Theses supervised by Prof. Nesrin Önlü
10 theses · Dokuz Eylül University
Selimiye kumaşları, Yıldız Şehir Müzesi örnekleri
Osmanlı imparatorluğunda, 18. yüzyılla birlikte, savaşlardaki yenilgilerin etkisiyle ekonomik, sosyolojik ve kültürel anlamda düşüşler meydana gelmiştir. Bu düşüşler görkem ve ihtişamıyla ün salmış Osmanlı sanatının her alanında kendini gösterdiği gibi, Osmanlı sanatının en etkin kollarından olduğu biri olan dokuma kumaş sanatında da kendini göstermiştir. Dokumalarda ipek, altın ve gümüş tel ve kıymetli malzeme miktarları yok denecek kadar az kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa?da 18. Yüzyılla birlikte ortaya çıkan Sanayi Devrimi, artık el dokuması kumaşların yerine, seri üretimle kumaşlar üreterek Osmanlıyı kendi pazarı haline getirdi ve yabancı menşei kumaşlar, geleneksel Osmanlı kumaşlarının yerini almaya başladı. Osmanlı dokuma kumaş sanatının, hem teknik ve tasarım açısından zayıflamış olmasını, hem de Avrupai kumaşların yavaş yavaş benimsendiğini fark eden dönemin hükümdarı Sultan III. Mustafa, 1758 yılında Üsküdar?da bulunan Ayazma Camii inşaatı civarına dokuma atölyeleri ve burada dokunan kumaşların satışının yapılabileceği Bükücüler Hanı?nı yaptırarak, dönemin kumaş sanatını canlandırmaya çalışmıştır. Dokuma kumaş sanatındaki gerilemenin önüne geçmek için yeni isimde kumaş türleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu türlerden biri olan o dönemlerde hangi ismin verilmiş olduğu bilinmeyen ve Sultan III. Selim döneminde adı Selimiye (atkısı ve çözgüsü ipekten olan, boyuna yollu ve küçük çiçekli) verilen kumaş türü bu atölyelerde dokunmaya başlanmıştır.Selimiye kumaşı, 18. Yüzyılın ikinci yarısında üretilmeye başlayıp, 19. Yüzyılla birlikte Hereke Dokuma Fabrikasının kurulmasına kadar, Üsküdar ve civarında dokunmuştur. Tezde, Selimiye Kumaş?ının, tarihsel seyri, teknik ve tasarım özellikleri, kullanım alanları ve dönemleri açısından farklılıkları incelenmiş olup, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü?nden alınan izinle, Yıldız Sarayı Şehir Müze?sinde bulunan 7 adet Selimiye kumaşının teknik ve tasarım açısından analizi yapılmıştır. Özel izin alınarak Topkapı Sarayı, arşiv kataloğu ?Cilt I ve Cilt II? incelenerek, Topkapı Sarayı Kütüphanesi?nde araştırmalar yapılmıştı
16. ve 17. yüzyıl Osmanlı saray sanatındaki karanfil motifleri ile çatma ve kemhalardaki karanfil motiflerinin karşılaştırılması
Osmanlı döneminde bahçe ve çiçekler saray yaşamının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Saray bahçelerinin doğu felsefesinde ve dinsel inanç düzeyinde yer alan "Cennet bahçesi" kavramından etkilendiği söylenebilir. Cenneti andıran bu saray bahçelerinin gözde çiçeklerinden biri de karanfillerdir. Saray nakkaşlarının da dikkatini çeken karanfiller 16. yüzyıl sanat eserlerinde bezeme unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Saray himayesindeki nakkaşhanelerde, nakkaşların elinde zenginleşen karanfil motifleri, minyatür, tezhip, çini, halı, kumaş gibi alanlarda yaygın olarak kullanılmıştır. Her sanat alanında teknik imkanlar bezemelerin çeşitli özelliklerini etkilemiştir. Osmanlı sanatında pek çok şekilde stilize edilmiş olan karanfil motiflerinde de bu etkiler izlenebilir. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Osmanlı saray sanatında kullanılan karanfil motiflerinin biçim özellikleri incelenerek bir sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırmaya göre karanfil motifinin çizimi ve çeşitli özellikleri açıklanarak 16. ve 17. yüzyıl tezhip, maden, çini, işleme ve halılarından örnekler sunulmuştur. Saray sanatında kumaşlar en önemli uygulama alanlarından birini oluşturmaktadır. İkinci bölümde; karanfil motifinin bezeme unsuru olarak kullanıldığı 16. ve 17. yüzyıl Osmanlı saray kumaşları incelenerek örnekler verilmiştir. Bu kumaşlar içinde karanfil motiflerine en çok çatma ve kemhalarda rastlanmaktadır. Bu bölümde çatma ve kemhaların teknik ve tasarım özellikleri de açıklanmış ve tespit edilen örnekler tablo haline getirilmiştir. Tablolarda yer alan karanfil motifleri belirlenen örnekler üzerinde ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde; 16. ve 17. yüzyıl saray kumaşlarında tasarım genel olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca incelenen çatma ve kemha kumaşlarda bezeme unsuru olarak kullanılan karanfil motiflerinden seçilen örneklerle yapılan döşemelik kumaş tasarımları sunulmuştur. Sonuç olarak; 16. ve 17. yüzyıl çatma ve kemha kumaşlarındaki karanfil motiflerinin, biçim, boyut, kompozisyon düzeni, kompozisyonda motifin kullanım şekli ve renk gibi özellikleri değerledirilmiştir. Saray sanatındaki karanfil motifleri ile çatma ve kemhalardaki örnekler karşılaştırılmıştır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Osmanlı kumaĢları 2- Kemha 3- Çatma 4- Karanfil motifi
17. ve 18. yy Osmanlı saray çadırları
Göçebe yaşamın etkisiyle ortaya çıkan çadır geleneğinde Türk kültürünün etkisi ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bugün hâlâ Orta Asya'nın birçok yerinde, Anadolu'da Osmanlı geleneklerine bağlılık ve ekonomik nedenlerle göçebe hayatını sürdüren insanlar vardır. Çeşitli ihtiyaçlar, yaşam koşulları ve iklim şartları farklı çadır tipleri ortaya çıkarmıştır. Çadır hayatı içerisindeki yaşam mücadelesi, kendi işlerini yapma zorunluluğunu doğurmuş, özgürlük tutkusu ve yaratıcılık da kendi sanatlarının oluşmasını sağlamıştır. Çadırın Çin'den Anadolu'ya, Anadolu'dan Avrupa'ya kadar uzanan kültür, sanat ve mimari alanlarında da önemli bir yeri olmuştur. Anadolu'da çadır geleneğiyle oluşan türler: Alaçık-Çatma ev, Yurt veya keçe örtülü çadır, Topak ev, Kara çadır, Mahruti çadır, Tam tenefli çadır, Yarım tenefli çadır, Şemsiye çadır, Kumandan çadırı, Beşik çadırı ... Osmanlı dönemi saray çadırları: Otağ-ı Hümayun, Otağ-ı Asafi, Halvet çadırı, Zokaklu çadır, Çadır-ı hazine, Kurba çadır, Hastane çadırı, Kilar çadırı, Çadır-ı Saraçhane, Çadır-ı Matbah, Çile çadırı, Mühtelif sınıf asker çadırları... Osmanlı döneminde saray çadırlarında yurt tipi çadırlar kullanılırken sonraki dönemlerde çok direkli ve bez örtülü çadırlar kullanılmıştır. Padişah ve paşa çadırları tenefli, kumandan ve beşik çadırları kara çadır tipi direkli çadırlardır. Dıştan atlas, ipek sırma işlemeli kumaşlar ile kaplanmış, içinde ve dışında farklı kumaşlar kullanılmıştır. Süslemelerdeki teknik ve desen çok iyi seviyelere ulaşmış motif, renk ve kompozisyonlar ait oldukları dönemin süsleme sanatlarıyla benzerlik göstermiştir. Osmanlı saray çadırlarında batı kültürünün de etkisi görülmüştür. 17. yüzyıl çadır süslemelerinde ve tekstillerinde renk, konu, teknik ve desen bakımından sadelik görülürken yüzyılın sonlarına doğru Avrupa sanatı etkisiyle renklerin arttığı, malzemelerin cins ve kalitelerinin değiştiği, desenlerin aslına uygun sadelikten uzak bir biçimde uygulandığı görülmektedir. 18. yüzyılda da batı etkisi devam etmiş desen ve motifler karmaşık ir biçimde uygulanmıştır. 19. yüzyılda ise Barok ve Rokoko tarzı, çadır süslemeleri görülmüştür. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Çadır 2- Çadır Sanatı 3- Osmanlı Saray Çadırı 4- Oba 5- Yörük
Metal malzemeler ile oluşturulan sanatsal dokumalarda deneysel yaklaşımlar
Dokuma eylemi, günümüzde teknolojinin gelişmesi ve yeni malzeme olanakları ile sanatçıların kendini ifade etmek için kullandığı bir araca dönüşmüştür. Sanayi Devriminden önce ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılan dokumalar, Arts and Craft akımı ve Bauhaus ekolü ile tekstil sanatçılarının deneysel yöntemler ile yeni yüzeyler ve biçimler oluşturdukları sanatsal objeler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında geleneksel dokuma teknikleri ve özgün dokuma tekniklerinin metal malzemeler ile birlikte kullanılarak yenilikçi sanatsal dokumalar elde edilmesi hedeflenmiştir. Dokuma eyleminin değişken öğeleri deneysel çalışma yönteminin olanaklarıyla bütünleştirerek hacimli ve farklı yüzeyler, rölyef etkiler ele alınmıştır. Yapılan çalışma, Metal Malzemeler İle Oluşturulan Sanatsal Dokumalar ve Metal Malzemeler İle Deneysel Dokumalar Ve Uygulama Çalışmaları adı altında iki ana bölümden oluşmaktadır. "Metal Malzemeler İle Oluşturulan Sanatsal Dokumalar" başlıklı birinci bölüm; başlıklı "Sanatsal Dokumalar, Dokuma Eyleminde Deneysellik ve Metal Malzemeler İle Oluşturulan Sanatsal Dokumalar" alt başlıklarından meydana gelmektedir. Birinci bölümde, sanatsal bir ifade aracı olarak dokuma eyleminin kullanımı ve Bauhaus„un dokuma alanına getirdiği deneysel yaklaşım anlayışı, Dokuma eyleminde deneysellik kavramı ve metal malzemeler ile sanatsal dokumalar yapan sanatçılar incelenip ele alınmıştır. "Metal Malzemeler İle Deneysel Dokumalar Ve Uygulama Çalışmaları" başlıklı İkinci bölüm; "Metal Malzemeler Kullanılarak Üretilen Deneysel Dokumalarda Malzeme, Yöntem ve Teknik ve Üretilen Deneysel Dokuma Çalışmalarının Teknik Ve Tasarım Kapsamında Değerlendirilmesi" alt başlıklarından meydana gelmektedir. İkinci Bölümde, 24 çerçeveli el tezgahında 17 sanatsal dokuma çalışması yapılmış ve bu çalışmaların teknik ve tasarım kapsamında değerlendirilmesi yapılmıştır.
Geri dönüşüm kavramı kapsamında tekstil atıklarıyla heykel üretimi
"Geri Dönüşüm Kavramı Kapsamında Tekstil Atıklarıyla Heykel Üretimi" başlıklı tez konusunun seçilmesindeki amaç, günümüz tüketim süreci sonucunda insan kaynaklı meydana gelen çevreye zarar verici boyutta olan atık yığınlarına, bu atıkların oluşumunda insanların aşırı tüketim nedeniyle sebep oldukları ihtiyaç fazlası üretim boyutuna ve bu konuda yaşanan bilinçsiz-duyarsız tutumlara dikkat çekmektir. İnsanların tüketim konusundaki bilinçsiz tutumlarının neden olduğu çevreye verilen zarar ve yıkıcı etkileri metin içerisinde görsellerle desteklenerek anlatılmış, uygulama çalışmalarıyla da ilişkilendirilerek konu detaylandırılmıştır. Bununla birlikte, sürdürülebilirlik kapsamında geri dönüşüm çerçevesinde Dünya çapında yapılan çalışmalara da yaşam şekillerimizde yapacağımız iyileştirici etki ile destek olmamız gerektiğine dair vurgu yapılması istenmiştir. Bu kapsamda tüketim davranışlarımızı gözden geçirmek ve sürdürülebilir yaşama uygun tüketim şeklini hayatımıza geçirmek gerektiği düşünülmüştür. Tez hazırlık sürecinde, geri dönüşüm, tüketim çılgınlığı ve atıklarla ilişkili yazılı ve görsel kaynak araştırmaları, malzeme ve teknik deneyim elde edilmesine yönelik alan araştırmaları yapılmıştır. Sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm kapsamında yapılan çeşitli projeler, tasarımcıların ve sanatçıların yaptıkları çalışmalar incelenmiştir. Araştırma sürecinde edinilen bilgilerle, kişisel uygulamalara altyapı oluşturmaya çalışılmıştır. Üretim fazlası tekstil atıklarının sanat objesine dönüştürülmesi yoluyla üretim fazlası tekstil atık malzeme ile heykel disiplini kavramsal çerçevede birleştirilmiştir.
Canlandırma filmciliğinde kültür ve karakter tasarımı etkileşimi: Anadolu giyim ve aksesuar tasarımları çerçevesinde ışık adası projesi
Canlandırma sanatı yazıyla başlayan ardından görsel tasarımların oluşturulup hareket, ses ve müzik ile birleştirildiği çok yönlü bir sanat disiplinidir. Karakter tasarımı canlandırma sanatının üretim sürecinde geniş bir yer kaplaması nedeni ile canlandırma sanatının önemli bir noktasıdır. Pek çok canlandırma yapıtı başrol karakterinin adı ve görüntüsü ile anılmaktadır. Canlandırma karakterlerinin nitelikli bir şekilde tasarlanması, başarılı canlandırma projelerinin gerçekleştirilmesindeki kilit noktalardan biridir. Gerçekleştirilecek canlandırma projelerinin başarısını arttırmak için öncelikle başarılı karakter tasarımlarının oluşturulmasının gerekmektedir. Bu nedenle başarılı canlandırma karakterlerinin nasıl gerçekleştirilebileceği çalışmamızın ana konusu olarak seçilmiştir. Başarılı canlandırma karakter tasarımlarının yazınsal ve görsel olarak nasıl oluşturulduğunu belirlemek için öncelikle konu hakkında yazılmış yazılı kaynaklar taranmış ve çalışmamız içerisinde bulduğumuz sonuçlar paylaşılmıştır. Yaptığımız yöntem araştırmasının ardından, yaklaşık 150 kadar canlandırma örneği canlandırma tarihindeki yerleri ve ait oldukları coğrafya çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan yöntem araştırmaları ve örnek incelemeler sonucunda, canlandırma karakter tasarımlarının üretildiği farklı coğrafya ve zaman periyotlarının, yöntem ve tekrar eden temaları ortaya çıkmıştır. Karakterlerin yazınsal tasarımlarının oluşturulmasında kullanılan yöntemler pek çok hikaye anlatımı içeren sanat ile ortak olurken, karakterlerin görsel tasarımının oluşturulmasında kullanılan yöntemlerin de pek çok plastik sanat dalları ile ortak noktalara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Örnek incelemeler de, farklı tarih dönemleri ve coğrafi konumların, farklı canlandırma sanatı izleyicilerini hedef aldığı ve bu doğrultuda karakterler geliştirdikleri ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalar çerçevesinde elde edilen yöntemler araştırmanın son kısmında uygulanarak, elde edilen yöntemlerin deneyleri gerçekleştirilmiş ve çalışmanın son kısmına karakter tasarım örnekleri olarak eklenmiştir. Tez çerçevesinde elde edilen araştırma sonuçları uygulamacılara kuramsal bir kaynak oluştururken, örnek karakterler de gelecekte üretilecek olası canlandırma projeleri için bir başlangıç noktası oluşturmaktadır.
Jakarlı dokuma kumaş tasarım ve üretiminde yenilikçi yaklaşımlar
Jakarlı dokuma kumaş üretimi asırlık tarihe sahip eski bir zanaattır. Jakar dokuma kumaşların tasarımı ve dokunması yıllar boyunca zaman alıcı uygulamalar olarak görülmüştür. Jakarlı dokuma kumaş üretmek için el yardımıyla desen oluşturmak önemli bir beceri ve deneyim gerektirmiştir. Desenlerin ve renklerin karmaşıklığı jakarlı dokuma kumaş ürünlerine her zaman ilgi uyandırmıştır. Günümüzde teknolojik gelişmelerin artmasıyla jakarlı dokuma kumaşlarda kalitenin ve ürün çeşitliliği artmıştır. Ticari ve sanatsal değeri arttıran yüksek standartta kaliteli jakarlı dokuma kumaşların üretilmesi ihtiyaç haline gelmiştir. Teknolojik gelişmeler ile bilgisayar destekli jakarlı dokuma kumaş tasarımı programları ve bu programların bilgisayar destekli jakarlı dokuma makinesine aktarımları da günümüzde gerekli uygulamalardan biridir. Bu nedenle jakarlı dokuma kumaş tasarım ve üretimi hızlı hareket eden ticari kumaş endüstrisinde artan yenilik taleplerini çok iyi karşılamaktadır. Bu çalışmadaki en önemli amaç jakarlı dokuma kumaş tasarım ve üretiminde yapılan yenilikçi yaklaşımları incelemektir.
Kadın giyim modasında siyah renk
Günümüz moda oluşumlarında hızlı değişimler yaşanmaktadır. İnsanların dinamik yapılarından kaynaklanan sürekli değişim, tasarımcıları yeni arayışlara itmekte, dolayısıyla moda ve rengi oluşturan öğeler kendilerini yenilemek durumunda kalmaktadır. İnsan beğenisini şekillendiren en önemli ögelerden biri olan renk, tasarımcı ile kullanıcı arasındaki köprüyü doğrudan kurarak psikolojik algılamayı harekete geçirmektedir. Sözsüz iletişm aracı olan giyimin, karşı tarafa iletmek istediği mesajı ve anlamı renk belirlemektedir. Renklerin anlamı tarihsel süreçte ve farklı kültürlerde yaşandığı dönemlere göre farklılık gösterirken siyah renk, kalıcı geniş bir anlam aralığına sahip olmuştur. Olumlu ve olumsuz geniş anlam aralığına sahip olan siyah rengin, günümüz kadın giyim modasının vazgeçilmez rengi olma nedenlerinin sorgulanması amacı doğrultusunda hazırlanan bu tez çalışması iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde siyah rengin tarihsel süreçte ve farklı kültürlerde yeri ve önemi incelenmiş, mitolojiler, efsaneler, destanlar ve geleneklerde yüklenen sembolik anlamları belirlenmiştir. Dönem ve kültürlere göre siyah rengin din, siyasal, ekonomik, sanat, toplumsal kurallar ve değişimlerden nasıl etkilendiği ve anlam bakımından olumlu ve olumsuz kazanımları örneklerle ele alınmıştır. Siyah rengin kültürlere göre sembolik anlam ve psikolojik etkileri, toplumsal, sosyal, kültürel faktörler ve giyim kodları yönünden, giyime yön veren bireysel ve toplumsal davranış biçimleri bakımından son olarak da giysinin işlevselliği ve simgesel kullanımı açısından incelenmiştir. Bu etkilerin kadın giyim modasında siyah renk kullanımına yansımaları tarihsel süreçte ele alınmış, siyah rengin yoğun kullanıldığı dönemler belirlenmiştir. Belirlenen dönemler ve bu etkiler kapsamında, siyah renge yüklenen sembolik anlamlar tespit edilmiş ve moda eğilimleriyle bağlantıları kurulmuştur. Siyah rengi tasarımlarında kullanan modacılar belirlenerek tasarım felsefeleri ve bu rengi kullanım nedenleri ortaya koyan koleksiyon analizleri yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünü içeren son aşamada siyah rengin sembolik anlatımına yönelik giyilebilir uygulamalar ve sanatsal çalışmalar yapılmıştır. Çalışmaların aşamaları bu bölümde ele alınmış, amaç ve kapsam belirlenerek, çıkış noktası, yöntem, malzemelerin nitelikleri ve boyama işlemleri, tasarlama ve uygulama aşamalarında kullanılan yaratıcılık yöntemleri, doku ve deneysel çalışmalar, tasarlanan çalışmalara son şeklini veren uygulama süreci ayrıntıları ile değerlendirilmiştir. Siyah rengin sembolik çağrışımlarını yansıtan bu çalışmalar ile kullanım alanlarının dışında ve atık malzemelerin işlevsellikleri bütünsel bir yaklaşımla ele alınarak, geri dönüşüm fikirlerine ve yaratıcılık kavramına dikkat çekilmiş, atık olarak değerlendirilen çoğu malzemenin yeniden yorumlanarak inşa edilebileceğine dair doku ve deneysel çalışmalar ortaya çıkarılmıştır.
Cam elyaf ve lif sanatı uygulamaları
Günümüzde sanat kapsamında Lif sanatı uygulamaları, sürekli olarak farklı malzeme arayışındadır. Ulaşılabilen kaynaklarda, sanayiye yönelik ürünlerde, dayanıklılık ve yanmazlık özelliklerinden dolayı yalıtım malzemesi, kompozit malzeme olarak da mimari öğelerde karşımıza çıkmakta olan cam elyafı, yapılan tez uygulamalarında kullanılmıştır. Uygulamaların deneme süreçlerinde cam elyafının, polyester ve sertleştirici ile birleşince hacim aldığı, boyanabildiği, farklı biçimlere dönüştürebildiği gözlenmiştir. Bu nedenle de cam elyafının, lif sanatı kapsamında uygulamalarının yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda tez üç bölümden oluşmakta ve sanat kapsamında yapılan ilk tez çalışması olması nedeniyle, cam elyafı ve teknik özelliklerinden ayrıntılı bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
Dokuma kumaşlarda bakır tel ve farklı malzeme kullanımıyla oluşturulan heykelsi formlarda tekstil sanatı uygulamaları
Dokuma, İnsanoğlunun varoluşundan ilk dönemlerinden bu zamana kadar devam eden, kültür ile birlikte ihtiyaçlar doğrultusunda gelişen bir anlayıştır. Sanayi Devriminden önce ihtiyaçları karşılamak amacıyla yapılan dokuma, kültürün gelişmesi ve teknolojideki hızlı ilerleme ile günümüzde düşüncelerin aktarıldığı bir araca dönüşmüştür. Bu bağlamda tekstilde sanat ilk olarak karşımıza "Tapestry" olarak adlandırılan duvar halısı ve dokuma resimleri ile çıkmaktadır. Arts and Craft akımı ve Bauhaus ekolü ile yetişen tekstil sanatçıları, deneysel çalışma yöntemlerini kullanarak, geleneksel ve özgün tekniklerle estetik bütünlük oluşturarak dokuma sanatında ortaya koydukları eserlerle tekstilde yeni bir anlatım dilinin kapılarını aralamışlardır. Tekstil sanatı, geleneksel dokuma teknikleri ile özgün dokuma tekniklerini birleştirerek farklı malzemelerin birlikte kullanılması, sanatçıların özgün yorumları ile geliştirilmesine dayanmaktadır. Bu bağlamda tez çalışmasında hacimli, deneysel ve heykelsi formda dokuma çalışmaları yapılması hedeflenmiştir. "Dokuma Kumaşlarda Bakır Tel ve Farklı Malzeme Kullanımı ile Oluşturulan Heykel Formlarda Tekstil Sanatı Uygulamaları" başlıklı tez çalışmasının "Giriş" bölümünde tarihsel bilgiler aktarılmıştır. "Sanat Nedir, Tekstille İlişkisi", "Tekstil Sanatı ve Tarihsel Süreci", "Tekstil Sanatı ve Heykel İlişkisi", "Dokuma Kumaşlar ve Dokuma Teknikleri ile Oluşturulan Tekstil Sanatı Örnekleri", "Tekstil Sanatçılarının Dokuma Kumaşlar ve Teknikleri ile Oluşturduğu Heykelsi Çalışmalarda Kullandıkları Malzeme ve Özellikleri", "Tekstil Sanatçılarının Heykel Çalışmalarında Kullandıkları Dokuma Teknikleri", birinci bölüm alt başlıkları olarak ele alınmıştır. "Bakır Tel ve Farklı Malzemelerle, Dokuma Teknikleriyle Oluşturulan Heykelsi Tekstil Sanatı Uygulamaları" başlıklı İkinci bölümde; "Dokuma Kumaşlarda Bakır Tel, Çelik Tel ve Farklı Malzeme Kullanımıyla Oluşturulan Tekstil Sanatı Örnekleri", "Dokuma Teknikleri ve Bakır Tel, Farklı Malzeme Kullanımıyla Heykelsi Formda Sanat Çalışmaları", "Çıkış noktası", "Yöntem", "Malzeme", "Deneysel Kumaş Çalışmaları ve Değerlendirilmesi", "Oluşturulan Sanat Çalışmaları ve Değerlendirilmesi" alt başlıklarından meydana gelmektedir. Sonbahar, Kış, İlkbahar, Yaz çıkış noktalarının belirlenmesi ile 36 adet deneysel kumaş üretilmiştir. Dokuma kumaşlarda bakır tel ve farklı malzemelerin kullanılmasıyla heykelsi formda etkilerin ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Bu amaç kapsamında, manuel el dokuma tezgahında 9 adet sanatsal dokuma üretilmiştir.