Children's games
60 theses under this subject heading
Ortaokul öğrencilerinde geleneksel oyun eğitiminin fiziksel uygunluk, sağlık ve mutluluk düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinde geleneksel oyun eğitiminin, fiziksel uygunluk sağlık ve mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesidir. Bu amaç kapsamında öğrencilere ön test yapıldı daha sonra 10 hafta boyunca geleneksel oyunlar oynatıldı, 10 hafta sonunda son test yapıldı. Öğrencilere ön test ve son testte; vücut kitle indeksi, otur eriş esneklik testi, durarak çift ayak öne sıçrama, T Testi, 30 metre sürat testi ve 20 metre mekik koşusu testleri ile sağlık ve mutluluk algılarına yönelik sorulardan oluşan form uygulanmıştır. Öğrencilere geleneksel oyunlardan; kaleli yakan top, istop, sıçratan top ve elim sende oyunları oynatılmıştır. Araştırmanın örneklemini kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenen Konya ilinin Ereğli ilçesinde bulunan Barbaros Ortaokulu'ndaki 5. ve 6. Sınıf öğrencilerinden gönüllü olanlar oluşturmuştur. Araştırmanın modeli ön-test son-test desenli deneysel araştırma modelidir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde bağımsız gruplar T Testi, Bağımlı Gruplar T Testi ve Cohen's d kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgularda, tüm katılımcılarda deney ve kontrol grubu karşılaştırmasında erkeklerde, çeviklik ve sürat becerilerinde deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kızlarda ise; deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan etki büyüklüğü analizlerinde, deney grubunda tüm katılımcılarda geleneksel oyun eğitiminin sürat ve çeviklik becerisini geliştirmede büyük etkiye, dayanıklılık becerisinde orta etkiye, güç, sağlık ve mutluluk becerisinde küçük etkiye sahip olduğu söylenebilir. Kontrol grubunda ise tüm katılımcılarda; sürat becerisini orta düzeyde, güç, dayanıklılık ve çeviklik becerisini küçük düzeyde etkilediği söylenebilir. Sonuç olarak; her iki gruba uygulanan programın da öğrencilerin fiziksel uygunluk gelişimi ile sağlık ve mutluluk algılarını geliştirdiği görülmektedir. Ancak deney grubuna uygulanan geleneksel oyun eğitiminin özellikle sürat ve çeviklik becerisi ile mutluluk algılarının gelişmesinde daha etkili olduğu görülmektedir. Dolayısıyla beden eğitimi ve spor derslerinde hareket ve heyecan içeren geleneksel oyunlara daha çok yer verilmesi öğrencilerin fiziksel gelişimine daha fazla katkı yapacağı söylenebilir.
Geleneksel sokak oyunlarının 9-10 yaş çocukların dikkat gelişimi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; 9-10 yaş çocuklara uygulanan 8 haftalık geleneksel sokak oyunlarının dikkat gelişimi düzeylerindeki değişime etkisinin incelenmesidir. Bu amaca uygun olarak D2 dikkat testi ve kişisel bilgi formu, Mersin şehrinin Tarsus ilçesinde bulunan Özel Kıvılcım İlkokulunda okuyan 20 deney, 20 kontrol grubu olmak üzere 40 kişiye uygulanmıştır. Deneysel model olarak deney kontrol gruplu öntest-sontest deseni iki aşamada uygulanmıştır. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada katılımcıların yaş ve cinsiyet olmak üzere demografik bilgileri alınmıştır. Araştırmada elde edilen bütün veriler kayıt altına alınarak SPSS 25 IBM (statistical package for the social sciences) paket programı yardımıyla değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde verilerin normallik dağılım testleri yapılmış olup, veriler ortalama ve standart sapmalar verilerek özetlenmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği shapiro wilk normallik testi ile tespit edilmiştir. Deney ve kontrol gurubu arasındaki farklılık için T testi kullanılmıştır. Grup içi karşılaştırmalarda ise paired sample t testi kullanılmıştır. Bu çalışmada hata düzeyi p>0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmamızda elde edilen verilere bakıldığında deney ve kontrol grubunun ön ve son testleri karşılaştırdığında, deney grubu lehine psiko-motor hızı (TN), sürdürülen dikkat (TN-E), odaklanmış dikkat (CP) değişkenlerinde anlamlı farklar elde edilmiştir (p<0.05). Bu bağlamda çalışmamızda 9-10 yaş çocuklara uyguladığımız 8 hafta 32 saatlik geleneksel sokak oyunlarının, çocukların dikkat gelişimi üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür.
Artvin ili Murgul ilçesi folkloru (metin- inceleme)
Folklor yani halkbilimi; bir coğrafyanın, yörenin, ülkenin maddi ve manevi her türlü kültürel değerlerini kapsamına alır. Bu ürünleri çeşitli metotlarda değerlendirip analiz eder ve yorumlar. Artvin İli Murgul İlçesi Folkloru (Metin- İnceleme) isimli çalışmamızın konusu, ilçenin maddi, manevi kültürel değerlerini yansıtan mahsullerinin tespiti ve bunların incelenmesidir. Çalışmamızın birinci bölümünde Murgul'un coğrafi konumu, Artvin ile bağlantılı tarihi seyri, sosyal yapısı, ekonomik ve idari durumu, nüfusu genel bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ilçeden derlenen halk edebiyatına ait manzum ve mensur ürünlere yer verilmiştir. Sınıflandırılan ürünler, birinci mısraların ilk harfleri esas alınarak alfabetik olarak sıralanmıştır ve incelenmiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünde canlı ve cansız varlıklarla ilgili inanmalara yer verilmiştir. Dördüncü bölümünde halk hekimliği, beşinci bölümünde halk oyunları, altıncı bölümünde çocuk oyunları ve yedinci bölümünde halk mutfağı ile ilgili ürünler ele alınmıştır. Derleme yapılan Murgul ilçesine dair kapsamlı bir araştırma yapılmadığı için çalışmamızın amacı, ilçeye yönelik yapılabilecek araştırmalara ve dil çalışmalarına ışık tutmasıdır. Anahtar Kelimeler: Folklor, Derleme, Halk Edebiyatı, Artvin, Murgul.
İlkokul 1. kademe 4. sınıf öğrencileri için oyun ve fiziksel etkinlikler dersinde çevre bilinci oluşturmaya yönelik oyun tasarımı
Çevre kirliğinin fark edilir bir sorun haline gelmesi sanayi devrimi sonrasına dayanmaktadır. Günümüzde ise çevre kirliliğinin boyutu giderek artmış ve dünyamızı tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Çözüme ulaştırmak için yeterli önlemler almaya ve erken yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Oyun ve oyuncaklar ise yüzyıllardır çocukların gelişimini destekleyen ve onların kolayca öğrenmelerine katkı sağlayabilecek önemli araçlardandır. Erken yaşlar çocukların öğrenmeye en açık oldukları dönemlerdir. Yapılan araştırmalar oyunların çocuk gelişimi üzerindeki rolünün büyük olduğunu göstermektedir. Oyunun bir eğitim aracı olarak kullanılabileceği görülmektedir. Bundan hareketle çevre bilincini erken yaşlarda oluşturabilmek adına araç olarak oyun seçilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı çocuklara çevre bilincini eğlenerek öğretmek ve çevre bilincini oluşturmaya yardımcı olabilecek bir oyun tasarımı sunmaktır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çevre, çevre kirliliği hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çevre koruma, çevre bilinci ve çevre eğitimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise oyun, oyununun önemi, eğitsel oyunlar ve oyunun çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine değinilmiş, ek olarak fiziksel etkinlikler dersi amaç ve kapsamlarına yer verilmiştir. Son olarak üçüncü bölüm oyun tasarım süreci ve yapılan çalışmalardan oluşmaktadır.
Çocukluk imgesi, oyun ve oyuncak: Sosyo-kültürel bir analiz
Çocukluk imgesi, çocuğa yüklenen anlamı, çocukluk anlayışını ifade eder. Çocukluk imgesi, çağlar boyunca farklı anlamlara sahip olmuştur; dolayısıyla çocukluk imgesi, toplumsal bir kurgudur. Oyun kültürü de, çocuk kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Değişik toplumsal süreçlerde değişik çocukluk imgelerinden bahsedilebildiği gibi, değişik çocuk oyunlarından/oyuncaklarından söz edilebilmektedir. Dolayısıyla çocukluk ve çocuk kültürü, toplumdan topluma, kültürden kültüre farklılık göstermektedir. Çocuk oyunları ve çocukluk imgesi, toplumsal değişimlerden en çok etkilenen ve toplumsalı da en çok niteleyen alanlardan biridir.Günümüzde çocukluk ve çocuk oyunları kültürü hızla değişmektedir. Yaşadığımız küreselleşme sürecinde, post-modern çocukluk imgesinden, sosyal oyunların ve geleneksel oyuncakların ortadan kaybolmasından söz edilmektedir. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan toplumsal değişimlerin, çocuk oyun kültürünün ve çocukluk kavramının değişimine etkisi söz konusudur.Bu çalışmada çocukluk'un, oyun ve oyuncağın sosyolojik anlamda neleri ifade ettiği; değişen sosyo-kültürel süreçlerden çocukluk'un ve oyun kültürünün nasıl etkilendiği, değiştiği ve değişimin ne yönde olduğu ele alınmıştır. ?Geleneksel, modern ve post-modern? kavramsallaştırması kullanılarak, çocuk kültürünün toplumsal değişim kaynakları olan sanayileşme, kentleşme, teknolojik ilerlemeler, kapitalizm, tüketim kültürü ve küreselleşme süreçleriyle ne şekilde değiştiği tarihsel karşılaştırmalı yöntemle incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Çocukluk imgesi, oyun, oyuncak, toplumsal değişim, geleneksel, modern, post-modern, sosyo-kültürel analiz.
Geleneksel çocuk oyunları uygulamalarının öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyi ve öğretmen davranışları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı ilkokul öğrencilerinin beden eğitimi ve oyun dersindeki fiziksel etkinlik düzeyini ve öğretmen davranışlarını belirlemek ve bunları hareket temelli geleneksel çocuk oyunları ile değerlendirmektir. Araştırma, "ön test-son test kontrol gruplu deney modeline" desenlenmiştir. Çalışma grubunu sınıf öğretmenleri ve ilkokul öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Mckenzie ve ark. (1991) tarafından geliştirilen gözlem yöntemi olan SOFIT kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarına yapılan gözlemlerden elde edilen verilerin dağılımları yüzde (%) ve frekans (f) olarak verilmiştir. Çalışma grubu ile kontrol grubuna yapılan ön ve son gözlemler arasındaki puan farkları Paired t testi ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre fiziksel etkinlik düzeyi independent t test ile sınıf düzeyi değişkenine göre fiziksel etkinlik düzeyi one way anova testi ile analiz edilmiştir. Sınıflar arasındaki fark Tukey hsd testi ile incelenmiştir. Ön gözlemler sonucunda öğrencilerin orta yüksek fiziksel etkinlik düzeyinin %24.73 olduğu, cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık olmadığı ancak Sınıf düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Ön gözlemler sonucunda öğretmen davranışları incelendiğinde öğretmenlerin %43.27 ile en çok gözlem davranışında bulunduğu görülmüştür. Yapılan son gözlemlerde hareket temelli çocuk oyunları ile ders işleyen çalışma grubu öğrencilerinin fiziksel etkinlik düzeyi anlamlı düzeyde artış göstermiştir. Kontrol grubunda anlamlı bir farka rastlanmamıştır. Çalışma grubu öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyini cinsiyet ve sınıf düzeyi değişkenine göre incelediğimizde anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Yapılan son gözlemler sonucunda öğretmen davranışlarını incelediğimizde gözlem davranışının % 34,37'ye düştüğü görülmüş ancak bu değişim anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak hareket temelli geleneksel çocuk oyunlarının öğrencilerin fiziksel etkinlik düzeyinde anlamlı bir etkisi olmuştur ancak bu etki öğretmen davranışlarında gözlemlenememiştir. Anahtar sözcükler: Beden eğitimi ve oyun, fiziksel aktivite, oyun, öğretmen rolleri, sınıf öğretmeni
Halep Türkmenleri çocuk oyunları
Oyun, fiziksel bir aktiviteye dayanmakla birlikte içerisinde bulunduğu kültürden bağımsız olarak değerlendirilemeyeceği için kültürel bir arka plan barındırmaktadır. Dolayısıyla bir toplumun oyunları o toplumun kültürü ile ilgili veriler de sunmaktadır. Bu çalışmada Halep Türkmenlerinin çocuk oyunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda hem Suriye hem de zorunlu göç sonrası Türkiye'nin çeşitli illerine gelen Halep Türkmenleri arasında derleme faaliyetleri gerçekleştirilmiş ve tespit edilen oyunlar çalışmanın içeriğini oluşturmuştur. Çalışmada yer verilen oyunlar, oynanma biçimi, kuralları, oyuncu sayıları gibi özellikler bakımında tanıtılmıştır. Daha sonra oyunlarda yer alan yerelleşmeye ilişkin unsurlar, ebe seçiminde kullanılan yöntemler ve oyunlarda yer alan sözlü formeller, oyunların isimlendirilmesinde etkili olan faktörler hakkında bilgiler verilmiştir.
Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların gelişim alanlarına uygunluğunun incelenmesi: Çankırı ili örneği
Oyun, çocukluk döneminde eğlenceyi ve eğitimi birleştiren bir aktivite olarak karşımıza çıkmaktadır. Oyunlar çocuklarda mutlu anları oluşturmanın yanı sıra arkadaş ilişkilerinin kurulmasını ve bu ilişkileri sürdürebilme becerilerini de desteklemektedir. Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların oyun seçimlerini, yaratıcılığını, oyundaki kültürel unsurları, oyun aracılığı ile aktarılan olumlu ve olumsuz kazanımları ve tüm bunların çocukların gelişimsel dönemine uygunluğunun değerlendirilmesi çalışma konusudur. Bu çalışmada amaç ise oyun alanlarının yaş özelliklerine uygunluğunun ortaya konulmasıdır. Araştırmanın ana evrenini Türkiye'deki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluştururken, çalışma grubunu ise Çankırı İli merkezindeki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluşturmaktadır. Çankırı ilindeki alışveriş merkezleri ulaşılabilir olduğu için araştırmanın evreni aynı zamanda çalışma grubunu da oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilmiştir ve iki bölümden oluşmaktadır. İlk kısımda oyun alanı hakkında genel bilgiler yer alırken ikinci kısımda ise oyunların kapsamı incelenmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup veriler betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Betimsel analiz, çeşitli veri toplama teknikleri ile elde edilmiş verilerin daha önceden belirlenmiş temalara göre özetlenmesi ve yorumlanmasını içermektedir (Yıldırım ve Şimşek, 2018). Araştırma sonucunda Çankırı'da bulunan iki oyun alanındaki materyallerin bilişsel gelişimi, fiziksel gelişimi, kas motor gelişimini, sosyal gelişimi, dil gelişimini, duyuşsal gelişimi desteklediği görülmüştür.
Okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişim düzeylerinin incelenmesi
Araştırmada 3-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişim düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Çankırı'da ikamet eden 237 çocuk ve 328 ebeveyn oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Aile-Çocuk Bilgi Formu", "Oyuna Katılım Ölçeği" ve "Denver II Gelişim Tarama Testi" ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda annelerin çocuklarının oyunlarına katılımı ile çocuğun doğum sırası, annenin yaşı, annenin eğitim durumu, annenin çocuğuyla günlük oyun oynama süresi, annenin oyunun çocuğun gelişimine katkı sağladığını düşünmesi, annenin çocuğuyla özgün oyun tasarlaması ve ailenin gelir düzeyi arasında, babaların çocuklarının oyunlarına katılımı ile sahip olunan çocuk sayısı, çocuğun doğum sırası, babanın yaşı ve babanın çocuğuyla günlük oyun oynama süresi arasında, çocukların gelişim düzeyleri ile anne-babanın yaşı, anne-babanın eğitim durumu, annenin çalışma durumu, annenin oyunun çocuğun gelişimine katkı sağladığını düşünmesi, annenin çocuğuyla özgün oyun tasarlaması ve ailenin gelir düzeyi arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur. Ayrıca ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımları ile çocukların gelişimleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu, ebeveynlerin çocuklarının oyunlarına katılımlarının çocukların gelişim düzeyini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Kuzey Adana'daki çocuk oyun alanlarının bitki seçimi yönünden irdelenmesi
Bu araştırma, Adana Kuzey Gelişme Alanında yer alan 13 mahalledeki (100. yıl, Toros, Beyazevler, Belediyeevleri, Gürselpaşa, Güzelyalı, Sümer, 2000 evler, Tellidere, Pınar, Yurt, Yeşilyurt, Fatih) çocuk oyun alanlarında yürütülmüştür. Araştırmanın amacı, Kuzey Adana'daki çocuk oyun alanlarının materyal ve bitkisel yönden tasarım kriterlerine uyup uymadığının saptanması, oyun alanlarındaki sorunların belirlenmesi veÇözüm önerilerinin getirilmesidir.Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, çalışma alanında çocuk oyun alanlarının artan nüfusa göre yetersiz, bakımsız ve çocukların fiziksel sosyal ve ruhsal ihtiyaçlarına cevap veremeyecek durumda oldukları ve bu mekanlarda bitki kullanımında belirlenen kriterlere uyulmadığı ortaya çıkmıştır ve bu oyun alanlarının iyileştirilebilmesi amacıyla bazı öneriler sunulmuştur.
Çocuklarda boş zaman değerlendirmesi ve gelenekselden moderne değişen oyunlar: Çankırı örneği
Çocuk kavramı bütün toplumların değer vermiş olduğu bir kavramdır. Toplumlar çocuklar aracılığı ile kültürünü ve değerlerini gelecek nesillere aktarmaktadır. Bu çalışma bütün toplumun değer vermiş olduğu çocuk kavramının sosyolojik yöntemlerle araştırılması ve çocukların vazgeçilmez bir parçası olan oyun kavramının çocuklar üzerindeki etkilerinin araştırılmasını amaçlamaktadır. Çocukların boş zamanları nasıl değerlendirdikleri, oyunların çocuklar üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile 9–15 yaş aralığında 36 çocuk ile görüşmeler yapılmıştır. Bununla birlikte 217 ebeveyne anket formu uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda çocukların giderek artan şiddete olan eğiliminin temelinde şiddet içerikli oyunlara olan yoğun ilgisinin olduğu analiz edilmiştir.
Okul öncesi çocukların perinatal özelliklerinin oyun davranışları ve sosyal yetkinlik üzerine etkileri
Bu araştırma, 2024 yılı içerisinde 36-71 aylık anaokulu/kreş çağındaki çocuklar ve anneleri ile yürütülmüş olup, okul öncesi dönemdeki çocukların perinatal özelliklerinin oyun davranışları ve sosyal yetkinlik üzerine etkilerinin incelenmiştir. Çalışma tanımlayıcı ve analitik tipte olup, Kırıkkale il merkezindeki gündüz bakım evi ve anaokullarına devam eden 332 çocuk ve anneden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında "Anne ve Çocuk Bilgi Formu", "36-71 Aylık Çocuklar İçin Oyun Davranış Ölçeği" ve "Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme-30 Ölçeği" kullanılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 22.0 paket programı ile yapılmış; bağımsız gruplar t-testi, Mann-Whitney U testi, One-Way ANOVA, Pearson korelasyon analizi uygulanmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Katılımcı çocukların yaş ortalaması 59,5±9,13 ay, annelerin yaş ortalaması ise 33,38±4,99 yıl olarak bulunmuştur. Çocukların %57,2'si 61 ay ve üzerinde, %52,4'ü erkek, %38,3'ü planlı sezaryen doğum ile dünyaya gelmiştir. Annelerin %53'ü 33 yaş ve altında, %52,4'ü çalışmamakta olup, %73,2'si iki ve altında gebelik deneyimi yaşamıştır. Araştırma bulgularına göre, prenatal dönemde ruhsal sıkıntı (depresyon) yaşayan annelerin çocuklarının aktif tek başına davranış ve sosyal oyun puanlarının anlamlı derecede yüksek olduğu (p<0,05); doğum sırasında indüksiyon uygulanan çocukların sessiz davranış ve pasif tek başına davranış puanlarının anlamlı şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Doğumda kanama, aşırı ağrı gibi komplikasyon yaşayan annelerin çocuklarında aktif tek başına oyun davranışlarının arttığı saptanmıştır (p<0,05). Doğum sonrası annelik hüznü yaşayan annelerin çocuklarında da aktif tek başına oyun davranışları artış göstermiştir (p<0,05) . Çocukların sosyal yetkinlik puanı arttıkça sessiz davranış (r=0,284, p<0,001) ve itiş-kakışlı oyun (r=0,299, p<0,001) davranışlarında artış; kızgınlık-saldırganlık puanı arttıkça sosyal oyun davranışında artış (r=0,252, p<0,001) ve itiş-kakışlı oyun davranışında azalma (r=-0,115, p=0,036) olduğu belirlenmiştir. Ayrıca anksiyete-içedönüklük puanı arttıkça sessiz davranış (r=0,319 p=<0.017), pasif tek başına davranış (r=0,311 p=0,017) ve itiş-kakışlı oyun davranışlarında artış olduğu saptanmıştır (r=0,252, p<0,001). Sonuç olarak, perinatal dönemde annenin yaşadığı ruhsal ve fizyolojik süreçlerin çocuğun oyun davranışlarını ve sosyal becerilerini anlamlı düzeyde etkilediği bulunmuştur. Bu sonuçlar, perinatal bakım hizmetlerinin sadece fiziksel değil psikososyal açıdan da destekleyici olmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler, hemşirelik uygulamaları, erken müdahale programları ve toplum sağlığı hizmetlerinde riskli grupların desteklenmesine yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak niteliktedir.
Türk destan evreninde oyun üzerine bir inceleme
Bu çalışmada varyantlaşan Türk epik destanlarında oyun ve oyunla ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, Türk epik destanlarında geçen oyunların kültürel arka planını incelemek, tespit edilen oyunların bağlamını, yapısını, işlevini ve destan kurgusunda oyunun yerini belirlemektir. Çalışma "Giriş" ve yedi bölümden oluşmaktadır. "Giriş" bölümünde destan ve oyun kavramları, oyunun özellikleri ve unsurları, oyunun kamlık ve kültürel bellekle ilişkisi ele alınmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman tarama ve karşılaştırma teknikleri kullanılarak Türk destanlarındaki oyunlar incelenmiştir. Bu çalışma, metin merkezli kuramlardan "Yapısalcı", "Bağlamsal" ve "İşlevsel" halkbilimi kuramlarını dâhil ederek destanlardaki oyunları analiz etmeyi amaçlamaktadır. "Destanlarda Adı Geçen Oyunlar" başlığında, destanlarda tespit edilen kırk farklı oyunun oynanma biçimleri verilmiştir. "Bağlam Açısından Oyunlar" başlığında, oyunlar; oynanma amacı, zamanı, mekânı ve oyuncularına göre ele alınarak sınıflandırılmıştır. Bu bölümde destanlarda geçen oyunlar, çocuk ve oyun ilişkisi yanında geçiş dönemlerinde, avda, konuk ağırlamada, mevsimlik bayramlarda, kağan tayininde ve savaşlarda tuttuğu yer açısından incelenmiştir. "Anlam Açısından Oyunlar" başlığında oyunlar, TDK'nin oyun tanımındaki anlamlarından yola çıkılarak eğlence, sınama ve yarış, kumar, hile, dans, tiyatro olarak değerlendirilmiştir. "Destanlardaki Oyunların Yapısı" başlığında; oyun adı, oyuncular, oyun araçları/oyuncak, oyunların icra ortamları, ödül ve ceza unsurları incelenmiştir. Destan metinlerindeki bağlamlarıyla sınırlı olmak üzere tespit edilen oyunların işlevleri "Destanlardaki Oyunların İşlevleri" başlığında verilmiştir. "Destan Kurgusunda Oyunun Yeri" başlığında oyunlar kişiler, olay, mekân, zaman, anlatıcı/dinleyici ve epik kurallar çerçevesinde incelenerek oyunun destan kurgusunda önemli bir yere sahip olduğu görülmüştür. Oyunların destan kurgusundan ayrı düşünülemeyecek bir rolü bulunmaktadır. Ayrıca destanlardaki oyunların bağlam, yapı, işlev açısından değerlendirilebileceği görülmüştür. Anlatıyı oluşturan yapının, oyuna da uygulanabileceği ve oyunun bağlamının, anlamı oluşturmada temel rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Türk epik destanlarındaki oyunlar; oyun, yapı, bağlam, işlev açısından bir bütün hâlinde değerlendirilerek kurgu boyutunda oyunun destan ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Oyunlar; destanlardaki olayı, ana karakterini, ana hikayesini etkilemektedir. Destan kurgusu, destan kahramanlarının oynadığı oyunlara bağlı olarak değişebilmektedir.
Gaziantep çocuk oyunları üzerine halkbilimsel bir inceleme
İnsan hayatının bebeklikle ergenlik arasındaki dönemi olarak tanımlayabileceğimiz çocukluk döneminde oyunların çocuğun bedensel, zihinsel, toplumsal ve ruhsal bir bütün olarak gelişmesindeki önemli yeri tartışılamayacak bir gerçektir.Çalışmada birçok disipline kaynak ve doküman sağlayan çocuk oyunlarının Gaziantep kent merkezindeki son yüzyılı halk bilimsel bir açıdan incelenmiştir. Çocukluk ve oyun kavramları, Ülkemizde yapılan çocuk oyunu araştırmaları ve sınıflamaları özetlenmiş, Gaziantep Çocuk Oyunları için bir sınıflandırma önerisi sunulmuştur.Oyunların tespiti ile geleneksel oyunlardan modern oyunlarına uzanan bu süreçte derlenen 250 oyunun adı, oyuncular, oyun alanı, oyun araçları, oyun rolü, oyun formülleri/terimleri, oyun hareketi, oyun kuralları, oyun zamanı ve süresi, oyunlardaki ceza ve ödüller verilerek her oyunun künyesi çıkarılmış, oyunların eş metin ve çeşitlemeleri de birlikte verilmiştir. Son olarak oyunların bağlam ve işlevleri incelenmiş, geleneksel oyuncaklardan örnekler sunulmuştur.
Kahramanmaraş'ta çocuk folkloru
Bu çalışmada toplumların kimliklerini yansıtan folklorun bir parçası olarak yaşamaya devam eden çocuk folklorunun Kahramanmaraş yöresindeki yansımalarına yer verilmiştir. Bu çalışma kapsamında çocuklarla ilgili inanış ve uygulamalar ile onları ilgilendiren sözlü edebiyat ürünleri ve çocuk oyunları incelenmiştir. Çalışma kaynak kişilerden yapılan derlemeler ve yazılı kaynak taraması sonucunda oluşturulmuştur. Bu çalışmada değişen yaşam tarzının yanında yaşatılan, yaşatılmaya çalışılan çocuk folkloru ürünlerine yer verilmiştir.
İlkokullarda öğrencilerin teneffüslerde yaptıkları etkinliklerin incelenmesi ve geliştirilmesine yönelik öneriler
İlkokullarda öğrenciler teneffüslerde verimli zaman geçirdiklerinde, öğrenci sınıfına öğrenmeye hazır halde geri döner. Okulda teneffüs zamanlarının geçirileceği uygun ortamların olması, öğrencilerin fiziksel ve duygusal gelişimine katkı sağlamanın yanında teneffüslerde yapılan etkinlikler onların arkadaşları ile olumlu ilişkiler kurmasını güçlendirir, öğrenmeye destek ve teşvik sağlar. Teneffüsler eğitim-öğretim için çok önemli bir yere sahiptir bu yüzden teneffüslerin daha verimli geçirilebilmesi için bu mekanların öğrenciler için cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Yapılan bu çalışmada araştırma için seçilen bir okulda öğrencilerin teneffüs saatleri ve öğle aralarında geçirdikleri zaman ve yaptıkları faaliyetlerin daha verimli olması için araştırmacı tarafından geliştirilen oyun alanlarının mevcut okul donatıları ile kıyaslanması amaçlanmıştır. Çalışma Batı Karadeniz Bölgesi'nde bir ilkokulda Ekim-Aralık 2019 aylarında eğitim gören 662 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle okuldaki oyun alanları ve faaliyet alanları geliştirilmeden önceki durumda, öğrencilerin okul koridorlarında ve okul bahçesinde teneffüsleri nasıl geçirdikleri incelenmiş ve bu mekânlarda teneffüs saatlerindeki gürültü düzeylerinin ne olduğu saptanmıştır. Daha sonra okulda araştırmacı tarafından çalışma amacına uygun olarak oyun alanı tasarımları, okul koridorları ve okul bahçesine çizilerek, bu alanlar öğrencilerin kullanımı açısından daha işlevsel hale getirilmiştir. Öğrencilerin hazırlanan oyun alanlarını etkin kullanabilmeleri için oyun alanları ile ilgili eğitimler verilerek kolay adapte olmaları sağlanmıştır. Son olarak öğrencilerin bu oyun alanlarını kullanma durumları ölçülmüştür. Çalışmanın bu aşamasında öğrencilerin okul koridorlarında ve okul bahçesinde teneffüsleri nasıl geçirdikleri ve bu mekânlarda teneffüs saatlerindeki gürültü düzeylerinin ölçümü tekrar yapılmıştır. Bu sayede yeni uygulanan oyun alanlarının öğrenci davranışlarına yönelik katkıları araştırılmıştır. Deneysel ve betimsel bir desene sahip bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket ve gözlem tekniklerinden yararlanılmıştır. Anket uygulaması esnasında önceki durum ile sonraki durumun kıyaslanabilmesi için aynı öğretmenlerden veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistiklerden frekans, yüzde değerleri, ön ve son gürültü düzeylerinin tespiti için fark testlerinden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında tasarlanmış oyun alanları ve oyun ekipmanları ile öğrencilerin, teneffüs zaman dilimlerini daha verimli geçirdikleri görülmüştür. Ayrıca eğitimi verilmiş bir oyun türü ile öğrencilerin, teneffüs zaman dilimlerinin daha sakin ve disiplinli geçirdiği görülmüştür. Çalışma sonucunda yapılan oyun alanlarındaki iyileştirmelerin okul ortamlarını daha sessiz ve sakin bir ortama dönüştürmüş, öğretmenlerin teneffüslerde daha az öğrenci odaklı sorunla karşılaşmasına ve okuldaki eğitim-öğretim faaliyetlerinde olumlu bir etkinin gerçekleşmesine katkı sağladığı belirlenmiştir. Anahtar kavramlar: İlkokulda teneffüs, oyun alanları tasarımı, teneffüslerde gürültü, öğrenci oyunları
İlkokul programı oyun ve fiziki etkinlikler dersinin işlevselliğinin ve geleneksel çocuk oyunlarının uygulanabilirliliğine göre incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul programı oyun ve fiziki etkinlikler dersinin işlevselliğinin ve geleneksel çocuk oyunlarına uygulanabilirliliğine göre incelenmesidir. Bu araştırma ile sınıf öğretmenlerinin ilkokul programı oyun ve fiziki etkinlikler dersini nasıl işledikleri ve ne tür problem yaşadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmacı tarafından geleneksel çocuk oyunları belirlenerek öncelikle bu oyunların öğretmenlerin bilgi düzeyinin ve öğretim sürecinde kullanma sıklığının ne derecede olduğu da araştırılmıştır. Araştırma tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik arz etmektedir. Araştırmanın çalışma grubu, 2012-2013 eğitim-öğretim Muş, Elazığ, Malatya ve Şanlıurfa illerinde görev yapan sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından öğretmenlere anket uygulayarak elde edilmiştir. Bunun için araştırmacı tarafından hazırlanan anket sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Verilerin analizi aşamasında, SPSS istatistik paket programı aracılığı ile % frekans, aritmetik ortalama, x², bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların % 44,7'si erkek ve % 55,3'ü ise de bayandır. Sınıf mevcudu türüne göre araştırmaya katılanların, % 14.7'si 20 ve altı, % 49,8'i21-30, % 29.9'u31-40 ve % 5.7'si 41 ve üzeri sınıf mevcuduna sahiptir. Mesleki kıdem değişkenine göre araştırmaya katılanların % 24,4'ü 1-5 yıl, %25,3'ü 6-10 yıl, % 18.9'u 11-15 yıl, % 14,7'si 16-20 yıl ve % 16.6'sı ise 21 yıl ve üstü mesleki kıdeme sahiptir. Mezun olunan okul türüne göre, araştırmaya katılanların %13,0'üEğitim Enstitüsü-Eğitim Yüksek Okulu mezunu, % 81,5'i Eğitim Fakültesi Lisans mezunu ve % 5,5'i Diğer Lisans Programları mezunlarından oluşmaktadır. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin "Sanal oyunların çocukları hapsettiği günümüzde geleneksel çocuk oyunlarına ihtiyaç daha çoktur", "Bilgisayar başında geçirilen oyunlar çocukları anti-sosyal hale getirmektedir", "Günümüz çocukları bilgisayar oyunlarıyla şiddete yönelmektedirler", Bilgisayar oyunlarıyla saatlerce hareketsiz kalan çocuklar obezite hastalığına yakalanmaktadırlar", "TV ve bilgisayar gibi teknolojik ürünler çocuklarda dikkat eksikliğine sebep olmaktadır" görüş maddelerine tamamen katıldıkları görülmüştür. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinin , "Oyun ve Fiziki Etkinlikler dersinde geleneksel çocuk oyunlarına yoğun bir şekilde yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum", "Fiziksel etkinlik kartları derslerde işimi kolaylaştırıyor", "Oyun ve Fiziki Etkinlikler dersinde geleneksel çocuk oyunlarını oynatırım" görüş maddelerine katıldıkları görülmüştür. Araştırmaya katılanların mesleki kıdem değişkenine göre oyun ve fiziki etkinlikler dersine ilişkin görüşlerine yapılan varyans analizi sonucunda anlamlı farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Oyun ve fiziki etkinlikler, geleneksel çocuk oyunları, oyun ve fiziki etkinlikler dersi, sınıf öğretmeni
Aydın kenti örneğinde gençlik parkı çocuk oyun alanının yeterliliği ve tasarım ilkeleri yönünden incelenmesi
Çocuk oyun alanları ve oyun oynamaya olanak tanıyan kentsel yeşil alanların tümü, çocukların gelişimlerine katkı sağlayarak önemli bir işlev üstlenmektedirler. Çocuk oyun alanı; çeşitli oyun elemanları bulunan ve oyunların amacına yönelik olarak tasarlanan, oynarken sosyal ilişkilerini kurdukları, fizyolojik-duygusal gelişimlerini sağladıkları ve çocukların doğayla buluştukları açık alanlardır. Çocuk oyun alanlarının yeterli büyüklüğe ve donanıma sahip olması, çocuk oyun alanı tasarım ilkelerine uygun olarak yapılması ve iyi yönetilmesi gereken mekanlardır. Oyun alanları hitap ettikleri yaş grupları, biçimsel yapıları, görsellikleri ve yeterlikleri açısından farklılıklar göstermektedir. Bu çalışmanın amacı; Aydın kentinde seçilen çocuk oyun alanının yeterliliğinin (halk-uzman) saptanmasına yönelik olarak sosyal araştırma amaçlı anketler yapılarak araştırılması, çocuk oyun alanlarının tasarım ilkeleri yönünden doğru olup olmadığını irdelemek, tasarımlarda seçilen bitkilerin tür seçiminin doğruluğunu saptayıp eksiklikleri ve hataları gidermeye çalışmak, doğayla bütünleşerek oyun oynama imkanı bulan çocukların daha sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine imkan sağlayacak ortamları tanımlamak ve Gençlik Parkı (Aydın Kenti) örneğinde çocuk oyun alanlarının nasıl olması gerektiğine ışık tutmaktır. Çalışmanın yöntemi dört aşamada kurgulanmış olup 1.aşamada çocuk ve oyun kavramları ile ilgili tanımlar ve oyun alanları tasarım ilkelerinin ortaya konduğu literatür araştırması, 2.aşamada araştırma alanı ile ilgili yapılan alanın bileşenleri açısından mevcut durumunun saptanmasına yönelik envanter çalışması, 3.aşamada ise saptanan bu envanter ışığında çalışma alanında yer alan çocuk oyun alanlarının nitelikleri ve yeterlilikleri açısından öneminin ortaya konmasına yönelik uzman (üç aşamalı uzman anketi) ve halk gruplarına yapılan anket çalışmaları ve bunların istatistiki olarak değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Son aşamada ise literatür araştırması, çocuk oyun alanlarının ve yakın çevresinin özelliklerinin belirlendiği alan çalışması ve anket sonuçlarından elde edilen verilerin değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Çalışma sonucunda, oyun alanlarının sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin kullanımı, tasarım ilkelerine uygunluğu bakımından ele alındığında yeterliliklerinin istenilen seviyelerde olmadığı açıkça görülmektedir.
Toplumsal değişim sürecinde geleneksel ve dijital oyunlara yönelik çocuk ve ebeveyn görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Burdur ilinde yaşayan çocuk ve ebeveynlerin geleneksel ve dijital oyunlarla ilgili görüşlerinin anlamlı olarak değişip değişmediğini belirlemektir. Nicel tarama modelinin kullanıldığı araştırmada veri toplama aracı olarak uzman görüşlerine göre geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Çalışma evrenini Burdur ili, il merkezi ve köyleri, Bucak, Ağlasun, Tefenni ilçe merkezleri ve köylerinde yaşayan çocuklar ve bu çocukların ebeveynleri oluşturmuştur. Bu evrenden kolay ulaşılabilirlik ve gönüllük esasına göre çalışma örneklemi seçilmiştir. Örneklemde Burdur il merkezi ve köylerinden 236, Bucak ilçesi ve köylerinden 114, Ağlasun ilçesi ve köylerinden 57, Tefenni ilçesi ve köylerinden 146 olmak üzere toplam 556 katılımcı yer almıştır. Katılımcıların görüşleri kişi sayısı ve yüzde verilerek analiz edilmiş ve bu görüşler arasında anlamlı fark olup olmadığı parametrik olmayan testlerden ki-kare testiyle belirlenmiştir. Çalışma sonunda ebeveynlerin geleneksel, çocukların dijital; kadınların geleneksel, erkeklerin ise dijital oyunları tercih ettikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca ebeveynlerin geleneksel oyunları açık alanlarda, doğal materyalleri kullanarak, mahalle arkadaşları ve kardeşleriyle, 5 saatten fazla oynadıkları belirlenmiştir. Çocukların ise kapalı mekânlarda, hazır materyalleri kullanarak, sırasıyla okul-mahalle arkadaşları ve kardeşleriyle oynadıkları ve oyuna 4 saatten az zaman ayırdıkları tespit edilmiştir. Katılımcılar oyun oynarken zaman, araç-gereç ve oyun arkadaşı bulma konusunda benzer sorunları yaşarken; ebeveynlerin mekân bulma sorununu daha fazla yaşadıkları ortaya çıkmıştır. Katılımcılar toplumsal yaşam biçimindeki değişmelerin ve teknolojik gelişmelerin çocukların geleneksel oyunları tanımalarına ve oynamalarına engel olduğunu; mahalle ve sokak oyunlarının oynanmasını kısıtladığını ifade etmiştir. Ayrıca bu değişim ve gelişmelerin çocukları dijital oyunlara sevk ettiği, dijital bağımlılığa sebep olduğu, bu durumun da çocukların ders başarılarını, fiziksel, sosyal ve psikolojik sağlıklarını olumsuz yönde etkilediği ortaya çıkmıştır.
The use of authentic games in English language teaching
Teaching languages by games is one of the best methods for learning foreign languages. Play is the basic means for processing information, learning new skills and practicing old ones by using schematic knowledge. In this research first and second class junior school learners are taught by adapted childhood games in two experimental and control groups for about a semester. Both groups are observed during the semester and the pre and post test results of learners are compared by t-test. Experiment group learners show better results in English language learning.This study has five chapters. The first chapter aims to present the problem to be discussed through the study. This chapter also includes the aims and the scope of the study. The last part of the chapter gives the methodology and assumptions of the study.The second chapter presents the literature review of the thesis. This chapter provides the theoretical background of the study.The third chapter presents the games and their adapted forms to be used in English Language Teaching.The fourth chapter presents the administration of the adapted games to first and second class junior school learners.The fifth chapter deals with the data analysis and interpretation of the data collected from the adapted games that have been used in English Language Teaching. The data have been given in charts and tables.The sixth chapter represents some suggestions for teachers and students. These suggestions are based on the findings of the study.The last chapter is the conclusion part and gives a summary of the study.
4-6 yaş kuran kurslarında oyunun çocukların dini gelişimine etkisi: Öğretici görüşleri
Bu araştırma, Kur'an kursu öğreticilerinin perspektifinden hareketle 4-6 yaş grubu çocukların dini gelişim süreçlerinde oyunun rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda "oyun" kavramı, çocukların kendiliğinden geliştirdikleri doğal oyun davranışlarından ziyade, öğreticiler tarafından belirli öğrenme hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla yapılandırılan ve pedagojik sürece entegre edilen oyun temelli etkinlikler olarak ele alınmıştır. Öğreticiler, oyunun çocukların bilgi, beceri ve değerleri içselleştirmelerinde doğal bir öğrenme ortamı sunduğunu ve bu nedenle din eğitimi açısından etkili bir yöntem teşkil ettiğini ifade etmektedir. Araştırma, açımlayıcı sıralı karma desen kapsamında yürütülmüştür. İlk aşamada, Türkiye genelinde görev yapan 202 öğreticiye 31 maddelik beşli Likert tipi bir ölçek uygulanmıştır. Ölçek geliştirme sürecinde içerik geçerliği uzman görüşleri doğrultusunda sağlanmış, maddelerin teorik çerçeveye uygunluğu güvence altına alınmıştır. Nicel analizlerde betimsel istatistikler, öğreticilerin oyun temelli din eğitimine yönelik tutumlarının yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. Açımlayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçeğin çok boyutlu bir yapıya sahip olduğu; maddelerin faktör yüklerinin kabul edilebilir sınırlar içinde yer aldığı belirlenmiştir. Ölçeğin Cronbach's alpha değeri .948 olup yüksek iç tutarlılığa işaret etmektedir. Demografik değişkenlere göre yapılan karşılaştırmalarda yalnızca kıdem değişkeninde anlamlı farklılık görülmüş; diğer değişkenlerde homojen bir tutum dağılımı tespit edilmiştir. İkinci aşamada nicel örneklemden seçilen 50 öğreticiyle yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Tematik analiz sonucunda yaşa uygunluk, değerler eğitimi, soyut dini kavramların somutlaştırılması, motivasyon artışı, oyun temelli değerlendirme ve materyal kullanımı gibi temalar ortaya çıkmıştır. Öğreticiler, oyunun Allah sevgisi, sabır, paylaşma ve yardımlaşma gibi dini ve ahlaki değerlerin kazandırılmasında etkili olduğunu vurgulamış; soyut kavramların ise drama, kukla ve hikâye gibi oyunlaştırılmış yöntemlerle daha anlaşılır hâle geldiğini belirtmişlerdir. Ayrıca oyunun çocukların derse ilgisini artırdığı, öğrenmenin kalıcılığına katkı sağladığı ve doğal bir değerlendirme aracı işlevi gördüğü ifade edilmiştir.
Beden eğitimi ve oyun dersinde çocuk oyunları ile değerler eğitimi
Bu çalışma Beden Eğitimi ve Oyun dersinde çocuk oyunları yoluyla değerler eğitiminin gerçekleşme durumunu incelemek ve çocuk oyunlarının değerler eğitimindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada nitel araştırma modellerinden temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Diyarbakır ili Kocaköy ilçesindeki 4. sınıf öğrencileri arasından amaçsal örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle belirlenen 10 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada öğrencilere Oyun Oynuyorum Derleme Kitapçığı 4. sınıf oyunları kısmında bulunan 11 tane oyun oynatılmıştır. Oynatılan ilk oyundan itibaren gözlemlere başlanmıştır. Elde edilen verilerin ayrıntılı hale getirilmesi ve gösterilen davranışların daha derinlemesine incelenmesi adına oyunlar esnasında video kayıtları alınmıştır. Araştırmacı ilk oyundan itibaren her oyun için oyun günü içerisinde araştırmacı günlüğü tutmuştur. Oyunlara dair veriler, MEB Değerler Eğitimi Yönergesi içerisinde bulunan 27 değer dikkate alınarak toplanmıştır. Verilerin analizi için betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilere göre, oyunlar esnasında yapılan gözlemler ve tutulan araştırmacı günlüklerine dayanarak, Beden Eğitimi ve Oyun dersinde oynatılan çocuk oyunları yoluyla elde edilen değerler ile bu değerlerin kazanılma şekli ve değerleri kazandırmada çocuk oyunlarının rolü belirlenmiştir. Çocuk oyunları yoluyla; saygı, yardımlaşma, adil olma, temizlik, liderlik, dayanışma, özgüven, paylaşımcı olmak, nazik olmak, dostluk, dürüstlük, barış ve sorumluluk değerleri elde edilmiştir. Bunun yanı sıra öğrenciler saygı değerini akranlarına karşı göstermemiş sadece oyunları yöneten öğretmenlerine karşı göstermiştir. Dolayısıyla çocuk oyunları yoluyla değerlerin kazanımı saygı değerinde tam anlamıyla sağlanmamıştır. Değerleri kazandırmada oyunların rolü olarak; değerlerin doğaçlama olarak açığa çıkmasını sağladığı, öğrencilere somut yaşantı imkânı tanıdığı, öğrencilerin hoş vakit geçirirken aynı zamanda değerleri kazanmalarına imkân tanıdığı, eğlenmeye ve eğlenirken değerleri öğrenmeye olanak tanıdığı ve çeşitli becerilerin gelişimine katkıda bulunduğu belirlenmiştir.
Sanat öğretiminde oyun yöntemi
ÖZET Oyun tanımlan arasında; çocuk, oyun ve eğitim açısından en içeriklisi, oyun, çocuğun öğrenme laboratuarıdır; çocuğun zeka, beden ve kişilik gelişimini sağlayan bir faaliyettir, tanımlamasıdır. Tanımda da belirtilen bütün değerleri kapsayan kişiliğin temel malzemesi oyundur. Çocuğun psikososyal gelişimine bakıldığında her devrede, oyun, çocuğun başlıca yaptığı işidir. Her devrede de değişen, gelişen bir olgudur. Oyun, hayvanlardan insanlara kadar her canlıda görülen egonun bir fonksiyonudur. Oyun, ayrıca kültürel bir olgudur. Kültürden kültüre farklılık gösteren, ama, özde aynı neden ve sonuçlara bağlı olan bir davranıştır. Her kültürde dini ibadetlerden günlük yaşama kadar görülür, insanın psikolojik olarak oyuna, oynamaya ihtiyacı vardır. Oyun teorilerine göre; insan bulunduğu ruh haline göre farklı şekillerde oyuna yönelmektedir. Oyun çeşitleri, insanın bulunduğu sosyal farklılıklar, psikolojik durumlar ve meraklar dahilinde geliştirilebilmektedir. Çocuğun doğumundan gelişimine kadar oyunlarında, çeşitlilik görülmektedir. Oyun, çocuğun iç dünyasının aynasıdır. Bu nedenle onun eğitiminde ve tedavisinde bu dünyaya girebilmek için oyun bir araç olarak kullanılabilir. Oyun terapi ile çocuğun iç dünyasında yaşadığı buhranlarım, sevinçlerini, ilgilerini ve psikolojik gelişimlerini rahatlıkla analiz etmek mümkündür. Oyuna getirilen psikoanalitik görüşlere göre; çocuğun oyununda cinsel eğilimlerinden, ebeveyni ve çevresiyle yaşadığı iyi ya da kötü olaylara kadar, hepsinden izler bulunmaktadır. Bu nedenle, çocuğu analiz etmekte, psikanalizin temel aleti olan "serbest çağrışım" bir kenara bırakılmış ve "serbest oyun" kullanılmaya başlanmıştır. Oyun, psikolojide konu edildiği kadar felsefede de yer almaktadır. Bir çok düşünür bu konuya, eserlerinde değinmektedir. Felsefe düşünürleri, eğitimden boş zaman geçirmeye kadar oyunu irdelemişlerdir. Sofistlerin yaptıkları temsillerbile oyunsal bir tavır olarak görülmektedir. Aynca, ünlü felsefecilerin diyaloglarında da oyunsal unsurlar göze çarpmaktadır. Bir çok düşünür, sanatın da oyundan doğduğunu belirtmektedir. Çocuklar oyun oynarken rol yapmakta, şarkılar söyleyip dizeler kurmakta, çizimler yapmaktalar; bu çocuksu oyunların uzantısı ve evrimi de sanatı doğurmuştur. Sanat da, oyun gibi, gönüllü ve çıkarsızdır. Oyım, dinsel ve büyüsel amaçlarla sanatlaşmıştır. Taklit iç güdüsü, oyunda da sanatta da ortaktır. Oyunun öğrenmede de rolü çok büyüktür. Çocuk oyunu sevdiği için, oyunla daha kolay öğrenir, öğrendikleri kalıcı olmaktadır. Bu yüzden oyun bir eğitim aracı olarak da görülebilir. Çocuğun eğitiminde sanat eğitimi de çok önemlidir. Sanat çocuğa farklı bir yaşantı vermektedir. Bu yüzden tüm sanatların, çocuğun yaşantısına girmesi sağlanmalıdır. Bireyin yaşantısını ve yaratıcılığını etkileyecek çok özel bir eğitim olan sanat eğilimi içinde, bazı yöntemler geliştirilmiştir. Oyun ve oyunlaştırma, bu yöntemlerin arasında çocuğa en yakın olanıdır. Bu yöntemle çocuklar, yalnızca dinlemek ya da tartışmak yerine olayların nasıl, oluştuğunu izlerler ve konunun ayrıntısına inerler. Çocuk bu yöntemle başka bir kimliğe bürünmekte ve sanatsal faaliyetlerin yapılışındaki duygu ve düşünceleri bizzat yaşamaktalar. Sanat eğitimi için, uygun ortam ve oyunlar düzenlendikten sonra, çocuk, eğitimin yanı sıra öğretimi de yaşayabilmektedir. Oyun yöntemi, sanat öğretimi için yöntem olmaktan çok bir güdüleme etkinliğidir. Bu özelliği ile oyun yöntemi, dört sanat disiplini (eleştiri, estetik, sanat tarihi, uygulama) için birleştirici öğretim aracı olarak kullanılabilmektedir.
Irak- Kerkük ili Altunköprü ilçesi halk bilimi monografisi
Altunköprü ilçesi, Kerkük'ün 44 km kuzey batısında, Kerkük- Erbil karayolu ve demir yolu üzerinde önemli bir Türkmen bucağıdır. Çok kapsamlı bir yapıya ve tarihe sahip olan bu köprü Kerkük Türklerinin önemli yerlerinden biri sayılmaktadır. Bu nedenle ilçe halk bilimi açısından çok zengin bir yapıya sahiptir. Kültür bakımından incelenen "Kerkük İli Altunköprü İlçesi Halk Bilimi Monografisi" adlı çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Irak'ta Türkmenlerin varlığı, Türkmen aşiretlerinin adları, Irak Türkmenlerinin soysal yapısı, etnik ve nüfus dağılımı, dini yapısı, Türk yerleşim yerleri, Kerkük İlinin tarihi, Irak Türkmenlerine ait siyasal dernek ve cemiyetler. Kerkük iline bağlı Altunköprü ilçesinin tarihi- coğrafi, sosyal yapısı, ekonomisi, nüfus hareketi, beşeri durumu ve en sonunda da Irak'ta bulunan Türkmen Türkçesi, konuşma dili ve yazı dili. İkinci bölümde, ilçenin sözlü kültür ürünleri incelenmiştir. Bu ürünler dualar beddualar, atasözü, deyimler, tekerleme, ninni, mani, türkü, okşama ve destan olmak üzere ayrı başlıklar altında toplanmıştır. Her sözlü ürünler derlenip ve incelendikten sonra Kerkük ağız özelliğine göre yazıya aktarılmıştır. Üçüncü bölümüde, ilçenin gündelik hayatı ve halk bilgisi başlığı altında toplanmıştır. Bu bölümde hayatın geçiş dönemlerine ait törenler, Kerkük'te bulunan mezarlıkm ve mezar taşı geleneği ve inançlar ele alınmıştır. Diğer başlıklar altında toplanan halk bilgisi çalışması, oyun ve eğlenceler, halk inançları, halk takvimi, halk hekimliği, geleneksel beslenme ve yemek kültürü, giyim kuşam, bayram törenleri, mevlüt törenleri, ilçenin geleneksel mimarisi ve el sanatları olarak ilçenin kültürel ve maddi değerleri olarak ortaya konulmuştur. Ayrıca incelenmiş olan bilgiler Türk kültürü alanları ile karşılaştırılmıştır. Sonuç kısmında ilçe üzerine yapılan araştırmanın önerileri yer almaktadır.