Theses supervised by Prof. Dr. Veli Ortaçeşme
13 theses · Akdeniz University
Antalya'daki Selçuklu yapılarında bahçe mekânının analizi
Bu araştırmanın amacı, Anadolu'ya yerleşen ilk Türk devleti olması dolayısıyla Türk bahçe kültürünün temelini oluşturacağı düşünülen Anadolu Selçuklu Dönemi'nin Antalya'da yer alan yapılarında bahçe mekânlarını şekillendiren parametrelerin ortaya konmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Selçuklu Dönemi'ne ait 1 adet yapılar kompleksi, 2 adet kervansaray ve 1 adet av köşkü ele alınmış ve incelenmiştir. Günümüze pek azı ulaşabilmiş bahçe materyallerinin çoğu literatür taramaları ile ortaya çıkarılmış; kullanım yerleri ve şekilleri irdelenmiştir. Bu bağlamda, Selçukluların Antalya'daki yapı ve çevrelerinde; önemli bir dış mekân kullanımı olan avlular ve avlularda yer alan elemanlar, bahçe duvarları ve kapıları, mezarlık olarak kullanılan alanlar, heykel niteliği gösteren eserler, Selçukluların büyük önem verdikleri sulama sistemleri ve su yapıları ile gezginlerin anlatımlarından elde edilen bilgiler ışığında bitkisel peyzaj unsurları incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Selçukluların Anadolu'ya gelmeden önce etkileşimde olduğu Çin ve Anadolu'da karşılaştıkları Bizans kültürlerinin bahçe anlayışlarından minimum düzeyde etkilendikleri, İslam dinini benimsemeleriyle oluşan kültürün ise bu bahçelerde daha fazla hissedildiği ancak İslam bahçelerine göre çok daha mütevazı bahçeler olduğu gözlemlenmiştir. Bu bahçeler, herhangi bir aks sistemine dayalı olmayıp, formal tasarım prensiplerini de barındırmayan; doğaya belirli bir şekil vermekten öte, onun bir parçası olma felsefesine uygundur. Gösterişten tamamıyla uzak olan bu bahçeler; ziyafetler, avcılık, hükümet oturumları gibi dış mekân aktivitelerine olanak sağlarken, bahçelerde kullanılmış olan bitki türlerinin güzellik, fonksiyonellik ve yarar sağlama gibi özellikleri bir arada barındırdığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, Selçukluların Anadolu'da yerleşik düzene geçmeleri sonucunda oluşan bahçelerin daha çok işlevsel özelliklere sahip olduğu fikri güçlenmiştir.
Yeşil alanların kent turizmine katkısının Antalya örneğinde incelenmesi
Turizm faaliyetine katılan farklı yaş ve kültüre sahip insanların beklentileri gün geçtikçe değişerek sektörü yeni arayışlara yöneltmekte, bunun sonucu olarak alternatif turizm faaliyetleri önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, yaygın deniz-kum-güneş tatil anlayışına dayalı kitle turizmine alternatif olarak sosyal, kültürel ve sanatsal amaçlarla kentlere yapılan kısa süreli ziyaretleri içeren kent turizmi ön plana çıkmaya başlamıştır. Kentlerdeki çekim unsurları, kent turizminin ortaya çıkmasında etkili bir unsurdur. Kentsel açık ve yeşil alanlar, bu unsurlar arasında önemli bir role sahiptir. Bu tezin amacı, Türk turizminin başkenti olarak nitelenen Antalya'nın sahip olduğu açık yeşil alanların kent turizmine katkısını belirleyebilmektir. Bu amaçla, Antalya kenti, araştırma alanı olarak seçilmiş ve kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerle yapılan anket çalışmasıyla kentin yeşil alanlarının destinasyon tercihini etkileme gücü ölçülmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre ziyaretçilerin % 31,6'sı kentin yeşil alanlarıyla ilgili bilginin seyahat kararını etkilediğini belirtmiştir. % 41,2'lik bir kesim ise edindikleri bilgilerde kentin yeşil alanlarıyla ilgili herhangi bir bilgiye rastlamadıklarını belirtmişlerdir. Buradan kentin yeşil alanları ile ilgili yeterli tanıtım yapılmadığı ve kentin markalaşma sürecinde etkin kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Zira kent tanıtımında önemli olan kurum web sayfalarında ve tanıtım broşürlerinde ülkenin en yeşil kentlerinden biri olan Antalya kentinin yeşil alanları ile ilgili bilgilendirmenin yeterli ölçüde yapılmadığı görülmüştür. Buna karşın özel web siteleri kentin yeşil alanları hakkında daha çok bilgi vermektedir. Araştırma sonuçlarına göre, Antalya destinasyonunun kent varlıklarını pazarlama becerisi ve kent turizminde marka değerinin oldukça düşük olduğu gerçeğine ulaşılmıştır. Bundan dolayı, turizmde markalaşma çalısmalarının, markanın görünen yüzünden çok, görünmeyen değerlerine yatırım yapılarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan kente artı değer katacak önemli unsurlarından olan açık ve yeşil alanların kent tanıtımlarında yer alması ve turisti cezbedici kent varlıkları olarak bu alanlarda gerçekleştirilecek festival vb. etkinliklerle turizm çeşitlendirilmelidir.
Manavgat nehri havzasındaki peyzaj değişiminin peyzajların korunması, planlanması ve yönetimine yönelik değerlendirilmesi
Peyzajlar değişirler çünkü çevrenin değişimi, doğal ve kültürel güçler arasındaki dinamik etkileşiminin sonucudur. Peyzajın değişimi, doğal süreçler sonucu veya insan etkisiyle olabilir. Bununla beraber, insan etkisiyle meydana gelen, habitat bölünmesi ve habitat kaybı şeklindeki değişim, dünya üzerindeki biyolojik çeşitliliğin azalmasında doğal süreçlerden daha fazla etkilidir. Bu çalışmada, Manavgat Nehri Havzasındaki peyzaj değişimi incelenmiştir. 1955-1971, 1971-1981/1986 ve 1981/1986-2010 yıllarına ait arazi örtüsü/alan kullanımı değişimleri monoskopik hava fotoğrafları ve RapidEye uydu görüntüsü kullanarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, 55 yıllık sürede havzada en büyük değişimlerin ormanlık alanların tarım alanlarına, tarım alanlarının ise yerleşim alanlarına dönüşümü şeklinde gerçekleştiği saptanmıştır. Ayrıca, tarım alanlarının ürün çeşitliliğindeki artışa bağlı olarak kendi içindeki değişimleri ve Oymapınar ve Manavgat Barajlarının yapımı nedeniyle karasal sulardaki artış diğer önemli değişimlerdir. Peyzaj metrikleri açısından, çalışma alanının güneyinde, doğal yamaların sayısında, en büyük yama indisinde ve peyzaj şekil indisinde bir azalma, en yakın komşu mesafesinde ise artış belirlenmiştir. Bu sonuç, yerleşim ve tarım alanları arasında kalan doğal yamaların sayısının ve büyüklüğünün azaldığını, ayrıca doğal yamaların izolasyonunun arttığını göstermektedir. Dolayısıyla, çalışma alanında kültürel alanlar giderek daha baskın hale gelmekte, doğal alanları tehdit etmektedir. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında Manavgat Nehri Havzası'nda Peyzajların korunması, planlanması ve yönetimine yönelik öneriler sunulmuştur.
Antalya kenti yeşil alanlarının çok ölçütlü analizi ve planlama stratejilerinin geliştirilmesi
Bu çalışmada Antalya kenti mücavir alan sınırı içerisindeki açık ve yeşil alanlar çok ölçütlü analizler yardımıyla incelenmiştir. Çalışma kapsamında arazi kullanım değişim analizi, mevcut yeşil alanların sistem analizi, aktif yeşil alan varlığı analizi, yeşil alan kullanıcı görüşleri analizi, belediye yeşil alan politika analizi ve swot analizi yapılmıştır. Analizlerden çıkan sonuçlar ve açık-yeşil alan planlama ilkeleri doğrultusunda Antalya kenti için açık-yeşil alan planlama stratejileri ve eylemler tanımlanmıştır. Araştırma alanı sınırları içerisinde 1987-2010 yılları arasındaki arazi kullanım değişimi LANDSAT Uydu görüntüleri kullanılarak tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, 1987 yılında % 8,3 olan kentsel alan 2010 yılında % 21,2'ye yükselirken, orman alanları % 55,2'den % 40,7'ye, tarım alanları ise % 31,6'dan % 22,7'ye düşmüştür. Araştırmada, Antalya kentinde kişi başına 4,2 m² aktif yeşil alan varlığı hesaplanmıştır. Kent genelinde aktif yeşil alanların düzenli bir dağılım göstermediği fakat aktif yeşil alan varlığının yıllara göre artış gösterdiği belirlenmiştir. Kent için geliştirilecek yeşil alan sisteminin yeşil alanlar ve bunların bağlantısını sağlayan yapay ve doğal peyzaj koridorlarıyla sağlanmasının kent mikroklimasına faydalar sağlayacağı, kentin sahip olduğu fiziksel, doğal ve ekolojik özelliklerinin buna uygun olduğu tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında kullanıcı görüşlerini de almak üzere bir anket çalışması yapılmış olup, elde edilen sonuçlar kullanıcıların Antalya'daki yeşil alan varlığını genel olarak yeterli bulmadıklarını göstermektedir. Bu çalışmada geliştirilen yeşil alan planlama stratejilerinin ve eylemlerinin yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
Kentsel yeşil alanlara erişilebilirliğin Antalya Muratpaşa örneğinde çok yönlü analizi
Kentler, arazi kullanımının ve insan etkisinin en fazla olduğu mekânlardır. Yeşil alanlar kent dokusu içerisinde diğer alan kullanımlarını yönlendiren, sınırlandıran, ayıran, işlevlendiren ve birleştiren organik sistemlerdir. Kentlerin düzenli, sağlıklı bir çevreye kavuşabilmesi ve kentlinin yaşam kalitesinin yükselmesi, yeşil alanların kent içindeki dağılımlarına, büyüklüklerine, işlevsel ve estetik niteliklerine bağlıdır. Bir kentsel yeşil alanın erişilebilir olma durumu, insanlar ve yeşil alanlar arasında geniş bir etkileşim yelpazesini içermektedir. Bu etkileşim, yeşil alanlara görsel erişimden başlayarak, bu alanlara belli bir konumdan ulaşım kolaylığını, bu alanlara özgürce girebilme ve bu alanlarda rahatsız edilmeden özgürce hareket etme eylemlerini kapsamaktadır. Yapılan bu çalışma ile Antalya ili Muratpaşa ilçesinden seçilen bir grup mahallede yer alan parkların erişilebilirliği ele alınmıştır. Ağ Analizi Yöntemi kullanılarak seçilen parkların 100 m, 200 m, 300 m, 400 m ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin öngördüğü 500 m mesafesi dikkate alınarak erişilebilirlik haritaları oluşturulmuştur. Çalışmada ayrıca parkları aktif olarak kullanan mahalle sakinleriyle anket çalışması gerçekleştirilmiş, park kullanıcılarına yeşil alan tercihleri ve erişimle ilgili sorular yöneltilmiştir. Çalışma sonuçları kentsel yeşil alanlara erişilebilirlikle ilgili sorunları ortaya koymuştur. İmar mevzuatının öngördüğü erişilebilirlik standardının bile karşılanmadığı tespit edilmiştir. Başta yeşil alan planlaması ve tasarımı olmak üzere, kentsel yeşil alanlarla ilgili konularda yeni bir bakış açısına gereksinim bulunduğu; küresel iklim değişikliğinin kentler açısından bunu zorunlu kıldığı sonucuna varılmıştır.
Avrupa birliği yeşil mutabakat çerçevesinde iklim değişikliği ile uyumlu kentler: Antalya kenti için çikarimlar
Kentler, iklim değişikliğinin her yıl artan olumsuz etkilerinin en yoğun hissedildiği mekânlar olarak, hem risklerin merkezinde hem de çözümün kilit aktörleri arasında yer almaktadır. Sera gazı emisyonlarının ve enerji tüketiminin büyük bir kısmında pay sahibi olan kentlerin, iklim değişikliğine uyumlu, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir dönüşüm gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Avrupa Birliği, 2019 yılında yayımladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı ile 2050 yılına kadar iklim nötr olma hedefini ortaya koymuş; bu hedef, birçok ülke gibi Türkiye'yi de doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiştir. Bu tez çalışmasının temel amacı, Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde iklim değişikliğine uyuma ilişkin geliştirilen politikaları inceleyerek Antalya kenti için stratejik öneriler geliştirmektir. Bu doğrultuda, konuya ilişkin literatür taraması yapılmış ve tematik analiz yöntemiyle Avrupa Yeşil Mutabakatı ve kapsadığı diğer ana strateji belgeleri çözümlenmiştir. Elde edilen temel odak alanlarına dayalı olarak Antalya Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (Sustainable Energy and Climate Action Plan - SECAP) değerlendirilmiş, Valensiya (İspanya) ve Talin (Estonya) kentlerine ait iklim eylem planları ortak bir çerçevede ele alınmıştır. Değerlendirme sonucunda, Antalya SECAP'ın bazı alanlarda Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu stratejiler geliştirdiği, ancak özellikle uzun vadeli hedef eksikliği, ölçülebilir göstergelerin tanımlanmaması, doğa temelli çözümlerin sınırlı yer alması ve eylemlerin bütüncül bir planlama yaklaşımına dayanmaması gibi başlıklarda yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu bağlamda, uzun vadeli ve gerçekçi hedefler belirlenmesi, performans göstergeleriyle desteklenen izleme ve değerlendirme mekanizmalarının geliştirilmesi, doğa temelli çözümler ve yeşil altyapının önceliklendirilmesi, disiplinlerarası kurumsal iş birliği yapılması ve toplum katılımının desteklenmesi gibi öneriler sunulmuştur. Tüm bu öneriler, yalnızca Antalya'nın değil, Türkiye'deki diğer kentlerin de Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine uygun biçimde iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirmesi açısından yol gösterici niteliktedir.
Peyzaj karakter ve peyzaj fonksiyon analizleri ile antalya boğaçayı havzasında peyzaj koruma ve geliştirme stratejilerinin belirlenmesi
Dünya nüfusunun hızla artması, gıda ve hammadde ihtiyacını da artırmakta; bu durum doğal kaynaklar üzerinde büyük bir baskı oluşturarak sürdürülebilirliklerini tehlikeye sokmaktadır. Doğal ve kültürel peyzajlar maruz kaldıkları baskılar sonucunda niteliklerini kaybedebilirler. Bu nedenle peyzajların korunması ve geliştirilmesine yönelik stratejilerin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Bu stratejilerin geliştirilmesinde peyzajların karakterleri ve üstlendikleri fonksiyonlar belirleyici olmaktadır. Bu çalışmada peyzaj karakterleri ve fonksiyonları havza ölçeğinde ele alınmaktadır. Antalya Boğaçayı Alt Havzası örneğinde gerçekleştirilen çalışmada havzanın peyzaj karakter tipleri belirlenmiş; havzayı temsil eden 15 peyzaj karakter tipi bağlamında peyzaj fonksiyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Arazinin ekosistem hizmetleri üretme kapasitesi açısından ele alınan 15 peyzaj fonksiyonu her peyzaj karakter tipi için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Ayrıca çalışma alanı bütünü toplam fonksiyon açısından değerlendirilmiş ve tarım ürünleri fonksiyonu, ticari orman ürünleri fonksiyonu, rekreasyon ve turizm fonksiyonu, kalite parametreleri kullanılarak daha detaylı analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar havzanın % 40'ının 15 peyzaj fonksiyonu açısından yüksek öneme sahip olduğunu göstermektedir. Yüksek öneme sahip bu alanların büyük bölümü tarımsal alanlar ile orman ve yarı doğal alanlardan oluşmaktadır. Boğaçayı dere yatağı da yüksek fonksiyon önemine sahip alanlar arasındadır. Net birincil üretimin (NBÜ) kalite parametresi olarak kullanıldığı tarım ürünleri fonksiyonu açısından havzanın % 8'inin; ticari orman ürünleri fonksiyonu açısından ise % 16'sının yüksek fonksiyon değerine sahip olduğu saptanmıştır. Shannon çeşitlilik indeksi ve orman yaması heterojenlik indeksinin kalite parametresi olarak kullanıldığı rekreasyon ve turizm fonksiyonu açısından havza için iki önem haritası hazırlanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında Boğaçayı Alt Havzası peyzajlarının korunması ve geliştirilmesi için önerilere yer verilmiştir.
Kentsel yeşil alanlarda alan büyüklüğü, bitki örtüsü ve yüzey sıcaklıkları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi: Antalya kenti örneği
Kentleşme ile artan yapı malzemelerinin yüksek sıcaklık depolaması ve çevreye iletilmesi gibi etkenler nedeniyle iklim değişimi hızlanmaktadır. Bu durum, kentlerin kendine özgü bir kentsel iklim oluşturarak kentsel ısı adasına dönüşmesine, çevre ve insan sağlığını tehdit etmesine neden olmaktadır. Kentlerde ekosistem hizmetlerinin temel bileşeni olan yeşil alanlar ekolojik açıdan birçok katkı sağlamaktadır. Bu katkıların başında sıcaklıkların düzenlenmesi, sera etkisinin azaltılarak kentsel ısı adası oluşumunun azaltılması gibi iklimsel düzenlemeler gelmektedir. Bu etkiler yeşil alanın bitki yoğunluğu, alansal büyüklüğü vb. mekânsal birtakım özelliklerine bağlıdır. Antalya gibi sıcaklığın yüksek olduğu ve yılın uzun bir dönemine etki ettiği bir kentte gerçekleştirilen bu çalışmada, kentsel sıcaklıkları azaltmada ve hatta ısıtma etkisi de yaratarak iklim değişikliğinde önemli bir değişken olan bazı yeşil alanlar, mekânsal ve uzaktan algılama yöntemleri ile analiz edilmiştir. Kentleşmenin yoğun olduğu Konyaaltı, Muratpaşa ve Kepez ilçelerinde bulunan üç farklı büyüklük sınıfında değerlendirilen 9 aktif yeşil alan ve etki alanlarında; ayrıca 4 farklı çok büyük kentsel açık yeşil alanın çevresinde oluşturduğu iklimsel etkiler çeşitli değişkenlere bağlı olarak incelenmiştir. Araştırma kapsamında, yeşil alanların iklimsel özellikleri etkilemesinin belirlenmesi yöntemlerinden olan hareketli (mobil) ölçüm ve uzaktan algılama ile yüzey sıcaklıklarının belirlenmesi yapılarak incelenmiştir. Bu ölçümler ve analizler sonucunda elde edilen veriler, çeşitli istatistik analizlere dayanarak değerlendirilmiştir. Buna göre yeşil alanların etki alanlarında ortalama 3 oC serinletme etkisi yarattığı ve bu etkinin alan büyüklüğü arttıkça daha uzak mesafedeki etki alanına ulaştığı belirlenmiştir. Buna ek olarak alandaki bitki yoğunluğunun ve niteliğinin de bu etkiyi değiştirdiği saptanmıştır. Mevsimsel sıcaklık ortalamalarına göre yaz aylarında bitki örtüsü tek başına değerlendirildiğinde ağaç örtüsü (p=0,03) ve diğer bitki örtüsünün etkili olduğu (p=0,002) ve modelin %76'sını açıkladığı, alan büyüklüğü ile birlikte değerlendirildiğinde ise özellikle temmuz ayında diğer bitki örtüsü ve alan büyüklüğü birlikte modelin %80'ini açıkladığı belirlenmiştir (p=0,000). Benzer sonuç kış ayları ortalamasında da elde edilmiştir. Buna göre özellikle şubat ayında alan büyüklüğü ve diğer bitki örtüsü oranı, farklı ölçüm noktalarında anlamlı bir etki oluşturmuş (p=0,000) ve modelin %73'ünü açıkladığı belirlenmiştir. Yüzey sıcaklıkları analizlerine göre ise, sıcaklık ortalamaları 0-50m ve 50-100m etki alanı mesafesinde ayrılmaktadır. Bir alan dışında her alanın merkezinden uzaklaştıkça yüzey sıcaklık farkı oluştuğu, alansal büyüklük arttıkça mesafelere bağlı sıcaklık farkının kademeli olarak arttığı görülmüştür. Buna göre alan merkezleriyle olan sıcaklık farkının; 50m'de 1,15 oC; 100m'de 1,34 oC'ye; 200m'de 2,17 oC'ye kadar ulaştığı tespit edilmiştir.
Parkların mikroiklimsel etkilerinin Aydın Kanza Parkı (Antalya) örneğinde incelenmesi
Dünya genelinde etkili olan küresel ısınmanın bir sonucu olarak kentlerde ısı adası etkisinin artışı, parkların ve yeşil alanların önemini daha da artırmaktadır. Kentsel yeşil alanlar sağladıkları mikro iklimsel etkilerle kentlerde yaşam kalitesine katkıda bulunurlar. Yapılan araştırmalar kent içindeki park alanlarının yaz aylarında kendisini çevreleyen kentsel yapılı çevreye göre daha serin olduğunu göstermektedir. Kentsel yeşil alanların sağladığı iklimsel konfor, sıcak iklime sahip bölgeler için daha da önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, parkların sağladığı mikro iklimsel yararların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda Antalya kentinde yer alan Aydın Kanza Parkı ve yakın çevresinde bir yıl süresince sıcaklık, nem ve rüzgâr hızı ölçümleri yapılmıştır. Ölçümler Ocak 2019'dan itibaren bir yıl süreyle, ağaç altı, çim alan, sert zemin ve havuz çevresi olmak üzere park içindeki dört farklı alandan, haftada bir kez ve sabah (07:00-08:00), öğlen (13:00-14:00) ve akşam (20:00-21:00) saatlerinde olmak üzere günde üç kez, yerden yaklaşık 2 metre yükseklikten yapılmıştır. Bu amaçla Extech 45160 - Rüzgâr Hızı, Sıcaklık ve Nem Ölçüm Cihazı kullanılmıştır. Ölçümler, zaman serili temel deneme yaklaşımı içinde, üç yinelemeli bölünmüş parseller deneme desenine uygun olarak yapılmıştır. Ayrıca, parkın yakın çevresini serinletme etkisini belirlemek üzere, park sınırından itibaren 50. ve 100. metrelerde de ölçümler yapılmıştır. Bunlara ek olarak, Parkın mikro iklimsel etkilerinin artık görülmediği varsayılan, parka yaklaşık 300 m. uzaklıktaki bir açık otopark alanındaki kontrol noktasında da ölçümler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, Aydın Kanza Parkı'nın yazın serinletme etkisine sahip olduğu buna ek olarak kışın ısıtma etkisini de ortaya koymuştur. Park, Antalya'da en soğuk ay olan Ocak ayında, öğle saatlerinde 3,2 oC daha sıcak, en sıcak ay olan Ağustos ayında öğle saatlerinde ise 3,6 oC daha serin bir ortam sağlayarak, kentlinin iklimsel konforuna katkıda bulunmaktadır.
Antalya Konyaaltı kıyı promenadının başarılı kamu mekanı bileşenleri bağlamında irdelenmesi
Bu çalışmada Antalya Konyaaltı Plajı boyunca uzanan kıyı promenadı düzenlemesinin, bir kamu mekanı olarak başarı düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Başarılı kamu mekanı bileşenleri olarak belirlenen erişim ve bağlantılar, aktivite ve kullanımlar, konfor ve imaj, sosyalleşme, ve peyzaj ve onların alt bileşenlerinin sorgulanması temelinde hazırlanan bir anket çalışması ile halkın ve uzmanların görüşleri alınmış ve analiz edilmiştir. Yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, Konyaaltı Kıyı Promenadı genel itibariyle başarılı bir kamusal açık alandır. Alan özellikle aktivite ve kullanımlar, sosyalleşme ve konfor ve imaj bağlamında oldukça başarılı bulunmuştur. Ancak, alan bazı alt bileşenler bağlamında yetersizlikler içermektedir. Yaz ve kış aylarında toplu taşıma ve bisikletle ulaşımın yanı sıra gölgeleme ve yağıştan korunma bakımından yetersizlikler söz konusudur. Alan ayrıca araç ve bisiklet park yerleri ve çeşitli peyzaj donatı unsurları bakımından da yeterli bulunmamıştır. Saptanan sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmiştir.
Enerji etkin planlama kapsamında Antalya kenti için bir yöntem yaklaşımı
İklim değişikliği ve küresel ısınma ile mücadele sürecinde kentsel ısı adası etkisinin azaltılması için kentlerde alınacak en önemli ve kalıcı önlemlerden birisi de enerji etkin planlama ve tasarım uygulamalarıdır. Enerji etkin planlama, bir mekanı tasarlarken o yörenin iklimsel ve topoğrafik özelliklerine duyarlı olmayı gerektirmektedir. Bu çalışma, son yıllarda küresel ısınmanın bir sonucu olarak aşırı iklim olaylarının yaşandığı Antalya kentinin imar planı yapım ve tasarım süreçlerine destek olacak bir enerji etkin planlama yaklaşımı geliştirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada öncelikle kentsel ısı adası etkisi ve kentlerde ısı adasının oluşumuna etki eden arazi örtüsü/kullanımı değişimleri ve bitki örtüsü varlığı/değişimi incelenmiştir. Isı adası etki alanını tespit etmek için kentin iklim ve bölgesel mikro iklim özellikleri, uydu görüntüsü ile hesaplanan yüzey sıcaklıkları ve sabit istasyonlardan ölçülen iklimsel değerler aracılığı ile belirlenmiştir. Arazi kullanımı ve sıcaklık ilişkilerine göre kentsel, kırsal ve yarı kırsal alanlardan seçilen yerleşim adalarında imar planları, yapılaşma durumu, rüzgar yönü, bakı, güneşlenme saatleri, gökyüzü görüş faktörü, güneşlenme ve gölgelenme oranları, bitki örtüsü varlığı ve benzeri enerji etkin planlama ve tasarıma yön veren kentsel karakterler incelenmiştir. Döşemealtı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinde yer alan ve kentsel iklim zonları olarak tanımlanan yerleşme adalarında bulundukları bölgenin iklim özelliklerine uygun enerji etkin planlama ve tasarım araçları önerilmiştir. Antalya kentinde bir yıl boyunca yapılan iklimsel ölçümler ve Ağustos ayında yapılan yüzey sıcaklık analiz sonuçlarına göre, hem yüzey ısı adası hem de kentsel ısı adası etkisi, kırsal ve yarı kırsal alanlar da dahil olmak üzere, kentin tamamında görülmektedir. Bunun ana nedeninin kırsal ve yarı kırsal alanlarda arazi örtüsü değişimlerinin ve bitki örtüsü yoğunluğunun azalması olduğu; kıyı kesimlerde denizin, iç kesimlerde ise yeşil alanlar ve su yüzeylerinin etkisiyle ısı adası etkisinin 6 - 9 °C arasında hafiflediği; kent merkezi ve kırsal ve yarı kırsal alanlar arasındaki sıcaklık farkının 2,60 - 3,80 °C olduğu; kent merkezindeki yeşil alanlarda bitki örtüsü yoğunluğunun 0,4 - 0,6 arasında olduğu; 1987-2010 yılları arasında doğal alanlar ve tarım alanlarında % 24 azalma gerçekleştiği sonuçlarına varılmıştır. ii Antalya kenti özelinde yapılan enerji etkin planlama kapsamındaki bu yöntem yaklaşımının diğer kentlere de uygulanabileceği düşünülmektedir. Bunun için kentlerin içinde bulundukları iklim sınıfına göre belirlenen genel enerji etkin planlama kriterlerinin o kentin ısı adası ve mikroklimasına yönelik araştırmalarla özelleştirilmesi ve yöreye ve amaca özgü özel kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir.
Gebiz kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesinde ekoturizm ve golf turizmine uygun alanların belirlenmesi
Ülkemizde turizmin çeşitlendirilmesi ve tüm yıla yayılması ulusal bir politika olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda golf turizmi gibi uzun yıllardan bu yana desteklenmekte olan turizm türüne ek olarak ekoturizm de gündeme gelmiştir. Turizmin geliştirilmesi için Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ilan edilmekte ve bu alanlar için fiziksel planlar yapılmaktadır. Bu planların ekolojik yapıyı bozmayacak nitelikte olması turizmin sürdürülebilirliği bakımından büyük önem taşımaktadır. Ekolojik yapı göz önünde bulundurulmadan yapılacak turizm tesisleri ve turizm aktiviteleri hassas ekosistemlere zarar vererek önemli çevre sorunlarına neden olabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, Gebiz Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi için hedeflenen kullanımlar olan golf turizmi ve ekoturizm için uygun alanların doğal ve kültürel peyzajların korunması yaklaşımı doğrultusunda saptanmasıdır. Golf turizmi için uygun alanların belirlenmesinde Peyzaj Kaynak Analizi ve Değerlendirmesi Yöntemi ve Kurallı Birleştirme Tekniği kullanılmıştır. Ekoturizm bakımından uygun alanların belirlenmesinde ise uzman görüşleri doğrultusunda Analitik Hiyerarşi Süreci Yöntemi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, doğal ve kültürel peyzajların korunması yaklaşımıyla planlanması durumunda Gebiz Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'nin tek bir golf sahasını taşıma kapasitesine sahip olduğunu; ekoturizm açısından ise yüksek bir değere sahip olmadığını ortaya koymuştur.
Peyzaj kalite hedeflerinin yerel ölçekte belirlenmesi: Antalya Aksu örneği
Ülkemizde 2004 yılında yürürlüğe giren Avrupa Peyzaj Sözleşmesi'nin taraf ülkelere ilişkin yükümlülüklerinden biri de yerel, bölgesel ve ulusal ölçekte peyzaj kalite hedeflerinin belirlenmesidir. Bu çalışmada, Antalya'nın merkez ilçelerinden biri olan Aksu örneğinde peyzaj kalite hedeflerinin yerel ölçekte belirlenmesi amaçlanmıştır. Beş aşamalı olarak yürütülen çalışmada öncelikle alanın doğal, kültürel ve sosyo-ekonomik yapısına ilişkin envanter çıkarılmış ve arazi gözlemleri yapılmıştır. Çeşitli yıllara ait uydu görüntüleri kullanılarak alanın önceki ve şimdiki durumu saptanmış; yıllar içinde alanda oluşan değişimler ortaya konulmuştur. Analiz sonucunda özellikle ilçenin kıyı kesimlerinde önemli değişimlerin yaşandığı, kentsel dokuda büyük bir artış olurken tarım alanlarında ise azalma olduğu saptanmıştır. Ayrıca Aksu peyzajlarının sınıflandırılması amacıyla peyzaj karakter analizi yapılmış; 3 adet peyzaj karakter alanı ve 20 adet peyzaj karakter tipi belirlenmiştir. DPSIR (İtici güç-baskı-durum-etki-tepki) analizi yapılarak itici güçlerin Aksu peyzajları üzerindeki etkileri belirlenmiştir. İlçe peyzajı açısından tarım, çarpık kentleşme ve nüfus artışı, turizm ve ulaşım/altyapı birer itici faktör olarak tanımlanmıştır. Yerel halkın ve uzmanların Aksu peyzajlarına ilişkin görüş ve beklentilerini ortaya koymak amacıyla bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Yöre halkı genel olarak Aksu peyzajlarını beğenmektedir. Uzmanlara göre ise Aksu peyzajlarının kalitesinin arttırılabilmesi için özellikle doğru planlamalar yapmak önemlidir. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında Aksu peyzajlarına yönelik olarak sektörel bazda (tarım, ormancılık gibi) peyzaj kalite hedefleri belirlenmiştir. Ayrıca Aksu peyzajlarının korunması, planlanması ve yönetimine yönelik öneriler sunulmuştur.