Criticism

141 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Bir eleştirmen olarak Berna Moran

Türk edebiyatına Tanzimat döneminde giren eleştiri türü, 1950'lerden itibaren farklı kuramların kullanılmaya başladığı bir tür olmuştur. Farklı kuramlardan ve yöntemlerden faydalanarak eleştirinin nesnel bir boyut kazanmasını sağlayan akademi kökenli isimler arasında Berna Moran'ın önemli bir yeri vardır. Dört bölüm olarak düzenlenen bu çalışmada Moran'ın Türk edebiyatıyla ilgili çalışmaları merkeze alınmıştır. Bu çalışmada, Berna Moran'ın hayatı, eğitimi ve etkilendiği isimlerden yola çıkılarak eleştirmenliğinin altyapısı belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra, Edebiyat Kuramları ve Eleştiri ve üç ciltlik Türk Romanına Eleştirel Bir Bakış'taki görüşlerinden ve uygulamalarından faydalanarak çalışmalarında önemli bir yer tutan eleştiri yöntemleri hakkındaki görüşleri ve onları eleştirilerine hangi noktalarda, ne ölçüde dâhil ettiği; üslubu göz önüne alınarak eleştiri anlayışı ve eleştirme yöntemi incelenmiştir. Ayrıca Edebiyat Üzerine: Makaleler Röportajlar adlı eserde yer alan yazılarından yola çıkılarak eleştiri ve eleştirmenle ilgili görüşlerine değinilmiştir. Çalışma yöntemi, metinlerinin kurgusu ve üslubu da göz önünde bulundurularak eleştiri anlayışı ve eleştirme yöntemi irdelenmiştir.

BiyografiEdebi eleştiriEdebiyat kuramları+5
Arif Keskin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Pazarlama ve tüketim toplumuna eleştirel bir bakış: Tüketim karşıtlığına ilişkin nitel bir model

Yakın zaman içinde meydana gelen birçok protesto, demokratikliği ve etikselliği sorgulanan sistemlere karşı çıkan toplulukların varolduğunu tekrar göstermiştir. Bu topluluklar, kimi zaman AVM inşaatı için ağaçların kesilmesine karşı çıkmakta, kimi zaman toplu taşıma fiyatlarının artışını protesto etmekte, bazen de kapitalist dünyanın hükümdarları olduğu düşünülen %1'lik kaymak kesimin alanlarını işgal etmektedir. Bu hareketlerin önemli bir bölümünü ise tüketici hareketi oluşturmaktadır. İşte bu çalışma; tüketimin, zararlı, yok eden, küçük düşürücü ve ayrıştıran yönüne karşı çıkan özgün bir grubu—tüketim karşıtlarını—inceleme yoluyla toplumsal/sürdürülebilir Pazarlama nosyonuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Temellendirilmiş Kuram isimli nitel metodolojiden faydalanılarak yürütülen araştırma, Türkiye'de farklı illerde yaşayan ve farklı jenerasyon ve altyapılara sahip tüketim karşıtlarının, baskın pazarlama ve tüketim sisteminin özelliklerinin farkında olan bireyler olduğunu ve bu bireylerin tüketime benzer şekilde baktıklarını ortaya koymaktadır. Araştırma sonucunda beliren model, tüketim karşıtlarının dönüşüm, amaç ve davranışlarını tüm yönleriyle açığa vurmaktadır. Araştırma sürecinin işletme ve pazarlama yönetimine sağladığı yol haritası, üretilen ürünlerin, fonksiyonalite, rasyonel değer, verimlilik ve etik değer ölçüleri gözetilerek geliştirilmesi ve fiyatlandırılmasına işaret etmektedir. Bu yol haritasına göre etik olmayan imaj inşası ve etik olmayan tutundurma faaliyetleri de pazarlama tarafından artık bir kenara bırakılmalıdır. Tüketim karşıtlarının nitelikli insan kaynağı özellikleri taşıdıkları görülmekte, farkındalığı yüksek ve etik değerler ile hareket ettiği düşünülen bu bireylerin toplumsal gelişme yolunda kilit oyuncu rolleri üstlenebileceği anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kapitalizm, Pazarlama, Tüketim karşıtlığı, Tüketim toplumu

Bilinçli tüketimEleştiriKarşıtsal çözümleme+7
Emre Başcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de popüler bilim dergilerinin eleştirel ekonomi politik çözümlemesi: Bilim ve Teknik ile Popular Science örnekleri

Bu çalışmada, popüler bilim dergileri özelinde popüler bilim yayıncılığı, eleştirel ekonomi politik açıdan soruşturulmuştur. Popüler bilim kavramının tarihsel olarak geçirdiği dönüşüm ve belirli tarihsel uğraklarda ekonomi politik yapı ile arasındaki ilişki ele alınarak; popüler bilimin, tarihsel, toplumsal ve ekonomi politik boyutları irdelenmiştir. Bilim iletişimine yönelik farklı yaklaşımların da tartışıldığı çalışmada, genel olarak bilim iletişimi etkinlikleri, özel olarak popüler bilim yayıncılığına yönelik eleştirel bir tutum arayışlarının neden başladığı tartışılmıştır. Eleştirel tutum arayışlarına, eleştirel ekonomi politik yaklaşımdan yararlanılabileceği yanıtının verildiği çalışmada, eleştirel ekonomi politiğin kökenleri ve medyanın ekonomi politiğine ilişkin yaklaşımlar irdelenmiştir. Popüler bilim dergilerinin üretiminin gerçekleştiği maddi yapının tanımlanması ve bu maddi yapının içerikler üzerindeki etkilerinin saptanması çalışmanın genel çerçevesini oluşturmuştur. Kuramsal tartışmalar ve çalışmanın amaç soruları doğrultusunda, nitel çözümleme yönteminden yararlanılmıştır. İkili veri toplama tekniğinin kullanıldığı çalışmanın çözümleme bölümünde, sektörel ve metinsel çözümleme gerçekleştirilmiştir. Dergilerin üretim aşamasına ilişkin sektör çözümlemesinde, ekonomi politik açıdan öne çıkan ticari yayıncılık ve kamusal yayıncılık modelleri içinde işleyen iki derginin editöryal kadrolarıyla, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler, belirlenen tematik başlıklar altında değerlendirilmiştir. Dergilerin içeriklerine ilişkin metin çözümlemesinde ise, Bilim ve Teknik ile Popular Science dergilerinin 2014 yılı sayılarının tamamı oluşturulan tematik başlıklar çerçevesinde çözümlenmiştir. Sonuç olarak, iki farklı yayıncılık modeli ve sahiplik yapısı içinde üretilen dergilerde ortaya çıkan farkların; üretim ilişkileri, üretim biçimleri, emek süreçleri, sahiplik yapısı ve yayıncılık modeli gibi ekonomi politik unsurlarda ortaya çıkan farklılıklardan kaynaklandığı saptanmıştır. Eşdeyişle, dergilerin içeriklerinin, ilk aşamada üretildikleri maddi yapı tarafından belirlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Popüler bilim yayıncılığı, popüler bilim dergileri, eleştirel ekonomi politik yaklaşım, kamusal yayıncılık, ticari yayıncılık, nitel çözümleme yöntemi.

BilimBilim ve Teknik dergisiBilimsel yayın+4
Mehmet Emir Yıldız
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Murathan Mungan'ın Çador adlı eserinin çözümleyici yazın eleştirisi

?Murathan Mungan'ın Çador Adlı Eserinin Çözümleyici Yazın Eleştirisi? adını taşıyan bu çalışmada Mungan'ın imgesel bir dille kaleme aldığı Çador anlatısı ele alınmış, anlatı üç aşamada değerlendirilerek yüzeyden derine doğru ilerleyen bir araştırma sunulmuştur. İlk aşamada anlatı çözümlemesi verilerek yazın yapıtına daha geniş ve bir bütün olarak bakma olanağı sağlanmış, ikinci aşamada bütün parçalara ayrılarak sözcük anlambilim değerlendirmesi yapılmış ve son aşamada parçalara ayrılan metinden yeni bir bütün elde etmek gayesiyle eserdeki metafor kullanımı incelemeye alınmıştır. Çalışmanın en önemli bölümü olan ?metafor kullanımı?nda 12 metafor incelenmiştir, bu metaforlar; araba metaforu, yılan metaforu, yol metaforu, kadın metaforu, baba metaforu, söz metaforu, mezar metaforu, ölüm metaforu, burka metaforu, meczup metaforu, toz metaforu ve dağ metaforudur.Çağrışımsal bir eser olan ve bu özelliğiyle çoğul okumalara olanak tanıyan bir anlatı konumundaki Çador, bu özelliğinden ötürü araştırma konusu olmuş ve böylece yapıttaki en dikkat çekici unsur olan dil ve anlatımı incelemeye alınmıştır. Modern Türk edebiyatının son dönemdeki önemli temsilcilerinden Murathan Mungan'ın Çador yapıtı biçim ve içerik olmak üzere iki dilsel yönden araştırılarak, ufak bir dil malzemesinin yoğun bir anlam ve söyleyiş zenginliği ile sınırlarının nasıl genişleyebildiği gösterilmeye çalışılmıştır.

Edebi eleştiriEdebiyatEleştiri+7
Gülşen Can
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İslam siyaset felsefesinde neo-selefi akımın eleştirel analizi

İnsanlar hayatlarının en güzel anlarını zihinlerinde dondurarak, o günlerini tekrar yaşamak, mümkünse o güne geri dönmek, bunu da yapamıyorsa o zamanın içindeymiş gibi yaşamak isterler. Hz. Peygamber dönemi ve sonraki üç nesil dönemi için pek çok Müslüman kesim o zamana özlem duymaktadır. Üstelik o zamanı hiç yaşamamış olmalarına rağmen. Günümüzde İslam'ın, sözde "Altın Çağ"ına duyulan hasret duygusu, zamanın ruhu görmezden gelinerek, Taliban, el-Kaide, el-Nusra, eş-Şebab, IŞİD/DAEŞ ve Boko Haram gibi grup/örgüt/cemaatlar tarafından suiistimal edilmektedir. Sonucunda ise İslam'a karşı dünyaya yayılan "İslam korkusu" ortaya çıkmıştır. Bu durumdan ise, enerji arz ve üretim merkezlerinin kontrolünü ele geçiren sömürgeci ülkeler ve çokuluslu şirketler fayda sağlamıştır. Barış ve esenlik anlamına gelen İslam, bilinçli olarak savaş/terör/korku kelimeleriyle kullanılmaktadır. Siyaset felsefesinin de konusu olan ahlak, adalet, eşitlik, özgürlük, tevazu ve hoşgörü ilkelerine sahip olan İslam, bugün Osmanlı Devleti'nin yıkılış döneminde siyasi ve itikadi açıdan son derece etkin olan Vahhabilik öğretisinin temel özelliklerinden tekfirci, ötekileştirici, dışlayıcı ve şiddet yanlısı gibi gösterilmektedir. Bu tez çalışmamızda amaç, tarihte bilinen Selefilik kavramı ile günümüz Selefilik'inin (Neo-Selefilik) aynı anlamda kullanmanın tutarlılık derecesini müzakere etmektir. Bunun öncesinde ise, Selefi zihniyetin ait olduğu toplumun İslam öncesi ve İslam sonrası yaşamını inceleyerek, başta Ortadoğu olmak üzere tüm dünyada yaşanan sorunların çözümü için konunun kökenine inmek ve kodları anlamak gerekmektedir.

Din felsefesiEleştiriSelefiye+4
Ceyda Bağcı Sofu
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erken modern çağ ve avangard sanatta akılcılık eleştirileri

Bu tez çalışmasında Avrupa'da akılcılık düşüncesinin gelişimi, bu düşüncenin modernite ve kapitalizm arasındaki bağlarının incelenmesi ile başlanmış, akılcılık olgusuna yönelik eleştiriler felsefe ve avangard sanat alanlarında araştırılmıştır. Romantik gelenek, Baudelaire ve Nietzsche'nin düşünceleri akılcılık eleştirileri çerçevesinde sanat alanını göz ardı etmeden incelenmiş, yakın çağımızın düşünürlerinden örnekler ile karşılaştırılmıştır. Akılcılık ve modernite arasındaki bağ, avangard sanatçıların bakış açıları doğrultusunda incelenmiş, akıl ve modern yaşam hakkındaki görüşleri karşılaştırılarak eserler ile örneklendirilmiştir.

AvangardAvangard sanatEleştiri+6
Kadir Kayserilioğlu
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eugêne Delacroix'nin araştırıcı sanat eleştirisi yönetimine göre eserinin değerlendirilmesi

Bu araştırma, Eugéne Delacroix'ın eserlerinin, dönemin toplumsal olayları açısından, araştırıcı sanat eleştirisi yöntemine göre incelenmesini içermektedir. Araştırmada Edmund Feldman'ın "araştırıcı sanat eleştirisi" yöntemi esas alınarak, beş resmin analizi yapılmıştır. Bu yöntem dört disiplinden (sanat eleştirisi, sanat tarihi, estetik, sanatsal uygulamalar) biridir. Edmund Feldman'ın araştırıcı sanat eleştirisi yöntemi; betimleme, çözümleme, yorum ve yargı alt başlıklarından oluşmaktadır. Araştırma tarama modelinde desenlenmiş ve bu modele dayalı nitel araştırma yöntemlerinde betimsel analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Eserler plastik elemanlarının nasıl, hangi amaçlarla kullanıldığı, üslubu, kullanılan simgeler ve yapıldığı dönemin toplumsal olayları göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre sanatçının eserleri, sosyal ve kültürel etmenler göz önünde bulundurularak oluşturduğu genel havayı ve toplum üzerindeki etkilerini yansıtmaktadır. Aynı zamanda sanatçının etkilendiği olayların boyutlarının da gözlendiği bir çalışmadır. Sanatçının eserlerinde kullandığı canlı renkler ve olağanüstü hareketli kompozisyonların, duyguları ayağı kaldıracak, seyirciyi altüst edecek derecede olduğu görülmektedir. Ayrıca, eserlerinde rengin hiçbir zaman sadece araç olarak kullanılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Resimlerinde yer alan her renk tıpkı resme hayat veren figürler ya da nesneler gibi anlam ve duygu bütünlüğü içindedir. Sanatçı, "resim sadece göze hitap eden bir sanattır" sözü ile günümüz sanatına kadar bütün resim anlayışlarına ışık tutmuştur. Anahtar kelimeler: Romantizm, Eugéne Delacroix, Resim, Eleştiri.

18. yüzyılDelacroix, Ferdinand Victor EugeneEleştiri+3
Evin Elmascan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştirel kuram bağlamında Türkiye'de medya-siyaset ilişkileri

80?li yıllarla beraber Türk toplumu sivilleşme, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü bağlamında önemli bir dönüşüme şahitlik etmiştir. Bu dönüşümün bir sonucu olarak ülkemizde sivil toplum ve kamuoyu oluşumu özel bir önem kazanmaya başlamıştır. Sivil toplumun ve kamuoyunun şekillenmesinde en önemli pay şüphesiz medyanındır. Gene bu yıllarla beraber özel televizyonların kurulması, özel radyo istasyonlarının tesisi ve özellikle son yıllarda farklı etnik dillerde yayın özgürlüğünün sağlanması medyanın siyaseti şekillendirmesinde etkili olmuştur. Öte yandan 28 Şubat süreci gibi anormal dönemlerde medya patronlarının aynı zamanda işadamı haline gelmesi, ihaleler peşinde koşması ve daha da ileri giderek medya kartelleri oluşturması siyasetin artık dördüncü kuvveti olarak betimlenen medyanın ne denli etkin ve etkili bir araç olduğunu ülke gündemimize yansıtmıştır.Tüm bu veriler ve olgular ışığında çalışmamız Türkiye?de medya ve siyaseti son dönem analizine odaklanmış iktidar medya ilişkilerinin oluşturduğu sosyo-politik konjonktür, özgün örnekleri ve bire bir gazete küpürleri bağlamında çözümlenmiştir. Ne var ki, kolayca görüleceği üzere medya-siyaset arasında kurulan bu bağ pek çok eleştiriyi de beraberinde getirmektedir. İşte bu eleştirel analizi güçlü bir referans çerçevesi ekseninde irdeleyebilmek için Avrupa?da son dönem siyaset-medya ilişkilerini en sağlam temellere oturtarak değerlendirme kapasitesine sahip olan eleştirel kuramdan faydalanılmıştır. Sonuç olarak tezimiz son dönem medya-iktidar ilişkilerinin doğurduğu problemlere dikkat çekerek çözüm önerileri sunmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel Kuram, Siyaset, Medya, Arap Baharı, Muhafazakâr Kimlik

Adalet ve Kalkınma PartisiArap BaharıEleştirel kuram+6
Ahmet Özkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Gazzâlî öncesi tasavvufta iç tenkit geleneği

Tasavvuf, sûfilerin söylemiyle kâl ilmi olmaktan ziyade bir hâl ilmidir. Ehl-i tasavvuf, Kuşeyrî'nin ifadesiyle sahâbe ve tabiînden sonra onların izinden gidenlere verilen bir addır. Bununla beraber zaman zaman bu grubu temsil ettiği düşünülen kimselerden dine muhalif çeşitli söylem ve eylemler sadır olabilmektedir. Bu durum tasavvuf karşıtları kadar sûfîler tarafından da eleştirilmiş ve sûfî müellifler tarafından bir iç tenkit geleneği oluşturulmuştur. Tasavvufun temel eserlerinin yazıldığı hicrî V. yüzyılla kısıtladığımız tezde, ilgili dönemde ortaya çıkan, aykırı inanç ve amellere sûfîlerin hızlı refleks göstererek karşı duruş sergiledikleri göze çarpmaktadır. Dönemde yaşayan sûfî müelliflerin eserleri incelendiğinde amelî, kalbî ve itikadî konulara dair tenkitler olduğu görülmektedir. Seyr-i sülûk esnasında sûfilerde çeşitli hatalar oluştuğu, zühd hayatı yaşamak iseyen bazı şahsiyetlerin ifrat veya tefrite düşebildiği vurgulanan hususlardandır. Ayrıca, makam ve hâller ile ilgili rahmânî ilhamla şeytanî vesveselerin birbirine karışabileceği zikredilmektedir. Amelî ve kalbî fiillerin yanında itikâdî konularda çeşitli eleştirilerin olduğu görülmektedir. Allah'ın görülmesi (rü'yet), fenâ fi'llâh, velâyet gibi konularda bazen küfür ithamına varacak kadar şiddetli eleştiriler bulunmaktadır. Sûfîlerin bu eleştirilerinin tasavvufun Kur'ân ve sünnet çizgisinde kalması gayesine matuf olduğunu söyleyebiliriz. İç tenkit geleneğinin ilk dönem tasavvuf eserlerinde olduğu gibi günümüzde de sürdürülmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bunun son dönemlerde insanların manevî yönelişini istismar eden yapılara karşı mücadele için büyük önemi haiz olduğu kaydedilebilir. Anahtar Kelimeler: Tasavvuf, Sûfî, Tenkit, Amel, Kalp, İtikat

EleştiriGazzaliKalp+6
Ömer Yolalan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Charles Taylor açısından modernite ve eleştirisi

Bu çalışmanın amacı çağdaş siyaset felsefesinin önde gelen isimlerinden biri olan Charles Taylor?ı tanıtmak, onun modernite anlayışını ve moderniteye yönelttiği eleştirileri değerlendirmektir. Çalışma giriş, iki ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde modernitenin ne olduğu ve temel parametreleri sunulmakta, konunun hangi çerçevede ele alınacağı belirtilmektedir. Birinci bölümde Charles Taylor?ın hayatına ve eserlerine yönelik bilgiler verilmektedir. İkinci bölümde Taylor?ın modernite anlayışı ve moderniteye yönelttiği eleştiriler ele alınmaktadır. Taylor, moderniteye, akıl ve bilimin öncülüğünde dinin ve metafiziğin yanılsamalarından, illüzyonlarından kurtularak ulaşıldığı yaklaşımını bir indirgeme tavrı olarak görür. Bu tür yaklaşımların kültürel değişmelere çok az değindiğini ifade eder. Ona göre modernite yeni ahlaki değerler getirmiştir. Taylor, modernitenin ve çağdaş sekülaritenin oluşumunun ancak tarihsel bir süreç içerisinde ele alınabileceğini düşünür ve bunların epistemolojik, siyasi, kültürel arkaplanına yönelik bir tahlile girişir. Taylor modernitenin oluşmasına yol açan temel hususlardan birisinin büyünün bozulması olduğunu söyler. Büyünün bozulması hayatın tüm alanlarında rasyonalizasyona gitmek demektir. Bunun epistemoloji alanındaki yansıması Descartes?ın özneden yola çıkan yaklaşımını ifade eden bağlantısız akıldır. Taylor, modernitenin ahlak planında da yeni insan-merkezci, içsel kaynaklar ürettiği görüşündedir. Aydınlanmanın getirmiş olduğu etik anlayış ona göre fayda temeli üzerine oturur. Taylor, modernliğin sıkıntılarını geniş bir biçimde tahlil eder. Bireycilik, araçsal aklın öncelik kazanması, özgürlük alanının daralması ve anlamın kaybolması bunların başlıcalarıdır. Tezin sonuç bölümünde ise Taylor?ın modernite anlayışına yönelik genel bir değerlendirme yapılmaktadır.

BireysellikEleştiriModernite+2
Çağrı Taşgetiren
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Fethi Naci'nin "Eleştiri ünlükleri" üzerine bir inceleme

Eleştiri ve eleştirmenlik, birbiriyle bütünleşen bu iki kavram, Türk edebiyatının geçmişten günümüze en çok tartışılan konuları arasında yer almaktadır. Özellikle eleştirinin edebiyatımızda kuramlarla gelişen bir alan olmasından daha çok, beğenme-beğenmeme gibi veya çeşitli ideolojik kavramlara bağlı olarak oluşması, eleştiride öznellik - nesnellik sorunsalını gündeme getirmektedir. Fethi Naci, edebiyatımızda eleştiriye katkısı bulunmuş önemli eleştirmenlerimizden biridir. 1980-1995 yılları arasında kaleme aldığı "Eleştiri Günlükleri", deneme- eleştiri türünün önemli örnekleri arasında yer almaktadır. Bu bildiride, Fethi Naci'nin "Eleştiri Günlükleri" ele alınmakta ve yazarın incelemeleri eleştirel bir okumayla incelenmektedir. Çalışmamızda kaynak olarak, Fethi Naci'nin Eleştiri Günlükleri temel alınmıştır. Ayrıca Fethi Naci eleştirisindeki dönem değişimlerini ele alan Yıldız Ecevit'in "Fethi Naci'de Toplumcu Estetiğin Üç Aşaması" adlı makalesinden ve Türk edebiyatında eleştiri üzerine çalışmış yazarların eserlerinden yararlanılmıştır.

EdebiyatEleştiriNaci, Fethi+1
Duygu Altın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz çağdaş Türk sanatında ideoloji ve sanat ilişkisi

Bu tezin amacı, 90'lı yıllardan günümüze çağdaş sanatın geçirdiği dönüşümlerin, ideoloji ve sermaye eksenin de incelenmesidir. Dönemin sosyal ve politik olayları göz ardı edilmeden yapılan bu incelemede görülecektir ki, çağdaş sanatta, muhalif olmanın ya da çağdaş olabilmenin ön koşulu, sanatın ve sanatçının yaşanılan dönemden ve hayattan kopuk olmamasıdır. Birinci bölümde; sanatın eleştirel boyutunun tarihsel köklerinden geldiğini, hayatla olan bağının da ne derece önemli olduğunu görmekteyiz. Ayrıca 20. yüzyıl başlarında ideolojilerin kıskacındaki sanatsal örneklerin incelenmesi, günümüz ile geçmişin kıyaslanabilmesi ve bugünü anlamamız için çeşitli ipuçları sunmaktadır. 1990'lı yıllardan itibaren özellikle Türkiye ve dünya çapında yaşanan sosyo-politik dönüşümlerin çağdaş sanattaki yansımaları gösterilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde incelenen yeni orta sınıf ve ülke siyasetinin hatırı sayılır rolünün çağdaş sanatın üzerindeki etkileri gösterilmeye çalışılmıştır. Bu durum, 2000'li yılların çağdaş sanat pratiklerinin nasıl belirlendiğinin gösterilmesi acısından önemlidir. 90'lardan günümüze seçtiğimiz bu dönemdeki sanatçı ve inisiyatiflerin dönemleriyle hesaplaşmaların da önemli bir yer tuttuğunu görmekteyiz. Günümüz çağdaş muhalif sanatından örneklerin seçilip derlendiği son bölümde politik temalı kolektif sergilerin, özellikle ''Ateşin Düştüğü Yer'' sergisi ve diğer kapsamlı kolektif sergilerin Türkiye'de güncel siyaseti eleştirmeleri ve yeni bir dil yaratma peşinde olmaları kayda değer örneklerdendir. Bu gibi örnekler günümüz çağdaş sanatının eleştirel boyutunun hangi aşamalara ulaştığını göstermesi açısından önemli bir yere sahiptir. Yapılan röportajlarda da ideolojinin gündelik yaşama yansımaları ve sanatçıların üretimlerinde ne gibi etkilere sahip olduğu incelenmektedir.

EleştiriModern sanatSanat+4
Olcay Yetiş
Altınbaş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Reşit Süreyya Gürsey'in edebî çalışmaları üzerine bir inceleme

1889-1962 yılları arasında yaşayan Reşit Süreyya Gürsey askerî hekim, fizikçi, öğretmen, mühendis, ressam, şair ve edebiyat eleştirmenidir. Askerlik görevi esnasında Çanakkale Savaşı ve İstiklal Harbi'nde mücadele etmiştir. Avrupa'da fizik ve matematik eğitimi aldıktan sonra da fen ve edebiyat alanında eserler yazmıştır. Edebiyatçı kimliğini ise şairlik ve eleştirmenlik oluşturur. Tezin amacı Reşit Süreyya Gürsey'in edebî eserlerini inceleyerek Gürsey'in edebiyat tarihindeki konumunu belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın kapsamı sadece edebî eserleriyle sınırlandırılmıştır. Kaynak kişilerle görüşme, kütüphane araştırması, eski yazıdan aktarım tezde kullanılan başlıca yöntemlerdir. Tez giriş ve sonuç dışında üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hayatı ve sanatı, çeşitli anekdotlarla zenginleştirilerek anlatılmıştır. İkinci bölüm şiirlerinin tematik ve şekil incelemesine ayrılmıştır. Üçüncü bölümde ise hikâye ve makalelerinin tasnif ve tahlili yapılmıştır. İncelemeden elde edilen bulgular Reşit Süreyya'nın şairliği baz alınarak sonuç bölümünde değerlendirilmiştir. Şiir ve makalelerinin künye bilgileri, çalışmada temel alınan metinler ve Reşit Süreyya'ya dair bir albüm ekler kısmında verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Servet-i Fünûn Edebiyatı, Şiir, Eleştiri, Reşit Süreyya Gürsey

BiyografiEdebi eserlerEleştiri+6
Tuğba Afacan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessAR

Al-Ightrab in Shear Al-Yatimiyah Ibn Zuraiq al-Baghdadi

A research that deals with the story of the poet who was alienated and then died where he was expatriate. He left Baghdad in the hope of finding a living in Andalusia, so his wish came. His orphaned poem, which is the princess of expatriate poems in (40) lines, cried and cried for those who read it and allowed it, and she is still uttering it. Andalusia and its preservation in the breasts from its Abbasid era to the present day. We have made an effort to extract the connotations of alienation in its social, emotional and psychological forms, and distribute them to sections dealing with the beginning of the research on alienation in Arabic literature and alienation, linguistically and idiomatically, and then giving an overview of the poet's life in terms of place of birth until his death in alienation. The research deals with three chapters, the first of which is social alienation, which is considered the most important influence in the life of the individual, negatively or positively. The spiritual relationship between the poet and his society from the emotional side, and what results from this from compatibility or dissonance and a feeling of belonging, which is followed by satisfaction and rejection. Also in the research, the poetry of Ibn Zuraiq Al-Baghdadi was compared with a large number of collections and poems of poets who were contemporary with him or after him. Keywords: Şiir, İghtrab, İbn Zuraiq, albaghdadi, Eleştiri

Hüssen Salahaldeen Hassan Saeed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir sanatçı portresi olarak Burhan Kum

Bu araştırmada, Burhan Kum'un, bugünün Dünya ve Türkiye resim sanatı üzerine yaptığı değerlendirmeler, sanatçı kimliğine dönük olarak yürüttüğü tartışma ve buna bağlı olarak Türkiye'nin kültürel ortamındaki sanatçılarla ilgili görüşleri ve eleştirel saptamaları incelenmiştir. Bunun yanı sıra, bir birey olarak sanatçının yaşadığı zamana dönük duyarlılığının karakteri ve teorik birikim eksikliğinden doğan biçim ve üslûp hesaplaşmaları, Kum'un sorunsallaştırdığı çerçeveye bağlı kalınarak tartışılmıştır. Kum'un eleştirel değerlendirmeleri bağlamında Türkiye'deki plastik sanatların altyapı sorunları tartışma konusu yapılmış, örneğin, sanat ortamında uzun bir süreden beri tartışıla gelen küratörlük kurumuna/kimliğine ilişkin görüşlere özel olarak dikkat çekilmiştir.Burhan Kum'un resim serüveni bütünsel olarak ele alınmış, sanatçının resimleri bugüne dek açmış olduğu kişisel sergiler ve bu sergilerde ortaya koyduğu problemler üzerinden değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Burhan Kum, Teori, resim, Küratör, Türkiye Plastik Sanatlar Ortamı, Egemen Kültür, Sanatçı Kimliği, Eleştiri, Sanat Yazarlığı

EleştiriKum, BurhanResim sanatı+4
Sait Toprak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kudâme bin Ca?fer ve Nakdu'n-Nesr isimli eserinin incelenmesi

Bu çalışmada, Arap edebiyatı ve tenkit alanında oldukça tanınmış bir âlim olan Kudâme bin Ca?fer'in hayatı, ilmî ve edebî kişiliği, tenkit alanındaki yeri ve Nakdu'n-Nesr isimli eseri incelenmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde; İlk olarak çalışmanın konusu, amacı ve yöntemi ile ilgili açıklamalar yapılarak ortaya konan varsayımlar sıralanmıştır. Arap dili ve edebiyatının genel tarihi içerisinde Kudâme'nin yaşadığı döneme kadar belâgat ilminin gelişim süreci kısaca ele alınmış, klasik Arap edebiyatında nesrin biçim ve ilkelerinin oluşum süreci ile birlikte klasik Arap edebiyatındaki edebî tenkidin gelişim sürecinden bahsedilmiştir.İkinci bölümde; Kudâme bin Ca?fer'in hayatı, ilmî kişiliği, eserleri, içinde yaşadığı siyasî ve kültürel çevre, belâgat ve tenkit alanındaki görüşleri ve Arap edebiyatı âlimleri arasındaki konumu incelenmiştir.Üçüncü bölümde ise, Nakdu'n-Nesr adlı kitabın genel özellikleri, metodu, önemi, edebî yönü, muhtevası, yazarın kitapta ele aldığı önemli konular incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kudâme b. Ca?fer, Nakdu'n-Nesr, Tenkit, Nesir

Arap edebiyatıBiyografiEleştiri+3
Mustafa Arslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bedreddin ez-Zerkeşî'nin hadîs-sünnet anlayışı ve eserlerindeki özgünlük

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla İslâm dininin Kur'ân-ı Kerîm'den sonra temel kaynağı hadîs-i şerîflerdir. Hadîsler ve onun uygulama kısmı olan sünnet günümüz de dâhil olmak üzere hemen her dönemde hem en çok tartışılan hem de en çok ilgilenilen alan olagelmiştir. İslâm âlimleri, sünnetle ilgili daima yeni çalışmalar ortaya koymuş ve bu çalışmalarla kendi asırlarında öncü olmakla kalmayıp ileriki zamanlarda da adlarından sık sık söz ettirmişlerdir. Hem yaşadığı dönemin hem de kendinden sonraki dönemlerin öncü âlimlerinden biri de h. 8. asırda varlığını sürdürmüş olan Bedreddin ez-Zerkeşî'dir(ö. 794/1391). Aslında el-Burhân fî ulûmi'l-Kur'ân adlı eseriyle tefsir alanında temayüz eden âlim, hadîs, fıkıh, fıkıh usulü vb. alanlarda da oldukça kıymetli çalışmalar yapmıştır. Hadîsin sıhhatiyle ilgili özellikle senedin ön planda tutulduğu bir dönemde Zerkeşî, yaptığı çalışmalarla metin tenkidine dikkat çekmiş ve bu konuda yazdığı el-İcâbe li îrâdî mâ'stedrekethu Âişe ale's-sahâbe adlı eseriyle de Hz. Aîşe'nin, sahabelere yönelik tenkidlerini açıkça dile getirmiştir. Metin tenkidi hususunda en dikkat çekici eserinin bu olmasının yanında hadîs alanında daha pek çok mühim eseri bulunmaktadır. Bu çalışmada söz konusu âlimin hadîs ve sünnet alanında vermiş olduğu eserleri incelenerek bu alana dair düşüncelerinden ve katkılarından söz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Zerkeşî, Hadis, Sünnet, Tenkit, Eser

Bedreddin ZerkeşiEleştiriHadis+2
Zeynep Seren Bayır
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştirmen kimliğiyle Memet Fuat

Türk edebiyatında Tanzimat'la birlikte gündeme gelen eleştiri türünde o dönemden bugüne pek çok eleştirmen çeşitli yollardan yürüyerek Türk edebiyatına farklı kazanımlar sunmuştur. Her biri farklı değerler ve özellikler taşıyan eleştirmenlerin yaşamları ve yapıtlarının Türk edebiyatındaki yerlerinin araştırılması edebiyat eleştirisi birikimine katkıda bulunmaları açısından önemlidir. Bu çalışmada; eleştirinin niteliği, Türk edebiyatında Tanzimat döneminden bugüne çeşitli dönemlerde eleştirinin nasıl bir seyir izlediği, temel özellikleriyle eleştiri yöntemleri, eleştiride öznellik-nesnellik ve biçem kavramları incelenmiştir. Bu incelemenin açtığı yoldan gidilerek Memet Fuat'ın Türk edebiyatı eleştiri dünyasında kişiliği, yaşama bakışı, yarım yüzyıla yayılan edebiyat ve yayın emekçiliğiyle, öteki eleştirmenlerden farklı yönleri, eleştiri pratiği ve yarattığı değerler incelenmiştir. Memet Fuat (1926-2002) Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında eleştiri, deneme ve yayıncılık gibi farklı alanlarda üretkenliği, özgünlüğü, titizliği ve özverisiyle kendisine önemli bir yer edinmiştir. Denemeyle eleştiri arasında daha çok denemeye yaklaşan eleştiri çizgisiyle bilimsel eleştiri yöntemlerini dışlamadan ve öznel tutumundan vazgeçmeden kendine özgü bir bireşimi savunmuştur. Kitap eleştirilerinden tartışmalarına, denemelerinden tümüyle eleştiriye dönük eserlerine dek öğreten değil, sorular sorup yanıtlar arayan; yanılmaktan korkmayan; "bence" vurgusundan vazgeçmeyen; "düşünceye saygı"yı ilke edinmiş olan aydın bir yazar, nitelikli bir eleştirmendir. Çalışma kapsamında, Memet Fuat'ın sekseni aşan yayımlanmış yapıtı arasında deneme ve eleştiri alanındaki tüm yazıları veri olarak kullanılmış olup Memet Fuat'ın eleştirmenliği üzerine ulaşılan sonuçlar sınıflandırılmış ve somutlaştırılmıştır. Öte yandan yaklaşık kırk yıl boyunca yazdığı yüzlerce denemesini kitaplarında toplayan Memet Fuat'ın tüm yazılarını değerlendirmek ayrı ve daha kapsamlı bir çalışmanın konusu olacağından bu çalışmanın kapsamı sınırlı tutulmuştur. Anahtar kelimeler: Eleştiri, nesnellik, öznellik, biçem, yöntem

EdebiyatEleştiriFuat, Mehmet+2
Hikmet Bünyamin Keneş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Öztürk'ün eleştirel denemeciliği

Bu araştırma Hasan Öztürk'ün nesnel eleştiriye dair eksiklikleri ve objektif eleştirinin gelişimi için dikkat edilmesi gereken hususları ele aldığı incelemelerini değerlendirmek amacıyla ortaya koyulmuştur. Araştırma, Öztürk'ün, kendine özgü üslubu ve edebi donanımı ile kaleme aldığı Kitabın Dilinden Anlamak, Yazının İzi, Aynadaki Rüya, Kurmaca ve Gerçeklik, Kendine Bakan Edebiyat, Gündem Edebiyat, Üç Duraklı Yolculuk adlı kitapları üzerinden yürütülmüştür. Araştırmada Öztürk'ün, eleştiride politika, özgürlük, ideoloji, bireysellik, eğitim, estetik gibi olgular üzerinde sıklıkla durduğu gözlenmiş, edebiyatçılar hakkındaki fikirlerine de yer verilmiştir. Edebi türler üzerindeki eleştirilerinin daha çok roman ve hikâye üzerinde yoğunlaştığı anlaşılmaktadır. Deneme türünü ise özel bir yaklaşımla değerlendirmiş, denemeyi özgürlüğün ve özgünlüğün en fazla yer bulabildiği yazı türü olarak görmüştür. Çalışmada Hasan Öztürk'ün, eleştirileriyle pek çok eleştirmene örnek teşkil edecek dikkatler öne çıkarılmıştır. Edebiyat camiasına yeni adım atacak sanatçılara verdiği tavsiyeler de çalışmada yer almaktadır. Çalışmada Öztürk'e ait bu yaklaşım ve tavsiyelerin sanat dünyasına katkısı ortaya koyulmaktadır. Edebiyatın gelişimini genç kuşağın ilgisi, üretimi ve yaratıcılığıyla ilişkili bulduğu düşüncelerine de yer verilmiştir. Roman ve hikâye tenkitlerinde biçim ve anlatı tekniği, karakter, kurgu ve fikri yapı gibi ayrıntılara değindiği görülmektedir. Eser ve sanatkâr arasındaki bağı çeşitli yönlerle ele alığı örneklerle açıklanmıştır. Yazar, şair ve eleştirmenlerin dil, anlatım ve üslup özelliklerini kendisine ait bakış açısıyla objektif bir şekilde ele alan Öztürk, metin merkezli eleştiri anlayışıyla eserlerini kaleme aldığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda Öztürk'e dair dil, anlatım ve üslup özelliklerine de yer verilmiştir.

DenemeEleştiriEleştirmenler+2
Zeynep Şule Şahin
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İbnü'l-Cevzî'nin tasavvufa yönelttiği eleştiriler ve bu eleştirilere sûfîlerin cevapları

Mensuplarınca "hâl ilmi" olarak tabir edilen tasavvuf, genel olarak "zahiri ve batıni manada şeriat adabına vakıf olmaktır." şeklinde tarif edilebilir. Bu takdirde kişi zahirden olan hükümleri batında görür, batıni hükümleri ise zahirde görür. Bu iki ru'yetle edeplenen kimse için kemâl hâsıl olur. Sûfîler maslahata binaen, şahısları hedef almaksızın, usul ve füruata dair meselelerde özeleştiri yaparlar. Tasavvuf aynı zamanda sûfî olmayan müslüman âlimler ve müsteşrikler tarafından da kaynağı, "hakikat ilmi"nin niteliği ve teferruata dair uygulamaları cihetinden eleştirilmiştir. Selefî âlimlerden İbnü'l-Cevzî, hakikat kavramına karşı çıkarak, tasavvufun batıni yönünü tamamen reddetmiş, sûfîlerin bahsettikleri keşf ve müşahedeleri nefsin hayalleri ve şeytanın vesveseleri olarak görmüştür. İbnü'l-Cevzî, Telbîsü İblîs adlı eserinde zühd döneminden kendi dönemine kadar gelen çok sayıda sûfîye; Allah'la ittihad, ilmi terk etmek, hadis uydurmak, asılsız terimler icat etmek, şatah sözler söylemek, zühd ve tevekkülde aşırıya kaçarak şeriata muhalefet etmek gibi itikat ve amele dair eleştiriler yöneltmiştir. Her biri şer'i ilimlere vakıf olan sûfî-âlimlerden, Abdülvehhab Şa'rânî, İbnü'l-Gânim Makdisî ve Ahmed el-Alevî yazdıkları eserlerde hakikatin şeriata dahil olduğunu belirterek İbnü'l-Cevzî'ye cevap vermişlerdir. Şa'rânî, el-Ecvibetü'l-Mardıyye adlı eserinde Telbîs'teki usul ve füruata dair eleştirileri cevaplarken, Alevî Telbîs'teki tutarsızlıkları eleştirmiş, Makdisî ise şeytanın velilere etki edemeyeceğini belirtmiştir.

Ahmed el-AleviEbu'l-Ferec İbnü'l-CevziEleştiri+4
Filiz Türk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tuncer Uçarol'un eleştirmen kimliği

Tanzimat Dönemi'nden bu yana eleştiri türünde birçok yazar ve eleştirmen yazılar yazmış ve eserler vermiştir. Tuncer Uçarol, özellikle 1980'li yıllarda öne çıkan önemli bir eleştirmendir. Bu çalışmada; Tuncer Uçarol'un eleştirmen kimliği, onun kullandığı yöntemler aracılığıyla, şiir eleştirileri temele alınarak incelenmiştir. Tuncer Uçarol, 600'ün üzerinde yazısı yayımlanmış, dergilerde yazan bir eleştirmen ve yazardır. Eleştiri yazılarını kitaplaştırmayı düşünmüş ancak sağlığında mümkün olmamıştır. Üç kitap olarak eleştirilerini yayımlamayı düşünen Uçarol'un, bu kitaplarından sadece biri yayımlanmıştır. İncelemesel Şiir Eleştirileri (2018) adını verdiği bu kitabı ağabeyi Rifat Uçarol tarafından yayıma hazırlanmıştır. Bu çalışmada Uçarol'un yayımlamayı düşündüğü üç kitabı da incelenmiştir. Eleştirmen, bu üç kitabı için uygun gördüğü eleştirilerini seçmiş ve kitapları için giriş ve kaynakça da hazırlamıştır. Bu çalışmada, Uçarol'un yayımlanmasını düşündüğü ve istediği üç kitabının incelenmesinin tercih edilmesi, bir bakıma eleştirmenin bu eleştirilerine verdiği önemden kaynaklanmaktadır. Eleştirmen, yazılarını öznel bir bakış açısıyla yazmış ancak sadece bununla yetinmemiş, incelemelerinde ayrıntılara önem vermiş ve özgün yöntemler kullanmıştır. Metin odaklı bir bakışla yazan ve sayısal verileri kullanmaya önem veren eleştirmen, yeni kelimeler türeterek Türkçeye kazandırmaya çalışmış ve incelediği şiirlerin bazılarını yeniden yazmıştır. Eleştirilerinin türlerine verdiği adlar ve kullandığı Öz Türkçe sözcükler ayrıca dikkat çeker. Tuncer Uçarol, "günce eleştirisi" dediği ve daha önce kullanılmamış olan bir eleştiri türünü ortaya koymasının yanı sıra kitabına başlarken günce formunda notlar da hazırlamıştır. Bu çalışma, Tuncer Uçarol'un birçok yazısı içinden yayımlamayı düşündüğü bu üç kitaptaki, kendi seçtiği şiir eleştirileriyle sınırlı tutulmuştur. Bunlar dışında Uçarol'un günce, deneme, söyleşi türünde çok sayıda yazısı vardır. Uçarol'un yayımlanmamış iki kitabıyla ilgili bilgiler tarafımıza ulaştırılan belgeler ile dergilerde yayımlanan yazılar karşılaştırılarak incelenmiştir. Tarafımıza ulaştırılan bu yazılardan sadece eleştirmenin yayımlamayı düşündüğü üç kitabına dair dosyalar dikkate alınmıştır. Uçarol'un yaptığı değişiklikleri tespit etmek adına, bu yazıların dergilerde yayımlanmış olanları edinilerek incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Eleştiri, şiir eleştirisi, denemesel eleştiri, incelemesel eleştiri, günce eleştirisi.

Edebi eleştiriEleştiriEleştirmenler+2
Elif Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşar Nabi Dönemi Varlık dergisinde eleştiri (1933-1981)

Bu çalışmada edebiyat tarihimizin önemli dergilerinden biri olan Varlık'ın, Yaşar Nabi döneminde eleştiri konusunun nasıl ele alındığı araştırılmış, bu amaçla derginin 1933-1981 yılları arasında yayımlanan sayıları taranmıştır. Giriş ve dört bölümden oluşan çalışmamızın Giriş kısmında ülkemizde başlangıcından 1980 yılına kadar yayımlanan dergiler hakkında bilgi verilmiş ve Yaşar Nabi idaresinde çıkan Varlık dergisinin yayın hayatı ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Sanat ve Edebiyat Yazıları incelenmiştir. Ağırlıklı olarak teorik içerikli yazıların yer aldığı bu bölümde sanat, edebiyat ve eleştiri konusunun yazarlarımız tarafından nasıl ele alındığı değerlendirilmiştir. İkinci bölümde Hikâye ve Roman Yazıları incelenmiştir. Hikâye ve Roman şeklinde iki alt başlık altında ele alınan bu bölümde öncelikle bu türlerin teorik niteliği taşıyan, ikinci olarak bu türlerin Türk edebiyatındaki gelişimlerine eğilen ve son olarak da edebiyatımızda bu türde eser veren sanatçılar ve bu türde vermiş oldukları eserleri ele alan eleştiri yazıları değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde Şiir Yazıları incelenmiştir. Burada da ilk olarak teorik içerikli eleştiriler, ikinci olarak Türk edebiyatında şiir türünün gelişimi ve son olarak da edebiyatımızda bu türde eser veren sanatçılar ve bu türde vermiş oldukları eserler hakkında kaleme alınmış eleştiri yazıları incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde Türk Edebiyatı Üzerine Yazılar değerlendirilmiştir. Bu amaç kapsamında Genel Olarak Türk Edebiyatı, Türk Edebiyatının Dönemleri ve Milli Edebiyat Nedir? olmak üzere üç alt başlıkta bu konuyu ele alan eleştiri yazıları incelenmiştir. Sonuç bölümünde çalışmamızın genel bir değerlendirmesi yapılmış, Kaynakça kısmında da tezimizin ana kaynağını oluşturan Varlık dergisi ile diğer kaynakların künye bilgilerine yer verilmiştir.

DergilerEleştiriHikaye+3
Elif Dinçer Yiğit
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tahsin Yücel'in eleştirmenliği ve denemeleri

Tahsin Yücel (1933-2016) çok yönlü bir kişiliktir. Yazın hayatına hikaye ile başlar. Ardından roman gelir.1950'li yıllardan itibaren deneme ve eleştiri yazıları yazar. Akademisyen kimliği sebebiyle yazdığı inceleme yazıları ve kitapları vardır. Ayrıca çevirmenlik yapar. Çevirdiği eserlerin sayısı oldukça fazladır. Cumhuriyet dönemi yazarları arasında yer alan Tahsin Yücel, çeşitli konularda yazdığı deneme ve eleştiri yazılarını on bir kitapta toplamıştır. Yüksek lisans tezimizde Tahsin Yücel'in deneme kitaplarında yer alan deneme ve eleştiri yazılarını tematik olarak ele aldık. Bu yazılardan yola çıkarak eleştirmen kimliğini ortaya koymaya çalıştık. Çalışmamız 7 bölümden oluşmaktadır. Girişte hayatı, eserleri ve edebi kişiliğine yer verdik. Bunların yanı sıra Tahsin Yücel'e kadar Türk eleştiri tarihini genel olarak ele aldık. Tahsin Yücel'in Türk eleştiri tarihi içerisindeki yerini ortaya koymaya çalıştık. Çalışmamızın birinci bölümünde eleştiri ve deneme yazılarını tematik olarak sınıflandırdık. Bu sınıflandırmayı yaparken hem deneme kitaplarından hem de dergilerde yayımlanan yazılarından yararlandık. Bu bölümde yaptığımız sınıflandırma sonucunda ilk olarak eleştiri hakkındaki görüşlerini içeren yazıları ele aldık. İkinci bölümde sanat, üçüncü bölümde dil, dördüncü bölümde yazın, beşinci bölümde çeviri hakkındaki görüşlerini içeren yazıları, altıncı bölümde toplumsal ve siyasal yazıları, yedinci bölümde ise diğer yazılarını ele aldık. Sonuç bölümünde yaptığımız tasnif sonucu ortaya çıkan unsurlar üzerinde durduk. Ekler bölümünde Tahsin Yücel'in düzyazılarının kronolojik listesini verdik.

DenemeEleştirel yazmaEleştiri+4
Buse Yavuz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eleştiri anlayışı

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın sahip olduğu şair, romancı, hikâyeci, şehir yazarı, denemeci, çevirmen, senaryo yazarı, akademisyen ve edebiyat tarihçisi kimliklerinin yanında eleştirmen kimliğinin de bulunduğunu göstermeyi amaçlayan bu çalışmada, onun düşünce eserlerinin tamamı ele alınmıştır. Özellikle edebiyat tarihi ve makalelerinin merkeze alınarak incelenmesiyle Tanpınar'ın kimi ve nasıl tenkit ettiği sorgulanmıştır. Günlükleri, mektupları, denemeleri ve dersleri de araştırmaya dahil edilmiştir. Netice itibariyle Tanpınar'ın eleştiri anlayışının ne olduğu, bu eleştirinin hangi metotlara dayandığı, yerli ve yabancı kaynaklarının neler olduğu, tenkitte orijinallikleri veya öznellikleri araştırılmıştır. Bu eleştiri yaklaşımının Türk edebiyatı eleştirisi tarihindeki yeri de tespit edilerek bunun Tanpınar ve eleştiri literatürüne katkısı ortaya konmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ahmet Hamdi Tanpınar, eleştiri, eleştiri metodu, edebiyat tarihi, edebi makale.

Edebi eserlerEleştiriTanpınar, Ahmet Hamdi+2
Nilgün Katipoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects