Conceptual learning
63 theses under this subject heading
Sekizinci sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve cebirsel muhakeme yapıları
Cebir, matematik dersi öğretim programlarında geniş yer tutan matematiğin en önemli ancak en çok zorlanılan konu alanlarından birisidir. Cebirde yaşanılan zorluğu en aza indirebilmek, ileride cebir çalışmalarının daha çok şekillenmesini sağlayabilmek ve cebirsel düşünmenin gelişimini hızlandırabilmek için cebirin erken yaşlardan itibaren kazandırılması önemlidir. Bu bağlamda öğrencilerde temel cebirsel kavramların oluşumu ve cebirsel düşüncenin gelişimi, ilköğretim çağında verilen sağlam bir kavram ve cebir eğitimiyle doğrudan ilişkilidir. Bu araştırmayla cebir öğrenme alanında yer alan doğrusal denklemler alt öğrenme alanından doğrusal ilişki ve eğim kavramlarına ilişkin sekizinci sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve cebirsel muhakeme yapılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Verilerin toplanması aşamasında hazırlanan açık uçlu cebir testinden ve klinik görüşmelerden yararlanılmıştır. Çalışmaya Eskişehir ilindeki iki ilköğretim okulundan seçilen toplam 103 sekizinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilere açık uçlu cebir testi uygulanmış ve öğrencilerin verdiği yanıtlar güvenilir olması adına iki uzman tarafından bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonrasında beş orta ve beş yüksek başarı düzeyine sahip toplam 10 öğrenci ile klinik görüşmeler yapılmıştır. Gerçekleştirilen klinik görüşmeler öğretmenlerden, öğrenci velilerinden ve öğrencilerden alınan izinler ile video kamera aracılığıyla kayda alınmıştır. Araştırmada verilerin çözümü ve yorumlanmasında ise nitel araştırma yöntemlerinden biri olan karma yöntem tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin çoğunun doğrusal ilişki, doğrunun grafiği ve eğimi hakkında zorluk yaşadıkları ve kavram yanılgılarına sahip oldukları, kavramları daha çok işlemsel boyutta algıladıkları ve benimsedikleri kavramların çoğunun ise ezber bilgi olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında öğrencilerin genel olarak eğim, doğrusallık ve doğrusal ilişki kavramlarına ilişkin yeterli argüman geliştiremedikleri, ortaya attıkları argümanları da yeterince destekleyemedikleri bunlara bağlı olarak da sağlıklı bir cebirsel muhakeme yapamadıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Cebir, cebirsel muhakeme, doğrusal ilişki, eğim, sekizinci sınıf,kavramsal anlama.
İlköğretim 3. sınıf öğrencilerinin -dün, bugün, yarın- temasındaki zaman kavramlarına ilişkin görüşlerinin nitel analizi
Hayat Bilgisi Ders Kitabında yer alan ?Dün, Bugün, Yarın? temasındaki zaman kavramlarını, ilkokul 3. Sınıf öğrencilerinin nasıl algıladıklarını incelemeyi amaçlayan bu araştırma nitel bir çalışmadır.Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma, Kütahya, Altıntaş ilçe merkezinde bulunan üç ilkokulda yapılmıştır. Bu okullara devam eden üçüncü sınıf öğrencileri arasından, öğretmen görüşlerine alınarak akademik başarılarına göre iyi, orta ve düşük düzey olarak sınıflandırılmıştır. Her bir düzeyden ikişer öğrenci olmak üzere her üç okuldan toplam on sekiz öğrenci belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, ilkokul üçüncü sınıf öğrencileri zaman kavramlarını sınıflarken eylemleri odak noktası olarak kullanmaktadırlar. Öğrenciler zaman kavramalarını karşılaştırırken zıt anlamlı kavramları, yakın ve aynı anlama gelen kavramlarından daha kolay tespit etmişlerdir. Öğrenciler zaman kavramlarını sıralarken zaman şeridinin sol tarafını geçmiş, ortasını şimdi, sağ tarafını ise gelecek olarak göstermişlerdir.Anahtar Kelimeler: Zaman, Hayat Bilgisi, Zaman Şeridi, Kavram, Bilişsel Gelişim
Argümantasyon tabanlı fen öğretiminin ilkokul 4. sınıf öğrencilerinde etkililiğinin incelenmesi
Bu araştırmada, 4. Sınıf Fen ve Teknoloji dersi programında yer alan "Maddeyi Tanıyalım" ünitesinin argümantasyon tabanlı öğretiminin öğrencilerin kavramsal anlamalarına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarına, bilimsel süreç becerilerine, akademik özyeterliliklerine ve deney grubu öğrencilerinin yazılı tartışma etkinliklerinde kullandıkları tartışma öğelerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2013-2014 eğitim-öğretim yılı Uşak İlinde, bir ilkokulun 2 farklı 4. Sınıf şubesinde gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere, deney grubunda (N=29) argümantasyon tabanlı yaklaşım ile eğitim verilirken, kontrol grubunda (N=28) geleneksel öğretim yaklaşımıyla eğitim verilmiştir. Argümantasyon tabanlı ve geleneksel öğretim yaklaşımları kapsamında belirlenen etkinlikler 11 hafta boyunca uygulanmıştır. Araştırma deseni olarak karma metodun kullanıldığı araştırmada veriler; "Maddeyi Tanıyalım Başarı Testi" (MTBT), "Bilimsel Süreç Becereleri Testi" (BSBT), "Fen ve Teknolojiye Yönelik Tutum Ölçeği" (FTTÖ), "Akademik Özyeterlilik Ölçeği" (AÖYÖ), gözlem, video kayıtları, ünite sonunda öğretmen ve öğrencilerle gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış mülakatlar, deney grubuna uygulanan tartışma etkinlikleri ve araştırma sonunda deney grubu öğrencilerine uygulanan argümantasyon görüşme formları (AGF) ile elde edilmiştir. Bu araştırmada nicel verileri analiz etmek amacıyla; ortalama, standart sapma, frekans değerleri hesaplanmış ve gruplar arasındaki karşılaştırmalar için t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi için ise, yarı yapılandırılmış mülakatlar, gözlem ve yazılı tartışma etkinlik kâğıtları alt problemlere göre ele alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre, deney grubu öğrencilerinin kavramsal anlamaları, fen ve teknoloji dersine karşı tutumları, bilimsel süreç becerileri ve akademik özyeterlilikleri kontrol grubu öğrencilerine göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca, argümantasyon tabanlı öğretim yaklaşımının; öğrencilerin kavramsal anlamalarının, bilimsel süreç becerilerinin, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarının ve akademik özyeterliliklerinin gelişimine olumlu yönde etki ettiği ancak, argüman oluşturma becerilerinde herhangi bir değişime sebebiyet vermediği tespit edilmiştir.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının "yaşamımızdaki elektrik" ünitesinde ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlamalarına ve yazma becerilerine etkisi
Araştırma, İlkokul 4. Sınıf öğrencilerinde proje tabanlı öğrenme yaklaşımının Yaşamımızdaki Elektrik ünitesinde öğrencilerin kavramsal anlamaları, metin yazma becerileri, kavramsal yanılgıların giderilmesi üzerine etkisini ölçmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise Sivas ilindeki bir ilkokulun iki farklı dördüncü sınıftaki öğrenciler oluşturmaktadır. Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubunda 22,in uygulandığı kontrol grubunda da 22 öğrenci bulunmaktadır. Araştırmada öğrencilerin kavramsal anlamalarını, kavramlar arası ilişki kurabilme düzeyleri ve yanlış kavramalarını belirlemek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve güvenirlilik katsayısı .83 olan çoktan seçmeli 35 sorudan oluşan Yaşamımızdaki Elektrik Başarı Testi (YEBT) ve 5 maddelik açık uçlu formatta hazırlanmış Yaşamımızdaki Elektrik Kavram Testi (YEKT) kullanılmıştır. Yine öğrencilerin yazma becerilerini belirlemek amacıyla öğrencilerin "Hidroelektrik santrallerinde üretilen elektriğin evlerimizde ampul tarafından ışığa dönüşümü " hakkında yazdıkları metinler kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında ön test son test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın sonucunda proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamaları, yanlış kavramların giderilmesinde ve yazma becerileri üzerinde geleneksel öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu saptanmıştır. Ayrıca proje tabanlı öğrenme yaklaşımında kız öğrencilerin erkek öğrencilerden daha başarılı oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Proje tabanlı öğrenme, geleneksel öğretim, kavramsal anlama, misconceptions, science and technology
İçerik düzenlemesi yapılmış metinlerin öğrencilerin cumhuriyet ve demokrasi kavramlarını öğrenmelerine etkisi
Bu araştırmanın genel amacı, öğrencilerin içerik düzenlemesi yapılmış yazılı metinlerin cumhuriyet ve demokrasi kavramlarını öğrenmelerine etkisini incelemektir. Araştırma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır.Araştırma, 2008-2009 eğitim - öğretim yılı Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü birinci sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 30 ve kontrol grubunda 30 öğrenci yer almıştır. Deney grubunda öğretim, içerik düzenlemesi yapılmış metinler aracılığıyla gerçekleştirilirken, kontrol grubunda öğretim geleneksel yöntemle yapılmıştır.Araştırmada veri toplama araçları olarak; cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının içerik ögeleriyle ilgili olarak hazırlanmış olan üç farklı test kullanılmıştır. Birinci testte, öğrencilere yazılı olarak cevaplamaları için her bir kavramla ilgili üçer soru sorulmuştur. İkinci testte, cumhuriyet kavramıyla ilgili 19 ülke adı verilerek öğrencilerden bu ülkelerin devlet şeklinin ne olduğunu yazmaları istenmiştir, demokrasi kavramıyla ilgili 19 ülke adı verilerek öğrencilerden bu ülkelerin siyasi rejiminin ne olduğunu yazmaları istenmiştir. Üçüncü testte ise, 19 çoktan seçmeli sorudan oluşan kavram başarı testinde cumhuriyet ve demokrasi kavramlarıyla ilgili sorular yer almıştır. Söz konusu üç test, öğretimden önce ön test olarak kullanılmıştır. Deney grubuna yalnızca yazılı metinler verilerek öğretim yapılmış, kontrol grubuna ise dersi sunan öğretim elemanının daha önceki derslerinde kullandığı sunu kullanılarak öğretim yapılmıştır. Öğretim süreci tamamlandıktan sonra aynı testler son test olarak uygulanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde nitel ve nicel analiz teknikleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular şu şekilde özetlenebilir:Öğrencilerin yaptıkları cumhuriyet ve demokrasi kavramlarının tanımları, cumhuriyet ve demokrasi kavramına verdikleri örnekler, öğrencilerin verdikleri örneklerin gerekçeleri incelenmiş deney grubunun son test bulguları kontrol grubu ile karşılaştırılmış ve deney grubunun daha başarılı olduğu bulunmuştur. Öğrencilerin cumhuriyet ve demokrasi kavramları ile ilgili her örneği örnek olarak sınıflamaları ve her örnek olmayanı örnek olmayan olarak sınıflamaları incelenmiştir. Son test sonuçlarına bakıldığında deney grubunun cumhuriyet ve demokrasi kavramının örneklerini ve örnek olmayanlarını ayırmada daha başarılı oldukları bulunmuştur. Öğrencilerin kavram başarı testindeki sonuçları incelendiğinde, deney grubunun son testlerde kontrol grubundan daha başarılı olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Yazılı Metin, Kavram Öğrenme, Kavram Öğretimi, Kavram Analizi, Cumhuriyet, Demokrasi.
Dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde kavramsal anlama becerilerinin geliştirilmesinde bağlamsal öğrenme yaklaşımına dayalı disiplinler arası öğretim uygulamaları: bir durum çalışması
Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Kavramsal Anlama Başarı Testi (KABT), Kavramsal Anlama İki Aşamalı Teşhis Testi (KAİATT), öğrenci çalışma yaprakları, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), yarı yapılandırılmış görüşme ve araştırmacı günlüğü aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler betimsel ve içerik analiziyle, nicel veriler ise Yinelenmiş Ölçümler için ANOVA ve Eşli Gruplar T Testi aracılığıyla analiz edilmiştir. Nicel analizden elde edilen veriler için anlamlılık düzeyi p≤ .05 olarak alınmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, kavramın özelliğini bulma, tanıma ulaşma ve neden açıklama kavramsal anlama alt becerileri için yapılan beş farklı ölçümün aritmetik ortalamaları arasında anlamlı farklılığın olduğunu; ilişki kurma ve örnek üzerinde özellik gösterme kavramsal anlama alt becerileri için yapılan beş farklı ölçümün aritmetik ortalamaları arasında anlamlı farklılığın olmadığını ortaya çıkarmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular öğrenci performanslarında kavramsal anlama açısından bir değişikliğin olup olmadığını belirlemek amacıyla uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere iki defa uygulanan Kavramsal Anlama Başarı Testi (KABT) ve Kavramsal Anlama İki Aşamalı Teşhis Testi (KAİATT) sonuçları arasında uygulama sonrası lehine bir farklılığın olduğunu göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgulardan öğrencilerin kavramın özelliklerini bulma ve tanım yapma etkinliklerini farklı buldukları ve sevdikleri tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar öğrencilerin uygulamada zor ve karmaşık görülmesi nedenleriyle bağımsızlık, egemenlik ve devlet kavramlarını beğenmediklerini; eğlenceli görülmesi nedeniyle de ekonomi ve demokrasi kavramlarını beğendiklerini göstermektedir. Ayrıca aynı bulgular uygulamalardaki kavramlardan yönetim biçimi nedeniyle demokrasiyi, ailenin geçim kaynağını içermesi ve tasarruflu olmayı kapsaması nedeniyle de ekonomi kavramlarını gerçek yaşamla ilgili gördüğünü ortaya çıkarmaktadır. Araştırmada kavramsal anlama alt becerilerinin gelişimini destekleyen olumlu ve olumsuz faktörlerin saptanması amacıyla yapılan analizlerden yeterli muhakeme seviyesinin, ön bilginin ve deneyimin, güdülenmenin, ilgili disiplinlere ilişkin ilgi ve yeterliliğin, ipucunun, derse katılımın, etkinliklerin sevilmesinin, bazı uygulamalardaki kavramların özellik sayısının az olmasının olumlu etki yarattığı anlaşılmaktadır. Ayrıca yapılan analizler muhakeme seviyesinin yetersiz olmasının, ilgili disiplinlere ilişkin ilgi ve yeterliliğin düşük olmasının, bazı etkinliklerdeki veri yükünün (soru sayısının fazlalığı), ya da kavramlardaki özellik sayısının fazla olmasının, derse aktif olarak katılım göstermemenin, ilgili kavramların sevilmemesinin, sınıf atmosferindeki gürültünün, uygulamalar arasındaki zaman farkının olumsuz etki yarattığı bulgularını ortaya çıkarmaktadır. Sonuç olarak, bağlamsal öğrenme yaklaşımına dayalı disiplinler arası öğretim uygulamalarının ön test ve son test kavramsal anlama başarı testi sonuçlarına göre son test lehine anlamlı bir farklılık yarattığını göstermektedir. Bu durumda, uygulamanın kavramsal anlamayı sağladığı anlaşılmaktadır. Aynı bulgulardan farklı disiplinlerin bilgileriyle kurulmuş analojilerin kavramın özelliklerini bulma sürecinin gelişimini olumlu etkilediğini ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, tercih edilen yaklaşımın tanıma ulaşma ve neden açıklama kavramsal anlama alt becerilerinin gelişimini desteklediğini ancak ilişki kurma ve örnek üzerinde özellik gösterme davranışlarının gelişiminde anlamlı bir farklılık yaratmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal bilgiler öğretimi, bağlamsal öğrenme ve öğretim yaklaşımı, disiplinler arası öğretim yaklaşımı, analoji, kavramsal anlama, durum çalışması.
Kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre tasarlanan ünitenin otantik değerlendirmesine yönelik bir eylem araştırması
Bu çalışmada, sosyal bilgiler dersinde kavram temelli disiplinler arası yaklaşım kullanılarak tasarlanan ünitenin uygulama ve otantik değerlendirme süreci incelenmiştir. Bu amaçla ilk olarak sınıfta kavram öğretimi, disiplinler arası yaklaşım ve otantik değerlendirmeye ilişkin mevcut durum ortaya konmuştur. Araştırmada genel amaç doğrultusunda, tasarlanan ünitenin uygulamasında karşılan sorunlar ve bu sorunların çözüm önerileri, uygulamanın öğrenme öğretme sürecine etkisi, öğrencilerin otantik değerlendirme sürecine yönelik algıları ve uygulamaların kavramların kazanılmasına etkisi de araştırılmıştır. Kavram temelli disiplinler arası yaklaşım kullanılarak tasarlanan ünitenin uygulama ve otantik değerlendirme sürecinin incelendiği bu araştırma eylem araştırması olarak yürütülmüştür. Araştırma 2013-2014 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar döneminde bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma gurubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş 12'si erkek, yedisi kız toplam 19 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), otantik değerlendirme araçları (rubrikler ve düzey belirleme kontrol listeleri), öğrenci çalışma örnekleri, araştırmacı ve öğrenci günlükleri ve kavram testi ile toplanmıştır. Uygulama öncesinde uygulama yapılan sınıftaki mevcut durumu ortaya koymak için, bir ünite süresince gözlem ve öğrencilerle ön görüşme yapılmıştır. Uygulama aşamasında Jacobs'ın (1989) ve (2004) önerdiği disiplinler arası program tasarım modeli temel alınarak tasarlanan Çevre ünitesi 32 ders saatinde uygulanmıştır. Uygulamada eylem araştırması süreci döngülere dayalı olarak yürütülmüştür. Her döngüde araştırma öncesi her kavram için hazırlanan ders planının uygulama aşaması izlenmiş, ortaya çıkan sorunları çözmek için eylem planları geliştirilmiş ve sorun çözüldükten sonra bir sonraki döngüye geçilmiştir. Öğrencilerin derslerin kazanımlarını elde edip etmediklerini belirlemek için uygulanan otantik değerlendirme etkinlikleri, rubrikler ve düzey belirleme kontrol listeleri yardımıyla incelenmiştir. Araştırma sürecini değerlendirmek için öğrencilerle süreç görüşmeleri yapılmıştır. Uygulamadaki sekiz döngü tamamlandıktan sonra öğrencilere kavram testi uygulanmış ve öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Araştırmada toplanan nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Güvenirliği sağlamak için veriler ikinci kodlayıcı tarafından kodlanmıştır. Uygulama sürecinde her döngüde ders planının uygulamasından sonra süreç kendi içinde incelenmiştir. Uygulama süreci tamamlandıktan sonra tüm veriler bütün olarak değerlendirilip çözümlenmiştir. Araştırmada Kavram testi ile nicel veriler toplanmıştır. Çoktan seçmeli 25 sorudan meydana gelen testte her sorudan sonra öğrenciler verdikleri cevabın nedenini yazılı olarak ifade etmiştir. Test puanlanırken, doğru cevabı bulma 1, nedeni doğru açıklama ise 3 puan ile değerlendirilmiştir. Kavram testi puanlanmasının güvenirliği için ikinci kodlayıcı olarak konu alanı uzmanından yardım alınmıştır. Sonuçta genel olarak, eylem araştırmasının bir öğretim yaklaşımını uygulamak ve değerlendirmek için uygun bir araştırma yöntemi olduğu, bu yöntem ile öğretimin niteliğinin arttırıldığı ve araştırmacının kendi deneyimlerini arttırdığı söylenebilir. Öğrencilerin kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre hazırlanan etkinlikleri önceki etkinliklerden farklı bulmuşlardır. Bu etkinlikler farklı disiplin bilgilerini aynı anda öğrenmeyi, derinlemesine öğrenmeyi, yeni bilgiler öğrenmeyi, derse yönelik olumlu tutum geliştirmeyi, akademik başarıyı arttırmayı, zamandan tasarruf yapmayı ve konu tekrarı yapmayı sağlamakta, öğrencilere araştırma yapma, gözlem yapma ve bilgisayar kullanma becerisi ve gerçek hayatta kullanılabilecek bilgiler de kazandırmaktır. Bu etkinlikler öğrencilerin derse yönelik ilgilerini arttırmış ve olumlu tutum geliştirmeye, işbirliği içinde çalışmaya, karar verme ve eleştirel düşünme becerisine katkı sağlamıştır. Öğrenciler bu etkinlikleri beğenmiş, severek, isteyerek katılmış ve etkinlikleri zevkle yapmışlardır. Uygulanan etkinliklerde sosyal bilgiler dersinde matematik, fen bilimleri, Türkçe, görsel sanatlar, müzik ve İngilizce dersi ile disiplinler arası bağlantılar kurulmuştur. Öğrenci görüşlerine göre en çok fen bilimleri ve matematik, en az müzik ve İngilizce dersleriyle, gözlem bulgularına göre ise en çok Türkçe dersi, en az da İngilizce ve müzik dersleri ile disiplinler arası bağlantılar kurulmuştur. İlk döngülerde disiplinler arası bağlantıları araştırmacı vurgularken, döngüler ilerledikçe öğrencilerin disiplinler arası bağlantıları kendi kendilerine fark etmeye başladıkları ve yeni bağlantılar kurdukları araştırma sonuçları arasındadır. Öğrenciler değerlendirme sürecinde kullanılan otantik değerlendirme etkinliklerini, öğrenme sürecine yönelik olması, öğrenci merkezli olması, yürütücü biliş stratejilerini ve farklı disiplinlere ait bilgileri kullanmayı gerektirmesi açısından önceki etkinliklerden farklı bulmuş, bu etkinliklere istekli olarak katılmış ve bu etkinliklerde eğlenmişlerdir. Öğrenciler değerlendirme etkinliklerini sürece yönelik ve öğrenci merkezli olduğunu, farklı disiplinlere ait bilgilerin de kullanılmasını gerektirdiğini algılamışlar, uygulama ve değerlendirme sürecinde disiplinler arası bağlantıları fark etmişlerdir. Değerlendirme sürecinde bazı etkinliklerde zorlandıklarını dile getiren öğrenciler olmasına rağmen, sonuçta öğrenciler bu etkinliklerin daha eğlenceli, daha öğretici olduğu ve diğer derslerde de kullanılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre hazırlanan, uygulanan ve otantik olarak değerlendirilen ünitenin kavramların kazandırılmasına olumlu yönde katkı sağladığı da sonuçlar arasındadır. Anahtar kelimeler: Disiplinler arası yaklaşım, kavram temelli öğretim, otantik değerlendirme, eylem araştırması.
Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin sanat eserini kavrayışında dramanın etkisi
Bu çalışmada, 6.sınıf öğrencilerinin sanat eserlerini kavrayışlarında drama yönteminin etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla uzman görüşü alınarak belli dönemleri de kapsayan toplam dört sanat eseri seçilmiştir. Çalışma, Adana'daki bir ortaokulun 11-12 yaş dönemini kapsayan 6. sınıfa devam eden toplam 32 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın deseni yarı deneysel bir yöntem olup biri deney, diğeri kontrol grubu olmak üzere iki sınıf seçilmiştir. Çalışmada deney ve kontrol gruplarına ön-test uygulanmadan, her iki grubun sanat eleştirisi yaprağına verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir biçimde farklılaşıp farklılaşmadıkları ortaya konmaya çalışılmıştır. Deney grubuna yedi, kontrol grubuna altı olmak üzere toplamda on üç oturum uygulanmıştır. Bu on üç oturumda konu başlıkları müfredattaki kazanımlara uygun olarak işlenmiştir. Konular deney grubuna drama yöntemi, kontrol grubuna ise geleneksel yöntemle verilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracı "Sanat Eleştirisi Yaprağı" olup verilerin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçları her iki grubun son dört oturumda verilen sanat eleştirisi yaprağından elde edilen verilere dayanmıştır. Araştırma sonucunda; deney grubu kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, deney grubunun kontrol grubuna göre sanat eleştirisi betimleme, çözümleme, yorumlama ve yargı basamaklarındaki açık uçlu soru kategorilerine verdikleri cevaplar içerik zenginliği açısından daha detaylı olduğu saptanmıştır. Deney grubunun kapalı uçlu soru kategorilerini cevaplama oranlarında ise kontrol grubuna oranla anlamlı bir farklılaşmanın olduğu görülmüştür. Sanat eserlerini anlama ve kavramada sanat eğitimcilerine düşen en önemli görev, sanat eserine yaklaşma noktasında kullandıkları yöntemin etkili olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında sanat eleştirisinde drama yöntemi kullanıldığında öğrencilerin sanat eserleri ile ilgili yaşantısı canlı kalır ve eserleri kavrayışları ise daha kalıcı olmaları sağlanır. Anahtar Kelimeler: Drama, sanat eğitimi, sanat eseri, sanat eleştirisi
Kazanımlar ve ünite açılımları bakımından genel lise öğretim programlarında değerler eğitimi
Son yıllarda eğitimde ön plana çıkan kavramların başında değer kavramı gelmektedir. Bu kavramın bu denli ön plana çıkmasında şüphesiz yaşadığımız dönemde yaşanan çok hızlı toplumsal dönüşümler etkili olmuştur. Her toplum kendi mevcudiyetini koruyabilmek için yetişen nesillerine öz kültür ve geleneklerini aktarma çabası içerisinde olur. Yaşadığımız dönemde toplumların kültür ve geleneklerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak için gösterdikleri çabalarının en somut örneği okullardaki değerler eğitimidir. Bu çabaların yansıması olarak da ülkemizde 2005 yılından sonra hazırlanan öğretim programlarında değer aktarımı Milli Eğitim Bakanlığı'nın temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu hedefler doğrultusunda hazırlanan genel lise öğretim programlarının kazanımlarının değerler eğitimi açısından incelenmesini konu alan çalışmamızda tüm genel lise dersleri öğretim programları incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde çalışmanın konu, kapsam ve önemi üzerinde durduktan sonra değer kavramı açıklanmış ve ikinci bölümde kullanacağımız değer tasnifleri üzerinde durulmuştur. Bunların yanında karakter eğitimi, ailede, okulda ve medyada değerler eğitimi konularında bilgiler verilerek değerler eğitimi yaklaşımları üzerine de durulmuştur. Çalışmamızın ana bölümünü oluşturan ikinci bölümde ise genel lise öğretim programlarının kazanımlarının tamamı değerler eğitimi açısından incelenerek yorumlanmış ve bu programlarda değerler eğitimine uygun olan kazanımlar tablolar şeklinde sunulmuştur. Çalışmamızın sonuç bölümünde ise elde ettiğimiz bulgular genel olarak yorumlanmış, çıkan sonuçlar üzerinden tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Program, Lise, Müfredat.
İlkokul din kültürü ve ahlak bilgisi kavram öğretiminde oyunun
Günümüzde etkili bir eğitim öğretim için farklı yöntem ve tekniklere ihtiyaç duyulmaktadır. Kullanılan yöntem ve teknikler öğrenci seviyesi ve kazanıma uygunluğu göz önünde bulundurularak seçilmelidir. Özellikle kavramların öğrenme sürecinde bu yöntem ve teknikler oldukça önemlidir. Öğrenci kavramlarını anlayamadığı dersi öğrenemeyeceği için derse ait kavramların dikkatli verilmesi oldukça önem arz etmektedir. Özellikle din eğitimi açısından bakıldığında DKAB dersinde somut kavramlarla birlikte pek çok soyut kavramın öğretimi yapılmaktadır. Özellikle ilkokul dönemi öğrencileri DKAB dersinde soyut kavramları öğrenmekte bazı zorluklar yaşayabilmektedir. Bu zorlukları en aza indirmek için öğrencinin ilgisini çeken, dikkat ve motivasyonunu artıran tekniklere yer verilerek öğrencinin derse daha aktif katılımını sağlamak oldukça önemlidir. Bu nedenle din eğitiminde farklı yöntem ve teknikler kullanılmaktadır. Kullanılan tekniklerden biri de oyundur. Bu nedenle bu çalışmamızda ilkokul DKAB dersinde oyunla kavram öğretimi incelenmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde araştırmamızın problemi, amacı, önemi ve hipotezleri açıklanmıştır. Kuramsal çerçeveden bahsettiğimiz ikinci bölümde ise oyun kavramının tanımları verilerek kavramın ortak yönleri üzerinde durulmuştur. Daha sonra çocukluk döneminin genel özellikleri açıklanarak bu dönemin gelişim özelliklerine değinilmiştir. Oyunun fiziksel, bilişsel ve duyuşşal gelişim alanlarıyla birlikte dini ve ahlaki gelişim yönünden etkisine değinilmiştir. Daha sonra çocuğun oyuna olan ihtiyacı açıklanarak oyunun eğitim ve din eğitimindeki rolü üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise araştırmamızın yöntemi açıklanarak evren örneklem ve ölçme araçlarının neler olduğu açıklanmıştır. Son olarak da araştırmamız neticesinde sınıf içerisinde uyguladığımız oyunlar açıklanarak bulgulara ulaşılmıştır. Bulgular sonucunda ise oyunun İlkokul DKAB dersi açısından kavram öğretimine olan etkisi değerlendirilmiştir.
Dijital dönüşümün yönetimi sürecinde üniversite öğrencilerinin endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeyleri
Bu çalışmanın amacı "Dijital Dönüşümün Yönetimi" sürecinde üniversite öğrencilerinin Endüstri 4.0 kavramsal farkındalık düzeylerini belirlemektir. Çalışma, nicel araştırma desenine uygun olarak planlanmış ve tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni, Türkiye'de dört farklı coğrafi bölgede bulunan dört üniversitenin Mühendislik ile İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerinden oluşmuştur. Araştırma örnekleminde, evrenden amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 472 üniversite öğrencisi yer almıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık Ölçeği (E4.0-KFÖ) yardımıyla toplanmıştır. Ölçek geliştirme çalışması araştırma örneklemine girmeyen bir mühendislik ve bir de iktisadi ve idari bilimler fakültesinde öğrenim görmekte olan 240 öğrenci üzerinden yürütülmüştür. E4.0-KFÖ'nin geliştirilmesi amacıyla literatüre dayalı madde havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan 70 maddelik taslak ölçek, 5 öğretim üyesinin görüşlerine sunulmuş ve 39 maddelik uygulama ölçeğine dönüştürülmüştür. Öğrencilerin cevapları SPSS 24 paket programı ile analiz edilmiştir. Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) katsayısı "936" ve Bartlett testi sonucu da 0,001 manidarlık düzeyinde anlamlı çıkmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonuçları ölçeğin tek faktörlü yapısında açıklanan varyans %sinin "39,994" olduğunu göstermiştir. Geliştirilen E4.0-KFÖ ölçeğinin asıl örneklem grubu üzerindeki uygulaması, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı güz yarıyılında dört üniversitede yer alan Mühendislik Fakültelerinin Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği ve Mekatronik Mühendisliği bölümleri öğrencileri ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Bilişim bölümünde öğrenim görmekte olan 472 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Toplanan veriler SPSS 24 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, veri seti dağılımının normal dağılım olduğunu göstermemiştir. Bulgular, araştırma kapsamındaki öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal Farkındalık düzeylerinin orta altı düzeyde olduğunu göstermiştir. Cinsiyet değişkeni ve öğrencilerin öğrenim görmekte oldukları fakülte türüne göre yapılan t testi sonuçları; erkek öğrencilerin kavramsal farkındalık düzeylerinin kadın öğrencilere, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin Mühendislik Fakültesi öğrencilerine göre manidar olarak daha yüksek düzeyde bulunduğunu göstermiştir. Tek yönlü varyans analizi sonuçları; öğrencilerin üniversitelere, bölümlere ve genel not ortalamalarına göre görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olduğunu gösterirken, sınıf düzeyi ve ortaöğretim mezuniyet kaynağı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olmadığını da ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, ilgili literatür temelinde tartışılmıştır. Araştırma sonuçlarına bağlı olarak öğrencilerin Endüstri 4.0 Kavramsal farkındalık düzeylerini arttırmak amacıyla çok yönlü ve çeşitli farkındalık arttırıcı çalışmalarının yapılması önerisinde bulunulmuştur.
İşitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve oluşumu konusunda kavram değişimlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda altıncı sınıfta öğrenim gören işitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve evrelerin oluşum sebepleri konusundaki kavramsal anlama düzeylerini belirlemek ve bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim yönteminin işitme engelli öğrencilerin kavramsal değişimlerine etkisini incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılında, Adana ilinde bulunan bir yatılı işitme engelliler devlet ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunda dördü kız biri erkek toplamda beş tane altıncı sınıf öğrencisi yer almıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama düzeyini öğrenebilmek için ön görüşmeler yapılmıştır. Daha sonra bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim ve modellerle öğretimin ardından öğrencilerin kavramsal değişimlerini ortaya çıkarabilmek amacıyla son görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama seviyeleri araştırma süresince elde edilen veriler ışığında belirlenmiş kategorilere göre gruplandırılmıştır. Analizler sonunda Ay'ın Evreleri konusunda sahip olunan kavramsal anlama düzeyleri belirlenmiştir. Öğretim öncesi kavram yanılgıları çoğunlukta iken öğretim sonrasında kavram yanılgılarında azalma, bilimsel kavramalarda artış görülmüştür. İleride yapılacak olan benzer çalışmalarda da daha farklı öğretim yöntemleri denenebilir.
Dördüncü sınıf öğrencilerinin kavram öğrenme düzeylerinin belirlenmesi ve sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreci hakkındaki görüşleri
Bu araştırmada, dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerinin ve kavramları nasıl sınıfladıklarının belirlenmesi ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme-öğretme sürecine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, nitel ve nicel verilerden yararlanıldığı için karma yöntemli desenlerden yakınsayan paralel karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Kars ili ve ilçelerinde bulunan ilkokul dördüncü sınıf öğrencileri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, dördüncü sınıf öğrencilerinin oluşturduğu örneklem tesadüfi örnekleme, dördüncü sınıf öğretmenlerinin oluşturduğu örneklem ise benzeşik örnekleme tekniği ile belirlenmiştir. Çalışmanın verilerini elde edebilmek için üç farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Dördüncü sınıf öğrencilerinin "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarını öğrenme düzeylerini belirlemek için Fen Bilimleri Kavram Başarı Testi (FBKBT), öğrencilerin kavramları nasıl sınıfladıklarını belirlemek için Yapılandırılmış Grid (YG) ve dördüncü sınıf öğretmenlerinin kavram öğrenme-öğretme süreçlerine ilişkin görüşlerinin alınması için yarı yapılandırılmış görüşme (mülakat) soruları hazırlanmıştır. FBKBT Kars ilinin Kağızman ilçesinde 216 öğrenciye, YG 170 öğrenciye uygulanmış ve 15 ilkokulda görev yapan toplam 20 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, "kas, kemik, eklem ve iskelet" kavramlarına ilişkin öğrenilme düzeyi en yüksek olan kavram iskelet kavramı iken, öğrenilme düzeyi en düşük kavram kemik kavramı olduğu, öğrencilerin kas, kemik, eklem ve iskelet kavramlarını sınıflamada hatalar yaptıkları, öğretmenlerin daha çok görsel ve işitsel materyalleri tercih ettiği, soru-cevap tekniğini en fazla kullandıkları, değerlendirme sürecinde en fazla boşluk doldurmalı soruları tercih ettikleri görülmüştür. Anahtar kelimeler: Fen, kavram, kavram öğretimi, yapılandırılmış grid, sınıflandırma hataları
Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin coğrafi kavramlara yetişi düzeyi (Demirci ilçesi örneği)
Bu araştırma, Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin coğrafi kavramlara yetişi düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Manisa Demirci ilçe merkezinde bulunan 5 ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Bu okullar 75.Yıl İlköğretim Okulu, İmam-Hatip Ortaokulu, Fatih Ortaokulu, Makine-Kimya- Hüseyin Çamtepe Ortaokulu, Ziya Gökalp- Nurettin Kelem Ortaokuludur. Araştırma, adı geçen okulların 2018-2019 eğitim öğretim yılında 7.sınıfa devam eden 394 öğrenciyi kapsamaktadır. Araştırmada betimsel yöntem kullanılmıştır. Çalışmada kullanılacak ölçme aracı araştırmacı tarafından geliştirilmiş olup etik kurul incelemesinden geçirilmiştir. Sosyal Bilgiler kavramlarının yetişi düzeyini belirlemeye yönelik bu ölçek 40 sorudan oluşmaktadır. Öğrencilerden her soru için alınan cevaplar, uygun kategorilere işaretlenmiş, frekans (f) ve yüzdeleri (%) hesaplanarak tablo haline getirilmiştir. Böylece Sosyal Bilgiler Dersi Programında kazandırılması hedeflenen kavramlara yetişi düzeyleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır.
Sosyal bilgiler 6. sınıf "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin kavram bulmacası etkinlikleri yoluyla öğretiminin akademik başarı üzerindeki etkisi
Gerçek deneme modelinde ön test-son test kontrol gruplu desende gerçekleştirilen bu çalışmada, ilköğretim Sosyal Bilgiler 6. Sınıf "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin kavram bulmacası etkinlikleri yoluyla öğretiminin akademik başarı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırma 2013-2014 öğretim yılının bahar yarıyılında İzmir ili Kemalpaşa ilçesindeki 80. Yıl Sütçüler Ortaokulu'nda gerçekleştirilmiştir. Çalışma, bir deney ve bir kontrol grubundan oluşan toplam 42 altıncı sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma toplam 22 ders saati sürmüştür. Deney grubunda konu işlenirken kavram bulmacası etkinliklerine dayalı olarak öğretim yapılmıştır, kontrol grubunda ise mevcut programa uygun öğretim gerçekleştirilmiştir. Deney ve kontrol grubuna öğretim öncesi ön test ve öğretim sonrası son test olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Akademik Başarı Testi uygulanmıştır. Elde edilen veriler üzerinde T-Testi gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre deney ve kontrol gruplarının uygulama sonrasındaki akademik başarı puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Her iki grubun akademik başarı puanlarının öğretim sonrasında anlamlı düzeyde artış gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kavram, kavram bulmacası, kavram analizi.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bitkilerde kuru kütle artışı ve insanlarda kiloların vücuttan atım yolları ile ilgili düşünceleri
Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının, i) bitkilerde meydana gelen kuru kütle artışı, ii) insanlarda meydana gelen kilo kaybı, iii) kiloların insan vücudunu terk etme yolları, hakkındaki düşüncelerini araştırmaktır. Çalışma sırasında, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının yukarıda bahsedilen kavramlar ve durumlar hakkındaki bilgileri ve kavram yanılgıları belirlenmiştir.Çalışmada, içerik analizi (bir nitel araştırma yöntemi olarak) kullanılmış ve veri analizinde Nvivo 9 yazılımından faydalanılmıştır. Çalışmaya, Türkiye?deki iki büyük devlet üniversitesinde 2012 Bahar dönemindeki altmış üç son sınıf Fen bilgisi öğretmen adayı katılmıştır. Çalışmada, veri toplama aracı olarak iki aşamalı tanılayıcı test kullanılmıştır. Ayrıca, yarı yapılandırılmış, görüşmeler katılımcılar arasından rastgele seçilen beş kişi ile yürütülmüş, ses bandı haline getirilmiştir.Elde edilen bulgular, katılımcıların fotosentez ve hücresel solunum süreci hakkında birçok kavram yanılgısına sahip olduklarını ve bu olguları açıklamak için bilimsel yöntemden çok informal düşünme eğiliminde olduklarını göstermektedir. Sonuçlar ve çıkarımları detaylı şekilde tartışılmıştır. Ancak, fotosentez ve solunum/hücresel solunum temel kavramları, Türkiye?de uygulanan fen müfredatında orta okul düzeyinden itibaren öğretilmeye başlansada, mezun olduklarında öğretmen olmak ve bu kavramları öğretmeleri istenen üniversite öğrencileri tarafından hala temel anlayış eksikliğine sahiplik düzeyindedir. Bu bağlamda, çalışma anlayışları tanılamada müfredat geliştiriciler ve biyoloji öğretmenleri için bir turnusol kağıdı vazifesi yapmakta ve fotosentez ve hücresel solunum öğrenimi ve öğretimini geliştirmeye yönelik olarak yol göstermektedir. Anahtar Kelimeler: kavram yanılgıları, bitkide kuru kütle artışı, kilo kaybı, insanda kilo kaybı, insanda kütle azalımı, kavramsal öğrenme, fen kavramları, fotosentez, hücresel solunum
Öğretmen adaylarının bazı çevre konularına ilişkin zihinsel yapılarındaki değişimlerin otantik öğrenme ortamlarında incelenmesi ve değerlendirilmesi
Bu tezde otantik öğrenme yaklaşımlarının öğretmen adaylarının bazı çevre konularına ilişkin zihinsel yapılarına etkisi ve otantik öğrenme yaklaşımlarının etkililiği araştırılmıştır.Çalışmada nicel ve nitel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Bu nedenle, araştırma karma yöntemler araştırma yöntemi niteliği taşımaktadır.Araştırmanın nicel boyutunu `deneysel model? de, ön test son test kontrol gruplu desen oluşturmaktadır. Bu süreçte yansız atama ile 2 grup belirlenmiştir. Gruplar `Özel Öğretim Yöntemleri I dersini alan fen bilgisi öğretmenliği 3. sınıf öğrencilerinden oluşturulmuştur. Deney grubunda dersler otantik öğrenme ve değerlendirme ortamları oluşturularak, kontrol grubunda ise dersler geleneksel yöntemlerle yürütülmüştür. Her iki grubunda derslerine araştırmacı girmiştir. Araştırmada otantik öğrenme ve değerlendirme yaklaşımlarının uygulandığı deney grubu ile otantik öğrenme ve değerlendirme yaklaşımlarının uygulanmadığı kontrol grubunun zihinsel yapıları arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla kelime ilişkilendirme testi (KİT) ve kavram ağı haritası teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunu ise olgu bilim deseni oluşturmaktadır. Olgu bilim deseni sayesinde otantik öğrenme ve değerlendirme yaklaşımlarının etkililiği, avantaj ve dezavantajları ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 eğitim-öğretim yılında Tokat ili Gaziosmanpaşa Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği ABD? da öğrenim gören 3. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu; deney grubu 30, kontrol grubu 32 olmak üzere toplam 62 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, nicel ve nitel araştırma tekniklerine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ölçekler aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmamızın başında öğrencilerin çevreye ilişkin zihinsel yapılarını, kavramlarını, kavramlar arası ilişkileri somut olarak ortaya çıkarmak amacıyla 10 adet anahtar kavramdan oluşan ön kelime ilişkilendirme testi uygulanmış ve buna bağlı olarak öğrencilerin ön kavram ağı haritaları çizilmiştir. Ardından belirlenen anahtar kavramlarla ilişkili olarak 14 haftalık dersler planlanmıştır. Çalışmamızın sonucunda, otantik öğrenme aktivitelerinin öğrencilerin zihinsel yapısına etkisini somut olarak ortaya çıkarmak amacıyla deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere son kelime ilişkilendirme testi uygulanmış ve son kavram ağı haritaları çizilmiştir. Sürecin etkililiğini ortaya çıkarmak amacıyla her hafta öğrencilere dağıtılan çalışma kağıtları, hazırlanan poster, afiş, broşür ve proje aktivitelerine ilişkin öğrenci görüşleri kavram ağı haritaları ile birlikte değerlendirilmiştir. Kelime ilişkilendirme testinde verilen cevaplar puanlanarak deney ve kontrol grupları arasında fark olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla da t-testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, otantik öğrenme aktivitelerinin;i) Çevreye ilişkin zihinsel yapıyı geliştirdiği, ii) Anlamlı öğrenmeye katkı sağladığı, iii) Otantik öğrenme yöntemlerine ilişkin bilgi ve beceri kazandırdığı, iv) Otantik değerlendirme yöntemlerine ilişkin bilgi ve beceri kazandırdığı, v) Yaratıcılık, üst düzey düşünme, araştırma, inceleme, sorgulama becerisini geliştirme, yaparak yaşayarak öğrenme, sorumluluk alma, gerçek hayat ve günlük yaşamla ilişkili öğrenmeleri gerçekleştirme gibi çok önemli becerileri geliştirdiği ortaya çıkartılmıştır. Anahtar Kelimeler: Otantik öğrenme, çevre eğitimi, kelime ilişkilendirme testi, kavram ağı haritası
Avrupa diller öğretimi ortak çerçeve programı kapsamında işlevsel kavramsal yaklaşım temelli ihtiyaç analizi örneği
Bu araştırmada işlevsel kavramsal yaklaşım temel alınarak planlı ve sistemli bir dil öğrenme amacına hizmet eden, Avrupa Diller Öğretimi Ortak Çerçeve Metni?nde belirtilen dil düzey ve yetilerinin esas alındığı bir ihtiyaç analizi örneği oluşturma amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde ?Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenler İçin İhtiyaç Analizi? adını taşıyan bir anket formu oluşturulmuş ve uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini G.Ü TÖMER?de ve Saraybosna Yunus Emre Türk Kültür Merkezi?nde öğrenim gören, ana dili Türk lehçelerinden olmayan ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrenciler ve yurt dışındaki belli bir kurumda Türkçe eğitimi görmekte olan ve erişilebilir örnekleme yöntemiyle belirlenen 103 kişi oluşturmaktadır. Çalışma evreninden elde edilen bulgulara göre; Türkçeyi yabancı dil öğrenenlerin büyük çoğunluğu öğrencidir. Bu durum, Türkçenin daha çok eğitim-öğretim görme amacıyla öğrenildiğine işaret etmektedir. Bunun yanı sıra dil öğretim sürecinde olabildiğince çok kaynak ve araç- gereçten faydalanmak, kalabalık gruplar halinde veya sınıf ortamında ders görmek, günlük hayatta karşılaşabilecekleri durumlara yönelik işlevsel bir dil eğitimi almak istemektedirler. Geliştirilmesine en çok ihtiyaç duyulan beceri, konuşma becerisidir. Dil öğrenenlerin öğretim sürecinin başında bazı özelliklerinin (yaş, meslek, dili öğrenme amacı vb.) hedef dile yönelik eksikliklerinin, ilgi, istek ve ihtiyaçlarının belirlenmesi dili öğrenenlere, öğretenlere ve öğretim programı hazırlayanlara yardımcı olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Avrupa Diller Öğretimi Ortak Çerçeve Metni, İşlevsel Kavramsal Yaklaşım, İhtiyaç Analizi
Fen bilgisi öğretmen adaylarının kavramlar arası ilişki kurma düzeyleri ile fene yönelik motivasyonel inançları ve öz düzenlemeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının kavramlar arası ilişki kurma düzeylerinin, fene yönelik motivasyonları ve öz düzenlemeleriyle olan ilişkisini incelemektir. Çalışmada açıklayıcı ardışık karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesinde Genel Fizik II ve Genel Fizik Laboratuvarı II dersi alan toplam 47 öğrenci oluşturmaktadır. Öğrencilerin kavram düzeylerini ölçmek için kavram haritası tekniği, motivasyon ve öz düzenleme seviyelerini ölçmek için Türkçeye adaptasyonu yapılan Fen Bilimlerine Yönelik Motivasyon ve Öz Düzenleme Anketi uygulanmıştır. Anket hedef yönelimi, konu değeri, öz-yeterlik ve öz düzenleme olmak üzere dört alt boyuta sahiptir. Alt boyutların ? güvenirlik katsayıları sırasıyla .90, .89, .87, .86 olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek için pearson çarpım momentler korelasyon katsayısı hesaplanmıştır. Çalışmanın ikinci kısmında ise kavramlar arası ilişki kurma düzeyleri yüksek ve düşük olarak belirlenen öğrencilerin motivasyonları ile öz-düzenleme seviyeleri arasındaki farklılıklar görüşme yoluyla ortaya çıkarılmıştır. Analiz sonuçları fen bilgisi öğretmen adaylarının kavramlar arası ilişki kurma düzeylerinin, öz-yeterlikleri ve öz düzenlemeleri ile istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca kavramlar arası ilişki kurma düzeyi yüksek ve düşük olarak belirlenen öğrencilerin motivasyonları ile öz düzenlemeleri arasında bazı farklılıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Konu Değeri, Hedef Yönelimi, Öz-yeterlik, Öz Düzenleme, Kavramsal Anlama
Rehberli-sorgulamaya dayalı öğretimin öğrencilerin kavramsalanlama, sorgulayıcı öğrenme becerileri ve öğrenme stillerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, rehberli-sorgulamaya dayalı öğretim yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama, sorgulayıcı öğrenme becerileri ve öğrenme stillerine olan etkisini belirlemek ve öğrencilerin rehberli-sorgulamaya dayalı öğretim sürecine yönelik görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada, nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı ve bir durumu farklı açılardan analiz etmeye olanak sağlayan karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Açımlayıcı sıralı desenin doğası gereği araştırmada ilk aşamada nicel, ikinci aşamada nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Nicel verilerin toplandığı birinci aşamada model olarak ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel veriler için deney grubunda yer alan öğrenciler ile yarı yapılandırılmış mülakat formundan elde edilen veriler kullanılmıştır. Ayrıca, öğrenme stilleri ile kavramsal anlama testi arasında sorgulayıcı öğrenme becerisinin aracılık etkisinin incelenmesi amacıyla yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılmıştır. Araştırmaya, 2020-2021 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Elazığ ilçe merkezinde yer alan bir ortaokulda öğrenim gören 7. sınıf öğrencileri katılmıştır. Araştırmanın nicel boyutuna ait örneklemi; 35'i deney ve 35'i kontrol olmak üzere toplam 70, nitel boyutuna ait örneklem ise uygulama sonunda deneysel işlem sürecine katılan 12 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma, fen bilimleri dersinin "Işığın Soğrulması ve Aynalar" konularında yürütülmüş olup, altı hafta uygulama süreci ve iki hafta veri toplama süreci olmak üzere toplam sekiz hafta sürmüştür. Bu süreçte deney grubundaki derslerde rehberli-sorgulamaya dayalı öğretim yaklaşımına uygun olarak hazırlanan etkinlikler yürütülürken; kontrol grubundaki derslerde ise mevcut öğretim programı uygulanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, Sorgulayıcı Öğrenme Becerisi Ölçeği (SÖBÖ) ve Öğrenme Stilleri Ölçeği (ÖSÖ) ile araştırmacı tarafından geliştirilen Kavramsal Anlama Testi (KAT) ve yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutuna ilişkin elde edilen veriler, SPSS paket programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen bulgulara göre deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin kavramsal anlama, sorgulayıcı öğrenme becerileri sontest puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin öğrenme stilleri sontest puanlarının da deney grubu lehine anlamlı farklılık gösterdiği ve işbirlikli ve rekabetçi öğrenme stillerinin baskın olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel bulgularına göre, deney grubu öğrencilerinin rehberli-sorgulamaya dayalı öğretim yaklaşımına ilişkin olumlu görüşlere sahip oldukları belirlenmiştir. Rehberli-sorgulamaya dayalı öğretim yaklaşımına göre yürütülen öğrenme ortamı ile ilgili öğrenciler; sorgulayıcı öğrenme becerilerini geliştirdiğini, bilim insanlarının çalışma yöntemlerini anlama, etkinlik süreci içerisinde alternatif fikirler üreterek neden-sonuç ilişkisi kurma, çözüm yolları arama, öğrendiklerini sentezleyip modellemesinde kolaylık sağlayarak bilimsel yollar kullanma vb. süreçlerde yardımcı olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca bu öğretim yaklaşımı ile öğrenciler; eğlenceli, etkileşimli ve özgür bir sınıf ortamı sunulduğunu ve iş birliğine dayalı öğrenme sürecine yönelik becerilerini geliştirdiğini savunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Rehberli-Sorgulamaya Dayalı Öğretim, Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri, Öğrenme Stilleri, Kavramsal Anlama, Fen Bilimleri Eğitimi.
Alternatif kavramlara sahip fen ve teknoloji öğretmen adaylarında fen metinlerini okurlarken aktif hale gelen bilişsel ve üstbilişsel stratejiler
Bu çalışmanın amacı, fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili alternatif kavramlara sahip olan öğretmen adaylarının, bu konularla ilgili hazırlanmış düz metinleri okumadan önceki ve sonraki kavramsal anlamalarını, ilgili düz metin kesitlerini okurlarken zihinlerinde aktif hale gelen bilişsel ve üstbilişsel stratejileri ve bu stratejileri kullanma sıklıklarını incelemektir. Bu kapsamda a. düz metin okuma öncesinde ve sonrasında bilimsel doğru, b. düz metin okuma öncesinde bilimsel doğru ve düz metin okuma sonrasında bilimsel doğrunun genişletilmiş hali, c. düz metin okuma öncesinde bilimsel doğru ve düz metin okuma sonrasında alternatif kavram, d. düz metin okuma öncesinde ve sonrasında alternatif kavram, e. düz metin okuma öncesinde alternatif kavram ve düz metin okuma sonrasında farklı bir alternatif kavram, f. düz metin okuma öncesinde alternatif kavram ve düz metin okuma sonrasında bilimsel doğru şeklinde kavramsal anlamalarındaki değişimin niteliği ile her bir kavramsal anlama türleri için ilgili düz metin kesitlerini okuma sürecinde kullanılan bilişsel ve üstbilişsel stratejilerin kullanılma sıklıkları incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan örnek olay (durum) çalışması kullanılmıştır.Araştırmaya 2011-2012 akademik yılında Ankara ilinde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesinin Fen Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıfta öğrenim görmekte olan iki şubeden, 1'i erkek ve 5'i kız olmak üzere toplam 6 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü öğretmen adayları, 45 öğretmen adayına fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili çoktan seçmeli kavramsal anlama testleri uygulandıktan sonra, alternatif kavram çokluğu ve çeşitliliği fazla olmasına göre seçilmiştir. Seçilen altı öğretmen adayının fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili kavramsal anlamalarını, derinlemesine betimlemek için her öğretmen adayı ile düz metin okuma öncesinde ve sonrasında ayrı ayrı yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırmada örnek olay incelemesi yoluyla seçilen altı Fen ve Teknoloji Öğretmen'i adayına fotosentez ve solunum ile kuvvet ve hareket konularıyla ilgili düz metinler okutulmuştur. Bu okuma sürecinde öğretmen adaylarının okurken kullandıkları bilişsel ve üstbilişsel stratejilerinin belirlenmesi için öğretmen adaylarından sesli okuma ve sesli düşünme yapmaları istenmiştir. Ayrıca öğretmen adayları araştırmacı tarafından gözlemlenmiştir. Öğretmen adaylarının düz metni okuma sürecinde kullandıkları stratejilerin bilişsel ya da üstbilişsel olup olmadığını belirlemek amacıyla, okumalarından hemen sonra kullanma amaçlarını belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler ve düz metinleri okuma süreci video kaydına alınmıştır.Araştırma sonuçlarına göre hem her bir bireyde, hem de konu genelinde, düz metinleri okuma öncesindeki kavramsal anlamaları, düz metin okuma sonrasında bilimsel doğru şeklinde devam ettirme ve genişletmenin yanında, özellikle alternatif kavramları bilimsel doğru olarak değiştirmede daha yüksek oranda strateji kullanıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca kullanılan bu stratejiler arasından düz metin okuma sonrası bilimsel doğruya ulaşmada bilişsel stratejilere göre daha yüksek oranda üstbilişsel strateji kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin elektriksel potansiyel enerji ve elektriksel potansiyel konularındaki başarılarına etkisi: Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi ikinci sınıf öğrencileri örneği
Bu yüksek lisans tez çalışmasının amacı, kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin Gazi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerin ?elektriksel potansiyel enerji (EPE)? ve ?elektriksel potansiyel (EP)? konularındaki başarılarına etkisini araştırmaktır. Çalışma, 2010 ? 2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Gazi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği anabilim dalında öğrenim görmekte olan 26 ikinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışma, tek grubun ele alındığı özel durum çalışmasına örnektir.Çalışmada, ölçüm aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve 10 açık uçlu sorudan oluşan ?Elektriksel Potansiyel Enerji ve Elektriksel Potansiyel Kavramları Başarı Testi (EPEEPKBT)? kullanılmıştır. Çalışma grubunun ?EPE? ve ?EP? konularındaki ön bilgilerinin, EPEEPKBT ile ölçülmesinin ardından bu konuların öğretiminde kullanılmak üzere Paul Hewitt'in öne sürdüğü kavramsal yaklaşıma uygun 5 kavramsal metin geliştirilmiştir. Geliştirilen kavramsal metinler, öğrencilerin ön testte zorlandıkları kavramların öğretimine ve ilgili konulara yönelik alan yazında yer alan kavram yanılgılarının iyileştirilmesine yöneliktir. Kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin 3 haftalık (6×3=18 ders saati) uygulama süresinin ardından ön test olarak kullanılan EPEEPKBT, son test olarak tekrar uygulanmıştır.Çalışmada, kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin ?EPE? ve ?EP? konularındaki başarılarına etkisini araştırmak için ön ve son başarı test sonuçlarının analizi nicel veri analiz yöntemlerinden ?betimsel analiz? yöntemiyle yapılmıştır. Testlerin betimsel analizi yapılırken, öğrencilerin cevapları ?Doğru Bilgi?, ?Kısmen Doğru Bilgi?, ?Yanlış Bilgi? ve ?Anlaşılamayan İfadeler? olmak üzere dört gruba ayrılmış ve her bir grupta yer alan ifadelerin frekans analizlerine bakılmıştır. Araştırmada ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilmiş dereceli puanlandırma anahtarı (rubrik) kullanılarak öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı puanları 100 üzerinden hesaplanmış, ardından öğretimin standart g kazanım puanı () belirlenmiştir. Çalışmada = 0,44 değeri elde edildiğinden kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin ?elektriksel potansiyel enerji? ve ?elektriksel potansiyel? konularındaki başarılarına etkisinin orta düzeyde olduğu belirtilebilmektedir.Anahtar Kelimeler: Fizik Eğitimi, Kavramsal Yaklaşım, Kavramsal Metinler, Tartışma Yöntemi
Farklı sınıf seviyelerindeki öğrencilerin katı cisimler (prizma, piramit, koni, silindir, küre) ile ilgili sahip oldukları kavram imajı
Bu araştırmanın amacı; farklı sınıf seviyelerindeki ortaöğretim öğrencilerinin katı cisimler ( prizma, piramit, silindir, koni, küre) ile ilgili sahip oldukları kavram imajını belirlemektir.Araştırma nitel araştırma türlerinden olan bir fenomenoloji çalışmasıdır. Çalışma grubu 2010-2011 eğitim öğretim döneminde İstanbul'un bir Anadolu lisesinde okuyan 9. ve 12. sınıftan seçilen 3'er öğrenci olmak üzere toplamda 6 kişiden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan öğrenciler sınıflardan; bir iyi, bir orta, bir zayıf düzeyde olmak üzere geometri başarı testi yardımıyla seçilmiştir.Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler, bu görüşmeler sırasında elde edilen dokümanlar( karalama kağıtları) ve gözlemler sonucunda elde edilmiştir. Ayrıca görüşmelerde öğrencilerden daha önceden hazırlanan geometrik cisim modellerini sesli düşünme metodu ile isimlendirmeleri istenmiş, bu da bir diğer veri kaynağını oluşturmuştur.Verilerin analizi için nitel araştırmalarda sıkça kullanılan içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerden elde edilen veriler fenomenografik yöntemle kategorilere ayrılarak yorumlanmıştır. Elde edilen veriler literatür ışığında kavram imajı ve kavram tanımları esas alınarak analiz edilmiştir.Verilerden elde edilen bulgular arasında aşağıdakileri sıralayabiliriz;1.Öğrenciler bazı katı cisimler ilgili prototip modeller oluşturmaktadır. Bu modeller somut olabileceği gibi geometrik bir çizim de olabilmektedir.2.Öğrencilerin katı cisimler ile ilgili sahip oldukları kavram imajları geometrik cisim modelleri ve sınıf içi geometrik çizimler ile özdeşleşmiştir.3.Öğrenciler katı cisim çeşitleri ile ilgili her hangi bir alan ve hacim problemi ile karşılaştıklarında ilk önce formülleri hatırlamaya çalışmaktadır.Araştırmanın son bölümünde, bu konuda çalışan araştırmacılara, matematik ve geometri program geliştiricilerine ve eğitimcilere yönelik önerilere yer verilmiştir.
Dördüncü sınıf öğrencilerinin kavram yanılgılarının giderilmesine ve kavramsal anlamalarına farklı bütünleşik yöntemlerin etkileri
Bu çalışmanın amacı ilkokul 4. Sınıf Madde ve Değişim ünitesinde; Çevrimiçi İleri Düzenleyici Kavram Öğretim Materyali (ÇİDKOM)'a entegre edilen çürütme metinleri, sunumlar ve çalışma kitapçığı ile desteklenen kavramsal değişim yaklaşımını benimseyen öğretim yönteminin (KD-CCR); çürütme metinleri, sunumlar ve çalışma kağıdı ile desteklenen kavramsal değişim yaklaşımını benimseyen öğretim yönteminin (KD-CR) ve öğretim programında vurgulanan öğretim yönteminin (OP-OY); öğrencilerin ön test puanları kontrol edildiğinde; kavram yanılgısı son test ve kavramsal anlama son test puanlarına etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemini, Antalya ilinin en büyük iki merkez ilçesinden seçilen iki ilkokulundan 188 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada ön test - son test, iki deney – bir kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizinde betimsel ve çıkarsamalı istatistik kullanılmıştır. Veriler MS-Excel ve SPSS 20 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. KD-CCR ve KD-CR uygulanan grupta OP-OY uygulan gruba göre öğrencilerin kavram yanılgısı puanları anlamlı olarak azalmıştır. KD-CCR uygulanan grupta, KD-CR uygulanan gruba göre; KD-CR uygulanan grupta ise OP-OY uygulanan gruba göre öğrencilerin kavramsal anlama puanları anlamlı olarak artmıştır. KD-CCR ve KD-CR'nin OP-OY'a göre; öğrencilerin kavram yanılgılarının giderilmesinde anlamlı etkisi vardır. Gruplarda uygulamalar başında tespit edilen altı kavram yanılgısından, KD-CCR uygulanan grupta beşi, KD-CR uygulanan grupta üçü ve OP-OY uygulanan grupta sadece biri giderilmiştir. Her üç grupta da giderilemeyen 'sıcaklık cismin büyüklüğüne bağlı olarak değişiklik gösterir' kavram yanılgısıdır. Çürütme metinlerinin kavram yanılgılarının fark edilmesi ve düzeltilmesine olan etkisi, ÇİDKOM'un bilgiyi işleme ve kavram öğretimine olan olumlu etkileri deney gruplarındaki kavram yanılgılarının azaltılmasında ve kavramsal anlamaların artırılmasındaki başarının nedenleri olabilir.