Cognitive flexibility

165 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Otizm Spektrum Bozukluğuna sahip çocuk ve ergenlerin bilişsel esneklik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı olan 6-17 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin bilişsel esneklik özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma kapsamında ele alınan demografik değişkenler çocuğun cinsiyeti, otizm düzeyi, yaşı, anne babanın eğitim durumu, ailenin gelir düzeyi, ek bir yetersizlik durumunun olup olmamasıdır. İlişkisel tarama modeli kullanılmış olan bu çalışmada araştırmanın çalışma grubu İstanbul İlinde tüm kademelerde eğitim hizmeti alan ve OSB tanısı bulunan 303 çocuk ve gençten, ayrıca onların ebeveynlerinden oluşmaktadır. Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanmış bilgilendirilmiş onam formu ve aile bilgi formu, çocukların otizm düzeylerini belirlemek için ÇODÖ ve bilişsel esneklik düzeylerini belirlemek için Strang vd. (2017) tarafından uyarlanan ve bu çalışmada Türk kültürüne uyarlaması yapılan BEÖ kullanılarak veriler toplanmıştır. Araştırma verileri, SPSS, JASP, Lisrel 8.8 ve Amos programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre OSB'li bireylerin bilişsel esneklik düzeyleri Rutinler ve Ritüeller alt boyutu cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Ancak diğer alt boyutlarda farklılık bulunmamıştır. OSB düzeyi, OSB'li bireylerin BEÖ; Rutinler ve Ritüeller, Özel İlgiler ve Yaratıcılık alt boyutundan aldıkları puanlara bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır ancak Geçişler/Değişim alt boyutuna etkisi bulunamamıştır. Yaş değişkeni, anne babanın eğitim düzeyi, gelir düzeyi gibi değişkenler ile bir ilişki bulunamamıştır. Ek yetersizlik durumuna göre ise Yaratıcılık ve Özel İlgiler alt boyutunda anlamlı farklılık bulunmuştur, diğer alt boyutlarda anlamlı farklılık bulunamamıştır. Araştırma bulguları ışığında; daha fazla değişkenin, OSB'li bireylerin bilişsel esneklik düzeylerini yordayıp yordamadıkları; bunların yanı sıra; zihin okuma becerileri, dikkat becerileri, uyumsal işlev becerilerinin bilişsel esnekliği yordayıp yordamadıklarının incelenmesi önerilmektedir.

Bilişsel esneklikOtizm spektrum bozukluğu
Ahmet Yalçın Hocaoğlu
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarım odaklı düşünme yönteminin benlik saygısı ve yaratıcılık ile bilişsel ve duygusal bağlamda ilişkilendirilmesi: Bir etkinlik çalışması

1960'ların sonunda temellerinin atıldığı ilk andan itibaren gelişim sürecini ivmeli olarak devam ettiren Tasarım Odaklı Düşünme (Design Thinking) tasarlama, problem çözme, öğrenme gibi pek çok farklı nedenle uygulanan ve eğitim, iş dünyası gibi alanlarda katma değer yaratabilen bir yaklaşım ya da yöntem olmuştur. Tasarım düşüncesi sürece dâhil olan kişilerin duyarlılıklarını, sorun çözmedeki yaklaşımlarını ve yaratıcılıklarını etkilemektedir. Bu bağlamda gözlem, görselleştirme, hızlı öğrenme, birlikte çalışma, strateji geliştirme kabiliyetlerini arttıran insan odaklı ve yenilikçi bir süreci içinde barındırır. Yani belirli şartlar altında çözümleri analiz etmek için duygudaşlık (empati), yaratıcılık ve rasyonelliğin bir araya getirilebilmesidir. Tasarımcılar tarafından problem çözmede kullanılan yöntemlere benzeyen ve farklı disiplinlere ve araştırma ilkelerine sahip insanlar tarafından kullanılabilecek bilişsel ve duygusal süreçleri içeren bir yöntemdir. Eğitim, hayat boyu öğrenmenin desteklendiği değişken, dinamik ve temel bir olgudur. Eskiden eğitim, bilginin aktarılması ile sınırlıyken, teknoloji ile bilgiye erişimin hızlanması, içeriğin bütünden ufak alt başlıklara bölünerek üretilmesi, farklılığın, yeniliğin, yaratıcılığın ön plana gelmesi eğitimin değişmesi, ya da eğitimin veriliş biçiminin değişmesini gündeme getirmektedir. Alanyazında tasarım odaklı düşünme yönteminin isteklendirme (motivasyon), yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, öğrenme deneyimi, problem çözme becerisi, özyeterlik, ergonomi gibi birçok kavramla ilişkisi incelense de benlik saygısı (self-esteem), duygulanım ve yaratıcılıkla ilişkisini inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırmada TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi'nin dört farklı bölümünde eğitim görmeye devam eden 31 öğrencinin katıldığı bir Tasarım Odaklı Düşünme etkinliği yapılmış ve tek gruplu öntest-sontest uygulamasıyla Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Yaratıcı Düşünme Becerisi Ölçeği ve Pozitif-Negatif Duygu Ölçeği kullanılarak katılımcılardan veriler toplanmıştır. Bu ölçekleri kullanarak teste katılan öğrencilerin Tasarım Odaklı Düşünme eğitimi almadan önce ve aldıktan sonraki cevapları değerlendirilmiş ve bu yaklaşımın problem çözme becerisi, kendine güven ve bilişsel esneklik konularında etkileri incelenmiştir.

Benlik saygısıBilişsel esneklikEndüstriyel tasarım+5
Emre Şahin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

8-18 yaş arası yelken sporcularında SLC6A4 genindeki 5-HTTLPR polimorfizminin genotip, kısa alel ve uzun alel dağılımları ile dürtüsellik, bilişsel esneklik ve kendini toparlama gücü arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada 8-18 yaş arasında olan yelken sporcularında SLC6A4 genindeki 5-HTTLPR polimorfizminin genotip, kısa alel ve uzun alel dağılımları ile dürtüsellik, bilişsel esneklik ve kendini toparlama gücü arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişisel Bilgi Formu, Barratt Dürtüsellik Ölçeği, Bilişsel Esneklik Envanteri ve Kendini Toparlama Gücü Ölçeği kullanılarak veriler toplanmış ve kan alımları gerçekleştirilmiştir. SLC6A4 geni 5-HTTLPR polimorfizmi genotip dağılımları izole edilen genomik DNA'dan polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) tekniği ile tanımlanmıştır. Çalışmaya katılan 23 kız, 41 erkek sporcunun %39,1'inin LL, %34,4'ünün LS ve %26,5'inin SS genotiplerine sahip olduğu bulunmuştur. L aleli sıklığı %56, S aleli sıklığı %44 olarak tespit edilmiştir. Yelken sınıfının ve cinsiyet değişkeninin ölçek toplam puanlarına etkisinin olmadığı belirlenmiştir. LL, LS ve SS olup olmama ile Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ) (Fmin=4,00; p<,05; Fmax=87,31; p<,001), toplam puanları ve alt ölçek toplam puanlarının tamamı için regresyon modelleri anlamlı bulunmuştur. Buna göre LL olup olmama BDÖ toplam puanları varyansının yaklaşık %9'unu; LS olup olmama yaklaşık %12'sini ve SS olup olmama ise yaklaşık %54'ünü açıklamaktadır. LL olup olmama Bilişsel Esneklik Envanteri (BEE) toplam puanlarının yaklaşık %7'sini; LS olup olmama BEE toplam puanlarının yaklaşık %12'sini; SS olup olmama BEE toplam puanlarının yaklaşık %51'ini açıklamaktadır. LL olup olmama Kendini Toparlama Gücü Ölçeği (KTÖ) toplam puanındaki varyansın yaklaşık %14'ünü; SS olup olmama KTÖ toplam puanındaki varyansın yaklaşık %45'ini açıklamaktadır. Bu çalışma yelken sporcularındaki LL genotip ve L alelinin daha yoğun olduğunu gösteren ilk rapor niteliğindedir.

AllellerBilişsel esneklikDoğa sporları+7
Bingül Kemiksiz Uzel
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişki

​​Bu araştırma, okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkiyi ve bu iki değişkenin; cinsiyet, yaş, medeni durum, branş, yöneticilik kıdemi ve okul kademesine göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla, ilişkisel desende yapılandırılmış bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Siirt ilinde kamu okullarında görev yapan 564 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırma verileri okul yöneticileri arasından araştırmaya katılmaya gönüllü olan 50 kadın ve 261 erkek yöneticiden toplanmıştır. Araştırmada, Dennis ve Vander Wal (2010) tarafından geliştirilen ve Dağ ve Gülüm (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlanan 'Bilişsel Esneklik Envanteri' ile Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilen ve Savaşır ve Şahin (1997) tarafından Türkçe' ye uyarlanan 'Problem Çözme Envanteri' kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri ile problem çözme becerileri cinsiyet, medeni durum ve okul kademesine göre anlamlı fark göstermezken, yöneticilik kıdemi, branş ve yaşa göre anlamlı farklılık göstermiştir. Araştırmaya katılan okul yöneticilerinin, bilişsel esneklikleri ve problem çözme yeterlik algılarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Okul yöneticilerinin bilişsel esneklikleri ile problem çözme becerileri arasında pozitif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu sonuç okul yöneticilerinin bilişsel esneklik düzeyleri arttığında problem çözme becerilerinde de artış olacağı, bilişsel esneklik düzeyleri azaldığında ise problem çözme düzeylerinde azalış olacağını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bilişsel Esneklik, Problem Çözme, Okul Yöneticileri

Bilişsel esneklikEğitim yönetimiOkul yöneticileri+1
İlknur Çetin Dalgıç
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İmgeleme, bilişsel esneklik ve öz düzenlemeli öğrenme ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sporcu örnekleminde imgeleme, bilişsel esneklik ve öz düzenlemeli öğrenme arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışma grubu, yaşları 17 ile 35 arasında değişen, toplam 325 aktif sporcudan oluşmaktadır (163 kadın, 162 erkek). Veriler, katılımcıların demografik bilgilerini içeren bir formun yanı sıra, Hall ve ark. (1998) tarafından geliştirilen ve Kızıldağ ve Tiryaki (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Sporda İmgeleme Envanteri", Dennis ve Wal (2010) tarafından geliştirilen ve Yarayan ve ark. (2023) tarafından spor ortamına uyarlanan "Bilişsel Esneklik Envanteri" ile Wilson ve ark. (2021) tarafından geliştirilen, Yarayan ve ark. (2023) tarafından Türkçeye ve spor bağlamına uyarlanan "Sporda Öz-Düzenlemeli Öğrenme Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Ölçek uygulamaları hem yüz yüze hem de çevrim içi yollarla gerçekleştirilmiştir. Veriler, IBM SPSS Statistics 25.0 programıyla analiz edilmiştir. Normallik varsayımı, çarpıklık ve basıklık değerleriyle değerlendirilmiş; ±1,5 aralığında kalan değerler normalliği sağlamıştır. Pearson korelasyon analizi sonucunda, öz düzenlemeli öğrenme ile hem imgeleme (r = .619, p <.01) hem de bilişsel esneklik (r = .693, p <.01) arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Araştırmanın temel problemine yönelik yapılan hiyerarşik regresyon analizi üç blokta yürütülmüştür. İlk blokta demografik değişkenler modele %12,8'lik katkı sağlamıştır. İkinci blokta sporculuk düzeyi ve deneyim süresi eklenmiş ve modelin açıklayıcılığı %13,0'a yükselmiştir. Üçüncü blokta bilişsel esneklik ve imgeleme değişkenlerinin eklenmesiyle modelin toplam açıklayıcılığı %60,7'ye ulaşmıştır. Bu bulgular, bireysel, deneyimsel ve bilişsel değişkenlerin öz düzenlemeli öğrenme üzerinde anlamlı düzeyde etkili olduğunu göstermektedir.

Bilişsel esneklikÖz düzenlemeli öğrenmeİmgeleme
Veysel Çelik
Siirt University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital bağımlılık ile dijital risk alma, doğru kullanım, bilişsel esneklik ve duygu düzenleme ilişkisinin incelenmesi

Dijital bağımlılık özellikle ergenlerde ve üniversite öğrencilerinde, önceki nesillere oranla artan bir ivmeyle kendini göstermektedir. Öğrenciler dijital deneyimleri boyunca çok sayıda riskle karşı karşıya kalmaktadır. Dijital riskler ile dijital bağımlılık arasındaki ilişkide çeşitli psikolojik ve bilişsel değişkenlerin rolünün anlaşılması önemlidir. Bu çalışmanın amacı üniversite öğrencilerinin dijital bağımlılık ile dijital risk alma, doğru kullanım, bilişsel esneklik ve duygu düzenleme becerileri arasındaki çoklu ilişkileri, dolaylı etkileri ve aracı rolleri incelemektir. İlişkisel tarama yöntemi kullanılan bu araştırmanın veri toplama süreci 44 farklı yükseköğretim kurumu ile 2022 öğretim yılının güz döneminde üç aşamalı olarak yürütülmüştür. Veri toplama sürecinin ilk aşamasına 304; ikinci aşamasına 342; üçüncü aşamasına ise 1564 farklı üniversite öğrencisi gönüllü katılım göstermiştir. Araştırmanın veri toplama sürecinde "Kişisel Bilgi Formu", "Dijital Bağımlılık Ölçeği", "Dijital Risk Alma Ölçeği", "Dijital Vatandaşlık Ölçeği (Doğru Kullanım Boyutu)", "Bilişsel Esneklik Ölçeği" ve Duygu Düzenleme Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin dijital risk alma düzeylerini belirlemek amacıyla kullanılan "Dijital Risk Alma Ölçeği" bu araştırma kapsamında geliştirilmiş olup ölçeğe ilişkin geçerlik ve güvenirlik analizi bulguları sunulmuştur. Veriler Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında alanyazın eşliğinde öngörülen bir hipotez çoklu aracılık modeli test edilmiştir. Gerçekleştirilen çoklu aracılık modeli analizi sonucunda dijital risk alma ile dijital bağımlılık arası ilişkide, bilişsel esneklik ve duygu düzenleme değişkenlerinin aracı rol üstlendiği; doğru kullanım değişkenine ilişkin aracılık testlerinin ise anlamlı sonuç vermediği belirlenmiştir. Bu araştırma sonucunda, dijital riskler ve dijital bağımlılığa yönelik geliştirilecek öğretim tasarımı süreçlerinde, psikolojik ve bilişsel değişkenlerin sürece dahil edilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

Bilişsel esneklikDuygu düzenlemeRisk+6
Betül Aydın
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu personelinin bilişsel esneklik düzeylerinin psikolojik sözleşme rolleri açısından incelenmesi bir alan araştırması: Bakırköy adliyesi

Hayata dair bir soruya cevap bulmak, tahminlerde bulunmak, karar vermek, sorun çözmek zihinsel faaliyetleri gerektirir. Psikoloji biliminin biliş olarak kavramsallaştırdığı; bireyin, düşünce, algı, idrak gibi zihinsel etkinlikleri ve bulunduğu ortamın değişen şartlarının farkına vararak ona uyum sağlaması anlık sorunların üstesinden gelmek için, şartları düzenlemesi ve yapılandırması bilişsel esneklik olarak adlandırılmıştır. Bireylerin zihinlerinde, yeni bir işe girmeden önce başlayan ve işe girdikten sonra da devam eden işyerine ve yapacakları işe yönelik beklentileri ve yükümlülükleriyle ilgili resmi bir sözleşmeyle teminat altına alınmamış bazı bilişsel süreçler oluştururlar. Çalışma hayatını etkileyen bu tür algısal sözleşmelere Psikolojik Sözleşme ismi verilmektedir. Alan yazınındaki araştırmalar çalışanların Bilişsel Esneklik Düzeyleri ile Psikolojik Sözleşme rolleri arasındaki ilişkisine yönelik bir çalışmanın henüz yapılmadığını göstermektedir. Bu araştırma kamu personelinin bilişsel esneklik düzeylerinin, psikolojik sözleşme rolleri açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, T.C Adalet Bakanlığına bağlı Bakırköy Adliyesinde 2016-2017 yıllarında mahkeme, savcılık ve icra dairelerinde çalışan yazı işleri müdürü, zabıt kâtibi, mübaşir, hizmetli ve icra memuru ünvanlı, 299 kamu personeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni Bilişsel Esneklik düzeylerini ölçmek amacıyla Volkan Gülüm ve İhsan Dağ (2012) tarafından Türkçeye Uyarlaması yapılan Dennis JP, Vander Wal JS (2010) tarafından geliştirilen "Bilişsel Esneklik Envanteri" (BEE, Cognitive Flexibility Inventory-CFI) kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni olan Psikolojik Sözleşme rollerini ölçmek amacıyla N. Öykü İyigün ve Canan Çetin (2012) tarafından geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan Millward, L.J. & Hopkins, L.J. (1998) tarafından geliştirilen "Psikolojik Sözleşme"( Psychological Contracts) kullanılmıştır. Kamu Personelin demografik bilgileri ise araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada regresyon tekniği kullanılmıştır. Analizlerde Mann Whitney, Kruskal Wallis testleri Spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Bulgular, kamu personelinin psikolojik sözleşme rollerinin, bilişsel esneklik düzeyleri üzerinde pozitif yönde etkisi olduğunu göstermiştir. Bulgular araştırmaya katılan kamu personelinin, kurumda çıkabilecek problemleri çözmek için olası alternatifleri algılama becerilerinin yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca Psikolojik Sözleşme değişkeninin alt boyutlarından İlişkisel Sözleşmeye olan algı düzeylerinin, İşi Benimsememe ve İşlemsel Sözleşmeye olan algı düzeylerinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, kamu çalışanlarının görev yaptıkları kurum ve çevresindekilerle ilişkilerini önemsedikleri söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Bilişsel esneklik, Psikolojik sözleşme, Kamu Personeli

Adliye teşkilatıBilişsel esneklikEsneklik+4
Sonay Güzeltepe
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerde bağlanma stilleri ve bilişsel esnekliğin ilişki doyumuna etkisi

Bu çalışmanın amacı, evli bireylerde bağlanma stilleriyle bilişsel esnekliğin ilişki doyumuna etkisinin incelenmesidir. Bu bağlamda öncelikli olarak evlilik kurumundan hareketle, bağlanma stilleri, daha sonraki bölümlerde ise bilişsel esneklik ve evlilikte ilişki doyumu konuları değerlendirilmiştir. Araştırmanın örneklemini ise, İstanbul ilinde yer alan 140 evli birey meydana getirmektedir. Araştırmada ölçme aracı olarak "Yakın İlişkilerde Yaşantılar II Envanteri", "Bilişsel Esneklik Envanteri", "Evlilik Yaşam Ölçeği" ve araştırıcının oluşturduğu "Demografik Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak da anket kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde SPSS 23 programı kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenilirliğini test etmek için Cronbach's Alpha katsayısı kullanılmıştır. Ayrıca, ölçeklerin ilişkisini incelemek amacıyla Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. Gerekli görülen geçerlik ve güvenirlik analizlerine tabi tutulmuştur. Geçerlilik için yapı geçerliliği olan açımlayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Yanılma düzeyi (alfa değeri) % 95 olarak alınmıştır. Dolayısıyla olasılık (p) değerinin 0,05 ve daha küçük olduğu durumlar istatistiki olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, bireylerin olumlu bilişsel değerlendirmeleri, ilişki doyumunda önemli rol oynamaktadır. Güvenli bağlanma stiline sahip bireylerin, ilişki doyumunda beklenildiği gibi olumlu yönde ilişki bulunmuştur. Ayrıca, evlilik doyum düzeylerinin cinsiyet ve evlenme durumu açısından da anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Bulgulara göre, erkeklerin bilişsel yönden daha esnek oldukları ve olayları olumlu değerlendirebildikleri görülmüştür. Aile ortamında yetişkinlerin iyi olma durumları üzerinde olumlu etkisi olan bilişsel esneklik, bireylerin sağlıklı yaşam stilleri geliştirmelerinde önemli rol oynamaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında araştırmada bulunan sonuçlar tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Evlilik, Bağlanma, Bilişsel esneklik, Evlilik doyumu,

BağlanmaBağlanma stilleriBilişsel esneklik+4
İpek Toksöz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim merkezlerinde çalışan çeşitli meslek gruplarının bilişsel esneklik ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, özel eğitim merkezlerinde görev yapan özel eğitim öğretmenlerinin, fizyoterapistlerin ve psikologların gösterdikleri bilişsel esneklik ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Bu araştırmanın örneklem grubunu 2017-2018 İstanbul İli Avrupa yakasında bulunan MEB' e bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çalışan özel eğitim öğretmenleri, fizyoterapistler ve psikologlar olmak üzere 116 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, Demografik Bilgi Formu, Bilişsel Esneklik Ölçeği ve Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde normal dağılmayan veriler için Kruskal Wallis H, Mann Whitney U ve Spearman Sıralama Korelasyon Katsayısı, normal dağılım gösteren veriler için T testi ve One Way Anova analizleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; katılımcılardan özel eğitim öğretmenleri ve psikologların bilişsel esneklik düzeylerinin fizyoterapistlerden anlamlı derecede daha yüksek olduğu bulunmuştur. Katılımcılardan özel eğitim öğretmenleri ve psikologların psikolojik dayanıklılık düzeylerinin fizyoterapistlerden daha yüksek olduğu saptanmıştır. Son olarak bilişsel esneklik ölçeği puanları ile psikolojik dayanıklılık ölçeği puanları arasında pozitif yönde ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

Bilişsel esneklikEğitim psikolojisiFizyoterapistler+5
Tuğçe Kaya
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Pozitif psikolojik sermaye, bilişsel esneklik, psikolojik güvenlik ve çalışan performansı arasındaki ilişkiler

Günümüz iş dünyasında belirsizlikler, değişimler ve yoğun rekabet ortamında çalışan bireylerin, işyerinde performanslarının yükselmesi için çalışanların bireysel kaynaklarından optimum düzeyde faydalanılması gerekmektedir. Bu çalışmada, çalışan performansına etki eden pozitif psikolojik kaynaklardan faydalanmanın yanı sıra özellikle zorluklar ve değişim durumlarında, bilişsel esnekliğin bu ilişkiye olumlu etkisinin olabileceği ve bunun da çalışan performansını yükselteceği düşünülmüştür. Aynı zamanda, çalışanın pozitif psikolojik kaynaklarını performansını yükseltme doğrultusunda kullandığında, çalışanın işyerinde algıladığı psikolojik güvenliğin bu ilişkiyi etkileyebileceği ve psikolojik güvenlik algısının aracılığıyla çalışan performansının yükselmesi beklenmiştir. Bu doğrultuda, bu değişkenlerin aralarındaki ilişkilerin ve etkilerinin araştırılacağı bir model geliştirilmiştir. Araştırma, Marmara Bölgesi'nde değişik endüstri ve iş kollarında görev yapan 454 beyaz yakalı çalışandan anket yöntemiyle toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma modeli doğrultusunda geliştirilen hipotezlerin Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ve Hiyerarşik Regresyon Analizi (HRA) istatistiksel araçları kullanılarak analizleri yapılmış ve elde edilen sonuçlar literatür çerçevesinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; çalışanların pozitif psikolojik sermayelerinin çalışan performansını, literatürdeki daha önceki çalışmaları da destekler şekilde, olumlu etkilediği görülmüştür. Ayrıca, çalışanların pozitif psikolojik sermayeleri ile performansları arasındaki ilişkide bilişsel esnekliğin kısmi düzenleyicilik (ılımlaştırıcılık) etkisi bulunmuştur. Bilişsel esneklik yükseldikçe, iyimserlik ve dayanıklılık değişkenlerinin çalışan performansı üzerindeki etkisinin arttığı gözlemlenmiştir. Fakat bilişsel esneklik yükseldikçe, özyeterlilik ile çalışan performansı arasındaki ilişkinin zayıfladığı soncuna ulaşılmıştır. Bunların yanısıra, çalışanların psikolojik güvenlik algılarının, pozitif psikolojik sermayeleri ile performansları arasındaki ilişkide kısmı aracılık rolü üstlendiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Pozitif Psikolojik Sermaye, BiliĢsel Esneklik, Psikolojik Güvenlik, ÇalıĢan Performansı, Performans

Bilişsel esneklikPerformansPozitif psikolojik sermaye+2
Ayşe Badak
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Opiyat Kullanım Bozukluğu olan erkek hastalarda bağımlılık şiddeti ile dürtüsellik, bilişsel esneklik ve tepki ketleme arasındaki ilişkinin incelenmesi

Opiyat kullanım bozukluğu gittikçe yaygınlığı artan bir sağlık sorunudur. Bu sorun ele alınırken beraberinde getirdiği problemlerin de incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, opiyat kullanım bozukluğu tanısına sahip erkek hastaların bağımlılık şiddetinin dürtüsellik, bilişsel esneklik ve tepki ketleme işlevleri açısından değerlendirilmesidir. Çalışma, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM biriminde yatarak tedavi gören ve DSM-5 kriterlerine uygun olarak opiyat kullanım bozukluğu tanısı olan 60 erkek hasta ile yapılmıştır. Çalışmada ölçüm aracı olarak; Sosyodemografik Veri Formu, Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ), Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ-11), Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, Wisconsin Kart Eşleme Testi, Stroop Testi TBAG Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda bağımlılık şiddeti ile dürtüsellik arasında pozitif yönlü ilişki bulunurken bağımlılık şiddeti ile bilişsel esneklik ve tepki ketleme arasında ilişki bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bağımlılık Şiddeti, Yürütücü İşlevler, Bilişsel Esneklik, Tepki Ketleme, Dürtüsellik

BağımlılıkBilişsel esneklikDürtüsellik+5
Dilek Savaş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin psikolojik sağlamlıklarını yordamada bilişsel esneklik ve maneviyatın rolü

Araştırmanın temel amacı, pozitif psikoloji için önemli kavramlardan olan ve bireylerin güçlü yanlarının varlığına işaret eden bilişsel esneklik, maneviyat ve psikolojik sağlamlık arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın yaklaşımı nicel yöntemlerden olan betimsel ilişkisel tarama modelidir. Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin bazı demografik özellikleri ile birlikte bilişsel esneklik, maneviyat ve psikolojik sağlamlık düzeyleri belirlenerek bu değişkenler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma 250 kadın, 199 erkek olmak üzere toplam 449 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi Sakarya Üniversitesi'nde çeşitli fakültelerde lisans okuyan öğrencilerden oluşmaktadır. Örneklem uygun örnekleme yöntemiyle ve gönüllülük esasına dayanılarak seçilmiştir. Öğrencilere çevrimiçi kanallar vasıtasıyla ulaşılmıştır. Veriler katılımcıların bazı demografik değişkenlerini tespit edebilmek adına araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve nicel değişkenlerin ölçümlerini yapabilmek için geçerli ve güvenilir ölçekler olan Bilişsel Esneklik Ölçeği (BEÖ), Manevi Yönelim Ölçeği (MYÖ), Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ) ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 25 yardımıyla analiz edilmiştir. Veri analizi için betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson momentler korelasyon katsayısı ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda psikolojik sağlamlık katılımcıların erkek veya kadın olmasına göre farklılaşmazken, bilişsel esneklik erkeklerde kadınlara göre, maneviyat ise kadınlarda erkeklere göre anlamlı bir şekilde farklılaşmış ve yüksek bulunmuştur. Araştırmada öğrencilerin "sosyal aktivitelere haftalık katılım" ve "aylık gelir seviyeleri" ile psikolojik sağlamlık becerileri arasında anlamlı bir fark bulunurken, "sınıf düzeyleri" ve "algılanan aile tutumuna" göre psikolojik sağlamlık puanları arasında herhangi anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bununla birlikte, yapılan korelasyon analizine göre katılımcıların bilişsel esneklik ve psikolojik sağlamlık puanları arasında orta düzey pozitif yönlü bir ilişki varken, maneviyat ile bilişsel esneklik ve maneviyat ile psikolojik sağlamlık arasındaki korelasyon düşük düzeyde anlamlıdır. Bilişsel esneklik ve maneviyatın yordayıcı değişken, psikolojik sağlamlığın yordanan değişken olarak ele alınmasıyla kurulan çoklu doğrusal regresyon modeli düşük düzeyde anlamlı bulunmuştur. Modeli anlamlı kılan yordayıcı değişken bilişsel esneklikken, maneviyat model içerisinde anlamlı bir yordayıcı değildir.

Bilişsel esneklikDemografik özelliklerManeviyat+3
Emre Gürkan
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin toplumsal cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyleri bakımından incelenmesi

Üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin toplumsal cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyi açısından farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmektir. Literatürdeki bulgulardan yola çıkarak, bu araştırmada üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Toplam 383 kişi olmak üzere; 96 erkek 287 kadın lisans ve yüksek lisans öğrencisi araştırmaya katılmıştır. Bu öğrencilerin yaş ortalamaları 22,42'dir (ss:3,14). Değişkenlerin ölçümü için Bem Cinsiyet Rolü envanteri, Bilişsel Esneklik Envanteri ve Beck Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Toplumsal cinsiyet rolleri ve depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir fark çıkmazken, bilişsel esneklik düzeyleri ve depresyon düzeyleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bilişsel esneklik düzeyi ve depresyon arasında negatif yönde bir ilişki bulunmaktadır. Ayrıca toplumsal cinsiyet rolleri ve bilişsel esneklik düzeyi arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bireylerin toplumsal cinsiyet rolleri değiştikçe depresyon düzeyleri arasında bir fark görülmemektedir. Bilişsel esneklik düzeyi arttıkça, depresyon düzeyi düşmektedir. Ayrıca toplumsal cinsiyet rollerine göre bilişsel esneklik düzeyleri farklılaşmaktadır.

Bilişsel esneklikDepresyonToplumsal cinsiyet+1
Yakup Anıl Özdemir
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı almış çocukların ebeveynlerinin dikkat ve kaygı düzeyleri ile bilişsel esnekliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) tanısı bulunan çocukların ebeveynleri ile herhangi bir psikiyatrik tanı almamış çocukların ebeveynlerinin kaygı, dikkat ve bilişsel esneklik düzeylerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Çalışma, İstanbul ilinde ikamet eden ve 5-18 yaş aralığında çocuğu bulunan toplam 213 ebeveynin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların sosyodemografik özelliklerini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Kaygı düzeylerinin ölçümünde Durumluluk ve Sürekli Kaygı Envanteri, dikkat düzeylerinin değerlendirilmesinde Brown Dikkat Eksikliği Bozukluğu Ölçeği ve bilişsel esneklik düzeylerinin saptanmasında ise Bilişsel Esneklik Ölçeğinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, ebeveynlerin sürekli kaygı puanları ile dikkat eksikliği bozukluğu puanları arasında güçlü, pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Öte yandan, bilişsel esneklik puanları ile kaygı düzeyleri arasında orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, bilişsel esneklik puanları ile dikkat eksikliği bozukluğu puanları arasında yüksek düzeyde, negatif ve anlamlı bir korelasyon olduğu da belirlenmiştir.

Bilişsel esneklikDikkatDikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik bozukluğu+1
Ceren Günver
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Pozitif bireysel faktörlerin Covid-19 kaygısı ile olan ilişkisinin obsesif kompulsif bozukluk ve yaygın kaygı bozukluğu belirtileri kapsamında incelenmesi: Belirsizliğe tahammülsüzlük ve COVİD-19 kaygısının aracı rolü

Salgın hastalıkların kişilerin ruh sağlığı üzerinde çeşitli etkileri olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada COVID-19 ile ilişkili psikolojik zorlanma, obsesif-kompulsif bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu düzeylerinin cinsiyet, COVID-19 tanısı alma, COVID-19 nedeniyle yakınını kaybetme, kronik fiziksel rahatsızlığın olması, 60 yaş üstü bir birey ya da bir çocukla birlikte yaşama ve sağlık çalışanı olma gibi demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmektedir. Araştırmanın bir diğer amacı ise COVID-19 pandemisi döneminde bilişsel kontrol ve bilişsel esneklik ile obsesif-kompulsif bozukluk ve yaygın kaygı bozukluğu belirtileri arasındaki ilişkide belirsizliğe tahammülsüzlüğün ve COVID-19 ile ilişkili psikolojik zorlanmanın aracı rolünün incelenmesidir. Araştırmanın örneklemi 18-64 yaş arasındaki 478 yetişkinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak COVID-19 Sıkıntısı Ölçeği, Obsesif-Kompulsif Envanteri-Revize, Yaygın Kaygı Bozukluğu-7 Testi, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği ile Bilişsel Kontrol ve Esneklik Ölçeği uygulanmıştır. Gruplar arası tek yönlü çok faktörlü varyans analizi (MANOVA) sonuçlarına göre kadınların erkeklere göre, COVID-19 nedeniyle yakınını kaybetmeyenlerin kaybedenlere göre, evde çocuğu ile birlikte yaşayanların yaşamayanlara göre, sağlık çalışanı olanların olmayanlara göre daha düşük düzeyde obsesif-kompulsif bozukluk belirtisi gösterdiği bulunmuştur. Ayrıca COVID-19 pandemisi döneminde bilişsel kontrol ve bilişsel esneklik ile obsesif-kompulsif bozukluk ve yaygın kaygı bozukluğu arasındaki ilişkide belirsizliğe tahammülsüzlüğün ve COVID-19 ile ilişkili psikolojik zorlanmanın aracı rol oynadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler COVID-19 sıkıntısı, obsesif-kompulsif bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu, bilişsel kontrol ve bilişsel esneklik, belirsizliğe tahammülsüzlük

BelirsizlikBelirsizliğe tahammülsüzlükBilişsel esneklik+6
Eda Umutlu Aydın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin bilişsel esneklik ve dijital okuryazarlıklarının incelenmesi

Öğretmenlerin bilişsel esneklik ve dijital okuryazarlıklarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesinin amaçlandığı bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu Erzincan/Merkez'de Millî Eğitim Bakanlığı'na (MEB) bağlı okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim okullarında görev yapan 236 öğretmen oluşturmuştur. Öğretmenlerin demografik özelliklerine ilişkin veri toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu ile öğretmenlerin dijital okuryazarlıklarına ilişkin veri toplamak amacıyla Ng (2012) tarafından geliştirilen ve Hamutoğlu, Canan-Güngören, Kaya-Uyanık ve Gür-Erdoğan (2017) tarafından Türk kültürüne ve diline uyarlanan Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmenlerin bilişsel esnekliklerine ilişkin veri toplamak amacıyla ise araştırmacı ve tez danışmanı tarafından geliştirilen Bilişsel Esneklik Ölçeği kullanılmıştır. Söz konusu ölçek, açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile Cronbach Alpha katsayıları ve madde-toplam korelasyonlarının hesaplanması sonucunda 12 madde ve üç faktörden (Yetkinlik, Farkındalık, Uyum) oluşmuştur. Ulaşılan veriler betimleyici istatistik, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve Spearman korelasyonu ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır: Öğretmenlerin bilişsel esneklikleri üst düzeydedir. Öğretmenlerin bilişsel esneklik puanlarında cinsiyet ve görev yapılan eğitim kademesine göre anlamlı farklılık varken; yaş, mesleki deneyim, eğitim düzeyi, mezun olunan fakülte ve alan türüne göre anlamlı farklılık yoktur. Öğretmenlerin dijital okuryazarlıkları orta-üst düzeydedir. Öğretmenlerin dijital okuryazarlık puanlarında cinsiyet, yaş, mesleki deneyim ve eğitim düzeyine göre anlamlı farklılık varken; görev yapılan eğitim kademesi, mezun olunan fakülte ve alan türüne göre anlamlı farklılık yoktur. Öğretmenlerin bilişsel esneklik puanları ile dijital okuryazarlık puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki vardır. Araştırma sonuçlarının araştırmacılara ve uygulayıcılara ışık tutması beklenmektedir.

Bilişsel esneklikDijital okuryazarlıkErzincan+1
Yasemin Mazlum
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sağlıklı kişilerde ve majör depresyon hastalarında bilişsel esneklik, duygu düzenleme parametreleri, büyüsel düşünce ve kalp hızı değişkenliği arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Kalbin uyum kabiliyetini gösteren kalp hızı değişkenliği (KHD) ile dürtü denetimi, duygu düzenleme becerileri ve yürütücü işlevler arasında ilişkiler bulunduğunu ileri süren çeşitli araştırma bulguları mevcuttur. Bu çalışmada majör depresyon tanılı kişilerde; istirahatte ve duygu uyarımı sırasında KHD'nin sağlıklı kişilerle karşılaştırılması, tüm katılımcılarda hesaplanan KHD parametrelerinin duygu düzenleme güçlükleri, dürtüsellik, büyüsel düşünce ve bilişsel esneklik ile ilişkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmaya, 30 majör depresyon tanılı katılımcı ile 30 sağlıklı kontrol alınmıştır. Tüm katılımcılara DSM-5 İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme ve Hamilton Depresyon Derecelndirme Ölçeği (HDÖ) uygulanmış, katılımcılardan Sosyodemografik Bilgi Formu, Barratt Dürtüsellik Ölçeği-11, Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (DDGÖ) ve Büyüsel Düşünce Ölçeği doldurmaları istenmiştir. Nörobilişsel işlevleri ölçmek adına tüm katılımcılara İz Sürme Testi, Sözel Akıcılık Testi, Stroop Testi TBAG Formu ve Conners' Sürekli Performans Testi-3 uygulanmıştır. Katılımcılara duygusal yaşantıları uyaran videolar izletilmiş, bu sırada ve istirahatte holter kayıtları alınmış, KHD parametreleri hesaplanmıştır. Her iki grup arasında dürtüsellik, duygu düzenleme, büyüsel düşünce ile ilgili ölçeklerde ve bilişsel testlerin tümünde gruplar arası farklılıklar saptanmıştır. Ancak gruplar arasında istirahatte kaydedilen, nötr videonun yanı sıra öfke ve korku duygularını uyaran videolar izlenirken kaydedilen KHD parametreleri bakımından bir fark saptanmamıştır. Üzüntü duygusunu uyaran video izlenirken ölçülen LF ve VLF parametrelerinin hasta grubunda kontrollere göre anlamlı derecede yüksek olduğu, majör depresyon grubunda üzüntüyü uyaran videonun izlenmesinin SDNN, LF, VLF, LF/HF parametrelerinde artış ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Tüm katılımcıların üzüntü videosu izlenirken kaydedilen LF ve/veya VLF parametreleri ile HDÖ, Barratt Dürtüsellik Ölçeği, DDGÖ ve Büyüsel Düşünce Ölçeği'nden alınan puanlar arasında pozitif yönde bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçlar tüm örneklemde kalbin uyum becerisi ile duygu düzenleme, dürtü denetimi, bilişsel esneklik ve büyüsel düşünce eğiliminin ilişkili olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca majör depresyonda; üzüntü duygusu uyarıldığında kalbin uyum becerilerinin sağlıklı kişilerden farklı olduğu, üzüntünün sempatik aktiviteyi baskılayamamaya neden olduğu sonucuna varılmıştır.

Bilişsel esneklikBüyüsel düşünceDepresif bozukluk-majör+3
Hayri Can Özden
Hacettepe University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerde öznel iyi oluşun yordanmasında öz şefkat ve bilişsel esnekliğin rolü

Araştırmanın amacı, Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden özel yetenekli öğrencilerin öz şefkat ve bilişsel esneklik düzeylerinin öznel iyi oluşlarını yordama gücünü ortaya koymak; öznel iyi oluş, öz şefkat ve bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişkileri ve çeşitli sosyodemografik değişkenler açısından farklılaşmasını incelemektir. Araştırma, ilişkisel tarama modelindedir ve araştırmada kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2022/2023 Eğitim ve Öğretim yılında Trakya Bölgesinde yer alan Kırklareli, Tekirdağ ve Edirne illerinde yer alan BİLSEM'lere devam eden genel zihinsel yetenek, müzik ve resim alanında özel yetenekli olarak tanılanmış, ortaokul kademesindeki (5., 6., ve 7. sınıf) çalışmaya katılmaya gönüllü olan 286 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Kişisel Bilgi Formu, Ergen Öznel İyi Oluş Ölçeği (Eryılmaz, 2009), Bilişsel Esneklik Ölçeği (Bilgin, 2009) ile Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu (Neff, 2003;Yıldırım ve Sarı, 2018) kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyon Katsayısı, Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi, Bağımsız Gruplar T testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis-H Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, özel yetenekli öğrencilerin öznel iyi oluş, öz şefkat ve bilişsel esneklik puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu; öz şefkat ve bilişsel esnekliğin öznel iyi oluşun %48'sini açıkladığı ve öznel iyi oluş, öz şefkat ve bilişsel esneklik puanlarının bazı sosyodemografik değişkenlere göre farklılaştığı görülmüştür. Elde edilen bulgular alan yazın ışığında tartışılarak önerilerde bulunulmuştur.

Bilişsel esneklikÖz duyarlılıkÖznel iyi oluş+1
Kübra Sel
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde bilişsel esneklik ile kariyer uyum yeteneği arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolü

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinde bilişsel esnekliğin kariyer uyum yeteneği üzerindeki etkisi incelenmiş; bu ilişkide psikolojik sağlamlığın düzenleyici rolü değerlendirilmiştir. Ayrıca cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve sosyoekonomik düzey gibi demografik değişkenlere göre farklılıklar da analiz edilmiştir. Araştırma, 391 kadın ve 162 erkek olmak üzere toplam 553 üniversite öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplamada Bilişsel Esneklik Ölçeği, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği (Kısa Form) kullanılmıştır. Verilerin analizinde AFA, DFA, korelasyon, yapısal eşitlik modellemesi ve grup farklılığı testleri uygulanmıştır. Bulgular, bilişsel esnekliğin kariyer uyum yeteneği üzerinde pozitif yönde anlamlı etkisi olduğunu; psikolojik sağlamlığın ise bu ilişkiyi düzenleyici bir şekilde etkilediğini göstermiştir. Psikolojik sağlamlık düzeyi yüksek bireylerde, bilişsel esnekliğin etkisi daha güçlüdür. Demografik değişkenlerden cinsiyet ve sosyoekonomik düzey bazı alt boyutlarda anlamlı farklar göstermiştir. Yaş ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre anlamlı fark bulunmamıştır

Bilişsel esneklikKariyerKariyer uyumu+1
Büşra Kıyak
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Akran zorbalığına maruz kalan lise öğrencilerinin bilişsel esneklik ve bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin incelenmesi

Bu araştırmada akran zorbalığına maruz kalan lise öğrencilerinin bilişsel esneklik düzeyleri ve bilişsel duygu düzenleme stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca bu değişkenlerin cinsiyet, sınıf, okul türü, okuldaki başarı durumu ve arkadaşlık ilişkisi değişkenlerine göre bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini lise birinci ve lise ikinci sınıfa devam eden 114 erkek ve 286 kız olmak üzere toplam 400 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler "Akran Zorbalığını Belirleme Ölçeği", "Bilişsel Esneklik Ölçeği", "Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizleri sosyal bilimler için istatistik paket programı (SPSS 25) kullanılarak yapılmış ve verilere araştırma için uygun olan Kolmogorov Smirnov, Mann-Whitney-U, Kruskal Wallis-H testi ve Spearman Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bazı bulgulara göre erkek öğrenciler Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği'nin korkutma/sindirme, alay ve açık saldırı alt boyutlarında daha fazla zorbalığa maruz kalmaktadır. Okul başarısı kötü olan, arkadaşlık ilişkisi kötü olan ve Mesleki ve Teknik Lise'lerde okuyan öğrenciler daha fazla zorbalığa maruz kalmaktadır. Okul başarısı ve arkadaşlık ilişkisi iyi olan öğrencilerin bilişsel esneklik düzeyleri daha yüksektir. Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği'nin "Plana tekrar odaklanma" alt boyutunda erkek öğrencilerin ve arkadaşlık ilişkisi çok iyi olan öğrencilerin daha fazla puan aldığı görülmüştür. Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği ile Bilişsel Esneklik Ölçeği'nden alınan puanlar arasında negatif yönlü orta seviyede bir ilişki bulunmuştur. Akran Zorbalığı Belirleme Ölçeği ile Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği'nin bazı alt boyutları arasında ise pozitif ve negatif yönde değişen ilişkiler bulunmuştur. Araştırmanın sonucuna göre akran zorbalığına maruz kalma düzeyi arttıkça bilişsel esneklik düzeyi azalmakta ve uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejilerini kullanma düzeyi artmaktadır. Araştırma konusu ile ilgili daha büyük örneklem grubunda çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Akran zorbalığıBilişsel duygu düzenlemeBilişsel esneklik+2
Behiye Sümeyra Bilgiç
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde bilişsel esneklik düzeyi ile algılanan anne baba tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, ergenlerde bilişsel esneklik düzeyi ile algılanan anne baba tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili, Kartal ilçesindeki liselerde öğrenimine devam eden 15-18 yaş arası ergenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise İstanbul ili Kartal ilçesinde bulunan farklı liselerde öğrenimine devam eden 15-18 yaş arası 277'si kız, 226'sı erkek olmak üzere 503 ergen oluşturmaktadır. Araştırmada tarama ve ilişkisel araştırma modellerinden yararlanılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerini toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, bilişsel esneklik düzeylerini belirlemek amacıyla Bilişsel Esneklik Ölçeği (BEÖ), algılanan anne baba tutumunu belirlemek amacıyla Anne Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ) kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel çözümlemeleri SPSS 25.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; Pearson Korelasyon Analizi, Bağımsız Gruplar İçin t-testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Scheffe Testi, Welch Testi, Tamhane Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; ergenlerde bilişsel esneklik düzeyi ile algılanan anne baba tutumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ergenlerde bilişsel esneklik düzeyi ile algılanan demokratik anne baba tutumu arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilirken; ergenlerde bilişsel esneklik düzeyi ile algılanan koruyucu/istekçi ve otoriter anne baba tutumu arasında ise orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bilişsel esnekliğin cinsiyet, kardeş sayısı, okul türü değişkenlerine göre farklılaştığı; yaş değişkenine göre ise farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Algılanan demokratik anne baba tutumunun kardeş sayısı, okul türü değişkenlerine göre farklılaştığı; cinsiyet, yaş değişkenlerine göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Algılanan koruyucu/istekçi anne baba tutumunun okul türü değişkenlerine göre farklılaştığı; cinsiyet, yaş, kardeş sayısı değişkenlerine göre farklılaşmadığı belirlenmiştir. Algılanan otoriter anne baba tutumunun cinsiyet, kardeş sayısı, okul türü değişkenlerine göre farklılaştığı; yaş değişkenine göre farklılaşmadığı bulunmuştur. İleride yapılacak araştırmalarda farklı gelişim dönemlerindeki bireylerle çalışılması, farklı anne baba tutumlarının yer aldığı ölçekler kullanılması, ergenlerle birlikte anne babaların da çalışmalara dahil edilmesi önerilmektedir.

Ana-baba tutumuBilişsel esneklikErgenler+3
Utku Alhas
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Akılcı duygusal davranışçı yaklaşım temelli iletişim becerileri programının yetişkinlerin iletişim becerileri ve bilişsel esneklik düzeylerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, "Akılcı Duygusal Davranışçı Yaklaşım Temelli İletişim Becerileri Programı'nın Yetişkinlerin İletişim Becerileri ve Bilişsel Esneklik Düzeylerine Etkisi"ni incelemektir. Araştırmanın katılımcıları olan deney ve kontrol grubunun üyeleri, uluslararası bir otel zincirinin Türkiye'de faaliyet gösteren otellerindeki 750 çalışanından, en az 1 yılını doldurmuş, 18-65 yaş arasında ve çeşitli pozisyonlarda görev yapan, duyuruyla iletilen çağrıya gönüllü olarak katılmak isteyen kişiler arasından belirlenmiştir. Araştırmanın deney ve kontrol grubuna yansız atama yoluyla 13'er üye seçilmiştir. Araştırma sürecinde içinde bulunulan pandemi koşulları nedeniyle hem deney ve hem de kontrol grubundan ikişer üye son test ve izleme testine katılamamıştır. Bu nedenle araştırmanın bulguları, deney grubunda 5 kadın 6 erkek ve kontrol grubunda 6 kadın 5 erkek üyeden oluşan 11'er katılımcının verilerine dayanmaktadır. Araştırmada, ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın verileri, deney ve kontrol gruplarına ön test, son test ve izleme testi kapsamında uygulanan İletişim Becerileri Ölçeği-Yetişkin Formu (İBÖ-YF) ile Bilişsel Esneklik Envanteri (BEE) ve Kişisel Bilgi Formu'ndan elde edilen bulgularla değerlendirilmiştir. Davranışçı Yaklaşım Temelli İletişim Becerileri Eğitim Programı (ADDY-İBEP) uygulanmıştır. Deney grubundaki bireylerin eğitim programını değerlendirdikleri bir Araştırma kapsamında deney grubundaki bireylere araştırmacı tarafından geliştirilen, 90'ar dakika ve 12 oturumdan oluşan 6 haftalık Akılcı Duygusal grup görüşmesi yapılmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir uygulama gerçekleştirilmemiştir. İzleme ölçümleri, son testin uygulanmasından dört hafta sonra gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri SPSS 24.0 ortamında analiz edilmiştir. Araştırmada hata payı .05 olarak belirlenmiştir. Araştırmada gruplar arasındaki farklılıklar Mann-Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile test edilmiştir. Sonuç olarak, ADDY-İBEP'in, deney grubu üyelerinin bilişsel esneklik düzeyleri ve iletişim becerilerini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde arttırdığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular alan yazın doğrultusunda tartışılmış, bireylere, araştırmacılara ve uygulayıcılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Akılcı Duygusal Davranışçı Yaklaşım, bilişsel esneklik, iletişim becerileri, empati, etkin dinleme, algı, yetişkinler

Akılcı duygusal davranışçı terapiAlgıBilişsel esneklik+5
Selnur Gülek
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin otantiklik düzeyleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi, bilişsel esnekliğin olası aracı rolünün değerlendirilmesi

Çalışmamızda, üniversite öğrencilerinin otantiklik düzeyleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi, bu ilişkideki bilişsel esnekliğin aracı rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında, İstanbul Gelişim Üniversitesi'nde öğrenim gören 247 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, "Sosyodemografik Veri Formu", "Otantiklik Ölçeği", "Sıfatlara Dayalı Kişilik Envanteri" ve "Bilişsel Esneklik Envanteri" aracılığıyla değerlendirilmiştir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli ve verilerin analizinde; Pearson'un momentler çarpımı korelasyon katsayısı testi, Yapısal Eşitlik Modeli, Student's t testi ve tek faktörlü varyans analizi kullanılmıştır. Değerlendirmelerde p değeri .05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda; bilişsel esneklik düzeyi ile otantiklik alt boyutları olan kendine yabancılaşma ve dışsal etkiyi kabullenme düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve ters yönlü bir ilişkinin olduğu saptanırken; bilişsel esneklik düzeyi ile otantikliğin alt boyutu olan otantik yaşam ile aynı yönlü anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bilişsel esneklik düzeyi ile sıfatlara dayalı kişilik testinin alt boyutlarının ilişkisi incelendiğinde; bilişsel esneklik düzeyi ile dışa dönüklük, deneyime açıklık ve sorumluluk alt boyutları arasında aynı yönde istatistiksel olarak anlamlı ilişkinin olduğu, bilişsel esneklik ile duygusal dengesizlik arasında ise ters yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Yumuşak başlılık ile bilişsel esneklik arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Otantiklik ölçeği ve sıfatlara dayalı kişilik envanteri puanlarının ilişkisi incelendiğinde; otantikliğin alt boyutları olan kendine yabancılaşma düzeyi ve dışsal etkiyi kabullenme düzeyi arttıkça duygusal dengesizlik özelliğinin de arttığı; dışadönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık ve sorumluluk özelliklerinin ise azaldığı görülmüştür. Otantikliğin diğer alt boyutu olan otantik yaşama bakıldığında; otantik yaşam düzeyi arttıkça yumuşak başlılık ve sorumluluk düzeylerinin arttığı, duygusal dengesizlik düzeyinin ise azaldığı görülmüştür. Bulgularımıza göre; dışadönüklük ve deneyime açıklık düzeyleri otantiklik alt boyutu olan kendine yabancılaşmayı yordamaktadır, bilişsel esnekliğin kısmi olarak etkilediği sonucuna varılmıştır. Duygusal dengesizlik ve sorumluluk düzeylerinin kendine yabancılaşma düzeyini doğrudan etkilediği, bilişsel esnekliğin aracılığının olmadığı görülmüştür. Duygusal dengesizlik düzeyinin otantiklik alt boyutu olan dışsal etkiyi kabullenmeyi etkilediği, bu ilişkide bilişsel esnekliğin kısmi aracılığının modeli daha iyi açıklandığı görülmüştür. Duygusal dengesizliğin otantik yaşamı doğrudan etkilemediği, otantik yaşam puanında bilişsel esnekliğin aracılığı sayesinde anlamlı bir değişim olduğu saptanmıştır. Ayrıca sorumluluk özelliğinin otantik yaşamı etkilediği ve bilişsel esnekliğin kısmi aracı etkisinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Otantiklik, Kişilik, Bilişsel Esneklik

Bilişsel esneklikKişilikKişilik özellikleri+3
Zehra Çeltekligil
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilerin ebeveynlerine bağlanmaları ile bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişki

Gelecekle ilgili oluşturulan düşüncelerin temelinde, yaşamın ilk dönemlerinde oluşturulan bağlanma stilleri ve ilişki kurma yöntemleri yatmaktadır. Bu araştırmanın amacı; kişilerin ebeveynlerine bağlanmaları ile bilişsel esneklik düzeylerinin arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Ana-Babaya Bağlanma Ölçeği" ve "Bilişsel Esneklik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan katılımcılardan 129 kişi erkek, 71 kişi kadın olmuştur. Katılımcıların yaşlarına baktığımızda; 69 kişi 18-25, 73 kişi 26-30, 58 kişi ise 30-35 yaş aralığındadır. Araştırma bulguları değerlendirildiğinde, erkek katılımcıların bilişsel esnekliklerinin; kadın katılımcılardan daha yüksek olduğu ve yaş arttıkça bilişsel esneklik düzeyinin de arttığı görülmüştür. Daha önce psikolojik destek almayanların alanlara göre; travmatik bir olay yaşamayanların yaşayanlara göre; ebeveynleri boşanmış olanların ebeveynleri evli olanlara göre bilişsel esnekliği daha yüksektir. Çalışma neticesinde, katılımcıların annelerine ve babalarına bağlanma düzeyleri ile bilişsel esneklik düzeyleri arasında bir ilişki vardır hipotezi kabul edilmiştir. Katılımcıların anne ve babalarına bağlanma düzeyi arttıkça bilişsel esnekliklerinin arttığı bulunmuştur.

Ana-babaya bağlanmaBağlanmaBilişsel esneklik+1
Yağmur Aslınur Edemen
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00

Related subjects