Dynamic analysis
66 theses under this subject heading
Hafif raylı taşıtlarda ray ve teker profillerinin taşıt dinamiği üzerindeki etkisinin incelenmesi
Şehir içi ve şehirler arası yolcu taşımacılığı yapan raylı taşıtlarda, seyir emniyeti, konfor, ray ve tekerlerin aşınması gibi konular doğrudan taşıt dinamiği ile ilgili konulardır. Raylı taşıt dinamiği, ray-teker temasından başlayarak, boji üzerindeki süspansiyonlar, hidrolik damperler gibi dinamik elemanların beraber çalışmasının getirdiği sonuçtur. Taşıt dinamiğini etkileyen ilk parametre ray-teker arasındaki temas ilişkisidir. Bu ilişki ray ve tekerin profiline göre değişkenlik göstermektedir. Bu çalışmada, ray ve teker profillerinin taşıt dinamiğine olan etkisi, seyir emniyeti ve teker aşınma durumları göz önüne alınarak incelenmiştir. İncelemeler çoklu cisim dinamiği analiz programı olan Simpack vasıtası ile yapılmıştır. Analizler, bir hafif raylı taşıt olan, çift yönlü ve iki modüllü bir tramvayın iki farklı ray ve teker profilinde dinamik modeli oluşturularak dört farklı senaryoda gerçekleştirilmiştir. Dinamik model oluşturulurken öncelikle taşıt dinamiğini etkileyecek olan dinamik elemanlar tanıtılmış, ardından bu elemanlara ait karakteristik özellikler verilmiştir. Seyir emniyeti analizleri TS EN 14363 standardı kapsamında değerlendirilip, her bir ray ve teker profili; deray oranları, teker dikey yük boşalması ve teker yükselme değerleri açısından karşılaştırılmıştır. Teker aşınma analizleri için ise öncelikle her bir senaryo için aşınmada belirleyici faktör olan aşınma numaraları bulunmuş, ardından analizlere göre aşınma kaynaklı teker profili değişimleri karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hafif raylı taşıt, raylı taşıt dinamiği, seyir emniyeti, aşınma, ray profili, teker profili
Sonlu elemanlar yöntemi ile boru bükme analizleri ve geri yaylanma miktarı öngörüsü
Bu çalışmada, otomotiv sektöründe kullanılan boru profillerin boru bükme makinelerinde döner çekme yöntemi ile farklı çap ve et kalınlıklarında çelik malzemelerden boruların bükümü esnasında büküm parametlerinin geri esnemeye etkileri incelenmektedir. Boru bükme prosesi, uzay-havacılık ve otomotiv sektörlerinde oldukça kompleks şase kısımlarının tek parçada üretilebilmesini sağlayarak komponentin ağırlığını ve üretim maliyetini düşürmesi nedeniyle tercih edilmektedir. Boru bükme prosesinde Döner-Çekme (Rotary Draw), Makaralı-İtme (Push Rolling), Sıkıştırmayla (Compression) ve Pres Kütüğü (Ram) ile boru bükme yöntemleri kullanılır. Bükülen boruların kullanıldığı bu gibi yerlerde hassas büküm açısı ve uygun kesit alanı önem arz etmektedir. Boru bükme proseslerinde en sık karşılaşılan problem kesit alanı bozulmasıdır. Büküm açısını etkileyen bir diğer önemli faktör de geri esneme miktarıdır. Makaralı itme ile bükümde kalıp çapından çok daha büyük radyüslü büküm işlemleri yapıldığı için geri esneme bükülen borunun malzemesi ve kesitine bağlı olarak daha yüksek ölçeklerde görülebilmektedir. Açık ve kapalı kesit alanına sahip profillerin geri yaylanma davranışları kesit alanlarının şekline, kesit alanı ölçülerine, bükme yarıçapına ve bükme açısına göre değişkenlikler gösterir. Bu çalışmada ayrıca boru kesit alanındaki bozukluklar incelenmektedir. Çünkü bükülen borunun iç yüzeyinde (borunun kalıba değdiği yüzey) kalınlaşma görülürken, borunun dış yüzeyinde ise incelmelere rastlanmaktadır. Son olarak, boru bükmede karşılaşılan problemlerin oluşmaması için neler yapılması gerektiği açıklanmaktadır.
Tarihi bursa Geçit köprüsünün farklı kemer tiplerindeki statik ve dinamik davranışlarının incelenmesi
Bu çalışmada, basık, dairesel ve sivri kemer formlarından oluşan tarihi taş köprülerin statik ve dinamik yükler altındaki davranışları incelenmiştir. Yöntem olarak Bursa'da bulunan Tarihi Geçit Köprüsü'nün geometrisi ve malzeme özellikleri incelenmiş ve SAP2000 modeli oluşturulmuştur. Daha sonra köprü yükseklik ve genişlikleri aynı kalacak şekilde bu köprünün dairesel ve sivri kemer formlarındaki davranışları da incelenerek her üç form için yer değiştirme, gerilme ve performans düzeyleri araştırılmıştır. Birinci bölümde çalışma kapsamında incelenmek üzere seçilmiş olan Bursa İli Nilüfer Çayı üzerinde inşa edilmiş olan Tarihi Geçit Köprüsü hakkında genel bilgiler derlenmiştir. Köprü kullanım amaçları tarihsel kronolojiye göre köprüyle ilgili hazırlanmış olan raporlar, yapılmış olan rölöve çalışması incelenmiştir. Yapılmış çizimleri, tarihi görselleriyle detaylandırılmıştır. Konunun amacı, yöntemi ve kapsamı belirlenmiştir. İkinci bölümde seçilmiş olan konuyla ilgili yapılan araştırmalarla birlikte faydalanılan ana kaynaklara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Anadolu dan geçen tarihi dönemlerdeki yol güzergahları ve bu yol güzergahlarının üzerindeki köprülerin hangi dönemlerde inşa edildiği envanter kayıtlarıyla kemer köprü yapım sistemleriyle ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmanın konusu olarak belirlenen Tarihi Geçit Köprüsünün mevcut kemer formuyla beraber, kemer geometrisi formu hariç sabit tutularak, kemer formu sivri, dairesel ve basık olmak üzere üç farklı geometride SAP2000 programında modellenerek statik olarak analiz edilmiştir. Buna ilave olarak Kobe, Kocaeli ve Chichi depremlerine ait veriler üç farklı kemer formunda tanımlanarak dinamik davranışlarının incelenmesi sağlanmıştır.
Dışmerkez çelik çaprazlı çerçevelerin tasarımında performans tabanlı plastik tasarım yönteminin şekildeğiştirmeye göre değerlendirme ve tasarım yaklaşımı ile kıyaslanması
Performans tabanlı plastik tasarım (PTPT) metodu, tasarım aşamasının başında mekanizma durumunu ve hedef ötelenmeyi dikkate alan güçlü ve pratik bir yöntemdir. Bu araştırmada TBDY-2018'de deprem etkisindeki yapı sistemlerinin tasarımı için iki temel yaklaşımdan biri olan Şekildeğiştirmeye Göre Değerlendirme ve Tasarım yöntemi (ŞGDT) ile PTPT yöntemi kıyaslanmıştır. Yöntemlerin kıyası için taşıyıcı sistemi dışmerkez çaprazlı çelik çerçeveden oluşan 5 ve 10 katlı iki adet bina modeli kullanılmıştır. Binaların bu iki yöntemle ayrı ayrı tasarımları yapıldıktan sonra zaman tanım alanında doğrusal olmayan dinamik analiz ve sabit tek modlu itme analizleri ile performansları değerlendirilmiş ve kıyaslanmıştır.
Dynamic analysis of high rise building through seismic Dampers
Earthquakes are caused by sudden tectonic movements in the Earth's crust, very dangerous and frequent natural disasters. The collapse of facilities during earthquakes is the cause of great economic and life losses, when the seismic demand for structural elements exceeds their bearing capacity. There are many ways to exterminate the effects of the earthquake. One of the practical and efficient method is utilizing damper mechanisms to absorb the seismic load. In this study, a high-rise building is analysed dynamically using different types of dampers to reduce the additional stress on the joint, frame, and slab of the model. The 25 story high-rise building model under dead load, live load, and seismic load according to Turkish Standard (TS 500) and Turkish Building Seismic Cod Standard 2018 (TBSC 2018) is analyzed in SAP2000. Analysis results of the case study are presented to evaluate the performance of the two different utilizing dampers and without employing dampers in high rise building model. The displacements, moments and shear forces of the high rise building with and without dampers under earthquake load are compared.
Gemi dizel motorlarındaki hareketli elemanlarda oluşan hasarlar ve nedenleri
Gemilerin sevki için gereken gücü üreten makinelerin yüksek bir oranını dizel motorları sağlamaktadır. Gemilerde kullanılan diesel motorları diğer alanlarda kullanılan diesel motorlarına göre yağlama, yakıt, egzoz sistemleri açısında belirgin farklılıklar göstermektedir. Çalıştıkları deniz koşulları dikkate alındığında bu sistemlerdeki farklılıkların ne kadar önemli olduğu kolayca görülebilmektedir. Gemi dizel motorlarında uygulanan periyodik bakımlar gerek çalışma saatlerine gerekse çalıştırdığı ortama göre gerçekleştirilmektedir. Bu bakımlar dikkate alınmadığında karşılaşılabilecek sorunlar ciddi boyutlara ulaşabilmektedir. İhmal edilen, önemsenmeyen, dikkatten kaçabilen küçük arızalar ?su ve stim kaçakları, yağ sızıntıları, eksiklikleri- daha sonra tamiratı uzun süreler alıp geminin işletilmesini engelleyen önemli büyük arızalara neden olabilmektedir.Günümüzde işletilen gemilerin karşılaştığı kazalar ?çatışma, karaya oturma- teknik arızalar her geçen gün görülebilmektedir. Kısa süreler içinde aynı mevkilerde karşılaşılan karaya oturma, yatak sardırma olayları en basit örneklerdendir.Gemilerin işletilmesinde ve gerekli elektrik enerjisinin üretilmesinde kullanılan diesel motorlarında karşılaşılabilecek sorunlar maddi ve manevi olarak büyük kayıplara neden olabilmektedir. Arıza süresince işletmeden alıkonulan gemi bir kazanç kapısı olmaktan çıkıp tamamen masraflara açık bir nesne olmaktan öte gidememektedir. Bu bakım-tutum, tamirat süresinde karşılaşılan kayıpları telafi etmek için harcanacak ekstra imkânlar da gemi sahibi ve personel için de manevi olarak yaptırımlar yaratmaktadır. Bu çalışmada gemi dizel motorlarında ki hareketli elemanlarda karşılaşılabilecek arızalardan, onları yaratan nedenlerden ve arızaların giderilmesi için gerçekleştirilen operasyonlardan bahsedilmeye çalışılmıştır. Bir cıvatanın bile uygun torkta sıkılmamasından kaynaklanabilecek hasarlar büyük olabilmektedir ki hareketli elemanların birinde karşılaşılabilecek bir problem sistemi bir bütün olarak düşündüğümüzde önemli arızalara neden olabilmektedir.Çalışmanın birinci bölümünde gemi dizel motorları devir sayılarına göre sınıflandırılmıştır. Düşük, orta ve yüksek devirli dizel motorlar hakkında kısaca bilgiler ve örnekler verilmiştir.İkinci bölümde de motorlardaki hareketli elemanlar resimler ve tanımlamalar ile anlatılmaya çalışılmıştır.Üçüncü bölümde de gemi dizel makinelerde ki hareketli elemanlarda karşılaşılan arızaların nedenleri ve arızaların oluşum aşamaları ve karşılaşılan arıza sırasında nasıl bir yol izleneceği resimler ve örnekler ile anlatılmıştır. Resimler ve örneklerle desteklenen çalışmada teorik bilginin yanında Arkas Denizcilik ve Nakliyat A.Ş. firmasına bağlı olan M/V Tomriz A gemisinde edinilen tecrübelerden de fotoğraflar yardımı ile tamamlanmıştır.Gemi üzerinde çalışan gerek zabitlerin gerekse personellerin bu çalışmamda konu olan arızalarla karşılaşmamaları dileğiyle?
Çok katlı yapıların üç boyutlu dinamik analizi
öz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇOK KATLI YAPILARIN ÜÇ BOYUTLU DİNAMİK ANALİZİ GULTEKIN AKTAŞ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman : Doç. Dr. A. Kamil TANRIKULU Yıl : 1998 Sayfa :171 Jüri : Doç. Dr. A. Kamil TANRIKULU : Prof. Dr. Erhan KIRAL : Yrd Doç. Dr İ. Hakkı ÇAĞATAY Genel olarak yapıların kütle ve rijitlik merkezlerinin koordinatları yapı yüksekliği ile değişmektedir. Bununla birlikte belli bir kat için kütle ve rijitlik merkezi çakışmamaktadır. Depreme maruz kalan bu yapılarda kütle ve rijitlik merkezlerinin koordinatları arasındaki farka bağlı olarak burulma momenti oluşmaktadır. Bu çalışmada yapıların dinamik "zaman artım"(time history) analizi, burulma etkisi de dikkate alınarak incelenmiş ve rijit diyafram modeli kullanılarak çok katlı perdeli bir yapının üç boyutlu analizini yapan genel amaçlı bir bilgisayar programı hazırlanmıştır. Program literatürde mevcut SAP90 gibi yapı analiz programları ile değişik yönlerden karşılaştırılmış ve bu programlara göre bazı avantajlarının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler : Üç Boyutlu Dinamik Analiz, Spektrum Analizi, Zaman Artım Analizi, Rijit Diyafram Modeli, Mod Süperpozisyon Tekniği
Çok sıra boşluklu deprem perdelerinin statik ve dinamik analizi
öz DOKTORA TEZİ ÇOK SIRA BOŞLUKLU DEPREM PERDELERİNİN STATİK VE DİNAMİK ANALİZİ Murat BİKÇE ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. Orhan AKSOĞAN Yd: 2002, Sayfa: 206 Jüri : Prof. Dr. Orhan AKSOĞAN : Prof. Dr. Erhan KJRAL : Prof. Dr. Çetin YILMAZ : Prof. Dr. Vebil YILDIRIM : Yrd. Doç. Dr. H. Murat ARSLAN Bu çalışmada, elastik temel üzerine oturan, sonlu sayıda güçlendirici kirişi olan, bağlantı kirişi özellikleri boşluktan boşluğa ve/veya bölgeden bölgeye değişebilen, çok sıra boşluklu perdelerin statik ve dinamik analizleri yapılmıştır. Sistem rijitlik matrisi oluşturulurken sürekli bağlantı yöntemi (SBY) kullanılmıştır. Bunun için bağlantı kirişleri yerine eşdeğer rijitlikte tabakalı ortam düşünülmüş ve serbestlik dereceleri doğrultusunda birim yükler uygulanarak her birim yük için bina boyunca yerdeğiştirmeler hesaplanmıştır. Sistem kütle matrisi toplanmış kütle kabulüne göre yükseklik boyunca istenilen sayıda kütle alınarak elde edilmiştir. Serbest titreşim analizinden sonra mod-süperpozisyon yöntemi ile girişimsiz rijitlik, sönüm ve kütle matrisleri oluşturulmuştur. Zaman tanım alanında (Time-history) analiz, Newmark sayısal integrasyon yöntemi kullanılarak her zaman değerine karşı gelen sistem yerdeğiştirme değerleri hesaplanarak yapılmıştır. Çalışmanın sonunda, MATHEMATICA programlama dilinde biri statik diğeri dinamik analiz için olmak üzere iki program hazırlanarak sunulan yöntemle dokuzuncu bölümde örnekler çözülmüştür. Elde edilen sonuçlar SAP2000 yapı analizi programı ve PAFEC sonlu elemanlar programı ile elde edilen sonuçlarla karşılaştırılarak sonuçların çok yakın olduğu gözlenmiştir. Anahtar kelimeler : Çok Sıra Boşluklu Perde, Sürekli Bağlantı Yöntemi, Güçlendirici Kiriş, Newmark Yöntemi, Deprem Analizi.
3x3 kuvvet geri beslemeli bir Stewart platformunun kinematik analizi, bağ-grafik modellenmesi ve simülasyonu
Stewart Platform Mekanizması alt kısmı hareketsiz bir plakaya bağlı, üst kısmı ise uzaysal hareketi sağlaması amacıyla hazırlanmış bir uç işlevciye bağlı altı adet doğrusal tahrik elemanından oluşan; üç öteleme ve üç dönme hareketi yapmaya imkân veren paralel bir mekanizmadır. Bu mekanizma ilk olarak 1965 `de D.Stewart tarafından uçuş simülatörü olarak sunulmuş ve zamanla önemi artmıştır. Bu çalışmada Stewart Platformunun kinematik ve dinamik davranışları incelenmiş, bu davranışlar bilgisayar ortamında gerçek zamanlı olarak simüle edilmiştir. Ayrıca platformun bağ-grafik modeli çıkartılmış ve mekanizmanın çalışma uzayı tayin edilmiştir. Anahtar kelimeler: SPM, Stewart Platform Mekanizması, Bağ-Grafik, BondGraph, 3x3 Stewart Platformu, Ters Kinematik Analiz, Düz Kinematik Analiz, Dinamik Analiz, Çalışma Uzayı Analizi.
Dışmerkez basınç kuvveti etkisindeki kirişlerin hareketli harmonik yük altındaki davranışının incelenmesi
Bu çalışmada hareketli harmonik yük ve dışmerkez basınç kuvveti etkisindeki basit mesnetli bir kirişin doğrusal ve doğrusal olmayan titreşimleri Euler-Bernoulli kiriş teorisi (EBKT), Timoshenko kiriş teorisi (TKT) ve Reddy-Bickford kiriş teorisi (RBKT) çerçevesinde sayısal olarak incelenmiştir. Problemin doğrusal olmayan çözümünde sadece geometrik doğrusal olmayan etkiler dikkate alınmıştır. Kiriş malzemesi için doğrusal Kelvin-Voigt modeli kullanılmıştır. Kirişin yer değiştirmelerini ve kesit dönmelerini ifade eden bilinmeyen fonksiyonlar zaman ve uzay bağımlı koordinatlara çarpım şeklinde ayrılmıştır. Doğrusal ve doğrusal olmayan her iki çözümde de bilinmeyen yer değiştirme ve dönme fonksiyonlarında uzay bağımlı koordinatlar için polinomlar seçilmiştir. Mesnet şartları Lagrange çarpanları ile sağlatılarak, problemin Lagrangian fonksiyoneli oluşturulmuştur. Hareket denklemleri Lagrange denklemleri yardımıyla elde edilmiştir. Elde edilen zamana bağlı diferansiyel denklem takımı Newmark- yöntemiyle çözülerek, herhangi bir anda kirişe ait ivme, hız ve yer değiştirmeler hesaplanmıştır. Doğrusal olmayan analizlerde hareket denklemlerinin çözümünde Newmark- yöntemiyle birlikte Picard (Direkt iterasyon) ve Newton-Raphson ardışık yaklaşım yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışmadaki sonuçların doğruluğu, burada elde edilen sonuçların, daha önce yayınlanmış ve bu çalışmadaki sonuçların özel durumlarına karşı gelen sonuçlarla karşılaştırılmasıyla gösterilmiştir. Yakınsama çalışmaları yapılmıştır. Doğrusal durum için serbest titreşim analizleri yapılmıştır. Bu çalışmada, kayma şekil değiştirmeleri, hareketli harmonik yükün hızı, frekansı, dışmerkez basınç kuvvetinin şiddeti ve dışmerkezliği ile malzeme sönümünün kirişin dinamik davranışı üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bunlara ek olarak problemin geometrik doğrusal olmayan çözümünde, büyük yer değiştirmelerin etkisi etraflıca araştırılmıştır.
Mekanizmaların sonlu elemanlar yöntemiyle dinamik analizi
Bu çalışmada üç çubuk mekanizmalarından elastik biyelli krank-biyel mekanizmaları ağırlıklı olarak incelenmiştir. Öncelikle mekanizma hareketinde biyelin elastik olmasından dolayı meydana gelen deformasyon sonucu biyelin uç noktalarında oluşan yer değiştirmelerden faydalanarak hız ve ivme denklemleri elde edilmiştir. Lagrange denklemleri yardımıyla rijitlik ve kütle matrisleri bulunmuştur. Teorik olarak bu denklemlerin elde edilmesinden sonra ADAMS bilgisayar programı yardımıyla önce üç çubuk mekanizması daha sonra çekiç-kol mekanizması üzerinde analizler yapılmıştır. Bu mekanizmaların hareketleri sırasında doğal frekanslarında ve mod şekillerinde olan değişmeler incelenmiş ve gerilme analizleri yapılmıştır.Sonuç olarak çekiç-kol mekanizması üzerinde çalışılırken izleyici uzunlukları ve çekiç kütlesi değiştirilerek analiz yapılmış ve oluşan farklılıklar karşılaştırılmıştır.
Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii taşıyıcı sistem deprem davranışının incelenmesi
Mimar Sinan'ın önemli eserlerinden biri olan Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii, Marmara ve çevresinde meydana gelmiş tüm depremlerden olduğu gibi son 1999 Marmara Depremi'nden de etkilenmiş ve ciddi şekilde hasar görmüştür. Yapının bir an önce onarılması ve güçlendirilmesi gerekmektedir. Analitik incelemeler yapının, geleneksel yöntemlerle, orijinalliği bozulmadan güçlendirilmesinin mümkün olmadığını göstermektedir. Yapının onarımı yapıldıktan sonra sismik yalıtım ile takviyesinin yapının ömrünü uzatacağı ve bunun kökten, kalıcı ve gerçekçi bir çözüm olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada yığma yapılarda hasar türleri ve nedenleri ve bu yapıların onarım ve güçlendirme yöntemleri irdelenmiş, güçlendirme yöntemlerinden sismik yalıtım tekniği geniş biçimde açıklanmıştır. SAP90 ve SAP2000 sonlu elemanlarla analiz programlan kullanılarak yapının taşıyıcı sisteminin sismik yalıtımlı ve yalıtımsız haUerinin, serbest titreşim ve 1999 Marmara Depremi'ne ait iki ivme kaydı kullanılarak zorlanmış titreşim analizi yapılmış ve sonuçlar karşılaştınlmıştır.
Dinamik yüklere maruz temellerin sonlu elemanlar analizi
Bu çalışmada, dinamik yüklere maruz blok ve çerçeve tipli makine temellerin harmonik yük altında dinamik cevapları yapı-zemin etkileşimi göz önüne alınarak incelenmiştir. Harmonik dinamik yük altında makine temellerinin dinamik cevapları, farklı zemin türleri, farklı izolasyon malzemeleri ve makinenin temel üzerindeki farklı konumlara bağlı olarak elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Her bir titreşim izolasyon malzemesinin, makinenin ürettiği dinamik yüklere karşı etkileri, farklı zemin türleri ile birlikte incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Makine-temel dinamik analizini daha gerçekçi çözümlemek amacıyla zemin etkisi de göz önüne alınarak 3 boyutlu sonlu elemanlar modeli oluşturulup, ANSYS Workbench sonlu elemanlar yazılım programında modelleme ve dinamik analizler yapılmıştır. Çalışmada, harmonik bir dinamik zorlayıcı yük üreten makinelerin, hem blok hem de çerçeve temelde mesnetlenmesi durumunda, farklı titreşim yalıtım malzemeleri kullanılarak, farklı zemin türleri için 3 boyutlu sonlu elemanlar analizi ile zamana bağlı dinamik cevapları incelenmiş ve karşılaştırılmıştır.
Dinamik kontrastlı meme MRG ile tip 3 boyanma eğrisi saptanan kitle lezyonlarının retrospektif değerlendirilmesi
Amaç: Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerden biridir. Memekanseri taraması için mamografi temel yöntemidir, ancak spesifisitesi düşüktür. MemeMRG morfolojik ve kontrastlanma özellikleri ile kitlenin tanımlanmasında yükseksensitivite ve spesifisite gösterebilir. Bu çalışmada amacımız, dinamik kontrastlı memeMRG ile tip 3 boyanma eğrisi saptanan kitle lezyonlarının morfolojik özelliklerini vebenign-malign ayırımını değerlendirmektir.Gereç ve Yöntem: Ocak 2005-Kasım 2009 tarihleri arasında dinamik kontrastlımeme MRG yapılıp kontrastlanma özelliği tip 3 olan ve biyopsi yapılan hastalarretrospektif olarak değerlendirildi. Meme MRG incelemeleri standart bilateral memekoili kullanılarak General Electric (signa HDxt) marka 1.5 T MR cihazı ilegerçekleştirildi. Hastalar tanıları, kitlenin hangi memede görüldüğü, kadranı, kitleboyutu, şekil, sınır ve sinyal özelliklerine göre sınıflandırıldı. Çalışmaya neoadjuvankemoterapi alan hastalar dahil edilmedi. Dinamik serilerde zaman-sinyal eğrisi içinkitlenin nekrotik olmayan kısmından en az 3 farklı noktadan alınan ölçümler kullanıldı.
Ankrajlı istinat duvarlarının statik ve dinamik analizi
Eğimli arazilerde zemini tabii şev açısından daha dik bir açıyla tutmak, zemini kaymaya karşı engellemek, binadaki borum kat perdelerini oluşturmak, köprülerdeki kenar ayak görevini yapmak, derin kazıların yan duvarlarını göçmeye karşı tutmak gibi amaçlar için düşey veya düşeye yakın açılarla yapılan yapılara istinat duvarları denilmektedir. Bu tez çalışması kapsamında; yüksekliği 5 metre olan TİP-1, yüksekliği 10 metre olan TİP-2, yüksekliği 15 metre olan TİP-3 ve yüksekliği 20 metre olan TİP-4 olmak üzere dört farklı tipte malzemeleri aynı olan fakat ebat genişlikleri değişen istinat duvarları seçilmiştir. Seçilen istinat duvarları kumlu zemin ve killi zemin etkisinde olmak üzere: TİP-1 istinat duvarında ankrajsız ve 1 sıra ankrajlı olma durumları; TİP-2 istinat duvarında ankrajsız , 1 sıra ankrajlı ve 2 sıra ankrajlı olma durumları; TİP-3 istinat duvarında ankrajsız , 1 sıra ankrajlı, 2 sıra ankrajlı ve 3 sıra ankrajlı olma durumları; TİP-4 istinat duvarında ankrajsız , 1 sıra ankrajlı, 2 sıra ankrajlı, 3 sıra ankrajlı ve 4 sıra ankrajlı olma durumlarının hem statik hem de dinamik analizleri yapılmıştır. Yapılan analizlerde yer altı su seviyesi çok derinde kabul edilmiştir. Analizler "Plaxis 8.2 Input" ve "Slide" programları kullanılarak yapılmıştır. Plaxis programında dinamik analiz için 2011 Van Depremi'nin dataları kullanılmıştır. Toptan göçmenin dinamik analizi için de Van İli'nin eşdeğer deprem katsayısı kullanılarak Slide programına tanımlanmıştır. Program çıktılarında çıkan sonuçlar istinat duvarı tiplerine göre karşılaştırılmıştır. Yapılan analizlere bakıldığında güvensiz olan istinat duvarlarına ankraj atılarak statik ve dinamik analizlerinin güvenli hale geldiği ya da ankrajsız haline göre deplasmanlarda farklılıklar görülmektedir. Zemin sınıfına bağlı olarak deplasman yönlerinde de farklılıklar görülmektedir. Atılan ankrajlar; dışa doğru olan deplasmanları azaltıcı yönde, içe doğru olan deplasmanları ise arttırıcı yönde etkilediği görülmektedir. Ankraj sıra sayısının arttırılması ve ankrajlar arasındaki mesafenin azaltılması ile dışa deplasman yapan istinat duvarlarında azaltıcı etki yaptığı, içe doğru deplasman yapan istinat duvarlarında ise arttırıcı etki yaptığı görülmektedir. Dinamik analizlerde, statik analizlerdeki durumların aynısı görüldüğü gibi tam tersi durumlar da görülmektedir.
Seismic performance improvement of steel buildings by using zipper braces
Ters V çaprazlar merkezi çapraz sistemlerin bir tipini oluşturmaktadır. Bu tür sistemlerin deprem performansı çoğunlukla birinci kat çapraz elemanların basınçta burkulmasına bağlıdır. Genellikle, şiddetli depremler altında bu sistemlerde yük tekrar dağılımı yeterli şekilde gerçekleşmemektedir. Literatürde bu problemin çözümü için fermuar tipi çapraz kullanımı önerilmektedir. Sunulan bu çalışmada, fermuar çaprazların değişik deprem kuvvetlerine maruz 3, 6 ve 8 katlı çelik binaların deprem davranışına etkisi incelenmiştir. Örnek binalar her yönde üç eşit açıklığa ve aynı kat planına sahiptir. Bu nedenle analizlerde iki boyutlu modeller kullanılmıştır. Mevcut yapıların yapısal davranışlarının iyileştirilmesinde tek ve çift fermuar çapraz uygulaması yapılmıştır. Yapıların analizinde doğrusal olmayan statik ve dinamik analizler gerçekleştirilmiştir. Dinamik analizlerde 1994 Northridge, 1999 Hector Mine ve 1999 Chi-Chi deprem kayıtları kullanılmıştır. Yapı yüksekliği boyunca fermuar çaprazların kullanımının yapıların deprem davranışı üzerinde önemli etkisinin olduğu, ayrıca, çapraz kullanımı ile mevcut yapıların göreli kat ötelenmesi ve yerdeğiştirme taleplerinde azalmalar olduğu görülmüştür.
Analysis assessment of rotatable multi-story building subjected to wind loading
The wind load of buildings with a height of more than 10 floors has a great effect on the building, so the orientation of the building is important in reducing the wind load. Furthermore, structures must be designed and built for stresses obtained in directions for critical wind forces. A place was chosen for the construction of a 12-storey building, 10 of which are duplicate and rectangular in shape. The eleventh floor is a circular form of reinforced concrete walls located in the center of the building and extending from the ground floor where the center of the building contains stairs and two elevators. The twelfth floor is an iron structure that can be rotated. The orientation of the building towards the UX direction was chosen to directly counter the wind. The imposing wind speed was 75 km/h. On this basis, this thesis focused on studying the behavior of the effect of wind on this building. Where the computer analysis was used on ETAPS 2016 which is a program to know the effect of the wind on the floor from the role and effect of the wind on it directly and on the floors below it. Where 8 iron blades were placed and installed around the iron rotor. 3 tests of the building were carried out, the fins were set at zero degrees in the first test and the fins were set at 15.30 degrees in the second and third test. To determine the best degree of wind resistance. We obtained the results of displacement and torque for three tests, and the best results were at the 30 degree.
UNECE R66.02 regülasyonuna göre dinamik analiz yazılımını kullanarak yapılan M3 kategori araç üst yapısının devrilme testinin bilgisayar simülasyonu
Devrilme en tehlikeli ve ölümcül araç kazalarındandır. Bu nedenle araç üreticileri, yolcu güvenliğini garanti altına almak için ürettikleri araçların üst yapısının sağlamlığından emin olmalıdır. Bu nedenlerden dolayı UNECE R66 yönetmeliği ilk olarak 1997 yılında yayınlanmıştır. Bu çalışmada, aracın üst yapısının direncini ve yolcu yaralanma risklerini değerlendirmek için M3 kategorisindeki bir otobüsün devrilme kazasında mukavemeti ve yapısal davranışı simüle edilmiştir. Söz konusu sanal devrilme simülasyonu analizi, UNECE (Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu) 66.02 numaralı yönetmeliğinin güvenlik yönetmeliğine göre yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Araç Devrilmesi, UNECE R66, Araç Üst Yapısının Dayanma Gücü, Sanal Araç Devrilme Analizi, Kategori M3 Araç Devrilmesi, Otobüs Devrilmesi, Sonlu Eleman Analizi
Deniz boru hatlarının değişik tasarım tipleri ve dinamik modellemesi
Deniz ortamında askıda, tabana serbest oturan ve zemine gömülü boru hatlarının dinamik analizi yapılarak elde edilen sonuçlar arasında maksimum deplasmanlar bakımından bir karşılaştırma yapılmıştır. Yapılan bu analizle dış etkenler bağlamında en uygun tasarım seçeneğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Deniz boru hatları deniz tabanının dalgalı ve kırıklı olması durumunda veya taban derinliğinin büyük olması durumunda askıda tasarlanabilir. Askıdaki boru hatları belirli aralıklarla mesnetlenerek boru üzerindeki yükler zemine zemine aktarılır. Deniz taban durumunun düzgün olması durumunda boru hattı tabana serbest oturan şekilde tasarlanabilir. Bu şekilde döşenen boru elastik zemine oturan boru problemi mantığıyla çözülebilir. Bir diğer tasarım yöntemi olan zemine gömülü borular ise deniz ortamında boru hattına zarar verecek veya boru hattının stabilitesini etkiyecek dış etkenlerden korunmak amaçlı yapılan tasarımlardır. Yapılan bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konu hakkında giriş bilgisi verilmiş tasarım tiplerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde deniz ortamında boru hatlarına etkiyen dalda kuvvetlerinin hesap edildiği denklemlerden bahsedilmiş, sığ, orta ve derin sularda kullanılacak dalga hız ve ivme kuvvetlerinin veren bağıntılardan ve bunlardan elde edilen hidrodinamik kuvvetleri hesaplayan denklemlerden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise dinamik çözümde kullandığımız yöntem olan genelleştirilmiş tek serbestlik dereceli sistemden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde boru hattının stabilite hesabında kullanılacak olan kuvvetler, kuvvetleri veren bağıntılar ve bu kuvvetlerin maksimum veya minimum alabileceği eşik değerlerin hesap yöntemi gösterilmiştir. Beşinci bölümde ilk dört bölümde bahsedilen konuların pekiştirilmesi için üç ayrı tipte deniz boru hattı tasarlanmış, Genelleştirilmiş Tek Serbestlik Dereceli Sistem (TSDS) ve yapısal analiz programı ile elde edilen sonuçların uyumluluğu gösterilmiştir. Sonuçların uyumluluğundan sonra sistemin TSDS ile yapmış olduğu DeplasmanZaman grafiğinin denklemi eğri uydurma metodu ile belirlenerek sistemin konum ve zamanla değişen deplasman denklemi elde edilmiştir. 6. Bölümde ise farklı tipte tasarlanan boru hatlarının deplasmanları karşılaştırılmış ve tasarım tiplerinde karşılaşılan sorunlar veya faydalar hakkında kısa tespitlerde bulunulmuştur. Tasarımlarda zemine gömülü boru hattının en az deplasman yaptığı ve askıda boru hattının da en fazla deplasman yaptığı tespit edilmiştir. Deniz tabanına kısmen oturan boru hattı elastik zemininde katkısıyla deplasmanı askıdaki boru hattına oranla daha az değerde çıkmaktadır. Yanal deplasman olarak da askıdaki boru hatlarının en fazla deplasman değeri verdiği belirlenmiştir. Zemine gömülü boru hatlarında yanal dış kuvvet dikkate alınmadığı için deplasman yoktur.Anahtar Kelimeler; Deniz Boru Hattı, Dalga Kuvvetleri, Tek Serbestlik Dereceli Sistem, , Stabilite Analizi, Deniz-Boru-Zemin Etkileşimi
Design based on dynamic analysis of boom-stick group in backhoe loaders
Backhoe loader or backhoe loader machinery is a work machine equipped with a bucket on the tractor body in front and a small backhoe on the back. It is used in works such as loading, transporting and digging various materials. Since backhoe loader machines have versatile working capability, the positions of the parts that make up the design and the force values that occur in each position can differ. With the help of the free body diagram, the reaction forces at joints can be calculated with respect to time for any boom and stick position. However, it takes a long time to do this for positions corresponding to each time, and the presence of these variables makes it difficult to examine the boom and stick design group in terms of stress. In this study, which was carried out with the finite element method, the critical position determination of the backhoe design of a backhoe loader machine was made with the help of dynamic analysis at full capacity load. By taking the determined critical position as a reference, the parts to be reduced in weight were determined by static analysis. A total of 32 kg lighter backhoe group was designed and static, modal, vibration and shock analyses were applied to this new design, respectively. The lightweight backhoe design with the boundary conditions created with reference to military standards of MIL-STD-810G was structurally examined in detail and it was determined that it was durable under operating conditions. Keywords: Backhoe, boom, stick, FEA, dynamic, structural, modal, vibration, shock, shock, MIL-STD-810G
Genel serendip elemanların dinamik problemlere uygulanması
Genel Serendip Elemanlar, kenar düğüm noktaları rast gele yerleştirilmiş, birinci, ikinci ve üçüncü dereceden düğüm konfigürasyonlarına sahip, izoparametrik elemanlar olarak tanımlanır. İzoparametrik formülasyon yöntemi, gerçek eleman ile birim kare eleman arasında bir koordinat dönüşümü gerektirir. Gerçek elemanın kenar düğüm noktalarının eşit aralıklarla yerleştirilmediği durumlarda, sonlu eleman çözümlerinde dönüşüm bozuklukları olarak bilinen sapmalar oluşmaktadır. Bu dönüşüm bozuklukları kenar noktaları ayarlanabilen izoparametrik elemanlarla ortadan kaldırılabilmektedir.Bu çalışmada, Genel Serendip Elemanlar, geliştirilen bir bilgisayar programı yardımı ile dinamik problemlere uygulanmaktadır. Elemanların şekil fonksiyonları, kütle ve sönüm matrisleri bu bilgisayar programı yardımı ile elde edilmiştir. Bilgisayar programı ile, kenar düğüm noktalarının rast gele yerleştirilmesinden oluşan dönüşüm bozuklukları giderilmiştir. Ayrıca zamana bağlı yükleme yapılan ankastre bir kiriş, geliştirilmiş formülasyon ve standart formülasyon ile analiz edilmiş ve elde edilen deplasman değerleri karşılaştırılmıştır.
DevSecOps süreçlerinin çevikleştirilmesi: Dinamik log analiz yaklaşımı
Yazılım sektörü için her geçen gün artan esneklik ve performans artırım ihtiyacı günümüzde DevOps kavramını var etmiştir. Günümüzde DevOps sistemleri, güncel yazılım geliştirme süreçleri için çok büyük önem taşımaktadır. Güvenlik sektörünün de öneminin son yıllarda çok ciddi bir artış göstermesi de DevSecOps kavramının meydana çıkmasını sağlamıştır. Bu bağlamda sistemlerin kendilerine özgü yapılarına göre sürekli işleyen denetim, operasyon ve geliştirme süreçlerine dair otonom süreç bütünü esneklik ve performans artırımının düşük maliyetle sağlanabilmesi için çok kritik önem taşımaktadır. Bu tez çalışması kapsamında otonom olarak DevSecOps süreçlerini daha çevik bir şekilde tasarlamak amaçlanmıştır. Önerilen DevSecOps modeli, yazılımsal sistemlerin en kaliteli ve güvenli şekilde geliştirilmesi için güvenlik denetim mekanizmalarının sisteme özgü olarak oluşturulabilmesini hedeflemektedir. Önerilen sistem, otonom güvenlik denetim mekanizması için sunucu üzerinde bulunan loglardan faydalanarak öğrenme yapmaktadır. Bu öğrenme kapsamında sistem, üzerinde sömürülmesi muhtemel olabilecek zafiyetlere dair önlem almak üzere istatistiki sonuçlar vermektedir. Önerilen DevSecOps modelini doğru çalışması, ancak anormal durumların ve zafiyet karakteristiklerinin sürekli olarak tespit edilebilir olması durumunda mümkündür. Yapılan çalışmada önerilen DevSecOps modeline yönelik uygulanabilirliğin sınanması için, Docker kaynak kullanım istatistiklerini gösteren log dosyaları oluşturulmuştur. Bu log dosyaları analiz edilerek anormal durumların ve zafiyetlerin karakteristiğinin tespit edilebilirliğine dair, z-skor ve nokta çift serili korelasyon metotlarıyla analiz yapılarak bulgular oluşturulmuştur. Bulgulara göre varılan sonuç göstermektedir ki anormal durum tespitini ve zafiyet karakteristiğini loglar üzerinden tespit edebilmek mümkündür.
Yığma minarelerin dinamik analizi
Ülkemizde farklı dönemlere ait birçok tarihi eser döneminin üslup ve mimari anlayışını yansıtan önemli kaynaklar olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Günümüze kadar ulaşan bu eserlerden yığma minareler kültürel mirasın önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu kültürel mirası korumak ve gerekli önlemleri alarak gelecek nesillere aktarmak önemlidir. Tarihi yığma yapıların sonlu elemanlar metodu ile modellerinin oluşturulması ve analizlerinin yapılması zor ve karmaşıktır. Bu sebeple tarihi yapılar çok özenli ve dikkatli modellenmeli, uygun analizler yapılarak en doğru sonuca ulaşılmaya çalışılmalıdır. Bu tez çalışmasında, tarihi yapıların önemli bir parçası olan yığma minareler incelenmiştir. Sayısal uygulama için yığma malzeme ile Elazığ il merkezinde inşa edildiği düşünülen yığma bir minare örneği dikkate alınmıştır. Minare üç boyutlu olarak ANSYS sonlu eleman programı kullanılarak modellenmiş ve modellemede makro modelleme yöntemi tercih edilmiştir. Minarenin ilk olarak kendi ağırlığı altında statik analizi yapılmış daha sonra dinamik karakteristikleri elde etmek için modal analizi gerçekleştirilmiştir. Minarenin dinamik analiz için zaman tanım alanında analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla 1999 Kocaeli, 2003 Bingöl ve 2011 Van depremlerinin ivme kayıtları kullanılmıştır. İvme kayıtları minarenin bulunduğu konum dikkate alınarak ölçeklendirilmiştir. Dinamik analizler neticesinde minarede elde edilen yerdeğiştirme ve gerilme değerleri sunulmuştur. Analizler sonunda minarenin x ve y doğrultularında en büyük yerdeğiştirme değerleri sırasıyla 2011 Van ve 2003 Bingöl depremlerinde elde edilmiştir. Gerilme için en büyük değerler ise 2003 Bingöl depremi altında bulunmuştur.
Tarihi yığma köprülerin farklı depremler altında doğrusal analizi: Murat Bey köprüsü örneği
Türkiye geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetlere ait çok sayıda tarihi yığma köprü bizlere miras olarak kalmıştır. Köprüler insanoğlunun doğaya karşı hayatta kalabilme, işlerini daha kolaylaştırma, aşılmazı aşma gayretinin en önemli örneklerinden biridir. Köprülerin yapım amacı birbirinden uzak herhangi iki yer arasındaki açıklığı aşıp; insanların, hayvanların ya da araçların geçmesine olanak tanımaktır. Tarihi köprüler geçmişten günümüze yapıldığı dönemin dünya görüşünü, estetik duygularını, teknolojiyi kullanma biçimini anlamamıza da yardımcı olmaktadır. Ülkemizin genel olarak deprem kuşağında yer aldığı düşünülürse bu köprülerin deprem etkilerine karşı davranışı ve bu etkiler karşısında gösterdiği dayanımın bilinmesi inşaat mühendisliği açısından oldukça önemlidir. Bu tez çalışmasında, köprülerin bu özelliklerinden yola çıkarak ülkemizdeki tarihi köprüler hakkında genel bir araştırma yapılıp, Anadolu üzerinde farklı uygarlıkların yapmış olduğu tarihi yığma köprüler hakkında kısa bir bilgi verilmiştir. Sayısal çalışma amacıyla 1460 yılında inşa edilen Kütahya ilindeki tek açıklıklı Murat Bey köprüsü dikkate alınmıştır. Köprü üç boyutlu olarak SAP2000 sonlu eleman programı yardımıyla modellenmiş ve modellemede makro modelleme yöntemi esas alınmıştır. Köprünün dinamik karakteristikleri modal analiz yöntemi ile elde edilmiştir. Öncelikle köprünün kendi ağırlığı altında statik analizi yapılmıştır. Daha sonra köprünün sismik değerlendirilmesi için zaman tanım alanında dinamik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla; 1998 Adana, 2003 Bingöl, 2011 Van ve 2020 Elazığ depremlerinin ivme kayıtları dikkate alınmıştır. Yapılan dinamik analizler sonucunda köprüde meydana gelen yer değiştirme ve gerilme grafikleri incelenmiştir. Tarihi köprüde en büyük yer değiştirme ve gerilme değerleri 2011 Van depremi ivme kayıtlarından elde edilmiştir.