Educational games
116 theses under this subject heading
Uzaktan öğrenme amaçlı bilgisayar oyunlarının kullanılabilirliği
Bu araştırma, uzaktan öğrenme amaçlı bilgisayar oyunlarının kullanılabilirliğine ilişkin eğitsel bilgisayar oyunları uzmanlarının görüşlerini almayı amaçlayan nitel bir durum çalışmasıdır. Araştırma Dijital Oyun Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı ve XXI. Yüzyıl Becerileri Yaklaşımı temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Her iki kuramın temel ilkeleri çapraz tablo yöntemiyle eşleştirilerek kuramsal bir matris oluşturulmuştur. Bu tablodan 11 adet açık uçlu soru oluşturulmuş ve Türkiye'den 2, yurtdışından 2 olmak üzere toplam 4 uzman ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sorular uzmanlara e-posta yoluyla gönderilmiştir. Alınan yanıtlar doğrultusunda, uzaktan öğrenme amaçlı bilgisayar oyunlarının tasarlanmasına ilişkin 49 adet ana tema belirlenmiştir. Bu bağlamda, uzaktan öğrenme ortamlarında öğrenme amaçlı bilgisayar oyunlarının kullanılabileceği, bunun yanı sıra uzaktan öğrenme ortamlarıyla öğrenme amaçlı bilgisayar oyunlarının bütünleştirilmesin yararlı olabileceği konusunda olumlu görüşlere varılmış ve bu uygulamaları gerçekleştirirken dikkat edilmesi gereken özelliklerin vurgulandığı sonuçlar ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Öğrenme, Öğrenme Amaçlı Bilgisayar Oyunları, Dijital Oyun Tabanlı Öğrenme Yaklaşımı, XXI. Yüzyıl Becerileri Yaklaşımı
Açık ve uzaktan öğrenme programlarında oyunlaştırma kullanımı
Oyunlaştırma, en basit haliyle oyun unsurlarının oyun dışı uygulamalarda kullanılması olarak tanımlanabilir. Eğitim-öğretim ortamlarında oyunlaştırmanın kullanımı yeni bir uygulama olarak görülmesine karşın, işletme gibi diğer alanlarda bir süredir kullanılmaktadır. Örneğin, kullanıcıların bulundukları mekân bilgisini girerek, kullanım sıklığına oranla puan ve ödül kazandığı "foursquare" uygulaması oyunun dört temel unsurunu – puan, seviye, rozet, lider sıralaması – başarıyla kullanmaktadır. Eğitim alanında, özellikle çevrimiçi öğrenmede de oyunlaştırmanın kullanımı artmaktadır ancak incelendiğinde çoğu uygulamanın bir ders kapsamında yapıldığı, büyük ölçekli sistemlerde özellikle katılımı arttırma konusunda fazla çalışma yapılmadığı gözlemlenmiştir. Bu bağlamda gerçekleştirilen araştırmanın temel amacı üniversitelerin çevrimiçi öğrenme web sitelerine oyunlaştırma unsurları eklenmesinin öğrencilerin derslere katılımını ve bu ortamlarda sunulan hizmetlerden yararlanma durumlarını artırıp artırmadığı incelemektir. Ayrıca bu unsurları kullanmanın öğrencilerin akademik başarıları üzerine yardımcı olup olmadığı ve öğrenci memnuniyeti de araştırılmıştır. Sıralı açımlayıcı karma araştırma deseninin kullanıldığı çalışma sonunda öğrencilerin e-öğrenme ortamını ziyaretleri, içeriklere erişimleri, kaynakları indirmeleri ve ödev ve/veya testleri tamamlamaları açısından oyunlaştırma öncesi ve oyunlaştırma sonrası durumları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir artışın olduğu bulunmuştur.
Rekreasyonel aktivitelerin şizofren hastaları üzerine etkisinin araştırılması
Bu araştırma, Rekreasyonel Aktivitelerin Şizofren Hastaları Üzerine Etkisinin Araştırılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde kayıtlı 30 şizofreni tanılı hasta dahil edildi. Hastalara 12 hafta süresince haftada 3 gün rekreasyon aktivitesi olarak eğitsel oyunlar ve halk oyunları çalışmaları uygulandı. Araştırmada veri toplama aracı olarak çalışmanın başında ve 12 hafta sonunda Şizofrenide Negatif Semptom Ölçeği (SANS), Şizofrenide Pozitif Semptom Ölçeği (SAPS), İşlevselliğin Genel Değerlendirilmesi Ölçeği (GAF), ve Klinik Global İzlenim Ölçeği (CGI) uyglandı. Ayrıca TANİTA cihazı kullanılarak hastaların çalışma başında ve sonunda vücut yağ yüzdeleri, kilo ölçümü ve vücut kitle indeksi (BMI) hesaplandı. İstatistiksel işlemlerde Değişkenlerin normal dağılımdan gelme durumları araştırılırken birim sayıları nedeniyle Shapiro Wilk's' den yararlanılmıştır. İki bağımlı değişken arasındaki farklılık incelenirken değişkenlerin normal dağılımdan gelmemesi nedeniyle Wilcoxon Testi kullanılmıştır. İstatistiksel analiz sonuçlarına göre katılımcıların başlangıç ve bitiş SANS (p=0,471), GAF (p=0,004), CGI (p=0,003) ve vücut yağ oranları (p=0,019) arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi. Ancak başlangıç ve bitiş kilo (p=0,406), BMI (p=0,471) ve SAPS (p=0,081), oranları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Anahtar Kelimeler: Şizofreni, Rekreasyon Aktivitesi, Negatif Semptom, pozitif Semptom, Klinik Global İzlem, Halk Oyunları, Eğitsel Oyunlar.
Otizmli çocuklarda hareket eğitimi ve eğitsel oyun ile yaşam kalitesi ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırma; otizmli çocuklarda hareket eğitimi ve eğitsel oyun ile yaşam kalitesi ilişkisini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya; Otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 1'i kız, 12'si erkek toplam 13 çocuk katılmıştır. Çocuklara haftada iki gün, günde bir saat olmak üzere 14 hafta süre ile hareket eğitimi programı uygulanmıştır. Tanımlayıcı bir araştırma olup; bu çalışmada kişisel bilgi formu, Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (ÇİYKÖ) ile Kaba Motor Gelişim Testi-II (TGMD II) testi kullanılmıştır. TGMD II testinin ön test son test karşılaştırmasında; Lokomotor puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 2 (1-10) iken hareket eğitimi sonrasında 7 (1-13) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. Nesne kontrol puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 5 (1-13) iken hareket eğitimi sonrasında 10 (1-13) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. ÇİYKÖ ölçeğinin Ölçek toplam puanı ortancası (min-maks) hareket eğitimi öncesinde 64,13 (36,96-81,52) iken hareket eğitimi sonrasında 69,56 (40,22-92,39)'ya anlamlı olarak yükselmiştir. Fiziksel sağlık toplam puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 53,13 (31,25-81,25) iken hareket eğitimi sonrasında 68,75 (31,25-96,88) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. Psikososyal sağlık toplam puanları hareket eğitimi öncesinde Ortanca (min-maks) 60 (30,00-81,67) iken hareket eğitimi sonrasında 70 (45,00-95,00) olarak yüksek düzeyde anlamlı artış göstermiştir. Sonuç olarak, uygulanan hareket eğitimi ve eğitsel oyun programının otizmli çocukların temel motor becerilerinde ve yaşam kalitesi düzeylerinde olumlu etkiye sahip olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Eğitsel Oyun, Hareket Eğitimi, Otizm, Yaşam Kalitesi
10-12 yaş basketbolcularda eğitsel oyun çalışmalarının temel basketbol becerileri ve beden koordinasyonlarına etkisi
Bu çalışma, basketbolcularda eğitsel oyun çalışmalarının temel basketbol becerilerine ve beden koordinasyonlarına etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma Çorum ilinde 10-12 yaş aralığında Gelişim Basketbol Spor Kulübünde lisanslı 32 basketbolcu gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada yarı deneysel model kullanılmıştır. Basketbolculara 8 haftalık temel basketbol ve beden motor koordinasyonunu geliştirici eğitsel oyunlar oynatılmış olup veriler ön ve son test olmak üzere Kişisel Bilgi Formu, Johnson Basketbol Testi ve KTK: Çocuk Beden Koordinasyon Testi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Statistical Package For Social Science (SPSS) 22.0 paket programında analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistikler frekans, yüzde (%) ve ortalama, standart sapma (min-max) ile sunulmuştur. Normallik dağılımı Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilks testleri ile analiz edilmiştir. Bağımlı değişkenlerin tekrarlı ölçümleri parametrik olan Paired T Test (Bağımlı Gruplar T-Testi) ile analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p< 0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, kız ve erkek basketbolcuların Johnson Basketbol Testi toplamlarında ve kız basketbolcuların top sürme becerisinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05). KTK Testi sonuçlarına göre, kız basketbolcularda geriye dengeleme ve toplam puanlarında, erkek basketbolcuların ise yanlara sıçrama testlerinde anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.05).Sonuç olarak, eğitsel oyunların kız ve erkek basketbolcularda basketbol branşına özgü becerileri geliştirmede ve beden koordinasyonlarına olumlu etki ettiği görülmüştür.
İlkokul çağındaki çocukların temel motor beceri gelişiminde eğitsel oyunların etkisi
Bu çalışmada mevcut milli eğitim ilköğretim müfredatına ilave olarak 12 haftalık eğitsel oyunlardan oluşturulmuş programın temel motor beceri gelişimi üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma ve kontrol grupları, 2016-2017 Eğitim-Öğretim yılında Özel Gökkuşağı Bahçeşehir Koleji ve Beylikdüzü Bizimkent İlköğretim okullarında eğitim hayatlarına devam etmekte olan ilköğretim 1., 2. ve 3. sınıftaki çocuklar oluşmaktadır. Örneklem grubu uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Çalışmamıza çalışma grubu 59 ve kontrol grup 59 olmak üzere toplam 118 çocuk katılmıştır. Çalışma gruplarına 12 hafta boyunca eğitsel oyun oynatılmıştır. Bu oyunlar çalışma gruplarına haftada 3'er gün ve 40' ar dakika uygulanmıştır. Ölçüm aracı olarak Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ikinci sürümünün (BOT-2) kısa formu kullanılmıştır. Çalışma sürecinin öncesi, sonrası ölçümleri alınmıştır. İstatistiki yöntem olarak çocukların Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ölçümlerinden elde edilen veriler SPSS 21.0 paket programı kullanılarak verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemek için Shapiro-Wilk normallik testi uygulandı. Veriler arasında fark olup olmadığını belirlemek için ise α= 0.05 düzeyinde tekrarlı ölçümler varyans analizi (Repeated Measure Anova) testi uygulandı. Ayrıca gruplar arasındaki farklılığı ortaya koymak için (Paried T-Testi) istatistiki analiz uygulandı. Sonuç olarak, çalışmamız verileri ışığında, ilkokul çağındaki çocuklara 12 haftalık süreyle uygulanan eğitsel oyunların temel motor beceri gelişimini olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Bu gelişimin daha yüksek düzeyde olabilmesi çalışmalarda yaş, süre, sıklık ve yoğunluk gibi kriterlere dikkat edilmesiyle mümkündür. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Temel Motor Beceri, Eğitsel Oyunlar
İlkokul 1. kademe 4. sınıf öğrencileri için oyun ve fiziksel etkinlikler dersinde çevre bilinci oluşturmaya yönelik oyun tasarımı
Çevre kirliğinin fark edilir bir sorun haline gelmesi sanayi devrimi sonrasına dayanmaktadır. Günümüzde ise çevre kirliliğinin boyutu giderek artmış ve dünyamızı tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Çözüme ulaştırmak için yeterli önlemler almaya ve erken yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Oyun ve oyuncaklar ise yüzyıllardır çocukların gelişimini destekleyen ve onların kolayca öğrenmelerine katkı sağlayabilecek önemli araçlardandır. Erken yaşlar çocukların öğrenmeye en açık oldukları dönemlerdir. Yapılan araştırmalar oyunların çocuk gelişimi üzerindeki rolünün büyük olduğunu göstermektedir. Oyunun bir eğitim aracı olarak kullanılabileceği görülmektedir. Bundan hareketle çevre bilincini erken yaşlarda oluşturabilmek adına araç olarak oyun seçilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı çocuklara çevre bilincini eğlenerek öğretmek ve çevre bilincini oluşturmaya yardımcı olabilecek bir oyun tasarımı sunmaktır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çevre, çevre kirliliği hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çevre koruma, çevre bilinci ve çevre eğitimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise oyun, oyununun önemi, eğitsel oyunlar ve oyunun çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine değinilmiş, ek olarak fiziksel etkinlikler dersi amaç ve kapsamlarına yer verilmiştir. Son olarak üçüncü bölüm oyun tasarım süreci ve yapılan çalışmalardan oluşmaktadır.
Okul öncesi 60-72 aylık çocukların temel motor beceri gelişiminde eğitsel oyunların etkisi
Bu araştırmada mevcut müfredat kapsamındaki uygulamalara ek olarak 8, 10, 12 hafta boyunca uygulanacak eğitsel oyunlardan oluşturulmuş programın temel motor beceriler üzerine etkisi ve eğitim süresinin temel motor becerilerinin kalıcılık düzeyine etkisi araştırılmıştır. Çalışma ve kontrol grupları, 2013-2014 Eğitim-Öğretim yılında Merkez Zübeyde Hanım Anaokulu ve Merkez TOKİ Anaokulu 60-72 ay yaş grubundaki çocuklardan oluşturulmuştur. Çalışmaya 110 çocuk katılmıştır. Çalışma gruplarına 8, 10 ve 12 hafta boyunca çalışma uygulanmıştır. Program, çalışma gruplarına haftada 3'er gün ve 40' ar dakika uygulanmıştır. Ölçüm aracı olarak Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ikinci sürümünün (BOT-2) kısa formu kullanılmıştır. Çalışma sürecinin öncesi, sonrası ve çalışma periyodunun sonunda verilen 8 haftalık aradan sonra kalıcılık ölçümleri alınmıştır. İstatistiki yöntem olarak çocukların Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik Testi ilk ölçümlerinden elde edilen verilere Shapiro Wilk normallik testi uygulandı. Normallik testinden sonra, çalışma gruplarına uygulanan program ve çalışma süresine bağlı olarak temel motor gelişim düzeyleri arasında bir fark olup olmadığını belirlemek için α= 0.05 anlamlılık düzeyinde tekrarlı ölçümler varyans analizi (Repeated MeasureAnova) testiuygulanmıştır. Gruplar arasında, ölçümler arasında ve grupların ölçümleri arasındaki farkı belirlemede ikinci seviye testi olarak Tukey's (HSD) testi uygulanmıştır. Elde edilen test sonuçlarına göre, Normallik testi sonuçları değerlendirildiğinde grupların homojen (p˃0.05) bir yapıya sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bruininks Oseretsky Motor Yeterlilik Testinin hem tüm alt testleri (İnce Motor Beceri Hassaslığı, İnce Motor Beceri Bütünlüğü, El Hüneri, El Kol Koordinasyonu, Çift Yönlü Koordinasyon, Denge, KoşuHızı, Çeviklik ve Güç) hem de "Toplam Motor Bileşik" değerlerine göre çalışma grupları ile kontrol grubu arasında istatistiksel açıdan (p<0.05) önemli bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde, ölçümler arasında da (p<0.05) istatistiksel açıdan önemli bir fark olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubunun ölçümleri arasındaistatistikselaçıdan (p˃0.05) önemli bir fark yokken; çalışma gruplarının ölçümleri arasında ise istatistiksel açıdan (p<0.05) önemli bir fark olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen verilere göre, uygulanmış olan çalışma programı ve çalışma süresi temel motor beceri düzeylerini ve kalıcılık düzeylerini olumlu etkilemektedir. Temel hareketler döneminde yapılacak doğru yoğunluk ve süredeki çalışmalar bireyin temel becerilerde ustalık düzeyine ulaşmasını olumlu etkileyecektir.
Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda eğitsel oyunların denge ve koordinasyona olan etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; zeka düzeylerinde herhangi bir problem olmamasına rağmen akademik ve sosyal alanlarda yaşıtlarına göre geride kalan ve temel akademik becerileri öğrenmede problemleri yaşayan, öğrenme güçlüğü tanısı almış çocuklara eğitsel oyunlar oynatarak bu çocukların denge ve koordinasyon becerilerine katkıda bulunmaktır. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar akranlarına oranla denge ve koordinasyon gibi motor becerilerde daha geridedirler. Bu durum aynı zamanda çocukların sosyal iletişim becerilerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Tüm bu olumsuz durumlar göz önüne alındığında eğitsel oyunların bu çocuklar için hem fiziksel hem de psikolojik olarak fayda sağlayabileceği ön görülmektedir. Bu çalışmaya Kırşehir ilinde ikamet eden, öğrenme güçlüğü tanısı almış ve kaynaştırma eğitime devam eden 4 kız, 2 erkek olmak üzere toplamda 6 öğrenci katılmıştır. Bu öğrencilere 12'si denge, 12'si koordinasyon becerisine yönelik olarak çeşitli kaynaklardan derlenen toplamda 24 adet eğitsel oyun uygulanmıştır. Bu araştırmada tek grup ön test-son test deneysel model kullanılmıştır. Eğitsel oyun uygulamalarında her bir seans 40 dakika olarak planlanmış ve demostrasyon tekniği kullanılarak deneklerin eğitsel oyunları doğru ve amacına uygun olarak oynaması sağlanmıştır. Denge ve koordinasyon becerileri ile ilgili verileri toplamak için ise Lincoln Oseretsky Motor Gelişim Testi ve Motor Koordinasyon Alan Testi kullanılmıştır. Çalışmada veriler ön test ve son test uygulaması ile toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, SPSS 22.00 paket programı ile çözümlenmiş ve ''Wilcoxon İşaretli Sıralar'' testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ise uygulanan eğitsel oyunlar öğrenme güçlüğü tanılı deneklerimizin denge ve genel vücut koordinasyon becerilerine olumlu yönde katkı sağlarken, el-göz koordinasyonuna bir katkısının olmadığı ortaya çıkmıştır. Yapılan bu tez çalışması deneklerin az olması ve tek bir ilde yapılması nedeniyle lokal bir sonuç vermektedir. Bu çalışma alanda öncü olarak kullanılarak daha çok denekli ve eğitsel oyunlar çeşitlendirilerek de çalışmalar yapılabilir.
Akıl ve zekâ oyunlarının 60-72 aylık çocukların erken matematik becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, akıl ve zekâ oyunlarının 60-72 aylık çocukların erken matematik becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan deneysel model kullanılmıştır. Deneysel modellerden ise tek gruplu ön test-son test deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin İç Anadolu bölgesinde, kırsal bir bölgede yer alan Bilim ve Sanat Merkezine bağlı anaokulunda bulunan okul öncesi eğitim sınıfında eğitim alan 7'si kız 7'si erkek olmak üzere toplam 14 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri genel bilgi formu, Erken Matematik Yeteneği Testi-3 ile Akıl ve Zekâ Oyunları Programı kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın verileri 2022-2023 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde toplanmıştır. Veri toplama sürecine gerekli izinler alındıktan sonra başlanmıştır. Verilerin analizinde elde edilen veriler nicel araştırma veri teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmaya katılan tüm çocukların matematik becerileri üzerindeki akıl ve zekâ oyunları programının etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan tüm çocukların matematik becerileri son test puan ortalamalarının, ön test puan ortalamalarına göre daha yüksek olduğu, akıl ve zekâ oyunlarının tüm öğrencilerde matematik becerilerini artırdığı tespit edilmiştir. Son olarak araştırmada yer alan çocukların cinsiyetine göre matematik becerileri ön ve son test puanları karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmemiştir
Okul öncesi öğretmenlerinin okul bahçesini eğitsel amaçlı kullanımına yönelik görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırma, resmi ve özel okul öncesi eğitim kurumlarında görevli, okul bahçe donanımı ve güvenliği düşük, orta ve yüksek olmak üzere birbirinden farklı özelliklere sahip okullarda çalışan öğretmenlerin, okul bahçesi kullanımına ilişkin görüşlerinin, okul bahçesini kullanma durumlarının, okul öncesi eğitim programında yer alan eğitim etkinliklerinin okul bahçesinde uygulamasına yönelik görüşlerinin ve öğretmenlerin okul bahçesi kullanımında karşılaştığı engellerin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma modellerinden durum çalışması olarak tasarlanan araştırmanın katılımcılarını 2014-2015 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili merkez Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı, bahçe donanımı ve güvenliği yüksek, orta ve düşük düzeyde olan okullarda çalışan 49 öğretmen oluştur. Katılımcılar, araştırmanın amacına bağlı olarak bilgi açısından zengin olduğu düşünülen durumların seçilmesi ve derinlemesine araştırılmasına olanak sağlayan amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yoluyla belirlenmiştir. Araştırmada öncelikle yüksek, orta ve düşük bahçe donanımı ve güvenliğine sahip okullar belirlenmiş, daha sonra bu okullarda görev yapan öğretmenlere ulaşılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında, öğretmenlerin görev yaptığı okulların bahçe donanımı ve güvenliğini belirlemek amacıyla bu okulların bahçe donanımı ve güvenlik özellikleri araştırmacı tarafından oluşturulan kontrol listesine göre değerlendirilmiştir. Bu okullarda görev yapan 49 öğretmen araştırmaya gönüllü olarak katılmıştır. Bu araştırmanın veri toplanma sürecinde nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analiz edilmesi için nitel veri analizlerinden içerik ve betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin okul öncesi eğitim kurumlarında bahçe düzenlemesinin, iç mekânlar ile aynı önemde düşünmediği saptanmıştır. Öğretmenlerin okul bahçesinde bulunmasını belirttikleri donatıların çocukların gelişim ve öğrenmelerini tam anlamıyla destekler nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Öğretmenlerin, okul bahçesini; enerji harcama, gelişimi destekleme, hava değişimi, materyal toplama, oyun oynama, yaşayarak öğrenme amacıyla kullandıkları saptanmıştır. Düşük donanım ve güvenliğe sahip okullarda çalışan öğretmenlerin bahçeyi haftada bir veya hiç kullanmadıkları, orta ve yüksek donanım ve güvenliğe sahip okullarda çalışan öğretmenlerin ise haftada birkaç defa ve daha fazla kullandıkları belirlenmiştir. Bahçede kullanılan alanlar ile ilgili olarak bahçe donanımı ve güvenliği orta ve yüksek olan okullarda çalışan öğretmen görüşlerinin benzer, düşük olan okullarda çalışan öğretmen görüşlerinin farklı olduğu tespit edilmiştir. Bahçe donanımı ve güvenliği orta ve yüksek düzeyde olan okullarda çalışan öğretmenlerin tamamına yakınının (47) oyun parkı ve boş alanları sıklıkla kullanması, öğretmenin okul bahçesini öğrenme ortamı olarak değerlendirmediğini ortaya koymuştur. Öğretmenlerin okul bahçesinde en çok uyguladığı etkinliğin oyun etkinliği olduğu saptanmıştır. Bilişsel gelişimi destekleyici etkinliklerin (matematik vs.) okul bahçesinde oldukça az uygulandığı, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarının ise hiç uygulanmadığı saptanmıştır. Fiziksel donanımı ve güvenliği düşük olan okullarda görev yapan öğretmenlerin okul öncesi eğitim etkinliklerinde bahçeyi neredeyse hiç kullanmadığı, fiziksel donanımı ve güvenliği orta ve yüksek olan okullarda çalışan öğretmenlerin ise okul bahçesini etkili ve verimli bir şekilde kullanamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Açık hava ortamı, açık hava etkinlikleri, okul öncesi öğretmeni
Geleneksel oyunlar ve eğitsel oyunların 4. sınıf öğrencilerinde adalet, yardımlaşma ve dürüstlük tutumuna olan etkisinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırmanın amacı; 4.sınıf öğrencilerinin yardımlaşma, dürüstlük ve adalet değerlerine yönelik tutumlarının geliştirilmesinde, eğitsel ve geleneksel çocuk oyunlarının etkisinin olup olmadığının incelenmesidir. Ayrıca eğitsel ve geleneksel çocuk oyunu uygulamalarına katılan öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre adalet, yardımlaşma ve dürüstlük tutumundaki farklılığı ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel araştırma modeli tercih edilmiştir. 2022- 2023 eğitim öğretim yılında Manisa İli Yunusemre İlçesinde bulunan Çağatay Uluçay İlkokulunda öğrenim gören 4. sınıf öğrencileri, araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında ''Adaletli Davranış Ölçeği'', ''Dürüst Davranış Ölçeği'', ''Yardımsever Davranış Ölçeği'' ve ''Kişisel Bilgi Formu'' kullanılmıştır. Örneklem grubuna uygulanan ölçeklerden elde edilen sonuçların çarpıklık ve basıklık değerleri normal dağılıma uymadığı için parametrik olmayan test teknikleri kullanılmıştır. Bulgular: Adaletli davranış puanlarına yönelik sonuçlar incelendiğinde; kontrol grubunda ve geleneksel çocuk oyunları grubunda bencil davranma alt boyutu ile adaletli davranış toplam puanı açısından anlamlı farklılaşma tespit edilmiştir. Dürüst davranış toplam puanı, yardımsever davranış toplam puanı ve yardımsever davranış alt boyutlarına yönelik sonuçlar incelendiğinde, eğitsel oyunlar grubunda ve geleneksel çocuk oyunları grubunda anlamlı farklılaşma tespit edilmiştir. Cinsiyet değişkenine göre yapılan analiz sonuçlarına göre ise sadece adaletli davranış toplam puanı açısından anlamlı farklılaşma tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırma sonucuna göre geleneksel çocuk oyunları ve eğitsel oyunlarla desteklenen beden eğitimi ve oyun dersinin, 4. sınıf öğrencilerinde adalet, yardımlaşma ve dürüstlük tutumunu olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.
Hemşirelik öğrencilerinde hasta bakım sürecinin uygulanmasında kaçış odasının etkisi
Amaç: Bu çalışma, hemşirelik öğrencilerinde hasta bakım sürecinin uygulanmasında kaçış odası yönteminin etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın tipi son-test tek gruplu araştırma tasarımı şeklinde gerçekleştirildi. Araştırma, Temmuz-Aralık 2023 tarihlerinde Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde 2. sınıf hemşirelik bölümünde öğrenim gören 60 öğrenciyle gerçekleştirildi. Veriler, Birey Tanılama Formu, Zaman, İpuçları ve Puan Çizelgesi ve Memnuniyet Anketi ile toplandı. Kaçış odası 6 kişiden oluşan toplam 10 grup ile gerçekleştirildi ve her grup sadece bir defa aktiviteye katıldı. V erilerin değerlendirilmesinde, SPSS 21.0 paket programı kullanıldı. V erilerin analizinde, demografik özellikleri tanımlamak için sayı yüzde dağılımı ve tanımlayıcı istatistikler yapıldı. Gruplardaki n sayısı 30'un altında olduğundan Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan öğrencilerin memnuniyet puanlarını incelendiğinde, çoğunun (%85,2) kaçış odası yönteminin uygulanmasından memnun olduğu saptandı. Grupların toplam işlem süresi ortalaması 20,85±5,15, toplam puan ortalaması ise 56,80±2,50 olarak saptandı. Öğrencilerin gruplara göre toplam işlem süresi ve toplam puanları karşılaştırıldığında, gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı belirlendi (p>0,05). Grupların hepsi (%100) 1-3 ipucu kullandı. Öğrencilerin toplam işlem süreleri ile toplam puanları arasında pozitif yönde zayıf korelasyon olduğu belirlendi. Öğrencilerin kaçış odası yönteminin uygulanması sırasında kullandıkları süre, toplam puanları ve memnuniyet düzeyleri arasında ilişki olmadığı saptandıSonuç: Öğrencilerin hepsi verilen süre içerisinde oyunu tamamladı. Çoğu yüksek puan aldı, çok az ipucu kullandı ve çoğu oyundan memnun kaldılar. Öğrenciler kaçış odası yönteminin uygulanmasında kendilerini motive ettiğini, öğrenmelerine, el becerilerinin ve problem çözme becerilerinin gelişmesine yardımcı olduğunu, uygulamadan keyif aldıklarını, teori bilgilerini pratiğe aktardıklarını bildirdiler ve bu tür uygulamalara hemşirelik eğitiminde yer verilmesini önerdiler. Anahtar Kelimeler: Kaçış odası, oyunlaştırma, hemşirelik eğitimi, öğrenci, bakım 2024, 76 sayfa
Kaynaştırma eğitimi alan çocuklarda eğitsel oyun kullanımı ile ilgili öğretmen görüşleri
Özel eğitim tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de son dönemlerde daha çok önem verilen bir konu haline gelmektedir. Kaynaştırma sınıflarında özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarına göre donanım ve destek hizmetleri sağlanması gerekirken, bu sınıflarda görev yapan öğretmenlerin de öğrencilerin gelişimi ve gereksinimlerine bağlı olarak uygun yöntemleri kullanması gerekli hale gelmektedir. Eğitsel oyunların gerek normal gelişime sahip öğrenciler ve gerekse özel gereksinimli öğrenciler açısından faydalı olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı kaynaştırma sınıflarında uygulanmakta olan eğitsel oyunların özel gereksinimli öğrencilere etkilerinin öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi ve önerilerinin sunulmasıdır. Araştırmada öğretmenlerin görüşlerine göre eğitsel oyunların faydası, uygulamada yaşanan zorluklar, oyunların seçimi ve normal öğrencilere etkisi gibi konulara cevaplar aranmıştır. Ayrıca öğretmenlerin yaş, mesleki tecrübe, kaynaştırma sınıfında görev yapma tecrübesi, kaynaştırma eğitimi hakkında özel eğitim veya kurs alma gibi durumları ile eğitsel oyun uygulamaları arasında herhangi bir ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Kırşehir ilinde görev yapan kaynaştırma sınıfında ders veren ve eğitsel oyunları derslerinde kullanan 30 öğretmenden oluşmaktadır. Nitel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile sağlanmış, veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin eğitsel oyunların faydasına inanmakla birlikte kaynaştırma eğitimi ve daha özel olarak bu eğitimde kullanılacak oyunlar konusunda büyük oranda eğitim eksiği bulunduğu, içinde bulundukları özel durum doğrultusunda sonuçları detaylı bir şekilde öngörülemeyecek halde eğitsel oyunları uygulamaya çalıştıkları görülmüştür. Bilgi eksiğinin giderilmesi, uygulama pratiğinin geliştirilmesi amacıyla özel kursların planlanması, özel gereksinimli öğrencinin ihtiyacına hitap edebilecek duruma özel oyunların geliştirilerek öğretmenlerin kullanımına sunulması önerilmiştir.
Hayat bilgisi dersinde eğitsel oyun kullanımının öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisi
Eğitim ve öğretim sürecinde birçok farklı yöntem ve teknik kullanılması gerekmektedir. Bunlardan bir tanesi de yaparak ve yaşayarak öğrenme deneyimi sunan eğitsel oyun yöntemidir. Eğitsel oyunlar öğretim süreci içerisinde birçok derste kullanılan yöntemlerden bir tanesidir. Bu yöntem ile öğrenciler hem akademik bir beceri kazanırlar hem de eğlenerek öğrenme fırsatı yakalarlar. Özellikle ilkokul çağında bulunan çocukların bu deneyimleri yaşamaları onlar için önemlidir. Hayat Bilgisi dersi içerikleri de eğitsel oyun kullanımı için uygun olarak görülmüştür. Bu çalışma, hayat bilgisi dersinde eğitsel oyun yöntemi kullanımının öğrencilerin akademik başarı ve tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nicel araştırma desenlerinden yarı deneysel desen çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Kırşehir ili Merkez İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir ilkokulun 3. sınıfında öğrenim gören iki farklı şubedeki 65 öğrencinin (Deney Grubu = 33, Kontrol Grubu = 32) katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak; üç seçenekli 25 madde 'den oluşan sağlıklı hayat ünitesi akademik başarı testi (KR-20 = 0.91) ve hayat bilgisi dersi tutum ölçeği (α=0.81) kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluk gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla Shapiro-Wilk testi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grupları arasındaki başarı ve tutum farklılığı belirlemek istenmiştir. Başarı farklılığını belirlemek için bağımsız gruplar t-testi, tutum düzeyi farklılığını belirlemek için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Başarı ve tutum arasındaki ilişki düzeyini belirlemek için tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, akademik başarı ve derse yönelik tutum düzeyi ön test puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık (p= 0.338) bulunamamıştır. Akademik başarı düzeyi son test puanları açısından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık (p=0.489) bulunamamıştır. Tutum düzeyleri bakımından son test uygulamasından sonra deney grubu lehine anlamlı bir farklılık (p=0.011) bulunmuştur. Başarı ve tutum arasındaki ilişki düzeylerinde deney grubu ön test ve son test başarı ve tutum arasında anlamlı düzeyde ilişki (p=0.001) bulunmuştur. Kontrol grubu ön test ve son test başarı ve tutum düzeyi arasında anlamlı bir ilişki (p=0.586) bulunamamıştır. Yapılan kalıcılık testi sonucunda hem deney hem de kontrol grubunun kalıcılık düzeyinin olduğu ancak deney grubunun kalıcılık seviyesinin daha yüksek olduğu sonucu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, hayat bilgisi dersinin eğitsel oyun yöntemi ile işlenişinin öğrencilerin akademik başarılarına yönelik herhangi bir etkisi olmadığı ancak derse yönelik tutum üzerinde olumlu bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Eğitilebilir zihinsel kısıtlılığı olan çocukların sosyal beceri gelişimlerine uyarlanmış eğitsel oyun uygulamalarının etkisi
Amaç:Araştırmanın amacı, eğitilebilir zihinsel kısıtlılığı olan çocukların (EZKÇ) sosyal becerilerinin geliştirilmesinde "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" uygulamalarının etkisini araştırmak olarak belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmada, gruplar arası deneysel desenlerden olan öntest-sontest kontrol gruplu deneysel yöntem kulanılmıştır. "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" programının uygulanılabilirliğini test etmek için 2016-2017 bahar yarıyılında 10 hafta boyunca 17 EZKÇ ile pilot çalışma gerçekleştirilmiştir. Araştırma 2017-2018 bahar yarıyılında Isparta Özel Eğitim Ortaokulunda öğrenim gören ve uygulama grubunu oluşturan 11 EZKÇ ve Isparta Mavi Kent Ortaokulu özel eğitim sınıfında öğrenim gören ve kontrol grubunu oluşturan 10 EZKÇ ile yürütülmüştür. EZKÇ'ların sosyal beceri düzeylerini belirlemede ailelerine, öğretmenlerine ve gözlemcilere uygulanan, Akçamete ve Avcıoğlu (2005) tarafından geliştirilen "Sosyal Beceri Değerlendirme Ölçeği (SBDÖ)" kullanılmıştır. Uygulama grubu 10 hafta boyunca bir ders süresi 45 dk olacak şekilde haftada 2 gün "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" programına katılmıştır. Kontrol grubu ise mevcut eğitimine devam etmişlerdir. Verilerin analizi Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Spearman Sıra Farkları Korelasyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmanın uygulama grubunda, kontrol grubuna göre SBDÖ'nin alt boyutlarının ve her bir maddesinin öntest ve sontestleri arasında daha fazla anlamlı fark olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Ayrıca hem uygulama hem de kontrol grubunda ailenin diğer değerlendiriciler ile arasında anlamlı düzeyde bir ilişki olmadığı görülmüştür. Fakat uygulama grubunda, okul ortamında değerlendirenler arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Sonuçlar: Bu bulgular ışığında, "Uyarlanmış Eğitsel Oyun" programının, EZKÇ'ların hedeflenen sosyal becerilerin kazandırılmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Gerçekçi matematik eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisini geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı, ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin matematik derslerinde eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi yoluyla matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin nasıl geliştirilebileceği, uygulamada karşılaşılacak sorunların neler olabileceği ve nasıl giderilebileceğinin ayrıntılı olarak incelenmesidir. Bu amaç çerçevesinde yapılan bu araştırma, eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt olarak, katılımcıların orta sosyo-ekonomik bölgede yer alan bir devlet ortaokulunun altıncı sınıfında öğrenim görüyor olmaları ve matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerinin eksikliğinin mevcut olması göz önünde bulundurulmuştur. Adana ili Seyhan ilçesinde bulunan okulda, 2018-2019 eğitim-öğretim yılı birinci ve ikinci döneminde matematik derslerinde toplam 25 altıncı sınıf öğrencisi ile yürütülen araştırma, on bir hafta sürmüştür. Araştırmanın nitel verileri, uygulama öncesi, uygulama aşaması ve uygulama sonrasında öğrencilerin ve velilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerisinin gelişimine yönelik görüşlerini belirlemek için yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, uygulama sürecine yönelik kamera kayıtları, her derse yönelik yapılandırılmış öğrenci günlüğü, araştırmacı günlüğü ve yansıtıcı değerlendirme formları aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri ise, araştırmacılar tarafından geliştirilen ve uygulama öncesi ve sonrası iki defa uygulanan Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Form, Matematiksel Tahmin Beceri Düzeyi Tespit Formu, çalışma yaprakları, eğitsel oyunlar ve performans görevi aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, bağımlı örneklemler için t-testi kullanılmış olup, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yaklaşımı kapsamında tümevarımsal ve betimsel analiz yapılmıştır. Araştırma verilerinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için, uzun süreli etkileşim, uzman görüşüne başvurma, çeşitleme, ayrıntılı betimleme, temsil edilebilirliğin kontrolü ve teknik detaylar göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca nicel verilere yönelik olarak Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanmıştır. Mevcut durumun çözümlenmesi amacıyla yapılan analiz bulgularına göre, katılımcıların uygulama öncesi matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin beceri seviyelerinin düşük olduğu saptanmıştır. Bu nedenle öğrencilerin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini geliştirmeye yönelik eylem araştırması yapılmıştır. Katılımcıların eylem araştırması sürecinde en fazla, zihinden dört işlem yaparken güçlük çekme, algısal tahminde bulunurken güçlük çekme, tahminin kontrolünün sağlanmasında güçlük çekme, dersin bölünmesi, ondalık gösterime yönelik ön bilgi eksikliği ve matematiğin gerçek yaşamdan kopuk bir ders olarak algılanmasına bağlı olarak sıkıntılar yaşadıkları tespit edimiştir. Katılımcıların, Matematiği Gerçek Yaşamla İlişkilendirme Becerisi Tanılayıcı Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların, Matematiksel Tahmin Becerisi Tespit Formundan elde ettikleri öntest ve sontest puanları arasında sontest puanlarının lehine anlamlı bir farklılık olmuştur. Nitel bulgularla da desteklenen bu sonuca göre, katılımcıların matematiksel tahmin becerilerinin, eğitsel oyunlarla pekiştirilen Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne dayalı olarak yapılan uygulamalar sonucunda anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'nin matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme ve tahmin becerilerini artırmada etkili olduğu tespit edilmiştir. Sürecin işleyişi ve değerlendirilmesine yönelik elde edilen bulgulara göre ise, eğitsel oyunlarla pekiştirilmiş Gerçekçi Matematik Eğitimi'ne yönelik öğrenci ve velilerin görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Harmanlanmış öğrenme yöntemiyle işlenen matematik dersinde eğitsel dijital oyun kullanmanın öğrenci başarısına ve motivasyonuna etkisi
Bu araştırma, matematik dersinde eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş harmanlanmış öğretim yöntemi kullanmanın sekizinci sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, motivasyonlarına ve bunların kalıcılığına etkisini incelemek amacıyla karma desen kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme türüne göre 2020-2021 eğitim öğretim yılında Adana ilinin Aladağ ilçesindeki 48 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematik başarı testi, matematik motivasyon ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistikler, Mann Whitney U testi, ANCOVA, bağımsız gruplar t testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçlarına göre öğrencilerin hem matematik başarı testi hem de motivasyon ölçeği öntest sonuçları birbirine yakındır ve gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. Yapılan çalışmalardan sonra matematik başarı testinde deney grubundaki öğrencilerin son test puanları kontrol grubuna göre daha çok artmış, deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuş ve kalıcılık puanları arasında farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Matematik motivasyon ölçeği son test puanlarında da deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuş ve kalıcılık puanları arasında farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın deney grubundan toplanan nitel bulgularına bağlı olarak öğrencilerin matematik dersinde kendilerini başarısız hissettikleri, matematik dersini zor olarak gördükleri ve yüz yüze eğitimi, uzaktan eğitim ve harmanlanmış öğretime göre daha çok tercih ettikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla beraber öğrenciler matematik dersinde eğitsel dijital oyunlarla desteklenmiş harmanlanmış öğretim yöntemini kullanmanın dersi daha eğlenceli hâle getirdiğini ve derste anlatılanları daha kolay öğrendiklerini belirtmişlerdir. Anahtar kelimeler: Harmanlanmış öğretim, eğitsel dijital oyun, matematik, akademik başarı, motivasyon, kalıcılık, ortaokul öğrencileri
Biyoloji öğretiminde yenilikçi bir oyun modeli olarak anlatı oyunlarının etkililiğinin değerlendirilmesi
ÖZET Teknolojideki değişimlerin etkisiyle eğitimciler öğrenme ortamlarında yeni yöntem arayışı içine girmektedir. Biyoloji öğretiminde öğrencilerin deneysel çalışmalara katılımının sınırlı tutulması, biyoloji derslerinin daha çok öğretmen merkezli işlenmesi, Latince kavramların yoğunluğu ve içeriğin bazı durumlarda soyut kalması gibi sorunlar öğrencilerin biyolojiyi öğrenmesini zorlaştırmaktadır. Bu durumun öğrencilerde merak duygusunu azalttığı bunun yanı sıra öğrencilerin ilgilerini, motivasyonlarını ve dolayısıyla başarılarını düşürdüğü gözlenmiştir. Oysa çevre okuryazarlığı adına bireylerin merakla, ilgiyle ve içsel motivasyonla işbirliği içinde doğayı anlaması ve koruması "Yaşam Bilimi" olan biyolojinin ilk amaçları arasındadır. Biyoloji eğitiminde kullanılacak yenilikçi yaklaşımların öğrencilerde farklı öğrenme ortamlarına uyumunu ve 21. yüzyıl becerilerinin kazandırılmasını sağlayacağı düşünülmüştür. Bu araştırmada eğitsel oyunların çeşidi olan ciddi oyunlardan yararlanılmış ve ciddi oyunlarda anlatının öğrencilerdeki etkisi merak edilmiştir. İlk amacı eğlence olmayan ciddi oyunlar, herhangi bir uzmanlık alanında bilgi kazandırmak, bireylerin motivasyonlarını artırarak katılım ve bilgi tutma oranlarını iyileştirmek için tasarlanmaktadır. Bu kapsamda yürütülen çalışmanın amacı, biyoloji öğretiminde yenilikçi bir oyun modeli olarak anlatı oyun modelinin geliştirilmesi ve etkililiğinin değerlendirilmesidir. Değerlendirme sürecinde anlatı oyunlarının, eğitsel oyunlara göre öğrencilerde akademik başarı, kalıcılık, akademik motivasyon, işbirliği ve biyolojiye yönelik tutumlarını ne düzeyde etkilediğine bakılmıştır. Karma yöntem araştırması olarak tasarlanan bu çalışmada yakınsayan paralel desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda ön test son test yarı deneysel desen; nitel boyutunda içerik analizi deseni tercih edilmiştir. Çalışmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılında Gaziantep ili Nizip ilçesinde bulunan bir lisenin iki 10. sınıf şubesi oluşturmaktadır. Deney 1 grubunda 32 öğrenci; deney 2 grubunda 33 öğrenci ile 14 haftalık süreçte araştırma süreci tamamlanmıştır. Geliştirilen anlatı oyunu modeli kapsamında 10. sınıf Biyoloji dersi "Hücre Bölünmeleri" ünitesine ait kazanımlar, araştırmacı tarafından web 2.0 araçlarından Pixton ve Story jumper ile dijital hikayesi hazırlanmış ve bu kapsamda 3 anlatı oyunu (toplamda 13 oyun) meydana getirilmiştir. Deney 1 grubunda anlatılar ile ders işlenerek sonrasında anlatı oyunları, deney 2 grubuna ise geleneksel yöntemlerle ders işlenerek sonrasında eğitsel oyunlar uygulanmıştır (Anlatı oyunlarındaki anlatı unsuru çıkarılması ile eğitsel oyunlar elde edilmiştir.) Araştırmada nicel veriler deney 1 ve deney 2 grubunda akademik başarı testi, biyoloji öğrenmeye yönelik akademik motivasyon ölçeği, biyoloji dersine yönelik tutum ölçeği, işbirliğine dayalı oyunla öğrenme stratejileri için motivasyon ölçeği ile elde edilmiştir. Akademik başarı testi ön test-son test ve kalıcılık testi olarak; ölçekler ise ön test-son test olarak uygulanmıştır. Nitel veriler ise deney 1 ve deney 2 grubunda ders sonu günlükler ve görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Deney 1 grubunda ders sonu günlüklerle eş lı uygulanan hikaye haritalarından da nitel veriler elde edilmiştir. Ders sonu günlükler ve deney 1 grubuna uygulana hikaye haritaları 4-2 ve 2 haftalık aralıklarda; görüşme tekniği ise 14. haftanın sonunda uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen nicel veriler SPSS 25 istatistik programına aktarılmış ve veriler üzerinden araştırma soruları doğrultusunda elde edilen verilerin karışık ölçümler için ANOVA analizi gerçekleştirilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi yapılarak nitel veri sonuçları ile karşılaştırılıp ilişkilendirilerek bütünleştirilmiştir. Anlatı oyunu uygulanan öğrencilerde yapılan ölçümler kapsamında anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Bunun sonucunda nicel verilerin nitel verilerle desteklendiğini ve geliştirilmiş olan modelin akademik başarı, işbirliği motivasyonu ve akademik motivasyon açısından anlatıların öğrenme hedefleri ile bütünleştirilebildiği tespit edilmiştir. Bu durum deney 1 ve deney 2 gruplarında öğrencilerin punlarında artış meydana geldiğini ancak anlatı oyunlarının daha etkili olduğunu ayrıca geliştirilen anlatı oyunları modelinin işlevsel olduğunu göstermiştir. Bu kapsamda anlatı oyunları programının öğrencilerin günlük yaşamla bağlantı kurarak biyoloji konularının öğrenimine dolayısıyla sosyalleşme üzerinde önemli katkıları sayesimde de çevre okur-yazarlığının artırılmasında önemli katkılar sunmuştur. Bu katkılar ışığı altında PISA fen okur-yazarlığı yeterlilik düzeylerinin artırıması adına anlatı oyun programının kullanımı sağlanabilir.
İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinde eğitsel oyunların atılganlık düzeylerine etkisi
Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçasıdır, bu nedenle bireyin içinde yaşadığı toplumda sağlıklı ve sosyal bir etkileşim örüntüsüne sahip olması beklenir. Özellikle kişilerarası ilişkilerde ve etkileşimde belirli davranış örüntüleri vardır. Bu davranış örüntülerinin bir ucunda çekingenlik, diğer ucunda saldırganlık ve ortada atılganlık davranış örüntüleri söz konusudur.Bu çalışmada toplum tarafından olumlu bir davranış tarzı olarak kabul edilen atılganlık düzeyi ile eğitsel oyunların ilişkisi araştırılmaya çalışılmıştır. Bu araştırmanın evrenini Manisa Merkezde bulunan bir İlköğretim okulunun ikinci kademe 7. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Çalışmada yer alan katılımcılar, 4 şube ve toplam 170 öğrenci içerisinden tesadüfi sayılar tablosundan yararlanılarak belirlenmiştir. Buna göre çalışmada 25 öğrenci deney grubu, 25 öğrenci kontrol grubu olarak araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Kontrol gurubuna herhangi bir eğitsel oyun uygulaması yapılmamıştır. Deney gurubuna ise; 8 hafta süre ile planlanmış eğitsel oyun çalışması uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Atılganlık Envanteri (Topukçu, 1982) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS (Versiyon 15) programında, Independent -Samples t, Paired -Sample t, Mann Whitney U ve Wilcoxon Testi analizleri ile değerlendirilmiş ve anlamlılık derecesi p<0.05 olarak kabul edilmiştir.Çalışma sonucunda, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinde eğitsel oyunların atılganlık düzeyleri üzerinde olumlu bir etkisi olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Eğitsel oyun, Atılganlık, Ergenlik dönemi
Türkçe dersinde eğitsel oyun kullanımının yaratıcı yazma beceri ve yazma tutumlarına etkisi
Araştırmanın amacı eğitsel oyunların, öğrencilerin yaratıcı yazma beceri ve tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırma yarı deneysel desen ile gerçekleştirilmiş olup nicel veriler nitel verilerle desteklenerek karma model kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, yaratıcı yazma için değerlendirme ölçütleri formu, yazmaya yönelik tutum ölçeği ile nitel veriler ise deney grubuyla gerçekleştirilen odak grup görüşmesi sonucu elde edilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Hatay ili Defne ilçesi Yeşilpınar Ortaokulunun 5 ve 6. sınıflarında öğrenim gören 170 öğrenci oluşturmuştur. Deney grubuna yazmaya yönelik eğitsel oyunlar oynatılmış, kontrol grubunda ise mevcut ders işleyişi devam ettirilmiştir. Öğrencilere uygulanan deneysel işlem sekiz haftalık bir program dahilinde gerçekleştirilmiştir. Bu sürecin öncesinde ve bitiminde derlenen nicel veriler parametrik testlerle analiz edilmiştir. Uygulamanın sonunda deney grubu öğrencileriyle yapılan odak grup görüşmesinden elde edilen nitel veriler ise içerik analiziyle değerlendirilmiştir. Bulgulara göre eğitsel oyunlarla yapılan yazma çalışmalarının öğrencilerin yaratıcı yazma becerilerine ve tutumlarını geliştirdiği görülmüştür. Kontrol grubu öğrencileri üzerinde devam ettirilen uygulamaların, öğrencilerin yazma becerileri ve tutumları üzerinde anlamlı bir değişme gösteremediği anlaşılmıştır. Öğrenci görüşlerine göre eğitsel oyunlarla devam edilen yazma uygulamalarının eğlendirici, motive edici özelliklerinin yanında öğrencilerin yaratıcılık seviyelerini artırdığı ve farklı bakış açılarıyla beraber hayal güçlerini geliştirmede de etkisi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle öğrenci görüşleri, eğitsel oyunların tüm derslerde yer alması yönündedir. Bulguların yorumlanmasıyla ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, ders kitaplarında yaratıcı yazmanın geliştirilmesine yönelik eğitsel oyunların bulunması; öğretmenlere eğitsel oyun planlama ve oyunları ders ve içeriklere entegre edebilme konularında eğitim alma imkanının tanınması; öğretmenlerin, öğrencilerin güçlük yaşadığı öğrenme konularında eğitsel oyunları alternatif olarak kullanabilmeleri önerilmiştir. Eğitsel oyunların yazmanın yanı sıra diğer dil becerilerinin gelişimine etkisinin incelenmesi, konuyla ilgili nitel araştırma sayısının artırılması, ilk, orta ve lise düzeyinde deneysel çalışmaların yapılması gelecekteki araştırmalar için önerilebilir.
Dijital öykü ve eğitsel oyunla desteklenen ortaokul 6. sınıf sosyal bilgiler dersinin öğrencilerin akademik başarılarına, derse yönelik tutumlarına ve sosyal becerilerine etkisi
Sosyal bilgiler dersinin temel hedeflerinden biri etkin ve üretken bireyler yetiştirmektir. Hiç kuşkusuz bu bireylerin yetiştirilmesi için çeşitli görsel ve işitsel materyallerle donatılmış, çağdaş öğretim model, strateji, yöntem ve tekniklerin kullanıldığı etkinliklere ve öğrenme ortamlarına ihtiyaç vardır. İlgili literatür incelendiğinde dijital öykü ve eğitsel oyunun sözü edilen öğrenci merkezli öğretim yöntemleri arasında olduğu görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, dijital öykü ve eğitsel oyunla desteklenen ortaokul 6. sınıf sosyal bilgiler dersinin öğrencilerin akademik başarılarına, derse yönelik tutumlarına ve sosyal becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Karma yöntem desenlerinden açıklayıcı ardışık desenin kullanıldığı araştırmanın nicel boyutunda öntest/sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen; nitel boyutunda ise olgu bilim yöntemi işe koşulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde Erzurum il merkezindeki bir okulda öğrenim gören toplam 59 ortaokul 6. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada rastgele ve amaçlı örnekleme yoluyla seçilen iki deney ve bir kontrol olmak üzere üç grup bulunmaktadır. Tüm gruplarda 2018 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı Ortaokul 6. Sınıf "Etkin Vatandaşlık" öğrenme alanı kazanımları doğrultusunda hazırlanan ders kitabı ve 5E öğrenme modeline göre tasarlanmış öğrenme-öğretme etkinlikleri ile konular işlenmiştir. Ek olarak deney-1 grubunda dijital öyküden, deney-2 grubunda ise eğitsel oyundan yararlanılmıştır. Araştırma verileri; "Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Akademik Başarı Testi", "Sosyal Bilgiler Dersi Tutum Ölçeği", "Sosyal Beceri Ölçeği" ve yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Nicel araştırma verileri analiz edilirken çıkarımsal istatistikler kullanılmış ve verilerin normal dağılım göstermesi sonucunda bağımlı örneklemler t testi ve tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Nitel uygulama verileri ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin akademik başarılarındaki, tutum ve beceri düzeylerindeki artışın en fazla dijital öykü yönteminin kullanıldığı deney-1 grubu lehine olduğu, bu durumu eğitsel oyun yönteminin kullanıldığı deney-2 grubunun takip ettiği tespit edilmiştir. Kontrol grubunda bulunan öğrencilerin akademik başarılarındaki, tutum ve beceri düzeylerindeki artışın ise deney gruplarına göre daha düşük düzeyde gerçekleştiği ortaya çıkmıştır.
4. sınıf sosyal bilgiler dersinde oyunla öğretim etkinliklerinin öğrenci açısından incelenmesi: Bir eylem araştırması
Araştırmanın amacı, 4. sınıf sosyal bilgiler dersinde oyunla öğretimin "Üretim, Dağıtım, Tüketim" öğrenme alanında hedeflenen kazanımları öğrenmede, öğrencinin başarısına ve tutumlarına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Kastamonu ili merkez ilçesinde bulunan bir ilkokulda 4.sınıfta öğrenim gören 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, Kan ve Gömleksiz (2013) tarafından geliştirilen "Sosyal bilgiler dersi tutum ölçeği" ile araştırmacı tarafından geliştirilen üretimden tüketime akademik başarı testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrenci günlükleri, çalışma yaprağı, eğitsel oyunlar kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama ve veri toplama aşamaları 7 hafta içinde 15 ders saati süresinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel veri analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Nitel veriler içerik analiz ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda akademik başarı testi ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Akademik başarı testi ön test sonuçları kapsamında cinsiyete göre anlamlı farklılık olmasına karşın, son test sonuçlarına göre farklılık tespit edilmemiştir. Cinsiyete göre ön test ve son test sosyal bilgiler dersi tutum ölçeği sonuçları istatiksel olarak anlamlı farklılık göstermemektedir. Sosyal bilgiler tutum ölçeği ön test puan ortalamaları son test tutum ölçeği puan ortalamaları ile karşılaştırıldığında son test puan ortalamalarının ön test puan ortalamalarından yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğrenci günlüklerinde en çok "eğlence" kavramı, ikinci olarak "öğreticilik" kavramı, son olarak da "sosyallik" kavramı ifade edilmiştir. Sosyal bilgiler dersinde oyunla öğretim uygulandığında öğrencilerin eğlenerek öğrendiği ve sosyalleştiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Benzer çalışmalar sosyal bilgiler dışında tüm ders ve tüm sınıf seviyelerinde yapılabilir. Okullarda oyunla öğretim uygulamaları artırılabilir. Verimli ve etkili bir öğretme ve öğrenme süreci oluşturmak için farklı konularda eğitsel oyunlarla dersler tasarlanabilir. Oyunla öğretim yönteminin önemini ortaya koyan beceri, bilgi, değer ve kavramlar etkili yöntem ve tekniklerle öğrencilere kazandırılabilir. ANAHTAR KELİMELER: Sosyal Bilgiler, Oyunla Öğretim, Eylem Araştırması, Eğitsel Oyunlar. Haziran 2023, 131 Sayfa
İlköğretim düzeyinde matematik öğretimini destekleyici e-öğrenme portallarının kritik özelliklerinin belirlenmesi
Bu tezin amacı, ilköğretim düzeyinde matematik öğretimi içerikli bir E-Öğrenme Portalının sahip olması gereken özelliklerin neler olduğunu belirlemektir. Bu özellikler belirlenirken, alan yazını üzerine yapılmış çalışmaların bulguları ile ilköğretim düzeyinde matematik derslerini yürüten öğretmenlerin görüşlerinin bir sentezi oluşturulmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evreni, Gaziantep ili Şahinbey ve Şehitkâmil merkez ilçelerinde bulunan, 15 farklı ilköğretim okulunda görev yapan sınıf öğretmenleri ve matematik öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise söz konusu okullarda görev yapan ve rastgele seçilen 185 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Veri toplama aracı, iki bölümden oluşmakta olup, birinci bölümde kişisel değişkenlerin elde edilmesine yönelik üç soru yer almakta; ikinci bölümde 27 maddeden oluşan likert tipi bir ölçek yer almaktadır.Araştırma verilerinin çözümlenmesi, SPSS for Windows programı ile yapılmıştır. Frekans, yüzde, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi tekniklerinden yararlanılmış, anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda, alan yazını üzerine yapılmış çalışmaların bulgularını ve öğretmenlerin görüşlerini temsil eden 22 adet özellik elde edilmiştir. Bu özellikler elde edilirken alan yazını üzerine yapılan çalışmalarla öğretmen görüşlerinin birebir paralellik göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin görüşleri arasında cinsiyet, kıdem yılı ve branş gibi kişisel değişkenlere göre anlamlı farklılıklar saptanmıştır.