Cement
63 theses under this subject heading
Türkiye çimento araştırmalarında çevre dostu yaklaşımlar üzerine bir irdeleme
Nüfusun giderek artması, sanayi faaliyetlerinin çeşitlenmesi yapı ihtiyacının hiç şüphesiz artmasına neden olmaktadır. Her yeni yapılan yapının bileşenleri çevre ile etkileşime girerek çevresel etki yaymakta ve çevre kirliliğini oluşturmaktadır. Çevre kirliliğini azaltarak daha temiz bir çevre oluşturmak çevre dostu yapı malzemelerinin kullanımı ile mümkün olacaktır. Çevre dostu yapı malzemesi çevresel etkisi en az olan verimli enerji kullanan, doğal kaynakları olabildiğince az ve verimli kullanan, bakım-onarımı kolay, geri dönüşümü yapılabilen, etkin atık yönetimi sağlayıp sürdürülebilirliği destekleyen yapı malzemesidir. Bu tez çalışmasında, inşaat sektörü için önemli bir yer tutan prosesi karmaşık ve girdileri fazlaca olan çimento yapı malzemesinin çevre dostu olması irdelenmektedir. Çalışmanın materyalini YÖK Ulusal tez merkezinde çimento anahtar kelimesi ile yapılan tarama sonucunda elde edilen tezler oluşturmaktadır. Literatür taraması ile oluşturulan çevre dostu yapı malzemesi kriterlerine göre çalışmalar tüm yaşam döngüsü aşamalarını kapsayacak şekilde incelenerek bulgular verilmektedir. Bulgularda çevre dostu yapı malzemesi kriterlerini ele alan çalışmalar tespit edilerek sayısal olarak sunulmaktadır. Yapılan çalışmalarda dayanıklılık kriteri üzerinde daha çok durulduğu, ancak iç mekân kalitesi kriteri üzerinde çalışma yapılmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak çevre dostu yapı malzemesi için malzemenin tüm yaşam döngüsü aşamalarında değerlendirilmesi ve tüm kriterler üzerinde çalışmaların artırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Çevre dostu çimento için çalışma yapılmamış kriterler üzerinde araştırılmaların arttırılması önerilmektedir.
Borlu çimentoların teknik özellikleri üzerine melasın etkisi
Dünya bor rezervlerinin önemli bir kısmı Türkiye'dedir. Bilindiği gibi bor minerali cam, seramik, tararı, metalürji, nükleer ve temizlik gibi sanayi alanlarında kullanılmaktadır. Bor ve türevlerinin üretimi sonucunda önemli miktarda atık oluşmaktadır. Bu atıkların başka bir sanayi dalında katkı maddesi olarak kullanımı,hem ekonomik açıdan hem de çevre kirliliğinin engellenmesi açısından önemlidir. Ayrıca atıkların hepsi öğütülmüş madde olduğundan enerji tasarrufu da sağlamaktadır. Son yıllarda bor atığı, termik santral taban külü ve uçucu külünün katkı maddesi olarak çimento harcına katılmasıyla ilgili çalışmalar yapılmış, verimli sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmalar sonucunda bor atığının %5 oranında kullanımının uygun olduğu ve taban külü ve uçucu külün %5-15 arasında kullanılabileceği bulunmuştur. Özellikle taban külü ve uçucu külün çimentonun eğilme ve basınç dayanımlarını artırdığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada portland çimentosuna katkı maddesi olarak Bandırma Borik Asil İşletmesi atığı, Seyitömer Termik Santrali uçucu külü ve Kütahya Şeker Fabrikası melası kullanılmıştır. Çalışmanın amacı, portland çimentosu üretiminde kullanılan doğal âlçıtaşı yerine borik asit üretim atıklarının kullanılabilirliği ve bu atıkların değişik oranlarda uçucu kül ile birlikte kullanıldığında çimentonun fiziksel ve mekanik özelliklerine etkisini incelemektir. Ayrıca beton mukavemeti üzerine şeker fabrikası şeker üretim atığı olan melasın etkisi incelenmiştir. Bulunan sonuçlar standartlarla karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Basınç dayanımı, bor, çimento, eğilme dayanımı, şeker melası, taban külü, uçucu kül.
Adana Çimento Fabrikası'nın hammadde malzemesinin jeoteknik özellikleri
Oz YÜKSEK LİSANS ADANA ÇİMENTO FABRİKASININ HAMMADDE MALZEMESİNİN JEOTEKNİK ÖZELLİKLERİ HANDE BELLIKLI Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Anabilim Dalı Danışman : Doç. Dr. Hasan ÇETİN Yıl: 2000, Sayfa: 39 Jüri : Yrd.Doç.Dr. Ergül YAŞAR Yrd.Doç.Dr. Tolga ÇAN Bu çalışma Adana Çimento Fabrikasının hammadde malzemesinin jeoteknik özelliklerini içermektedir. Adana Çimento Sanayinin (AÇS) hammaddesini kireçtaşı ve marn oluşturmaktadır. Çimento yapımında önemli rol oynayan hammadde malzemesinin litolojik özellikleri AÇS'nin çimento üretiminde büyük avantajlar sağlamaktadır. Bu çalışma ile A.Ç.S.'de çimento yapımında kullanılan belli başlı kireçtaşı ve marn hammaddelerinin kaliteli çimento üretimi için gerekli jeoteknik analizlerin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Söz konusu kayaçların dayanım parametrelerinin tayinine yönelik tek eksenli basınç ile nokta yük deneyleri yapılmıştır. Ayrıca bu kayaçların yıpranma özelliklerinin tayini için yıpranma deneyleri yapılmıştır. Çalışmada ayrıca kayaçların mineralojik ve jeokimyasal bileşimlerinin belirlenmesine yönelik yapılan X-Ray analizleri ile belirlenen titrasyon sonuçlarına göre hammadde ocağının kuzey kesimlerinin kireç standartları yüksek çıkmıştır. Sonuçta jeoteknik açıdan önem taşıyan bu deneyler sonucunda kayaç sınıflamalarına gidilmiştir. Elde edilen sonuçlar üretilen çimentonun kalitesini doğrudan etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: Titrasyon, çimento hammaddesi, jeoteknik özellikler, X-Ray
Yüksek dayanımlı beton karışım dizaynı
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ YÜKSEK DAYANIMLI BETON KARIŞIMI DİZAYNI KUBİLAY AKÇAÖZOĞLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Yrd. Doç. Dr. Cengiz Duran ATİŞ Yıl: 2001 Sayfa: 105 Jüri : Yrd. Doç. Dr. Cengiz Duran ATİŞ : Yrd. Doç. Dr. Beytullah TEMEL : Yrd. Doç.Dr. Zeliha SELEK Bu çalışmada beton dayanımını etkileyen faktörler deneysel olarak incelenmiştir. Bu inceleme ışığı anında yüksek dayanımlı betonun nasıl elde edileceği tartışılmış ve sonuçta yüksek dayanımlı beton üretilmiştir. Agrega tane dağılımı, su-çimento oranı, çimento miktarı ve maksimum agrega tane çapının beton dayanımını nasıl etkilediği gösterilmiştir. Uygun karışım oranları ve düşük su çimento oranı ile normal dayanımlı beton üretiminde kullanılan KZÇ/A 32.5 R çimentosu kullanarak yaklaşık 600 kgf/cm2 basınç dayanımı, 70 kgf/cm2 eğilme çekme dayanımı ve 50 kgf/cm2 yarmada çekme dayanımına sahip yüksek dayanımlı beton elde edilmiştir. Su-çimento oranının düşmesi ile dayanımın yükseldiği tespit edilmiştir. Birim beton hacminde kullanılan agreganın incelmesi ile sabit dayanım sağlamak için gerekli çimento miktarının arttığı bulunmuştur. Akışkanlaştırıcı kullanımı ile düşük su çimento oranında yüksek işlenebilirliğe sahip beton elde edilebileceği gösterilmiştir. Anahtar kelimeler Yüksek dayanım, su-çimento oranı, agrega tane dağılımı, çimento miktarı, akışkanlaştırıcı.
Uçucu kül, silis dumanı ve yüksek fırın cürufunun beton ve çimento katkısı olarak kullanımı üzerine bir kaynak taraması
Bu çalışmada doğal puzolanlar, uçucu kül, silis dumanı ve yüksek fırın cürufu gibi malzemelerin ne anlama geldiği, nerelerden elde edilebileceği ve yapı sektöründe nasıl daha faydalı şekilde değerlendirilebileceği araştırılmıştır. Ayrıca, bu malzemelerin beton ve çimento katkısı olarak kullanımının beton özellikleri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri, hangi oranlarda ikame edildiklerinde ne gibi sonuçlar elde edildiği daha önce yapılan çalışmalardan incelenmiştir. Kaynak araması sonucunda elde edilen veriler değerlendirilerek yukarıda adı geçen malzemeler üzerinde özelliklerin araştırılmasının devam edilmesi gerektiği hakkında yorumlar yapılmıştır.
Investigation of the properties of graphene oxide additive cement pastes containing beta carotene
Cement paste which is a vital component of the construction industry, is constantly being demanded by the building industry. The development of new sustainable building materials is quite important to meet the requirements of the global sustainable economy. Although nanomaterials and natural additives are used to improve mortar properties for a sustainable cement mortar production, Beta-carotene (BC) has not been considered as a bioadditive before. In this study, beta carotene, graphene oxide (GO) and silver nanoparticles were used to produce bioadditive cement mortars. The results showed that; the addition of BC to the cement mortar increased the percentage of water absorption and total porosity, while decreasing the electrical resistivity, ultrasonic sound velocity and compressive strength. The reason for this is the barrier effect formed by BC between cement particles and water molecules. BC may have prevented cement hydration and caused porosity in the cement matrix. In addition, GO was somewhat effective in reducing the porosity of cement mortars with BC additives. According to the FTIR results, it was observed that the use of BC in cement mortar prevented the formation of hydrated products such as calcite.
Lif katkılı çimento esaslı kompozitlerde lif sıyrılma davranışının incelenmesi
Çimentonun bağlayıcı malzeme olarak kullanıldığı harç, beton vb. malzemeler gevrek malzemelerdir. Çimento esaslı malzemelerin sünekliğini artırmak amacıyla karışımlara farklı tip ve miktarlarda çelik, plastik, cam vb. esaslı kısa kesilmiş lifler katılmaktadır. Liflerin bu malzemelere sağladığı süneklik, tokluk ve dayanım artışları, liflerin çimento esaslı matristen sıyrılma davranışı ile ilişkilidir. Tez kapsamında deneysel bir çalışma yürütülmüştür. Çimento esaslı harçlara lifler gömülerek numuneler hazırlanmış ve bu numunelerden lifler çekip çıkarılarak sıyrılma davranışları incelenmiştir. Sıyrılma davranışı üzerine lif özeliklerinin, matris özeliklerinin ve deney parametrelerinin etkileri araştırılmıştır. Çalışma kapsamında, farklı özelliklere ve geometrilere sahip çelik ve plastik lifler kullanılarak lif narinliği, kanca ucu, kanca boyu, lif dayanımı ve lif türünün etkileri, 3 farklı agrega (Doğal kum, kırma kum, pomza) türü, 5 farklı çimento/kum oranı ve 4 farklı S/Ç oranı (0,3 – 0,4 – 0,5 – 0,7)'da hazırlanan harçlarla matris dayanımı ve matris bileşiminin etkileri ve 2 farklı gömme boyu (20 mm, 30 mm) ve 2 farklı numune boyutu (4x4x4 cm, 5x5x5 cm) ile deney parametrelerinin sıyrılma davranışı üzerine etkileri araştırılmıştır. Sıyırma (pull–out) deneyi sonucu elde edilen yük-sıyrılma eğrilerinden tepe yükü ve eğri altında kalan alan değerlerine göre liflerin sıyrılma performansları belirlenerek, sıyrılma davranışı üzerinde etkili parametreler ve etki yüzdeleri ortaya konmuştur.
Çimento ve mineral katkı maddelerinin ikili, üçlü ve dörtlü kombinasyonlarını içeren beton numunelerinin bazı mekanik ve durabilite özelliklerinin incelenmesi
Bu doktora çalışmasında, portland çimentosu (CEM 1 42,5 R) ile uçucu kül (UK), silis dumanı (SD) ve granüle yüksek fırın cürufu (GYFC) mineral katkı maddelerinin, ikili, üçlü ve dörtlü kombinasyonlarından üretilen farklı tasarımlardaki beton numuneleri 1, 3, 7, 28, 56, 90, 180 ve 360. günlerde basınç, eğilme dayanımı testine tabi tutulmuştur. Tüm karışımlar için su / bağlayıcı oranı 0,5 olacak şekilde sabit tutulmuştur. Yürütülen basınç ve eğilme dayanımı test sonuçlarına göre %5 SD+%10 UK+%10 GYFC ve %7,5 SD+%15 UK+%15 GYFC olan karışımların optimum dörtlü kombinasyon olarak kullanılabileceği kanaatine varılmıştır. Mekanik deneylerin yapıldığı tüm karışımların 1, 3, 7, 28, 90, 180 ve 360. gündeki basınç ve eğilme dayanımları sonuçları her bir gün için ayrı ayrı karşılaştırılmış ve her gün için sonuçlar arasındaki korelasyon üssel olarak araştırılmıştır. Tüm yaşlar için determinasyon katsayısı (R2) 0,806 ile 0,99 arasında değişmiştir. Karışım tiplerine göre ikili, üçlü ve dörtlü bağlayıcılı sistemler için basınç dayanımı ve eğilme dayanımı ilişkisi üssel olarak araştırılmıştır. Tüm determinasyon katsayıları (R2) 0,969 ile 0,985 arasında bulunmuştur. Sonuç olarak basınç dayanımı ile eğilme dayanımı arasındaki ilişkinin bağlayıcı tipinden ziyade, kür süresinden daha fazla etkilendiği gözlemlenmiştir. Bu aşamadan sonra mekanik sonuçlara dayanarak optimum karışım olarak tespit edilen iki farklı reçeteden oluşan dörtlü kombinasyon beton numuneleri ile referans karışım üzerinde durabilite deneyleri yürütülmüştür. Bu kapsamda seçilen iki optimum beton karışımının ve referans beton karışımının MgSO4 çözeltisine direnç, NaSO4 çözeltisine direnç, basınç altında su işleme (permeabilite), klor iyonu difizyonu özellikleri incelenmiştir. Sülfat dirençlerine tayin deneyleri neticesinde numuneler basınç testine, ultrasonik hız testine ve ağırlık kaybı testlerine tabii tutulmuşlardır. Ayrıca bu numunelerin SEM (Scanning Electron Microscophe) ve XRD (X-Ray Diffraction) metodları ile 3, 7, 14, 28, 56, 90, 180 ve 360. günlerdeki iç yapılarının gelişimleri birbirleri ile karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Yürütülen durabilite deneyleri neticesinde, çimento yerine SD, GYFC, UK gibi mineral katkı ikame edilerek üretilen betonların, sadece CEM 1 42,5 R tipi çimento ile üretilen betonlara kıyasla dayanım özelliklerinin yanında dayanıklılık özelliklerinin de daha güçlü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca mineral katkı ikameli beton karışımlarının daha ekonomik, çevre dostu ve sürdürülebilir olduğu sonuçlarına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Minarel Katkı, Dayanım, Dürabilite, Mikro Yapı, Sürdürülebilirlik
Kaplanmış agregaların hafif beton üretiminde kullanabilirliği
Günümüzde, beton yaygın olarak kullanılan bir yapı malzemesi olup beton üretiminde toplam hacmin %60-75'ini agregalar oluşturmaktadır. Hafif beton üretebilmenin yollarından biri, beton içerisinde kullanılan agregaların hafif agrega olarak tercih edilmesidir. Bu yolla doğal veya yapay hafif agregaların beton içerisinde tercih edilip düşük yoğunluk ve ısı yalıtımı gibi amaçlarla hafif beton üretimi gerçekleştirilmektedir. Ülkemiz, özellikle pomza kaynakları açısından büyük potansiyele sahip olsa da hafif beton üretimi ve kullanımı açısından günümüzde hala istenilen seviyeye ulaşılamamıştır. Hafif betonların üretiminde kullanılan doğal hafif agregaların en temel özellikleri, iç yapılarının yüksek oranda boşluklu oluşu ve çimento ile yeterli aderansı sağlayabilecek bir yapıda olmalarıdır. Bu çalışmada, Kayseri-Talas yöresine ait pomza, agregası dört farklı su/bağlayıcı oranına sahip çimento hamuru ile kaplanmıştır. Kaplanmış agregaların temel fiziksel ve mekanik özellikleri incelenerek taşıyıcı hafif beton üretiminde kullanılmıştır. Kaplanmış ve kaplanmamış pomza agregalar kullanılarak üretilen taşıyıcı hafif betonlara basınç dayanımı, çekme dayanımı, eğilme dayanımı ve elastisite modülü tayini deneyleri yapılmıştır. Deney sonuçlarına göre kaplanmış pomza agregalar kullanılarak üretilen taşıyıcı hafif betonların bütün değerlerinde önemli derecede iyileşmeler ve artışların meydana geldiği tespit edilmiştir. Böylece çimento hamuru ile kaplanmış pomza agregaların taşıyıcı hafif beton üretiminde kullanılabileceği belirlenmiştir.
Farklı C3S içeriğine sahip klinkerlerin hibrit alkalilerle aktive edilmiş çimento özelliklerine etkisi
Yeni bir bağlayıcı için adaylardan biri %70'ten fazla ek çimento malzemesi (EÇM) ve eser miktarda bir alkali aktivatör içeren fakat %30'dan az Portland çimentosu içeren alkali hibrit çimentodur (AHÇ). Bu çimentomsu malzeme alkali ile aktive edilen malzemelerin (AAM) ve Portland çimentosunun faydalarına ek olarak yüksek erken dayanım, daha kompakt bir mikro yapı ve klorür penetrasyonuna ve sülfat saldırısına karşı olağanüstü direnç sunar. Bu çalışma, çimento klinker tipi, kürleme türü ve aktivatör dozajının tek bileşenli alkali ile aktifleştirilmiş hibrit klinker kompozitlerinin (AAHÇ) taze hal, mekanik, dayanıklılık ve mikroyapı özellikleri üzerindeki etkisini netleştirmeyi amaçlayan deneysel bir araştırmanın bulgularını sunmaktadır. Yayılma çapı, priz süresi, basınç dayanımı, kuru birim ağırlık, eğilme dayanımı, kuruma büzülmesi, kapilarite, taşıma özellikleri değerlendirilmiştir. Ayrıca yüksek sıcaklık, sülfata maruz kalma, alkali-silika reaksiyonu (ASR) ve donma-çözülme (D-Ç) döngülerinde etkinliğinin araştırılması amaçlandı. 70/30 ve 90/10'luk iki YFC/Klinker oranı ve %10 ve %20 tek parça alkali aktifleştirici ilavesiyle toplam on iki AAHÇ karışımı yapıldı. Üç farklı çimento klinker tipi ve etüv kürü, su kürü ve buhar kürü olmak üzere üç kür şartı uygulandı. Sonuçlar, YFC/K3 oranı 90/10 olan ve %20 MS ile aktive edilen su ile kürlenmiş karışımın yaklaşık 65 MPa değerinde en yüksek basınç dayanımına sahip olduğunu göstermiştir. YFC/K3 oranı 90/10 olan ve %10 MS ile aktive edilen buhar ve etüvde kürlenmiş karışımlar en iyi yüksek sıcaklık direncini göstermiştir. Buharda kürlenen aynı karışımlar ayrıca en iyi D-Ç direncine sahiptir.
Yapay zeka tabanlı uygulamalarla diatomit ve pomza ikameli çimento harçlarının basınç dayanımlarının tahmini
Yapay sinir ağları (YSA) ve uyarlamalı ağ tabanlı bulanık çıkarım sistemi (ANFIS) gibi yapay zeka uygulamaları, çimento ve beton sektöründeki uygulamalarda çeşitli özellikleri tahmin etmek için bir çok araştırmacı tarafından oldukça yaygın olarak kullanılan güvenilir yöntemler olarak ifade edilmektedir. Bu nedenle yapılan çalışmada, çimento harçlarının basınç dayanımlarının tahmini için YSA ve ANFIS ile farklı özelliklerdeki tahmin modelleri oluşturulmuştur. Bu modeller için Portland çimentosu ile içerisine pomza ve/veya diatomit ikame edilmiş olan yedi farklı harç numunesinin, 2., 7., 28. ve 90. hidratasyon günlerindeki basınç dayanım sonuçları kullanılmıştır. Modellerin eğitimi için 168 adet, testi için 28 adet veri kullanılmıştır. YSA ve ANFIS modellerinde; hidratasyon yaşı, Portland çimento, pomza, diatomit, su olmak üzere 5 giriş parametresi ve harçların basınç dayanımı olmak üzere 1 çıkış parametresi belirlenmiştir. Sonuçlarının karşılaştırılmasında hata kareleri ortalamasının karekökü (RMSE), ortalama mutlak yüzde hata (MAPE) ve belirleme katsayısı (R2) gibi literatürde tercih edilen üç farklı istatiksel yöntem kullanılmıştır. Ayrıca her test sonucu tek tek irdelenerek hataların daha net görülebilmesi için 2., 7., 28. ve 90. hidratasyon günlerindeki gerçek değerler ile tahmin edilen basınç dayanımları arasındaki farklar ve % değişimleri belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre, YSA modelleri arasında Elman geri yayılımlı sinir ağı modelinin ve ANFIS modelleri arasında ise Psig üyelik fonksiyonu modelinin en iyi model olduğu olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra modellerin güçlü ve faydalı olduğu, dolayısıyla hem YSA hem de ANFIS modelleriyle pomza ve diatomit ikamesi ile hazırlanmış çimento harçlarının basınç dayanımı tahminlerinin, çok küçük hata ve kısa bir sürede oldukça iyi bir şekilde gerçekleştirilebileceği düşünülmektedir.
Optimum superplasticizer contents of ready mixed concretemade with blended portland cement
ABSTRACT OPTIMUM SUPERPLASTICIZER CONTENTS OF READY MIXED CONCRETE MADE WITH BLENDED PORTLAND CEMENT DEMIREL, Ergin Oral M. S. in Civil Eng. Supervisor: Assoc. Prof. Abdurrahman GÜNER September 1995, 271 pages Using the Gaziantep blended port land cement and locally commercially available sieved and washed river bed aggregate of three different size fractions and a fine sand of silt size to obtain pumpable mixes with slumps around 60-80 mm to 150-200 mm concretes of classes C14, C16, C20, C25 and C30 were produced. The superplasticizing admixture of modified sodium and calcium lignosulphonate type with some additions of mel amine formaldehyde and naphthalene formaldehyde sulphonate condensates contents were 0.0, 0.25. 0.5, 1.0, 1.5, 2.0 and 5.09s by weight of cement. The effects of superplasticizer on fresh and hardened concrete were investigated. In the optimization computer program, the simplex linear formulation was used as the core. To determine, the optimum composition, the objective function was chosen as the total investment, operating and maintenance cost related to constituent materials, quality control, transportation, placing and compaction, formwork and scaffolding per cubic metre of concrete in- place. The relative total costs up to and including compaction of concretes show a general trend of increase with increasing slump and concrete class. Minimum costs however, are obtained progressively at higher superplasticizer contents up to about 1.25% at higher s 1 umps. Key words: Blended cement, superplasticizer, entrained air, pumpability, ready-mixed concrete, optimization a a n.
Değişik dispersif ajan ve çimento ile stabilize edilen kilinserbest basınç dayanım özellikleri
Bu deneysel çalışmada Ankara kilinin serbest basınç dayanımının çimento ve değişik dispersif ajanlarla nasıl değiştiği araştırılmıştır. Çalışmanın öncelikli hedefi çimentonun killi zeminin stabilizasyonunda kimyasal ajanların etkinliğinin araştırılmasıdır. Çalışma kapsamında kil üzerinde ilk olarak sınıflama deneyleri yürütülmüş ve zemin sınıfının yüksek plastisiteli kil olduğu saptanmıştır. Daha sonra kil üzerinde Standart Proktor deneyi yapılarak kilin optimum su muhtevası %29,81 ve maksimum kuru birim hacim ağırlığı 13,42 kN/m3 olarak belirlenmiştir. Kilin optimum su muhtevası ve maksimum kuru birim hacim ağırlığı, katkılı ve katkısız tüm serbest basınç numunelerinin hazırlanmasında kullanılmıştır.Serbest basınç deneyleri üç aşamada yürütülmüştür. İlk aşamada kil, saf su veçimento/(çimento + kil) oranı %0, 5, 10 olan çimento karışımıyla elde edilen numunelerin dayanımına sadece çimentonun etkisi araştırılmıştır. İkinci aşamada kil ve ajan/su oranı %5, 10 ve 20 olan solüsyon halinde karışıma katılan kimyasal ajanların karışımıyla elde edilen numunelerin dayanımına sadece kimyasal ajanların etkisi araştırılmıştır. Kimyasal katkı olarak sodyum hegzametafosfat, alüminyum sülfat, sodyum karbonatve sodyum silikat kullanılmıştır. Üçüncü aşamada kil, çimento ve solüsyon halinde karışıma katılan kimyasal ajanlardan oluşan karışımın serbest basınç dayanımına çimento ve kimyasal katkının beraber etkisi araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre çimento içeriği arttıkça dayanımın arttığı gözlenmiştir. Tüm kimyasal katkılarda kimyasal katkının solüsyon içindeki konsantrasyonu arttıkça serbest basınç dayanımı belirgin olarak azalma eğilimi göstermektedir.
Portland çimento ve uçucu kül ikameli çimentoların hidratasyon gelişimleri ile fiziksel, kimyasal ve mekanik özelliklerinin araştırılması
Çevresel kaynakların korunmasına bağlı olarak endüstriyel atıkların, çimento ve betonda katkı veya ikame malzemesi olarak kullanılmasına ilişkin geçmişten günümüze birçok çalışma yapılmıştır. Bu atıklar içerisinde en yaygın olarak kullanılan malzemelerden biri de uçucu küldür.Bu çalışmada, Portland çimentosu (PÇ) ve uçucu kül (UK) ikameli çimentonun yüzey etkileşim mekanizmaları araştırılmıştır. PÇ ile UK'nin fiziksel, kimyasal, mineralojik ve mekanik özelliklerinin yanı sıra UK-PÇ tanelerinin elektrokinetik potansiyelleri (zeta potansiyel) belirlenmiştir. PÇ ve UK ile hazırlanan çimento harçları basınç dayanımları için 2, 7, 28, 56 ve 90 gün küre tabi tutulmuştur. Çimento hamurlarının ise 28 gün sonundaki hidratasyon sırasında mineralojik yapısını ve faz gelişimini belirlemek için termal analiz (DTA ve TG), fourier transformlu kızılötesi spektroskopisi (FT-IR), X-ışınları difraksiyonu (XRD) analizleri yapılmış ve elektron mikroskop (SEM) ile mikro yapıları belirlenmiştir. PÇ ve UK ikameli çimento harç örnekleri basınç dayanımı deneyleri yapılarak incelenmiş, sonuçları ve nedenleri diğer analiz sonuçlarıyla birlikte yorumlanmıştır.Sonuç olarak UK ikame oranı miktarı; su ihtiyacını ve priz süresini arttırırken, hidratasyon süresince açığa çıkan portlandit (Ca(OH)2) miktarını azaltmıştır. Ayrıca UK, PÇ'ye göre farklı elektro kinetik davranışlar ve yüzey özellikleri göstermiştir. Tüm bu farklılıklar harç örneklerinin basınç dayanımlarını etkilemiştir.
Diatomit ve zeolit ikameli betonların kimyasal etkilere karşı davranışlarının araştırılması
Betonarme yapı tasarımında dayanımın yanında dayanıklılık da çağımızda giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Dayanıklılık, beton sertleşip hizmete girdikten sonra hatta bazen uzun bir süre geçince kendini gösteren bir özelliktir. Betonun hizmet ömrünü, zararlı su ve kimyasallar olumsuz yönde etkilemektedir. Betonun bu zararlı etkilere karşı dayanıklılığının araştırılmasında daha çok betonda kullanılan çelik üzerinde yoğunlaşılırken, betonun dayanıklılığı üzerinde yapılan çalışmalarda nihai sonuca ulaşılamamıştır. Bu çalışmada, diatomit ve zeolitin farklı çevresel etkilerdeki kür ortamlarında betonun dayanım ve dayanıklılığına etkisini araştırmak için çalışmalar yapılmıştır.Bu bağlamda çalışmada kullanılan malzemeleri tanımlamak ve özelliklerini belirlemek için kimyasal, fiziksel, mineralojik, moleküler, termal ve zeta potansiyel analizler uygulanmıştır. Çalışmada referans (PÇ), %10-%20 diatomit, %10-%20 zeolit, %5+5-%10+10 diatomit ve zeolit, Portland çimentosu yerine ikame edilerek toplam 7 farklı çimento elde edilmiştir. Bu çimentolarla üretilmiş her bir beton grubu için 54 adet olmak üzere toplam 378 adet 15x15x15 cm ebadında küp numune üretilmiştir. Yapılan çalışma için numuneler hazırlanırken çökme miktarı 7 ile 10 cm arasında olacak şekilde karışım dizaynı yapılmıştır.Üretilen sertleşmiş beton örnekleri üzerinde birim ağırlık, su emme, görünür boşluk oranı, ultrases geçiş hızı, kapiler su emme, basınç dayanımı ve yarmada çekme dayanımı deneyleri yapılmıştır. Sertleşmiş beton deneyleri, yedi farklı beton türü üzerinde, 28 gün yaşına kadar 23±2 oC suda, daha sonra ortam faktörünün dört (H2SO4, MgSO4, NaCI, H2O) ve beton yaşı faktörünün iki düzeyinde (56 ve 90 gün) kür edilen beton örnekleri üzerinde gerçekleştirilmiştir.Yapılan deneyler sonucunda hem diatomit hem de zeolit ikamesinin, üretilen beton örnekleri üzerinde dayanım ve dayanıklılık açısından olumlu etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde diatomit ve zeolit ikameli beton örnekleri için en uygun ikame oranının %10 olduğu belirlenmiştir. Bu oran ile üretilen beton örneklerinde özellikle 90 gün yaşındaki ultrases, kapiler su emme, yarmada çekme dayanımı ve basınç dayanımı değerlerinin referans beton örneklerine göre daha iyi olduğu görülmüştür. Sonuç olarak ülkemizin zengin doğal kaynaklarından olan diatomit ve zeolitin beton sektöründe kullanılmasının uygun olduğu, çimento ve beton sektöründe geniş kullanım alanına sahip yapay puzolan sınıfındaki yüksek fırın cürufu, uçucu kül, silis dumanı gibi malzemelere de alternatif olabileceği düşünülmektedir.
Atık lastik ve yüksek fırın cürufu ikameli çimentoların yüzey özelliklerinin çimento harçlarının fiziksel ve mekanik özellikleirne etkisi
Çimento hamuru örnekleri üzerinde yapılan deneyler sonucunda; PÇ, Atık Lastik Tozu ve YFC'nin kimyasal yapı, özgül yüzey ve porozite gibi değerlere bağlı olarak su miktarında, priz sürelerinde ve hacim genleşme değerlerinde farklılıklar meydana gelmiştir. Ayrıca ALT ve YFC, PÇ'ye göre farklı elektro kinetik davranışlar ve yüzey özellikleri göstermiştir. Tüm bu farklılıklar çimento harç örneklerinin eğilme ve basınç dayanımlarını etkilemiştir. Sonuç olarak YFC ve Atık Lastik Tozu'nun yüksek dayanım gösteren çimentolara belirli oranlarda katılmasıyla standart çimentoların elde edilebileceği, dolayısı ile çok fazla potansiyele sahip bu malzemelerin çimento sektöründe kullanılmasıyla da ekonomik ve ekolojik yarar sağlanabileceği düşünülmektedir.
Farklı statik basınçlar altında sıkıştırılan çimento katkılı kumun serbest basınç dayanımının incelenmesi
Bu tez çalışmasında, çimento katkılı kumun serbest basınç dayanımının, çimento içeriği, su/çimento oranı, sıkıştırma basıncı ve kür süresi ile nasıl değiştiği araştırılmıştır. Çalışmada malzeme olarak, ASTM No. 16 eleğinden geçen ve ASTM No. 30 eleği üzerinde kalan kum ve bağlayıcı malzeme olarak puzolanik çimento kullanılmıştır. Kum üzerinde elek analizi, özgül ağırlık, maksimum kuru yoğunluk ve minimum kuru yoğunluk belirleme deneyleri yürütülmüştür. Ayrıca, serbest basınç deneyleri için hazırlanan çimento-kum karışımları üzerinde de maksimum kuru yoğunluk ve minimum kuru yoğunluk belirleme deneyleri yürütülmüştür. Çalışma kapsamında kullanılan en düşük ve en yüksek statik basınçlarla (8MPa ve 40 MPa) sıkıştırılarak hazırlanan 4 farklı çimento/kum oranına (%2,5, %5,0, %7,5 ve %10,0) sahip numunelerin serbest basınç dayanımları 7 ve 28 gün kürde bekletildikten sonra elde edilmiştir. Sıkıştırma basıncının serbest basınç dayanımı üzerindeki etkisini araştırmak için sadece ağırlıkça %10 çimento ve 6 farklı statik basınçla (4, 8, 16, 24, 32 ve 40 MPa) sıkıştırılarak hazırlanan numuneler, 7 ve 28 gün kürde bekletildikten sonra, serbest basınç deneylerine tabii tutulmuştur. Tüm çimento-kum karışımları 3 farklı su/çimento oranında (1,0, 1,5, 2,0) ve 3 özdeş numune olarak hazırlanmıştır. Deney sonuçlarına göre çimento-kum karışımının çimento içeriği ve sıkıştırma basıncı arttıkça serbest basınç dayanımı artmaktadır. Diğer yandan, çimento-kum karışımının su içeriği arttıkça serbest basınç dayanımın azalma eğilimi sergilediği gözlenmiştir. Kür süresinin 7 günden 28 güne uzamasıyla hemen hemen tüm numunelerin serbest basınç dayanımlarında yaklaşık 2 ile 3 kat düzeyinde artış oluşmuştur.
Pirinç kabuğu külü ikameli çimento harçlarının hidratasyon gelişiminin fizksel ve mekanik özelliklerine etkisinin araştırılması
Dünyada endüstri üretimlerinin yan ürünü olan atıkların uzaklaştırılması ve depolanması zor olmasının yanı sıra çevre kirliliğinde de büyük bir sorun oluşturduğu bilinmektedir. Bu atıklardan biri de pirinç üretiminden ortaya çıkan pirinç kabuğudur. Dünyada 120 milyon ton pirinç kabuğu atığı meydana gelmekte ve pirinç kabuğunun yakılmasından 30 milyon ton pirinç kabuğu külü elde edilmektedir. Ülkemizde ve dünyada mineral katkıların kullanımının, beton ve çimento harçlarının basınç dayanımına olumlu etkisi nedeniyle giderek yaygınlaştığı görülmektedir. Özellikle endüstriyel atıkların değerlendirilmesi ile çevresel kirliliğin azaldığı, dolayısıyla çevre ve enerji kaynaklarının korunmasının sağlandığı belirlenmiştir. Dünyada ve ülkemizde yapılan çalışmalar incelendiğinde pirinç kabuğu külünün beton geçirimliliğini azalttığı ve buna bağlı olarak basınç dayanımını arttırdığı gözlenmiştir. Ancak pirinç kabuğu külünün hidratasyon gelişimine yönelik yapılan çalışmaların ülkemiz genelinde daha az olduğu görülmüştür. Bu bağlamda çalışmada, referans ve pirinç kabuğu külü ikameli (%0, 2,5, 5, 7,5, 10, 12,5, 15 oranlarında) çimentolar için 2, 7, 28, 56 ve 90 günlük standart çimento deneyleri ile basınç dayanımları tespit edilmiştir. Ayrıca kritik süre olan 28. hidratasyon gelişimindeki özellikler SEM, TG, XRD, FT-IR gibi analiz teknikleri kullanılarak incelenmiştir. Sonuç olarak yapılan bu çalışmayla elde edilen sonuçlar birbirleriyle kıyaslanarak, pirinç kabuğu külünün çimento yerine ikame edilmesiyle meydana gelen reaksiyon tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, pirinç kabuğu külü ikame oranı miktarı; su ihtiyacını ve priz süresini arttırırken, hidratasyon süresince açığa çıkan portlandit (Ca(OH)2) miktarını azaltmıştır.
Çimento üretiminde atık mermer tozu ve atık alçının kullanılabilirliği
Bu deneysel çalışmada, atık mermer tozu (MT), silis dumanı (SD) ve fosfojips (A)' nın çimento üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, Afyon Çavdarlar Mermer Fabrikası'ndan MT, Bandırma Gübre Fabrikası'ndan A, Limak Ankara Çimento Fabrikası'ndan klinker ve doğal alçı, Etibank Elektrometalurji Sanayi İşletmesi'nden SD temin edilmiştir. Bu malzemelerin kimyasal kompozisyonları, fiziksel ve mineralojik özellikleri deneylerle belirlenmiştir. Doğal alçı ve klinkerin birlikte öğütülmesi ile PÇ 42.5, klinker ve fosfojipsin birlikte öğütülmesi ile AMT0 kontrol çimentoları üretilmiştir. Katkılı çimentoların tamamı ağırlıkça % 5 oranında A, farklı oranlarda klinker, MT ve SD'nin birlikte öğütülmesi ile elde edilmiştir. AMT katkılı çimento üretiminde ağırlıkça % 3, 6, 9, 12, 15, 20 ve 25 oranında MT kullanılırken, AMTSD katkılı çimento üretiminde % 3, 6, 9, 12, 15, 20 ve 25 oranlarında MT ile SD kullanılmıştır.21±2 °C sıcaklık ve % 50-60 bağıl nemli laboratuvar ortamında üretilen katkılı çimentolar kullanılarak TS EN 196-1'e göre çimento harçları üretilmiş ve ardından 40x40x160 mm boyutlarında harç prizma numuneleri elde edilmiştir. Elde edilen harç numuneleri deney yaşına kadar kür havuzunda bekletilmiştir. Numuneler üzerinde 3, 7, 28 ve 90 gün yaşlarında eğilme ve basınç dayanımı deneyleri yapılmıştır. Elde edilen deney sonuçları, hem kontrol çimentoları olan PÇ 42.5 ve AMT0 ile hem de katkılı çimentolar ile kıyaslanmıştır.Elde edilen deney sonuçlarına göre, kontrol çimentoları PÇ 42.5 ve AMT0 ile AMT ve AMTSD katkılı çimentoların kimyasal kompozisyonları ve fiziksel özellikleri TS EN 197-1'de verilen sınır değerlere uygundur. AMT ve AMTSD katkılı çimentoların eğilme ve basınç dayanımları, erken yaşlarda PÇ 42.5 ve AMT0 kontrol çimentolarına göre azalmıştır. Bununla birlikte katkılı çimentoların dayanımları ilerleyen yaşlarda kontrol çimentolarına yakın sonuçlar göstermiştir. AMT ve AMTSD katkılı çimentolar birbirleri ile karşılaştırıldığında ise 3, 7, 28 ve 90 gün yaşlarında en yüksek eğilme ve basınç dayanımları AMTSD3 çimentosunda elde edilmiştir. Sonuç olarak, atık mermer tozu, silis dumanı ve fosfojipsin çimento üretiminde birlikte kullanılabileceği belirlenmiştir.
Yüksek sıcaklığın diyatomit katkılı harçlar üzerindeki etkilerinin araştırılması
Bu çalışmada, Ankara Kızılcahamam yöresi diyatomitinin CEM I (PÇ 42,5 R) çimentoya %0, %5, %10, %15 oranlarında, 90 µm boyutundaki diyatomit ikamesi ile elde edilen, diyatomit ikameli harç numunelerinin yüksek sıcaklığa karşı dayanımı ölçülmüştür. Diyatomit ikameli harç numuneleri, 28 ve 90 gün boyunca kür edilmiş; 20, 150, 300, 500 ve 700 °C 'ye tabi tutulmuştur; havada soğutma ve suda soğutma yöntemiyle soğutulmuştur. Diyatomit ikameli harç numunelerin ultrases geçiş hızı, eğilmede-çekme dayanımı ve basınç dayanımı deneyleri yapılmıştır, 28 ve 90. gündeki değerleri istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. 90 günlük ultrases geçiş hızı değerlerine göre, Cem I (PÇ 42,5 R) çimentoya, 20 °C 'de ve 700 °C 'de %5 diyatomit ikamesinin ultrases geçiş hızı değerini %20,82 arttırdığı, 300 °C 'de, %10 diyatomit ikamesinin ultrases geçiş hızı değerini değiştirmediği, 150 °C 'de ve 500 °C 'de %15 diyatomit ikamesinin ultrases geçiş hızı değerini %2,48 düşürdüğü, tespit edilmiştir. Soğutma yöntemlerine göre bakıldığında, suda soğutma yöntemiyle soğutulan harç numunelerin ultrases geçiş hızı, artış yüzdelerinin havada soğutulan numunelere oranla daha iyi olduğu saptanmıştır. 90 günlük eğilmede-çekme dayanımı değerlerine göre Cem I (PÇ 42,5 R) çimentoya, 20 °C, 150 °C ve 300 °C 'de %10 diyatomit ikamesinin, eğilmede-çekme dayanımını %2,32 düşürdüğü, 500 °C 'de %15 diyatomit ikamesinin eğilmede-çekme dayanımını %7,43 düşürdüğü, 700 °C 'de %5 diyatomit ikamesinin eğilmede-çekme dayanımı değerlerini %79,99 arttırdığı tespit edilmiştir. Soğutma yöntemlerine göre, havada soğutma yöntemiyle soğutulan harç numunelerinin eğilmede-çekme dayanımındaki artış yüzdelerinin, suda soğutulan harç numunelere oranla daha yüksek olduğu saptanmıştır. 90 günlük basınç dayanımı değerlerine göre, Cem I (PÇ 42,5 R) çimentoya, 20 °C 'de, 150 °C 'de, 300 °C 'de, 700 °C 'de %10 diyatomit ikamesinin %20,18 oranında basınç dayanımını arttırdığı, 500 °C 'de %15 diyatomit ikamesinin basınç dayanımını %17,37 arttırdığı tespit edilmiştir. Soğutma yöntemlerine göre, havada soğutma yöntemiyle soğutulan harç numunelerinin basınç dayanımı artış yüzdelerinin, suda soğutulan harç numunelere oranla daha yüksek olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler : Yüksek Sıcaklık, Harç, Çimento, Diyatomit
Short term outcomes of cementless total hip arthroplasties
Purpose: Aim of this study is to investigate the short term clinical and radiographic outcomes of cementless total hip arthroplasty in different etiological causes.Materials and Methods: The clinical and radiographic outcomes of 92 patients (102 hips) with consecutive cementless total hip arthroplasties were evaluated. The patients admitted to Gazi University Faculty of Medicine, Department of Orthopaedics and Traumatology between November 2003 and December 2010. The study group consisted of hydroxyapatite coated flattened press-fit EPF-PLUS cup and the tapered cementless with a rectangular cross-section and hydroxyapatite coated Zweymuller SL-PLUS stem. Clinical outcome was measured by comparing Harris Hip Scores pre-operatively and at last clinic visit. Radiolucencies and osteolysis with respect to the stem and acetabulum were classified according to the system of Callaghan and Engh on anteroposterior radiographs of the hip and pelvis. Direct lateral approach has been performed to the all patients. Heterotopic ossification (HO) formation was also graded by the criteria indicated in Brooker et al.Results. In total 24 (%26) of the 92 patients were men and 68 (%74) were women. The age ranges of the all patients varied between 22 and 80 years old and the average age for the whole patients was 55,66 years during the time of surgery. The average follow-up time was 34.9 (10-84) months. The average preoperative Harris Hip Score was 45,87 (30-67) points. At the time of the most recent follow-up visit, the average Harris Hip Score was found as 92,49 (68-100) points.According to the criteria of Engh et al., all femoral implants were graded as stable bone-ingrown. Radiolucent lines were mostly observed in Gruen zones 1 and zone 7 of the femur [zone 1 %67.32, zone 7 % 60.18 zone 2 %2.04, zone 3 %1.02, zone 6,2.04]. Radiolucent area occured in 42 (%42,84) cups [zone 2 %34.68, zone 3 (%21.42), zone 1 %18.36]. The inclination angle of the acetabular component was 47,25 (28-70).Postoperative neuropraxy were identified in four (%4.68) cases (siatic neuropraxy of in two cases, both of them recovered, and femoral neuropraxy in two cases, one of them recovered). The prevalence of thigh pain at the time of the latest follow-up was %1.02 (one case). One acetabular component needed revision surgery due to polyethylene insert wear. None of the femoral stems and acetabular components was changed as a result osteolysis. HO was observed in 10 hips (% 10,2). Heterotopic bone was graded as class I in 5 hips, class II in 3 hips, class 2 in 2 hips. Intraoperative femoral fissur was developed in 4 (%4.8) hips. One of the 6 subtrochanteric osteotomies and one of the 12 femoral head autograft were followed by nonunion.Conclusions: The results show that arthroplasty with Zweymuller femoral stem which is combined with a flattened, hydroxyapatite coated press-fit acetabular cup which was inserted without cement. These outcomes were found excellent in short term follow-up resultsKey Words: Zweymuller femoral stem, short term follow-up, uncemented hip arthroplasty.
Yapay zeka yaklaşımı ile çimento sektöründe olabilecek kazaların değerlendirilmesi
Gelişmekte olan ülkeler için ekonomik anlamda lokomotif olarak nitelenebilecek sektörlerden biri olan çimento sektörü, gerek çalışma şartları, gerekse çalışan profili açılarından ele alındığında çalışma ortamının çok riskli olduğu sektörlerden biridir. Çalışma esnasında maruz kalınan bu riskler ve güvensiz davranışlar iş kazalarına neden olmaktadır. Kazalar neticesinde insan hayatına gelen zarar dışında her kazanın, kaza geçiren kişiden başlayarak, çalışılan firma ve nihayetinde ülke ekonomisi için olumsuz yönde bir ekonomik değeri ortaya çıkmaktadır. Kazaların önlenmesi için ülkelerin geliştirdikleri yasal zorunluluklar, çalışan ve işverenlere getirilen yükümlülüklerin yanında bilimsel araştırmalar ve çalışmalar yol gösterici olmaktadır.Bu çalışmada çimento sektöründeki iş kazalarının analizi amacı ile; bir çimento şirketinin faaliyet gösterdiği ülkelerde, 4 yıl içinde meydana gelen 1529 iş kazası incelenmiştir. Eldeki verilerin karmaşıklığı ve düzensizliği istatiksel çalışmaya olanak vermediğinden, veriler yapay zeka yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Belirli bir tesiste çalışan belirli özelliklere sahip bir işçinin kaza yapması halinde olacak kazanın ciddiyeti incelenmiş olup, başarılı neticeler elde edilmiştir.
Portland çimentosu kullanımının Horasan harcı özelliklerine etkisi
Bu çalışmada, Portland Çimentosu Kullanımının Horasan Harcı Özelliklerine Etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla Horasan harcı karışımlarında kireç, tuğla tozu, tuğla pirinci, Portland çimentosu ve odun külü kullanılmıştır.Horasan harçlarının, fiziksel ve mekanik özellikleri üç aşamada incelenmiştir. Birinci aşamada, Horasan harcı içinde kullanılacak bağlayıcı oranları belirlenerek fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. İkinci aşamada Horasan harç karışımı içinde ince agrega olarak standart kum ve tuğla pirinci (kum) kullanılmıştır. Üçüncü aşamada ise; elde edilen kontrol Horasan harç karışımına odun külü katılarak harcın fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Elde edilen Horasan harçları ile 40 x 40 x 160 mm boyutlu harç numuneleri üretilmiştir. Harç numunelerine 28 ve 90 gün yaşlarında eğilme ve basınç dayanımı deneyleri uygulanmıştır. En yüksek eğilme ve basınç dayanımları, tuğla tozu, çimento, kireç ve standart kumun bulunduğu Horasan harcından elde edilmiştir. Horasan harçları arasında en iyi performansı bağlayıcı olarak % 65 tuğla tozu, % 10 kireç ve % 25 çimento içeren Horasan harcı göstermiştir.
Çimento harcında yüksek fırın cürufunun basınç dayanımına etkisi
Günümüzde portland çimentoları birçok yapının inşaatında kullanılan yapı malzemesidir. Bir yapıda aranan en önemli özellik ise basınç dayanımıdır. Özellikle su ile temas halinde olan deniz yapıları (köprü ayakları gibi ve yer altı su seviyesinin altında kalan yapılar), ve amonyum nitrat çözeltisi etkisine maruz kalan yapılar (fabrika ve depolar) hasara uğramaktadırlar. Bu çalışmada harçlı çimentonun basınç dayanımına, deniz suyu, amonyum nitrat çözeltisi ve standart kür ortamında %0, %10, %15 ve %20 oranlarındaki yüksek fırın cürufunun etkisi araştırılmıştır. Yapılan deneylerden elde edilen sonuçlara göre, yüksek fırın cürufunun standart kür ortamında erken yaşlarda dayanımı düşürdüğü, deniz suyu ve amonyum nitrat çözeltisi ortamında ise %10 oranında kullanılan yüksek fırın cürufunun basınç dayanımını arttırdığı, %15 ve %20 oranlarında kullanılan cüruflu numunelerin basınç dayanımlarının düştüğü gözlenmiştir.