Action research
81 theses under this subject heading
Almanca öğretmenliği bağlamında eylem araştırması: Önemi, ilkeleri ve uygulama alanları
Eylem araştırması, tarihin en eski zamanlarından beri problem belirleme, belirlenmiş problemleri inceleme, bu probleme çözümler sunma, sorunun çözümünde en etkili yolları bulma gibi birçok alanda hem bilim insanlarına hem de eğitimcilere ışık tutmuş değişim ve gelişimin öncüsü olmuş bir araştırma türüdür. Bu araştırma türünün yaygın olarak kullanıldığı en önemli alanlardan birisi ise eğitim alanıdır. Eğitim, bir toplumu geliştirmede ve ilerletmede en önemli basamaklardan biridir ve eğitimle, toplumun gelişimi ve ilerlemesi için sorunlara çözümler bulanabilir. Bu çalışmada Eylem Araştırması Almanca öğretmenliği bağlamında ele alınmış, önemi, ilkeleri ve uygulama alanları bakımından betimlenmiş, Almanca Öğretmenliği bölümünün ders programı ve Bologna Bilgi Paketi incelenmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde ise üç Almanca Öğretmeni, Eylem Araştırması'nın kullanıldığı bir proje olan PEP'e (Practical Exploration Project-Sınıf İçi Uygulamalı Araştırma Projesi) katılan üç katılımcı ve bir Almancayı Öğretmeyi Öğrenme (Teaching Learning German- DLL) öğreticisi/mentoru ile çeşitli soru-cevap şeklinde görüşmeler gerçekleştirilmiş, PEP uygulaması, Eylem Araştırması ve Eylem Araştırması kullanımının, öğretmen ve öğrencilere fayda düzeyi ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın özgün bölümünde ise Almanca Öğretmenliği lisans programına Eylem Araştırması'nın entegrasyonunun sağlanması ele alınarak yorumlanmıştır ve yapıcı önerilerde bulunulmuştur. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde Eylem Araştırması'nın ve PEP'in öğrenme çıktıları açısından öğretmen adaylarına ve öğretmenlere verimli ve etkili olduğu, katılımcı ve yürütücülerle görüşmeler ve formlar aracılığı ile ifade edilmiştir.
İkinci sınıf öğrencilerinin görsel okuryazarlığı üzerine bir araştırma
Türkiye'de görsel okuryazarlık eğitimi incelendiğinde verilen eğitimin öğretmen kılavuz kitaplarında yer alan etkinliklerle sınırlı kaldığı ve görsellerin incelenmesinden öteye gitmediği görülmektedir. Son yıllarda önemi oldukça artan görsel okuryazarlık eğitiminin ülkemizde diğer ülkelere nazaran daha az kanıksandığı düşünülmektedir. Bu araştırmada Türkçe 1-5. Sınıflar Programında yer alan ilkokul 2. sınıf görsel okuma ve görsel sunu kazanımlarıyla ilgili etkinlikler hazırlanarak, öğrencilerin görsel okuryazarlığını geliştirmek ve sonuçlarını bilimsel ölçütlere göre açıklamak amaç edinilmiştir. Bu amaç doğrultusunda 2. sınıflarda geçerli olan görsel okuma ve görsel sunu kazanımlarına yönelik çoktan seçmeli test ve 16 adet etkinlik hazırlanarak eylem araştırması yaklaşımı doğrultusunda uygulanmıştır. Tez kapsamında hazırlanan tüm etkinlikler; öğretim programı, içerik, öğrenci düzeyi, dil ve anlatım bakımından araştırmacı ve uzmanlarca incelenerek son şekli verilmiştir. Çalışma dört bölüm, kaynakça ve eklerden oluşmaktadır. Bunlardan ilki kavramsal çerçevedir. Kavramsal çerçevede okuma ve okuryazarlık, görsel, görsel algı ve görsel okuryazarlığın ne olduğu incelenmiş; görsel okuryazarlığın Türkiye'de ve diğer ülkelerdeki tarihi gelişimine bakılmış; görsel okuryazarlığın medya okuryazarlığıyla ilişkisi ele alınmıştır. İkinci bölümde, araştırmanın amacı, önemi, problem cümlesi, çalışma grubu, veri toplama araçları ve verilerin analizi açıklanmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması deseninde yürütülmüştür. Ancak araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden de faydalanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu öğrencilerini, İstanbul Küçükçekmece'de bulunan Sefaköy 100. Yıl İlkokulunun 2-C sınıfında öğrenim gören 10 kız ve 10 erkek öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmadaki veri toplama araçları ise; katılımlı gözlem, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, öğrenci ürün dosyaları, video kayıtları ve doküman analizi olarak ifade edilebilir. Üçüncü bölümde, görsel okuma ve görsel sunu etkinliklerinden elde edilen bulgular ortaya koyulmuş; öğrencilerin çalışma kâğıtlarından alınan örneklerle bulgular betimlenmiş; bazı veriler içerik analizine tabi tutularak kodlanmış ve kategorilendirilmiş; ön test ve son test sonuçları ise karşılaştırılarak öğrencilerin gelişme düzeylerine bakılmış ve sonuçlar yorumlanmıştır. Dördüncü bölüm sonuç ve öneriler bölümüdür. Bu bölümde öğrencilerin görsel okuryazarlığına dair tespit edilen bulgular uygulanan etkinliklerin ve eylem araştırmasının işlevselliği ve geri bildirimi yönünden açıklanarak bu doğrultuda öneriler getirilmiştir.
İlkokul 3.sınıflarda hedef söz varlığının geliştirilmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırmada eylem araştırması kapsamında 3. Sınıf öğrencilerinin söz varlığı gelişimleri üzerine öneri niteliğinde etkinlikler hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın temel amacı, İlkokul 3. Sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarında kullandıkları söz varlığı unsurlarını tespit etmek ve kelime öğrenme stratejilerine uygun geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin mevcut söz varlığı kullanımları üzerinde nasıl bir değişiklik yarattığını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada öncelikle çalışma grubu öğrencilerinin her birinin söz varlığı unsurlarını kullanım düzeylerini tespit etmek için öğrencilere alternatif konuların verildiği ön test kompozisyon uygulamaları yaptırılmıştır. Öğrencilerin söz varlığı unsurları ön test kompozisyon uygulamaları ile tespit edildikten sonra kelime anlamını öğrenme stratejilerine yönelik etkinlikleri hazırlama aşamasına gelinmiştir. Kelime öğrenme stratejileri kullanılarak 10 etkinlik geliştirilmiş ve bu etkinlikler ders planlarına dönüştürülmüştür. Ayrıca her etkinlik için çalışma formları hazırlanmış ve ders planları ile birleştirilerek araştırmaya kılavuzluk edebilecek Söz Varlığı Geliştirme Kitabı oluşturulmuştur. Araştırma süresince kelime öğretimi, hazırlanan etkinliklerin yer aldığı Söz Varlığı Geliştirme Kitabı ile yürütülmüştür. Kitapta yer alan etkinlikler 10 hafta boyunca öğrencilere uygulanmıştır. Her etkinlik için 2 ders saati ayrılmıştır. İlk ders etkinlikler öğrencilerle yapılmış ve ikinci ders ise çalışma formlarındaki uygulamalarla kelime öğretimi pekiştirilmesi planlanmıştır. Araştırma boyunca her hafta öğrencilere uygulanacak olan etkinlik ve çalışma formları öğrencilere dağıtılmış ve etkinlik sonunda ürün dosyalarında biriktirilmiştir. Araştırmada son olarak sürecin başında ve sonunda "Öğrencilerin söz varlığı unsurları listeleri arasında gelişim açısından anlamlı bir fark var mı?" sorusunun cevabını öğrenebilmek için aynı kompozisyon çalışmaları çalışma grubu öğrencilerine son test kompozisyon uygulaması olarak tekrar yaptırılmıştır. Araştırmada 3. Sınıf öğrencilerin sürecin başında ve sonunda olmak üzere 4.535 kelimeye karşılık 5.579 kelime; 6 ikilemeye karşılık 51 ikileme ve 16 deyime karşılık 77 deyimi yazılı anlatımlarında kullandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin son test kompozisyon uygulamalarında öğrenimi gerçekleşen hedef kelimelerden 23 tanesini, ikilemelerden 5 tanesini, deyimlerden 4 tanesini üretici söz varlığına katarak kullanmayı tercih ettikleri gözlenmiştir. Bu durum kelime öğrenme stratejilerine yönelik geliştirilen etkinliklerde öğrenilen söz varlığı unsurlarının öğrencilerin yazılı anlatımlarına yansıdığının bir göstergesidir.
Kimya öğretmen adaylarının yeşil kimya konusundaki görüşlerinin incelenmesi
Yeşil kimya kimyasalların zararlı etkilerini azaltıcı ve çevre kirliliği ölçüsünü azaltmak için gereksinimleri ortaya çıkaran kimyada oldukça yeni bir alandır. Bir başka deyişle, çevreye dost ürünler kullanılmasını ve sürdürülebilir enerjinin kullanılmasını amaçlayan bir daldır. Daha temiz bir dünya için bireylerin yeşil kimya konusunu bilmesi ve çevre üzerindeki katkılarının farkında olması gerekmektedir. Bu bireylerin yetiştirilmesinde kimya öğretmenlerinin rolü büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle geleceğin öğretmenleri olacak olan kimya öğretmen adaylarının yeşil kimya konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, dört hafta süren yeşil kimya etkinliklerinin kimya öğretmen adaylarının yeşil kimya konusundaki gelişmelerine nasıl katkı sağladığını incelemektir. Çalışmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim- öğretim yılı güz döneminde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde Kimya Öğretmenliği programının son sınıfında öğrenim gören 13 kimya öğretmen adayından oluşmaktadır. Bu çalışmada araştırma deseni olarak nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Yeşil kimya etkinlikleri probleme dayalı öğrenme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Veriler yeşil kimya etkinlikleri uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra olmak üzere iki kez gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme formunda altı adet açık uçlu soru yer almaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler içerik analizine tabii tutularak yeşil kimya teması altında kodlar belirlenmiştir ve belirli kategoriler altında birleştirilerek çalışmanın bulguları sunulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre yeşil kimya konusunda verilen eğitim uygulamaları sayesinde öğretmen adaylarının yeşil kimyaya dair görüşlerinin olumlu yönde geliştiği sonucuna varılmıştır. Bulgulardan yola çıkılarak öğretmen adaylarına yeşil kimya konusunda kimya öğretmen eğitimi ders programlarında ders olarak okutulması ile kimya öğretmen adaylarının daha çevreci birer öğretmen olmalarında ve gelecekte yeşil kimya konusunda bilinçli bireyler yetiştirilmesinde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin eleştirel okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin eleştirel okuryazarlık becerilerini Türkçe dersleriyle ilişkilendirilerek hazırlanan öğretim uygulamaları (strateji ve etkinlikler) doğrultusunda geliştirmektir. Araştırma boyunca elde edilen veriler; araştırmacı tarafından geliştirilen etkinlik kâğıtları, yarı yapılandırılmış öğretmen - öğrenci görüşme formu ve araştırmacı gözlem formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim döneminde sosyo-ekonomik düzeyi alt ve orta düzeydeki öğrencilerden oluşan bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmadaki çalışma grubu, Uşak il merkezindeki bir ilkokulun 4. sınıfında öğrenim gören 27 öğrenciden oluşmuştur. Eleştirel okuryazarlık uygulama süreci 18 hafta (72 oturum) sürmüştür. Uygulama süreci anlam kurma, sorgulama, çoklu bakış açısı ve sosyal eylem olmak üzere dört aşamada gerçekleşmiştir. Süreçte araştırmacı tarafından geliştirilen etkinliklerden yararlanılmıştır. Etkinlikler tasarlanırken eleştirel okuryazarlık stratejilerinden "karakterin bakış açısı, karakterin yerine koyma, metinleri - görselleri karşılaştırma ve problem çözmeden" yararlanılmıştır. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin ön test, son test ve kalıcılık testi sonucunda aldıkları puanların aritmetik ortalamaları hesaplanarak araştırma soruları doğrultusunda grup içi karşılaştırmalar yapılmıştır. Grup içi karşılaştırmalarda bağımlı gruplar t-testi (paired sample test) kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış öğretmen ve öğrenci görüşme formları kodlama yapılarak analiz edilmiştir. Eleştirel okuryazarlık becerisine yönelik geliştirilen puanlama anahtarı doğrultusunda ön test-son test puanları arasında 43,62 ve son test-kalıcılık testi puanları arasında 4,40 puanlık fark bulunmuştur. Öğrencilerin uygulama öncesi ve uygulama sonrası aldıkları puanlarda anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Bu sonuçlara göre uygulamanın öğrencilerin eleştirel okuryazarlık becerilerine olumlu yönde katkı sağladığını söylemek mümkündür. Öğretmelerle yapılan görüşmede öğretmenler; eleştirel okuryazarlık becerilerinin Türkçe öğretim programında ve ders kitaplarında yeteri kadar yer bulmadığına dikkat çekerken eleştirel okuryazarlık becerisinin öğretim programı boyutu, ders kitaplarının düzenlenmesi, öğretmen eğitimleri ve ders olarak düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapmışlardır. Öğrencilerle yapılan görüşme neticesinde öğrenciler; eleştirel okuryazarlık uygulamalarından keyif aldıklarını, etkinlikleri eğlenceli bulduklarını, Türkçe dersine karşı olumlu tutum sergilediklerini, gerçekleştirilen sosyal eylemlerin sosyal farkındalık ve empati duygularını geliştirdiğini, olaylara farkla pencerelerden bakabilme becerilerinin geliştiğini belirtmişlerdir. Öğrenciler aynı zamanda problem çözme ve sorgulama aşamalarında zaman zaman zorladıklarını ifade etmişlerdir. Ayrıca eleştirel okuryazarlık uygulamaları Türkçe derslerini geleneksel yapısının dışına çıkararak daha eğlenceli, öğrencilerin aktif katılımını sağlayan, skeç hazırlama, münazara yapma, sunum yapma ve sosyal eylem çalışmalarına imkân sağlayan dinamik bir yapıya dönüşmesine katkı sağlamıştır. Sonuç olarak Türkçe dersleriyle ilişkilendirilen eleştirel okuryazarlık uygulamaları öğrencilerin okuduklarını, dinlediklerini ve izlediklerini eleştirel bakış açısıyla farklı açılardan değerlendirerek yeniden anlamlandırabilmelerine imkân sağlamıştır. Bu doğrultuda günümüz araştırmacıları, öğretmenleri ve uygulayıcıları için eleştirel okuryazarlık uygulamalarının öğrenme ortamlarında kullanılmasının demokratik ve özgür düşünmeye imkân sunan, eleştirilere açık, sosyal eylemi destekleyen, aktif öğrenme ortamının oluşturulabileceğine ilişkin bir takım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Türkçe Eğitimi, Eleştirel Okuryazarlık, Eylem Araştırması, Sosyal Eylem
Yazma stratejilerinin özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerine etkisi
Araştırmanın amacı, işimiz gücümüz kitaplar ve biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle özel yetenekli öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin gelişimini desteklemektir. Araştırma nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde eylem araştırması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim öğretim yılının bahar döneminde bir Bilim ve Sanat Merkezinde genel zihinsel yetenek alanında eğitim gören 21 özel yetenekli 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Sekiz haftalık uygulama sürecinin ilk 4 haftası işimiz gücümüz kitaplar, son 4 haftası da biyografi yazma çerçeveleri stratejileriyle yürütülmüştür. Araştırmanın verileri gözlemci raporları, öğrenci ve öğretmen günlükleri, öğrenci ürünleri ve Bilgilendirici Metin Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları, sürecin başında öğrencilerin bilgilendirici metin yazma becerilerinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Öğrencilerin yazdığı metinler incelendiğinde ise genel olarak ana fikrin yeterince açıklanmadığı, yardımcı fikre yer verilmediği, söz varlığının zengin olmadığı ve anlamsal bütünlüğün tam olarak yakalanamadığı tespit edilmiştir. Sürecin sonunda ise öğrencilerin bilgilendirici metin yazmada yüksek düzeye ulaştığı görülmüştür. Ayrıca sürecin sonunda öğrencilerin yazma becerilerinin geliştiği, metin türleri arasındaki farklılıkları keşfettikleri, araştırma becerisi kazandıkları, yazma programını kullanmada ilerleme kaydettikleri, kendilerini bir yazar gibi hissettikleri ve yazma sürecini eğlenceli buldukları belirlenmiştir. Son olarak araştırma, bilgilendirici metin yazma çalışmalarına daha çok önem verilmesi ve öğrencilere yazmaları için fırsat verilmesi gerekliliğine dikkat çekmektedir.
Teacher to researcher: Reflections on drama as extracurricular activity and speaking anxiety
Foreign language speaking anxiety has been a major obstacle influencing EFL learners' oral communication performance negatively. It is therefore significant to alter the perceived mindset of learners regarding fear of making mistakes that inhibits spoken interactions. Despite proven effectiveness of drama within in-class practices, the effects of language-related drama as extracurricular activity on speaking anxiety remains relatively unmapped territory in Turkey. Taking this into focus, drama converting students' role from passive recipients to active participants as learner-centered approach is the primary use of the current research to shed light on the impact of drama as extracurricular activity on speaking anxiety. Action research is undertaken to develop critical attitude towards use of drama and pinpoint practical drawbacks faced by the researcher in drama sessions. In accordance with shortcomings of drama identified, it offers recommendations to improve the conditions of drama practices with self-critical enquiry. The study adopts a mixed method design including qualitative and quantitative data. The quantitative data results are drawn from validated measure Foreign Language Classroom Anxiety Scale responded by 60 participants while the qualitative data is gathered from analytic memos, one-to-one student interviews and student mini-reports. The study is conducted with control-group (n=30) and experiment-group (n=30) whose participants are in elective English preparatory program at Hacettepe University School of Foreign languages during the 2018-2019 educational year. Results demonstrated prominent position of language-related drama as extracurricular activity in lowering communication apprehension and enhancing confidence to produce and understand authentic language in unpredicted variety of contexts. Keywords: Speaking anxiety, drama, extracurricular activity, preparatory student, action research, active participants
İlkokul birinci sınıf öğrencilerine okuma alışkanlığı kazandırmak için bir eylem araştırması
Okuma; insanı bilginin sonsuzluğuna götüren, yaratıcı düşünme, konuşma, yazma gibi becerileri geliştiren bir eylemdir. Millî eğitimin hedeflerinden olan hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler yetiştirme amaçları, çocuklara küçük yaştan itibaren okuma alışkanlığı kazandırmakla birlikte olacaktır. Günümüzde birçok ilde okuma kampanyalarının yapılması, Millî Eğitim Bakanlığının temel eserler listesi oluşturarak öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmayı hedeflemesi, Türkçe Öğretim Programı'ndaki beceri alanlarında okumanın büyük önem taşıması, günümüzde aday öğretmenlere okumaları üzerine tavsiye niteliğinde kitap listelerinin oluşturulması gibi çalışmalar ülke çapında okumaya verilen önemi ve okuma oranının artırılması isteğini göstermektedir. Bireyin okuma alışkanlığı kazanmasında ebeveynlere ve öğretmenlere büyük görevler düşmektedir. Bu araştırmada birinci sınıf öğrencilerine okuma alışkanlığı kazandırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda veriler 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı'nda Batman'da bir ilkokulda görev yapan 40 sınıf öğretmeni ile aynı okulda öğrenim gören 36 birinci sınıf öğrencisi ve bu öğrencilerin velilerinden toplanmıştır. Eylem araştırması niteliğindeki bu çalışmada veriler okuma eğilimi anketi, kitap kavramına ilişkin metafor, kitap okumama nedenleri ve okuma alışkanlığı kazandırmaya yönelik çözüm önerilerine ilişkin açık uçlu anketle toplanmıştır. Öğretmen, öğrenci ve velilerden toplanan veriler ışığında öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırmak için bir eylem planı hazırlanmıştır. Uygulanan eylem planının başarılı olması, öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanmasında öğretmenlerin yaptıkları sınıf içi etkinliklerin ve öğretmenlerle velilerin sürece dahil olmasının önemini ortaya koymuştur.
Coğrafya öğretiminde artırılmış gerçeklik uygulamaları: Bir eylem araştırması
Coğrafya öğretiminde materyal kullanımının öğrenmenin hızına, kalıcılığına ve öğrenci üzerinde bıraktığı etkilere yönelik birçok çalışma yapıldığı görülmüş ve materyal kullanımının çok önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Coğrafya öğretiminde kullanılan geleneksel materyallerin yanı sıra son yıllarda teknoloji tabanlı olmak üzere yeni materyal türleri de ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu yeni materyallerden birini de pek çok alanda kullanılmaya başlanan ve eğitimin çeşitli alanlarında kullanımının olumlu katkıları tespit edilen artırılmış gerçeklik uygulamaları oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışma ile artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretiminde kullanılabilirliği tespit edilemeye çalışılmıştır. Eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışmada geliştirilen örnek artırılmış gerçeklik uygulamaları toplam sekiz hafta süreyle sınıflarda uygulanmıştır. Artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya dersleri ile eş zamanlı olarak kontrol gruplarında da normal ders akışı devam ettirilmiştir. Uygulamanın bir ders öncesinde ön test, uygulama sona erdikten sonraki ilk derste son test ve uygulama sona erdikten 4 hafta sonra kalıcılık testi olarak deney ve kontrol gruplarına başarı testi ve tutum ölçeği gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin yanında uygulamaya yönelik nitel verilerin de elde edilerek orijinal görüşlerin ortaya çıkarılması için öğrencilerden artırılmış gerçeklik uygulamaları ile zenginleştirilen coğrafya dersleriyle ilgili günlükler yazması istenmiştir. Uygulama esnasında uygulamayı gerçekleştiren araştırmacı kendi gözlem ve günlüklerini not etmiştir. Uygulama sonrasında deney grubunda yer alan ve amaçlı örneklem tekniğiyle seçilen öğrencilerle yüz yüze görüşme gerçekleştirilerek öğrenci görüşme formunda yer alan soruların cevapları alınmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programında analiz edilmiş ve sonuçları araştırmacı yorumları ile desteklenmiştir. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise araştırmacı tarafından içerik analizi yapılarak sonuçları araştırmacının yorumlarıyla harmanlanmış ve nicel sonuçlarla da birleştirilerek genel sonuca ulaşılmıştır. Bunun sonucunda artırılmış gerçeklik uygulamaları ile içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerinin öğrencilerin akademik başarısına deney ve kontrol gruplarında küçük farklar dışında anlamlı bir etkisi görülmemişken coğrafya tutumuna yönelik olumlu tutum artışının deney gruplarında anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Öğrenci günlükleri, öğrenci görüşme formları ve araştırmacı gözlemleri ve günlüklerini içeren verilerin sonuçlarından da aynı yönde bulgulara ulaşılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin artırılmış gerçeklik uygulamalarıyla içeriği zenginleştirilen coğrafya derslerini genel anlamda çok sevdikleri ve dersleri sabırsızlıkla bekledikleri, ders esnasında ve sonrasında coğrafyaya karşı ilgilerinin arttığı, bu uygulamaların coğrafyaya olan bakış açısını olumlu yönde değiştirerek coğrafya öğretimine önemli ölçüde katkı sunduğu görülmüştür. Artırılmış gerçeklik uygulamalarının coğrafya öğretimi üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkarak bu uygulamaların daha profesyonel şekilde ve genele yayılacak şekilde merkezi sistemle bütün coğrafya derslerinde uygulanması gerektiği çalışma sonucu olarak önerilmiştir.
Sosyal bilgiler dersinde finansal okuryazarlığın geliştirilmesinde drama yönteminin kullanılması: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın amacı 4. sınıf Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan finansal okuryazarlık becerisinin geliştirilmesine yönelik eylem planları hazırlayıp öğrencilerin finansal okuryazarlık becerisinin gelişimini sağlamasına yardımcı olmaktır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim ve öğretim yılının ikinci döneminde Konya ilinin Altınekin ilçesinde bulunan bir devlet okulunun 4. sınıfında öğrenim gören 20 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmacı eylem araştırması kapsamı nedeniyle öğrencileri yakından tanımak için 2021-2022 eğitim öğretim yılının birinci döneminde sınıf içi gözlemlerde bulunmuş ve sınıf öğretmeni ile öğrenciler hakkında bilgi almak için görüşmeler gerçekleştirmiştir. Araştırmanın problem cümlesi: "Öğrencilerin Sosyal Bilgiler dersi öğretim programında yer alan finansal okuryazarlık becerisinin geliştirilmesi amacıyla hazırlanan eylem planlarının (drama yönteminin) öğrencilerin finansal okuryazarlık becerisi edinimlerine katkısı nasıldır?" şeklinde belirlenmiştir ve üç alt problem dâhilinde veriler toplanmıştır. Araştırmada ilk olarak öğrencilerin mevcut durumlarını belirlemek için akademik başarı testi uygulanmıştır. Daha sonra araştırmacı tarafından beş eylem planı tasarlanmıştır. Drama yöntemi içeren ders planları şeklinde hazırlanan eylem planları çalışma grubuna 28 Şubat-3 Haziran 2022 tarihleri arasında Sosyal Bilgiler ders saatleri süresinde uygulanmıştır. Bu süreçte video kayıtları, araştırmacı ve öğretmen günlüğü, geçerlik komitesi toplantı incelemeleri, çalışma yaprakları, öğrenci ürünleri ile veriler elde edilmiştir. Verilerin toplanması ve analizi eylem araştırmasının doğası gereği eş zamanlı gerçekleştirilmiştir. Uygulama kısmı bittikten sonra öğrencilere akademik başarı testi tekrar uygulanmıştır ve bağımlı örneklemler t-Testi sonucuna göre finansal okuryazarlık becerisinin gelişiminde drama yönteminin etkisi üzerinde çalışma grubu öğrencilerinin puan ortalamalarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler neticesinde öğrenciler drama uygulamaları ile başarı sağladıklarını belirtmişlerdir. Bu çalışma ile finansal okuryazarlık becerisinin gelişimi için ilkokul öğrencileri ile yapılan drama uygulamaları içeren eylem araştırmasının alanyazındaki boşluğa önemli katkı sağlayacağı sonucuna varılmıştır.
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin olumlu toplumsal cinsiyet rollerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması
Toplumlar, cinsiyet merkezli olarak bireylerden belli başlı rolleri benimsemelerini ve bu roller doğrultusunda davranmalarını beklemektedir. Bu roller bireylerin bulunduğu toplumun gelenek, inanç ve kültürüne göre değişim göstermektedir. Ayrıca, bu roller zamanla kalıp yargılara dönüşerek ve kadın-erkek arasında sosyal olarak sorunlar yaratarak eşitsizlik kavramını da beraberinde getirmektedir. Bu noktada olumlu toplumsal cinsiyet rolleri ediniminin bireylerin yaşamındaki önemi ortaya çıkmaktadır. Bireylerin toplumsal cinsiyet rolleri ediniminde ise aile ilk sırada yer alsa da eğitimin de önemli bir katkısı vardır. Özellikle küçük yaşlardan itibaren uygulamalı etkinlikler önem taşımaktadır. Bu kapsamda gerçekleştirilen bu eylem araştırmasında, uygulamalı öğretim etkinlikleri aracılığıyla ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinde olumlu toplumsal cinsiyet rollerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda öncelikle mevcut durum tespit edilmiş ve sekiz hafta süresince toplam yedi öğretim etkinliği uygulanmıştır. Araştırma, 2021-2022 öğretim yılında Konya ili Çumra ilçesinde bulunan bir kamu ilkokulunda dördüncü sınıf düzeyinde öğrenim gören sekiz kız ve beş erkek olmak üzere toplam 13 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri katılımcı gözlem, anket, öğrenci günlükleri ve öğrenci ürünleri gibi veri toplama teknikleriyle elde edilmiş ve betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularında katılımcıların toplumsal cinsiyet kavramıyla daha önce karşılaşmadıkları ve belli başlı toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına sahip oldukları görülmüştür. Mevcut duruma yönelik uygulanan öğretim etkinliklerinin ardından öğrencilerin toplumsal cinsiyet kavramını eşitlikçi yönde açıklamaya çalıştıkları gözlenmiştir. Öğrencilerin gelenekçi bir anlayışla sahip oldukları kalıp yargıların yerine olumlu toplumsal cinsiyet rollerini benimsedikleri tespit edilmiştir. Bu araştırma, küresel anlamda önem arz eden olumlu toplumsal cinsiyet rollerinin ediniminde eğitim ortamının ve uygulamalı öğretim etkinliklerinin önemine dikkat çekmektedir. Anahtar Kelimeler: İlkokul dördüncü sınıf öğrencileri, olumlu toplumsal cinsiyet rolleri, eylem araştırması
Programlama dili öğreniminde yapay zekâ destekli etkinlikler: Bir eylem araştırması
Programlama, bilgisayarlarda algoritmik adım adım talimatlar veya talimat dizilerinin bileşimi olarak işlemleri yürütmek veya sorunları çözmek için yapılan bir süreçtir. Birçok kişi bu programlama işlemlerinin çok zor öğrenildiğini düşünür ancak aslında veri yapıları ve sıralama algoritmaları gibi kavramları öğrenmek ve anlamak doğası gereği zordur. Bu tez çalışmasında, sohbet robotu destekli oluşturulan öğretim etkinlikleri ile programlama dilleri öğreniminde öğrenciler tarafından anlaşılmasında zorluk yaşanan konulara yönelik yenilikçi ve farklı bir öğretim yöntemi geliştirilmiştir. Sohbet robotu kullanılarak zorluk yaşanan kavram ve konulara yönelik etkinlikler uygulanmış ve neticesinde sohbet robotu-öğrenci etkileşimleri incelenmiştir. Katılımcı eylem araştırması yönteminin uygulanıldığı bu çalışmaya 37'si erkek 13'ü kız olmak üzere toplamda 50 meslek lisesi öğrencisi ve 17 bilişim teknolojileri öğretmeni katılmıştır. Öğrenci sohbet robotu yazışmaları, sohbet robotu geri bildirimleri ve öğrenci görüşleri içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlarda öğrencilerin programlama öğreniminde sohbet robotu kullanımını sevdikleri, faydalı buldukları, zamandan kazanç sağladığı, sohbet robotu dönütlerinin çalışmalarını kolaylaştırdığı ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, sohbet robotuna karşı duyulan endişe ve öğretmene (danışana) ihtiyaç duydukları da görülmüştür. Çalışmaya dahil olan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin görüşlerine göre ise yapay zekâ destekli geliştirilen öğrenim etkinliklerinin öğretmenlerin tasarlamadıkları şekilde farklı ve etkili etkinlikler oldukları belirtilmiştir. Sohbet robotlarının öğretim süreci içerisinde daha aktif bir şekilde kullanılmasının öğrenen ve öğreten açısından kolaylık olacağı sonucu çıkmıştır. Bulgulara göre sohbet robotu ile gerçekleştirilen öğretime yönelik öğrenci ve öğretmen dönütlerinin olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan, yapılan çalışmada öğrencilerin öğrenim esnasında konu dışına çıkmaları ve kolaylıkla dikkatlerinin dağılmaları, yapay zekâ ile etkileşimleri neticesinde güvenlik açısından endişelerinin ortaya çıkması ve bu tür uygulamalarda etik unsurların önem arz etmesi gibi konular ortaya çıkmıştır. Eğitimde yapay zekâ (sohbet robotu) kullanımını ele alan bu çalışmanın programlama dilleri öğreniminde yenilikçi metot ve öğretim stratejisi bakımından alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Kültürel değerlere duyarlı eğitimde mesleki öğrenme toplulukları oluşturma: Bir eylem araştırması
Araştırmada, Denizli ili Merkezefendi ilçesindeki bir ortaöğretim kurumunda görev yapan farklı branşlardan öğretmenlerden oluşan mesleki öğrenme topluluğunun kurulması, çalışmalarının başlatılması ve sürdürülmesi ve etkililiğinin uygulama sürecinde ve sonunda topluluk üyelerinin görüşleri ve araştırmacının gözlemleri doğrultusunda değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma, iş birlikli eylem araştırması desenine göre tasarlanmış ve 2022-2023 Eğitim Öğretim Yılı Ekim-Kasım ayları arasında yürütülmüştür. Uygulama kapsamında, dört Kültürel Değerlere Duyarlı Mesleki Öğrenme Topluluğu Eylem Planı Etkinliği yürütülmüş ve altı topluluk toplantısı yapılmıştır. Araştırmanın verileri, odak grup görüşmeleri, bireysel görüşmeler, gözlem ve belgelerin incelenmesi aracılığıyla elde edilmiştir. Veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Eylem planı dahilinde mesleki öğrenme topluluğu tarafından dört etkinlik yürütülmüş ve değerlendirilmiştir. Uygulama sürecinin sonunda, araştırma bulguları doğrultusunda, mesleki öğrenme toplulukları aracılığıyla öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlı olması/duyarlılık geliştirmesini sağlamak amacıyla Kültürel Değerlere Duyarlı Mesleki Öğrenme Topluluğu Model önerisi geliştirilmiştir. Geliştirilen model, çokkültürlü eğitimde okul temelli öğretmen mesleki gelişim modelidir. Bu model, Kültürel Değerlere Duyarlı Mesleki Öğrenme Topluluğu uygulamalarının, öğretmenlerin çokkültürlü eğitimde karşılaştıkları zorluklardan ve bu zorluklarla baş edebilmek, yani sınıflarındaki kültürel çeşitliliğin farkına varabilmek ve bu çeşitliliğe cevap verebilmek üzere ortaya çıkan ihtiyaçlarından yola çıkararak planlamasına, bu uygulamanın ortak paylaşım ve iş birliği ile yürütülmesine, destekleyici okul kültürü ve liderliğine, sürekli ve okul temelli mesleki gelişim sağlanmasına dayanmaktadır. Bu süreçte, sosyokültürel becerileri artırmak, meslektaşlarla fikir alışverişinde bulunmak, farklı bakış açıları kazanmak, eğitime yönelik eleştirel bakış açısı geliştirmek için "Film İzliyoruz." etkinliği; iş birliği yaparak sınıf içi uygulamaları geliştirmek ve birbirinden öğrenmeyi sağlamak için "Kültürel Değerlere Duyarlı Ders Planı Hazırlıyoruz." etkinliği; bireysel ihtiyaçları fark etmek üzere öz değerlendirme becerisi geliştirmek ve böylece eksikliklerin ve daha farklı yapılabilecek uygulamaların farkına varılmasını sağlamak için "Mikro Öğretim Uygulaması" etkinliği; geribildirimin ve birbirinden öğrenmenin gücüyle öğretim uygulamalarının ve öğretmenin bireysel ve mesleki gelişimin sağlanması için "Meslektaşımın Dersini İzliyorum." etkinliği kullanabilir. Araştırmanın sonucunda, Kültürel Değerlere Duyarlı Mesleki Öğrenme Topluluğu uygulamasının bir eylem planı dahilinde, öğretmenlerin kültürel değerlere duyarlılık geliştirmesini ve böylece kültürel değerlere duyarlı eğitim yaklaşımını benimsemesini, kültürel değerlere duyarlı pedagojinin ilkelerine ve uygulamalarına uygun öğretim etkinlikleri tasarlama ve yürütmesini sağlayarak öğretmenlerin çokkültürlü eğitimde karşılaştığı sorunlara çözüm olabileceği belirlenmiştir.
Fen bilimleri derslerinde 6. sınıf öğrencilerinin bilimsel iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik eylem araştırması
Amaç: Araştırmanın amacı sorgulamaya dayalı fen dersleri süresince öğrencilerin kullandıkları söyleme dayalı bilimsel iletişim becerilerinin (BİB) sistematik bir şekilde geliştirilmesidir. Materyal ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. 2019-2020 eğitim öğretim yılında Aydın İli Efeler İlçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 6. sınıf düzeyindeki 30 öğrenci araştırmanın katılımcılarıdır. Araştırmanın problemi belirleme ve eylem döngüleri aşamaları toplam 33 ders saati sürmüştür. Araştırmanın problemi belirleme aşamasında Güneş ve Ay tutulması, eylem döngüleri aşamalarında destek ve hareket sistemi, sindirim sistemi, madde ve ısı üniteleri bilimsel sorgulamaya dayalı olarak araştırmacı öğretmen tarafından işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak Fen Öğrenme Becerisi Ölçeği, Bilimsel Süreç Becerileri Testi, Çalışma Yaprakları, Ders Gözlemleri, Yansıtıcı Öğretmen Günlüğü kullanılmıştır. Eylem döngüleri boyunca öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerinin gelişimine yönelik analiz yapabilmek için araştırmacı bilimsel iletişim becerileri rubriği geliştirmiştir. Rubrik bilimsel iletişim becerilerinin açıklama, soru sorma ve çürütücü kullanma boyutlarından oluşmaktadır. Bu boyutların her birinin kavram ve süreç alt boyutları bulunmaktadır. Her eylem döngüsünden sonra öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini ölçmeye yönelik yapılan analiz sonuçları dikkate alınarak eylem planı yeniden düzenlenmiştir. Bulgular: Öğretmen bilimsel iletişim becerilerini geliştirmek için 1. eylem döngüsünde iletişimsel yaklaşımın otoriter ve diyalojik söylem hamlelerini kullanmıştır. Öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşım öğrencilerin BİB gelişimini desteklemiştir. Ancak öğrencilerin yaptığı araştırmalar kavram ve sürece yönelik kanıta dayalı beceriler sunabilmeleri için veri sağlayamamıştır. Bu nedenle 2. eylem döngüsünde yarı açık uçlu deney ve bilimsel hikâye kullanılmıştır. Bu döngüde yarı açık uçlu deneyler ve bilimsel hikâye öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ancak bilimsel kavram ile ilgili araştırma yapmadığı için alan bilgisi yetersiz olan öğrenciler deney verilerini yorumlayamamış ve bilimsel hikâyeyi anlamamıştır. Bu nedenle öğrencilerin bilimsel iletişim becerileri düşük seviyede kalmıştır. 3. eylem döngüsünde öğrencilerin bilimsel sorgulama sürecinde araştırma, tartışma, tasarım oluşturma, tasarımı değerlendirme gibi farklı aşamalarda aktif rol alabileceği mühendislik tasarım temelli öğretim etkinliklerine uygun bir eylem planı hazırlanmıştır. Bu döngüde kullanılan tasarım döngü basamaklarına dayalı uygulamalar öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Sınırlı araştırma yapan ve sınırlı alan bilgisine sahip öğrencilerin BİB düzeylerinde gelişim az olmuştur. Araştırma boyunca BİB gelişimi kanıt sunma düzeyine çıkmamış öğrenciler bulunmaktadır. Ancak bu öğrencilerin BİB düzeylerinde araştırmanın başında sundukları BİBlere göre gelişim olmuştur. Döngüler süresince ortaya çıkan farklı bir problem durumu öğrencilerin dersin hedef kazanımından uzaklaşarak odak dışı kavram kullanmalarıdır. Öğretmenin döngüler boyunca otoriter söylem kullanması ve hedef kazanımı hatırlatması öğrencilerin odak dışı kavram kullanımını azaltmış ve odak kavram ile ilgili BİB sunmalarını sağlamıştır. Sonuç: Sonuç olarak öğretmenin kullandığı iletişimsel yaklaşımın sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğrencilerin BİB gelişimini sağlamış ancak öğrencilerin yaptıkları araştırmaların yeterli veri içermemesi bu gelişimi sınırlandırmıştır. Öğrencilerin bilimsel süreci deneyimleyebilecekleri yarı açık uçlu deney, bilimsel hikâye ve mühendislik tasarım temelli öğretim etkinlikleri kullanılarak gerçekleştirilen fen dersleri öğrencilerin bilimsel iletişim becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca öğrenciler bu derslerde dersin hedefinden uzaklaşarak odak dışı kavramlar kullanmışlardır. Öğretmenin otoriter söylemi öğrencilerin odak kavram çerçevesinde BİB sunmasını sağlamıştır.
Oluşturmacılığa dayalı öğretimde etkileşimin blog aracılığı ile geliştirilmesi
Bu çalışma oluşturmacı öğrenme yaklaşımı temelinde gerçekleştirilen Eğitimde Bilişim Teknolojileri II dersinde etkileşimin blog destekli bir biçimde nasıl geliştirilebileceğinin belirlenmesi amacıyla ortaya konulmuştur. Araştırma, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 18 öğrenci ile 2006?2007 bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yoluna gidilmiştir. Blog adı verilen etkileşimli bir Web 2.0 teknolojisi ile Web destekli bir biçimde yürütülen araştırmanın uygulama aşaması 19.02.2007 ve 01.06.2007 tarihleri arasında 10 hafta süre ile gerçekleştirilmiştir.Araştırma, çalışılan durumun özelliği ve amaç doğrultusunda bir eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Uygulama süreci bir araştırmacı ve bir uygulayıcı olmak üzere iki öğretim elemanı tarafından yürütülmüştür. Araştırmanın uygulama aşaması süresince kuram ve yöntem temelinde karşılaşılan sorunlar konusunda görüşlerinden yararlanılan uzman öğretim elemanlarından oluşan bir geçerlik komitesi oluşturulmuştur.Araştırma verileri gözlem, görüşme gibi farklı veri toplama araçları ile elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde verinin kapsamı ve niteliğine göre betimsel çözümleme ve içerik çözümlemesi yaklaşımlarından yararlanılmıştır. Verilerin doğruluğu, tutarlılığı ve inandırıcılığı için derinlik odaklı veri toplama, veri çeşitlemesi gibi çeşitli stratejilerden yararlanılmış ve bulgular ayrıntılı bir biçimde betimlenmiştir. Araştırmacının uygulama sürecindeki rolü açık bir biçimde ortaya konulmuştur. Elde edilen veriler ve bu verilerin çözümlemesi sonucunda ortaya çıkan bulgular bağlamsal niteliktedir ve çalışılan duruma özgüdür.Araştırma sonunda belirlenen sonuçlar oluşturmacı öğrenme yaklaşımı ilkeleri temel alınarak planlanan ve blog destekli bir biçimde yürütülen Eğitimde Bilişim Teknolojileri II dersinde gerek öğretim amaçlı, gerekse sosyal etkileşimin blog aracılığı ile geliştirilebilir olduğunu göstermiştir. Sonuçlar öğrencilerin birbirleriyle ve öğretim elemanı ile etkileşime girmelerinde bilgi paylaşımı, öğrenmeye destek ve iletişim gibi konulardaki gereksinimlerinin rol oynadığını göstermiştir. Ayrıca ders dışı konularda blogun öğrenciler arasında tanışma ve kaynaşma, ayrıca ortak ilgi alanlarının paylaşımında etkileşimi geliştirebilecek bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin dinamik geometri yazılımı cabri geometriyle simetriyi anlamlandırmalarının belirlenmesi: Bir eylem araştırması
Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin Cabri Geometri programı yardımıyla simetri kavramını anlamlandırmalarını incelemektir. Araştırma, öğrencilerin simetri kavramını Cabri Geometri programı aracılığıyla nasıl yapılandırdıklarını ortaya çıkarmayı amaçladığından, araştırma eylem araştırması olarak desenlenmiştir.Araştırmanın uygulaması, 2006-2007 öğretim yılında Eskişehir il merkezindeki bir ilköğretim okulunun bilgisayar laboratuarında toplam altı öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada simetri kavramının kazandırılması dört haftalık bir süreçte gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri ?video kayıtları?, ?klinik görüşme?, ?yarı-yapılandırılmış görüşme?, ?araştırmacı günlüğü? ve ?öğrenci günlükleri? olmak üzere farklı veri toplama araçlarıyla toplanmıştır. Verilerin analizi; verilerin toplanma sürecindeki analizler ve veriler toplandıktan sonra yapılan analizler olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Her iki aşamada da Miles ve Huberman'ın (1994) ?verinin işlenmesi?, ?verinin görsel hale getirilmesi? ve ?sonuç çıkarma ve teyit etme? aşamaları temel alınmıştır.Gerçekleştirilen bu araştırma sonucunda simetri kavramının araştırılmasında ve kavramlara ilişkin özelliklerin ortaya çıkarılmasında Cabri Geometri programının ölçüm yapma, sürükleme, iz bırakma ve doğruya göre simetri alma özelliklerini kapsayan görselleştirme ve deneyim özelliklerinin etkin bir biçimde kullanıldığı, öğrencilerin farklı örnekler üzerinde akıl yürütme, ilişkilendirme ve iletişim becerilerini geliştirdiği ve kendi matematiksel yapılarını oluşturdukları saptanmıştır. Araştırma sürecinde iletişim becerileri kapsamında öğrencilerde sözel ve yazılı ifade becerilerinde gelişmeler olduğu belirlenmiştir. Cabri Geometrinin görselleştirme sağlaması ve dinamik yapısı öğrencilerde karşılaştırma, ilişkilendirme ve kavrama ilişkin özellikleri keşfetme becerilerinin gelişmesine yardımcı olmaktadır. Öğrencilerin araştırma sürecinde, keşfettikleri kavrama ve kavramın uygulamalarına ilişkin stratejiler geliştirdiği saptanmıştır. Cabri Geometri programının, öğrencilerin matematiksel kavrama ilişkin özelleştirilmiş durumlara intibaklarına, temel bilgi ve becerilerinin gelişmesine yardımcı olacak özelliklere sahip olduğu söylenebilir.
Beden eğitimi ve spor dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının uygulanması: Bir eylem araştırması
Bu araştırma, ortaokul beşinci sınıf Beden Eğitimi ve Spor dersinde farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının uygulanabilirliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu nedenle araştırma eylem araştırması olarak desenlemiştir. Araştırma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde, 26.02.2015-28.05.2015 tarihleri arasında 11 hafta süreyle Eskişehir Tepebaşı İlçesindeki Ticaret Odası Ortaokulu 5-B sınıfı Beden Eğitimi ve Spor dersinde uygulanmıştır. Uygulama tüm sınıfta gerçekleştirilmiş; ancak belirlenen 8 odak öğrencinin verileri daha yoğun olarak kullanılmıştır. Araştırmada farklılaştırılmış öğretim yaklaşımında kullanılan "merkezler" ve "istasyon" stratejilerinden yararlanılmıştır. Araştırmada, nitel veriler "video kayıtları", "yansıtıcı günlük", "öğrenci günlükleri", "yarı yapılandırılmış görüşmeler" ile nicel veriler de "Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği" yoluyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde "SPSS for Windows 22" paket programından yararlanılmış, nitel verilerde ise betimsel analiz uygulanmıştır. Araştırmanın nicel analizleri sonucunda öğrencilerin "Beden Eğitimi ve Spor dersi" ne karşı tutumlarında son test puanları lehine anlamlı bir artış olduğu gözlenmiştir. Nitel verilerden elde edilen bulgulara göre ise öğrencilerin derse etkin katılımlarının sağlandığı, hareket sayılarının arttığı, grupla çalışma alışkanlıklarının ve sosyal etkileşimlerinin geliştiği, bağımsız çalışma alışkanlığı kazanıldığı, öğrencilerin sınıf kurallarına uyduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunların yanı sıra öğrenci paylaşımlarının ve sorumluluk bilincinin arttığı gözlenmiş ve öğrencilerin farklılıklara karşı saygı göstermeleri gerektiği konusunda olumlu tutum geliştirdikleri görülmüştür. Ayrıca ürün ve süreç değerlendirmesinden yararlanılmasının olumlu sonuçlar yarattığı gözlenmiştir. Süreç değerlendirmenin sonraki derslerin planlanmasında olumlu katkılar sağladığı görülmüştür. Gerçekleştirilen bu araştırmanın sonucunda farklılaştırılmış öğretim yaklaşımının Beden Eğitimi ve Spor dersinde uygulanabileceğinin olanaklı olduğu ve öğrenme öğretme sürecinin farklı stratejiler kullanılarak yaklaşıma uygun olarak düzenlenebileceği ortaya konmuştur.
Okuduğunu anlama becerilerinin SCRATCH programı aracılığıyla geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, okuduğunu anlamada sorun yaşayan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin SCRATCH programı aracılığıyla okuduğunu anlama becerilerinin nasıl geliştirilebileceğini ortaya koymak biçiminde belirlenmiştir. Araştırma eylem araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırma 2015-2016 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ilindeki orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir ilkokulda toplam 15 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını ölçüt örnekleme yöntemine göre seçilen okuduğunu anlamada sorun yaşayan sekiz dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın farklı aşamalarında farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Bunlar; nicel verileri toplamak için yanlış analizi envanteri, okunabilirliği değerlendirme rubriği, katılımcı belirleme ve okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formları kullanılırken nitel verileri toplamak için gözlem notları, araştırmacı günlüğü, video kayıtları, öğretmen ve öğrenci görüşme formları, öğrencilerin SCRATCH programında hazırladıkları projeler kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizi korelasyon analizi ve puanlayıcılar arası uyuşumu gösteren Kendall W Testi ile yapılmıştır. Ayrıca katılımcı belirleme ve okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formlarının puanlanması için okuduğunu anlama becerilerinin gelişimini ortaya koymak amacıyla okuduğunu anlama gelişim düzeyi belirleme formları ve bu formları puanlamak için Yanlış Analizi Envanteri kullanılmıştır. Nitel veriler ise tematik analiz yöntemi ile çözümlenmiş olup analiz için MAXQDA programı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda okuduğunu anlama sorunu yaşayan sekiz öğrencinin okuduğunu anlama becerilerinin gelişim gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: SCRATCH programı, Okuduğunu anlama, Eylem araştırması.
Güzel sanatlar eğitiminde kinetik tipografi öğretimine yönelik eylem araştırması
Görsel iletişim konusu olan tipografinin, güncel tasarım ortamlarından video üzerinde, zaman içerisinde görüntüsü değişecek biçimde tasarlanmasıyla kinetik tipografi oluşmaktadır. Belirli bir süre öncesine kadar hareketli her yazıya kinetik tipografi tanımı yapılmıştır. Ancak yıllar içinde kinetik tipografi, bu tanımın ötesinde çeşitli nitelikleri gelişen teknolojiler aracılığıyla kapsamına almıştır. Bu kapsamın öğretiminin, öğrencilerin yeni medyayı tanıması adına önemli olduğu saptanmıştır. Bu araştırmada, öğrencilerinin kinetik tipografi uygulaması gerçekleştirmeleri, alana ilişkin bilgi ve deneyim kazanmaları ve bu sürecin ifade biçimlerine olan etkisini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırma uygulaması, 2015-2016 öğretim yılı bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Görsel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Öğretmenliği Programı'nda eğitim gören 3. Sınıf Grafik Tasarım anasanat öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma, 23 Şubat-22 Mart 2016 tarihleri arasındaki 4 haftalık süreçte uygulanmıştır. Çalışma 16 öğrenci ile yapılmış ve 6 odak öğrenci belirlenmiştir. Belirlenen 6 odak öğrenciyle uygulama sonunda yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma modeli olan eylem araştırması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri, öğrenci bilgi formu, ders video kayıtları, doküman incelemesi, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, yarı-yapılandırılmış görüşmeler ve sosyal medya yazışmaları aracılığıyla elde edilmiş ve tematik analiz yoluyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrasında gösterdikleri yaklaşımlardaki değişimler, kazandıkları bilgi ve deneyim, uygulama süreci ile birlikte yaşanan sıkıntılar ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Tipografi, Kinetik tipografi, Sanat eğitimi, Eylem araştırması
Tübitak ortaokul öğrencileri araştırma projelerinin bilimsel danışmanlık süreci yönetimi: Fen bilimleri örneği
Daha sonra doldurulacaktırBu araştırmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışmasına proje hazırlamadaki bilimsel danışmanlık sürecinin ve gelişimlerinin incelenmesidir. Araştırma eylem araştırması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2017-2018 eğitim öğretim yılında Eskişehir ilinde özel bir okulda 2 fen bilimleri öğretmeni ve 11 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, öğretmen ön bilgi formu, araştırmacı günlüğü ve notları, video kayıtları, öğrenci proje raporları ile toplanmıştır. Toplanan nitel veriler tümevarım analizi ile analiz edilmiştir. Toplanan verilerden; öğretmenlerin eylem adımı başlangıcında, eylem sürecinde karşılaştıkları güçlükler ve güçlüklere karşı geliştirdikleri ve uyguladıkları eylem planlarının nasıl olduğuna ilişkin bulgular elde edilmiştir. Eylem planlarına ilişkin öğretmen görüşlerinin neler olduğuna yönelik bulgular elde edilmiştir. Eylem planlarının öğrenci faaliyetlerine yansımalarının nasıl olduğuna yönelik bulgular elde edilmiştir. Araştırma sonucunda yapılan uygulamaların, öğretmenlerin mesleki gelişimine olumlu katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bilimsel danışmanlık sürecine ilişkin geliştirilen eylem planlarının, planlı, aşamalı ve uygulamalı olması olumlu katkı sağlamıştır. Öğretmenlerin toplantılarda bilimsel danışmanlık konusunda sergileyecekleri davranışları tartışmaları öğretmenlere olumlu yönde katkı sağlamıştır. Öğretmenlerin proje hazırlamada eğitime ve bir rehbere ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin proje çalışmalarında, başlıca proje hazırlama, konu belirleme, rapor yazma, zaman, maddiyat ve okul yönetimi konularında güçlük yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eylem araştırması, fen bilimleri, proje tabanlı öğrenme yaklaşımı, 2204-B TÜBİTAK Ortaokul Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığı becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması
Çevre eğitimi, günümüzde giderek artan çevresel sorunlarla mücadele etmek ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek için hayati öneme sahiptir. Bu eğitim, insanları çevre bilincine sahip olmaya teşvik eder, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını öğretir ve çevresel sorunlara karşı bilinçli ve etkili bir şekilde hareket etmeyi teşvik eder. Çevre eğitimi, insanların çevreye duyarlılık kazanmalarını ve doğal çevreyi koruma sorumluluğunu anlamalarını sağlar. Aynı zamanda, insanları çevresel tehditlere karşı bilinçlendirir ve bu tehditlerle başa çıkma stratejileri geliştirmelerine yardımcı olur. Bu sayede, insanlar çevresel sorunlara karşı etkin bir şekilde hareket edebilir ve çözümler üretebilirler. Çevre okuryazarlığı ise, çevre eğitiminin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Çevre okuryazarlığı, bireylerin çevreyle ilgili bilgi sahibi olmalarını ve bu bilgiyi günlük hayatlarında uygulamalarını sağlar. Doğal kaynakların kullanımı, atık yönetimi, enerji tasarrufu gibi konularda bilinçli kararlar alabilmelerini ve çevresel etkileri en aza indirebilmelerini sağlar. Çevre eğitimi ve çevre okuryazarlığı, sürdürülebilir bir gelecek için önemli araçlardır. Bu eğitimler, insanların çevresel bilinçlerini artırır, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını teşvik eder ve çevresel sorunlara karşı etkili bir şekilde mücadele etmelerini sağlar. Bu araştırmada 4. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersi kapsamında çevre okuryazarlığı becerisinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 19 ilkokul 4. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. 12 hafta süren eylem planı sonunda öğrencilerden toplanan nitel ve nicel verilerin tamamı öğrencilerin çevre okuryazarlığı becerilerinin geliştiğini göstermiştir. Yalnızca bir ünite, bir tema veya bir modelin denenmediği çalışmada, farklı çevre konuları odağında eyleme en uygun olabilecek yöntem kullanılmaya çalışılmıştır. Yapılan eylemler öğrencilerin çevreye olan duyarlılıklarını artırırken, çevre ile ilgili sorumlu karar verme becerilerini de desteklemiştir. Araştırma süreci ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmacıların ve öğretmenlerin eylemleri uygularken karşılaşabilecekleri sorunlara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Araştırmacılar tarafından farklı yaş gruplarında çevre okuryazarlığı becerisinin geliştirilmesine yönelik eylem araştırmaları yürütülebilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çevre okuryazarlığı, Eylem araştırması, İlkokul
Potansiyel gelişim alanı bağlamında bir eylem araştırması: Öğrenme sorumluluğu, motivasyon ve başarı
Bu araştırmanın amacı, potansiyel gelişim alanı bağlamında fen bilimleri dersi kapsamında gerçekleştirilen öğrenme görevleri aracılığıyla ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin öğrenme sorumluluklarının, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarının ve fen başarılarının geliştirilmesidir. Çalışma eylem araştırmasına göre desenlenmiştir. Gerçekleştirilen eylem araştırması, teknik/bilimsel/işbirlikli eylem araştırması türüne uyumlu biçimde uygulanmıştır. Araştırma Muğla-Ula'da bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 16 6. sınıf öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Bahsedilen 16 öğrenci öğrenmeye yönelik sorumluluk, fen öğrenmeye yönelik motivasyon, fene yönelik başarı puanlarına ve bunlarla birlikte ikamet ettikleri yerlere ve öğretici/uygulayıcı görüşlerine göre 8 potansiyel gelişim alanı partneri olarak belirlenmiştir. Araştırma için seçilen ders olan fen bilimleri dersine yönelik 2 ünite belirlenmiş ve bu ünitelerin öğretimi sürecinde öğrencilere potansiyel gelişim alanı bağlamında gerçekleştirdikleri öğrenme görevleri verilmiştir. Fen bilimleri öğretmeni öğretici/uygulayıcı olarak, araştırmacı da katılımcı gözlemci olarak sürece dâhil olmuştur. Araştırmanın ana uygulamaları yaklaşık 5 ay sürmüştür. Gerçekleştirilen 8 öğrenme görevi boyunca veri toplama aracı olarak, Öğrenmeye Yönelik Sorumluluk Ölçeği, Öğrenme Sorumluluğu Kontrol Listesi, Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği, Çoktan Seçmeli Fen Bilimleri Akademik Başarı Testi, Açık Uçlu Fen Bilimleri Akademik Başarı Testi ve Öğrenme Görevleri Değerlendirme/Derecelendirme Ölçeği, Kişisel Bilgi Formu, Öğrenci-Veli-Öğretici/Uygulayıcı Görüşme Formları ve Saha Notları kullanılmıştır. Araştırma kapsamında, öğrencilerin profillerine ilişkin veriler: "okul yaşamı / sosyal yaşam", "ilgi duyduğu dersler", "yapmaktan hoşlandığı şeyler", "fen bilimleri dersi ile ilgili yaşantılar", "haftalık ders çalışma süreleri" ve "akademik ve mesleki yönelim" kapsamında kişisel bilgi formundan ve görüşmelerden elde edilerek çözümlenmiş, betimlenmiş ve yorumlanmıştır. Öğrenme ortamı ve gözlemlere ilişkin veriler: "öğrenme ortamındaki davranışlar", "öğrenme görevlerindeki rol ve sorumluluklar" ve "potansiyel gelişim alanı uygulamaları" kapsamında gözlemlerden elde edilerek çözümlenmiş, betimlenmiş ve yorumlanmıştır. Potansiyel gelişim alanı bağlamında gerçekleştirilen öğrenme görevleri hakkında görüşlere ilişkin veriler: "öğrenci", "veli" ve "öğretici/uygulayıcı" görüşleri alınarak betimsel analiz tekniğine uygun olarak çözümlenmiş, betimlenmiş ve yorumlanmıştır. Potansiyel gelişim alanı bağlamında gerçekleştirilen öğrenme görevlerinin öğrenci puanlarının değişimine etkilerine ilişkin veriler: "öğrenmeye yönelik sorumluluk", "öğrenme sorumlululuğu kontrol", "fen öğrenmeye yönelik motivasyon", "fen başarı", "öğrenme görevlerini değerlendirme" puanları, her öğrenme görevinin gerçekleştirilmesinden sonra katılımcıların ilgili veri toplama aracını doldurmaları sağlanarak elde edilmiştir. Elde edilen puanlarla birlikte ortalamaları kayıt altına alınmış ve öğrencilerin her boyuta ilişkin puan değişimleri grafiklere yansıtılarak gösterilmiştir. Potansiyel gelişim alanı partnerlerinin puanlarından oluşan her grafik ise potansiyel gelişim alanının bileşenleri bağlamında analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen genel sonuca göre, potansiyel gelişim alanı bağlamında gerçekleştirilen öğrenme görevleri öğrencilerin öğrenmeye yönelik sorumluluklarını, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarını ve fen başarılarını geliştirmiştir. Araştırmaya katılan 8 potansiyel gelişim alanı partnerine ilişkin ortaya çıkan sonuçlarla birlikte, bunlara yönelik tartışmalar, ayrı ayrı ve bütünsel olarak ele alınmıştır. Her potansiyel gelişim alanı partnerine ilişkin profil, gözlem, görüşme boyutlarında öne çıkan özellikleri göz önünde bulundurularak partnerlere ait puanlar, gelişim ve değişim durumları gerekçeleriyle birlikte ve ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlarla ilgili olarak uygulamalara ve yapılacak araştırmalara yönelik çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
İlköğretim ikinci kademe Türkçe derslerinde medya okuryazarlığı eğitimi: Bir eylem araştırması
ÖzetMedya okuryazarlığının eğitim sistemlerine yansıtılmasına ilişkin alan yazın ve uygulamalar incelendiğinde, iki tip uygulamanın ön plana çıktığı görülmektedir. Birinci tip uygulama, medya okuryazarlığı eğitiminin, eğitim sitemleri içerisine müstakil bir ders kapsamında yerleştirilmesidir. İkinci tip uygulama ise medya okuryazarlığı eğitiminin, halihazırda yürütülmekte olan mevcut bir ders(ler)in müfredatına entegre edilerek verilmesidir. Son 20 yıllık süreçte medya okuryazarlığı eğitiminde lider olarak tanımlanan ülkelerin birinci yaklaşımı terk ederek medya okuryazarlığı eğitimini, başta ana dili eğitimi, sosyal bilgiler eğitimi, sağlık bilgisi ve vatandaşlık dersleriyle ilişkilendirerek verdikleri görülmektedir. İlgili ülkelerin bu uygulamalarından yola çıkılarak bu çalışmada; ilköğretim ikinci kademe Türkçe derslerinin medya okuryazarlığı eğitimi ile ilişkilendirilmesine yönelik bir model önerisi geliştirilmesi ve geliştirilen modelin eylem araştırması yaklaşımı doğrultusunda uygulanması amaçlanmıştır.Çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım, medya okuryazarlığı alanında lider olarak tanımlanan ülkelerin ana dili eğitim müfredatlarında yer alan kazanımların tespit edilmesi ve ilgili kazanımlardan hareketle Türkçe derslerinin medya okuryazarlığı eğitimiyle ilişkilendirilmesine yönelik bir model önerisi geliştirilmesi aşamalarından oluşmaktadır. Bu aşamada, doküman incelemesi yöntemi kullanılarak ilgili müfredatlarda tanımlanan kazanımlar, içerik analizine tabî tutulmuştur. İçerik analizinin gerçekleştirilme sürecinde verilerin kodlanması, temaların bulunması, temaların düzenlenmesi, bulguların tanımlanması ve yorumlanmasında MAXQDA© adlı nitel veri analizi programından yararlanılmıştır. Analiz sonucunda, Kanada (Ontario Eyaleti), ABD, Avustralya ve İngiltere ana dili eğitimi müfredatlarının yüksek düzeyde medya okuryazarlığı eğitimiyle ilişkilendirildiği bulgusuna ulaşılmıştır. Daha sonra, medya okuryazarlığıyla ilgili bulunan bu kazanımlar, MAXQDA©`da yeniden analiz edilmiş ve oluşturdukları ortak temalar bulunmuştur. Bulunan ortak temalardan hareketle, ?İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu (6, 7, 8. Sınıflar)?na yönelik medya okuryazarlığı kazanımları önerilmiştir. Bu kazanımlara, uzman görüşleri doğrultusunda uygulama öncesindeki son şekilleri verilmiştir.Araştırmanın ikinci kısmı ise eylem araştırmasının gerçekleştirilme aşamasıdır. Araştırmanın uygulaması, Çanakkale il merkezinde bulunan ve yüksek sosyo-ekonomik düzey ailelerin çocuklarının öğrenim gördüğü bir ilköğretim okulunun 8/C sınıfında 6 haftalık sürede (28 ders saatinde) gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulama sürecinde 8/C sınıfının 5 saatlik Türkçe derslerinin tamamı, önerilen model doğrultusunda hazırlanan paket programa göre ve araştırmacının yürütücülüğünde işlenmiştir. Uygulama sürecinde verilerin toplanması amacıyla nitel ve nicel 13 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu araçlar aracılığıyla, 1900 sayfaya yakın doküman ve 25 saate yakın ses ve görüntü kaydı toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde SPSS© ve MAXQDA© adlı bilgisayar tabanlı veri analiz programlarından yararlanılmıştır.Eylem araştırması sürecinde, önerilen modele göre gerçekleştirilen öğretimin öğrencilerin medya okuryazarlık düzeylerini arttırdığı, dersleri daha eğlenceli hale getirdiği ve öğrencilerin Türkçe dersine yönelik tutumlarına olumlu yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca uygulamanın, Türkçe derslerinde kullanılan metin algısını genişletmenin yanı sıra geleneksel olarak süregelen alfabeye dayalı okuryazarlık sürecini çok katmanlı okuryazarlık sürecine taşıdığı bulgusuna ulaşılmıştır.Medya okuryazarlığı eğitimi, birçok ülkede ana dili eğitimi ile ilişkilendirilerek verilmektedir. Bu yaklaşım, ülkemizdeki 13 milyon ilköğretim öğrencisinin medya okuryazarlığı eğitimi alabilmesi adına önemli bir alternatif oluşturmaktadır. Medya okuryazarlığının seçmeli olarak müstakil bir ders altında verilmesine oranla çok daha düşük bir maliyete sahiptir. Önerilen modelle verilecek eğitimin, Türkçe dersleri açısından da önemli açılımlar sağlayabileceği düşünülmektedir. Günümüz bireyinin etrafını kuşatan medya iletilerinin anlamlandırılması ve üretilmesi sürecinde, Türkçe derslerinin üzerine düşen görevi yerine getirebilmesi adına önemli bir fırsatı beraberinde getirmektedir.Anahtar Kelimeler: Ana dili eğitimi, medya okuryazarlığı eğitimi, ilişkilendirilmiş medya okuryazarlığı yaklaşımı, eylem araştırması.
Sınıf öğretmenlerinin erken cebir düşüncelerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması
Aritmetik ve cebir yapı olarak birbirinden farklıdır. Yapısal farklılıklar öğrencilerin aritmetikten cebire geçerken problem çözme, genelleme, semboller ve harflerin anlamlandırılması ve kullanılması konularında zorluklar yaşamalarına neden olmaktadır. Cebir öğretimine başlamadan önce öğrencilerin aritmetik ile cebir arasındaki farklılıkları öğrenmeleri gerekir. Literatüre bakıldığında, bu farklılıkların öğrenilmesinde ve öğrencilerin karşılaştıkları zorlukların giderilmesinde erken cebirin anahtar bir role sahip olduğu görülmektedir. Bununla birlikte öğretmenlerin erken cebire yönelik teorik bilgileri ve uygulamaları, öğrencilerde cebirsel düşüncenin gelişimi için önemlidir. Bu araştırma ile sınıf öğretmenlerinin erken cebire yönelik düşüncelerinin ortaya çıkarılması, erken cebir kapsamında uygulanan öğretim etkinliklerinin sınıf öğretmenlerinin erken cebire yönelik düşüncelerine ve öğrencilerin başarılarına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma eylem araştırması türünde desenlenmiştir. Araştırmada erken cebir farkındalık ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla sınıf öğretmenlerinin erken cebir konusundaki farkındalıkları ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda erken cebir başarı testi aracılığı ile ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin cebirsel başarıları ölçülmüştür. Elde edilen veriler doğrultusunda dördüncü sınıfta öğretim yapan bir sınıf öğretmeni ile erken cebir öğretim etkinliklerine dayalı eylem araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda sınıf öğretmenlerinin erken cebir konusunda sınırlı bilgiye sahip oldukları, erken cebir kapsamında yapılan uygulamaların da sınıf öğretmenlerinin erken cebir konusundaki düşüncelerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca erken cebir kapsamında yapılan öğretim etkinlikleri ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin başarılarını artırmıştır.