Theses supervised by Prof. Dr. Yunus Kishalı

13 theses · İstanbul Beykent University

Master'sOpen AccessTR

Girişimcilik, girişimcilerin sermaye kaynağı olarak Türkiye'de melek yatırımcılık ve melek yatırım alan girişimcilerin özellikleri üzerine bir araştırma

Ulusal ve uluslararası ekonomik ve teknolojik gelişmeler girişimciliği daha fazla ön plana çıkarmıştır. Bu gelişmeler girişimci adaylarına birçok yeni fırsat sunmaktadır. Kişiler belli işlerde sabit ve belirli bir ücret karşılığında çalışmak yerine girişimci olmaya yönelmektedirler. Girişimciliğin ülkemizdeki mevcut durumu kamu ve özel kesimler tarafından incelenmekte ve gelişmeler takip edilmektedir. Melek yatırımcılar henüz yolunda başında olmasına rağmen, büyüme ve kâr elde etme potansiyeli yüksek olan girişimlere maddi olanaklar ve sahip oldukları tecrübeleri aktarma konusunda destek olmaktadırlar. Ülkemizde melek yatırımcılık sistemi Hazine Müsteşarlığınca Bireysel Katılım Sermayesi sistemi olarak düzenlenmiştir ve sistem yine müsteşarlık tarafından takip edilmektedir. Belirlenen kriterleri sağlayan yatırımcılar Bireysel Katılım Yatırımcısı lisansını alarak lisanslı melek yatırımcı olmaktadırlar. Melek yatırımcılardan destek alan yatırımcıların girişimcilik özellikleri, yetkinlikleri, tercihleri ve demografik özellikleri incelenmiş ve analiz edilmiştir. Araştırmada anket formları kullanılmış ve anket çalışmacı sonucunda 100 katılımcının sonuçları değerlendirilmiştir. Girişimcilik tercihleri yüksek olan girişimcilerde girişimcilik yetkinlikleri de yüksek bulunmuştur.

Bireysel yatırımcılarGirişimcilerGirişimcilik+1
Okan Kılıçgedik
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası muhasebe skandalları ve bilgi teknolojisindeki gelişmelerin sürekli denetim üzerindeki rolü

Dünyada özelikle iletişim ve bilgi teknolojileri açısından sürekli bir gelişme yaşanmaktadır. Bu durum hem özel sektörü hem de kamu sektörünü ciddi anlamda etkilemektedir. Sınırların daraldığı, ekonomik ilişkilerin iç içe girdiği bir dünyada her gün farklı alanlarda farklı teknolojik ilerlemeler sağlanıyor. Bu da verilen hizmetin kalitesini, verimliliğini ve birçok alanda kolaylığı sağlarken aynı zamanda birçok riskleri de beraberinde getirmektedir. İşletmelerde bilgi teknolojilerinin yaygın bir şekilde kullanılması, muhasebe sistemlerinde bilgisayar kullanımının artması, teknolojilerin denetimini de gündeme getirmiştir. Bu sebeple çeşitli denetim teknikleri oluşturulmuştur. Çağımıza en uygun olduğu düşünülen, doğabilecek tehlikeleri ve riskleri kısa sürede önleyerek en aza indirebilecek bir "Sürekli Denetim Sistemi'' geliştirilmiştir. Bilgisayar destekli denetim yazılımlarıyla birlikte ortaya çıkan sürekli denetim kavramı, işletme verilerinin elektronik ortamda oluşturulmasıyla olması gereken denetimin anlık veya kısa süre içinde yapılması sağlanmaktadır. Aynı zamanda muhasebe denetim olaylarında olabilecek hata ve hileler en kısa sürede tespit edilerek ve bilgiye ulaşma kolaylaşmaktadır. İç ve dış denetçiye zaman, kâğıt vb. tasarruf olanakları sağlayan sürekli denetim, verilerin tamamını denetleyerek güvenilirlik ve doğruluk seviyesini en üst düzeye çıkarabilmektedir. Çalışmada, denetim, denetim süreci, ülkelerde yaşanan finansal krizler ve gittikçe gelişen bilgi teknolojilerinin sürekli denetim üzerindeki etkisinden bahsedilmiştir. Devamında sürekli denetim sistemiyle ilgili kamuda ve özellikle özel sektörde çalışan yönetici ve diğer çalışanlara yönelik anket çalışması yapılmıştır. Sürekli denetim kapsamında yapılan alan çalışmasıyla, kişilere uygulanan denetim kavramı ve sürekli denetimin gelecekte uygulanma düzeyiyle ilgili analizler yapılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir.

Bilgi teknolojisiBilgisayar destekli denetimDenetim+4
Cihan Koca
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel demokrasinin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı örgütsel demokrasi algısı ile örgütsel vatandaşlık davranışı algıları arasındaki ilişkinin bankacılık sektöründe incelenmesidir. Araştırmada açıklayıcı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini özel bir bankanın İstanbul ili Avrupa Yakası'nda faaliyetlerinde bulunan şubelerinde çalışan personel oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örneklem yöntemiyle 120 banka personeline ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde demografik özelliklere yönelik sorular, ikinci bölümde örgütsel demokrasi ölçeği ve üçüncü bölümde örgütsel vatandaşlık davranışı ölçeği yer almaktadır. Araştırmada veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, ortama gibi tanımlayıcı istatistiklerden ve ilişki analizlerinden faydalanılmıştır. Araştırmada temel hipotezinin tespitinde EKKY (En Küçük Kareler Yöntemi) modeli kullanılmıştır. Örgütsel demokrasinin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi incelendiğinde eleştiri alt boyutunun örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde etkili olmadığı tespit edilmişken, şeffaflık, adalet, eşitlik ve hesap verebilirlik alt boyutları örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde etkilidir.

DemokrasiÖrgütsel demokrasiÖrgütsel vatandaşlık davranışı
Hanife Barutcu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Akaryakıt istasyonlarında akaryakıt ürünleri stok denetimi ve firelerin değerlendirilmesi

Çalışmada akaryakıt istasyonlarında satışı yapılan ürünlerden benzin, motorin ve LPG'nin stok denetimi, firelerin incelemesi, akaryakıt teslim sıcaklığından kaynaklanan ölçüm farkları, bu farklardan kaynaklanan kayıp ve kazançların önlenmesi konusu incelenmiştir. Çalışmada akaryakıt ürünleri ile manuel ve laboratuvar ortamında deneyler yapılmıştır. Akaryakıt istasyonlarında yerinde gözlem ve denetim çalışmaları yapılmıştır. Uluslararası bilimsel ve akademik kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmada benzin, motorin, LPG tanımı ve kimyasal özellikleri incelenmiş olup sıcaklık hacim ilişkisi, sıcaklık, basınç ve hacim arasındaki ilişkiyi açıklayan kimya yasaları kısaca açıklanmıştır. Fire kavramı, ticari mal alım satımında ve üretimde fire çeşitleri, üretim kayıpları ve aralarındaki farklar açıklanmıştır. Akaryakıt sektöründe fire, kesafet, yoğunlaşma kavramlarının tanımı yapılmış ve firelerle ilgili düzeltme kayıtları incelenmiştir. Çalışmada akaryakıt ürünlerinin alıcıya teslim sıcaklığından kaynaklanan kayıp ve kazançların tespiti çalışmaları yapılmıştır. Teslim sıcaklığını etkileyen faktörler, ortam sıcaklığı ve yeraltı toprak sıcaklığının yeraltı tank sıcaklıklarına etkisi incelenmiştir. Teslim sıcaklığından kaynaklanan kayıp ve kazançların önlenmesinde uygulanan yöntemler ele alınmış, ATC (automatic temperature compensation-otomatik sıcaklık dengeleme) cihazı ve raporları Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde yerinde incelenmiştir. Türkiye'de akaryakıt teslim sıcaklığının, ortam sıcaklıkları ve yeraltı tank sıcaklıkları etkisi nedeniyle uluslararası referans teslim sıcaklık değeri olan 15 derece ortalamanın üzerinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak akaryakıt istasyon işletmecilerinin ve akaryakıt alıcılarının teslim sıcaklığından kaynaklanan kayıplarının önlenmesi için benzin ve motorin pompalarına ısı dengeleyicilerinin takılması gerektiği değerlendirilmiştir.

AkaryakıtAkaryakıt dağıtımıAkaryakıt istasyonları+6
Hüseyin Eroğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sermaye piyasası araçlarından faizsiz finans aracı olarak Sukuk

Sukuk, sermaye piyasalarında portföy çeşitliliğini artırmak amacıyla önemli bir yatırım aracı olmuştur. Bu portföy çeşitliliğinin artışı, sermaye piyasalarına daha fazla yatırımcının gelmesini ve daha fazla nakit akışını sağlayacaktır. Dini inanışları sebebiyle faizden kaçınan ve geleneksel finansal araçlara yatırım yapmak istemeyen yatırımcılar için değerlendirilmesi gereken bir fırsat olmuştur. Aynı zamanda, şirketlerin sermaye yetersizliği durumunda başvurdukları banka kredileri ve bu kredilerinden kaynaklanan borçların şirketlerin bilançolarında görülmesi durumu kredibilitesini düşürmekte ve rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Bu olay gerek kamu gerekse özel sektörde etkisini göstermektedir. Bu gibi sebeplerden kaynaklanan yüksek enflasyon ve ekonomik krizler görülmektedir. Ülkemizde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kira sertifikaları olarak adlandırılan sukuk, Ortadoğu'da ortaya çıkmasıyla Malezya'da hızla yayılmış ve Dünya'da 2008 yılında yaşanan küresel krizle birlikte sukuk ihraçlarında önemli artışlar olduğu ve bu artışların ülkemizde de gerçekleştiğini görmekteyiz. İslami finansın, bu konuda daha koruyucu olduğunu ve çözümler sağladığı düşünülmektedir. Bu duruma açıklık getirebilmek adına geleneksel bonolar ile karşılaştırılarak, literatür araştırması ve bu konudaki görüşler dahilinde sukukun daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır.

Faizsiz bankacılıkFaizsiz finans kurumlarıFinansal araçlar+3
Hakan Ertaştan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetsel etkinlik-muhasebe bilgi sistemi ilişkisi üzerine uygulamalı bir araştırma: İstanbul örneği

İşletmeler belirli amaç ve hedeflere ulaşmak amacıyla kurulmuş mal ve hizmet üreten sistemlerdir. İşletmelerin amaç ve hedeflerine ulaşabilmeleri, sürekliliklerini sağlayan en önemli etken yönetimdir. Yönetimin almış olduğu kararlar işletmenin geleceğe yönelik tüm faaliyetlerini etkilemektedir. İşletme yöneticilerinin almış olduğu kararların işletme için hayati önem arz etmesi, alınan kararlarda bilginin önemini ve bilginin yönetilmesi kavramını ön plana çıkarmıştır. Bu çalışma, yönetim ve muhasebe bilgi sistemlerin işletmelerde kullanılma düzeyleri, niçin kullanıldıkları, işletme kararları üzerine etkileri ile yönetsel etkinliğin sağlanmasında yeri ve öneminin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma İstanbul ilinde faaliyette bulunan 76 işletme ve bu işletmelerde yönetim pozisyonlarında çalışan 105 kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; işletme büyüklüğü ile muhasebe bilgi sisteminden elde edilen verilerin yönetim kararlarında kullanılması arasında ilişki olduğu bulgusu edinilmiştir. Araştırmada yöneticilerin muhasebe bilgi sistemi verilerini; yönetimin performansının değerlendirilmesinde, işletmenin mali durumu ve her türlü finansal bilgiyi elde etmek için kullanıldığı belirlenmiştir. Muhasebe bilgi sisteminden elde edilen veriler; işletme ile ilgili özel yönetim ve stratejik kararların alınmasında, dış paydaşlar ile ilişkilerde kullanıldığı bulgusu edinilmiştir. Araştırmada yönetim ve muhasebe bilgi sistemi verilerini kullanma düzeyleri ile işletme büyüklüğü, işletmenin hukuki niteliği, faaliyet yılı, yönetimdeki pozisyona göre anlamlı derecede farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca işletme büyüklüğü küçük olan işletmelerde muhasebe bilgi sistemi kullanımının düşük seviyelerde olduğu bulgusu edinilmiştir. İşletme büyüklüğü küçük olan işletmelerin, muhasebe bilgi sistemi verilerini sadece yasal yükümlülüklerin belirlenmesi amacıyla kullanıldığı ortaya çıkmıştır.

EtkinlikMuhasebeMuhasebe bilgi sistemleri+4
Seda İstanbullu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe operasyonel risk ve operasyonel risk süreçleri

Risk kavramı, geçmişten günümüze gelen ve rekabet ortamının gün geçtikçe artması ile günümüzde yeni riskleri de beraberinde getirmiştir. Bankacılık risklerinden en önemlisi operasyonel risktir. Kredi riski ve piyasa riski hala bankalar için büyük bir sorun arz etmesine rağmen bu riskleri önceden belirleyerek riski minimum hale getirmeyi başarabilmektir. Operasyonel riskin getireceği kayıpları önlemek için bankacılık sektöründe denetlemelerin düzenli yapılması, sermayenin önceden ayrılması bankalar için önem arz etmektedir. Bankaların, risklerini indirgemek adına piyasa disiplinin gelişimi; sermaye ölçümünü geliştirmek ve finansal istikrarın sağlanması için Basel Komitesi 1988 yılında Basel I (Sermaye Yeterliliği Uzlaşısı) yayımlamıştır. Basel I kriterleri sermaye hesaplaması yapan ilk ülkelerden biri de Türkiye olmuştur. Kredi riskini baz alan Basel I kriterlerinin yetersiz kalmasından dolayı Komite 1999 yılında düzenlemesi yapılan kriterleri 2004 yılında son haliyle Basel II adı altında tekrar yayımlanmıştır. Basel II kriterlerinin geliştirilmesi krizlerin azalmasında önemli ölçüde yardımcı olmuştur.

BankacılıkBankacılık sektörüKredi riski+2
Alper Güney Yılmaz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İslami bankacılıkta kredi yöntemleri ve kredi türleri

Bu çalışmanın amacı İslami bankacılık sistemindeki kredi yöntemleri, bu yöntemlerin nasıl işlediği ve ülkemizde İslami bankacılık sistemi ile faaliyet gösteren katılım bankacılığının sunduğu kredi türlerini detaylı olarak incelemektir. Bu çalışmada ilk olarak İslami bankacılığın tarihi, doğuş nedenleri, dünyaya yayılma nedenleri, İslam dininde faizin yeri, faiz ile kâr arasındaki farklar, faizin çeşitleri, zararları incelenmiştir. Çalışmanın ilerleyen safhalarında İslami bankacılığın dünyada ve Türkiye'deki uygulama biçimleri ile Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankaları ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise İslami bankacılık sisteminde yer alan kredi yöntemleri ile ülkemizde faaliyetini sürdüren katılım bankacılık sistemindeki ürünler incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları olarak İslami bankacılık sisteminde de konvansiyonel bankacılık sistemindeki kadar bir kitleye hitap edebilecek ürün yelpazesinin bulunduğu ve bu ürünlerin direkt olarak ülkelerin kalkınmasına etki ettiği görülmüştür. Ayrıca faiz hassasiyeti olan kişilere ait fonlarında İslami bankacılık sistemi ile ekonomiye kazandırıldığı görülmüştür.

BankacılıkBankacılık sektörüKredi sistemleri+3
Kamil Çapak
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Basel 3 kapsamında bankacılık sektöründe risk yönetimi ve Türk Bankacılık Sektörüne muhtemel etkileri

Genelde ülkeler arasında yapılan, özelde ise gelişmiş ülke finans kuruluşlarından az gelişmiş ülkelere yönelik yapılan kredi işlemlerinin yoğunluğu artarken; ülkelerin dışında faaliyet gösteren uluslarüstü kuruluşların, özellikle gelişmekte olan ülkelere yönelik kredi hareketlerinin giderek daha etkin ve daha kontrollü bir biçimde yönlendirdiği görülmektedir. Süreç içinde ülkeler arasındaki kredi hareketliliğinin belirli normlarla belirlenmesi gerekliliği doğmuştur. Bu amaçla, kurulduğu günden beri, asıl hedefi uluslararası finansal hareketleri düzenlemek olan Basel Komitesi, oluşan karmaşayı gidermek, bankaların sermaye yapılarını güçlendirmek ve düzenlemek için uluslararası standartlar/prensipler sistemini yayınlamıştır. Basel Temel Prensiplerinin Türk Bankalar kanunu ile karşılaştırılması ve Basel III'ün Türkiye'deki küçük ve orta boy işletme prensiplerine uyum sürecinin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmamızda; "Basel III Kapsamında Bankacılık Risk Yönetimi ve Türkiye'deki uygulama ve yansımaları" bu tezin konusunu oluşturmaktadır.

BankacılıkBankacılık sektörüBasel III+3
Özden Yetiş
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda kredi talep işlemleri, kredi taleplerinin değerlendirilmesinde risk faktörlerinin önemi ve uygulaması

Kredi sunmak, bankaların fonksiyonları arasında çok önemli bir yere sahiptir. Kredi çeşitlerinin sayısının çoğalması, bankalar arasında rekabetin artması, kredilerdeki faiz seviyelerinin değişkenlik göstermesi gibi faktörlerle, kredi kullanmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kredi türünü ve kredi kullanacağı bankayı tercih edebilmek için değerlendirme yapmak durumundadır. Tasarruf fazlası olan müşterilerden, tasarruf açığı olan müşterilere fon transferinde aracı konumunda olan bankalar, görevlerini ve sorumluluklarını aktif bir şekilde icra edebilmek adına, kullandırdığı kredilere ait riskleri doğru bir şekilde yönetmelidir. Çünkü doğru ve etkin bir şekilde yönetilen kredi riski, bankanın kârlılığını pozitif yönde etkilemektedir. Bankalar, müşterilerine sunduğu kredilerde problem yaşamamak için, kendi bünyesinde kredi risk izleme departmanları kurmaktadır. Bir kredi risk yönetim süreci ele alındığında ilk yapılması gereken, karşılaşılabilecek riskleri tanımlamaktır. Bu durum, bankaların bu riskleri minimum seviyede tutabilmek veya sıfıra indirebilmek için etkin önlemler almasına imkân sağlamaktadır. Bankanın, risk seviyesi yüksek olan müşterilerine yüksek, risk seviyesi düşük olan müşterilerine ise düşük faiz oranı uygulamasını gerektirmektedir. Bu politikaları etkin bir şekilde izleyen bankalar, kredi risk yönetim sürecini başarılı bir şekilde sonuçlandırmaktadır.

Banka kredileriBankalarKredi riski+5
Tarık Yıldız
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi, vergiye karşı tepkiler Zonguldak ili gelir vergisi mükelleflerinin vergiye karşı tepkileri

Devletin artan kamu ihtiyaçlarını karşılamak için başvurduğu en önemli gelir kaynağı vergilerdir. Mükelleflerin çeşitli zorluklarla elde ettiği gelirlerinden bir miktarını cebren devletin tasarrufuna sunması kolay değildir. Mükelleflerin bu konudaki duygularına, kişisel ve kişisel olmayan faktörler de eklendiğinde vergiye karşı tepkiler doğmaktadır. Bu çalışmada, Zonguldak ili gelir vergisi mükelleflerinin vergiye ilişkin algı ve tepkilerini öğrenmek üzere yapılan anket çalışmasıyla, mükelleflerin; vergi algısı, vergi bilinci, vergi adaleti, vergi yükü, belge düzeni, vergi kaçakçılığı ve cezaları, vergi incelemesi ve diğer mükellefler hakkındaki düşünceleri ile vergiye karşı davranış biçimlerinin ahlâkî boyutları, vergi incelemelerine duyulan güven, adil bir vergi sisteminin demokrasi inancına etkisi, vergi mevzuatı, vergi oranları, verginin karşılığı ve vergi gelirlerinin değerlendirilmesinde devlete duyulan güvene ilişkin görüşlerinin demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Mükelleflerin vergi algıları ile vergiye karşı tepkileri demografik özelliklerine göre farklılaştığı bulunmuştur. Bu farklılaşmanın ana unsurları ise; cinsiyet, yaş, eğitim, meslek, mükellefiyet süresi, kazancın tespit şekli ve vergi matrahıdır. Vergiye karşı tepkilerin en önemli sebebi verginin adil olmadığı inancıdır. Türk vergi sistemi yeniden ele alınıp, mükelleflerin algı ve tepkileri de değerlendirilerek, İdare ile mükellefleri uzlaştırıcı ve vergiye gönüllü uyumu sağlayıcı adil bir vergi sistemi oluşturulmalıdır. Tüm bireylere ve mükelleflere, eğitim ve öğretim faaliyetleriyle vergi bilinci ve ahlâkı yerleştirilmelidir. Anahtar Kemeler : vergi, vergiye karşı tepkiler, gelir vergisi mükelleflerinin vergiye karşı tepkileri

Gelir vergisiMükellefVergilendirme+2
Ferdi Asım Hellaç
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlamasının tüketici satın alma karar sürecine etkisi: Y ve Z kuşaklarının tercihleri üzerine inceleme

Sosyal medya yaygınlaştıkça günlük yaşantımız içinde kullanım alanları da genişlemiştir. Sosyal medyada özgürce dile getirilen tüketici yorumları hızla viral olarak tüketici davranışı gelişmesinde etkin olmaktadır. Paylaşılan olumlu ve olumsuz deneyimler tüketicinin bilgiye hızlı ulaşabilmesini sağlamış olup, bilinçli tüketicinin oluşmasına sebep olmuştur. Sosyal medya paylaşımlarından oluşan veri tabanı ise hem tüketicilerin hem de firmalar için bilgi kaynağı ve veri toplama alanı oluşturmaktadır. Sosyal medyanın satın alma sürecinde kullanımı ise kuşaklar arasında farklılık göstermektedir. Bu çalışmayla, sosyal medyanın Y ve Z kuşağı tüketicilerinin satın alma karar süreci üzerindeki etkisi araştırılarak değerlendirilmiştir. Bu çalışmada birbirinden ayrı iki ölçek kullanılmıştır. Bunlardan birincisi 6 sorudan oluşan sosyal medya pazarlaması ölçeğidir, diğeri ise toplam 19 sorudan oluşan satın alma karar süreci ölçeğidir. Yapılan bu araştırmanın amacı sosyal medyanın satın alma karar sürecine etkisinin Y ve Z kuşaklarının farklılıkları üzerinden etkisini incelemektir. Araştırma sürecinde elde edilen verilerin analizinde öncelikle faktör ve güvenilirlik analizi yapılacaktır. Daha sonrasında değişkenler arasındaki ilişkilerin tespit edilebilmesi için korelasyon analizi ve nedensellik ilişkilerinin tespit edilebilmesi için regresyon analizi yapılacaktır. Araştırma sonucunda sosyal medyanın Y ve Z kuşağının satın alma karar sürecine olumlu etkisinin tespiti beklenmektedir. Araştırma pazarlama uzmanlarına öneriler ile sonuçlandırılmaktadır.

Vildan Pınar Yılmaz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının örgütsel etik iklim algılarının işle bütünleşme üzerine etkisi

Araştırmanın amacı muhasebe meslek mensuplarının örgütsel etik iklim algılarının işle bütünleşmeye etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini muhasebe meslek mensupları oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örneklem yöntemi kapsamında 406 muhasebe meslek mensubuna ulaşılmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formu demografik özelliklere yönelik sorulardan, Örgütsel Etik İklimi Ölçeği ve İşle Bütünleşme Ölçeği'nden oluşmaktadır. Araştırmada veri analizi SPSS 21 paket programında yapılmıştır. Örgütsel etik iklimin iş ile bütünleşme üzerindeki etkisi genel olarak sınırlı bir düzeydedir. Ancak davranışlara yönelik etik iklim algısının, duygusal ve toplam iş ile bütünleşme üzerinde daha güçlü bir etki yarattığı dikkat çekmektedir. Fiziksel ve bilişsel bütünleşme boyutlarında ise etkilerin daha sınırlı olduğu veya istatistiksel anlamlılık sınırında kaldığı görülmüştür. Bu durum, çalışanların iş ile bütünleşme düzeylerinin artırılmasında örgütsel etik iklimin belirli boyutlarının (özellikle davranışsal unsurların) öncelikli olarak ele alınması gerektiğini göstermektedir. Sonuç olarak, örgütlerin etik iklimini geliştirirken özellikle davranışsal boyuta odaklanmaları, çalışanların iş ile bütünleşme düzeylerinin artırılmasında önemli bir katkı sağlayabilir. Ayrıca, kuralların öne çıktığı bir etik iklimin fiziksel bütünleşme üzerindeki etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmektedir.

Taner Morkoyun
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors