Business ethic

141 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iş ahlakı ve mobbing uygulamaları

Bu çalışma kapsamında ahlak kavramı, önemi ve sosyal ilişkilerdeki önemi ele alınacaktır. Bu bağlamda ahlak ile birey ilişkisi, ahlak ile toplum ilişkisi, ahlaki gelişim teorileri, iş ahlakı, iş ahlakı teorileri ve iş ahlakına uygun olmayana davranış modelleri mercek altına alınacaktır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise mobbing olgusu ve tarihsel gelişiminin incelenmesi beklenmektedir. Bu kapsamda mobbing türleri, mobbing kavramına benzer kavramlar, süreç ve kademeleri, mobbing'e ortam oluşturan etkenler ile mobbing kavramında taraf olgusunun ele alınması beklenmektedir. Bölüm III kapsamında iş ahlakı ve mobbing ilişkilerinin işletme verimine etkileri incelenecek olup Bölüm IV kapsamında Türkiye'deki mobbing olgusu spesifik olarak incelenecektir.

MobbingTürkiyeİş ahlakı
Nilay Altınbaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretim Kurumları Etik Kodları Modelinin üniversitelerdeki uygulamalarının paydaş grupları üzerindeki etkisi: Bir araştırma

Etik kavramı, son yıllarda yaşamın her alanında olduğu gibi akademik alanda da özellikle sıkça vurgulanmakta ve dile getirilmektedir. İçinde yer aldığımız dünyada, araştırma ve uygulama faaliyetlerinin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için etik kodlara (kurallara) ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca etik kodların bireysel, toplumsal ve kurumsal ilişkilerin geliştirilebilmesi bakımından önemi büyüktür. Çalışmada etik kodların (kuralların) devlet üniversitelerinin paydaş gurupları ile olan ilişkileri üzerindeki etkinliğinin Etik Etkisini Geliştirme Modeli çerçevesinde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; etik, etik türleri, kamuda etik, etik kodun tanımı, amacı, içeriği, oluşturulması ve uygulamaya konulması ile yükseköğretim kurumları etik ilkeleri, yazın açısından irdelenmiştir. Son olarak, Etik Etkisini Geliştirme Modeli'nin boyutları bazında devlet üniversitelerinde etik kodların etkililiğini ölçmeye yönelik bir araştırma yapılmıştır. Yükseköğretim Kurumları içerisinde yer alan devlet üniversiteleri, araştırmanın kapsamını oluşturmuştur. Araştırmada 393 akademik ve idari personeli kapsayan anket çalışması ile toplanan veriler SPSS (20.0) programında analiz edilmiştir. Devlet üniversitelerinde uygulanan ankette kullanılan ölçek için öncelikle güvenilirlik analizi açısından Cronbach's Alpha değerleri hesaplanmıştır. Ölçek boyut ve alt maddeleri arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Welch Testi ile üniversiteler arasında oluşan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Farklılık kaynakları araştırması için Bonferroni, Scheffe, LSD, Tamhane's ve Dunnetts'c testleri uygulanarak karar verilmiştir. Araştırmanın bulguları istatiksel analize tabi tutularak sonuçlar irdelenmiştir. Etik Etkisini Geliştirme Modeli'ne göre; izin verilen devlet üniversitelerinin modelin boyutları bazında değerlendirilmesi yapılarak gerçekleştirilen test sonuçlarına göre geliştirilen hipotezlerden dokuzu doğrulanmış ve diğer üçü ise doğrulanamamıştır. Araştırma kapsamındaki 23 üniversitenin etik kodlarının, üniversitenin (3 boyutu dışında) diğer tüm ilişkilerini olumlu etkilediği söylenebilir. Araştırma çerçevesinde; etik kodların (kuralların) üniversitelerde gerçekleştirilen mevcut uygulamalardaki etkinliği sorgulanmış ve genel anlamda bu kuralların devlet üniversitelerinin paydaş gruplarla olan ilişkilerinde olumlu etkilerinin olduğu gözlenmiştir.

EtikEtik Etkisini Geliştirme ModeliEtik kod+5
Saim Altay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Hizmet sunumu sürecinde yaşanan olumlu ve olumsuz deneyimlerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisinde markanın etik algılanmasının aracı rolü

Bu çalışmanın amacı, hizmet sunumu sürecinin farklı aşamaları olan süreç öncesi (hizmetin beklenmesi), süreç esnası (hizmetin alınması) ve süreç sonrasında (hizmetin sonlanması) yaşanan olumlu ve olumsuz deneyimlerin algılanma düzeylerinin, markanın etik algılanma düzeyine ve tekrar satın alma niyetine etkisini incelemektir. Bununla birlikte olumlu deneyimlerin mi yoksa olumsuz deneyimlerin mi markanın etik algılanma düzeyi ve tekrar satın alma niyeti üzerinde daha fazla etkiye sahip olduğunun belirlenmesi ve bu durumun süreçlere göre farklılık gösterip göstermediği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, üç yarı deneysel çalışma yürütülmüştür. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için altı farklı senaryo oluşturulmuştur. Her bir deney farklı deneklerle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 629 yüksek hızlı tren yolcusundan toplanan veri ile bulgular elde edilmiştir. Çalışmanın hipotezleri, SPSS Process makrosu ve Bağımsız Örneklem T Testi ile test edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre hizmet sunum sürecinin üç aşamasında da olumsuz deneyim ilgili senaryonun verildiği grupta, yaşanan deneyimin olumsuz algılanma düzeyi arttıkça, markanın etik algılanma düzeyi ve tekrar satın alma niyeti azalmaktadır. Diğer taraftan olumlu deneyimle ilgili senaryonun verildiği grupta ise yaşanan deneyimin olumlu algılanma düzeyi arttıkça, markanın etik algılanma düzeyinin ve tekrar satın alma niyetinin arttığı görülmektedir. Bununla birlikte markanın etik algılanmasının tekrar satın alma niyeti üzerinde anlamlı ve pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Son olarak, yaşanan deneyimin olumlu/olumsuz algılanma düzeyi ile tekrar satın alma niyeti arasındaki ilişkide markanın etik algılanmasının, aracılık etkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hizmet sunum sürecinin üç aşamasında da araştırma modeli kapsamında test edilen etkilerin istatistiksel olarak anlamlı ve aynı yönde olduğu görülmüştür. Ancak bu etkilerin katsayılarının deneyimlerin olumlu ve olumsuz olma durumuna ve hizmet sunum süreci aşamalarına göre farklılaştığı tespit edilmiştir.

EtikHizmet pazarlamasıMarka+6
Şerife Kazancı Sunaoğlu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma etiği ve boş zaman etiği değerlerinin örgütsel bağlılık üzerindeki etkileri üzerine bir alan araştırması

Günümüzde örgütlerde, örgütsel sisteme ve işe yönelik olumsuz tutum ve davranışlar giderek artmaktadır. Böyle bir ortamda, çalışanların işe ve örgüte olan bağlılık duygularının gelişmesi ise giderek zorlaşmaktadır. Bir taraftan çalışanların örgütsel bağlılık duygularının geliştirilmesi diğer taraftan ise onların iş performanslarını etkileyen çalışma etiği ve boş zaman etiği kavramlarının çözülmesi gerekliliği doğmaktadır. Bu çerçevede çalışmada örgütsel bağlılık ile çalışma etiği ve boş zaman etiği arasındaki ilişki kavramsal olarak ortaya konulmuştur. Çalışmada örgütsel bağlılık ve örgütsel bağlılığın sağlanmasında etkili olan faktörler; çalışma etiği ve boş zaman etiği kapsamına giren davranışlar ve bu davranışlar ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki ayrıntılı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Çalışma Etiği, Boş Zaman Etiği

Boş zamanları değerlendirmeEtikÖrgütsel bağlılık+1
Adnan Aldemir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe mesleğinde etik, muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma

Gelişen ve büyüyen bilgi toplumunda doğru ve güvenilir bilgi elde etme ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Kanunların ve yaptırımların hızla değiştiği ülkemizde yöneticiler ve çalışanlar bu durum karşısında zorlanmaktadır. Bütün işletmelerde var olan kar sağlamak ve işletmeyi sürdürülebilir kılmak düşüncesi, bilgi toplumunun da sunmuş olduğu her türlü bilgiyi elde edebilme kolaylığı ile muhasebe alanında hatalı veya hileli işlemlerin gerçekleşebilmesine imkân sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Muhasebe Meslek Mensupları

EtikMeslek ahlakıMuhasebe+3
Ayşe Gül Maral
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının iş değerleri ve iş etiği tutumlarının belirlenmesine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, muhasebe meslek mensuplarının iş etiği ve iş değerleri üzerinde tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu çalışma kapsamında iş etiğinin iş değerleri üzerindeki etkisi ele alınıp incelenmiştir. Bu çalışmanın araştırma kısmını, basit örnekleme yöntemiyle İstanbul Avrupa Yakası'nda bağımsız olarak çalışan mali müşavirlerden elde edilen 200 veri oluşturmaktadır. Araştırma için elde edilen veriler SPSS 21.0 programında analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, kadınların erkeklere göre iş değerleri konusunda daha seçici oldukları ve kadınların motive olmalarında iş değerlerinin bu faktörlerinin etkili olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. İnsanların eğitim düzeyi ile etik düşünce faktörü incelendiğinde en yüksek ortalamayı lise eğitim düzeyinin aldığı görülmektedir. Lise düzeyinde eğitime sahip olan kişilerde etik düşünce kavramının daha önemli olduğu görülmektedir. Mükelleflerin değerleri özerklik ve yeteneklerin kullanılmasını etkilemektedir.

Mesleki değerMuhasebeciİş ahlakı+1
Merve Bağçe
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Finans sektöründe moralite

Giderek zorlaşmakta olan finans sektöründe, rekabet edebilmek için çok çalışmak, hedefleri tutturabilmek için çok efor sarf etmek ve işine de çokça zaman ayırmak gerekmektedir. Finans sektöründe başarılı olabilmek için her yol mubahtır, anlayışından ziyade finans sektöründe moralite (ahlak ve etik) önem kazanmaktadır. Hedef baskısı ya da başarılı olma hırsı zaman zaman hataya sebebiyet vermektedir. Bu noktada, çalışanların vicdani ve ahlaki duruşlarının yanı sıra denetim mekanizmalarının da büyük rolü olmaktadır. Dolayısıyla, finans sektöründeki şirketler çalışanlarına karşı bakış açılarını daha insani noktalara taşımaları ve çalışanlarında, kazançlarını sağladıkları işletmeleri için özverili, aidiyet duygusu içerisinde ve etik çerçevede hizmet etmeleri gerekmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de, moralitenin gerekliliği ve önemi vurgulanmış, ülkemizdeki finans piyasasındaki yolsuzluklar verilerle açıklanmıştır. Bu çalışmayla, moraliteyi kurumsal bir bakış açısıyla gözlemleyerek, şirketler için önemi ve gerekliliği ortaya konulmuştur. Bu kapsamda bahse konu finans piyasalarının en önemli oyuncuları olan bankaların misyon ve vizyonlarında vurgulanan temel konular ile değerlerin iş ve sosyal değerler açısından ve temel değerlere uygunluk açısından değerlendirmesi yapılmıştır.

AhlakEtikFinans sektörü+1
Ayşenur Yeşilırmak
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde gazetecilik etik ilkelerinin değişim ve dönüşümü: New York Times örneği

Bu araştırmanın amacı gazetecilik meslek etiğinin güven üzerine etkisini New York Times gazetesi üzerinden açıklamaya çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan araştırmada örnek olay çalışması olarak New York Times incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu benimsenmiş ve her biri farklı ülkeden olan 19 gazeteci ile uzaktan bire bir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, betimsel ve içerik analizi yöntemine göre ele alınmıştır. Araştırma kapsamında: Haber sitelerinin gelir modellerine daha fazla odaklandığı, kamuoyunda güven konusundaki farkındalığın yükseldiği, gazetecilerin etik sorunlara karşı bilincinin arttığı ve haber merkezlerinin dijitalleşmeye yönelik dönüştürülmeye başlandığı saptanmıştır. Bu faktörlerden dolayı internet haberciliğinin geleceğinin son 10 yılda olduğu kadar problematik geçmemesi beklenmektedir. Katılımcıların "tarafsız yayıncılıktan" çok "güvenilir içeriğin" önemine vurgu yaptıkları belirlenmiştir. New York Times'ın internet ile geleneksel yayıncılığı başarılı şekilde koordine ettiği, internet ortamında okuyucuya ulaşmak için tüm araçları etkin şekilde kullandığı ve aldatıcı başlıklara başvurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu araştırmanın geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde yaşanan etik sorunlara karşı izlenebilecek yolların bulunmasına katkı sağlaması da hedeflenmektedir.

BasınEtikGazetecilik+7
Selçuk Eren
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek etiği ve muhasebe ve denetim meslek mensuplarının etik algısı üzerine bir araştırma

Küreselleşen dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir şekilde iş piyasalarında yükselme görülmektedir. Bu yükseliş aynı zamanda işletmelerin sayıca artmasına neden olmaktadır. Çok sayıda var olan işletmeler arasında beliren yüksek rekabet ortamı, iş piyasalarının iyice gerilmesine neden olmaktadır. Bu gerilimler doğrultusunda işletmelerin sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için etik kurallar dışına çıkma eğiliminde oldukları gözlemlenmiştir. Öncelikle bu çalışmamızda muhasebe ve denetim mesleğini icra eden meslek mensuplarının etik algı düzeyleri tespit edilmeye çalışılmış olup etik kurallara uyma ve uymama nedenleri kapsamlı bir şekilde analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Muhasebenin kavram ve kapsamı, tarihi açıdan gelişim ve değişimi, ortaya çıkan usulsüzlükler ve hile kavramına değinilmiştir. Çalışmamızda konu ile alakalı daha önce yapılmış olan çalışmalar ve meslek mevzuatı referans alınmıştır. Ayrıca anket çalışması uygulanarak literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır.

EtikMeslek ahlakıMuhasebe+3
Ayşe Soylu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe hata ve hilelerinin meslek etiği açısından incelenmesi

Bu tezde, muhasebenin temel hatları ve muhasebecilik mesleği, mesleğin gerektirdiği etikler ile muhasebede yapılan hata ve hileler incelenmiştir. Birinci bölümde ilk olarak muhasebe kavramı üzerinde durulmuş, tanımı ve fonksiyonları hakkında bilgi verilmiştir. Ardından muhasebecilik mesleği anlatılmış; mesleğin tanımı, gerektirdiği nicel ve nitel özellikler, meslek mensubu olma süreci, son olarak da mesleki etikten bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise hata ve hile kavramları üzerinde ayrı ayrı durulmuştur. Hata ve hile nedir, çalışanları hata veya hileye iten etkenler, birbirleri arasındaki fark gibi başlıklardan söz edilmiştir. Çalışmanın sonu olan üçüncü bölümde, muhasebecilerin hata ve hile karşısındaki tutumu hakkında bir anket çalışması yapılmıştır.

EtikMeslek ahlakıMuhasebe hata ve hileleri+1
Beste Rodoplu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kâr yönetimi ve işletme etiği: Ampirik bir çalışma

En genel anlamda kâr yönetimi, yöneticilerin firmanın ekonomik performansı hakkında bazı paydaşları yanıltmak ya da kamuya açıklanan kâr rakamına bağlı bazı sözleşmelerden doğan sonuçları etkilemek amacıyla, finansal raporları oluşturma sürecinde ve gerçekleştirdikleri işlemlerde sahip oldukları yetkiyi kullanarak finansal raporları değiştirmeleri olarak tanımlanmaktadır. Özellikle ABD'de 2000'li yılların başında yaşanan muhasebe skandalları sonrasında önemi artan kâr yönetimi kavramı ile ilgili çok sayıda teorik ve ampirik çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, kâr yönetimi ile ilgili olarak muhasebe meslek mensupları ve öğrencilerin bakış açılarını işletme etiği perspektifinden incelemektir. Bu amaçla yapılan çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve çalışma sonucunda tarafların kâr yönetimi bilgi düzeylerinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır.

EtikEtik duyarlılıkKar yönetimi+4
Hısham Alhayek
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Veri gazeteciliğinde etik

Dijital iletişim teknolojileriyle birlikte her türlü enformasyon sayılarla ifade edilmektedir. Bilgisayarlar, internet, akıllı telefonlar gibi teknolojiler, bireylerin gündelik hayatında geniş yer kaplamaktadır. Bu teknolojiler bireylere, enformasyona hızlı ulaşım, gündelik işlerin çevrimiçi yapılabilmesi, etrafta olup biten olaylarla etkileşime geçilmesi gibi pek çok konuda kolaylık sağlarken yeni etik problemlerin belirlemesine neden olmuştur. Dijital iletişim teknolojileri gazeteciliği dönüştürmüştür. Bu kapsamda haberin yapısı, haber merkezlerinin görünümü değişirken yeni etik ilkelere ihtiyaç duyulmaktadır. İnternet gazeteciliği, yeni medya ortamlarının yaygın kullanılması, yeni haber türlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Veri gazeteciliği, dijital iletişim teknolojilerinin dönüştürdüğü gazetecilik ortamında popülerliği artan bir haber türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırma, gazeteciliğin dönüşümü ekseninde veri gazeteciliğinde etik sorunları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Şimdiye kadar yapılan tez çalışmalarında, veri gazeteciliğinde etik meselesini ele alan bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu araştırma, alana bu bağlamda bir katkı sunacaktır. Araştırmanın temel sorusu, "veri gazeteciliğinde etik sorunlar nelerdir?" sorusudur. Araştırmanın ana sorunsalı ise "veri gazeteciliğinde etik sorunlara neden olan hususlar nelerdir?" sorusudur. Bu kapsamda, veri gazetecileri, akademisyenler ve haber portallarında çalışan gazetecilerle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmaya göre veri gazetecileri Türkiye'de açık veriye erişimde sorun yaşamaktadır. Bu nedenle, haber kaynağı olarak resmi kaynaklardan çok sivil toplum kuruluşlarının verilerinden yararlanmaktadırlar. Araştırmada, veri gazeteciliğinde bağlamın ortaya konması, kullanıcı gizliliği, kullanılan metodolojinin haberde yer alması, veri görselleştirmesi gibi konularda etik sorunların meydana geldiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Gazeteciliğin dönüşümü, iletişim teknolojileri, veri, etik, veri gazeteciliği, veri gazeteciliğinde etik.

AhlakDönüşümGazeteciler+4
Başak Özen
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gazetecilik alanında etik tartışmalar ve ombudsmanlık: Türkiye örneği

Türkiye ekonomisinin 1980'li yıllarda neoliberal politikalara yönelmesi gazetecilik alanında yapısal dönüşümlere neden olmuştur. Gazeteler ticari işletmelere benzer biçimde işlemeye başlamış, reklamlara olan bağımlılık artmış, gazetecilik alanında tekelleşme eğilimleri yaşanmıştır. Gazetecilik alanına giriş için gerekli olan ekonomik sermaye hacmi arttıkça siyasal alanın gazetecilik alanına müdahalesi de kolaylaşmıştır. Özerk bir alan olması beklenen gazetecilik alanının ekonomik alana ve siyasal alana bağımlı duruma gelmesi gazetecilik alanının "bağımsızlık" krizini derinleştirmiştir. 1990'lı yılların sonunda gazetecilik alanında yaşanan dönüşümler, gazetelere ve gazetecilere olan güvenin azalması, gazetecilik mesleğinin itibar kaybetmeye başlaması gazetecilik alanında öz-denetim arayışlarını arttırmıştır. Öz-denetim uygulamalarının amacı devlet kontrolünden ve sermaye sahiplerinden bağımsız bir öz denetleme mekanizması ortaya koymak, gazetecilik meslek etiğine uygun gazetecilik yapılmasını sağlamaktır. Bu amaçla uygulamaya konulan öz-denetim mekanizmalarından biri de ombudsmanlıktır. Gazetecilik alanında ombudsmanlık uygulaması için okuyucu editörü, okur temsilcisi, okur savunucusu gibi farklı adlandırılmalar kullanılmaktadır. Türkiye'de ise bu uygulama yaygın olarak okur temsilcisi olarak adlandırılmaktadır. Türkiye'de gazetecilik alanında bir öz-denetim mekanizması olan okur temsilciliği uygulaması ilk kez 1999 yılında Milliyet Gazetesi'nde uygulanmış, yıllar içerisinde yaygınlaşmıştır. Bu araştırmanın amacı gazetecilik alanı içerisinde özerk bir alt alan olarak kurumsallaşmaya çalışan okur temsilciliğinin nasıl bir uygulama alanı bulduğunu okur temsilcilerinin deneyimleri üzerinden incelemektir. Heteronom bir niteliğe sahip olan gazetecilik alanının başka alanlara olan bağımlılığının ve okur temsilcilerinin gazetecilik alanında yaşadıkları sınırlılıkların tartışıldığı bu çalışmada, Milliyet, Hürriyet, Sabah, Cumhuriyet gazetelerinde okur temsilciliği yapmış ve yapmakta olan okur temsilcileriyle görüşmeler yapılmış ve bu görüşmeler araştırmanın amacına uygun bir biçimde değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: gazetecilik, ombudsmanlık, okur temsilciliği, Bourdieu

Bourdieu, PierreEtikGazetecilik+4
İpek Kaya
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Emekli hakimlerin bakış açısıyla Türkiye'de yargı etiği

Türkiye'de pek çok meslek kolunun, kendilerine özgü mesleki etik davranış kuralları geliştirdiği bilinmektedir. Bununla birlikte, yargı etiği üzerine yapılan çalışmaların, yakın geçmişte başladığı ve yargısal etik davranış kurallarının ise yeni yeni oluşturulmaya başlandığı görülmektedir. Oysa ki, etik kuralların işlevinin en hayati olduğu alan kuşkusuz ki yargıdır. Zira adalet hizmetleri, tüm vatandaşları yakından ilgilendiren konuların başında geldiği gibi, etik ilke ve değerlerin egemen olmadığı bir yargılama sürecinin sonucunda adalete ulaşılması da mümkün değildir. Bu çalışmanın amacı da; hakimlerin yargı etiği konusundaki temel bilgilerini, etik algılarını ve yargı etiğine bakış açılarını ortaya koyabilmektir. Bu amaçla tasarlanan alan araştırmasında, Ankara'da yaşayan emekli hakimlerle yüz yüze derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara yöneltilen sorularla etik kavramı ve temel yasal düzenlemeler hakkında ne kadar bilgi sahibi olunduğu; yargıda en sık görülen ve en önemli sorunların neler olduğu; bu sorunların kaynaklarının neler olabileceği ve bunlara yönelik çözüm önerileri; yargıda etik değerlerin egemen kılınması adına kurumsal bir çaba olup olmadığı; hakimlerin yargısal etik davranış ilkeleri hakkındaki düşünceleri gibi konular tartışılmıştır. Araştırma aracılığıyla katılımcılardan pek çok görüş ve öneri alınmasının yanı sıra, araştırmayla elde edilen verilerin analizi sonucunda çok sayıda bulguya ulaşılmış ve bazı bulguların öne çıktığı görülmüştür. Özellikle yargı bağımsızlığının fazlaca zedelenmiş olduğu ve bir an önce bağımsızlığın tekrar sağlanması gerektiği konusunda katılımcıların hemfikir olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda ise, literatürdeki bilgilerden de yararlanılarak yargıda etik değerlerin egemen olduğu bir sistem kurulabilmesi adına bazı tespit ve önerilerde bulunulmuştur.

EmeklilikEtikHakimler+2
Esra Nur Tuğan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimcilerde kişilik özellikleri ve çalışma ahlakı ilişkisine yönelik bir çalışma

Bu çalışmanın amacı, girişimcilerin girişimci kişilik özellikleri ve çalışma ahlakı skorları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaçla, çalışma dört bölümde tamamlanmıştır. Birinci bölümde girişimcilik ve ilgili kavramlara ilişkin bilgiler verilmiştir. Girişimci, girişimcilik, girişimcilik türleri, girişimciliği etkileyen faktörler, girişimci kişilik özellikleri ve girişimciliğin önemi incelenmiştir. İkinci bölümde etik, ahlak, iş ve çalışma ahlakına ilişkin bilgiler verilmiştir. Etik ve ahlak kavramlarının anlamları belirginleştirilmiş, ahlak teorileri, iş ahlakı, çalışma ahlakı ile iş ve çalışma ahlakının önemi ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Araştırmanın ilk iki bölümünde kaynak taraması yapılarak seçilen çeşitli kaynaklardan edinilmiş olan alan yazın bilgisi verilerek bu iki bölüm tamamlanmıştır. Üçüncü bölümde araştırmanın amacı ve yöntemi açıklanmış, çalışmanın hipotezleri ve üzerinde çalışılan araştırma modeli belirtilmiş, örnekleme ilişkin bilgiler sunulmuştur. Türkiye'deki girişimcileri temsil edeceği düşünülen, TÜBİTAK'ın girişimcilere sağladığı hibe desteğini alan ve almakta olan girişimcilerden veri toplanmış olup, bu girişimcilerin tamamı araştırma evrenini oluştururken, anketi geçerli olan ve yanıtlayan yüz otuz dokuz kişi örneklemi oluşturmaktadır. Örneklemden veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmış olup, elde edilen veriler SPSS 23.0 programında analiz edilmiştir. Üçüncü bölüm, çalışmanın sonucunda elde edilen bulguların sunulmasıyla tamamlanmıştır. Araştırma sonucunda girişimcilerin demografik özellikleri ile çalışma ahlakı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Temel değişken olan girişimci kişilik özelliklerinden kontrol odağı ve yenilikçilik boyutlarının ise çalışma ahlakını pozitif yönde etkilediği, girişimcilerin girişimci kişilik özelliklerinin etik davranışlar sergilemeleriyle kısmen anlamlı bir ilişkisi olduğu gözlenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde, araştırma sonuçları değerlendirilmiş, araştırmanın sınırlılıkları ve katkıları belirtilerek sonraki çalışmalar için çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler Girişimcilik, Girişimci Kişilik Özellikleri, İş Ahlakı, Çalışma Ahlakı

GirişimcilerGirişimcilikKişilik özellikleri+1
Begüm Başar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de finansal olmayan etkenlerin kurumsal sorumluluk anlayışı üzerindeki etkileri: Ankara'daki KOBİ'ler örneği

Kurumsal sorumluluk kavramı, küreselleşme sürecinin hız kazanması ve toplumun şirketlerden beklentilerinin artması ile eş zamanlı olarak yaygınlaşmış bir anlayıştır. Kurumsal sorumluluk, kurumların iş dünyası ile ilgili tüm süreçlerinde ekonomik, çevresel ve toplumsal faydayı gözetmesi olarak özetlenebilir. Çağdaş kurumsal sorumluluk kavramı ile şirketler, ölçülebilir hedefler koymakta ve finansal kazanımlar elde etmeye çalışmakta, dolayısıyla öz çıkarlarını korumaktadır. Türkiye gibi ülkelerde ise kültürel değerler, dini inançlar ve geleneksel unsurlar gibi finansal çıkar hedefi olmayan etkenler veya bir diğer söylemle kültürel etkenler, kurumsal sorumluluk anlayışına etki etmektedir. Bu etki özellikle küresel piyasalardan daha az etkilenen ve yerel değerleri daha fazla yansıtan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ'lerde) daha belirgindir. Bu tezin amacı, Ankara'da üretim sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerde, kültürel değerler, dini inançlar, Ahilik kurumu ve vakıf kurmak gibi geleneksel hayırseverlik unsurlarından oluşan kültürel etkenlerin kurumsal sorumluluk anlayışına nasıl etki ettiğinin anlaşılmasıdır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen nitel saha araştırmasının bulguları, Ankara'daki KOBİ'lerin, kurumsal sorumluluk kavramı ile ilgili olabilecek uygulamaları, ağırlıklı olarak finansal-olmayan etkenler ile ilişkili olarak algıladıklarını göstermektedir. Bu noktadan hareketle, geleneksel hayırseverlik ve doğru iş yapma anlayışı ile çağdaş kurumsal sorumluluk kavramı arasında güçlü bağlantılar kurulabileceği öngörülebilir. Diğer yandan, kurumsal sorumluluk kavramının kültürel etkenlere bağlı olarak algılanması, küreselleşme süreciyle yaygınlaştığı halde yeni yerelliklerin meydana gelmesine sebep olan bu kavramın kapsamının daralması riskini taşımaktadır.

AhilikAnkaraHayırseverlik+5
Berkay Orhaner
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yargı etiği ilkeleri ve vatandaşların yargı etiği algısı

Bu çalışmanın amacını Türkiye'de yargı etiği ilkeleri ve vatandaşların yargı etiği algısının incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma, ilişkisel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini Konya'nın Selçuklu, Meram ve Karatay ilçelerinde 2022 yılı içerisinde ikamet eden toplam 632 vatandaş oluşturmuştur. Araştırmanın verileri toplam 21 sorudan oluşan anket ile toplanmış ve SPSS 23 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların, Türkiye'deki yargı sistemi ile ilgili olarak "oldukça olumsuz" düşüncelere sahip oldukları tespit edilmiştir. Katılımcıların %60,2'si mahkemeleri güçlü olanın sözünün geçtiği yer ve %53,5'i mağdurların/güçsüzlerin korunmadığı yer olarak nitelendirmektedir. Katılımcıların %57,4'ü yargılama sürecinin hızlı işlemediğini, %45,6'sı adaletin tecelli etmediğini düşünmektedir. Yine katılımcıların yaklaşık üçte ikisi mevcut yasaların suç işlemeyi engellemediğini, dörtte üçü bir yargı reformuna ihtiyaç olduğunu düşünmektedir. Ayrıca katılımcıların memnuniyet düzeyleri yaklaşık olarak %50 olmuştur. Memnuniyet en yüksekten düşüğe doğru mahremiyet, insan onuruna saygılı olma ve eşitlik, mesleğe yarışırlık, yargıya güven, tarafsızlık, dürüstlük ve tutarlılık, liyakat ve meslekte özenli davranma ve bağımsızlık olarak sıralanmıştır. Ayrıca, katılımcıların yargı ilkeleri ve yargı etiğine ilişkin değerlendirmelerinin cinsiyete, gelire ve ikamet ettikleri ilçeye göre anlamlı farklılık göstermediği (p>0,05) ancak yaşa, medeni hale, eğitim durumuna ve siyasi görüşe göre anlamlı farklılık gösterdiği (p<0,05) görülmüştür. Son olarak, yargı ilkeleri ve yargı etiğine ilişkin alt unsurlardan birisindeki olumlu gelişmenin diğerlerine de en az orta düzeyde anlamlı bir ilişki ile olumlu bir gelişme olarak yansıdığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Etik, güven, meslek etiği, şeffaflık, yargı etiği.

EtikGüvenMeslek ahlakı+3
Hatice Kübra Özdemir
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest muhasebeci mali müşavirlik mesleği etik algısının haksız rekabet davranışına etkisi: Trabzon SMMMO' na yönelik bir araştırma

Muhasebecilik mesleği, gerek ekonomik gerekse etik yaklaşım açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Her meslekte olduğu gibi değer yargılarında çelişkiye düşme, kurallara uymama ve kararlarda anlaşamama gibi mesleki problemler görülmektedir. Bu sürecin doğru ve etkin işlemesi ancak etik ilke ve kurallar bütününü benimseyerek aşılabilmektedir. Diğer taraftan globalleşen dünyada rekabet eden bazı muhasebe meslek mensupları meslekte istenmeyen davranışlara yönelerek haksız rekabeti ortaya çıkarmaktadır. Tez çalışması konu itibariyle; muhasebecilik mesleğinin içeriği, mesleki etik algısı ve haksız rekabet davranışını içermekte olup, ilgili mevzuatlarda haksız rekabete dair çalışmaları kapsamaktadır. Bu çalışma ile SMMM muhasebe meslek mensuplarının mesleki etik algısının haksız rekabet davranışına olan etkisi ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışmada mesleki etik algısı ve haksız rekabet davranışı konusuna yönelik Trabzon ilinde bağımlı ve bağımsız faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarına anket çalışması uygulanmıştır. Aralık 2018- Ocak 2019 tarihleri arasında 150 SMMM meslek mensuplarına yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Sonuçlar SPSS 23 Paket Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ankete verilen cevaplar doğrultusunda, mesleki etik algısının haksız rekabet duyarlılığı üzerinde pozitif yönlü etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Haksız Rekabet, Mesleki Etik Algısı, Muhasebe

EtikHaksız rekabetHaksız rekabet+4
Merve Uysal
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumları işletmeciliğinde iş etiği açısından hissedarlar önceliği kuramı ile paydaşlar kuramı'nın karşılaştırmalı analizi

Sağlık hizmetleri alanında bilimsel gelişmelerin etkisiyle ve sağlığın metalaşmasıyla 19.yy'ın ikinci yarısından itibaren yaşanan dönüşümlerle beraber fonlanma, verimlilik, hesap verebilirlik, kamu yararının kollanması, hizmetin yaygınlığının ve kalitesinin gözetimi gibi konuların yanı sıra işletme açısından etik sorunu medikal etikten öte bir zaruret olarak yönetimin bir unsuru haline gelmiştir. Sağlık kurumları işletmeciliği yönetim süreçlerinde etiğin alışılmamış rolü kuram karşılaştırmaları bağlamında analiz edilmiştir. Bu amaçla Hissedarlar Önceliği Kuramı ile Paydaşlar Kuramı ayrıntılı bir şekilde el alınmıştır. Etik karşılaştırmanın kuramsal çerçevesi Faydacılık ve Kantçı ödev yaklaşımları ile sınırlandırılmış ve bu iki ana etik kuramın sağlık kurumları işletmeciliği etiği alanında bütünleştirilmesinin olanakları bütün tez boyunca incelenmiştir. Nihai tahlilde, tek bir hedefe yönlenmiş herhangi bir sağlık kurumu işletmesinin kaçınılmaz olarak sağlık hizmetlerinin karmaşık doğasını kavramada işlevsiz kalacağı ve böylece kurumun belirlenmiş misyonunu yerine getirebilmekten yoksun olacağı gösterilmiştir. Aynı gerekçelerle, işletme faaliyetlerinde yaşanan dinamik değişimin farklı yönlerini ihtiva etme iddiasında olan stratejik yönetim modeliyle ve etik öncelikleri de içeren kapsam gücüyle Paydaşlar Kuramı'nın sağlık kurumları işletmeciliği alanında yetkin bir kuram olduğu gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Kurumları İşletmeciliği, İş Etiği, Hissedarlar Önceliği Kuramı, Paydaşlar Kuramı, Ödev Ahlakı, Faydacılık, Paydaşlar Analizi, Paydaşlar Yönetim Stratejisi.

EtikHissedar değeriKarşılaştırmalı analiz+4
Aydın Özgür Karaçam
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İslam çalışma ahlakı ve iktisadına din sosyolojik bir bakış

XIX. yy'da Avrupa toplumlarında sanayileşmenin ve modernleşmenin etkisiyle kapitalistleşme sürecinin başladığı öne sürülmektedir. Günümüz dünyasında ise kapitalizm hemen hemen bütün toplumlara sirayet etmektedir. İslam öğretileri kapitalist bir düzene izin vermediği iddiaları karşısında dini hassasiyeti yüksek işadamlarının seküler tutuma dönük eğilimleri dikkat çekmektedir. Bu minvalde çalışmamıza, Marx ve Weber'in kapitalizm ve din hakkında ortaya atmış olduğu teorilerle yön verilmekte ve İslam çalışma ahlakı referans kaynaklarını oluşturan yaklaşım, uygulama ve tarihsel tecrübelerden istifade ederek günümüz modern toplumunda, geçmişten günümüze çalışma ahlakının tasviri yapılmaktadır. Çalışmamızda nitel analiz tekniği olan, tarihsel dokümantasyonlar ve belgeler veri olarak kullanılmaktadır. Çalışmanın nihayetinde ise, Osmanlı toplumunun kuruluş ve gelişme dönemlerinde Tımar sistemi, ahilik, lonca kurumu ve uygulanan iktisadi politikaların kapitalist sisteme kapı aralamadığı ancak Avrupa'da yaşanan endüstriyel devrimin etkisiyle kapitalizmin bu toplumda gelişme sergilemeye başladığı görülmektedir. Türkiye nezdinde ise, siyasi partilerin farklı çalışma ahlakı ve iktisadı benimsemiş olduğu, bunun da siyaset alanında etkilerinin görüldüğü ve çoğunlukla bu ahlak ve iktisat zihniyeti belirlenirken dinden bağımsız hareket edildiği anlaşılmaktadır. Bu siyasal söylemlerde, zaman zaman İslam'ın siyasal söylemi ile İslam dinine ait olan uygulamalara ekonomi ve iktisatta yer verilmeye çalışılsa da, bu uygulamalara askerî ve sivil bürokrasi müdahalelerinin kendi şartları içerisinde, böyle bir zeminin oluşmasına engel olduğu Türkiye pratiğinde görülmektedir. Buna karşın son dönem AK Parti iktidarlığında, dini hassasiyeti yüksek olduğu düşünülen işadamları sayısının ve kamusal görünürlüğünün artış gösterdiği ve bu iş adamlarının gündelik yaşamlarında İslam çalışma ahlakı ve kapitalist çalışma ahlakı arasında bir ikilem yaşadıkları ve çoğunlukla seküler davranarak, kapitalistleşme eğiliminde oldukları yapılan alan çalışmalarından ve bizim çalışmamızdan çıkarılabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, İslam çalışma ahlakı ve iktisadı, Türkiye'de çalışma ahlakı

AhlakDin sosyolojisiEkonomi+6
Fatma Nur Şengül
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebede etik ilkeler ve Mersin ilinde bir uygulama

Toplumlarda ahlak kuralları tüm toplumu alakadar etmektedir. Etik kavramı da toplumsal bir olgunun yanında aynı zamanda mesleki bir olgu olarak ta ifade edilmektedir. Meslek etiği genel olarak ifade edilen etik anlayışlarının mesleki alanlarda somutlaşmış şekli olarak ifade edilmektedir.Sorumluluk meslek etiğinin temelini meydana getirmektedir. Sorumluluk, toplumsal değerlere göre değişim göstermekle birlikte kişilerin yapacakları davranış ve sorumlu oldukları işlerle ilgili yaptıkları faaliyetlerin sonuçlarını kabul etme duygusu olarak ifade edilmektedir. Modern çağda ifade edilen toplum kavramına göre kişilerin etik davranışlarında destek aldıkları güç etik sorumluluklarıdır.Diğer tüm meslek dallarında olduğu gibi muhasebe mesleğinde de dikkat edilmesi gereken ve muhasebecilerin en önemli sorumluluklarından biri olan kavram etik kavramıdır. Günümüzde finansal bilgilerin doğru tarafsız, bağımsız ve güvenilir olarak kamuya sunulması muhasebecilerin meslek etiği algılarıyla doğrudan ilişkilidir.Toplumda yaşanan ticari, sosyal ve ekonomik yaşam muhasebe meslek mensuplarının etik kurallara uygun olarak davranmasıyla bağdaştırılabilir. Etik kural ve ilkelere uyan muhasebe meslek mensupları toplumda doğru kişi olarak algılanacak ve işinde daha başarılı hale gelecektir. Bu araştırma muhasebe meslek etiği algısını ifade etmek ve bu alanda yapılan çalışmalara örnek teşkil etmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda birinci bölümde kavramsal açıdan etik kavramı değerlendirilmiştir. İkinci bölümde muhasebe meslek etiği ele alınmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise araştırmanın amacına yönelik anket çalışması yapılmıştır. Araştırmaya 200 kişi dahil edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiş ve bulgular ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırma sonuçlandırılarak tamamlanmıştır.

Ahlaki değerlerEtikMersin+4
İsmail Soner Gürbüz
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe mesleğinde etik ve meslek mensuplarının etik algılamaları üzerinde bir uygulama

Muhasebe mesleği işlevi itibariyle büyük önem arz etmektedir. Meslek mensupları mesleği icra ederken etik kuralları göz önünde tutması gerekir. Mesleki bilgi ve becerinin yanı sıra etik kuralları bilip bu kuralları meslek hayatları içerisinde uygulamaları mesleğin itibari açısından da çok önemlidir. Etik neyin doğru neyin yanlış neyin ahlaklı neyin ahlak dışı olduğunu belirten ilke ve kurallar bütünüdür. Meslek etiği ise etik kuralların meslek hayatına uyarlanmış şeklidir. Meslek mensuplarının uyması gereken ilke ve kuralların öğretilmesi ve anlatılması için ulusal ve uluslar arası olmak üzere eğitimler düzenlenmektedir. Düzenlenen eğitimlerin amacı; ahlaki sorunları tanıma, ahlaki ve kişisel sorumlulukları yerine getirmek ve karşılaşılan ahlaki sorunlarla baş etmektir. Etik eğitimlerin yanı sıra ulusal ve uluslar arası düzenlemeler söz konusudur. Bu düzenlemeler, etik kuralların etkisini artırmak, uygulamalarını yaygınlaştırmak, benimsenmesini ve yaygınlaşmasını amaçlamaktadır. Bu çalışmada Kahramanmaraş il merkezinde bulunan bağımsız Serbest Muhasebeci Mali Müşavir'lerin etik algılamaları, etik ile ilgili düşüncelerini tespit etmeye yönelik bir alan çalışması yapılmıştır. Çalışmada meslek etiği ile ilgili katkı sağlanma amaçlanmıştır.

EtikMeslek ahlakıMuhasebe+2
Meliha Demir
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel ahlak ve kurum ahlakının muhasebecilerin ahlaki karar almalarındaki rolü

Bu çalışmanın ana çalışma konusu ahlak, işletme ahlakı, kişisel ahlak, kurum ahlakı ve ahlaki karar alma kavramlarını ele alıp tartışmak ve incelemektir. Ahlak, toplum tarafından genel kabul görmüş ve insanların birbirleriyle olan ilişkilerinin temelini oluşturan kurallardır. İşletme ahlakının işletmelerin varlığından beri var olduğunu söyleyebiliriz. Buna göre, çalışanların uymak zorunda oldukları kuralların işletme menfaatlerine uymak kaydıyla çalışanlar üzerinde oluşturduğu ortak inanç ve beklentiler işletme kültürüdür. Kişisel ahlak felsefeleri, insanların ahlaki karar alma süreçlerindeki farklılıkları açıklamaya çalışmaktadır. Kişisel ahlak felsefelerinin, ahlaki düşüncesinin altında yatan iki temel boyutu vardır. Bunlar; idealizm ve göreliliktir. Araştırma sonuçlarına göre; hikayelerdeki yasal durumlar, yasal olmayan durumlar, fiziksel zarar veren durumlar ve finansal zarar veren durumlar analiz edildiğinde idealizmi ve kurumsal ahlakı pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Bu çalışmada, işletme kültürü ve ahlak felsefelerinin muhasebecilerin ahlaki karar verme süreçlerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Osmaniye, Adana, Gaziantep ve Kilis'teki muhasebe profesyonelinin bu yöndeki tutumlarını incelemek amacıyla anket yöntemi ile veriler elde edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, muhasebe çalışanlarının ahlaki karar alırken cinsiyete göre farklılık gösterdiği elde edilmiştir. Buna göre, kadın muhasebe çalışanları daha idealist bulunurken, erkek muhasebe çalışanları ise daha göreli çıkmıştır. Kurumsal ahlak; yasal, yasal olmayan, fiziksel zarar veren durumlar ve finansal zarar veren durumlarda ahlaki karar almayı etkiler. Anahtar Kelimeler: Ahlak, Ahlaki Karar Alma, Kişisel Ahlak Felsefeleri, Kurum Ahlakı

AhlakAhlak felsefesiAhlaki davranış+6
Hatice Kanbur
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yöneticilerin çalışanlara karşı iş etiğine yönelik değerlerinin tesbit ve analizine ilişkin bir çalışma (Bursa ili imalat sanayi işletmelerindeki yöneticiler üzerinde bir uygulama)

DOKTORA TEZ OZU YÖNETİCİLERİN ÇALIŞANLARA KARŞI İŞ ETİĞİNE YÖNELİK DEĞERLERİNİN TESBİT VE ANALİZİNE İLİŞKİN BİR ÇALIŞMA (Bursa Di imalat Sanayi işletmelerindeki Yöneticiler üzerinde Bir Uygulama) Birgül Şimşek Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mart 1999 Danışman: Prof. Dr. Enver Özkalp Yöneticilerin örgüt-içi ve örgüt-dışı bazı gruplara karşı birtakım sorumluluklarının olduğu genel olarak kabul edilen bir görüştür. Geçmişte de kabul edilen bu görüş, günümüzde içerik ve boyut olarak biraz daha genişleyerek farklılaşmıştır. Özellikle de rekabetin artması, enformasyon teknolojilerindeki değişim ve yeni yönetim anlayışlarının benimsenmesi gibi nedenlerle "sosyal sorumluluk" kavramı değişerek bu sorumluluğun bir boyutu olan "etik sorumluluk"lan daha çok gündeme getirmektedir. Diğer önemli bir gelişme ise, yöneticiler açısından "kâr maksimizasyonu"nun tek başına bir amaç olmaktan çıkmasıdır. Artık yöneticiler, çalışanlara karşı birtakım etik sorumluluklarını yerine getirmenin zorunluluğunu hissetmektedirler. Etik sorumlulukların uygulanması ise, yöneticilerin değerleriyle yakından ilişkilidir. Bu çalışmada, yöneticilerin çalışanlara karşı sahip oldukları iş etiğine yönelik değerleri ve bu değerleri etkileyen kişisel ve örgütsel faktörler uygulamalı olarak araştırılmaktadır. Bu çalışmada iş etiği kavramı, iş etiği kuramları, iş etiği anlayışının değişimi, işletmelerdeki etik sorunlar, yöneticilerin etik sorumlulukları, etik karar alma süreci gibi konular tek tek ortaya konulmuştur. Daha sonra ise yöneticilerin çalışanlara karşı iş etiğine yönelik değerleri ve bu değerleri etkileyen faktörler uygulamalı olarak ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylece yöneticilerin iş etiğine yönelik değerlerinin birbirinden farklı olduğu ve bu değerleri etkileyen çok sayıda faktör olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak iş etiği ve etik sorumluluk kavramlarının giderek daha önemli hale geleceğim söylemek mümkündür.

AhlakSorumlulukSosyal sorumluluk+4
Birgül Şimşek
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00

Related subjects