellikle de serbest bırakıcı liderlik stili ile problem çözme odaklı bütünleştirici çatışma çözme stratejisi arasında elde edilen ilişkiden de görülebilmektedir. Geleneksel yöneticilik özelliklerini baskın ve anlamlı bir şekilde gösteren araştırma katılımcıları sorunların çözümünde öncelikle kaçınma davranışı sergilemekte, sonra uzlaştırma ve bütünleştirme davranışları sergilemekte ve en son ise uyma davranışı sergilemektedir. Anahtar Kelimeler: Çatışma, çatışma yönetimi, liderlik, liderlik stilleri.

LiderlikOkul yöneticileriYönetim stratejileri+4
Kübra Demirtaş
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul müdürlerinin iş motivasyonları

Okulların başarısı ve etkinliği, okul müdürlerinin başarısına ve etkinliğine de bağlıdır. Bu sebeple eğitim yöneticilerinin yeterli düzeyde motive olabilmeleri için onları etkileyebilecek faktörlerin bilinmesi gerekmektedir. Bu bağlamda bu tez çalışmasının amacı, okul müdürlerinin iş motivasyonlarını etkileyen içsel ve dışsal faktörlerin neler olduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bu araştırmada, okul müdürlerinin iş motivasyonunu etkileyen durumların tespit edilebilmesi için nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve çalışma nitel araştırma desenlerinden biri olan "fenomenolojik /olgubilim" deseni kapsamında yürütülmüştür. Ankara ili merkez ilçelerinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında görev yapmakta olan ilkokul müdürleri araştırmanın hedef kitlesini oluşturmuştur. Araştırmada Amaçlı Örneklem tiplerinden Kartopu/Zincir Örneklem kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 20 ilkokul müdürü oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak; yöneticilere yöneltilecek ve problemin çözümünü destekleyecek nitelikte, 38 adet açık uçlu sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; okul müdürlerinin içsel motivasyon kaynaklarının başında sırasıyla başarma arzusu, kişisel ve mesleki gelişime katkı sağlama, öğrencilerin olumlu davranışlar sergilemeleri ve akademik başarı düzeylerinin yüksek olması, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin amacına ulaşması, öğretmenlerin gelişimine katkı sağlama, manevi açıdan huzurlu ve mutlu olma, tecrübe aktarma, fayda sağlama, idealleri gerçekleştirme ve liderlik özellikleri şeklinde tespit edilmiştir. Okul müdürlerinin içsel motivasyon kaynaklarına ilişkin bulgular incelendiği zaman genellikle eğitim ve öğretim sürecini meydana getiren paydaşlara ilişkin unsurların içsel motivasyon kaynağı olduğu göze çarpmaktadır. Okul müdürlerinin dışsal motivasyon kaynaklarına ilişkin bulgular incelendiğinde ise, olumlu dışsal motivasyon kaynaklarının başında amirlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerinin iş birliği / iletişimi, amirlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin saygı / takdir göstermesi, eğitim - öğretim ortamının uygun olması, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerinin mutlu olması, ödüllendirilme, maddi imkanlar, öğrencilerin başarılı olması ve öğretmenlerle uyumlu çalışma ortamı olması unsurlarının geldiği tespit edilmiştir. Aynı zamanda araştırma sonucunda, okul müdürlerinin motivasyonlarını bozan faktörlerin ise , amirler, öğretmenler, öğrenciler ve velilerin yetersiz / kötü iletişim ve desteği, amirlerin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin saygı / takdir göstermemesi, iş yükünün fazla olması, ekonomik sorunlar / ücret azlığı, okulun ekonomik sorunları ve çalışma performansının adil değerlendirilmemesi unsurlarının olduğu tespit edilmiştir. Son olarak okul müdürlerinin iş motivasyonunu tanımlama biçimlerine ilişkin bulgular incelendiğinde, okul müdürlerinin iş motivasyonunu haz alma/heyecan duyma, işini sevme, değer yaratma, başarı, huzur ve ekip çalışması şeklinde tanımladıkları görülmüştür. Söz konusu unsurlar incelendiğinde, okul müdürlerinin belirlenen amaçlara ulaşma sürecinde heyecan duyarak ve işlerini severek yapmalarının motivasyonun temelini oluşturduğu söylenebilir.

Eğitim yönetimiMotivasyonMüdürler+2
Mehtap Üncü Karaderili
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile etik iklim arasındaki ilişkinin öğretmen algılarına göre incelenmesi

Okul müdürlerinin etik liderlik davranışları ile okuldaki etik iklim arsındaki ilişkinin öğretmen görüşlerine dayalı olarak incelendiği bu araştırma nicel korelasyonel araştırma desenindedir. Araştırmanın örneklemi, Ankara İlinin Çankaya ilçesinde kamuya ait liselerde görev yapmakta olan 325 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Demografik Form", "Etik Liderlik Ölçeği" "Örgütsel Etik İklim Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise SPSS ve Microsoft Excel kullanılmıştır. Analiz kapsamında ilk olarak verilerin normallikleri incelenmiş olup verilerin normal dağılım sergilemediği görülmüş olduğundan analizlerde parametrik olmayan yöntemler kullanılmıştır. Demografik verilerine göre ölçeklerin farklılaşma durumları incelenirken, iki grup karşılaştırmalarında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grupların karşılaştırılmasında ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Korelasyon hesaplamalarında ise Spearman korelasyonu kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; okul yöneticisinin etik liderlik davranışlarını sergileme düzeyinin orta düzeyin üzerinde algılandığı; bazı demografik değişkenlere göre okul yöneticilerinin etik liderlik davranışlarıyla ilgili öğretmen algılarının farklışma durumu incelendiğinde cinsiyet, yaş yönüyle farklılaşma olmadığı tespit edilirken; eğitim durumu ve görev yaptığı okulda kalma süresine göre bazı alt boyutlarda öğretmen algılarında farklılaşma olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin etik iklim algı düzeyleri incelendiğinde yüksek düzeyde etik iklim algısına sahip oldukları sonucu bulunmuştur. Öğretmenlerin etik iklim algısının; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve görev yapılan okulda kalma süresine göre değiştiği sonucu belirlenmiştir. Etik liderlik ve etik iklim arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki olduğu; yapılan regresyon analizine göre de etik liderliğin etik iklimi istatiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Etik iklimEtik liderlikEğitim yönetimi+5
Burcu Kahvecioğlu
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın maarif müfettişlerinin yaşadıkları sorunlar

Eğitimde denetim; öğretimi geliştirme amacıyla yöneltme, rehberlik etme ve öğretmenlerin öğretimsel davranışını geliştirme süreci olarak da tanımlanmaktadır. Eğitim sistemi içinde görevli olan maarif müfettişleri, öğretmenin öğretim yapması ve ders vermesindeki başarısının değerlendirilmesinin yanında, yeteneklerin geliştirilerek çevreye ve mesleğe uyum sağlaması, gelişme ve yeniliklerin tanıtılması, hata ve eksikliklerin saptanarak giderilmesiyle geliştirilmesi hususunda meslekî yardımda bulunmaktadırlar. Bunun sonucu olarak da maarif müfettişlerinin en başta gelen görevleri arasında yer alan "öğretmenlerin karşılaştıkları problemleri çözmede onlara yeterli yardımda bulunma" işlevinin sonucu olarak denetimin en önemli amacı, öğretmene, onun ihtiyacı olan yardımda bulunmak olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı; kadın maarif müfettişlerinin mesleklerinde yaşadıkları sorunlar, bu sorunların nedenleri, sorunların çözümü için yapılabilecek çalışmaların belirlenmesidir. Bu çalışma nitel fenomolojik bir çalışmadır. Bu araştırmanın örneklemini 17 kadın maarif müfettişi oluşturmuştur ve elde edilen verilerin çözümlenmesinde "içerik analizi" uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak 15sorudan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Oluşturulan görüşme formu alanda uzman bir kişiye incelettirilmiştir. Alınan görüşe göre kadın maarif müfettişlerinin sorunları ve çözüm önerileri şekillerine ilişkin temalar ayrı ayrı belirlenmiştir. Farklı şekillerde belirlenen tema ve kategoriler, karşılaştırılarak sonuçta, ortak bir tema belirlemesi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonunda kadın maarif müfettişlerinin yaşadığı sorunların cinsiyet ve cinsiyet dışı kaynaklı olduğu görülmüştür. Cinsiyet ağırlıklı sorunlar; cinsiyet ayrımı, erkek önyargısı, argo şeklinde iken cinsiyet dışı sorunlar ise bölgesel zorluklar, öğretmen önyargısı, disiplin, yoğun çalışma ve özel yaşantı olduğu görülmüştür. Sonuç olarak kadın maarif müfettişlerinin yaşadıkları sorunlar, bu sorunların nedenleri ve çözüm önerileri incelendiğinde ortaya çıkan bulguların çoğunlukla cinsiyet odaklı olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Denetim, Eğitim Denetimi, Kadın Maarif Müfettişleri

DenetimDenetçilerEğitim denetimi+2
Dilek Sönmez Genç
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimcilerin yıldırma yaşantıları üzerine nitel bir araştırma

Yıldırma, "iş yeri şiddeti" kavramı içerisinde yer alan psikolojik bir şiddet türüdür. Sinsi ve yıkıcı bir doğaya sahip olan yıldırma, eğitim örgütlerinde çalışanların örgütlerine bağlılığını azaltan, verimi düşüren, takım çalışmalarında son derece olumsuz etkilere neden olan ciddi bir sorundur. Ayrıca mağdur kişilerin özel hayatlarında, psikolojik ve fiziksel sağlıklarının bozulmasıyla, özel ve sosyal yaşantılarında derin yaralar açabilmektedir. Kişisel anlamda, düşmanlık çekememezlik gibi sebeplerle ortaya çıkan yıldırma; örgütsel anlamda da zayıf örgüt kültürü ve iklimi ile yönetim zafiyetlerinden dolayı ortaya çıkabilmektedir. Bu çalışmanın amacı okullarda eğitimcilerin deneyimledikleri yıldırma yaşantılarını detaylı araştırmak, mesleki ve yönetsel uzantılarını belirleyerek sebep-süreç-sonuçlarını analiz etmek, kurumsal çözüm ve öneriler üretebilecek somut tespitlerde bulunabilmektir. Bu çalışma, mesleki pratikte ve kurumsal ortamda, sorunun özgün tespiti/çözümü/engellenmesi adına, neden-sonuç ilişkilendirmesi ile eğitim örgütlerinde uygulanan politikalara öneri getirebilmesi adına katkı sağlayacak bir alan araştırması olması bakımından önemlidir. Araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Katılımcılar, gönüllülük esas alınarak, kendini yıldırma mağduru olarak tanımlayan, özel ve devlet okullarındaki yönetici ve öğretmenlerden, kartopu tekniği ile belirlenmiştir. Veriler, yarı yapılandırılmış sorulardan oluşan görüşme formu üzerinden birebir görüşme ile elde edilmiş; içerik ve betimsel analizleri yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, devlet okullarında, yıldırma, kişisel nedenlerin örgüte etkisinden dolayı oluşabilmekte; sendikal/ideolojik ikicilik, otokratik ve bırakınız yapsınlar tarzı yönetim, çatışma, aşırı bürokratik baskı ve tehdit yolu ile meydana gelebilmektedir. Bu durum, özel okulları da benzer şekilde tehdit ederken, sendikal/ideolojik ikicilik dışında, benzer tutumların maskeli ve sinsice oluştuğu söylenebilir. İlaveten, özel okullarda, üst yöneticilerin sıfır sorun sendromu, mükemmellik illüzyonu beklentisi, derin hiyerarşik bariyer sebepli izolasyonun oluşturduğu zincirleme etkinin yıldırmayı önemli bir şekilde beslediği söylenebilir. Özel ve devlet okullarında, yönetici kişilik özelliklerinin, örgütsel sebeplerle doğru orantılı ve doğrudan etkili bir öneme sahip olduğu; kurumlarda yıldırmanın varlığı, yönetsel ve örgütsel zafiyetin en önemli belirtisi ve uzantısı olduğunu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: yıldırma, sendika, okul, okul yöneticisi, öğretmen, başetme stratejisi

EğitimcilerMobbingOkul yöneticileri+1
Gülnur Ak Küçükçayır
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin değişim eğilimleri

Bu araştırma, Türkiye'de mevcut eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin değişim eğilimlerinin incelenmesini amaçlamaktadır. Uyarlama çalışması sürecinde Türkiye genelindeki Eğitim-Bir-Sen, Türk-Eğitim-Sen, Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarına mensup gönüllü 220 sendika yöneticisi oluşmuştur. Eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin değişim eğilimini belirlemek için çalışma evreninden mevcut eğitim sendikaları arasından bir örneklem seçimine gidildiğinden örneklemi ise Ankara ili merkez ilçelerinden Sincan, Mamak, Keçiören, Çankaya, Etimesgut ve Yenimahalle ilçelerinde görev yapan toplam 311 sendika yöneticisi oluşmuştur. Araştırmanın verileri, Akbaba-Altun ve Büyüköztürk (2011) tarafından geliştirilen okul yöneticileri için "Değişim Eğilimleri Ölçeği"nin uyarlama çalışmasıyla oluşturulan "Sendika Yöneticileri için Değişim Eğilimleri Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Değişim Eğilimleri Ölçeği'ndeki maddelerin eğitim sendikası yöneticilerine uyarlanması ve madde seçimi için yapılan faktör analizi ölçeğin beş faktörden oluştuğunu göstermiştir. Değişime inanç, değişimde girişimcilik, değişim sürecini yönetme, değişimle baş edememe ve değişime direnç olarak adlandırılan faktör yapıları, doğrulayıcı faktör analizi ile desteklenmiştir. Eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin; yöneticilik kıdemlerine, yöneticilik unvanlarına, cinsiyetlerine, branşlarına göre değişim eğilimlerinden; değişime inanç, değişimde girişimcilik, değişim sürecini yönetme, değişimle baş edememe ve değişime direnç boyutları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını bulmak amacıyla tek yönlü varyans analizi, Kruskall Wallis-H testi ve bağımsız değişkenler için t-testi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar şöyledir: 1. Türkiye'de Ankara merkez ilçelerinde mevcut 311 eğitim ve bilim iş kolu sendikaları yöneticilerinin değişime inanç, değişimde girişimcilik, değişim sürecini yönetme, değişimle baş edememe ve değişime direnç gibi değişim eğilimleri vardır. Bu eğilimler, değişime direnç, değişime inanç, değişimle baş edememe, değişimin sürecini yönetme ve değişimde girişimcilik şeklinde sıralanmaktadır. 2. Eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin, yöneticilik kıdemi düzeylerine göre değişime inanç, değişimde girişimcilik ve değişimle baş edememe eğilimleri, istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. 3. Eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin, yöneticilik unvanları bakımından değişimin sürecini yönetme eğiliminin istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur. 4. Eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin cinsiyetlerine göre değişime inanç eğiliminde istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu sonucuna varılmıştır. Erkeklerin değişime inanç eğilimi kadınlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek çıkmıştır. 5. Eğitim ve bilim iş kolu sendika yöneticilerinin branşlarına göre değişim eğilimleri açısından anlamlı bir fark yoktur.

DeğişimEğitim sendikalarıSendika yöneticiliği+2
Ayşegül İrgin Işık
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin öğretimsel ve yönetimsel liderlik davranışları: Polatlı örneği

Gelişen ve değişen çağımızda okulların etkili okul olabilmeleri için yöneticilerinin öğretimsel lider olmaları artık bir zorunluluktur. Bu çalışma ile okul yöneticilerinin öğretimsel ve yönetimsel liderlik davranışlarının belirlenerek, bu davranışlarının olumlu yöne çekilmesine yönelik öneriler geliştirilerek eğitim kurumlarında daha kaliteli ve başarılı nesillerin yetişmesine katkıda bulunulması hedeflenmektedir. Araştırmanın örneklemini Ankara ili, Polatlı ilçesindeki, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 40 adet resmi eğitim kurumlarının müdür ve müdür yardımcıları oluşturmuştur Öncelikle kişisel bilgiler formu kullanılarak katılımcıların demografik özellikleri tespit edilmiş, daha sonra 2008 yılında yapılan Uluslararası Öğretme ve Öğrenme Araştırması (TALIS)'nda geliştirilen ve 23 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 15.0 paket programı kullanılmış ve demografik özelliklerin frekans ve yüzdelik dağılımları incelenmiştir. Ayrıca araştırmada elde edilen verilerin frekans ve yüzdelik dağılımlarıyla beraber, ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Yönetim tarzlarının kıdem ve görev yeri özelliklerine göre fark gösterip göstermediği grafiklerle belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre okul yöneticileri "öğretimsel liderlik" alt boyutlarından "öğretimsel yönetim" (x ̅=3,157) alt boyutuyla, "okul amaçlarının yönetimi" (x ̅=3,155) alt boyutunu çok az bir farkla hemen hemen aynı ortalamalarda sergilemektedirler. Ayrıca "yönetimsel liderlik" alt boyutlarından en fazla "Bürokratik Yönetim" (x ̅=3,52) alt boyutunu sergilemektedirler. "Mesleki kıdem" ve "görev yeri" değişkenlerinin, ilkokul yöneticilerinin öğretimsel ya da yönetimsel liderlik alt boyutlarını sergileme düzeyleri üzerinde daha çok etkili olduğu anlaşılmıştır.

Ankara-PolatlıLiderlikOkul yöneticileri+1
Ahmet Gültekin Aydoğan
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lise okul yöneticilerinin değişime yönelik eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Keçiören ilçesi örneği

Bu çalışma, özel ve devlet liselerinde görevli yöneticilerin değişime yönelik eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel yöntemle yapılmıştır. Bu araştırmada ilişkisel tarama modeli uygulanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini, Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet liselerinde ve özel liselerde görevli 101 yönetici oluşturmuştur. Çalışmaya katılanların büyük çoğunluğunu müdür yardımcıları oluşturmaktadır. Çalışma grubunun yaşlarına göre dağılımına bakıldığında çoğunluğun 40 yaş ve üstü olduğu, okul yöneticilerinin çoğunluğunun eğitim fakültelerinden lisans düzeyinde mezun olduğu, yine yöneticilerinin beşte birinin yüksek lisans mezunu olduğu görülmektedir. Branşlara bakıldığında katılımcıların göreceli olarak matematik ve fen bilimleri alanından daha fazla olduğu görülmüştür. Ayrıca, yöneticilerin kıdemli oldukları ve 20 yıl ve üzeri oldukları bulunmuştur. Bu araştırmanın verileri liselerde görev yapan yöneticilerin, demografik özelliklerini içeren kişisel bilgi formu, Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilen ölçeğin Türkçe çevirisi Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından gerçekleştirilmiş olan Problem Çözme Envanteri ve Akbaba-Altun ve Büyüköztürk (2011) tarafından geliştirilmiş olan Değişim Eğilimleri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 23 programı ile analiz edilmiştir. Kategorik değişkenler için frekans dağılımları, sayısal değişkenler için en düşük değer, en yüksek değer, ortanca, ortalama ve standart sapma verilmiştir. Veriler analiz edilirken normal dağılım varsayımını sağlayan sayısal değişkenlerin test edilmesinde parametrik yöntemler, normal dağılım varsayımını sağlamayan sayısal değişkenlerin test edilmesinde parametrik olmayan testler uygulanmıştır. İki bağımsız grup arasında fark olup olmadığına parametrik testlerden bağımsız örneklem t testi ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U testi ile, ikiden fazla bağımsız grup arasında fark olup olmadığına parametrik testlerden tek yönlü varyans analizi ve parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis testi ile bakılmıştır. İki sayısal değişken arasındaki ilişkinin incelenmesinde Spearman ilişki katsayısı kullanılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıda belirtildiği şekildedir: Lise okul yöneticilerinin değişim eğilimlerine bakıldığında en fazla değişime direnç alt boyutunda en yüksek puanı aldıkları görülmüştür. Ayrıca okul yöneticilerinin görevler arasında değişim eğilimleri düzeyi bakımından anlamlı fark olduğu görülürken, alt boyutlar açısından anlamlı farklılığın olmadığı görülmüştür. Araştırmada müdürlerin değişim eğilimlerinin müdür yardımcılarından anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür. Ancak okul yöneticilerinin değişim eğilimleri yaş, cinsiyet, branş, son bitirdikleri okul, mesleki kıdem, yöneticilik kıdemi ve katıldıkları seminer/ kurs sayısı değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmemiştir. Okul yöneticilerinin yaş değişkenine göre problem çözme düzeyine bakıldığında, problem çözme yeteneğine güven ve yaklaşma kaçınma alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. Problem çözme düzeyi puanlama ile ters orantılı olduğundan 21-40 yaş aralığındaki yöneticilerin lehine yüksek olarak sonuçlanmıştır. Ancak okul yöneticilerinin problem çözme düzeylerinde görevler arasında, cinsiyet, branş, son bitirilen okul, mesleki kıdem, yönetici kıdemi ve katıldıkları seminer/kurs sayısı değişkenleri açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Okul yöneticilerinin değişim eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiye bakıldığında, analiz sonucuna göre problem çözme envanteri ve alt boyutları ile değişim eğilimleri ölçeği ve değişimin (üç) alt boyutları arasında negatif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmaktadır. Ancak, problem çözme envanteri ve alt boyutları ile değişimin yararına inanma alt boyutu arasında anlamlı ilişki bulunmazken sadece yaklaşma kaçınma ile değişim eğilimleri ölçeği arasında da istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadığı görülmüştür.

Ankara-KeçiörenDeğişimDeğişim yönetimi+7
Aygül Çağıl Toprak
Başkent University · Institute of Educational Sciences
2019
00

Other supervisors