Theses supervised by Prof. Dr. Yusuf Öztürk

10 theses · Anadolu University

DoctorateOpen AccessTR

Melatonin ve melatonin reseptörlerinin aorta ve HUVEC üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi

Zamanla insanlarda pineal bezden salgısı azalan melatonin, serebral ve periferik etkiler gösterdiği gibi vasküler etkiler de göstermektedir. Bu çalışmada melatoninin etkisi melatonin reseptör antagonistleri ile kıyaslanarak ortaya çıkan vasküler cevaplar ve hücre içi yanıtlar sıçan aortu ve Human umbilical vein endothelial cell (HUVEC) hücre dizisi üzerinde değerlendirilmiştir. Bu amaçla sağlıklı erkek albino Wistar sıçanlardan (350-400g), endoteli sağlam torakal aortalar çıkarıldı ve aorta halkaları inkübasyon materyaline göre dört gruba ayrıldı. Birinci grup olan, kontrol grubu aortalara hiçbir inkübasyon yapılmadı. İkinci grup non-selektif MT reseptör agonisti (10-5 M) melatonin (MLT), üçüncü grup nonselektif MT reseptör antagonisti (10-5 M) luzindol (LZL), dördüncü grup (10-5 M) MLT ve (10-5 M) LZL kombinasyonu ile inkübe edildi. İnkübasyon periodunun ardından kümülatif KCl (10-50mM) veya Phe (3x10-9-10-6M) ile elde edilen vazokonstriktif cevaplar, ayrıca Ach (10-10-10-5 M) veya SNP (3x10-9-10-6 M) ile elde edilen vazorelaksan cevaplar kıyaslandı. Veriler iki yönlü varyans analizi ve ardından Bonferroni testi (n:5) (Graph Pad) uygulanarak değerlendirildi. Endotel hücresi deneyleri için ise HUVEC hücre dizisi F12 medyumunda kültüre alındı ve inkübasyon materyaline göre 5 gruba ayrıldı. Birinci grup hiçbir inkübasyon yapılmayan kontrol hücrelerden oluşmaktadır. İkinci grup (10-10-7 M) MLT ile, üçüncü grup (10-10-7 M) MLT ve (10-5, 10-6 M) LZL ile, dördüncü grup (10-10-7 M) MLT ve (10-5, 10-6 M) 4P-PDOT ile, beşinci grup (10-10-7 M) MLT ve (10-5, 10-6 M) GR135531 ile 24 saat inkübe edilmiştir. Bu gruplara daha sonra MTT, kalsiyum miktar tayini ve total nitrat/nitrit miktar tayini yapılmıştır. Sonuçlar kontrole göre yüzde olarak verilmiş, iki yönlü varyans analizi ve ardından Bonferroni testi (n:3) yapılarak değerlendirilmiştir (Graph Pad). (10-5M) MLT inkübasyonu (3x10-7-10-5 M) Phe ve (20mM) KCl ile elde edilen vazokonstrüktif yanıtları anlamlı olarak arttırdı ve bu artış (10-5 M) LZL veya (10-5 M) MLT ve LZL kombinasyonunda görülmedi. Ayrıca 10-5 M MLT, Phe ve KCl eğrilerinden elde edilen EC50 değerlerini belirgin olarak arttırdı, bu sonuçlara uygun olarak 10-5 M LZL ve 10-5 M MLT ve LZL kombinasyonunda bu artış görülmedi. Fakat hiçbir grupta Ach ile elde edilen vazorelaksan cevaplarda belirgin bir değişiklik olmadı. 10-5 M MLT ile inkübasyon (3x10-7 and 10-7 M) SNP ile elde edilen vazorelaksan cevapları artırdı, bu sonuçlara uygun olarak 10-5 M LZL veya 10-5 M MLT ve LZL kombinasyonunda bu artmış cevaplar kontrol seviyelerine kadar azaldı. Melatoninin MT reseptörleri aracılığıyla ortaya çıkan sitotoksik etkileri olup olmadığını anlamak için HUVEC hücre dizisi kullanarak MTT testi gerçekleştirildi. 10-10-3 M MLT hücre canlılığını yüzde olarak belirgin biçimde düşürdü (sırasıyla % 60±4, 66±2, 55±1, 65±1, 64±4). fakat 10-4-10-7 M konsantrasyonlarda ise MLT hücre canlılığını kontrole göre hafif bir şekilde artırdı. 10-2 ve 10-3 M MLT?e 10-5 M LZL or 10-5 M 4P-PDOT eklenmesi hücre canlılığını belirgin olarak artırdı ve kontrol seviyelerine ulaştırdı. Benzer sonuçlar 10-1-10-3 M MLT'e 10-6 M LZL veya 10-6 M 4P-PDOT eklenerek de elde edilmiştir. Buna rağmen MLT (10-10-7 M) ile 10-5 veya 10-6 M GR135531 inkübasyonu, MLT (10-10-7 M)?e göre sitotoksisite üzerinde hiçbir fark ortaya çıkarmamıştır. MLT (10-1-10-7 M) inkübasyonu hücre içi kalsiyum miktarı yüzdesini ise artırdı ve MLT ile 10-5 veya 10-6 M LZL ve 10-5 M veya 10-6 M 4P-PDOT kombinasyonu intraselüler kalsiyum seviyesini belirgin olarak azalttı fakat MT3 reseptör agonisti GR135531 kombinasyonu ise MLT ile kıyaslandığında hücre içi kalsiyum miktarı bakımından hiçbir değişiklik göstermedi. HUVEC hücreleri ile melatonin ve melatonin reseptörlerinin NO üzerindeki etkisini anlamak amacıyla NO miktarının bir göstergesi olan total nitrit/nitrat miktar tayini yapılmıştır. 10-4 mM MLT ile azalan total nitrit/nitrat miktarı, 10-5 M 4P-PDOT veya 10-5 M GR135531 ile birlikte inkübasyon yapıldığında anlamlı artış göstermiştir. 10-5 mM MLT ile 10-5 M luzindol kombine olarak inkübe edildiğinde total nitrit nitrat miktarının 10-5 M MLT?ye göre anlamlı olarak azaldığı görülmektedir. MT reseptörlerinin vasküler etkilerinin değerlendirildiği çalışmaların çoğu ya sıçan kaudal arteri yada sıçan serebral arteri kullanılarak yapılmıştır. Kaudal arter (kuyruk arteri) sıçanda önemli görevler ifa ederken insanda kaudal ater hem çok kısa hem de etkisi çok sınırlıdır, serebral arter ise genel vasküler basıncın bir göstergesi olarak kabul edilmekten uzaktır. Dolayısıyla serebral arter veya kaudal arterde görülen etkilerin, aorta gibi özel fonksiyonları olan damarlarda dahil olmak üzere, bütün damar yataklarında aynı şekilde olması gerekir gibi bir genelleme yapmak doğru olmayabilir. Bu sebepten aortada melatonin ve melatonin reseptörlerinin etkileri ayrıca incelenmelidir. Sıçan torakal aortasında protein ve mRNA seviyesinde yanlız MT1 reseptörü bulunması; bu reseptörlerin de endotelde (Tunica adventitia) yoğunlaşması sebebiyle, bu çalışmada 10-5 M MLT, KCl veya Phe ile elde edilen vazokonstriktör cevaplar ve SNP ile elde edilen vazorelaksan cevaplar, endoteli sağlam aortada MT1 reseptörü aracılığıyla ortaya çıkmaktadır. HUVEC kullanarak elde ettiğimiz sonuçlar ise 10-10-3 M MLT'in daha çok MT2 reseptörleri aracılığıyla olmak üzere MT1/MT2 reseptörleri üstünden sitotoksik etkiler ortaya çıkardıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca MLT hücre içi Ca2+ seviyelerini MT1/MT2 reseptörleri aracılığıyla artırmaktadır, MT3 reseptörü ise hücre içi Ca2+ miktarına etki etmemektedir. Total nitrit nitrat miktarı ölçülerek yapılan deneylerden elde edilen sonuçlara dayanarak MLT?nin HUVEC hücrelerinde NO miktarını baskıladığı ve bu etkiyi başlıca MT2 reseptörleri aracılığıyla yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Melatonin, melatonin reseptörleri, HUVEC, aorta, vazoreaktivite, nitrik oksit, kalsiyum, sitotoksisite.

AortKalsiyumMelatonin+3
Şafak Ulusoylar Yıldırım
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Rutin ve benzeri bazı bitkisel komponentlerin analjezi ilişkili nöronal elektrofizyolojik parametreler üzerine etkilerinin primer hücre kültüründe incelenmesi

Polyphenolic phytochemicals with analgesic effects are generating an area of interest in pain management. There are many studies in the literature on the effects of chlorogenic acid, routine and hesperidin on pain and related mechanisms / processes. No study has yet been carried out to examine the effects of these test substances, which are promising bioactive substances in this field, on dorsal root ganglion neurons, in other words at the peripheral level, through the current-voltage curve and action potential parameters. In this thesis, these parameters were investigated via getting recordings performed both in voltage-clamp and current-clamp mode, using each cell as an auto control for the recordings, for the concentrations at concentration of 1 µM, 10 µM and 100 µM. Results obtained provided that all the three tested chemicals have been found to affect the threshold of action potential firing and after-hyperpolarization potentials and reduce type A potassium current densities and maximum conductance of potassium, which suggest a possible beneficial effect on neuronal excitability and induction of analgesia. As for the mechanisms by which these chemicals affect these cells at the single channels, future examination at single channel level is required for more exhaustive understanding of the observed effects.

AnalgesiaElectrophysiologyGanglia+4
Abderaouf Boubekka
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Analjezik etkili bazı polifenollerin dorsal kök gangliyon nöronları üzerindeki elektrofizyolojik etkileri

Pain is one of the conditions that limit the productivity and decrease the quality of life of affected patients. Despite the presence of plenty of effective analgesic, there is a great concern regarding their safety and adverse effects. Quercetin and some other polyphenols play an important role as anti-inflammatory, analgesic, and antioxidant agents. This study was performed on acutely dissociated dorsal root ganglion cells to investigate the effect of three agents (rosmarinic acid, quercetin, and gallic acid) in terms of parameters about cell excitability. The whole cell configuration of the patch clamp technique has been used to evaluate total outward currents and action potential parameters. Control groups were the same test cell groups taken from the same animal. Electrophysiological recordings from dorsal root ganglion cells showed that rosmarinic acid, quercetin, and gallic acid significantly reduce maximal K+ conductance over the membrane potential range tested and shift the peak current and conductance towards more positive membrane potentials. Action potential parameters have been changed after the administration of the chemicals in favor of an inhibition, like the effect observed consequently for K+ currents. Results obtained indicates that the inhibition on K+ currents the substances induce is not concentration dependent. In conclusion, this study clearly presented that the phytochemicals used have the potential to be promising drugs to relieve pain and further research based on this study will provide an efficient approach.

AnalgesiaAnalgesicsPain+6
Ahmed Abduljalıl Radman Hasan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Histamin'in dorsal kök ganglion nöronlarında HCN kanallarına etkisi

Santral Sinir Sistemi, insan ve diğer hayvanların yaşamsal tüm faaliyetleri kontrol eder. Yaşamsal faaliyetler duyu organlarımızla algılanıp sinir sistemi ile impulslar ile beyine iletilmektedir. Sinir Sisteminin en önemli bölümlerinden biri spinal kolondur. Spinal kolonundaki dorsal kök ganglionları sinir sisteminin bir bölümüdür. Dorsal Kök Ganglionları gelen iletileri beyine iletirler. Dorsal kök ganglionlarını dış uyaranlar dışında, endojen ve eksojen kimyasal maddeler de uyarmaktadır. Histamin vücudumuzda bulunan endojen maddelerden birisidir. Histamin, beyin ve bağırsak sisteminde bulunmaktadır. Etkisini histamin reseptörleri aracılığıyla göstermektedir. Genelde allerjenik ve patolojik durumlarda ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda histaminin omurilik dorsal kök ganglionlarında HCN kanal aracılığı ile farmakolojik etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, Patch-clamp tekniği ile deneyler yapılmış ve bu yapılan deneylerden sonuçlar elde edilmiştir.

GanglionHistaminNöronlar+1
Mehmet Hakan Akcan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

An investigation on melatonin administration in painful diabetic neuropathy: Contribution of cation channels and adrenergic related effects

Diabetic neuropathic pain is a highly complex syndrome whose radical treatment has not been discovered yet and it affects quality of life of the patient evidently. Melatonin is a promising drug in scope of this area with a wide spectrum of effects. In this study, the effects and mechanism of action of melatonin on diabetic neuropathic pain have been investigated through in vivo behavioral and in vitro electrophysiological experiments. In the STZ-induced diabetic model, subacute administration of 50 mg/kg, melatonin for 14 days reduced diabetes-induced hyperalgesia and allodynia responses comparable to the reference drug gabapentin by regulating locomotor activity using the Hargreave's and e-Von Frey tests, respectively. The antihyperalgesic and antiallodynic effects of melatonin were reversed with α1, α2 and β-adrenoceptor antagonist administrations findings pointed out that these effects were mediated by the participation of noradrenergic system. On the other hand, through in vitro analyzing effects of melatonin on parameters related to action potential, together with its effects on K+ currents, performed via patch clamp experiments, that exerts a reducing effect on neuronal activity and excitability via opening of K+ channels by increasing the amplitude of IA current, which is one of the systems that play a primary role in pain relief. In conclusion, melatonin shows its antihyperalgesic and antiallodynic effects by using the K+ channel and the noradrenergic system axis. Thus, melatonin provides a promising clinical approach of diabetic neuropathic pain with safety and efficiently.

Diabetes mellitusDiabetic neuropathiesGanglia+5
Ilhem Dallalı
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2023
10
DoctorateOpen AccessTR

Sığla yağının hücre kültüründe yara iyileştirici etkilerinin incelenmesi

Tüm dünya çapında yara tedavisi için yapılan araştırmalar ve uygulamalar göz önüne alındığında, başarılı bir yara tedavisinin ne denli kıymetli olduğu açıktır. Günümüzde yeni ve etkili ajanların keşfi iyileşme sürecini kısaltarak hastaların yaşam konforunu artırmaktadır. Bu tez çalışmasında ülkemizde endemik bir tür olan Liquidambar orientalis'in ürünü olan sığla yağının yara iyileştirici etkilerinin hücre kültürü ortamında test edilmesi ve etki mekanizması araştırılmıştır. Çalışmada in vitro deneyler uygun koşullarda kültüre edilen insan kökenli HaCaT keratinosit hücre hatlarına uygulanmıştır. Çalışmada Muğla'dan iki farklı lokal üreticiye ait sığla yağı getirtilmiştir. Sığla yağının etkinlik karşılaştırması için pozitif kontrol olarak yara iyileştirici etkisi kanıtlanmış olan Centella asiatica bitkisinin standardize ekstresi kullanılmıştır. HaCaT keratinosit hücrelerinde sığla yağının etkinliğinin değerlendirilmesi için toksik olmayan konsantrasyon tespitinde MTT; proliferasyon ve hücre migrasyon tespiti için gerçek zamanlı hücre analiz sistemi; ekstrenin yara iyileşmesi üzerine etkilerini belirlemek için scratch deneyi ve sığla yağının COL1A1 (kollajen tip-1 alfa-1) mRNA ekspresyon düzeyine etkilerinin belirlenmesi için gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu yöntemleri uygulanmıştır. Araştırmada MTT yöntemi sonucunda toksik olmayan konsantrasyonlar 0,1 μg/ml (100 ng/ml), 0,01 μg/ml (10 ng/ml) ve 0,001 μg/ml (1 ng/ml) olarak belirlenmiştir. Gerçek zamanlı hücre analiz sisteminde yapılan 72 saatlik analize göre hücre proliferasyonunda ve migrasyonunda zamana bağımlı olarak 0,001 μg/ml konsantrasyonlarında anlamlı bir artış gözlenmiştir. Scratch analizine göre 48.saat sonunda hücre migrasyonunda zamana bağımlı olarak 0,001 μg/ml konsantrasyonlarında yaranın her iki yakasındaki mesafenin anlamlı bir şekilde kapandığı gözlemlenmiştir. Gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu sonucuna göre ise COL1A1 mRNA ekspresyon düzeylerinde hiçbir artış gözlenmemiştir. Araştırmamızda in vitro ortamda sığla yağının yara iyileşmesinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Hücre kültürüSığla yağıYara iyileşmesi+1
Burcu Ekiz
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Helenalin'in yara iyileşmesi üzerindeki antienflamatuvar etkilerinin araştırılması

Arnica montana travma, çürükler veya doku yaralanmalarından sonra antienflamatuvar ve doku iyileştirici özelliklerindan dolayı kullanılmakta olup hücresel ve moleküler mekanizmaları henüz tam olarak bilinmemektedir. A. montana'nın temel aktif bileşiklerinden biri Asteraceae familyasındaki çeşitli bitkilerde de bulunabilen bir seskiterpen laktonu olan helenalindir. Bu çalışmada, helenalinin LPS ile uyarılmış ve uyarılmamış koşullarda HaCaT hücreleri üzerindeki yara iyileşme aktivitesi değerlendirilmiştir. THP-1 hücreleri, LPS içeren besiyeri ile uyarılmıştır. İlk olarak HaCaT ve THP-1 hücreleri, WST-1 yöntemi kullanılarak toksik veya toksik olmayan konsantrasyonları belirlemek için farklı konsantrasyonlarda (50-0,095 μM) helenalin ile muamele edilmiştir. Ardından, sitotoksik olmayan helenalin konsantrasyonlarının (0,02, 0,2 ve 2 μM) HaCaT hücre proliferasyonu ve migrasyonu üzerindeki etkileri Gerçek Zamanlı Hücre Analiz Sistemi (xCELLigence) kullanılarak belirlenmiştir. Yara kapanması ile ilişkili olarak çizik deneyi yapılmıştır. Helenalinin enflamasyonlu ve enflamasyon olmayan durumlarda 48. saatteki sitokin düzeyleri ölçülmüştür. Sonuç olarak 1,56 µM'den yüksek konsantrasyonlarda Helenalin, HaCaT ve THP-1 hücreleri üzerinde önemli sitotoksik etkiler göstermiştir. Bu nedenle 0,02, 0,2 ve 2 μM konsantrasyonlarda helenalin yara iyileşme aktivitesi araştırılmıştır. Gerçek zamanlı hücre çoğalması, migrasyon, çizik ve sitokin analizlerinin sonuçlarına göre LPS ile uyarılmış besiyerinde 0,02 ve 0,2 μM helenalin ile muamele edilmiş HaCaT hücrelerinin hücre çoğalması, çizik kapanması ve antienflamatuvar etkileri önemli ölçüde artmıştır. Özellikle, HaCaT hücreleri üzerindeki en yüksek yara iyileşme aktivitesi, LPS ile uyarılmış ortamda 0,02 μM Helenalin konsantrasyonunda belirlenmiştir.

Antiinflamatuar ajanlarArnika montanaHelenalin+4
Sevda Nur Yüksel
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı benzotiyazol türevi bileşiklerin streptozotosin ile deneysel alzheimer modeli oluşturulmuş sıçanlara ait öğrenme ve bellek parametreleri üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, yeni sentezlenmiş beş adet benzotiyazol türevinin, intraserebroventriküler streptozotosin (STZ) enjeksiyonu ile deneysel Alzheimer modeli (DAM) oluşturulmuş olan sıçanların öğrenme ve bellek parametreleri üzerine etkileri araştırılmıştır.Etkileri test edilecek olan bileşikler, Alzheimer hastalığı'nı (AH) tedavi edici etkileri kanıtlanmış olan donepezil, FK960 ve sabeluzol adlı bileşiklerin fonksiyonel gruplarından hareketle sentezlenmiştir.1 mg,kg-1, 5 mg,kg-1 ve 10 mg,kg-1 dozlarında test edilen bileşiklerin, DAM oluşturulmuş sıçanların öğrenme ve bellek parametreleri üzerine etkilerini araştırmak üzere, yükseltilmiş artı labirent, Morris su tankı ve aktif öğrenme testleri uygulanmıştır. Bileşiklerin sıçanların spontan lokomotor aktiviteleri ve anksiyete düzeyleri üzerine etki gösterip göstermediklerini araştırmak üzere ise aktivite kafesi deneyleri yapılmıştır.Bu araştırmanın sonucunda, farmakolojik aktiviteleri incelenen beş benzotiyazol türevi bileşiğin dördünün, DAM oluşumuna bağlı olarak sıçanlarda ortaya çıkan öğrenme ve bellek bozukluklarına ilişkin parametreleri düzelttiği, serideki etkin bileşiklerin referans ilaç olarak kullanılan donepezile yakın düzeyde etki gösterdiği ortaya konulmuştur.Bileşiklerin yapı-etki ilişkileri incelendiğinde, kimyasal yapılarında fenil yerine, benzil grubu içeren bileşiklerin daha aktif oldukları saptanmıştır. Diğer yandan, bileşiklerin lipofiliteleri yükseldikçe, öğrenme ve bellek parametreleri üzerine gösterdikleri aktivitelerin de arttığı belirlenmiştir. Bu sonuç, lipofilitesi yüksek olan bileşiklerin santral sinir sisitemine girişlerinin daha fazla olması ile ilişkilendirilmiştir.Bu araştırmada elde edilen bulguların, AH'na bağlı öğrenme ve bellek bozukluklarını düzeltme potansiyeline sahip kimyasalların sentezine yeni bir ışık tutacağına ve henüz radikal bir tedavisi olmayan AH'nı tedavisi etmek üzere hızla devam eden ilaç geliştirme çalışmalarına katkıda bulunacağına inanılmaktadır.

Aktif öğrenmeAlzheimer hastalığıBenzotiyazoller+6
Ümide Demir Özkay
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı doğal fenolik bileşiklerin deneysel diyabet ve diyabetik düz kas komplikasyonları üzerine etkileri

Tez kapsamında streptozotosin (STZ) ile diyabet oluşturulmuş 6 haftalık sıçanlardan izole edilen aorta, Vas deferens, mide fundusu ve ileumlarında gelişen diyabetik komplikasyonlar ve bu komplikasyonların gelişimi üzerine 3 hafta süresince antioksidan aktiviteye sahip olan ve etki gücü hidroksil sayısına göre artan sırasıyla, p-OH benzoik asit, protokateşik asit ve gallik asit uygulanmasının etkileri izole organ deneyleri ile incelenmiştir. 6 haftalık STZ-diyabetik sıçanlarda hiperglisemi gelişmiş, tüketilen su ve idrar atılım hacimleri, tüketilen yem ve dışkı atılım miktarları artmış, vücut ağırlıkları azalmıştır. Protokateşik asit tüketilen yem ve dışkı atılımındaki diabete bağlı artışı anlamlı olarak önlemiştir. İzole aortanın fenilefrine karşı, Vas deferensin fenilefrin ve asetilkoline karşı, ileumun asetilkoline karşı alınan kasılma cevaplarında artış, fundusun serotonine karşı verdiği cevaplarda ise düşüş gözlenmiştir. İn vivo p-OH benzoik asit, protokateşik asit ve gallik asit uygulanmasının düz kaslarda oluşan bu değişiklikleri önlediği, değiştirmediği veya ilerlettiği, kimi zaman ise diyabet ile bozulmayan düz kas aktivitesinde sağlıklı hayvanlara göre değişikliklere neden oldukları belirlenmiştir. Bu veriler doğrultusunda p-OH benzoik asit, protokateşik asit ve gallik asitin göstermiş oldukları olumlu veya olumsuz etkileri antioksidan güçlerinden ve diyabetik komplikasyonlardan bağımsız bir şekilde gösterdikleri, oluşturulan deney koşullarında prooksidan aktivite göstermiş olabileceği düşünülmüştür.

Benzoik asitDiabetes mellitusFenoller+6
Nurcan Bektaş
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı fenolik asitler ve kombinasyonlarının antioksidan aktivitelerinin değerlendirilmesi

Serbest radikaller eşleşmemiş elektron taşıyan kararsız iyon veya moleküllerdir. Antioksidanlar ise serbest radikallerin olumsuz etkilerini önleyen veya ortadan kaldıran maddelerdir. Bitkilerin rengi, kokusu ve tadından sorumlu fenolik asitler ise önemli antioksidan kaynaklarıdır. Tez kapsamında, bazı hidroksibenzoik asit (gallik, protokateşik, vanilik, p-hidroksibenzoik ve salisilik asitler) ile hidroksisinnamik asitlerin (ferulik, ?r-sinnamik, kafeik, p-kumarik, o-kumarik asitler) ve bunların kombinasyonlarının antioksidatif (Ransimat ve (3-karoten-linoleik asit sistemi ile) ve antiradikal aktiviteleri (DPPH üzerinden serbest radikal süpürücü etki tayini) sentetik antioksidanlar BHT ve BHA' nınkiler ile karşılaştırılmıştır. Ransimat yönteminde zeytin yağına ilave edilen fenolik asitlerden GA, KAA, proKA ve FA' in lipid oksidasyonunun indüklenme zamanını oldukça arttırdıkları görülmüştür. DPPH üzerinden serbest radikal süpürücü etkileri, test edilen fenolik asitlerin GA = proKA > KAA, kombinasyonlarının ise GA+proKA > GA+VA > GA+pOHBA > GA+SAA > FA+KAA > pKUA+KAA şeklinde tesbit edilmiştir. P- karoten-linoleik asit sistemi ile antioksidan aktivite tayininde ise test edilen hiçbir fenolik asit veya kombinasyonunun P-karoten oksidasyonunu BHT veya BHA kadar inhibe edemediği, ancak çok düşük aktivite gösterdikleri tesbit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Serbest radikaller, antioksidanlar, fenolik asitler, DPPH (2,2-difenil-l-pikrilhidrazil), serbest radikal süpürücü etki, Ransimat yöntemi, p-karoten linoleik asit sistemi

Nurcan Bektaş
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2005
00

Other supervisors