Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Abdullah Acehan

10 theses · Kütahya Dumlupınar University

Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi dergilerinden Güneş dergisi üzerine bir inceleme

Güneş dergisi Orhan Seyfi Orhon tarafından 1927 yılında çıkarılan ve toplam 17 sayıdan oluşan Cumhuriyet dönemi dergilerindendir ve 1 Ocak ? 15 Ekim 1927 tarihleri arasında 15 günlük aralıklarla yayımlanmıştır.Güneş, döneminde çıkan Dergâh, Küçük Mecmua, Hayat, Resimli Ay, Millî Mecmua gibi dergilerden farklı bir içerik ve atmosfer taşımaktadır. Diğer dergilerde görülen bilimsel ciddiyetin yerine daha serbest ve magazinel bir mahiyet taşır.Derginin yazar ve şair kadrosu içinde Abdülhâk Hamit, Faik Ali, Süleyman Nazif, Faruk Nafiz, Enis Behiç, Yusuf Ziya, Şükufe Nihal, Orhan Seyfi, Sabahattin Ali, Kenan Hulusi, Sabri Esat gibi isimler yer almaktadır. İsim kadrosundan da anlaşılacağı gibi dergide değişik anlayışlar bir araya gelmekle birlikte Beş Hececiler ve onların çevresindekiler ağırlığı teşkil etmektedirler.Güneş dergisi içerisinde şiirler, hikâyeler, tiyatrolar, edebî hatıralar gibi edebî türler ile gezi yazıları, vecizeler, felsefî düşünceler, meşâhire dair nükteler, fıkralar ve makaleler bulunmaktadır. Şiirler aşk, memleket, ölüm ve tabiat konularından oluşmaktadır. Şekil olarak aruzun yanında daha çok hece ve halk edebiyatı nazım şekillerinin tercih edildiği görülmektedir.Dergide geniş bir yer tutan makaleler Eski edebiyat, Yeni Edebiyat ve Batı Edebiyatı ve temsilcileri üzerine yazılmış yazılardan meydana gelmiştir. Bunun yanında dönemin önemli isimlerine ait çok sayıda edebî hatıraya yer verilmiştir. Dergide; biri başka bir derginin yazarıyla, diğeri kendi içindeki iki yazar arasında meydana gelen iki önemli tartışma vardır.Dergi 15 Ekim 1927 tarihinde çıkan 17. sayısıyla kapanmıştır. Derginin neden kapandığına dair bir bilgiye rastlanmamıştır. Bu kapanmanın harf inkılâbı yüzünden doğabilecek okuyucu kaybı nedeniyle olabileceğini düşünmek mümkündür.Anahtar Kelimeler: Güneş, Edebî Türler, Cumhuriyet Dönemi, Basın, Dergi

DergilerGüneş mecmuası
Nejla Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Muhittin Birgen'in Yeni Edebiyat adlı eseri

Muhittin Birgen 1885-1951 yılları arasında yaşamış eğitimci, edebiyatçı, yazar, çevirmen, düşünür, gazeteci, iktisatçı, kooperatifçi, istihbaratçı, siyasetçi özelliklerinin hepsini bir arada barındırmış bir şahsiyettir. Yazarın bilinen birkaç çeviri eseri ve mekteplerde okutulması için Arap harfleriyle yazmış olduğu "Yeni Edebiyat" adlı bir kitabı bulunmaktadır. Yapmış olduğumuz bu çalışma yazar Muhittin Birgen'in Arap harfleriyle yazmış olduğu "Yeni Edebiyat" adlı eseridir. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Muhittin Birgen'in hayatı ve eserleri üzerinedir. Yazarın hayatı detaylıca verildikten sonra günümüzde bilinen eserlerinin kısaca tanıtımı yapılmıştır. İkinci bölümde Muhittin Birgen'in "Yeni Edebiyat" adlı eserinin Latin harflerine çevirisi bulunmaktadır. Üçüncü bölümde Muhittin Birgen'in "Yeni Edebiyat" adlı eserinin orijinal Arap harfleriyle yazılmış olan sayfaları yer alır.Son bölümde ise Muhittin Birgen'in "Yeni Edebiyat" adlı eserinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Edebiyat, Yeni Edebiyat, Muhittin Birgen, Sanat, Tevfik Fikret, Üslub, Vezn, San?yi-i Nefise, Tanin, Teşbih, Nazm, Nesir, Ahenk, As?let

Birgen, MuhittinEdebiyatTürk edebiyatı+1
Said Emre Meşhur
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Cahit Sıtkı Tarancı'nın ölüm konulu şiirlerine psikolojik bir bakış

ÖZET CAHİT SITKI TARANCI'NIN ÖLÜM KONULU ŞİİRLERİNE PSİKOLOJİK BİR BAKIŞ YETİŞTİREN, Nuri Yüksek Lisans Tezi, Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Abdullah ACEHAN Temmuz, 2014, 169 sayfa Cahit Sıtkı Tarancı (1910-1956), Cumhuriyet Devri Türk edebiyatının önde gelen sanatçılarından birisidir. Özellikle şiir alanında adını duyurma başarısı gösteren ünlü şair, ''Otuz Beş Yaş '' şiiriyle ünlenmiş ve ''ölüm şairi'' olarak anılmıştır. Daha lise yıllarında iken ilk şiirlerinin ''Muhit'' dergisinde yayımlanması, iyi bir şair olma yolunda onu kamçılamış ve 1933'te ilk şiir kitabı olan ''Ömrümde Sükût'' eserini edebiyat dünyasına hediye etmiştir. Bunu sırasıyla 1946'da ''Otuz Beş Yaş'', 1952'de ''Düşten Güzel'' ve şairin ölümünden sonra da 1957'de ''Sonrası'' kitapları takip etmiştir. Gerek yaşadığı dönemde gerekse günümüzde sevilerek ve beğeniyle okunan şair hakkında birçok çalışma yapılmıştır ve daha da yapılacağı kanaatindeyim. Çünkü Cahit Sıtkı'nın; Türkçeye olan hâkimiyeti, duygularındaki samimi ifade tarzı ve klasik konuları özgün bir şekilde ele alması edebiyatçıları her zaman kendisine çekmeyi başarmıştır. Diğer çalışmacıların, şairin en çok üzerinde durduğu ''ölüm'' temine sadece konu olarak yaklaşmalarına karşın biz de aynı konuya farklı bir bakış açısı getirerek, ''ölüm'' kavramını psikolojik yönden değerlendirmeyi yeğledik. Şairin; Ramazan Korkmaz tarafından 43, Enver Okur tarafından ise 62 adet ölüm konulu şiiri incelenmiştir. Bu iki çalışmadaki ortak şiirleri göz önünde bulundurduk ve biz de bu ele alınan şiirlerden farklı olarak, şairin 21 adet şiirini daha ölüm perspektifinden değerlendirdik. Cahit Sıtkı'nın yayımlanmamış şiirleri üzerine incelemeleri olan Nuran Özlük ve Hakan Sazyek'in çalışmalarında, şairin ölüm konulu şiiri bulunmadığı için bu şiirleri değerlendirmeye tabi tutmadık. Cahit Sıtkı'nın ölüm konulu şiirlerini psikolojik açıdan değerlendirdiğimiz bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde Tarancı'nın resmi hayatı anlatılmaktadır. İkinci bölüm şairin kültür hayatından oluşmaktadır. Şairin sanat anlayışı, şair ve şiir hakkında düşündükleri ile eserleri ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca, diğer sanatçıların Cahit Sıtkı Tarancı'nın sanatı üzerine söyledikleri de ayrı bir başlık altında verilmiştir. Üçüncü bölümde ölüm temi; materyalizm, pozitivizm bakımından ve dinî açıdan incelenerek bu görüşlerin temsilcilerinin görüşleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde edebiyat ve psikolojinin bir bilim dalı olarak birbirine yakınlık ve uzaklığı ile ilişkileri ele alınmıştır. Edebiyatta ölüm teminin yerinden de kısaca bahsedilmiştir. Ayrıca, Cahit Sıtkı'nın ölüm konulu şiirlerine psikolojik açıdan yaklaşılmış ve şairin ölüm karşısındaki psikolojisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ölüm, Ölüm Psikolojisi, Edebiyat ve Psikoloji, Materyalizm ve Ölüm, Pozitivizm ve Ölüm, Dini Açıdan Ölüm, Cahit Sıtkı Tarancı ve Ölüm Korkusu, Cahit Sıtkı Tarancı.

PsikolojiPsikolojik analizTarancı, Cahit Sıtkı+3
Nuri Yetiştiren
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Safâ'nın Muhâkemât-ı Edebiyye adlı eseri

İsmail Safâ 1867-1901 yılları arasında yaşamış edebiyatçı, yazar bir şahsiyettir. Yazarın on tane eseri vardır. Yazarın ölümünden sonra yayımlanan ve on sekiz makaleden oluşan "Muhâkemât-ı Edebiyye" adlı eseri tarafımızdan Latinize edilmiştir. İsmail Safâ bu eserinde daha çok şiirle ilgili konulara temas etmiş ve devrin muhtelif şairlerinin şiirlerini içerik, üslûp, şekil, ölçü, uyak, redif gibi yönlerden eleştirmiştir. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm İsmail Safâ'nın hayatı ve eserleri üzerinedir. Yazarın hayatı detaylıca verildikten sonra eserleri kısaca tanıtılmıştır. İkinci bölümde İsmail Safâ'nın Muhâkemât-ı Edebiyye adlı eserinin Latin harflerine çevirisi bulunmaktadır. Üçüncü bölümde İsmail Safâ'nın Muhâkemât-ı Edebiyye adlı eserinin Arap harfli orijinal metni yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise İsmail Safâ'nın Muhâkemât-ı Edebiyye adlı eserinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Edebiyat, Şi'r, Kafiye, Sanat, Manzume, Vezn, Üslûb, Ahenk, Nazm, Nesr, Servet-i Fünûn, Makale, MütâlaǾa, Tenkid.

BiyografiMuhakemat-ı Edebiyyeİsmail Safa+1
Murat Yaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Nevsal-ı Milli transkripsiyon

ÖZET Türklerin şifahî kültürünün günümüze gelinceye kadar yazılı kültürümüze intikâl ettirilmesinin geciktirilmesi, kaleme alınan edebî eserlerin ise oldukça fazla olması, buna karşılık bu mahsûlleri inceleyip araştıracak nitelikli elemanların yetersizliği Edebiyat Tarihi alanında yapılan çalışmaları kifayetsiz bırakmıştır. Dolayısıyla yapılan çalışmalar ve elde edilen veriler, kültür hayatımızın tarihsel gelişimini ve değişimini tamamen aydınlatamamıştır. Ne yazık ki, Edebiyat Tarihi alanında başlayan ilk hareketlerin Tanzimat döneminde görüldüğü bir gerçektir. Nitekim Şinasi tarafından son şairler tezkiresi olan Fatin Tezkiresi diye bilinen Hâtimetü'1-Eşar, 1271 'de basılışından yedi yıl geçtikten sonra düzeltilerek Tasvir-i Efkâr Gazetesi'nde çıkan 'Tezkiretü'ş-Şuara" başlıklı bir yazı ile bu girişim açıklanmıştır. Türk-İslâm kültür dünyasının aydınlatılması yolunda en meşhur kalem erbâblan, Köprülüzâde Mehmet Fuad, Ali Ekrem Bolayır, İbrahim Necmi Dilmen, İsmail Habip Sevük, İsmail Hikmet Ertaylan, Agâh Sırrı Levend v.b. tarafından çalışmalar hız kazandırılarak Türk Edebiyat Tarihi'nin kaynaklan -Şairler tezkireleri, Şakaiku'n-Numaniyye, Künhü'l-Ahbâr ve Fezleke gibi önemli tarih kitaplarında yer alan biyografyalar, Tezkiretü'l-Hattatin, Atrabü'1-Asâr, Tekiretü'l-Evliya, Menâkıbnâme, Silsilename, v.b.- dikkate alınarak muhtelif çalışmalar yapılmıştır. Böylece yoğun bir inceleme, araştırma sonucunda ulaşılabilen temel kaynaklar karşılaştırılarak değerlendirme imkânı doğmuştur. Bunun neticesinde edebiyat tarihimize gerek muhteva gerek forma yönüyle otuza yakın zengin eserler kazandırılmıştır. Bu çalışmaları desteklenmesi ve yaygınlaştırılması düşüncesi ile Rıza Tevfik Bölükbaşı, "Nevsâl-ı Milli" adlı kıymete hâiz bir eser hazırlamıştır. Avrupa'da oldukça yaygın olan nevsâllar örnek alınarak hazırlanan bu eser, Tanzimat döneminden sonraki memleketin edebî, tarihî, iktisadî, askeri; siyasî, tıbbî gibi hemen hemen bütün alanlarındaki yenilikleri anlatan aynı zamanda kültür tarihimizi yakından inceleyen bir eserdir. Çalışmamızda Tanzimat Dönemi'nden sonraki Türk Edebiyatı'mn gelişimi ve değişimini aydınlatması yolunda yapılan bu güzel ve seçkin kaynak eserin ilgili bölümlerini latinize ettik. "Nevsâl" demlen bu yıllığın 19. asırdaki fikirlerin tekâmülüne, fennin, ilmin ve edebiyatın terakkisine mazhar olmakla birlikte okurken kültür seviyesini eğlendirerek yükselten en mühim, en meraklı, en latîf bir eser olduğu görülecektir.

BiyografiBölükbaşı, Rıza TevfikEdebiyat tarihi+3
Ayşe Nur Sır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat mecmuasındaki edebi metinlerin Latinizesi indeks

1926 Yılında Mehmet Emin ERİŞİRGİL tarafindan yayın hayatına dahil edilen "Hayat" mecmuasında neşredilmiş edebi yazılan günümüz edebiyat dünyasına kazandırmak amacıyla hazırladığımız bu tez "Hayat" mecmuasmda edebi konulan ihtiva eden makalelerin latinize edilmiş metninden müteşekkildir. Cumhuriyet döneminde yayınlanan en önemli süreli yayınlardan olan "Hayat", bir ilim, sanat ve felsefe dergisi olup gençliğin bilime ve sanata ilgisini arttırmak amacıyla yayımlanmıştır. Dergide dönemin belli başlı düşünce adamlarının, yazarlarının yanında genç edebiyatçıların ürünlerine de yer verilmiştir. Derginin çeşitli sayılan farklı kütüphanelerde bulunmaktadır. Bu kütüphaneler ve kayıt nu'lan ekte sunulmuştur.Bizim elimizdeki nüshalar ise Atatürk Kitaplığı nu: İ.H.Sevük 1245, TÖ-621/1-2' de kayıtlıdır.* Derginin 1927-1928 yıllarında yayınlanmış sayılarındaki toplam elli altı edebi makalenin ve yirmi üç şiirin latinize edilmesi sırasında, Ali Canip, Köprülü-zade Mehmet Fuat, Avni gibi eserleriyle edebiyat sahasında önemli bir yere sahip olmuş mümtaz şahsiyetlerin makalelerinin yer aldığı görülmüştür.Aynca Faruk Nafiz, Enis Behiç, Ömer Bedrettin, Ahmet Hamdı, Yaşar Nabi gibi ıstırabın neşesini neşenin ıstırabını duyan ve şiirlerinde bu duygulan en yüksek noktada okuyucularına ulaştıran şairlerimizin de şiirlerine yer verilmiştir. Derginin dil özellikleri dönemin etkisi altodadır. Özellikle Milli Edebiyat cereyanından sonra başlayan dilde sadeleşme her makalede kendini göstermektedir. Şiirler ise hece vezniyle yazılmıştır. Mecmuada yer alan makaleler muhteva açısından değerlendirildiğinde şöyle bir tasnif yapılabilir: Hayat kolleksiyonunun en çok nüshası bu kütüphanede bulunmaktadır. Diğer kütüphanelerdeki nüshalar genelde eksiktir. Ayrıca esas aldığımız nüshanın diğer bütün nüshalara göre daha mükemmel olduğu görülmüştür.VI Ahmet Haşim Necip Fazıl Enis Behiç Faruk Nafiz gibi yazar ve şairlerin yeni yayınlanmış eserleri hakkında örneklerle desteklenerek yapılan değerlendirmeler O dönemin lisanımızla ilgili önemli meseleleri ( Yeni harflerin kabulü, imlamız, yabana kelimelerin kullanımı ) ile ilgili düşüncelerin yer aldığı makaleler, Mersiye, rubai gibi nazım şekilleri ve türleri hakkında bilgi veren makaleler, Dünya edebiyatında yer edinmiş önemli şahsiyetler ve bunların bizim edebiyatımıza etkilerinin üzerinde durulduğu makaleler, Türk ve Dünya edebiyatmda edebi akımlar ve temsilcileri, bu akımların etkisi ile yazılmış eserleri tanıtıcı makaleler, Yeni yetişen şairlerin sözlerinin ve eserlerinin,aynca yeni ortaya çıkmış toplulukların ( Yedi Meşale) değerlendirildiği makaleler, Şiir, şair, sanat,edebiyat, şiirde içtimailik, ferdiyetçilik gibi edebiyat dünyasında sürekli tartışılan kavramlar üzerinde fikir beyanında bulunulan makaleler. Kısaca, "Hayat" mecmuası yayınlandığı 1926-1930 yıllan arsında Türk halkının ilim edebiyat ve felsefe sahalarında gelişmesinde etkili olmuş önemli bir yayın organıdır.

DergilerEdebi metinlerHayat dergisi
Rukiye Ayvaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Oğuz Atay`ın hayatı-eserleri-sanatı

Oğuz Atay, geniş kültür birikimiyle, roman, hikaye, tiyatro oyunu gibi türlere getirdiği yeni üslûp ve tekniklerle kendinden sonraki yazarları derinden etkilemiştir. Durum böyle olmasına rağmen bugüne kadar Oğuz Atay'ı tüm yönleriyle ele alan bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma, Oğuz Atay'ı, eserlerini ve sanatını anlamak ve gücümüz doğrultusunda anlatmak için kaleme alındı. Hayatı- Eserleri- Sanatı olmak üzere çalışmamızı üç ana bölüme ayırdık.

Atay, OğuzBiyografiOyun yazarları+2
Hakkı Burak Baysal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Rıfat Ilgaz ve Hababam sınıfı

Bu çalışma, Rıfat Ilgaz'ın çileli hayatının, bitmek tükenmek bilmeyen yazma sevdasının izlerini taşır. Rıfat Ilgaz, geniş kültür birikimiyle, roman, hikaye, tiyatro, makale türlerinde pek çok eser vermiştir. Küçük yaşlardan başlayan okuma ve yazma merakı, onu hep yazmaya sevkeder. Önceleri sadece birikimlerini katarak yazar., sonraları yaşadıkları, sıkıntıları, idealleri girer yazılarına. Bireysel olan çalışmaları birden toplumsala dönüşüverir. Kimi zaman yasaklanır., kimi zaman da ödüllendirilir. Şair olarak karşımıza çıkmak isteyen Rıfat Ilgaz'ı biz Hababam Sınıfı romanının yazan olarak tanırız. Şiirine ara verdiği dönemlerde kaleme aldığı bu eserinde yazar, o dönemin eğitim sıkıntılarını anlatır. Anlatırken yerer, yererken güldürür. Amacı eğitim sistemindeki problemleri göstermektedir. Dört bölüm halinde hazırlanan bu çalışmanın ilk bölümünde Rıfat Ilgaz'ın Hayatı" ele alınmıştır. Resmi ve edebi hayatı olmak üzere iki ana başlıkta incelediğimiz bu bölüm hayatının her safhasından kesitler verir bize. İkinci bölüm eserlerini kapsar. Kısa kısa ele alınan eserleri onun yazın hayatını tanımamızı kolaylaştırır niteliktedir. Üçüncü bölümde ise sanatı verilmek istenmiştir. Yazdığı türler ve bunları nasıl yazdığı ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölüm ise yazarın herkesçe bilinen ünlü eseri Hababam Sınıfı üzerinedir. Her yönde ele alınmaya çalışılan Hababam Sınıfı'nda karakterlerden önemli olanları, yazma sebepleri ve Hababam Sınıfı' nın yazılmasına sebep olan olaylar ele alınmıştır.

BiyografiHababam SınıfıIlgaz, Rıfat+1
Dilek Küçük
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Cahit Yalçın`ın sürgün hayatı ve sürgün edebiyatına olan tesirleri

Osmanlı Devleti'nin çöküş ve dağılma dönemleri içerisinde düşünce yapısını derinden etkileyen özgürlükçü akımların sosyal hayatta kendini göstermesiyle, aydın kitle tabir ettiğimiz insanlar, düşünce ve duygularını serbest ve bağımsız bir şekilde aktarmak istemişlerdir. Onların bu teşebbüsleri Sultan II. Abdülhamit devrinin başlıca meselesi olarak tezahür ederken 1. Dünya Savaşı ve Osmanlı'nın yıkılışı zamanlarında da yönetimlere karşı muhalif kimliğin oluşmasında büyük rol oynamıştır. I. Dünya Savaşı yılları ve ardından yaşanılan Milli Mücadele döneminden sonra ise aydınlar, daha başka bir tutum sergileyerek yeni Türkiye Cumhuriyeti 'nin oluşmasında inkılapların yanında yer almışlardır. Bu dönem itibariyle bazı gazeteciler, siyasetçi kimlikleriyle ön plana çıkarak kendini göstermişlerdir. Hüseyin Cahit ise bu gazeteci - siyasetçi kimliği taşıyanların başında gelen şahsiyetlerdendir. Yaşadığı tarih itibariyle döneminin en önemli gazetecileri ve siyasetçileri arasında görülürken, taşıdığı kimlik, daima onu ön plana çıkarmış, içinde bulunduğu her siyasi ortamda dikkatleri üzerinde toplamaya yetmiştir. Ayrıca Hüseyin Cahit'in genel olarak hayatına baktığımızda, Malta ve Çorum olmak üzere iki defa sürgün yaşayan fakat bu sürgün dönemlerinde boş durmayarak dil öğrenmenin yanında bir çok tercümeler başta olmak üzere eser kaleme aldığını görürüz. Bu çalışmalarla sadece bir siyasetçi - gazeteci olmayıp aynı zamanda bir edebiyatçı olduğunu da göstermiştir. Hüseyin Cahit'i konu edindiğimiz bu çalışmamızda ise onun, sadece sürgün yıllarını değil, tezin adından da anlaşılacağı gibi sürgün hayatımn edebi yönüne olan etkisinden de bahsettik. Kronolojik hayat hikayesinin yanında edebi çizgisini ve gazeteciliğini verdiğimiz gibi, bunun yanında tercümelerini de konu edindik. En sonundaki bibliyografyada ise çalışmamızda faydalandığımız kaynaklan verdik. Hüseyin Cahit Yalçın'ın geçirdiği hayat safhalarının ardından bıraktığı eserler, incelenmeye değer nitelikteki bir hazine gibi karşımızda dururken, biz de bu hazineden istifade etmek için onun hayatını konu edindik. Tezimizin bu ve benzeri konular üzerine çalışacak kişilere kaynaklık etmesini ve yol göstermesini dileriz. Anahtar Kelimeler: Siyaset, Sürgün, Tercümeler, Gazetecilik, Edebiyat

GazetecilerTürk edebiyatıYalçın, Hüseyin Cahit+1
Sabahattin Görgülü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Hâmit Macit Selekler'in hayatı-sanatı-eserleri

Hâmit Macit Selekler, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı' nda, geniş kültür birikimi doğrultusunda, edebiyatın şiir sahasında başarılı eserler vermiş bir sanatçıdır. Reklama ve gösterişe önem vermeyen, çağdaşlarına göre adı pek bilinmeyen; ancak en az onlar kadar başarılı bir şâir olan Selekler, hayatı boyunca iyilikleri kendisine rehber almış ve sanatının ana perspektifine de iyilikleri koymuş bir şâirdir. Cumhuriyet sonrası dönemde oluşan şiirdeki yozlaşmaya karşı kendince bir cephe alan Selekler, şiirde şekilciliği savunur. Tabiata, insanlara, Antalya'ya, millî kültürümüze son derece bağlı bir şair olan Selekler, bu yönleri ile bize Yahya Kemal Beyath'nın önemli bir takipçisi olduğunu çağrıştırmaktadır. Ancak bugüne kadar Hâmit Macit Selekler'i tüm yönleriyle ele alan bilimsel bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışma, Hâmit Macit Selekler'i, onun eserlerini ve sanatını anlamak ve gücümüz nispetinde anlatmak için kaleme alındı.

BiyografiCumhuriyet DönemiEdebiyat+4
Fatih Küçükyavuz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Other supervisors