Theses supervised by Prof. Hamdi Ünal
21 theses · İstanbul Arel University, İstanbul Beykent University
Salvador Dali'nin "Belliğin Azmi (The Persis Tence Of Memory)" adlı eserinin günümüz giysi tasarımına yansıması üzerine bir araştırma
Salvador Dali, çocukluk, gençlik yıllarını ve etkilendiği sanat akımlarını yaşadığı her dönemde eserlerine yansıtmıştır. "Belleğin Azmi" eserinin incelenmesinde, resmin temel öğeleri araştırılarak nasıl bir etki edeceği gözlemlenmiştir. Özellikle çizgi, ton, ışık – gölge ve renk öğeleri üzerinde durularak eser üzerinde çeşitli değişiklikler ve denemeler yapılmıştır. Salvador Dali'nin "Belleğin Azmi" adlı eseri, gerçeküstücülük sanat akımı eseri olduğu için, gerçeküstücülük sanat akımından etkilenen günümüz giysi tasarımcıları incelenmiştir. Bu sanat akımı eserlerinden esinlenerek tasarlanan giysi tasarımları analiz edilmiştir. Gerçeküstücü giysi tasarımcılarının kullandığı; mecaz ve başkalaşım, insan bedeni ve bölümleri ve deformasyon başlıkları altında gerekli araştırmalar yapılarak giysi tasarım uygulaması ortaya konmuştur. Salvador Dali!nin "Belleğin Azmi" adlı eserinden ilham alınarak hayal gücü, hikaye, taslak, teknik çizim ve malzeme araştırmasından oluşan tasarım süreci ile birlikte bir giysi tasarım önerisi sunulmuştur.
Geçmişten günümüze denim ve sürdürülebilir moda için değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze uzanan süre içinde denimin uğradığı değişimler ve sürdürülebilir moda içinde gelecek nesillere aktarılmasıdır. Bu doğrultuda, öncelikle denimin ortaya çıkışı ve günümüzdeki yeri açıklanmıştır. Artan arz ve talep doğrultusunda üretim ve tüketim çılgınlığının başlaması ile çevreye, doğaya ve insana olan zararları her geçen gün artmıştır. Bu endişe ile sürdürülebilir kavramı ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı geniş olarak ele alınmış; organik üretim aşamaları ve moda içinde sürdürülebilirliğe olan etkilerine değinilmiştir. Özellikle organik denim üretim aşamaları; organik pamuk, organik yıkama ve boyama sürdürülebilir denim üretiminin olmazsa olmaz noktalarıdır. Bu aşamaların uygulanabilir hale gelmesi ve üretimde süreklilik arz etmesi için toplumun eğitim durumu, denimde öncü olan firmaların ve tasarımcıların tutumu ve doğal kaynakların yeterli olamayacağı korkusu etkili olmaktadır. Bu tezde ortaya çıkan sonuçlar, denim üretiminin sürdürülebilirlik sorunu ile bağlantılı olduğunu ve bu alanda elde edilecek başarıların bir bütün halinde çalışması ile gerçekleşebileceğini göstermektedir.
Sasani Dönemi tasarımlarının el dokuma kumaşlar üzerine etkisi, Zerbeft kumaşları vaka çalışması
İran'ın özellikle saray el dokuma atölyelerinde üretilen Zerbef ve ipekli kumaşları sanat ve kültür tarihinde büyük etkiler yaratmıştır. Bu geleneksel sanat eski zamanlarda İran padişahları döneminde sarayın önemli kısımlarında yer almıştır. Kralın emri ile böyle kumaşlar üretilmektedir. Sasani döneminde siyaset ve sanat alanlarında güçlü bir yeri bulunmaktadır. Sasani dönemi sanatında, duvar gravülleri, mimarlık, metal işleri ve el dokuma kumaşlar yüksek seviyelere gelmiştir. Son dönemlere kadar etkisini gösteren eserler arasında, Sasani Zerbeft kumaşları bulunmaktadır. Sarayın sanatı özel atölyelerinin biri sayılmaktadır. Padişahlar ve saray mensupları kendi giyimleri için veya bir başka kişiye hediye etmek için üretimin siparişi vermekteydiler. Zarbeft kumaşların tasarım ve üretim gelişme yolu tüm dönemlerinde değişiklikler geçirmiştir, İran'ın usta sanatçılarının yeni yöntemler bulması ve tasarımlar oluşturmaları ile muhteşem ve zarif eserler ortaya çıktığı gözlemlenmiştir. Bu araştırmada yapılanlar: Sasani döneminden sonraki dönemlerin sanatçılarının zerbeft ve ipekli kumaşlar üzerindeki tasarım ve motiflerden etkilendikleri ve kendi yöntemlerini geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Günümüzde ünlü motiflerden biri olan Rumi motifi gibi sasani dönemindeki kumaşlarda motiflerin tasarımı ve üretilmesi, çeşitli üretim yöntemlerini ve motiflerin yaratıcı gücünü göstermektedir. Öyle ki sasani döneminden sonraki dönemlerde, özellikle safevi döneminde insan figürü hat motifi de zerbaf kumaşın tasarımlarında da yer almıştır. Zerbeft kumaşı üretimi zor, karmaşık ve maliyetli olduğunu için, bu tür kumaşlar zarif ve değerli kategorisinde yer almaktadır. Tez bir nitel araştırmadır ve tezin yazıları kütüphane kaynakları kitap, makale internet sitesi ve kumaş uzmanları, kumaş dokucusu, Geleneksel El Sanatları hocaları ve özel koleksiyon sahipleri ile mülakat olarak görüşülmüştür.
Anadolu el örme sanatının günümüz kıyafet tasarımına uyarlanması
İnsanlar asırlar boyunca barınma, yeme ve örtünme ihtiyaçlarını karşılamak için doğanın imkânlarından yararlanmışlardır. İnsan avladığı hayvanın derisinden, tüyünden, kemiğinden veya etrafta bulunan bitkilerin kabuğundan, dalından çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için kullanmıştır. Hayvansal ve bitkisel liflerden zaman zaman madensel liflerden iplikler üretmiştir. Bu ürettiği ipliği doğal yollarla boyayıp ihtiyacına yönelik olarak dokumuş ve örmüş ve bu ürünlerde teknik becerisi geliştikçe yaptığı ürünü süslemiş, çeşitli anlamlar yüklemiştir. Geçmişten günümüze ülkemizde yapılan şiş ve tığ örücülüğü incelediğinde, desen özellikleri, diğer el sanatlarında kullanılan desen özelliklerine benzerlik göstermektedir. İnsanlar, desenlemede doğada bulunan bitkileri, hayvanları ve çeşitli formları ele almış, birebir kopyalamış veya stilize ederek ürünlerini süslemede kullanmıştır. Bazı desenler sadece süsleme amacı güderken, bazı desenler birçok anlamı ifade etmektedir. Özellikle tığ oyaları ve el örgüsü çoraplar Anadolu'da sözsüz iletişim aracı olmuştur. Araştırmada, geleneksel el sanatlarımız arasında olan el örgüsü ve tığ işlerini teknik, desen araç yöntemleri olarak incelemek, çağdaş tasarımlara dönüştürmek, günümüzde kullanımını arttırmak ve gelecek kuşaklara kaynaklık etmek hedeflenmektedir.
Pop art akımının tekstil ve günümüz modasına etkisi: Ev tekstili örneği
Sanat dallarındaki değişiklikler her dönem modayı bir yönüyle etkilemiş, sanatçılar ve tasarımcılar yeni yöntemler geliştirerek endüstri toplumuna adapte olmuşlardır. Tüketici pazarlaması ve popüler kültür imajından ilham alan Pop Art akımı da, başından beri moda dünyasıyla bağlantı kurmayı hedeflemiş ve ortaya çıktığı yıllardan günümüze kadar tekstil modası üzerinde fazlasıyla etkili olmuştur. Bu çalışmanın amacı, 1960'lı yıllarda ortaya çıkan Pop Art akımını incelemek; bu akımın amacı, içeriği ve etkisi üzerinde durularak, tekstil tasarımı ile kurduğu ilişkiyi araştırmaktır. Bu kapsamda, çalışmada öncelikle Pop Art akımı incelenerek akımın sanatçılarından bahsedilmiş, kısaca tekstil ve moda tarihine değinilerek moda ve sanat ilişkisi incelenmiştir. Devamında Pop Art'ın tekstil modasına yansımaları araştırılmış, çıkış noktasından günümüze kadar tekstil modası üzerinde etkisinin ne kadar devam ettiği ve nasıl geliştiği incelenerek, Pop Art akımının etkisindeki tasarımcı ve markaların koleksiyonları, tasarım, renk, detay, baskı ve desen unsurları doğrultusunda değerlendirilmiştir. Son olarak, bu değerlendirmeler ve araştırmalar doğrultusunda ev tekstili alanı detaylandırılmış ve bu kategoride örnek tasarımlarda sunulmuştur. Araştırma sürecinde çeşitli görsel ve yazılı kaynaklardan faydalanılmış, konu ile ilgili kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır.
Ulusal ve uluslararası çerçevede eğitimli ve alaylı moda tasarımcılarını etkileyen çağdaş sanat akımları üzerine bir araştırma
Giyinmek, insanın en temel ihtiyaçlarının başında yer alır. Örtünme ihtiyacının dışında zamanla gelişen moda anlayışı ile kişinin farklı görünme, öznel olma isteklerinden doğan giyinme arzusunu karşılamak adına, moda tasarımcılarının farklı prensiplerden etkilendiği dallardan biri de sanattır. Moda tasarımcısı yarattığı eşsiz ve benzersiz tasarımı ile aynı zamanda sanatçı olarak görülmektedir. Sanat akımları çıktığı dönemlerde ve sonrasında birçok moda tasarımcısına ilham olmuştur. Bu araştırmada giysiyi bir sanat eseri niteliğinde ele alan moda tasarımcıları ve eserleri incelenmiştir. Araştırma, çağdaş sanat akımları ile sınırlandırılmıştır. Çağdaş sanat akımları ile modanın ilişkisine değinilmiştir. Çağdaş sanat akımları ile tasarımlarını sergileyen moda tasarımcılarına, moda tasarımcılarının eğitimleri ve eserlerine yer verilmiştir.
Sürdürülebilir modaya küresel bir yaklaşım
Üretim ve tüketim, insan neslinin devamlılığını sürdürebilmesi için dünya tarihinin her döneminde önemli bir rol oynamıştır. Sanayi Devrimi'nden sonra ortaya çıkan sürekli tüketimden beslenen insanlar ihtiyaçlarından çok kendi isteklerini tatmin etmek için tüketim yapmaya başlamışlardır. Bu sebeple, tüketim kendi ihtiyaçlarını karşılamaktan çok psikolojik tatmin olarak değişime uğramıştır. Üretim ve tüketim çok hızlı bir şekilde gelişme gösterip büyümektedir. Büyümekle beraber ortaya çıkan bu artış dünyanın geleceğini tehdit etmektedir. Var olan kaynakların tüketimini arttırarak tükenme hızının da artışına yol açmıştır. Bu sorunlar dünyada yaşayan bütün canlıların hayatına olumsuz etkisini göstermekte, gelecekte yaşanabilir dünya için çeşitli önlemlerin alınmasını bize göstermektedir. Sürdürülebilirlik, üretkenlik ve çeşitliliğin devamı sağlanırken, daimi olabilme yeteneğini korumak olarak tanımlanır. Temel amacı, yaşam sürelerini uzatarak ürünlerin kaynaklarından azami ölçüde kullanmaktır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe hızlı tüketimin sebep olduğu sorunlara çözüm olarak; yaşadığımız çevreye zarar veren giysilerin üretimine, bu sektörde çalışan insanların haksızlıklara uğramasına, su ve enerji israfına, gereksiz yere yapılan alışverişe karşı bir adım olarak "sürdürülebilir moda" kavramı doğmuştur. Sürdürülebilir modayı inceleyen tez çalışması, sürdürülebilir modanın beraberinde geliştirdiği Ekolojik Moda, Hızlı Moda, Yavaş Moda, Geri Dönüşüm kavramlarını, Türkiye'nin ve diğer ülkelerin sürdürülebilir modaya karşı tutumunu ve sürdürülebilir bir yaşam için eğitim ve çözüm önerilerini konu edinmektedir.
Ekolojik tekstillerin moda tasarımı üzerine etkileri
İlk çağlardan günümüze insanoğlunun en eski ihtiyaçlarından biri olan tekstil, zaman içinde pek çok değişime uğramıştır. Geleneksel Tekstil Sanatımızda yıllarca kullanılan doğal lifler ve boyar maddelerin kullanımı gerek doğal kaynakların azalması ve sınırlanması, gerekse endüstrileşmenin hızla yükselmesi ile tarihsel süreç içinde yok olmaya başlamıştır. Sorunun çözümlenmesine yönelik çalışmaların temelinde İnsan ve çevreye zarar vermeyen materyallerin önemi artmıştır. Tekstil alanında "Ekolojik Tekstiller" ile ilgili çalışmalar ön plandadır. Ekolojik üretim, ekolojik yaşam ve çevreye saygı; tasarımların oluşumundaki yaratıcı düşüncede ön plana çıkmıştır. Tasarım ifadesi, biçim vermek temsil etmek anlamına gelmektedir. Tasarım; bir sorunun çözümü için geliştirilmiş plan veya biçim verme dinamiğini içeren fikirdir. Tasarım en temelde insanın varlıklarla kurduğu bir iletişim tarzıdır. bilgi, etik, sanat ve teknik gibi varlık kategorilerine göre farklı modeller içinde kendini gösterir .Bir iletişim biçimi olan Moda; sembolik etkileşim aracılığıyla toplumsallaşma sürecinde, kurallara göre değil seçimlere göre işleyen ve kimlikleri ifadelendiren bir araçtır. Moda tasarımı ise; kültürel, sosyal, ve ekonomik çevreden etkilenmektedir. Yer ve zaman içerisinde de değişiklik göstermektedir. Modaya yön gösteren dünya markaları ve doğaya yardımcı tasarımlar üreten tasarımcılar ekolojik eğilimin öncülüğünü yapmaktadır. Dolayısıyla ekolojik tekstil moda kavramını da etkilemiştir.
Tekstil ve moda tasarımı açısından sürdürülebilirlik
Bugün dünya nüfusu, özellikle geçtiğimiz yüzyıl boyunca yaygınlaşan endüstriyel ve ekonomik uygulamaların neden olduğu çok önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Dünya kaynaklarının şu anki oranları ve miktarlarıyla tüketimine devam edilmesi halinde, önümüzdeki nesillerin insanca ve sürdürülebilir bir yaşama sahip olma şanslarının olmayacağı açıktır. Önümüzdeki yıllar içinde, toplumların artan nüfusun gereksinimlerine yanıt verebilmeleri ve sürdürülebilir bir yaşam sağlayabilmeleri için yeni stratejiler geliştirilmesi kaçınılmazdır. Önemli bir endüstri kolu olan tekstil ve moda endüstrisi de tasarım, üretim, kullanım ve atık değerlendirme süreçlerinde sürdürülebilir çözümler üretmek zorundadır.
Shibori sanatı tekniğinin dijital baskı uygulamaları kapsamında giyilebilir sanat ürünü ile ifade edilmesi
İnsanoğlunun var olduğu günden bugüne giyim, gerek bireyin gerekse onun içinde yaşadığı toplumun gelenek, görenek, sosyal yapı, kültür, gelir düzeyi gibi öğeleri içeren yaşam tarzının bütününü yansıtan unsurlardan biridir. Düğünlerinde, cenazelerinde, günlük yaşamda, kamusal ya da özel alanda bireyler içinde yaşadıkları toplumun da etkisiyle farklı giyim biçimlerine bürünmektedirler. Zaman içerisinde canlı organizmalar için kaçınılmaz olan değişim insanla birlikte giyim şeklini de değişikliğe uğratmaktadır. Özellikle günümüz dünyasında teknolojinin hızla ilerlemesi sonucu artan makineleşmenin etkileri giyim sektöründe de açıkça görülmektedir. Ancak bu değişime rağmen geçmişin izlerinin yansımaları söz konusu sektörde sıklıkla kullanılmaktadır. Bu geleneklerin devamlılığı özellikle işleme ve boyama tekniklerinde kendini göstermektedir. Geleneklere bağlılığı ile bilinen Japonya'da kullanılmaya başlayan Shibori tekniği daha sonra dünyanın birçok ülkesine yayılmıştır. Günümüzde hala yaygın olarak kullanılan bu sanatın giyilebilir ürünlere uygulanması bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır.
17. ve 18. yüzyıllarda Osmanlı giyim kültürüne batı giyim kültürünün etkileri
17. ve 18. yüzyıllar Osmanlı'nın Batı ile olan münasebetlerinin arttığı ve hız kazandığı bir dönemin başlangıcı olmuştur. Osmanlı'nın 17. yüzyılda duraklama devrine girmesi ve Avrupa'da tam tersi Osmanlı'ya göre gelişme göstermesi Osmanlı sarayının zorunlu bir değişim sürecine girmesine neden olmuştur. 17. yüzyılda askeri alanda başlayan değişim hareketleri, 18. yüzyıla gelindiğinde Lale Devriyle birlikte hızla devam etmiştir. Osmanlı'nın Avrupa'yla olan siyasi ilişkileri ve Avrupa'daki yeniliklerden haberdar olma isteği sonucunda birbirleriyle olan etkileşimleri bir çok alanda kendini göstermeye başlamıştır. Batının teknik alandaki yeniliklerini takip eden Osmanlı zamanla mimaride ve giyim kuşamda da yeniliklerden etkilenmeye başlamıştır. Batılı devletler ve Osmanlı arasında yaşanan bu etkileşim sonucunda kültürler birbirinden karşılıklı olarak etkilenmiştir. Bunun sonucunda Osmanlı'da batılılaşma hareketleri 18. yüzyıl ve devamında kendini göstermiştir. Bu çalışmada Osmanlı üzerindeki batılı devletlerin giyim kuşamında yaşanan etkilerini araştırmak üzere, 17. ve 18. yüzyılda ki giyim kuşamda hem Osmanlı hem batı devletleri açısından etkileri değerlendirilmiştir.
1900'lerden günümüze sanat akımlarının incelenmesi ve kadın giyimi üzerine koleksiyon oluşturma
Bu tez çalışmasında 1900'lerden günümüze sanat akımları incelenmiş olup bu akımlar hakkında kısaca bilgiler verilmiştir. Devamında ise sanatçıların ve toplumun akımlardan nasıl etkilendikleri eserleri ve o dönemde ki kadınların nasıl giysiler giydikleri incelenmiştir. İlk olarak toplumsal olayların insan düşüncesini etkileyerek ortaya çıkan sanat akımları anlatılmış, yapılan eserler görsellerle desteklenmiş ve dönemdeki akımların değişkenliği incelenmiştir. Bu sanat akımlarının ortaya çıktığı dönemlerde kadın giyim modasına da değinilmiş olup modanın 10 yılda bir sürekli değişen yapısından söz edilirken ünlü tasarımcıların koleksiyonlara bunu nasıl yansıttıklarına da yer verilmiştir. Giysi koleksiyon sürecinin aşamaları incelenmiş ve sanat akımlarından etkilenerek günümüze uygun baskı teknikleri anlatılmış, kadın giyimi üzerine aksesuarlar ile desteklenerek koleksiyon oluşturulmuştur.
Hızlı modanın moda sektörü üzerindeki etkisi
21. Yüzyılda sosyal hayatta yaşanan değişimleri en çok etkileyen faktörler arasında teknoloji ve üretim gibi alanların gelişmesi söylenebilir. Bu gelişmelerin getirdiği değişimlerden en önemlisi de moda sektöründe ortaya çıkmış olan hızlı moda kavramıdır. Ürünleri çok kısa zaman dilimlerinde tüketicinin istekleri doğrultusunda oluşturup onlara ulaştırmaya yarayan ve bunu düşük maliyet ile yapan sisteme Hızlı moda denmektedir. Bu moda ürünlerinin hızlı ve düşük ücretlerle yüksek kalitede tüketicilere sunulması tüketici davranışlarında belli dönemlerde değişimler oluşmasına neden olmaktadır. Bu davranışlar da beraberinde satın alma davranışını oluşturur. Bu çalışmada, tekstilin ve moda kavramının sanayi devrimi öncesinden bugüne kadar olan gelişimini, bu gelişmelere etki eden insani ve çevresel faktörler incelenerek hızlı modanın moda sektörü üzerinde ki etkisini görmek amaçlanmıştır. Araştırmanın sonuçları bize toplumda var olan beğenilme, kaliteli ürünü ucuza ve hızlı şekilde alma ve bunu gelişen teknoloji ile çeşitli platformlardan binlerce, bazen milyonlarca kişi ile paylaşma isteğinin moda sektöründe hızlı giyimin çok önemli bir yer edinmesinde pozitif etkisinin olduğunu göstermektedir. Hızlı moda ürünlerine yönelik tutumların öncelikle tüketicinin satın alma davranışı üzerinde, sonra da moda ile ilgili herhangi bir iş yapmakta olan her sektör üzerinde kayda değer bir etkisi olduğu belirlenmiştir.
Geçmişten günümüze triko ve örmenin gelişimi
İplikten başlayıp örgüden kazağa tüm yapım aşamalarını kapsayan , okuyucuya geçmiş olduğumuz tarihteki örmecilik hakkında bilgiler veren , geriye dönük aklımızda bir bellek oluşturmayı amaçladım. Dünyada ve Türkiye de tekstil ve triko sektörünün oluşumu hakkında bilgiler verilmiş, bu bellek oluşumunda daha sağlam bir global bakış açısı geliştirmeye çalışılmıştır. Trikotaj makinelerinde günümüz teknolojisinin ulaşmış olduğu son noktayı gelişim süreçlerinden örnekler vererek ,örgüden kazağa olan bu yolculuk hakkında detaylı bilgi vermeyi amaçlayan bir tez sunulmuştur.
İran ve Türk halılarının kompozisyon yönünden karşılaştırılması, motiflerin ve süsleme hususlarının kompozisyonda yerleşme biçimleri
Bu tezde İran ve Türk halıları incelenerek, motifler ve kompozisyonlar tarif edilmektedir. Bunun için öncelikle İran ve Türk halılarının tarihçesi kısa bir şekilde anlatılmış, sonrasında halı motifleri, bu motiflerin tarihsel süreci ve halıların nasıl yapıldığı incelenmiştir. Bu tez, halı motiflerini tanımaya ve güzel kompozisyonları anlamaya yardımcı olacak niteliktedir. Bu tezde, çalışma konusuna İran Halılarının tarihçesiyle başlanmıştır. Motif ve kompozisyonlar esas konu olduğu için, halıların motif ve kompozisyonları üzerine yoğunlaşılmış, son olarak kendi tasarımımız olan halının detaylarına ve açıklamalarına yer verilmiştir. Tabi ki bunların arasında ham kullanılan malzemeler, tezgahlar, düğümler, çözgüleme ve atkılama sistemlerinin de tanıtılması gerektiği düşünülmektedir. Türk ve İran halı sanatının tanınması ve her yerde bu halı örneklerinin yer alması amacı bu tezin yazılması ile ilgili temel sebeplerdendir. Ancak en önemli sebep bu halılarda kullanılan motiflerin güzelliği ve netliğidir. Şüphesiz, Eski Türk halılarının ve İran halılarının, motiflerinin asilliği, renklerinin canlı, güzel ve parlak olması göz kamaştırıcı özelliktedir. Literatürde bu tarzda bir çalışmaya rastlanmamış olması ve konunun incelenmeye değer bulunması nedeniyle bu çalışma gerçekleştirilmiştir.
Oğuz Türklerindeki damgaların incelenmesi ve çeşitli sanat alanlarında uygulanması
Türk kültüründe damgalar, yazının olmadığı dönemlerde var olup, o günden bugüne kadar Türk kümeleri tarafından belirleyici bir işaret olarak kullanılmıştır. Damgalardan bazıları Türklerin ilk alfabesi Runik alfabesinin bazı harflerini oluşturmuştur. Bazı damgalar ise motiflere dönüşüp halı, kilim, mimari gibi eserlerde karşımıza çıkmaktadır. Damgalar ayırt edicilik ve bezeme unsuru olmasının yanı sıra, sosyal, kültürel, felsefi ve mitolojik yönleriyle toplumun yaşantısını yansıtan kaynaklardır. Bu yüzden etnik tarihi, etnik kültürü araştırma konusunda çok önemli kaynaklardır. Bu çalışmada Türk kültürümüzün önemli bir parçası olan damgaların, sanatsal açıdan değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğunu düşünerek, 24 Oğuz boyu damgalarından ilham alarak çeşitli özgün desen tasarımları oluşturulmuş ve bu desenler çeşitli alanlarda uygulamıştır. Tez kapsamında; Türk boyları ve Oğuzlar için damganın önemi ve yaşamlarındaki yeri açıklanmıştır. 24 Oğuz boyuna ait bilinen damgalar ve uygulama alanlarına yer verilmiştir. Kaynaklarda damgaların sanat ve zanaat alanlarında uygulaması için yapılan çalışmalar hakkında veriler sunulup görsellerle desteklenmiştir. Oğuz boyu damgalarından esinlenilerek desen tasarımları oluşturulmuş ve bu desenlerin tekstil, seramik, ve resim alanlarında giydirmeleri yapılıp sunulmuştur.
Antik Yunan döneminde kullanılan aksesuarların günümüz mücevher sanatında uygulanması
Antik Yunan Dönemi, günümüz Yunanistan toprakları ile Anadolu arasında M.Ö. 756 ile M.Ö 146 tarihleri arasında yaşamış dönem olarak bilinmektedir. Yunanistan'ın Paleolitik Çağ'a kadar uzanan yerleşim izleri olduğu bilinmektedir. Bir yarımada olan Yunanistan'ın batısında İyon Denizi yer alırken doğusunda Ege Denizi güneyde ise Akdeniz bulunmaktadır. Antik Yunanlılar çok tanrılı bir dine inanırlardı. Antik Yunan'da sanat, tasarım ve felsefe önemli bir yer almaktadır. Tarihsel süreç içinde Yunanlıların kıyafet kültürü, üç dönem olarak ayrı ele alınmaktadır. Sanayi Devriminden sonra işçilik atölyelerinde yeni tasarımlar ortaya çıkmıştır. Modanın önemli gelişmeler yaşadığı 1960'lı yıllarda takı tasarımında da ciddi gelişmeler yaşanmıştır. Takı ve aksesuarın üretim sektöründe ciddi bir payı oluşmuş, eğitim alanında yer etmiştir. Birçok medeniyete öncülük yapmış Yunan sanatı, günümüz tasarımlarında da aranılan kaynaklardandır. Bu çalışmanın amacı; literatüre geçmiş olup, Yunan sanatlarının bütün dalları incelenerek günümüzde kullanılacak biçimde tanıtımı yapılacaktır.
Nano ipliklerinin dokuma endüstrisinde kullanılması, araştırılması, incelenmesi ve yeni tasarımlar oluşturulması
Günlük yaşamda artık nanoteknoloji çok önemli bir boyuta gelmiştir. Hayatımızın her yerinde nanoteknoloji olgusunu kabul etmeye başlamış durumdayız. Ofiste, tatilde güneşlenirken, kıyafetlerimizde artık nanoteknolojiye sıkça rastlamaktayız. 20'nci yüzyılın sonlarından itibaren yapay zekayla beraber, kuantum araştırmaları, endüstriyel uygulamalarda sayısız nanoteknolojisiyle karşılaşmaktayız. Nanoteknoloji ile üretilmiş olan nanomalzeler artık her sektörde kullanılmaktadır. Biyomedikal ürünlerde, savunma sanayisinde, sağlık sektöründe, giysilerde ve son zamanlarda yiyecek sektöründe de nanoteknoloji ile üretilmiş nanomalzeleri görmekteyiz. Bu kadar sıkça karşılaşıyor olmamızın nedeni ise artık günümüzdeki gelişen teknolojinin getirisi olan ihtiyaçlardır. Çünkü nanoteknoloji 1 ile 10 nanometre olarak hesaplanan ve nano ölçekle devam eden, mühendislik ve teknolojinin ifadesi olmakla beraber, metrenin milyarda biri ölçekle yapılan çalışmalar daha dayanıklı olmaktadır ve maddelerin güçlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Bu da her sektörün gelişen teknolojiyle beraber, genel dayanıklılık ihtiyacını karşılamasına yardımcı olmaktadır. Elektrik sektöründe, nano ölçekte elektrikli devre ekipmanlarının tasarımında, tıp sektöründe zarar görmüş sinir merkezlerinin tamirinde, eczacılıkta biyosentezleme ile ecza eşyaları uygulamarında, tekstilde su geçirmeyen ve leke tutmayan kumaşların üretimi gibi birçok noktada nanoteknoloji ile karşılaşmaktayız. Bu da günümüz ihtiyaçlarına daha güçlü geri dönüş sağlayan bir teknoloji boyutunun olması yanı sıra, enerji tasarrufuna, daha hafif ürünlerin üretilmesine, yenilebilir kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamaktadır. Faydalarının yanı sıra, oluşabilecek çevresel, etik ve sağlık gibi durumlarda da zararlarıyla karşılaşmak mümkündür. İnsan vücudu tanışmadığı ya da vücudunda tanımlı olmayan herhangi bir şeyle karşılaştığında ya da temas halinde olduğunda, bağışıklığı olmadığı için yan etkilere, zehirlenmelere vs. maruz kalabilmektedir. Bu da nanoteknolojinin varlığını sürdürmesi ya da kullanımının yaygınlaştırılmasıyla ilgili nanoteknoloji tarihinde tartışmaya neden olmuştur. Fakat, her sektörün ihtiyacı olan bu teknolojiden minimum zarar ve maksimum fayda alınabilmesi için her sektör için uygun ve zararsız nanomalzemeler geliştirilmeye devam etmektedir. Bu da nanoteknolojinin günümüzdeki yerini belirlemektedir. Bu çalışmada, nanoteknoloji üzerine literatür taraması ve uygulamalı dokuma çalışması yapılarak, yapılan uygulama ile nanoteknolojinin tekstil sektöründe nasıl bir düzeyde kullanacağı gösterilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti First Lady'lerinin giyim ve yaşam stilleri ve yaşadıkları dönemdeki moda akımları ile ilişkileri
Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti First Lady'lerinin giyim ve yaşam stillerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlarının biyografileri ve devamında Cumhurbaşkanı eşlerinin biyografileri incelenmiş olup; eğitim hayatları, evlilikleri, First Lady ünvanını alma süreçleri ve First Lady ünvanı aldıkları dönem itibariyle tercih ettikleri giysiler incelenmiştir. First Lady'lerin yaşadıkları dönemlerdeki moda akımları, moda ile ilişkileri ve günümüze yansımaları araştırılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk First Lady'si ünvanını taşıyan ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi Latife Uşşaki ardından Mevhibe İnönü, Reşide Bayar, Melahat Gürsel, Atifet Sunay, Emel Korutürk, Sekine Evren, Semra Özal, Nazmiye Demirel, Semra Sezer, Hayrünnisa Gül ve dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendilerin giyim ve yaşam stilleri incelenmiş ve yaşadıkları dönemlerdeki moda kültürleri ile ilişkileri ele alınmıştır. Daha sonra moda ile ilişkileri, modaya bakış açıları ve çalıştıkları modacılar incelenmiştir. Tüm bu araştırmalar doğrultusunda, geçmişten günümüze, First Lady ünvanı taşıyan tüm hanımefendilerin, birbirinden özgün karakterlere ve giyim stillerine sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : First Lady‟ler, First Lady‟lerin Giyim ve YaĢam Stilleri
Türk tekstilinde dokumanın tarihçesi ve üretim ilişkileri
Tekstil ve hazır giyim sektörü Türkiye için olduğu kadar Dünya ekonomileri için de yarattığıistihdam olanakları, kazandırdığı döviz geliri veüretime katma değeri ile Türkiye'nin önde gelensektörlerinin başında gelmektedir. İstihdampotansiyeli, üretim hacmi, dış ticarete konu olmasıyanında lojistik, imalat, enerji gibi birçok sektöraçısından önemli bir yere sahip olan tekstil sektörü ekonomik kalkınmada oldukça önemlibir yere sahiptir. Bu çalışmada, Türkiye'de tekstilin ve dokumanın tarihçesi ile üretim ilişkileri incelenmiş Dünya ve Türkiye perspektifi verilerek sektörde kullanılan geneltanımlar, dış ticaret rakamları, güncel gelişmeler,sektörün fırsat alanları ile ilgili araştırmalar yapılmıştır.
1980' den günümüze teknik özellikler doğrultusunda yeni erkek illustrasyonlarının oluşturulması
Moda sektöründe giysilerin tanımlanması için illüstrasyonlara başvurulur. İllüstratörler kendi stilleri doğrultusunda, yeni tasarımlar oluştururlar. Bu tezde, illüstrasyonun tanımı hakkında kısaca bilgi verilmiş, çizimde kullanılan malzeme ve boyama türlerinden bahsedilmiştir. Erkek illüstrasyonları oluşturulurken, yararlanılan çizim özellikleri ele alınmış, erkek figürünün oranları ve uzatımından bahsedilmiştir. 1980' den günümüze kadar çizilen, erkek illüstrasyonları incelenmiştir. Yorumlanan çizimler doğrultusunda, yeni erkek illüstrasyonları oluşturularak, kullanılan malze- meler açıklanmıştır.