Nutritional habits

250 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Sınıfiçi farklılaşma ve sınıfiçi bütünleşme biçimi olarak Eskişehir'de orta sınıfın yeme-içme örüntüleri

Gıda ve beslenme sosyolojisi 1980'lerden itibaren sosyoloji disiplini içerisinde bir alt disiplin olarak ortaya çıkmıştır. Dünyada son iki ya da üç on yıllık zaman diliminde, sağlıklı beslenme, halk sağlığı ve diyet tartışmaları ile gündeme gelen gıda ve beslenme sosyolojisi (sociology of food and nutrition); yeme-içme alışkanlıklarının, kültürlerinin ve pratiklerinin ele alındığı oldukça yeni bir araştırma alanıdır. Bu tez çalışması literatürde gıda sosyolojisi, yeme-içme sosyolojisi olarak kabul edilen bazen ortak, kimi zaman aralarında nüans bulunan bir alanda, gıda ve beslenme sosyolojisi alanında gerçekleştirilmiştir. Çalışma birincil olarak Eskişehir'de orta sınıfın gıda tüketimlerini sosyolojik olarak saptamayı, yeme-içme pratiklerini ve dışarıda yeme alışkanlıklarını, yeme-içme mekânları ile kurdukları ilişkileri, bu anlamda mekânların sosyolojik incelemesini gıda ve beslenme sosyolojisi bağlamında anlama amacı taşımıştır. Gıda ve beslenme sosyolojisi üzerine Türkiye'de çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu araştırmada küreselleşen ve kentsel alanda dönüşen, nezihleşen Eskişehir'de orta sınıfın yeme-içme pratiklerini, gıda harcamalarını ve dışarıda yeme alışkanlıklarını, yeme-içme mekânları ile kurdukları ilişkileri gıda ve beslenme sosyolojisi bağlamında yapılmıştır. Nitel bir anlayışın benimsendiği, alan araştırmasına dayalı, özgün bir çalışma olma özelliği taşımaktadır. Gıda ve beslenme sosyolojisi alanındaki ilk görgül araştırmalardan biri olma iddiası taşımaktadır. Alan araştırmasının evreni Eskişehir'deki orta sınıf hanelerdir. Araştırmanın örneklemini ise orta büyüklükteki bir kent olan Eskişehir'de kartopu örnekleme ile oluşturulmuş olan orta sınıf aileler meydana getirmektedir. Örneklem dahilinde 23 derinlemesine görüşme yapılmıştır. Orta sınıfın zevk ve beğenileri doğrultusunda ekonomik ve kültürel sermayeleri doğrultusunda tüketmeyi tercih ettiği 16 yeme-içme mekânı işletme sorumlusu ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gıda ve beslenme sosyolojisi, tüketim sosyolojisi, orta sınıf, habitus, kültürel sermaye, tüketim, mekân

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme davranışı+7
Erhan Akarçay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Psoriasis hastalarında yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının klinik bulgular ile ilişkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışmaya 01.11.2021-01.11.2022 tarihleri arasında 18-65 yaş arası, yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş, psoriasis tanısı alan 250 hasta ve 145 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Bir sosyodemografik veri formu hazırlanarak katılımcıların yaşı, cinsiyeti, boyu, vücut ağırlığı, medeni hali gibi veriler kaydedildi. Psoriasisin klinik alt tipi, başlangıç yaşı, hastalığın süresi, aile öyküsü, kullanılan tedavi, kronik hastalık öyküsü gibi bilgiler kaydedildi. Egzersiz alışkanlıkları Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi soruları (IPAQ) ile değerlendirildi. Beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesinde DSÖ'nün beslenme kılavuzundaki tanımlamalar esas alınarak, hastaların yağ, sebze-meyve, kırmızı et ile tuz tüketimi sorgulandı. Diyet özellikleri, glisemik indekse göre sınıflandırılmış yiyeceklerin alımı hakkındaki bilgiler sorgulanarak kaydedildi. Uyku kalitesi Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PSQI) ile yaşam kalitesi Dermatoloji Yaşam Kalite İndeksi (DYKİ) ile değerlendirildi. Psoriasis hastalarında kontrol grubuna göre azalmış fiziksel aktivite saptandı. Psoriasis hastalarında kontrol grubuna göre düşük sebze meyve tüketimi ve yüksek tuz tüketimi alışkanlığı izlendi. Yüksek et tüketimi ve düşük sebze meyve tüketimi olan hastalarda psoriasisin erken yaşlarda başladığı izlendi. Psoriasis şiddeti ile beyaz ekmek, beyaz pirinç, beyaz şeker, çekirdek tüketimi arasında pozitif yönde korelasyon saptandı. Psoriasis hastalarında PSQI skoru kontrol grubuna göre yüksek saptandı. Psoriasis süresi ve psoriasis başlangıç yaşı ile PSQI arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Psoriasis hastalarında azalmış fiziksel aktivite ve buna bağlı obezitede artış, kötü beslenme alışkanlıkları ve uyku bozuklukları sık izlenmektedir. Psoriasis hastalarında yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, hastalığın kontrol altına alınması ve hastalık şiddetinin gerilemesinde etkili olabileceği görülmüştür. Fiziksel aktivite, beslenme alışkanlıkları ve uyku bozukluklarının psoriasis hastalarına etkilerini belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme incelemeleri+5
Esra Kaymaz
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Besin seçiminin obezite ve yaşam kalitesi üzerine etkisi; bir üniversite hastanesi örneği

Bu çalışma, 01.06.2023- 01.10.2023 tarihleri arasında polikliniğimize başvuran 310 hasta ile yapılmıştır. Hazırlanan anket formu, yüz yüze görüşme yöntemi ile doldurularak veriler toplanmıştır. Katılımcıların %48.7'si kadın, %51.3'ü erkektir ve yaş ortalaması 29'dur. Dünyada sanayileşme sonrası iş tanımının ve saatlerinin değişmesi gibi nedenlerden dolayı beslenme kültürlerinde değişimler yaşanmış, besinler raflarda sağlıklı ve sağlıksız pek çok formda bulunmaya başlamış, beslenmeye ayrılan zaman kısalmış ve fiziksel aktiviteye de gereksinim azalmıştır. Bu yeni düzenin getirdiği sorunların başında ise obezite gelmektedir. Obezite tüm dünyada artmaktadır ve bu da onu evrensel bir sağlık sorunu haline getirmektedir. Obezitenin birincil sebebi besin seçimindeki hatalardır ve obezite artışının beraberinde getirdiği sağlık sorunları yaşam kalitesinde ciddi bir düşüşe sebep olmaktadır. Bu çalışmada besin seçimi alışkanlıklarının obezite ile ilişkisi ve yaşam kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre besin seçiminde bilinçsizliğin yaşam kalitesine olumsuz etkileri olması ve obezite artışına sebep olması dikkat çekmektedir. Beslenme yanlışları ve obezite tüm dünyayı ilgilendiren büyük bir tehlike olarak büyümektedir, toplumların yaşam kalitelerini düşürmektedir ve bu konuda devletlere, toplumun aydınlarına ve koruyucu hekimler olan aile hekimlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Çalışma sonuçlarında kadınların yaşam kalitesi erkeklere göre düşük bulunmuştur ve kadınların sosyal hayat ve çalışma hayatına katılımlarının artırılması, çekirdek aile sistemi içerisinde sorumluluklarının azaltılması gibi yaşam kalitelerini artıracak konularda toplumun teşvik edilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Besin seçimi konusunda gençlerin doğal olmayan beslenmeye, erkeklerin sağlıklı içeriğe dikkat etmeden beslenmeye, kadınların ise duygu durum değişimlerine bağlı olarak yanlış beslenmeye daha meyilli olduğu bulunmuş ve belirtilen beslenme hataları konusunda toplumun bilgilendirilmesinin önemi vurgulanmak istenmiştir.

Beslenme alışkanlıklarıObeziteSağlıklı beslenme+1
Beyza İyidemirci
Eskişehir Osmangazi University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme alışkanlıkları ve beslenme bilgi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Çorum ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan kadın (n=53) erkek (n=148) toplam 201 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Beslenme Alışkanlıkları Formu" ve "Yetişkinler İçin Beslenme Bilgi Düzeyi Anket (YETBİD)" kullanılmıştır. Ölçekler Google anket kullanılarak online olarak uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS 22 paket programına kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin normallik düzeyi One Sample Kolmogorov-Smirnov; ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Tek-Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve İndepented t testi kullanılmıştır. Homojenliği sağlanan veriler Scheffe ve Hochberg GT2 testi ile Post-Hoc çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Sınıflamalı değişkenler arasındaki ilişkiyi araştırmada ki-kare bağımsızlık testi kullanılmıştır. Ölçek puanlarının arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ve p<0.01 olarak belirlenmiştir. Katılımcıların duygusal durumdaki beslenme davranışları cinsiyet ve yaşlarından, tüketilen öğün sayısı ise yaşlarından ve BKİ değerinden etkilenmektedir (p≤0,5). Öğün sayısı ve beslenme konularına ilgi ile BKİ değeri arasında anlamlı fark görülmekle birlikte öğün atlama arasında anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Yaptığımız çalışma sonucunda beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme bilgi düzeyleri incelendiğinde temel beslenme alt boyutundan aldıkları puan ortalaması orta düzeyde ve besin tercihi alt boyutundan aldıkları puan ortalaması iyi düzeyde olduğunu görülmüştür. Yavaş yemek yiyen, besleme eğitimi alan, spor yapan ve beslenme durumunu iyi olarak tanımlayan beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme bilgi düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Beslenme bilgi düzeyi ile tüketilen öğün sayısı, ara öğün tüketimi ve light, diyet, diyabet, düşük kalorili gibi tanımlanan yiyeceklerin tüketimi arasından anlamlı bir ilişki görülmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme alışkanlıkları kötü olmamakla birlikte beslenme bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Beden eğitimi öğretmenlerine gerek mezun oldukları fakültelerde gerek çalıştıkları zaman sürecinde düzenli ve etkin beslenme eğitimlerinin verilmesinin gerekliliği ön plana çıkmaktadır.

Beden eğitimiBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+2
Elif Kayalı Karakuş
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul ve lisede öğrencilerin beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutumları ile beslenme alışkanlıklarının incelenmesi (Giresun Çamoluk örneği)

Bu araştırmanın temel amacı ortaokul ve lise öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersi ile beslenme tutumlarını belirlemek ve ikisi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın gerçekleştirilmesi için Giresun/Çamoluk'ta ortaokul ve lise kademesinde eğitim-öğretim gören yaş ortalaması 14 olan 84 (%48) kız ve 89 (%43) erkek toplam 173 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma kapsamında katılımcılara çalışma ve anket hakkında bilgi verilmiştir. Katılımcılara sırasıyla Kişisel Bilgiler Formu, Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği (BETÖ), Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS for Windows (23.0) istatistik paket programı kullanılarak yapılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmada bağımsız örneklem t-testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenlerin ilişki düzeylerinin belirlenmesinde Pearson-Korelasyon testi uygulanmıştır. İstatiksel anlamlılık düzeyi (p < 0.05) olarak kabul edilmiştir. Beden Eğitimi Tutum Ölçeği (BETÖ) skoru ortalaması kızların 156.41 ± 14.4 olarak bulunurken erkeklerin skor ortalaması 160.53±12.8 olarak kızlara oranla daha yüksek bulunmuştur (p < 0.05). Sağlıklı Beslenmeye İlişkin Tutum Ölçeği (SBİTÖ) skoru ortalaması kızların 77.56 ± 10.4 olarak bulunurken erkeklerin skoru ortalaması 78.85 ± 8.6 olarak kızlara oranla daha yüksek bulunmuştur (p < 0.05). BETÖ toplam puanının, SBİTÖ toplam puanı arasında (r= .388**, p < 0.01) orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, okul türüne göre beden eğitimi ve spor tutumu genel puan ortalamasında ortaokulun liseye göre daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Beden eğitimi ve spor dersi tutumu ile sağlıklı beslenmeye ilişkin tutum ölçeğinde erkeklerin kızlara oranla daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda beden eğitimi ve spor dersi ile sağlıklı beslenme alışkanlıklarının arasında pozitif yönde ilişki olduğunu söylenebilir. Böylece beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum iyileştikçe sağlıklı beslenmeye yönelik tutum da iyileşmektedir. Mevcut sonuçlar muhtemel bir etki analizine kapı aralamaktadır. Ayrıca beden eğitimi ve spor dersine yönelik tutum ile beslenme alışkanlığı arasında olan pozitif ilişki, muhtemel bir yapısal eşitlik modellemesi çalışmasına da fırsat tanımaktadır. Bu sebeple gelecekte daha büyük ve temsil gücü daha yüksek veri grupları ile yapılacak olan çalışmaların faydalı olacağı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi ve spor, Beslenme, Tutum.

Beden eğitimiBeslenme alışkanlıklarıGiresun+4
Ahmet Hakan Onan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

14-18 yaş grubu gençlerin vücut yağ yüzdesi, vücut kitle indeksi, fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıklarının araştırılması

Bu çalışmada ergenlik dönemindeki gençlerin vücut yağ yüzdeleri, vücut kitle indeksleri, fiziksel aktivite ve beslenme alışkanlıklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla 2009-2010 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminde çalışmanın yapılacağı okullara gidilerek çalışmaya katılacak yeterli sayıda gönüllü öğrencinin bulunup bulunmadığı okul idaresi ve beden eğitimi öğretmenlerinin yardımıyla bir ön çalışma neticesinde belirlenmiştir. Çalışmaya düzenli olarak spor yapmayan ve fiziksel olarak her hangi bir engeli bulunmayan gönüllü öğrencilerin katılması sağlanmıştır. Ölçümler Şubat ve Haziran aylarında yapılmıştır. Yapılacak çalışma ile ilgili olarak okul idareleri ayrıntılı olarak bilgilendirilmiştir. Ölçümlerde fiziksel aktivite tespiti için pedometreler, beslenme alışkanlıkları için bilgi formları, vücut yağ yüzdeleri ve VKİ değerleri için bio empedans yöntemi kullanılmıştır. İstatistiksel yöntem olarak öncelikle verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Kolmogorov-Simirnov testi uygulandı. Veriler normal dağılım gösterdiğinden parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmamızda bağımlı değişkenlerinin (adım sayısı, kat edilen mesafe, VKİ, vücut yağ yüzdesi ve alınan enrji) karşılaştırılmalarında T Testi, VKİ gruplarına göre karşılaştırmalarında ise One Wey Anova Testi uygulanmıştır (p=0.05). Çalışma sonucunda, deneklerin cinsiyetlerine göre vücut yağ yüzdelerinin arasında anlamlı bir fark olduğu (T;-4,46, P<0.05), cinsiyetlerine göre VKİ'leri arasında anlamlı bir fark olmadığı (T;-1,19, P<0.05), cinsiyetlerine göre Adım Ortalamaları arasında anlamlı bir fark olmadığı (T;-0,49, P<0.05), cinsiyetlerine göre kat ettikleri mesafeler arasında anlamlı bir fark olmadığı (T;-0,49 ,P<0.05), cinsiyetlerine göre günlük aldıkları enerji miktarları arasında anlamlı bir fark olduğu (T;-0,24, P<0.05), deneklerin kilo gruplarına göre vücut yağ yüzdesi ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaştığı (F; 21,618, p<0.05), kilo gruplarına göre günlük adım ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı (F; 0,972, p>0.05), kilo gruplarına göre kat edilen mesafe ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı (F; 0,972, p>0.05) ve kilo gruplarına göre alınan enerji ortalamalarının anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmüştür (F; 1,437, p>0.05). Bu çalışmada elde edilen sonuçlar daha önceden yapılmış çalışmaları destekler nitelik taşımaktadır. Cinsiyete göre vücut yağ yüzdelerindeki faklıların ergenlik döneminin özelliği olmasından ve kilo gruplarına göre vücut yağ yüzdelerinin farklılaşmasının yağ yüzdesi ve kiloluluk durumları arasında doğru orantılı bir ilişki olmasından kaynaklanabilir. Farklılaşmanın görülmediği sonuçların ise eğitim kurumunun özelliğinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Eğitim kurumunun etkisinin ortadan kaldırılmasında ikili eğitim yapan kurumlarda benzer çalışmaların yapılması yararlı olabilir.Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Beslenme, Vücut Kompozisyonu.

Adipoz dokuBeslenme alışkanlıklarıErgenler+4
Hüseyin Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

I.Ligde oynayan voleybolcuların beslenme alışkanlıkları ile bilgi düzeylerinin araştırılması

I. Lig'de Oynayan Voleybolcuların Beslenme Alışkanlıkları ile Bilgi Düzeylerinin Araştırılması. Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Kütahya, 2012. Bu çalışmada, I. ligde oynayan voleybolcuların cinsiyet farklılığına göre; beslenme alışkanlıkları ile bilgi düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmamızda kullanılan anket, 2010-2011 sezonunda I. ligde yer alan 56'sı erkek 52'si bayan olmak üzere toplam 108 sporcuya uygulanmıştır. I. Lig'de oynayan voleybolcuların beslenme alışkanlıkları ile bilgi düzeylerini tespit etmeye yönelik iki farklı anket uygulanmıştır. Verilerin düzenlenmesinde MS Excel tablolama paket programı ve istatistik analizler için SPSS 20 istatistik paket programı kullanıldı. Araştırmaya katılan voleybolcuların demoğrafik dağılımlarını belirlemek için yüzde (%) ve frekans (f) analizleri yapılmış olup, voleybolcuların beslenme alışkanlıkları ile cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, gelir durumu ve voleybol oynama yılları arasında önemli bir fark olup olmadığını araştırmak için ?=0.05 anlamlılık düzeyinde yapılan ki kare (Chi- Square ) testi uygulandı. Cinsiyete göre beslenme bilgi düzeyleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığını tespit etmek için de ki kare (Chi- Square ) testi uygulanmıştır.Yapılan çalışma sonucunda; araştırmaya katılan voleybolcuların cinsiyetlerine göre beslenme alışkanlıklarıyla ilgi sorularda Test sonuçlarına göre 1. ligde oynayan voleybolcuların cinsiyetleri bakımından beslenme alışkanlıkları arasında anlamlı farklılıkların, eğzersiz ve diyet proğramını düzenli uygulama (?²,05 (1) = 4,352; P<0,05) ve karbobhidrat yükleme (?²,05 (1) = 4,031; P<0,05). Beslenme alışkanlıkları ile medeni durumları bakımdan, protein içerikli besinler tüketme (?²,05 (4) = 13,146; P<0,05) ve düzenli kahvaltı yapma (?²,05 (4) = 13,146; P<0,05). Beslenme alışkanlıkları ile eğitim durumları, vitamin ve mineral ihtiyacını dengeli karşılama (?²,05 (3) = 11,606; P<0,05), kalori miktarını ihtiyaç kadar alma (?²,05 (3) = 12,560; P<0,05) protein içerikli besinler tüketme (?²,05 (3) = 11,625; P<0,05) karbonhidrat yükleme (?²,05 (3) = 8,849; P<0,05). Beslenme alışkanlıkları ile gelir durumları bakımdan, karbonhidrat yükleme (?²,05 (4) = 14,703; P<0,05), fast food ürünleri tüketme (?²,05 (4) = 9,687; P<0,05) ihtiyaca göre beslenme (?²,05 (4) = 10,503; P<0,05). Beslenme alışkanlıkları ile voleybol oynama yılları bakımından, son öğünün tatmin edici olması (?²,05 (4) = 10,308; P<0,05), protein içerikli yüksek besinler tüketme (?²,05 (4) = 15,362; P<0,05), düzenli kahvaltı yapma (?²,05 (4) = 13,830; P<0,05) sorularında anlamlı bir farklılık ortaya çıkarken. Voleybolcuların diğer sorulara verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır ( p>0,05).Voleybolcuların cinsiyete göre, beslenme bilgi düzeylerine yönelik sorulara vermiş oldukları cevaplarda ise; besinlerin enerji verme bilgisi (F:4.616; p<0,05), vücutta bulunan su oranları bakımından (F: 8.877; p<0,05), ağırlık çalışmalarında enerji kaynaklarının kullanımı bakımından (F:2.543; p<0,05), egzersiz sırasında su içme bilgi düzeyleri bakımından (F:1.069; p<0,05), oksijen gereksinimi sağlayacak enerji gereksinimini bilgisi bakımından (F: 8.837; p<0,05) kalsiyum içeren besin maderleri bilgisi bakımından ( F: 18.657; p<0,05 ) anlamlı bir farklılık ortaya çıkarken; diğer sorulara verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır(p>0,05).Çalışmamızda elde edilen sonuçlarda, anlamlı farklılıkların bulunmaması, araştırmamıza katılan voleybolcuların aynı düzeyde spor yapan sporcular olmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Voleybolcu, beslenme, beslenme düzeyi, beslenme alışkanlığı.

Beslenme alışkanlıklarıBeslenme durumuVoleybol+1
Yusuf Taze
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim düzeyinde eğitim gören öğrencilerin beslenme alışkanlıklarının incelenmesi: Doğubayazıt örneği

Araştırmanın amacı ortaöğretim düzeyinde eğitim gören öğrencilerin beslenme alışkanlıklarını incelemektir. Bu kapsamda bir anket formu hazırlamıştır. Anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğrencilerin demografik bilgilerini öğrenmeye yönelik 10 soru sorulmuştur. Anket formunun ikinci bölümünde ise öğrencilerin beslenme alışkanlıklarını belirlemeye yönelik 20 soru sorulmuştur. Anket 15-19 Mart 2021 tarihinde Ağrı ili Doğubayazıt ilçesinde bulunan; Şehit Polis Fethi Sekin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Muhammed Celali Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Fatımatü Zehra Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi, Dr. Reşat Erden Anadolu Lisesi'nde eğitim öğren 108 kız, 92 erkek olmak üzere toplam 200 öğrenciye uygulanmıştır. Öğrencilerin %25,5'i (51) 9. sınıfta, %24,5'i (49) 10. sınıfta, %25,5'i (51) 11. sınıfta, %24,5'i (49) 12. sınıfta öğrenim görmektedir. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilirlik (iç tutarlılık) analizi için "IBM SPSS STATİCS" programında yer alan Cronbach Alpha testi kullanılmış ve 0.84 sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin öğün atlama dağılımları incelendiğinde kız öğrencilerin %50,9'unun erkek öğrencilerin ise %45,7'sinin öğün atladığı görülmüştür. Bir günlük öğün sayısına bakıldığında kız öğrencilerin %46,3'ü; erkek öğrencilerin ise %63'ü üç öğün tükettiği tespit edilmiştir. Kahvaltının yapıldığı yer incelendiğinde kız öğrencilerin %25'inin, erkek öğrencilerin ise %7,6'sının okul kantininde kahvaltı yaptığı görülmüştür. Ara öğünlerde yiyecek içecek tüketim dağılımında ise kız öğrencilerin %89,8'i; erkek öğrencilerin ise %81,5'i ara öğün tüketmektedir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda öğrencilerin çoğunun yetersiz veya yanlış beslenme alışkanlıklarını sürdürdüğü tespit edilmiştir. Büyüme ve gelişmenin hızlı olduğu bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme konusunda başta öğrenciler olmak üzere tüm okul çalışanlarına eğitim verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler; Beslenme, Beslenme Alışkanlığı, Adölesan döneminde beslenme

Ağrı-DoğubayazıtBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+3
Recep Has
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesanlarda beslenme durumunun ve alışkanlıklarının saptanması

Adölesan dönem büyüme ve gelişmenin hızlandığı, insan hayatında kalıcı durumların ve alışkanlıkların kazanıldığı önemli bir dönemi kapsar. Bu dönemdeki beslenmenin de bu durumda büyük payı bulunur. Bu çalışma adölesan bireylerin beslenme durumlarının ve alışkanlıklarının saptanması amacıyla Gaziantep il merkezi, Şehitkamil ilçesinde ikamet eden 92 kız, 108 erkek olmak üzere toplamda 200 adölesan bireyle çalışılmıştır. Çalışmada yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Uygulanan ankette antropometrik ölçümler ve beslenme alışkanlıklarıyla ilgili sorulara yer verilmiştir. Verilerin analizleri SPSS 26 programında yapılmıştır. Kategorik değişkenlerin belirlenmesinde Ki Kare testi kullanılmış olup analizlerde p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Cinsiyete göre beden kitle indeksleri incelendiğinde erkek ve kız adölesan bireyler arasında farklılıklar saptanmıştır. Katılımcılardan bki değerlerine göre zayıf olanların %57,1'i (12) kız, %42,9'u (9) erkektir. Bki değerleri normal olanların %52,3'ü (69) kız, %47,7'si (63) erkektir. Fazla kilolu olanların %28,2'si (11) kız, %71,8'i (28) erkektir. Obez bireylerin ise tamamı erkek bireylerden oluşmaktadır. Oranlar incelendiğinde beden kitle indeksi bakımından erkek bireylerin kız bireylerden daha sağlıksız olduğu görülmektedir. Fast food tüketim sıklığına bakıldığında hiç fast food tüketmeyenlerin oranı %5 (10), haftada 1 gün tüketenlerin oranı %28,5 (57), haftada 2-4 gün arası tüketenlerin oranı %43 (86), haftada 5-7 gün arasında tüketenlerin oranı %19,5 (39), ayda 1 gün tüketenlerin oranı ise %4 (8) olarak bulunmuştur. Oranlara bakıldığında katılımcıların fast food tüketim oranlarının genel olarak cinsiyete bağlı olmaksızın yüksek olduğu saptanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler ve analizler doğrultusunda çalışmaya katılan bireylerin önemli bir kısmının beslenmeyle alakalı ciddi sorunlarının oldukları belirlenmiştir. Bu durumun önüne geçebilmek için gerek okulda gerek aile içinde doğru eğitim ve uygulamaların yapılması tavsiye edilmektedir.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme davranışı+1
Uğur Ulupınar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kanserden hayatta kalan çocukların tat alma değişikliği, beslenme alışkanlığı ve durumu

Bu araştırma kanserden hayatta kalan çocukların tat alma değişikliği, beslenme alışkanlığı ve durumunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji Hastanesi pediatri hematoloji ve onkoloji polikliniğinde Mart 2021-2022 tarihleri arasında izlenen, 8-18 yaş arasındaki kanser tedavisi biten çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem büyüklüğü 82 çocuk olarak güç analizi ile belirlenmiş, araştırmaya katılmayı kabul eden 92 çocuk örnekleme alınmıştır. Verilerin toplanmasında Çocuk Tanıtım Formu, Kemoterapi Alan Çocuklar İçin Tat Alma Değişikliği Ölçeği (KAÇ-TADÖ), Akdeniz Diyet Kalitesi Ölçeği (ADKİ) ve Subjektif Total Tat Keskinliği Ölçeği (STTKÖ) kullanılmıştır. Çocuklara Çocuk Tanıtım Formu, KAÇ-TADÖ, STTKÖ ve ADKİ google anket ile online olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde Kolmogorov Smirnov normallik testi, Kapsam Geçerlik İndeksi (KGİ), ortalama, sayı ve yüzde dağılımları, Cronbach Alfa katsayısı, Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon analizi, Mann Whitney U, Kruskall Wallis ve Ki-kare testi kullanılmıştır. Çocukların Beden Kitle İndeksi (BKİ) Z skoru %80.4'ünde -2 ile +2 arasında (normal), %9.8'inde ≥+2'nin üstünde (obez) ve %7.6'sında ≤-2'nin altında (yetersiz beslenme) olduğu belirlenmiştir. Çocukların %18.5'inin çok düşük beslenme kalitesine (≤3), %48.9'unun orta beslenme kalitesine (4-7) ve %32.6'sının iyi beslenme kalitesine (≥8) sahip olduğu, KAÇ-TADÖ toplam puan ortalamasının ise 5.79±7.77 olduğu saptanmıştır. Çocukların KAÇ-TADÖ puan ortalaması ile kilo, boy ve BKİ Z skoru arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı saptanmıştır (p>0.05). Kanser tedavisi sırasında ve şu anda tat alma değişikliği yaşayan çocuklarda tat alma değişikliğinin daha fazla olduğu, tat alma değişikliğinin çocukların beslenme kalitesini ve beslenme durumlarını etkilemediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Beslenme Alışkanlığı, Beslenme Durumu, Hemşirelik, Kanserden Hayatta Kalan Çocuk, Tat Alma Değişikliği

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme durumu+5
Dilan Sülger
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Tıp fakültesi öğrencilerinde yeme tutumu ile depresyon ve yaşam doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Amaç: Bu araştırmada tıp fakültesi öğrencilerinin yeme tutumu düzeylerinin ve yeme tutumu bozukluklarına eşlik eden sosyodemografik veriler ile depresyon ve yaşam doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Kesitsel tipte yapılan bu araştırmaya Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinden 339 öğrenci dahil edilmiştir. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Yeme Tutumu Testi (YTT-40), Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 22.0 programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, ki-kare analizi, Shaphiro Wilk, Mann-Whitney U testi, Kruskal Wallis ve Dunn, Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin 198'i (%58,4) kadın, 141'i (%41,6) erkektir. YTT-40 puan ortalaması 17,21 ± 9,82, BDE puan ortalaması 16,24 ± 11,1, YDÖ puan ortalaması 14 ± 4,32 olarak belirlenmiştir. Cinsiyet, yaş, BKİ, akademik başarı düzeyi, aile gelir durumu, kalınan yer, kronik hastalık, sigara, alkol kullanımı, egzersiz yapma durumu, uykuya dalma güçlüğüne göre YTT-40, BDE ve YDÖ puanlarının karşılaştırılması incelenmiş, BKİ, depresyon düzeyi, uykuya dalma durumuna göre YTT-40 puanları arasında, akademik başarı düzeyi, sigara kullanımı, uykuya dalma durumuna göre BDE puanları arasında, aile gelir durumu, akademik başarı düzeyi, sigara kullanımı, uykuya dalma durumuna göre YDÖ puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur. Ölçekler arasındaki ilişki değerlendirildiğinde, YTT-40 ile BDE puanları arasında pozitif korelasyon, YTT-40 ile YDÖ ve BDE ile YDÖ arasında negatif korelasyon olduğu saptanmıştır. Sonuç: Yeme tutumu sorunlarının sadece fiziksel sağlıkla ilişkili olmadığını, aynı zamanda psikoloji ve yaşam kalitesi açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. Yeme tutumu bozukluğu ile ilgili eğitim ve koruyucu tedbirlerin alınması, hastalık oluşmuşsa tedavinin sağlanması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Beck Depresyon Envanteri, Depresyon, Tıp Öğrencileri, Yeme Tutumu, Yaşam Doyumu

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme durumu+6
Keziban Çayır
Gaziantep University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversitede öğrenim gören öğrencilerin yeme tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişki

AMAÇ: Bu araştırma üniversite öğrencilerinin yeme tutumları ile benlik saygısı arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. GEREÇ-YÖNTEM: Tanımlayıcı tipte yapılan araştırmanın çalışma evrenini bir üniversite merkez kampüslerinde okuyan 9103 lisans ve ön lisans öğrencileri oluşturdu. Araştırmanın örneklemi 500 öğrenciden oluştu. Örnekleme seçilecek öğrencileri belirlemek için fakülte ve yüksekokul bölümlerinde okuyan öğrencilerin sayıları listelenerek tabaka ağırlığı ve okullardan örnekleme alınacak öğrenci sayısı belirlendi. Veri toplama aracı olarak Anket Formu, Yeme Tutum Testi ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanıldı. Araştırmanın uygulanabilmesi için gerekli izinler alındı. Verilerin analizinde sayı-yüzde, X2 (ki-kare) ve Spearman Korelasyon Testi kullanıldı. BULGULAR: Öğrencilerin %52.4'ü erkek öğrencidir ve %70.6'sı normal kiloludur. Yeme Tutum Testinden öğrencilerin %32.2'si 30 puan ve üzerinde aldı. Öğrencilerin sınıf seviyelerinin, anne eğitim düzeylerinin artmasının ve ailesinde şişman birinin olmasının yeme davranışlarını olumlu yönde etkilediği belirlendi. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin %61.6'sı orta düzeyde benlik saygısına sahip olduğu bulundu. Öğrencilerin sınıf seviyesi arttıkça benlik saygılarının arttığı ayrıca ailesinde şişman birisinin olmasının benlik saygısını olumlu etkilediği görüldü (p<0.05). Öğrencilerin cinsiyetleri, baba eğitim durumu ve algıladıkları aylık gelir düzeyi ile benlik saygısı arasında bir ilişki olmadığı saptandı (p>0.05). Vücut kitle indeksi ile yeme tutum testi arasında negatif yönde çok zayıf bir ilişki, vücut kitle indeksi ile benlik saygısı arasında pozitif yönde çok zayıf bir ilişki bulundu. Yeme tutum testi puanı ile benlik saygısı puanı arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki bulundu. SONUÇ: Bu araştırmada vücut kitle indeksinin yeme tutumu ve benlik saygısını etkilemediği ancak yeme tutumu ile benlik saygısı arasında ilişki olduğu sonucuna ulaşıldı. Okul hemşirelerinin üniversite öğrencilerine yönelik yapılacak olan yeme tutumu ve benlik saygısı ile ilgili çalışmalarda rol alması önerilir. Anahtar kelimeler: beslenme, obezite, okul sağlığı, yeme tutumu, benlik saygısı, okul hemşireliği

BenlikBenlik saygısıBeslenme+7
Öznur Kurucu
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı beslenme kavramı ve üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarına yönelik tutum ve davranışları: Çukurova Üniversitesi örneği

Bu çalışma, sağlıklı beslenme kavramı ile Çukurova üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin beslenme alışkanlıklarına yönelik tutum ve davranışlarını belirlemek amacı ile planlanmış ve yürütülmüştür. Öğrencilerin besin seçimini etkileyen faktörler sağlıklı beslenme kavramlarının değerlendirilmesi, beslenme düzeyleri ile ilgili kişisel fikirleri, sağlıksız beslenme nedenleri, sağlıklı beslenmeye yönelme nedenleri, beslenme hakkındaki bilgi kaynakları doğrultusunda elde edilen bilgilerin incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturur.Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan toplam 31 soruluk anket uygulanmıştır. 17 sorudan oluşan ilk bölümde; öğrencilerin cinsiyeti, yaşı, boy, kilo, beden kitle indeksi, okuduğu bölüm, barınma durumu, gelir durumu, ailenin ekonomik durumu, beslenme ile ilgili haberleri takip etme durumu, hastalık durumu, sigara ve alkol kullanma durumu ve spor yapıp yapmadığı gibi sorular yer almaktadır. 9 sorudan oluşan ikinci bölümde ise, öğrencilerin beslenme bilgi ve alışkanlıkları ile ilgili sorular bulunmaktadır. Bu sorular; öğrencilerin beslenme bilgileri, sağlıklı bir şekilde beslendiklerine inanma durumu, günlük öğün sayıları, gerçekleştirilen öğün sayıları, öğün atlama nedenleri, öğünlerin tüketildiği mekanlar ve bazı yiyecek ve içeceklerin tüketim sıklıkları ile ilgilidir. Son kısım olan üçüncü bölümde ise öğrencilerin sağlıklı beslenme kavramından ne algıladıkları, beslenmeye yönelik tutumları ve Türkiye' de sağlıklı beslenme önerilerinin yeterli olup olmadığı ile ilgili 5 soruya yer verilmiştir. Çalışmanın elde edilen bulgularının analiz edilip yorumlanmasında; Ki-Kare Analizi, Çapraz tablolar, Bağımsız iki örnek t- testi ve ANOVA kullanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sağlıklı Beslenme Kavramı, Sağlıklı Beslenmeyi Etkileyen Faktörler, Bağımsız İki Örnek T Testi, Ki-Kare, Çoklu Karşılaştırma, ANOVA

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıKi-kare testi+9
Tuğba Gül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Adana il merkezindeki lise öğrencilerinin beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarının değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı 2009-2010 eğitim ve öğretim yılı içinde Adana ilindeki lise öğrencilerininin beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıklarının değerlendirilmesidir.Gereç ve Yöntem: Evrenimiz Adana Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki liselerdir. Çalışmaya ağırlıklı küme örneklemi yöntemi ile 2640 öğrenci alınmıştır. Okullar rastgele sayılar tablosuna göre belirlenmiştir. Modified Youth Risk Behaviors Surveilance anket formu kullanılmıştır. Toplam 3115 öğrencinin anketleri değerlendirilmiştir.Bulgular: Araştırmaya katılan 3115 öğrencinin 1419'u erkek, 1634'ü kız olup genel yaş ortalaması 16±1,2 (14-21) yıl idi. Öğrencilerin Beden Kitle İndeksleri Türkiye standartlarına göre değerlendirildiğinde % 14,8'i zayıf, % 69,9'u normal, % 9,3'ü kilolu ve % 6'sı obez idi. Beden Kitke İndeksi ile öğrencilerin cinsiyeti, anne baba eğitimi ve öğrencinin haftalık harçlık miktarı arasındaki ilişki anlamlı bulundu. Öğrencilerin mevcut beden ağırlıklarına göre yarısına yakını kendi beden ağırlıklarını hatalı algıladıkları belirlendi. Kızlar, mevcut beden ağırlıklarını, fazla kilolu ve çok kilolu olarak değerlendirirken, erkekler daha zayıf olarak değerlendirdiler. Beden ağırlık algısı çok kiloluya doğru gittikçe kilo verme girişimlerinin arttığı bulundu. Kilo korumak veya vermek amaçlı girişimlerin kızlarda daha fazla olduğu görüldü. Ana öğünlerden kahvaltıyı atlayan öğrenci oranı % 14,2 olarak bulundu. En sık tüketilen yiyeceklerin dağılımında; yöresel yiyeceklerden Adana kebab, sağlıklı yiyeceklerden meyve, sağlıklı olmayan içeceklerden kola yer alıyordu. Son yedi gün içinde en az 60 dakika fiziksel aktivite yapmama ve beden eğitim dersine katılmama kızlarda, erkeklere göre daha fazla oranda bulundu. Öğrencilerin % 85'inin sağlık dersi dışında sağlık eğitimi almadığı bulundu.Sonuç: Takip ettiği bireyleri bir bütün olarak değerlendiren Aile Hekimliği uzmanı, ergenlerdeki beslenme ve fiziksel aktivite ile ilgili riskli davranışları dikkate almalıdır. Bu durumda ergen, hekim, aile ve okul arasında işbirliği sağlanmalıdırAnahtar Kelimeler:Ergen, lise, beslenme alışkanlıkları, beslenme konusunda riskli davranışlar, fiziksel aktivite, algı, sağlık eğitimi

AdanaAlgıBeslenme+6
Emine Esin Yılmaz
Çukurova University
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Hazır kahve satın alma ve tüketim alışkanlıkları: Türkiye'deki tüketicilere yönelik bir uygulama

Günümüzde, pazarlamacılar stratejilerini oluştururken öncelikle tüketicileri anlamaya çalışmaktadır. Bu nedenden dolayı pazarlamacıları ürün stratejilerini geliştirmeden önce müşteriyi anlamaya çalışmaktadırlar ve müşterinin ihtiyaç ve davranışlarına göre aksiyon almaktadırlar. Nitekim Türkiye Araştırmacılar Derneği'nin yaptığı araştırmaya göre 2013 yılında Türkiye'de pazar araştırma sektörüne 213 milyon USD harcanmıştır. Her ürün grubunun kendine özel tüketici kitlesi ve satın alma davranışları bulunmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada hazır kahve tüketicilerin satın alma ve tüketim alışkanlıkları incelenmiştir. Çalışmada Türkiye'yi temsilen her bölgeden olmak koşuluyla toplam 12 ilden 18-45 yaş arası belirtilen ses gruplarından 780 kişiyle yüz yüze araştırma tekniği ile kağıt kalem metodu (PAPI) uygulanmıştır. En çok tüketilen hazır kahve çeşidi 3ü1 arada çeşidi olduğu ortaya çıkmıştır. Satın almayı etkileyen en önemli üç nedenin ürünün kahve, şeker ve krema karışımının kıvamında olması, uygun fiyatta olması ve kendi alanında lider bir marka olması sonucuna varılmıştır. Araştırmada dikkat çekici sonuçlardan biride bu ürünleri kullanan kişilerin %97 gibi büyük bir bölümü markaların ürünlerle birlikte yaptıkları hediye çekilişine katılmadıklarıdır. Ayrıca bu ürün grubuyla ilgili bilgi kaynaklarından en çok televizyon reklamlarının takip edildiği sonucu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Hazır kahve, Satın alma alıĢkanlıkları, Tüketim alıĢkanlıkları

Beslenme alışkanlıklarıHazır kahveKahve+5
Ersan Hocaoğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil işçilerinin beslenme alışkanlıklarının çalışma yaşamlarına etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada; Gaziantep İlinde özel bir fabrikada görev yapan çalışanların beslenme alışkanlıklarının çalışma yaşamlarına etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda işçilerin beslenme alışkanlıklarını, enerji harcama düzeyleri ve etkileyen faktörlerin incelenmesi ve önerilerin geliştirilmesi planlanmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2016 tarihlerinde Gaziantep'te özel bir tekstil fabrikasında görev yapan yöneticiler dışındaki gündüz vardiyasında çalışanlar (100 kişi) oluşturmaktadır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış ve 93 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler, çalışma statüleri, iş kazası geçirme durumları, beslenme alışkanlıkları, sağlık durumlarını içeren sorulardan oluşan anketin direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Araştırmaya katılan işçilerin kişisel bilgileri toplanmış, vücut ağırlıkları, boy uzunlukları ölçülmüş ve Beden Kitle İndeks (BKI)' leri hesaplanmıştır. İşçilerin harcanan enerjileri saptanırken, öncelikle bazal metabolizma için harcadıkları enerji saptanmış, bulunan sonuçlar fiziksel aktivite katsayıları ile çarpılmıştır. Verilerin analizi frekans, t testi, ANOVA ve korelasyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Araştırma kapsamına alınan fabrikada görev yapan işçilerin %96.8'i erkek, %3.2'si kadın olup yaş ortalamaları 33.64±7.55'dir. İşçilerin %23.7'si ilkokul mezunu, %18.3'ü ortaokul mezunu, %46.2'si lise mezunu ve %9.7'si yüksekokul mezunudur. İşçilerin %59.2'si öğün atladığını ve atlanan öğününün %31.2'si sabah vakti olduğunu ifade etmiştir. İşçilere yapılan araştırmada BKI değerlerine göre dağılımına bakıldığında, işçilerin BKI sınıflaması içinde %42.4'sı hafif şişman ve %11.7'si obez olduğu değerlendirilmiştir. İleri yaştaki işçilerin BKI değerleri daha yüksektir. İşçilerin fiziksel aktiviteleri arttıkça BKI değerleri azalmaktadır. Bu araştırmada bir tekstil fabrikasında görev yapan işçilerin yeterli ve dengeli beslenmedikleri bulunmuştur. İşçilerin kalori olarak aldıkları enerji miktarı önerilenden düşük sevide olduğu ancak besin öğeleri olarak aldıkları karbonhidrat, protein ve yağ oranlarının önerilen oranlarda olduğu saptanmıştır. Çalışma sonucunda; işçilerin ihtiyacı olan kalori hesaplamasını yapacak; buna göre menülerini hesaplayacak ve denetimlerde bulunacak profesyonel bir diyetisyen ve/veya gıda mühendisi çalıştırılmasının uygun olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşçiler, beslenme alışkanlıkları, enerji harcamaları, işçi sağlığı

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıTekstil+7
Evren Yıldız
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Gaziantep Üniversitesi'nin sağlıkla ilgili fakültelerindeki ilk ve son sınıf öğrencilerinin beslenme alışkanlıkları ve obezite sıklığı

Tanımlayıcı-kesitsel tipteki bu çalışma, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan ilk ve son sınıf öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarını ve obezite sıklıklarını saptamak ve bu durumu etkileyebilecek faktörleri ortaya koymak amacıyla yapılmıştır (n=1068). Evrene ulaşım oranı %88,0 olarak gerçekleşti. Araştırmada veri toplama aracı olarak soru kâğıdı kullanılmıştır. Toplanan veriler tanımlayıcı istatistikler, Kruskal Wallis, Mann-Whitney U ve ki-kare testleri kullanılarak analiz edildi. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Çalışmada yer alan öğrencilerin %61,5'i kadın, %38,5'i erkek ve BKİ ortalamaları 21,93 ± 3,16 kg/m² olarak bulundu. Araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin %12,2'sinin zayıf, %72,4'ünün normal kilolu ve %15,4'ünün fazla kilolu veya obez olduğu tespit edildi. Erkek cinsiyette olan ve tıp fakültesinde eğitim görmekte olan öğrencilerin beden kitle indeksine göre kilolu veya obez olma durumu anlamlı düzeyde yüksek olarak saptandı. Öğrencilerin yaklaşık yarısının günde 2 öğün ve daha az yemek yediği, en çok atlanan öğünün ise kahvaltı olduğu tespit edildi. 1. sınıfta eğitim gören öğrencilerde her gün süt ve süt ürünleri, meyve ve sebze tüketimi anlamlı düzeyde yüksek bulunurken (Sırasıyla p=0,024 ve p=0,007), son sınıfta eğitim gören öğrencilerde sigara ve alkol kullanma durumu anlamlı düzeyde yüksek bulundu (Sırasıyla p=0,040 ve p=0,026). Aile veya akraba ile birlikte kalmanın tüketilen besinler üzerinde olumlu etkisinin olduğu saptandı. Öğrencilerin %31,6'sının en az 1 kez diyet yaptığı, %33,9'nun düzenli egzersiz yaptığı görüldü. Sonuç olarak üniversite öğrencilerinde obez veya kilolu olma durumunun yaygın olduğu belirlendi. Elde edilen sonuçlar öğrencilerde obezitenin önlenmesi için yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasının, düzenli ve yeterli fiziksel aktivite yapmayı günlük yaşamlarının bir parçası haline getirmelerinin sağlanmasının önemli olduğu; sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının geliştirilmesi amacıyla eğitimin ilk aşamalarından itibaren öğrencilerin bilinçlendirilmelerinin gerekliliğini göstermektedir.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme bozuklukları+4
Ferit Yetkinşekerci
Gaziantep University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki tatlı tüketim alışkanlıkları: Y kuşağının (18-25 yaş arası) incelenmesine yönelik bir araştırma

Mutfak kültürü, yeme içme ve toplumun düzeni, yiyeceklerin diğer kültür elemanlarıyla ilişkisi, yemeklerin içine konan gıdalar gibi alt başlıkları kapsayan bir tanım olmakla birlikte, toplumu oluşturan bireyler tarafından kültür sonucunda öğrenilen, bir sonraki nesle aktarılan, beslenme davranışlarının tümünü kapsamaktadır. Tüketim alışkanlıkları da mutfak kültürüne paralel bir tanım içermektedir. Bir toplumda tüketilen gıdalar, sunum şekilleri, tercihler, yemek yeme adabı, tarih boyunca gelişen ritüeller, sanayileşme ve teknoloji gibi unsurlar tüketim alışkanlıklarının oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada, foodie olarak nitelendirilen Y kuşağının tatlı tüketim alışkanlıklarını ölçmek amaçlanmıştır. Y kuşağının tatlı tüketim alışkanlıklarını ölçmek için 18-25 yaş arasındaki Y kuşağına mensup 390 bireye anket yöntemi uygulanmıştır. Anket verileri, Türkiye'de 2016-2017 döneminde İstanbul, Gaziantep, Konya illerinde ikamet eden katılımcılarla yüz yüze görüşülerek ve farklı bölgelerden insanların bulunduğu sosyal medya platformu (Facebook) üzerinden online olarak toplanmıştır. Y kuşağının kişisel özelliklerinin tatlı tüketim alışkanlıklarına etkisi Bağımsız Örneklemler T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi ve Korelasyon Analizi ile ölçümlenmiştir. Y kuşağının demografik özelliklerinin tatlı tüketim alışkanlıklarına dağılımı, nerede, nasıl, ne zaman tatlı tükettiği, Y kuşağına mensup kişilerin tatlı tüketimine bakış açısı gibi sonuçlar anket sonucunda verilerin frekans ve yüzde dağılımlarının değerlendirilmesi ile elde edilmiştir. Çalışmanın sonunda Y kuşağının tatlı tüketim alışkanlıklarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde Y kuşağının geliri artıkça tatlının lezzetine daha da önem verdiği görülmektedir. Tatlıları sık tüketen Y kuşağı üyelerinin tatlının sunumuna dikkat ettiği tespit edilmiştir.

Beslenme alışkanlıklarıGastrostomiGençler+5
Yaşar Sevimli
Gaziantep University
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Çukurova Üniversitesi idari çalışanlarında beden kompozisyonu, beden algısı, yeme ve tartılma alışkanlıkları

Amaç: Obezite prevalansında dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hızlı artış vardır. Obezitenin davranışsal paradigmalarıyla ilgilenen çalışma sayısı ise yeterli değildir. Bu çalışmada Üniversitemizdeki idari çalışanlarda beden algısı, yeme-tartılma alışkanlıklarıyla beden kütle indeksi arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Veriler, sosyodemografik bilgi formu, Stunkard Beden Algısı Ölçeği, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi ve araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan, obeziteyle ilişkili davranışları değerlendirme formu kullanılarak toplanmıştır. Boy, beden ağırlığı, bel ve kalça çevresi ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya 513 kadın ve 335 (%39,5) erkek alındı. Obezite prevalansı kadınlarda %15,8, erkeklerde %19,7'ydi. Beden algısından memnuniyet oranı erkeklerde daha yüksekti (p=0,000). Kadınların %78,0'ı kilosundan memnun olmayıp kilo vermek istemekteydi. Beden memnuniyeti olanların oranı BKİ arttıkça düşme eğilimindeydi (p=0,000). Toplam 490'ının (%57,8) kilo verme girişiminde bulunduğu belirlendi. Erkeklerde hızlı yediğini bildirenlerin oranı (%43,9) kadınlardan (%31,0) yüksekti (p=0,001). Zayıftan obez gruba doğru hızlı yiyenlerin oranlarında artış olduğu saptandı (p=0,000). Katılımcıların üzüntü-stres durumunda %45,2'sinin iştahlarının kapandığı ve üzüntü-stres durumunda yemenin, obez grupta daha yüksek olduğu görüldü (p=0,0001). Toplamda % 65,7'nin düzenli tartılma alışkanlığı yoktu; düzenli ve düzensiz tartılanlar arasında normal ve kilolu oranları benzerken, zayıf ve obez grupta düzensiz tartılma daha yüksekti (p=0,041). Ölçülen ve ifade edilen BKİ değerleri benzer olup aralarında anlamlı fark bulunmadı (p=0,614). BKİ grupları arasında kahvaltı atlama, akşam atıştırmaları, öğünleri yeme yeri, kimlerle yediği, mutfak-oturma alanın birlikteliği ve fiziksel aktivite açısından bir fark belirlenmedi. Sonuç: Üniversitemiz idari çalışanlarında obezite prevalansı toplumdan daha düşüktür. Çalışmamızın sonucunda obezitede beslenme ve tartılmaya yönelik bir takım davranışsal faktörlerin etkisi olabileceği, bu nedenle korunmada ve yönetilmesinde bu etkenlerin yol gösterici olabileceği düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Obezite, idari çalışan, beden algısı, yeme ve tartılma alışkanlıkları

Beden imajıBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+7
Nimet Gök
Çukurova University
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ailedeki yeme ve aktivite alışkanlıkları ölçeğinin Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması

Amaç: Çocukluk çağında fazla kiloluluk ve obezite, artarak devam eden ciddi bir sağlık sorunudur. Başta kardiyovasküler hastalıklar, tip 2 diyabet olmak üzere çok sayıda sağlık problemine yol açmaktadır. Ailedeki yeme davranışları, alışkanlıklar, evdeki beslenme ve fiziksel aktivite ortamı çocukların davranışlarını şekillendirip kilo durumunu belirlemede önemli rol oynar. Bu faktörlerin belirlenmesi, çocuklarda kilo probleminin tedavisi ve önlenmesinde etkili olacaktır. Literatür taramasında bu etkenleri ölçebilen Türkçe bir ölçeğe ulaşılamamıştır. Bu çalışmanın amacı Family Eating and Activity Habits Questionnaire-Revised'ın Türkçe geçerlik ve güvenirliğini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Ölçek metni, grup çevirisi ve geri çeviri yöntemi kullanılarak Türkçeye çevrildi. Öncelikle pilot çalışma grubu olarak Adana'da ilkokul ve ortaokul düzeyindeki farklı okullardan öğrencilerin velilerine üç hafta ara ile ön test ve tekrar testi uygulandı. Ardından; ana çalışma grubunda okullarda ve polikliniğe getirilen çocukların velilerine ölçek uygulandı. Bulgular: Pilot çalışmada iç tutarlılığı gösteren Cronbach alfa değeri 0,787; ön test-tekrar testi arası uyumu gösteren Pearson korelasyon analizi sonucu r değeri 0,761 (p<0,001) olarak hesaplandı. Ana çalışmada ise Cronbach alfa değeri 0,780 olarak elde edildi. Fazla kilolu/obez çocukların toplam skorları, normal kilolu çocukların toplam skorundan anlamlı olarak daha yüksekti. Ölçek toplam skoru, çocuğun kilo durumunu % 71 başarı ile belirleyebiliyordu. Sonuç: Elde ettiğimiz geçerlik ve güvenirlik değerleri, Ailedeki Yeme ve Aktivite Alışkanlıkları Ölçeği'nin benzer bir Türkiye örnekleminde kullanılabileceğini düşündürmektedir. Anahtar sözcükler: ailedeki yeme ve aktivite alışkanlıkları ölçeği, çocukluk çağı obezitesi, FEAHQ-R

AileBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+6
Gizem Aslan
Çukurova University
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıkları ve probiyotik süt ürünleri tüketim sıklıklarının anksiyete bozukluğuna etkisi

Bu çalışmanın ana amacı üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarını, probiyotik süt ürünleri tüketim alışkanlıklarını ve bunların anksiyete bozukluğuna etkilerini belirlemektir. Araştırma Adnan Menderes Üniversitesi Aydın Sağlık Yüksekokulu, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Hemşirelik Fakültesi öğrencilerinden toplam 484 öğrenci ile yürütülmüştür. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Beslenme Alışkanlıkları ve Probiyotik Süt Ürünleri Tüketim Formu ve Yaygın Anksiyete Bozukluğu 7 (YAB-7) Testi kullanılarak toplanmıştır.. P<0,05 düzeyindeki değerler istatistiksel olarak önemli kabul edilmiştir. Araştırmanın yapılabilmesi için etik kuruldan izin alınmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %83,9'u kadın, %16,1'i erkek, yaş ortalaması 20,56±1,83 bulunmuştur. %62,2'sinde anksiyete bozukluğu saptanmış olup, bunların %10,1'i ciddi düzeydedir. Öğrencilerin %47,7'si probiyotik süt ürünleri tükettiklerini bildirmişlerdir. Pişirme yöntemi olarak haşlama-ızgara-buğulama yöntemini kullanmak (p=0,007), her gün yoğurt tüketmek (p=0,007), sık sık yeşil yapraklı sebze (p=0,049) ve meyve (p=0,006) tüketmek anksiyete bozukluğu riskini azaltan etmenler olarak bulunmuştur. Her gün hazır yemek tüketenlerde (p=0,000) ve probiyotik süt ürünlerini tüketmediklerini bildiren (p=0,008) öğrencilerde ciddi düzeyde anksiyete bozukluğuna daha çok rastlanmıştır. Bu çalışmada öğrencilerden yarısından fazlasında anksiyete bozukluğu görüldüğü; pişirme yönteminin, yoğurt, yeşil yapraklı sebze, meyve, hazır yemek tüketiminin anksiyete varlığını etkilediği sonucuna varılmıştır. Öğrencilerde anksiyete bozukluğuna neden olan beslenmeyle ilgili faktörlerin bilinmesi, beslenme sorunlarının tanılanması, önlenmesi ya da azaltılmasında risk faktörlerinin belirlenmesinde katkı sağlayacaktır.

AnksiyeteBeslenme alışkanlıklarıPrebiyotikler+3
Şenay Çatak
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Aydın Adnan Menderes Üniverstesi Tıp Fakültesi 1. sınıf ve 6. sınıf öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Yeterli ve dengeli bir beslenme ile sağlığın korunması, geliştirilmesi mümkündür. Ülkemizde yetersiz ve dengesiz beslenme büyük bir toplumsal sorundur. Özellikle gençlerin beslenme alışkanlıkları ile ilgili araştırmalarda, çok ciddi sorunların yaşandığı bilinmektedir. Bu çalışmada, tıp fakültesi öğrencilerinin beslenme bilgilerini, beslenme alışkanlıklarını ve beslenme konusundaki problemlerini ortaya koymak ve tıp fakültesi eğitiminin beslenme bilgi düzeyine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Tanımlayıcı tipteki araştırmamız Ağustos 2019 ile Aralık 2019 tarihleri arasında Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenci 1.sınıf ve 6.sınıf toplam 280 katılımcı ile yüz yüze anket yöntemiyle uygulanarak yürütülmüştür. Anketimiz sosyodemografik bilgileri sorgulayan 15 soru ve beslenme alışkanlıklarını sorgulayan 29 sorudan oluşmaktadır. Bulgular: Çalışmaya katılanların %51,60'ı (n=145) erkek, %67,62'si (n=190) 1.sınıf öğrencisiydi. Öğrencilerin yaş ortalaması 20,44±2,60 yıldır. 6.sınıfların VKİ ortalaması (22,75±3,37) 1.sınıflara göre (21,79±3,25) daha yüksekti (p:0,014). Düzenli kahvaltı alışkanlığı olanların oranı 1.sınıflarda (%61,05), 6.sınıflara göre (%42,86) daha yüksekti (p:0,012). Kahvaltıda peynir, zeytin, yumurta vb. besin tüketenlerin oranı, 1.sınıflarda (%73,51) 6.sınıflara göre (%36,47) daha yüksektir (p<0,001). Spor veya egzersiz yapma oranı, 1.sınıflarda (%45,56) 6.sınıflara göre (%32,97) daha fazlaydı (p:0,031). 1.sınıflarda spor yapılan gün sayısı (3,14±1,56) 6.sınıflara göre (2,36±1,50) daha fazlaydı (p:0,010). Sonuç: Bu sonuçlar değerlendirildiğinde; tıp fakültesi öğrencilerinde eğitim seviyesi ile yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları doğrudan bir ilişki olduğu tespit edilemedi (?). Eğitim seviyesi artmasına rağmen 6. sınıf öğrencilerinde sağlıksız beslenme alışkanlıklarının ve sedanter yaşam tarzının daha ön planda olduğu görülmektedir. Bunun nedeninin ise, tıp fakültesinin yorucu ve stresli ortamı ve öğrencilerde bilgi eksikliğinden kaynaklanabileceği düşünülmekte ve bu konuda çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. 6.sınıflarda günlük içilen çay miktarı (3,54±2,86) 1.sınıflara göre (2,34±1,71) daha fazlaydı (p<0,001). 6.sınıflarda günlük içilen kahve miktarı (2,42±1,58) 1.sınıflara göre (1,71±,95) daha fazlaydı (p:0,001). Anahtar Kelimeler: beslenme, egzersiz, öğrenci, sedanter, tıp

AydınBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+6
İbrahim Halil Çetin
Aydın Adnan Menderes University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

5-18 yaş arası tip 1 diyabetli çocuk ve ergenlerin besin ögesi alımlarının ve beslenme alışkanlıklarının değerlendirilmesi

Diyabetli çocuklarda yeterli ve dengeli beslenme sayesinde metabolik kontrolün iyileştiği, büyüme gelişmede optimal hedeflere ulaşıldığı ve komplikasyon gelişiminin engellendiği bildirilmektedir. Bu sebeple çalışmamızda tip 1 diyabetli çocuk ve ergenlere ait demografik, bebeklik dönemine ilişkin ve beslenmeye dair bilgiler araştırılarak metabolik kontrol ve beslenme durumuyla bağlantılı çıkarımlar yapılması hedeflendi. Çalışmaya en az altı ay önce tip 1 diyabet tanısı almış 5-9,9 yaş arası çocuk, 10-18 yaş arası ergen olmak üzere 127 çocuk dahil edildi. Diyabetlilere ait bilgiler, anket formu ve dosya incelenmesi ile elde edildi. Vücut ağırlığı ve boy ölçümü poliklinikte çalışan oksolog tarafından alınmış olup VKİ ve SDS değerleri Neyzi ve arkadaşlarının Türk çocukları için geliştirdikleri standartlara göre değerlendirildi. Bireylerin günlük enerji ve besin ögesi alımları 3 günlük besin tüketim kaydı formlarıyla elde edildi. Besin tüketim kayıtlarının değerlendirilmesi hususunda Bebis programı 8.1 versiyonundan yardım alındı. Elde edilen sonuçlar Türkiye Beslenme Rehberi (2015) ve ISPAD (2018) önerileri doğrultusunda değerlendirildi. Enerji ve besin ögelerinin %66-%100 arasında karşılanması önerilen düzeyde alım olarak kabul edildi. Çalışmanın istatistiksel analizi SPSS 22.0 paket programı kullanılarak yapıldı. Çalışmamız sonucunda tip 1 diyabetli çocuk ve ergenlerin günlük diyetinde karbonhidrat, protein ve sodyum mineralini önerilerin üzerinde tükettiği; lif ve demir minerali tüketimlerinin ise yetersiz olduğu görüldü. Bu durum tip 1 diyabetli bireylerin sağlıklı şekilde büyüme gelişmelerini tehlikeye sokmaktadır. Gıda tüketim kayıtları her üç ayda bir düzenli olarak kontrol edilerek önerilerle karşılaştırılmalı ve gerektiğinde deneyimli bir diyetisyen tarafından beslenme eğitimi verilmelidir. Bu sayede glisemik kontrol ve kan parametrelerinin iyileşmesiyle gelecekte oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilmesi de hedeflenmelidir.

BesinlerBeslenmeBeslenme alışkanlıkları+6
Hatice Ezgi Özcan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Adolesanlarda farklı iki günde belirlenen besin ögesi alımları ile sağlıklı yeme indeksi ve diyet kalite indeksi arasındaki ilişkinin belirlenmesi

İrem AYHAN TURAL, Adolesanlarda Farklı İki Günde Belirlenen Besin Ögesi Alımları ile Sağlıklı Yeme İndeksi ve Diyet Kalite İndeksi Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Programı Tezli Yüksek Lisans, Gaziantep, 2018. Bu çalışmanın amacı, adolesanların farklı iki günde belirlenen besin ögesi alımları ile, Sağlıklı Yeme İndeksi ve Diyet Kalite İndeksleri arası ilişkiyi değerlendirmektir. Bu çalışmada adolesanların diyet kalitesi; Sağlıklı Yeme İndeksi (HEI-2010), Diyet Kalite İndeksi (DQI-I) ve Akdeniz Diyeti Kalite İndeksi (KIDMED) ile değerlendirilmiştir. Çalışma, Kilis ilinde Mehmet Sanlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gündüzlü eğitim-öğretim gören, çalışmaya katılmayı kabul eden, 15-18 yaş grubu toplam 200 adolesan (erkek: 62, %31,0; kız: 138, %69,0) üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama formu ile adolesanların; genel özellikleri, beslenme alışkanlıkları, 24 saatlik beslenme tüketim durumu, besin tüketim sıklığı, fiziksel aktivite durumları ile antropometrik ölçümleri ve vücut bileşimleri değerlendirilmiştir. Erkek ve kızların sırasıyla %4,8 ve %8,7'si obez, %8,1 ve %15,9'u ise fazla kiloludur. HEI-2010, DQI ve KIDMED indekleri 14 gün ara ile farklı iki günde alınan besin tüketim kayıtları ile hesaplanmıştır. Çalışmada iyi diyet kalitesine (HEI: ≥80 puan) sahip adolesan bulunmamıştır. HEI-2010 1. (başlangıç) ve 14. gün ortalama puanı erkeklerde 46,2, kızlarda ise 48,7 puandır ve %49,5'inin diyet kalitesi kötü (<50 puan) olarak belirlenmiştir. Toplam meyve, tam meyve ve toplam sebze puanları cinsiyete göre anlamlı düzeyde kızlarda daha yüksek bulunmuştur (p<0.05, p<0.01). DQI-I 1. ve 14. gün puan ortalaması 100 puan üzerinden erkeklerde 50,7, kızlarda ise 45,5 puandır. Sebze, tahıl, posa, protein, toplam yağ, doymuş yağ, yağ asitleri ve toplam DQI-I puanları cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklı bulunmuştur (p<0.01, p<0.05). Kızlarda protein puanı daha yüksek; sebze, posa, toplam yağ, doymuş yağ, yağ asitleri ve toplam DQI-I puanları ise daha düşük düzeyde belirlenmiştir. Tüm adolesanların KIDMED puanı ortalaması 4,1±2,33 (erkek: 4,4±2,43, kız: 3,9±2,27) puan olarak bulunmuştur. KIDMED ortalama puanına göre adolesanların diyet kalitesi orta düzeydedir (4-7 puan) ve geliştirilmesi gerekmektedir. Elde edilen verilere göre adolesanların diyet kalitesi iyi değildir, bu nedenle beslenme müdahalesi ve beslenmenin geliştirilmesi programlarının uygulanması gerekmektedir.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme durumu+5
İrem Ayhan Tural
Hasan Kalyoncu University · Institute of Health Sciences
2018
00

Related subjects