Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akkaya

12 theses · Dokuz Eylül University

Master'sOpen AccessTR

Yabancıların Türkçe öğrenme yeterlilikleri

Bu çalışmada İzmir'deki üniversitelerde görev yapan yabancı öğretim elemanlarının Türkçe öğrenme yeterlilikleri, Türkçeye ve Türk kültürüne yönelik ilgileri araştırılmış, Türkçe kullanımlarında yaptıkları hatalar değerlendirilmiştir.Araştırma, İzmir Ekonomi Üniversitesinde, çeşitli bölümlerde görev yapan yabancı öğretim elemanlarıyla sınırlandırılmıştır. Veri toplama aracı olarak kapalı / açık uçlu sorulardan oluşan ?Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu? kullanılmıştır. Araştırma verileri SSPP 15.0 programına aktarılarak çözümlenmiştir. Araştırmada belgesel tarama yöntemi de kullanılmış, yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yönelik durum analizi yapılmıştır.İzmir Ekonomi Üniversitesi gerek üniversitenin eğitim dili, gerekse sunduğu seçmeli yabancı diller bakımından zengindir. Bu sebeple çeşitli ülkelerden gelen birçok öğretim elemanının görev yaptığı bir üniversitedir. İzmir Ekonomi Üniversitesinde Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya ülkelerinden de birçok yabancı öğretim elemanı görev yapmaktadır.Bu öğretim elemanları üniversitenin içinde ve dışında Türk kültürüyle iç içedir. Türk kültürünün tanıtılmasında ise Türkçenin önemi büyüktür. Çok genel düşünüldüğünde kültürlerin birbirini tanıması, kaynaşması önyargıların yok edilmesi ve uluslararası barışın geliştirilmesinde bu öğretim elemanlarının Türkçeyi öğrenmesi, Türk kültürünü öğrenmesi önemli bir rol oynayacaktır.Araştırmada, ülkemizde görev yapan yabancı uyruklu öğretim elemanlarının Türkçe yeterlilikleri ve Türk kültürüne yönelik ilgileri; öğretim elemanlarının cinsiyet, yaş, geldikleri ülke, alanları (branş), Türkiye'de bulunma süreleri, öğrenmede güçlük çektikleri beceri alanları, Türkçe öğrenme yolları, medeni halleri, Türkiye'de yaşamaktan ve Türkçe Öğrenmekten duydukları memnuniyet gibi değişkenler göz önüne alınarak araştırılmıştır.Sonuç olarak; İzmir Ekonomi Üniversitesinde tam zamanlı olarak görev yapan 55 yabancı öğretim elemanından; kadın öğretim elemanlarının, erkek öğretim elemanlarına oranla, yaşça genç olan öğretim elemanlarının diğer öğretim elemanlarına göre dil ediniminde daha başarılı oldukları görülmüştür. Asya kıtasından ülkemize gelen öğretim elemanlarının Türkçe yeterliliklerinin Avrupa, Amerika ve Afrika kıtalarından gelen öğretim elemanlarına göre daha yüksek olduğu, dil öğretmenlerinin diğer alanlarda görevli öğretim elemanlarına oranla daha başarılı oldukları sonucuna varılmıştır. Türkiye'de uzun süre bulunan yabancı öğretim elemanlarının dil ediniminde daha başarılı oldukları, öğretim elemanlarının başarıları ve beceri alanları arasında anlamlı bir fark bulunmadığı, öğretim elemanlarının başarıları ve medeni halleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı, Türkiye'de yaşamaktan ve Türkçe öğrenmekten memnun olan öğretim elemanlarının başarıları ve memnuniyetleri arasında anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca Yabancı öğretim elemanlarının Türkçe kullanımında yaptıkları hatalar incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, yabancı öğretim elemanları, Türkçe yeterlilik, çeşitli değişkenler, İzmir Ekonomi Üniversitesi

TürkçeTürkçe öğretimiYabancı dil öğrenimi+3
Zarife Ekim Sevindi
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Gülsüm Cengiz'in öykülerinin çocukta doğa sevgisi ve çevre bilinci geliştirme açısından incelenmesi

Aile ile başlayıp okul ile devam eden eğitim sürecinde çocuk edebiyatının da önemli bir yere sahip olduğu bilinmektedir. Çocuklar için oluşturulan yazınsal ürünler, çocuğun gelişimine katkı sağlarken duygu ve düşünce dünyasını zenginleştirerek çocuklara yaşamı boyunca rehberlik edecek değer yargıları ve davranışlar kazandırmaya hizmet eder.Okul öncesi dönemde masallar aracılığıyla kitaplarla ve edebiyatla buluşan çocuk okul çağında öyküye ilgi duymaya başlar ve öyküler aracılığıyla hayatı tanır, neden- sonuç ilişkileri kurarak, karşılaşabileceği problemleri ve çözüm yollarını fark eder. Bu süreçte öyküler, toplumsal ilkeleri ve değerleri benimsetmede etkilidir.Çocuklara küçük yaşlardan itibaren benimsetilmesi gereken değerlerden biri de doğa sevgisi ve çevre bilincidir; çünkü çevre bozulması doğadaki tüm canlıları ve insanlığı önemli ölçüde etkileyen günümüzün en ciddi sorunlarından biri haline gelmiştir. Bunun için de çocuklara; doğanın canlı- cansız unsurlarının özelliklerini, bunlar arasındaki ilişkileri ve sonuçlarını, doğanın bir gizli dengesi olduğunu, doğanın bize ait olmadığını, bizim yalnızca doğanın bir parçası olduğumuzu, doğaya bağımlı ve muhtaç olduğumuzu, tüm canlıları birbirine bağımlı olduğunu, doğal kaynakların karşılıksız sunulan nimetler olmadığını ve tükenebileceğini; kentleşme, sanayileşme ve tüketimin ekolojik sorunlara yol açtığını ve bu sorunların ancak insanlar tarafından önlenip çözümlenebileceğini kavratmak yararlı olacaktır.Bu çalışmada, çocuklar için masal, öykü, tiyatro gibi pek çok türde eser veren Gülsüm Cengiz'in çocuk öyküleri, doğa sevgisi ve çevre bilinci geliştirme açısından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Gülsüm Cengiz'in çocuk öykülerinin çocukta doğa sevgisi ve çevre bilinci geliştirmede etkili olabileceği düşünülmektedir.

Cengiz, GülsümDoğa korumaEdebiyat+5
Hilal Ateş
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Dede Korkut Hikayeleri'nde çocuk eğitimi

Çocuk ruhunu besleyen en etkili tür edebiyattır. Edebiyat, çocuğun dünyasını geliştirir. Çocuk, bedensel, zihinsel ve duygusal yönden gelişmeye devam eden bir varlıktır. Çocuk gelişirken, kendisini daha iyi tanıyabilmesi, kendisini yaşadığı toplumun bir parçası görebilmesi ve toplumun ahlakî değerlerini kazanabilmesi için ona yardımcı olabilecek en zengin kaynak edebiyattır.Çocuklara, gelişim süreçlerinde faydalı olabilecek, yaşadığı kültürü tanıtacak önemli bir kaynak olan Dede Korkut Hikâyeleri Türk toplumunun ahlakî değerlerini bünyesinde barındıran kıymetli bir eserdir.Oğuz Boylarının maceralarını anlatan ve destandan halk hikâyesine geçiş dönemi eseri olarak kabul edilen bu eser, çizdiği ideal tip ile çocuk eğitiminde yarar sağlayacak bir eserdir.Öykülerdeki kahramanlar üzerinden okuyucuya güzel mesajlar verilir. Öykülerin; toplumda değer görebilmek için çalışmak gerektiği, maneviyatın maddiyattan üstün olduğu, yalan söylemenin kötü bir davranış olduğu, doğanın ve yaşanılan yurdun kutsal olduğu, aile ve aile birliğinin son derece önemli olduğu, anaya ve ataya saygının şart olduğu, kadının sosyal hayatta erkek ile eşit olduğu, cömert ve paylaşımcı olmanın gerekliliği, sadakatin en değerli duygulardan olduğu, cesur kişilerin hayatta daha başarılı olacağı başta olmak üzere birçok mesaj içermesi bakımından çocuk eğitiminde kullanılması olumlu sonuçlar doğuracaktır.Anahtar Kelimeler: Dede Korkut, çocuk, eğitim.

Dede Korkut HikayeleriHalk hikayeleriTürk halk hikayeleri+2
Gülcan Uyumaz
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Divân şiirinde deniz imgesi ve şiir öğretiminde kullanılması

Bu çalışma genel olarak, Dîvân edebiyatından seçilen şairlerin şiirlerinde, deniz imgesinin kullanımını ve bundan şiir öğretiminde nasıl yararlanılabileceğini ortaya koymaktadır.Dîvân şiirinde deniz imgesini anlayabilmek için, öncelikle şiirde imgenin işlevini belirlemek gerekir. Bu amaçla dîvân şiirinde önemli bir imge olan deniz imgesi dikkate alınmalıydı. Dîvân şiirinde deniz imgesinin yerini kavrayabilmek ve şiir öğretiminde kullanabilmek için, farklı yüzyıllarda yazılmış dîvânlardan seçilen örneklerdeki deniz imgesi incelendi. Örneklerdeki deniz ve denizcilikle ilgili terimler ayrı ayrı sınıflandırılmıştır.Deniz imgesi dîvân edebiyatının genel yapısı gereği bazı şiirlerde benzer anlamlarda kullanılmış, bazılarında şairinin ifade gücüne bağlı olarak farklı hayallere konu olmuştur. Bu sebeple benzer kullanımlar sınıflandırılıp beyitler yorumlanmıştır. Deniz imgesinin bu özellikleriyle, şiir öğretiminde sağlayacağı kolaylıklar belirtilmiştir.Çalışmada ulaşılan sonuçlar, yukarıda verilen bilgilerin tamamının değerlendirilmesi sonucu elde edilmiştir.

Denizcilik terimleriDenizlerDivan edebiyatı+6
Betül Mutlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında metafor

Dil, bir milletin tarihine, geleneklerine, duygu ve düşüncelerine sahip çıkan ve de onları gelecek nesillere aktarmasını sağlayan en önemli iletişim aracıdır. Türk dili anlama ve anlatma yönünden zengin özellik ve yöntemlere sahip bir dildir. Anlama ve anlatımda başvurduğu en önemli yöntemlerden biri de ''metafor''lardır. Metaforlar, insanın çevresini ve olayları anlamlandırmasını sağlayan, anlamsız görünenlerden deneyimlerinin de yardımıyla anlam çıkarmasına yardımcı olan bir formdur. Anlamlandırma sürecinde büyük etkisi olan metafor sadece dilde değil, düşünce ve eylemlerimizde de etkilidir. Soyut fikirlerin somutlaştırılmasında, anlaşılması zor olanın kolay hâle getirilmesinde ve bilinenden bilinmeyene ulaşılmasında metafor en önemli yardımcılardandır. Türkçe dersi anlama ve anlatma becerilerini kapsayan bir derstir. Bu anlamlandırma ve anlatımlarda soyut kavramlara yönelme özellikle ortaokul düzeyinde gerçekleşmeye başladığı için bazı zorluklar yaşanabilir. Bu zorlukların aşılması için dilin tüm kuralları ve anlama-anlatma teknikleri Türkçe dersinde öğretilmeye çalışılır. Bu öğretim en sağlıklı şekilde Türkçe ders kitaplarının yardımıyla yapılabilir. Bu yüzden de Türkçe ders kitaplarında yer alan metinler öğrencilerin dil, düşünce ve eylemlerini etkiler. Bu çalışma ile ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan metaforlu söyleyişlerin anlama ve anlatma becerilerindeki rolü ve kullanım sıklığı incelenip belirli kategoriler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Çalışmamızda öncelikle metaforun kapsamına giren söz sanatları ve metafor ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerdeki metaforlu söyleyişler tablolar halinde sunulmuştur. İlk tabloda söz sanatlarına bağlı olarak ortaya çıkan metaforlar değerlendirilmiştir. Buna göre metaforlu söyleyiş örneğine en çok 6. sınıf metinlerinde rastlanılmıştır. 6. sınıf konuları içinde ''sözcükte anlam'' konusu yer alır. Bu yüzden bu sonuç doğal ve tutarlı bir sonuçtur. Sınıfların geneline bakıldığında metaforlu söyleyiş kapsamında en çok ''istiare/eğretileme'' sanatından yararlanılmıştır. Türkçede ''metafor''un sözcük karşılığı olarak genellikle ''istiare'' kullanılır. Bu sonuç bunu desteklemektedir. Metinlerde istiare dışında teşbih, mecaz, mecaz-ı mürsel, deyim, teşhis gibi farklı söz sanatlarına bağlı metaforlu söyleyişler de mevcuttur. Diğer tabloda kategorilere göre metaforlu söyleyiş örneklerine yer verilmiştir. Bu kategoriler ''insan, hayvan, doğa, duygu, nesne/eşya, yer, şekil ve diğer'' olmak üzere ''sekiz''e ayrılmıştır. Metaforlu söyleyiş örneği en çok ''doğa'' kategorisindedir. 5. sınıflarda ''Sağlık ve Çevre''; 6, 7 ve 8. sınıflarda ''Doğa ve Evren'' temalarının yer alması bu sonuçta etkilidir. Metaforlu söyleyişler somut ve soyutluk açısından da değerlendirilmiş olup soyutluk üzerinden oluşturulan metaforlu söyleyişlere en çok 8. sınıf metinlerinde rastlanılmıştır. Bu öğrencilerin zihinsel gelişimine uygun bir sonuçtur. Türkçe ders kitaplarında metaforlu söyleyişlere daha sık yer verilmelidir. Metaforlu söyleyişler öğrencilerin zihinsel ve dilsel gelişimi için gerekli ve yararlıdır.

BenzetimDers kitaplarıDil öğretimi+6
Fatma Gülin Ustaoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik şiir öğretiminde yapısal olarak Leff ü Neşr sanatından yararlanma

Araştırmamız daha çok Klasik edebiyatta kullanılan söz sanatlarından biri olan Leff ü neşr sanatının Klasik şiir öğretiminde kullanılma boyutunu ve bunun önemini ortaya koymaktadır.Klasik edebiyatı anlamak için öncelikle onun yapısını ve edebiyatın bu çok önemli ürünü olan şiirin sanatla ilişkisini sorgulamak gerekmektedir. Bu amaçla klasik şiirin kurgusunda önemli bir sanat olan Leff ü Neşr dikkate alınmalıydı. Bu edebî sanatları daha iyi görebilmek ve Klasik şiiri daha iyi anlayabilmek için farklı yüzyıllardan seçilmiş, muhtelif dîvânlardan örnekler seçip onların açıklamalarını yaptık ve Leff ü Neşr kurgusunu gösterdik. Örneklerin kurgusundaki yapı gereği sanat değerlendirmesi Düzenli ve Düzensiz Leff ü Neşr olmak üzere iki başlık altında toplanmıştır.Anlam ile ilgili bir sanat olan Leff ü Neşr kurgusunu anlamak birçok edebî sanatı anlamaktan daha güç ve karmaşıktır. Bu sebeple Leff ü Neşr sanatının olduğu beyitler alınmış, beyitlerde geçen bilinmeyen kelimelerin anlamları ve beyitlerin nesir diliyle ifadesi verilmiş, daha sonra bu beyitler yorumlanmış ve Leff ü Neşr kurgusu ortaya konmuştur.Çalışmamızda ulaştığımız sonuçlar, yukarıda verilen bilgilerin tamamının değerlendirilmesi sonucu elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Klasik şiir, Edebî sanatlar, Leff ü Neşr.

Klasik edebiyatLeff ü NeşrTürk edebiyatı+2
Duygu Haşıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tenasüp sanatından faydalanarak klâsik edebiyat öğretimi

Araştırmamız, Klâsik Edebiyatta sıkça kullanılan söz sanatlarından biri olan Tenasüp sanatının Klâsik şiir öğretiminde kullanılma durumunu belirlemek ve bunun önemini ortaya koymak esasıyla oluşturulmuştur.Klâsik Edebiyatın bütününü anlamanın yolu yapısal ve içerik olarak onu derinlemesine incelemekten geçer. Bu edebiyatın önemli bir ürünü olan şiirin dönemin sanat anlayışıyla bir bütün olarak görülmesi ve ilişkilendirilmesi gerekir.Edebî sanatlar, Klasik şiirin temel taşlarındandır. Tenasüp ise hem şiir evreninin işleyişinde hem de Klâsik şiir kurgusu içinde önemli bir sanat olarak görülmüştür. Bu amaçla Klâsik şiirde Tenasüp, çalışmamıza konu olmuştur.Klâsik şiiri daha iyi anlayabilmek ve Tenasüp sanatının kullanım alanlarını kavrayabilmek için farklı yüzyıllardan seçilen, muhtelif divân örneklerinden ayrılan beyitler açıklanmış ve Tenasüp kurguları belirtilmiştir. Örnek kurgusundan yola çıkarak ?Tenasüp? konularına göre başlıklar altında toplanmıştır.Beyitlerde birbirleriyle uyum içinde olan sözcükleri kimi zaman yorumlamak ve seçmek zor olmuştur. Çünkü alışılagelmiş sözcükler dışında bulunan uyumlar da tespit edilmiştir. Bu sebeple ? Tenasüp? olan beyitler alınmış, beyitlerde geçen bilinmeyen sözcüklerin açıklamaları ve nesir dili ile ifadesi verilmiş, daha sonra bu beyitler yorumlanıp Tenasübün kurguları ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Klâsik Şiir, Edebî Sanatlar, Tenasüp.

Divan edebiyatıDivan şiiriEdebiyat öğretimi+6
Güzin Gül Yurtsever
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mevlana'nın Mesnevi'sinden ilköğretim okulları için seçilen öykülerin eğitsel yönünün incelenmesi

Araştırmamız, Mevlâna'nın Mesnevî'sinden ilköğretim okulları için seçilen hikâyelerin eğitsel yönünün incelenmesi ile ilgilidir.Yaptığımız çalışmada: Mehmet Zeren'in hazırladığı ?Mevlâna'nın Mesnevisinden Seçme Hikâyeler? , Emine Sevim'in hazırladığı ?Mesnevî'den Seçme Hikâyeler?, Sadık Yalsızuçanlar'ın hazırladığı ?Mesnevî'den Hikâyeler? adlı eserler incelenmiştir. Her kitapta, çoğunluğu aynı olmakla birlikte, Mesnevî'deki hikâyelerin seçimi konusunda farklılıklar olduğu görülmüştür.Çalışmamızın başında Mevlâna'nın hayatı, eserleri, eğitim anlayışı ile hikâye türü ve Mesnevî hakkında gerekli açıklamalar yapılmış, çalışmamızda yaptığımız değerlendirmelerin dayandığı temeller ortaya konulmuştur.Hikâyeler üslûp, varlık ve şahıs kadrosu, vurgulanan kavramlar ve kullanılan yöntemler açısından incelenmiş, hikâyelerde kullanılan eğitsel unsurlara değinilmiştir. Her konu, en uygun örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır. Eğitsel cümleler de, uygun konu başlıklarıyla birlikte sunulmuştur. Mevlâna'nın hikâyelerinde gizli olan mesajlara ulaşılması için ufak ipuçları verme ve hikâyelerin anlaşılırlığını destekleme amacı güdülmüştür. Hikâyelerdeki her unsurun kullanım amacı açıklanarak eğitime sağladığı katkıya da değinilmiştir.Çalışmamızda ulaştığımız sonuçlar, tüm bu bilgi ve değerlendirmeler sonucu elde edilmiştir.

EğitimHikayeMesnevi
Gülten Erkek
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Şiirde ?gibi? edatının işlevi ve ilköğretim II. kademe Türkçe öğretiminde kullanılma boyutu

Araştırmamız şiirde gibi edatının işlevi ve gibinin ilköğretim ikinci kademe Türkçe eğitiminde kullanılma boyutu ile ilgilidir.Yaptığımız çalışmada gibinin halk şiirinde, divan şiirinde, çağdaş şiirde ve ilköğretimin ikinci kademesinde okutulan Türkçe ders kitaplarında yer alan şiirlerde, ne görev yaptığı incelenmiştir. Bunun için Necâtî ile Nedim'in gazelleri, Karacaoğlan, Erzurumlu Emrah, Turgut Uyar ve Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiirleri ele alınmıştır. Bu altı şairin şiirlerinde, gibi hususunda ortak kullanımlar tespit edildiği gibi farklı kullanımlar da ortaya konmuştur.Çalışmamızın başında, yaptığımız değerlendirmelerin dayandığı temeller ortaya konmuş, edatlar ve gibi hakkında bilgi verilmiş, şiirlerin incelemesine geçilmeden önce şairlerin hayatlarına değinilmiş ve edebiyat anlayışları açıklanmıştır.Şiirlerin incelenmesinde ilk önce gibi edatının geçtiği yerler tespit edilmiş, ?gibi? nin anlatıma olan katkısı incelenmiş, gibinin benzetme öğesi olma özelliği üzerine durulmuştur. Daha sonra bu benzetmelerde gibiye bağlanan sözcüklerin somut/ soyut/ cins/ özel olma durumları incelenerek, gibinin şiirdeki işlevi ortaya konmuştur. İlköğretimin ikinci kademesinde okutulmuş olan Türkçe ders kitaplarındaki şiirler için de aynı inceleme yapılarak ?çocuk, şiir, benzetme, gibi? arasındaki bağ ortaya konmuş, çocuğun bilişsel gelişim süreci dikkate alınarak okutulan şiirlerdeki benzetmelerin somut/ soyut algılayışlarına uygun olup olmadıkları ortaya konmuştur.Çalışmamızda ulaştığımız sonuçlar, tüm bu bilgi ve değerlendirmeler sonucu elde edilmiştir.Anahtar kelimeler: gibi edatı, şiir, işlev, çocuk, somut, soyut, özel, cins

BenzetmeTürkçeŞiir
Selma Islıoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde gelenekçilik bakımından günümüz şiirine Şeyh Galib etkisi

Bu çalışma, ?Eğitimde Gelenekçilik Bakımından Günümüz Şiirine Şeyh Galib Etkisi? başlığını taşımaktadır. Çalışma, Okşan ÇAĞLAK tarafından hazırlanmıştır.Eğitimin temel amaçlarından biri de, bireye farklı alanlarda çok yönlü bakış açısı kazandırabilmektir. Eğitim yoluyla kendi kültürel değerlerinin farkına varan birey, hem ait olduğu toplumu daha yakından tanıyacak hem de o toplumun kültürüne daha fazla sahip çıkacaktır. Böylece, sahip olduğumuz kültürel değerler korunacak ve genç kuşaklar tarafından geliştirilecektir.Bu amaçla çalışmamıza konu ettiğimiz Şeyh Galib, klâsik şiirimizin son döneminde yetişmiş büyük bir şairdir. Onun büyüklüğü, kendinden önce kurulmuş olan divan şiiri geleneğini çok iyi tanıması ve bu geleneksel çizgiyi modern bir bakışla yeniden yorumlamasından kaynaklanır. Şeyh Galib bu özgün yönüyle, kendisinden sonra gelen şairler için de bir yol açıcı olmuştur. Denilebilir ki, o bir köprüdür. Hem geleneksel olanı modern olanla birleştirmiş hem de klâsik şiir geleneğinin günümüzde de devam etmesini sağlamıştır.Bu çalışmada öncelikle, Şeyh Galib'in yaşamı ve edebî kişiliği ele alınmıştır. Ardından Türk şiirinde gelenek olgusuna genel olarak değinilmiş ve Şeyh Galib çizgisini günümüz şiirinde sürdüren şairler konu edilmiştir. Şiirlerinde Şeyh Galib'in izlerini sürmeye çalıştığımız şairler Hilmi Yavuz ve Sezai Karakoç'tur. Çalışmada, bu iki şairin de şiir anlayışları belirtildikten sonra, Şeyh Galib'in onların şiirlerindeki etkileri saptanmaya çalışılmıştır.Günümüz şiirinde, 18. yüzyıl şiirinin etkilerinin somut olarak gösterilmesi, kültürün taşınabilir ve geliştirilebilir bir kavram olduğunun kanıtıdır. Yetişmekte olan bireylerin bunu fark etmesi; kültümüzün gelecekte daha sağlam temeller üzerinde yükselmesini sağlayacaktır.Anahtar sözcükler: eğitim, gelenek, etki, şiir.

Okşan Çağlak
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Gülten Dayıoğlu'nun "Fadiş" romanında sözcük gruplarının tespiti ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi

?Gülten Dayıoğlu'nun ` Fadiş' Romanında Sözcük Gruplarının Tespiti ve Türkçe Öğretimi Bakımından Değerlendirilmesi? adlı tez çalışması beş bölümden oluşmaktadır.İlk bölüm giriş bölümüdür. Bu bölümde Gülten Dayıoğlu'nun hayatı, edebî kişiliği ve eserler hakkında bilgi verilmiştir. Ardından araştırmanın problem durumu, amacı, önemi, problem cümlesi, alt problemleri, Sayıltılar, sınırlılıklar, tanımlar ve kısaltmalar sunulmuştur.İkinci bölüm ilgili yayın ve araştırmaların yer aldığı bölümdür. Bu bölümde yapılan araştırmayla ilgili olarak ulaşılabilen araştırmalara yer verilmiştir.Üçüncü bölüm araştırmanın yöntem kısmıdır. Bu bölümde; araştırmanın modeli, evren ve örneklem, veri toplama araçları, veri çözümleme teknikleri gibi hususlara yer verilmiştir.Dördüncü bölüm araştırmadan çıkarılan bulguların ve yorumların yer aldığı bölümdür. Bu bölümde isim tamlamaları, sıfat tamlamaları, karma tamlamalar, fiilimsi grupları, edat grupları, bağlaç grupları, ünlem grupları, ikilemeler, fiil grupları ve unvan grupları tespit edilerek gerekli alt başlıklara yer verilmiştir.Beşinci bölümde ise çalışmadan çıkarılan sonuçlar yer almıştır. Sözcük gruplarıyla ilgili değerlendirmelerin yan sıra yazarın dil ve üslûp özelliklerine de yer verilmiştir. Son olarak eğitimcilere yönelik önerilerle araştırma sonuçlandırılmıştır.Ele alınan çalışmada toplam 6775 adet sözcük grubu tespit edilmiştir. Sözcük gruplarının yer aldığı cümlelerin sonunda sözcük gruplarının kaçıncı sayfada ve satırda geçtiği belirtilmiştir. Her sözcük grubu geçtiği cümlede koyu şekilde gösterilmiştir.Tez, ?Fadiş? romanın Şubat 2005'te basılan 33. baskısı esas alınarak hazırlanmıştır.

Selin Topçu
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2009
10
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim Türkçe dersinde işbirlikli öğrenmenin erişi, eleştirel düşünce ve yaratıcılık becerilerine etkisi

Bu çalışmada, işbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin İlköğretim 4. Sınıf Türkçe dersinde öğrencilerin erişi, eleştirel düşünme ve yaratıcılık becerileri üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Araştırma deneysel araştırma modellerinden Solomon deneme modeline göre desenlenmiştir. Solomon deney deseni gereği araştırma iki deney ve iki kontrol grubu desenine göre oluşturulmuş olup deney ve kontrol gruplarından sadece bir tanesine öntest verilmiştir.Araştırma 2006-2007 eğitim ve öğretim yılı Bahar döneminde bir ilköğretim okulunun 4. Sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleşmiştir. Deney grubunda 85, kontrol grubunda ise 89 öğrenci çalışma grubunda yer almıştır.Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 13.00 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, -t testi analizleri yapılmıştır.Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:1.Deney grupları ve kontrol grupları yazma becerisi başarı testinden aldıkları puanlar karşılaştırılmış ve deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu sonuçlar, deney grubu öğrencilerinin, uygulama sonunda akademik başarılarının kontrol grubu öğrencilerine göre anlamlı bir şekilde daha fazla artığını göstermektedir.2.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan analiz becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.3.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan değerlendirme becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.4.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan açıklama becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.5.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan çıkarım becerisinin gelişimine etkisini ölçemek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.6.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan yorumlama becerisinin gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.7.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin eleştirel düşünme becerilerinden alt becerisi olan özdüzenleme becerisinin gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.8.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin yaratıcılık becerisi akıcılık boyutunun gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında lehine anlamlı bir fark olmadığı ortaya konmuştur.9.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin yaratıcılık becerisi esneklik boyutunun gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu ortaya konmuştur.10.İşbirlikli öğrenme yöntemi birlikte öğrenme tekniğinin yaratıcılık becerisi özgünlük boyutunun gelişimine etkisini ölçmek için yapılan ölçümler sonucunda Deney ve Kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olmadığı ortaya konmuştur.

Mehmet Engin Uysal
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2009
00

Other supervisors