Theses supervised by Prof. Dr. Zeki Salih Zengin
13 theses · Ankara Yıldırım Beyazıt University, Çukurova University
Bir öğretim yöntemi olarak hizmet ederek öğrenme uygulamalarının din kültürü ve ahlâk bilgisi derslerindeki yeri ve değeri
Hizmet Ederek Öğrenme (Service Learning), akademik hedeflere toplum hizmetinin eklendiği bir öğrenme şeklidir. Öğrencilerin, akademik öğrenim içeriğini gerçek hayattaki özgün öğrenme deneyimleri ile destekleyen etkili bir yaklaşımdır. Bu haliyle öğrenmenin bilişsel boyutu ile birlikte duyuşsal ve davranışsal yönünü içerir. Bu çalışmanın amacı; öğrenmenin sosyal ve davranışsal boyutunu öne çıkaran bir yaklaşım olarak Hizmet Ederek Öğrenme metodunun DKAB dersi öğretmenlerince bilinme düzeyini ve din eğitiminde uygulanabilirliğini ve etkisini araştırmaktır. Çalışmada karma araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Eğitim, eğitimin amaçları ve sosyal yönü, eğitimin sosyal yönünü öne çıkaran yaklaşımlar ve Türkiye'de hizmet ederek öğrenme uygulamaları ele alınmıştır. Bu alanlarda literatür taraması yapılarak kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Daha sonra Hizmet Ederek Öğrenme metodu tanıtılmış, ABD de Hizmet Ederek Öğrenme uygulama örnekleri incelenmiş, bu yaklaşımın din eğitimine uygulanabilirliği tartışılmış, din eğitiminde bu yöntemle yapılabilecek uygulamalara örnekler verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, HEÖ metodunun öğretmenler tarafından bilinirliğini tespit etmek; derslerde kullanılıp kullanılmadığını, kullanılıyorsa nerelerde, ne şekilde kullanıldığını belirlemek; bu yöntemin kullanılmasının din öğretimine katkısı olup olmayacağı hakkındaki düşüncelerini öğrenmek amacıyla Ankara'daki farklı okullardan 64 (altmış dört) DKAB dersi öğretmenine anket çalışması uygulanmış, anket sonucunda elde edilen veriler IBM–SPSS 22 programında analiz edilmiştir. Ayırca ankete katılanların içinden 10 öğretmenle de mülakat yapılmıştır. Çalışmaya katılan ortaokul DKAB dersi öğretmenlerinin büyük bir kısmının HEÖ metodunu ya hiç bilmediği ya da çok az bildiği dolayısıyla bu yöntemi derslerinde kullanmadıkları, daha çok düz anlatım ve soru-cevap yöntemlerini tercih ettikleri görülmüştür. Yine öğretmenlerinin çok büyük bir kısmı DKAB derslerinde öğrenmenin psikomotor boyutunun eksik kaldığını, bu derste yeni öğretim yöntem ve tekniklerine ihtiyaç duyulduğunu belirtmişlerdir. Öğrenci merkezli, eğitimin sosyal boyutunu öne çıkaran, yaparak-yaşayarak öğrenme esasına dayalı bir yaklaşıma olumlu baktıkları görülmüştür.
Diyanet İşleri Başkanlığı ve sivil toplum kuruluşlarının yükseköğretim gençlerine yönelik yaygın din eğitimi çalışmaları (Ankara örneği)
Toplumu din konusunda aydınlatma gibi yasal bir görevi bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı, her yaş grubuna yaygın din eğitimi hizmeti sunan bir kamu kurumudur. Bu gruplar arasında üniversite gençlerine yönelik yürütülen yaygın din eğitimi faaliyetleri, son yıllarda düzenli ve planlı bir yapı kazanarak gelişme göstermektedir. Yaygın din eğitimi faaliyetleri yürüten diğer kurumlar arasında Sivil Toplum Kuruluşları da bulunmaktadır. Bu kurumlar arasında Türkiye Diyanet Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti Ankara ilinde üniversite öğrencilerine yönelik barınma hizmeti başta olmak üzere yaygın din eğitimi çalışmaları yürütmeleri itibariyle ön plana çıkmaktadır. Çalışmamızın amacı yaygın din eğitimi açısından DİB, TDV ve İYC'nin Ankara'da yapmış oldukları yükseköğretim öğrencilerine yönelik gençlik çalışmalarının program, yöntem, faaliyet alanlarının karşılıklı değerlendirilmesi ve iş birliği imkânlarının ne derece mümkün olduğunun ortaya konulmasıdır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden çoklu durum deseni tercih edilmiş; veri toplama aracı olarak doküman taraması ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sorularının çoğuna bütün katılımcılar bir veya birden çok cevap vermiş, bazı sorular ise cevapsız kalabilmiştir. Bunda katılımcının konuyla ilgili fikrinin olmaması etkili olmuştur. Araştırma bulgularına göre kamu kurumu olarak DİB son 10 yıllık süre zarfında gençlik faaliyetlerini sistemli bir yaklaşımla geliştirmeye çalışmakta, kurumun gençlik hizmetlerindeki faaliyet alanı, hitap ettiği gençlerin görüş bakımından çeşitliği ve sayıca fazlalığı açısından TDV ve İYC kurumlarından farklılık göstermektedir. Üç kurumun, millî ve manevî değerlere bağlı nesiller yetiştirmeyi amaçlayan benzer bir hedef doğrultusunda, millî eğitimin genel amaçlarıyla uyumlu ve hukuki zemine dayalı hedefler belirlediği görülmüştür. Yaygın din eğitimi açısından kamu ve STK'nın yöntem olarak (sözlü anlatım, konferans, soru-cevap) klasik yöntemleri ağırlıklı olarak tercih ettiği, materyal açısından (kitap, tahta, sunum) geleneksel araçları kullandığı tespit edilmiştir. Yaygın din eğitimi faaliyetlerinde genel olarak teorik eğitimin uygulamaya dönük eğitimden görece fazla olduğu ve eğitimciler tarafından genel olarak izlenen planlı bir müfredat takibi yapılmadığı tespit edilmiş, gençlerin eğitimci personeli genel olarak başarılı bulduğu bulgular sonucunda elde edilmiştir. Betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilen bulgular sonucunda, yaygın din eğitimi faaliyetleri açısından Kamu ile STK arasında temel farklılıklar yapısal açıdan kaynaklanmakla birlikte yaygın din eğitimi faaliyetlerinin yöntemi, programı, uygulanması, etkisi ve katkısı açısından Ankara ili özelinde belirgin bir farklılık tespit edilememiş, benzerliklerin daha fazla olduğu görülmüştür. Kamu ve STK arasındaki yapısal farklılıkların, iş birliği imkanlarını tamamen ortadan kaldırmadığı; aksine belirli alanlarda ortak faaliyetlerin yürütülebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde yaygın din eğitimi faaliyetlerinin geliştirilmesi için çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Yaygın Din Eğitimi, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Sivil Toplum Kuruluşu, Gençlik, Üniversite, Manevi Danışmanlık.
Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Kur'an kurslarında yeni düzenlemeler ve din eğitimi: Adana örneği
Bu araştırma Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı sekiz aylık kesintisiz eğitim yapan Süreli Kur'an kurslarında yapılan din eğitimi çalışmalarının verimliliğini ölçmek, öğretim materyallerinin yeterliliğini, öğretime katkısını test etmek, öğretici ve öğrencilerin profilini ortaya koymak ve bu kursların sorunlarını ortaya çıkararak çözüm üretmek amacını taşıyan bir alan araştırmasıdır.Bu araştırmada 2010-2011 eğitim öğretim yılında örneklem olarak Adana il merkezinin dört merkez ve iki taşra ilçesinde Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren 30 Kur'an kursu seçilmiştir. Bu kurslarda eğitim gören 41 kurs öğreticisi ve 591 kurs öğrencisine anket uygulanmıştır.Yapılan anket çalışmasında öğrencilere 25 , öğreticilere 38 soru yöneltilmiştir. Çıkan sonuçlar SPSS For Windows 17.0 istatistik analiz programıyla ?yüzde, frekans dağılımı, t-testi ve kruskal-wallis? testleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir.Araştırma sonunda öğreticilerin kendilerini geliştirme, pedagojik formasyon, eğitimde teknolojiyi ve yenilikleri takip etme konusunda yetersiz oldukları, ders kitaplarının derste kaynak kitap olarak okutulduğu fakat beğenilmeyen taraflarının olduğu, kurs binalarının kimilerinin fiziki yapılarının yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Kurslara devam eden öğrencilerin orta ve alt gelir tabakasından ve eğitim seviyesi düşük, daha çok evli kadınlardan oluştuğu ve derslere devam, anlama ve anlatma sorunlarının yaşandığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Diyanet İşleri Başkanlığı, Süreli Kur'an kursu, Din eğitimi.
Din kültürü ve ahlak bilgisi ders programlarında farklı din ve inançların öğretimi
Çalışmamız Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Programlarında farklı din ve inançların öğretimini konu edinmiştir. Toplumsal alanda yaşanan bazı gelişmeler özellikle eğitim faaliyetlerini etkilemiştir. Özellikle küreselleşme ve çokkültürlülük gibi olguların etkisiyle farklı etnik, dini, kültürel kesimlerden bireyler iletişim kurmakta, bazen de aynı okul hatta sınıf ve sıralarda birlikte eğitim almaktadırlar. Bu etkiler kısmen ülkemizde de görülmektedir. Böyle bir eğitim öğretim ortamında, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde, farklı dini ve kültürel temellere sahip bireylerin nasıl bir eğitime tabi tutulacağı din eğitimi açısından önemli bir problemdir. Dini ve kültürel alanlardaki önyargı ve çatışmaların çözümünde eğitim faaliyetleri çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle çalışmamızda öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders programlarında farklı inançların öğretimine ayrılan yeri tespit etmeye çalışacak daha sonra verilen bilgilerin doğruluğu ve yeterliliğini incelemeye çalışacağız.Çalışmamızda öncelikle kullandığımız yöntem ve sınırlılıklar açıklanmıştır. Daha sonra çalışmamızın temelini oluşturan eğitim, din eğitimi, çokkültürlülük, çokkültürlü eğitim, çokkültürlü din eğitimi kavramları açıklanmış, bununla birlikte diğer bazı din eğitimi yaklaşımları incelenmiştir. Daha sonra, bu din eğitimi yaklaşımları ilke ve yöntemleri de dikkate alınarak 2000 ile 2012 yılları arasında ülkemizde kullanılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders programları incelenmiştir. Son olarak ise yine bu yıllar arasında okullarda okutulan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitapları tek tek incelenmiş, kitaplarda farklı din ve inançlara yer verilip verilmediği, yer verildiyse bu bilgilerin doğruluğu ve farklılıklar konusunda toplumdaki önyargı ve çatışmaların çözümüne katkısını tespit etmeye çalıştık.
Aile irşat ve rehberlik bürolarının yetişkin din eğitimine katkısı (Adana ili örneği)
Bu çalışma ile Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Adana Aile İrşat ve Rehberlik Bürosunun yetişkin din eğitimine katkısını incelemeye çalıştık. Bu çerçevede 2008-2009 yıllarında büroya iletilen sorular ile sorulara verilen cevapları içeren danışılan ve kayıt altına alınan karteksler içerisinden 500 tanesi üzerinde yaptığımız değerlendirmede her ana başlık altında çarpıcı bulduğumuz karteksleri örnek olarak verdik. Tespitlerimize göre bürodan hizmet alma şekli bakımından en sık görüşme şekli olarak % 66,8 oranıyla telefonla görüşme tercih edilmiştir. Büroya en çok başvuranlar cinsiyet bakımından % 97,4 ile bayanlardan oluşmaktadır.Bürodan daha çok 20-59 yaş arası bireyler dinî danışma ve rehberlik hizmeti almıştır. Büroya danışanların mesleklerine baktığımızda ise % 60,8 ile ev hanımlarının çoğunlukta olduğunu görmekteyiz. Büroya danışanlar, medeni durumları bakımından incelendiğinde evlilerin oranının %80 olduğu ortaya çıkmıştır. Danışanların eğitim durumları göz önüne alındığında % 36,2 ile ilkokul mezunlarının çoğunluğu teşkil ettiği ve büroya danışılan soru ve sorunlar konularına göre tasnif edildiğinde ise % 25,4 ile birinci sırada fıkhi soruların yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca büroda kayıt altına alınan kartekslerden elde ettiğimiz sonuca göre aile kurumunun çok ciddi sarsıntı yaşadığını, aile bireyleri arasında anlaşmazlıkların, kopmaların yaşandığı, aile içi geçimsizlik ve aile içi şiddetin de toplumumuzda azımsanmayacak derecede olduğu tespit edilmiş ve bu kötü gidişata karşı başta resmî kurumlar olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerinin özveriyle çalışması gerektiği kanaatine varılmıştır.
İlk kuruluş dönemlerinde medreselerde dinî ilimlerin öğretimi: Nizâmiye ve Müstansıriyye örnekleri
Dinî/İslâmî ilimlerin, İslâm'ın temel kaynakları olan Kur'an ve Hadis-Sünnet temelinde, bu iki kaynağın yorumlanmasından hareketle tarihsel süreçte ortaya çıkan ve kendilerine has belirli usûllerle teşekkül edip gelişen ilimler olduğu söylenebilir. Başka bir ifadeyle dinî ilimler derken kaynağını nasstan alan ve dolayısıyla nassa dayanan ilimler kasdedilmektedir. Nassa dayanan bu ilimler tefsir ve kıraat, hadis, fıkıh ve kelâm şeklinde sıralanabilir. Nizâmiye Medreseleri XI. asrın ikinci yarısında Nizâmülmülk tarafından Şâfiî-Eş'arî mezhebi mensupları için ilki Nîşâbur'da olmak üzere Bağdat merkezli kurulan medrese ağının genel adıdır. Müstansıriyye Medresesi ise 631-32/1233-34 yılında Müstansır-Billâh tarafından Bağdat'ta inşa ettirilmiştir. Bu medrese Nizâmiye Medreselerinden farklı olarak Ehl-i Sünnet'in dört fıkıh mezhebine birden tahsis edilmiştir. Ayrıca bünyesinde birer Dârü'l-Hadîs, Dârü'l-Kur'an ve Dârü't-Tıb bulundurması onu Nizâmiye Medreselerinden ayıran diğer bir özelliktir. Dinî ilimlerin Nizâmiye ve Müstansıriyye Medreselerinin öğretim programındaki ağırlıklarının ne olduğu ve bu ilimler dışında hangi ilimlerin öğretildiği araştırmamızın konusunu teşkil etmektedir.
Endonezya'da okul öncesi kurumlarda ve ilköğretim okullarında din ve ahlak eğitimi
İnanç, insanın tabiatında, yaratılışında var olan bir eğilim ve ihtiyaçtır. Bu eğilimin yok sayılmaması, eğitimin konusu haline getirilmesi ve insanın bu yönde ihtiyacına karşılık verilmesi gerekir. Din eğitiminin amacı öncelikle insanların mensup oldukları dinin inanç, ibadet ve ahlak esaslarının tanıtımı ve öğretimidir. Bununla birlikte hem toplumsal hem de dünya barışına katkı sunmak üzere ötekine saygı ve hoşgörünün kazandırılması din eğitiminin en temel amaçlarından birisi olmalıdır. Günümüzde küreselleşme kavramı ile ifade edilen, hızı ve yoğunluğu giderek daha da artan insanlar arası ilişkilerin düzenlenmesi, hoşgörü ve saygının, ahlaki erdemlerin yaşatılmasında din eğitiminin katkısı olacaktır. Çünkü din, birey ve toplumların yönlendirilmesinde son derece etkilidir. Çalışmamızın amacı günümüzde Endonezya'daki eğitim sistemi içinde din eğitimine verilen yerin ve din eğitiminin hangi özellikleri taşıdığının belirlenmesidir. Böylece geçmişten bugüne kadarki süre içerisinde hangi dönemlerde nasıl bir değişimin yaşandığı açıklanmış olacaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemine başvurulmuştur. Bu kapsamda, konuyla ilgili kaynak taraması yapılarak hem geçmiş hem de günümüze ait olan bilgiler toplanarak, din eğitiminin yapıldığı kurumlar, din eğitiminin amaçları, içeriği, öğretim yöntemleri ve materyalleri konularında açıklamalar yapılmıştır. Böylece Endonezya'nın bağımsızlığını kazandığı 1945'ten günümüze kadarki dönemde din eğitimi alanındaki değişim genel çizgileri ile tanıtılmıştır. Tespitlerimize göre Endonezya'da 1945 yılında yapılan yasal düzenlemelerle okullarda din dersine yer verilmiştir. Diğer dersler gibi din dersi için de ayrıca öğretim programları hazırlanmıştır. Dersin içeriği İslam inanç, ibadet ve ahlak esaslarından oluşmaktadır. Bunun dışında ayrıca resmi olarak tanınan ve dini eğitimin yapıldığı medreseler de bulunmaktadır. Çalışma esnasında hem tarihi süreçte yaşanan değişim hem de günümüzdeki derslerin amaç, program, içerik ve yöntemler konularında zaman zaman Türkiye'deki din eğitimi uygulamaları ile karşılaştırmalar yapılmıştır.
Öğrenci ve öğreticilerine göre Kuran kurslarının amaçlarını gerçekleştirme düzeyi: Sakarya örneği
İnsanın din ile ilişkisi hayat boyu devam eden bir süreçtir. Örgün eğitimde insanlar belirli bir yaşa kadar din eğitimi süreçlerine dahil olurken yaygın din eğitiminde yaşam boyu bir eğitim süreci öngörülmektedir. Bu yönüyle yaygın din eğitimi kapsam ve uygulama boyutları itibariyle bireyler açısından önemli bir katkı potansiyeline sahiptir. Türkiye'de resmi olarak planlı ve programlı bir şekilde yaygın din eğitiminin yapıldığı en önemli kurumlardan biri Kuran Kurslarıdır. Kuran Kursları farklı öğretim programlarıyla toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak yaygın din eğitimi faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı, kurslardaki bu din eğitimi etkinliklerinin verimli ve sistemli olabilmesi için son yıllarda program geliştirme çalışmaları başlatmış, bu kapsamda 2004 yılında hazırlanan öğretim programı 2012-2013 öğretim yılından itibaren temel ve ek öğretim programları şeklinde Türkiye genelinde uygulamaya konulmuştur. Bu çalışmada Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uygulanmaya başlayan "İhtiyaç Odaklı Kur'an Kursları Öğretim Programı" amaçlarının gerçekleşme düzeyinin öğrenci ve öğretici görüşleri doğrultusunda (Sakarya ili örneğinde) incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada döküman incelemesi ve nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Sakarya ili merkez ilçelerdeki Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Kur'an Kurslarında görev yapmakta olan 10 kadın Kur'an Kursu öğreticisi ile bu kurslarda eğitim alan 14 yetişkin kadın öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanması için iki farklı yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen önemli bulgulardan bazıları şöyledir. ihtiyaç odaklı kuran kursları öğretim programı yeterli öğrenci sayısını tamamlayamama, esnek ders saatlerinin prratikte zorlayıcı olması gibi çeşitli sebeplerle amaçlarını tam olarak gerçekleştirememektedir. Kuran öğrenme ve okuma, öğrencilerin kursa gelişlerinde en etkili etkenlerin başında gelmektedir. Öğrenciler Meal, Tefsir ve Arapça gibi derslerin programda yer almasını talep etmekdirler. Öğreticiler öğretim sürecinde sınırlı sayılabilecek yöntem ve teknikler kullanmaktadırlar. Kurslarda sistemli bir ölçme değerlendirme çalışması yapılmamaktadır. Kuran kursları öğrencilerin sosyalleşme süreçlerine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Kurs süreci öğrencilerin farklı düşüncelere karşı olumlu tutumlarını arttırmaktadır.
Diyanet İşleri Başkanlığı dini yüksek ihtisas eğitiminin müftü-vaiz yeterlikleri açısından değerlendirilmesi
Araştırmanın genel amacı, İhtisas eğitim programını Stufflebeam'ın CIPP değerlendirme modelinin bağlam, girdi, süreç ve ürün boyutlarıyla değerlendirmek ve DİB müftü ve vaiz yeterliklerini Dini Yüksek İhtisas eğitimi çerçevesinde incelemektir. Bu açıdan araştırma, İhtisas eğitimi, programı, vaiz ve müftü yeterliklerini konu almaktadır. Çalışmada İEP, CIPP ile değerlendirilmiş ve İhtisas eğitiminin vaiz ve müftü kadroları için belirlenen yeterlikleri teorik ve pratik açıdan karşılama durumları araştırılmıştır. Karma yönteme göre yapılandırılan çalışmanın program değerlendirme araştırmasında mezun durumundaki kursiyerlerle programa ilişkin bir anket çalışması yapılmıştır. Çalışmanın yeterlik araştırmasında ise vaiz ve müftü kadrolarında görev yapanlarla ilgili yeterliklere ilişkin öz algı anket çalışması yapılmıştır. Çalışmanın nicel boyutu yanında verilerin neden ve sonuçlarının değerlendirilmesi, teklif ve önerilerin ifade edilebilmesi amacıyla da çalışma gruplarıyla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın teorik yapısını program değerlendirme, pratik yapısını da yeterlik değerlendirme boyutu oluşturmaktadır. Bu sayede İhtisas eğitimi özelinde elde edilen veriler geniş çerçevede sistematik tarzda ifade edilmiş, bütüncül bir bakış açısıyla program, yeterlik ve kazanımlar ayrıntılı şekilde incelenmiştir. İhtisas eğitim programının birden çok amaca matuf şekilde yapılandırıldığı, programın Arapça ve Temel İslamî ilimlerde başarılı olduğu, bunun yanında İslam Düşüncesi ve Din Hizmetleri alanlarında aynı başarıyı gösteremediği, bitirme tezi ve kursiyer-rehber eğitim görevlisi uygulamasının etkin, aktif ve amacına uygun şekilde yürütülemediği, yeterliklerin belirlenmesinde katılımcı bir yaklaşımın benimsenmediği, vaiz ve müftülerin önemli ölçüde iş doyum ve mesleki memnuniyet düzeyine sahip bulunduğu, müftü ve vaizlerin kendilerini temel yeterlikler açısından önemli oranda yeterli gördükleri ve programın bu yeterlikleri karşılayabildiği, özel yeterliklerin ise çoğunlukla eğitim programıyla ilişkili olmadığı araştırma sonuçlarından bazılarıdır. Çalışmanın İhtisas eğitiminin verimliliği ve yeterliklerin değerlendirilmesine önemli katkılarının bulunacağı umulmaktadır. Çünkü felsefe ve din bilimleri alanında kullanılan yöntem, teknik ve bir model ışığında değerlendirme yapılmış bir çalışmaya tarafımızca rastlanılmamıştır. Ayrıca araştırmanın İhtisas eğitimi özelinde yapılan tüm çalışmaları kapsayıcı ve hepsinin üzerinde genel bir çerçeveyi ifade ettiği söylenebilir.
Geçmişten günümüze Avrupa'da yüksek din eğitimi: İngiltere örneği
Bu tez, geçmişten günümüze yüksek din eğitiminin gelişimini etkileyen gelişmelere, anlayışa, düşüncelere ve olaylara odaklanarak genel olarak Avrupa'da ve özel olarak İngiltere'de yüksek din ve teoloji eğitiminin ortaya çıkışını ve gelişmesini incelemektedir. Çalışma ayrıca İngiltere ve Türkiye'deki yüksek din eğitimi sistemlerini karşılaştırmaktadır. Türkiye Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden itibaren çağdaş medeniyet ve refah düzeyine Avrupa normlarıyla ulaşmayı tercih etmiştir. Bu amaç için eğitim hayati bir unsur olarak görülmüştür. Ayrıca, bireylerde olduğu gibi milletlerin ve kültürlerin de birbirinden öğrenmesi karşılaştırmalı çalışmaları daha da anlamlı hâle getirmektedir. Ancak Türkiye'de Avrupa ve özellikle İngiltere yüksek din eğitimi ile ilgili araştırmalar yeterli değildir. Araştırma, bu alandaki literatür boşluğunun doldurulmasını hedeflemektedir. Araştırmanın kavramsal çerçevesi, tarihsel arka planı ve kritik dönüm noktaları ile İngiltere yüksek din eğitimidir. Teori ile pratiğin birleştirilmesi amacıyla çalışmanın bir kısmı hedef ülke *İngiltere'de gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışma özgün bir yöntemle; betimleme, karşılaştırma, yerinde gözlem ve İngiltere'deki alanın saygın akademisyenleriyle yapılan görüşmelerden yararlanmış olup elde edilen bilgi ve veriler dini, felsefi, bilimsel ve sosyal gelişmeler ve kavramlar çerçevesinde tarihsel perspektifle analiz edilmiştir. Türkiye'de Cumhuriyet'in başlangıç dönemlerinde yüksek din eğitiminde kesinti yaşanmışken, İngiltere kurulduğu dönemde temel misyonu ilahiyat eğitimi olan üniversitenin kuruluşundan itibaren zamanın şartları doğrultusunda reform ve dönüşüm yaparak günümüze kadar kesintisiz olarak yüksek din öğretimini sürdürmüştür. Ülkenin yüksek din eğitimi modeli, çoğulcu, kapsayıcı ve çok alternatifli karmaşık yapısıyla kendine özgü bir yaklaşımdır. Türkiye de kendine özgü mezhepler ve görüşler üstü bir ilahiyat eğitimi modeline sahiptir. Türkiye ilahiyat fakülteleri daha çok öğretmen yetiştirmeye odaklanırken, İngiltere'de ilahiyat ve din bilimleri entelektüel bireyler yetiştirmeye yönelik daha geniş amaçlı programlardır. Anahtar Kelimeler: Üniversite ve Üniversite Tarihi, İngiliz Üniversiteleri, Teoloji, Din Bilimleri, Seminer Kolejleri, Osmanlı Medreseleri, İlahiyat Fakültesi, Yüksek Din Eğitimi Sistemlerinin Karşılaştırılması *Çalışmanın İngiltere kısmı, "Yurt Dışı Doktora Sırası Araştırma Bursu Programı (2214-A, 2019/2)" çerçevesinde TÜBİTAK-BİDEB tarafından desteklenmiştir.
İmam hatip liselerini tercih eden öğrenci ve velilerin beklentileri ve bu beklentilerin karşılanma düzeyi (İstanbul/Pendik örneği)
İmam Hatip Liselerini Tercih Eden Öğrenci ve Velilerin Beklentileri ve Bu Beklentilerin Karşılanma Düzeyi (İstanbul/Pendik Örneği) Hz. Peygamber döneminde mescidin din eğitiminin merkezi olması vasfı daha sonraki dönemde İslam coğrafyasının genişlemesi, farklı kültürlerle temas, yaşanan siyasi ve sosyal olaylardan sonra genel olarak medreselere geçmiştir. Asırlarca eğitim faaliyetlerinin sürdürüldüğü merkezler olan medreselerin Batıda değişen ve hızla ilerleyen gelişmelere ayak uyduramamaları, XIX. yüzyılda yanı başlarında Batı tarzı yeni eğitim müesseselerin açılmasına sebep olmuştur. Fen ve teknik ilimlerinin okutulduğu bu yeni okullarla beraber bir asra yakın varlıklarını devam ettiren medreseler, cumhuriyetin ilanıyla beraber ilga edilmiştir. Ancak 1920'li yılların hemen başında toplumun din eğitimi ihtiyacını giderme maksadıyla İmam Hatipler açılmıştır. Kurulduğu günden itibaren kısır ideolojik ve siyasi tartışmaların merkezine oturtulan bu okullar zaman zaman bazı olumsuzluklar yaşasalar da sayılarını arttırarak günümüze kadar varlıklarını devam ettirmişlerdir. Toplum tarafından benimsenen ve din eğitimi açısından bir ihtiyaç olarak görülen bu kurumları sığ tartışmalardan kurtarmak, eğitim-öğretim açısından geliştirmek, çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek müesseseler haline getirmek için gayret sarf etmek gerekmektedir. Biz bu çalışmamızda, İmam Hatip Liselerinin her yönüyle gelişmesi ve muhatapları olan öğrenci ve velilerin beklentilerine, ihtiyaçlarına cevap verebilmesi, eğitim kalitesinin arttırılması, bu okulları tercih eden öğrenci ve velilerinin beklentilerinin tespit edilmesi ve bu beklentilerin hangi düzeyde karşılanıp muhatapların ne ölçüde memnun edildiklerinin belirlenmesi maksadıyla betimsel tarama yöntemini kullanarak konuyu ele almaya çalıştık. Çalışmada, okulun genel yapısı, idare ve öğretmenlerin öğrencilere yaklaşımları, öğrenme ortamları ve okulun fiziki yapısıyla ilgili 48 maddede beklentileri, 23 madde ile de bu beklentilerin karşılanma düzeylerini tespitine yönelik likert tipli anket uygulaması yapılmıştır. Öğrenci ve velilerin görüşleri SPSS programında çeşitli değişkenlerle ele alınarak tablolarla betimlenmiştir. Okulların genel yapısı, idare ve öğretmenlerin yaklaşımları, öğrenme ortamı ve okulun fiziki yapısı ile ilgili iyileştirmeler yapılmasına ilişkin yüksek düzeyde beklentide olan öğrenciler, bu beklentilerin karşılanma düzeyi açısından orta düzeyde bir memnuniyet algısına sahiptirler. Buna karşın velilerin beklentilerinin karşılanma düzeyi yüksek çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Beklenti, Eğitim, İmam Hatip Lisesi, Öğrenci, Veli, Memnuniyet Düzeyi
Özbekistan'da bağımsızlık sonrası dönemde din görevlilerinin yetiştirilmesi ve istihdamı (1991-2021)
Özbekistan'da Bağımsızlık Sonrası Dönemde Din Görevlilerinin Yetiştirilmesi ve İstihdamı (1991-2021) İnsanlığın gelişim tarihinde, her milletin ve toplumun dünya biliminin gelişimine katkısı ve yeri olmuştur. Kadim bir tarihe sahip olan Özbekistan, kendi ecdatlarının yükselişini dinî ve dünyevi ilimlere dayanarak zenginleştirmiştir. Bilgi arayışı, o coğrafya toplumunun doğasında var olan en yüksek erdemlerden biri olmuştur. Bu arayış dinî eğitim kurumlarının eğitimine de yansımış ve yüzyıllar boyunca bu alanda zengin, benzersiz bir deneyimler dizisi ortaya konulmuştur. Bu çalışma, Özbekistan'da yüzyıllardan beri faaliyet gösteren, dünyaca ünlü bilim adamları ve fuzalalar yetiştiren bu eğitim kurumlarının tarihçesini, eğitim faaliyetlerini incelemeye ve kısmen de olsa aydınlatmaya adanmıştır. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümü giriş, ikinci bölüm Özbekistan tarihi, üçüncü bölümü Özbekistan'da din eğitimi (genel eğitim sistemi), dördüncü bölümü Özbekistan'da dinî/meslekî eğitim. Araştırmanın ilk bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi ve yöntemi açıklanacaktır. İkinci bölümde; bağımsızlık dönemine ışık tutması açısından İslam'ın Orta Asya'ya girişinden başlayarak bağımsızlığa kadar geçen dönemde din-devlet ilişkileri, din eğitimi, din görevlilerinin yetiştirilmesi ve istihdamına ilişkin ortaya çıkan gelişmelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; Özbekistan genel eğitim sistemi, mesleki din eğitimi ve okullarda din eğitimi konusu incelenmiştir. Dördüncü bölümde: din görevlisi yetiştiren eğitim kurumlarına giriş sınavları ve eğitimin durumu, müfredat programları, ders kitapları, öğretim metotları incelenmiş ve din görevlisi yetiştirme açısından ele alınmıştır. Yine bu bölümde dinî eğitim kurumlarına, camilere ve din görevlileri hakkında yetkili kurum olan Özbekistan Müslümanlar İdaresinin teşkilat yapısı ve birimleri hakkında bilgi verilmiştir. ÖMİ teşkilatının din görevlisi yetiştirmesiyle ilgili faaliyetleri ve din görevlilerinin kadro sayıları değerlendirilmiştir. Tarihsel yöntem, doküman incelemesi, literatür taraması gibi nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Neticede din görevlilerinin eğitim seviyelerinin daha da yükseltilmesi ve istihdamında meydana gelebilecek sıkıntıların giderilmesi uygun olcağı yönünde sonuçlara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Özbekistan Müslümanlar Dinî İdaresi, Dinî Eğitim Kurumları, Medrese, İslam Enstitüsü.
Din dersi ders kitaplarında toplumsal cinsiyet üzerine bir analiz (1929-2018)
Toplumsal cinsiyet, özellikle son yıllarda farklı disiplinler tarafından hakkında çok fazla çalışma yapılsa da geçmişten günümüze kadar taşınmış, çözüme kavuşturulamamış bir sorun alanıdır. Bu soruna ve beraberinde getirdiği diğer sorun alanlarına bağlı olarak dünyanın her yerinde özellikle kadınlar olmak üzere pek çok insan acı çekmektedir. Bu çalışma toplumsal cinsiyet sorununun geleceğe daha derinleşmiş bir sorun olarak ya da çözüm sürecine katkı sağlayarak aktarılmasında önemli bir etkisi bulunan ders kitapları üzerinden yürütülmüştür. Örgün eğitimin gerçekleştirilmesinde önemli bir araç olan ders kitapları öğrencilerin çeşitli toplumsal kültürel roller edinmesinin yanında cinsiyet rollerinin de kazanılmasında aktif rol oynamaktadır. Ders materyallerindeki cinsiyet temsillerinin kültürel değerleri, davranışları, tutumları etkilediği ve ders kitaplarında sunulan cinsiyet rolleri ve kalıpları ile aktarılan mesajların öğrencilerin kimlik, öz saygı gelişimini ve cinsiyetlere karşı tutumlarını şekillendirdiği çeşitli araştırmalar tarafından kanıtlanmıştır. Bu nedenle, derslerde kullanılan her türlü materyal ile birlikte ders kitaplarının toplumsal cinsiyet açısından incelenmesi önyargılardan ve olumsuz mesajlardan arındırılması, özel bir hassasiyet ve titizlik gözetilerek hazırlanması, seçilmesi ve kontrol edilmesi gereklidir. Bu çalışmada, 1929 – 2018 yılları arasında, Türk Milli Eğitim Bakanlığı'nca yayınlanan ve devlet okullarında kullanılan Din Dersi ders kitapları toplumsal cinsiyet açısından analiz edilmiştir. Araştırmanın teorik bölümünde toplumsal cinsiyet; toplumsal cinsiyet kimliği, rolleri, kalıpları ve ayrımcılığı bağlamında ele alınmıştır. Bu bölümde doküman incelemesi, literatür taraması gibi nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünde 89 yıllık süreçte kullanılan DD ders kitapları dönemlere ayrılarak karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Ders kitaplarındaki görsel ve metinlerde yer alan kadın ve erkek figürler toplumsal cinsiyet unsurları açısından içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda belirlenen tüm kategorilerde toplumsal cinsiyet unsurları açısından tüm dönemlerde erkekler lehine sayısal üstünlük tespit edilmiştir.