Budget
119 theses under this subject heading
Bütçe açıklarının başlıca makroekonomik değişkenler üzerine etkisi: Türkiye örneği
Bu çalışmada Türkiye'de bütçe açıklarının başlıca seçili makroekonomik değişkenler üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bütçe açıklarının, cari denge, M3 para arzı ve GSYH gibi değişkenler üzerindeki etkisi, 2006Q1-2020Q2 çeyreklik veriler elde edilerek seçili değişkenler üzerinde araştırma yapılmıştır.Çalışmada verilerin durağanlık mertebeleri yapısal kırılmalı perron 1997 birim kök testi ile ADF(Agumented Dickey Fuller) ve Philisps Perron geleneksel birim kök testleri ile belirlenmiştir. Daha sonra ARDL sınır testi ile değişkenler arasındaki eşbütünleşme ilişkisi incelenmiştir. Son olarak Toda yamamato nedensellik testi ile değişkenler arasındaki nedenselliğin varlığı ve yönü tespit edilmiştir.Birim kök testlerinin sonuçlarına göre değişkenlerin farklı mertebede durağan oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca bütçe açıklarının seçili makroekonomik değişkenlerler üzerindeki etkisini incelemek amacıyla kurulan üç farklı regresyon modelinde ARDL sınır testi prosedürüne göre eş bütünleşme ilişkisi kanıtlanmıştır. Toda yamamato nedensellik testine göre bükçe açıkları ile cari denge arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi söz konusu iken, GSYH 'dan bütçe dengesine tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Ayrıca M3 para arzı ile cari denge arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisi söz konusudur. Anahtar Kelimeler: Bütçe Açıkları, Makroekonomik Değişkenler, GSYH, Cari Açık, M3 para arzı, Toda Yamamato Nedensellik Testi, ARDL Sınır Testi
Bütçe hakkı ve demokrasi: OECD ülkelerinden ampirik bulgular
Bütçe hakkı, kamu mali kararları olan gider ve gelirlerin belirlenmesinde halkın söz sahibi olması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda bütçe hakkının varlığı ve etkin işlemesi bir ülkedeki millet iradesinin kesin bir şekilde ifadesi olmaktadır. Demokrasi ise mali kararlarda dahil olmak üzere egemenliğin halka ait olduğu bir yönetim biçimidir. Tarihi süreçte bütçe hakkı geliştikçe demokrasiler de gelişme göstermiştir. Bütçe hakkı uzun yıllardır halk adına, halkın seçtiği temsilciler tarafından kullanılmaktadır. Ancak temsili demokrasinin krizde olduğu dönemlerde bütçe hakkının kullanımı zedelenmektedir. Bu çalışma ilgili literatür ışığında demokrasi ve bütçe hakkının birbiriyle ilişkili ve birbirini tamamlayan süreçleri ifade ettiğini savunmaktadır. Demokratik değerlerin artması bütçe hakkının tesisini ve kullanımını kolaylaştırmaktadır. Bütçe hakkının kullanılamadığı bir ortamda demokrasi açığı olduğu düşüncesinden yola çıkılarak bütçe hakkının nasıl geliştirilebileceği sorusuna demokrasi boyutunda cevap aranmaktadır. Demokrasinin öngördüğü temel ilkelerle bağlantılı olan ve bütçe hakkını güçlendiren şeffaflık, katılım ve hesap verebilirliğin hayata geçirilmesinin hem demokratik yapıyı güçlendirdiği hem bütçe hakkının kullanımını kolaylaştırdığına dair kanıtlar sağlanmaktadır. Bu çalışmada, demokratik değerlerin bütçe hakkı üzerindeki etkisi ampirik bir analiz aracılığıyla incelenmiştir. OECD üyesi 19 ülkenin açık bütçe endeksi, demokrasi endeksi, politik istikrar endeksi, kişi başına gelir değişkenlerine ilişkin 2012-2021 dönemine ait verileri panel regresyon analizi aracılığıyla çözümlenmiştir. Ekonometrik analizler sonucunda bütçe şeffaflığı ile demokrasi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırma konusu ve ana hipotezi ifade eden bütçe şeffaflığı ve demokrasi ilişkisinin desteklendiği görülmüştür. Daha demokratik ülkelerin daha fazla bütçe şeffaflığı sağladığı ve neticede bütçe hakkının kullanımını kolaylaştırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Benzer şekilde çalışmada ele alınan diğer bağımsız değişkenler ile bütçe şeffaflığı arasında da pozitif ve anlamlı ilişki tespit edilmiş ve bu faktörlerin de bütçe şeffaflığı sürecine katkı sağladığına dair kanıtlar elde edilmiştir.
Türkiye'de performans esaslı program bütçe uygulaması; Gazi ve Muş Alparslan üniversiteleri spor bilimleri fakültesi doküman analizi ve üniversitelerde uygulayıcı görüşleri
Bu çalışma, Türkiye'de 2006 yılında yürürlüğe giren performans esaslı bütçeleme (PEB) uygulamasının ardından, 2021 yılında yürürlüğe giren performans esaslı program bütçe (PEPB) sisteminin etki ve sonuçları üzerinedir. Performans esaslı bütçeleme sistemine program bütçe (PB) sisteminin eklemlenmesi ile birlikte uygulamaya konulan performans esaslı program bütçe (PEPB) sisteminin etki ve sonuçları, PEPB sisteminin uygulamaya konulma gayesi, bu sistemden beklenen avantajlar ve dezavantajları araştırılmıştır. Bu çerçevede tezde birincil ve ikincil kaynaklardan yararlanılmıştır. İkincil kaynaklar olarak literatür ve doğruluğu teyit edilmiş kurumsal web sayfalarının verilerinden yararlanılmıştır. Birincil kaynak olarak Gazi ve Muş Alparslan Üniversiteleri Spor Bilimleri fakültelerinin stratejik plan, performans programı, kalite raporları ve kurumların web sayfalarından bu yöndeki doküman ve verilerden yararlanılmıştır. Ayrıca PEPB ve stratejik planlama sürecine yönelik üniversitelerde bu alanda çalışan uygulayıcılarla görüşmeler yapılmış, nitel araştırma yöntemi ile elde edilen veriler analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda PEPB uygulamasının memnuniyet oranının yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla stratejik planlama sürecinin uygulama sürecine yönelik memnuniyetsizlik oranının daha yüksek olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Amaç 2021 yılında uygulamaya konulan PEPB'in uygulanabilirliği açısından uygulayıcılardan ve örnek belgelerden elde edilen veriler sonucunda literatüre makul derecede katkıda bulunmak ve gerekli görülen hususlarda önerilerde bulunmaktır.
Yerel kamu hizmetlerinin önceliklerinin belirlenmesinde katılımcı bütçeleme anlayışı ve Türkiye'deki belediyeler açısından değerlendirilmesi
Bu çalışma; belediyeler tarafından sunulmakta olan yerel kamu hizmetlerinin, halkın talep ve önerileri doğrultusunda belirlenmesine imkan sağlayan bir bütçeleme uygulaması olan katılımcı bütçelemenin ülkemizdeki belediyelerin tamamında hayata geçirilmesi için yapılması gerekenlere yönelik önerilerde bulunmak amacıyla hazırlanmıştır. Türkiye'deki katılımcı bütçeleme uygulamalarının mevcut durumu incelenerek sorunlar tespit edilmeye ve çözüm için yapılması gerekenler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Günümüzde katılımcı bütçelemenin ülkemizdeki belediyelerin tamamında uygulanması için kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmamaktadır ve bu önemli bir eksiklik olarak tespit edilmiştir. Bazı belediyelerde katılımcı bütçeleme uygulamalarına rastlanmakla birlikte bu uygulamalar sınırlıdır. Çalışma; kamu hizmeti kavramını, kamu hizmetinin çeşitlerini, yerel kamu hizmetlerini, belediye idaresini, katılımcı bütçelemeyi, çeşitli ülkelerdeki katılımcı bütçeleme uygulaması örneklerini, Türkiye'de katılımcı bütçeleme konusunda yapılan çalışmaları, belediyelerde katılımcı mekanizmaları, katılımcı bütçelemenin Türkiye'deki belediyelerde uygulanabilirliğine ilişkin yasal çerçeveyi ve Türkiye'deki belediyelerde katılımcı bütçeleme uygulaması örneklerini kapsamaktadır. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'deki belediyelerde katılımcı bütçeleme konusunda mevcut uygulamaların yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bunun en temel sebebi ise katılımcı bütçeleme uygulamasının yasal bir mevzuata dayanmadan belediyelerin inisiyatifine bağlı olarak uygulanmasıdır. Katılımcı bütçelemenin Türkiye'deki belediyelerin tamamında uygulanabilmesi için atılması gereken en önemli adımın ise, katılımcı bütçelemenin bütün belediyelerde uygulanmasını zorunlu tutan ve bu uygulamanın usul ve esaslarını belirleyen yasal bir düzenlemenin zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi olacağı değerlendirilmiştir.
Türkiye'de performans esaslı bütçeleme sisteminin değerlendirilmesi
Bu çalışmada, Türkiye'deki bütçeleme bileşenlerine ilişkin değerlendirmeler yapmak, performans bilgisinin sonuçlara tesiri olacak şekilde üretilmesinde ve plan bütçe ilişkisinin kurulmasında bu bileşenlerden bazılarının nasıl bir değişime uğraması gerektiğine yönelik önermeler sunmak amaçlanmıştır. Ayrıca performans esaslı bütçeleme yaklaşımlarına göre seçilmiş bazı OECD ülkelerindeki bütçeleme unsurları ele alınmış ve bunlardan bazılarının Türkiye'deki sisteme entegre olup olamayacağına ilişkin çıkarımlar yapmak hedeflenmiştir. Bunun için çalışmada öncelikle bütçeleme sistemlerine yer verilmiş; daha sonra söz konusu ülkelerdeki bütçeleme unsurları üzerinde durulmuştur. Son bölümde ise Türkiye'deki bütçeleme bileşenleri detaylıca ele alınıp değerlendirme ve önerilerde bulunulmuştur. Çalışma sonucunda stratejik planlama ve sisteme yeni dâhil olan program yapısı ile harcama gözden geçirmelerinin bir bütçeleme ekosistemi oluşturduğu ve bu ekosistemin sağlıklı işleyebilmesi için yukarıdan aşağı doğru bir metotla iyileştirmeler yapılmasının etkinliği artıracağı; bahsi geçen ülkelerde sonuç alınan uygulamaların da bu iyileştirmeler yapıldıktan sonra sisteme dâhil edilmesinin yararlı olacağı tespit edilmiştir.
Mahali idarelerde bütçe genel yapısı
MAHHALİ İDARELERDE BÜTÇE GENE YAPISI
Türkiye'de KOBİ'lerde bütçe hazırlama esasları ve bir uygulama
Ülke ekonomimiz içerisinde sayı ve istihdam açısından önemli bir yere sahip KOBİ'ler, küreselleşmenin hızla yayıldığı Dünya'mızda kendilerine yer bulmak, mevcut konumlarını korumak ve geliştirmek zorundadırlar. Küreselleşmeyle beraber, ülkelerin siyasal, sosyolojik, kültürel ve ekonomik yönleriyle dünya ölçeğinde yayılma eğilimleri hızla artmaktadır. Ülkeler arası ekonomik pazarların genişlemesiyle rekabet de en üst seviyeye çıkmıştır. Bu da işletmelerin üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Pazar dendiğinde artık ülke sınırları değil tüm Dünya piyasaları konuşulmaktadır. İşletmelerin değişen bu durumlara karşı kendilerinin esnekliklerini daha da yüksek noktalara taşıyıp, profesyonelliklerini geliştirmeleri gerekmektedir. Rekabet stratejisinde hızlı davranan ve esnekliği yüksek olan işletmeler ayakta kalırken, diğer işletmeler bu gelişmelerden olumsuz etkilenmektedir. Olumsuzluğun minimize edilmesi ancak iyi bir organizasyon, plan ve kontrol dâhilinde gerçekleşebilir. Bu çalışmanın amacı, literatürdeki tanımlar ve uygulamalar ışığında, güncel gelişmeleri de irdeleyerek, Türkiye'nin belkemiği KOBİ'lerin bütçe hazırlama süreçleri ve bu süreçte yaşanabilecek olumsuzluklara öngörü sunmaktır. Çalışmada ülkemizin dinamosunu oluşturan KOBİ'ler için bütçe hazırlamanın esasları hakkında ayrıntılı bir çalışma yapılmış ve tekstil sektöründen örnek bir uygulama ile anlatım pekiştirilmiştir. Çalışma sonucunda bütçe uygulamalarının hazırlık ve uygulama aşamasının uzun ve maliyetli olmasından dolayı işletmeler tarafından yapılmadığı veya eksik yapıldığı gözükmektedir. İşletmelerin bütçeleme, yani plan ve kontrol çalışmaları olmadan vizyon ve misyonlarında sonuca ulaşmaları mümkün olamayacaktır.
Trends of financial allocations for The Kurdistan Regional Government of The Iraq federal budget
The imbalance in Iraq's federal budget after 2003 was mostly an estimated not a real deficit. The real deficit is the actual or nominal deficit adjusted for inflation's effect on the debt. In particular the real deficit equals the nominal deficit minus the inflation rate time the total debt in a given year. The significant escalation in public revenues as a result of the increase in oil prices and exported quantities exceeded estimates. Consequently, the accumulation of foreign reserves increased. Another reason for reducing or eliminating the deficit in the budget could be the incomplete implementation of the public expenditures because of the poor execution and delay in approving the budget. That ultimately led to a surplus in the general budget and foreign reserves. Thus, it can state that the deficit in the public budget caused by lower oil revenues and the increase in public expenditures. The allocation of a fixed share of 17% of the federal budget to the Kurdistan Regional Government led to tremendous economic development during the period from 2003 to 2014. However, from 2014 to 2018, the federal government cut (stopped sending) Kurdistan's allocation from the federal budget, which affected negatively on the region's economic growth. This study aims to clarify the operational and investment allocations for federal budgets and elucidate the operational and investment assignments to the Kurdistan Regional Government. Also, it seeks to identify the feasibility of the Kurdistan Regional Government's commitment to the federal budget law. Furthermore, it evaluates the negative and positive impacts of the lack of responsibility of the Kurdistan regional government to abide by the federal budget law. Iraq and the Kurdistan Region are the central areas of the study, and the first period is from 2006 to 2018. The most relevant results that this study came up are the followings: 1. The oil sector is the primary source of the financial funding of the federal budget and also in attracting foreign currency to assist in advancing economic development. Oil revenues were (42287900) million dinars in the (2006) and increased to (77160392.64) million dinars in 2018). That is because: (A) The Iraqi economy relies on the oil sector to finance the federal budget. (B) The drop in the price of oil in 2016 was because of the emergence of shale oil. (C) OPEC's insistence on the same amount of production for maintaining its hare in the world oil market. 2. While the contribution of investment expenditure reached 18.19% in (2006), it increased to %23.56 in 2018. Even though these proportions in the investment agreement, there is no tangible presence on the ground of prosperity and development. That indicates that there is a waste in the money allocated for investment and not being implemented. As a result of financial and administrative corruption. 3. The regional government abides the federal budget law from 2006 to 2013, which led to the development of the infrastructure and services to the residence of the region and increased economic well-being. However, Kurdistan's government did not abide by the law of the federal budget from 2014 to 2018. That resulted in the loss of expenditure investment (21934640.89 million) and the paralysis of thousands of investment projects in the region. According to the results of the study, the following recommendations made:- 1 - Cleansing the state agencies, even at a high level, from corruption and mischief in Iraq and the Kurdistan region. Avoiding, ultimately, all forms of nepotism in executing small and enormous projects. Improving the managerial performance of the entire state agencies and enhancing their abilities. Encouraging the spirit of transparency and accountability for achieving the principle of equal opportunities and respecting the law. That is all to maintain public and private money. 2- Decreasing the spending at the expense of the operational budget in Iraq and the Kurdistan Region. Increasing the expenditure at the expense of the investment budget because it contributes really to achieving economic development. 3- Diversifying the sources of public revenues, particularly tax revenues, finding an effective tax system in Iraq and the Kurdistan region. 4- the responsibility of all the minister in ninth Cabinet to head towards the agreement with the federal government for ensuring public expenditure (operational expenditure and investment expenditure) General Budget, Public Expenditure, Iraqi Economy, Total Revenues. Keywords:
Katılımcı bütçe ve mali yerelleşme ilişkisi: Uşak ili örneği
Küreselleşme olgusunun tüm dünyaya yayılmasıyla başlayan değişimler, yönetim alanındaki değişimleri de beraberinde getirmiştir. Küreselleşme ile ülkeler arasında kalkan sınırlar gibi yönetim ve halk arasındaki bürokrasi duvarlarının da kalktığı görülmektedir. Yönetim anlayışındaki bu değişimler bütçe süreçlerine de yansımış ve katılımcı bütçeleme anlayışı ortaya çıkmıştır. Katılımcı bütçeleme, halkın karar alma süreçlerine katılarak harcama önceliklerini belirlemesine imkân vermektedir. Katılım, şeffaflık, hesap verilebilirlik, yönetişim ve demokrasi gibi pek çok kavramı bünyesinde barındıran katılımcı bütçeleme, yerel yönetimlerde uygulama alanı bulmuştur. Böylece 1980'lı yıllardan bu yana yasal düzenlemelere ve uluslararası sözleşmelere konu olan yerelleşme katılımcı bütçeleme anlayışıyla daha mümkün hale gelmiştir. Çalışmanın amacı katılımcı bütçeleme ve mali yerelleşme arasındaki ilişkiyi olumlu ve olumsuz yönleriyle ele almaktadır. Katılımcı bütçeleme ile mali yerelleşme arasındaki etkileşim kapsamında, Uşak İli yerel yönetim birimlerinin katılımcılık faaliyetleri ve pilot uygulamalardan Uşak İl Özel İdaresi katılımcı bütçe uygulamasının mali yerelleşme üzerine etkileri tasviri analiz yöntemiyle değerlendirilmektedir. Çalışmanın sonucunda katılımcı bütçelemenin mali yerelleşmeyle pozitif yönlü ilişkisi olduğu ve katılımcı bütçelemenin yerel yönetimlerde mali yerelleşme için uygun alt yapıyı hazırladığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Birleşmiş Milletler'de toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin değerlendirilmesi
Cinsiyet eşitliğini sağlamak ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla hükümetler politikalarının tamamına cinsiyet eşitliğini yaymaya çalışmaktadır. Bu kapsamda kadın haklarını korumak, ekonomi, politika ve sosyal hayatta kadınların daha aktif olmasını sağlamak amacıyla toplumsal cinsiyet eşitliğinin tüm politikalara yayılması hedeflenmektedir. Bu durum, kamu politikalarının her alanına cinsiyet eşitliğinin uygulanmasını ifade etmektedir. Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliklerden kaynaklanan sorunları ortadan kaldırmak amacıyla ortaya çıkmıştır. Bu bütçeleme sistemi kadınlar için ayrı bir bütçe yapmak anlamına gelmemektedir. Mevcut ulusal ve yerel bütçe sistemine, cinsiyet perspektifinden bakmayı, kadın ve erkeklerin ihtiyaçları doğrultusunda bütçe hazırlamayı gerekli kılmaktadır. Ülkelerin gelişmişlik seviyeleri, politika süreçleri ve cinsiyet eşitliği seviyeleri, uygulanan cinsiyete duyarlı bütçelemede farklılıklar oluşmasına neden olmaktadır. Çalışmanın amacı; cinsiyete duyarlı bütçelemenin, cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönündeki katkılarını ortaya koymaktır. Bu kapsamda cinsiyete duyarlı bütçelemeyi destekleyen uluslararası kuruluşlardan Birleşmiş Milletler; mevcut uygulamaları, sağlandığı finansal ve teknik destekler ile öncelikli öneme sahiptir. Birleşmiş Milletler uygulamaları çerçevesinde toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin, ülkelerin cinsiyet eşitliği seviyelerine göre farklılaşan oranlarda katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bütçeleme, Cinsiyet Eşitliği, Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme.
Yükseköğretim kurumları döner sermaye işletmeleri bütçe yapısı ve işleyişi: Uşak Üniversitesi döner sermaye işletmesi örneği
Küreselleşen dünyada rekabetin artması ile özel teşebbüslerin yanında kamu kurumlarının da rekabete katılma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda faaliyet gösterecek kurumlara bağlı olarak kurulacak döner sermaye işletmeleri için bütçe kavramı önemli bir yere sahip olacaktır. Maliyet unsurlarının planlanarak bütçelerin hazırlanıp uygulamaya alınması gerekecektir. Bir süreç olarak ele alınan bütçe işlemleri, rekabet için tek başına yeterli olmamakla birlikte döner sermaye işletmelerinin yeniden yapılandırılması konusuyla ilgili düzenlemelerin de varlığına ihtiyaç olacaktır. Bu açıdan ortaya konulan düzenlemeler genel sorunların tamamına yönelik olmadığından gerçekleştirilecek değişikliklerin akabinde dikkate alınmayan noktalarda sorunların yaşanmasına devam edilecektir. Döner sermaye işletmelerinin tekrardan yapılandırma düzenlemeleri genel anlamda mali süreçlerle ilgili çalışmaları içermektedir. Bu işletmelerde idari anlamda düzen ve iş akışları ile ilgili problemlere çözüm sunabilecek herhangi bir düzenlemeye ait çalışma ortaya konulmamıştır. Bu çalışmanın amaçlarından biri Yükseköğretim Kurumu olan Uşak Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesinin bütçe yapısının ortaya konması, 2013-2017 mali yılları arasındaki bütçe tahminleri ile bütçe gerçekleşmelerine ait verilerin karşılaştırılması, başarı oranlarının hesaplanması sonucunda performansının ölçülmesidir. 2003 yılında yasalaşarak yürürlük tarihi 2006 yılı olan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile yeni tanımlamalar yapılmış ve kavramlar belirlenmiştir. Adı geçen kanun kapsamında döner sermayeli işletmelerin yeniden düzenlenmesine ait çalışmalar sürmektedir. Çalışmalar dahilinde 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun döner sermaye konulu maddelerinin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu doğrultusunda revize edilmesi zorunluluk haline gelmiştir. Uşak Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesinin hazırladığı bütçenin; ekonomik kodları itibariyle basit yapıda, potansiyel etkilere açık bir bütçe olduğu görülmüştür. 2013-2017 mali yılarına ait beş yıllık tahmini bütçe verileri ve gerçekleşen bütçe verileri kullanılarak bunlar arasındaki ilişkiler bir takım oranlamalar yardımıyla incelenmiştir. Değerlendirmeye esas bütçenin her geçen yıl daha da geliştiği ancak tahmin edilen bütçenin gerçekleşen bütçe ile karşılaştırıldığında başarı oranın düşük olmasıyla birlikte bütçe performansının da düşük olduğu yapılan tespitler arasında yer almaktadır. Ayrıca adı geçen birimdeki çalışanlarla mülakat-görüşme tekniği kullanılarak görüşme sorularına cevaplar alınmış olup literatürle ilişkilendirilerek çalışmamız sonuçlandırılmıştır. Bunun yanı sıra üniversitelere bağlı olarak kurulan döner sermaye işletmelerinin yönetim, örgüt yapısı ve işleyişi yetki sorumluluk paradigmasında açıklanmıştır.
Adil ekonomik düzendeki vergi sisteminin Türkiye bütçesi kapsamında mevcut vergi sistemiyle karşılaştırılması
Geçmişten günümüze devletler, gelirlerini büyük oranda vergilerle sağlamaktadır. Bununla birlikte sosyal yaşamın desteklenmesi ve muhtaç insanların ihtiyaçlarının karşılanması için de vergi alınmaktadır. Türkiye'de elde edilen gelir ve gider dengesini gösteren bütçe kalemleri içerisinde vergilerin büyük bir payı vardır. İşte bu tezin amacı, bütçe gelir-gider dengesini sağlayacak yeni bir ekonomik sistem olan AED'deki vergilendirme sistemi ile Türkiye'nin bütçe gelir-gider dengesini sağlayacak yeni önermelerde bulunmak ve mevcut sistemlerde vergi gelirleri içerisinde yer alan dolaylı vergilerin neden olduğu gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırmaktır. AED ekonomik sistemi ile günümüzde tartışmalara açık olan İslam Ekonomisi konusuna getirilmeye çalışılmıştır. Bütçe dengesini sağlamak ve gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermek amacıyla elde edilen vergiler içerisinde en büyük paya sahip olan dolaylı vergilerin neden olduğu olumsuzlukların üzerinde durulmuştur. Bütçe gelirleri içerisinde yer alan vergi gelirlerinin nasıl ve ne şekilde elde edilmesi gerektiği hususları bu çalışmada incelenmiş olup özellikle Türkiye'de mevcut gelir dağılımındaki adaletsizliğe neden olan dolaylı vergiler ve faizin olumsuz yönleri belirtilerek sorunlara çözüm yolları sunulmaktadır.
Bütçe dengesinin büyüme üzerindeki etkisinde iyi yönetişimin rolü
Bu çalışmanın amacı, bütçe dengesi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkide yönetişimin rolünü ortaya koymaktır. Bu amaçla, literatürde yer alan öncül çalışmalardan farklı olarak Hansen (1999) panel eşik regresyon analizi yöntem olarak kullanılmıştır. 2006-2018 dönemini kapsayan toplam 28 ülke örneklem olarak seçilmiştir. Sabit etkiler modelinden elde edilen bulgular, bütçe dengesi ile ekonomik büyüme arasında pozitif ve doğrusal olmayan bir ilişki olduğunu göstermektedir. Panel eşik yönteminden elde edilen bulgular ise, bütçe dengesinin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerinin büyüklüğünün belirlenmesinde yönetişimin önemli bir araç olduğunu göstermektedir. Analiz neticesinde elde edilen eşik değerin hem altında hem de üstünde bütçe fazlası ekonomik büyümeyi pozitif yönde etkilemektedir. Ancak, yönetişimin iyi olmadığı (yönetişimin eşik değerin altında olduğu) ülkelerdeki bütçe fazlasının, yönetişimin iyi olduğu (yönetişimin eşik değerin üzerinde olduğu) ülkelerdeki bütçe fazlasına nazaran ekonomik büyüme üzerindeki pozitif etkisi çok daha etkili ve önemli olmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde bütçe hakkının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
İngiltere'de 1215 yılında Magna Carta ile ortaya çıkan bütçe hakkı; "kamu gelir ve giderlerinin miktarı ve türünün belirlenmesi ve onaylanması" olarak tanımlanmaktadır. Bütçe hakkının süjesi olan halk bu hakkın kullanım yetkisini domgrafik koşullar nedeniyle kendi seçtiği temsilcilere devretmiştir. Bu bakımdan parlamentolar bütçe hakkına değil, bütçe yetkisine sahiptir. Yasama organının yürütme organı karşısındaki konumuna bağlı olarak etkinlik düzeyi değişen bu yetki, hükümet sistemleri açısından farklılık göstermektedir. 2017 Anayasa değişikliği ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesi dolayısıyla bütçe hakkı etkinliği Türkiye açısından da değişim göstermiştir. Çalışmanın birinci bölümünde bütçe ve bütçe hakkı kavramı ve bütçe hakkının tarihsel gelişimi incelenmiştir. Bütçenin hukuki niteliği ve bütçe hakkının unsurlarından hareketle bütçe hakkının etkinliğini artıran faktörlere ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Etkinlik kavramı çalışmada iktisadi açıdan kullanılmamaktadır. İkinci bölümde farklı hükümet sistemlerinden seçilen örnek ülkelerin bütçe hakkı etkinlikleri karşılaştırmalı olarak incelenerek söz konusu ülkelerin bütçe hakkı etkinliği artıran hususlar karşılaştırmalı olarak tespit edilmiştir. Üçüncü bölümde ise değişen hükümet sistemi ile birlikte değişim gösteren bütçe süreci ve bütçe sürecine etki eden yeni süjeler itibariyle etkilenen bütçe hakkı etkinliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur. Farklı hükümet sistemlerine sahip ülkelerdeki bütçe hakkı etkinliği ile karşılaştırmalı olarak yeni hükümet sisteminde bütçe hakkı etkinliğini sağlamaya yönelik çözüm önerileri ortaya konulmuştur.
The effect of revenue diversification on the general budget in Iraq for the period (1980 -2022)
The Iraqi economy is characterized by major structural imbalances, including the imbalance of the state's general budget due to unilateral sources of income, as the revenue side of the budget was based almost entirely on one resource in financing the state's general budget, which is crude oil, and they neglected other sources, especially taxes and fees. As the abundance of revenues from the oil sector neglected the importance and role of other revenues, and thus the estimate of the state's general budget became dependent mainly on expected oil, which makes the economy vulnerable to external fluctuations resulting from fluctuations in the oil market as well as internal changes represented in the conditions and quantity of domestic production of crude oil. The research aimed to measure and analyze the impact of the diversity of public revenues (oil revenues, tax income, tariff revenues) on the efficiency of the work of the public budget in Iraq for the period (1980-2022) using the ARDL model. The study concluded that there is a positive and significant impact of oil revenues, on the general budget in the long run. Also the study concluded that there is a positive but not significant impact of tax income and tariff revenues on the general budget in the long run in the long run, and that there is a significant and positive impact of the oil revenues , tax income ,and tariff revenues on the general budget in the short term
Bütçe uygulama sonuçlarının Borsa İstanbul 100 endeksine etkileri
Borsa endeksleri ve hisse senedi fiyatları pek çok faktörden etkilenebilmektedir. Günümüze kadar yapılan çalışmalarda da borsa endekslerinin çeşitli makroekonomik faktörlerle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bütçe dengesi de bu kapsamda çeşitli parametreler üzerinden borsayı etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de bütçe uygulama sonuçları ile Borsa İstanbul 100 endeksi arasında ilişki olup olmadığının araştırılmasıdır. Çalışmada 2006 ile 2018 yılları arasını kapsayan dönemde aylık bazda 156 gözlem kullanılmıştır. Merkezi yönetim bütçe dengesi ile BIST 100 endeksi arasındaki uzun dönem ilişkisi ARDL sınır testi yöntemi kullanılarak tespit edilmeye çalışmıştır. Borsa endeksini etkiledikleri düşünülen TÜFE, dış ticaret dengesi ve mevduat faiz oranları da araştırmada kontrol değişken olarak kullanılmıştır. Çalışma neticesinde BIST 100 endeksinin incelenen dönemde bütçe dengesi ve TÜFE ile pozitif yönde, mevduat faiz oranları ve dış ticaret dengesi ile de negatif yönde ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: BIST 100 Endeksi, Bütçe Dengesi, ARDL Sınır Testi, Borsa İstanbul, Bütçe Açıkları
Kamu kesimi etkinliğinin bütçe dengesi üzerindeki etkisine ilişkin ampirik bir değerlendirme
Geçmiş yıllarda bütçe açıkları ülkelerin en önemli mali performans göstergelerinden biriyken, zamanla ihmal edilmiş ve ekonomik büyüme, enflasyon gibi makroekonomik göstergelerin gölgesinde kalmıştır. Kriz yıllarıyla beraber bütçe dengesi tekrar gündeme gelmiş ve uygulanan genişletici mali politikalar aracılığıyla neden olunan bütçe açıkları krizden kurtulmanın yolu olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla, bütçe açıkları gerek teorik çalışmalarda gerekse uygulama alanında destek görmeye başlamış ve ülkelerin tekrar ön plana aldığı göstergelerden birisi haline gelmiştir. Özellikle bütçe açıklarının kamu harcamalarıyla olan yakın ilişkisi nedeniyle, hükümetler politika uygulamalarında bütçe yönetimine ve bütçe yoluyla uygulamalara daha fazla önem atfetmişlerdir. Bütçe açıklarının temel nedeni olarak gösterilen kamu harcamalarının mali denge üzerinde önemli derecede etkilere sahip olması harcamalara bu anlamda önem kazandırmaktadır. Kriz dönemlerinde özellikle 2008 krizinden sonra ülkelerin ekonomi politikalarının önemli bir parçasını genişletici mali politikalar oluşturmuş ve ekonomilerin tekrar canlandırılması için genişletici mali politikalar benimsenmiştir. Bu yolla ülkeler kamu harcamalarını artırmışlardır. Uygulanan bu politikalar bütçe dengesinin sağlanması sorununu da beraberinde getirmektedir. Bu durum kaçınılmaz olarak bütçe açıklarına yol açmış ve mali performans olumsuz etkilenmiştir. Dolayısıyla, kamu harcamalarının niceliksel olarak bütçe açıklarını artırdığı bilinmesinin yanında, yapılan kamu harcamalarının niteliksel yani etkinlik tartışmaları son yıllarda dikkat çekmiştir. Bu noktada kamu harcamaların gerçekten ihtiyaç duyulan alanlara yapılıp yapılmadığı ve etkinliğin sağlanması halinde harcamaların bütçe dengesi üzerinde olumlu rol oynayabileceği sorgulanmaya başlanmıştır. Bu kapsamda çalışmada kamu kesimi büyüklüğünün bütçe dengesi üzerindeki etkisiyle birlikte kamu kesiminin etkinliğinin de mali etkisinin araştırılması hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda bütçe açıklarına neden olan kamu harcamalarının etkin yapılması durumunda mali denge üzerindeki etkisi çeşitli göstergeler aracılığıyla ampirik tahmin edilerek incelenmektedir. Çalışmada alternatif modellerden olan sabit ve rassal etkiler modelleri arasından seçim Hausman test istatistiğine dayalı olarak yapılmakta ve metodolojik olarak sabit etkiler modeli tercih edilmektedir. Elde edilen sonuçların daha iyi yorumlanması ve daha kapsamlı ve analitik bir yönteme ihtiyaç duyulması nedeniyle literatürde sıkça kullanılan genelleştirilmiş momentler yöntemine başvurulmaktadır. Ampirik sonuçlar, kamu kesimi büyüklüğündeki artışın ise bütçe açıklarına neden olduğunu, ekonomik büyümeyle birlikte kaydedilen nüfus artışının bütçe dengesini iyileştirdiğini göstermektedir. Bunun aksine, kamu yatırımlarındaki artış ise bütçe açıklarına neden olmaktadır. Düşünülenin aksine kamu borcundaki artış da, bütçe dengesini iyileştirmektedir. Bu sonuç, beklentilerle tutarlı olmasa da, borcun büyüme yaratacak etkin harcama alanlara yönlendirilmesinin mali dengeleri iyileştirici etkisinden bahsetmek mümkün görünmektedir. Açıklayıcı değişkenlerin etkisine ilişkin bulgular ise, çalışmanın araştırma sorusuna ışık tutmaktadır. Öyle ki; kamu harcamalarının bütçe açıklarını arttırıcı etkisi söz konusu olmakla birlikte, kamu kesiminde etkinliğin sağlanması bütçe üzerindeki yükü anlamlı ve önemli ölçüde azaltmaktadır.
Tanzimat sonrası Osmanlı imparatorluğu bütçe ve kesin hesaplarının analizi
Bu doktora tezinde; Bütçe Hakkı ve Bütçe Hazırlama disiplininin Osmanlı mali sistemine entegre edilmesi ve Kesin Hesap uygulamasının yerleşmesi konuları çalışılmıştır. Mali sistem içerisinde Kamu Bütçelerinin ve Kesin Hesap Uygulamaları ile bütçe denetiminin sağlanması Osmanlı mali sistemi için yeni ve modern bir uygulama olmuştur. Bu sebeple Bütçeler ve Kesin Hesap Cetvelleri tezimizin ana konusu olmuştur. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılma sebepleri açıklanırken, birçok konudan bahsedilir. Bun konular içinde ilk sıralarda Osmanlı Ekonomik ve Mali sisteminin geliştirilememesi gelmektedir. Bu konuda yapılan çalışmaların çoğu sözel anlatımlara dayanırken, bu tez çalışmasında dönemin ekonomik gerçekliği, sayısal olarak ortaya konmakta ve analiz edilmektedir. Tanzimat sonrası 1841-1910 arası dönemin bütçe rakamları, tablo ve grafikler ile açıklanarak 19. Yüzyıl Osmanlı Devleti mali durumunun yıllar içindeki seyri analitik olarak gösterilmiştir. Ayrıca 1887-1895 arası 9 mali yılın bütçe rakamları verilerek dönemin bütçe analizleri detaylandırılmıştır. İlave olarak 1885-1892 arası hazırlanan Kesin Hesap cetvelleri ilk defa günümüz Türkçesine çevrilerek mali analiz teknikleri uygulanarak, bütçe rakamları ile karşılaştırılmış ve literatüre kazandırılmıştır. Tezde kullanılan birincil kaynaklar ve bu kaynakların mali disiplinle analiziyle özgün olmasına çok büyük bir çaba sarf edilmiş ve dönemin gerçek resmini oluşturulmasına küçükte olsa bir katkı sağlaması hedeflenmiştir.
Kamu mali yönetimi ve kontrol sisteminde bütçenin denetimi: Uluslararası karşılaştırmalı analizi
Dünyada etkili olan yeni kamu mali yönetimi anlayışı saydamlık, hesap verebilirlik, etkinlik, ekonomiklik, verimlilik gibi kavramları beraberinde getirmiştir. Özellikle kamu kesiminde etkinlik ve verimlilik sorunlarına çözüm geliştirmek amacıyla yeni kamu mali yönetimi anlayışı ile birlikte bütçe reformları yapılmış ve performans esaslı bütçeleme bu sürecin sonunda ortaya çıkmıştır. Kamu bütçe sisteminde yaşanan bu değişim süreci aynı zamanda kamuda hesap verme sorumluluğunu ve bütçenin denetimini de etkilemiştir. Performans esaslı bütçelemede kamusal kaynakların hukuka uygunluğunun yanı sıra etkin, ekonomik ve verimli bir biçimde kullanılması da amaçlandığından, bütçe üzerindeki denetim faaliyetinin de buna uygun şekilde yapılması öngörülmüş ve bu bağlamda yüksek denetimin kapsamı da belirtilen amaç doğrultusunda tekrardan tanımlanmıştır. Bu kapsamda birçok Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkesinde performans esaslı bütçe sistemine geçilmiş olup yüksek denetim kurumlarının görev ve sorumlulukları da bu doğrultuda değişmiş ve performans bütçelemedeki rolleri artmıştır. Bu çalışmada performans esaslı bütçe sistemini uygulayan OECD ülkelerinde hesap verebilirliğin ne şekilde gerçekleştiği yüksek denetim kurumları açısından ele alınacaktır. Çalışmada OECD ülkelerinden olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Güney Kore, Fransa ve Türkiye'nin performans esaslı bütçe sistemleri ve bütçenin dış denetimini gerçekleştiren yüksek denetim kurumları incelenmiştir. Bu kapsamda OECD'nin uluslararası performans bütçeleme veri tabanında yer alan veriler ile performans esaslı bütçe sisteminde yüksek denetim kurumlarının rolü üzerine OECD tarafından yapılan anket verilerinden de yararlanarak karşılaştırma yapılmış olup seçilmiş ülkelerin benzer ve farklı yanları ortaya konulmuştur.
Bütçe tahminlerinin 5018 sayılı KMYKK çerçevesinde değerlendirilmesi
Günümüzde devletlerden, harcamalarında şeffaf ve hesap verebilir olmaları beklenmektedir. Bu ilkelerin bir gereği olarak bütçe çağrısından kesin hesaba kadar tüm süreçler kamuoyu ile paylaşılmakta ve belgeler yayınlanmaktadır. Ancak modern devletlerin ekonomi içinde ulaştığı büyüklük nedeniyle piyasalar tarafından dikkatle izlenmesi gereken aktörler haline gelmesi, hesap verebilir ve şeffaf olmanın yanında öngörülebilirliğe olan ihtiyacı da ortaya çıkarmıştır. Gelecekte yapılması düşünülen harcamaları ve bu harcamaların seyrini gösteren belgeler olan Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Planın özel kesim için yol gösterici olarak nitelendirilmesi de devletin bu yönünü göstermektedir. Bu nedenle bütçeler, bahsi geçen belgelerde yer verilen rakamlara uygun olarak hazırlanmalı, piyasalar üzerinde enflasyonist veya tam tersi yönde dalgalanmalara neden olmamalıdır. Bu çalışmada bütçe çağrısının zamanında yayınlanıp yayınlanmadığı, Orta Vadeli Mali Plan, Orta Vadeli Program ve Bütçe Kanunu arasındaki uyum ve son olarak tüketim malzemeleri alımlarının uygunluğu, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Yargıtay Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıkları özelinde ve 5018 sayılı kanunun I sayılı cetvelinde yer alan kurumları ifade eden Genel Bütçeli İdarelerin bütçe rakamları toplamı üzerinden incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre Orta Vadeli Mali Plan ile Bütçe Kanunundaki ödenek tavanları özellikle 2010 ve sonrasında uyum göstermekte ancak bütçe çağrısı zamanında yayınlanmamakta; Orta Vadeli Mali Planda, programda izin verilenden daha yüksek artışlar öngörülmekte ve tüketim malzemeleri alımları da stoklar dikkate alınmadan yapılmaktadır.
Yeşil bütçeleme yaklaşımı ve performans esaslı program bütçe uygulaması: Türkiye için bir değerlendirme
İklim değişikliği nedeniyle ortaya çıkan çevresel, ekonomik ve toplumsal olumsuzluklar uzun süredir çözüme kavuşturulması arzulanan bir meseledir. İklim değişikliği sürecini yavaşlatmak ve sebep olduğu negatif etkileri en aza indirmek için hem küresel hem de ulusal düzeyde birçok politika hayata geçirilmektedir. Yeşil bütçeleme yaklaşımı da iklim değişikliği ve neden olduğu olumsuz etkilerle mücadele etmek amacıyla kullanılan ve kamu kesimi iklim politikalarının kamu bütçeleri aracılığıyla uygulanmasını hedefleyen bir bütçeleme yaklaşımıdır. Bu tez çalışması kapsamında yeşil bütçeleme yaklaşımı; gelişim süreci, kapsamı ve kullandığı araçlar çerçevesinde açıklanarak, yeşil bütçeleme yaklaşımını benimseyen ülkelerdeki uygulama örneklerine yer verilmiştir. Bu bilgiler ışığında Türkiye'de uygulanmakta olan performans esaslı program bütçe sistemi ile yeşil bütçeleme yaklaşımı arasındaki ilişki değerlendirilerek, yaklaşımın Türkiye'de uygulanabilirliği incelenmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda Türkiye'de yeşil bütçeleme yaklaşımının uygulanabilmesi için merkezi yönetim bütçesinde yer alan bütçe programlarının çevresel öncelikleri, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini ve iklim değişikliği ile mücadele politikalarını içinde barındıracak şekilde düzenlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda yeşil bütçeleme yaklaşımı araçlarından olan kamu harcamalarının ve kamu gelirlerinin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi, kamu mali yönetiminde iklim ve çevre odaklı bir bakış açısının benimsenmesi ve kamu kesimi iklim politikalarının izlenmesi, raporlanması ve denetlenmesini sağlayacak bağımsız bir denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulduğu görülmüştür.
Bütçe sürecinde baskı grupları
YÜKSEK LİSANS TEZ OZU BÜTÇE SÜRECİNDE BASKI GRUPLARI Cumhur DÜLGER Maliye Teorisi Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kasım 1999 Danışman: Prof.Dr. Engin ATAÇ Günümüzde demokrasi ile yönetilen ülkelerde hükümetlerin alacağı kamusal kararlarda bireyin bu kararlara katılımı esas amaçtır. Kamusal kararlara bireyin katılımın etkisi, ekonomik ve sosyal yapıları değişiklik gösteren ülkelerde farklı düzeydedir. Bu çalışmada amaç, bireyleri ilgilendiren kamusal kararlara katılmada demokratik bir araç olan baskı gruplarının bütçe uygulamalarına etkilerinin incelenmesidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde siyasal katılma ve baskı grubu kavramları incelenmiştir. İkinci bölümde Türkiye'de siyasal katılma ve baskı grupları, üçüncü bölümde ise Türkiye'deki mevcut bütçe sistemi ve bu süreçte baskı gruplarının etkisi incelenmiştir.
Sosyal bütçenin politik ekonomisi: Ege Bölgesi seçilmiş ilçe belediyeleri örneği
İnsanların sınırsız ihtiyaçlarına cevap verebilecek kurum olan devletin bireylere refah ortamı sunarak sosyal alanlarda planlama ve düzenleme yapmaları sosyal devlet olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Sosyal devletler toplumun bütün kesimlerinde yaşam standardını yükseltme görevini merkezi yönetim ve yerel yönetimler aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Merkezi yönetim bu hususta başarılı olmak adına yerel yönetimler ile işbirliği içinde çalışarak bu görevi paylaşmaktadır. Yerel yönetimler arasında topluma en yakın birim olan belediyelerin dezavantajlı gruplara yönelik eğitim, sağlık, barınma, güvenlik gibi sosyal kapsamlı uygulamaları sosyal politika uygulamaları olarak hayata geçmektedir. Sosyal politikaları hayata geçirerek halkın ortak ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan belediyeler 'sosyal belediyecilik' adını almaktadırlar. Sosyal belediyecilik adı altında sosyal politikaların uygulanmasına yönelik yapılan harcamalar ile bu harcamalara sağlanan kaynaklar bir bütün olarak sosyal bütçe ile ölçülmektedir. Sosyal bütçenin yerel düzeyde uygulanmasına örnek olarak Aydın, Denizli, Muğla ve Manisa seçili ilçe belediyelerinin politik ekonomi bağlamında incelenmesi çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Seçili ilçe belediyelerinde yıllara göre yapılan sosyal bütçe harcamaları ve bu belediyelerin bağlı oldukları siyasi kimlikleri doğrultusunda değerlendirmeler yapılmıştır. Buna bağlı olarak siyasi partilerin sosyal bütçeyi ne ölçüde benimsediği ve bu hususta hangi partinin ön planda olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Seçili ilçe belediyelerinin gider bütçelerindeki sosyal harcamaları değerlendirildiğinde İyi parti politikalarının sosyal bütçeye daha fazla eğildiği sonucuna varılmıştır.
Ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımını belirleyen faktörlerin ampirik analizi
Bugüne kadar kamu bütçe sürecine vatandaş katılımına ilişkin deneyimlerin çoğu yerel yönetimler düzeyinde gerçekleşmiştir. Diğer taraftan günümüzde ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımının sağlanabilmesi için yasama organlarının, yürütme organlarının ve yüksek denetim kurumlarının çeşitli mekanizmalar geliştirdiği görülmektedir. Ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımını etkileyen sosyo-ekonomik ve kurumsal-politik belirleyicilerin neler olabileceğine ilişkin ampirik çalışma sayısının sadece iki olduğu görülmektedir. Bu çalışma ile alandaki çalışma sayısının yetersizliğinin azaltılması noktasında katkı sağlanacağı düşünülmektedir. Bu konuda yapılan bir ampirik çalışmada ilk kez panel veri yöntemi kullanılması çalışmanın özgün taraflarından birini oluşturmaktadır. Bu çalışma ile ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımını belirleyen faktörlerin neler olabileceğinin ampirik olarak analiz edilmesi amaçlanmıştır. Ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımını etkileyen faktörler 2012 Açık Bütçe Anketi'nde yer alan 93 ülkenin 2011, 2014, 2016 ve 2018 yıllarına ilişkin verileri kullanılarak panel veri yöntemi ile incelenmiştir. Vatandaş katılımını etkileyen faktörler, sosyo-ekonomik ve kurumsal-politik faktörler olarak iki ana başlık altında ele alınmıştır. Hausman testi sonucunda ulusal bütçe sürecinde vatandaş katılımını etkileyen faktörlerin Sabit Etkiler Panel Veri Modeli kullanılarak analiz edilmesi uygun görülmüştür. Modelde sosyo-ekonomik faktörler açısından ampirik bulgular; eğitim düzeyi arttıkça ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımının artacağını göstermektedir. Diğer taraftan elde edilen bulgular; toplam nüfus içeresinde yaşlı nüfusunun oranı arttıkça vatandaş katılımının azaldığını ortaya koymaktadır. Kurumsal-politik faktörler açısından ise bütçe saydamlık düzeyinin artmasının ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımı üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu görülmektedir. Benzer biçimde analiz sonuçları; e-katılım düzeyinin bütçe sürecine vatandaş katılımını pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Dernek kurma ve toplantı özgürlüğünün, bütçe sürecine vatandaş katılımını olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte elde edilen bulgular; yolsuzluk düzeyi arttıkça ulusal bütçe sürecine vatandaş katılımının azalacağını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Ulusal Bütçe Süreci, Bütçe Hakkı, Bütçe Sürecine Vatandaş Katılımı, Panel Veri Analizi