Education programs

804 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin eğitim programı okuryazarlığı, öğretmen liderliği ve teknopedagojik alan bilgisi düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin eğitim programı okuryazarlığı, öğretmen liderliği ve teknopedagojik alan bilgisi düzeylerini belirlemek, bu üç değişken arasındaki ilişkiyi incelemek ve farklı değişkenler açısından nasıl bir değişim gösterdiğini tespit etmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama ve ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri 2023-2024 öğretim yılında Kahramanmaraş ilinde farklı branş ve kademelerde görev yapan 404 öğretmenin katılımıyla toplanmıştır. Araştırmada veriler Bolat (2017) tarafından geliştirilen "Eğitim Programı Okuryazarlığı Ölçeği", Akyürek ve Özdemir (2021) tarafından güvenirlik ve geçerlik analizi yapılarak Türkçe'ye uyarlanan "Öğretmen Liderliği Ölçeği", Horzum ve Öztürk (2011) tarafından güvenirlik ve geçerlik analizi yapılarak Türkçe'ye uyarlanan "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği" ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" araçlarıyla elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Veri analizi konusunda betimsel istatistikler, pearson korelasyon analizi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) faydalanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin eğitim programı okuryazarlığı, öğretmen liderliği ve teknolojik pedagojik alan bilgisi ölçeklerinden yüksek düzeyde puanlar aldığı görülmektedir. Ayrıca üç değişkenin birbirleriyle olan ikili ilişkileri incelenmiş ve orta düzeyde ve pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin eğitim programı okuryazarlığı, öğretmen liderliği ve teknopedagojik alan bilgisi düzeyleri ile cinsiyet, hizmet süresi, mezun olunan fakülte türü, görev yaptıkları okul kademesi, öğretmen liderliği üzerine hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmazken; eğitim durumu, branş, mesleki eğitimlere katılma sıklığı, alanındaki yayınları takip etme sıklığı, eğitim teknolojilerini kullanım düzeyi, eğitim programı okuryazarlığı üzerine hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerine göre ise anlamlı bir farklılık bulunduğu tespit edilmiştir.

Eğitim programları
Furkan Perçemkaya
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka okuryazarlığı: Ortaokul öğrencileri için öğretim programı geliştirme ve ölçek uyarlama

Teknolojideki hızlı gelişmelerden biri olan yapay zekâ alanında bireylerin çağın gereksinimlerine uyum sağlayabilmesi gerekmektedir. Bu durum yapay zekâ okuryazarlığı becerisine olan ihtiyacı karşımıza çıkarmaktadır. Alanyazın da yapay zekâ eğitimine ilişkin çalışmaların yönelik araştırmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Yapay zekâ okuryazarlığına yönelik ölçme araçlarının da gelişme aşamasında olduğu görülmüştür. Bu çalışma, ortaokul düzeyinde bir yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programının geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesini kapsar. Çalışmada nitel ve nicel verilerin toplanılarak her iki deseni içeren karma yöntem deseni kullanılmıştır. Yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programı geliştirme süreci nitel desende gerçekleştirilmiştir. Kim ve Lee (2022) ile Sun ve Ahn (2022) tarafından geliştirilen yapay zekâ okuryazarlığı ve yapay zekâya yönelik tutumları ölçen ölçekler, yapay zekâ okuryazarlığı ölçeği (YZOÖ) ve yapay zekâya karşı tutum ölçeğinin (YZÖTÖ) dilsel eşdeğerlik süreci aracılığıyla Türkçe' ye uyarlanmıştır. Uyarlanan bu ölçekler 420 öğrenciye uygulanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizleri (DFA) ve güvenilirlik testleri, yapay zekâ okuryazarlığı ölçeği (YZOÖ) ve yapay zekâya karşı tutum ölçeğinin (YZÖTÖ) geçerli ve güvenilir sonuçlar sağlayacağını göstermiştir. Yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programının uygulaması ve değerlendirilmesi aşamasında nicel araştırma desenlerinden deneysel model uygulanmıştır. Araştırmada ön test-son test zayıf deneysel model seçilmiştir. Çalışma grubu, İstanbul'daki Alparslan Ortaokulu 24 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma 7. sınıf Teknoloji Tasarım dersinde altı hafta boyunca yürütülmüştür. Programın değerlendirmesinde öğrencilerin yapay zekâ okuryazarlık seviyelerinde bakılarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Çalışmaya katılan öğrencilerin yapay zekâya karşı tutumları tespit edilmiştir. Yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programı öğrencilerin yapay zekâ okuryazarlığı ve yapay zekâya karşı tutumları üzerinde olumlu bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Geliştirilen yapay zekâ okuryazarlığı öğretim programı, yapay zekâ alanında en temel teknik bilgi ve becerilerin kazandırmasının yanında öğrencilerin yapay zekânın toplumsal etkileri, etik sorunları ve potansiyel riskleri hakkında bilinçlenmesini sağlamıştır.

Eğitim programları
Elif Ece Er
Süleyman Demirel University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Aday öğretmenlerin MEB aday öğretmen yetiştirme programına yönelik tutumlarının ve mesleki öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, Siirt il merkezi ve ilçelerine bağlı devlet okullarında (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) aday öğretmen olarak görev yapan öğretmenlerin aday öğretmenlik programı ile ilgili tutumlarının ve özyeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmada aday öğretmenlerin 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Yetiştirme Programına yönelik tutumlarının ve mesleki özyeterlik inançlarının belirlenmesi amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Siirt il merkezi ve ilçelerinde görev yapan 587 aday öğretmen oluşturmaktadır. Tüm aday öğretmenlere ulaşılmış ve olumlu dönüt alınan toplam 476 kişi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Aday Öğretmen Bilgi Formu", "Aday Öğretmen Tutum Ölçeği" ve "Öğretmen Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Aday öğretmenlerin kişisel bilgilerinin dağılımı frekans ve yüzde ile gösterilmiştir. Araştırmada kullanılan Aday Öğretmen Tutum Ölçeği ve Öğretmen Özyeterlik Ölçeğinden alınan puanların normal dağılıma uyma durumlarının incelenmesinde Kolmogorov-Smirnov testi yapılmış olup, her iki ölçekten elde edilen puanların normallik şartını sağlamadığı belirlenmiştir. Bu sebeple gruplar arası farklılığın araştırılmasında nonparemetrik testler kullanılmış olup, Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testine başvurulmuştur. Üç ve üçten fazla gruplu değişkenlerde farklılaşan grupların tespitinde parametrik olmayan çoklu karşılaştırma testlerinden Dunn's testi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde %95 güven aralığı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak Siirt ilinde görev yapan aday öğretmenlerin; 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Programına yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu ve mesleki öz yeterliklerini yüksek düzeyde algıladıkları belirlenmiştir. Ayrıca aday öğretmenlerin çeşitli değişkenlere göre özyeterlik ve tutumlarının anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aday Öğretmen Yetiştirme Programı, Mesleki Öz Yeterlik, Aday Öğretmenlik

Aday öğretmenlerEğitim programlarıMesleki yeterlilik+4
Abdusselam Acar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şark medreseleri ders müfredatı

İslam'ın ilk dönemlerinde eğitim-öğretim câmî merkezli olup, ilerleyen dönemlerde müstakil birer kurum olarak medreseler inşâ edilmeye başlanmıştır. Medreseler İslam dünyasında genellikle orta ve yükseköğrenim kurumları olarak faaliyet göstermişlerdir. Anadolu'daki medrese faaliyetleri ilk olarak Anadolu Selçukluları ile başlamış, beylikler döneminde de birçok medrese yapılmıştır. Osmanlı Devleti ile zirveye ulaşan medreseler, Cumhuriyet Dönemi'nde kapatılmıştır. Ancak bu dönemde de medreseler küçük çaplı da olsa gayr-ı resmi olarak faaliyet göstermeye devam etmişlerdir. Çalışmanın birinci bölümünde İslam tarihinde medreselerin genel olarak geçmişi, Şark medreseleri, bu medreselerdeki eğitim-öğretim faaliyetleri, öğretim yöntemleri, eğitim kadrosu ve günlük yaşam incelenmiştir. İkinci bölümde de Şark medreselerinde okutulan ilimler, müfredattaki ders kitapları, kitapların içerikleri ve bu kitapların müellifleri hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Medrese, Şark Medreseleri, Eğitim, Müderris, Müzakere, Müfredat.

Ders kitaplarıDers programlarıEğitim+3
Abdullah Gökalp
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin öğretim programlarına ilişkin farkındalıklarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin öğretim programı farkındalıklarının bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alt boyutları bakımından belirlenmesidir. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile desenlenen bu araştırmanın örneklemi, Siirt ili merkez ve ilçelerinde görev yapmakta olan 417 okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından bu araştırma kapsamında geliştirilen, geçerlilik ve güvenilir kanıtları ortaya konan Öğretim Programı Farkındalık Ölçeği (ÖPFÖ) ile çevrim içi platformlar aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız örneklemler t Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA); nonparametrik testlerden Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis H Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin öğretim programına ilişkin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor farkındalıklarının cinsiyetlerine, branşlarına, eğitim durumlarına, çalıştığı eğitim kademesine ve unvanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma göstermediği saptanmıştır. Buna karşın, öğretmenlerin öğretim programı bilişsel ve duyuşsal farkındalıklarının kıdem sürelerine göre istatistiksel olarak farklılaşma gösterdiği, kıdem süresi arttıkça bilişsel ve duyuşsal farkındalık düzeylerinin de artış gösterdiği bulunmuştur. Ayrıca, öğretmenlerin öğretim programına yönelik bilişsel, duyuşsal ve psikomotor farkındalıkları ile mezun oldukları fakülte türü ve çalıştıkları okul türü arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, eğitim fakültesinden mezun olan öğretmenlerin diğer fakültelerden mezun olanlara kıyasla, özel okullarda çalışan öğretmenlerin ise devlet okullarında çalışan öğretmenlere kıyasla öğretim programına yönelik bilişsel, duyuşsal ve psikomotor farkındalıklarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan öğretmenlerin öğretim programına yönelik farkındalıklarının genel durumuna bakıldığında ise öğretmenlerin hem genel hem de alt boyutlardaki (bilişsel, duyuşsal ve psikomotor) farkındalıklarının yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilişsel farkındalıkDuyuşsal farkındalıkEğitim programları+5
Ömer Pektaş
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

2013 okul öncesi eğitim programının Eisner'in eğitsel eleştiri modeline göre değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı 2013 okul öncesi eğitim programını Eisner'in eğitsel eleştiri modeli ile değerlendirerek programın mevcut durumunun etkililiğini tespit etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup durum çalışması deseninden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında, Siirt ve Batman illerinde farklı okul türlerinde görev yapmakta olan 30 okul öncesi öğretmeni ile Türkiye'deki farklı devlet üniversitelerinde görev yapan ve okul öncesi eğitim alanında uzman olan 10 akademisyen oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örneklemine göre seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz yöntemi kullanılarak eğitsel eleştiri modelinin "betimleme", "yorumlama", "değerlendirme" ve "temalaştırma" alt boyutları dikkate alınarak bulgular sunulmuştur. Araştırma sonucunda okul öncesi eğitim programı, öğretmen ve akademisyenler tarafından eleştiriler gelse de genel olarak yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcı gözlem sonucunda öğretmenlerin programı uygulama konusunda problemler yaşadıkları tespit edilmiştir. Akademisyenlerin program ile ilgili teorik çerçeveye hâkim olduğu ancak programın uygulanmasına yönelik görüş farklılıklarının olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir.

Eğitim programlarıEğitsel eleştiri modeliOkul öncesi eğitim+1
Ayşegül Canbaz
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarda değerlerin ebeveyn ve öğretmen görüşleri ile okul dokümanları bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı: okul öncesi çocuklarda değerlerin ebeveyn ve öğretmen görüşleri ile okul dokümanları bağlamında incelenmesidir. Araştırma kapsamında nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanıldığından karma araştırma yöntemlerinden eş zamanlı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda tarama modeli, nitel boyutunda ise olgubilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel örneklemini, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile belirlenen, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Van ilinde okul öncesi eğitime devam eden 3-6 yaş grubundaki çocukların ebeveyn ve öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma; altı ilkokul ve üç özel okul bünyesinde bulunan anasınıfları ile dört bağımsız anaokulunda eğitim gören 570 çocuğun ebeveyn ve öğretmenleri ile yapılmıştır. Araştırmanın nitel örneklemini ise maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak MEB'e bağlı kurumlarda çalışan 10 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde bir diğer grubu ise altı ilkokul ve üç özel okul bünyesinde bulunan anasınıfları ile dört bağımsız anaokulunun sınıflarında bulunan; okul ve sınıf panoları, okul duvarları ve öğretim materyalleri oluşturmaktadır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde; Bağımsız Örneklem t Testi ile Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analiz yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nicel bulgular incelendiğinde, veli görüşleri bağlamında okul öncesi çocukların sahip olduğu değerler; anne çalışma durumu, evde internet olma durumu, çocukla kitap okuma durumu ile okul türü anlamlı değişkenlerken, cinsiyet ve kendine ait oda durumunun anlamlı değişkenler olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmen görüşleri bağlamında okul öncesi çocukların sahip olduğu değerlerde ise cinsiyet, anne çalışma durumu, evde internet olma durumu ile okul türü anlamlı değişkenlerken, kendine ait oda ile çocukla kitap okuma durumunun anlamlı değişkenler olmadığı sonucu görülmüştür. Araştırma sonucunda nitel bulgulardan elde edilen sonuçlar incelendiğinde ise katılımcıların belirtikleri görüşler genel olarak; öğretim araçlarında değer unsurları, öncelikli değerler, materyallerde değer unsurları, değer eğitiminde öğretmen unsuru, değer eğitiminde aile unsuru ve değer eğitiminde okul unsuru olmak üzere altı başlık altında toplandığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, Değerler Eğitimi, Değerler, Karma Desen.

DeğerlerDeğerler eğitimiEğitim programları+2
Önder Cangir
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin ölçme değerlendirme araç kullanım sıklığı ve yeterliliklerine ilişkin karma bir araştırma

Bu araştırmada okul öncesi öğretmenlerinin ölçme değerlendirme araç kullanım sıklığının ve yeterliliklerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Karma araştırma yöntemlerinden eşzamanlı üçgenleme modelinin kullanıldığı araştırmanın nicel boyutu kısmında ilişkisel tarama modeli, nitel boyutu kısmında ise olgubilim modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutundaki katılımcıları Siirt ilinde görev yapan basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen gönüllü 124 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Nitel boyutundaki katılımcıları ise Siirt ilinde görev yapan maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenen gönüllü 15 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunun verileri araştırmacının geliştirmiş olduğu yapılandırılmış anket formu yoluyla oluşturulmuştur. Nitel boyutunun verileri ise, araştırmacının geliştirmiş olduğu yarı yapılandırılmış görüşme formu yoluyla oluşturulmuştur. Verilerin analizinde nicel boyutta betimsel analizler ve korelasyon analizi, nitel boyutta ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu kapsamında; okul öncesi öğretmenlerinin en çok yeterli oldukları ölçme değerlendirme aracının gelişim raporu olduğu, en sık kullandıkları ölçme değerlendirme aracının ise aylık plan olduğu belirtilmiştir. Ayrıca okul öncesi öğretmenlerinin ölçme değerlendirme araçlarında yeterlilik düzeyleri ile kullanım sıklıkları arasındaki farkın en çok standart testler aracında görüldüğü ve aralarında istatistiksel olarak orta düzeyde bir ilişkinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Programda yer alan ölçme değerlendirme araçları dışında öğretmenlerin kendilerinin oluşturdukları araçlar da tespit edilmiştir. Nitel boyutu kapsamında ise okul öncesi öğretmenlerin ölçme değerlendirmeyi genellikle öğrencilerin gelişim düzeylerini takip etme amacıyla kullandıkları, bu süreçte geleneksel araçlardan da çağdaş araçlardan da yararlandıkları, uygulamada zaman yetersizliği ve evrak doldurma yükü gibi birtakım problemlerle karşılaştıkları, süreç boyunca ailelerden çocukları tanımaya yönelik bilgiler edindikleri ve ölçme değerlendirme sonuçlarını ailelerle veli daveti, telefon görüşmesi, portfolyo, veli toplantısı gibi farklı yöntemler kullanarak paylaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ölçme değerlendirme araçları ile ilgili kaynak çeşitliliğinin arttırılması, ölçme değerlendirme araçlarına yönelik gerekli denetimlerin yapılması, uygulama boyutunda etkili olan nedenler tespit edilerek araştırılması, okul öncesi eğitim programının ölçme değerlendirme araçları kapsamında güncellenmesi, okul-aile iş birliğinin sağlanması ve aile katılım çalışmalarının arttırılması gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Programı, Ölçme Değerlendirme, Ölçme Değerlendirme Araçları

Eğitim programlarıOkul öncesi eğitimÖlçme-değerlendirme+1
Zeynep Bayram Tülek
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk eğitim sisteminde Cumhuriyet'in ilk yüzyılında (1923-2023) uygulanan okul öncesi eğitim programlarının analizi

Bu çalışmada Cumhuriyet tarihi süresince uygulanan altı okul öncesi eğitim programı Posner'ın (2004) program analizi boyutlarına uygun olarak analiz edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden "doküman analizi" deseninden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen nitel veriler betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın birincil veri kaynağı Türkiye'de 1923-2023 tarih aralığında uygulanan okul öncesi eğitim programlarıdır. İkincil veri kaynakları ise okul öncesi eğitim programlarına yönelik hazırlanan raporlar, tezler ve araştırma makalelerinden oluşmaktadır. Araştırmanın amacı, 1952 yılında hazırlanan ilk anaokulu yönetmeliği programından 2013 yılından itibaren uygulanan son okul öncesi eğitim programına kadar geçen sürede, programların vizyon ve misyonlarını, içerik dönüşümünü bütüncül bir bakış açısı ile ortaya koymaktır. Araştırmadan elde edilen bulgularda; programların güncellenmesinde belirli bir periyodun takip edilmediği görülmüştür. 2002 yılından itibaren program öğelerinin değişme sıklığının azaldığı görülmüştür. 2002 yılından itibaren okul öncesi eğitim programlarında vizyon ile ilgili maddeler değiştirilmemiştir. Okul öncesi eğitim programlarında amaç/hedef ve çocuklar için öğrenme merkezlerine yönelik ifadelerde süreklilik sağlanamamıştır. 2006 yılından itibaren programlarda sarmal program yaklaşımı benimsenmiştir. Okul öncesi eğitim programlarında değerlendirmeye yönelik bilgiler 1994 programından itibaren sunulmaktadır. Elde edilen veriler yoluyla, okul öncesi program geliştirme çalışmalarının geçmişi ayrıntılı bir akış içerisinde gösterilmiştir ve gelecekte hazırlanacak program geliştirme çalışmalarına verimliliği arttırmaya yönelik öneriler sunulmuştur.

Erken çocuk eğitimiEğitim programlarıOkul öncesi eğitim+2
Büşra Günal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de fen bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesi, gelişimi ve eğilimler (1923-2023)

Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki 1923-2023 yılları arasında uygulamaya koyulan ilkokul Fen Bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesini, gelişimini, değişimini ve eğilimlerini; programın bileşenleri açısından incelemektir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yöntemi, deseni doküman analizi desenidir. Çalışmanın verilerini Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte uygulanan ve uygulanmakta olan ilkokul fen bilimleri dersi öğretim programlarının yazılı metinleri oluşturmuştur. İlgili dokümanlardan elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniği ile incelenmiştir. Alan yazında öğretim programlarının bileşenleri temele alınarak programda ilgili bileşenlerle bağlantılı olan kategoriler oluşturulmuştur. Program bileşenleri açısından; (1) dersin adı, (2) program geliştirme sıklığı, (3) program geliştirme ilkeleri, (4) program geliştirmeyi gerekli kılan nedenler, (5) program geliştirme ekibi, (6) temel eğitim felsefeleri, (7) program tasarımı yaklaşımları, (8) program geliştirme modelleri, (9) hedef yazma yaklaşımları, (10) içerik düzenleme yaklaşımları, (11) öğrenme-öğretme yaklaşımları, (12) ölçme-değerlendirme yaklaşımları olmak üzere 12 kategori belirlenmiş ve belirlenen kategorilere göre analiz yapılmıştır. Programlarda ders isimlerinin yıllara göre değişiklik gösterdiği, programların geliştirilmesi ve güncellenmesinde belirli bir sistem izlenmediği, program geliştirme ilkelerinin çoğunlukla gözetilmediği ancak en fazla 1926 Programında program geliştirme ilkelerine yer verildiği, programlarda program geliştirme ekibinde görev alan kişilere 2004 Programı dışında yer verilmediği, program geliştirme modellerinin bu programlarda uygulanmadığı ancak Millî Eğitim Bakanlığı'nın geliştirdiği program geliştirme modelinin uygulandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: program geliştirme, eğitim programları, program tarihçesi, fen bilimleri dersi öğretim programı

Eğitim programlarıEğitim tarihiFen bilgisi dersi+6
Sedef Apaydın
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iktidar değişimlerinin eğitim programlarına yansımaları üzerine bir inceleme (1936-1986)

Bu çalışmada Türkiye'de tek parti dönemi, çok partili hayata geçiş ve sonrasındaki iktidar değişimleri, 1960 darbesi ve 1986 yılına kadar olan koalisyon dönemleri ile değişen ilkokul programları arasındaki ilişkinin siyaset, iktidar ve öğretim programları kavramları çerçevesinde incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan doküman analizi olarak tasarlanmıştır. İktidar değişimleri, koalisyon dönemleri ve 1960 darbesinin, ilkokul programları ile ilişkisi doküman analiziyle incelenmiştir. Bu kapsamda 1936, 1948, 1962 ve 1968 yılları ilkokul programları üzerinde durulmuştur. Bunun yanı sıra siyasi parti programlarından elde edilen veriler betimsel analiz ile irdelenmiştir. Araştırmanın veri setini oluşturan birincil dokümanlar ilkokul programları, siyasi partilerin seçim beyannameleri, bu partilerin parti programları ve hükümet programlarıdır. Türkiye siyasi tarihini anlatan belgeseller, kitaplar, gazeteler vb. belgeler ise ikincil dokümanlar olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye'de ilkokul programlarının değişmesi ile ülkenin siyasi dokusunda yaşanan değişiklikler arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Tek partili hayattan, çok partili hayata geçilmesi gibi önemli siyasi değişiklikler ile birlikte, ilkokul programda değişikliğe gidilmiştir. Türkiye'de koalisyon dönemlerinde, 1962 Programı hariç (bu dönemde neden programın değiştiği 1960 darbesi ile açıklanmaya çalışılacaktır), ilkokul programlarının değiştirilmediği gözlemlenmiştir. Son olarak bir siyasi parti, meclise ciddi bir çoğunlukla geldiğinde yine ilkokul programlarının değiştiği görülmüştür. Bu değişikliklerin tamamı, seçimden ya da darbeden, aslında kısaca belirtmek gerekirse iktidarın el değiştirdiği andan itibaren yaklaşık 2-3 yıl içinde yapılmıştır.

Eğitim politikalarıEğitim programlarıEğitim tarihi+7
Feyzan Ece Albayrak
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Language assessment literacy level and needs of in-service EFL teachers in Turkey

The current research study aimed to examine the LAL levels and training needs of in-service EFL teachers who work in different formal and non-formal education institutions. To that end, training in LTA in undergraduate ELT programs and certain areas they perceive a need for training were investigated. Besides, it aimed to investigate whether training needs in LTA of them differ based on the type of institution and grade level they teach at, their level of experience and education. Their experience concerning LTA practices in classroom was also explored. The study employed a sequential explanatory mixed method design. Both quantitative (questionnaire) and qualitative (interview) data were collected from EFL teachers from different education settings in Turkey. Quantitative data collected from 300 in-service EFL teachers was analyzed using descriptive and inferential statistics. Subsequently, qualitative data collected from 20 in-service EFL teachers to triangulate and clarify questionnaire findings was analyzed utilizing coding and categorizing procedures. The results indicated that the training that they received in four domains of LTA was not adequate and the need for intermediate level of further training was expressed. The findings of the qualitative data also demonstrated that LTA training is not evaluated as sufficient by most of them and the course in LTA did not address the fundamental concepts of LTA adequately. Furthermore, they view the acquisition of expertise in LTA as essential for improving the overall quality of education. Considering these findings and the importance of LAL for EFL teachers, implications and suggestions were provided.

Branch teachersAssessment literacyTraining needs+7
Gamze Sarıyıldız Canlı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Disiplinlerüstü çevre eğitim programının ortaokul öğrencilerinin çevre bilincine etkisi

Çevre sorunları her geçen gün artmakta ve etkileri hayatımızı doğrudan etkilemektedir. Bu sorunların ortadan kalkması için tek çözüm bilinçli bir toplumdur. Bilinçli bir toplum ise küçük yaştan itibaren başlayan, tüm disiplinleri içeren, gerçek yaşam sorunlarını ele alan çözüm odaklı bir eğitimle mümkündür. Bu araştırmada; sürdürülebilir bir dünya için disiplinlerüstü yaklaşımla hazırlanan bir çevre eğitim programının, öğrencilerin çevre bilincine etkisi incelenmek istenmiştir. Program, 2021–2022 eğitim-öğretim yılında uygun örnekleme yöntemiyle seçilen bir kamu ortaokulundaki 5, 6 ve 7. sınıf öğrencilerine farklı branşlardan öğretmenler tarafından uygulanmıştır. Programda çevre sorunları yedi temaya ayrılmış ve temalara uygun toplamda 63 etkinliğin uygulama süresi 9 ay sürmüştür. Araştırmaya katılan öğrenci sayısı 385, öğretmen sayısı ise 30'dur. Çalışmanın nicel boyutunda öğrencilere çevre bilinci anketi ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerden araştırmacı tarafından geliştirilen etkinlik değerlendirme formu ile etkinlikleri değerlendirmeleri istenmiştir. Nitel boyutta ise çevre eğitimi programına tabi tutulan öğrencilerin ve öğretmenlerinin görüşleri alınmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin kullanıldığı nitel kısımda, her sınıf düzeyinden onar öğrenci olmak üzere toplam 30 öğrenci (15 kız ve 15 erkek) ve 10 öğretmenle görüşülmüştür. İçerik analizi yoluyla elde edilen bulgulara göre, programın hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin çevre bilgisi, tutum ve davranışları üzerinde olumlu etkileri olmuştur. Nicel bulgular da bu bulguyu desteklemiştir. Öğrencilerin çevre bilinci testinin tüm boyutlarından aldıkları puanlar son test lehine anlamlı farklılık göstermiştir. Sonuçlar doğrultusunda, çevre eğitimin tek bir dersle ilişkilendirildiği çalışmalar yerine tüm branşları içeren uzun soluklu bir program uygulanması önerilmektedir. Bu çalışmanın, bu öneri doğrultusunda uygulayıcı öğretmenlere örnek teşkil ederek alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Disiplinler üstü eğitimEğitim programlarıOrtaokul öğrencileri+7
Gizem Özdemir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocukluk eğitimcilerine yönelik hazırlanan ön yargısız eğitim programının öğretmenler ve çocuklar üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin Ön Yargısız Eğitime yönelik bilgilerini incelemek, Ön Yargısız Eğitim Programı'nın öğretmenlere olan etkilerini incelemek, Ön Yargısız Eğitim Programı'nın çocuklara etkilerini incelemektir. Araştırma karma araştırma desenlerinden iç içe karma desen özelliği göstermektedir. Katılımcılar uygun örnekleme yöntemi kullanılarak araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada öncelikle okul öncesi öğretmenlerinin Ön Yargısız Eğitime yönelik bilgi ve ihtiyaçları incelenmiştir. İhtiyaç analizine 54 okul öncesi öğretmeni katılım sağlamıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında uygulanan programın öğretmenler ve çocuklara olan etkisi incelenmiştir. İhtiyaç analizinde, katılımcılar görev yaptıkları yerler ile kendi kültürleri arasındaki benzerliklerin olumlu etkilerinin daha çok olduğunu, farklılıkların hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğunu belirtmişlerdir. Deney grubu öğretmenlerinin program uygulandıktan sonra Ön Yargısız Eğitime yönelik tutumlarının ve Öz farkındalıklarının arttığı; izleme testinde de bu tutumun ve farkındalığın korunduğu bulunmuştur. Deney grubunda yer alan çocuklar cinsiyet, aile ve sosyal yapı, engel ve kültürel geçmiş alt boyutları ile toplam puanları ön ve son testlerde farklılaşmakta; son testlerde daha yüksek tutum sergilemektedirler. Benzer şekilde, izleme testinde de toplam puan ile cinsiyet ve aile ve sosyal yapı alt boyutları son testlerine göre yükselmiş olup; engel ve kültürel geçmiş alt boyutlarında farklılık bulunmamaktadır. Kontrol grubunda yer alan çocukların program öncesi ve sonrası farklılıklara saygı tutumlarında cinsiyet ve aile ve sosyal yapı alt boyutlarında ve toplam puanda anlamlı farklılık bulunmamıştır. Engel ve kültürel geçmiş alt boyutlarında ise anlamlı farklılık bulunmuştur. Bu bulgulara göre, Ön Yargısız Eğitim Programının öğretmenler ve çocuklar için etkili olduğu saptanmıştır.

Erken çocuk eğitimiEğitim programlarıFarklılıklara saygı+4
Çağla Bal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk gelişimcilerin hastaneye hazırlayıcı eğitim programları ile ilgili görüşlerinin ve kullanım durumlarının incelenmesi

Bu araştırmada, hastanede çalışan çocuk gelişimcilerin hastaneye hazırlayıcı eğitim (HHE) programları ile ilgili görüşlerinin ve kullanım durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Karma araştırma yöntemine göre yürütülen araştırmada kartopu örnekleme yöntemi kullanılmış ve hastanede çalışan 152 çocuk gelişimciye ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak literatür taraması sonucunda 5 alan uzmanı ve 2 istatistik uzmanından görüş alınarak oluşturulan "Hastaneye Hazırlayıcı Eğitim Programları Görüş Formu" kullanılmıştır. Görüş formu; bütün katılımcıların cevaplandırması gereken demografik ve genel bilgiler, HHE programı uyguladığını belirten katılımcıların programlarına ait özel bilgiler, HHE programı uygulamadığını belirten katılımcıların yanıtladığı bilgiler ve bütün katılımcılara yönelik sorulan açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Veriler betimsel istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre; 152 katılımcıdan 4'ü hastane kreşi ve çocuk izlem merkezi gibi hastane dışı birimlerde görev yapmaktadır. İlgili birimlerde çalışan 148 çocuk gelişimciden HHE programları hakkında görüşler elde edilmiştir. Katılımcıların çoğunluğu lisans döneminde çocuk ve hastane dersi almış, sağlık kurum ve kuruluşunda staj yapma olanağı bulmuştur. Katılımcıların %42,1'i lisans eğitimi sırasında HHE programı hazırladığını, % 35,8'i HHE programlarıyla ilgili teorik konularda yeterli ancak uygulama konusunda yetersiz hissettiğini, büyük çoğunlukla hastanenin yoğunluğundan dolayı HHE programı uygulayamadıklarını bildirmiştir. Hastaneye hazırlayıcı eğitim programı uyguladığını belirten 4 katılımcının verileri nitel araştırma yöntemlerinden "içerik analizi" ile incelenerek "Çocuğun hastane yaşantısına tepkileri", "HHE programlarının faydaları" ve "HHE programlarının etkili kullanılması için çözüm önerileri" başlıklarında 3 ana tema ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar literatür ışığında tartışılmış ve yorumlanmıştır.

Eğitim programlarıHastanelerHastaneye hazırlayıcı eğitim programları+2
Polen Çıngıloğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

1923–2018 yılları arasında uygulanan Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarının analizi

Bu çalışmada, 1923-2018 yılları arasında uygulanan Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programları analiz edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi deseninden yararlanılmıştır. Araştırmanın birincil veri kaynağı 1923-2023 yılları arasında uygulamaya konulan ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarıdır. İkincil veri kaynakları ise Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarına yönelik hazırlanan tezler, raporlar, araştırma makalelerinden oluşmaktadır. Araştırmanın nitel verileri betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgularda, Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarının 1960 yılına kadar sık sık değiştirildiği sonrasında uzun bir dönem değiştirilmediği ve 2005 sonrasında da sıklıkla değişeme uğradığı görülmüştür. 2005 yılına kadar hazırlanan programların eğitim programlarında yer alması gereken tüm öğelere sahip olmadığı görülmüştür. 2005 yılından itibaren programlar, olması gereken tüm program öğelerini barındırmıştır. Bununla birlikte, 1929, 1957 ve 2005 programları incelenen programlar içerisinde, öğeleri ve perspektifleri açısından olumlu anlamda öne çıkmıştır. 1976 programı ise özellikle hedef ve içerik boyutunda olumsuz özellikleriyle öne çıkmıştır. Son yıllarda hazırlanan programlar, tüm öğeleri içerse de detaylıca incelendiğinde, bu öğelerin olması gerektiği gibi yapılandırılmadığı görülmüştür. Yapılan bu çalışmanın, ortaöğretim Türk dili ve edebiyatı dersi öğretim programlarının gelişimine ışık tutacağı ve bundan sonra yapılacak program geliştirme çalışmalarına fayda sağlayacağı düşünülmektedir

Eğitim programlarıProgram değerlendirmeProgram geliştirme+2
Çiğdem Demir
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çıraklıktan ustalığa: Eğitim Programları ve Öğretim doktora programlarına yönelik mezun görüşleri

Doktora eğitiminin "çırak" öğrenciyi, "usta" bilim insanına dönüştürme rolü geleneksel ve yaygın bir kanaattir. Olgubilim deseninde tasarlanan bu nitel çalışmanın amacı, Eğitim Programları ve Öğretim doktora programlarından (EPÖ) mezun olmuş öğrencilerin, kendilerini bilim insanı, akademisyen ve araştırmacı gibi hissettiren veya hissettirmeyen deneyimlerini betimlemek, EPÖ (Eğitim Programları ve Öğretim) alanının geleceğin bilim insanı, akademisyen ve araştırmacılarını nasıl hazırladığını, bu deneyimler aracılığıyla keşfetmektir. Bu çalışmada, Ankara'da bulunan dört büyük devlet ve araştırma üniversitesinin EPÖ doktora programlarından yirmi iki mezun ile yarı yapılandırılmış bir form ve doktora deneyimlerindeki iniş-çıkışları gözlemleyen görsel bir araç eşliğinde görüşülmüştür. Yürütülen içerik analizine göre bulgular, katılımcıların önemli bir kısmının EPÖ doktora eğitiminden beklentilerinin akademik kariyer olduğunu ve mezunların akademi dışındaki topluluklarla etkileşimlerinin sınırlı olduğunu göstermektedir. Katılımcılar araştırma ve öğretim becerilerinin EPÖ doktora eğitimi ile geliştiğini, uygulamaya dönük araştırma derslerinin ve kendilerini aktif kılacak uygulamaların bilim insanı, akademisyen ve araştırmacı gibi hissetmelerinde etkili olduğunu ifade etmiştir. Araştırmanın sonuçları, EPÖ doktora eğitiminde iş birliğine dönük bilimsel faaliyetlerin ve danışman desteğinin etkisine ilişkin önemli kanıtlar sunmaktadır. Çalışmanın sonuçlarına dayalı olarak, EPÖ doktora öğrencilerinin araştırma faaliyetlerine katılımlarının desteklenmesi, kariyer seçenekleri konusunda daha iyi bilgilendirilmeleri, özellikle EPÖ doktora mezunu öğretmenlerin akademik becerilerini sınıf ortamında kullanmalarını teşvik edecek politikaların üretilmesi önerilmiştir. Çalışmanın sonuç ve önerilerinin, EPÖ doktora programlarının niteliğini, kariyer yollarının doktora eğitimi ile kesişen ilişkisini ve doktora eğitiminin değişen bağlamını yeniden düşünmek için Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler, program geliştirme uzmanları, öğrenciler, danışmanlar ve diğer paydaşlara çeşitli çıkarımlar sunması hedeflenmektedir.

DoktoraEğitim programlarıÖğretim+1
Tuna Yavuz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Oyun temelli empati programının çocukların empati, arkadaşlık ve duyguları yönetme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Oyun Temelli Empati Programı'nın (OTEP) beş yaş çocuklarının empati becerilerine, arkadaşlık ilişkilerine ve duyguları yönetme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma karma yöntem deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu benzeşik örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ankara İli Etimesgut İlçesinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokulunun beş yaş gruplarında eğitim gören 69 çocuktan (34 deney, 35 kontrol grubu) ve bu çocukların aileleri ile öğretmenlerinden oluşmaktadır. Deney grubunda yer alan çocuklara yedi hafta süresince araştırmacı tarafından OTEP uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan çocuklar ise öğretmenleriyle birlikte günlük eğitim rutinlerine devam etmişlerdir. Araştırmacı tarafından geliştirilen OTEP, bütünleştirilmiş on dört etkinlik ve altı aile katılımı etkinliğinden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçme araçları "4-5 Yaş Empati Becerileri Ölçeği", "Okul Öncesi Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (OSBED) Ana-baba ve Öğretmen Formu Arkadaşlık İlişkileri ve Duyguları Yönetme Becerileri alt ölçekleri", "Öğretmenler için Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları" ve "Aileler için Açık Uçlu Anket Formundan" oluşmaktadır. Elde edilen nicel veriler Bağımlı ve Bağımsız Gruplar t Testi, ANOVA ve ANCOVA testleri ile nitel veriler ise betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda Oyun Temelli Empati Programının çocukların empati becerileri, arkadaşlık ilişkileri ve duyguları yönetme becerileri üzerinde istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı etkiye ve kalıcılığa sahip olduğu; deney grubu öğretmenlerinin ve ailelerinin de bu sonucu destekler görüşte olduğu tespit edilmiştir.

Akran ilişkileriArkadaşlıkDuygu yönetimi+6
Selda Ata Doğan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

"0-6 yaş" çocuğu olan ailelerin özellikleri ve toplumsal cinsiyet temelli yaşadıkları sorunlar: Çözüme yönelik eğitim programının hazırlanması

Aile yaşam döngüsünün küçük çocuklu ve okul öncesi çocuklu ailelerin yer aldığı evrelerinde, ebeveynlerin çocuk bakımı ve ev içi faaliyetlerin yapılması noktasında toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle sorunların yaşandığı ve bu sorunların aileyi mikro ve makro düzeyde etkilediği bilinmektedir. Bu açıdan düşünüldüğünde bu çalışma, çocukları 0-6 yaş aralığında olan ailelerin toplumsal cinsiyet temelli yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik aile yaşantısı eğitimi programının geliştirilmesi amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmada betimsel ve deneysel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Betimsel boyutta, 0-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin ev içi ve çocuk bakımı faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla "0-6 Yaş Çocuğu Olan Ebeveynlerin Toplumsal Cinsiyet Rollerine İlişkin Tutum Ölçeği" ev içi sorumluluk paylaşımını belirlemeye yönelik ise "0-6 Yaş Çocuğu Olan Ebeveynlerin Ev İçi Rol ve Sorumluluk Paylaşımı Ölçeği" geliştirilmiştir. Araştırmanın deneysel boyutunda ise 0-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlerin toplumsal cinsiyet temelli sorunlarına ilişkin farkındalık kazandırmak, sorunlarla başetmeye yönelik bilgi düzeylerini artırmak, ile tutum ve davranış değişikliği yaratmak amacıyla "0-6 Yaş Çocuğu Olan Ailelerin Toplumsal Cinsiyet Temelli Sorunlarının Çözümüne İlişkin Aile Yaşantısı Eğitimi Programı" geliştirilmiştir. Çalışmada "Ön Test- Son Test Kontrol Gruplu Desen" kullanılmış, 16 ebeveynden oluşan deney (8 anne- 8 baba) ve kontrol (8 anne- 8 baba) grupları oluşturulmuştur. Aile Yaşantısı Eğitim Programına başlamadan önce deney ve kontrol gruplarına ön test uygulanmış, ardından deney grubuna 7 haftalık eğitim verilmiş ve eğitim sonrasında her iki gruba da son test uygulanmıştır. Deneysel işlemin etkililiği iki faktörlü ANOVA testi ile incelenmiştir. Deneysel işlemin etkililiğinin sınandığı çalışmanın deneysel boyutuna ilişkin elde edilen veriler incelendiğinde; çalışma kapsamında hazırlanan 0-6 Yaş Çocuğu Olan Ailelerin Toplumsal Cinsiyet Temelli Sorunlarının Çözümüne İlişkin Aile Yaşantısı Eğitim Programı'nın deney grubunda yer alan ebeveynlerin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarına ve ev içi sorumluluk paylaşımlarına etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular, konu ile ilgili alan yazın çerçevesinde tartışılmış ve 0-6 yaş aralığında çocuğu olan ebeveynlere, ailelere, aileye hizmet veren tüm kurum kuruluşlara ve sosyal politika geliştiren birimlere ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

AileAile eğitimiAile hayatı+7
Birgül Çiçek
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeyleri

Bu araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin uluslararası temel müzik yeterliklerine ulaşma düzeylerini belirlemektir. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde bulunan T.C. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ortaokullarda öğrenimlerine devam etmekte olan 8. sınıf öğrencileri ve bu okullarda görev yapan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi tabakalı oranlı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılı II. döneminde, 445 öğrenci ve 8 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama Covid-19 salgını tedbirleri kapsamında okullarda uzaktan eğitime geçilmesi nedeniyle video konferans yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmanın verileri alanyazın taraması, doküman analizi, araştırmacı tarafından hazırlanan "Müziksel Değerlendirme ve Bağlam Testi", "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi" ve yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde yüzde, frekans ve aritmetik ortalama değerleri, t-Testi, ve Mann-Whitney U testi; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda uluslararası temel müzik yeterlikleri ile Türkiye'de uygulanan öğretim programında kazanılması beklenen müzik yeterliklerinin büyük oranda benzerlik gösterdiği ancak çok seslilik, temel enstrüman çalma becerileri, müzik teknolojisi ve değerlendirme alanlarında farklılıkların bulunduğu görülmüştür. 8. sınıf öğrencilerinin müzik yeterliklerini kazanma ölçütüne yalnızca "Müziksel Performans ve Yaratıcılık Testi"nin "Temel Müziksel Söyleme Becerileri" temasında yer alan "Şarkının sözlerini telaffuz etme" maddesinde ulaştığı, diğer yeterliklerin hiçbirinde bu ölçüte erişilemediği tespit edilmiştir. Yeterliklere ulaşma düzeyinin alt ve üst düzey okullara göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Öğretmen görüşleri doğrultusunda ise müzik dersi ortamlarının mevcut fiziksel koşullarının iyileştirilmesi ve müzik dersine paydaşlar tarafından verilen desteğin artırılması gerektiği tespit edilmiştir.

EğitimEğitim programlarıMüzik+5
Emel Eminoğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi entegre eğitim programına geçiş sonrasında dönem öğrenci başarı ve görüşlerinin incelenmesi

Tıp eğitimi dinamik bir süreçtir ve güncel şartlara, ortam ve zamana göre sürekli uyarlanması gerekmektedir. Günümüzde tıp eğitiminde niteliğin artırılmasını amaçlayan uygulamaların önemli adımlarından biri uygulanan eğitim programının değerlendirilmesi ve gelişime yönelik değişikliklerin dinamik bir şekilde yapılabilmesidir. Eğitimde öğrencilerin programı değerlendirmelerinde değerlendirme anketleri uzun yıllardır kullanılmaktadır ve öğretim etkinliğinin değerlendirilmesinin gerekli ve önemli bir parçasıdır. Bu çalışmanın amacı, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde değişen tıp eğitimi modelinin uygulamaya girdiği 2016-2017 eğitim-öğretim yılı ile birlikte, izleyen iki eğitim-öğretim yılı boyunca, dönem 1 öğrencilerinin kurullarda almış oldukları eğitime yönelik geribildirimlerinin ve akademik başarılarının incelenmesidir. Öğrencilerin kurullarda almış oldukları eğitime ilişkin görüşleri 5 li Likert ölçeği ile hazırlanan geribildirim formlarından elde edilmiştir. "Kurul 2" dışında öğrenci geribildirimlerinin "Bilgilendirme ve İletişim", "Kurul Yapılanması", "Entegrasyon", "İçerik", "Ölçme-Değerlendirme" ve "Genel Görüş" temaları ilk yıla kıyasla belirgin iyileşme göstermiştir. Elde edilen verilerin hem sürecin değerlendirilmesi hem de bir sonraki yılın program hazırlığında kullanılmak üzere değerlendirmeye alınması ile eğitim dinamik bir sürece dönüştürülmüştür. Ayrıca kendilerinden alınan geribildirimlere göre yapılan iyileştirmeler konusunda öğrenciler bilgilendirilmiş ve böylece kendilerine ve görüşlerine değer verildiği hissettirilerek, BUÜTF için önemli olan bu süreçte etkin rol almaları sağlanmıştır. Anahtar Sözcükler: tıp eğitimi, entegrasyon, tıp öğrencisi, program değerlendirme

Eğitim programlarıProgram değerlendirmeTıp eğitimi+3
Züleyha Alper
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken okuryazarlık becerileri eğitim programının erken okuryazarlık ve erken matematik becerileri üzerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, erken okuryazarlık becerileri eğitim programının okul öncesi dönemindeki çocukların erken okuryazarlık ve erken matematik becerileri üzerindeki etkilerininin incelemesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2017–2018 eğitim-öğretim yılında Karabük il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Aydınlıkevler İlkokulu'nda anasınıfına devam eden çocuklar oluşturmaktadır. Sınıflardan biri deney diğeri kontrol grubuna rastlantısal olarak atanmıştır. Deney grubunda 19 ve kontrol grubunda 19 çocuk olmak üzere toplam 38 çocuk çalışma grubunda yer almıştır. Araştırmada ön test-son test, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada, deney grubundaki çocuklara 12 haftalık süreyle haftada iki gün araştırmacı tarafından hazırlanan erken okuryazarlık becerileri eğitim programı uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklar ise, ön test uygulandıktan sonra sınıf öğretmenleriyle normal eğitimlerine devam etmişlerdir. Uygulama sonrası son testler uygulanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, uygulanan eğitimin çocukların erken okuryazarlık becerilerine etkisini belirlemek için Karaman tarafından geliştirilen Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı ile Ginsburg ve Broody tarafından geliştirilen ve Erdoğan tarafından Türk çocuklarına uyarlanan Erken Matematik Yeteneği Testi-3 (TEMA-3) kullanılmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından uygulanan "Erken Okuryazarlık Becerileri Eğitim Programı"nın çocukların erken okuryazarlık ve erken matematik becerileri üzerinde olumlu etkisinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, çocukların ses bilgisel farkındalık becerileri ve yazı farkındalığı becerileri ile erken matematik becerileri arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Erken Okuryazarlık, Erken Matematik, Okul Öncesi Dönem

Erken okuryazarlık becerileriEğitim programlarıMatematik+4
Asya Çetin
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal istismarı önleme ve müdahale programı geliştirme ve etkisinin test edilmesi

Bu araştırmanın amacı, ebeveynler için geliştirilen "Akılcı Duygusal Davranışçı Yaklaşımdan Esinlenerek Hazırlanan Duygusal İstismarı Önleme ve Müdahale Etmeye Yönelik Aile Rehberliği Programı" eğitiminin, duygusal istismarı azaltıp azaltmadığını incelemektir. Bu araştırma, ön test- son testin uygulandığı kontrol gruplu deneysel bir araştırmadır. Araştırmaya, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında, Ankara ili Keçiören İlçesinde, bir devlet ortaokulunda, çocukları 7. ve 8. sınıflarda öğrenimlerine devam eden 18 anne katılmıştır. Deneysel çalışma haftada bir gün 90 dk.'lık görüşmeler şeklinde, altı hafta devam etmiştir. Uygulamalar öğrencilerin devam ettikleri ortaokulda, ders dışı saatlerde yapılmıştır. Deneysel çalışma ve test uygulamaları, araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Ön testler, ilk oturumdan bir hafta önce, son testler son oturumdan 10 gün sonra uygulanmıştır. Annelere, çocuklarını ne derece duygusal bakımdan istismar ettiklerini belirlemek için ön ve son test olarak, Çocuk İstismarı Potansiyeli Envanteri (Öner ve Sucuoğlu, 1994) uygulanmıştır. Bu uygulamalardan ayrı olarak, çocukların ebeveynlerinden algıladıkları duygusal istismar seviyesini ölçmek üzere, katılımcıların çocuklarına Yetişkin Genç İlişkileri Ölçeği (Alantar, 1989) ön ve son test olarak uygulanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde örneklemdeki kişi sayısının az olması nedeniyle, bağımsız gruplar için Mann-Whitney U Testi; tekrarlı ölçümler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Analiz sonuçları duygusal istismar eğitiminin, ebeveynlerin duygusal istismar davranışları ile çocukların ebeveynlerinden algıladıkları duygusal istismarı azalttığını göstermiştir.

Aile rehberliğiDuygusal istismarEğitim programları+5
Ayşenur Gürsel
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin ilköğretimdeki önleyici hizmet programlarına bakış açısının değerlendirilmesi

Bu araştırmada "Okul Yöneticilerinin İlköğretimdeki Önleyici Hizmet Programlarına Bakış Açısının Değerlendirilmesi" konu edilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın amacı örneklem grubunda görev yapan okul müdürlerinin önleyici hizmete yönelik algılarının belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini İstanbul ili, örneklemi ise İstanbul Bahçelievler ve Bakırköy ilçelerinde bulunan 51 ilkokul müdürünü kapsamaktadır. Araştırma, nitel yöntemle gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan anket kullanılmıştır. Ankette birinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerini ortaya koymak amacıyla 5 sorudan oluşan kişisel bilgi formu, ikinci bölümde ise "Okul Yöneticilerinin İlköğretimdeki Önleyici Hizmet Programlarına Bakış Açısının Değerlendirilmesi" amacıyla hazırlanan yanıtları evet ve hayırdan oluşan 10 soru yer almaktadır. Anket formunun görünüş geçerliliğinin tespiti amacıyla iki uzman görüşüne başvurulmuştur. Ayrıca yine araştırmacılar tarafından hazırlanan 5 soruluk yapılandırılmış görüşme formu anket sonuçlarının geçerliliğini sorgulamak amacıyla 11 müdürle yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Veriler, frekans analizleri, Ki-Kare ve içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonunda, önleyici hizmet anketi maddelerine müdürlerin verdikleri cevaplar incelendiğinde cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem yılı ve öğrenim durumuna göre anlamlı farklılığın görülmediği tespit edilmiştir. Okul yöneticilerinin önleyici hizmet programının uygulanması eğitim-öğretime katkı sağladığını düşündükleri, ancak okul müdürlerinin 1.Sınıfa başlayacak öğrenciler için disleksi (öğrenme bozukluğu) testi, hiperaktivite ve dikkat eksikliği testi, diskalkuli (matematik bozukluğu) testi yapmadıkları, hazırbulunuşluk testinin de uygulanmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında müdürlerin, "Öğrencilerin seviyelerine uygun gerekli ders araç-gereçleri temin edildi." önermesine katıldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Okul müdürlerine, öğrencilerin başarısını artırmada erken dönemde alınacak önlemlerden birisinin önleyici hizmetler olduğunun farkındalığının artırılması, teşvik edilmesi ve konuyla ilgili bilgilendirmeler yapılması önerilebilir.

Eğitim programlarıHazırbulunuşlukOkul yöneticileri+7
Hüseyin Sultanoğlu
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects