Theses supervised by Prof. Dr. Ömer Küçük
13 theses · Kastamonu University
Kastamonu Orman İşletme Şefliğinin yanıcı madde ve topoğrafik özelliklere göre yangın tehlikesinin haritalanması
Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü içerisindeki yangına duyarlılığı fazla olan karaçam türünün yoğun olduğun olarak bulunduğu Kastamonu Merkez Orman İşletme Şefliği çalışma alanı olarak seçilmiştir. Kastamonu Merkez Orman İşletme Şefliğinin Coğrafi Konumu, orman alanı, alan içerisindeki köyler, iklim özellikleri, bitki ve orman topluluklarının çeşitleri hakkında bilgi verilmiştir. Kastamonu Orman İşletme Şefliğinin orman alanları yangın risk potansiyeli ile yangın tehlike potansiyeli parametreleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Yangın risk ve tehlikesi potansiyeli değerlendirmesinde kullanılan parametrelerden ağaç tür kompozisyonu sınıfları içerisinde: saf karaçam türleri, karaçam ve diğer yapraklı türler, karaçam ve diğer ibreli türler, açıklık alanlar, bozuk türler, diğer ibreli ve diğer yapraklı türler bulunmaktadır. Bakı Faktörü sınıfları içerisinde: Açıklık alanlar, Kuzey bakılı, Kuzeydoğu bakılı, Doğu bakılı, Güneydoğu bakılı, Güney bakılı, Güneybatı bakılı, Batı bakılı, Kuzeybatı bakıları bulunmaktadır. Tarım alanına yakınlık sınıfları içerisinde tarım alanına yakınlığı 0-100m, 101-200m, 201-300m ve >300m üstü değerler bunmaktadır. Yerleşim alanına yakınlık sınıfları içerisinde 0-100m, 101-200m, 201-300m ve >300m üstü değerler bunmaktadır. Yola yakınlık faktörü sınıfları içerisinde 0-100m, 101-200m, 201-300m ve >300m üstü değerler bunmaktadır. Gelişme Çağı sınıfları içerisinde açıklık alanlar, gençlik çağı, sıklık çağı, ince ağaçlık çağı, orta ağaçlık çağı, kalın ağaçlık çağları bulunmaktadır. Meşçere Kapalılığı sınıfları içerinde açıklık alanlar, bozuk (<=10), %11-%40 arası kapalılık, %41-%70 arası kapalılık, %71-%100 kapalılıkları bulunmaktadır. Eğim Faktörü sınıfları içerisinde <=%5 eğim, %6-%15 arası eğim, %16-%35 arsı eğim, >%35 üstü eğimler bulunmaktadır. Yangın risk ve tehlike potansiyeli değerlendirilmesinde: Çok düşük değer, düşük değer, orta değer, yüksek değer, çok yüksek değerler olarak değerlendirme yapılmıştır. Kastamonu Merkez Orman İşletme Şefliğinin yangın riski ve tehlikesi potansiyeli hassasiyet sınıflandırması haritaları oluşturulmuştur.
Anadolu karaçamı (Pinus nigra) ve sarıçam (Pinus sylvestris) gençleştirme meşcerelerinde kontrollü yakma uygulamalarının toprak özellikleri ve mikroeklembacaklıları üzerine olan etkilerinin belirlenmesi
Kontrollü yakma doğal yangın rejimlerini kontrol etmek, yanıcı madde miktarını yönetmek, şiddetli orman yangınları riskini azaltmak gibi farklı ormancılık faaliyetleri için yönetim aracı olarak kullanılmaktadır. Özellikle toprak üzerindeki yanıcı madde miktarının azaltılması ile mineral toprak açığa çıkmaktadır. Bu durum toprağı fiziksel, kimyasal ve biyolojik olarak etkilemektedir. Bu çalışmada Anadolu karaçamı ve sarıçam gençleştirme meşcerelerinde kontrolü yakmanın toprak özellikleri ve mikroeklembacaklılar üzerine etkileri araştırılmıştır. Kontrollü yakma sonrası örtü yangını geçirmiş alan, üzerindeki kül rengi ve miktarına göre az şiddetli, orta şiddetli ve şiddetli olmak üzere toplamda 9 deneme alanı oluşturulmuştur. Toprak işlemesi yapılan alanlar ile kontrol alanlarından da örnekler alınmıştır. Örneklerde saturasyon, pH, EC, organik madde, N, C/N, P, Ca, Mg, K, Na ve toplam kireç gibi bitki besin elementlerinin analizleri yapılmıştır. Toprak mikroeklembacaklıların belirlenmesinde ise örnekleme yanmış alanın içinden üç (kenar etkisi, orta, üst) ve bir kontrol alan dahil toplam dört deneme alanı koridorlar oluşturularak kurulmuştur. Canlılar modifiye berlesse hunisi ile ekstrakte edilmiştir. Ayrıca mikroeklembacaklı örneklemesi yapılan alandan alınan toprak örneklerinde sıcaklık, pH ve EC analizleri de yapılarak mikroeklembacaklıların yaşamsal faaliyetleri tespit edilmiştir. Kontrollü yakma uygulamasında ortalama yangın şiddeti değeri Anadolu karaçam meşceresinde 621 kW/m ve sarıçam meşceresinde 156 kW/m olarak gerçekleşmiştir. Her iki meşcerede yangın şiddetlerinin düşük olması toprak özelliklerini olumlu yönde etkilemiştir. Ayrıca toprak üzerindeki istiflenmiş ölü örtü tabakası kaldırılmış tohumun direk toprakla buluşması sağlanmıştır. Yakma uygulaması düşük şiddetli olsa bile toprak ölü örtüsünü uzaklaştırdığı için mikroeklembacaklıların beslenme kaynaklarının azaltmış, yaşamsal faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemiştir. Mikroeklembacaklılar çalışma süresince karaçam meşceresinde %36 kontrol, %16 kenar etkisi, %24 orta ve %24 üst, sarıçam meşceresinde ise %41 kontrol, %22 kenar etkisi, %20 orta ve %17 üst alanlara gelebilmişlerdir. Anadolu karaçamı ve sarıçam meşcerelerinin her birinde 10 taksona ait 10 familya tespit edilmiştir. Bu araştırma kapsamında, yangın ekolojisinde orman yangını sonrası biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilmesinde alanın rehabilitasyonu da yangın yöneticilerine katkı sağlayacaktır.
Makine öğrenmesi ile orman yangını riskinin tahmin edilmesi: Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğü örneği
Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü'nün Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğü'nde gerçekleştirilen bu çalışmada makine öğrenmesi ile orman yangın riskinin tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Yangın riskinin tahmin edilmesinde 2017-2022 yılları arasında Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğü'nde meydana gelen yangınlara ait veriler ile hiç yangın çıkmamış alanlara ait veri seti kullanılmıştır. Makine öğrenmesi ile orman yangının riskinin tahmin edilmesi için 4 ana kriter (meşcere özellikleri, topoğrafya, çevresel faktörler ve meteorolojik veriler) ve 12 alt kriter (ağaç türleri, gelişim çağı, kapalılık, eğim, bakı, yükseklik, yerleşim yerine uzaklık, tarım alanlarına uzaklık, yola uzaklık, su kaynaklarına uzaklık, sıcaklık ve rüzgâr hızı) belirlenmiştir. Yangın riskinin belirlenmesi için makine öğrenmesi olarak Çok Katmanlı Algılayıcı, Rastgele Orman ve Destek Vektör Makineleri kullanılmıştır. Makine öğrenmesi ile yapılan deneysel çalışmalar en az %94'lik doğruluk oranına ulaşılmıştır. Bu sonuç, makine öğrenmesi yöntemleri ile orman yangın riskinin tahmininde etkili olabileceğini göstermektedir. Bu çalışmanın sonuçları orman yangını riskinin tahmin ederek olası orman yangınlarının çıkabilecek alanlarda yangın çıkmadan önce önlemlerin alınmasına ve erken müdahale yapılmasına katkıda bulunacaktır.
Orman yangınlarında su tanklarının kullanımının değerlendirilmesi: Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü örneği
Orman yangınlarıyla mücadele ve söndürme faaliyetlerinde en önemli unsur insan kullanılan hava ve kara araçları ile ekipmanlardır. Kara araçları olarak Orman Genel Müdürlüğü'ne ait arazözler yangınla mücadele faaliyetlerinde önemli yer tutmaktadır. Bununla birlikte ulaşımın zor ve zaman alıcı olduğu yerlerde su tankları yangına ilk müdahalede önemli yer tutmaktadır. Bu sebeple Orman Genel Müdürlüğü tarafından 2009 yılından bu yana 2,5 tonluk traktöre monte edilebilen ve traktör miliyle çalışan su tankları orman köylülerine dağıtılmıştır. Bu çalışmada Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü'nde dağıtılan su tanklarının orman yangınları ile mücadelede kullanım durumları araştırılmıştır. Su tanklarının kullanım durumları anket yöntemi ile değerlendirilmiştir. 2009 -2014 yılı sonuna kadar 193 adet su tankı dağıtılmıştır. Dağıtılan su tankları sayısı ile Orman İşletme Müdürlüklerinin yangına hassasiyet dereceleri arasında önemli bir ilişki olduğu görülmüştür. Zira Bölge Müdürlüğü ormanlarının yaklaşık %50'si yangına ikinci derecede hassas bölgede yer almaktadır. Su tanklarının %63'ü yangına ikinci derece hassas bölgede yer alan işletme müdürlüklerine dağıtılmıştır. Aynı şekilde yangın adedi ile su tankı sayısı arasında da ilişki olduğu görülmüştür. Dolayısıyla su tankı dağıtımında yangın sayısının göz önünde bulundurulduğu ifade edilebilmektedir. Orman içinde veya bitişiğinde yaşayan orman köylülerinin ormanda çıkan yangınlara İşletme Müdürlüklerinin ekiplerine nazaran daha erken ulaşabileceğinden ve yangına ilk müdahaleyi daha hızlı yapabileceğinden orman köylülerine verilen 2,5 tonluk su tanklarının yerinde ve amacına uygun bir uygulama olduğu ifade edilebilir.
Ilgaz Dağı Milli Parkı'nın kuş faunası
Kasım 2014 – Temmuz 2015 tarihleri arasında yapılan bu çalışma ile Ilgaz Dağı Milli Parkı'nda bulunan kuş türleri ile bu kuş türleri popülasyon yoğunluğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. Kuş türlerinin tespiti için yapılan çalışmada transekt ve nokta gözlem ve sayım metodu uygulanmıştır. Çalışma alanı 1.118 ha'lık alana sahiptir. 9 ay boyunca gözlem yapılmıştır. Araştırma sahasında üç çalışma istasyonu belirlenmiştir. Bu istasyonlar; ormanlık alan, sulak alan ve orman içi açıklıklar olarak farklı habitat özelliklerini karakterize etmesi amaçlanarak belirlenmiştir. Çalışma sonunda, 10 takımın 27 familyasına ait olan 54 kuş türü tespit edilmiştir. Takımlara göre türlerin sayısal dağılımı; Passeriformes 35, Falconiformes 4, Columbiformes 3, Ciconiiformes 2, Coraciiformes 2, Strigiformes 2, Caprimulgiformes 1, Cuculiformes 1, Galliformes 1, Piciformes 1 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışma ile, Ilgaz Dağı Milli Parkı kuş faunasına 18 yeni tür ilave edilmiştir. Araştırma sahasında en baskın takım Passeriformes iken Galliformes, Caprimulgiformes, Cuculiformes, Piciformes takımının baskınlığı en az bulunmuştur. Birinci istasyonda en fazla gözlenen tür Serçe (Passer domesticus), ikinci istasyonda en fazla gözlenen tür Akkuyruksallayan (Motacilla alba), üçüncü istasyonda en fazla gözlenen ise İspinoz (Fringilla coelebs) türü olmuştur. Ilgaz Dağı Milli Parkı'nda Serçe (Passer domesticus) en çok gözlemlenen tür olmuştur.
Türkeli-Çatak mevkiinde fotokapanla tespit edilen büyük memeli türler ve ekolojik özellikleri
Son yıllarda, bilimsel çalışmalarda oldukça sık kullanılan fotokapanlar; büyük memeli türlerinin popülasyon yoğunluğu, habitat tercihi, tür çeşitliliği ve birey tespitinde önemli bir yer tutmaya başlamıştır. Bu çalışmada, Sinop İli Türkeli İlçesi Çatak mevkiinde sistematik yöntemle yerleştirilen 18 adet ve oportünist yöntemle yerleştirilen 7 adet fotokapan istasyonundan elde edilen 3980 fotokapan günü verileri değerlendirilmiştir. 18 ay süren arazi çalışması ile elde edilen veriler; çalışma alanındaki büyük memeli tür çeşitliliği, gün içi ve yıllık aktivite desenleri, tür dağılımları ve türlerin ekolojik özelliklerinin tespitinde kullanılmıştır. Çalışma ile alandan 11 tür büyük memeliye ait toplam 2484 adet fotokapan kaydı alınmıştır. 611 adet kayıt ile en fazla görülen tür yaban domuzu olup; onu 474 adet kayıt ile karaca takip etmiştir. En az kaydı alınan tür ise 108 adet ile porsuk olmuştur. Vaşak türüne ait sadece bir adet fotokapan kaydı alınabilmiştir. Çalışma sonuçları "Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi" kapsamında izlenmesi gereken "Hedef Türce Zengin Habitat ve Özellikli Yaban Hayatı Alanı" olarak belirlenen bu bölgedeki koruma ve izleme faaliyetlerine ışık tutacak ve koruma çalışmalarının daha etkin bir şekilde yürütülmesine önemli katkılar sağlayacaktır.
Müdahale görmüş karaçam (Pinus nigra Arnold.) meşceresi kesim artıklarında yangın davranışı
Orman yangınları genellikle orman ölü örtüsünden başlar. Bu çalışmada müdahale görmüş karaçam meşcerelerinde belirli şartlar altındaki yanıcı maddeler ve hava hallerinde 33 adet küçük ölçekli deneme yangınları yapılmıştır. Ölü örtüdeki yanıcı maddeler bakım çalışmaları sonucu oluşan ibre ve ince dallardan oluşmuştur. Müdahale görmüş karaçam meşcerelerindeki oluşturulan yanıcı madde parsellerinde yanıcı madde miktarı 3,0 ile 10,2 kg m–² arasında değişmiştir. Rüzgar hızı ise 0,3 km h-¹ ile 8,4 km h-¹ arasında, ince yanıcı madde nem içeriği ise %10 - %21 arasında değişmiştir. Yayılma oranı ve yangın şiddeti ile yanıcı madde ve hava halleri arasındaki ilişkiler korelasyon ve regresyon analizleri ile belirlenmiştir. Deneme yangınları sonucunda ölü örtüdeki yangın yayılma oranı 0,47 ile 6,92 m/dak arasında değişmiştir. Yangın şiddet değerleri ise 173 ile 10239 kW/m arasında değişmiştir. Analizler sonucunda rüzgar hızı hem yayılma oranı (R²: %71) hem de yangın şiddetindeki (R²: %74) değişikliği açıklayan en etkili faktör olmuştur. Bu çalışma sonuçları benzer özellikteki meşcerelerde örtü yangını davranışını tahmin etmede ve ölü örtüdeki yanıcı maddelerin yönetiminde kullanılacaktır.
Kastamonu ve Sinop'ta karacanın (Capreolus capreolus) popülasyon ekolojisi
Karaca (Capreolus capreolus) Avrupa'daki av turizmini yakından ilgilendiren en önemli türlerden biridir ve Türkiye'deki Cervidae (Geyikgiller) familyasının en küçük türüdür. Türkiye'de ve özellikle Batı Karadeniz Ormanlarında geniş bir yayılış alanına sahip bir tür olup, bu çalışma ile bu türün önemli yayılış alanlarından olan, Orman ve Su İşleri X. Bölge Müdürlüğü sınırlarının içerisinde yayılış gösteren popülasyonu bu çalışma ile ilk kez incelenmiştir. Karacaların popülasyon ekolojisinin belirlenmesine yönelik yapılan bu çalışmanın farklı alanlarda yürütülmesi, farklı yaklaşımlarla farklı konuların açıklanması neticesinde her bölümün kendine ait giriş, materyal ve yöntem, bulgular ve sonuçlar kısımları oluşturulmuş, türe ait popülasyon ekolojisinin ortaya konulması için 4 ana konu belirlenmiştir. Birinci bölümde karacaların GPS vericili tasmalar kullanılarak yapılan izleme çalışmaları ve bu çalışmaların sonucu olarak elde edilen veriler incelenmiş, alanlarda yayılış gösteren karacaların mevsimsel ve günlük aktiviteleri, habitat tercihleri ve yaşam alanları belirlenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucu alana salınan erkek bireylerin dişi bireylere göre daha aktif olduğu, bireylerin saf ormanlardan ziyade karışık ormanları tercih ettiği, karacaların genel olarak akşamüstü 17:00 ile 19:00 saatleri arası, gece yarısı 23:00 ile 01:00 arası, sabah 05:00 ile 06:00 arası hareketli olduğu tespit edilmiştir. İkinci bölümde son yıllarda habitat uygunluk modellemeleri oluşturmak için sıkça kullanılan yöntemlerden biri olan maksimum entropi yaklaşımı ile karacaların iki farklı bölgede habitat uygunluk modelleri oluşturulmuş ve türe ait çevresel ve ekolojik değişkenlerle olan ilişkisi incelenmiştir. Kastamonu'daki habitat uygunluk modelinin ROC değeri 0,873 olarak bulunmuştur. Jackknife testinin sonuçlarına göre modeli etkileyen en etkili faktör yükseklik olmuştur. Bunu izleyen değişkenler alandaki yol ağı yoğunluğu, su kaynaklarının yoğunluğu ve bitki sınıflarıdır. Sinop'taki habitat uygunluk modelinin ROC değeri ise 0,971 olarak bulunmuştur. Jackknife testinin sonuçlarına göre burada da en etkili faktör yükseklik olmuştur. Bunu izleyen değişkenler alandaki bitki sınıfları, su kaynaklarının yoğunluğu ve topoğrafik pozisyon indeksidir. Üçüncü bölümde karacaların dışkı analizi yapılarak mevsimsel bitki tercihleri tespit edilmiş, doğrudan gözlem sonucu elde edilen türlerin yüzey örtücülükleri ve yaşam formları belirlenmiştir. Selektif herbivor olarak nitelendirilen karacaların yaz aylarında daha çok çalı ve otsu taksonlar ile beslendiği, kış aylarında ise ağaç ve ağaççıklar ile de beslendiği, kış aylarında toplamda canlının 59 bitki taksonu olmak üzere toplam 73 besin türü ile beslendiği tespit edilmiştir. Dördüncü bölümde ise karacaların mitokondriyal DNA analizi sonucu filogenetik incelemesi yapılmış, Kastamonu'da yaşayan bireyler ile Avrupa'daki karacaların arasındaki filogenetik ilişki incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar sonucu alandaki karacaların Avrupa'daki 2 ayrı farklı genetik kola ait karacaların genetiğiyle benzerlik taşıdığı tespit edilmiştir. Çalışma bu zamana kadar karacalar üzerine yapılmış Türkiye'deki en detaylı çalışmadır. Sonuçların ülkemiz yaban hayatı çalışmaları ve yaban hayatı yönetimine ışık tutması beklenmekte, elde edilen çıktıların ülke genelinde gerçekleştirilen tür koruma ve eylem planları kapsamında karacalar ile ilgili yürütülen çalışmalara katkıda bulunacağı öngörülmektedir.
Karaçam meşcerelerindeki örtü ve tepe yangınlarının toprak özellikleri üzerine etkisi
Yangın şiddeti toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerini değiştiren önemli parametrelerden birisidir. Farklı yangın şiddetlerinin toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısı üzerindeki etkilerinin bilinmesi, ağaçlandırma çalışmalarının başarısı ve ekonomisi açısından büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada, ziraat alanında çıkan ve ormanlık alana sirayet eden karaçamda orman yangınının toprağın bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerine olan etkileri incelenmiştir. Yangın şiddeti düşük ve yüksek şiddet olarak iki kısımda değerlendirilmiştir. Örnek alanlar; karaçam meşceresinin yangın görmüş örtü ve tepe yangını geçirmiş alanlar ve kontrol alanı ile ziraat alanının yanmış ve yanmamış alanlardan oluşmuştur. Yangından sonra 10 ay boyunca toplam 210 adet toprak örneği 0-5 cm ile 5-10 cm derinlik kademesinden alınmıştır. Toprak özelliklerinden pH, toprakta kireç, organik madde, fosfor, potasyum, toplam tuz analizleri, toprak tekstürü (kum, kil, toz yüzdeleri) belirlenmiştir. Ayrıca yangının toprak özellikleri üzerine etkisini görmek için t-testi yapılmıştır. Yangın geçirmiş karaçam meşceresinde örtü ve tepe yangınının toprak özellikleri üzerine yapmış olduğu kısa dönem etki tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar yangın geçirmiş karaçam meşcerelerinde yangın sonrası ağaçlandırma çalışmaları için kullanışlı olacaktır.
Anızda yangın davranışı
Orman alanlarına bitişik olan tarım alanlarında meydana gelen anız yangınları orman yangınlarına sebep olmaktadır. Anız yangınlarının yayılma oranı ve yangın şiddetinin bilinmesi yapılacak müdahalenin başarısı için önemlidir. Bu çalışmada müdahale tarım alanlarında hasadı yapılan buğday ve arpa anızlarında farklı meteorolojik şartlar altında anız yangınları yapılmıştır. 44 adet anız yangını verilerine göre yayılma oranı ve yangın şiddetini tahmin eden regresyon modelleri geliştirilmiştir. Deneme yangınları sırasında sıcaklık 28 ile 37 oC arasında değişirken, nispi nem ise %11- %37 arasında değişmiştir. Yangınlar sırasında ölçülen en yüksek rüzgâr hızı 23 km/sa olurken en düşük rüzgâr hızı ise 1 km/sa olmuştur. Anız yanıcı madde miktarı (AYMM) 0,200 kg/m2 ile 0,640 kg/m2 arasında değişirken, hasat sonrası alanda kalan anızın sahayı örtme derecesi göreceli olarak %70-%95 arasında değişmiştir. Hasattan sonra kalan tahıl artıklarının ortalama yüksekliği 10-35 cm arasında değişmiştir. Yangınlar sırasındaki anız yanıcı madde nem içeriği (AYMNİ) ise, %3-%19 arasında değişiklik göstermiştir. Anız yangınlarında yayılama oranı (YO) 1 m/dak ile 30 m/dak arasında olmuştur. Yangın şiddeti (YŞ) değerleri ise 118 kW/m ile 4612 kW/m arasında gerçekleşmiştir. Analizler sonucunda rüzgâr hızı ve anızı yanıcı madde nem içeriği hem yayılma oranı (R²: %723) hem de yangın şiddetindeki (R²: %778) değişikliği açıklayan en etkili faktör olmuştur. Bu çalışmada geliştirilen regresyon modelleri benzer özellikteki anız yangınlarında yayılma oranı ve yangın şiddetinin tahmin edilmesinde kullanılabilecektir.
Sinop Boyabat yöresinde kurt (Canis lupus)'un habitat uygunluk modeli ile potansiyel yayılışının belirlenmesi
Karnivorlar ekosistemlerde önemli roller üstlenmektedirler. Bu nedenle karnivorların ekolojisini anlamak, bu ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilirliği için de önem taşımaktadır. Etkin bir yaban hayatı yönetimi için yaban hayatına mensup türlerin ekolojilerini anlamak ve türlerin habitatlarıyla olan ilişkilerini açıklayabilmek önem taşımaktadır. Yaban hayatına mensup türlerin dağılımları pek çok ekolojik faktörle bağlantılıdır. Bu bağlantıların açıklanabilmesi için son yıllarda kullanılan yaklaşımlardan biri de ekolojik modellerdir. Bu tez çalışmasında Sinop ili Boyabat İlçesi'nde önemli bir yayılış alanına sahip kurt (Canis lupus) türüne ait habitat uygunluk modelleri oluşturulmuş, türün ilçe sınırları içerisindeki potansiyel yayılış alanları tespit edilmiştir. Bu amaçla bir adet kurt bireyi GPS vericili tasma ile takip edilmiş, ayrıca türün yayılış gösterdiği alanda fotokapan çalışması yürütülmüş, doğrudan ve dolaylı gözlem yöntemleri ile gözlem yapılmıştır. Yapılan modelleme sonucu AUC değeri 0,849 bulunmuştur. Çalışmanın tür ile ilgili yapılacak olan koruma ve yönetim çalışmalarına ışık tutacağı beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Canis lupus, ekolojik modelleme, yaban hayatı, Sinop
Bursa Orman Bölge Müdürlüğü'nde yangın tehlikesinin modellenmesi ve haritalanması
Orman ekosistemlerini etkileyen yangınların önceden tahmin edilmesine yönelik çalışmalar giderek önem kazanmaktadır. Yangın tehlikesinin tahmin edilmesinde farklı metodlar kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Bursa Orman Bölge Müdürlüğünde 2013-2017 yılları arsında çıkan yangın verileri kullanılarak Maxent programında yangın tehlikesinin modellenmesi ve haritalanması yapılmıştır. Bunun için çıkan yangınlara ait yanıcı madde verileri topoğrafik veriler ve meteorolojik veriler kullanılmıştır. Yangın çıkma olasılığı haritası oluşturulurken toplam 366 adet orman yangın verisi kullanılmıştır. Jackknife testinin sonuçlarına göre yangın çıkma olasılığı tahmin modelini etkileyen önemli değişkenler bio1, bio15, bio5, bio2, bio10 olarak tespit edilmiştir. Yangın çıkma olasılığını tahmin etmek için geliştirilen uygunluk modeli oluşturulurken katkısı bulunan her bir değişken için en yüksek katkıyı sağladığı tespit edilen aralıkları içeren marjinal cevaplandırıcı eğriler grafikler halinde verilmiştir. Çalışma sonucunda; yangın çıkma olasılığı haritasının oluşturulmasında modeldeki en etkili parametrelerin iklim parametreleri içerisinde sıcaklık, yağış ve nisbi nem parametreleri olmuştur. Yangın çıkma olasılığını tahmin etmek için geliştirilen uygunluk modelinin ROC değeri=0,629 olarak tespit edilmiştir. Orman yangını oluşumu verilerine ve bazı etkili değişkenlere dayanarak, MaxEnt'in Türkiye'nin batı ormanlık alanlarındaki orman yangını duyarlılığını modelleme konusunda yüksek doğrulukta performansa sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Orman yangını, Maxent, Yangın tehlikesi modellemesi, Bursa
Kızılçam ve karaçam meşcerelerinde hava hallerine bağlı olarak ölü ve canlı yanıcı madde nem içeriğinin belirlenmesi
Orman ölü örtü tabakası içerisinde bulunan nem, tutuşma ile doğrudan ilgilidir. Ölü örtüde çeşitli boyutlarda bulunan yanıcı maddeler içerisindeki nem miktarının gün içerisinde nasıl bir değişim gösterdiğinin belirlenmesi, yangın potansiyelinin ortaya konulması açısından son derece önemlidir. Bugüne kadar yapılan çalışmaların çoğu ölü örtüdeki yanıcı madde nem içeriklerinin belirlenmesi ile ilgili olup, canlı yanıcı madde nem içeriğinin belirlenmesi ile ilgili uluslararası çalışma ise yok denecek kadar azdır. Bu yönüyle bu çalışma, ülkemiz için ilk olma özelliğini taşımaktadır. Bu çalışma, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, Karadere Orman İşletme Müdürlüğü ile İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğündeki karaçam ve kızılçam ormanlarında gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, orman yangınlarının başladığı ölü örtüdeki nem değişiminin hava hallerine bağlı olarak nasıl değiştiğinin belirlenmesidir. Diğer bir ifade ile hava hallerine bağlı olarak ölü örtü ve ağaçların tepe kısmında bulunan yanıcı maddelerdeki nem içeriğinin modellenmesidir. Kızılçam ve karaçam meşcerelerinin ölü örtü (ibre, 0-0,6 cm, 0,6-2,5 cm çaplarındaki materyaller) ve humus tabakasından örnekler ile ağaçların tepe taç kısmından (canlı ibre, sürgün, 0-0,3 cm ve 0,3-0,6 cm çaplı ince dallar) örnekler gün içerisinde 13:00-14:00 saatleri arasında alınmıştır. Nem içeriklerinin ölçülmesi için yanıcı madde örnekleri rastgele alınmıştır. Arazide örneklerin alınması sırasında meteorolojik veriler, araziye kurulan mobil meteorolojik (nisbi nem, sıcaklık, rüzgar) istasyonundan elde edilmiştir. Çalışma alanından alınacak örnekler yaş olarak arazide tartılarak, daha sonra fırın kurusu ağırlıkları belirlenmek üzere laboratuvara getirilmiştir. Örneklerin yaş ve kuru ağırlıkları değerlendirilerek nem içerikleri belirlenmiştir. Ölü ve canlı yanıcı madde nem içerikleri verileri ile meteorolojik veriler SPSS istatistik programında analiz edilmiştir. Yanıcı madde nem içerikleri ile meteorolojik veriler arasındaki ilişkileri belirlemek ve modeller geliştirmek için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Sonuçlar, Ülkemizde tüm yangın amenajman uygulamaları (örneğin kontrollü yangınların planlanması, yangın tehlike oranları, yangın potansiyeli ve yangın davranışının anlaşılması) için kullanışlı olabilir.