Alawiism

124 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Alevi Bektaşi kültüründe tevhit temalı nefeslerin incelenmesi "Hüseyin Emektar örneği"

Alevi Bektaşi geleneğinin en büyük kaynağını dini ayinlerinde ve ritüellerinde kullandıkları sözlü musiki oluşturur. Alevi Bektaşi toplumu bilgilerini, dini ritüel ve inanış biçimlerini tarihsel süreç içinde yaşanan zorluklardan dolayı yazılı bir metin ve kaynak şeklinde bir sonraki nesile aktarmaktan ziyade "şifahi kültür" olarak adlandırılan babadan oğula, ustadan çırağa ve de nesilden nesile ulaşmasını sağlayan bir kültür aktarımı metodunu geliştirerek varlığını günümüze kadar aktarmayı başarabilmiştir. Alevi Bektaşi musikisinin temelini İslam inancı ve Türk tasavvufunu merkezine alan "nefesler" oluşturmaktadır. Nefesler sadece Alevi Bektaşi musikisinin belirli bir türü olmakla kalmayıp, bu musikinin türlerinin tamamını kapsayan bir üst başlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Tezimizde Allah, Muhammed, Ali ve bu üçlemenin yanına dördüncü olarak Pir Hacı Bektaş-ı Veli'yi de eklemek sureti ile bu konuları "Hak" yolunda birleştirerek yekvücut haline getirmek sureti ile "tevhid" eden ve tevhidi işleyen kaybolmaya yüz tutmuş 4 adet nefesi derleyip hem musiki açısından hem de felsefi batıni yönü ile inceledik. Tezimizde Alevi Bektaşi musikisini ve bu musikinin temeli olan nefesleri incelerken öz Türk olan Alevi Bektaşi toplumunun müziğini; bilinen Türk tarihinde Orta Asya'ya İslamiyet öncesine kadar takip ettik. İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası şekillenen Türk müziğini ve buna bağlı olan Alevi Bektaşi müziğinin izlerini sürdük. Alevi Bektaşi musikisi mirasını tarihsel süreç içinde Atayurt Türkistan'dan başlayıp birbirinin devamı olarak sayılan Türk devletleri üzerinden sırası ile Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, v Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti dönemlerini de kapsayacak şekilde inceleyerek tezimizde yer vermek sureti ile Türk din musikisine bir nebze de olsa katkı sunmaya çalıştık.

AlevilerAlevilikBektaşiler+7
Gürcan Emektar
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sözlü kültür hazinesi Acıpınarlı Aşık Kara Musa

Kültür, insanoğlunun maddi ve manevi olarak ürettiği her şeydir. Kültürün sözlü ortamda icra edilip, sözlü ortamda aktarılmasıyla da sözlü kültür oluşur. Sözlü kültür, yazılı kültürün temelini oluşturur. Geleneksel kültür sözlü ortamda yaratılır, sonra yazıya dökülür. Bu yönüyle yazılı kültür, sözlü kültürün çok daha sonra yazıya dökülmüş halidir. Sözlü kültür aktarımında sözlü kültürü taşıyan özel şahsiyetler olmuştur. Aşıklar bu özel şahsiyetlerin başta gelenlerindendir. Aşıklar, tarihsel süreçte birtakım değişikliklere uğrayarak günümüzde son halini almıştır. Türk kültüründe önceleri hem şiir söyleyen hem de dini lider görevini yürüten Şaman; İslamiyet'in kabulünden sonra dinî vasıfları azaltılarak şaman-ozana, daha sonra ise ozana dönüşmüştür. Türklerin Müslümanlaşması, dergâhlarda eğitim almalarıyla dervişlerin etkinliğinin artmasıyla ozanlar dervişe, bu dervişler de zamanla aşığa dönüşmüşlerdir. Bu âşıklardan biri de Çorum'un merkez köylerinden Acıpınar köyünde yaşayan, yörede Âşık Kara Musa olarak bilinen Musa Yıldız'dır. Kara Musa, sözlü kültür kaynağıdır. Çok güçlü bir hafızaya sahip olup yüzlerce şiiri ezbere bilmektedir. Derlemeyi yaptığımızda Seksen dört yaşında olmasına rağmen birçok şiir açıklamasıyla birlikte derlenmiştir. Kara Musa sadece şiir değil Kur'an-ı Kerim'i ve Hurufiliği de bilmektedir. Bu yönüyle söylediği dini içerikli şiirlerin açıklamalarını da yapmaktadır. Çalışmamızda Kara Musa'nın hayatı, dünya görüşünü ve onun gözünden Fuzuli, Hatayi, Kul Himmet, Nesimi, Pir Sultan Abdal, Virani, Yemini'nin şiirleri incelenmiştir. Çalışmamızda derleme ve ortam özellikleri göz önüne alınarak, Kara Musa'nın ezberindeki yedi ulu ozana ait şiirler ve menkıbeler kayda aktarılıp analiz edilmiştir. ANAHTAR KELĠMELER: Sözlü Kültür, ÂĢıklık, Kara Musa, Alevilik,Yedi Ulu Ozan

AlevilerAlevilikAşık Kara Musa+5
Ali Onar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Alevilikte kadın: Şahkulu Sultan Dergâhı'ndaki kadınların ?Alevi kadını? algılayışı

Alevilikte kadın konulu bu çalışmada amaç, Alevi kadının konumuna yönelik söylemlerin, pratikte ne oranda karşılık bulduğunu irdelemektir. Tarih boyunca erkek egemenliği karşısında hep ikinci planda yer edinen kadınların, Alevi topluluğundaki konumlandırılması sorunsallaştırılmaktadır. Alevi söylem ve yazınlarında Alevi kadını, erkek ile eşit gösterilip özgürlüğüne vurgu yapılan bir konumdadır. Ancak Alevi topluluğunda da kendini gösteren ataerkil yapı göz önünde bulundurulunca Alevi kadının tarih boyunca süregelen bu yapılanmanın dışında konumlandırılamayacağı gerçeği ortaya çıkmaktadır. Alevi kadının gerçekte içinde yaşadığı ataerkil düzenden bağımsız ve her alanda erkek ile eşit konumda olmadığının altı çizilmektedir. Alevi topluluğunda kadının, sürekli Sünni kadın üzerinden ve hep aynı söylemlerle erkeklerce tanımlanıyor olması, Alevi topluluğunda bir kadın sorununun olmadığı yanılgısına neden olmaktadır. Alevi kadının söylemlerde belirtildiği kadar özgür ve erkek ile eşit konumda olmadığı feminist bir bakış açısıyla tartışılmaktadır. Alevi topluluğunda önemini günümüzde de koruyan dedelik makamında kadının temsil oranın yok denecek kadar az olması, Alevi liderlerinin önde gelenlerinin çoğunun erkek olması, erkek ile her alanda eşit olduğu vurgusu yapılan kadın konusunu sorunlu bir alana taşımaktadır. Bu anlamda Alevi kadınlarının söz konusu topluluk içerisinde ki konumlandırılışlarını nasıl değerlendirdiklerini anlayabilmek adına Şahkulu Sultan Dergâhı'nda bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Hem Alevi kadınına yönelik çalışmaların az olması hem de Alevi kadının konumunu daha iyi anlayabilmek adına yapılan anket çalışması ile kadınların; ailede, sosyal hayatta, ibadette, çalışma ve izin gibi pek çok konuda belirttikleri görüşler istatistiksel veriler ışığında değerlendirilmektedir. Alevi kadınlarının kendilerini Sünni kadından farklı konumlandırdıkları, Aleviliği savunma eğilimi ile kadınlık kimliklerinde taviz vermekten çekinmemeleri ve kadın dede kavramını yadırgıyor olmaları gibi söylemleri destekleyen pek çok sonuç çıkmaktadır. Ancak şiddette maruz kalan, erkek egemenliğinin her alanda olduğu vurgusunu yapan ve kadınların dedelik makamında erkelerle aynı oranda olması gerektiğini belirten pek çok katılımcıda olmuştur. Bu bağlamda `Alevi kadını özgürdür ve her alanda erkek ile eşittir' söyleminin bütün Alevi kadınlarına genellenemeyeceğinin altı çizilmektedir.Anahtar Kelimeler: Alevilik, Kadın, Kadın tarihi, Ataerkillik, Ötekilik.

AlevilerAlevilikAtaerkil+2
Nazlı Gümüş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya'ya bağlı Sofça ve Sobran köylerindeki Alevilik ile ilgili inanç ve uygulamalar

Anadolu Alevîliği, Batınîlik, Yesevîlik, Haydarîlik, Kalenderîlik, Hurufîlik gibi tarikatlardan, Yunan felsefesi, tasavvuf gibi akımlarından ve Şamanizm gibi inançlardan etkilenmiş bir düşünce ve inanç sistemidir. Bunun dışında Yahudilik, Hıristiyanlık, Budizm, ruh göçü, paganizm gibi inanç ve kültürlerin de etkisinde kalmıştır; çünkü her inanç ve kültür eski kültürü tamamen silip yerine tamamen yeni bir kültür ikame edemeyeceği gibi, komşu olduğu inanç ve kültürlerden de ister istemez etkilenecektir.Sofça ve Sobran köyleri de Alevî ananesi ve düşünce sistemini içinde barındıran Kütahya'ya bağlı köylerdendir. Tarihsel süreç içinde bu inanç sistemi dahilinde gelenek-göreneklerini devam ettirme çabası içinde olan bahsi geçen köylerdeki inanç ve uygulamalar; göç, yaşam şartları, merkeze ve farklı kültürlere yakınlık veya değişen dünya görüşü nedenlerinden ötürü eskiye nazaran değişiklikler ihtiva etmektedir.Anahtar Kelimeler: Anadolu Alevîliği, Cem töreni, Ehl-i Beyt, Hz. Ali.

AlevilerAlevilikKütahya
Çiğdem Savaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya ili Hüseyin Gazi Ocağına bağlı cem ritüelleri

Kütahya tarihi süreçte farklı kültürlere ev sahipliği yapmış önemli yerleşim merkezlerinden biridir. Friglerle başlayan tarihi süreç sırasıyla Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Germiyanoğulları ve Osmanlı Devletiyle devam etmiştir. Bu süreç içerisinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Kütahya, kültürel açıdan ve tarihe kaynaklık etmesi bakımından önem arz etmektedir. Bu bölgede yaşayan Türkmenlerin oluşturduğu kültürel faaliyetlerde göz ardı edilemez. Bu faaliyetleri, ortaya koymak için yapılan, bu çalışma ile Alevî-Bektaşîlerin bugüne kadar sır gibi saklanan cemleri gün yüzüne çıkarılmaya çalışılacaktır. Çalışmamızın giriş bölümünde, Kütahya hakkında bilgi verilmiş, sonrasında, kült, ocak, dede, âyin-i cem kavramları ele alınmıştır. Ayrıca, Alevîlik ve ocaklar üzerine, Türkiye ve Kütahya'da yapılmış çalışmalara kronolojik olarak yer verilmiştir. Kütahya'nın Körs Köyü'ndeki Hüseyin Gazi Ocağı merkezli, cem ritüelleri ile ilgili çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; eski Türk dini, ocak kültü ve ocak kültünün diğer kültlerle ilişkisi, Alevî-Bektaşî kültüründe ocak, ocakların hiyerarşik yapısı, ocakların sayısı ve adları, ocakların, ocakzâde dedelerin işlev ve görevleri, ocakzâde dedeler ile kamların benzerliği, Anadolu Alevî ocaklarından Hüseyin Gazi Ocağı, Kütahya Alevîliği ve Hüseyin Gazi Ocağı arasındaki ilişki ortaya konmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise; tezin amacına uygun olarak, Hüseyin Gazi'nin hayatı, Kütahya'da Hüseyin Gazi'nin Türbesi, Hüseyin Gazi Erkânı, Kütahya ili Hüseyin Gazi Ocağı cem ritüelleri ve yapılış amacına göre cemler incelenmiştir. Bu çalışmada, Kütahya ili Hüseyin Gazi Ocağı merkez alınarak Alevîlik ve cem ritüelleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu alanda çalışma yapacak, bilim insanlarına yol gösterici olmasını temenni ederim. Anahtar Kelimeler: Alevîlik, Bektaşîlik, Âyin-i Cem, Ritüeller, Kütahya.

AlevilerAlevilikCem+6
Bilal Nargöz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Alevi Bektaşi geleneğinde kadının konumu

Söylenmiş ve söylenecek çok sözü olan iki alan: biri din diğeri Alevilik. Alevilikte "Bizde kadın erkek eşittir" söylemi Sünni kadınlar baz alınarak söylenmiş olsa da bu eşitlik anlayışının kaynağının ne olduğu tezin öncelikli amacıdır. Dolayısıyla toplumsal zamanı çoklu ve çatışmalı bu toplumun tarihsel sürecine eşlik eden; Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden Türkiye Cuhuriyeti dönemine de yansıyan toplumsal hareketler içindeki konumu ele alınmıştır. Diğer yandan Alevilik İslam'ın içinde heterodoks bir mezhep olarak tanımlandığı için baskın kültürün ve dini otoritelerin heriki geleneğin kadınları "ikincil" kılan öğeleri "toplumsal cinsiyet" perspektifi üzerinden eleştirel feminist teoriye göre tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kadın ve Din, Toplumsal Cinsiyet, Ataerkillik, AleviBektaşilik, Ötekilik

AlevilerAlevilikAtaerkil+6
Emine Atalay
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nadir Keskin (hayatı, sanatı ve eserleri)

Âşıklık geleneği, Türkiye başta olmak üzere Türk Dünyasının çeşitli bölgelerinde yüzyıllar içinde pek çok değişim ve dönüşüm süreci geçirerek günümüze ulaşmıştır. Âşıklık geleneğinin günümüze ulaşmasında ve varlığını sürdürmesinde, bu gelenek çevresinde yetişen âşıkların önemli bir yeri vardır. Türk âşıklık geleneği içerisinde önemli bir yer teşkil eden zâkirlik geleneğinin Gaziantep'te yaşayan temsilcilerinden biri olan Nadir Keskin, günümüzde bu geleneği sürdürmektedir. Bu tezde, Nadir Keskin'in âşıklık ve zâkirlik geleneği içindeki yeri, hayatı, sanatı, eserleri ve eserlerinin yaratım ve aktarım bağlamları incelenmiş ve eserlerinin niceliği ve niteliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda Nadir Keskin'in eserleri, sanatçı tipi, eserlerin işlevi ile yaratım ve aktarım bağlamları ele alınarak özelde Nadir Keskin'in eserleri genelde ise Türk halk şiirlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi üzerine tespitlerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Nadir Keskin, Zâkir, Türk Halk Şiiri

AlevilikAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+7
İskender Korkmaz
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Alevî-Bektâşî klasiklerinde sahabe algısı

Tasavvufî bir düşünce ve tarîkatözellikleri taşıyan Alevîlik-Bektâşîlik nitelemeli yapı,târihî seyir içerisinde önemli değişiklikler geçirmiştir.Yarı göçebe-göçebe bir sosyal yapıda olan ve daha çok Yesevî geleneğe mensup sûfîler kanalıyla İslamlaştırılan Alevî-Bektâşî nitelemeli gruplar yaşadıkları zaman ve coğrafyaya bağlı olarak farklı tesirlerden etkilenmişlerdir.Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayımlanan "Alevî-Bektâşî Klasikleri" içerisinde yer alan eserler Alevî-Bektâşî nitelemeli gruplara ait yazılı kaynakların tanınmasına vesile olmakta ve söz konusu değişim ve gelişimi ortaya koyması açısından da önem arzetmektedir. Çalışmamızda,TDV tarafından yayımlanan "Alevî-Bektâşî Klasikleri"nden hareketle geçmişte herbiri kendi ocağıyla anılan ama günümüzde Alevî-Bektâşî geleneği olarak tanımlanan yapıda sahabenin nasıl konumlandırıldığı ele alınmıştır.Giriş bölümünde, kullanılan meteodoloji ile kaynaklar hakkında bilgiler verilerek kaynak değerlendirmesi yapılmıştır.Birinci bölümünde Alevîlik ve Bektâşîlik kavramlarıyla sahabe tanımı, sahabenin önemi ve tabakaları açıklanmıştır. İkinci bölümde ise Alevî-Bektâşînitelemeli gruplarda öne çıkarılan sahabîler tespit edilerek öncelikle târihî hayatlarına temas edilmiş ve Klasiklerde sahabenin tanımlanması üzerinde durulmuştur. Sonrailgili gelenek içerisinde daha arka planda olansahabîler tespit edilerek hayatlarına temas etmeden eserlerde nasıl konumlandırıldıkları analiz edilmiştir.Sonuç olarak sahabe tanımlanırken kullanılan kavramlarıngenel bir kabulden ziyade Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve Selmân-ı Fârisî gibi sahabîler etrafında şekillendiği, bazı Hurûfî-Bâtınî ve Şî'î-Safevî etkiler görülmekle birlikte sahabenin inanç unsuru olarak görülmediği, sahabeye karşı teberrî ve düşmanlık gibi yaklaşımların olmadığı tespit edilmiştir.

AlevilerAlevilikBektaşiler+6
Orhan Özkan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mecmua-i Bektaşiye: Metin-inceleme

Klasik Türk edebiyatında, son yıllarda üzerinde yapılan çalışmaların hızla arttığı şiir mecmuaları, bir antoloji niteliğinde olup derleyicinin şiir zevkini yansıtan bir mecmua olabileceği gibi belli bir görüşü yansıtmak amacıyla hazırlanmış mecmualardan da olabilmektedir. Nitekim bu teze konu olan Mecmua-i Bektaşiye de az önce sözü edilen ikinci tip mecmua türlerinden biridir. Çünkü söz konusu eser Alevi-Bektaşi gelenek ve kültürü çerçevesinde meydana getirilmiş bir mecmuadır. Bu çalışma, Ankara Milli Kütüphanede 06 Hk 687/1 arşiv numarasıyla kayıtlı Mecmua-i Bektaşiye isimli eser üzerinde yapılmıştır. İlk olarak giriş bölümünde Alevilik-Bektaşiliğin ne olduğu ve özellikleri hususunda bazı açıklamalar yapılmaya çalışılmıştır. Ardından Bektaşiliğin doğuşu, gelişimi ve Hacı Bektaş Veli hakkında kısa tarihsel bilgiler verilmiştir. Sonrasında mecmualarla ilgili çeşitli bilgiler verildikten sonra eserin nüsha tavsifi yapılmış, eserin muhtevası hakkında açıklamalarda bulunulmuştur. Muhteva ile ilgili olarak eserdeki şairler, nazım şekilleri ve vezinler hakkında tablolar halinde bazı sayısal verilere değinildikten sonra eserde sıklıkla geçen Alevilik-Bektaşilikle ilgili terim, kavram ve isimlere yer verilmiş, sonrasında eserin edebi değerlendirmesi yapılmaya çalışılmıştır. Son bölüm, eserin transkripsiyon alfabesiyle Latin harflerine aktarılmış metninden oluşmaktadır. Bu çalışmadan beklenen nihaî hedef, klasik Türk edebiyatındaki şiir mecmualarının öneminin fark edilmesini sağlamak ve şiir mecmuaları vasıtasıyla divan şiirine bir katkı sunabilmektir. Anahtar kelimeler: Mecmua, Şiir mecmuası, Alevilik, Bektaşilik, Mecmua-i Bektaşiye, İnceleme-Metin.

AlevilikBektaşilikDergiler+5
Zülfikar Gerdan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adıyaman Ağuiçen alevilerinde inançlar törenler ve geçiş dönemleri üzerine bir inceleme

Bu tez, "Adıyaman Ağuiçen Alevilerinde İnançlar Törenler ve Geçiş Dönemleri Üzerine Bir İnceleme" başlığı altında Alevilikle ilgili temel kavramlar, inançlar, cem ibadeti, kurban çeşitleri, törenler ve geçiş dönemleri üzerine yapılan bir çalışmadır. Yapmış olduğumuz bu çalışma, sahada yapılan derleme ve incelemeler neticesinde elde edilen bilgilerden meydana gelmektedir. Çalışmamız, giriş bölümü dâhil dört bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde yaptığımız çalışmanın önemi ve amacı, Adıyaman İli ve Alevilik hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümünde, çalışmamıza konu olan Alevilik ve Adıyaman hakkında daha önceden yapılmış tezler, kitaplar ve makaleler hakkında kısa özetler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise çalışmanın materyal ve yöntemi hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde çalışmamızın bulgular ve tartışma kısmı bulunmaktadır. Bu bölümde, temel inanç kavramları, törenler, bayramlar ve geçiş dönemleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın sonuç kısmında ise çalışmamızın öne çıkan kısımlarına değinip ele aldığımız konulardan çalışmada ulaşılan sonuç belirtilip genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Adıyaman, Alevilik, Cem töreni, Hz. Ali, geçiş dönemi, halkbilimi.

AdıyamanAlevilerAlevilik+6
Mustafa Kılıç
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kaygusuz Baba (Abdal)'nın Budalanâme adlı eserinin incelenmesi

Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti devletlerinde sosyal yapının önemli radikal bir parçası olan Alevî-Bektaşî zümre tarih boyunca yaşadıkları bölgelerde kendilerini ifade etmeye çalışmışlardır. Bu ifadeler zaman zaman devlete karşı ortaya çıkan isyanlarla beraber, bazen de sözlü ve yazılı eserlerde kendini göstermiştir. Kaygusuz Baba (Abdal) Alevî-Bektaşî geleneğinin önemli bir şahsiyeti olmakla beraber, içerisinde bulunduğu sosyal çevrenin izahını eserlerinde yapan bir Alevî-Bektaşî şairidir. Alevî-Bektaşî inanışı ve yaşantısı hakkında geniş bilgiler verilen Budalanâme'de Allah'a ulaşmak için neler yapılması gerektiği öğütlerle ifade edilmiştir. Tarikat ve tarikat ehli için geniş bilgiler sunan bu eser hadisler ve Kur'an-ı Kerim'den ayetlerle desteklenmiştir. Eser aynı zamanda tarihi şahsiyetler ve peygamberlerin hayatları hakkında da geniş bilgiler vermektedir.Anahtar kelimeler: Alevilik, Bektaşilik, Kaygusuz Abdal, Budalanâme

AlevilikBektaşilikBudalaname+4
Burcu Erdem Yıldırım
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yükseköğretimde alevilik programları: Türkiye, Almanya ve Avusturya örneği

Alevilik eğitimi çalışmaları Türkiye yükseköğretiminde yalnızca lisansüstü programlar düzeyinde yürütülürken Almanya ve Avusturya yükseköğretiminde hem lisans hem de lisansüstü programlarda sürdürülmektedir. Türkiye'deki lisans programlarında Alevilik eğitiminin veya İlahiyat fakültelerinde Alevilik derslerinin yer almamasında okullarda Alevilik derslerinin olmaması önemli etkendir. Almanya ve Avusturya'da lisans eğitimi mezunlarının okullarda Alevilik dersleri için "Alevilik Din Eğitimi" öğretmeni olarak görevlendirilmesinden kaynaklı bu ülke yükseköğretimlerinde Alevilik eğitimi lisans programlarında yer almaktadır. Buna karşılık Türkiye'de lisansüstü programlarda var olan Alevilik ve Bektaşilik araştırmaları bölümlerinde öğrenim gören öğrenciler ise yükseköğretimde akademisyen olarak görevlendirilebilmektedir. Türkiye'de lisansüstü programlarda yürütülen Alevilik çalışmaları ile Almanya ve Avusturya'da yürütülen hem lisans hem de lisansüstü eğitim olarak Alevilik, ülkelerin eğitim sistemleri ve okullarda yürütülen din eğitimi ile doğrudan ilişkilidir ve Alevilik eğitiminin lisans ve lisansüstü programlar olarak yükseköğretimde nasıl yer aldığına/alacağına etki etmektedir. Hâlihazırda Türkiye'de 4 üniversitede Alevilik lisansüstü eğitim programı uygulanmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye, Almanya ve Avusturya üniversitelerindeki Alevilik programlarının gelişim süreci, yürütülme şekli ve istihdam olanakları ele alınmaktadır. Alevilik çalışmalarının tarihçesi ve bu çalışmaların nasıl yapıldığı da bu tez çalışmasında ele alınan konulardan biridir. Özetle bu çalışmanın içeriğini, yükseköğretimde ve okullardaki Alevilik eğitimi oluşturmaktadır.

AlevilerAlevilikAlmanya+6
İbrahim Yıldız
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Alevi inancında ölümle ilgili inanç ve cenaze uygulamaları

Bu tezde, Alevi inancında ölüm neyi ifade eder, ölümle ilgili inanışlar nelerdir, ölmeden önce, ölüm esnasında ya da öldükten sonra ne tür ritüeller yapılmaktadır gibi sorulara cevap bulmak amaçlanmıştır. Yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile veriler elde edilmiş, elde edilen bu veriler de nesnel bir bakış açısı ile aktarılmıştır. Görüşmeler dışında yazılı kaynaklardan da yararlanılmıştır. Görüşmeler, Ankara'daki bazı cemevlerine gidilerek, dedeler ve cemevi görevlileriyle görüşülerek ve ayrıca ulaşılabilen Alevi inancına mensup kadın ve erkeklerle görüşülerek yapılmıştır. Alevi inancına göre Hakk'a yürüyüş olan ölüm, yaşamsal fonksiyonların sona ermesi olarak adlandırılır. Ölüm çevresinde gerçekleştirilen birçok inanış ve gelenek mevcuttur. Hepsinde ortak amaç, ölüyü rahat ettirmek, onu incitmemek, ölen için hayırlar yapıp sevabını ruhuna göndermek, ölünün ruhunu selamete erdirmektir. Alevilerde ayrıca 'ölmeden önce ölmek' olarak ifade edilen ve yaşarken de ölmek anlamına gelen bir tabir vardır. Bunun anlamı fiziki anlamda ölmek değil, insanın nefsini öldürmesidir. Yani yaşarken kişinin bütünüyle nefsine hâkim olması, kötü huylarından arınması, kul hakkına girmemesi, tutkularından arınmasıdır. Bu bağlamda Alevilerde ikrar törenindeki ölüm, ölmeden önce ölmek olarak ifade edilir. Kişi dedenin/pirin huzurunda özünü dara çeker, sorgudan geçer. Kişi sorgudan geçeceği ikrar törenine başı dik çıkabilmek için üzerinde kul hakkı kalmamasına gayret eder. Eline, beline, diline hâkim olacağına söz vererek yola girer. Sonuç olarak herkes için kaçınılmaz bir son olan ölüm çevresinde gerçekleştirilen birçok inanış, gelenek bulunmakta ve yapılan ritüellerde yöreye göre farklılıklar da görülmektedir. Yapılan ritüellerde farklılıklar olsa da, amaç ölüyü rahat ettirmek, onu incitmemek, ölen için hayırlar yapıp, sevabını ruhuna göndermek, ölünün ruhunu selamete erdirmektir.

AlevilerAlevilikCenaze törenleri+4
Gamze Coşkun
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk mitolojisinin Alevi-Bektaşi menkıbelerindeki izleri

İnsanoğlunun var olduğu tarih öncesi zamanlarda kâinatı anlamlandırmaya dair birtakım çabalar sarf edilmiştir. Sırlarla dolu kâinatı anlamlandırma çabaları, tahayyülün tüm sınırlarına vakıf olan mitleri ve sembolik uygulamaları ihtiva eden ritüelleri oluşturmuştur. Kâinatın ve kâinattaki varlıkların yaratılışını konu edinen mitler, sözlü kültür ürünleriyle yaşamını sürdürmüş ve kolektif bilincin tarih öncesi dönemlerdeki unsurlarını günümüze kadar getirmiştir. Bu işlevlere sahip olan mitler yaşamın her alanında varlığını korumuştur. Bugün Türk milletinin benimsemiş olduğu İslamiyet ve İslamiyet kapsamındaki Alevi-Bektaşi inancı, söz konusu alanlardan sadece biridir. İslamiyet kapsamındaki Alevi-Bektaşilik hem inanç sistemi açısından hem de bünyesinde geliştirdiği edebî ürünler açısından mitlerin varlığını koruduğu geniş bir alandır. Alevi-Bektaşi inanç kapsamında gelişen edebiyatın büyük bir bölümünü, topluma dinî ve hayati her yönden önderlik eden velilerin kerametlerini konu edinen menkıbeler oluşturmuştur. Velayetname ve menakıpname gibi eserlerde toplanan bu menkıbeler, Türk mitolojisine ait birçok unsuru ihtiva etmektedir. Bu eserlerin Türk mitolojisi ile ilişkisi, Ehlibeyt'in Orta Asya'ya göç edip burada kültürel bir etkileşime girmesinden gelmektedir. Ehlibeyt'in çeşitli sebeplerden ötürü Orta Asya'ya göç etmesi, buradaki Gök Tanrı inancını ve bu inanç kapsamındaki Şamanizmi benimsemiş olan Türklerin Alevi-Bektaşi inancını benimsemesini sağlamıştır. Bundan ötürü Şamanizm kökenli bir Alevilik inancı oluşmuş ve bu senkretik yapılı inanç biçimi Türklerin Anadolu'ya göçü ile günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Anadolu coğrafyasındaki Aleviliğin etkisiyle oluşan, asırlarla nesiller arasında bir köprü işlevi gören ve Türk mitolojisinden izler taşıyan menkıbeler mitolojik anlamda yoğun bir motif yapısına sahiptir. Bu çalışmada Alevi-Bektaşi inanç kapsamında oluşmuş menkıbelerin Türk mitolojisine ait unsurları mitolojik, sembolik ve arketipsel yönlerden değerlendirilecektir. Dolayısıyla Alevi-Bektaşi inancının Türk mitolojik kökenleri gün yüzüne çıkarılmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Mit, Türk Mitolojisi, Alevi-Bektaşi İnancı, Menkıbe, Motif, Sembol

AlevilikAleviyyeBektaşilik+7
Muhammet Faruk Ekici
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pir ve talip ilişkileri bağlamında Balkanlardan Anadolu'ya Ali Koçlular

Bu çalışma, Ali Koçlular olarak adlandırılan Ali Koç Baba'nın evlatları ve talip topluluklarını pir ve talip ilişkileri bağlamında konu edinmektedir. Ali Koç Baba seyittir ve Koyun Baba'nın halifelerindendir. Anadolu'dan Balkanlara gelmiş önce Vidin'e yerleşmiş Niğbolu'da vefat etmiştir. Osmanlı Devleti ile Ruslar arasında yaşanan 93 Harbi sonrası Ali Koçlular'ın önemli bir kısmı Anadolu'ya göç etmek zorunda kalmış ve Eskişehir'e iskân edilmişlerdir. Ali Koç Baba'nın evlatları ve talip toplulukları hem Balkanlarda hem de Anadolu'da varlıklarını hâlen sürdürmektedirler. Ali Koçlular, Balkanlarda seyit soyu devam eden son aile olarak kabul görmektedirler. Ali Koçlular'a dair literatür incelendiğinde yaşamış oldukları göçün, aile yapılarına ve ocak sistemlerine ne tür etkilerinin olduğu üzerine çalışma ile karşılaşılamamıştır. Literatürdeki eksikliğin giderilmesi amacıyla bu tez ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, lisansüstü düzeyde Ali Koçlular'ı konu edinen ilk çalışmadır. Alana derinlemesine nüfuz edebilmek için nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Bu kapsamda alan araştırmaları organize edilmiştir. Tezin örnekleminin belirlenebilmesi için amaca yönelik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmanın örneklemini, Eskişehir'de ikamet eden Ali Koçlular oluşturmaktadır. Alan araştırmaları zamana ve farklı mekânlara yayıldığı için veri kazanımı sabit bir görüşme formu yerine, belirli konular odağında sorular yöneltilerek sağlanmıştır. Esas veriler ise katılımcı gözlem ile elde edilmiştir. Ailenin, Balkanlardan Anadolu'ya yaşamış oldukları göçün pir ve talip ilişkilerine etkilerinin neler olduğunun tespiti için 2017 yılında göçtükleri ve hiç gitmedikleri yerlere yani bugün Bulgaristan sınırında kalan köylerine seyahat düzenlenmiştir. Bu seyahat sürecinden 2022 yılına kadar çeşitli zamanlarda katılımcı gözlem ile alan araştırmaları düzenlenmiştir. Ayrıca Ali Koçlular'ın kendi aralarında tuttuğu önemli kaynaklar ve ilgili Osmanlı Devleti arşiv belgelerinden de faydalanılmıştır. Alandan elde edilen veriler doyum noktasına ulaştıktan sonra analizleri gerçekleştirilmiş ve böylelikle Balkanlardan Eskişehir'e göç eden bir ailenin, ocak sistemlerinin esası olan pir ve talip ilişkilerinin sekteye uğradığı, farklı coğrafyalara dağıldığı ve bu parçalanmanın günümüzde de artarak devam ettiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Balkanlarda yolu ve erkânı kendi soyu eliyle devam eden son ocak olan Ali Koç Baba ocağı, temsilcileri ve talip toplulukları akademik literatüre kazandırılmıştır. Bunun yanı sıra da yaşamış oldukları göç sürecinin aile yapıları ve ocak sistemleri üzerindeki etkilerinin yaratmış olduğu sonuçlara dikkat çekilmiştir.

AileAlevilikAli Koçlular+6
Hakkı Taşğın
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal ve dini yaşam açısından Osmancık Aleviliği

Osmancık ve çevresinde yaşayan Alevi/Bektaşilerin, inanç, ibadet ve sosyal kimliklerine ilişkin tutum ve davranışların ortaya çıkarılmasını hedefleyen bu araştırma, üç bölümden oluşmaktadır.Girişte, araştırma konusu, problemi, amacı, önemi, evren ve örneklemi, kapsam ve sınırlılıkları ve yöntemi hakkında bilgi verdik.Birinci bölümde, kavramsallık açısından Osmancık ve kültürel değerleri, Alevilik/Bektaşilik ve Kızılbaşlık kavramlarını ele aldık.İkinci ve Üçüncü bölümde Alevi/Bektaşilerin olgusal kimlikleri ve tutumlarına yönelik çalışma yaptık.Sonuç bölümünde ise, Osmancık ve çevresinde yaşayan Alevi/Bektaşilerin inanç, ibadet, kimlik anlayışı ve sosyal hayat kimliklerinde farklılaşmaların olduğunu fakat derin bir ayrıma işaret etmediğini, eğitim ve sosyal imkânların artmasıyla sosyal ilişkilerin artacağı düşüncesine ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler1- Alevilik2- Osmancık3- Dedelik4- Cem5- Bektaşilik

AlevilikBektaşilikCem+4
Reyhan Demirkaya
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Alevileri'nde kamberlik geleneği

Bu çalışmada, Aleviliğin kurumsal bir yapı kazanmasında ve bu yapının sürdürülmesinde önemli bir yere sahip olan cemlerde, önemli bir yeri olan kamber ya da zâkirler üzerinde durulmuştur. Kamberlik geleneğinin Çorum yöresi Aleviliğindeki yerini, kamberlerin başıca icra ortamı olması nedeniyle cemlerden yola çıkarak ele alan çalışmamızın ?birinci bölüm?ünde, cemlerin yapısı ve icra biçimleri, cemlerin sahip olduğu dinsel ve sosyal işlevler ile cemlerdeki on iki hizmet erbabının görevleri, sözlü kaynaklardan elde elden veriler ve yapılan gözlemler ışığında anlatılmıştır. Cemler hakkındaki bu kapsamlı bilgilendirme, kamber ya da zâkirlerin icra ortamları ve işlevleri hakkındaki bilgileri de içermektedir.Tezimizin ?ikinci bölüm?ünde, sözlü geleneğin kamberliğin kökenleri hakkındaki düşünce ve yorumları ile kamberlerin toplumsal statüleri ve işlevleri üzerinde durulmuştur. Çalışmamızın ?üçüncü bölüm?ünde geleneğin kamberlerde aradığı temel özelliklerin yanı sıra, kamberlik mesleğine geçiş süreci, kamberlerin icra ortamları, icra zamanları ve icra biçimleri ele alınmıştır. Çorum yöresi Aleviliğindeki kamberliğin yaşayan boyutuna odaklanan çalışmamızın son bölümü olan ?dördüncü bölüm?de Çorum yöresinde halen yaşayan kamberlere örnekler verilmiş, onların biyografileri ve eğer doğaçlama yeteneğine sahip iseler deyiş örnekleri aktarılmıştır.Çalışmamız sırasında ele ettiğimiz sonuçları içeren ?Sonuç? kısmını, çalışmamızı hazırlarken yararlandığımız yazılı ve sözlü kaynaklarla ilgili bilgileri içeren ?Kaynakça? kısmı izlemiştir. ?Ekler? başlığı altında da görsel malzemeye yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Alevilik, Çorum, Cem, Kamber, Zakir

AlevilerAlevilikCem+3
Nazife Özdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Cem zâkirliği ve Aşık Murtaza Şirin

Cem Zâkirliği ve Aşık Murtaza Şirin olarak adlandırdığımız çalışmamız giriş, Cem Töreni ve Zâkirlik, Aşık Murtaza Şirin, sonuç, kaynakça ve ekler olmak üzere altı bölümden oluşmuştur.Birinci bölümde cem töreni ve zâkirlik üzerinde durulmuştur. Bu bölümde cem törenin kökeni, türleri ve cem töreninde on iki hizmet sözlü ve yazılı kaynaklardan faydalanılarak anlatılmıştır. Cem törenindeki on iki hizmetten biri olan zâkirliğin kökeni, görevleri, eğitim süreci üzerine bilgi verilmiştir. Bu bağlamda Murtaza Şirin örneklemesi yapılmıştır. Murtaza Şirin'in zâkirlik yaptığı bir cem töreninin akışı aktarılmıştır ve cem törenlerinin çeşitleri anlatılmıştır.Çalışmamızın ikinci bölümünde Âşık Murtaza Şirin anlatılmıştır. Murtaza Şirin'in doğumu, hayatı, âşıklığa başlaması, mahlas alışı, bağlı olduğu Alevî ocağı, musahip kardeşi, katıldığı şenlik ve programlar, aldığı ödüller hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca bu bölümde Murtaza Şirin'in şiirleri türlerine göre sınıflandırılmış ve incelenmiştir.Çalışmamızın kaynakça bölümünde faydalanılan eserlerin künyesi belirtilmiştir.Sonuç bölümünde ise çalışmamızın sosyal bilimlere getirmiş olduğu katkı üzerinde durulmuştur. Son olarak ekler bölümünde Murtaza Şirin'in seçilen yüz elli şiirine yer verilmiştir.Anahtar Sözcükler:1.Âşık2.Zâkir3.Cem4.Alevîlik5.Şiir

AlevilerAlevilikAşıklar(Aşıklık geleneği)+6
Burak Tan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığlı halk şairi Kul Mansur (Hayatı, sanatı ve şiirlerinden örnekler)

Türkler, tarihi süreç içerisinde farklı gelenek ve kültür değerini yaşatarak günümüze kadar devam ettirmişlerdir. Bu kültürel değerler, toplumsal bir yaşamın sonucunda oluşmuştur. Böylesine köklü bir kültürün en önemli geleneklerinden biri de âşıklık geleneğidir. Âşıklık geleneği, geçmişten günümüze farklı aşamalardan geçerek ulaşmıştır. Orta Asya'da kökenleri kam ve baksıya kadar dayanan, ozanlıkla devam edip, âşıklıkla son halini alan zengin bir gelenektir. Anadolu sahasında farklı inanç yapılarınınn oluşması ve âşık tarzı şiirin bu yapılar içerisinde yeniden ele alınması yeni kültürlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu kültürlerden biri de Alevi- Bektaşi ozanlarının oluşturmuş olduğu âşıklık geleneğidir. Alevi- Bektaşi inancıyla benzerlikler taşıyan âşıklık geleneği, bu alanda güçlü âşıkların ortaya çıkmasına da neden olmuştur. Çünkü bu inanç dairesinde bulunan birey doğduğu andan itibaren saz ve sözle iç içedir. Aleviliğin önemli ibadet şekillerinden olan cem törenindeki on iki görevden biri olan zakirlik, âşıklığın protipi şeklindedir. Âşıklar günümüzde, varlığını canlı bir şekilde devam ettirmektedirler. Bu geleneği Elazığ'da icra eden ise Kul Mansur'dur. Alevi- Bektaşi inancına sahip olan Kul Mansur'un, bu inanç dairesinde âşıklığa başlaması ve Elazığ'da âşıklık geleneğinin temsilcisi olması oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Âşık, Kul Mansur, Elazığ, âşıklık geleneği, Alevi- Bektaşi kültürü

AlevilikAşık edebiyatıBektaşilik+7
Oğuz Doğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi gelişim sürecinde Alevilikte Dedelik kurumu (Tunceli ve Erzincan örneği)

ÖZETTarihi Gelişim Sürecinde Alevilikte Dedelik Kurumu(Tunceli ve Erzincan Örneği)Seher Kont ErdoğanFırat ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüTarih Anabilim DalıYakın Çağ Tarihi Bilim DalıELAZIĞ ? 2012 Sayfa: X+115Bu çalışmada Alevliğin tarihi gelişimine kısaca değinilerek Alevi Bektaşi inan-cının karakteristik özellikleri örneklerle açıklanmaya çalışılmış, çalışma alanımız olan Dersim Aleviliği'nin inanç öğelerini Tunceli ve Erzincan bağlamında, Erzincan Büyük-kadağan köyü Ağuiçen Ocağından olan ve ataları kendi anlatılarına göre sekiz veya do-kuz nesil önce Dersim'den göç etmiş olan Mustafa Erdoğan Dede ve İsmail Erdoğan Dede, Beşsaray köyü Hıdır Abdal ocağından (Düşkünler Ocağı) Ahmet Uğurlu Dede; Tunceli Nazımiye ilçesinde ikamet eden Kal Ferat Ocağından Ali Hıdır Çetin Dede, Ovacık Koyungölü köyü Celal Abbas Ocağından Zeynel Dede, Baba Mansur Ocağından Süleyman Cevahir Dede ile yapılan görüşmeler ele alınarak Erzincan ve Tunceli örnekleri ışığında tarihten günümüze dedelik kurumunun işleyişi açıklanmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular sonuç kısmında özetlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Alevilik, ocak, Dersim'de ocaklar, dedelik, Alevi- Bektaşi tasav-vufu

AlevilerAlevilikDedelik+2
Seher Kont Erdoğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ahlak felsefesi açısından Musahiplik

ÖZETYüksek Lisans TeziAhlak Felsefesi Açısından MusahiplikÇiğdem ARSLANFırat ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüFelsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalıİslam Felsefesi Bilim Dalı2012, Elazığ; Sayfa: VI + 50Yapılan bu çalışmanın ana temasını Alevi inancında önemli bir kurum olarak görülen musahiplik oluşturmaktadır.Araştırmamızda musahipliğin İslamiyet öncesi Araplardaki hılf kavramı ile arasındaki benzerliklere vurgu yapılarak daha sonra hangi etkenlerden dolayı bu kuruma ihtiyaç duyulduğuna ve nasıl ortaya çıktığına değinilmiştir. Bu kavram ahlaki açıdan değerlendirilip, etiğin bir takım kavramları ile ilişkilendirilerek, sosyal mekanizmayı sağlamadaki işlevi üzerinde durulmuştur.Anahtar Kelimeler: Musahiplik, Hılf, Alevi, Cem, Ahlak.

Ahlak felsefesiAlevilikCem+2
Çiğdem Arslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ Fevziçakmak, Esentepe ve Yıldızbağları mahallelerinde oturan Tunceli göçmeni Alevilerde halk inanışları ve bunlara bağlı uygulamalardaki değişimler

Bu araştırma, adından da anlaşıldığı gibi Elazığ İli Fevziçakmak, Esentepe ve Yıldızbağları Mahallelerinde yaşayan Tunceli göçmeni Alevilerin halk inançları ve bunlara ilişkin pratiklerde meydana gelen değişimlerin sosyolojik bir incelemesidir. Bu incelemelerde din sosyolojisinin metot ve tekniklerini kullanmak suretiyle Elazığ İli Fevziçakmak, Esentepe ve Yıldızbağları Mahallelerinde oturan Tunceli göçmeni Alevilerin halk inançları ve bunlara ilişkin pratiklerde meydana gelen değişimleri açıklamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada genellikle, görüşme, gözlem ve belgesel kaynak taramanın yanında, yerinde ve katılarak gözlem, mülakat ve fotoğraflama gibi saha araştırmaları teknikleri bir arada kullanılmıştır. İncelemeler sonucunda bu mahallerde yaşayan Alevilerin inanışlarının eski Türk inanışlarıyla olan benzerliklerini ortaya koymayı hedeflemektedir.Anahtar Kelimeler: Elazığ, Alevilik, Eski Türk İnanışları, Ziyaret Yerleri, Kült.

AlevilerAlevilikDin sosyolojisi+5
Sümeyye Gülbay Küçük
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Âşik Taki Koçak'in hayatı, sanatı ve edebi kişiliği

Bu arastırmanın amacı, Âşık Taki Koçak'ın hayatını, sanatını ve edebi kişiliğini incelemektir. Yöntem olarak yazılı kaynaklara ve Âşık Taki Koçak'ın eserlerine başvurulmustur. Âşık ile röportaj yapılmıştır.Çalışmanın başında; Âşık Taki Koçak'ın yetiştiği mühit olan Kalecik ve Elmapınar köyü tanıtılmıştır. Âşıklık geleneğinin gelişimi, günümüzdeki durumu ve Âşık Taki Koçak'ın bu gelenek içindeki yerine değinilmiş, bugünkü âşıklar içindeki yeri dile getirilmiştir. Âşıklık geleneği üzerine düşünceleri verilmiştir. Taki Koçak ile ilgili çıkan yazılar ve aldığı ödüller verilmeye çalışılmıştır.Tezde Âşık Taki Koçak hayatı ve edebi şahsiyetini etkileyen durumlar tanıtılmaya çalışılmıştır. Şiirlerinde kullandığı nazım şekilleri ve nazım türleri hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Şiirlerinin dil özellikleri, söz sanatları, incelenmiştir. Âşık Taki Koçak'ın sanatını oluşturan başlıca unsurların; din ve tasavvuf, sosyal duygu ve sevgili olduğuna değinilmiştir. Aşığın kullandığı metaforlar hem tasavvufi yönüyle hem de Âşık Taki Koçak'ın kullandığı şekliyle ele alınmıştır.Son olarak Âşık Taki Koçak'ın şiirleri alfebetik sırayla verilmiştir.Anahtar Kelimeler:1. Âşık Taki Koçak2. Âşık edebiyatı3. Âşıklık Geleneği4. Bektaşilik5. Metafor

AlevilikAnkara-Kalecik-ElmapınarAşık Taki Koçak+7
Özlem Yıldırım
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kadimi Divanı

Kadîmî mahlasıyla şiirler yazan Ali Rıza Öge, 1881 yılında Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde doğmuştur. Karaağaç dergâhında Hüseyin Zeki Baba'dan nasib alarak mürşid olmuştur. Talat Paşa gibi önemli kişilerle birlikte çalışan başarılı bir polistir. Ermeni tehcirinin olduğu dönemde siyasi şubede ermeni masasına bakmıştır. Bu dönemdeki mücadelesinden dolayı ermeni teröristlerin hedefi olmuş, ölümden kıl payı kurtulmuştur. Öge, 14 Nisan 1957'de Bursa'da vefat etmiştir.Alevi-Bektaşi geleneğine bağlı kalarak vatanperver bir hayat süren Kadîmî, şiirlerinde nefes, ilahi, divan ve mersiye gibi Bektaşilerin tercih ettiği nazım türlerini seçmiştir. Kadîmî, şiirlerinde Alevilerin hassas oldukları konuları işlemiştir. Hz. Hüseyin'in şehit edildiği Kerbela olayından bahsetmiştir. Hz. Hüseyin'i şehit edenlere lanetler yağdıran şair, zulme uğrayan Hz. Peygamber soyuna da övgülerde bulunur. Bunun yanında Hacı Bektaş Veli gibi bu geleneğin önde gelen isimleri şiirlerinde sıkça övülmüştür. Kadîmî, kendisiyle aynı geleneğe mensup olan dostlarına da şiirlerinde övgüler yağdırmıştır. Divan sahibi olan şair, bir de şiir antolojisi hazırlamıştır. Bunun yanında polislik anılarını anlattığı bir kitabı bulunmaktadır. Kadîmî, açık ve sade bir dil kullanır. Benimsediği gelenekten dolayı halk söyleyişlerine yer vermiştir.Anahtar Sözcükler:1.Alevilik2.Bektaşilik3.Ali Rıza Öge4.Ermeni Tehciri5.Kerbela

AlevilikBektaşilikDivan edebiyatı+5
Yakup Orkun Demirci
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00

Related subjects