Theses supervised by Prof. Dr. Şenay Sezgin Nartgün

20 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University

Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin yönetim becerileri ile okullarının etkililiği arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ilkokul öğretmenlerinin algılarına göre okul yöneticilerinin yönetim becerileri ile okullarının etkililiği arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarının cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, eğitim düzeyi gibi demografik değişkenler yönünden farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bolu ili merkez ilçedeki resmi ilkokullarda görev yapan 525 sınıf öğretmenleri oluşturmuştur. Bu öğretmenlerin tamamına ulaşılmış ve 270 öğretmen geri dönüş yaparak araştırmaya katılmıştır. Araştırmada veriler çevrimiçi formlarla toplanmış ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgiler Formu, Okul Etkililiği Ölçeği ve Yönetim Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizleri SPSS 22.0 paket programından faydalanılmıştır. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ayrıca Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, Spearman Rho Korelasyonunda yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular şu şekildedir: Çalışmaya katılan öğretmenlerin okul yöneticilerinin yönetim becerilerine ilişkin algıları ölçeğin tamamında ve tüm alt boyutlarında 'tamamen katılıyorum' düzeyindedir. Sınıf öğretmenlerinin görev yaptıkları okulların etkililiğine ilişkin algıları ise 'katılıyorum' düzeyindedir. Öğretmenlerin algılarına göre incelenen değişkenler arasında cinsiyet değişkenine göre sadece teknik beceriler alt boyutunda; yaş değişkenine göre tüm alt boyutlarda; mesleki kıdem değişkeninde niteliksel beceriler alt boyutunda; eğitim durumu değişkeninde ise tüm alt boyutlarda anlamlı bir farkın oluşmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Okul etkililiğine ilişkin araştırma sonuçlarına bakıldığında cinsiyet ve eğitim durumu değişkenlerinde anlamlı bir fark çıkmazken yaş ve mesleki kıdem değişkenlerinde anlamlı farkın ortaya çıktığı görülmüştür. Araştırmada okul yöneticilerinin yönetim becerileri ile okullarının etkililiği arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılan Spearman Rho Korelasyonunda orta düzeyde pozitif yönde ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgulardan hareket ederek farklı öneriler geliştirilmiştir.

Okul etkililiğiOkul yöneticileriYönetim becerileri+4
Engin Polat
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim örgütlerinde değişim yorgunluğu, eğitim politikaları bağlamında moral yitimi ve iş performansı arasındaki ilişki

Mevcut araştırmada öğretmenlerin algıladıkları iş performansı, değişim yorgunluğu ve eğitim politikaları bağlamında moral yitimi düzeyleri ve ilgili değişkenlerin aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğretmen algılarının cinsiyet, görev yapılan okul düzeyi, kıdem, görev yeri, öğrenim düzeyi, medeni hal ve mezun olunan fakülte gibi demografik değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda ilişkisel tarama yönteminden yararlanılmıştır. Betimsel istatistikler kapsamında aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Veri dağılımının normalliği sınanarak parametrik (ANOVA, t-testi, Spearman korelasyon analizi, basit doğrusal regresyon) ve non-parametrik (Kruskall Wallis-H ve Mann Whitney-U) testlerden uygun olanlar kullanılmış; demografik değişkenlere ilişkin karşılaştırmalarda etki büyüklükleri hesaplanmıştır. Veri toplamak amacıyla araştırma kapsamında geliştirilen "Öğretmen İş Performansı Ölçeği (ÖİPÖ)", "Değişim Yorgunluğu Ölçeği" ve Türk kültürüne uyarlanan "Eğitim Politikaları Bağlamında Öğretmen Moral Yitimi Ölçeği (EPB-ÖMYÖ)" kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 öğretim yılında Sakarya ili genelinde yürütülmüş ve evrenin tamamına ulaşılması hedeflenmiştir. Çevrim içi olarak il genelinde bütün ilk, orta ve lise düzeyindeki kamu okullarına gönderilen link yoluyla 1935 öğretmen araştırmaya katılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular öğretmenlerin iş performansına ilişkin algılarının ölçek genelinde, görev performansı ve uyumsal performans boyutlarında "her zaman" bağlamsal performans boyutunda "sık sık"; değişim yorgunluğu ölçeğinde "katılıyorum"; öğretmen moral yitimi ölçeği geneli ve boyutlarında ise "kararsızım" düzeyinde gerçekleştiğini göstermektedir. Ayrıca öğretmen algıları arasında bazı demografik değişkenler açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Öte yandan araştırmada ele alınan değişkenler arasında pozitif ve negatif yönlü düşük, orta ve yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu saptanmıştır. Son olarak yordama düzeyleri düşük olmakla birlikte değişim yorgunluğu ve moral yitimi değişkenlerinin öğretmen iş performansının anlamlı birer yordayıcısı olduğu; ayrıca değişim yorgunluğunun öğretmen moral yitimini anlamlı bir biçimde yordadığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgulardan yola çıkarak politika yapıcılara ve eğitim yöneticilerine yönelik bir takım öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değişim Yorgunluğu, Moral Yitimi, İş Performansı.

DeğişimEğitimEğitim kurumları+7
İbrahim Limon
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin toplumsal cinsiyet eşitliği, örgütsel dışlanma ve örgütsel engel algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin toplumsal cinsiyet eşitliği, örgütsel dışlanma ve örgütsel engel algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın çalışma evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Bolu ili ve ilçelerinde kamu okullarında görev yapan 1078 ortaokul öğretmeni oluşturmuştur. Veriler çevrim içi olarak toplanmış ve 493 ortaokul öğretmenine ait veri araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplanmasında öğretmenlerin demografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla kişisel bilgi formu, araştırmacı tarafından geliştirilen "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği", Abaslı (2019) tarafından geliştirilen "Örgütsel Dışlanma Ölçeği", Töremen (1999) tarafından geliştirilen ve Yıldız (2011) tarafından geçerlilik ve güvenirlik çalışması tekrar yapılan "Örgütsel Engeller Ölçeği" ve Coşkun, Durak ve Elgin (2012) tarafından geliştirilen "Kendini Sansürleme İsteği Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi, sperman sıra farkları korelasyonu ve basit doğrusal regresyon analizi testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde çalışmaya katılan öğretmenlerin toplumsal cinsiyet eşitliği algılarının aile yaşamı, okul yaşamı, sosyal yaşam, iş yaşamı alt boyutları ile ölçek genelinde "büyük ölçüde katılıyorum", aile etkisi alt boyutunda "tam katılıyorum"; örgütsel dışlanma ölçeğinin yalnızlaştırma ve hiçleştirme alt boyutları ile ölçek genelinde "kesinlikle katılmıyorum"; örgütsel engeller ölçeğinde ise "katılmıyorum" düzeyinde olduğu sonucu bulunmuştur. İlaveten öğretmen algılarının bazı demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği sonucu bulunmuştur. Ayrıca araştırmada yer alan değişkenler arasında düşük düzeyli pozitif ve negatif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Son aşamada toplumsal cinsiyet eşitliğinin düşük düzeyli olsa da anlamlı biçimde örgütsel dışlanma ve örgütsel engelleri yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Örgütsel Dışlanma, Örgütsel Engeller

Branş öğretmenleriOrtaokul öğretmenleriToplumsal cinsiyet+4
Ayhan Kandemir
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin rezonans liderlik ve rol fazlası davranışları üzerine örgütsel sinerjinin aracı rolü

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin rezonans liderlik ve rol fazlası davranışları üzerine örgütsel sinerjinin aracı rolünü tespit ederek aralarında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılı Bolu ili merkez ilçede bulunan resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 2278 öğretmen oluşturmuş ve 787 öğretmenden geri dönüt sağlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu", araştırmacı tarafından Türk kültürüne uyarlanan "Rezonans Liderlik Ölçeği" , araştırmacı tarafından geliştirilen "Örgütsel Sineji Ölçeği" ve Demir (2017) tarafından geliştirilmiş olan "Öğretmenlerin Rol Fazlası Davranışları Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde Hayes (2016) aracı etki analiz yöntemi kullanılmıştır. Buna göre aracı değişkenin etkisini SPSS programı üzerinden Hayes'in (2016) geliştirdiği makro (Process) ile değerlendirilmiştir. Programda elde edilen toplam etki, doğrudan etki ve dolaylı etki puanları ile aracı değişkenin, bağımsız ve bağımlı değişken üzerindeki aracı etki değerleri incelenmiştir. Araştırmanın bulgularından hareketle ortaya çıkan sonuçlar kısaca özetlenmiştir: Buna göre bağımsız değişken olan rezonans liderliğin, bağımlı değişken olan rol fazlası davranış değişkeni üzerine, aracı değişken olan örgütsel sinerji değişkeninin "tam aracı" olarak etki gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda örgürsel sinerjinin boyutları olan ortak vizyon, süreç, inovasyon ve bütünleşme boyutlarının da bağımsız değişken olan rezonans liderliğin, bağımlı değişken olan rol fazlası davranış değişkeni üzerinde "tam aracı" olarak etki gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Ekstra rol davranışıEğitim yönetimiLiderlik+7
Sevgi Taşkın
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin işle bütünleşme düzeyleri ile iş performanslarına yönelik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ortaokul ortaokul öğretmenlerinin işle bütünleşme düzeyi ve iş performanslarına yönelik algıları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ve işle bütünleşmenin iş performansını yordayıp yordamadığını belirlemektir. Araştırmada ayrıca öğretmen algılarının cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, mezun olunan fakülte türü ve okulun bulunduğu yerleşim yeri gibi değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bolu ili genelindeki resmi ortaokullarda görev yapmakta olan 1112 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden 334 öğretmen araştırmaya katılmıştır. Araştırmada veriler çevrim içi toplanmış ve araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, işle bütünleşme ölçeği ve öğretmen iş performansı ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından faydalanılmıştır. Betimsel istatistiklerde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ayrıca Mann Whitney U testi, ANOVA testi, Kruskal Wallis testi, Spearman Rho Korelasyonu ve Basit Doğrusal Regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular şu şekildedir: Çalışmaya katılan öğretmenlerin işle bütünleşme algıları 'katılıyorum' düzeyinde; alt boyutlardan fiziksel bütünleşme ve duygusal bütünleşme algıları da 'katılıyorum' düzeyinde iken bilişsel bütünleşme algıları 'kesinlikle katılıyorum' düzeyindedir. Yine katılımcı öğretmenlerin öğretmen iş performansına yönelik algıları 'çoğunlukla' düzeyinde, alt boyutlardan bağlamsal performans ve uyumsal performans algıları da 'çoğunlukla' düzeyinde iken, görev performansı algıları 'her zaman' düzeyindedir. Öğretmen görüşlerine göre incelenen değişkenler arasında yalnızca görev performansı ve bilişsel bütünleşme alt boyutlarında cinsiyet değişkeninde anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Araştırmada işle bütünleşme ve alt boyutları ile öğretmen iş performansı ve alt boyutları arasında farklı düzeylerde ve pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Son olarak işle bütünleşmenin öğretmen iş performansının önemli bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Bulgulardan hareketle çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Mehmet Akif Uludağ
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin iş yaşam dengeleri ile rol çatışması ve belirsizliği

Bu çalışmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin iş yaşam dengeleri ile rol çatışması ve belirsizliği algıları arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Çalışmada öğretmenlerin algıları cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, bulundukları okulda çalışma süresi, medeni durum gibi kişisel değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. İlişkisel tarama modeli ile yürütülmüş araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bolu ilinde resmi ortaokullarda görev yapan 1112 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden 319 öğretmen araştırmaya katılmış olup veriler çevrim içi toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, iş yaşam dengesi ölçeği, rol çatışması ve belirsizliği ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından faydalanılmıştır. Betimsel istatistiklerde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde ayrıca Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Spearman Rho Korelasyonu analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; araştırmaya katılan öğretmenlerin iş yaşam dengesi algıları 'orta' düzeyde; alt boyutlardan yaşamın işe olumsuz etkisi 'düşük', yaşamın işe olumlu etkisi 'yüksek', işin yaşama olumlu etkisi ve işin yaşama olumsuz etkisi 'orta' düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenleri rol çatışması ve belirsizliği alt boyutlarından rol çatışması algıları 'düşük' rol belirsizliği algıları ise 'yüksek' düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerin iş yaşam dengesi algılarında cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, mesleki kıdem ve bulundukları okulda çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin rol çatışması ve belirsizliği algılarında ise yalnızca bulundukları okulda çalışma süresi değişkenine ile aralarında anlamlı farkın olduğu görülmüştür. İş yaşam dengesi ile rol çatışması ve belirsizliği arasında düşük ve orta düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Bulgulardan hareketle çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Rol belirsizliğiRol çatışmasıÖlçekler+3
Ahmet Toprak
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sosyal sermaye düzeyleri ile psikolojik sahiplenme görüşleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin sosyal sermaye ve psikolojik sahiplenmeye ilişkin görüşleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmada öğretmen görüşlerinin çeşitli kişisel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında; kişisel bilgi formu, sosyal sermaye ölçeği ve psikolojik sahiplenme ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Bolu ilindeki resmi ortaokullarda görev yapan 1112 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden 361 öğretmen araştırmaya katılmıştır. Veriler çevrim içi ölçeklerle toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından faydalanılmıştır. Betimsel istatistiklerde aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis testi ve Spearman Rho Korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; çalışmaya katılan öğretmenlerin sosyal sermaye ve psikolojik sahiplenmeye ilişkin görüşleri "katılıyorum" düzeyindedir. Psikolojik sahiplenme ölçeğinin bölgecilik alt boyutu "kısmen katılmıyorum" ile ölçek toplamlarından ve diğer alt boyutlardan farklılık göstermiştir. Araştırmada öğretmenlerin sosyal sermayeye ilişkin görüşleri cinsiyet ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerinde anlamlı şekilde farklılaşmıştır. Öğretmenlerin psikolojik sahiplenme görüşlerinde ise; psikolojik sahiplenme ölçek genelinde cinsiyet değişkenine; bölgecilik alt boyutunda eğitim düzeyi, mezun olunan fakülte, mesleki kıdem, mevcut okulda çalışılan süre, okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre; hesap verebilirlik alt boyutunda ise mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Araştırmada ayrıca sosyal sermaye ve alt boyutları ile psikolojik sahiplenme ve alt boyutları arasında –bölgecilik boyutu hariç- düşük ve orta düzeyli, pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Bulgulardan hareketle çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Psikolojik sahiplenmeSosyal sermayeÖlçekler+2
Ertan Başkaya
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
21
DoctorateOpen AccessTR

Düzce Üniversitesi idari personelinin presenteeism, örgütsel dışlanma ve verimlilik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, üniversitelerde görev yapan idari personelin presenteeism, örgütsel dışlanma ve çalışanlarda verimlilik algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın çalışma evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Düzce Üniversitesi'nde görev yapan 736 idari personel oluşturmuştur. Veriler çevrim içi olarak toplanmış ve 317 idari personele ait veri araştırma kapsamına dahil edilmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplanmasında idari personelin demografik özelliklerini belirleyebilmek amacıyla kişisel bilgi formu, araştırmacı tarafından geliştirilen "Çalışanlarda Verimlilik Ölçeği", Abaslının (2018) geliştirdiği "Örgütsel Dışlanma Ölçeği" ve Şanlımeşhur (2018) geliştirdiği "Presenteeism Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, standart sapma, Man Whitney U testi, Kruskal Wallis Testi, Spearman Rho sıra farkları korelasyonu analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre idari personelin; kısmen presenteeism yaşadığı, örgütsel dışlanma yaşamadığı ve sıklıkla kendilerini verimli buldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, çalışmaya katılan idari personelin presenteeism algılarının bağlılık, içsel motivasyon, işe odaklanma ve sorumluluk alt boyutlarında "Katılıyorum"; duygusal etki boyutunda ve ölçek genelinde "Kısmen katılıyorum"; verim düşüklüğü ve negatif dış etken alt boyutlarında ise "Katılmıyorum"; örgütsel dışlanma ölçeğinin yalnızlaştırma alt boyutu ve ölçek genelinde "kesinlikle katılmıyorum", hiçleştirme alt boyutunda "katılmıyorum"; çalışanlarda verimlilik ölçeğinin verimliliği olumlu etkileyenler alt boyunda ve ölçek genelinde "sıklıkla", verimliliği olumsuz etkileyenler alt boyutunda ise "nadiren" olduğu sonucu bulunmuştur. Buna ek olarak idari personel algılarının bazı demografik özelliklere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği sonucu bulunmuştur. Ayrıca araştırmada yer alan değişkenler arasında orta ve düşük düzeyli pozitif ve negatif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Presenteeism, Örgütsel Dışlanma, Çalışanlarda Verimlilik, İdari Personel.

PresenteeizmVerimlilikÖlçekler+4
Engin Yüksel
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde eğitim kurumlarında yaşanan sorunların değerlendirilmesi

Bu çalışmada Bolu ilinde ki eğitim kurumlarının pandemi sürecinde yaşadıkları sorunların değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada katılımcıların cinsiyeti, branşları gibi kişisel özellikleri görüşme formunun demografik yapısını oluştururken sorulan sorular yardımıyla pandemi döneminde yaşanan sorunların çeşitlilikleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın örneklemi maksimum çeşitliliğe uygun olarak 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bolu il merkezindeki 13 ortaöğretim kurumunda görevli 43 idareci, 198 öğretmen ve 143 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak çalışma kapsamında geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Görüşmede katılımcı gruplara hem önceden hazırlanmış sorular hem de ayrıntılı bilgi alma amacıyla ek sorular sorulmuştur. Elde edilen veriler kodlanarak daha sonra temalar bulunmuş, kodlar ve temalar düzenlenerek tablo haline getirilmiştir. Araştırma bulgularına göre; katılımcıların benzer sorunları ifade ettikleri kadar farklı şikâyetlerde bulundukları da görülmüştür. İdareciler ders programını Bakanlık talimatlarına göre hazırladıklarını, ders programı hazırlarken en çok kararların sürekli değişmesinden etkilendiklerini belirtmişlerdir. İdareciler finans kaynaklarını, Bakanlığın gönderdiği kaynaklar veya kaynak kullanılmadı olarak belirtmişlerdir. Uzaktan eğitimin avantajlarını idareci ve öğretmenler, zamanın daha verimli kullanılması, öğretmenler ise müfredatın yetişmesi olarak belirtmişlerdir. İdareci ve öğretmenler uzaktan eğitimin dezavantajlarını, derse katılımın azlığı, öğretmenler ise denetim mekanizmasının olmaması demişlerdir. Katılımcıların pandeminin başında, teknolojik sorunlar, öğretmenler ise öğrenci kaynaklı sorunlar yaşamışlardır. Katılımcılar psikolojik sorunları kısmen aşarken öğrenci ve internet sorunlarını aşamamışlardır. Öğretmenler uzaktan eğitimi, istekli öğrencilere ekstra soru çözmek için yapabilirim derken, öğrenmenin tam gerçekleşmemesi nedeniyle yapmayacaklarını belirtmişlerdir. Çalışmanın ülkemizde ve yurt dışındaki çalışmalarla paralellik gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ile ilgili özellikle karar alıcılara yönelik öneriler getirilmiştir.

COVID 19Eğitim kurumlarıEğitim sorunları+6
Hakan Doğan
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin algılarına göre okullarda farklılıkların yönetiminin örgütsel değişim açıklığına etkisi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin algılarına göre okullarda farklılıkların yönetiminin örgütsel değişim açıklığına etkisini belirlemektir. Araştırmada öğretmen görüşlerinin cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, öğretim kademeleri, mesleki kıdem değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında, Ankara ili Çubuk İlçesinde 73 kamuya ait ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan 1382 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri 328 öğretmenin çevrimiçi katılımıyla elde edilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracında kişisel bilgi formu, farklılıkların yönetimi ölçeği, değişime açıklık ölçeği yer almaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Balay ve Sağlam (2004) tarafından geliştirilen "Farklılıkların Yönetimi Ölçeği", Smith ve Hoy (2007) tarafından geliştirilen ve Demirtaş (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Okulların Değişime Açıklığı Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. İki kategori içeren değişkenlere göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, üç ve daha fazla kategoriye sahip değişkenlere göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Kruskall Wallis H testi kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişki için Spearman korelasyon analizi ile basit doğrusal regresyon analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular şu şekildedir: Çalışmaya katılan öğretmenlerin farklılıkların yönetimi algıları "katılıyorum" düzeyinde; ölçeğin alt boyutları olan bireysel tutum ve davranış, örgütsel değer ve normlar, yönetsel uygulama ve politika algıları da "katılıyorum" düzeyindedir. Öğretmenlerin okulların değişime açıklık algıları, "orta düzeyde katılıyorum"; öğretmenin değişime açıklığı ve okul çevresinin değişim baskısı alt boyutlarında "orta düzeyde katılıyorum", müdürün değişime açıklığı alt boyutunda ise "çoğunlukla katılıyorum" düzeyindedir. Farklılıkların yönetimi ölçeği ve alt boyutlarını tümü ile değişime açıklık genel düzeyleri ve tüm alt boyutları arasında istatiksel olarak pozitif yönde ve anlamlı ilişki elde edilmiştir.

Muhammet Ünlü
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlerin öğretim duygu durumları ve algıladıkları uyumsal performansları

Araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğretim duygu durumlarına ve algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak, söz konusu bu öğretmen görüşlerinin cinsiyet, öğrenim durumu, branş, mesleki kıdem, yaş, medeni durum, okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre değişip değişmediğini saptamak ve öğretmenlerin öğretim duygu durumları ile algıladıkları uyumsal performansları arasında ilişki olup olmadığını belirlemektir. İlişkisel tarama modeli ile yürütülmüş olan araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Bolu ili merkez ve tüm ilçelerinde yer alan resmî ortaokullarda (n=66) görev yapan öğretmenler (n=1099) oluşturmaktadır. Araştırma, evren üzerinde yürütülmüş olup evren içerisinde bulunan bütün okullara ulaşılmış ve geri dönüş sağlanan ölçeklerden 732'si değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Öğretmenlerin Öğretim Duygu Durumları Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22.0 programından yararlanarak çözümlenmiştir. Araştırmada öğretmenlerin öğretim duygu durumları ve algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesinde ölçeklerden alınan puanların aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri incelenmiştir. Verilerin dağılımının normalliğinin sınanması için Kolmogorov-Smirnov testi yapılmış olup bu doğrultuda verilerin çarpıklık ve basıklık değerlerine bakılmış ve anlamlılık değeri yorumlanmıştır. Çarpıklık ve basıklık değerleri incelenerek verilerin tüm değişkenler için normal dağılım göstermediği saptanmış ve analizler non-parametrik testler kullanılarak yapılmıştır. Öğretmenlerin öğretim duygu durumları ve algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinin cinsiyet, öğrenim durumu ve medeni durum değişkenlerine göre belirlenmesinde Mann-Whitney U testi; branş, mesleki kıdem, yaş ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre belirlenmesinde ise Kruskal-Wallis H testi analiz teknikleri kullanılmıştır. Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri sonucunda anlamlı fark çıkan değişkenler için etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Araştırmada öğretmenlerin öğretim duygu durumları olarak değerlendirilen Kaygı Duygusu, Gurur Duygusu, Haz Alma Duygusu, Öfke Duygusu, Umut Duygusu ve Hayal Kırıklığı Duygusu boyutları ile öğretmenlerin algıladıkları uyumsal performansları olarak değerlendirilen Beklenmedik Durumları Yönetme, Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme, Problemlerle Başa Çıkamama boyutları ve Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans Ölçeğinin toplamı arasında ilişki olup olmadığının belirlemesi için ise Spearman Sıra Farkları Korelâsyon Katsayısı analizi yapılmıştır. Yapılan analizlerin sonuçları p=.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar aşağıda özetlenmiştir: Öğretmenlerin öğretim duygu durumlarına ilişkin görüşlerinin Kaygı Duygusu boyutunda "kesinlikle katılmıyorum", Gurur Duygusu boyutunda "katılıyorum", Haz Alma Duygusu ve Umut Duygusu boyutlarında "kesinlikle katılıyorum", Öfke Duygusu ve Hayal Kırıklığı Duygusu boyutlarında ise "katılmıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet değişkenine göre öğretmenlerin öğretim duygu durumlarına ilişkin görüşlerinde Haz Alma Duygusu boyutunda, öğrenim durumu değişkenine göre öğretmenlerin öğretim duygu durumlarına ilişkin görüşlerinde Gurur Duygusu, Öfke Duygusu ve Hayal Kırıklığı Duygusu boyutlarında, branş değişkenine göre öğretmenlerin öğretim duygu durumlarına ilişkin görüşlerinde Gurur Duygusu boyutunda, mesleki kıdem, yaş ve okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenlerine göre öğretmenlerin öğretim duygu durumlarına ilişkin görüşlerinde Öfke Duygusu boyutunda anlamlı fark çıktığı; medeni durum değişkenine göre öğretmenlerin öğretim duygu durumlarına ilişkin görüşlerinde ise anlamlı fark ortaya çıkmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinin Beklenmedik Durumları Yönetme boyutunda "sık sık", Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme boyutunda ve Algılanan Uyumsal Performans Ölçeği toplamında "her zaman", Problemlerle Başa Çıkamama boyutunda ise "nadiren" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet değişkenine göre öğretmenlerin algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinde Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme ile Problemlerle Başa Çıkamama boyutlarında, öğrenim durumu değişkenine göre öğretmenlerin algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinde Beklenmedik Durumları Yönetme boyutunda, mesleki kıdem, yaş ve medeni durum değişkenlerine göre öğretmenlerin algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinde Beklenmedik Durumları Yönetme boyutu ve Algılanan Uyumsal Performans Ölçeği toplamında, okulun bulunduğu yerleşim yeri değişkenine göre öğretmenlerin algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinde Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme, Problemlerle Başa Çıkamama boyutları ile Algılanan Uyumsal Performans Ölçeği toplamında anlamlı fark çıktığı; branş değişkenine göre öğretmenlerin algıladıkları uyumsal performanslarına ilişkin görüşlerinde ise anlamlı fark ortaya çıkmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kaygı Duygusu boyutu ile Beklenmedik Durumları Yönetme boyutu ve Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans Ölçeğinin toplamı arasında orta düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki; Kaygı Duygusu boyutu ile Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme boyutu arasında düşük düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki; Kaygı Duygusu boyutu ile Problemlerle Başa Çıkamama boyutu arasında ise orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Gurur Duygusu boyutu ile Beklenmedik Durumları Yönetme boyutu ve Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans Ölçeğinin toplamı arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki; Gurur Duygusu boyutu ile Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme boyutu arasında düşük düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki; Gurur Duygusu boyutu ile Problemlerle Başa Çıkamama boyutu arasında ise düşük düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Haz Alma Duygusu boyutu ile Beklenmedik Durumları Yönetme boyutu, Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme boyutu ve Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans Ölçeğinin toplamı arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki; Haz Alma Duygusu boyutu ile Problemlerle Başa Çıkamama boyutu arasında ise düşük düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öfke Duygusu boyutu ile Beklenmedik Durumları Yönetme boyutu ve Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans Ölçeğinin toplamı arasında orta düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki; Öfke Duygusu boyutu ile Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme boyutu arasında düşük düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki; Öfke Duygusu boyutu ile Problemlerle Başa Çıkamama boyutu arasında ise orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Umut Duygusu boyutu ile Beklenmedik Durumları Yönetme boyutu, Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme boyutu ve Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans ölçeğinin toplamı arasında orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki; Umut Duygusu boyutu ile Problemlerle Başa Çıkamama boyutu arasında ise düşük düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Hayal Kırıklığı Duygusu boyutu ile Beklenmedik Durumları Yönetme boyutu, Kişiler Arası ve Kültürel Uyum Gösterme boyutu ve Öğretmenlerin Algıladıkları Uyumsal Performans Ölçeğinin toplamı arasında orta düzeyde, negatif yönlü, anlamlı bir ilişki; Hayal Kırıklığı Duygusu boyutu ile Problemlerle Başa Çıkamama boyutu arasında ise orta düzeyde, pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Duygu, Öğretim Duygu Durumları, Performans, Uyumsal Performans, Öğretmen.

DuyguDuygudurumPerformans+5
Ümit Dilekçi
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Organizational values adopted by secondary schools and teachers' perceptions on school image

As educational institutions, one of the most important functions of schools is to transfer the values of society to future generations. In this context, it is important that these values are adopted and practiced by school personnel in order to generate positive images about the school, transfer values to future generations and educational institutions have a favorable image in the public. The concept of image is highly important for the national education system in general and school administration in particular. The issues of values and image, which are also the elements of administrative responsibility are factors that can determine the quality of the school. Based on this view, the general purpose of this study was to reveal the relationship between the organizational values adopted by public and private secondary schools in the Province of Bolu and teachers' perceptions on school image. The results of this study will shed light on the desired values necessary to develop the intended image at the schools and may be used to realize organizational aims and achieve the desired image. This study utilized the relational screening model defined as a research model that aims to determine the presence and / or degree of covariance between two or more variables. Universe of the study consisted of 420 teachers employed in public and private secondary schools affiliated with the Ministry of National Education in central Bolu province in the second semester of 2017-2018 academic year. The research data were collected with the help of "Organizational Values Scale" developed by Yılmaz (2007) and reconstructed by Demirtaş (2012) to identify the degree of organizational values and "Organizational Image Scale" developed by Gioia ve Thomas (1996) and translated into Turkish by Şahin (2014) to measure organizational image perceptions Descriptive statistics such as arithmetic mean and standard deviation, were used in data analysis along with Mann Whitney U test, Kruskal Wallis H test and Spearman Correlation analysis. According to the results of data analysis, it was found that secondary school teachers agreed to the items in the Organizational Values Scale with a mean of =3,86 and their organizational image perceptions pointed to high level of agreement with a mean of = 3,61. While teachers' perceptions on organizational values, the sub-dimension of values management and total scale were found to differ according to "gender variable", their perceptions on personal values and organizational image did not change according to gender. Teachers' perceptions on school image were found to differ based on "age and subject matter variables" whereas there were no differences in their perceptions in regards to organizational image based on this variable. While a significant difference was identified on teachers' perceptions on Management by Organizational Values Scale and organizational values sub dimension based on "school type" variable, there was no significant difference in the image scale for this variable. The difference found as a result of examining the variance between groups was found to be in the favor of teachers who were employed in public schools. While organizational image perceptions of teachers employed in private schools were found to be higher than those employed in public schools, this difference was not statistically significant between groups. A significant difference was identified on teachers' perceptions on Organizational Values Scale and organizational values sub dimension as well as Organizational Image Scale based on "level of education" variable and this difference was found to be in favor of postgraduate level. The study identified a significant and positive correlation between the organizational values adopted by public and private secondary schools and teachers' perceptions of school image. Key Words: Value, Organizational Values, Image, Organizational Image, School Image

ValuesEducation establishmentsEducational administration+6
Aynur Akman
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının toplumsal cinsiyet rolleri ile öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları

Öğretmenler, toplumun kalkınmasında etkili olan eğitim faktörünün en önemli temsilcileridir. Onların mesleklerine yönelik olumlu tutum sahibi olmaları mesleki başarılarını artıracağı gibi, öğrencilerinin öğrenme ortamını da olumlu yönde destekleyecektir. Toplumların kalkınma için gerek duyduğu güç, kadın ve erkek bireylerin eşit olarak hayatın içinde yer alması ile mümkün olacaktır. Bu eşitlik ortamının en başta eğitimde de olması gerektiği açıktır. Bu düşünce ışığında, bu çalışmada öğretmen adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ve öğretmenlik mesleğine yönelik tutum düzeylerini tespit ederek, bu tutumlar arasında ilişki olup olmadığını saptamak amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeli ile yürütülen araştırmada elde edilen veriler, 2017-2018 eğitim öğretim yılı içerisinde Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Pedagojik Formasyon öğrenimi gören 600 öğretmen adayından elde edilmiştir. Bu çalışma ile ilgili nicel veriler Zeyneloğlu ve Terzioğlu (2011) tarafından geliştirilmiş olan Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRT) ile Üstüner (2006) tarafından geliştirilmiş olan Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği (ÖMYTÖ) ile toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, Kruskal Wallis, Mann Whitney U testleri kullanılmış; belirtilen tutum düzeyleri arasında ilişki olup olmadığı Spearman rho Sıra Farkları Korelasyon katsayısı ile belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının toplumsal cinsiyet rolleri tutumları "cinsiyet" değişkenine göre kadınlar lehine farklılık göstermektedir. Öğretmen adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları ölçeğin toplamında ve alt boyutlarında "medeni hal" değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğretmen adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları ölçeğin alt boyutlarında ve toplamında "yetiştiği coğrafi bölge" değişkenine göre, toplumsal cinsiyet rolleri tutum ölçeğinin geneli ve evlilikte cinsiyet rolü alt boyutunda grupların ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Öğretmen adaylarının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları, yönelik ölçeğin tamamı ve alt boyutları ile" yetiştiği yerleşim yeri türü" değişkenine göre toplumsal cinsiyet rolleri tutum ölçeğinin genelinde ve tüm alt boyutlarında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Grupların ortalamaları incelendiğinde anlamlı farkın şehir grubunun lehine olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarında "cinsiyet", "yetiştiği coğrafi bölge", "yetiştiği yerleşim yeri türü" değişkenleri anlamlı fark ortaya çıkarmamıştır. Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında "medeni hal" değişkeni tutum düzeyleri arasında fark oluşturmuştur. Grupların ortalamaları incelendiğinde anlamlı farkın evli grubun lehine olduğu görülmektedir. Öğretmenlik mesleğine yönelik tutum ölçeği ile toplumsal cinsiyet rolleri tutum ölçeği, eşitlikçi cinsiyet rolü, evlilikte cinsiyet rolü ve erkek cinsiyet rolü alt boyutlarına ilişkin tutumları arasında pozitif yönlü düşük düzeyli anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Aday öğretmenlerCinsel kimlikCinsiyet+4
Betül Alptekin
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin sosyal medyada öğretmen - öğrenci etkileşimine yönelik görüşleri

Teknolojinin hızlı gelişimi ve kısa sürede geniş kitlelere ulaşabilmesi ile akıllı telefon, tablet, bilgisayar gibi teknolojik ürünler, gündelik hayatın bir parçası haline gelmiş, bu cihazlar aracılığıyla da geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan sosyal ağlar, toplumun her kesiminden bireylerin ilgisini çekmiş, böylelikle günlük hayatın büyük kısmının geçtiği alanlar haline gelmiştir. Özellikle teknoloji çağında doğmuş olan çocuklarının, eğitim kurumlarına gelmeden önceki yaşlarda, sosyal medya platformları ile tanıştıkları göz ardı edilemez bir konu haline gelmiştir. Bu sebeple, sosyal ağların eğitim alanında kullanımı ve öğretmenlerin, öğrencileri ile bu platformlarda etkileşimleri ile ilgili görüşlerinin neler olduğu bu araştırmanın konusu olmuştur. Bu amaçla, Bolu ilindeki kamu ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin, sosyal medyada öğretmen- öğrenci etkileşimi konusu ile ilgili görüşlerinin neler olduğu araştırılmaya çalışılmıştır. Araştırmada, nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı, karma araştırma yöntemi ile çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Bolu ili merkezde bulunan devlet okullarında, ilkokullarda görev yapan 348 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, öğretmenlerin sosyal medyada öğretmen - öğrenci etkileşimine yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla Korucu ve Usta (2017)tarafından geliştirilmiş olan "Sosyal Medyada Öğretmen - Öğrenci Etkileşimi Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın nitel kısmında, Bolu il merkezinde bulunan ilkokullarda görev yapan 10 kadın, 10 erkek sınıf öğretmeni ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, araştırmaya katılan öğretmenlerin görüşlerine göre sosyal medyada öğrencileri ile etkileşim noktasında, "Kararsızım", Sanal Lider boyutu "Katılıyorum", "Geleneksel Öğretmen", "İzleyen (Esnek) Öğretmen ve "Sanal Aktiflik" boyutlarında "Katılmıyorum", "Sosyal Paylaşımcılık" alt boyutunda "Kararsızım", "Akademik Paylaşımcılık" "Katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmüştür. Araştırmada, incelenen değişkenlerden "cinsiyet"e göre, ölçeğin alt boyutu olan "Geleneksel Öğretmen" boyutunda farklılık görülmektedir. Erkek öğretmenlerin lehine olan bu farklılığa göre, erkek öğretmenlerin sosyal medyada öğrencileri ile etkileşimde geleneksel öğretmen anlayışının, kadın öğretmenlere göre daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın bir diğer alt problemi olan, "sınıf mevcudu" ve "eğitim durumu" değişkenine göre, görüşleri arasında farklılık olmadığı, yaş ve kıdem değişkenlerine göre ise, yaş ortalaması daha küçük, kıdem süresi daha az olan öğretmenler lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan öğretmenlerle yapılan yüz yüze görüşme sonuçlarından bazıları, öğretmenlerin sosyal medyada öğrencileri ile etkileşim kurma noktasında, paylaşımları sebebiyle yanlış anlaşılarak yasal yaptırıma maruz kalabilecekleri, özel hayatlarının ihlal edilebileceği ve sınıf ortamındaki otoriterlerinin sarsılarak, öğrencileri ile yüz yüze iletişimde sıkıntılar yaşayabilecekleri endişesi ile kararsız hissettikleri şeklindedir. Bunun yanında akademik çalışmalarını, öğrencilerin sınıf içerisindeki etkinliklerini paylaşma ve yorumlama konusunda, kendi yöntem ve stratejilerini paylaşma, diğer öğretmenlerle etkileşim halinde olma, öğrenciyi bilgilendirme ve onurlandırma gibi nedenlerle daha katılımcı oldukları belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Sosyal medya, sosyal medyada etkileşim, eğitimde sosyal medya

EtkileşimSosyal medyaSınıf öğretmenleri+3
Sinem Düzen Soysal
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki profesyonellik ve işbirlikçi iklime yönelik öğretmen algıları Ankara ili Keçiören ilçesi

Eğitimin yegâne emekçileri öğretmenlerin, mesleklerini icra etmede eyleme döktükleri tüm davranışların, gösterdikleri performans ve motivasyonun, eğitimin ve öğretimin nesnesi olan bireyleri doğrudan etkilediği, şüphe götürmez bir gerçekliktir. Öğretmenlerin mesleklerini icra etmedeki profesyonelleşmeleri, hata paylarını azaltacak, bireylerin istendik davranışlar kazanmaları daha kolay olacaktır. Bu açıdan bakıldığında öğretmenlerin gerek mesleklerini icra etmedeki bireysel profesyonellikleri gerekse de icra ettikleri mesleğin, mesleki profesyonelliğin gerektirdiği standartları barındırması ve profesyonelleşmiş bir meslek olması oldukça önemlidir. Profesyonel bir meslek olarak öğretmenliğin okul ortamında icra edilmesi, ekip ruhunu ve işbirliği içinde çalışmayı zorunlu kılar. İşbirlikçi iklim profesyonelliğin doğal bir gerekliliğidir. Mesleki profesyonelliğin ve mesleki profesyonelliğin olmazsa olmazı işbirlikçi ikliminin önemine binaen yapılan bu çalışmanın amacı Ankara ili Keçiören ilçesi ilkokullarında görev yapan öğretmenlerin mesleki profesyonellikleri ile işbirlikçi iklime yönelik algıları arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. İlişkisel tarama modeli, iki ya da daha çok sayıdaki değişken arasındaki birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlayan bir araştırma modelidir. Bu araştırmanın çalışma evreni, Ankara ili Keçiören ilçesinde, 2018-2019 eğitim öğretim yılı, ikinci yarıyılında kamu ilkokullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem olarak basit tesadüfü örneklem seçilmiş olup ölçeklerin uygulamaya gidildiği günlerde okulda olan veya bırakılan ölçekleri gönüllü olarak doldurmayı kabul ederek, araştırmaya katılmayı kabul eden öğretmenler bu örnekleme dâhil edilmiştir. 605 ölçek dağıtılmış olup 355 tanesi geri dönmüştür. Araştırma verileri, öğretmenlerin mesleki profesyonellik düzeylerini belirlemek amacıyla Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen Mesleki Profesyonellik Ölçeği ve öğretmenlerin işbirlikçi iklime yönelik algı düzeylerini belirlemek amacıyla Limon ve Durnalı (2017) tarafından geliştirilen İşbirlikçi İklim Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizi için normallik testi, aritmetik ortalama, standart sapma gibi betimsel istatistikler ile Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve Spearman Rho Korelasyon analizi gibi istatistiksel yöntemler kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin mesleki profesyonellik algısı ve işbirlikçi iklim algısı "Katılıyorum" (yüksek) düzeyindedir. Öğretmenlerin mesleki profesyonellik ölçeği kişisel gelişim ve kuruma katkı alt boyutlarında algıları "katılıyorum" düzeyindedir. Mesleki profesyonellik ölçeği alt boyutlarından mesleki duyarlılık ve duygusal emek algıları ise "kesinlikle katılıyorum" düzeyindedir. İlkokul öğretmenlerinin işbirlikçi iklim algılarının "Katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmektedir. İşbirlikçi iklim ölçeğinin; işbirlikçi örgüt kültürü, işbirliğine yönelik yönetici tutumu, işbirliğine yönelik öğretmen tutumu, zümre içi işbirliği alt boyutlarına ilişkin öğretmen algıları "katılıyorum" düzeyindedir. Öğretmenlerin mesleki profesyonellik algılarına göre "cinsiyet" değişkenine göre alt boyutlardan kişisel gelişim, kuruma katkı, mesleki duyarlılık alt boyutlarında anlamlı bir fark görünmezken, duygusal emek boyutunda kadınlarda anlamlı bir fark görülmektedir. "Cinsiyet" değişkenine ait ikinci ölçeğin alt boyutlarında (işbirlikçi örgüt kültürü, işbirliğine yönelik örgüt kültürü, işbirliğine yönelik öğretmen tutumu, zümre içi işbirliği) erkek ve kadın katılımcılar arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğretmen algılarına göre mesleki profesyonellik ve işbirlikçi iklim ile mesleki profesyonellik ve işbirlikçi iklim alt boyutlarında "branş", "medeni durum", "mesleki kıdem" değişkenlerine göre algılarında anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğretmen algılarının mesleki profesyonellik ölçeğinin toplamında ve alt boyutlarından kişisel gelişim, mesleki duyarlılık, kuruma katkı alt boyutlarında "sendikalı olma" değişkenine göre farklılık göstermediği görülmüştür. Ancak öğretmen algıları, duygusal emek alt boyutunda "sendikalı olma" değişkenine göre anlamlı bir fark göstermektedir. İşbirlikçi iklim ölçeği alt boyutlarında ve toplamında "sendikalı olma" değişkenine göre öğretmen algılarında anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğretmen algılarının mesleki profesyonellik ölçeğinin toplamında ve alt boyutlarında "sendika tercihi" değişkenine göre anlamlı bir fark görülmemiştir. Öğretmen algılarının işbirlikçi iklim toplamında ve alt boyutlarında "sendika tercihi" değişkenine göre anlamlı bir fark görülmemiştir. İlkokullarda çalışan öğretmenlerin, mesleki profesyonellik ile işbirlikçi iklime yönelik algıları arasında pozitif yönlü orta düzeyli anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Ankara-KeçiörenMesleki yeterlilikProfesyonellik+4
Alpaslan Fakılı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
20
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticileri tarafından sosyal medyada oluşturulan grupların okul yönetiminde kullanımına ilişkin öğretmen görüşleri

Teknolojinin hızla gelişimi ile çok kısa sürede internet ve buna bağlı olarak da sosyal medya ağları geniş kitleler tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Günlük hayatta yaygınlaşan sosyal medya; eğitim alanında da bakanlık düzeyinde, okullarda veli-öğretmen-öğrenci işbirliği kapsamında ve okul yönetimleri tarafından gerek iç ve gerekse dış paydaşlarla iletişim sağlamak amacıyla da sıkça kullanılmaya başlanmıştır. Sosyal medya araçlarının okul yönetiminde kullanılması birçok açıdan fayda sağlamaktadır. Bu araçlar sayesinde öğretmenler okul yönetimi ile ilgili verilere (bilgi, duyuru vb.) hızlıca ulaşabilmektedirler. Sosyal medyada oluşturulan gruplarda iletişim, geleneksel iletişim biçimlerine nazaran daha hızlı olduğundan dolayı okul yöneticilerinin sosyal medyayı okul yönetiminde doğru ve uygun kullanması durumunda, öğretmenlerle daha iyi iletişim kurmaları mümkündür. Bu kapsamda araştırmanın amacı okul yöneticileri tarafından sosyal medyada oluşturulan grupların okul yönetiminde kullanımına ilişkin öğretmen görüşlerini araştırmaktır. Bu amaçla; Düzce ilindeki ortaöğretim kademesinde öğretmenlere sosyal medya ortamında oluşturulan grupların okul yönetiminde kullanımını ölçen anket uygulanarak sonuçlar SPSS 22 programı yardımıyla değerlendirilmiştir. Anketin örneklemi Düzce ili merkezinde liselerde görev yapan 781 öğretmenden 316'sı oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin sosyal medya ortamında oluşturulan grupları okul yönetiminde kullanımı "sosyal medya ve araçlarını hangi sıklıkta kullanıyorsunuz" ve "sosyal medya ve araçlarını örgüt içi iletişimde hangi sıklıkta kullanıyorsunuz" değişkenlerine göre farklılaşmaktadır. Sosyal medyayı her gün kullananların puan ortalaması diğerlerinden daha yüksek bulunmuştur. Ankete verilen cevaplar dikkate alındığında araştırma sonucunda; öğretmenlerin sosyal medya araçlarının okul yönetiminde kullanılmasını faydalı buldukları, bu araçlar sayesinde okul yönetimi ile ilgili verilere (bilgi, duyuru vb.) kolayca ulaştıkları, okul yöneticilerinin sosyal medya aracılığıyla öğretmenlerle daha iyi iletişim kuracakları, bu araçlar üzerinden yaptıkları duyuruları takip ettikleri, okul yönetiminde sosyal medyadan faydalanılmasının daha verimli olacağı ve yönetişime katkıda bulunacağı gibi sonuçlara varılmıştır. Araştırmanın önemli sonuçlarından bir diğeri de öğretmenlerin bu grupların okul yönetiminde kullanılmasını olumlu bulup gruplara katılıp takip etmelerine rağmen büyük çoğunluğunun aktif olarak paylaşımda bulunmadıkları yönündedir. Ayrıca çalışma sonucunda okul yöneticilerinin; okulun fiziksel imkânlarının geliştirilmesi ve öğrenci rehberlik iş ve işlemleri ile ilgili paylaşımları yeterince yapmadıkları öğretmenler tarafından belirtilmiştir. Anahtar sözcükler: Sosyal medya, sosyal medya ortam ve araçları, okul yönetimi

Okul yöneticileriOkul yönetimiSanal ortamlar+5
Metin Işık
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin sosyal takas, özümseme kapasitesi düzeyleri ve psikolojik sözleşme algıları arasındaki ilişki

Araştırmanın amacı; okul yöneticilerinin sosyal takas, özümseme kapasitesi düzeyleri ve psikolojik sözleşme algıları arasındaki ilişkiyi belirlemek ve okul yöneticilerinin demografik özelliklerine göre yöneticilerin sosyal takas, özümseme kapasitesi düzeyleri ve psikolojik sözleşme algıları arasında istatistiksel bakımdan anlamlı farklılıklar olup olmadığını ve okul yöneticilerinin sosyal takas ve özümseme kapasitesi düzeylerinin psikolojik sözleşme algılarının yordayıcısı olup olmadığını saptamaktır. İlişkisel tarama modeli ile yürütülmüş olan araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bolu il genelinde 147 resmi ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan 341 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Evrendeki tüm okullara ulaşılmıştır ve geri dönen veri toplama araçlarından 249 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veriler, okul yöneticilerinden ölçek yolu ile toplanmıştır. Dört bölümden oluşan ölçme aracının birinci bölümünde, ölçme aracı ve araştırma hakkında açıklayıcı kısa bilgi ile araştırmaya katılanlar hakkında bilgi toplamak amacıyla oluşturulan kişisel bilgi formu bulunmaktadır. Diğer bölümlerde okul yöneticilerinin sosyal takas algılarını belirlemek amacıyla kullanılan Sosyal Takas Algısı Ölçeği (Karagonlar, Öztürk ve Özmen, 2016), özümseme kapasitesi düzeylerini belirlemek amacıyla kullanılan araştırmacı tarafından geliştirilen Özümseme Kapasitesi Ölçeği ve okul yöneticilerinin psikolojik sözleşme algılarını belirlemek amacıyla kullanılan araştırmacı tarafından geliştirilen Okul Yöneticilerinin Psikolojik Sözleşme Algısı Ölçeği yer almaktadır. Veriler SPSS 17 paket programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H testleri ile korelasyon ve regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre okul yöneticilerinin sosyal takas ve özümseme kapasitesi düzeylerine ve edinim boyutuna ilişkin görüşleri "katılıyorum" düzeyindedir. Okul yöneticilerinin özümseme kapasitesinin benimseme, dönüştürme ve faydalanma boyutlarında "tamamen katılıyorum" düzeyindedir. Ayrıca okul yöneticilerinin ilişkisel sözleşme, dengeli sözleşme ve psikolojik sözleşme algıları "katılıyorum" düzeyindedir. En düşük ortalamaya sahip boyutun "kararsızım" düzeyinde olan işlemsel sözleşme boyutu olduğu görülmektedir. Okul yöneticilerinin sosyal takas, özümseme kapasitesi düzeylerine ve psikolojik sözleşme algılarına ilişkin görüşleri demografik bilgilere göre incelenmiş, okul yöneticilerinin sosyal takas algısında cinsiyet, eğitim durumu, görev yaptıkları okuldaki yöneticilik süresi ve öğrenci sayısı değişkenlerine göre; özümseme kapasitesi düzeylerinde okul türü ve görev değişkenlerine göre anlamlı fark bulunmuştur. Ayrıca okul yöneticilerinin psikolojik sözleşme algıları arasında görev, yaş, yöneticilik kıdemi, görev yaptıkları okuldaki yöneticilik süresi ve öğrenci sayısı değişkenlerine göre anlamlı fark bulunmuştur. Okul yöneticilerinin sosyal takas, özümseme kapasitesi ve psikolojik sözleşme algıları arasında pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal takas ve özümseme kapasitesinin okul yöneticilerinin psikolojik sözleşme algısının anlamlı yordayıcıları olduğu anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Okul yöneticileri, sosyal takas, özümseme kapasitesi, psikolojik sözleşme.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriPsikolojik sözleşme+4
Sibel Demirer
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin mesleki profesyonellik ile lider ekibi uyumuna ilişkin algıları

Öğretmenlerin mesleki profesyonellik ve lidelik ekibine uyumu algılarının önemini vurgulayan bu çalışmanın amacı 2018-2019 ile 2019-2020 öğretim yılında, Düzce İli merkezinde bulunan ilkokul ve ortaokullarında görevli öğretmenlerin; mesleki profesyonellik ve liderlik ekibi uyumuna ilişkin algıları ve algıları arasında ilişki olup olmadığını belirlemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler, Düzce ili merkez ilk ve ortaokullarında çalışan toplam 2850 öğretmen içinden "basit tesadüfî örnekleme yöntemi" ile belirlenen 390 öğretmenden toplanmıştır. Araştırmada kullanılan Yılmaz ve Altınkurt (2014) tarafından geliştirilen Mesleki Profesyonellik Ölçeği ve Ölçeğin orijinali Hulpia, Devos ve Rosseel (2009a) tarafından geliştirilmiş ve Türkçe uyarlaması Özdemir (2012) tarafından yapılmış ölçekler ile toplanan veriler, yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma, Mann Whitney U ve Kruskal Wallis ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; öğretmenlerin mesleki profesyonellik ölçeği alt boyutlarında ve tamamında kendilerini yeterli gördükleri, kurumlarında liderlik ekibi uyumu algılarında " Katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin mesleki profesyonelliğe ilişkin algıları mesleki profesyonellik ölçeğinin kişisel gelişim alt boyutunda erkek öğretmenler lehine, liderlik ekibi uyumu ölçeği toplamda ise fark kadın öğretmenler lehinedir. Medeni durum değişkeni açısından bakıldığında mesleki profesyonellik alt boyutlarından kuruma katkı, mesleki duyarlılık açısından anlamlı fark evli öğretmenler lehine, liderlik ekibi uyumu açısından da yine anlamlı fark evli öğretmenler lehinedir. Yaş değişkeni açısından bakıldığında ise öğretmenlerin mesleki profesyonelliğe ilişkin algılarında mesleki profesyonellik ve liderlik ekibi uyumu algılarında anlamlı farkın 31-39 yaş öğretmenlerin lehine olduğu görülmektedir. Kıdem değişkeni açısından bakıldığında öğretmenlerin mesleki profesyonenllik kişisel gelişim ve mesleki duyarlılık alt boyutlarında anlamlı fark olmadığı; kuruma katkı, duygusal emek ve liderlik ekibi uyumuna ilişkin algılarında anlamlı farkın 1-5 yıl kıdeme sahip öğretmenler lehine olduğu dikkat çekmektedir. Tüm bu bulgular ışığında; öğretmenlerin mesleki profesyonellik ve liderlik ekibi uyumuna ilişkin algıları arasında liderlik ekibi uyumu ile kişisel gelişim, kuruma katkı ve mesleki duyarlılık alt boyutları arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki ve lider ekibi uyumu ile duygusal emek alt boyutu arasındaki ilişkinin ise pozitif yönde ve zayıf olduğu belirlenmiştir.

LiderlikProfesyonellikTakım uyumu+3
Elvan Gümüş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Araştırma görevlilerinin örgütsel politika ve örgütsel destek algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri

Bu araştırma, Abant İzzet Baysal Üniversitesinde çalışmakta olan araştırma görevlilerinin örgütsel politika ve örgütsel destek algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında ilişki olup olmadığını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evreni, 2013 yılında Bolu ili Abant İzzet Baysal Üniversitesi bünyesinde yer alan fakültelerde çalışmakta olan araştırma görevlilerinden oluşmaktadır. Araştırmada tüm araştırma görevlilerine ulaşma imkânı bulunduğundan, çalışma evreninden örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmanın verileri, araştırma görevlilerinin verdikleri cevaplar doğrultusunda, Kişisel Bilgi Formu, Örgütsel Politika Algısı Ölçeği, Algılanan Örgütsel Destek Envanteri ve Örgütsel Sinizm Ölçeği ile toplanarak betimsel istatistik yoluyla analiz edilmiştir. Veriler SPSS paket programı ile çözümlenmiş ve verilerin analiz sürecinde frekans ve yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney-U, Kruskal Wallis ve Spearman rho korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, araştırma görevlilerinin örgütsel politika algısı görüşlerinin "kısmen katılıyorum" düzeyinde olduğu görülmektedir. Alt boyutlarına ilişkin değerlere bakıldığında en yüksek ortalamaya sahip boyut "örgüt politikaları ve uygulamaları", en düşük ortalamaya sahip boyut ise "üst'ün ve çalışma arkadaşının davranışı" olarak tespit edilmiştir. Araştırma görevlilerinin örgütsel destek algı düzeylerine ilişkin sonuçlar değerlendirildiğinde "kısmen katılıyorum" düzeyinde destek gördükleri sonucuna ulaşılmıştır. "Akademik danışmanlık" boyutunda en yüksek değerler görülürken, en düşük ortalamaya sahip boyut "görev dağılımı" olarak bulunmuştur. Örgütsel sinizm düzeylerine bakıldığında ise "katılmıyorum" düzeyinde görüş bildirdikleri görülmektedir. En yüksek ortalamaya sahip boyut "bilişsel" iken, en düşük ortalamaya sahip boyut "duyuşsal" olarak tespit edilmiştir. Araştırma görevlilerinin görüşlerine göre örgütsel politika algıları ve örgütsel destek algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında anlamlı ilişki olup olmadığını tespit etmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda araştırma görevlilerinin örgütsel politika algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunurken, örgütsel destek algıları ile örgütsel sinizm düzeyleri arasında da negatif yönde genellikle orta ve yüksek düzeyde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Araştırma Görevlisi, Örgütsel Politika Algısı, Örgütsel Destek Algısı, Örgütsel Sinizm

Araştırma görevlileriSinizmÖrgütsel destek+3
Ramazan Emre
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
20
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri ile öğrenen özerkliğini destekleme davranışları

Bu araştırmanın amacı; öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri ile öğrenen özerkliğini destekleme davranışlarına ilişkin görüşleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri ile öğrenen özerkliğini destekleme davranışları yönelik algıları belirlenmiş, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri ile öğrenen özerkliğini destekleme davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca araştırmada öğretmenlerin çeşitli değişkenlerinin söz konusu algıları üzerinde anlamlı fark oluşturup oluşturmadığı belirlenmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modeli ile yürütülmüş olup, çalışma evrenini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Düzce ili Akçakoca ilçesindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 460 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada, öğretmenlerin tamamına ulaşılması hedeflenmiş, bu kapsamda öğretmen sayısı kadar ölçek çoğaltılarak okullara dağıtılmış ve ölçekle ilgili gerekli açıklamalar yapılmıştır. Ölçeklerin toplama sürecinde 460 öğretmenin tamamına ulaşılmış ancak 410 öğretmenden dönüt alınmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği ve Öğrenen Özerkliğini Destekleme Davranışları Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın istatistiksel analizi SPSS-22 paket programı ile yapılmış, verilerin çözümlenmesinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Rho korelasyon analizleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeylerinin toplam ölçek puanında 'çok yüksek' düzeyde olduğu tespit edilmiştir, ölçeğin alt boyutlarına ilişkin puanları incelendiğinde iyimserlik ve psikolojik dayanıklılık alt boyutlarında 'iyi' düzeyde, diğer boyutlar olan öz yeterlilik, güven, dışa dönüklük ve umutta ise 'çok yüksek' düzeyde oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin öğrenen özerkliğini destekleme davranışlarına yönelik toplam ölçekte ve tüm alt boyutlara ilişkin görüşleri gereklilik düzeyinde 'her zaman' iken sergileme düzeyinde 'çoğu zaman' olarak gözlemlenmiştir. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye düzeyleri demografik özelliklerine göre incelendiğinde, cinsiyet ve branş değişkenine göre hem toplam puanda hem de alt boyutlarında anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Medeni durum ve okul türü değişkenine göre toplam puanda anlamlı fark bulunmazken, medeni durum değişkeninin psikolojik dayanıklılık alt boyutunda, okul türü değişkeninde de güven ve psikolojik dayanıklılık alt boyutlarında anlamlı fark tespit edilmiştir. Kıdem değişkenine göre toplam puan ve alt boyutlarda anlamlı fark bulunamamıştır. Öğretmenlerin öğrenen özerkliğini destekleme davranışları demografik değişkenlere göre incelendiğinde, gereklilik düzeyinde toplam puan ve alt boyutlarında medeni durum, branş, kıdem ve okul türüne göre anlamlı fark bulunamamıştır. Cinsiyet değişkenine göre toplam puan ve duygu düşünce ile öğrenme desteği alt boyutlarında, kıdem değişkenine göre duygu düşünce desteği alt boyutunda anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Sergileme düzeyi incelendiğinde cinsiyet, branş ve okul türü değişkenlerine göre hem toplam puan hem de alt boyutlarında anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Medeni durum ve kıdem değişkeninde ise toplam puan ve alt boyutlarında, cinsiyet değişkeninin de ise değerlendirme desteği alt boyutunda anlamlı fark bulunamamıştır. Öğretmenlerin toplam ölçek puanlarında pozitif psikolojik sermaye düzeyleri ile öğrenen özerkliğini destekleme davranışlarının gereklilik ve sergileme düzeyleri arasında toplam ölçeklerde ve alt boyutlarında pozitif yönlü, çeşitli düzeylerde ilişki ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar neticesinde, öğretmenlere verilecek eğitim programları öğretmenlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda planlanması ve sürece öğretmeninde katılması sağlanarak aynı zamanda bir öğrenen olan öğretmenlerin özerklikleri desteklenmesi, öğrencilerin sahip oldukları nitelikler ve ihtiyaçları doğrultusunda öğretim sürecine dahil edilmelerine yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Pozitif psikolojik sermayePsikolojik sermayeÖğrenen özerkliği+1
Hülya Erbaş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2018
30

Other supervisors