Context
58 theses under this subject heading
İlkokul ve ortaokul Matematik ders kitaplarındaki geometri görevlerinin tür, bağlam, temsil biçimi ve bilişsel istem düzeyleri açısından incelenmesi
Türkiye'de 2005 yılında reform hareketleri başlatılarak hemen hemen bütün disiplinlerin öğretim programları değiştirilmiş ardından 2015 yılında program yeni bir değişime uğramıştır. Öğretim programlarındaki değişimler öğretmenler tarafından en çok kullanılan materyal olan ders kitaplarının da değişmesini ve içinde yer alan görevlerin niteliğinin arttırılmasını gündeme getirmektedir. Bu araştırmanın genel amacı Talim Terbiye Kurulu Başkalığı [TTKB] tarafından yayımlanan 2016-2017 öğretim yılı ilkokul ve ortaokul matematik ders kitaplarında yer alan geometri öğrenme alanına ait görevleri makro ve mikro düzeyde incelemektir. Bu bağlamda görevler önce tür bakımından etkinlik, alıştırma problemi ve çözümlü örnek olmak üzere üç gruba ayrılmış ardından temsil biçimi (sözel, şekil, resim, sembol) ve bağlamı (intra-matematik, non-matematik) açısından incelenmiştir. Son olarak da bilişsel istemler açısından incelenmiş; ezberleme, ilişkilendirmeye dayanmayan, ilişkilendirmeye dayanan ve matematik yapma türü görevler olarak ayrılarak analiz edilmiştir (Stein, Smith, Henningsen ve Silver, 2000). Araştırmanın amacı doğrultusunda veriler doküman analizi yöntemiyle toplanmıştır. Veriler makro ve mikro düzeyde tablolar halinde görselleştirilmiş ve araştırmanın analizi oluşturulan tablolar dikkate alınarak yapılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara dayalı olarak tür bakımından en fazla alıştırma problemi, temsil biçimi açısından en çok şekil, bağlam açısından intra-matematik türü görevlere rastlanmıştır. Geometri görevlerinin bilişsel istem seviyeleri incelendiğinde ilişkilendirmeye dayanmayan ve ilişkilendirmeye dayanmayan matematiksel yöntem türünde daha fazla yer aldıkları tespit edilmiştir. Yüksek düzeyde bilişsel istem düzeylerine ait görevlerin matematik yapma türünde değil ilişkilendirmeye dayanan matematiksel yöntem türünde yer almaktadır. Ayrıca sınıf seviyelerindeki artış ile bilişsel istem düzeyindeki artış ters orantılı olmuştur. İlkokul kitaplarında yer alan geometri görevlerinin ortaokul kitaplarına göre daha yüksek seviyede bilişsel istem düzeyinde oldukları sonucuna varılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları doğrultusunda yüksek düzey bilişsel istem gerektiren görevlerin sayısı artırılmasının gerektiği ve özellikle yüksek düzeyde bilişsel istem gerektiren etkinliklerin ders sırasında öğretmenler tarafından uygulanması gerektiği önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Bilişsel istem seviyeleri, Ders kitabı analizi, Matematik ders kitapları, Geometri görevleri.
Bağlamsal pazarlama stratejilerinin marka değerine etkisi üzerine bir araştırma
Günümüz pazarlama anlayışıyla değişen müşteri ihtiyaç ve istekleri işletmelerin farklılık yaratmalarına sebep olmuştur. Rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı ortamda farklılık yaratmada etkili olan marka değeri kavramı gelişen teknolojilerle birlikte farklı şekiller ve yöntemlerle ortaya çıkmaktadır. Bilgi teknolojileri aracılığıyla uygulanmaya başlanan ve marka değeri ile ilişkili olan bağlamsal pazarlama stratejisi doğru zamanda, doğru bilgiyi, doğru tüketiciye sunarak marka değeri oluşmasında etkili olmaktadır. Marka değeri ile bağlamsal pazarlama stratejisi arasındaki ilişkinin ele alındığı bu tez kapsamında bağlamsal pazarlama stratejisi ve marka değerini oluşturan boyutlar ayrıntılı olarak anlatılmış ve aralarındaki ilişki değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde açıklayıcı faktör analizi ile boyutlar elde edilmiş, hipotezlerin testi için korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre marka değeri ve marka değeri boyutları ile bağlamsal pazarlama arasında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bağlamsal Pazarlama, Marka Bağlılığı, Marka Çağrışımı, Marka Farkındalığı, Algılanan Kalite
Tuhfetü'-Ahyâr bağlamlı dizin ve işlevsel sözlük
Türk Edebiyatında 16. yüzyıla ait olan Tuhfetü'l-Ahyâr isimli mensur eser üzerine Dr.Öğr. Üyesi Gülşah Gaye FİDAN tarafından 2013 yılında eserin çeviri yazılı metni ve incelemesini içeren bir çalışma yapılmıştır. Çerçeve hikâye tekniği ile kaleme alınan bu tez çalışması içerisinde yalnız 142-188 arası metinler ele alınmıştır. Bu çalışmanın konusu; eserdeki metinlerin bir bölümünün Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizin ve İşlevsel Sözlüğü Sistemi (TEBDİZ)'nde metin bağlamında bağlamsal ve işlevsel dizin sözlüğünü içermektedir. Tebdiz projesi, 2015 yılında Gazi Üniversitesi tarafından hazırlanan; kelime/kelime grubu ek-kök bilgileri, nazım şekil ve türleri, vezin ve ayet, hadis, kelâm-ı kibar, atasözü, deyim, argo ifade, kalıplaşmış ifade, dua ifadeleri gibi ayrıntılara yer vererek Türk edebiyatına ait eserlerin bağlamlı dizin ve işlevsel sözlüğünü oluşturan bir projedir. Çalışmaların söz varlığını ortaya koyarak eserlerin tarihsel ve bir süreç içerisinde daha rahat görülmesini sağlamıştır. Bu proje kapsamında Mensur hikâyelerin söz varlığı ortaya konmuş; kelime grupları ve ekler (atasözü, deyim, ayet, hadis vb.) şeklinde verilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tebdiz, Tuhfetü'l-Ahyâr, Bağlamlı Dizin, İşlevsel Sözlük
مسميات الصوت في القرآن الكريم (دراسة موضوعية)
This research deals with the relationship of phonetic names in the Qur'an with meanings and expressions, and the study of the number of phonemic names in the interpretation of the text is an objective study that explains the Qur'an and its meaning, it includes the phonetic meaning of the word, as well as the way of realizing its phonetic significance, The names of sounds in the Quran are one of the important topics in the linguistic and exegetical studies of the Quran, the Quran is distinguished by its unique linguistic aesthetics, which is evident in its precise use of sounds to convey certain meanings and psychological effects on the listener, Understanding these terms is important for understanding and contemplating the meanings of the Quran. The study of the names of the sounds in the Quran is one of the studies that help to clarify the linguistic methods used, The work of this research is based on knowing the origin, meaning, connotation, the linguistic, verbal, and phonetic timbre of the word and proving that this sound is the sound of something that exists, regardless of whether it is within the audible or inaudible boundaries, There are sounds whose meaning and musical timbre are indicated by the following: there are whispered, hidden sounds that are almost not included in the auditory frequencies of the human ear, and there are high sounds that the human ear cannot handle, It is a very high frequency that leads to the destruction and torment of the person exposed to these sounds, In this research, I followed the objective inductive approach in analyzing and interpreting the word and knowing its phonetic aspects that contribute to giving meaning to the word. The sounds are divided into several sections, including a section on humans, a section on animals and inanimate objects, The research also concluded that there is a relationship between the sound uttered in the Arabic language, and the meaning and significance of that sound in the Qur'an, the importance of the study lies in its contribution to the understanding of the Quranic text, in addition to tilizing linguistic studies in interpreting the meaning and significance of sound.
Yabancı dil öğretmenlerinin kullandıkları söylem belirteçleri ve bağlamlaştırma ipuçlarının işlevleri
Bu araştırma, Yıldız Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Hazırlık Bölümü'nde görev yapmakta olan iki öğretmenin kullandıkları söylem belirteçleri ve bağlamlaştırma ipuçlarının işlevlerini, öğretmenlerin girdi sağlamadaki rolüne bağlı olarak uyguladıkları iletişim stratejileri çeçevesinde belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla, yaklaşık bir ay süren veri toplama süreci sonunda, iki öğretmenin toplam 14 saatlik ders kaydı çeviri yazıya dökülmüş ve elde edilen veri tabanı, konuşma çözümlemesi ve etkileşimsel toplumdilbilim çerçevesinde incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda, well, I mean, you know, now, okay, so, because, but, and, or, all right, actually, anyway belirteçlerinin, 'karşıtlık belirtme', 'konudan konuya geçişi belirtme', 'duraksamaları doldurma', 'örneklendirme', 'bağıntı kurma', 'bir anlatının önemli olduğunu belirtme', 'iletilmiş bilgiyi değerlendirme', 'söylemi bölümlere ayırma', 'öğrenciye konuşması için söz verme', 'neden belirtme', 'seçenek sunma' olarak 11 ayrı işlevle kullanıldığı belirlenmiştir. Bu işlevler aynı zamanda, konuya yönelik stratejiler, karşıdaki kişinin boyun eğmesini sağlayan stratejiler, duruma yönelik stratejiler, kişinin kendine yönelik olan stratejiler ve amaca yönelik stratejilerinin yansıması olarak da ortaya çıkmıştır. iv
A distant implementation of inset: A teacher training platform for contextual grammar teaching
This study has described and revealed teacher cognition of teaching grammar extensively; it has suggested courses of action to transfer this dimension in language teaching to be exploited in INSET applications. In other words, the study has combined two distinct fields, providing a bridge between grammar teaching and professional development. Mixed methods research paradigm has been used to describe the teacher cognition of teaching grammar. According to the findings of qualitative and quantitative research, it has been observed that the great majority of the teachers teach grammar in their courses, and employ inductive grammar teaching techniques. Distant INSET as the complementary tool to central INSET implementation has been used to provide a collaborative environment for teaching tips of contextual grammar. Modular Object Oriented Dynamic Learning Environment (Moodle) has been used for the implementation. Further studies to be grounded on this study will give better and more comprehensive results.
Adana'da anlatılan fıkraların mizah teorileri, bağlam, işlev ve yapı açısından incelenmesi
Fıkra, Türk halk edebiyatına ait anlatı türlerinden biridir. Fıkra anlatma geleneği, geçmişten günümüze yaygın bir şekilde devam etmektedir. Eski dönemlerden beri insanların eğlenmek, hoşça vakit geçirmek, yapılan işi kolaylaştırmak vb. gibi amaçlarla fıkralar anlattıkları görülmektedir. Fıkra, ait olduğu toplumun mizah anlayışını yansıtmaktadır. Bu nedenle bir toplumun mizaha bakışını ve mizah anlayışını algılayabilmek için o toplumun fıkra anlatma geleneğini incelemek gerekmektedir. Fıkraların ve fıkra anlatma geleneğinin daha iyi anlaşılabilmesi için bu konuda yapılan çalışmalar da önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Adana'da anlatıldığı tespit edilen fıkralar, mizah teorileri, bağlam, işlev ve yapı açısından incelenmiştir. Söz konusu çalışma ile Türk dünyasındaki fıkra derleme ve inceleme çalışmalarına katkı sağlanması amaçlanmıştır. "Adana'da Anlatılan Fıkraların Mizah Teorileri, Bağlam, İşlev ve Yapı Açısından İncelenmesi" adlı bu çalışma, yedi ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm olan "Giriş" bölümünde araştırmanın amacı, önemi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. Araştırma alanı olan Adana'nın coğrafi yapısı, nüfus durumu, ekonomik yapısı, tarihi yapısı ve sosyo-kültürel yapısı tanıtılmıştır. Araştırma konusuyla ilgili olarak daha önce yapılan çalışmalar hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Mizah kavramı, mizah teorileri ve bağlam merkezli halkbilimi kuramları (işlevsel halkbilimi yöntemi, performans teori) hakkındaki bilgilere bu bölümde yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümü, "Fıkra Kavramı ve Türk Fıkralarına Teorik Bir Bakış" başlığını taşımaktadır. Bu bölümde, fıkra Kavramı ve Türk fıkralarının biçim, dil-üslup ve içerik özellikleri üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda, fıkraların diğer türlerle ilişkisi, Türk fıkralarıyla ilgili tasnif denemeleri ve Türk dünyasında fıkra kavramının kullanımı bu bölümde üzerinde durulan diğer konulardır. Çalışmanın üçüncü bölümünde Adana'da anlatılan fıkralar öncelikle tiplerine göre tasnif edilmiştir. Tip tasnifinin yanısıra, fıkraların biçim, dil-üslup ve içerik özellikleri üzerinde durulmuştur. "Adana'da Anlatılan Fıkraların İcra Bağlamı" başlığını taşıyan dördüncü bölümde, fıkra anlatıcılarının, dinleyicilerin ve icra ortamının özellikleri performans teoriye göre incelenmiştir. Derleme çalışmaları sırasında, fıkra metinlerinin yanısıra performansı belirleyen unsurlar da tespit edilmiştir. Bu nedenle, derlemeler video ile kayıt altına alınmış ve bu görüntüler izlenerek performans teori bağlamında değerlendirmeler yapılmıştır. Buna göre, fıkra anlatıcılarının ve dinleyicilerin icraya etkileri, fıkra ortamını etkileyen dış etmenler, fıkraların icra zamanı ve fıkraların icra edildiği mekanlar bu bölüm kapsamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümü "Adana'da Anlatılan Fıkraların İşlevleri Açısından İncelenmesi" başlığını taşımaktadır. Dördüncü bölümde, Adana'da anlatılan fıkraların işlevleri esas alınmıştır. Söz konusu işlevler, fıkra metinlerinden ve derleme kayıtlarından yola çıkılarak altı başlık altında incelenmiştir. Çalışmanın altıncı bölümünde, Adana'da anlatılan fıkralar mizah teorileri açısından ele alınmıştır. Bu fıkraların incelenmesi sırasında esas alınan mizah teorileri üstünlük teorisi, uyumsuzluk teorisi ve rahatlama teorisidir. Fıkralarda gülmeyi sağlayan unsurlar, söz konusu mizah teorileri kapsamında ele alınmıştır. Çalışmanın "Sonuç" bölümü olan yedinci bölümde Prof. Dr. Dursun Yıldırım'ın tip tasnifine göre Adana'da anlatılan fıkra metinleri tasnif edilmiştir. Bu bölüm, "Yazılı Bilgi Kaynakları", "Sözlü Bilgi Kaynakları", "Genel Ağ Kaynakları", "Yerel Kelimeler Sözlüğü" ve "Özgeçmiş" ile sona ermiştir. Anahtar Kelimeler: Halk edebiyatı, fıkra, mizah teorileri, bağlam, işlev, yapı.
Elazığ fıkraları ve fıkra tipleri (Bağlam merkezli bir inceleme)
Bu çalışmada Elazığ'da derlediğimiz fıkraları ve bu fıkralardaki fıkra tiplerini ele aldık. Çalışmanın özelliği, Elazığ'da derlenen fıkralar üzerine bağlam merkezli bir bakış açısıyla yapılan müstakil bir çalışma olmasıdır. Tezin genel başlıkları şunlardır: "Elazığ ile İlgili Genel Bilgiler", "Fıkra", "İşlevleri Açısından Elazığ'da Derlenen Fıkralar", "İcra Bağlamı Açısından Elazığ'da Derlenen Fıkralar", "Elazığ'da Derlenen Fıkralarda Fıkra Tipi", "Fıkra Tiplerine Göre Elazığ'da Derlenen Fıkraların İcra Bağlamları", "Sonuç", "Kaynakça", "Ekler". Fıkralar, anlatmaya bağlı folklor ürünleridir. Bu çalışmada fıkralar sahadan derlenirken bağlamı ile birlikte derlenmiş; böylece fıkraların icra bağlamına göre özellikleri ve işlevleri tespit edilebilmiştir. Sadece metni derlemek, fıkrayı eksik değerlendirmektir. Çünkü her folklor ürünü özel bir metindir ve anlatıcısından, anlatılma ortamından bağımsız düşünülemez. Bu bakımdan kaynak kişiler ve anlatma ortamlarıyla birlikte anlatıların sosyal hayatta hangi işlevleri yüklendiği de çalışmamızda yer almıştır. Ayrıca derlenen Elazığ fıkralarının fıkra tipleri de tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Elazığ, fıkra, fıkra tipi, kuram, işlev, bağlam
Sermaye şirketlerinde pay devir vaadi sözleşmesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kabulü, sermaye şirketlerinde pay/pay senetleri ve pay devrine ilişkin önemli değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Eski kanundan farklı olarak pay devrine ilişkin bağlam hükümleri esnetilmiştir. Anonim şirketlerde, şirketin sebep göstermeksizin devre onay vermeyi reddedebileceğine ilişkin hükümler yeni kanunda kabul edilmemiştir. Yine limited şirketlerde devir işleminin sebep gösterilmeksizin reddinin, ana sözleşmede hüküm bulunması şartına bağlanması bu değişikliğin birer göstergesidir. TTK ile getirilen diğer bir yeniliğin, pay karşılığında çıkarılan pay senetlerine ilişkin olduğu görülmektedir. Getirilen düzenleme ile anonim şirket pay senetleri, borsaya kote edilip edilmemelerine göre ikili ayrıma tabi tutulmuştur. Bu ayrımın önemi ise, pay devir işlemi sonucunda hakların geçişinde görülür. Limited şirket pay senetlerinin nama yazılı olarak düzenlenebileceği getirilen yeniliklerden bir diğeridir. Kanunda pay ve pay devrine ilişkin kapsamlı düzenlemeler bulunmaktayken devir vaadi sözleşmesinden sadece TTK m. 595 hükmünde ismen bahsedilmesi büyük bir eksiklik olmuştur. Zira söz konusu sözleşmenin, ekonomik hayatta yaşanan gelişme ile birlikte yalnızca limited şirket payları bakımından değil anonim şirket payları için de akdedildiğini görmek mümkündür. Bu sebepten ötürü tezimizde pay devir vaadi sözleşmesinin hukuki niteliği ile bu sözleşmeye uygulanacak hükümler, sermaye şirketlerinde pay devir prosedürleri ile karşılaştırılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Devir vaadi ve devir sözleşmesi ayrımı yapılması gerçekten gerekli midir? Kişiler, daha az masraf gerektiren ve tek bir işlemle gerçekleştirilen devir sözleşmesini yapmak yerine neden devir vaadi sözleşmesine ihtiyaç duyarlar? Tezimizde bu gibi sorulara cevaplar aranmıştır ve bulunan çözüm önerileri sonuç kısmında belirtilmiştir.
Fiillerin ve isimlerin lugavi farklılıkların açıklanmasında Kur'ân bağlamının etkisi - The context of the Qur'an in dectecting linguistic differences in verbs and nouns
This study concludes the effect of Quran's context in revealing the Language difference in verbs and nouns. It focused on words meaning which cams in the Holly Quran. There are two different meaning of a word in Quran: Lexical meaning and contextual meaning, the context is effected by its text, or what is presented in it. Because the context which is surround a word gives it its meaning. And it is concerned with linguistic differences for the Quran's words. The effect of its context that is surrounded with, as a word is found in two different situations. Any context hides its meaning on itself. So a word meaning changes according to the context that it occurred in it. Key Words: Language, The Holly Quran, context, effect, Difference, meaning تتضمن هذه الدراسة أتثري السياق القرآين يف كشف الفروق اللغوية ألفعال وأمساء، فتت كز على معىن الكلمة ما جاء يف القرآن الكرمي، فالكلمة يف القرآن الكرمي معنيان: املعىن املعجمي، واملعىن السياقي، أي: ما ه الوارد فيه. ألن السياق احمل ُ حيكم عليه السياق يف مجلته أو يف نص يط بكلمة مينحها معناها، و ين ع ابلفروق اللغوية لكلمات قرآنية أتثري سياقه احمليط هبا كأن ترد كلمة يف سياقني خمتلفني، ف سيا في ٍق كل خي معناه عليها، لذلك ختتلف معىن كلمة واحدة حبسب السياقات اليت ترد فيها. الكلمات املفتاحية: اللغة، القرآن الكرمي، السياق، األثر، الفروق، املعىن.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerine dünya ve evren öğrenme alanında bağlama dayalı yaklaşımın benimsendiği bir materyalin geliştirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Fen ve Teknoloji dersinin temel konulardan biri olan ?Dünya, Güneş ve Ay? ile ilgili bağlama dayalı yaklaşımın benimsendiği bir materyal geliştirmek, geliştirilen bu materyali ilköğretim 5. sınıf öğrencilerine uygulamak ve öğrencilerin alternatif kavramlarının giderilmesini, eksik bilgilerinin tamamlanmasını sağlamaktır.Bu araştırma, öğrencilerle yapılan mülakat ve yarı yapılandırılmış mülakatlar ve gözlemler açısından nitel; ayrıca kavram testinin planlandırılması, ön test, son test ve izleme testi, tutum ölçeği içermesi bakımından nicel bir çalışmadır. Buna göre nicel ve nitel veriler ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir.Araştırma 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Çanakkale ili, Bayramiç ilçesi, Menderes İlköğretim Okulunda öğrenim gören, deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiş 5. sınıfların iki ayrı şubesine uygulanmıştır. Araştırmadaki veriler kavram testi, tutum ölçeği, gözlem, mülakat ve görüşme ile toplanmıştır. Öğrencilerin anlama düzeylerini ve anlamlı bir öğrenme gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini belirlemek amacıyla çeşitli etkinlikler içeren bağlama dayalı materyaller kullanmıştır.Bulgular, bağlama dayalı yaklaşımın öğrencilerin anlatılan konuyla ilgili kavramları öğrenmelerinde geleneksel yaklaşıma göre daha etkili olduğunu (p= 0.001<0.05), öğrenilen bilgilerin kalıcılığı hususunda oldukça önemli bir etkiye sahip olduğunu (t=0.594; p=0.555>0.05) işaret etmektedir. Fene Yönelik Tutum Ölçeğinden elde edilen bulgular ise bağlama dayalı yaklaşım ve geleneksel yöntemin öğrencilerin tutumları üzerindeki etkileri arasında fark olmadığını göstermektedir (t=0.622; p=0.54>0.05). Fakat deney grubuna uygulanan yarı yapılandırılmış mülakatlar sonucunda bağlama dayalı yaklaşımla yürütülen derslerde öğrencilerin fene karşı tutumlarını pozitif yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlara dayanarak eğitimcilere ve ilerde bu konuyla ilgili yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji Eğitimi, Dünya ve Evren, Bağlama Dayalı Yaklaşım, Kavram Yanılgısı.
Bağlam temelli öğretim yönteminin lise 1. sınıf öğrencilerine kimyasal bağlar konusunun öğretilmesine etkisi
Bu çalışmanın amacı, bağlam temelli öğretim yönteminin lise birinci sınıf öğrencilerine ?Kimyasal Bağlar? konusunun öğretilmesindeki etkisini araştırmaktır.Araştırma 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Bolu Abant Lisesi'nde öğrenim gören rastgele seçilmiş 95 öğrenci ile 2 deney grubu ve 1 kontrol grubu oluşturularak yürütülmüştür. Öncelikle sınıflara seviyelerini belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanmış 8. sınıf Fen ve Teknoloji dersi müfredatı kimya konularını içeren 21 tanesi çoktan seçmeli ve 10 doğru yanlış olacak şekilde toplam 31 sorudan oluşan ?Kimya Ön Bilgi Testi? (KÖBT) uygulanmıştır. Daha sonra her üç sınıf ile uygulama öncesi araştırmacı tarafından hazırlanan 11 sorudan oluşan ?Klinik Mülakat? (KM) yapılmış ve öğrencilerin verdiği cevaplar ses kayıt cihazına kaydedilmiştir. Uygulama öncesi öğrencilerin ?Kimyasal Bağlar? konusunda neler bilip bilmediğini belirlemek amacıyla araştırmacı tarafından 21 tanesi çoktan seçmeli ve 10 tanesi doğru yanlış olacak şekilde hazırlanan toplam 31 sorudan oluşan ?Kimya Kavram Başarı Testi? (KKBT) uygulanmıştır. Yine uygulama öncesi öğrencilere daha önce başka araştırmacılar tarafından geliştirilen ?Kimya Dersi Tutum Ölçeği?(KDTÖ) uygulanmıştır. 3 hafta süre ile iki deney grubunda 6 ders saatinde 5 ayrı hikâye ve 11 tane etkinlikle ?Kimyasal Bağlar? konusu öğrencilere öğretilmeye çalışılmıştır. Kontrol grubunda ise aynı konu aynı ders saatinde fakat geleneksel öğretim yöntemi kullanılarak öğretilmiştir. Deney gruplarındaki uygulamalar kameraya alınarak metot uygulaması konusunda eksik ve yanlış taraflar tespit edilerek, bir sonraki sunuma geçildiğinde o hatalar minimize edilmeye çalışılmıştır. Uygulama sonrası her üç gruptaki öğrencilerle ?Klinik Mülakat ? ile tekrar röportaj yapılmış ve verdikleri cevaplar ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Aynı şekilde ?Kimya Kavram Başarı Testi?(KKBT) ve ?Kimya Dersi Tutum Ölçeği? (KDTÖ) tekrar uygulanmıştır. Uygulamadan 3 ay sonra kalıcılığı ölçmek amacıyla ?Kalıcılık Kimya Kavram Başarı Testi?(KKKBT) her üç gruba tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak çeşitli analizler ile irdelenmiştir.Anahtar kelimeler: Bağlam Temelli Öğretim Yaklaşımı, Yaşam Temelli Öğrenme, Kimyasal Bağlar,
Türkiye Türkçesi ağızlarında bağlaçlar
Görevdeş ya da anlamca birbiriyle ilgili kelimeleri, kelime gruplarını ve cümleleri biri birine bağlayan ve şekil ve anlam bakımından ilişki kuran dil birliklerinin birlikte kullanılmasını sağlayan gramer yapısına bağlaç diyoruz. Dolayısıyla bağlaç öbekleri hem yazılı hem de sözlü anlatımda metnin oluşumuna katkı sağlayan önemli bir ögedir. Bu yüzden bağlacın bulunduğu yerde mutlaka kendisinden önce veya sonra bir yargı bütünlüğünün bulunması gerekmektedir.Çalışmamızda Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan köy, kasaba, ilçe, il ve bölge merkezlerinde derlenen metinler ve bu metinlerde bulunan bağlayıcılık özelliği olan dil birlikleri çalışmamızın esasını oluşturmuştur.Türkiye Türkçesi Ağızlarında Bağlaçlar adlı çalışmamız; Giriş, İnceleme, Tablolar, Sonuç ve Kaynakça bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmamızın esasını oluşturan bağlaç kavramı ile alakalı genel bilgiler verilmiştir. Bağlaçların Türkiye Türkçesi ağızlarındaki yeri ve kullanımları anlatılmıştır. Bağlaç ile ilgili kavramlar, farklı görüşler verildikten sonra konu ile ilgili bazı terim teklifleri yapılmıştır.Çalışmamızın asıl amacını oluşturan inceleme bölümünde 152 eserden tespit edilen bağlaçlar kökeni, yapısı, kullanımı, kullanım yeri ve görevi başlıklarında ayrı ayrı incelemeye tabi tutulmuştur.Tablolar bölümünde ise; taranan metinlerde tespit edilen bağlaç ve bunlarla alakalı veriler yedi ayrı başlık altında tablo şeklinde verilmiştir.Sonuç bölümünde doktora çalışmamız boyunca elde ettiğimiz sonuçlar maddeler halinde verilmiştir.Kaynakça bölümünde ise çalışmamız ile alakalı kullandığımız/kullanmadığımız ancak konuyu özümseme noktasında faydalandığımız kaynaklar verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Türkiye Türkçesi ağızları, bağlaç, bağlayıcı, düşünsel bağlayıcılık.
Sözlü kültür ortamından elektronik kültür ortamına geçiş sürecinde Kastamonu halk anlatıları
Halk anlatısını anlamak ve anlamlandırmak için geliştirilen kuram ve yöntemler metinden anlatım ortamına doğru bir seyir takip etmiştir. Folklorun ?iletişimsel bir süreç? olarak kabul edilmesiyle günümüz halkbilimi araştırmalarında en az ürün kadar ürünün ortaya çıktığı bağlam da önem kazanmıştır.Bu tez halk anlatılarının Kastamonu özelinde hangi ortamlarda üretilip tüketildiği üzerinedir. Anlatım ortamında meydana gelen değişim halk anlatısını etkileyeceğinden tezin amacı; Kastamonu'da halk anlatısı ortamlarının sözden yazıya, yazıdan elektronik kültür ortamına geçiş sürecinde incelenerek; anlatım ortamındaki değişim ve dönüşümün belirlenmesi, bu ortamlarda halk anlatılarının varlığının sorgulanmasıdır.Halk anlatılarının anlatım ortamı ve Kastamonu bağlamında halk anlatısı ortamlarının sözden yazıya, yazıdan elektronik kültür ortamına geçiş süreciyle sınırlı olan tezde bağlamsal kuramın bakış açısı benimsenmiştir.?Kastamonu'da Halk Anlatılarının Sözlü Kültür Ortamı? olarak halk anlatısının üretildiği, nakledildiği, tüketildiği geleneksel mekânlar; kahvehane, han, oda, hamam, panayır ve pazar, konak, ev ve diğer mekânlar olarak belirlenmiştir. Bu mekânlarda; ulaşımın kolaylaşması, tarım faaliyetlerinin makineleşmesi, geçim şekillerinin ve günlük hayatın değişmesi, kentleşme, Cumhuriyet modernitesiyle birlikte kadın erkek bir aradalığı, iletişim teknolojisindeki gelişmeler gibi sebeplerle değişim ve dönüşümler olmuştur.Yeni şekillenen kültür ortamları ?Yazılı Kültür Ortamı?, ?Elektronik Kültür Ortamı? olarak belirlenmiştir; elektronik kültür ortamı ise, anlatım ortamında meydana getirdiği etkiler göz önünde bulundurularak, radyo, televizyon ve internet düzleminde ele alınmıştır.Halk anlatıların kuşaktan kuşağa gerçekleşen naklinin, yazılı ve elektronik kültür ortamıyla birlikte seyir değiştirdiği görülmüş; genç kuşağın halk anlatılarını ürettiği, naklettiği, yaşattığı ortamlar Kastamonu özelinde tespit edilmiştir.Tezde ulaşılan sonuç; bir taraftan sözlü kültür ortamlarının değişerek ve dönüşerek devam ettiği, diğer taraftan yazılı ve elektronik yeni ortamların oluştuğu; insanlığın kültürel mirası ve belleği halk anlatılarının yok olmadığı, geleneksel ve yeni ortamlarda değişip dönüşerek bu ortamlar aracılığıyla üretilmeye, yayılmaya ve yaşamaya devam ettiğidir.
Bağlamlarına göre tehdit ayetlerinin izahatı: Bakara Sûresi örneği
Kur'ân-ı Kerîm'de tehdit içeren ayetler, muhataplarının inanç ve tutumlarına bağlı olarak farklı işlevler üstlenmektedir. Bakara sûresi özelinde yapılan bu çalışmada, tehdit ayetlerinin muhatapları: kâfirler, münafıklar, müminler ve peygamberlere yönelik tehditler itikadi ve ameli iki başlıkta ele alınarak bağlamları incelenmiş ve muhatapların kimliği irdelenmiştir. Araştırma, bazı Kur'an meâllerinde bağlamın yeterince yansıtılmamasının, tehdit içerikli ayetlerin pedagojik ve yönlendirici boyutlarını gölgelediğini de ortaya koymaktadır. Bu durum, söz konusu tehdit ayetlerinin bağlamları göz ardı edildiğinde mesajın tek boyutlu bir perspektifle algılanmasına, yalnızca cezalandırıcı bir zeminde anlaşılmasına neden olmaktadır. Özellikle literal tercüme yönteminin meallerde tercih edilmesi, tehdit ayetlerinin sadece ceza ve korku merkezli bir anlatı çerçevesinde ele alınmasına yol açabilmektedir. Tehdit ayetlerinin bağlamlarına dikkat edilmesi Kur'an'ın mesajlarının doğru anlaşılmasını sağlamada temel bir rol oynamaktadır. Bu bağlamda, Kur'an'ın bütüncül mesajını kavrayabilmek için hem iç bağlam (siyak ve sibak) hem de tarihsel bağlamın dikkate alınması gerekliliği teyit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Meâl, Bakara Sûresi, Bağlam, Tehdit.
Asit ve baz konusuyla ilgili REACT stratejisine ve 5E modeline göre etkinliklerin geliştirilmesi, uygulanması ve karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, Asit ve Bazlar konusunda REACT stratejisine ve 5Emodeline göre hazırlanan etkinliklerin Fen Bilgisi Öğretmen adaylarının anlamalarına,kimyaya yönelik tutum ve deneyimlerine olan etkisini araştırmak, mevcut öğretimle vebirbirleriyle karşılaştırmalar yapmaktır. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır.İki aşamalı Asitler ve Bazlar Kavram Testi (ABKT), Kimya Tutum ve Deneyimleri Anketi(KTDA) ve klinik mülakat soruları geliştirilmiş ve pilot uygulamaları yapılmıştır. Test veetkinliklerdeki (materyallerdeki) gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra, ABKT ve KTDAuygulamadan 1 hafta önce ön test, uygulamadan sonra son test ve uygulamanın kalıcılığınaetkisini ölçmek için 10 hafta sonra da gecikmiş test olarak uygulanmıştır. Ayrıca,kavramsal farklılaşmanın düşük, orta ve yüksek düzeyde gerçekleştiği deney ve kontrolgrubundan toplam 18 öğrenciyle klinik mülakatlar yürütülmüştür. ABKT'den elde edilenverilerin istatistiksel analizleri, son ve gecikmiş testlerde deney gruplarının kontrolgruplarına göre daha iyi performans sergilediklerini göstermiştir (p <0.01). Ancak REACTstratejisi ile 5E modeli arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Araştırmadahazırlanan öğretim materyallerinin, kavramsal yapılardaki farklılaşmayı istenilen şekildegerçekleştirdiği sonucu ortaya çıkmıştır. Ancak bu kavramların uzun süreli bellektetutulmasında REACT stratejisinin 5E modeline ve mevcut öğretime oranla biraz daha etkiliolduğu söylenebilir. KTDA'dan elde edilen verilerin istatistiksel analizleri de, gruplardakimyaya yönelik tutum ve deneyimlerin olumlu veya olumsuz yönde gelişmediğinigöstermiştir. Çalışmada kullanılan öğretim yöntemleri dikkate alınarak, gelecekteyapılacak çalışmalar için REEACT modeli olarak isimlendirilen yeni bir model önerisiyapılmıştır.Anahtar Kelimeler: 5E Modeli, REACT Stratejisi, Asit ve Bazlar, Kavramsal Anlama
Bağlam temelli yaklaşımla ortaöğretim 9. sınıf enerji ünitesine yönelik 5E modeline uygun ders materyallerinin geliştirilmesi
Bu çalışmada, Ortaöğretim Fizik Dersi 9. Sınıf Öğretim Programının Enerji Ünitesi kazanımları dikkate alınarak, bağlam temelli yaklaşımla, 5E öğretim modeline uygun öğrenci ve öğretmen ders materyallerinin geliştirilmesi ve bu materyallerin, öğrenciler üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, tek gruplu ön test-son test deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmada, konuyla ilgili olarak, bağlam temelli yaklaşımın 5E öğretim modeline entegrasyonuyla, öğrenci ders materyali ve öğretmen kılavuzu geliştirilmiştir. Geliştirilen materyaller, 9. sınıf öğrencilerine, fizik öğretmenleri tarafından uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Genel Lise'de (GL) 30, Anadolu Lisesi'nde (AL) 30 ve Teknik Lise'de (TL) 23 olmak üzere, toplam 83 ortaöğretim 9. sınıf öğrencisi ve bu kurumlarda görev yapan 3 fizik öğretmeni oluşturmuştur. Veriler, Enerji Ünitesi Kavramsal Başarı Testi (ENBAT), Fizik Tutum Ölçeği (FTÖ), Bütünleştirici Öğrenme Ortamı Anketi (BORAN) ve yarı yapılandırılmış mülakatlarla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri; yüzde-frekans, bağımlı t testi, ANOVA ve ANCOVA yöntemleriyle analiz edilirken, nitel veriler üzerinde içerik analizi yapılmıştır. Araştırmada, geliştirilen materyallerin, öğrencilerin kavramsal başarılarını artırdığı ortaya konulmuştur. Uygulama öncesinde öğrencelerin pek çok alternatif düşünceye sahip olduğu, uygulama sonrasında ise bunların büyük ölçüde giderildiği belirlenmiştir. Bununla birlikte, geliştirilen materyallerin öğrencilerin kavramsal başarıları üzerine etkisi bakımından, GL grubuyla diğer gruplar arasında benzer etkiler gösterdiği, buna karşın AL grubunda TL'ye göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, materyallerin öğrencilerin fiziğe yönelik olumlu tutumlar geliştirmelerinde de etkili olduğu belirlenmiştir. Materyallerin, öğrencilerin fiziğe ve fizik dersine verdikleri önemi, fiziği anlayabilme ve kavrayabilmeye yönelik inançlarını ve ilgilerini artırdığı görülmüştür. Öğrenci ve öğretmen görüşlerine göre, uygulamaların öğrencilerin konuları anlamalarını, soyut kavramları somutlaştırmalarını ve aktif öğrenmeyi sağladığı ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçlara bağlı olarak araştırmacılara ve eğitimcilere bazı önerilerde bulunulmuştur.
Stratejik halkla ilişkiler yönetim modelinin bağlamsal analizi: Türkiye'deki büyük iş örgütlerinin halkla ilişkiler uygulayıcılarının algılamalarına yönelik bir araştırma
Halkla ilişkiler anlayışındaki paradigma değişimini temel alan bu tez çalışması, Türkiye'deki iş örgütlerinin sahip olduğu halkla ilişkiler anlayışının, geleneksel halkla ilişkilerden stratejik halkla ilişkilere evrilme sürecinin neresinde olduğunu tespit etmeyi amaçlamaktadır. Ülkemizde faaliyet gösteren örgütlerin halkla ilişkiler uygulamalarında hangi modeli ya da modelleri benimseyerek ortama uyum sağladıkları ve bu çabaların özgün bir senteze karşılık gelip gelmediği sorusuna betimsel bir araştırma ile yanıt aranmaktadır.İstanbul Sanayi Odası (İSO) ?Türkiye'nin ilk 500 büyük kuruluşu? 2009 yılı verilerine başvurularak belirlenen işletmelerin halkla ilişkiler sorumlularının katıldığı araştırmada, büyük iş örgütlerinin seçilme nedeni, benimsedikleri ve uyguladıkları yönetim modellerinin güncel eğilimleri yansıtması ve zaman içerisinde orta ve küçük ölçekli örgütlerin de bu eğilimleri izleyeceğinin varsayılmasıdır.Halkla ilişkilerin stratejik değişim sürecinin ve halkla ilişkiler modellerinin temel değişkenlerini içeren ilk ve en kapsamlı ölçek olması nedeniyle bu araştırmada, Grunig vd. (2002) tarafından geliştirilen halkla ilişkilerde mükemmellik ve iletişim yönetimi ölçeği temel alınmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, Türkiye'deki iş örgütleri geleneksel halkla ilişkilerden stratejik halkla ilişkilere evrilme sürecinde yaşanan değişime karşı duyarlı bulunsa da, bunu faaliyetlerine bütünüyle yansıtamamaktadırlar. Özellikle baskı gruplarının, iş örgütlerinin faaliyetlerine yönelik zayıf ilgisi ve etkisi nedeniyle birçok firmada geleneksel işlevlerin sürdürülmekte olduğu ve basın ajansı modeline ağırlık verildiği söylenebilir. Bununla birlikte ?karma model?i kısmen de olsa uygulayan firmalarda ise halkla ilişkiler departmanlarının işletmede stratejik bir pozisyona sahip oldukları saptanmaktadır. Araştırmaya katılan firmaların benimsedikleri halkla ilişkiler anlayışının daha ziyade öykünmeci bir tutuma dayandığı ve firmaların salt stratejik bir içeriğe ulaşarak meşruiyet kazanmak yerine benzer uygulamaları tercih ederek; dolayısıyla birbirini taklit ederek eşbiçimli hale gelmeye çalıştıkları ve bu yolla meşruiyet aradıkları söylenebilir.
Türkmen Şair Kerim Gurbannepesov'un "Acı Günler Süyci Günler" adlı eserinin bağlam sözlüğünün oluşturulması
Sözcükler, kullanıldığı yere göre her zaman akla ilk gelen anlamını vermeyebilir. Çoğu sözcük birden fazla bağlamda kullanılabildiği için onları bağımsız olarak değil metnin bütünüyle iliĢkilendirmek gerekir. Bu konuda araĢtırmacılara ve okuyuculara fayda sağlamak adına bağlamlı dizin ve iĢlevsel sözlük çalıĢmaları yapılmaktadır. Bu sözlük çalıĢmaları TEBDĠZ (Türk Edebiyatı Bağlamlı Dizinleri ve ĠĢlevsel Sözlüğü) ile sistemleĢmiĢtir. Bu çalıĢmada da Kerim Gurbannepesov‟un "Acı Günler Süyci Günler" adlı eserin bağlam sözlüğü TEBDĠZ yardımı ile hazırlanmıĢtır. Bu çalıĢma ile Türk dünyası edebiyatları için büyük önem taĢıyan Kerim Gurbannepesov‟u tekrar anmak ve Türkmen Türkçesinde daha önce yapılmamıĢ olan bağlam sözlüğü çalıĢmasının ilk defa yapılması amaçlanmıĢtır. Bunlarla birlikte Ģairin hayatı, edebi kiĢiliği, eserleri, Ģair hakkında literatür çalıĢması iv gibi konularda bilgiler verilip Türkmenler ve Türkmen edebiyatına değinilmiĢtir. Böylelikle eserin kelime hazinesi hem de Kerim Gurbannepesov‟un üslup özellikleri ortaya konulmaya çalıĢılmıĢtır. Türkmen Türkçesi üzerine yapılan çalıĢmaların az olması nedeniyle yapılacak nitelikli çalıĢmaların bilim dünyasına katkıda bulunması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Kerim Gurbannepesov, Acı Günler Süyci Günler, bağlamlı dizin, iĢlevsel sözlük.
Deyimlerin hikâyesini bilmenin yedinci sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarında deyim kullanımına etkileri
Deyimler; az söz ile çok şey anlatan, kullanıldığında ifade gücümüze güç katan dilimizin cevherlerindendir. Bu nedenle özellikle son yıllarda Türkçe Eğitimi alanında deyimlerin öğretimi eğitimcilerin dikkatini çekmiştir. Söz konusu alanlarda, deyimlerin öğretiminde kullanılabilecek çeşitli yöntem ve teknikler üzerine yapılan araştırmalara duyulan ihtiyaç da artmaktadır. Bu çalışmada deyim öğretiminde, deyimin hikâyesini ve gerçek anlamını bilmenin yazılı anlatımda söz varlığını artırmaya ve deyim kullanımına etkisi araştırılmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desen kullanılmıştır. Veri analizleri neticesinde Türkçe deyim öğretiminde, deyimin hikâyesini ve gerçek anlamını bilmenin söz varlığını artırmaya ve deyim kullanımına etkisinin olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Yapılan bağımlı örneklem t-testi sonuçlarına bakıldığında öğrencilerin ön test puanları ile son test puanları arasındaki farklılığı istatistiksel olarak % 95 güven düzeyinde anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin ön test puanlarının son test puanlarından düşük olduğu, dolayısıyla verilen eğitimin ya da oluşturulan algının öğrenciler üzerinde başarılı olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Deyim, deyimlerin öğretimi, söz varlığı, yazılı anlatım, bağlam.
Coodarbeşim Destanı'nın bağlam sözlüğünün oluşturulması (Abdıkerim Asan varyantı)
Kelimelerin pek çok anlamı vardır. Kelimeler her zaman aklımıza ilk gelen anlamıyla kullanılmayabilir. Kelimenin anlamını belirleyen şey kelimenin kullanıldığı bağlamdır. Bu yüzden kelimeleri tek başına değerlendirmek bize doğru sonuçlar vermez. Kelimelerin anlamını bulabilmek için kelimenin geçtiği metne bakmamız daha doğru olacaktır. Sözlükler, anlamını bilmediğimiz kelimelerin anlamlarını öğrenmek için kullandığımız, başka dilleri öğrenirken yararlandığımız en temel kaynaklardır. Toplumların dünya görüşünü bizlere gösteren en kıymetli dil hazineleridir. Günümüze kadar birçok alanda sözlükler hazırlanmıştır ve hâlâ birçok alanda sözlük hazırlama çalışmaları sürdürülmektedir. Çağdaş Türk lehçeleri alanında da birçok sözlük hazırlanmıştır. Fakat Çağdaş Türk lehçeleri alanında bağlam sözlüğü çalışmalarının azlığı göze çarpmaktadır. Çalışmanın amaçlarından bir tanesi de bu alanda araştırma yapacak kişilere kolaylık sağlamaktır. Coodarbeşim Destanı'nın Bağlam Sözlüğü (Abdıkerim Asan Varyantı) transkribe edilerek TEBDİZ (Tarih ve Edebiyat Metinleri Bağlamlı Dizini ve İşlevsel Sözlük) sistemine yüklenmiş, eserin bağlamsal sözlüğü hazırlanmıştır. Çalışmanın amacı, Coodarbeşim Destanı'nın söz varlığını ortaya çıkarmak, eserdeki ögeleri bağlamlarına bakarak anlam incelikleriyle tespit etmek, Kırgız sözlüklerine katkıda bulunmak, daha sonra yapılacak dil ve üslup çalışmaları için araştırmacılara kolaylık sağlamaktır.
Cessâs'ın Ahkâmü'l-Kur'ân'ında bağlam
Bağlamın gözetilmesi, Kur'ân'ın doğru anlaşılıp ve yorumlanmasına katkı sağlayan en önemli ilkelerden biridir. Zira Kur'ân'da yer alan ayet ve konuların öncesi, sonrası, tarihi çerçevesi, kısacası diğer unsurlarla doğrudan ya da dolaylı olarak irtibatları vardır. Bu açıdan bağlama riayet edilmediği takdirde isabetsiz yorumların ortaya çıkması muhtemeldir. Bu çalışmada farklı disiplinler tarafından da kaynak olarak kabul edilen Ebû Bekir Ahmed b. Alî er-Râzî el-Cessâs'ın Ahkamü'l-Kur'ân'ındaki kelâm ve fıkha dair tevillerle ayetler arasındaki ilişki bağlam açısından incelenmiş ve onun ayetlerin maksat ve hedeflerine ulaşmak için hangi unsurları esas aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca Ahkamü'l-Kur'ân'daki bazı yorumların arkasında yatan sebepler ile bu tür tevillerin tefsir ilmi açısından doğru olup olmadığı araştırılmıştır. Cessâs'ın ayetlerin delâletlerinden hareketle ulaştığı çıkarımlar ile mensup olduğu mezhebinin görüşleri arasındaki ilişki de ortaya konmuştur. Diğer taraftan, kendi mezhebinin doğru, karşı mezhebin ise batıl olduğunu kanıtlama arzusu gibi ideolojik kabullerin Kur'ân yorumlarını nasıl etkilediği dikkatlere sunulmuştur. Çalışmamızda ulaştığımız sonuca gelince; Kur'an'ı doğru anlamada metin içi ve metin dışı bağlamlara riayet edilmediği takdirde parçacı yaklaşımlar ve anakronik yorumların ortaya çıkması kaçınılmazdır. Ayrıca Kur'ân metninin salt lafzî anlamıyla okunması ilgili ayetlerde bahsedilen konunun değişmesine yol açmaktadır. Bununla birlikte metnin sahih anlamı belirlendikten sonra bağlamından kopuk bir şekilde yapılan yorumlar tartışmalı olmakla birlikte, Kur'ân'ın tefsirine zenginlik katıp fikir ve düşünce hürriyetini geliştirdiği için bir sakıncasının olmadığı kanaati hâsıl olmuştur.
Mushaf tertibinin âyetlerin anlaşılmasındaki etkisi -Ankebût sûresi örneği-
Mâlum olduğu üzere farklı zaman ve ortamlarda nâzil olan âyetler, kronolojik sıraya uygun olarak tertip edilmeyip aynı sûrede bir araya getirilmiştir. Muhtelif ortamlarda nâzil olmasına karşın ardı ardına sıralanan âyetler, Kur'an'ın anlaşılmasına tesir etmiş midir? Dahası, yorumlamada arka plan bilgilerinin ehemmiyetine rağmen âyetler neden nâzil oldukları sıralama yerine mevcut tertipteki gibidir? Bu durum, âyetlerin yorumlanmasındaki metodu etkiler mi? Bu bağlamda, dış bağlam ile mevcut tertip arasında nasıl bir ilişki vardır? Kur'an'ın tefsirinde dış bağlamı önemseyen müfessirler, söz konusu tertip neticesinde oluşan bağlamı mı yoksa arka plan vesilesi ile oluşturulan bağlamı mı esas almışlardır? Dahası, hangi yöntemin esas alınması sıhhatlidir? Mezkûr araştırmanın hangi yöntem çerçevesinde ele alındığına değinecek olursak şunlar söylenebilir: Evvelemirde sorunun tespiti için gerekli kaynakları tarayıp tasnif ve tahlil etmenin ardından toplanan verileri konu bağlamında analiz ettik. Yaptığımız okumalarda, âyetlerin nasıl tertip edildiğine, tevkîfîlik-ictihadîlik bağlamında temas ettik. Mevzumuzla alâkalı gördüğümüz bağlam ve münâsebât ilmini izah ettik. Ankebût sûresinin nüzûl sürecini ve bölümlerini ele aldık. Bu veçhile araştırma konumuzun çerçevesini çizdikten sonra Ankebût sûresi bağlamında, konuya dair örnekleri serdettik. Misaller ele alınırken müfessirleri, kendi kanaatleri üzerinden irdeleme gayretinde olduk. İç bağlam ve münâsebât ilmi üzerinden örnekleri ele aldık. Misaller hakkındaki değerlendirmelerimizi beyan etmenin akabinde sonuç kısmı ile araştırmamızı neticelendirmiş olduk. Bu yöntem ve gaye ile ele aldığımız tezimizin sonucunda, Mushaf tertibinin âyetlerin anlaşılmasında etkili olduğunu gördük. Daha açık bir dil ile ifade etmek gerekirse muhtelif zaman ve ortamlarda nâzil olduğu ifade edilen âyetler, peşi sıra tertip edildiği için aralarında bir irtibat kurulmuştur. Bu irtibatlar, kimi zaman sorun oluşturmazken kimi zaman kullanılan metodun sıhhati açısından müşkil olabilmektedir. Gayret bizden, tevfîk Allah'tandır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Mushaf Tertibi, Ankebût Sûresi, Âyetlerin Anlaşılması, Münâsebât İlmi, Bağlam
İngilizce ana dili ve yabancı dil konuşurlarının geçici anlam belirsizliğini çözmede anlama dayalı altulam bilgisi kullanımı
Verb sense is one of the most important factors that determine the subcategorization preferences of verbs. In order to find out whether L1 and L2 English speakers make sense-contingent subcategorization preferences, two sentence production tasks and a real-time reading experiment were conducted. The results of the off-line tasks including polysemous verbs demonstrated that the relationship between sense and subcategorization probabilities influenced L1 and L2 speakers' preferences both in the absence and presence of biasing contexts. These context sentences activated the intended verb senses and the associated subcategorization frames in both groups, with L1 English speakers being more responsive to their presence. Subsequently, in the eye-tracking experiment, target sentences including a temporary ambiguity between a direct object and a sentential complement were used. The results revealed that the reading times of both L1 and L2 speakers were elevated when the complementizer that was absent, and discourse context information did not have a significant effect on the construction of their initial analyses. The processing patterns of L1 and L2 speakers indicated that they initially used the Minimal Attachment heuristic and interpreted the ambiguous noun phrases as the direct objects of the target verbs. Only marginal effects of contexts were found while readers were revising their previous misanalyses. It was also observed that the influence of discourse context information was relatively earlier in L2 processing. As a result, a comparison of the processing patterns of the two groups indicated that L2 processing is slower, less automatic and more demanding.