Theses supervised by Prof. Dr. Sevban Arslan

10 theses · Çukurova University

DoctorateOpen AccessTR

Kanser cerrahisi geçiren hastaların bilgi algısının, memnuniyetlerinin ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, kanser cerrahisi geçiren hastaların bilgi algılarının, hastane temelli bakım memnuniyetlerinin ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Araştırma Ekim 2019 ile Eylül 2020 tarihleri arasında yürütüldü. Araştırmanın örneklemini bu tarihler arasında kanser cerrahisi geçiren, çalışmaya katılmayı kabul eden ve örneklem kriterlerine uyan 160 hasta oluşturdu. Araştırma verileri Tanıtıcı Bilgi Formu, Avrupa Kanser Araştırma ve Tedavi Organizasyonu Bilgi Modülü Anketi (EORTC QLQ-INFO25), Yatan Hasta Memnuniyet Modülü Anketi (EORTC IN-PATSAT32) ve Yaşam Kalitesi anketi (EORTC QLQ-C30) kullanılarak toplandı. Tanımlayıcı veriler, ortalama±standart sapma (SD), medyan (min-maks) veya uygun olan yerlerde sayı ve yüzde olarak ifade edildi. İstatistiksel analiz için Kruskal-Wallis testi, Mann-Whitney U testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. EORTC QLQ-INFO25 toplam puan ortalaması 63,05±13,05'tir. En yüksek bilgi seviyesi "tıbbi tahliller" (78,383±19,267), en düşük bilgi seviyesi ise, "diğer hizmetler" (43,869±21,769) ile ilgili bilgilendirmedir. EORTC IN-PATSAT32 genel memnuniyet puan ortalaması 83,38±16,52'dir. En yüksek memnuniyet Doktorlar alt boyutunda "kişilerarası ilişkiler" (87,080±15,147), Hemşireler alt boyutunda "teknik beceriler" (90,100±13,907), Diğer alanlar alt boyutunda ise "bilgi alışverişi" (83,620±18,340) alanlarındadır. EORTC QLQ-C30 Global Sağlık Durumu puan ortalaması 89,76±40,82'dir. Fonksiyonel Skala alt boyut bölümünden en yüksek puanı sosyal fonksiyondan (55,62±23,20), en düşük puanı kognitif fonksiyondan aldıkları (41,25±16,46); Semptom Skalasında ise en yoğun görülen semptomun yorgunluk (62,75±28,30) olduğu belirlenmiştir. Anketler arasındaki ilişki incelendiğinde, EORTC QLQ-INFO25 ile EORTC IN-PATSAT32 arasında pozitif yönlü ve orta düzey bir ilişki vardır (p<0,05, r=0,541). Sonuç olarak; kanser cerrahisi geçiren hastaların, bilgi algılarının orta seviyenin üzerinde, hastane temelli bakım memnuniyetlerinin oldukça iyi ve yaşam kalitelerinin düşük olduğu belirlendi. Anahtar Sözcükler: EORTC QLQ-INFO25, EORTC IN-PATSAT32, EORTC QLQ-C30, Cerrahi Onkoloji, Sağlıkla İlgili Yaşam Kalitesi.

CerrahiHasta memnuniyetiHemşirelik+3
Derya Gezer
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Reikinin abdominal cerrahi hastalarının anksiyete, korku, ağrı ve yaşam bulguları üzerine etkisi

Cerrahi girişime bağlı komplikasyon gelişme ihtimali, kontrol kaybı, günlük yaşam aktivitelerinde değişim, sosyal yaşamdan kopmaya bağlı hastada anksiyete, anestezi korkusu, ölüm korkusu ve ağrı gelişebilir. Tüm bunların yanı sıra sempatik sinir sistemini uyaran ağrı, korku, anksiyete gibi faktörler nabız hızını, kan basıncını ve solunum hızını arttırabilir. Bu çalışma abdominal cerrahi hastalarının anksiyete, korku, ağrı düzeyleri ve yaşam bulguları üzerinde reikinin etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda Haziran 2020-Aralık 2020 tarihleri arasında açık abdominal cerrahi uygulanacak olan tüm hastalar, örneklemini ise kriterlere uyan ve basit randomizasyon yöntemiyle seçilen 93 hasta (reiki grubundan 31, sham reiki grubundan 31, kontrol grubundan 31 olmak üzere) oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Görsel Kıyaslama Ölçeği, Cerrahi Korku Ölçeği, Durumluk Kaygı Ölçeği (STAI-I), Hasta Takip Formu ve Reiki Uygulama Basamakları Rehberi kullanılmıştır. Reiki veya Sham reiki uygulaması cerrahi günü ameliyathane Pre-op ünitesinde, cerrahi sonrası 1. ve 2. gün klinikte hasta odasında uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi bilgisayar ortamında paket programı kullanılarak yapılmıştır. Gruplar arasında (reiki/sham reiki ve kontrol grubu) uygulama sonrası cerrahi korku, durumluk anksiyete, ağrı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.005). Reiki grubunun sham reiki ve kontrol grubuna göre uygulama sonrası cerrahi korku, durumluk anksiyete, ağrı, kan basıncı, vücut sısısı, nabız ve solunum değerleri ortalamaları daha düşük, parsiyel arteriyal oksijen saturasyonu ortalaması daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak; Abdominal cerrahi planlanan hastalara cerrahi süreçte uygulanan reikinin durumluk anksiyete, cerrahi korku, ağrı ve yaşam bulguları üzerinde etkili olduğu belirlenmiştir.

AnksiyeteAğrıCerrahi+4
Hamide Şişman
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bariatrik cerrahi geçiren hastalarda e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin öz-bakım gücü, beden imajı ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Bu araştırma bariatrik cerrahi geçiren hastalarda, e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmetinin öz bakım gücü, beden imajı ve yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrollü girişimsel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Isparta Şehir Hastanesi Obezite Merkezinde, örneklem seçim kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 51 (26 uygulama, 25 kontrol) hasta oluşturmuştur. Uygulama grubundaki hastalara, ameliyat öncesinden başlanarak 3 ay boyunca bariatrik cerrahiye özgü geliştirilen mobil uygulama ile e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmiştir. Araştırmanın verileri literatür doğrultusunda hazırlanan Kişisel bilgi formu, Öz Bakım Gücü, Beden İmajı, Moorehead Ardelt Yaşam Kalitesi II (MA-II) Ölçekleri kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Ki-Kare, Bağımsız Örneklem T testi, Tekrarlı Ölçümlerde ANOVA, Mann-Whitney U ve Friedman testi kullanılmıştır. Uygulama ve kontrol grubu hastalarının süreçlere göre Öz Bakım Gücü, Beden İmajı, MA-II ve BKİ puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arasında ameliyat öncesi, 1, 2 ve 3.ay Öz Bakım Gücü, Beden İmajı ve MA-II ölçeği puan ortalamaları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı saptanmıştır (p>0,05). Gruplar arasında 1., 2.ve 3.ay BKİ ortalamaları açısından uygulama grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Elde edilen bulgular bariatrik cerrahi uygulanan hastalara verilen e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin BKİ ölçümlerinde etkili olduğunu ancak öz bakım gücü, beden imajı ve yaşam kalitesi üzerinde etkili olmadığını göstermiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda bariatrik cerrahi sonrası etkin kilo kaybı için mobil sağlık uygulamalarının kullanılması önerilebilir. Ayrıca bariatrik cerrahiye özgü geliştirilen e-mobil uygulamanın etkisini değerlendirmek için daha uzun süren araştırmaların yapılması önerilebilir.

Cerrahi hemşirelikDanışmanlıkHasta eğitimi+2
Sevgi Deniz Doğan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cerrahi yoğun bakım hastalarının deneyimleri ve memnuniyet düzeyleri

Çalışma, genel cerrahi yoğun bakım ünitesinde (GCYBÜ) yatan hastaların, yoğun bakım deneyimleri ve memnuniyet Düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı kesitsel olarak yürütülmüştür. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi GCYBÜ'de yürütülen çalışmaya; cerrahi YBÜ'de yatmakta olan, araştırma kriterlerine uyan ve katılımı kabul eden 153 hasta dâhil edilmiştir. Verilerin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu", "Yoğun Bakım Deneyim Ölçeği (YBDÖ)" ve "Görsel Analog Hasta Tatmin Skalası (GAHTS)" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, kategorik ölçümler sayı ve yüzde olarak, sürekli ölçümlerse ortalama, standart sapma ve minimum-maksimum olarak özetlendi. Araştırma sonucunda hastaların yaş ortalamalarının 56,8±15,4 ve % 62,7'sinin erkek olduğu görülmüştür. Eğitim durumu açısından hastaların %45,8'inin ilkokul mezunu, % 81,7'sinin evli, %57,5'inin çalışmadığı, tespit edildi. Araştırmada hastaların cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma durumu ve gelir durumlarına göre, GAHTS ve YBDÖ puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. YBÜ deneyimi olmayan hastaların YBDÖ puan ortalamalarının, YBÜ deneyimi olanlardan daha yüksek olduğu ve bu farklılığın istatistiksel açıdan anlamlı olduğu belirlendi (p<0,05). Hastaların YBDÖ puan ortalamaları incelendiğinde en yüksek puanı "bakımdan memnuniyet" maddesinden aldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak araştırma, GCYBÜ'de yatan hastaların yoğun bakım deneyimlerinin olumlu olduğunu (64,2±7,5) ve memnuniyet düzeylerinin ortalamanın üstünde olduğunu (6,8±3,4) göstermiştir.

CerrahiDeneyimHasta memnuniyeti+2
Mehmet Ekiz
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Koroner anjiyografi yapılan hastaların kateter çekimi sürecinde, sanal gerçeklik ve akupresur uygulamalarının; ağrı, anksiyete, vital bulgular ve konfor üzerine etkisi

Araştırma, koroner anjiyografi yapılan hastalarda femoral kateter çekilme sürecinde sanal gerçeklik ve akupresur uygulamalarının ağrı, anksiyete, vital bulgular ve konfor düzeyleri üzerine etkisinin belirlenmesi amacıyla randomize kontrollü müdahale çalışması olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinde Mart-Aralık 2021 tarihleri arasında koroner anjiyografi uygulanan hastalar; örneklemini ise örneklem kriterlerine uyan, gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden, 153 (51 sanal gerçeklik, 51 akupresur, 51 kontrol grubu) hasta oluşturmuştur. Verilerin değerlendirilmesinde 'Görsel Değerlendirme Skalası (VAS-Visuel Analog Scale)', 'Durumluk-Sürekli Anksiyete Envanteri (DSAE)', 'Vital Bulgular İzlem Formu' ve 'Perianestezi Konfor Ölçeği (PKÖ)' kullanılmıştır. Sanal gerçeklik ve akupresur gruplarının kontrol grubuna göre ağrı, anksiyete ve vital bulgular puan ortalamaları daha düşük, konfor puan ortalamaları daha yüksek bulunmuş olup, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Gruplar içerisinde yapılan karşılaştırmalarda ağrı puan ortalamalarında süreç sırası ve sonrasında; anksiyete puan ortalamalarında süreç sonrasında; vital bulgular puan ortalamalarında süreç sırası ve sonrasında; konfor puan ortalamalarında süreç sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak; koroner anjiyografi yapılan hastalarda femoral kateter çekilme sürecinde kullanılan akupresur ve sanal gerçeklik uygulamalarının ağrı ve anksiyeteyi azalttığı, vital bulguları olumlu etkilediği, konfor düzeyini arttırdığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Koroner Anjiyografi, Sanal Gerçeklik, Akupresur, Ağrı, Anksiyete, Vital Bulgular, Hasta Konforu, Hemşirelik.

AkupresürAnjiyografiAnksiyete+7
Esma Gökçe
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kolostomili bireylerde stoma torbasına konulan farklı esansiyel yağların kokunun giderilmesine, yaşam doyumu ve stoma uyumuna etkisi

Araştırma, kolostomisi olan bireylerde stoma torbasına konulan lavanta ve nane yağı esansiyel yağlarının kokunun giderilmesi, yaşam doyumu ve stoma uyumuna etkisinin belirlenmesi amacıyla randomize kontrollü müdahale çalışması olarak gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinin stomaterapi ünitesinde kayıtlı kalıcı kolostomisi olan hastalar; örneklemini ise örneklem kriterlerine uyan, gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden, 60 (20 lavanta yağı, 20 nane yağı, 20 kontrol grubu) hasta oluşturdu. Verilerin değerlendirilmesinde 'Sayısal Değerlendirme Ölçeği' (SDÖ), 'Yaşam Doyum Ölçeği' (YDÖ), 'Ostomi Uyum Ölçeği (OUÖ-23) kullanıldı. Lavanta yağı ve nane yağı gruplarının kontrol grubuna göre koku şiddeti düzeyi puan ortalamaları daha düşük, yaşam doyum ve stoma uyum puan ortalamaları daha yüksek bulunmuş olup, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Gruplar içerisinde yapılan karşılaştırmalarda koku şiddeti düzeyi, yaşam doyum ve stoma uyumu puan ortalamalarında uygulama sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak; kolostomisi olan hastalarda stoma torbasına konulan lavanta ve nane yağının koku şiddeti düzeyini azalttığı, yaşam doyumu ve stoma uyumunu arttırdığı belirlenmiştir.

Dudu Alptekin
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

E-mobil ve yazılı eğitimin transüretral prostat rezeksiyonu yapılan hastaların yaşam ve uyku kalitesi üzerine etkisi

Bu araştırma transüretral prostat rezeksiyonu (TURP) geçiren hastalarda, e-mobil ve yazılı eğitimin yaşam ve uyku kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla üç gruplu randomize kontrollü müdahale çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini bir üniversite hastanesinde, örneklem seçim kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 83 hasta (e-mobil eğitim= 27, yazılı eğitim= 28 ve kontrol grubu= 28) oluşturmuştur. E-mobil eğitim grubundaki hastalara, ameliyat öncesinden başlanarak 3 ay boyunca e-mobil eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmiştir. Yazılı eğitim grubundaki hastalara, yazılı eğitim kitapçığı verilmiş belirli zaman aralıklarında yüz yüze veya telefonla eğitim ve danışmanlık hizmeti verilmiştir. Araştırmanın verileri literatür doğrultusunda hazırlanan kişisel bilgi formu, Uluslararası Prostat Semptom Skoru (IPSS), Benign Prostat Hiperplazisi Yaşam Kalitesi Ölçeği (BPH-YK), Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ) kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Spearman korelasyon katsayısı, Kruskal-Wallis H, Pearson-χ2 ve Friedman testi kullanılmıştır. E-mobil eğitim, yazılı eğitim ve kontrol grubu hastalarında görüşme zamanlarına göre IPSS, BPH-YK, PUKİ puan ortalamaları bakımından istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0,001). Gruplar içerisinde yapılan karşılaştırmalarda IPSS puan ortalamalarında 1. ayda e-mobil eğitim lehine, IPSS-YK puan ortalamalarında 1.ayda e-mobil eğitim ve 3. ayda ise e-mobil ve yazılı eğitim lehine , BPH-YK puan ortalamalarında 3. ayda yazılı eğitim lehine, PUKİ puan ortalamalarında 3. ayda e-mobil eğitim grubu lehine farklılık saptanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak; TURP geçiren hastalarda, verilen eğitimlerin yaşam ve uyku kalitesi üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda hastaların yaşam ve uyku kalitesini artırmak amacıyla e-mobil ve yazılı eğitimleri kullanması önerilebilir.

DanışmanlıkHasta eğitimiHemşirelik+3
Şeyma Yurtseven
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ölmekte olan kanserli hastalar ve ailelerine bakım veren hemşirelere verilen eğitimin hemşirelik bakımına ve yaşanılan güçlükler üzerine etkisi

Bu araştırma, "Ölmekte Olan Kanserli Hastalara ve Ailelerine Bakım Veren Hemşirelere Verilen Hemşirelik Bakımı ve Yaşanan Güçlüklerle Başetme Eğitimi'nin, hemşirelik bakımına ve yaşanan güçlükler üzerine etkisini belirlemek amacı ile randomize kontrollü, deneysel tipte yapıldı. Araştırma, 1 Ekim-31 Aralık 2022 tarihleri arasında Adana'da onkoloji ve palyatif bakım klinikleri bulunan hastanelerde çalışan hemşirelerle yapıldı. Örneklemi, 52 hemşire oluşturdu. Etik kurul onayı, hastanelerden izin, katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alındı. Veriler, Hemşire Tanıtım Formu, Ölmekte Olan Hastalar ve Aileleri İçin Hemşirelik Bakımı Ölçeği (ÖHBÖ) ve Ölmekte Olan Hastalar ve Aileleri için Hemşire Güçlük Ölçeği (ÖHGÖ) ile toplandı. Analizler, IBM SPSS V25 Software ve R Studio ile gerçekleştirildi. Kritik anlamlılık değeri p<0,05 olarak alındı. Araştırmada, hemşirelerin ÖHBÖ ön test toplam puan ortalaması 42,38±4,78 ve son test puan ortalaması 52±3,7, ÖHGÖ ön test toplam puan ortalaması 31,63±6,1, son test puan ortalaması 21,2±6,2 olarak belirlenmiştir. ÖHBÖ ve ÖHGÖ toplam ön ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark vardır (p<0,05). Hemşirelere verilen "Ölmekte Olan Kanserli Hastalar ve Ailelerine Bakım Veren Hemşireler için Hemşirelik Bakımı ve Yaşanan Güçlüklerle Başetme Eğitimi'nin" hemşirelerin ölmekte olan kanserli hastalara verdikleri hemşirelik bakımının kalitesini arttırdığı ve hemşirelerin bu hastalara bakım verirken yaşadıkları güçlükleri azalttığı belirlendi.

AileBakım verenlerBakım verme yükü+7
Meltem Akbaş
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Preoperatif alanda oluşturulan sanal gerçeklik ortamı ile el masajının hasta sonuçlarına etkisi

Araştırma, sanal gerçeklik gözlüğü ile üç boyutlu video izletiminin ve klasik el masajının, hastaların ameliyat öncesi yaşam bulguları, hasta memnuniyeti, ağrı ve anksiyete düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiş üç gruplu, randomize kontrollü bir müdahale çalışmasıdır. Her araştırma grubu için 10 kişilik bir ön çalışma yapılmış ve elde edilen sonuçlara göre örneklem büyüklüğünün 78 kişi olması gerektiği belirlenmiştir (26 sanal gerçeklik, 26 el masajı, 26 kontrol). Veri toplama sürecinde toplam 197 hasta uygunluk açısından değerlendirilmiş ve araştırmaya dahil edilen hastalar günlere göre randomize edilmiştir. Veriler, Balcalı Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ameliyathanesinin preoperatif bekleme ünitesinde toplanmıştır. Katılımcıların sosyodemografik bilgileri için "Kişisel Bilgi Formu", ağrı düzeyi ve hasta memnuniyetinin değerlendirilmesi için "Görsel Analog Skala (VAS-Visual Analog Scale)", anksiyete düzeyini belirlemek için "Cerrahi Anksiyete Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bulguları, el masajı ve sanal gerçeklik uygulamalarının preoperatif dönemde solunum, nabız ve ortalama arter basıncı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkileri olduğunu göstermektedir. Gruplar arasında ağrı skorları açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, tüm gruplarda uygulamaların ardından hasta memnuniyeti anlamlı şekilde artmıştır. El masajı ve sanal gerçeklik uygulamalarının, cerrahi anksiyete ölçeğinin hem toplam puanlarını hem de alt boyutlarını anlamlı derecede azalttığı belirlenmiştir. Bununla birlikte, her iki uygulamanın anksiyete düzeyini benzer oranda azalttığı ve bu açıdan birbirlerine üstünlük sağlamadığı görülmüştür. Sonuç olarak, el masajı ve sanal gerçeklik uygulamalarının ameliyat öncesi dönemde hastaların anksiyetesini azalttığı ve hasta memnuniyetini artırdığı belirlenmiştir. Farklı etki mekanizmalarına sahip bu iki yöntem, ameliyathanedeki hastaların anksiyete yönetimi ve yaşam bulgularının düzenlenmesinde etkili birer seçenek olarak değerlendirilebilir.

Nursevim Aydıngülü
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üreteroskopi yapılacak hastalarda ameliyat öncesi istem dışı düşüncelerin belirlenmesi

Üreteroskopi Yapılacak Hastalarda Ameliyat Öncesi İstem Dışı Düşüncelerin Belirlenmesi Bu araştırma, üreteroskopi yapılacak hastalarda ameliyat öncesi istem dışı düşüncelerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda yürütülmüştür. Tanımlayıcı ve kesitsel çalışma, Ekim 2025-Haziran 2025 tarihleri arasında Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinde, üreteroskopi planlanan 252 hasta ile yürütülmüştür. Veri toplamada "Kişisel Bilgi Formu", "Ameliyat Öncesi İstem Dışı Düşünceler Ölçeği" kullanılmıştır. Kategorik veriler sayı ve yüzde, sayısal veriler ortalama±SS veya ortanca, normal dağılım Kolmogorov-Smirnov testiyle kontrol edildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 48,11±14,68 olup, %69,4'ü erkek, %20,3'ü yükseköğretim mezunu ve %59,1'i çalışmamaktadır. Katılımcıların %39,3'ünün en az bir kronik hastalığa sahip olduğu ve %71,8'inin daha önce cerrahi girişim geçirdiği belirlenmiştir. Ameliyat öncesi dönemde hastaların Ameliyat Öncesi İstem Dışı Düşünceler Ölçeği toplam puan ortalaması 18,62±14,17 olarak bulunmuş ve bu durum, klinik açıdan anlamlı düzeyde kaygıya işaret etmiştir. Cinsiyet değişkenine göre kontrol kaybı endişesi boyutu, işlem sonrasına ilişkin endişe boyutu ve toplam ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0.05). Kadın hastaların erkeklere göre daha yüksek düzeyde istem dışı düşünceye sahip olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde, kronik hastalık varlığına göre de kontrol kaybı endişesi boyutu ile toplam ölçek puanları arasında anlamlı fark görülmüş; kronik hastalığı olan bireylerde istem dışı düşünce düzeyinin daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0.05). Bu sonuçlar, üreteroskopi yapılacak hastaların klinik olarak anlamlı düzeyde kaygı yaşadığını ve cerrahi sürece hazırlıkta bireyselleştirilmiş psikolojik destek yaklaşımlarının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Sözcükler; Üreteroskopi, Ameliyat Öncesi, İstem Dışı Düşünceler, Kaygı, Hemşirelik

Emine Ceren
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors