Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Erkan Taşkıran
12 theses · Düzce University, İstanbul Beykent University
Destinasyon imajının yerel halk ve yerel yönetim tarafından değerlendirilmesi: Çorum ilinde bir araştırma
Bu çalışmada Çorum ilinde yaşayan yerel halkın ve yerel yöneticilerin destinasyon imaj algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, katılımcıların konu hakkındaki görüş ve tutumlarını belirlemek bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışma kapsamına Çorum ilinin turizm potansiyeli yüksek bölgelerinde ve merkezde yaşayan yerel halk ile yerel yöneticiler dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler istatistiki değerlendirme programı kullanılarak analiz edilmiştir. Aynı zamanda araştırma sonuçlarını desteklemek amacıyla görüşme tekniği de kullanılmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların destinasyon imajı algılarını oluşturan her bir boyut (ekonomik faktörler, alt yapı olanakları, çevresel faktörler, doğal ve kültürel çekicilikler, turizm kültürü ve tanıtım) arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucuna göre yerel yönetimlerin destinasyon imajı algılarının yerel halka göre daha olumlu ve yüksektir. Yerel yöneticilerin özellikle doğal ve kültürel çekicilikler ile alt yapı olanakları konusunda yerel halka göre çok daha olumlu bir imaj algısına sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Destinasyon İmajı, Yerel Halk, Yerel Yöneticiler
Çalışanların duygularını yönetme becerilerinin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi: Sabiha Gökçen Havalimanı çalışanları üzerine bir uygulama
Bu araştırma, Sabiha Gökçen Havalimanı çalışanlarının örgütsel vatandaşlık davranışı algılarında duygularını yönetme becerilerinin etkisini belirlemek amacıyla yapılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda; çalışanların demografik özellikleri, duyguları yönetme becerileri ve örgütsel vatandaşlık davranışları verilen ifadelerle ölçülmeye çalışılmaktadır. Araştırma, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın 320 çalışanı ile gerçekleştirilmektedir. Araştırmada çalışanların duyguları yönetme becerilerinin, örgütsel vatandaşlık davranışı ve boyutları; özgecilik, nezaket, vicdanlılık, sivil erdem ve sportmenlik üzerindeki etkisini ölçmek için yapılan analizler neticesinde, duyguları yönetme becerilerinin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Araştırmada ayrıca katılımcıların duyguları yönetme becerileri ve örgütsel vatandaşlık davranışlarının, demografik özelliklere bağlı olarak farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla analizler yapılmaktadır. Analizler sonucunda, duyguları yönetme becerilerinin demografik özelliklere bağlı olarak farklılık göstermediği, örgütsel vatandaşlık davranışlarının ise demografik özelliklerden eğitim ve sektörde çalışma süresine bağlı olarak farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Araştırmanın sonuç ve öneriler kısmında, araştırmanın bulguları değerlendirilmekte ve önerilerde bulunulmaktadır.
Örgütsel ortamda duygusal zekânın liderlik tarzları üzerindeki etkisi: Bankacılık sektöründe bir araştırma
Son yıllarda birçok alanda olduğu gibi işletmelerin, iş yapılarının ve yönetim anlayışlarının da bir değişim içinde olduğu gözlemlenmektedir. Sürekli ve hızlı gerçekleşen bu değişimlere uyum sağlanabilmesi başarılarının sürdürülebilir olması ve rekabet avantajı yakalaması yönünden oldukça önemli hale gelmiştir. Bu sebeple işletme içinde liderlik vasfı ile görev yapan kişilerin değişen şartlarda işletmeyi ileri taşıyabilmesi için yükümlü oldukları görevlerin tanımı ve şekli de değişmiştir. Artık klasik yönetim anlayışından uzak, çok yönlü bakış açısına sahip, sektörde fark yaratabilecek proaktif tutum sergileyebilecek liderlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda liderlere amaçlara ulaşma yönünde katkı sağlayacak olan duygusal zeka yetilerine sahip olmaları onları bir adım daha öne taşıyacaktır. Bu çalışmanın amacı, duygusal zekanın liderlik tarzlarını ne derece etkilediği ve aralarındaki ilişkinin hangi oranda olduğunu tespit edip, incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde liderliğin ve duygusal zekanın tanımları, tarihsel gelişimleri ve tarzları literatür taraması yapılarak incelenmiştir. Bankacılık sektöründe görev alan müdür yardımcısı, şube müdürü ve üzeri pozisyonlarda çalışan 392 kişiye toplamda 111 soruluk bir anket uygulanmıştır. Araştırmadaki sosyo-demografik değişkenlere göre katılımcı dağılımları ve betimsel istatistik tabloları, ölçeklerin madde ve güvenilirlik analizleri, faktör analizi, regresyon ve korelasyon analizleri, t testi ve Anova analizi yöntemleri ile IBM SPSS 20'de yapılmıştır. Sonuç olarak, duygusal zekânın liderlik tarzları üzerinde anlamlı bir ilişkisinin olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda özbilinç faktörünün her iki liderlik tarzı üzerinde en fazla etkiye sahip olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan liderlerin benlik bilincine sahip olmaları (özbilinç), liderlik özelliklerinin ortaya çıkmasında belirleyici bir etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır.
Yöneticilerin liderlik tarzlarının örgütsel sinizm üzerindeki etkisi ve bir araştırma
Yapılan çalışmanın temel amacı yöneticilerin liderlik tarzlarının çalışanların örgütsel sinizm tutumu üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma 148 erkek ve 155 kadın olmak üzere toplam 303 kişi ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket tekniği kullanılmıştır. Katılımcıların liderlik tarzlarının ölçümü için Çok Yönlü Liderlik Ölçeği ve örgütsel sinizmin ölçümü için ise Örgütsel Sinizm Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında, çalışanların yöneticilerini daha çok dönüştürücü lider olarak algıladıkları görülmüştür. Örgütsel sinizm ağır görev yükleri olan ceza, infaz ve icra bölümlerinde yüksek bulunmuştur. Ayrıca dönüştürücü liderliğin, etkileşimci liderliğin ve cinsiyetin örgütsel sinizmi açıkladığı yapılan regresyon analizi sonucu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler : Lider, Liderlik Tarzları, Örgütsel Sinizm
Kamu kurumlarında çalışanların kullandıkları kariyer stratejileri: Sosyal Güvenlik Kurumu'nda bir araştırma
Gelişen ve büyüyen eğitim kanallarıyla birlikte üniversite mezun oranı son yıllarda büyük artış göstermeye başlamıştır. Bu gelişme iş hayatında rekabetin artmasına neden olan süreçlerden biri olarak görülebilir. Bununla birlikte eskiden sadece insan kaynakları departmanlarının yapmış olduğu faaliyetleri günümüzde danışmanlık şirketleri yapmaya başlamıştır. Ancak bununla da kalınmayarak üniversitelerde öğrencilerinin mezuniyet sonrasıyla daha fazla ilgilenmeye başlamış bu da kariyer planlama merkezleri gibi birimlerin ihtiyaç ve önemini artırmıştır. İnsan kaynakları yönetimi literatüründe sıkça kullanılan "kariyer" kavramının son yıllarda önemi artmaktadır. Kariyer kavramına ilişkin yapılan kuramsal çalışmalar önce bireysel çerçevede ele alınmıştır. Bireyler ile mesleklerin eşleştirilmesi üzerinde durulmuştur. Sonraki çalışmalar ise örgüt merkezli olmuştur. Bireysel ve örgütsel amaçları bütünleştirmek üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bu tez çalışması beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kariyer kavramı ele alınmış ve kariyer ile ilgili kavramsal çerçeveye yer verilmiştir. İkinci bölümde, kariyer yönetimi kavramı ilgili alt başlıkları doğrultusunda incelenmiştir. Üçüncü bölümde, kariyer yönetimi modelleri ve kariyer stratejileri konusuna değinilmiştir. Dördüncü ve son bölümde, kamu kurumlarında çalışanların kullandıkları kariyer stratejilerinin belirlenmesi için anket yapılmış ve anket verileri SPSS programında analiz edilip yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler : Kariyer, Kariyer Yönetimi, Kariyer Stratejileri,Bireysel Kariyer
Duygusal zeka ve örgütsel stres: Örgütlerde hemşirelerin duygusal zeka becerileri ve stresle başa çıkma düzeyleri arasındaki ilişki
İnsana dair birçok şeyi barındıran duygusal zekâ artık bireyin hayatının her alanında karşısına çıkmaktadır. Özel hayatında ve iş hayatında birey için duygusal zekâ vereceği kararları ve takınacağı tutum ve davranışları da belirlemektedir. Bir tepki olarak da nitelendirilebilecek olan duygusal zekâ, insanın aklının hayatını yönlendirmesine yardımcı olmaktadır. Özellikle de bireyin hayatının büyük bir bölümünün geçtiği iş hayatında duygusal zekâ son derece önemlidir. Bunun yanı sıra birey, iş hayatı içerisinde, hayatının geri kalanında da yaşadığı gibi stres baskısı altındadır. İş hayatında "örgütsel stres" olarak değerlendirilen bu sorun organizasyonlar ve çalışanlar için büyük bir tehdittir. Bu nedenle de her türlü stres çeşidi için çözüm arayışları söz konusudur. Bu yüksek lisan tezi, duygusal zekâ ve örgütsel kavramları temelinde, örnek bir olay olarak, hastanelerde çalışan hemşirelerin duygusal zekâ becerileri stres ile başa çıkma yöntemlerini araştırmaktadır. Bu nedenle de çalışmanın son bölümünde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan 91 hemşirenin gönüllü katılımı ile gerçekleştirilen bir ankete yer verilmiştir. Bu anket aracılığı ile araştırmaya katılan hemşireler özelinde, çalışan bireylerin duygusal zekâ becerileri ve stresle başa çıkma düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırılmış, sonuçları değerlendirilmiştir.
Kamu kurumlarında yalın yönetim: Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) örneği
Bu çalışmada yeni yönetim yaklaşımlarından yalın yönetim incelenmiştir. Yalın yönetimin doğuşu ve gelişim sürecinde hangi kaynaklardan etkilendiği ve gelişmesine katkısı olan kişiler ve olaylardan da bahsedilmiştir. Yalın üretim hususları incelenerek oradan yalın yönetime geçiş sürecinin evrimi takip edilmiştir. Yalın yönetimin temel ilke ve prensipleri verilirken özellikle kar amaçlı olmayan kurumlar için yalın basamaklarında ilerlerken ihtiyaç duyabileceğimiz yalın haritaların ne kadar yardımcı olacağından bahsedilmiştir. Araştırmanın yazın taraması bölümünde bahsedilen prensipler daha sonra her biri kanı olarak hazırlanarak uygulama kısmı oluşturulmuştur. Özellikle yazın taraması bölümünde bahsi geçen prensipler kurum için yalın denilebilen hususlar olup olmadığı üzerinde durulmuştur. Konu başlığı itibariyle ülkemiz için yeni bir husus olduğu söylenebilir. Bu yeni hususun ilk etapta varlığından söz etmenin zorluğunun farkında olunduğu için öncelikle, kurum kendi duruşuyla yalın yönetim prensiplerine ne kadar yakın veya uzak olduğunun farkına varabilir. Böylece yalın yönetimin varlık derecesi tespit edilebilir.
Örgütsel sessizlik ve örgütsel güven arasındaki ilişkinin incelenmesi: Tekstil sektöründe bir araştırma
Günümüz koşullarında, örgütlerin varlıklarını sürdürebilmesi için en önemli etkenlerin başında işgörenler gelmektedir. İşgörenlerden örgütle ilgili sorunlara dair fikir sunulması, çözüm üretilmesi beklenmektedir. Ancak örgütsel güven düzeyinin düşük olduğu örgütlerde işgörenler gerçek düşüncelerini saklayarak, örgütün gelişmesini engellerler. Bu durum ise işgörenlerin örgütsel sorunlara dair gerçek düşüncelerini dile getirmemesi olarak tanımlanan örgütsel sessizliğin meydana gelmesine sebep olacaktır. Bu sebeplerle örgütsel sessizlik ve örgütsel güven konusu örgütün gelişmesi ve değişmesi için önemli bir konu haline gelmiştir. Bu bağlamda yapılan çalışma da örgütsel sessizlik ve örgütsel güven konusu ele alınmıştır. Çalışmanın ana amacı, tekstil sektöründe çalışan işgörenlerin örgütsel sessizlik ve örgütsel güvenleri arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Katılımcılara toplamda 66 tane soru yöneltilerek 146 anket değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan araştırma sonucunda ise, örgütsel güven ile örgütsel sessizlik arasında negatif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kurumsal imaj yönetimi-kurumsal imajın çalışanlar tarafından algılanması-Havayolu işletmesi örneği
Kurumsal imaj, paydaşların kurum hakkında sahip oldukları toplam algıdır. Kurumlar için uçsuz bucaksız rekabetin yaşandığı bir dünyada varolabilmelerinin önemli etkenlerinden biri kurumsal imajıdır. Havacılık sektöründe varolan kurumlarında olumlu algılanan bir imaja sahip olmalarını sağlayan en büyük etkenin çalışanların kurumları hakkında algıladıkları imajının olumlu olması sonucu tutum ve davranışlarını dış paydaşlara olumlu yansıtmalarıdır. Bu bağlamda bu araştırmanın temel amacı, çalışanlar tarafından algılanan kurumsal imajı oluşturan boyutların belirlenerek bu boyutların çalışanlara göre farklılık gösterip göstermediğinin araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında kurumsal imaj algısını ölçmeye yönelik anket formu hazırlanmıştır. Araştırmada kurumsal imaj yenilikçilik, güvenilirlik, performans ve sosyal sorumluluk olmak üzere dört alt boyutta incelenmiş yapılan analizler sonucu bu boyutlar dinamik, kurumsal, sosyal sorumluluk, performans olarak yeniden adlandırılmıştır. Kurumsal kişilikte boyutlandırılarak içten, sakin, agresif, güvenilir olarak dört boyutta incelenmiştir. Araştırmada kurumsal imajın çalışan algısı ile ilişkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma verilerini analiz etmek üzere; güvenilirlik testi, faktör analizitestleri uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler : Kurumsal İmaj, Çalışan Algısı, Havayolu İşletmeleri
Kişilik ve kültürel zeka arasındaki ilişki: Hava yolu çalışanları üzerine bir çalışma
Küreselleşmenin her alanda etkisini iyice göstermesi ile uluslararası firmalarda çalışanların kültürel farklılıkları giderek artmaktadır. Uluslararası örgütler bu farklılıkları yönetebilmek ve çalışanların verimliliğini artırabilmek için kültürel zekaya ihtiyaç duymaktadır. Bu araştırmada çalışan personelin kişilik özelliklerinin incelemesi ve bu özelliklerinin kültürel zekâya olan etkisi araştırılmıştır. Bu bağlamda, özellikle çalışan açısından çok kültürlü bir nitelik taşıyan havayolunda çalışanların başka kültürden insanlarla etkileşimi ve bu süreçte kişiliğinin rolünün incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada kişilik kavramı ana hatlarıyla ele alınmış ve kişiliği etkileyen faktörler ve kişilik kuramları üzerinde durulmuştur. Kültürel zekânın boyutlarının birey üzerindeki etkisi incelenerek, bu boyutların kişilik faktörüne etkileri araştırılmıştır. Beş faktör kişilik modeli anketi ve kültürel zeka ölçeği anketi yapılarak havayollarında çalışan personellerin kişilik özelliklerinin kültürel zekaya olan etkileri araştırılmıştır. Yabancı uyruklu pilotların farklı ülkelerde yaşamalarından dolayı kültürel zekalarının yerli pilotlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Yapılan anketler sonucu; havayolu personelinin dışadönük yönlerinin yüksek olması sebebiyle farklı kültürlerle birlikte yaşamalarından dolayı kültürel zeka seviyeleri yüksek çıkmıştır.
Kişilik ve örgütsel sessizlik arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı kişilik özelliklerinin örgütsel sessizlik tutumları üzerindeki etkisini belirlemektir. Kişilik özelliklerini belirlemeye yönelik yaygın olarak kullanılan geçerliliği ve güvenirliliği belirlenmiş Büyük Beşli Kişilik Ölçeği (Big Five Personality Test) kullanılmıştır. Çalışmanın diğer değişkeni olan örgütsel sessizlik ise Dyne, Ang ve Botero tarafından 2003 yılında geliştirilen örgütsel sessizlik ölçeği ile ölçülmüştür. Yapılan analiz çalışmasıyla kişilik özelliklerinin örgütsel sessizlik tutumları üzerindeki etkileri ve çalışanların sahip oldukları demografik özelliklere bağlı olarak, söz konusu değişkenler arasındaki ilişki açıklanmıştır. Araştırma sonucunda kişilik özelliklerinin örgütsel sessizlik tutumları üzerinde ve demografik özelliklere bağlı olarak söz konusu değişkenler arasında anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgular, sonuç ve öneriler kısmında açıklanmıştır.
Yerel halkın turizmin etkileri ile ilgili algı ve beklentileri: Edirne İli üzerine araştırma
Turizmin geliştirilmesi düşünülen bölgede yerel halkın turizmden beklentileri ve turizmi algılaması, turizm gelişimi, turizm politikası veyahut programlarını ve yatırımlarını desteklemediği durumlarda turizm gelişimine yönelik tüm geliştirici politikalar uygulamada başarısız veya etkisiz olabilir. Bu nedenle turizmin etkilerinin yerel halk tarafından nasıl algılandığı ve yerel halkın beklentilerinin ne düzeyde olduğu önemlidir. Bu bağlamda yapılan bu araştırmanın temel amacı, Edirne yerli halkının turizme karşı algı ve beklentilerini ölçmektir. Bu temel amaç kapsamına, Edirne'de yaşayan halkın yerli halkın sahip oldukları farklı demografik ve kişilik özelliklerine bağlı olarak turizmin etkileri ile ilgili algı ve beklentileri arasında bir farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı yardımıyla, araştırmanın amacına uygun istatistiksel teknikler yardımıyla analiz edilmiştir. Edirne'de ikamet eden 750 kişi üzerinde yapılan araştırma sonucunda, yerel halkın turizmin etkileri üzerine olan beklentilerinin algılarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca demografik özelliklerden yaş, gelir ve eğitim değişkenleri ile yerel halkın turizmin etikleri ile ilgili beklenti ve algıları arasında farklılık olduğu tespit edilmiştir.